Hava Durumu

#İnovasyon

Kırsal Haber - İnovasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İnovasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ege İhracatçı Birlikleri’nde Muhammet Öztürk Dönemi Haber

Ege İhracatçı Birlikleri’nde Muhammet Öztürk Dönemi

Bünyesindeki 12 ihracatçı birliğiyle Türk ihracatçılarının en büyük çatı kuruluşlarından biri olan Ege İhracatçı Birlikleri’nde Koordinatör Başkanlığa, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk oy birliğiyle seçildi. Öztürk, önümüzdeki 4 yıl EİB bünyesindeki 8 bin 500 ihracatçının temsilcisi olarak görev yapacak. Nisan ayında tamamlanan Ege İhracatçı Birlikleri Genel Kurul Toplantıları sonrasında şekillenen Ege İhracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu’nun ilk toplantısında; Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcılıklarına, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Fatih Uysal ve Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Turan Göksan oy birliğiyle getirildiler. Ege İhracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu’ndaki diğer başkanlar Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Ege Tütün İhracatçıları Birliği Başkanı Selim Jimi, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı M. Emre Uygun 2026-30 döneminde Ege İhracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu’nda Ege Bölgesi ihracatının artması için mesai verecek diğer birlik başkanları olacak. Muhammet Öztürk EİB’de Koordinatör Başkan olan 10. isim Muhammet Öztürk, EİB tarihinde Halit Şarlak, Mustafa Özman, Şükrü Ünlütürk, Hasan Çelebioğlu, Mete Uğuz, Servet Eröcal, Mustafa Türkmenoğlu, Sabri Ünlütürk ve Jak Eskinazi’den sonra Koordinatör Başkan olma mutluluğu yaşayan 10. ihracatçı oldu. EİB’de 12 başkanın 8’i değişti Ege İhracatçı Birlikleri’nde Nisan ayında yapılan genel kurullarda 12 birlik başkanının 8’i değişmişti. Ege İhracatçı Birlikleri’nde 1 Nisan 2026 tarihinde Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Genel Kurul Toplantısıyla başlayan genel kurul maratonu Koordinatör Başkan ve Koordinatör Başkan Yardımcılığı seçimleriyle tamamlanmış oldu. Görüşler Öztürk; “18,5 milyar sendromuna son vermek istiyoruz” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk; “Ege İhracatçı Birlikleri olarak ihracatımız son 3 yıldır 18,5 milyar dolar bandında sıkıştı kaldı. Öncelikli hedefimiz bu kritik eşiği aşmak ve ihracatta 20 milyar doları geçmek olacak. Bu amaçla 2025 yılında Türkiye Milli Katılım Organizasyonunu 17’ye çıkardığımız fuarların sayısını daha da artırmak istiyoruz. Sektörel Ticaret Heyetleri, Alım Heyetleri, URGE ve TURQUALITY Projelerine ağırlık vereceğiz. Ticaret Bakanlığımız, Tarım ve Orman Bakanlığımız, Türkiye İhracatçılar Meclisi’yle uyumlu hareket ederek Ege İhracatçı Birlikleri’nin her yıl iki haneli ihracat artışı yakalaması için gece-gündüz çalışacağız. Ege İhracatçı Birlikleri’nde temsil edilmeyen ancak ihracatı güçlü olan kimya, otomotiv, yenilenebilir enerji, iklimlendirme, elektrik-elektronik ve makine sektörlerimizin EİB çatısı altında temsili önceliklerimiz arasında olacak. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanlığı adaylığımda bana destek veren 11 birlik başkanımıza ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum.” Uysal: “SKDM, Sürdürülebilirlik, İnovasyon, URGE ve AR-GE’ye odaklanacağız” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Mehmet Fatih Uysal: “Türkiye’de ihracatın başladığı İzmir’de, 12 ihracatçı birliğiyle en geniş ihracat kümelenmesini temsil ediyoruz. Avrupa Birliği’nin hayata geçirdiği Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması, Sürdürülebilirlik, İnovasyan, URGE ve AR-GE başlıklarına odaklanacağız. “İşimiz Üretim, Gücümüz İhracat” mottosuyla hareket edeceğiz. Hannibal’ın dediği gibi; "Ya bir yol bulacağız ya da bir yol yapacağız" bu süreçle genç ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip eden birlik başkanlarımızın vizyonu bize rehberlik yapacak. Güzel bir ekip olduk, hedeflerimize ulaşacağımıza tüm kalbimle inanıyorum.” Göksan; “Emek yoğun sektörlerimizin sorunlarını gündeme taşıyacağız” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Turan Göksan; “Emek-yoğun sektörlerimiz son 3 yıldır ihracatta ve istihdamda ciddi kayıplar yaşadı. Emek-yoğun sektörlerimizin sorunlarını gündeme taşıyacağız. Nisan ayı enflasyon rakamları, nisan ayında 45,7’ye gerileyen İSO Türkiye İmalat PMI anketi yılın ikinci çeyreğine imalat sanayi faaliyet koşullarında kayda değer bir yavaşlamayla başladığına işaret ediyor. Orta Doğu’daki savaş tedarikçilerde bir tedirginliğe yol açsa da Türkiye’nin güvenli tedarikçi olduğunu bir kez daha hatırlattı. İhracatçı sektörlerimizin kayıpların sona ermesi, ihracat ve istihdamda tekrar eski günlere dönmek için Ankara nezdinde girişimlerde bulunacağız. İhracatçı sektörlerimizin yaşadığı zorlukları verilerle ortaya koyacağız. Sektörlerimizi katma değerli üretim ve ihracata yönlendirmek, URGE Projeleri, e-ihracat, dijitalleşme, yapay zekâ yoğunlaşacağımız konular olacak.” MUHAMMET ÖZTÜRK KİMDİR? Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, 8 Ekim 1968 tarihinde Erzurum’da dünyaya geldi. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun oldu. 1986 yılında profesyonel olarak iş hayatına atılan Muhammet Öztürk, 1996 yılında ALTERNATİF TARIM VE ORMAN ÜRÜNLERİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. firmasını kurdu. Uzun yıllardır tarım ürünleri ihracatı yapan Muhammet Öztürk, 2008 yılında Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu’na girdi. 2014-22 yılları arasında Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (EHBİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini sürdüren Öztürk, 14 Nisan 2022 tarihinde yapılan Genel Kurulda Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildi. Muhammet Öztürk, bu göreve 1 Nisan 2026 tarihinde ikinci kez seçildi. 5 Mayıs 2026 tarihinde Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanlığına seçildi. EHBİB, Öztürk döneminde ihracat artış rekortmeni oldu Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Muhammet Öztürk’ün başkanlığında 4 yıllık süreçte ihracatını yüzde 74’lük artışla 682 milyon dolardan 1 milyar 185 milyon dolara çıkardı ve Ege İhracatçı Birlikleri çatısı altındaki 12 ihracatçı birliği arasında ihracat artış rekortmeni oldu. Muhammet Öztürk’ün başkanlığı döneminde Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, iki tane URGE Projesini hayata geçirdi. Malezya, Suudi Arabistan ve Güney Kore’ye sektörel ticaret heyetleri düzenledi. Başkan Muhammet Öztürk, Ege İhracatçı Birlikleri’nin Amerika Birleşik Devletleri’ne Türk gıda ürünlerinin tanıtımı amacıyla sürdürdüğü Turkihs Tastes isimli TURQUALITY Projesi’ne büyük emek verdi. Proje döneminde Türkiye’nin ABD’ye hububat bakliyat yağlı tohumlar ihracatı 3 kat artarak 300 milyon dolardan 900 milyon dolara yükseldi. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Muhammet Öztürk’ün başkanlığında; Avrupa Baharat Birliği Baharat Birliği Genel Kuruluna 2022 yılında ev sahipliği yaptı. Türk Gıda Sektörünün 50 milyar dolar ihracat hedefine ulaşması için sektör paydaşlarıyla Foodist İstanbul Fuarı’nın hayata geçmesine öncülük etti. Evcil hayvan mamaları sektörüne özel ilgi Evcil hayvan mamaları sektörü son yıllarda büyük bir gelişim gösteriyor. Kedi-köpek maması sektörü son 11 yılda ihracatını 33 kat artırarak 150 milyon doların üzerine çıkarırken bu sektörün üretim ve ihracatının yüzde 65’i Ege Bölgesi’nden gerçekleştiriliyor. Üstü örtülü kalan bu başarıyı Muhammet Öztürk başkanlığı döneminde kamuoyunun gündemine taşıyarak taçlandırdı. Kedi Köpek Maması Üreticileri Derneği (PETBİR) ’yle güçlü bağlar kuran Muhammet Öztürk, sektördeki 14 firmayı UR-GE Projesi çatısı altında buluşturdu. Projede firmaların bir yandan yetkinliklerini artırırken, diğer yandan ortak pazarlama kültürü kazanmalarını sağlıyor. TARGEV Yönetim Kurulu Üyesi ve Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar Sektör Kurulu Başkan Yardımcılığı görevlerini de sürdüren Muhammet Öztürk, iki çocuk babası ve İngilizce biliyor. MEHMET FATİH UYSAL KİMDİR? Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı M. Fatih Uysal, Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nden 1983 yılında mezun oldu. M. Fatih Uysal, profesyonel kariyerine 1982 yılında Norm Holding şirketlerinden Standart Cıvata’da Genel Müdür olarak başladı. 1995 yılında Norm Fasteners Cıvata’da Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olan Uysal, 2013 yılında Norm Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı’na atandı. Norm Holding’in sektörel çeşitlilik ve dikey entegrasyon yapılanmasına liderlik eden Uysal; bugün 3.800 çalışanı, 8 ülkede bulunan 23 şirketi, 22 üretim, 15 satış ve lojistik merkezi ile bağlantı elemanları, pazarlama ve ticaret, teknoloji, eklemeli imalat, kalıp ve talaşlı imalat, sac şekillendirme, kimya, makine ve otomasyon, sıcak dövme, tarım ve gıda alanlarında faaliyet gösteren Norm Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı olarak görevine devam ediyor. Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Yönetim Kuruluna 2020 yılında giren M. Fatih Uysal, 21 Nisan 2026 tarihinde Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanlığı görevine seçildi. Uysal; Türk Eğitim Vakfı’nda Yürütme Kurulu Üyesi, İzmir Ticaret Odası Eğitim ve Sağlık Vakfı’nda Mütevelli Heyet Üyesi, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde Meclis Üyesi ve TÜSİAD, TİM, TAİDER, KALDER, ESİAD, EGİAD, Salihlililer Kültür ve Dayanışma Derneği üyesi. Evli ve iki çocuk babası olan M. Fatih Uysal İngilizce biliyor. TURAN GÖKSAN KİMDİR? 1984 yılında İzmir’de doğan Turan Göksan, orta ve lise eğitimini İzmir Amerikan Koleji’nde tamamladı. 2006 yılında Koç Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü'nden mezun olan Turan Göksan, 2006-2008 yılları arasında Amerika’da New York Pace Üniversitesi'nde Finans Yüksek Lisansını tamamlayıp 2008 yılında aile şirketleri olan Akça Holding bünyesinde çalışmaya başladı. Tekstil, kuru meyve, yenilenebilir enerji, araç muayene istasyonları işletmeciliği, seracılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren Akça Holding’in Yönetim Kurulu Üyesi ve Finans Direktörü olan Göksan, sektörel sivil toplum kuruluşlarında da aktif roller üstlendi. 2014 yılında Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu üyesi olarak görev aldı ve TİM delegesi oldu. 2018 ve 2022 yıllarında Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği'nde (ETHİB) Başkan Yardımcılığı görevine seçilen Turan Göksan, 17 Nisan 2026 tarihinde Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı seçildi. 42 yaşındaki Turan Göksan, önümüzdeki 4 yıl EİB bünyesindeki 12 ihracatçı birliği başkanı arasında en genç birlik başkanı olarak görev yapacak. Turan Göksan’ın TÜSİAD, EGİAD ve TAİDER üyelikleri bulunuyor. Turan Göksan evli ve üç çocuk babası. İngilizce biliyor.

İzmir ve Nanjing Arasında Dev Ticaret Hamlesi: 830 Milyon Dolarlık İş Birliği! Haber

İzmir ve Nanjing Arasında Dev Ticaret Hamlesi: 830 Milyon Dolarlık İş Birliği!

Türkiye ile Çin arasındaki ticari ilişkilerde yeni bir dönem başlıyor. Çin’in teknoloji ve sanayi merkezi Nanjing ile Ege’nin incisi İzmir, karşılıklı ticareti ve yatırımları artırmak amacıyla üçüncü kez bir araya geldi. 2025 yılında 830 milyon dolarlık dış ticaret hacmine ulaşan iki şehir, imzalanacak "Kardeş Şehir Protokolü" ile bağlarını güçlendiriyor. Ege İhracatçı Birlikleri’nden Çinli Yatırımcılara Çağrı Nanjing heyetini ağırlayan Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, İzmir’in lojistik ve stratejik önemine dikkat çekti. İzmir’in Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’ya açılan bir "ticaret hub’ı" olduğunu vurgulayan Eskinazi, Çinli firmaları İzmir’e yatırım yapmaya davet etti. İzmir’in Yatırım Avantajları: Lojistik Güç: 16 liman ve 36 ülkeye doğrudan uçuş imkanı. Yenilenebilir Enerji: Rüzgar, güneş, biyokütle ve jeotermal enerjinin merkezi. İnovasyon: 5 Teknoloji Geliştirme Bölgesi ve güçlü Ar-Ge altyapısı. İhracat Başarısı: 2025 yılında Ege Bölgesi’nden yapılan 43,6 milyar dolarlık ihracat. "Türkiye, Çin için sadece bir pazar değil; üç kıtaya erişim sağlayan stratejik bir lojistik merkezidir." – Jak Eskinazi Nanjing Belediye Başkan Yardımcısı Huiping: "Türk Markalarını Bekliyoruz" Nanjing Belediye Başkan Yardımcısı Huo Huiping, 36 milyonluk nüfusu ve 272 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğü ile Nanjing’in Türk ihracatçılar için dev bir fırsat olduğunu belirtti. Huiping, özellikle gıda ve tarım ürünlerinde iş birliğini artırmak istediklerini ifade etti. Öne Çıkan Ürünler: Kaliteli un ve makarna, Zeytinyağı ve kuru meyveler, Kuruyemiş ve atıştırmalıklar Huiping ayrıca, sadece ticaretle sınırlı kalmayıp maden, tekstil ve yeni nesil malzemeler alanında tedarik zinciri entegrasyonunu hedeflediklerini de sözlerine ekledi. Tarım ve Gıda Sektöründe Çin Pazarı Fırsatı Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Çinli tüketicilerin güvenilir gıdaya olan talebinin Türk ürünleri için büyük bir kapı açtığını söyledi. Öztürk, Çinli iş insanlarını 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan Foodist İstanbul Fuarı 2026’ya davet etti. Su Ürünleri ve Kanatlı Sektöründe Beklenti: Tavuk Ayağı İhracatı Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nden Bedri Girit ise sektörün gücüne vurgu yaptı. Türkiye’nin dünyanın ilk 10 üreticisi arasında olduğunu belirten Girit, Türk somonu ve özellikle tavuk ayağı ihracatının tekrar açılmasını sabırsızlıkla beklediklerini dile getirdi.

KTO'dan Avrupa'ya Dijital Ticaret Köprüsü Haber

KTO'dan Avrupa'ya Dijital Ticaret Köprüsü

Kayseri Ticaret Odası, Belçika’dan Flaman Brabant Ticaret Odası ve Çekya’dan Çek Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğiyle yürütülecek olan ‘DigiConnect - Odalar Arası Dijital Bağlantı ve İş Birliği Ağı Projesi’nin açılış toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, Kayseri’nin üretim gücünün dijitalleşme ile küresel pazarlara entegre edilmesi hedeflendiği vurgulandı. KTO Başkanı Gülsoy, “Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, vize süreçlerinin kolaylaştırılması ve ticaretin önündeki engellerin kaldırılması ortak rekabet gücümüz için bir tercih değil, bir zorunluluktur. Bugün başlattığımız bu proje tam da bu ihtiyacın somut bir karşılığıdır.” dedi. Kayseri Ticaret Odası, uluslararası ticaret ağlarını güçlendirecek vizyoner bir projeye daha imza attı. Avrupa Birliği desteğiyle, Belçika’dan Flaman Brabant Ticaret ve Sanayi Odası ile Çekya’dan Çek Ticaret Odası iş birliğiyle yürütülecek olan “DigiConnect” projesinin açılış toplantısı yapıldı. KTO Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya; Türkiye-Çekya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, Belçika’nın Türkiye Büyükelçisi Hendrik Van de Velde, Çekya’nın Türkiye Büyükelçisi. Petr Štěpánek, KTO Başkanı Ömer Gülsoy, Yönetim Kurulu Üyeleri ile çok sayıda davetli katıldı. BAŞKAN GÜLSOY: “YENİ BİR ULUSLARARASI TİCARET HATTININ TEMELİNİ ATIYORUZ” Toplantının açılış konuşmasını yapan KTO Başkanı Ömer Gülsoy, Kayseri’nin 6 bin yıllık ticari geçmişine vurgu yaparak, dijitalleşmenin önemine dikkat çekti. Gülsoy, “Bugün burada sadece bir projenin açılışını yapmıyoruz, üç ülke arasında kurulacak yeni bir uluslararası ticaret hattının temelini atıyoruz.” dedi. Dünyanın yeniden şekillendiğini belirten Gülsoy, “Yakın coğrafyamızda yaşanan savaşlar, küresel dengelerdeki kırılmalar, tedarik zincirlerinde yaşanan kopmalar Ticaret savaşları, enerji ve gıda ve iklim krizleri. Tüm bunlar bize tek bir gerçeği gösteriyor: Artık hiçbir ülke tek başına güçlü kalamaz. Güç; iş birliğinde, güven ortamında ve doğru bağlantılar kurabilme kabiliyetinde yatmaktadır. Artık sadece üretmek yetmiyor. Bugün güçlü olan; değişime uyum sağlayabilen, dijitalleşme, yapay zekâ gibi yeni akımları doğru okuyup uygulayabilen, doğru ortaklıklar kurabilen ve birlikte hareket edebilenlerdir.” dedi. “GÜMRÜK BİRLİĞİ VE VİZE SORUNLARI ORTAK REKABET GÜCÜMÜZÜN ÖNÜNDEKİ ENGELDİR” Konuşmasında, iş dünyasının sahadaki gerçeklerine de değinen Başkan Gülsoy; vize süreçlerindeki gecikmeler, iş insanlarının hareket kabiliyetini kısıtlayan uygulamalar ve güncellenmeyen Gümrük Birliği’nin oluşturduğu yapısal sorunlara dikkat çekti. Gülsoy, "Bu tablo yalnızca Türkiye’yi değil, Avrupa’yı da doğrudan etkilemektedir. Ticaret tek taraflı değildir; bağlantı zayıfladığında herkes kaybeder. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, vize süreçlerinin kolaylaştırılması ve ticaretin önündeki engellerin kaldırılması ortak rekabet gücümüz için bir tercih değil, bir zorunluluktur. Her zaman dediğimiz gibi: 'Türkiye'siz AB, AB'siz Türkiye olmaz.' Bugün başlattığımız DigiConnect projesi, tam da bu ihtiyacın somut bir karşılığıdır." ifadelerini kullandı. “DİGİCONNECT SADECE BİR PROJE DEĞİL, BİRLİKTE ÜRETME VE BÜYÜME MODELİDİR” DigiConnect Projesi’nin vizyonunu paylaşan Başkan Gülsoy; bu girişimin sadece kurumsal iş birliklerini güçlendirmeyi değil, üyeler arasında kalıcı ticari bağlar kurarak sürdürülebilir bir iş ekosistemi oluşturmayı hedeflediğini vurguladı. Gülsoy, "Açık söylemek gerekir ki bu sadece bir proje değildir. Bu, bir iş birliği modelidir; birlikte üretmenin ve birlikte büyümenin somut bir sistemidir. Kayseri’nin üretim gücü; Belçika’nın lojistik ve dağıtım kabiliyetiyle, Çekya’nın sanayi ve teknoloji altyapısıyla birleştiğinde ortaya çok daha büyük bir ekonomik değer çıkacaktır" şeklinde konuştu. “AMACIMIZ NETTİR: KAYSERİ’Yİ DÜNYAYA BAĞLAMAK” Bu iş birlikleri sayesinde ticaretin karşılıklı gelişeceğini, ortak üretim, teknoloji transferi ve yeni pazarlara birlikte açılma fırsatlarının doğacağını belirten Başkan Gülsoy, kazan-kazan mantığının ülke ekonomisine katkı sağlayacağını vurguladı. Gülsoy, "Çünkü mesele sadece ticaret değildir; mesele doğru bağlantılar kurmak, birlikte üretmek ve birlikte büyümektir" dedi. AB destekli projeler, inovasyon ve teknoloji merkezleri ve Kayseri Sanayi Dönüşüm Programı ile üyelerin küresel pazarlara erişimini güçlendirip yeni nesil üretimi desteklediklerini ve katma değeri artırdıklarını belirten Başkan Gülsoy, "Amacımız nettir: Kayseri’yi dünyaya bağlamak. Şuna yürekten inanıyorum: Gelecek; tek başına güçlü olanların değil, birlikte değer üretenlerin olacaktır." diyerek sözlerini tamamladı . MİLLETVEKİLİ CINGI: “DİJİTALLEŞME ARTIK KAÇINILMAZ” Türkiye-Çekya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı’da konuşmasına Kayseri Ticaret Odası Başkanımız Ömer Gülsoy’un Avrupa Birliği projelerinin şehrimizdeki uygulanmasındaki göstermiş olduğu yoğun gayretlerden dolayı teşekkür ederek başladı. Cıngı, “ Ülkemiz hamd olsun çok ciddi merhaleler kat etti. Son yıllarda dünyada çok muhtelif krizler yaşanmasına rağmen, istikrarlı ekonomik büyümesini, kişi başı milli gelirini, ihracatını, savunma sanayi ve bilişim sektöründeki derinleşmesini artırarak yoluna devam ediyor. Bizim tek bir ülke olarak ne fırsatlara açılma ihtimalimiz var, ne de tehditlerden kaçabilme ihtimalimiz var. Artık çok yoğun uluslararasılaşmaya ve dijitalleşmeye doğru gidiyoruz. Dünyada zaten en yoğun konuşulan kavramlar dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yeşil enerji, suçla mücadele, iklim krizi bunlar Kayseri’de ve Türkiye’de neyse Fransa, İtalya, İspanya ve Estonya’da da aynı konular. Dolayısıyla lasmanı içinde bulunduğumuz bu projede de dünyanın şuanda karşı karşıya kalmış olduğu tehdit ve fırsatlara bir cevap niteliğinde. Türkiye’de konuşulan konuların aynısını Avrupada da dinlemek zorunda kalıyoruz. Dijitalleşme kaçınılmaz bir şey. Avrupa Birliği de Dijitalleşme üzerine çok ciddi fonlar ayırıyor ve destekler veriyor. Biz de Kayseri olarak Avrupa Birliğinin böylesine güzel bir desteğinden faydalanarak Kayseri’deki ticaret erbabına yönelik fayda sağlayacak, bizim dış ticaretimizi geliştirecek çok önemli bir platformu hazırlamış olduk. Emeğe geçenlere teşekkür ediyoruz.” İfadelerini kullandı. ÇEKYA BÜYÜKELÇİSİ ŞTĚPÁNEK: “TÜRKİYE, AVRUPA VE ÇEKYA İÇİN VAZGEÇİLMEZ BİR STRATEJİK ORTAKTIR” Toplantıda konuşan Çek Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Petr Štěpánek, uluslararası ilişkilerin sadece pragmatizm değil, güçlü ve güvenilir ortaklıklar gerektirdiği bir dönemde Türkiye’nin önemine dikkat çekti. Türkiye’nin Çek Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği için stratejik bir müttefik, önemli bir ekonomik aktör ve bölgede istikrar unsuru olduğunu vurgulayan Štěpánek, "Daha geniş Avrupa perspektifinde Türkiye'yi; sanayi, tarım ve enerji güvenliği alanlarında kritik bir ticaret ortağı, vazgeçilmez bir lojistik merkez ve Avrupa'ya doğal bir geçiş kapısı olarak görüyoruz" dedi. İkili ilişkilerin tarihin en başarılı dönemlerinden birini yaşadığını ve 2025 yılında karşılıklı ticaret hacminin 7,5 milyar Euro'yu aştığını belirten Büyükelçi Štěpánek, Çekya'nın Türkiye'ye ihracatının rekor seviyeye ulaştığını kaydetti . “DİGİCONNECT, GİRİŞİMCİLERİMİZ İÇİN MODERN İŞ BİRLİĞİNİN BAŞARILI BİR ÖRNEĞİ OLACAKTIR” Savunma, enerji, otomotiv, makine ve tarım gibi köklü sektörlerin yanı sıra bilgi teknolojileri ve sağlık gibi alanların da ikili ticarete dahil olduğunu ifade eden Büyükelçi Štěpánek, mevcut Gümrük Birliği’nin hizmetler, kamu alımları ve tarım ürünlerini de kapsayacak şekilde modernize edilmesini kararlılıkla desteklediklerini yineledi. Bu adımın ekonomilerin rekabet gücünü artıracağını belirten Štěpánek, DigiConnect projesinin önemine değinerek, "Tüm stratejik vizyonlar, gerçek bağlantıları kuran girişimcilerimizin aktif rolü olmadan kağıt üzerinde kalacaktır. DigiConnect Projesi gibi girişimlerin – Odalar Arası Dijital Bağlantı ve İş Birliği Ağı – Türkiye, Çek Cumhuriyeti ve Belçika'daki iş dünyası kuruluşları arasında modern iş birliğinin başarılı bir örneği olacağına inanıyorum . 2026 yılında şirketlerin küresel pazardaki rekabet gücünü artıracak olan unsur süreçlerin dijitalleşmesidir. Bu platform, iyi uygulamaların etkin şekilde paylaşılmasını sağlayacak ve girişimcilerimiz için doğrudan bir iletişim kanalı oluşturacaktır" şeklinde konuştu . BELÇİKA BÜYÜKELÇİSİ VAN DE VELDE: “KAYSERİ VE BELÇİKA ARASINDA DERİN İNSANİ VE TİCARİ BAĞLAR BULUNMAKTADIR” Belçika Krallığı’nın Ankara Büyükelçisi Hendrik Van de Velde ise konuşmasına, Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy’a başarılı iş birliği ve misafirperverliği için teşekkür ederek başladı . Kayseri’nin Belçika için özel bir yeri olduğunu ifade eden Van de Velde, "Türk-Belçika toplumunun önemli bir kısmı kökenlerini bu bölgeye dayandırmakta olup, bu durum toplumlarımız arasında derin insani ve kültürel bağlar oluşturmaktadır. Aynı zamanda bugün Kayseri'de 350'den fazla Belçika vatandaşı yaşamakta ve çalışmaktadır. Bu bireysel bağlar, güveni, sürekliliği ve ekonomik ilişkilerimiz için güçlü bir zemini oluşturmaktadır" dedi . Belçika ve Türkiye'nin güçlü ve gelişen ekonomik ilişkilere sahip olduğunu, Türkiye'nin AB dışındaki dördüncü en büyük ihracat pazarları olduğunu belirten Büyükelçi Van de Velde, ikili ticaretin yıllık 13,17 milyar Euro seviyesinde olduğunu ve karşılıklı yatırımların arttığını kaydetti . “KAYSERİ’NİN ÜRETİM GÜCÜ VE BELÇİKA’NIN TEKNOLOJİSİ BİRBİRİNİ TAMAMLAYACAKTIR” Kayseri’nin mobilya, ev aletleri, savunma ve havacılık gibi sektörlerdeki üretim kalitesi ve ihracat odaklı yapısıyla Türkiye'nin dinamik sanayi gücünün en önemli örneklerinden biri olduğunu belirten Büyükelçi Van de Velde, ekonomiler arasındaki güçlü tamamlayıcılığa vurgu yaptı. Van de Velde, "Gaziantep, Mersin, İzmir, İstanbul, Ankara, Antalya, Bodrum ve Eskişehir'in ardından şimdi de Kayseri'deyiz. Bu ziyaretler, Türk ekonomisinin Avrupa Birliği ile ne kadar uyumlu ve entegre olduğunu göstermiştir. Türkiye Gümrük Birliği, Türkiye'yi Avrupa değer zincirlerinin vazgeçilmez bir parçası haline getirmiştir. Belçika, bu entegrasyonun modernize edilmesini ve derinleştirilmesini güçlü şekilde desteklemektedir. Kayseri'nin üretim gücü ve girişimcilik kültürü, Belçika'nın yüksek katma değerli üretim, dijital çözümler, lojistik ve Endüstri 4.0 alanlarındaki bilgi birikimi ile büyük ölçüde örtüşmektedir. Birlikte çalışarak şirketlerimiz, küresel değer zincirleri için rekabetçiliği ve dayanıklılığı artıran çözümler geliştirebilir. İşte tam da bu nedenle DIGIConnect projesi büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı . PROJE İŞ BİRLİĞİ MODELİ SUNUYOR Kayseri Ticaret Odası, Belçika’dan Flaman Brabant Ticaret Odası ve Çekya’dan Çek Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğiyle yürütülecek olan DigiConnect Projesi; • Kurumsal iş birliklerini güçlendirmeyi, • Sürdürülebilir bir iş ekosistemi oluşturmayı, • Üç ülke arasındaki 14 milyar Euro’yu aşan ticaret hacmini dijital ağlarla yukarı taşımayı hedefliyor. Program, açılış konuşmalarının ardından proje koordinatörünün gerçekleştirdiği teknik sunum ile sona erdi.

Başkanvekili Biba: "İnegöl Mobilyası Dünya Çapında Bir Başarı Hikayesi" Haber

Başkanvekili Biba: "İnegöl Mobilyası Dünya Çapında Bir Başarı Hikayesi"

Bu yıl 54.’sü düzenlenen MODEF İnegöl Mobilya Fuarı’nın açılış törenine katılan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba, “İnegöl ürettikçe Bursa güçlenecek, Bursa güçlendikçe ülkemiz kazanacaktır” dedi. Türkiye’nin önde gelen mobilya üreticilerinin son koleksiyonlarını sergilediği 54. MODEF İnegöl Mobilya Fuarı, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın katılımıyla açıldı. Açılışa Bakan Prof. Dr. Ömer Bolat’ın yanı sıra Bursa Valisi Erol Ayyıldız, İnegöl Kaymakamı Eren Arslan, Bursa Milletvekilleri, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, BTSO Başkanı İbrahim Burkay, yurtdışı ve yurtiçi olmak üzere birçok üretici katıldı. “TASARIM VE İNOVASYON ÜRETİMİN AYRILMAZ BİR PARÇASI” Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba, mobilyanın başkenti İnegöl’ün yalnızca Bursa’nın değil, Türkiye’nin en önemli üretim üslerinden biri olduğunu dile getirdi. Köklü geçmişi, güçlü sanayi altyapısı ve nitelikli iş gücüyle İnegöl’ün bu unvanı fazlasıyla hak ettiğini söyleyen Başkanvekili Biba, “Dünyada rekabet artık sadece üretmekle değil; katma değer oluşturmakla, markalaşmakla ve küresel pazarlarda söz sahibi olmakla mümkündür. Yeni dönemde, tasarım ve inovasyon üretimin ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir. İnegöl mobilyası bu anlamda dünyanın dikkatini çeken bir başarı hikâyesine dönüşmüştür” diye konuştu. “BÜYÜK KALKINMA YÜRÜYÜŞÜNÜN EN ÖNEMLİ PAYDAŞLARIYIZ” Üreten şehirlerin güçlü olacağını, güçlü şehirlerin güçlü Türkiye’yi inşa edeceğini anlatan Başkanvekili Biba, “Bizler de yerel yönetimler olarak; ülkemizin bu büyük kalkınma yürüyüşünün yereldeki en önemli paydaşlarıyız. Bu vizyon, yerli üretimi destekleyen, girişimciyi büyüten, sanayicinin önünü açan anlayışın sonucudur. İnegöl ürettikçe Bursa güçlenecek, Bursa güçlendikçe ülkemiz kazanacaktır. İnegöl Mobilya Fuarı’nın, üreticilerimize, şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Başta MODEF yönetimi olmak üzere fuarın gerçekleşmesinde emeği olan herkese teşekkür ediyorum” dedi. “TÜRKİYE MOBİLYA İHRACATINDA EN YÜKSEK PAY BURSA’NIN” Ticaret Bakanı Prof.Dr. Ömer Bolat, uzun yıllardır ihracatçı kimliğini koruyan mobilya sektörünün, Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunu istikrarlı şekilde güçlendirdiğini anlattı. Mobilya ihracatının 2025 yılı itibarıyla 4,6 milyar dolar seviyesine ulaştığını, 200’ün üzerinde ülke ve bölgeye erişim sağlayarak küresel ölçekte güçlü bir ağ oluşturduğunu belirten Bakan Bolat, “Bursa özelinde ise mobilya ihracatı, 2025 yılında 1,3 milyar dolara ulaşmıştır. Bursa, Türkiye mobilya ihracatında en yüksek payı alarak birinci sırada yer almıştır. Geçtiğimiz yıl toplam sektör ihracatımızın yüzde 28’inin Bursa’dan yapılmış olması, ilimizin bu alandaki lider konumunu açıkça ortaya koymaktadır. 2026 yılının ilk üç ayında ise Bursa’dan gerçekleştirilen ihracat 300 milyon dolar seviyesine ulaşarak bu güçlü performansın devam ettiğini göstermektedir” diye konuştu. “ÜLKEMİZ, AZMİ VE ÇALIŞKANLIĞIYLA DİRAYETİNİ ORTAYA KOYMUŞTUR” Kilogram başına ihracat değerinde kaydedilen artışın; sektörün katma değeri yüksek, nitelikli ürünlere yöneldiğini teyit ettiğini dile getiren Bakan Bolat, sektörün tasarım, üretim ve markalaşma alanlarında küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ilerlediğini, Türk mobilyasının dünyanın dört bir yanında daha fazla tercih edilir hale geldiğini söyledi. Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarının, Türkiye’nin mobilya sektöründeki üretim gücünü ve tasarım kabiliyetini küresel pazarlara göstermek için en önemli platformlardan biri olduğunu vurgulayan Bakan Bolat, “Özellikle İsrail/ABD ve İran arasındaki savaş, 2026 yılına ilişkin küresel mal ve hizmet ticareti beklentilerini aşağı yönlü baskılamaya devam etmektedir. Hamdolsun ülkemiz, sahip olduğu güçlü liderlik ve iş dünyasının azmi ve çalışkanlığıyla böylesine zorlu şartlarda dirayetini ortaya koymuştur. 2025 yılı 4. çeyrek büyüme rakamları ile birlikte Türkiye ekonomisinin, üretim kapasitesi ve ihracat gücüyle tüm olumsuz küresel konjonktürde pozitif ayrışmayı başardığını büyük bir mutlulukla görüyoruz. Türkiye’nin mobilya sektöründeki gücünü daha da ileriye taşımayı, yenilikçi tasarım ve ürünleri uluslararası vitrine çıkarmayı hedefleyen bu önemli organizasyonun; sektörümüzün üretim kapasitesini, tasarım kabiliyetini ve ihracat vizyonunu bir kez daha güçlü şekilde ortaya koyacağına yürekten inanıyorum” dedi. Bursa Valisi Erol Ayyıldız, İnegöl’ün mobilyada referans noktası olduğunu vurguladı. Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarı’nın şehrin mobilya üretiminin ve ihracatının itici gücü olduğunu aktardan Ayyıldız, köklü fuarın her yıl olduğu gibi mobilya sektörünün geleceğini şekillendirdiğini belirtti. AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman, fuar münasebetiyle mobilya sektörünün, mobilya dünyasının, mobilyanın başkenti olan İnegöl'de buluştuğunu belirtti. Sergilenen her mobilyada İnegöllü ustaların ve iş adamlarının tecrübesi ile emeği bulunduğunu ifade eden Salman, bu zamana kadar sanayicilere büyük destek veren Bakan Ömer Bolat’a teşekkür etti. BTSO Başkanı İbrahim Burkay ise, ekonomik krizlerin yaşandığı süreçte sebeplere sarılmanın büyük önem taşıdığını belirterek İnegöl’ün bunu başardığını vurguladı. Türkiye’nin kendi coğrafyasında hem ithalat konularında hem de ihracatta, dış ticarette çok önemli bir merkez konumuna geldiğini belirten Burkay, desteklerinden dolayı Bakan Bolat’a ve tüm yöneticilere teşekkür etti. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban da İnegöl denince akla ilk olarak mobilyanın geldiğini belirtti. İnegöl mobilyasının küresel bir marka olma yolunda ilerlediğini anlatan Taban, ilçenin tarım ürünleri, meyvecilik, fidan yetiştiriciliği gibi konularda da önemli potansiyeller barındırdığını söyledi. MODEF Başkanı Yavuz Uğurdağ, dış ticaret hacimlerinin bir buçuk milyar dolara ulaştığını söyledi. Fuarın üretim yapan veya istihdam sağlayan tüm sektör paydaşlarına katkı sağladığını belirten Uğurdağ, organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti. Konuşmaların ardından açılış kurdelesini kesen protokol üyeleri, stantları gezerek sektör temsilcileriyle sohbet etti.

Kadın Girişimciler İhracatta Daha Güçlü Adım Atacak Haber

Kadın Girişimciler İhracatta Daha Güçlü Adım Atacak

Ege İhracatçı Birlikleri’nin ve TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu iş birliğiyle yürütülen “İhracatta Kadın Gücü 2026 – Kadın Girişimciler İçin İhracatta Dönüşüm Programı”nın açılış dersi gerçekleştirildi. “İhracat Yolculuğuna Başlarken: Küresel Perspektif ve İlham” başlığıyla düzenlenen programda; küresel ekonomideki dönüşüm, girişimciliğin geleceği ve ilk ihracat hikâyeleri ele alındı. İlham Buluşmaları kapsamında ise TOBB İzmir KGK İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ayhan Seyfeli ve Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk ilk ihracat deneyimlerini aktararak katılımcılara yol gösterdi. Prof. Dr. Yaşar Uysal’ın moderasyonunda gerçekleşen oturumda; “Değişen Dünya Ekonomisi ve Geleceğin Girişimcisi” başlığıyla önemli değerlendirmeler paylaşıldı. Sektörümüz üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve ihracat performansı ile ülke ekonomisinin temel taşlarından biri Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, “Burada “İhracatta Kadın Gücü” başlığı altında bir araya gelmemiz, aslında yalnızca bir farkındalık oluşturma çabası değil; aynı zamanda ülkemizin ihracat hedeflerine ulaşmasında kadın girişimcilerimizin üstleneceği kritik rolün de güçlü bir göstergesidir. Başkanı olduğum sektör, yani hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü; üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve ihracat performansı ile ülke ekonomisinin temel taşlarından biri konumundadır. Bugün 190’dan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren sektörümüz, küresel pazarlarda güçlü bir yer edinmiş durumdadır.” dedi. Kadınların iş dünyasına kattığı bakış açısı, ihracatımızın niteliğini artıracak en önemli unsurlardan biri Başkan Öztürk, “Artık yalnızca üretmek ve ihraç etmek yeterli değil. Değişen dünya ekonomisinde; katma değerli üretim, markalaşma, sürdürülebilirlik ve inovasyon gibi alanlarda kendimizi sürekli geliştirmek zorundayız. İşte tam da bu noktada, kadın girişimcilerimizin sürece daha fazla dahil olması büyük önem taşıyor. Kadınların iş dünyasına kattığı bakış açısı, disiplin ve sürdürülebilirlik yaklaşımı, ihracatımızın niteliğini artıracak en önemli unsurlardan biridir. Bugün konuşacağımız ihracat yolculuğu; yalnızca yeni pazarlara açılmak değil, aynı zamanda daha güçlü markalar yaratmak, küresel rekabette kalıcı olmak ve ülkemizi daha yüksek katma değerli üretimle öne çıkarmak anlamına gelmektedir.” diye konuştu. Bizi daha ileriye taşıyacak olan kadın girişimcilerimizin daha aktif rol alması Ege Bölgesi olarak güçlü bir üretim ve ihracat altyapısına sahip olduklarını belirten Öztürk, “Bu gücü daha ileriye taşıyacak olan ise kadın girişimcilerimizin bu yapının içinde daha aktif rol almasıdır. Ege İhracatçı Birlikleri olarak, kadın girişimcilerimizin ihracata yönlendirilmesi, uluslararası pazarlara erişimlerinin artırılması ve rekabet güçlerinin geliştirilmesi için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Programımızın yeni bakış açıları kazandıracağına, ilham verici hikâyelerle hepimize yol göstereceğine ve güçlü iş birliklerinin oluşmasına katkı sağlayacağına inanıyorum.” diyerek sözlerini tamamladı. Süreç yönetiminden devlet desteklerine, markalaşmadan e-ihracata, liderlikten yapay zekâ destekli pazar araştırmasına TOBB İzmir KGK İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ayhan Seyfeli, “Geçtiğimiz yıl ilk kez başlattığımız bu program, kadın girişimcilerden gördüğümüz yoğun ilgi ve ortaya çıkan güçlü sonuçlar doğrultusunda bu yıl ikinci kez uygulanıyor. Bu durum, kadın girişimcilerimizin ihracata yönelik gelişim talebinin ne kadar güçlü olduğunu ve bu alandaki çalışmaların ne kadar doğru bir ihtiyaca karşılık verdiğini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bugün gerçekleştirdiğimiz açılış dersi, yalnızca bir eğitim programının başlangıcı değil; aynı zamanda kadın girişimcilerimizin yerel pazardan küresel pazara uzanan yolculuğunda atılan stratejik bir adımdır. “İhracat Yolculuğuna Başlarken: Küresel Perspektif ve İlham” başlığıyla başlayan bu süreç, önümüzdeki haftalarda ihracat süreç yönetiminden devlet desteklerine, markalaşmadan e-ihracata, liderlikten yapay zekâ destekli pazar araştırmasına kadar birçok kritik başlığı kapsayan bütüncül bir gelişim programı olarak ilerleyecektir.” dedi. Temel hedefimiz kadın girişimcilerimizin ihracata daha bilinçli, daha güçlü ve daha özgüvenli adım atması Seyfeli, “Günümüzde kadın girişimcilerin sürdürülebilir büyüme sağlayabilmesi, markalarını güçlendirebilmesi ve rekabet gücünü artırabilmesi için ihracat artık bir seçenek değil, stratejik bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu programın temel hedefi de tam olarak bu noktada; kadın girişimcilerimizin ihracata daha bilinçli, daha güçlü ve daha özgüvenli adım atmasını sağlamaktır. İnanıyoruz ki bu süreç sonunda yalnızca bilgi kazanan değil; aynı zamanda ihracata yönelen, yeni pazarlara açılan ve başarı hikâyeleriyle örnek olacak kadın girişimciler kazanmış olacağız.” diye konuştu. Kadın girişimcilerimizin ihracata erişimini kolaylaştıracak, onları sistemli ve sürdürülebilir bir şekilde güçlendirecek bu programı hayata geçirdik Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz, küresel ticaretin hızla dönüştüğü bir dönemden geçtiğini, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve veri odaklı karar alma süreçlerinin artık ihracatın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda olduğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: “Bu yeni düzende başarılı olmak, yalnızca üretmekle değil; doğru stratejiyle, doğru araçlarla ve doğru bilgiyle hareket etmekle mümkün. Biz de Ege İhracatçı Birlikleri olarak bu ihtiyacı çok net görüyoruz. Bu nedenle, TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulumuz ile birlikte, kadın girişimcilerimizin ihracata erişimini kolaylaştıracak, onları sistemli ve sürdürülebilir bir şekilde güçlendirecek bu programı hayata geçirdik. Bu programı klasik bir eğitim sürecinden farklı olarak kurguladık. Katılımcılarımız yalnızca bilgi edinmeyecek; aynı zamanda kendi firmaları için somut çıktılar üretecekler.” Her bir katılımcımız kendi ihracat yol haritasını oluşturmuş olacak. İşbırakmaz, “Program süresince; ihracata hazırlık seviyelerini objektif olarak değerlendirecek, rekabet ve marka stratejilerini geliştirecek, satış ve B2B kapasitelerini güçlendirecek, e-ihracat ve dijital pazarlama süreçlerini öğrenecek ve yapay zekâ destekli pazar araştırması araçlarını etkin şekilde kullanmayı deneyimleyecekler. En önemlisi ise, program sonunda her bir katılımcımız kendi ihracat yol haritasını oluşturmuş olacak. Yaklaşık 10 haftaya yayılan bu süreçte; eğitimlerin yanı sıra ilham buluşmaları, B2B eşleştirme günü ve final zirvesi ile katılımcılarımıza yalnızca bilgi değil, aynı zamanda güçlü bir iş ağı da sunuyoruz. Kadın girişimcilerimizin ihracattaki varlığı güçlendikçe, ülkemizin ihracat kapasitesi de aynı ölçüde güçlenecektir.” dedi.

Kırsal Kalkınma İle Birlikte Mersin Tanınsın İstiyoruz Haber

Kırsal Kalkınma İle Birlikte Mersin Tanınsın İstiyoruz

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer, Toroslar ilçesine bağlı Hamzabeyli Mahallesi’nde hayata geçirilen ‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye Yerleşkesi Açılışı’na katıldı. Mersinden Kadın Kooperatifi ile Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı iş birliğiyle hayata geçirilen proje; Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin kırsalda üretimi büyüten, kadın emeğini önceleyen ve yerel değerleri koruyan vizyonunun somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Program, Başkan Seçer ile Meral Seçer’in coğrafi işaret tesciline sahip Mersin Kan Portakalının hasadını yapmasıyla başladı. Başkan Seçer: “Kırsal kalkınma ile birlikte Mersin tanınsın istiyoruz” Konuşmasına Hamzabeyli köyü ile birlikte Işıktepe, Çukurkeşlik, Çavak, Çamlıdere ve Karahacılı köylerinden gelen vatandaşları selamlayarak başlayan Başkan Seçer, hayata geçirilen ‘Köyümüz Atölye’ projesinin amaçlarına değindi. Bu kapsamda yürütülen çalışma ve projelerin nihai hedefinin kırsal kalkınma olduğunu belirten Seçer, “Kırsal kalkınma ile birlikte Mersin tanınsın istiyoruz. Burada üretim yapıldığı, verilen kadın emeği ve bu emeğin ne derece değerli olduğu bilinsin. Bu bölgede yaşayan herkesin bir tarafı üretime temas etmiştir. Üretim bana göre çok kutsal ve önemlidir. Üretim helal kazancın değerini öğretiyor. Alın teri döktüğümüz o emek bugün doğru kararlar almamıza yardımcı oluyor. Emeği, üretimi, işçiyi, çiftçiyi, helal kazancı öğretiyor. Biz de onu topluma aksettiriyoruz” diyerek verilen emeğin öneminin altını çizdi. “Tüketen değil, üreten ülke olalım” ‘Köyümüz Atölye’ projesinin ilk kez 2020 yılında Silifke ilçesine bağlı Çaltıbozkır Mahallesi’nde başlatıldığına değinen Seçer, bölgedeki lavanta üretimine dair detayları aktardı. Projeyi; ‘Doğduğumuz yerde doymanın en önemli çalışması’ olarak tanımlayan Seçer, “Hamzabeyli ve çevre köylerde doğduysak yine burada üretelim. Üretime inovasyon, ürünlere katma değer katalım. Teknolojiyi kullanıp çağdaş pazarlama yöntemlerini uygulayalım. İyi tarım ve gıda uygulamalarını öğrenelim. Güvenilir ve rafta kendini gösteren sağlıklı ürünler üretelim. Dalında 1 lira olan üretimi kattığımız değer ile 10 liraya getirelim ve milli ekonomiye katkı sunalım, ülkemiz kalkınsın. Tüketen değil, üreten ülke olalım” sözlerini kaydetti. Seçer; pandemi, savaşlar, ekonomik buhran gibi birçok küresel kriz dönemini hatırlatarak gıdanın ve üretimin her geçen gün daha önemli konuma geldiğini dile getirdi. “Tarıma destek vermekle iş bitmiyor, biz balık tutmayı öğretiyoruz” Seçer, bölgelerin üretim özelliklerine göre niş ürünleri ortaya çıkaracak Köyümüz Atölye projelerine devam edeceklerini ifade ederek, “Bir başka bölgeye yine bu çalışmayı aktaracağız. Üzerinde çalışmalar var. Oranın niş ürününü ortaya çıkartıyoruz. Bunların coğrafi işaret tescili alınıyor. Kurulan atölyelerle üretim aşaması öğretiliyor. Üreticilerimiz; Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın gıda ve ziraat mühendisleri eşliğinde ürünlerini Türk Gıda Kodeksi’ne uygun şekilde nasıl üreteceklerini, nasıl ambalajlayacaklarını ve dijital ortamda nasıl pazarlayacaklarını bu atölyelerde öğreniyorlar. Tarıma destek vermekle iş bitmiyor, biz balık tutmayı öğretiyoruz. Mutlaka çiftçi desteklenecek ama önemli olan üretimin en iyisini, en kalitelisini yapmalarını sağlamak. Projemiz hayırlı uğurlu olsun. Bu bölgenin kalkınmasına katkı sunacağına canı yürekten inanıyorum” dedi. “Sizin paranızla ayırdığımız bu bütçeyi en iyi şekilde projelendirmek için çalışıyoruz” 2019 yılından bu yana tarıma çok ciddi oranlarda destek verdiklerini kaydeden Seçer, “Bölgemiz tarım bölgesi. Bölge nüfusumuzun önemli bir kesimi tarımda çalışıyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak tarımın, tarımcının yanında duruyoruz. Üretime katkı sağlayalım, şehrimizin, halkımızın zenginleşmesine katkı sunalım istiyoruz. Sizin paranızla ayırdığımız bu bütçeyi en iyi şekilde projelendirmek için çalışıyoruz ve iyi işler yaptığımızı tüm samimiyetimle söyleyebilirim. Çünkü yaptığımız projelerde sonuç alıyoruz. İlk Köyümüz Atölye Projesi’ne 2020 yılında başladık. Orada sisteme oturttuk. İkincisi 2026 yılının başında tamamlandı” diye konuştu. 2020 yılında başlatılan ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesinden de bahseden Seçer, “Her yıl 60 üretici neredeyse bir küçükbaş hayvan çiftliği kuruyor ve bunun yarısı kadın. Değerli olan kısmı kadınların üretimde olması, kadınların ayakta durmasını sağlaması. Kadınların özgür olabilmesi. Zengin olmak, kadınların özgür olması lafla, sözle olmuyor. Ülkenizin bağımsız olması hamasetle olmuyor. Çalışacaksınız, üreteceksiniz. Çocuklarınızı okutacaksınız. Bilim adamları yetiştireceksiniz” ifadelerine yer verdi. Seçer, ilimin ve bilimin çizgisinde gittiklerini belirterek, “Toplumu yalanla, dolanla, hurafeyle kandırmayacaksınız. İlimin, bilimin peşinde gideceksiniz. Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyeti’nin izinden gideceksiniz. Misakı-Milli’yi bileceksiniz. Ülke milliyetçiliğinin, Atatürk milliyetçiliğinin değerini bileceksiniz. Bir arada kardeşçe yaşamayı bu şekilde öğreneceğiz. Biz siyasilerin görevi de bu olmalı. Kavgadan kim kazanmış? dedi. Seçer, siyasetin kavga değil hizmet üretme yeri olduğunu dile getirerek, asıl önceliğin iş ve aş sağlamak olduğunu, devletin ve belediyelerin temel görevinin de vatandaş için çalışmak ve hizmet etmek olduğunu söyledi. Belediyeler arası iş birliği ve dayanışmanın önemine de dikkat çeken Seçer, birlik ve beraberlik içinde çalışıldığında hizmetlerin daha başarılı ve kaliteli şekilde hayata geçirildiğini ifade ederek, çalışmaların devam edeceğini belirtti. “Mersin’de dostluk ve kardeşlik var” Mersin’in; ekonomisi, üretkenliği, sahip olduğu limanı ile birlikte her açıdan değerli bir şehir olduğunun altını çizen Seçer, bunun değerinin bilinmesi gerektiğini kaydetti. Mersin’de, çalışan herkesin kendisine bir gelir bulabildiğinden söz ederek konuşmasına devam eden Seçer, onun için Mersin’in göçlerle büyüyen bir kent olduğunu kaydetti. Mersin’in ‘Küçük Türkiye’ olduğunun vurgusunu yapan Seçer, “Mersin’in sinerjisi, enerjisi, parası, verimli toprakları ve Allah vergisi bir doğası var. Zengin Anadolu topraklarından, farklı etnik yapılardan ve inanç gruplarından insanlar Mersinimizde yaşıyorlar. Burada bir güzellik var; bu insanların bir arada olması Mersin’e başka bir kutsal hava veriyor. Burada dostluk ve kardeşlik var” dedi. “Biz Mersin’de kardeşliği hakim kıldık” Mersin’de yaşayan insanların birbirinin mezhebinden, meşrebinden ya da siyasi görüşünden dolayı kimse ile bir sorunu olmadığını kaydeden Seçer, Mersin’den bütün siyasi partilere seslenerek, “Bana göre bu farklığımız kutsal ve büyük bir zenginlik. Bunu, daha fazla oy alalım diye siyasiler kaşıyıp önümüze koyuyor. Bu etnik istismardır, eğer bunu din üzerinden yapıyorsanız dini istismardır, milliyet üzerinden milliyet istismarıdır, ekonomik ve sosyal istismarıdır. Bunu yapmayacağız, yapmıyoruz ve yapmak istemiyoruz. Biz Mersin’de kardeşliği hakim kıldık, tahkim ettik ve buna da bıkmadan, yorulmadan, kim ne derse desin devam edeceğiz” diye belirtti. Seçer’den yurttaşlara; “Başkanınıza güvenin ve inanın” Mersin’de yaşayan insanların Mersin Büyükşehir’in hizmetlerinden memnun olduklarını ifade eden Seçer, “Başkanınıza güvenin ve inanın. İnsanlar Mersin’de mutlu. ‘Öyle bir yerel yönetim anlayışı var ki biz kendimizi öteki görmüyoruz. Başkanımız Cumhuriyet Halk Partili ve parti ayrımı gözetmeksizin herkesi kucaklıyor.’ diyorlar. Ülkemiz için böyle olmaya devam edeceğiz. Mersin’den tüm Türkiye’ye barışın ve kardeşliğin ne olduğunu duyurmak, birlikte yaşama hukukunun ne olduğunu öğretmek için buna devam edeceğiz. Bunu hep beraber başaracağız” ifadelerine yer verdi. Konuşmasının sonunda ise ‘Köyümüz Atölye’ projesinde emeği geçenlere teşekkür eden Seçer, başta çevre mahallelerdeki üretici kadınlar olmak üzere tüm üreticilere hayırlı, uğurlu ve bereketli olsun dileklerini iletirken, bol kazanç getirmesi temennisinde bulundu. Meral Seçer: “‘Köyümüz Atölye’ projesinin kadın üreticiler açısından büyük önem taşıyor” Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer, Hamzabeyli’de hayata geçirilen ‘Köyümüz Atölye’ projesinin, üretici kadınlar açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Kadın emeğinin görünür olması ve küçük çiftçilerimizin emeklerinin daha katma değerli hale gelmesi açısından bu proje çok kıymetli” dedi. Projenin yalnızca Hamzabeyli Köyü için değil civar köyler için de önemli bir adım olduğunu ifade eden Meral Seçer, “Köyümüz Atölye projesi, Mersinden Kadın Kooperatifi olarak, bu sürecin içinde olduğumuz, daima desteklediğimiz ve birlikte hareket ettiğimiz bir proje. Köyümüz Atölye, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından kuruldu ve bu süreç içerisinde biz de Mersinden Kadın Kooperatifi olarak paydaş olduk” diyerek paydaş olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. ‘Köyümüz Atölye’ projesinin, kırsal kalkınma için örnek bir proje olduğunu vurgulayan Meral Seçer, köylerde yaşamın devam etmesi; çiftçilerin, gençlerin ve kadınların üretimden vazgeçmemesi adına oldukça kıymetli bir proje olduğunu söyledi. Meral Seçer, “Dünya Gıda Örgütü’nün yaptığı araştırmaya göre dünyanın yüzde 80’ini aile çiftçileri doyuruyor. Torosların eteklerinde çok sayıda aile çiftçisi var. Bu ailelerin üretimden vazgeçmemesi için onların desteklenmesi ve onlara yol gösterici olunması, rehber olunması çok önemli. Çünkü sizler olmazsanız hiçbirimiz doymayız. Ne ülkemiz ne de dünya doyar” diye konuştu. Kırsal bölgelerdeki gençlerin kendilerine bir yaşam alanı bulamadıkları için kentlere göç ettiğini de belirten Meral Seçer, “Gençlere yaratılacak fırsatla köylerinde, yani doğdukları yerde doymalarına fırsat verileceğini görüyoruz” dedi. “Üretilen ürünlerin markalaşması çok önemli” Üretilen ürünlerin katma değerli olmasının ve markalaşması son derece önemli olduğuna işaret ederek bu tür atölyelerle markalaşma sürecinin sağlanabileceğini söyleyen Meral Seçer, nihai sonucun kooperatifleşme olduğunun altın çizdi. Köyümüz Atölye’nin, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin koordinatörlüğünde Hamzabeyli Köyü ve civar köylerdeki kadınların üretim yapabileceği ortak bir kullanım alanı olduğunu kaydeden Meral Seçer, “Üretim aşamasında, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin gıda mühendisleri ve gıda teknikerlerinin destekleriyle eğitim yapılacak. Dolayısıyla, burada üretilen bir ürün çıktığında markalaşmış olacak. Üretimden hijyene, etiketlemeden pazarlamaya kadar tüm süreçte verilen eğitim ve destekler, ürünün gerçek katma değerini ortaya koyacaktır” ifadelerini kullandı. “Kooperatifin temel ruhu birlikte üretmekten geçiyor” Meral Seçer, kadınların geleneksel yöntemlerle ortaya koydukları ürünlerini, Köyümüz Atölye’de gıda tüzüğüne uygun bir üretim yaparak daha geniş alanlarda pazarlama imkanı bulacaklarını belirtti. Köyümüz Atölye projesinin ortak bir kulanım alanı olduğunu yineleyen Meral Seçer, “Ortak kullanım alanı demek; birlikte olmak, güç birliği yapmak ve bunun sonucu da kooperatifleşme demek. Mersinden Kadın Kooperatifi olarak paydaş olmamızın en önemli sebebi de hem kadınların üretimine hem de kooperatifleşmeye destek vermek” diye konuştu. 2019’dan bu yana Türkiye’de çok sayıda kadın kooperatifi kurulduğunu ancak bu kooperatiflerin sürdürülebilirliği konusunda bazı sıkıntılar olduğunu dile getiren Meral Seçer, “Köyümüz Atölye, sürdürülebilir bir kooperatif için çok önemli. Çünkü kooperatifin kurulmadan önceki olgunlaşma evresi burada yaşanacak. Ürünlerin markalaşmasına ve etiketlenmesine kadar Mersin Büyükşehir Belediyesi destek verecek. Biz de Mersinden Kadın Kooperatifi olarak bu sürecin içinde olacağız. Bir kooperatifin finansmanından muhasebesine, strateji planından sürdürülebilir olması için gereken tüm desteğe hazırız. Süreç tamamlandıktan sonra ise kadınlarımızın yapması gereken en önemli şey el ele vermesi, birlikte üretmesi ve güç birliği oluşturması. Çünkü Kooperatifin temel ruhu birlikte üretmekten geçiyor” dedi. Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığıo başta olmak üzere tüm kurum ve ekiplerine teşekkür ederek sözlerini tamamlayan Meral Seçer, “Mersinden Kadın Kooperatifi ortaklarına ve en önemlisi, Köyümüz Atölye’nin kuruluşundan beri heyecanla bekleyen Hamzabeyli ve civar köydeki kadınlara çok teşekkür ediyorum. Tüm kentimize ve ülkemize yayılmasını istediğim bu projenin üretimden tutun, kadın ve gençlere kadar herkesi mutlu edecek sonuçlar doğurmasını temenni ediyorum” dedi. Programda konuşmaların tamamlanmasının ardından Başkan Seçer ile Meral Seçer’e Hamzabeyli Mahalle Muhtarı Sencer Erdoğan tarafından, kan portakalının coğrafi tescil almasında sundukları katkılardan dolayı teşekkür plaketi takdim etti. Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, Aydıncık Belediye Başkanı Özkan Kılıçarpa ile Hamzabeyli Mahalle Muhtarı Sencer Erdoğan’ın da birer konuşma yaptığı program Başkan Seçer, Meral Seçer ve protokol üyelerinin tesisi gezerek bilgi alması ve portakal sıkma, kurutma işlemlerini gerçekleştirmesi ile sona erdi. Büyükşehir’le kırsalda üretim, eğitim ve dayanışma bir arada Hamzabeyli Köyümüz Atölye Projesi, başta coğrafi işaretli Mersin Kan Portakalı olmak üzere bölgenin öne çıkan nar ürünlerinin değerlendirilmesi amacıyla Hamzabeyli Mahallesi’nde kuruldu. Hamzabeyli ve çevre mahallelerde üretilen ürünler atölyede işlenerek nitelikli, güvenli ve sürdürülebilir biçimde ekonomiye kazandırılıyor. Atölyede yer alan alanlar ve makine-ekipmanlar; ortak kullanım, eğitim ve uygulamalı atölye olmak üzere üç başlıkta hizmet verecek. Bölgedeki üretici kadınlar, haftanın belirli günlerinde belediyeye ait ekipmanları teknik personel eşliğinde kullanabilecek. Ayrıca kadınlara yönelik makine kullanımı, iş sağlığı ve güvenliği, hijyen, gıda okuryazarlığı ve nar ekşisi üretimi gibi konularda düzenli eğitimler verilecek. Belirli tarihlerde düzenlenecek uygulamalı atölyelerde ise kan portakalı reçeli, narenciye bazlı ürünler, geleneksel tapı ekmeği, kurutma ve tütsü çalışmaları yapılacak. Bu çalışmalarla hem geleneksel üretim kültürü yaşatılacak hem de kadın üreticilerin bilgi, beceri ve gelir olanakları artırılacak. Mersin Büyükşehir Belediyesi, tarımda, kadın emeğinde ve yerel üretimde attığı bu adımlarla kırsaldan kalkınmayı büyütmeye devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.