Hava Durumu

#Hayvansal Üretim

Kırsal Haber - Hayvansal Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hayvansal Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜİK 2025 Çiğ Süt Üretim Verilerini Açıkladı: Üretimde %4,9 Düşüş Haber

TÜİK 2025 Çiğ Süt Üretim Verilerini Açıkladı: Üretimde %4,9 Düşüş

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ait Çiğ Süt Üretim İstatistikleri raporunu yayımladı. Tarımsal İşletmelerde Hayvansal Üretim Araştırması sonuçlarına göre hazırlanan veriler, süt üretiminde geçtiğimiz yıla oranla belirgin bir gerileme olduğunu ortaya koydu. ​Çiğ Süt Üretimi 21 Milyon Ton Seviyesine Geriledi ​2024 yılında 22 milyon 487 bin 757 ton olarak gerçekleşen toplam çiğ süt üretimi, 2025 yılında %4,9 oranında azalarak 21 milyon 379 bin 88 ton oldu. Hayvan türlerine göre üretim miktarları incelendiğinde en dikkat çekici düşüşün manda sütünde yaşandığı görüldü. ​Hayvan Türlerine Göre Üretimdeki Değişim Oranları: ​İnek Sütü: %4,0 azaldı. ​Koyun Sütü: %11,9 azaldı. ​Keçi Sütü: %29,8 azaldı. ​Manda Sütü: %33,0 azaldı. ​Üretimin %94,5’i İnek Sütünden Karşılanıyor ​2025 yılı verilerine göre Türkiye'deki çiğ süt üretiminin çok büyük bir kısmı sığır yetiştiriciliğinden elde ediliyor. Üretim dağılımı şu şekilde gerçekleşti: ​İnek Sütü: %94,5 ​Koyun Sütü: %3,7 ​Keçi Sütü: %1,6 ​Manda Sütü: %0,2 ​Üretilen Süt Nereye Gidiyor? Sütün Kullanım Alanları ​Rapor, üretilen çiğ sütün pazarlama ve tüketim kanallarına dair de önemli veriler sundu. 2025 yılında üretilen sütün yarıdan fazlası sanayiye aktarıldı. ​Sütün Kullanım Dağılımı: ​Süt Tesisleri ve Mandıralar: %60,9 (Toplama merkezleri ve fabrikalar) ​Doğrudan Satış: %17,1 (Sokak sütçüsü, pastane, dondurmacı ve tüketiciye doğrudan satış) ​İşletme İçi Üretim: %14,1 (Hanehalkı tarafından süt ürününe dönüştürülen) ​Hayvan Besleme: %4,8 ​Hane Tüketimi: %1,0 ​Kayıplar ve Diğer: %2,1 (Bozulma ve kullanım alanı bilinmeyenler) ​

Bakan Yumaklı: "Kırsal Kalkınma Yatırım Programı 2026 Başvuru Dönemi Başladı" Haber

Bakan Yumaklı: "Kırsal Kalkınma Yatırım Programı 2026 Başvuru Dönemi Başladı"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kırsal Kalkınma Yatırım Programı 2026 Başvuru Dönemi'nin başladığını, program dahilinde 10 milyar liralık dev bir bütçeyi girişimcilerin kullanımına sunduklarını belirterek “Bu yıl; önceki yıllardan farklı olarak hem hibe desteği oranımızı hem de hibe desteği alacak proje tutarı limitini artırıyoruz. Bu kapsamda; 100 bin TL'den 30 milyon TL'ye kadar olan projelere KDV dahil yüzde 50-70 oranında hibe desteği sağlayacağız" ifadelerini kullandı. Bakan Yumaklı, yaptığı açıklamada, bugün itibarıyla kırsal kalkınma yatırımlarında yeni bir dönem olarak nitelendirdikleri “Kırsal Kalkınma Yatırım Programı 2026 Başvuru Dönemi"nin başladığını bildirdi. Bu yıl program kapsamında birçok yeni düzenlemeyi de hayata geçirdiklerine işaret eden Yumaklı şu bilgileri aktardı: “Bu program dahilinde; kırsalda üretim, istihdam ve teknolojik dönüşümü desteklemek amacıyla tam 10 milyar liralık dev bir bütçeyi girişimcilerimizin kullanımına sunuyoruz. Bu yıl önceki yıllardan farklı olarak hem hibe desteği oranımızı hem de hibe desteği alacak proje tutarı limitini artırıyoruz. Bu kapsamda. 100 bin TL'den 30 milyon TL'ye kadar olan projelere, KDV dahil yüzde 50-70 oranında hibe desteği sağlayacağız." Bakan Yumaklı, program kapsamında, modern seralar ve hayvansal üretim tesislerinden tarım teknolojilerine, su ürünlerinden arı yetiştiriciliği ve modern sulama sistemlerine kadar birçok alanda destekleri olacağının altını çizerek şunları kaydetti: “Genç ve kadın girişimcilerimiz ile aile işletmelerimize de ayrı bir müjdemiz var. Program bütçemizin en az yüzde 20'sini genç ve kadın girişimcilerimize, yüzde 30'unu ise aile işletmelerimize ayıracağız. Kırsal kalkınma hamlelerimizde gençlerimize ve kadınlarımıza pozitif ayrımcılık uygulamaya devam ediyoruz. Özellikle bu alanda eğitim almış gençlerimiz ve kadınlarımız başta olmak üzere tüm üretici ve girişimcilerimizi, Türkiye Yüzyılı'nda, kırsalda teknolojiyi ve üretimi el birliğiyle daha ileriye taşımak üzere başvuru yapmaya davet ediyorum. Başvuruya ilişkin Bakanlığımızın internet sitesinden bilgi alınabilir." YATIRIM YELPAZESİ OLDUKÇA GENİŞ Bakan Yumaklı'nın verdiği bilgiye göre, geniş bir yatırım yelpazesinin hedeflendiği program kapsamında desteklenecek yatırımlar arasında; Tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması Kapalı ortamda bitkisel üretim (Yüksek tünel, modern sera, kültür mantarı) Büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı hayvan yetiştiriciliği ve kesimhaneleri Su ürünleri yetiştiriciliği Hayvansal ve bitkisel orijinli gübre Tarımsal amaçlı örgütler için ortak makine parkı Arı yetiştiriciliği Tarımsal bilişim sistemleri (Akıllı tarım teknolojileri, sensör sistemleri ve yapay zekâ tabanlı çözümler, diğer bilişim sistemleri) İpek böceği yetiştiriciliği Yenilenebilir enerji kaynakları kullanımına yönelik yatırımlar gibi birçok başlık yer alıyor. Program, klasik üretim yatırımlarının yanı sıra dijitalleşme ve ileri teknoloji uygulamalarını da destekleyerek tarımda dönüşümü hızlandırmayı hedefliyor. HİBE ORANI YÜZDE 50-70 OLARAK UYGULANACAK Program kapsamında hibeye esas proje tutarı alt limiti 100 bin TL, üst limiti ise 30 milyon TL olarak belirlenirken aile işletmeleri için üst limit 8 milyon TL olacak. Kabul edilen projelerde hibe oranı yüzde 50-70 olarak uygulanacak. Bu çerçevede, ilgili alanda eğitim alan gençler yüzde 70, birinci derece tarımsal amaçlı örgütler yüzde 70, Organize Tarım Bölgelerinde yapılan yatırımlar yüzde 70, kadınlar/gençler/yatırım yeri köy, belde, kır olanlar yüzde 60 oranında hibe desteğinden faydalanabilecek. Yenilenebilir enerji ve otomasyon için yüzde 5 ek hibe sağlanacak. Hibe desteği Katma Değer Vergisi (KDV) dâhil proje tutarı üzerinden verilecek. Yeni düzenleme ile yalnızca üretim kapasitesinin artırılması değil aynı zamanda Veri temelli üretim, Akıllı tarım uygulamaları, Otomasyon ve robotik sistemler gibi yenilikçi alanların da desteklenmesi hedefleniyor. TASARRUFLU TARIMSAL SULAMA SİSTEMLERİNE HİBE DESTEĞİ Program ile ayrıca tasarruflu tarımsal sulama sistemleri kapsamında; hibeye esas proje üst limiti KDV dâhil 10 milyon TL'ye kadar yatırımlara yüzde 50-70 oranında hibe desteği verilecek. Bu çerçevede hibe verilecek yatırım konuları ise şu şekilde belirlendi: Tarla içi sistemler: 1) Damla sulama. 2) Yağmurlama. 3) Mikro yağmurlama. 4) Yüzey altı damla sulama. Mekanik büyük sistemler: 1) Center pivot/Lineer sulama sistemleri. 2) Tamburlu sulama sistemleri. Yenilenebilir enerji ve teknoloji odaklı sistemler: 1) Güneş enerjili sulama. 2) Akıllı sulama/otomasyon sistemleri KADIN VE GENÇ GİRİŞİMCİLERE POZİTİF AYRIMCILIK Program bütçesinin en az yüzde 20'si kadın ve genç girişimciler tarafından gerçekleştirilecek yatırımlar için kullanılacak. Tarımsal açıdan yeraltı suları yetersiz seviyede ve su kısıtı ilan edilen ilçelerde yapılacak başvurularda tüm konular için yüzde 70 hibe desteği verilecek. Kırsalda yatırım yapmak isteyen tüm üretici ve girişimciler 12 Haziran 2026 tarihine kadar başvuruda bulunabilecek.

Bakan Yumaklı Polatlı’dan Müjdeyi Verdi: Küçükbaş Hayvan Sayısı 58 Milyon Başa Ulaştı! Haber

Bakan Yumaklı Polatlı’dan Müjdeyi Verdi: Küçükbaş Hayvan Sayısı 58 Milyon Başa Ulaştı!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ankara Polatlı Tarım İşletmesi’ni ziyaret ederek hayvancılıkta yeni yol haritasını ve "Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi"nin detaylarını açıkladı. Yumaklı, küçükbaş sürülerinin %11 artışla 58 milyon başa yükseldiğini müjdeledi. Anadolu Küçükbaş Hayvancılığın Merkezi Olacak Ankara’nın Polatlı ilçesinde yer alan TİGEM işletmesinde incelemelerde bulunan Bakan İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin hayvansal üretim stratejisine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. TİGEM Genel Müdürü Dr. Hasan Gezginç’ten işletmedeki hayvancılık faaliyetleri hakkında bilgi alan Yumaklı, Anadolu’nun coğrafi avantajlarını kullanarak bölgeyi küçükbaş hayvancılığın küresel merkezi haline getireceklerini vurguladı. 2024 yılında açıklanan 5 yıllık hayvancılık yol haritasının olumlu sonuçlarını almaya başladıklarını belirten Yumaklı, "Verimli, kaliteli ve sürdürülebilir üretimi hayvansal üretimde tesis edeceğiz" dedi. Kırsalda Bereket Projesi: 100 Hayvan ve Aylık 15 Bin TL Destek Küçük aile işletmelerini, gençleri ve kadın girişimcileri desteklemek amacıyla hayata geçirilen "Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi" hakkında detayları paylaşan Bakan Yumaklı, başvuruların 30 Nisan’da sona ereceğini hatırlattı. Proje kapsamında öne çıkan destekler şunlar: Hayvan Dağıtımı: Hak sahiplerine 95 dişi ve 5 erkek olmak üzere toplam 100 küçükbaş hayvan verilecek. Bakım Desteği: Üreticilere aylık 15 bin TL, yıllık toplamda 180 bin TL bakım ve gider desteği sağlanacak. Finansman Avantajı: Ziraat Bankası aracılığıyla %100’e varan faiz desteği ve 2 ile 7 yıl arasında değişen vade imkanları sunulacak. Yüksek Verimli Irklar: Dağıtılacak hayvanların tamamı TİGEM’in ıslah edilmiş, en iyi ırk sürülerinden seçilecek. Gençlere, Kadınlara ve Mühendislere İlave Puan Bakan Yumaklı, projenin sadece bir hayvan dağıtımı değil, bir üretim modeli olduğunu belirtti. Başvurularda puanlama sisteminin devreye alınacağını açıklayan Yumaklı, şu grupların avantajlı olacağını söyledi: Gençler ve Kadınlar: Üretime katılan genç ve kadın girişimcilere ilave puan verilecek. Şehit Yakınları: Sosyal sorumluluk kapsamında şehit yakınları öncelikli olacak. Eğitimli Girişimciler: Veteriner hekimler, ziraat ve gıda mühendisleri mesleki bilgilerinden dolayı ek puan alacak. Örgütlü Üretim: Tarımsal kooperatif veya sivil toplum kuruluşlarına üye olan aile işletmeleri desteklenecek. "3 Yılda 150 Bin Hayvan Dağıtımı Hedefliyoruz" Projenin ilk etapta 150 bin hayvanı kapsadığını belirten Bakan Yumaklı, bu rakamın Bakanlık bünyesinde bir model oluşturacağını ifade etti. Birlik ve kooperatiflerin de bu modele dahil olmasıyla birlikte küçükbaş hayvancılıkta Türkiye'nin potansiyelinin en üst düzeye çıkarılması hedefleniyor.

SETBİR'in İlk Kadın Başkanı Fatma Can Sağlık Oldu Haber

SETBİR'in İlk Kadın Başkanı Fatma Can Sağlık Oldu

Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR), 50. kuruluş yılını kutladığı Genel Kurul’da tarihi bir karara imza attı. Sütaş İcra Kurulu Üyesi Fatma Can Sağlık, derneğin ilk kadın Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. ​Türkiye gıda sanayisinin en köklü ve stratejik sivil toplum kuruluşlarından biri olan SETBİR, 1976 yılından bu yana sürdürdüğü faaliyetlerinde yeni bir döneme girdi. 50. yıl gururunu yaşayan birlik, kamu ve özel sektörde derin tecrübeye sahip olan Fatma Can Sağlık liderliğinde, Türkiye’nin hayvansal üretim potansiyelini küresel standartlara taşımayı hedefliyor. ​Sürdürülebilir Üretim ve Bilinçli Tüketim Vizyonu ​Yeni Başkan Fatma Can Sağlık, göreve gelmesinin ardından yaptığı ilk açıklamada SETBİR’in stratejik rolüne dikkat çekti. Sağlık, "Toplumun sağlıklı beslenmesinde temel rol oynayan süt ve kırmızı et ürünlerinde üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak vizyonumuzun temelidir. Kamu ve özel sektör arasında etkin bir köprü kurarak ülkemizin verimliliğini artırmak için çalışacağız" dedi. ​Gıda Sanayisinde Dönüşüm: İklim Değişikliği ve Kaynak Verimliliği ​Sektörün küresel ölçekte karşılaştığı zorluklara değinen Sağlık, SETBİR'in yeni dönem yol haritasını şu başlıklarla özetledi: ​Küresel Rekabet: Türk gıda sanayicilerini uluslararası pazarlarda daha rekabetçi bir konuma taşımak. ​Sürdürülebilirlik: İklim değişikliği ve kaynak verimliliği odaklı bir üretim modeli geliştirmek. ​Gıda Güvenilirliği: Bilimsel yaklaşım ve yenilikçilikle gıda değer zincirini güçlendirmek. ​"Gıda Değer Zincirinin Her Halkasındayız" ​SETBİR’in tedarikçiden tüketiciye kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığını belirten Fatma Can Sağlık; "Girdi tedarikçilerinden sanayicilere, perakendecilerden tüketicilere uzanan bu zincirde sürdürülebilir büyümeyi desteklemek en büyük sorumluluğumuzdur. Sektörümüzü el birliğiyle daha ileriye taşımak için tüm paydaşlarımızın iş birliğine açığız" ifadelerini kullandı.

Süt Üreticilerinden Belirsizlik İsyanı Haber

Süt Üreticilerinden Belirsizlik İsyanı

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD), yayımladığı basın açıklamasıyla süt sektöründe büyüyen bir belirsizlik krizine dikkat çekti. Desteklemelerin ve yeni tavsiye fiyatının hala açıklanmamış olması, üreticiyi üretimden kopma noktasına getirdi. ​Destek ve Fiyat Bekleyişi Sürüyor ​TÜSEDAD Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, 2026 yılına ilişkin çiğ süt ve buzağı desteklerinin hala ilan edilmediği belirtildi. Ayrıca Ulusal Süt Konseyi’nin (USK) kararı gereği üç ayda bir güncellenmesi gereken sıcak çiğ süt tavsiye fiyatının, 1 Nisan 2026 itibarıyla geçerli olacak yeni seviyesinin hala belirsizliğini koruduğu vurgulandı. Üreticiler, "Ne kazanacağını bilmeden üretim nasıl sürdürülecek?" sorusuna yanıt bekliyor. ​Artan Maliyetler Üreticiyi Kıskaca Aldı ​Sektörün sadece belirsizlikle değil, aynı zamanda ciddi maliyet artışlarıyla da mücadele ettiği ifade edildi: ​Navlun ve Lojistik: Navlun fiyatlarındaki %40-60 artış ve yükselen sigorta maliyetleri yem ham maddesini pahalı hale getiriyor. ​Enerji ve Akaryakıt: Akaryakıt ve elektrik giderlerindeki yükseliş; süt toplama, kesimhane ve soğuk zincir maliyetlerini doğrudan artırıyor. ​Kredi Limitleri: Ziraat Bankası’nın hayvansal üretim kredilerindeki üst limitlerinin 2024 yılından bu yana değişmemesi, artan maliyetler karşısında üreticinin finansmana erişimini kısıtlıyor. ​"Et ve Süt Krizi Kapıda" ​Duyuruda, küçük ve orta ölçekli üreticilerin üretimden çekilmeye başladığı ve anaç hayvan kesimlerinin arttığı uyarısı yapıldı. Bu durumun gelecekte ciddi bir arz krizine, gıda enflasyonunda artışa ve gıda güvenliği riskine yol açabileceği belirtildi. ​TÜSEDAD’dan Acil Eylem Çağrısı ​Dernek, sektörün sürdürülebilirliği için şu talepleri sıraladı: ​Çiğ süt ve buzağı destekleri ile yeni tavsiye fiyatı derhal açıklanmalıdır. ​Destek ödemeleri bir takvime bağlanarak hızla gerçekleştirilmelidir. ​Ziraat Bankası kredi üst limitleri güncel maliyetlere göre acilen yükseltilmelidir. ​Yem ham maddesinde yerli üretim seferberliği başlatılmalıdır. ​Açıklama, "Üretici belirsizlik değil, öngörülebilirlik ister. Tarımda sürdürülebilirlik, ancak zamanında alınan doğru kararlarla mümkündür" sözleriyle noktalandı.

Gaziantep Büyükşehir'den Nizip’e Örnek Tarımsal Destekler Haber

Gaziantep Büyükşehir'den Nizip’e Örnek Tarımsal Destekler

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Nizip ilçesinde bitkisel ve hayvansal üretimi güçlendirmek amacıyla binlerce çiftçiye; Türkiye’de ilk niteliği taşıyan mazot desteğinden tohum ve fide dağıtımına, gübreden ekipmana, yemden pazarlama desteğine kadar uzanan geniş kapsamlı katkılar sundu. Gaziantep’te üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak ve çiftçiyi güçlendirmek amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdüren Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde olduğu gibi Nizip ilçesinde de binlerce üreticiye doğrudan ulaşan destek programlarını hayata geçirdi. Tarım ve hayvancılığın her alanına dokunan uygulamalar sayesinde hem verimlilik artırıldı hem de üreticinin mali yükü önemli ölçüde hafifletildi. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, tarım ve hayvancılığın tüm alanlarında üreticinin yanında olmayı sürdürerek kırsal kalkınmayı güçlendirmeyi ve kentin üretim potansiyelini sürdürülebilir biçimde artırmayı hedefliyor. NİZİP ÇİFTÇİSİNE YAKLAŞIK 3,5 MİLYON LİTRE MAZOT DESTEĞİ Çiftçiler için tarımdaki en büyük gider kalemlerinden biri olan yakıt maliyetlerini düşürmek ve üretime katkı sağlamak amacıyla Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından 2022 yılında başlatılan mazot desteği artarak sürüyor. Nizip’te ÇKS’ye kayıtlı çiftçilere yönelik gerçekleştirilen mazot dağıtımı kapsamında, toplam 23 bin 961 çiftçiye 3 milyon 413 bin 661 litre mazot ulaştırıldı. SULAMA KANALLARIYLA TARLALARA CAN GELİYOR Tarımsal altyapıyı güçlendirmeye yönelik yatırımlarını sürdüren Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Devlet Su İşleri (DSİ) iş birliğinde Nizip ilçesinde Yer Üstü Sulama (YÜS) projeleri kapsamında kırsal mahallelerde yoğun bir çalışma yürüttü. İlk etapta Adaklı Mahallesi’nde 900 metre, Salkım Mahallesi’nde 2 bin 170 metre ve Gülkaya Mahallesi’nde 1.535 metre olmak üzere toplam 4 bin 605 metre yer üstü sulama kanalı tamamlandı. Böylece üreticilerin suya erişimi kolaylaştırılarak tarımsal verimliliğin artırılması hedeflendi. Devam eden çalışmalar kapsamında ise ilçede çok daha geniş bir hat hizmete alındı. Adaklı’da 4 bin 300 metre, Salkım’da 3 bin metre, Uluyatır’da 5 bin 881 metre, Sekili’de 6 bin 264 metre, Bahçeli’de 3 bin 600 metre ve Akçakent’te 655 metre olmak üzere toplam 23 bin 700 metre yer üstü sulama kanalı tamamlandı. Böylece iki etapta hayata geçirilen çalışmalar sonucunda, Nizip genelinde toplam 28 bin 305 metre yer üstü sulama kanalı üreticilerin kullanımına sunulmuş oldu. BİTKİSEL ÜRETİM İÇİN DEV DESTEKLER Bitkisel üretimi desteklemek amacıyla yüzlerce çiftçiye sertifikalı tohum desteği sağlandı. Bu kapsamda 738 çiftçiye 366 ton sertifikalı buğday ve arpa dağıtılırken; 2022 yılında ise 136 çiftçiye 103 ton sertifikalı buğday ve arpa tohumu ulaştırıldı. Ayrıca fiğ, mısır ve arı otu tohumlukları üreticilere teslim edilerek alternatif ürün çeşitliliği artırıldı. Fıstık üreticilerine yönelik 35 ton gübre desteği sağlanarak toprak verimliliği güçlendirilirken, zararlılarla mücadele kapsamında binlerce feromon tuzak dağıtıldı. Zeytin ve antepfıstığı üreticileri de destek programlarından önemli ölçüde faydalandı. Zeytin fidanı ve taşıma kasası dağıtımı gerçekleştirilirken, antepfıstığında verimi artırmak amacıyla erkek fidan desteği sağlandı ve 23 çiftçinin 205 ağacında erkek aşılama çalışması yapıldı. Antep fıstığı ağaçlarında 2021 yılında yoğun olarak görülen fitoplazma kaynaklı sararma ve kuruma sorununa karşı ise üreticilere bitki besin paketleri dağıtılarak sürdürülebilir verimlilik hedeflendi. Sebze üretimini artırmaya yönelik çalışmalar kapsamında binlerce biber, patlıcan ve domates fidesi çiftçilere ulaştırıldı. Özellikle bölgeye özgü Nizip Beyaz Patlıcan fidesinin dağıtımıyla yerel çeşitlerin korunması ve yaygınlaştırılması amaçlandı. Nizip Semt Pazarı’nda vatandaşlara 5 bin adet saksıda süs biberi fidanı dağıtılarak hem üretime hem de kent estetiğine katkı sağlandı. Nizip ilçesinde çiftçilerin hizmetine sunulan dal öğütme makinesiyle tarımsal atıkların değerlendirilmesi sağlanırken, “Zeytinyağı Üretiminde Kalite ve Verimliliğin Artırılması Projesi” Gaziantep Ticaret Odası iş birliğiyle sürdürülerek zeytinyağı üretiminde kalite standartlarının yükseltilmesi hedeflendi. Hasat ve pazarlama sürecinde de üretici yalnız bırakılmadı. 2 bin çiftçiye toplam 40 bin adet hasat kasası dağıtılarak ürün kayıplarının önüne geçilmesi amaçlandı. Ayrıca Gaziantep ÇKS’ye kayıtlı üreticilerden piyasa koşullarında oluşabilecek düşük fiyatlara karşı koruma sağlamak amacıyla 82 bin 910 kilogram Boz Kavlak fıstık alımı gerçekleştirildi. HAYVANSAL ÜRETİMDE MODERN DESTEKLER Hayvansal üretim alanında da önemli destekler sağlandı. Büyükşehir Belediyesi’nin TÜRKVET Kayıt Sistemi kapsamında, Nizip ilçesindeki büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiricilerine toplam 753 bin 750 kilogram yem dağıtılarak 1.499 yetiştiriciye ulaşıldı. Nizip Dayıdağı ve Tatlıcak mahallelerindeki meralarda bulunan güneş panelli hayvan içme suyu kuyularının tadilat ve bakımları yapılarak üreticilerin hizmetine sunuldu.

Ankara'da Veteriner Hekimliği Hizmet Projesi Başladı Haber

Ankara'da Veteriner Hekimliği Hizmet Projesi Başladı

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Ankara Veteriner Hekimleri Odası iş birliğiyle hayata geçirdiği “Veteriner Hekimliği Hizmet Projesi” kapsamında başvurular başladı. Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı, kentteki hayvancılığın geliştirilmesi ve kentteki küçük aile işletmelerinin sürdürülebilirliği için Türkiye’de ilk kez uygulanacak bir projeyi daha hayata geçirdi. Bu kapsamda Ankara Veteriner Hekimleri Odası ile “Veteriner Hekimliği Hizmet Projesi” için protokol imzalandı. BAŞVURULAR BAŞLADI Hizmetten yararlanmak isteyen vatandaşlar 11 Mart 2026 tarihine kadar https://baskenttarim.ankara.bel.tr/login adresi üzerinden başvuru yapabilecek. Protokole ilişkin konuşan ABB Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün, Büyükşehir Belediyesi’nin Türkiye’de bir ilke daha öncülük ettiğini vurguladı. Tüzün, küçük ve orta ölçekli işletmeleri desteklemek amacıyla bu protokolü imzaladıklarını belirterek şu bilgileri verdi: “Bu protokol kapsamında, Ankara’da 1-20 arası büyükbaş hayvanı olan veya 1-200 arası küçükbaş hayvanı olan yetiştiricilerimizin, hayvan sağlığı ve veterinerlik hizmetleri bedelini Ankara Büyükşehir Belediyesi ödemeye başlayacak. Bu sayede Ankara Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirmiş olup yetiştiricilerin daha sağlıklı hayvansal üretim yapmalarını sağlayacak. Hayırlı uğurlu olsun.” YILDA İKİ KEZ ÖDEME YAPILACAK Proje kapsamında; 1 ile 20 büyükbaş veya 1 ile 200 küçükbaş hayvanı bulunan yetiştiricilere yılda iki defa belirli miktarda maddi destekte bulunulacak. Yetiştiriciler, Başkent Kartlarına yatırılacak para ile serbest veteriner hekimlerden aldığı hizmetin bir kısmının ödemesini gerçekleştirebilecek. Destek sayesinde ekonomik nedenlerle veteriner hekim hizmeti almakta zorlanan küçük aile işletmelerine, ilçelerde bulunan serbest veteriner hekimler tarafından suni tohumlama, aşı, ilaç, ilaçlı tedavi ve cerrahi müdahale gibi birçok hizmet verilecek.

TÜSEDAD Uyardı: "Manipülatif Söylemlere İtibar Etmeyin" Haber

TÜSEDAD Uyardı: "Manipülatif Söylemlere İtibar Etmeyin"

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD), çiğ süt ve süt piyasasında yaşanan gelişmelere ilişkin sert bir açıklama yayınladı. Dernek, sektörde istikrarı bozmaya yönelik "asılsız ve manipülatif" iddialara karşı üreticileri ve sanayicileri uyardı. ​​Açıklamada, uzun süredir çiğ süt fiyatlarının üretim maliyetlerinin altında kalmasının işletmeleri zarara uğrattığı ve damızlık hayvan varlığının azalmasına yol açtığı vurgulandı. Bu durumun Türkiye’nin hayvansal üretim sürdürülebilirliğini doğrudan tehdit ettiği belirtildi. ​Süt Tozu ve Tereyağı Düzenlemeleri ​TÜSEDAD, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Et ve Süt Kurumu (ESK) tarafından yürütülen stratejik müdahalelerin önemine dikkat çekti: ​Süt Tozu Regülasyonu: Üretilen süt tozlarının tamamının ihraç kaydıyla değerlendirildiği, iç piyasaya arz edilmesinin söz konusu olmadığı net bir dille ifade edildi. ​Tereyağı İthalatı: İç piyasadaki üreticiyi ve çiğ süt fiyatlarını korumak adına tereyağı ithalatının kapalı tutulduğu, bu kararın piyasa istikrarı için bir "kamu tasarrufu" olduğu belirtildi.​ ​Son günlerde süt tozlarının iç piyasaya sürüleceği ve tereyağı ithalatı için baskı kurulduğu yönündeki iddiaları yalanlayan TÜSEDAD Yönetim Kurulu, şu ifadeleri kullandı; ​"Bu söylemler sektörümüzde gereksiz bir tedirginlik yaratmakta ve piyasa istikrarını zedeleme riski taşımaktadır. Mevcut piyasa koşullarında üreticiyi zayıflatacak herhangi bir uygulamanın hayata geçirilmesi kabul edilemez." ​Şap ve "üç gün hastalığı" nedeniyle süt arzında yaşanan düşüşün, fiyatların sürdürülebilir seviyelere ulaşacağı beklentisini artırdığı belirtilirken; kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin hayati önem taşıdığı kaydedildi. TÜSEDAD açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Uzun süredir çiğ süt fiyatlarının üretim maliyetlerinin altında seyretmesi, üreticilerimizi ciddi ekonomik kayıplarla karşı karşıya bırakmış; birçok işletmenin zarar etmesine, üretimden çekilmesine ve damızlık hayvan varlığımızın azalmasına neden olmuştur. Bu durum, yalnızca sektör paydaşlarını değil, ülkemizin hayvansal üretim sürdürülebilirliğini doğrudan etkilemektedir. ​Bu olumsuz sürecin daha da derinleşmemesi amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından Et ve Süt Kurumu aracılığıyla yürütülen süt tozu regülasyonu uygulaması, üreticinin maliyet baskısı altında ezilmesini önlemeye yönelik stratejik bir müdahaledir. Regülasyon kapsamında üretilen süt tozlarının tamamı ihraç kaydıyla değerlendirilmekte olup iç piyasaya arz edilmesi söz konusu değildir. ​Öte yandan, tereyağı ithalatına ilişkin yetki Et ve Süt Kurumu'nda olup, piyasa regülasyon görevi gereği konuya ilişkin kararı veren yetkili mercidir. Verilen karar Tarım ve Orman Bakanlığı ilgili genel müdürlük ile istişare edilerek kesinleşmektedir. Bu düzenleme, piyasa istikrarının korunması ve üreticinin mağdur edilmemesi amacıyla tesis edilmiş bir kamu tasarrufudur. Uzun süredir tereyağı ithalatının kapalı tutulması ve ihracatın açık olması, iç piyasada üreticiyi ve çiğ süt fiyatlarını destekleyen önemli uygulamalardan biri olmuştur. ​Son dönemde yaşanan şap ve üç gün hastalığı nedeniyle süt arzında meydana gelen azalma, çiğ süt fiyatlarının sürdürülebilir seviyelere ulaşabileceğine dair beklenti oluşturmuş; üreticilerimizin üretime devam etme iradesini güçlendirmiştir. ​Ancak son günlerde; regülasyon kapsamında üretilen süt tozlarının iç piyasada satılacağı ve tereyağı ithalatı konusunda Et ve Süt Kurumu üzerinde baskı oluşturulmaya çalışıldığı yönünde iddialar gündeme getirilmektedir. Bu söylemler, sektörümüzde gereksiz bir tedirginlik yaratmakta ve piyasa istikrarını zedeleme riski taşımaktadır. ​Söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığı açıktır. Mevcut piyasa koşulları dikkate alındığında, üreticiyi zayıflatacak herhangi bir uygulamanın hayata geçirilmesi kabul edilemez. ​Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Üreticilerimizin ve sanayicilerimizin, sektörel dengeyi bozmayı amaçlayan asılsız ve manipülatif söylemlere itibar etmemeleri gerektiğini önemle vurgularız."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.