Hava Durumu

#Hukuk Devleti

Kırsal Haber - Hukuk Devleti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuk Devleti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Toplu Taşımada Kullanılan Akaryakıta Uygulanan KDV Düşürülmeli Haber

Toplu Taşımada Kullanılan Akaryakıta Uygulanan KDV Düşürülmeli

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Mart Ayı Olağan Encümen Toplantısı, Birlik Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer başkanlığında Ankara’da gerçekleştirildi. Toplantının ardından yapılan yazılı açıklamada; halkın oyuyla seçilmiş belediye başkanlarının yaşadıkları hukuki süreçlere dikkat çekilerek demokrasi vurgusu yapıldı. Açıklamada ayrıca, belediyelerin genel bütçe vergi gelirlerinden aldıkları paylar üzerinden yapılan kamu alacağı kesintilerinin geçici olarak durdurulması ile toplu taşıma hizmetlerinde kullanılan akaryakıta uygulanan Katma Değer Vergisi oranının düşürülmesine yönelik taleplerde bulunuldu. Özellikle muhalif partilere mensup belediye başkanlarının tutuklu yargılanmalarının hukuk devleti ilkesine zarar verdiği ifade edilen açıklamada, merkezi yönetim tarafından yerel yönetim mevzuatında değişiklik yapılmasına yönelik yürütülen hazırlık çalışmalarına, Türkiye Belediyeler Birliğinin de dahil edilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Açıklamanın tamamında şu ifadelere yer verildi: “Türkiye Belediyeler Birliği Mart Ayı Olağan Encümen Toplantısı, Birlik Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Vahap Seçer başkanlığında gerçekleştirilmiştir. Yerel demokrasinin işleyişi, hukuk devleti ilkesi ve yerel yönetimlerin kurumsal yapısı çerçevesinde güncel gelişmelerin ele alındığı toplantıda; yerel yönetim mevzuatında yapılması planlanan düzenlemeler ile belediyelerin karşı karşıya kaldıkları maliyet baskıları değerlendirilmiş ve çözüm önerileri geliştirilmiştir. Toplantıda aşağıdaki hususlarda görüş birliğine varılmıştır: Türkiye Belediyeler Birliğinin, yerel yönetimlerin kurumsal temsilini ve demokratik işleyişini koruma sorumluluğu bulunmaktadır. Halkın oyuyla seçilmiş belediye başkanları, uzun süredir kaygı verici bir hukuki süreç yaşamaktadırlar. Bu hukuki sürece doğal hakim ilkesini yok eden bir yöntem olan görev yaptıkları il ve ilçede yürütülen işlemler hakkında başka illerdeki savcılıklar tarafından soruşturulmaları da dahil edilmiştir. Ne yazık ki bu soruşturmaların hemen hemen tamamı tutuksuz yargılanma ilkesi göz ardı edilerek tutuklanmayla sonuçlanmaktadır. Tüm bu yaşananlar, demokratik meşruiyetin temelini oluşturan seçmen/seçilmişlik iradesi, hukukun üstünlüğü, masumiyet karinesi ve yerel yönetimlerin anayasal güvenceleri bakımından özenle değerlendirilmesi gereken bir durumdur. Belirtmeliyiz ki derin kaygılarımıza neden olan bu uygulamalar hukuk devleti ilkesini de aşındırmaktadır. Ülkemizin tanık olduğu bu uygulamaların özellikle muhalefet partilerine mensup belediye başkanlarına yönelik olması da dikkat çekicidir. Mahallî idarelerin; mahallî müşterek ihtiyaçların karşılanması amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişilikleri olduğu açıktır. Bu çerçevede, yerel yönetimleri doğrudan ilgilendiren mevzuat düzenlemelerinde yerinden yönetim ilkesinin güçlendirilmesi ve katılımcı idare anlayışının hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. Merkezi yönetim tarafından yerel yönetim mevzuatında değişiklik yapılmasına yönelik yürütüldüğü anlaşılan hazırlık çalışmalarının; belediyelerin görev, yetki ve sorumluluk alanları ile mali yapıları ve hizmet sunum kapasiteleri üzerinde etkili olabilecek sonuçlar doğuracağı değerlendirilmektedir. Yerel yönetimleri doğrudan ilgilendiren ve gelecek kuşakları da etkileyecek düzenlemelerin hazırlanması sürecinde, tüm belediyeleri temsil eden Türkiye Belediyeler Birliğinin kurumsal görüş ve önerilerinin alınması; demokratik yönetişim ilkeleri, kamu hizmetlerinin etkinliği ve idarenin bütünlüğü açısından açık bir gerekliliktir. Belediyelerin sahada yaşadığı sorunlara ilişkin bilgi ve tecrübenin karar alma süreçlerine yansıtılması, kamu kaynaklarının daha etkin kullanılmasına ve vatandaş memnuniyetinin artırılmasına katkı sağlayacaktır. Toplantıda ayrıca; son dönemde küresel ölçekte artan enerji ve akaryakıt maliyetlerinin belediyelerin hizmet sunum kapasitesi üzerinde ciddi bir mali baskı oluşturduğu vurgulanmıştır. Bu durumun, toplu taşıma hizmetlerinden altyapı ve üstyapı yatırımlarına, çevre temizlik hizmetlerinden sosyal destek faaliyetlerine kadar pek çok alanda belediyelerin giderlerini önemli ölçüde artırdığı ifade edilmiştir. Hizmet maliyetlerindeki artışa rağmen genel bütçe vergi gelirlerinden belediyelere aktarılan payların aynı ölçüde artırılmaması ve belediyelerin öz gelir kaynaklarının mevcut ekonomik koşullara uygun şekilde güncellenmemesi, yerel yönetimlerin mali dengelerini zorlayan temel unsurlar arasında yer almaktadır. Belediye hizmetlerinde aksama yaşanmaması, yerel kamu hizmetlerinin sürekliliğinin sağlanması ve yerel yönetimlerin mali sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesi amacıyla aşağıdaki hususlarda adım atılması gerektiği değerlendirilmiştir: Belediyelerin genel bütçe vergi gelirlerinden aldıkları paylar üzerinden yapılan kamu alacağı kesintilerinin, önceki dönem uygulamalarında olduğu gibi Cumhurbaşkanı Kararı ile geçici olarak durdurulması, Toplu taşıma hizmetlerinde kullanılan akaryakıta ilişkin olarak Katma Değer Vergisi oranının düşürülmesine ve Özel Tüketim Vergisi bakımından istisna getirilmesine yönelik yasal düzenleme yapılması. Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur.” Encümen toplantısına, Birlik Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Ağrı Belediye Başkanı Hazal Aras, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Artvin Belediye Başkanı Bilgehan Erdem, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel ve Karaköprü Belediye Başkanı Nihat Çiftçi katıldı. Toplantıda TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız ile Genel Sekreter Yardımcıları Şengül Altan Arslan, Feridun Ulutaş ve Ulaş Altun da hazır bulundu.

Çeyrek Asırda Sanayi ve Tarım Ayağa Kalkardı, Siz Sattınız Haber

Çeyrek Asırda Sanayi ve Tarım Ayağa Kalkardı, Siz Sattınız

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülen Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne sert sözlerle karşı çıktı. Teklifin bir “teknik düzenleme” olarak sunulamayacağını vurgulayan Kış, düzenlemenin AKP iktidarının doğaya bakışını açıkça ortaya koyduğunu belirterek, “Bu teklif, 24 yıllık iktidarın doğa üzerinden hazırladığı son satış kataloğudur” dedi. “Çeyrek asırda sanayi de tarım da ayağa kalkardı, siz sattınız” Genel Kurul konuşmasına AKP’nin 24 yıllık iktidarını hatırlatarak başlayan Kış, bu sürenin bir ülkenin sanayisini geliştirmeye, tarımını güçlendirmeye ve doğasını korumaya fazlasıyla yeterli olduğunu söyledi. Ancak AKP iktidarının bu zamanı kamunun elindeki değerleri elden çıkarmak için kullandığını ifade eden Kış, şunları söyledi: “‘Zarar ediyor’ denilerek önce şeker fabrikalarını sattınız. Ardından limanlar gitti, enerji santralleri gitti. Dün köprüleri ve otoyolları satmaya kalktınız. Yetmedi, şimdi de millî parklara göz diktiniz.” “Bu teklif bir koruma yasası değil, işletme yasasıdır” Kanun teklifinin içeriğine dikkat çeken Kış, düzenlemenin doğayı korumadığını, aksine millî parkları ticari faaliyetlerin konusu hâline getirdiğini belirtti. Millî parkların bilimsel değeri olan, ekolojik dengesi hassas, yapılaşmadan uzak tutulması gereken alanlar olduğunu vurgulayan Kış, teklifte yer alan düzenlemelere tepki gösterdi: “Millî park dediğiniz yerde yol var, enerji hattı var, petrol ve doğal gaz boru hattı var, atık su hattı var. Üstelik bunlar sadece zorunlu kamu yatırımları için değil. Gerçek kişiler ve özel şirketler için ayrıcalıklar tanınıyor. Bunun adı koruma değil, doğayı işletmeye açmaktır.” “Koruma planları ihale konusu hâline getiriliyor” Teklifte yer alan “planlar hazırlanır veya hazırlattırılır” ifadesine de dikkat çeken CHP’li Kış, bu düzenlemenin koruma planlarının kamu eliyle yapılması zorunluluğunu ortadan kaldırdığını söyledi. Koruma görevinin piyasa faaliyetlerine dönüştürüldüğünü belirten Kış, Anayasa’ya açık bir aykırılık olduğunu ifade etti: “Anayasa çok açık: ‘Devlet, tabiat varlıklarını korur.’ Siz ise ‘Gerekirse özel sektöre hazırlattırırız’ diyorsunuz. Bu, anayasal sorumluluktan kaçmaktır. Koruma görevini devretmektir.” “Kaçak yapı düzenlemesi hukuk devletini çökertir” Kanun teklifindeki en tehlikeli maddelerden birinin kaçak yapılarla ilgili düzenleme olduğunu vurgulayan Kış, mevcut yasada mahkeme kararıyla yıkılması gereken kaçak yapıların, yeni düzenlemeyle idarenin takdirine bırakıldığını söyledi. Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğüne fiilen yargı yetkisi verildiğini belirten Kış, şu ifadeleri kullandı: “Bu ne demek biliyor musunuz? ‘Kaçak yapı yap, yakalanırsan belki yıkmayız’ demektir. İşte hukuk devleti tam olarak böyle çöker. Kaçak yapı düzeni tam olarak böyle kurulur.” “Döner sermaye yetkisi Meclis’i devre dışı bırakma girişimidir” Teklifte Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğüne döner sermayeli işletme kurma yetkisi verilmesini de eleştiren Kış, denetimin yönetmeliklere bırakılmasının bilinçli bir tercih olduğunu söyledi. Kanunların Meclis denetimine tabi olduğunu, yönetmeliklerin ise tek imzayla değiştirilebildiğini hatırlatan Kış, “Bu Meclisi devre dışı bırakma alışkanlığınızı çok iyi biliyoruz” dedi. “AKP’nin doğa sicili ortada” AKP’nin doğa politikalarının sicilinin kabarık olduğunu vurgulayan Kış, Kaz Dağları, Akbelen, Atatürk Orman Çiftliği ve kıyı alanlarında yaşanan tahribatları hatırlattı. Zeytinliklerin maden sahalarına, meraların yapılaşmaya açıldığını belirten Kış, şimdi de millî parkların uzun süreli işletme haklarıyla özel sektöre devredilmek istendiğini söyledi: “Kırk dokuz yıllığına, yetmezse doksan dokuz yıllığına… Neredeyse mülkiyet hakkı veriyorsunuz.” “Bu topraklar milletindir, sizin değildir” Konuşmasının sonunda sert bir uyarıda bulunan Gülcan Kış, millî parkların, ormanların, suyun, toprağın ve havanın iktidarın tasarrufunda olmadığını vurguladı. “Bunlar milletindir, çocuklarımızındır, torunlarımızındır” diyen Kış, CHP’nin tutumunu net bir şekilde ortaya koydu: “Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak şunu söylüyoruz: Doğa bir gelir kalemi değildir. Millî park bir işletme değildir. Bu nedenle bu kanun teklifi geri çekilmelidir. Bu vebalin altına girmeyin, bu yanlıştan bugün dönün.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.