Hava Durumu

#İbrahim Yumaklı

Kırsal Haber - İbrahim Yumaklı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İbrahim Yumaklı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Kış Şampiyon At ''Smart Latch'' Skandalını Meclis Gündemine Taşıdı Haber

CHP'li Kış Şampiyon At ''Smart Latch'' Skandalını Meclis Gündemine Taşıdı

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Mersin’de kamuoyuna yansıyan et tartışmalarını ve bir safkan yarış atının kesilmesine rağmen resmi kayıtlarda hâlâ “yaşıyor” görünmesiyle ilgili iddiaları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle iki ayrı soru önergesi veren Kış, hem gıda denetim zincirinin nasıl işlediğinin hem de “Smart Latch” isimli safkan yarış atının akıbetinin açıklığa kavuşturulmasını istedi. Son günlerde kamuoyunda yürütülen tartışmalarda sorumluluğun belediyelere yüklenmeye çalışıldığını belirten Kış, gıda güvenliği konusundaki yetki ve sorumluluğun mevzuatta açık biçimde tanımlandığını söyledi. CHP’li Kış, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’na dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye’de et ve et ürünlerinin üretiminden kesimine, işlenmesinden depolanmasına ve tüketiciye sunulmasına kadar geçen tüm süreçte resmî denetim yetkisi Tarım ve Orman Bakanlığı’na aittir. Bu denetimler Bakanlığın taşra teşkilatı olan İl Tarım ve Orman Müdürlükleri tarafından yürütülür. Dolayısıyla bugün ortaya çıkan bu tablo, gıda denetim zincirinin hangi aşamada kırıldığının sorgulanmasını zorunlu hale getirmektedir.” Kış, Mersin’de kamu kurumlarına veya belediyelere et tedarik eden işletmelerin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından düzenli olarak denetlenip denetlenmediğinin de açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti. “Bu işletmeler Bakanlık tarafından onaylı ve kayıtlı işletmeler midir? Son üç yılda kaç resmî denetim yapılmıştır? Bu denetimlerde kaç numune alınmış ve kaçında mevzuata aykırılık tespit edilmiştir? Mersin’de son yıllarda tek tırnaklı hayvan eti tespit edilen işletmeler var mıdır ve bu işletmeler hakkında hangi idari ve cezai işlemler uygulanmıştır? Tüm bunlar kamuoyuna açık ve şeffaf şekilde açıklanmalıdır.” “SMART LATCH SKANDALI” CHP’li Kış’ın Meclis’e taşıdığı bir diğer konu ise kamuoyunda büyük tartışma yaratan “Smart Latch” isimli safkan yarış atının akıbeti oldu. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre söz konusu at son yarışını 14 Ekim tarihinde koştu ve sakatlığı nedeniyle yarış hayatı sona erdi. Atın sahibi tarafından bir bakımevine gönderildiği belirtilirken, daha sonra ortaya çıkan bilgiler söz konusu atın kesildiği ve etinin Mersin’de bir aşhanede kullanılan etler arasında yer aldığı iddialarını gündeme getirdi. Olayın en dikkat çekici yönlerinden biri ise Türkiye Jokey Kulübü (TJK) kayıtlarında Smart Latch isimli atın hâlâ “yaşıyor” görünmesi oldu. CHP’li Kış, bu durumun yarış hayatı sona eren safkan atların akıbetinin nasıl takip edildiği konusunda ciddi soru işaretleri doğurduğunu belirtti. “YASAK OLAN BİR KESİM NASIL GERÇEKLEŞTİ?” Tek tırnaklı hayvanların kesimi ve etinin gıda amaçlı kullanımı Türkiye’de mevzuat gereği yasak. Bu nedenle bir yarış atının kesilmesi ve etinin gıda zincirine girmesi yalnızca hayvan refahı açısından değil, aynı zamanda gıda güvenliği açısından da son derece ciddi bir durum olarak değerlendiriliyor. CHP’li Gülcan Kış, konunun yalnızca bir hayvanın akıbetiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda denetim sistemine ilişkin ciddi bir sorunu ortaya çıkardığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Tek tırnaklı hayvanların kesimi açık biçimde yasaktır. Buna rağmen bir safkan yarış atının kesildiği ve etinin gıda zincirine girdiği iddiaları kamuoyuna yansıyor. Bu at gerçekten bakımevine gönderildi mi? Gönderildiyse hangi işletmeye gönderildi ve bu işletme Bakanlık tarafından ruhsatlı mı? Yarış hayatı sona eren safkan atların akıbetini kim takip ediyor? Yasak olan bir kesim nasıl gerçekleşti ve bu kesim hangi işletmede, hangi veteriner hekim denetiminde yapıldı? Bu soruların tamamı yanıtlanmak zorundadır.” “BAKIM ALTINDA OLMASI GEREKEN BİR AT SOFRAYA NASIL GELDİ?” Kış, bakım altında olması gereken bir yarış atının kesime gönderilmesinin ciddi bir denetim zafiyetine işaret edebileceğini söyledi. “Bakım altında olması gereken bir yarış atının nasıl olup da kesime gönderildiği ve sofralara kadar uzanan bir zincirin parçası haline geldiği açıklığa kavuşturulmalıdır. Bu olay yalnızca bir hayvanın akıbeti değil; aynı zamanda gıda güvenliği, kamu denetimi ve devletin sorumluluğu açısından da son derece ciddi bir meseledir.” CHP’li Gülcan Kış, ortaya çıkan tablonun ciddi bir denetim zinciri krizi olduğunu belirterek Tarım ve Orman Bakanlığı’na sert sözlerle yüklendi. “Eğer gıda denetimi Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sorumluluğundaysa ve buna rağmen yasak olan bir kesim gerçekleşmiş, bu et gıda zincirine girmiş ve denetim mekanizması bunu engelleyememişse ortada çok ciddi bir yönetim sorunu var demektir. Böyle bir denetim zinciri krizi yaşanıyorsa Tarım ve Orman Bakanı derhal oturduğu o koltuktan istifa etmelidir.”

Adana Şalgamı Avrupa Birliği'nden Coğrafi İşaret Aldı Haber

Adana Şalgamı Avrupa Birliği'nden Coğrafi İşaret Aldı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Adana şalgamının Avrupa Birliği'nden (AB) coğrafi işaret tescili alan 45'inci ürün olduğunu belirterek, "Anadolu'nun kadim lezzetlerini dünyaya tanıtmaya, değerlerimize sahip çıkmaya devam ediyoruz." ifadesini kullandı. Yumaklı, Adana şalgamının Avrupa Birliği'nden (AB) coğrafi işaret tescili almasını değerlendirdi. Anadolu'nun eşsiz tadının artık AB tescilli olduğunu belirten Bakan Yumaklı, "Geleneksel üretim tekniğiyle asırlardır Adana'da üretilen şalgamımız, AB tescili alan 45'inci ürünümüz oldu. Anadolu'nun kadim lezzetlerini dünyaya tanıtmaya, değerlerimize sahip çıkmaya devam ediyoruz. Hayırlı olsun." değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'nin AB tarafından tescillenen coğrafi işaretli ürünleri şu şekilde: "Gaziantep baklavası, Aydın inciri, Malatya kayısısı, Aydın kestanesi, Milas zeytinyağı, Bayramiç beyazı, Taşköprü sarımsağı, Giresun tombul fındığı, Antakya künefesi, Suruç narı, Çağlayancerit cevizi, Gemlik zeytini, Edremit zeytinyağı, Milas yağlı zeytini, Ayaş domatesi, Maraş tarhanası, Edremit Körfezi yeşil çizik zeytini, Ezine peyniri, Safranbolu safranı, Aydın memecik zeytinyağı, Araban sarımsağı, Osmaniye yer fıstığı, Bingöl balı, Bursa şeftalisi, Hüyük çileği, Bursa siyah inciri, Söke pamuğu, Manisa mesir macunu, Gaziantep menengiç kahvesi, Silifke yoğurdu, Aydın memecik zeytini, Erzincan tulum peyniri, Aydın çam fıstığı, Afyon pastırması, Afyon sucuğu, Gaziantep fıstık ezmesi, Mut zeytinyağı, Kırkağaç kavunu, Hatay kaytaz böreği, Gaziantep lahmacunu, İpsala pirinci, Bursa kestane şekeri, Yenice ıhlamur balı, Maraş çöreği, Adana şalgamı

Bakan Yumaklı Milli Parklar Düzenlemesini Değerlendirdi Haber

Bakan Yumaklı Milli Parklar Düzenlemesini Değerlendirdi

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, milli parklara ilişkin düzenlemeleri de içeren kanun teklifinin TBMM Genel Kurulunda kabul edilmesine ilişkin, "Milli Parklar Kanunu ile yaban hayatından biyolojik çeşitliliğimize, ekosistemimizden korunan alanlarımıza kadar doğamız için daha güçlü bir koruma kalkanı oluşturuyor, bizlere emanet edilen bu eşsiz mirası yarınlarımıza güvenle taşıyoruz." ifadesini kullandı. Yumaklı, milli parklara ilişkin düzenlemeleri de içeren kanun teklifinin TBMM Genel Kurulunda kabul edilmesini değerlendirdi. Milli Parklar Kanunu'nun Türkiye'ye ve Türk milletine hayırlı olmasını dileyen Yumaklı, şunları ifade etti: "Milli Parklar Kanunu ile yaban hayatından biyolojik çeşitliliğimize, ekosistemimizden korunan alanlarımıza kadar doğamız için daha güçlü bir koruma kalkanı oluşturuyor, bizlere emanet edilen bu eşsiz mirası yarınlarımıza güvenle taşıyoruz. Bu süreçte büyük bir özveriyle emek veren AK Parti ve MHP gruplarına, kıymetli milletvekillerimize, Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyelerimize ve Meclis çalışanlarımıza teşekkür ediyorum." DENETİM FAALİYETLERİ ÇOK DAHA GÜÇLÜ ŞEKİLDE İLERLEYECEK Bakan Yumaklı, düzenlemenin neden yapıldığına ilişkin, "Doğayı daha iyi korumak. Yasa dışı avcılığı azaltmak. Milli parkları daha düzenli yönetmek. Kurumu daha güçlü ve hızlı çalışır hale getirmek" şeklinde ifade etti. Ayrıca Yumaklı yasa dışı avcılığa karşı cezaların artacağına, denetim görevlilerinin yetkilerinin genişletileceğine ve orman muhafaza memurlarının da yasa dışı avla mücadele edebileceğine dikkat çekti. Düzenlemeyle, koruma kapsamının genişletildiğini, denetim faaliyetlerinin çok daha güçlü şekilde ilerleyeceğini ifade eden Bakan Yumaklı; “Sadece milli parklar değil diğer korunan alanlarda da plan yapılacak. Ayrıca turizm projelerinde Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün görüşü de alınacak" değerlendirmesinde bulundu. Düzenlemede, yöre halkı da sürece dahil olacak. Alan kılavuzluğu sistemi getirilerek yerel halk ziyaretçi yönetiminde de rol alabilecek. Ekoturizm desteklenecek.

Bakanlığın Yok Dediği Süt Tozu İthalatına TÜİK Var Dedi Haber

Bakanlığın Yok Dediği Süt Tozu İthalatına TÜİK Var Dedi

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hayvancılıkta yaşanan sorunların iktidarın tercihleri ile oluştuğunu belirtti. Türkiye’nin süt ve hayvancılık sorununu yaratan AKP iktidarının 2022-2026 yıllarını kapsayan ithalat verilerinde de durumun yansıması görülüyor” dedi. Ulusal Süt Konseyi’nin (USK) açıkladığı rakamlar ile ithalat maliyetlerini karşılaştıran Ömer Fethi Gürer, “İktidar, yerli üreticinin sütünü maliyetin altında tavsiye fiyatı oluşmasını sağlayıp kuruşları reva görürken ithal süt tozuna dolarlar vermektedir. Sütümüz yeterli diyerek ithalatı sürdüren AKP iktidarı bakanları da farklı farklı açıklamalar yapmaktadır. Tarım ve Orman Bakanlığı ‘ithalat yok’ derken, Ticaret Bakanlığı verileri ile TÜİK ithalat rakamlarını açıklamaktadır.” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın Plan ve Bütçe Komisyonundaki “Süt tozu ithal etmiyoruz, kısıtlama getirdik.” yönündeki sözlerinin TÜİK verileri ile var olduğu ortaya çıktığına göre Tarım ve Orman Bakanlığının dahi bu ithalattan haberdar olmadığı anlaşılıyor.” diye konuştu. Bakan Yumaklı’nın “Yok, yok.” diyerek reddettiği ithalatın 2025 yılında dahi 2 bin 320 ton olarak gerçekleştiğini ve bunun karşılığında dış pazara 1 milyon 159 bin dolar ödendiğinin görüldüğünü söyleyen Gürer, “Bakan kısıtlama olduğunu iddia ediyor ama veriler süt tozu ithalatı olduğunu gösteriyor.” dedi. “İTHALATIN FİYATI %50 ARTTI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılı verilerine ilişkin şunları söyledi: “Sadece 2025 yılında 2 bin 320 ton süt tozu için ülkemizden 1 milyon 159 bin 096 dolar çıktı. 2022 yılında kilogramını 0,33 dolara aldığımız süt tozunun fiyatı, 2025 yılında 0,50 dolar oldu. İthal süt tozuna dolar bazında %51 zam geldi. Kendi çiftçimize ise 2025 yılının büyük bölümünde 17,15 TL, son dönemde 19,25 TL tavsiye fiyatı önerilse de bu rakamları çoğu küçük aile çiftçisi göremedi ve çiğ süt en az 2 lira altında fiyatlarla aracılar tarafından toplandı. İthal süt tozuna dolar bazında zam yapanlar, çiftçimize girdi maliyetleri altında, TL bazında enflasyonun altında fiyatı layık gördü. 1 litre süt satıp 1,5 kilogram yem alamadı. İthal yemde fiyat arttığı gibi ithal süt tozunun da zamlanarak ülkemize getirildiği görülüyor.” dedi. SÜT TOZU NEDEN? Türkiye’nin son 4 yılda süt tozu ithalatına toplam 12 milyon 954 bin 690 dolar ödediğini vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tarım ve Orman Bakanlığı süt tozu ithalatı gerektiren bir açığımız yok dese de ithal süt tozu olarak 33 bin 627 ton almamızın nedeni açıklanmalıdır. Küçük aile tipi işletmelerde çiftçilik yapılmıyorsa hayvancılık yapmak zorlaştı. Süt ineği satarak ahırları boşaltanlar oldu. Sadece 2026’nın ilk ayında bile 215 ton ithalat yapılmış. Bu hızla gidersek ithalat muslukları daha da açılacak.” diye konuştu. TAVSİYE FİYATI MALİYETİN ALTINDA CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ulusal Süt Konseyi tavsiye fiyatını 22 Ocak 2026 itibarıyla çiğ süt için 22,22 TL olarak açıkladı. 2025’in başında 17,15 TL olan süt bugün 22,22 TL. Artış oranı yem fiyat artışının altında kaldı. Ahır giderleri, veteriner, aşı giderleri, mazot, işçilik ve elektrik zamları maliyeti katladı. Çiğ süt yerine ithal süt tozu tercih edilirse süt inekçiliği daha da zor bir duruma düşer.” dedi. SÜT TOZU YERİNE YERLİ SÜT ÜRETİCİSİ KORUNMALIDIR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Süt tozu ithalatı sadece ekonomik bir tercih olarak açıklanamaz. Yerli besicinin yolu kesilmiş olur. Toz ithal ederek değil; yem desteği vererek, meraları ıslah ederek mera hayvancılığını da ayağa kaldırın.” dedi. BAKAN “İTHALAT YOK” DEDİ TBMM 2026 yılı Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bütçe görüşmelerinde Bakan İbrahim Yumaklı, süt tozu ithalatını gündeme getiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’e “ithalat yok” demiş ve “süt tozu ithalatı” üzerinden bir tartışma yaşanmıştı. Bakan “yok” derken Gürer “var” demişti. Bakan Yumaklı’nın “Süt tozu ithal etmiyoruz, kısıtlama getirdik.” sözlerine karşı Gürer, “Ticaret Bakanlığı ithal ederken Tarım ve Orman Bakanı TÜİK verilerine bakarsa ithalatı görmüş olacaktır. Sayın Bakan, bütçe görüşmelerinde o bilgi doğru değil.” çıkışı yapmıştı. BAKAN “STOĞUMUZ VAR” DESE DE İTHALAT DA VAR Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, hayvancılıkta regülasyon faaliyetlerinin sürdüğünü belirterek, “Şu anda Et ve Süt Kurumunun stoklarında 15.208 ton süt tozu var. Dahilde işleme rejimi de dâhil olmak üzere ithalata sene sonuna kadar kısıtlama getirilmiş durumda.” dediği süreçte Ticaret Bakanlığı ithalata izin verdi. CHP’li Ömer Fethi Gürer ise ithalatın fiilen devam ettiğini vurgulayarak, “TÜİK verilerine göre Ticaret Bakanlığınca ticareti yapılıyor. TÜİK tarafından açıklanan süt tozu verilerine göre süt inekçiliği ile ilgili sorunlar çözülmezken ithalat devam ediyor.” dedi.

Gıda Arzı ve Tarımsal Üretim Açısından Sıkıntı Olmayacak Haber

Gıda Arzı ve Tarımsal Üretim Açısından Sıkıntı Olmayacak

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Hürmüz Boğazı'nın kapatılması sonrası tarımsal üretimi etkileyecek herhangi bir gübre problemi olmayacağını belirterek, "Gönül rahatlığıyla bütün vatandaşlarımıza herhangi bir problemimizin olmadığını, hem gıda arzı hem de tarımsal üretim açısından girdilerle ilgili bir sıkıntımız olmadığını tekrar ifade etmek isterim." dedi. Bakan Yumaklı, Cumhurbaşkanlığı ev sahipliğinde Beştepe Millet Sergi Salonu'nda düzenlenen "Külliye'de Ramazan" etkinliklerine katılarak stantları gezdi, çocuklarla sohbet etti. Burada gazetecilere değerlendirmede bulunan Yumaklı, Külliye'deki ramazan etkinliklerinin artık bir gelenek haline geldiğini, çocukların sevincini görmenin ve bakanlıkların yapmış olduğu faaliyetleri anlatma imkânı bulmanın kendileri açısından mutluluk verici olduğunu söyledi. Yumaklı, etkinliğe çocukların büyük bir ilgisinin olduğunu belirterek, "Bakanlığımızın tarımla, ormanla, suyla alakalı birçok konusunu burada onlara sevdirerek öğretmek, anlatarak onların ilgisini çekmek üzerine ciddi bir alanı tahsis ettiler." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür eden Yumaklı, böyle bir ortamı oluşturmanın, çocuklar ve ailelerle, bakanlıklar veya farklı kurumların bir araya gelmesini sağlamanın son derece önemli olduğunu bildirdi. "HERHANGİ BİR GÜBRE PROBLEMİ OLMAYACAK" Bakan Yumaklı, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı'nın kapanması nedeniyle gübre tedarikinde sorun yaşanıp yaşanmayacağı yönündeki soruyu yanıtlayarak, risklerin ortaya çıkma ihtimalinden itibaren hazırlık yaptıklarını, gübre stokları anlamında hiçbir problemin olmadığını ifade etti. Bu kapsamda arzı artırma yönünde de tedbirlerinin bulunduğuna işaret eden Yumaklı, şunları kaydetti: "Bunları peyderpey açıklıyor olacağız. Şu an için çiftçilerimizin üretimini etkileyecek herhangi bir gübre problemi olmayacak. Bununla ilgili yeterli stokumuz da imkânlarımız da bağlantılarımız da var. Gıda açısından zaten problemimiz yok. Bu tarz krizlerin ortaya çıkma ihtimalinden itibaren gerekli tedbirleri bütün Bakanlık birimlerimiz olarak aldık. Dolayısıyla da şu anda gönül rahatlığıyla bütün vatandaşlarımıza herhangi bir problemimizin olmadığını, hem gıda arzı hem de tarımsal üretim açısından girdilerle ilgili bir sıkıntımız olmadığını tekrar ifade etmek isterim."

Bakan Yumaklı Sakaryabaşı'nda İncelemelerde Bulundu Haber

Bakan Yumaklı Sakaryabaşı'nda İncelemelerde Bulundu

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı bir dizi inceleme ve ziyaretlerde bulunmak üzere Eskişehir'e geldi. Bakan Yumaklı Eskişehir ziyaretinde ilk olarak, Sakarya Nehri'nin kaynaklarından, Eskişehir'in Çifteler ilçesindeki Sakaryabaşı Kaynak Koruma ve Mesire Havuzu Rehabilitasyon Projesi'nde incelemelerde bulundu. Bakan Yumaklı, projeyi inceledikten sonra yaptığı açıklamada, su konusunun çok önemli olduğunu, özellikle 2023 yılından beri bu konunun çeşitli vesilelerle konuşulduğunu ve yaşandığını söyledi. Son 23 yılda bugünkü rakamlarla 4,7 trilyon lira bedelli 11 binin üzerinde su ve sulama tesisi, baraj ve suyla alakalı yatırım yapıldığını belirten Yumaklı, bu yıl da 300 tesisin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün (DSİ) tamamlamasıyla vatandaşların hizmetine sunulacağını aktardı. Yumaklı, Eskişehir'e de son 23 yılda 34 milyar liralık su ve sulama yatırımı yapıldığını belirterek, 172 tesisin de vatandaşların hizmetine sunulduğunu ifade etti. Sakarya Nehri'nin başlangıç noktası olan Sakaryabaşı'nın nehrin can damarlarından biri olduğunu anlatan Yumaklı, şöyle konuştu: "Buradaki su akışı, hem iklim değişikliğinin etkisi ama maalesef ki belediyenin bu sit alanında herhangi bir şekilde izin almaması ve hatta herhangi bir mühendislik hususunu gözetmemesiyle birlikte kurumuştu. Arkadaşlarımız bununla ilgili çalışmaları başlattılar. Özellikle vekillerimiz, il başkanımız, valimiz, yani Eskişehir ile ilgili derdi olan kimler varsa bu konunun halledilmesiyle ilgili hep birlikte çaba gösterdik. Arkadaşlarımız, DSİ, bu çalışmanın sonuçlarını, meyvelerini şu anda arkamızda gördüğünüz şekilde Sakarya Nehri'nin çıkış noktasını tekrar eski haline getirmiş oldular. Diliyorum inşallah bir daha böyle bir şey yaşamamış oluruz. Zaten o izinsiz yapılan işlemlerle ilgili de gerekli hukuki süreçler yürüyecek." ESKİŞEHİR'DE BU YIL 5 MİLYON 26 FİDAN TOPRAKLA BULUŞACAK Bakan Yumaklı, Eskişehir'deki yatırımlara değinerek, şunları kaydetti: "2 milyar lira maliyetli İlyaspaşa Sulaması'nı inşallah 44 bin dekarlık bir alanı sulayacak bir yatırımı, bu yıl tamamlamış olacağız. Yerleşim yerlerini taşkınlardan koruyacak 3 yatırımı, bu yıl hizmete almış olacağız. Eskişehir'e içme ve sulama suyu sağlayan Karacaşehir regülatörünün yapımını da önümüzdeki yıl tamamlamış olacağız. Herkesin uzunca bir süredir beklediği Alpagut Göleti'ni de inşallah önümüzdeki yıl vatandaşlarımızın hizmetine sunmuş olacağız. Bunlar değil sadece. Biz, 2026 yılındayız. Eskişehir'in plakası 26. dolayısıyla Eskişehir, 2026'yı plaka yılı olarak görüyor. Biz de bu manada özellikle 2026'da 5 milyon 26 fidanı toprakla buluşturarak yeşil vatana bir katkı da Eskişehir'den yapmış olacağız."

Kırsalda Bereket  Küçükbaşa Destek Projesi Üreticimize Umut Olmuştur Haber

Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi Üreticimize Umut Olmuştur

Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri Genel Merkezi (TÜRKYED) Genel Başkanı Nihat Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan “Kırsalda Bereket – Küçükbaşa Destek Projesi” ile ilgili çeşitli değerlendirmelerde bulunarak projenin sahada somut sonuçlar vereceğine dikkat çekti. TÜRKYED Genel Başkanı Çelik, yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından “ Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek” projesi kapsamında çiftçilere 150 bin küçükbaş hayvanın uygun şartlarda verilecek müjdesini sektör olarak büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, projenin üreticilere umut verecek tarihi bir destek olduğuna işaret etti. Projeden faydalanacak her üreticiye 95 dişi ve 5 erkek küçükbaş temin edileceğini ve bu hayvanlar için aylık 15 bin lira, yıllık 180 bin lira bakım ve besleme desteği yanında projenin finansmanı için üreticilerin Ziraat Bankasından faizsiz kredi kullanabileceğini anımsatanÇelik, faydalanan üreticilerin alacakları küçükbaşların sigortasını 1 yıl Devlet tarafından karşılanacağını ifade etti. Çelik, öte yandan projede kadın ve genç üreticilere öncelik verileceğini oldukça değerli bulduklarını belirterek ayrıca veteriner hekimlik, ziraat ve gıda mühendisliğinden yeni mezun gençlere de bu projeye başvurmaları halinde öncelik sağlanacak olmasının hem istihdama hem de sektöre büyük güç katacağını sözlerine ekledi. TÜRKYED Genel Başkanı Nihat Çelik, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Küçükbaş hayvancılık, bu milletin kadim geleneğinin, alın terinin ve kırsal kalkınmasının temel direklerinden biridir. Anadolu’nun bereketi, meralarımızın zenginliği ve üreticimizin emeği ile hayat bulmaktadır. Bu nedenle küçükbaş hayvancılığı güçlendiren her adım, aslında ülkemizin gıda güvenliğine, kırsal istihdamına ve ekonomik bağımsızlığına yapılan stratejik bir yatırımdır. Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından hayata geçirilen ‘Kırsalda Bereket – Küçükbaşa Destek Projesi’, üreticimizin yükünü hafifleten, maliyet baskısını azaltan ve üretim kapasitesini artırmayı hedefleyen önemli bir projedir. Projenin sahada karşılık bulmaya başlaması, üreticimizin moral ve motivasyonunu da güçlendirmiştir. Özellikle küçük aile işletmelerinin desteklenmesi, gençlerin ve kadınların üretime kazandırılması ve kırsalda sürdürülebilir bir ekonomik modelin oluşturulması açısından bu proje büyük önem taşımaktadır. Bu destekler sayesinde hem hayvan varlığımız artacak hem de yerli ve milli üretim anlayışı daha da güçlenecektir.” Genel Başkan Çelik, açıklamasının devamında desteklerinden dolayı devletin en üst kademelerine teşekkür ederek şu değerlendirmede bulundu: “Üreticimizin her daim yanında duran, tarım ve hayvancılığı stratejik bir alan olarak gören Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı’ya, küçükbaş yetiştiricilerimiz adına şükranlarımı sunuyorum. Kırsalda üretimin güçlenmesi; şehirlerin yükünün hafiflemesi, istihdamın artması ve ülkemizin geleceğe daha güvenle bakması demektir. Atılan bu adımların artarak devam edeceğine olan inancımız tamdır.” Genel Başkan Çelik, açıklamasının sonunda; TÜRKYED olarak sektörün güçlenmesi adına her türlü yapıcı katkıyı sunacaklarını belirterek “ Bizler, Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri TÜRKYED olarak, üreticimizin sesi olmaya, sahadaki gelişmeleri yakından takip etmeye ve sektörümüzün güçlenmesi adına her türlü yapıcı katkıyı sunmaya devam edeceğiz. Kırsalda bereketin artması, üreticimizin kazancının çoğalması ve ülkemizin tarımsal gücünün daha da yükselmesi en büyük temennimizdir” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.