Hava Durumu

#İhracat

Kırsal Haber - İhracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İhracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye'nin Yaş Meyve Sebze İhracatında Rekor İlk Çeyrek: 1 Milyar Dolar Eşiği Aşıldı! Haber

Türkiye'nin Yaş Meyve Sebze İhracatında Rekor İlk Çeyrek: 1 Milyar Dolar Eşiği Aşıldı!

​Türk yaş meyve sebze sektörü, 2026 yılına hızlı bir giriş yaptı. Yılın ilk çeyreğinde ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre %30 artarak 1 milyar 70 milyon dolara ulaştı. ​Türkiye, tarımsal üretim gücünü ihracat rakamlarına yansıtmaya devam ediyor. 2025 yılının ilk üç ayında 821 milyon dolar olan yaş meyve sebze ihracatı, 2026'nın aynı döneminde büyük bir ivme kazanarak 1 milyar 70 milyon dolar seviyesine çıktı. Meyve sebze mamulleri ile birlikte toplam ihracat ise 1 milyar 580 milyon doları buldu. ​İhracatın Yıldızı: Mandalina ve Domates ​2026 yılı ilk çeyrek verilerine göre, dış satımda en çok talep gören ürünlerin başında narenciye ve sebze grubu geldi. ​Mandalina: 333 milyon dolar ile ihracatın lideri oldu. ​Domates: 159 milyon dolarlık satışla ikinci sırayı aldı. ​Biber: 152 milyon dolar ile üçüncü sırada yer aldı. ​Listeyi 121 milyon dolarla limon ve 71 milyon dolarla nar takip ederken; portakal, greyfurt, kabak ve kornişon gibi ürünler de ihracat gelirlerine önemli katkı sağladı. Özellikle ilk 10 ürünün tamamında ihracat artışı yaşanması, sektörün başarısını perçinledi. ​Hedef: 2026 Sonunda 7 Milyar Doları Aşmak ​Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2026 yılı hedeflerinin oldukça iddialı olduğunu belirtti. Uçak, 2025 yılında toplam 6,2 milyar dolarlık ihracat yapıldığını hatırlatarak şunları söyledi: ​"İlk çeyrekteki performansımız, 7 milyar dolarlık yıl sonu hedefimizi aşacak potansiyele sahip olduğumuzu gösteriyor. Bu yıl yağışların iyi olması rekolte beklentimizi artırdı. İklim koşulları bu şekilde devam ederse hedeflerimize rahatlıkla ulaşacağız." ​En Çok İhracat Yapılan Ülkeler Hangileri? ​Türkiye'nin yaş meyve sebze ürünlerine en yoğun talep yine geleneksel pazarlardan geldi. İhracat pazarlarında ilk üç sırayı şu ülkeler paylaştı: ​Rusya Federasyonu: 263 milyon dolar ​Irak: 127 milyon dolar ​Romanya: 122 milyon dolar ​Bu ülkeleri Almanya ve Ukrayna takip ederek Türk ürünlerinin Avrupa ve bölge coğrafyasındaki hakimiyetini tescilledi. ​Ege Bölgesi İhracat artışında Hız Kesmiyor ​Ege Bölgesi, Türkiye'nin toplam yaş meyve sebze ve mamulleri ihracatının %20'sini sırtlamaya devam ediyor. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2026’nın ilk çeyreğinde ihracatını %11 artırarak 68 milyon dolara çıkardı. ​Ege'nin ihracat listesinde ise domates, 28,5 milyon dolarlık pay ile zirvedeki yerini korurken; mandalina ve biber bölgenin en çok kazandıran diğer kalemleri oldu. Ege Bölgesi'nden yapılan ihracatta en önemli pazarlar ise Rusya, Polonya ve Ukrayna olarak sıralandı.

Türkiye’nin Yaş Meyve Sebze İhracatında Değer Rekoru: İlk Çeyrekte 1,3 Milyar Dolar! Haber

Türkiye’nin Yaş Meyve Sebze İhracatında Değer Rekoru: İlk Çeyrekte 1,3 Milyar Dolar!

Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatı, 2026 yılının ilk çeyreğinde tarihi bir başarıya imza attı. Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (AKİB) verilerine göre, ihracat hacmi sınırlı kalsa da elde edilen gelir yüzde 35 artışla 1,3 milyar dolara ulaştı. Sektör, miktar bazlı büyümeden ziyade katma değer odaklı bir dönüşümün sinyallerini veriyor. ​Hacim Düştü, Katma Değer Kazandı ​2026 yılının Ocak-Mart dönemine dair verileri paylaşan AKİB Yönetim Kurulu Başkanı Ferhat Gürüz, toplam ihracat miktarının yüzde 3 gerileyerek 1,07 milyon tona düştüğünü belirtti. Ancak bu düşüşe rağmen gelirdeki dev artış, birim fiyatların yükseldiğini ve Türk ürünlerinin küresel pazarda daha değerli hale geldiğini kanıtladı. ​Başkan Gürüz, bu durumu şu sözlerle değerlendirdi: ​“Artık rekabetin yönü değişti; miktar değil katma değer, hacim değil doğru konumlanma belirleyici hale geliyor. Bu dönüşüm, sektörümüzün kalite ve pazar çeşitliliğindeki başarısını ortaya koymaktadır.” ​İhracatın Yıldızı: Mandalina ve Soğan ​Yılın ilk üç ayında ürün bazlı performansta mandalina açık ara liderliği göğüsledi. Toplam ihracat gelirinin yüzde 33’ünü tek başına karşılayan mandalina, 434,4 milyon dolarlık bir girdi sağladı. ​Mandalina: Değerde %85 artışla 434,4 milyon dolar. ​Domates: 180 milyon dolarla ikinci sırada. ​Biber: %35 artışla 155 milyon dolar. ​Soğan ve Şalot: Miktarda %2 bin 596, değerde %1.440 artışla dönemin en dikkat çeken sıçramasını yaptı. ​Irak ve Rusya Pazarın Ana Taşıyıcısı ​Ülke bazlı verilerde Irak, yüzde 104’lük rekor bir değer artışıyla Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı konumuna yükseldi. Irak’ı, miktar bazlı düşüşe rağmen değerde yüzde 32 büyüme kaydeden Rusya Federasyonu takip etti. ​Avrupa pazarında ise marka algısı güçleniyor: ​Romanya: 126 milyon dolar (%20 artış). ​Almanya: 79,8 milyon dolar (%29 artış). ​Polonya: %42 değer artışı. ​Gürcistan: %235 değer artışı. ​AKİB’den Sektöre Güçlü Destek ​Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, bu dönemde Türkiye geneli ihracata yüzde 49 oranında katkı sağladı. Birlik, yüzde 38’lik artışla 643,7 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirerek sektörün lokomotifi olmayı sürdürdü. ​Türkiye, 2026’nın geri kalanında da stratejik ürün-pazar eşleşmeleri ve veri odaklı ticaret anlayışıyla küresel pazardaki payını artırmayı hedefliyor.

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamullerde Ufuk Atakan Demir Dönemi Haber

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamullerde Ufuk Atakan Demir Dönemi

Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) çatısı altında faaliyet gösteren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nde yeni dönem başladı. Genel kurulda tek liste ile gidilen seçimde, More Su Ürünleri temsilcisi Ufuk Atakan Demir, Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildi. Bedri Girit’ten Bayrak Devri 2018 yılından bu yana başkanlık görevini başarıyla yürüten Bedri Girit, koltuğu Ufuk Atakan Demir’e devretti. Girit, veda konuşmasında birliğin Türkiye genelindeki ihracatın yaklaşık yüzde 48’ini gerçekleştirdiğini vurgulayarak; kanatlı, süt ve bal sektörlerindeki güçlü konumun altını çizdi. Girit, yeni dönemde de yönetim kurulu üyesi olarak sektöre katkı sağlamaya devam edecek. İhracatın Kalbi Ege’de Atıyor: %46’lık Pay! Yeni Başkan Ufuk Atakan Demir, Ege Bölgesi'nin sektördeki dominant gücüne dikkat çekti. Demir, yaptığı açıklamada şu çarpıcı verileri paylaştı: Bölgesel Başarı: Türkiye genelindeki su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatının %46’sı tek başına Ege Bölgesi’nden gerçekleşti. Su Ürünleri Liderliği: Türkiye'nin 2,24 milyar dolarlık su ürünleri ihracatının %66’sı Ege Bölgesi tarafından yapıldı. 2025 Performansı: Birlik ihracatı bir önceki yıla göre %7 artarak 1 milyar 840 milyon dolara ulaştı. 2030 Vizyonu: 3 Milyar Dolar İhracat Hedefi Görev süresi boyunca ihracat kapasitesini artırmayı hedefleyen Ufuk Atakan Demir, gelecek stratejisini şu sözlerle özetledi: “2026 yılı için birliğimiz özelinde 2 milyar dolar, 2030 yılı sonunda ise 3 milyar dolar ihracat hedefine kararlılıkla ilerliyoruz. Kanatlı, yumurta, süt ve bal sektörlerimizin desteğiyle yeni pazarlara erişimi güçlendireceğiz.” İhracatın Yıldızları Ödüllendirildi Genel kurul öncesinde düzenlenen törende, 2025 yılındaki 1,84 milyar dolarlık ihracata aslan payını sağlayan 27 dev firmaya plaket verildi. Sektörlerine göre ödül alan bazı lider firmalar: Su Ürünleri: Kılıç Deniz, Gümüşdoğa, Noordzee. Kanatlı: Abalıoğlu Lezita, Gedik Tavukçuluk. Süt Ürünleri: Yaşar Dış Ticaret (Pınar), Akavi Süt. Yumurta ve Bal: Ektav Tavukçuluk, Manavlar Gıda. Ufuk Atakan Demir Kimdir? 1973 doğumlu olan Demir, Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Bölümü mezunudur. Yaşar Holding ve Çamlı Yem’deki yöneticilik kariyerinin ardından More Aquaculture bünyesinde Genel Müdürlük görevini sürdürmektedir. Demir aynı zamanda İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi ve Avrupa Akuakültür Üreticileri Federasyonu (FEAP) bünyesinde üst düzey görevler yürütmektedir.

Kayseri’nin Deniz Hayali Gerçek Oluyor: Boğazköprü Lojistik Merkezi'nde İmzalar Atılıyor! Haber

Kayseri’nin Deniz Hayali Gerçek Oluyor: Boğazköprü Lojistik Merkezi'nde İmzalar Atılıyor!

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy, 2018 yılından bu yana her platformda dile getirdiği Boğazköprü mevkiinde yükselecek olan Lojistik Merkez konusunda değerlendirmelerde bulundu. Lojistik merkez projesinin Kayseri için bir tercih değil, bir ‘beka meselesi’ olduğunu vurgulayarak; “Yıllardır dile getirdiğimiz Lojistik Merkez’in de bugün somut adımlara dönüşmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Kayseri’ye kurulacak bir Lojistik Merkez, sadece bu şehre değil, tüm Orta Anadolu Üretim Havzası’na can suyu olacaktır. Biz bu projeyi; olursa iyi olurvdiye değil,volmazsa olmaz diyerek takip ediyoruz.” dedi. Kayseri’yi lojistikte bölgesel bir cazibe merkezi haline getirecek olan “Lojistik Merkez” projesinde somut adımlar atılmaya devam ediyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’ın öncülüğünde yapılan istişare toplantısının ardından, Kayseri Ticaret Odası’nda Başkan Ömer Gülsoy, Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) 2. Başkanı Ergün Bilen, Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Cingi, UND bölge üyeleri ve sektör temsilcileri ile bir araya geldi. Toplantıda konuşan Başkan Ömer Gülsoy, Kayseri’nin 4 milyar dolara yaklaşan ihracat hacmiyle artık kabına sığmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Göreve geldiğimiz 2018 yılından bu yana sürdürdüğümüz lobi faaliyetlerinde, Ankara temaslarımızda ve her kürsüde ısrarla bir gerçeği dillendirdik: Ulaşım olmadan ticaret olmaz! Bugün dünya devleriyle yarışıyoruz. Üretim maliyetlerimiz başa baş olsa bile, lojistik avantajı olan bir adım öne geçiyor. ‘Denizimiz yok’ diye hayıflanmıyoruz. Raylı sistemle Kayseri’yi Mersin’e, İskenderun’a bağlayacak o koridor, bizim denizimizdir. Ürünümüz konteynere Kayseri’de girecek, gümrüklemesi burada bitecek ve durmaksızın limana akacak.” Kayseri’nin son yıllarda ulaştığı ulaşım yatırımlarına dikkat çeken Gülsoy; “Israrlı taleplerimiz neticesinde yeni terminal binamız hizmete açıldı. Hızlı tren projesi sürüyor, otoyol bağlantısı için ilk ihale yapıldı. Yıllardır dile getirdiğimiz Lojistik Merkez’in de bugün somut adımlara dönüşmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Ülkelerden çok şehirlerin yarıştığı günümüzde, Kayseri’nin geriye gitmemesi adına ne gerekiyorsa yüksek sesle dillendirmeyi sürdüreceğiz. Ticaretimizi etkileyecek her yatırımı sonuna kadar takip ediyoruz.” dedi. Boğazköprü mevkiinin stratejik önemine vurgu yapan Başkan Gülsoy, sözlerini şöyle sürdürdü: “Lojistik Merkez sadece bir depo alanı değildir. Kayseri’ye kurulacak bir Lojistik Merkez, sadece bu şehre değil, tüm Orta Anadolu Üretim Havzası’na can suyu olacaktır. Biz bu projeyi; olursa iyi olur diye değil, olmazsa olmaz diyerek takip ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki ulaşım kanallarını açtığımız her nokta, Kayseri için yeni bir pazar, yeni bir aş ve yeni bir iş demektir. Lojistik Merkezimiz, Kayseri’nin üretim gücünü dünya pazarlarına taşıyan en büyük köprümüz olacaktır. UND’nin teknik birikimi ve belediyemizin öncülüğüyle bu projeye dün olduğu gibi bugün de en güçlü şekilde sahip çıkıyoruz. Başta Sayın Valimiz olmak üzere yerel yönetimimizle el ele vererek, bu projenin her bir çivisi çakılana kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki ulaşım varsa ticaret vardır, ticaret varsa bereket vardır. Bu projeye öncülük eden, katkı sunan herkese teşekkür ediyorum.” Kayseri’yi bölgesel bir lojistik cazibe merkezi haline getirmeyi amaçlayan bu kritik süreçte, projenin hayata geçirilmesi noktasında UND 2. Başkanı Ergün Bilen’in sektördeki tecrübesi ve uzmanlığına olan güvendiğini belirten Başkan Ömer Gülsoy, sürecin bundan sonra çok daha hızlı ilerleyeceğini belirtti. Gülsoy, Lojistik merkez projemizin teknik koordinasyonu ve başarıyla neticelenmesi noktasında Ergün Bilen’in bu işi en profesyonel şekilde yürüteceğine ve sonuçlandıracağına inanıyorum. Sektörün içinden gelen bu birikim, Kayseri’nin hayalinin gerçeğe dönüşmesindeki en büyük teminatımızdır mesajını verdi. BİLEN : “SADECE KAYSERİ DEĞİL, TÜM ANADOLU KAZANACAK!” Uluslararası Nakliyeciler Derneği 2. Başkanı Ergün Bilen’de Lojistik merkez projesinin sadece Kayseri için değil Anadolu sanayisi için de çok önemli olduğunu vurgu yaptı. Bilen sözlerini şöyle sürdürdü: “Kayseri’de atılacak doğru bir adım, sadece bir şehre değil, bütün Anadolu’ya moral verecektir. Anadolu taşımacısı, yıllardır yükün en ağırını taşıyor. Zor günlerde geri çekilmeyen, krizlerde rotasını kaybetmeyen, ülkenin ihracatını hangi şart olursa olsun taşımaya devam eden bu iradenin artık daha güçlü biçimde desteklenmesi gerekiyor. Bunun yolu da sahayı bilen, sektörün dilini konuşan, üretimin ritmini anlayan ve çözümü proje ile ortaya koyan bir yaklaşımdan geçiyor. Tam da bu nedenle, lojistik merkez projelerine bakışımızda çok net, çok kararlı ve çok açık bir duruşumuz vardır. Biz, ölü doğacak lojistik merkezlere en baştan müdahale eden bir anlayıştayız. Geçici depolama alanı olmayan, otoyol bağlantısı bulunmayan, 7/24 hizmet veremeyen, dijital altyapısı olmayan, yeterli gümrük personeliyle desteklenmeyen, hem şoförlerimiz hem de tüm çalışanlar için insani ve operasyonel şartları taşımayan, intermodal bağlantıları kurulmamış, hızlı ve verimli işlem altyapısı oluşturulmamış bir lojistik merkez; ülkemize gereksiz bir maliyet, sektörümüze ise büyük bir hayal kırıklığı olur. Bizim için önemli olan, tabelada lojistik merkez yazması değil; gerçekten işleyen, yaşayan, hız üreten, maliyet düşüren ve taşımacının yükünü hafifleten bir sistemin kurulmasıdır. Bu yüzden sürecin başından itibaren işin içinde olmayı, ortak aklı devreye almayı ve sahadaki gerçek ihtiyaçları projeye yansıtmayı çok önemsiyoruz. Sadece sorunları tespit eden değil, çözüm mekanizması kuran; sadece eleştiren değil, yol açan; sadece bugünü konuşan değil, yarını hazırlayan bir anlayışla hareket etmeye devam edeceğiz. Çünkü sektörümüzün ihtiyacı olan şey, kararsızlık değil iradedir; seyircilik değil sahiplenmedir. Biz bu sorumluluğun farkındayız ve bunun gereğini yerine getirmek için çalışıyoruz. Bu vesileyle, Kayseri’nin lojistik geleceğine verdiği önemi yakından bildiğimiz Kayseri Ticaret Odası Başkanımız Ömer Gülsoy’a ve yönetim kurulu üyelerine teşekkür ediyorum. “ Toplantıda; Kayseri’nin lojistik altyapısının güçlendirilmesi, uluslararası taşımacılık arenasında hak ettiği etkin konuma taşınması için atılacak somut adımlar ayrıntılı bir şekilde değerlendirildi. Sektör temsilcilerinin görüş ve önerilerinin istişare edildiği buluşmada, projenin şehre sağlayacağı ekonomik sıçrama kapsamlı şekilde ele alındı.

İİB’den İhracat Atağı: İlk Çeyrekte 2,9 Milyar Dolarlık Başarı! Haber

İİB’den İhracat Atağı: İlk Çeyrekte 2,9 Milyar Dolarlık Başarı!

İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), 2026 yılının ilk çeyreğinde, bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliği ile bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla artış ile 2 milyar 930 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İİB Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “Bölgemizde yaşanan gerginlikler ve yakın coğrafyamızdaki savaşların da etkisine rağmen, yılın ilk 3 ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla, yüzde 0.3 oranında artışla, ihracatımızı koruyabildik. Yılın ilk çeyreğinde, en çok ihracat gerçekleştirdiğimiz pazarlarımızda büyüdük. Bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla Birleşik Krallık’a yüzde 42.7, Almanya’ya yüzde 5, Norveç’e ise yüzde 26 oranında ihracat artışları gerçekleştirdik. Yurt içi ve yurt dışında sektörlerimize yönelik düzenlediğimiz etkinliklerimiz ile yılın ilk çeyreğini başarılı bir şekilde tamamladığımızı söylemekten mutluluk duyarım.” dedi. İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliğine üye farklı şehirlerde faaliyet gösteren 20 bini aşkın firma ile 2026 yılının ilk üç ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla artış ile 2 milyar 930 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İstanbul İhracatçıları, 183 ülke pazarına ürün sattı ve ülke ihracatındaki payını yüzde 5.3’e çıkardı. İstanbul İhracatçı Birlikleri, mart ayında ise bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 2.8 oranında artış ile 1 milyar 14 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İlk çeyrekte en fazla ihracat Birleşik Krallık’a İstanbul İhracatçı Birlikleri, yılın ilk üç ayında, değer bazında en fazla ihracatı 176 milyon dolar ile Birleşik Krallık’a gerçekleştirdi. Birleşik Krallık’a en fazla gemi ile kağıt ve karton ürünleri satıldı. İİB, Birleşik Krallık’ın ardından değer bazında en fazla Almanya, Norveç, Amerika Birleşik Devletleri ve Irak’a ihracat yaptı. İİB tarafından yapılan ihracatta; Almanya’ya fındık ve mamulleri ile kağıt ve karton ürünleri; Norveç’e gemi; Amerika Birleşik Devletleri’ne hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri şeker ve şekerli mamuller alt sektörü ile kağıt ve karton ürünleri: Irak’a ise, ağaç ve orman ürünleri ile hayvansal mamuller ön plana çıktı. Ülke grupları baz alındığında ise İİB’nin en fazla ihracat yaptığı bölge, 757 milyon dolar ile Avrupa Birliği ülkeleri oldu. AB’ye yapılan ihracat, bir önceki döneme kıyasla yüzde 4.1 oranında arttı. İİB bünyesinde bulunan birliklerden İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR), 2026 yılının ilk çeyreğinde, 846 milyon dolar; İstanbul Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, 816.5 milyon dolar; Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (GYHİB), 585 milyon dolar; İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB), 297.5 milyon dolar; İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İFMİB), 230.5 milyon dolar; İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 137 milyon dolar; İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KUMİB), 79 milyon dolar tutarında ihracat gerçekleştirdi. Özkan: Yılın ilk çeyreğinde, en çok ihracat gerçekleştirdiğimiz pazarlarımızda büyüdük İstanbul İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “Bölgemizde yaşanan gerginlikler ve yakın coğrafyamızdaki savaşların da etkisine rağmen, yılın ilk 3 ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla, yüzde 0.3 oranında artışla, ihracatımızı koruyabildik. Yılın ilk çeyreğinde, en çok ihracat gerçekleştirdiğimiz pazarlarımızda büyüdük. Bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla Birleşik Krallık’a yüzde 42.7, Almanya’ya yüzde 5, Norveç’e ise yüzde 26 oranında ihracat artışları gerçekleştirdik. Yurt içi ve yurt dışında sektörlerimize yönelik düzenlediğimiz etkinliklerimiz ile yılın ilk çeyreğini başarılı bir şekilde tamamladığımızı söylemekten mutluluk duyarım. Bölgenin önemli fuarlarına katılarak, sektörlerimizi farklı coğrafyalarda başarılı bir şekilde temsil ettik. İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB), Kuzey Amerika’nın en önemli su ürünleri fuarlarından Seafood Expo North America (SENA) 2026’ya, info stant ile katılarak, Türk su ürünlerinin tanıtımını yaptı. Turquality Projesi kapsamında yürütülen çalışmalar çerçevesinde, ABD’nin ünlü şefleri tarafından Türk su ürünleri kullanılarak hazırlanan özel menülerle tadım etkinlikleri yapıldı. Dünyanın dört bir yanından mobilya üreticileri, ihracatçıları ve satın almacıları bir araya getiren CIFF 2026 Uluslararası Mobilya Fuarı’nda, Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri sektör kurulunda yer alan dört İhracatçı birliğinin (AKİB, EİB, İİB, OAİB) ortak katılım standı, “Heartmade” konsepti ile yoğun ilgi gördü. İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (İYMSİB), Almanya’nın Düsseldorf şehrinde düzenlenen Prowein Uluslararası Şarap ve İçecek Fuarı’na info stant ile katılarak, Türkiye’nin meyve ve sebze ürünlerini tanıttı. Mobilya Sektörü Rekabetçilik Çalıştayı, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) ev sahipliğinde ve İstanbul İhracatçı Birlikleri’nin (İİB) organizasyonunda gerçekleştirildi. Bu ay ihracatçılarımıza yönelik eğitimlerimiz de oldu. İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin (İHBİR) “İHBİR Teknik Eğitim Programı” kapsamında düzenlediği “Gıda Endüstrisi Perspektifinden Uygulamalı Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (LCA): Modelleme, Analiz ve Raporlama” eğitimi, firma temsilcilerinin katılımı ile yapıldı. İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB); “Satışta Etkili İkna Teknikleri”, Dış Ticarette Sahtecilik ve Dolandırıcılık: Riskler, Yaptırımlar ve Korunma Yöntemleri konularında genel katılıma açık, ücretsiz, çevrim içi eğitimler düzenledi. İİB, önümüzdeki aylarda da düzenleyeceği etkinlikler ile ihracat bayrağını dünyanın farklı ülkelerinde dalgalandırmaya devam edecek” dedi.

Denizli Kekiği İçin Tarihi Adım Haber

Denizli Kekiği İçin Tarihi Adım

Dünya kekik üretiminin merkezi Denizli, "Denizli Kekiği"ni Avrupa Birliği’nde tescil ettirmek için kolları sıvadı. DENİB ve Kurtluca Kooperatifi arasında imzalanan protokol ile Denizli kekiği, Avrupa raflarında tescilli bir marka olarak yer almaya hazırlanıyor. ​Denizli Kekiği Avrupa Birliği Tescili İçin Güçlerini Birleştirdi ​Denizli tarımının en stratejik ürünlerinden biri olan Denizli Kekiği, uluslararası arenada hak ettiği değeri bulmak üzere dev bir adım attı. Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) ve S.S. Kurtluca Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, Avrupa Birliği (AB) nezdinde menşe adı ile coğrafi işaret tescili için iş birliği protokolü imzaladı. ​DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen imza törenine; Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, Denizli İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Saffet Üge, Kurtluca Kooperatif Başkanı Mustafa Acat ve DENİB Yönetim Kurulu Üyesi Süreyya Çalışkan katıldı. ​Dünya Kekiğinin Yüzde 80’i Denizli’den! ​Protokol töreninde konuşan DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, Denizli’nin kekik üretimindeki mutlak liderliğine dikkat çekti. Memişoğlu’nun paylaştığı çarpıcı veriler şöyle: ​Global Tedarik: Dünyada ticarete konu olan kekiğin %80-85’i Türkiye tarafından karşılanıyor. ​Üretim Üssü: Türkiye'deki kekik üretim alanlarının %90,5’i Denizli’de bulunuyor. ​İhracat Geliri: 16 bin 881 ton kekik ve kekik yağı ihracatından 81,8 milyon dolar gelir elde ediliyor. ​Hedef Tür: AB başvurusuna konu olan tür, yüksek aromalı bilyalı kekik (Origanum Onites). ​"Avrupa Birliği tescili ile kekiğimiz sadece bir tarım ürünü değil; kökeni belli, kalitesi tescilli küresel bir marka olacak." — Hüseyin Memişoğlu ​Neden Denizli Kekiği? Ayırt Edici Özellikler ​DENİB Yönetim Kurulu Üyesi Süreyya Çalışkan, Denizli kekiğinin neden eşsiz olduğunu şu sözlerle özetledi: ​Bilyalı Yapı: Görsel ve fiziksel kalite. ​Yüksek Karvakrol Değeri: Güçlü aroma ve şifa kaynağı. ​Uzun Raf Ömrü: İhracat için büyük avantaj. ​Geleneksel Üretim: Bölge çiftçisinin uzmanlığı ve iklimsel elverişlilik. ​Kurtluca Kooperatifi Başkanı Mustafa Acat ise üretimde elle hasat yöntemini kullandıklarını vurgulayarak, ilaç kullanımını sıfıra indirdiklerini ve tamamen doğal yöntemlerle kaliteyi koruduklarını belirtti. ​Yerel Destek, Küresel Vizyon ​Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, 2021 yılında Türkiye'de tescillenen kekiğin AB yolculuğunun heyecan verici olduğunu belirterek, yerel üreticinin emeğinin uluslararası pazarda korunmasının stratejik önemine değindi. İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Saffet Üge ise kurum olarak sahadaki teknik desteğin süreceğini ifade etti. ​Denizli Kekiği Hangi Ülkelere İhraç Ediliyor? ​Başta ABD, Almanya, İtalya, Kanada, Polonya, Hollanda, Fransa, Japonya ve Avustralya olmak üzere onlarca ülke Denizli kekiğini tercih ediyor. AB tescili ile birlikte bu listeye daha yüksek katma değerli pazarların eklenmesi bekleniyor.

GTB Başkanı Akıncı'dan Stratejik Bulgur Açıklaması Haber

GTB Başkanı Akıncı'dan Stratejik Bulgur Açıklaması

Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, bulgurun gıda arz güvenliğindeki stratejik rolüne dikkat çekerek, ürünün küresel trendlere göre yeniden konumlandırılması gerektiğini vurguladı. ​Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla Konya Ticaret Borsası ev sahipliğinde düzenlenen UHK 2026 Hasat Öncesi Hububat Kongresi, sektörün devlerini bir araya getirdi. Kongre kapsamında gerçekleştirilen “Hububata Dayalı Sektörler” oturumunda konuşan GTB Başkanı Mehmet Akıncı, bulgur sektörünün mevcut durumunu ve gelecek projeksiyonlarını paylaştı. ​Gaziantep Bulgur Üretiminin Merkezi Konumunda ​Bulgurun tarihsel ve kültürel derinliğine vurgu yapan Akıncı, Türkiye’nin bu alandaki üretim altyapısının dünya ölçeğinde bir rekabet avantajı sağladığını belirtti. Özellikle Gaziantep’in üretim kapasitesi ve ihracat gücüyle sektörün lokomotifi olduğunu ifade eden Akıncı, 2025 yılı verilerini paylaştı: ​Türkiye Geneli Bulgur İhracatı: 240 bin ton ​Güneydoğu Anadolu Bölgesi: 84 bin ton ​Gaziantep: 49 bin ton ​Akıncı, bu rakamların güçlü bir üretim altyapısına işaret ettiğini ancak sürdürülebilir büyüme için katma değerli üretimin şart olduğunu dile getirdi. ​"Yeni Tüketim Alışkanlıklarına Uyum Bir Tercih Değil, Zorunluluktur" ​Kişi başı bulgur tüketiminde beklenen artışın yakalanamadığına dikkat çeken Mehmet Akıncı, sektörün strateji değişikliğine gitmesi gerektiğini belirtti. Akıncı, özellikle genç nesillere ulaşmak için şu önerilerde bulundu: ​"Değişen tüketim eğilimlerine uyum sağlamak artık bir tercih değil, gerekliliktir. Sağlıklı beslenme trendleri doğrultusunda bulgurun yüksek lifli ve besleyici yapısını daha güçlü anlatmalıyız. Pratik tüketim ürünleri ve yenilikçi çözümlerle pazar çeşitliliğimizi artırmalıyız." ​Stratejik Hedef: Çin ve Azerbaycan Pazarları ​İhracatta pazar çeşitliliğinin önemine değinen Akıncı, özellikle Çin ve Azerbaycan gibi pazarlarda elde edilen kazanımların artırılması gerektiğini söyledi. Coğrafi işaret, kalite standardizasyonu ve markalaşma süreçlerinin güçlendirilmesinin küresel rekabette anahtar rol oynayacağını ifade etti. ​Gıda Arz Güvenliği ve İklim Değişikliği ​Küresel krizler ve iklim değişikliği etkilerinin arttığı bir dönemde bulgurun "stratejik ürün" vasfının altını çizen Akıncı, uzun raf ömrü ve dayanıklı yapısıyla bulgurun gıda arz güvenliği açısından kritik bir role sahip olduğunu belirtti. Akıncı, doğru stratejilerle bulgurun küresel gıda trendlerinin vazgeçilmez bir parçası haline gelebileceğini sözlerine ekledi.

Akdeniz İhracatında Mart Sıçraması Haber

Akdeniz İhracatında Mart Sıçraması

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), 2026 yılı Mart ayında sergilediği yüzde 24'lük büyüme ile ihracatta güçlü bir ivme yakaladı. Kimya ve yaş meyve sebze sektörlerinin domine ettiği Mart ayında 1,81 milyar dolar ihracat rakamına ulaşılırken, yılın ilk çeyreği ise toplamda 4,58 milyar dolarla dengeli bir yükseliş grafiği çizdi. ​Sanayi ve Tarım Ele Ele: İhracatın Lokomotifi Kimya Oldu ​AKİB Koordinatör Başkanı Veysel Memiş, Mart ayı performansının arkasında hem sanayi hem de tarım sektörlerinin eş zamanlı yükselişinin yattığını belirtti. Özellikle kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü, Mart ayında yakaladığı yüzde 71'lik dev artışla toplam ihracatın parlayan yıldızı oldu. ​Mart Ayı Sektörel Artış Oranları: ​Kimya: %71 artış (796,5 milyon dolar) ​Yaş Meyve Sebze: %23 artış (193,5 milyon dolar) ​Demir ve Demir Dışı Metaller: %13 artış (398,9 milyon dolar) ​Avrupa Pazarında Agresif Genişleme ​AKİB’in 2026 stratejisinde pazar çeşitliliği meyvelerini vermeye başladı. Geleneksel pazarlardaki dalgalanmalara rağmen Avrupa hattında rekor artışlar kaydedildi. İspanya ve İtalya gibi kritik pazarlardaki büyüme dikkat çekti. ​İspanya: Mart ayında %165 artış (110,9 milyon dolar) ​İtalya: Mart ayında %79 artış (172,7 milyon dolar) ​Romanya: Mart ayında %50 artış (169,2 milyon dolar) ​Yılın ilk çeyreğinde ise en dikkat çeken sıçrama %166 artış oranıyla Fas pazarında yaşandı. Polonya ve Gürcistan gibi yükselen pazarlar da AKİB’in yeni rotaları arasında yerini aldı. ​Veysel Memiş: "Küresel Ticarette Yeni Bir Oyun Alanı Kuruyoruz" ​Küresel talepteki kırılmalara rağmen dirençli bir yapı sergilediklerini vurgulayan Başkan Veysel Memiş, ihracatın geleceğine dair şu vizyonu paylaştı: ​"Rekabet artık sadece maliyetle değil; hız, esneklik ve sürdürülebilirlik ile belirleniyor. Akdeniz ihracatını yeşil dönüşüm ve dijital altyapı ekseninde yeniden konumlandırıyoruz. Hedefimiz, değişen küresel tedarik zincirinde vazgeçilmez bir üretim üssü olmak."

Bakan Yumaklı’dan Aksaray’da Tohum Müjdesi Haber

Bakan Yumaklı’dan Aksaray’da Tohum Müjdesi

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Aksaray’da düzenlenen ‘Tohum Temin Töreni’ne katılarak Türkiye’nin tohumculukta ulaştığı rekor seviyeleri açıkladı. 2026 yılı için 500 milyon liralık kaynak ayrıldığını duyuran Yumaklı, "Tohumlarımızın %96'sı bu topraklarda üretiliyor" dedi. ​Aksaray İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nde gerçekleşen törende konuşan Bakan Yumaklı, Türkiye'nin gıda arz güvenliği için tohumun stratejik önemine vurgu yaptı. Türkiye'nin tohum üretim kapasitesinin 2002 yılından bu yana yaklaşık 10 kat artarak 1 milyon 351 bin tona ulaştığını belirten Yumaklı, yerli üretimle ilgili çarpıcı veriler paylaştı. ​"Tohumlarımızın %96'sı Yerli ve Milli" ​Kamuoyunda zaman zaman dile getirilen "dışa bağımlılık" iddialarına sert yanıt veren Bakan Yumaklı, Türkiye'nin tohum altyapısının dünyayla yarışır düzeyde olduğunu söyledi. Yumaklı, şu bilgileri verdi: ​Üretim Artışı: 2002'de 145 bin ton olan üretim, bugün 1 milyon 351 bin tona çıktı. ​Fide ve Fidan: Sertifikalı üretim 50 kattan fazla artarak 203 milyona yükseldi. ​İhracat Gücü: Geçen yıl tam 117 ülkeye bu toprakların tohumu ihraç edildi. ​Gen Bankası: 1537 çeşit tohum Ankara ve başka bir şehrimizde yer alan Tohum Gen Bankalarında güvenle saklanıyor. ​İsrail'den Tohum İthalatı İddialarına Net Cevap ​Bakan Yumaklı, sosyal medyada ve bazı mecralarda yayılan asılsız iddialara değinerek; "İsrail'den tohum alındığına dair tezviratlara kimse kulak asmasın. 2024 yılının Mayıs ayında tüm ilişkiler zaten kesilmişti. Bu ülkenin üreticilerini küçümseyen bu bakış açısı hiçbir şekilde gerçeği yansıtmıyor," ifadelerini kullandı. ​2026 Yılı İçin 500 Milyon TL Kaynak ve %75 Hibe ​Üreticileri teşvik etmenin başlıca görevleri olduğunu hatırlatan Yumaklı, işlenmeyen arazilerin üretime kazandırılması projesinin detaylarını paylaştı: ​Yeni Kaynak: 2026 yılında proje için 500 milyon liralık bütçe ayrıldı. ​Hedef Kitle: 65 bin çiftçiye destek verilmesi planlanıyor. ​Üretim Alanı: 785 bin dekarlık arazinin ekilmesi hedefleniyor. ​Destek Oranı: Proje maliyetinin %75'i bakanlık tarafından, %25'i ise üretici tarafından karşılanacak. ​Ata Tohumları Raflara İniyor ​Yerel çeşitlerin korunmasına büyük önem verdiklerini belirten Bakan, tescili yapılan 49 yerel ata tohumu çeşidinin bu yıl Tarım Kredi Kooperatifi marketlerinde 1 milyonun üzerinde paketle vatandaşla buluşacağını müjdeledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.