Hava Durumu

#Hazır Giyim

Kırsal Haber - Hazır Giyim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hazır Giyim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dünya Pamuk Gününde Türkiye’de Pamuk Üretiminin Önemi Bir Kez Daha Öne Çıkıyor Haber

Dünya Pamuk Gününde Türkiye’de Pamuk Üretiminin Önemi Bir Kez Daha Öne Çıkıyor

Türkiye’nin önemli tarımsal ürünleri arasında yer alan pamuk, 7 Ekim Dünya Pamuk Günü’nde üretici emeği, tarımsal üretim ve sürdürülebilirlik başlıklarıyla gündeme geliyor. Tarladan tekstile uzanan geniş bir üretim zincirinin temel hammaddelerinden biri olan pamuk, özellikle Güneydoğu Anadolu, Ege ve Akdeniz bölgelerinde yetiştiriliyor. Türkiye’de 2,2 milyon ton kütlü pamuk üretimi Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Ekonomi ve Politika Geliştirme Enstitüsü (TEPGE) tarafından yayımlanan rapora göre, TÜİK’in 2025 yılı Bitkisel Üretim 1. Tahmini kapsamında Türkiye’nin kütlü pamuk üretiminin 2,2 milyon ton olması öngörüldü. Ulusal Pamuk Konseyi’nin Uluslararası Pamuk Danışma Komitesi (ICAC) verilerine dayandırdığı değerlendirmeye göre ise Türkiye, 2024/25 sezonunda 465 bin hektar pamuk ekim alanına ve 840 bin ton lif pamuk üretimine ulaştı. Bu veriler, pamuğun Türkiye tarımındaki önemli üretim alanlarından biri olduğunu ortaya koyuyor. Pamuk üretiminde üç bölge öne çıkıyor Türkiye’de pamuk yetiştiriciliği ağırlıklı olarak Güneydoğu Anadolu, Ege ve Akdeniz bölgelerinde gerçekleştiriliyor. Bu bölgelerdeki iklim, toprak yapısı ve sulama olanakları pamuk üretiminin gelişmesinde etkili oluyor. Şanlıurfa, Diyarbakır, Aydın, Hatay ve İzmir pamuk üretiminin gerçekleştirildiği önemli iller arasında bulunuyor. Pamuk hasadı ise üretim bölgelerinin iklim ve yetiştirme koşullarına bağlı olarak farklı dönemlerde gerçekleştiriliyor. Eylül ve ekim ayları, Türkiye’de pamuk hasadının yoğunlaştığı dönemler arasında yer alıyor. Pamuğun geleceğinde sürdürülebilir üretim önemli Pamuk üretiminde yalnızca verim ve kalite değil, doğal kaynakların korunması da önem taşıyor. Özellikle su kaynaklarının etkin kullanılması ve toprağın korunması, pamuk üretiminin geleceği açısından öne çıkan başlıklar arasında bulunuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ulusal Pamuk Konseyi arasında 6 Ekim 2026’da imzalanan protokolle, İyi Tarım Uygulamaları sertifikalı Türk pamuğunun BCI standardıyla eşdeğerliğine yönelik iş birliği gerçekleştirildi. Çalışmada sürdürülebilir üretim, suyun verimli kullanılması ve toprağın korunması gibi başlıklar öne çıktı. Tarladan tekstile uzanan üretim zinciri Pamuk, tarlada başlayan üretim sürecinin ardından çırçırlama, iplik, dokuma ve hazır giyim gibi farklı aşamalardan geçerek geniş bir ekonomik zincirin parçası haline geliyor. Bu nedenle pamuk üretiminin geleceği; üreticinin emeği, verimlilik, su kaynaklarının korunması, toprak sağlığı ve iklim koşullarına uyum gibi birçok başlığın birlikte değerlendirilmesini gerektiriyor. 7 Ekim Dünya Pamuk Günü ise Türkiye’nin pamuk üretimindeki yerini, üreticilerin emeğini ve sürdürülebilir üretimin önemini bir kez daha gündeme taşıyor.

GTB Başkanı Akıncı: "Pamuk, Üretimden İhracata Stratejik Bir Değerdir" Haber

GTB Başkanı Akıncı: "Pamuk, Üretimden İhracata Stratejik Bir Değerdir"

Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, 7 Ekim Dünya Pamuk Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, pamuğun tarımdan sanayiye, ihracattan istihdama uzanan geniş değer zinciriyle Türkiye ekonomisi için hayati bir rol üstlendiğini vurguladı. ​Pamuk Sektörünün Ekonomideki Stratejik Yeri ​Türkiye’nin pamuk üretimindeki bilgi birikimi ve yüksek verimliliğinin, ülkenin güçlü tekstil ve hazır giyim sanayisiyle birleşerek devasa bir ekonomik değer oluşturduğunu belirten GTB Başkanı Mehmet Akıncı, yerli üretimin sürdürülebilirliğinin bu bütüncül yapıyla değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. ​Pamuğun tarla ile sanayi arasında köprü kurduğuna dikkat çeken Akıncı; "Üreticiden sanayiciye, ihracatçıdan tekstil sektörüne kadar uzanan devasa bir ekosistemi besler. Türkiye'nin yıllık pamuk tüketimi yaklaşık 1,5 milyon ton seviyesinde bulunuyor. Güçlü tekstil ve hazır giyim endüstrisinin kesintisiz ham madde ihtiyacı için yerli üretim kritik önem taşıyor." ​Üretimin Sürdürülebilirliği ve Yeni Destek Modelleri ​Türkiye’nin küresel tekstil devleri arasında yer aldığını hatırlatan Akıncı, sektörün geleceği adına çiftçilerin üretimde kalmasını teşvik edecek adımların atılmasının şart olduğunu söyledi. ​"Çiftçilerimizin üretimde kalmasını teşvik edecek uygulamaların geliştirilmesi, verim ve kaliteyi artıracak modern üretim tekniklerinin yaygınlaştırılması ve üretim planlamasının sanayimizin ihtiyaçlarıyla birlikte ele alınması son derece önemli." ​Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hayata geçirdiği yeni destekleme modeli ile üretim planlaması çalışmalarını olumlu bulduklarını belirten Akıncı, sahadan gelen geri bildirimlerle bu mekanizmaların sürekli güncellenmesinin tarımsal sürekliliğe güç katacağını ifade etti. ​Küresel Rekabette Sürdürülebilirlik ve Kalite Vurgusu ​Dünya pamuk ticaretinde artık sadece üretim miktarının değil; kalite, sürdürülebilirlik, izlenebilirlik ve çevresel standartların da rekabeti belirlediğini belirten Akıncı, Türk pamuğunun küresel pazardaki avantajlarına dikkat çekti. ​Çevre Dostu Üretim: Su ve toprak kaynaklarını koruyan, verimliliği esas alan bir üretim anlayışının benimsenmesi gerekiyor. ​Küresel Marka Değeri: Sürdürülebilir ve sertifikalı üretim uygulamaları, Türk pamuğunun uluslararası arenadaki gücünü artırıyor. ​Açıklamasının sonunda tüm üreticilerin 7 Ekim Dünya Pamuk Günü’nü kutlayan Akıncı, toprağın bereketini alın teriyle ekonomik değere dönüştüren çiftçilere ve pamuğun tarladan raflara uzanan yolculuğunda emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti.

AKİB’in İhracatında Coğrafya Genişledi, Sektörler Güçlendi Haber

AKİB’in İhracatında Coğrafya Genişledi, Sektörler Güçlendi

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), 2026 yılı üçüncü çeyrek sonu itibarıyla ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14 artırarak 13,81 milyar dolara taşıdı. AKİB’in en fazla ihracat yaptığı ülkeler Irak, İtalya ve Romanya olurken, ihracat artışında Malta, Fas, İspanya, Gürcistan ve Ukrayna pazarları öne çıktı. AKİB Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı, “Eylül ayında yüzde 11 artışla 1,38 milyar dolarlık ihracata ulaştık. 2026 yılının dokuz aylık döneminde toplam 13,81 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Ocak-Eylül döneminde ülkemizin ihracatına yüzde 7,5 oranında katkı sağladık.” dedi. Dokuz aylık ihracat sonuçlarının yalnızca bir büyüme rakamı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Hıradağı, farklı pazarlarda yakalanan ivmenin bölge ihracatının geleceği açısından önemli bir gösterge olduğunu ifade etti. Hıradağı, ihracatçıların mevcut pazarlardaki konumlarını güçlendirirken yeni coğrafyalarda kalıcı ticari bağlar kurmasının, sürdürülebilir ihracat artışının temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. “AKİB’in ihracat rotası genişledi, yeni pazarlar öne çıktı” Başkan Hıradağı, “AKİB’in dokuz aylık ihracat performansında Avrupa, Kuzey Afrika, Doğu Avrupa ve yakın coğrafyanın birlikte öne çıkması, bölge ihracatının çok merkezli bir yapıya doğru ilerlediğini ortaya koydu. Irak, 1,1 milyar dolarla en fazla ihracat yaptığımız ülke olurken, İtalya ve 824,3 milyon dolar ve Romanya 752 milyon dolarla ilk üçte yer aldı. Yılın ilk dokuz ayında ihracatımızı en fazla artırdığımız ülkeler arasında Malta, Fas, İspanya, Gürcistan, Ukrayna, Polonya ve Rusya öne çıktı. Malta’ya ihracatımız yüzde 431 artışla 285,5 milyon dolara yükselirken, Fas’a yüzde 103 artışla 423,6 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. İspanya pazarında yüzde 60 artışla 616,8 milyon dolara ulaşılması Avrupa’daki büyüme potansiyelini güçlendirdi. Gürcistan’a yüzde 44 artışla 225,1 milyon dolar, Ukrayna’ya yüzde 37 artışla 288,6 milyon dolar, Polonya’ya yüzde 36 artışla 207,8 milyon dolar ve Rusya’ya yüzde 35 artışla 658,3 milyon dolarlık ihracat kaydedildi. Bu sonuçlar, AKİB’in ihracat haritasında mevcut ticaret kanallarının derinleştiğini ve yeni büyüme alanlarının belirginleştiğini gösteriyor. Özellikle yüksek oranlı artışların farklı coğrafyalarda gerçekleşmesi, bölge ihracatının daha dengeli ve çeşitlendirilmiş bir yapıya kavuşması açısından önem taşıyor.” diye konuştu. Akdeniz’in ihracatında lokomotif sektörler vites yükseltti AKİB’in dokuz aylık ihracatında kimya, demir ve demir dışı metaller ile yaş meyve ve sebze sektörlerinin başı çektiğini belirten Hıradağı, bağlı Birliklerin performansını şöyle değerlendirdi: “Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz yüzde 21 artışla 4,63 milyar dolara, Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliğimiz yüzde 12 artışla 3,34 milyar dolara ulaştı. Akdeniz Yaş Meyve ve Sebze İhracatçıları Birliğimiz ise yüzde 49’luk artışla 1,55 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek yüksek büyüme performansıyla öne çıktı. Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz 1,36 milyar dolarlık, Akdeniz Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliğimiz 850,3 milyon dolarlık, Akdeniz Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliğimiz 782,3 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaştı. Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğimiz ise yüzde 38 artışla 558,6 milyon dolara çıkarak güçlü bir ivme yakaladı. Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliğimizin ihracatı da 291 milyon dolar oldu.” Hıradağı, sektörlerdeki büyüme ivmesini yüksek katma değerli üretim, güçlü pazar çeşitliliği ve küresel rekabet gücüyle destekleyerek AKİB’in ihracat kapasitesini daha ileri bir seviyeye taşımayı hedeflediklerini belirtti.

Ege Bölgesi’nden 2 Milyar 611 Milyon Dolar İhracat Haber

Ege Bölgesi’nden 2 Milyar 611 Milyon Dolar İhracat

Ege İhracatçı Birlikleri, eylül ayında ihracatını yüzde 11’lik artışla 1 milyar 536 milyon dolardan 1 milyar 705 milyon dolara taşıdı. Eylül ayında Türkiye’nin ihracatı yüzde 15,4’lük yükselişle 22,5 milyar dolardan 26 milyar dolara ilerledi. Ege İhracatçı Birlikleri’nin ihracatı 9 aylık dönemde yüzde 6’lık artışla 13 milyar 690 milyon dolardan 14 milyar 482 milyon dolara çıktı. Egeli ihracatçıların son 1 yıllık dönemde ihracatı yüzde 4’lük büyümeyle 19 milyar 290 milyon dolara tırmandı. Tarım ürünleri ihracatındaki artış yüzde 18’e ulaştı Eylül ayında Ege İhracatçı Birlikleri’nin kayda aldığı tarım ürünleri ihracatı yüzde 18’lik artışla 644 milyon dolardan 761 milyon dolara yükseldi. Sanayi sektörlerinin ihracatı yüzde 5 gelişti ve 750 milyon dolardan 787 milyon dolara ilerledi. İhracatlarını yüzde 11 artıran maden ihracatçıları 157,7 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı zirveye çıktı Ege İhracatçı Birlikleri’nde zirve 9 yıl sonra el değiştirdi. Eylül ayında liderliği 193 milyon dolarlık ihracatla Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği elde etti. İkinciliği fotofiniş belirledi EİB’de 9 yıl zirvede yer alan Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, eylül ayında 182 milyon 78 bin dolarlık ihracatla ikinci olurken, Ege Tütün İhracatçıları Birliği 182 milyon 63 bin dolarlık ihracatla üçüncü oldu. ETİB yüzde 68’lik ihracat artış hızıyla ihracat artış rekortmeni olarak öne çıktı. Ege Maden İhracatçıları Birliği ihracatını yüzde 11 geliştirerek 142,3 milyon dolardan 157,7 milyon dolara taşıdı ve dördüncü basamakta yer buldu. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği 109 milyon dolarlık, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği 106 milyon dolarlık ihracat performansıyla EİB’de eylül ayında 100 milyon dolar barajını geçen birlikler oldu. 2026/27 sezonuna giren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ihracatta yüzde 22’lik artış hızı yakaladı ve ihracatını 78 milyon dolardan 96 milyon dolara çıkardı. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği yüzde 13’lük gelişimle 89 milyon dolar ihracatı hanesine yazdırdı. Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği 70 milyon dolarlık ihracatla eylül ayını geride bıraktı. Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği 24,1 milyon dolar, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği 20,5 milyon dolar ve Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 12,5 milyon dolar ihracat performansı ortaya koydu. Avrupa Birliği’ne ihracat 807 milyon dolar Ege İhracatçı Birlikleri’nden eylül ayında en çok ihracat 807 milyon dolarla Avrupa Birliği üyesi ülkelere yapıldı. AB ülkelerine yapılan ihracat toplam ihracattan yüzde 47,4 pay aldı. Amerika kıtasına ihracat yüzde 18’lik artışla 187 milyon dolardan 221 milyon dolara çıkarken, Amerika kıtası EİB’nin ihracatında yüzde 13 ile temsil edildi. EİB’nin ihracatından yüzde 9 pay alan Uzakdoğu ülkelerine eylül ayında ihracat yüzde 43’lük artışla 108 milyon dolardan 155 milyon dolara ilerledi. Orta Doğu ülkelerine ihracat yüzde 12’lik azalışla 147 milyon dolardan 130 milyon dolara düşerken, Afrika kıtasına ihracat yüzde 11,5’luk kan kaybı yaşadı ve 127 milyon dolardan 112 milyon dolara indi. ABD, Almanya’yı geçti Eylül ayında EİB’den en çok ihracat yapılan ülke yüzde 28’lik artış ve 171 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri oldu. ABD, Almanya’yı geçerek zirveye çıktı. Ege İhracatçıların en büyük ihraç pazarı Almanya’ya eylül ayında yapılan ihracat yüzde 14’lük artışla 137 milyon dolardan 157 milyon dolara çıktı. Zirvenin üçüncü basamağında 92,5 milyon dolarlık taleple İtalya yer aldı. Ege Bölgesi’nden 2 milyar 611 milyon dolar ihracat Ege Bölgesi 2026 yılı Eylül ayında 2 milyar 611 milyon dolar ihracat yaparken, 2025 yılı eylül ayındaki 2 milyar 322 milyon dolar ihracatını yüzde 12,4 artırma başarısı gösterdi. İzmir, 2025 yılı eylül ayında 1 milyar 114 milyon dolar olan ihracatını 2026 yılı eylül ayında 1 milyar 235 milyon dolara taşıdı. Denizli, 2026 yılı eylül ayında ihracatını yüzde 22’lik artışla 393 milyon dolardan 479 milyon dolara çıkardı. Denizli bu başarısıyla Manisa’yı geçerek Ege Bölgesi’nde ikinci basamağa yükseldi. Manisa’nın ihracatı 456 milyon dolardan 436 milyon dolara gerilerken, Muğla ihracatını 110 milyon dolardan 145 milyon dolara ilerletti. Balıkesir, 2025 yılı eylül ayında 60,4 milyon dolar olan ihracatını 2026 yılı eylül ayında yüzde 86’lık rekor artışla 119 milyon dolara taşıdı ve eylül ayında ihracat artış rekortmeni oldu. Eylül ayında Aydın karnesinde 86 milyon dolar ihracat geliri yazarken, Afyonkarahisar 40 milyon dolar, Uşak 36,7 milyon dolar ve Kütahya 33,5 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırdı. Öztürk: “Eylül performansı yılın son çeyreği için umut verdi” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, 2026 yılı eylül ayında hem Türkiye genelinde hem de Ege İhracatçı Birlikleri özelinde çift haneli ihracat artış rakamlarına ulaşmanın 2026 yılı son çeyreği için umutlarını artırdığını dile getirdi. İ⁷⁷Küresel rekabetin her geçen gün daha da çetin bir hal aldığı, jeopolitik risklerin arttığı, Türkiye’de enflasyonla döviz kuru arasındaki makasın her geçen gün açıldığı ortamda ihracatçıların ülkeye döviz kazandırma çabalarının sürdüğüne işaret eden Öztürk; “İhracatçımızın bu azmi takdir edilmeli, finansmana erişim kolaylaştırıldığı takdirde 2026 yılı sonunda 20 milyar dolar dövizi ülkemize kazandırabiliriz. TCMB’nın döviz dönüşüm uygulamasında ihracatçıları mağdur etmeyecek bir altyapı kurgulanmasını bekliyoruz” şeklinde konuştu.

Türk Pamuğu İçin İşbirliği Haber

Türk Pamuğu İçin İşbirliği

İyi Tarım Uygulamaları (İTU) kapsamında üretilen Türk pamuğunun uluslararası pazarlarda BCI ile eşdeğer kabul edilmesini sağlayacak süreç tamamlandı. Ulusal Pamuk Konseyi (UPK) ile Better Cotton Initiative (BCI) arasında imzalanacak protokolle, Türk pamuğunun uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün artırılması ve sürdürülebilir pamuk tedarikinin geliştirilmesi hedefleniyor. Türk pamuğu için BCI ile protokol imzalanacak Ulusal Pamuk Konseyi (UPK) ile Better Cotton Initiative (BCI) arasındaki iş birliği protokolü, 6 Ekim’de İzmir’de imzalanacak. İyi Tarım Uygulamaları (İTU) kapsamında üretilen Türk pamuğunun uluslararası pazarlarda BCI ile eşdeğer kabul edilmesini sağlayacak süreç tamamlanırken, yapılacak anlaşmayla Türkiye pamuğunun küresel pazarlardaki konumunun güçlendirilmesi amaçlanıyor. Protokol kapsamında sürdürülebilir pamuk tedarikinin geliştirilmesi ve İTU’lu pamuğun izlenebilirliğinin sağlanması için tek balya sistemine yönelik çalışmalara da başlanacak. “Sürdürülebilirlik ve izlenebilirlik belirleyici” UPK Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur, uluslararası pazarlarda pamuğun kalitesi kadar üretim koşullarının, sürdürülebilirliğin ve izlenebilirliğin de belirleyici olduğunu belirtti. BCI ile imzalanacak anlaşmanın sektör açısından stratejik bir adım olduğunu ifade eden Çondur, Türkiye’nin kaliteli pamuk üretiminin yanı sıra güçlü bir tekstil ve hazır giyim sanayisine sahip olduğuna dikkat çekti. Çondur, sürdürülebilir üretim kriterlerinin Türkiye pamuğunun uluslararası pazarlardaki değerini artıracağını belirterek, anlaşmanın üreticiden sanayiciye kadar tüm değer zincirine katkı sağlamasını, Türkiye pamuğunun küresel alandaki tanınırlığını ve rekabet gücünü desteklemesini beklediklerini söyledi. İTU ve BCI standartları karşılaştırıldı IPUD Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Kayhan ise anlaşmanın temelini, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yetkilendirilen UPK ile IPUD iş birliğinde yürütülen eşleştirme çalışmasının oluşturduğunu belirtti. Kayhan, çalışma kapsamında Türkiye’de uygulanan İyi Tarım Uygulamaları (İTU) Standardı ile uluslararası sürdürülebilir pamuk standartlarından biri olan BCI (Better Cotton Initiative) standardının kriterlerinin karşılaştırıldığını aktardı. Bu çalışma kapsamında iki sistemin ortak yönleri ile geliştirilmesi gereken alanların belirlendiğini ifade eden Kayhan, sürdürülebilirlik, izlenebilirlik ve sorumlu üretim kriterlerinin İTU sistemine kazandırılmasıyla Türkiye pamuğunun uluslararası pazarlardaki tanınırlığının ve rekabet gücünün artırılmasının amaçlandığını kaydetti.

TEKSPEKTİF’te Gelecek Stratejileri Konuşuldu Haber

TEKSPEKTİF’te Gelecek Stratejileri Konuşuldu

Denizli Tekstil ve Giyim Sanayicileri Derneği (DETGİS) organizasyonu, Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) ev sahipliği ve Denizli Sanayi Odası (DSO) iş birliğiyle düzenlenen TEKSPEKTİF buluşması, tekstil ve hazır giyim sektörünün önde gelen temsilcilerini Denizli’de bir araya getirdi. Sektörün mevcut durum analizinin yapıldığı ve gelecek dönem beklentilerinin masaya yatırıldığı TEKSPEKTİF programına; DENİB Başkanı Osman Uğurlu, DSO Başkanı Selim Kasapoğlu ve DETGİS Başkanı Halil Erdoğan katıldı. Etkinlikte ayrıca Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, TİM Başkan Vekili Ahmet Öksüz, Önceki Dönem DENİB Başkanı ve TİM Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Memişoğlu, OSB Başkanı Selim Yaymanoğlu, TGSD Başkanı Toygar Narbay, ETHİB Başkanı Turan Göksan, EHKİB Başkanı Çağlar Bağcı, EGSD Başkanı Yasin Akçakaya, TETSİAD Başkanı Murat Şahinler, DESİAD Başkanı Nuri Turgut ve DEGİAD Başkanı Kemal Sözkesen gibi sektörün ve bölgenin önemli isimleri yer aldı. "Sektörün Sesini Birlikte Duyurmalıyız" Programın açılışında konuşan Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, tekstil ve hazır giyim sektörünün Denizli’nin üretim, istihdam ve ihracat kültüründeki kritik rolüne dikkat çekti: "Tekstil ve hazır giyim, kentimizin ulaştığı ekonomik gücün temel taşıdır. İçinden geçtiğimiz zorlu dönemde üretici ve ihracatçılarımızın sorunlarının doğrudan muhataplarıyla konuşulmasını son derece kıymetli buluyorum. TEKSPEKTİF gibi platformlar, sektörün ihtiyaçlarını doğru tespit etmemizi sağlıyor. Bizlere düşen görev, burada ortaya koyulan çözüm önerilerini takip etmek ve Denizli’nin üretim gücünü daha ileriye taşımaktır." "Tekstil ve Konfeksiyon Birbirinden Ayrı Düşünülemez" Sektörün yaşadığı daralma ve küresel rekabet baskısına değinen DENİB Başkanı Osman Uğurlu, tedarik zincirindeki bütünlüğün önemini vurguladı: "Konfeksiyondaki bir sipariş kaybı; kumaştan boyahaneye, dokumadan ipliğe kadar tüm üretim zincirini olumsuz etkiliyor. TEKSPEKTİF’i sektörümüzün bir aile meclisi olarak görüyoruz. Sorunlarımızı açıkça konuşarak uygulanabilir ve somut çözümler geliştirmek zorundayız. Çözüm yine bizim üretim gücümüzde, tecrübemizde ve çalışma azmimizdedir." "Artık 'Nasıl Daha Fazla Değer Üretiriz?' Sorusunu Sormalıyız" DETGİS Başkanı Halil Erdoğan ise artan üretim maliyetleri, finansmana erişim ve kur-maliyet dengesi gibi faktörlerin sektörü yeni arayışlara yönelttiğini belirtti: "Değişen küresel koşullarda sektörümüzün güçlü yönlerini yeniden konumlandırmalıyız. Bugün sadece 'Nasıl daha fazla üretiriz?' değil, 'Nasıl daha fazla değer üretiriz?' sorusuna odaklanmamız gerekiyor. TEKSPEKTİF, sektörümüzün geleceğine yönelik ortak bir perspektif oluşturmayı hedefliyor." Sektörel Durum Raporu ve 2030 Vizyon Paneli Açılış konuşmalarının ardından Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Toygar Narbay, "TGSD Sektörel Durum Raporu ve Sektörel Strateji Haritası" başlıklı sunumunu gerçekleştirerek güncel verileri ve stratejik hedefleri katılımcılarla paylaştı. Programın devamında moderatörlüğünü DSO Başkanı Selim Kasapoğlu’nun üstlendiği TEKSPEKTİF Paneli düzenlendi. TİM Başkan Vekili Ahmet Öksüz ve TGSD Başkanı Toygar Narbay’ın konuşmacı olduğu panelde; Türkiye’nin üretim gücünü koruyarak katma değerini artırması, küresel rekabette yeniden konumlanması ve 2030’a uzanan dönüşüm süreci ele alındı. Panelde değerlendirmelerde bulunan DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, sanayideki maliyet ve rekabet sorunlarının bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirterek şunları kaydetti: "Önümüzdeki dönemde üretimde verimliliği artırmak, pazar çeşitliliğini güçlendirmek ve değişen küresel taleplere hızla yanıt verebilmek belirleyici olacaktır. Sektörümüzün bugünkü tablosunu doğru okumak kadar, gelecekte nerede konumlanacağını net bir şekilde ortaya koymak da hayati önem taşıyor." İş birliği ve ortak akıl mesajlarının öne çıktığı TEKSPEKTİF programı, sektöre katkı sağlayan konuşmacılara plaket takdim edilmesiyle sona erdi.

Türk Hazır Giyim Sektörü Akıllı Üretime Hazırlanıyor Haber

Türk Hazır Giyim Sektörü Akıllı Üretime Hazırlanıyor

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (EHKİB), Türk hazır giyim sektörünün dijital dönüşümünü hızlandırmak, üretimde verimliliği artırmak ve firmaların yapay zekâ teknolojilerinden daha etkin yararlanmasını sağlamak amacıyla “Hazır Giyim Sektöründe Dijital Dönüşüm ve Akıllı Üretim Teknolojileri UR-GE Projesi”ni hayata geçirmeye hazırlanıyor. EHKİB bünyesinde faaliyet gösteren Yapay Zeka, Dijital Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Komitesi’nin çalışmaları sonucunda hayata geçirilen proje kapsamında hazır giyim firmalarının dijital altyapıları, üretim süreçleri, veri kullanım kapasiteleri ve yapay zekâ uygulamalarına hazırlık seviyelerinin analiz edilmesi; firmaların dijital olgunluk düzeylerine göre özel danışmanlık programlarının oluşturulması hedefleniyor. Bağcı: “Dijital dönüşümü sektörümüz için bir verimlilik ve rekabetçilik programı olarak görüyoruz” Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, küresel hazır giyim sektöründe rekabet koşullarının hızla değiştiğini, fiyat kadar hız, esneklik, verimlilik, izlenebilirlik ve veri kullanım kabiliyetinin de belirleyici hale geldiğini söyledi. Bağcı, “Hazır giyim sektörü emek yoğun yapısıyla birlikte teknolojinin çok hızlı dönüştürdüğü sektörlerin başında geliyor. Artan üretim maliyetleri ve küresel rekabet nedeniyle verimlilik artık sektörümüz açısından bir tercih değil, zorunluluk. Dijital dönüşümü yalnızca yeni yazılımlar kullanmak ya da üretime yeni teknolojiler eklemek olarak değerlendirmiyoruz. Asıl dönüşüm; üretimden elde edilen veriyi doğru okuyabilmek, kayıpları ölçebilmek, maliyetleri gerçek zamanlı takip edebilmek ve bu verileri karar alma süreçlerine aktarabilmek. Birliğimiz bünyesinde oluşturduğumuz Yapay Zeka, Dijital Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Komitemiz sektörümüzün dönüşüm ihtiyaçlarını yakından takip ediyor. UR-GE projemizi de bu anlayışla kurguluyoruz.” dedi. Her firmaya aynı reçete yerine firmaya özel dijital dönüşüm yol haritası Başkan Bağcı, “İhtiyaç analizinin ardından firma özelinde SIRI Dijital Olgunluk Değerlendirmesi yapılacak. Firmaların dijital dönüşüm yolculuğuna nereden başlamaları gerektiğini gösteren değerlendirme ve yol haritası aracı olan SIRI kapsamında, her firma için dijital olgunluk değerlendirme raporu oluşturulacak. Firmalarımızın dijitalleşme konusunda aynı noktada olmadığının farkındayız. Bir firmamız üretim kayıtlarını ağırlıklı olarak Excel üzerinden takip ederken başka bir firmamız entegre sistemlerle üretim verisini anlık izleyebiliyor. Dolayısıyla herkese aynı çözümü sunmak yerine firmalarımızı dijital olgunluk seviyelerine göre gruplandırmayı hedefliyoruz. İhtiyaç analizi sonrasında her firmamız için kendi üretim yapısına, altyapısına ve önceliklerine uygun bir SIRI Dijital Dönüşüm ve Yapay Zekâ Yol Haritası oluşturulmasını planlıyoruz.” dedi. Proje kapsamında firmaların “başlangıç”, “orta” ve “ileri” olmak üzere üç farklı dijital olgunluk seviyesinde değerlendirilmesi öngörülüyor. Bu sınıflandırma doğrultusunda firmalara farklılaştırılmış danışmanlık programları sunulması planlanıyor. Tasarımdan kalite kontrole yapay zekâ kullanım alanları belirlenecek Hazır giyim sektöründe yapay zekânın yalnızca tasarım ve pazarlamada değil, üretimin birçok aşamasında önemli fırsatlar sunduğuna işaret eden Çağlar Bağcı, projenin temel hedeflerinden birinin firmalar için doğru yapay zekâ kullanım alanlarını belirlemek olduğunu dile getirdi. Bağcı, “Yapay zekâyı moda sektöründe yalnızca görsel veya tasarım üreten bir teknoloji olarak görmemeliyiz. Üretim planlama, talep tahmini, kalite kontrol, stok optimizasyonu, maliyet ve kârlılık analizi, termin yönetimi, satış ve pazarlama gibi çok geniş bir alanda kullanma potansiyelimiz bulunuyor. Ancak yapay zekâdan verim alabilmenin ön koşulu doğru ve kullanılabilir veriye sahip olmak. Bu nedenle önce firmalarımızın veri altyapısını ve süreçlerini analiz edeceğiz, ardından yapay zekânın hangi operasyonlarda gerçek anlamda değer yaratabileceğini ortaya koyacağız.” diye konuştu. “UR-GE desteği firmalarımızın dönüşüm maliyetini önemli ölçüde azaltıyor” Firmaların dijital dönüşüm süreçlerinde yatırım ve danışmanlık maliyetlerini de göz önünde bulundurduğuna işaret eden Başkan Bağcı, UR-GE projelerinin sunduğu destek mekanizmasının özellikle KOBİ niteliğindeki ihracatçı firmalar açısından önemli bir fırsat olduğunu vurguladı. Bağcı, “Firmalarımız doğal olarak projeye katılmadan önce sağlayacağı faydanın yanında maliyetini de değerlendiriyor. UR-GE’nin en önemli avantajlarından biri burada ortaya çıkıyor. Proje kapsamında gerçekleştirilecek ihtiyaç analizi, danışmanlık, eğitim ve yurt dışı pazarlama gibi destek kapsamındaki faaliyetlerin giderleri Ticaret Bakanlığımız tarafından yüzde 75 oranında destekleniyor. Dolayısıyla firmalarımız, tek başlarına gerçekleştirmeleri halinde çok daha yüksek bütçeler ayırmaları gereken çalışmalara UR-GE çatısı altında önemli bir maliyet avantajıyla erişebiliyor.” dedi. “Teknoloji yatırımı yapmadan önce doğru yatırımın ne olduğunu belirlemek gerekiyor” Projenin doğrudan makine veya yazılım yatırımı sağlamaktan ziyade firmaların doğru teknoloji yatırımlarına hazırlanmasına odaklanacağını aktaran EHKİB Yapay Zekâ, Dijitalleşme ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Ertan Aslan, yanlış veya ihtiyaçlarla örtüşmeyen teknoloji yatırımlarının firmalara ek maliyet oluşturabileceğine dikkat çekti. Aslan, “Firmalarımıza ‘şu makineyi alın, bu yazılımı kullanın’ demek yerine öncelikle hangi sorunu çözmeleri gerektiğini ortaya koymak istiyoruz. Mevcut sistemler daha verimli kullanılabilir mi, hangi süreçler dijitalleştirilmeli, hangi veriler toplanmalı, sistemler arasında nasıl entegrasyon kurulmalı, yapılacak yatırım ne kadar sürede geri dönecek? Bunların cevaplarını ortaya koyduktan sonra teknoloji yatırımına yönelmek çok daha sağlıklı. Firmalarımızın dijital dönüşüm bütçelerini doğru alanlara yönlendirmelerine rehberlik etmeyi amaçlıyoruz.” dedi. Dijital dönüşüm ihracatla buluşacak Projenin önemli ayaklarından birinin de yapay zekâ destekli hedef pazar ve potansiyel alıcı analizleri olacağını belirten Ertan Aslan, dijital dönüşümün şirket içi verimlilik artışıyla sınırlı tutulmayacağını kaydetti. Katılımcı firmaların ürün grupları, fiyat seviyeleri, üretim kapasiteleri, minimum sipariş miktarları, termin kabiliyetleri, sertifikaları, sürdürülebilirlik performansları ve üretim teknolojileri gibi kriterlerin analiz edilmesinin planlandığını aktaran Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dijitalleşmeyi ihracattan bağımsız düşünmüyoruz. Proje kapsamında firmalarımıza sunulacak danışmanlık hizmetleri çerçevesinde, yapay zekâ ve veri analitiği destekli yöntemlerden yararlanılarak her firmanın ürün grupları, üretim kapasitesi, fiyat seviyesi, minimum sipariş miktarı, termin kabiliyeti, sertifikaları, sürdürülebilirlik performansı ve üretim teknolojileri doğrultusunda hedef pazar ve potansiyel alıcı analizlerinin gerçekleştirilmesini planlıyoruz. Bu danışmanlık çalışmaları sonucunda her firma için bir ‘Dijital Tedarikçi Profili’ oluşturulmasını hedefliyoruz. Böylece üreticilerimizin yalnızca ne ürettiklerini değil; üretim kabiliyetlerini, hız ve esnekliklerini, sürdürülebilirlik performanslarını ve teknolojik altyapılarını da uluslararası alıcılara daha etkin biçimde anlatabilmelerine katkı sağlayacağız.” Uluslararası teknoloji merkezleri ve iyi uygulamalar incelenecek UR-GE Projesi kapsamında firmaların dünyadaki teknolojik gelişmeleri yerinde takip etmelerine yönelik faaliyetlerin de planlandığını ifade eden Ertan Aslan, akıllı üretim, dijitalleşme, yapay zekâ ve üretim teknolojileri alanındaki uluslararası fuarlar, teknoloji merkezleri ve başarılı uygulama örneklerinin incelenmesinin yurt dışı pazarlama faaliyetleri içerisinde değerlendirileceğini belirtti. Aslan sözlerini şöyle tamamladı: “Dünyada hazır giyim üretiminin nereye gittiğini, yapay zekânın fabrikalarda nasıl kullanıldığını, otomasyon ve veri analitiğinin üretim süreçlerini nasıl değiştirdiğini yerinde görmek son derece önemli. Projemizin sonunda firmalarımızın sadece daha fazla dijital araç kullanan değil; verisini yöneten, maliyetlerini ve kayıplarını ölçen, üretimini optimize eden, doğru teknoloji yatırımını planlayan ve yapay zekâyı doğru operasyonlara entegre edebilen işletmelere dönüşmesini hedefliyoruz. Türk hazır giyim sektörünün gelecekteki rekabet gücünün teknoloji, sürdürülebilirlik, tasarım ve yüksek katma değer ekseninde şekilleneceğine inanıyoruz.”

İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi (IGEXX 2026) Kapılarını Açtı Haber

İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi (IGEXX 2026) Kapılarını Açtı

Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda; Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) işbirliğiyle hayata geçirilen İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi (IGEXX 2026), iş dünyasının önde gelen isimlerinin katılımıyla başladı. ​Zirvenin açılışında konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat; Türkiye'nin makroekonomik göstergeleri, e-ticaret ve e-ihracat alanındaki tarihi rekorları ile dijital dönüşüm hamlelerine dair çok önemli açıklamalarda bulundu. ​Türkiye Ekonomisinde İstikrarlı Büyüme ve İstihdam Başarıları ​Bakan Ömer Bolat, Türkiye'nin ekonomik performansına dikkat çekerek şu verileri paylaştı: "Son 39 aydır tek haneli seyrini koruyan işsizlik oranı, temmuz ayı itibarıyla %8,1 seviyesinde gerçekleşti. Ekonomide son 24 çeyrektir (6 yıldır) kesintisiz pozitif büyüme kaydedilirken, 2026'nın ilk yarısı %2,5 büyüme ile kapatıldı ve ekonomik büyüklük 1,7 trilyon dolara ulaştı. Hazirandan bu yana gerileme trendinde olan enflasyonda manşet TÜFE %31,55 seviyelerine kadar geriledi." dedi. ​Mal ihracatında da rekorların üst üste geldiğini belirten Bolat; ağustos ayında 23,5 milyar dolarlık hacimle ilk 8 aylık mal ihracatının 185 milyar dolara, yıllıklandırılmış mal ihracatının ise 280,3 milyar dolara yükselerek tarihi bir zirve gördüğünü ifade etti. ​E-Ticaretin Payı %20'ye Yükseldi: "Krizi Fırsata Çevirdik" ​Kovid-19 pandemisiyle birlikte bilişim ve e-ticaret alanında küresel çapta devasa bir sıçrama yaşandığını belirten Bolat, 2019 yılında %4,5 olan e-ticaretin genel ticaret içindeki payının dünya genelinde ve Türkiye'de %20'ye yükseldiğini kaydetti. ​Türkiye'de 2019-2025 döneminde e-ticaretin yıllık ortalama %80 büyüdüğünü aktaran Bolat, 2025 yılı sonu itibarıyla e-ticaret yapan firma sayısının 650 bine ulaştığını bildirdi. ​"Kovid-19 salgını döneminde pek çok geleneksel sektör daralsa da, yaptığımız stratejik yatırımlar sayesinde e-ihracat alanında krizi fırsata dönüştürmeyi başardık." ​2026 Hedefi: 6 Milyar Dolarlık E-İhracat ​E-ihracat faaliyetlerini artırmak adına stratejik adımlar attıklarını vurgulayan Bakan Bolat, bu yıl sonuna kadar 6 milyar dolarlık e-ihracat rakamına ulaşmayı hedeflediklerini belirtti. Öne çıkan diğer e-ihracat ve dijitalleşme verileri şu şekilde: ​Firma Sayısı: Yılda 10 bin doların üzerinde e-ihracat gerçekleştiren firma sayısı 2022'deki 8.132'den, 2025 sonu itibarıyla 11.420'ye çıktı. ​Hedef Pazarlar: E-ihracatta hedef pazar sayısı bu yıl 35'e çıkarıldı. ABD, Almanya, Azerbaycan, Romanya ve Suudi Arabistan önde gelen partner ülkeler arasında yer alıyor. ​Sektörel ve Coğrafi Liderlik: E-ihracat hacminde İstanbul ilk sırada yer alırken, sektörel bazda hazır giyim ve konfeksiyon liderliğini koruyor. ​Avrupa Birliği Kolaylığı: AB Komisyonu ile yapılan anlaşma sayesinde, basitleştirilmiş gümrük beyannamesinden otomatik üretilen A.TR belgesiyle firmaların vergi yükü hafifletildi. ​Yapay Zeka ve 5G ile Dijital Dönüşümde Tam Gaz İlerleme ​Dünya nüfusunun %73'üne denk gelen 6 milyardan fazla insanın dijital dünyada aktif olduğunu ve küresel dijital ekonomi büyüklüğünün 16 trilyon dolara ulaştığını belirten Bolat, yeni teknolojilerin ticaretin tüm aşamalarını dönüştürdüğünün altını çizdi. ​Türkiye'nin dijital altyapı verilerini de paylaşan Bakan Bolat, “2026 yılı itibarıyla internet kullanım oranımız %92,3'e yükseldi. İşletmelerimizin %93,6'sı internet erişimine, %56,5'i ise kendi dijital vitrinine sahip. Ayrıca 5G hizmetimiz ülkemizde sadece 4 ay gibi kısa bir sürede 44,5 milyon aboneye ulaştı” dedi. ​Ticaret Bakanlığı olarak e-ihracatçılara rehberlik etmek amacıyla hayata geçirilen E-Kolay İhracat Platformu (E-KİP), güncellenen Akıllı E-İhracat Robotu ve 25 ülkeye yönelik hazırlanan 40'a yakın rehber ile kılavuzların kesintisiz hizmet vermeye devam ettiği duyuruldu.

AKİB İhracatını Yüzde 19 Artırarak 1,45 Milyar Dolara Taşıdı Haber

AKİB İhracatını Yüzde 19 Artırarak 1,45 Milyar Dolara Taşıdı

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), 2026 yılının ağustos ayında ihracatını geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19 artırarak 1,45 milyar dolara taşıdı. AKİB’in yılın sekizinci ayındaki ihracat performansında demir ve demir dışı metaller, yaş meyve sebze, hazır giyim ve konfeksiyon sektörlerinde yüksek oranlı artışlar öne çıkarken Malta, Birleşik Krallık, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Libya, ABD pazarlarındaki güçlü hareketlilik dikkat çekti. AKİB Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı, ağustos ayında bölge ihracatında rakamsal artış kadar ihracatın sektörler ve pazarlar arasındaki dağılımının da önemli olduğunu belirtti. Hıradağı, “Bu performans, Akdenizli ihracatçıların küresel ticaretteki dalgalanmalara rağmen üretim gücünü, girişimcilik kapasitesini ve pazar çeşitlendirme kabiliyetini koruduğunu ve geliştirdiğini gösteriyor. Sanayi ürünlerimizdeki yüksek ihracat hacmini tarım ve hazır giyim sektörlerimizdeki güçlü artışlarla birlikte değerlendirdiğimizde, AKİB’in değişen rekabet koşullarına hızla uyum sağlayan, yeni pazarlara erişim kapasitesini artıran dinamik bir ihracat yapısına sahip olduğunu görüyoruz. Önümüzdeki dönemde önceliğimiz, bu güçlü tabanı yüksek katma değerli üretim, markalaşma, teknoloji ve inovasyon yatırımlarıyla daha ileri taşımak olacak. Akdeniz’i yalnızca yüksek ihracat yapan değil, küresel tedarik zincirlerinde daha fazla söz sahibi olan, teknoloji ve katma değer üreten güçlü bir üretim ve ihracat merkezi haline getirmeyi hedefliyoruz.” dedi. “Bünyemizdeki 8 Birliğin 5'inde çift haneli artış yakaladık” AKİB'in ağustos ayı ihracat performansını bağlı Birlikler bazında değerlendiren Başkan Hıradağı, şunları söyledi: "Yılın sekizinci ayında en yüksek ihracat değerlerine demir ve demir dışı metaller, kimyevi maddeler ve mamulleri ile hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörlerinde ulaştık. Bünyemizdeki 8 Birliğin 5'inde çift haneli artış yakaladık. Yaş meyve ve sebzede yüzde 83, hazır giyim ve konfeksiyonda yüzde 80, demir ve demir dışı metallerde yüzde 32 oranında ihracatımızı artırdık. Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliğimiz 456,4 milyon dolar değer ile ilk sırada yer aldı. Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz 351,4 milyon dolar değer ile ikinci, Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz 148,4 milyon dolar değer ile üçüncü sırada yer aldı. Yine ağustos ayında Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliğimiz 109,3 milyon dolar, Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğimiz 103,3 milyon dolar, Akdeniz Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliğimiz 98,2 milyon dolar, Akdeniz Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliğimiz 91 milyon dolar, Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliğimiz ise 44,2 milyon dolarlık ihracata imza attı.” “İhracat haritamızdaki çift haneli büyümeler dikkat çekici” Ağustos 2026 döneminde de bölge ihracatının ülke bazında güçlü bir çeşitlilik sergilediğini belirten Hıradağı, özellikle Avrupa, Amerika ve Kuzey Afrika pazarlarında dikkat çekici artışlar yakalandığını söyledi. Ağustos ayında en fazla ihracatın 141,6 milyon dolarla Irak’a gerçekleştirildiğini kaydeden Hıradağı, ABD’ye 68,9 milyon dolar, İtalya’ya 59,1 milyon dolar, KKTC’ye 50,9 milyon dolar ve Malta’ya 49,6 milyon dolar ihracat yapıldığını ifade etti. Ağustos ayında geçen yılın aynı dönemine göre ihracat hacminde en güçlü ivmelenmenin yaşandığı ülkeleri değerlendiren Hıradağı, Malta, Birleşik Krallık, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Libya, ABD pazarlarının öne çıktığını vurguladı. Düşük baz etkisiyle Malta pazarında 5 haneli dikkat çekici bir sıçrama yaşandığını belirten Hıradağı, ağustos ihracatının bu ülkede 49,6 milyon dolara ulaştığını kaydetti. Birleşik Krallık'a yapılan ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 80 artışla 38,1 milyon dolara, KKTC'ye yönelik satışların yüzde 53 artışla 50,9 milyon dolara yükseldiğini belirten Hıradağı, Libya pazarının yüzde 51 artışla 30,1 milyon dolara, Amerika Birleşik Devletleri'nin ise yüzde 47 artışla 68,9 milyon dolara ulaştığını ifade etti. Hıradağı, Polonya, Ukrayna, Fransa, Mısır, Gürcistan, Rusya ve Fas pazarlarında da çift haneli artışlara imza attıklarını aktardı. Ocak-Ağustos 2026 döneminde AKİB’in toplam ihracatının yüzde 15 artışla 12,43 milyar dolara ulaştığını belirten Hıradağı, yıllıklandırılmış ihracatın ise 18,39 milyar dolar seviyesine yükseldiğini ifade etti. Hıradağı, yılın son çeyreğinde küresel pazarlardaki etkinliklerini daha da artırarak ihracatta sürdürülebilir büyümeyi güçlendirmeyi hedeflediklerini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.