Hava Durumu

#İbrahim Yumaklı

Kırsal Haber - İbrahim Yumaklı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İbrahim Yumaklı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yem Fiyatlarına Bir Ayda Gelen İki Zam Meclis Gündemine Taşındı Haber

Yem Fiyatlarına Bir Ayda Gelen İki Zam Meclis Gündemine Taşındı

Yeniden Refah Partisi İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, yem fiyatlarına son bir ayda iki kez yapılan zamlarla ilgili olarak Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın cevaplaması istemiyle soru önergesi verdi. Milletvekili Bekin verdiği soru önergesi ile ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi; "Hayvancılıkta girdi maliyetinde en önemli kalemi oluşturan yem fiyatlarına son bir ayda iki defa zam yapılmıştır. Yem fiyatlarına son 1 ayda 2 defa zam ya-pılması, hayvancılık ile uğraşan üreticilerimizin üretimlerini sürdürülemez hale getirmesine sebep olmuştur. Yılbaşı'nda yapılan ilk zamla "Süt 21" yeminin fiyatı 779 liraya, ikinci zamla birlikte ise 804 liraya yükselmiştir. Yapılan zam ile buzağı başlangıç yemi 768 lira olurken, kuzu büyütme yemi 799 liraya çıkmıştır. Hayvancılık ile uğraşan üretici, bu şartlarda işletmesini döndürmenin ve sürdürülebilir bir üretim yapmasının imkansız hale geldiğini ifade ederken birçok kişinin sektörden çekilme noktasına geldiğine de önemle dikkat çekilmektedir. Daha birkaç hafta önce süt üreticileri yem başta olmak üzere girdi maliyetlerinin çok yüksek olduğunu süt üretim masrafları ile bir litre çiğ süt fiyatının birbirini karşılamadığını her ortamda dile getirmiştir. Daha sonra üreticilerimizin serzenişleri karşısında ulusal süt konseyi fiyat güncellemesine gitmiş ve çiğ süt fiyatını yetersiz de olsa bir miktar artırmıştır. Ancak bugün gelinen noktada yeme yapılan bu zamlar hayvancılık ile uğraşan üreticimizin yarasını sarmaya yetmemiştir. Diğer bir değişle süt - yem paritesi, daha üretici zamlı süt parasını tahsil edemeden bozulmuştur. Bugün süt üreticileri ve besiciler için maliyet baskısının daha da arttığı çok açık ortadadır. Gelinen noktada bakanlık gerekli koruyucu ve destekleyici önlemler almaz ise ya üreten üreticimiz üretimden artık vazgeçecek ya da tüketiciler et ve et ürünleri ile süt ve süt ürünlerini daha yüksek fiyattan satın almak zorunda kalacaktır. Bu bağlamda; 1- Son bir aylık süreç içerisinde yem fiyatlarında yaşanan artışın nedenleri nelerdir? Bakanlığınız bu artışı önlemek veya sınırlamak adına herhangi bir politika uygulamakta mıdır? 2- Son beş yıl içerisinde ithal edilen hayvan yemi miktarı ve bunun toplam yem üretimi içindeki payı nedir? Bakanlığınızın yerli üretimi artırmaya yönelik çalış-maları var mıdır? Varsa bu çalışmalar ne aşamadadır? 3- Son üç yıl içerisinde (yıllık bazda) TMO, yem maliyetlerini düşürmek ama-cıyla piyasadan ne kadar arpa ve mısır gibi ürün toplamıştır. Bu toplandığı ürünlerin ne kadarını yetiştiricinin kullanımına sunmuştur? TMO'nun yetiştiricinin kullanımına sunduğu ürün miktarının artırılması için herhangi bir çalışma var mıdır? 4- Süt fiyatındaki artışın henüz üreticilerin gelirlerine yansımadan yem maliyetlerinin yükselmesi ile oluşan süt-yem paritesindeki dengesizliğin ortadan kaldırılması amacıyla çiğ süt fiyatında yeni bir düzenlemeye gidilmesine yönelik bir çalışmanız var mıdır? Varsa bu çalışmalar nelerdir? 5- Yem fiyatlarında yaşanan artışlar sonrası hayvancılık ile uğraşan üreticilerimiz karşılaştığı olumsuz etkileri azaltmak amacıyla, üreticilere yönelik doğrudan destek veya sübvansiyon sağlanması planlanmakta mıdır? 6- Küçük ve orta ölçekli hayvancılık işletmelerinin yem maliyetlerini düşürmek adına herhangi bir özel teşvik veya kredi desteği sağlanmasına yönelik bir çalışmanız var mıdır? Küçük ölçekli hayvancılık işletmelerinin kapanmasını önlemek ve sürdürülebilir bir üretim sağlayabilmesi için bakanlığınızın hangi çalışmaları yürütmektedir? 7- Hayvancılıkta üretim maliyetlerinin artması ve özellikle yem fiyatlarının yükselmesi karşısında kırmızı et üretimi ve et fiyatlarına etkisiyle ilgili herhangi bir etki analizi yapılmış mıdır?"

Türkiye'de Balık Yetiştiriciliği 10 Kat Arttı Haber

Türkiye'de Balık Yetiştiriciliği 10 Kat Arttı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Borçka Baraj Gölü'ndeki Artvin Balıkçılık Somon Üretim Tesisi'ni ziyaret etti. Borçka Baraj Gölü'ndeki Artvin Balıkçılık Somon Üretim Tesisi'ni ziyaret eden Bakan Yumaklı, Tarım ve Orman İl Müdürü Neşet Ulutaş ve Artvin Su Ürünleri Yetiştiriciliği Birliği Başkanı Önder Alkan'dan bilgi aldı. Yumaklı, burada yaptığı açıklamada, Türkiye'de balıkçılık sektörünün son yıllardaki gelişiminin kendilerini ziyadesiyle memnun ettiğini belirterek, "Son dönemde özellikle 1 milyon ton üretim barajına ulaşmış olması ve bu rekoru kırmış olması, balıkçılık sektörünün potansiyelini üretime çevirdiğiyle alakalı çok güzel sonuçlar getirdi bize." ifadesini kullandı. Türkiye'de balık yetiştiriciliğinin son 23 yılda 10 kat arttığına işaret eden Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yaklaşık 650 bin tonlara gelmiş durumdayız. Türk somonu, alabalık, levrek, çipura gibi ürünlerin artık bir marka olarak da dünya pazarlarına ulaşmış olması bu manada sektörün daha da gelişeceğine dair bizler için umut verici bir durum. Su ürünleri üretiminde özellikle hem yetiştiricilikte hem avcılıkta üretim planlamasına 2024 yılından itibaren geçmiştik hatırlarsanız. Yüzde 95'in üzerinde bir oranda üretim planlaması uygulaması var. Bunu hem yetiştiricilikteki gelişmelerin üretim planlamasına çok ciddi bir şekilde katkı vermesi hem de avcılıktaki sonuçlardan özellikle koruma kullanma dengesini gözettiğimizde görmüş oluyoruz." TÜRK SOMONU ÜRETİMİNDE 8 YILDA 15 KAT ARTIŞ Bakan Yumaklı, bitkisel, hayvansal ve su ürünlerindeki üretim planlamasının başarılı olduğunu vurguladı. İşleme tesisleri ve ihracata hazırlık açısından yapmaları gereken yatırımların olduğunu belirten Yumaklı, şunları kaydetti: "2025 yılında su ürünlerinden ülkemiz 2,3 milyar dolarlık bir ihracat rakamına ulaştı. Bunun da yaklaşık 500 milyon doları yine bizim Türk somonu dediğimiz ve artık dünya pazarlarına ulaşmış olan bir ürünümüzden gelmiş oldu. Son 8 yılda özellikle Türk somonu üretiminin 15 kat arttığını söylemek istiyorum. Bu manada özellikle hem iç sulardaki yetiştiricilikte hem de buna uygun denizlerimizdeki yetiştiricilikte çok başarılı bir sonuca ulaşmış durumdayız." Artvin'in Türk somonu üretiminde önemli şehirler arasında yer aldığına dikkati çeken Yumaklı, "Burada 11 tesis var. Bunun karşılığı 765 milyon lira. Yani bu rakamları sadece birer rakam olarak görmemek lazım. Bulunduğu şehre çok önemli bir ekonomik katkı da sağlamış oluyor aynı zamanda. Artvin'in bu potansiyelini daha da geliştirmeye devam edeceğiz." dedi. Bakan Yumaklı, Türkiye'nin bu sektörde büyük potansiyele sahip olduğunu ifade ederek, "Bunu harekete geçirdik, daha da geliştirmeye devam edeceğiz. Bu balıklar hem yetiştiricilikte hem avcılıkta büyük karlar sağlayacak. Ben emeği geçen bütün kardeşlerime, bütün üreticilerimize, sektörün başından sonuna kadar hepsine çok teşekkür ediyorum ve saygılar." diye konuştu.

Gürer: ''Zararlılar İle Üretici Başı Dertte'' Haber

Gürer: ''Zararlılar İle Üretici Başı Dertte''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, iklim değişikliğinin etkisiyle artan bitki hastalıkları ve zararlılara karşı yürütülen mücadelenin sahada sonuç vermediğini belirterek Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye soru önergesi verdi. Gürer, kokarca ve Akdeniz meyve sineği başta olmak üzere tarımsal üretimi tehdit eden zararlılara karşı geliştirilen politikaların üreticiyi koruyamadığını vurguladı. GÜRER’İN SORULARI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, soru önergesinde şu sorulara yanıt istedi: İstilacı böcek türü kokarca, Akdeniz sineği gibi yüzlerce bitki türüne zarar veren zararlılarla neden istenen mücadele sonuç vermemektedir? Bu bağlamda çalışma var mıdır? Akdeniz sineği elmadan şeftaliye, domatesten zeytine kadar narenciye ile başlayan büyük zararı sürdürmektedir. Bu bağlamda uygulanan mücadele yetersiz midir? İlaç geliştirilmesi için bir çalışma var mıdır? Halen tespit edilen bitki hastalık ve zararlı sayısı kaçtır? Yıllık ürün kaybı bu nedenle ne kadar olmaktadır? BAKANLIK YANITI Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtında, söz konusu zararlıların polifag yapıda olduğu, geniş konukçu ağlarının mücadeleyi zorlaştırdığı ve dünyada bu tür zararlıların tamamen yok edilmesinin mümkün olmadığı belirtildi. Yanıtta, küresel iklim değişikliği nedeniyle kış aylarının ılık geçmesinin zararlı popülasyonlarını artırdığı ifade edildi. Bakanlık, Entegre Zararlı Yönetimi prensipleri doğrultusunda eş zamanlı ve toplu mücadele yürütüldüğünü, belediyeler ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapıldığını, Akdeniz meyve sineği ve kahverengi kokarca için eylem planlarının uygulandığını bildirdi. Mekanik, biyolojik, biyoteknik ve kimyasal yöntemlerin birlikte kullanıldığı; üreticilere eğitim ve bazı biyoteknik uygulamalar için destekleme ödemeleri yapıldığı kaydedildi. ÜLKEMİZDE 669 ZARARLI ORGANİZMA KAYDI VAR Yanıtta ayrıca, kahverengi kokarcanın 2017 yılında ilk kez görüldüğü, 2023’te eylem planı hazırlandığı, 2024’te ise mücadele seferberliği başlatıldığı belirtilerek, yürütülen çalışmalar sonucunda zararlı yoğunluğunun baskı altına alındığı ve verim kayıplarının azaldığı ifade edildi. Bakanlık verilerine göre ülkemizde bitkisel üretime zararlı olan 669 adet zararlı organizma kaydı bulunmaktadır. Ekonomik zarara sebep olma potansiyeli taşıyan 343 adet zararlı organizma ile Bakanlığımız ‘Bitki Sağlığı Mücadele Programı’ kapsamında mücadele çalışmaları yürütülmektedir. Üreticilerin hastalık ve zararlılardan kaynaklı olası kayıplarının önlenmesi amacıyla Bakanlığımız teknik ekiplerince hastalık ve zararlıların takibi ve üretici bilgilendirmesi ile zamanında ve etkin mücadele yapılması için çalışmalar yapılmaktadır.” RAKAM YOK, KAYIP BELİRSİZ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bakanlık yanıtında mücadele yöntemleri ve planlar ayrıntılı biçimde anlatılırken, “yıllık ürün kaybı ne kadar” sorusuna somut bir rakam verilmemektedir. Üreticiler tarlada zararların arttığını dile getirirken, bakanlığın yanıtının uygulamadaki sonuçlara ilişkin net veriler sunmaması, tarımda zararlılarla mücadelede söylem ile saha arasındaki kopukluğu bir kez daha ortaya koymuştur,” dedi. Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım zararlılarının katlanarak arttığını, Akdeniz sineği diye tanımlanan; başta narenciye olmak üzere zeytine dahi zarar veren sineğin Niğde bölgesinde de yaygın zarara neden olduğuna dikkat çekti. Gürer, şeftali ve nektarin yanında her meyveyi delerek çürüten zararlı için tuzak alındığını, bunun zararlı ile mücadelede yeterli olmadığını ve tonlarca ürünün çöpe gittiğini söyledi. Mutlaka zararlı için etkili mücadele ve ilaç geliştirilmesi gerektiğini söyleyen Gürer, etkin mücadele yapılıyorsa Niğde’ye kadar nasıl zararlı ulaştı? Hava ile ilintili ise Niğde kışları sert geçer, nasıl oluyor da zararlı yok olmadan zararı artarak devam ediyor? Bakanlığın masa başında “yok” demesi ile zararlı yok olmuyor. Kahverengi kokarca, Akdeniz sineği, domates güvesi gibi zararlılar için seferberlik boyutunda mücadeleye ihtiyaç vardır” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.