Hava Durumu

#Hesap Verebilirlik

Kırsal Haber - Hesap Verebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hesap Verebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özer Matlı: "BTSO'da İlk İşimiz Bağımsız Denetim Olacak" Haber

Özer Matlı: "BTSO'da İlk İşimiz Bağımsız Denetim Olacak"

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, NİLTİMDER, Bursa Yeminli Mali Müşavirler Odası ve Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasını ziyaret etti. Bursa iş dünyasının beklentilerini dinleyen Matlı, göreve gelir gelmez BTSO’nun bütçesini, proje harcamalarını, satın alma süreçlerini ve iştiraklerin bağımsız denetime açacaklarını açıkladı. BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, saha çalışmaları kapsamında Nilüfer Ticaret Merkezi İş İnsanları Derneği, Bursa Yeminli Mali Müşavirler Odası ve Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasının yönetim kurulu üyeleri ile bir araya geldi. İlk olarak NİLTİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Zeydanlı ve yönetim kurulu üyeleriyle görüşen Matlı, ardından bölgedeki firmaları ziyaret etti. Programın devamında Bursa Yeminli Mali Müşavirler Odası (YMM) Başkanı İhsan Akar ve Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (SMMM) Başkanı Hüseyin Halil ile oda yönetimleri ve meslek mensuplarıyla görüşmeler gerçekleştirildi. “Üyemizi yalnızca aidat ödeyen biri olarak görmeyeceğiz. Aidatları düşüreceğiz.” NİLTİMDER ziyaretinde işletmelerin erişim ve yeni müşterilere ulaşma konusunda yaşadığı sorunları dinleyen Matlı, BTSO’nun üyeye doğrudan ekonomik değer üretmesi gerektiğini söyledi. Üyeye Değer Paketi kapsamında faaliyet belgesinin ücretsiz olacağını, aidatını ödemiş üyelerin yılda beş temel belgeyi ücretsiz alacağını ve aidatların düşürüleceğini belirten Matlı, şu değerlendirmede bulundu: “Üyemizin ödediği aidat üzerinden yapamazsın diyorlar. Üyemizin ödediği aidatları düşüreceğiz. Bunun karşılığı 5174 sayılı kanunda var. TOBB’un belirlediği bir taban ve tavan var. Bu baremler arasında yıllık aidatı belirlemek odaların yetkisinde. İsrafı keser, öncelikleri doğru belirlerseniz doğru şeyleri yapabilirsiniz. Üyemizi yalnızca aidat ödeyen ve belge alan biri olarak göremeyiz. BTSO’nun büyüklüğü, üyenin günlük işine maliyet avantajı, finansman, yeni müşteri ve daha hızlı hizmet olarak yansımalıdır. Üyemiz ödediğinin kxsarşılığını doğrudan kendi işletmesinde görecek.” Matlı, NİLTİMDER üyelerine bu hafta içinde basınla paylaşılacak olan Bursa Ekonomisi Dönüşüm Planı bünyesinde bulunan Nefes Kredileri başta olmak üzere etkisi doğrudan küçük işletmelere dokunacak ve rahatlatacak Finansmana Erişim Merkezi, BTSO Birlikte Alım, Bursa İş Ağı, Bursa Ticaret Kampüsleri, ve BTSO Her Yerde projeleri hakkında da bilgi verdi. Ayrıca, yeni alanların dışında mevcut ticaret ve sanayi sitelerinde “yerinde iyileştirme” kapsamında temel altyapı geliştirmeleri, kreş gibi temel donatılar konusunda da çözüm geliştirdiklerini aktardı. “Şeffaflık bir vaat değil, yönetim standardı olacak” YMM ve SMMM odaları ziyaretlerinin ana gündemini ise BTSO’da mali şeffaflık, hesap verebilirlik ve bağımsız denetim oluşturdu. Göreve gelir gelmez BTSO’nun ve iştiraklerinin mevcut mali durumunun bağımsız denetime açılacağını açıklayan Matlı, şöyle konuştu: “BTSO’nun kaynağı 60 bin üyemize aittir. Üye, kaynağının nereye harcandığını, iştiraklerin nasıl yönetildiğini ve yapılan yatırımların hangi sonucu ürettiğini bilmelidir. Göreve gelir gelmez BTSO bütçesini, proje harcamalarını, satın alma süreçlerini, mali yükümlülüklerini ve iştiraklerin performansını yetkili bir bağımsız denetime tabii tutacağız. Burada hem YMM hem de SMMM odaları ile işbirliği içinde olacağız. Bağımsız denetimin yalnızca göreve başlarken yapılacak tek seferlik bir çalışma olmayacağını vurgulayan Matlı, denetimlerin düzenli olarak tekrarlanacağını ve sonuçların üyelerle paylaşılacağını söyledi. Meslek odaları sürece doğrudan katılacak Bağımsız denetim sürecinin Bursa YMM ve SMMM odalarının katkısıyla yürütüleceğini belirten Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “BTSO’nun şu anda web sitesini açın, bakın. “Mali Politikamız” başlığı altında yönetim kurulunun istediği durumlarda bağımsız denetimi çalıştırabileceği yazıyor. Bugüne kadar yapılmadı. Ama biz göreve geldiğimizde yapacağız. Denetim, yetkili ve bağımsız bir yapı tarafından gerçekleştirecek. Bununla birlikte YMM ve SMMM odalarımızın hatta tercih edeceği meslek mensupları; denetimin kapsamının belirlenmesine, sürecin izlenmesine ve sonuçların değerlendirilmesine katkı verecek. Bağımsız denetim sonuçlarını düzenli olarak üyelerimizin bilgisine sunacağız.” Denetim sonuçlarının Şeffaflık Portalı üzerinden yayınlanacağını ifade eden Matlı, BTSO bütçesinin, büyük proje harcamalarının ve iştirak performanslarının anlaşılır ve karşılaştırılabilir biçimde üyelerin erişimine açılacağını kaydetti. “Hiçbir meslek grubuyla rekabet etmeyeceğiz” YMM ve SMMM’lerin işletmeler ile kamu arasındaki mali sistemin en önemli taşıyıcılarından olduğunu söyleyen Matlı, hizmeti üyelerinin ayaklarına götüreceklerini ve BTSO’nun hiçbir meslek grubunun sunduğu hizmetlerin eş değerini kendi bünyesinde üretmeyeceğini vurguladı. “Meslek mensuplarımız sürekli değişen mevzuatın, işletmelerin mali sorunlarının ve kamu ile mükellef arasındaki iş yükünün önemli bölümünü taşıyor. BTSO, meslek mensuplarıyla rekabet eden değil, onların uzmanlığından yararlanan bir kurum olacak. Ücretsiz ilk mali değerlendirme ve danışmanlık hizmetlerini odalarımızın katkısı ve tercih edecekleri üyelerle birlikte yürüteceğiz.” Matlı ayrıca Ankara Masası, Bursa Ekonomik Gelişim Enstitüsü, Check Up 360° ve Bursa Dönüşüm Pusulası projelerinde YMM ve SMMM’lerin bilgi ve saha deneyiminden yararlanılacağını ifade etti. Kararlar üyelerle birlikte alınacak BTSO’da büyük yatırımların, sektörel önceliklerin ve üyeleri doğrudan ilgilendiren kararların dar bir çevrede alınmayacağını belirten Matlı, sözlerini şöyle tamamladı: “Şeffaflık yalnızca rakamları açıklamak, birlikte yönetim de yalnızca üyeyi dinlemek değildir. Üye kararın hazırlanmasına katılacak, bütçeyi ve uygulamayı izleyecek, ortaya çıkan sonucu görecek. Biz, 60 bin üyemizin söz sahibi olduğu, kaynağının hesabını verebilen ve gücünü doğrudan üyeye yansıtan bir BTSO için çalışıyoruz.” “KOBİ OSB, olmazsa olmaz ama şehrin farklı bölgelerinde olmalı” Matlı, Bursa SMMM Odası ziyaretinde KOBİ’lerin uygun üretim alanlarına erişiminin de öncelikli konulardan biri olduğunu belirterek, “KOBİ OSB Bursa için olmazsa olmaz. Ancak bu ihtiyacı tek bir bölgeye sıkıştıramayız. Bursa’nın batısında da doğusunda da KOBİ OSB olmalı.” dedi.

16 Belediye Avrupa Konseyi ELoGE Markasını Almaya Hak Kazandı Haber

16 Belediye Avrupa Konseyi ELoGE Markasını Almaya Hak Kazandı

Avrupa Konseyinin iyi yönetişim ilkelerini benimseyen yerel yönetimlere verdiği Avrupa Yönetişim Mükemmelliği Markası (ELoGE) 2025 yılı sonuçları açıklandı. Bu yıl 6 büyükşehir ve 10 ilçe belediyesi olmak üzere toplam 16 belediye, iyi yönetişim alanındaki kararlılıkları ve sürekli iyileştirme çabaları doğrultusunda Marka kullanım hakkını almaya hak kazandı. 2026 yılı sonuna kadar Marka kullanım hakkı elde eden belediyeler, Avrupa Konseyi tarafından yetkilendirilen Argüden Yönetişim Akademisi’nin koordinatörlüğünde; Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ev sahipliğinde, Avrupa Yerel Demokrasi Derneği (ALDA) ve Özyeğin Üniversitesi’nin katılımıyla oluşan Ulusal Platform’un belirlediği bağımsız jüri tarafından değerlendirildi. Avrupa Konseyi tarafından, iyi yönetişim kültürünü benimseyen ve geliştirmeyi taahhüt eden yerel yönetimlere verilen ELoGE, Avrupa Konseyi tarafından yetkilendirilen Argüden Yönetişim Akademisi koordinatörlüğünde ve TBB ev sahipliğinde gerçekleşen törenle sahiplerini buldu. Türkiye’den toplam 16 belediye, yönetişim kapasitelerini sistematik şekilde iyileştirme kararlılıklarıyla Marka kullanım hakkını almaya hak kazandı. Geçen yıl 13 belediye, yerel yönetimlerde iyi yönetişim kültürünün sembolü olarak kabul edilen Marka’yı kullanma hakkı kazanmıştı. Bu yıl ise gerçekleştirilen çalışmalar ve verilen taahhütler doğrultusunda Marka kullanım hakkı, 6 büyükşehir ve 10 ilçe belediyesi olmak üzere toplam 16 belediyeye verildi. 2026 yılı için Marka’yı kullanma hakkını; Adana, Ankara, Eskişehir, Gaziantep, Manisa ve Balıkesir Büyükşehir Belediyeleri ile Bağcılar, Bakırköy, Bornova, Etimesgut, Fatih, Odunpazarı, Sultanbeyli, Tepebaşı ve Kadıköy Belediyeleri elde etti. ELoGE başvuru süreci, Avrupa Konseyinin yetkilendirdiği Argüden Yönetişim Akademisinin koordinatörlüğünde; TBB ev sahipliğinde, ALDA ve Özyeğin Üniversitesinin katılımıyla oluşan Ulusal Platform tarafından yürütüldü. Başvurular, Avrupa Konseyinin belirlediği kriterler çerçevesinde, deneyimli bürokratlar, akademisyenler ve sivil toplum temsilcilerinden oluşan bağımsız bir jüri tarafından değerlendirildi. Törende açılış konuşmalarını; Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi Başkan Yardımcısı ve ELoGE Akreditasyon Platformu Başkanı Cecilia Dalman Eek, TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız ve Argüden Yönetişim Akademisi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Yılmaz Argüden gerçekleştirdi. Eek : “İyi yönetişim, demokratik toplumların sürdürülebilirliğinin temelidir” Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi Başkan Yardımcısı ve ELoGE Akreditasyon Platformu Başkanı Cecilia Dalman Eek, iyi yönetişimin, demokratik toplumların sürdürülebilirliğinin temeli olduğuna dikkati çekerek, “ELoGE, yerel yönetimlere şeffaflık, katılımcılık, hesap verebilirlik ve etik ilkelerini kurumsallaştırma yolculuklarında güçlü bir referans noktası sunuyor.” dedi. Türkiye’de kısa sürede katılımın arttığını belirten Eek, “bu artış yerel yönetimlerin demokratik yönetişim konusundaki kararlılığını ve iyi yönetişim kültürünün toplumsal düzeyde giderek daha fazla benimsendiğini gösteriyor. Türkiye’deki ilerlemeyi memnuniyetle takip ediyor ve bu kararlılığın toplumun genel refahına uzun vadeli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.” dedi. Yıldız: “İyi yönetişim bir sonuç değil, mükemmele uzanan bitmeyen bir yolculuktur” TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız konuşmasında, organizasyona ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Yıldız, ELoGE’nin yerel yönetimlerde iyi yönetişim farkındalığını artırmayı ve bu alandaki standartları yaygınlaştırmayı amaçladığını vurguladı. ELoGE’nin temelinde yer alan hukukun üstünlüğü, şeffaflık, hesap verebilirlik, kamu etiği ve demokratik katılım gibi 12 ilkenin, belediyeler için ortak bir yönetişim çerçevesi sunduğunu belirten Yıldız, bu yaklaşımın ulusal mevzuatla büyük ölçüde örtüştüğüne dikkati çekti. Kriz dönemlerinde sosyal hizmetlerden afet yönetimine kadar pek çok alanda yerel yönetimlerin rolünün daha da belirgin hale geldiğini ifade eden Yıldız, “Bu nedenle iyi yönetişim anlayışının öncelikle yerel düzeyde benimsenmesi büyük önem taşıyor.” dedi. ELoGE’nin belediyelere, karar alma süreçleri, vatandaş katılımı ve hesap verebilirlik gibi temel alanlarda kendilerini sorgulama imkanı sunduğunu aktardı. Yıldız, konuşmasının sonunda ELoGE sürecine başvurarak öz değerlendirme iradesi ortaya koyan tüm belediyelerin takdiri hak ettiğini belirtti. “Markayı alıp almadığına bakılmaksızın kendi yönetişim uygulamalarını sorgulama ve geliştirme kararlılığını gösteren tüm belediyelerimiz; bu sürecin asıl kazanımının farkında olduklarını ortaya koymuşlardır. Bu yolculuğa çıkan tüm belediyelerimizi kararlılıkları ve şeffaflıkları için tebrik ediyorum.” diyen Yıldız, sürece katkı sunan tüm paydaşlara ve Avrupa Konseyine teşekkür etti. Argüden: “ELoGE, ülkemizde güven kültürünün yerleşmesi açısından büyük önem taşıyor” Argüden Yönetişim Akademisi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Yılmaz Argüden, “ELoGE, yerel yönetimlere iyi yönetişim yolculuklarında çok boyutlu bir yol haritası sunuyor. Marka sürecine katılan yeni belediyelerimizin yanı sıra, dört yıldır süreci sahiplenerek sürekli gelişim gösteren belediyelerin ortaya koyduğu ilerleme, ülkemizde güven kültürünün yerleşmesi açısından büyük önem taşıyor.” dedi. Argüden Yönetişim Akademisi olarak Avrupa Konseyi tarafından ELoGE’nin Türkiye uygulamasını yürütmekle yetkilendirilmiş olmaktan onur duyduklarını kaydeden Argüden, “bu ortak çabaya katkı sunan tüm paydaşlarımıza ve belediyelerimize teşekkür ediyoruz” diye konuştu. Konuşmaların devamında Avrupa Konseyi İyi Yönetişim Uzmanlık Merkezi Başkan Yardımcısı Niall Sheerin ve ELoGE Türkiye Koordinatörü Dr. İnan İzci Marka’nın kapsamı ve Türkiye uygulama sürecine ilişkin genel bilgilendirme sunumu yaptı. Belediyelere ELoGE Markası’nın takdim edilmesi ile devam eden program, TBB Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Şengül Altan Arslan’ın kapanış konuşmasıyla tamamlandı. Avrupa Yönetişim Mükemmelliği Markası (ELoGE) nedir? Avrupa Yönetişim Mükemmelliği Markası (ELoGE-European Label of Governance Excellence), iyi yönetişim ilkelerine uygun hareket eden ve bu anlayışı sürekli olarak geliştirmeyi taahhüt eden belediyelere verilen bir markadır. Avrupa Konseyi tarafından geliştirilen Marka, 12 iyi yönetişim ilkesine dayanarak, kamu kurumlarında iyi yönetişim kültürünü yaygınlaştırmayı, kalite standartları oluşturmayı ve yenilikçi uygulamaları teşvik ederek güçlendirmeyi amaçlar. 2024 yılında yenilenen ELoGE çerçevesi; 12 ilke, 36 hedef ve 72 gösterge ile farklı ülkelerde uygulanabilecek bir esneklik sunar. Bu göstergeler aracılığıyla her yıl iyi yönetişim ölçülmekte ve sürekli gelişim sağlanmaktadır. Kurumları iyi yönetişimde mükemmelliğe davet eden Marka, iç işleyişi sürekli iyileştirmenin önünü açıyor ve yerel yönetimlerde iyi yönetişim ilkelerinin hayata geçirilmesine katkı sağlıyor. Argüden Yönetişim Akademisi Argüden Yönetişim Akademisi kamu, sivil toplum, özel sektör ve uluslararası kurumlarda yönetişim kalitesini artırmaya adanmış bir vakıftır. Akademi, yaşam kalitesini geliştirmek ve sürdürülebilir bir gelecek oluşturma amacıyla çıktığı yolculukta yönetişim kalitesini geliştirerek kurumlara duyulan güveni artırmayı görev ediniyor. İyi yönetişim kültürünün gelişimi ve yayılımında “mükemmeliyet ve ilk başvuru” adresi olmak ülküsüyle; 7’den 77’ye her yaş grubuyla, özel sektör, sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları ve uluslararası organizasyonların liderleriyle bir araya geliyor. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Türkiye Belediyeler Birliği (TBB), 1945 yılında belediyecilik alanında faaliyet göstermek üzere kamu yararına bir dernek olarak kurulmuş ve belediyelerin hak ve menfaatlerini dernek çatısı altında korumaya yönelik olarak belediyecilikle ilgili faaliyetlerini 57 yıl dernek statüsünde sürdürmüştür. Türkiye’deki bütün belediyeleri tek çatı altında toplamak amacıyla Bakanlar Kurulunun 21 Ağustos 2002 tarih ve 2002/4559 sayılı kararıyla mahalli idare birliği statüsüne kavuşmuştur. 28.09.2005 tarihinde TBB Tüzüğü’nün İçişleri Bakanlığınca onaylanmasıyla TBB, ulusal ve uluslararası düzeyde belediyeleri temsil etme yetkisine sahip ve bütün belediyelerin doğal üyesi olduğu tek mahalli idare birliği özelliğine kavuşmuştur. Avrupa Yerel Demokrasi Derneği (ALDA) Avrupa Yerel Demokrasi Derneği, 1999 yılında Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi'nin girişimiyle kurulan üyelik tabanlı bir kuruluştur. ALDA, yerel düzeyde iyi yönetişimin ve vatandaş katılımının teşviki üzerinde çalışmakta olup, Avrupa Birliği ve Çevresinde yerel yönetimler ile sivil toplum arasındaki iş birliğini kolaylaştıran faaliyetlere odaklanmaktadır. Özyeğin Üniversitesi 2007 yılında Hüsnü M. Özyeğin Vakfı tarafından kurulan Özyeğin Üniversitesi, global etki, öğrenci gelişimi ve akademik mükemmeliyet odaklı girişimci bir araştırma üniversitesidir. Üniversite 7 fakülte ve 3 enstitüde 23 lisans, 36 yüksek lisans ve 10 doktora programı sunmaktadır. Özyeğin Üniversitesi, iddialı lisansüstü programları ve yenilikçi, disiplinler arası iş birliklerini teşvik eden dinamik akademik topluluğunun etkisiyle hızla büyüyen araştırma çıktılarıyla araştırma yetkinliklerini geliştirmeyi amaçlamaktadır. Uluslararası alanda tanınan Özyeğin Üniversitesi, “THE Genç Üniversiteler Sıralaması”nda son 20 yıl içinde kurulmuş vakıf ve özel üniversiteler arasında ikinci sırada yer almaktadır. Özyeğin Üniversitesi “THE Etki Sıralamaları”nda Türkiye’nin vakıf üniversiteleri arasında 6 yıl 1. sırada yer almıştır; 2025 sıralamasında ise ilk 3'tedir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.