Hava Durumu

#İbrahim Yumaklı

Kırsal Haber - İbrahim Yumaklı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İbrahim Yumaklı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Yumaklı Erzurum'da Açıkladı: Aşı ve Kimliklendirme Ücreti Alınmayacak Haber

Bakan Yumaklı Erzurum'da Açıkladı: Aşı ve Kimliklendirme Ücreti Alınmayacak

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği'nin Erzurum'daki tesisinin açılışına katıldı. Bakan Yumaklı burada yaptığı konuşmada "Bu yıl hayvan ve sürü sağlığı desteği altında yeni bir destekleme kalemi oluşturduk. Bu destek kapsamında yetiştiricilerimizden artık aşı ve kimliklendirme ücreti almıyoruz. Üreticilerimize hayırlı olsun." dedi. Yumaklı, Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği'nin Erzurum'daki tesisinin açılışında yaptığı konuşmada, hayvancılığın stratejik bir sektör olduğunu söyledi. Bugünün 19 Eylül Gaziler Günü olduğunu hatırlatan Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, başta Cumhuriyet'in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere vatan için canını feda eden tüm şehitleri minnetle andı, hayatını kaybeden gazilere Allah'tan rahmet, hayatta olan gazilere sağlıklı ve uzun ömür diledi. Hayvancılığın bir ailenin geçimi, gençlerin kendi memleketlerinde gelecek kurması ve kadınların emeğinin berekete dönüşmesi anlamına geldiğini ifade eden Yumaklı, "Hepsinden önemlisi de bu ülkenin insanlarının sofrasına gelen lokmanın garantisidir." diye konuştu. HAYVANCILIĞA DESTEK 24 YILDA 654 MİLYAR LİRAYA ULAŞTI Bakan Yumaklı, Türkiye'nin hayvancılığı stratejik bir sektör olarak gördüğünü belirterek, son 24 yılda hayvancılıkla ilgili desteklerin 654 milyar liraya ulaştığını bildirdi. Bu desteklerin yalnızca hayvan sayısının ve üretimin artırılması için verilmediğini vurgulayan Yumaklı, "Bizim asıl meselemiz daha verimli, daha kaliteli, daha sürdürülebilir bir hayvancılık yapılmasını sağlamak. En önemlisi de daha uygun maliyetle ve daha güçlü bir işletme yöntemiyle emeğinin karşılığını almak." ifadelerini kullandı. Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, 2024 yılının şubat ayında Hayvancılık Yol Haritası'nı açıkladıklarını anımsatarak, yol haritasındaki uygulamaların geri dönüşlerini almaya başladıklarını söyledi. İlk kez 3 yıllık üretim planlaması ve destekleme modelini hayata geçirdiklerini aktaran Yumaklı, "Amacımız şu, yarın ne olacak endişesi olmasın. Üreticilerimiz önlerini görsünler ve karar verecekleri zamanda buna riayet etsinler. Gençlerimiz daha fazla destek alsın. Girişimci kadın kardeşlerim daha fazla destek alsın." dedi. Aile işletmelerinin ayakta kalmasının ve büyümesinin önemine dikkati çeken Yumaklı, üretim planlamasıyla işletmelerin gelecek nesillere devredilerek devam ettirilmesini hedeflediklerini bunun için de bu üretim planlamasını hayata geçirdiklerini dile getirdi. Hayvancılığın başarısının yalnızca hayvan sayısıyla ölçülemeyeceğini işaret eden Bakan Yumaklı, sağlıklı hayvan olmadan hayvancılığın yapılamayacağını vurguladı. Bu kapsamda ilk olarak Erzurum'da olmak üzere 5 veteriner yol kontrol noktası oluşturduklarını, bu sayıyı 8'e çıkaracaklarını bildiren Yumaklı, geçen yıl yaşanan şap hastalığıyla mücadelenin 4 ay içinde tamamlandığını söyledi. Bakan Yumaklı, şunları kaydetti: "Bu yıl hayvan ve sürü sağlığı desteği altında yeni bir destekleme kalemi oluşturduk. Bu destek kapsamında yetiştiricilerimizden artık aşı ve kimliklendirme ücreti almıyoruz. Üreticilerimize hayırlı olsun. Buradan bütün üreticilerimiz bunun için diğer desteklerden herhangi bir kesinti yapılmayacak. Ayrıca veteriner hekimler de herhangi bir şekilde ilave bir ücret talep etmeyecekler. Bütün bu rakam bunların hepsini topladığımızda yaklaşık 6 milyar liralık bir tutarı sadece bu iş için ayırmış olduk. Böylece üreticilerimizin üzerindeki bu iki kalemdeki yükü hafifletmeyi amaçlıyoruz." ERZURUM'A HAYVANCILIKTA POZİTİF AYRIMCILIK Erzurum'un büyükbaş hayvan varlığında Türkiye'de üçüncü sırada bulunduğunu belirten Yumaklı, şehrin yem bitkileri üretiminde de önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Erzurum'un geniş meralara sahip olması ve su probleminin bulunmamasının önemli avantajlar olduğunu ifade eden Bakan Yumaklı, ama şu anda olması gereken yerde bulunmadığını bildirdi. Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, hayvancılıkla ilgili üretim planlamasına dahil 16 il bulunduğunu belirterek, bu illerdeki yetiştiricilere pozitif ayrımcılık yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini bildirdi. Erzurum'da besi ve süt sığırcılığı yapan yetiştiricilere dört başlıkta ilave destek sağladıklarını aktaran Yumaklı, "Birincisi buzağıya yüzde 50 daha fazla destek veriyoruz. İkincisi Ziraat Bankası'nın vermiş olduğu tarımsal kredilere ek yüzde 20 daha fazla faiz indirimi sağlıyoruz. Üçüncüsü çiğ süte yüzde 40 daha fazla destek veriyoruz. Dördüncüsü de yem bitkilerine yüzde 50 daha fazla destek veriyoruz." diye konuştu. "KALİTELİ DAMIZLIK MATERYAL YAYGINLAŞACAK" Açılışı yapılan tesisin sürüsünü büyütmek isteyen üreticiler için önemli bir merkez olacağını ifade eden Yumaklı, burada kaliteli damızlık materyalin yaygınlaştırılacağını kaydetti. Tesiste çoğunluğu Angus, diğer bölümü Hereford olmak üzere yaklaşık 1500 hayvan bulunduğunu belirten Yumaklı, bu hayvanların "Kırsalda Bereket, Hayvancılığa Destek Projesi" kapsamında hak sahibi olacak yetiştiricilere dağıtılmasının planlandığını bildirdi. Hayvancılıkta kaliteli ve uygun maliyetli yemin de büyük önem taşıdığını vurgulayan Bakan Yumaklı, Erzurum'un bölgenin kaba yem ihtiyacını karşılayabilecek potansiyele sahip olduğunu kaydetti. Erzurum'daki sulama yatırımlarının da sürdüğünü belirten Yumaklı, Kuzgun-Daphane-Elmalı Tüneli'nin ihalesinin kasım ayında, Kuzgun-Daphane-Orta Bahçe Sulaması'nın aralık ayında, Narman Şehitler Barajı Sulaması ile Çipak Regülatör Sulaması'nın ihalelerinin ise mart ayında yapılacağını açıkladı. Yumaklı, "Ne zaman söylediysek ihalesini yapacağız, ne zaman bitireceğiz dediysek de bitireceğiz. İnşallah bugüne kadar söz verip yaptığımız gibi." dedi. TMO ARPA SATIŞINA BAŞLADI Toprak Mahsulleri Ofisi stoklarındaki arpanın satışına 17 Eylül itibarıyla başladıklarını bildiren Yumaklı, satışların ilk etapta büyükbaş ve küçükbaş besicileri, yetiştiriciler ve yem fabrikalarına yönelik olacağını söyledi. Bakan Yumaklı, 2028 yılına kadar Türkiye'de 2 milyon dekar mera alanını ıslah ederek üreticilerin hizmetine sunacaklarını da anlattı. Erzurum'un hayvancılık altyapısını geliştirmek amacıyla Aziziye ilçesinde 25 bin büyükbaş kapasiteli besi organize tarım bölgesi kurmak istediklerini belirten Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, projenin Erzurum'u hayvancılık ve kırmızı et üretiminde bölgesel merkez haline getirmesini hedeflediklerini ifade etti. Yumaklı, Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği tesisinin faaliyete geçmesiyle 9 bin ton kırmızı et üretimi ve 1500 kişilik istihdam sağlanacağını, ülke ekonomisine 3 milyar liralık katkı sunulacağını bildirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a desteklerinden dolayı teşekkür eden Bakan Yumaklı, tesisin hayvancılık sektörüne hayırlı olmasını diledi.

Bakan Yumaklı: "Gıda Arz Güvenliği Bir Milli Güvenlik Meselesidir" Haber

Bakan Yumaklı: "Gıda Arz Güvenliği Bir Milli Güvenlik Meselesidir"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, örtü altı üretimin tarım için önemli olduğuna işaret ederek, "Türkiye bu alanda dünyada dördüncü, Avrupa'da ise ikinci sırada. Hızla gelişen bu sektörü desteklemeye devam ediyoruz." dedi. Erzincan'daki programları kapsamında Valiliği ziyaret eden Yumaklı'yı, Vali Hamza Aydoğdu karşıladı. Yumaklı, Valilik Şeref Defteri'ni imzaladıktan sonra Aydoğdu'dan kentte yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi aldı. Valilik ziyaretinin ardından İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü toplantı salonunda düzenlenen "Sektör Temsilcileri ile Buluşma" toplantısına katılan Yumaklı, sektör temsilcilerinin sorularını yanıtladı. "GIDA ARZ GÜVENLİĞİ MESELESİ BİR MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR" Ardından Akyazı yerleşkesinde bulunan jeotermal serada incelemelerde bulunan Bakan Yumaklı, burada yaptığı konuşmada, "Gıda arz güvenliği meselesi bir milli güvenlik meselesidir. Özellikle bugünün konjonktüründe bütün ülkelerin, gıda arz güvenliğini garanti altına alma yolunda çok ciddi çalışmaları var." ifadelerini kullandı. Yumaklı, şöyle devam etti: "Elbette sadece bu başlıkta değil ancak bunu önceleyerek biz de tarımsal üretimimizi, bitkisel üretim, hayvansal üretim, su ürünleri ve diğer bütün başlıklarda geliştirmeye devam ediyoruz. Küresel iklim değişikliğinin getirmiş olduğu dezavantajları yaşadık, yaşıyoruz ve yaşamaya da devam edeceğiz. Dolayısıyla üretim biçimimizi, üretim metodumuzu ve ürün desenimizi buna göre düzenlemek ve değiştirmek durumundayız. Özellikle jeopolitik gelişmelerin, başta ürün transferleri ve navlunlar olmak üzere çok ciddi olumsuz etkilerinin olduğunu da söylemem gerekir. Ülkelerin, gıda milliyetçiliği anlayışıyla kendi gıda arz güvenliklerini garanti altına almak istemeleri, bizler için başka bir zorluk anlamına geliyor. Her ülke kendi kaynaklarına, avantajlarına ve dezavantajlarına göre bütün bunları değerlendiriyor. Bizler de aynı şekilde hareket ediyoruz." Türkiye'de tarım sektörünün yeniden şekillendiğini belirten Yumaklı, "Teknolojiyi kullanan, bilgi ve tecrübeyi geliştirerek yoluna devam eden, dünyadaki benzerlerinden veya eş değerlerinden hiçbir şekilde farklı olmayan, hatta birçok konuda o çizgiyi aşmış iyi bir üretim ekosistemi oluşmaya başlamış durumda." dedi. "ERZİNCAN'IN SERACILIK KONUSUNDA ÇOK CİDDİ BİR POTANSİYELİ VAR" Erzincan'ın mikroklima iklime sahip olması nedeniyle tarımsal üretime destek veren önemli illerden biri olduğunu belirten Bakan Yumaklı, şöyle konuştu: "Örtü altı üretimde potansiyeli yüksek. Bu belki çok bilinen bir husus değil ancak bunu çok net bir şekilde söyleyebilirim, özellikle seracılık konusunda Erzincan'ın çok ciddi bir potansiyeli var. Bizler de teşvikler, destekler, yatırımların ve üretimin planlanması konularındaki bütün değerlendirmelerimizi tamamen buna odaklamış durumdayız. Buradaki potansiyeli şöyle ifade edebilirim. Erzincan, tek başına Doğu Anadolu Bölgesi'nin sebze ihtiyacını karşılayabilir. Herhangi bir konuda hareket ederken ve planlama yaparken illerin kendi kaynaklarını, değerlerini ve avantajlarını kullanarak hareket ediyoruz." Bugün jeotermal enerji kullanan serada bulunduklarını aktaran Yumaklı, "Burası, örtü altı üretimle ilgili gelişen ekosistemimizin çok önemli ve belirgin bir örneği." dedi. Serada çalışanlarla da görüştüklerini anlatan Yumaklı, "Hakikaten çok basit olarak görünen işlemlerin bile artık çalışanlar tarafından çok ciddiye alınarak ve bilinçli bir şekilde yapıldığını söylemem gerekir." ifadelerini kullandı. Bakan Yumaklı, "Dolama dediğimiz işlemleri yapan veya filizleri alan çalışanlarımızın da bu işi bilinçli bir şekilde yaptığını gördük. Bunu, teknoloji kullanımının yanında bilgi birikiminin de ne kadar önemli olduğunu anlatmak için söylüyorum." diye konuştu. "ÖRTÜ ALTI ÜRETİMDE DÜNYADA DÖRDÜNCÜ, AVRUPA'DA İKİNCİ SIRADAYIZ" Örtü altı üretimin tarım için önemli olduğunu vurgulayan Yumaklı, "Türkiye bu alanda dünyada dördüncü, Avrupa'da ise ikinci sırada. Hızla gelişen bu sektörü desteklemeye devam ediyoruz." dedi. Yumaklı, teknoloji kullanımı ve bilgi birikiminin sektördeki gelişime katkı sağladığını belirterek, "Teknoloji kullanımı, bilgi birikimi ve sektörün Bakanlık politikalarıyla uyumlu bir şekilde üretimine devam etmesi bize bu başarıyı getirdi. İnşallah daha yukarılara da hızlı bir şekilde tırmanacağız." ifadelerini kullandı. Son 24 yıldaki örtü altı sera alanı artışının yüzde 44 olduğunu aktaran Yumaklı, "Türkiye'de 789 bin dekarlık örtü altı üretim alanına sahibiz. Bu alanların yüzde 92'sinde sebze, yüzde 7'sinde meyve, yüzde 1'inde ise süs bitkileri üretiliyor." diye konuştu. SERALARDA YILDA 8,3 MİLYON TON SEBZE VE 1 MİLYON TON MEYVE ÜRETİLİYOR Özellikle süs bitkilerine dikkati çeken Bakan Yumaklı, bu alanın son dönemde hızlı bir şekilde geliştiğini ve gelişmeye devam ettiğini kaydetti. Seralarda yılda 8,3 milyon ton sebze ve 1 milyon ton meyve üretildiğini aktaran Yumaklı, "Buradaki üretimin, özellikle topraklı üretimden çok daha avantajlı olması nedeniyle artarak devam ettiğini söylemek istiyorum. İçerisinde bulunduğumuz sera 30 dekar. Ancak bu alandan alınan üretim miktarı, 90 dönümlük topraklı üretime eş değer. Aradaki farkı anlatmak için bu örneği vermek istiyorum." ifadelerini kullandı. "LÜTFEN SİSTEMİMİZE KAYDOLSUNLAR" Kapalı Ortamda Bitkisel Üretim Kayıt Sistemi'nin bu üretim sezonunda hayata geçirildiğini belirten Bakan Yumaklı, sistemle ilgili şu bilgileri verdi: "Burada neyi amaçlıyoruz? Kapalı ortamda üretim yapan ve farklı sebeplerle tarımsal desteklerden yararlanamayan üreticilerimizin, üretimlerini daha gelişmiş bir şekilde yapabilmeleri, desteklerimizden, teşviklerimizden ve yönlendirmelerimizden faydalanabilmeleri için bu üreticilerimizi kayıt altına aldık. Kayıtları bu yıl almaya devam edeceğiz. Bakanlığımıza destek başvurusu yapan bütün örtü altı üreticileri desteklerden faydalanacak. Buradan, herhangi bir şekilde kayıt altına girmemiş bütün üreticilerimize de çağrıda bulunmak istiyorum. Lütfen sistemimize kaydolsunlar. Kaydedemediğiniz, analiz edemediğiniz veya ölçemediğiniz herhangi bir şeyi yönetemezsiniz. Buradaki amacımız tamamen sektörün gelişmesine yöneliktir."

Türkiye’nin Kuru Meyve İhracatında Lider Almanya Haber

Türkiye’nin Kuru Meyve İhracatında Lider Almanya

Türk kuru meyve sektörü 2 milyar dolar ihracat hedefiyle girdiği 2026/2027 sezonunda ihracat hedeflerine ulaşmak için uluslararası iş birliklerine yeni bir halka ekledi. Türkiye’nin kuru meyve ihracatını domine eden Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Türkiye’nin kuru meyve ihracatında lider konumda olan Almanya Federal Tarım, Gıda ve Yurt Bakanı Alois Rainer’e Türk kuru meyve sektörünün potansiyelini aktardı. Ankara’da Almanya Federal Cumhuriyeti’nin Türkiye Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg’un ev sahipliğinde Almanya Federal Tarım, Gıda ve Yurt Bakanı Alois Rainer’in Türkiye ziyareti vesilesiyle düzenlenen resepsiyonda Bakan Rainer’e, ülkemizin kuru meyve ihracatında özel bir yere sahip olan Türk kuru incirini takdim etme imkânı bulduklarını aktaran Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, Almanya Federal Tarım, Gıda ve Yurt Bakanı Alois Rainer’e Almanya ile Türk kuru meyve sektörü arasındaki köklü ticari ilişkilerin önemini ve iş birliğimizin geliştirilmesine verdikleri önemi aktardıklarını dile getirdi. Türkiye’nin 2025 yılında gerçekleştirdiği 1 milyar 742 milyon dolarlık kuru meyve ihracatından Almanya’nın 221 milyon dolar pay aldığını paylaşan Gabay, “Almanya ihracatımızda lider konumda. Toplam ihracatımızdan yüzde 13 pay alıyor. Almanya, Türk kuru meyve sektörü açısından öncelikli pazarlarımızdan ve en değerli ticaret ortaklarımızdan birisi. Tarım sektöründe Türkiye ile Almanya arasında 5 milyar dolarlık karşılıklı ticaret hacmi hedefleniyor. Bu hedefe ulaşmak için Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı’yla Almanya Federal Tarım, Gıda ve Yurt Bakanı Alois Rainer “Ortak Niyet Beyanı”na imza attılar. Kuru meyve sektörü olarak bu ticaret hacminden azami pay almayı amaçlıyoruz. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği olarak, ülkelerimiz arasındaki ticari ilişkilerin kalite, gıda güvenliği, sürdürülebilirlik ve karşılıklı güven temelinde güçlenerek devam etmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı. Kuru meyve sektöründe uluslararası pazarlardaki güçlü konumlarını korumak ve geliştirmek için mevcut ticari bağların derinleştirilmesi için çabalarının devam edeceğinin altını çizen Gabay, diğer yandan da yeni iş birliği imkânlarının oluşturulması yönündeki temaslarına kararlılıkla devam edecekleri mesajını verdi. Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği Başkanı Prof. Dr. Uygun Aksoy ve Ege İhracatçı Birlikleri Şube Müdürü Ece Tırkaz, Almanya Federal Tarım, Gıda ve Yurt Bakanı Alois Rainer’e Türk kuru inciri takdim ettiler.

Türkiye İle Almanya Arasında Tarım ve Gıda İşbirliği Haber

Türkiye İle Almanya Arasında Tarım ve Gıda İşbirliği

Türkiye ile Almanya, tarım ve gıda sektörlerindeki ticari ilişkileri geliştirmek amacıyla Ortak Niyet Beyanı imzaladı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, iki ülkesinin tarımsal ticaret hacminin yakın gelecekte 5 milyar dolar seviyesine ulaşabileceğini belirtti. “Tarım ve Gıda Sektörü Alanlarında İkili İşbirliğinin Derinleştirilmesi ve Ortak Ticari İlişkilerinin Geliştirilmesine İlişkin Ortak Niyet Beyanı”, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nde düzenlenen törenle imzalandı. Törene Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Almanya Federal Tarım, Gıda ve Yurt Bakanı Alois Rainer katıldı. Tarımsal ticarette 5 milyar dolar hedefi Törende konuşan Yumaklı, Almanya'nın Türkiye'nin önemli ekonomik ve ticari ortaklarından biri olduğunu belirterek, mevcut ilişkilerin tarım ve gıda alanındaki potansiyele uygun biçimde geliştirilmesini istediklerini söyledi. 2025 yılı verilerine göre Türkiye'nin Almanya'ya tarımsal ürün ihracatı yaklaşık 2,2 milyar dolar olurken, Almanya'dan yapılan ithalat yaklaşık 753 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. İki ülkenin ekonomik büyüklüğü ve sektörel kapasitesinin daha yüksek bir ticaret hacmine imkan verdiğini belirten Yumaklı, yakın gelecekte 5 milyar dolarlık seviyenin ulaşılabilir bir hedef olduğunu ifade etti. Bakan Yumaklı, bu hedef doğrultusunda teknik sorunların çözülmesi, şirketler arasında yeni ticari bağlantıların kurulması ve yatırım olanaklarının artırılması için çalışmaların sürdürüleceğini kaydetti. Yeni ticaret ve yatırım fırsatları oluşturulacak Ortak Niyet Beyanı ile mevcut Tarım Alanında Mutabakat Zaptı'nın kapsamının ileriye taşınması ve ekonomik sonuçlarının artırılması amaçlanıyor. Yumaklı, sürecin yalnızca kamu kurumları arasındaki temaslarla sınırlı kalmayacağını, üretici, ihracatçı ve özel sektör açısından somut sonuçlar ortaya çıkarmasının hedeflendiğini dile getirdi. Türk ve Alman şirketleri arasında yeni ticaret ve yatırım fırsatlarının oluşturulması, teknoloji transferinin artırılması ve ortak üretim modellerinin geliştirilmesi de öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Tarım teknolojileri ve dijitalleşme öne çıkıyor Tarım teknolojileri, gıda sanayisi, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim ve tarımsal AR-GE, iki ülkenin ortak çalışma potansiyelinin yüksek olduğu alanlar arasında gösteriliyor. Almanya Federal Tarım, Gıda ve Yurt Bakanı Alois Rainer'in Türkiye ziyaretinin özel sektör ayağına da dikkat çeken Yumaklı, Rainer'in Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nde iş dünyasının temsilcileriyle görüşeceğini aktardı. Rainer'in programında ayrıca tarım teknolojileri ve gıda sektöründe faaliyet gösteren şirketlere yönelik ziyaretler bulunuyor. Bu temaslarda Türkiye'nin üretim altyapısı, teknoloji kapasitesi ve girişimcilik ekosisteminin tanıtılması hedefleniyor. Tarım Yürütme Komitesi yeniden aktif hale getirilecek Türkiye-Almanya Tarım Yürütme Komitesinin yeniden aktif hale getirilmesi de önümüzdeki dönemin öncelikleri arasında bulunuyor. Teknik ekiplerin düzenli toplantılar gerçekleştirmesi ve belirlenen hedeflerin takibini yapması planlanıyor. Bakan Yumaklı, atılan adımların tarım ve gıda sektörlerindeki ilişkileri hızlandıracağını ve özel şirketler arasında yeni ortaklıkların kurulmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Almanya Federal Tarım, Gıda ve Yurt Bakanı Alois Rainer de Türkiye ile Almanya arasındaki tarım ve gıda ilişkilerini daha ileri bir noktaya taşımak istediklerini belirtti.

İçme Sütlerinde Yeni Dönem Haber

İçme Sütlerinde Yeni Dönem

Tarım ve Orman Bakanlığı, Türk Gıda Kodeksi İçme Sütleri Tebliği'nde önemli değişiklikler yaptı. Yeni düzenlemeyle içme sütlerinde kullanılabilecek şeker ve aroma vericilere sınır getirilirken, sütlerin yağlılık sınıflandırması da yeniden düzenlendi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, gıda güvenilirliğinin sağlanması, tüketicilerin yanıltılmasının önlenmesi ve gıda işletmeleri arasında haksız rekabetin engellenmesi amacıyla Türk Gıda Kodeksi İçme Sütleri Tebliği'nde değişiklik yapıldığını açıkladı. Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenlemeyle içme sütlerinin üretimi, bileşimi ve etiketlenmesine ilişkin çeşitli kurallar yeniden belirlendi. İçme sütlerinde yağlılık sınıflandırması değişti Yeni düzenlemeyle içme sütlerinde kullanılan yağlılık sınıflandırması yeniden düzenlendi. Daha önce tam yağlı, yarım yağlı ve yağsız sınıflandırmalarının yanı sıra ara yağ oranlarına sahip ürünler etikette farklı ifadelerle piyasaya sunulabiliyordu. Yeni düzenlemeyle içme sütleri tam yağlı, yağlı, yarım yağlı ve yağsız olmak üzere dört sınıfa ayrıldı. Bu sınıflandırma dışında içme sütlerinde farklı bir yağlılık sınıflandırması yapılmasına izin verilmeyecek. İçme sütlerinde şeker oranına sınır Düzenlemenin dikkat çeken başlıklarından biri de içme sütlerine ilave edilebilecek şeker miktarı oldu. Buna göre içme sütlerine ilave edilebilecek şeker miktarı kütlece en fazla yüzde 5, ürünün toplam şeker oranı ise yüzde 9,5 olacak. İlave şeker kullanımında da sınırlamaya gidildi. İçme sütlerine eklenebilecek şeker, Türk Gıda Kodeksi Şeker Tebliği'nde tanımlanan yarı beyaz şeker, beyaz şeker ve ekstra beyaz şeker ile sınırlandırıldı. Sakkaroz dışında glukoz ve fruktoz şurubu gibi şeker türevlerinin içme sütlerine eklenmesi engellendi. Aromalarda yalnızca doğal aroma vericiler kullanılacak Yeni düzenlemeyle içme sütlerinde aroma verici madde kullanımına da sınır getirildi. Buna göre içme sütlerinde aroma verici madde olarak yalnızca doğal aroma vericiler kullanılabilecek. Çeşnili içme sütlerinde kullanılacak toplam çeşni oranına ise ilk kez alt sınır getirildi. Toplam çeşni oranının kütlece en az yüzde 1 olması gerekecek. “Doğal” ifadesinin kullanımına yeni kurallar Tebliğle birlikte içme sütlerinde “doğal” ifadesinin kullanımına da yeni kriterler getirildi. Buna göre “doğal” ifadesi yalnızca tam yağlı ve yağlı içme sütlerinde kullanılabilecek. Bu ifadenin kullanılacağı içme sütlerinde katkı maddesi, çeşni maddesi, aroma verici veya benzeri herhangi bir ilave bileşen bulunamayacak. Laktozsuz veya laktozu azaltılmış içme sütlerinde ise “doğal” ifadesinin kullanımına izin verilmeyecek. “Süt bazlı içecek” tanımı kaldırıldı Yeni düzenlemeyle Türk Gıda Kodeksi İçme Sütleri Tebliği'nde yer alan “süt bazlı içecek” tanımı da kaldırıldı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, piyasada süt bazlı içecek olarak tanımlanan ürün bulunmadığını, süt içeren ürünlerin çeşnili veya aromalı içme sütü ya da süt içeren içecek olarak tanımlandığını belirtti. Bu nedenle söz konusu tanımın Tebliğden çıkarıldığı bildirildi. İşletmelere uyum için süre verildi Tebliğin yayımlanmasından önce faaliyet gösteren gıda işletmeleri, yeni düzenlemelere 31 Mart 2027 tarihine kadar uyum sağlayacak. Düzenlemeyle birlikte içme sütlerinin bileşimi, yağ oranı, şeker ve aroma kullanımı ile etiket bilgilerinin tüketici açısından daha açık ve anlaşılır hale getirilmesi hedefleniyor.

Et Ürünlerinde Yeni Dönem Haber

Et Ürünlerinde Yeni Dönem

Tarım ve Orman Bakanlığı, güvenilir gıda arzını güçlendirmek amacıyla Türk Gıda Kodeksi kapsamında et ürünlerine yönelik yeni ve sıkı standartlar getirdi. Bakan İbrahim Yumaklı'nın duyurduğu yeni düzenlemeler, et, hazırlanmış et karışımları ve et ürünleri tebliği doğrultusunda tüketicilerin sağlığını korumayı ve gıdada şeffaflığı artırmayı hedefliyor. Et Ürünleri ve Hazırlık Süreçlerinde Getirilen Başlıca Yenilikler Resmi verilere göre et ve et ürünleri sektöründe tüketicileri doğrudan ilgilendiren kritik değişiklikler hayata geçirildi: Protein ve Yağ Kaynağı Kısıtlaması: Et ürünlerine süt, yumurta ve yoğurt haricinde protein ve azot kaynağı olabilecek diğer bileşenlerin eklenmesi engellendi. Geleneksel Ürünlerde Katkı Yasakları: Sucuk, pastırma ve kavurma gibi geleneksel ürünlerde tütsüleme işlemi ile fıstık ve peynir gibi çeşni maddelerinin kullanımı yasaklandı. Burger Ürünlerine Yeni Kriter: Burger ürününün tanımı ve kriterleri belirlenerek köfte kriterlerine uygun şekilde üretilmesi sağlandı. Döner Çeşitlerinde Etiket Zorunluluğu: Döner adının etikette üretim şekline bağlı olarak "yaprak döner", "yaprak-kıyma döner" ve "kıyma döner" şeklinde belirtilmesi zorunlu hale getirildi. Kanatlı Eti Dönerinde Yağ Oranı Düşürüldü: Hazırlanmış kanatlı eti karışımları ile kanatlı eti dönerinin yağ oranı %20'den %15'e indirildi. Dolgu Maddelerine Sınırlama: Nişasta ve soya gibi dolgu maddelerinin ürün ağırlığını artırmak amacıyla kullanılması önlenmek için sıkı kısıtlamalar getirildi. Güvenilir Gıda İçin Kararlı Adımlar Tarım ve Orman Bakanlığı'nın yayımladığı bu yeni tebliğler, gıda güvenilirliğini en üst seviyeye taşımayı ve tüketicinin haklarını korumayı amaçlıyor. Sektör paydaşlarının bu yeni standartlara uyum sağlaması beklenirken, denetimlerin kararlılıkla süreceği vurgulanıyor.

Defne Yaprağının Çin’e İhracatının Yolu Açıldı Haber

Defne Yaprağının Çin’e İhracatının Yolu Açıldı

Türkiye’nin ihracatta dünya lideri olduğu ürünler arasında yer alan defne yaprağında Çin Halk Cumhuriyeti ile Türkiye arasında imzalanan protokolle Çin’e defne yaprağı ihracatının önü açıldı. Defne yaprağı ihracatında Türkiye ile Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki anlaşma defne ihracatçılarınca coşkuyla karşılandı. Türkiye’den Çin’e defne yaprağı ihracatının 2022 yılında 15 milyon dolarla zirve yaptığını ve Çin’in defne yaprağı ihracatında açık ara birinci ülke olduğunu belirten Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, 2025 yılında Çin’e defne yaprağı ihracatının durduğunu dile getirdi. Defne ihracatından 2024 yılında 61 milyon dolar, 2025 yılında 51 milyon dolar döviz getirisi elde edildiği bilgisini veren Gürle, “Defne yaprağı ihracatı katma değerli bir ihracat. Çin’e ihracatın tekrar başlamasıyla 2024 yılındaki 61 milyon dolar seviyesine geri döneceğimizi hatta orta vadede 75 milyon dolara ulaşacağımıza inanıyoruz” şeklinde konuştu. Ege Bölgesi’nin Türkiye’nin defne yaprağı ihracatının yüzde 64’ünü tek başına gerçekleştirdiğine işaret eden EMKOÜİB Başkanı Ali Fuat Gürle, Türkiye’den Çin’e defne yaprağı ihracatının tekrar başlamasına olanak sağlayacak anlaşmanın hayata geçmesindeki çabalarından dolayı Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya sektör adına teşekkürlerini iletti. Türkiye, 2026 yılının ocak – ağustos döneminde 78 ülkeye 35,5 milyon dolarlık defne yaprağı ihraç ederken en çok ihracat yapılan ülkeler sıralamasında 6,8 milyon dolarla Tayvan yer aldı. Amerika Birleşik Devletleri 3,4 milyon dolarlık defne yaprağı talep ederken, üçüncü sıraya 3,2 milyon dolarla Polonya adını yazdırdı.

Kırsal Kalkınma Projelerine 12,5 Milyar Lira Hibe Desteği Haber

Kırsal Kalkınma Projelerine 12,5 Milyar Lira Hibe Desteği

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 Yılı Kırsal Kalkınma Yatırım Programı (KKYP) kapsamında toplam 12,5 milyar liralık hibe desteği sağlanacağını açıkladı. Desteklerden aile işletmeleri, kadın ve genç girişimciler ile tarımsal sulamada verimliliği artıracak projeler yararlanacak. 3 bin 180 projeye 11,3 milyar lira hibe Bakan Yumaklı'nın verdiği bilgilere göre, Kırsal Kalkınma Yatırım Programı kapsamında 3 bin 180 projeye toplam 11,3 milyar lira hibe desteği sağlanacak. Bu desteklerle kırsal bölgelerde toplam 19,5 milyar liralık yatırımın hayata geçirilmesi hedefleniyor. Programda en yüksek pay aile işletmelerine ayrıldı. 2 bin 164 proje ile aile işletmeleri desteklerden en fazla yararlanacak grup olurken, bu projelerin 1751'inin kadın ve genç girişimcilere ait olduğu belirtildi. KKYP bütçesinin yüzde 77'si aile işletmelerine Aile işletmelerine yönelik projelerin toplam KKYP bütçesindeki payı yüzde 77 olarak gerçekleşti. Böylece kırsal ekonominin temel unsurlarından olan küçük ve aile işletmelerinin üretim kapasitesinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Kadın ve genç girişimcilerin projelerdeki ağırlığı ise kırsal kalkınma desteklerinin girişimciliği ve yeni nesil üretimi destekleme yönünü ortaya koydu. Tarımsal sulamada verimlilik ön planda Kırsal kalkınma desteklerinin yanı sıra tarımsal sulamada su kullanım verimliliğini artırmaya yönelik projeler de desteklenecek. Tasarruflu Tarımsal Sulama Sistemleri Başvuruları kapsamında 2 bin 47 projeye toplam 1,2 milyar lira hibe desteği sağlanacak. Bakan Yumaklı, bu desteklerle tarımsal su kullanımında verimliliğin merkeze alınacağını belirtti. Sulama yatırımlarının yaygınlaştırılmasıyla hem su kaynaklarının daha etkin kullanılması hem de üretimde sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Kırsal yatırımlara 12,5 milyar liralık destek 2026 yılı kapsamında açıklanan desteklerle kırsal bölgelerde yatırım hacminin artırılması, aile işletmelerinin güçlendirilmesi, kadın ve genç girişimcilerin üretime daha fazla katılması ve tarımsal sulamada su tasarrufunun yaygınlaştırılması hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.