Hava Durumu

#İklim Değişikliği

Kırsal Haber - İklim Değişikliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İklim Değişikliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Balıkesir’de Tarımın Geleceği Konuşuldu: "Suyun İzinde" Paneli Yoğun İlgi Gördü Haber

Balıkesir’de Tarımın Geleceği Konuşuldu: "Suyun İzinde" Paneli Yoğun İlgi Gördü

Balıkesir Ticaret Odası (BATO) tarafından düzenlenen “Suyun İzinde: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Nereye Gidiyor?” paneli, sektörün uzman isimlerini ve paydaşlarını bir araya getirdi. Panelde, iklim krizi ve su yönetiminin tarımsal üretimin geleceği üzerindeki kritik rolü vurgulandı. ​Tarım ve hayvancılığın lokomotif şehirlerinden biri olan Balıkesir, gıda güvenliği ve su kaynaklarının korunması adına önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Balıkesir Ticaret Odası Barış Aydın Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen panele, iş dünyası ve tarım sektörü temsilcileri yoğun katılım gösterdi. ​Başkan Rahmi Kula: "Su Artık Bir Tercih Değil, Varoluş Meselesidir" ​Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Balıkesir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Kula, küresel iklim değişikliğinin etkilerine dikkat çekerek suyun hayati önemini hatırlattı. Kula, tarımsal sürdürülebilirliğin ancak su kaynaklarının doğru yönetimiyle mümkün olacağını belirterek, "İklim değişikliği kapımızda değil, artık hayatımızın merkezinde. Suyun her damlasını planlamak zorundayız," ifadelerini kullandı. ​Uzman İsimlerden Tarım ve Gıda Analizi ​Ekonomi Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım ve Bloomberg HT Tarım ve Gıda Editörü İrfan Donat’ın konuşmacı olarak katıldığı panelde, Türkiye ve dünya genelindeki tarım politikaları masaya yatırıldı. ​Mevcut Durum: Gıda enflasyonu, üretim maliyetleri ve hayvancılık sektöründeki son gelişmeler detaylandırıldı. ​Su Yönetimi: Vahşi sulamadan modern tekniklere geçişin hızı ve stratejik su yönetimi planları ele alındı. ​Gelecek Öngörüleri: Önümüzdeki 10 yılda gıda arz güvenliğini sağlamak için atılması gereken adımlar paylaşıldı. ​Geniş Katılımlı Buluşma ​Panele BATO Meclis Başkanı Okan Telaşeli, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emrah Bilcanlı, Yönetim Kurulu Üyeleri Faruk Demiraslan ve F. Tağmaç Şengörenoğlu ile çok sayıda meclis ve komite üyesi katıldı. Etkinlik sonunda, katılımcıların soruları uzman konuklar tarafından yanıtlanarak yerel üreticilere yönelik çözüm önerileri sunuldu.

Hayvancılığın Geleceği Burdur’da Şekilleniyor Haber

Hayvancılığın Geleceği Burdur’da Şekilleniyor

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ), "Sürdürülebilir Hayvancılık, Maliyet Yönetimi ve Verimlilik Çalıştayı" ile sektörün devlerini bir araya getirdi. Akademisyenler ve üreticiler, hayvancılıkta verimlilik artışı ve yerli üretim stratejilerini masaya yatırdı. Hayvancılık alanında Türkiye’nin ihtisas üniversitesi olan MAKÜ, sektörün kronik sorunlarına bilimsel çözümler üretmeye devam ediyor. 09 Nisan 2026 tarihinde Lavanta Tepesi Otel’de gerçekleştirilen çalıştayda; maliyet yönetimi, biyoteknoloji ve sürdürülebilir tarım politikaları kapsamlı bir şekilde ele alındı. Rektör Prof. Dr. Hüseyin Dalgar: "Çıkış Yolu Verimlilik Artışı" Çalıştayın açılış konuşmasını yapan MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, küresel ekonomik baskıların hayvancılık sektörünü zorladığını ifade etti. Rektör Dalgar, kaynakların verimli kullanılmasının önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Bugün dünya genelinde ciddi bir maliyet baskısı var. Bu döngüyü kırmanın tek yolu, aynı kaynakla daha fazla ve kaliteli üretim yapmaktır. MAKÜ olarak yerli embriyo üretiminde öncüyüz ve yüksek genetik kapasiteli hayvan ırkları üzerinde çalışıyoruz." Dalgar, genetik gelişimin tek başına yeterli olmadığını; modern çiftlik modelleri, doğru bakım ve besleme yöntemleriyle bu sürecin desteklenmesi gerektiğini vurguladı. TAGEM Genel Müdürü Atalay: "Bilimi Sahaya İndiriyoruz" Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar (TAGEM) Genel Müdürü Dr. Mustafa Altuğ Atalay, çalıştayda yaptığı konuşmada üniversite-kamu iş birliğinin altını çizdi. Atalay, "Sadece akademik bilgi üretmek yetmez, bu bilginin sahada karşılığı olmalı. Bakanlık politikalarımızla uyumlu, üreticiye dokunan projeler önceliğimizdir" dedi. Atalay, Türkiye'nin hayvancılıktaki temel risklerini ise şöyle sıraladı: Genç nüfusun tarımdan uzaklaşması. İklim değişikliği ve kuraklık tehdidi. Yem maliyetleri ve dışa bağımlılık riskleri. Çalıştayda Ele Alınan 3 Temel Başlık Sektörün geleceğine ışık tutan çalıştay, üç ana oturum halinde gerçekleştirildi: Besleme ve Maliyet Yönetimi: Hayvansal üretimde yem maliyetlerini düşücek alternatif yöntemler. İklim ve Dayanıklılık: Kuraklığa dayanıklı yem bitkilerinin geliştirilmesi ve su yönetimi. Politika ve İş Birliği: Teşvik mekanizmaları, devlet destekleri ve kurumsal projeler. Hayvancılıkta Dijital Dönüşüm ve Teknoloji Çalıştayın sonuç raporunda; akıllı tarım uygulamaları, dijitalleşme ve biyoteknolojik gelişmelerin yaygınlaştırılmasının sektörün kurtuluş reçetesi olduğu belirtildi. MAKÜ bünyesinde yürütülen yerli embriyo ve yüksek verimli ırk projelerinin, Türkiye’nin et ve süt üretimindeki yeterliliğini artırması hedefleniyor.

Kars’tan Dünyaya Bilim Köprüsü: HEKİM Projesi ile Tanışın! Haber

Kars’tan Dünyaya Bilim Köprüsü: HEKİM Projesi ile Tanışın!

Kars, uluslararası bilim dünyasının kalbi haline geldi. İktisadi Kalkınma ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü (İKSAD) ve Kars Veteriner Hekimleri Odası iş birliğiyle düzenlenen "Uluslararası Disiplinlerarası Bilim ve Teknoloji Kongresi", hibrit modelle başarıyla tamamlandı. Kongreye damga vuran ise Kars VHO Başkanı Ercan Ödül’ün tanıttığı bölgesel güvenlik kalkanı: HEKİM Projesi oldu. Veteriner Hekimlikte Disiplinler Arası Zorunluluk Sapran Deluxe Otel’de gerçekleştirilen kongrenin açılışında konuşan Kars VHO Başkanı Ercan Ödül, veteriner hekimliğin küresel sorunlardaki kritik rolüne değindi. Zoonotik hastalıklar, gıda güvenliği ve iklim değişikliği ile mücadelenin ancak disiplinler arası bir iş birliğiyle mümkün olacağını belirten Ödül: "Kars, hayvancılık ve stratejik konumuyla bilimsel çalışmaların sahada karşılık bulduğu çok kıymetli bir laboratuvardır. Disiplinler arası düşünmek artık bir tercih değil, bir zorunluluktur," dedi. HEKİM Projesi: Kars İçin Dijital Güvenlik Kalkanı Başkan Ercan Ödül, kongre kapsamında sunduğu "Hayvan–İnsan–Ekosistem İzleme Merkezi (HEKİM)" modeli ile uluslararası katılımcıların büyük ilgisini çekti. Özellikle Ermenistan sınır kapısının açılma ihtimaline karşı hazırlanan proje, bölge sağlığını korumayı hedefliyor. HEKİM Projesi’nin öne çıkan avantajları: Erken Uyarı Sistemi: Zoonotik hastalıklara karşı dijital ve gerçek zamanlı takip. Hızlı Senkronizasyon: Salgın anında bürokrasiden bağımsız, anlık iletişim ağı. FAO Standartları: "Daha iyi üretim, beslenme, çevre ve yaşam" ilkelerine tam uyum. Kars’ın Bilimsel Gücü Kanıtlandı Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Mükremin Ölmez, organizasyonun rakamsal başarısına dikkat çekti. 33 farklı ülkeden 118 yurt içi ve 129 yurt dışı olmak üzere toplam 247 akademisyenin katıldığı kongrede, 52 bildiri yüz yüze sunuldu. Veteriner fakültesi akademisyenlerinin yoğun ilgisi, Kars’ın akademik arenadaki prestijini bir kez daha tescilledi. "Tek Sağlık" Yaklaşımı Tam Not Aldı Bilim dünyası tarafından "Stratejik bir güvenlik kalkanı" olarak nitelendirilen Tek Sağlık yaklaşımı ve HEKİM projesi, bölge ekonomisinin ve halk sağlığının korunmasında devrim niteliğinde bir adım olarak kabul edildi.

GTB Başkanı Akıncı'dan Stratejik Bulgur Açıklaması Haber

GTB Başkanı Akıncı'dan Stratejik Bulgur Açıklaması

Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, bulgurun gıda arz güvenliğindeki stratejik rolüne dikkat çekerek, ürünün küresel trendlere göre yeniden konumlandırılması gerektiğini vurguladı. ​Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla Konya Ticaret Borsası ev sahipliğinde düzenlenen UHK 2026 Hasat Öncesi Hububat Kongresi, sektörün devlerini bir araya getirdi. Kongre kapsamında gerçekleştirilen “Hububata Dayalı Sektörler” oturumunda konuşan GTB Başkanı Mehmet Akıncı, bulgur sektörünün mevcut durumunu ve gelecek projeksiyonlarını paylaştı. ​Gaziantep Bulgur Üretiminin Merkezi Konumunda ​Bulgurun tarihsel ve kültürel derinliğine vurgu yapan Akıncı, Türkiye’nin bu alandaki üretim altyapısının dünya ölçeğinde bir rekabet avantajı sağladığını belirtti. Özellikle Gaziantep’in üretim kapasitesi ve ihracat gücüyle sektörün lokomotifi olduğunu ifade eden Akıncı, 2025 yılı verilerini paylaştı: ​Türkiye Geneli Bulgur İhracatı: 240 bin ton ​Güneydoğu Anadolu Bölgesi: 84 bin ton ​Gaziantep: 49 bin ton ​Akıncı, bu rakamların güçlü bir üretim altyapısına işaret ettiğini ancak sürdürülebilir büyüme için katma değerli üretimin şart olduğunu dile getirdi. ​"Yeni Tüketim Alışkanlıklarına Uyum Bir Tercih Değil, Zorunluluktur" ​Kişi başı bulgur tüketiminde beklenen artışın yakalanamadığına dikkat çeken Mehmet Akıncı, sektörün strateji değişikliğine gitmesi gerektiğini belirtti. Akıncı, özellikle genç nesillere ulaşmak için şu önerilerde bulundu: ​"Değişen tüketim eğilimlerine uyum sağlamak artık bir tercih değil, gerekliliktir. Sağlıklı beslenme trendleri doğrultusunda bulgurun yüksek lifli ve besleyici yapısını daha güçlü anlatmalıyız. Pratik tüketim ürünleri ve yenilikçi çözümlerle pazar çeşitliliğimizi artırmalıyız." ​Stratejik Hedef: Çin ve Azerbaycan Pazarları ​İhracatta pazar çeşitliliğinin önemine değinen Akıncı, özellikle Çin ve Azerbaycan gibi pazarlarda elde edilen kazanımların artırılması gerektiğini söyledi. Coğrafi işaret, kalite standardizasyonu ve markalaşma süreçlerinin güçlendirilmesinin küresel rekabette anahtar rol oynayacağını ifade etti. ​Gıda Arz Güvenliği ve İklim Değişikliği ​Küresel krizler ve iklim değişikliği etkilerinin arttığı bir dönemde bulgurun "stratejik ürün" vasfının altını çizen Akıncı, uzun raf ömrü ve dayanıklı yapısıyla bulgurun gıda arz güvenliği açısından kritik bir role sahip olduğunu belirtti. Akıncı, doğru stratejilerle bulgurun küresel gıda trendlerinin vazgeçilmez bir parçası haline gelebileceğini sözlerine ekledi.

Eskişehir Ticaret Borsası'ndan "Tarım ve Su" Paneli Haber

Eskişehir Ticaret Borsası'ndan "Tarım ve Su" Paneli

Eskişehir Ticaret Borsası (ETB), bölge tarımında verimliliği artırmak ve üreticileri bilimsel verilerle buluşturmak amacıyla "Tarım ve Su" başlıklı kapsamlı bir panele ev sahipliği yaptı. Meclis Başkanı Hasan Öztürk’ün ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte, iklim değişikliğinden modern sulama tekniklerine kadar hayati konular masaya yatırıldı. ​Bilimsel Verilerle Sürdürülebilir Tarım ​2 Nisan 2026 tarihinde Eskişehir Ticaret Borsası M. Rifat Hisarcıklıoğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen panel, sektör paydaşlarını ve üreticileri bir araya getirdi. Panelde, küresel iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkileri ve bu sürece adaptasyon yöntemleri uzman isimler tarafından detaylandırıldı. ​Uzman Panelistlerden Stratejik Sunumlar ​Tarım ve su yönetiminin tüm boyutlarıyla ele alındığı panelde, alanında uzman isimler şu başlıklar altında önemli bilgiler paylaştı: ​İklim ve Meteoroloji: Meteoroloji 3. Bölge Müdürlüğü’nden Zir. Yük. Müh. Uygar Us, "Eskişehir İklimi ve Zirai Meteoroloji" sunumuyla yerel iklim verilerini analiz etti. ​Stresle Mücadele: TMMOB ZMO Eskişehir Şubesi 2. Başkanı Dr. Necmettin Bolat, tahıllarda abiyotik ve biyotik streslerle mücadele yöntemlerini aktardı. ​Doğru Gübreleme: NBC Tarım’dan Dr. Cemal Çekiç, "Tahıllarda Gübreleme" teknikleri üzerine üreticileri bilgilendirdi. ​Planlama ve Destekler: Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Şube Müdürü Nizamettin Çetiner, tarımsal üretim planlaması ve güncel desteklemeleri anlattı. ​Su Yönetimi: ESOGÜ Ziraat Fakültesi’nden Doç. Dr. Koç Mehmet Tuğrul, "Tarımda Suyun Etkin Kullanımı" konusuna vurgu yaptı. ​Finansal Çözümler: Ziraat Katılım Bankası Şube Müdürü Adnan Önder Bulut ise tarımsal ürünlerin finansmanı konusundaki olanakları sundu. ​"Üreticimizi Bilimle Desteklemeye Devam Edeceğiz" ​Eskişehir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Hasan Öztürk, panelin açılışında yaptığı konuşmada, bölge tarımının kalkınması için bilimsel verinin önemine değindi. Öztürk, iklim değişikliği ve su kısıtı gibi zorluklara karşı üreticinin yanında olmaya devam edeceklerini ve bu tür bilgilendirme faaliyetlerinin sürdürülebilir tarım için kritik rol oynadığını belirtti. ​Etkinlik, katılımcıların sorularının yanıtlanması ve bölge tarımı için hazırlanan çözüm önerilerinin paylaşılmasıyla sona erdi.

SETBİR'in İlk Kadın Başkanı Fatma Can Sağlık Oldu Haber

SETBİR'in İlk Kadın Başkanı Fatma Can Sağlık Oldu

Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR), 50. kuruluş yılını kutladığı Genel Kurul’da tarihi bir karara imza attı. Sütaş İcra Kurulu Üyesi Fatma Can Sağlık, derneğin ilk kadın Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. ​Türkiye gıda sanayisinin en köklü ve stratejik sivil toplum kuruluşlarından biri olan SETBİR, 1976 yılından bu yana sürdürdüğü faaliyetlerinde yeni bir döneme girdi. 50. yıl gururunu yaşayan birlik, kamu ve özel sektörde derin tecrübeye sahip olan Fatma Can Sağlık liderliğinde, Türkiye’nin hayvansal üretim potansiyelini küresel standartlara taşımayı hedefliyor. ​Sürdürülebilir Üretim ve Bilinçli Tüketim Vizyonu ​Yeni Başkan Fatma Can Sağlık, göreve gelmesinin ardından yaptığı ilk açıklamada SETBİR’in stratejik rolüne dikkat çekti. Sağlık, "Toplumun sağlıklı beslenmesinde temel rol oynayan süt ve kırmızı et ürünlerinde üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak vizyonumuzun temelidir. Kamu ve özel sektör arasında etkin bir köprü kurarak ülkemizin verimliliğini artırmak için çalışacağız" dedi. ​Gıda Sanayisinde Dönüşüm: İklim Değişikliği ve Kaynak Verimliliği ​Sektörün küresel ölçekte karşılaştığı zorluklara değinen Sağlık, SETBİR'in yeni dönem yol haritasını şu başlıklarla özetledi: ​Küresel Rekabet: Türk gıda sanayicilerini uluslararası pazarlarda daha rekabetçi bir konuma taşımak. ​Sürdürülebilirlik: İklim değişikliği ve kaynak verimliliği odaklı bir üretim modeli geliştirmek. ​Gıda Güvenilirliği: Bilimsel yaklaşım ve yenilikçilikle gıda değer zincirini güçlendirmek. ​"Gıda Değer Zincirinin Her Halkasındayız" ​SETBİR’in tedarikçiden tüketiciye kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığını belirten Fatma Can Sağlık; "Girdi tedarikçilerinden sanayicilere, perakendecilerden tüketicilere uzanan bu zincirde sürdürülebilir büyümeyi desteklemek en büyük sorumluluğumuzdur. Sektörümüzü el birliğiyle daha ileriye taşımak için tüm paydaşlarımızın iş birliğine açığız" ifadelerini kullandı.

Trakya Belediyeler Birliği Silivri’de Haber

Trakya Belediyeler Birliği Silivri’de

Trakya Belediyeler Birliği, Çevre, İklim ve Afet Platformu aracılığıyla Silivri Belediyesi’nin afet koordinasyon çalışmalarını yerinde inceledi. Başkan Dr. Candan Yüceer, "Amacımız bölgemizde afetlere karşı ortak bir bilinç ve güçlü bir iş birliği oluşturmaktır" dedi. ​Trakya bölgesindeki belediyelerin kurumsal kapasitelerini artırmak ve afetlere karşı dayanıklılığı pekiştirmek amacıyla düzenlenen teknik inceleme programlarının durağı Silivri Belediyesi oldu. Trakya Belediyeler Birliği üye belediye temsilcileri, başkan vekilleri ve teknik personelden oluşan heyet, Silivri'nin afet yönetimi stratejilerini mercek altına aldı. ​Afet Koordinasyon Merkezi’nde Detaylı İnceleme ​Program kapsamında heyet, Silivri Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi'ni ziyaret ederek merkezin teknolojik altyapısı, işleyişi ve olası bir afet durumunda uygulanacak müdahale planları hakkında yetkililerden kapsamlı bilgi aldı. Ziyarette, Silivri Belediyesi’nin afet hazırlık süreçlerindeki "iyi uygulama örnekleri" diğer belediye temsilcilerine aktarıldı. ​​Candan Yüceer: "Bilgi ve Deneyim Paylaşımı Önemli Kazanımlar Sağlıyor" ​Trakya Belediyeler Birliği ve Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, teknik inceleme programının önemine değinerek şu ifadeleri kullandı: ​"Bölgemizin afetlere karşı daha dirençli hale gelmesi için Çevre, İklim ve Afet Platformumuz aracılığıyla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Silivri Belediye Başkanımız Sayın Bora Balcıoğlu’na ev sahipliği için teşekkür ediyoruz. Bu ziyaret, yerel yönetimler arasındaki bilgi paylaşımının etkin koordinasyon açısından ne denli kritik olduğunu bir kez daha gösterdi." ​Bölgesel Dayanıklılık İçin Ortak Akıl Vurgusu ​Başkan Yüceer, temel hedeflerinin tüm Trakya belediyelerinin afetlere müdahale kapasitesini eş düzeye getirmek olduğunu belirtti: "İyi uygulama örneklerini yaygınlaştırarak, olası afetlere karşı ortak bir bilinç ve güçlü bir iş birliği zemini oluşturmaya devam edeceğiz." ​Silivri ziyareti, Trakya genelinde iklim değişikliği ve afet yönetimi odaklı politikaların güçlendirilmesi yönünde atılan stratejik bir adım olarak kayıtlara geçti.

TAB Başbakanı Ali Demir Eskişehir’de Arıcılarla Buluştu Haber

TAB Başbakanı Ali Demir Eskişehir’de Arıcılarla Buluştu

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Genel Başkanı Ali Demir, Eskişehir programı kapsamında yerel üreticilerle bir araya gelerek arıcılık sektöründeki son gelişmeleri ve çözüm önerilerini değerlendirdi. ​Arıcılık Sektörünün Mevcut Durumu ve Sorunları Görüşüldü ​Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Başkanı Ali Demir, Eskişehir ziyareti sırasında Eskişehir Arı Yetiştiricileri Birliği üyeleriyle kapsamlı bir istişare toplantısı gerçekleştirdi. Toplantının ana gündem maddelerini; arıcılık sektörünün güncel durumu, üreticilerin karşılaştığı ekonomik ve teknik sorunlar ile sektörün geleceğine yönelik stratejik hedefler oluşturdu. ​Sürdürülebilir Arıcılık ve Üretici Desteği Ön Planda ​Ziyaret kapsamında gerçekleştirilen görüşmelerde, Türkiye'de arıcılık faaliyetlerinin geliştirilmesi için atılması gereken adımlar üzerinde duruldu. Özellikle şu başlıklar öne çıktı: ​Üretici Desteklemeleri: Arıcıların maliyetlerini düşürecek ve verimliliği artıracak yeni destekleme modelleri. ​Sürdürülebilirlik: İklim değişikliği ve çevre kirliliğine karşı arı kolonilerinin korunması. ​Verimlilik Artışı: Modern arıcılık tekniklerinin yaygınlaştırılması ve yerli üretimin güçlendirilmesi. ​"Arıcılık sektörünün sürdürülebilirliği, sadece üreticimiz için değil, ekosistemimizin geleceği için de hayati önem taşımaktadır." ​Eskişehir Arı Yetiştiricileri Birliği'ne Teşekkür ​Toplantı sonunda Genel Başkan Ali Demir, gösterilen misafirperverlikten duyduğu memnuniyeti dile getirerek; "Nazik ev sahipliği ve sektöre olan duyarlılıklarından dolayı Eskişehir Arı Yetiştiricileri Birliği Yönetimine ve tüm üyelerimize teşekkür ederiz," dedi.

Marmara Gölü’nde 6 Yıl Sonra Sular Yeniden Yükseliyor Haber

Marmara Gölü’nde 6 Yıl Sonra Sular Yeniden Yükseliyor

Manisa’da yaklaşık 6 yıldır tamamen kuruyan ve ekosistemi çöken Marmara Gölü, son yağışlarla birlikte yeniden su tutmaya başladı. CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen ve yerel temsilciler bölgede incelemelerde bulunarak, "Göl yaşasın, başka derdimiz yok" çağrısı yaptı. ​Manisa’nın Salihli, Saruhanlı ve Gölmarmara ilçeleri sınırlarında yer alan, "Ulusal Öneme Sahip Sulak Alan" tescilli Marmara Gölü’nde yıllar süren sessizlik yerini umuda bıraktı. Kuş cenneti olarak bilinen ancak kuraklık nedeniyle 400’e yakın kuş türünün terk ettiği, balıkçılığın bittiği gölde su seviyesinin yükselmeye başlaması bölge halkını heyecanlandırdı. ​"Marmara Gölü Siyaset Üstü Bir Konudur" ​Göl çevresinde incelemelerde bulunan CHP Manisa Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, gölün kurtarılmasının hayati bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Başevirgen, "Bu göl tekrar yaşasın başka bir derdimiz yok. İktidar ya da muhalefet fark etmez, esas mesele bu ekosistemi geri kazanmaktır" diyerek yetkililere seslendi. ​Tarım Arazileri ve Menemen Ovası İçin Kritik Önem ​Gölmarmara Ziraat Odası Başkanı Erdal Ziyan, gölün su tutmasının sadece bir doğa olayı değil, bölgesel bir ekonomi meselesi olduğunu belirtti. Ziyan, şu noktalara dikkat çekti: ​Tarımsal Değer: Göl ne kadar su tutarsa, çevresindeki araziler o kadar değer kazanıyor. Kuruyan göl çevresinde toprak çoraklaşıyor. ​Geniş Sulama Ağı: Marmara Gölü, sulama kanallarıyla İzmir Menemen Ovası’na kadar su temini sağlıyor. ​Proje Beklentisi: Bozdoğan kar suyunun göle aktarılması için hazırlanan ve yıllık 25 milyon metreküp su sağlayacak projenin bütçe beklediğini ifade etti. ​"Burası Cennet Gibiydi, Şimdi Kuruduk" ​Gölün kurumasıyla birlikte geçim kaynaklarını kaybeden bölge kadınları, yaşanan dramı çarpıcı sözlerle özetledi. 25 yıl boyunca gölde balıkçılık yapan emekçiler, göl kuruduktan sonra yevmiyeli işlere gitmek zorunda kaldıklarını belirterek şunları söyledi: ​"Göl kurumadan önce hem suyumuz hem balığımız hem de mahsulümüz vardı. Göl kuruduğundan beri kapımın önündeki limon ağacından bile verim alamıyorum. Bağlarımızı don vuruyor; çünkü göl varken bölgeyi koruyordu. Burası eskiden cennet gibiydi." ​Ekosistem ve İklim Değişikliği ​Marmara Gölü'nün kuruması sadece balıkçılığı bitirmekle kalmadı, bölgedeki mikroklimal dengeyi de bozdu. Gölün yokluğuyla birlikte bölgede don olaylarının ve şiddetli kuraklığın arttığı gözlemlendi. Uzmanlar, Demirköprü ve Gördes Barajlarından yapılacak kontrollü su takviyeleriyle gölün eski canlılığına kavuşabileceğini belirtiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.