Hava Durumu

#İş Birliği

Kırsal Haber - İş Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İş Birliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BTSO Başkanı Özer Matlı’dan 'Türkiye Yüzyılı' Vurgusu: Bursa'dan Güçlü Katkı Sunacağız Haber

BTSO Başkanı Özer Matlı’dan 'Türkiye Yüzyılı' Vurgusu: Bursa'dan Güçlü Katkı Sunacağız

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilen Özer Matlı, seçimlerin ardından birlik ve beraberlik mesajı verdi. Yeni dönemde 60 bin üyenin tamamına eşit mesafede hizmet edeceklerini belirten Matlı, “BTSO hepimizin. Yönetim Kurulumuz, Meclis Başkanlık Divanımız, Meclis üyelerimiz, komisyonlarımız ve komitelerimizle Bursa’nın üretimini, ticaretini ve geleceğini güçlendirmek için el ele vereceğiz.” dedi. 8 Ekim’de BTSO Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen Yönetim Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri seçiminin ardından açıklamalarda bulunan Matlı, kendisine duyulan güven için teşekkür etti. Seçim sürecindeki farklı tercihlerin geride kaldığını vurgulayan Matlı; Bursa iş dünyasının bütün kesimlerini dinleyen, üyelerin katkısına açık bir yönetim anlayışıyla çalışacaklarını söyledi. "60 BİN ÜYENİN TAMAMININ BAŞKANIYIM" Her üyenin kendisini BTSO’nun bir parçası olarak hissetmesinin önemine dikkat çeken Matlı, şu ifadeleri kullandı: “Artık 60 bin üyemizin tamamının başkanı olarak her üyemizin sesini duymak, sorunlarına çözüm üretmek ve Bursa iş dünyasına hizmet etmek için çalışacağım. Bugünden itibaren ayrım gözetmeden; BTSO’nun tüm üyelerine eşit mesafede, şeffaf ve kapsayıcı bir anlayışla Bursa için çalışacağız.” BTSO Meclisinin bütün üyelerin ortak temsil alanı olduğunu belirten Matlı, farklı görüş ve önerilerin yeni dönemin çalışmalarına zenginlik katacağını söyledi. Üyelerin taleplerini doğrudan dinleyen, karar süreçlerine katılımlarını sağlayan ve sorunlarına çözüm üreten bir Oda için çalışacaklarını ifade etti. Seçim sürecindeki olası kırgınlıklara da değinen Matlı, “İlk iş olarak, bu süreçte farkında olmadan gönlünü kırdığımız, incittiğimiz arkadaşlarımız varsa her birinden helallik alacağım. Gönüllerini almak için samimiyetle çalışacağım.” dedi. TÜRKİYE YÜZYILI İÇİN İŞ BİRLİĞİ Kamu kurumları ve sivil toplumla iş birliğinin önemini vurgulayan Matlı, şöyle devam etti: “Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda; devletimizin kurumlarıyla, yerel yönetimlerimizle, yerel kamu kuruluşlarımızla ve sivil toplum kuruluşlarımızla tam bir iş birliği içinde olacağız. Bursa’nın üretim gücünü ve ticaretini geliştirmek, ülkemizin kalkınmasına katkı sunmak için kurumlarımızın birikimini ve desteğini çok önemsiyoruz.” “BİZ BİR SEVDİK, ONLAR BİN SEVDİ” Bursaspor taraftarları için söylediği “Biz bir sevdik, onlar bin sevdi” sözünü hatırlatan Matlı; Bursa’nın sevgisine ve dayanışmasına layık olmak için gece gündüz çalışacaklarını belirtti. Şehre ve üreten insanlarına olan bağlılığını dile getiren Matlı, “Biz bu şehrin çocuklarıyız, bu şehrin evladıyız. Bu şehirde üreterek kazandık.” dedi. Bursa’nın sanayisi, ticareti, tarımı, turizmi, kültürü, sanatı ve zanaatıyla bir bütün olduğunu ifade eden Matlı, şehrin farklı kesimlerini buluşturan bu dayanışma ruhunu BTSO’nun yeni döneminde daha da güçlendireceklerini söyledi. MECLİS VE KOMİTELERLE BURSA İÇİN EL ELE Yeni dönemde Yönetim Kurulu olarak bütün Meclis üyeleriyle, Meclis ihtisas komisyonlarıyla ve meslek komiteleriyle omuz omuza çalışacaklarını belirten Matlı, Bursa iş dünyasının ihtiyaçlarına ortak sorumluluk anlayışıyla çözüm üreteceklerini ifade etti. Matlı; Yönetim Kurulu’nda birlikte görev yapacağı arkadaşlarını, Meclis Başkanı seçilen Erol Dağlıoğlu’nu, Meclis Divanını, Meclis üyelerini, TOBB delegelerini, Disiplin Kurulu üyelerini ve komisyonlarda görev alacak tüm isimleri tebrik ederek başarılar diledi. "ÇALIŞANLARIMIZIN EMEĞİNE VE EKMEĞİNE SAHİP ÇIKACAĞIZ" BTSO çalışanlarına da seslenen Matlı, şu güvenceyi verdi: “Bütün çalışma arkadaşlarımız BTSO ailemizin değerli bir parçasıdır. Her birinin emeği, birikimi ve katkısı bizim için kıymetlidir. Hiçbirinin ekmeğiyle oynamayacağız. Herkesin kendini değerli hissettiği, huzur ve güven içinde çalıştığı bir ortamda üyelerimize hep birlikte daha iyi hizmet sunacağız.” DUYULAN GÜVENİ HİZMETE DÖNÜŞTÜRME ZAMANI Yeni görevin büyük bir sorumluluk getirdiğini belirten Matlı, “Bugün büyük bir sorumluluk üstlendik. Şimdi bize duyulan güveni hizmete dönüştürme zamanı.” diyerek projelerini hayata geçirmek için hemen çalışmaya başlayacaklarını vurguladı. Yeni Dönemin Öncelikli Çalışma Alanları: Oda aidatlarının azaltılması, Finansmana erişimin kolaylaştırılması, KOBİ’lerin desteklenmesi, Oda hizmetlerinin üyelerin bulunduğu noktalara taşınması, Bursa içi ticaretin güçlendirilmesi. Şeffaflık ve hesap verebilirliğin yönetim anlayışlarının temelinde yer alacağını ifade eden Matlı, BTSO kaynaklarının tamamen üyelerin yararına kullanılacağını ve tüm faaliyetlerin şeffafça paylaşılacağını belirtti. EMEK VEREN VE İYİ DİLEKLERİNİ PAYLAŞAN HERKESE TEŞEKKÜR Özer Matlı, “BTSO Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini şahsıma emanet eden Meclis üyelerimize, bu yolculukta yanımızda olan ve emek veren herkese yürekten teşekkür ediyorum.” dedi. Seçim sonucunun ardından tebriklerini ileten milletvekillerine, belediye başkanlarına, kamu kurumu yöneticilerine, siyasi parti temsilcilerine, Oda ve Borsa camiasının yöneticilerine, iş dünyası ile STK temsilcilerine ve tüm dostlarına şükranlarını sundu. Geçmiş yönetimlerde görev alarak BTSO’ya katkı sunan herkese teşekkür eden Matlı, son olarak ailesine ve çalışma arkadaşlarına şu sözlerle teşekkür etti: “Bu yolculukta gece gündüz yanımda olan çalışma arkadaşlarıma, ailelerimize ve bize inanan herkese ayrıca teşekkür ediyorum. Verilen her emek, yapılan her çalışma ve gösterilen her fedakârlık bizim için çok kıymetliydi.” BTSO’NUN YENİ YÖNETİMİ Yönetim Kurulu Başkanı: Özer Matlı Yönetim Kurulu Üyeleri: Abidin Şakir Özen, Sinan Topuk, Murat Çağlar, Osman Güler, Safa Yaşar Çelik, Seyfullah Baylan, Savaş Keskin, Mehmet Zahit Yanar, Elif Özhan, Zeki Eker. MECLİS BAŞKANLIK DİVANI Meclis Başkanı: Erol Dağlıoğlu Meclis Başkan Yardımcıları: Gülçin Güleç, İbrahim Kahraman Meclis Divan Katipleri: Atilla Kaan Aslanoba, Gökhan Dinçer

Eskişehir Sanayi Odası’nda Seçim Maratonu Tamamlandı Haber

Eskişehir Sanayi Odası’nda Seçim Maratonu Tamamlandı

Eskişehir Sanayi Odası’nda Seçim Maratonu Tamamlandı Eskişehir sanayi dünyasının çatı kuruluşu Eskişehir Sanayi Odası’nda (ESO) seçim süreci tamamlandı. Meslek Komitesi ve Meclis Üyeleri Seçimlerinin ardından Yönetim Kurulu, Meclis Başkanlık Divanı, Disiplin Kurulu, TOBB Genel Kurul Delegeleri ve diğer oda organlarının seçimleri de gerçekleştirilerek ESO’da yeni dönem başladı. 16 meslek grubunu temsilen 88 Meslek Komitesi Üyesi ve 36 Meclis Üyesinin belirlendiği seçim sürecinin ardından ESO’nun yeni dönem yönetimi de belli oldu. Celalettin Kesikbaş, üyelerin güveniyle yeniden Eskişehir Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlendi. Yeni Yönetim Kurulu belli oldu ESO’nun yeni dönem Yönetim Kurulu; Başkan Celalettin Kesikbaş, Yönetim Kurulu Üyeleri Sinan Özeçoğlu, Fatih Düş, Güven Erdoğan, Hakan Korkmaz, Bülent Ayva, Evren Şahin, Furkan Ay ve Rıza Zeydan’dan oluştu. Meclis Başkanlık Divanı belirlendi Yeni dönemde ESO Meclis Başkanlığına Süha Özbay yeniden seçildi. Meclis Başkan Yardımcılığı görevlerini Nilay Güneş Erdemir ve Murat Sürel üstlenirken, Didem Ayvacı ise Katip Üye olarak seçildi. Hesapları İnceleme Komisyonuna ise; Ahmet Özdemirel, Mehmet Rallas, Serdar Uğur Yalçın seçildi. Organ seçimlerinin tamamlanmasının ardından yeni dönem Meclisi ilk toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan ESO Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kesikbaş, üyelerin güveniyle üstlendikleri sorumluluğu birlik ve beraberlik içerisinde taşıyacaklarını belirterek Yönetim Kurulu, Disiplin Kurulu, TOBB Genel Kurulu ve meslek komitelerinde görev üstlenen isimlere başarılar diledi. Geçmiş dönemlerde ESO’ya hizmet eden başkanlar ve kurullara teşekkür eden Kesikbaş, Odanın her başarısında emeği bulunan çalışanlara da teşekkür ederek ESO’nun kurumsal kimliğini ve saygınlığını birlikte daha da güçlendireceklerini ifade etti. “Bu Meclisin gücü üretim tecrübesinden geliyor” Yeni Meclisin Eskişehir sanayisinin güçlü üretim birikimini temsil ettiğini vurgulayan Kesikbaş, her Meclis üyesinin ayrı bir üretim hikâyesine sahip olduğuna dikkat çekti. Sanayicilerin ilk tezgâhını kurmanın heyecanını, yatırım yapmanın riskini ve zor günlerde çalışanını korumanın sorumluluğunu çok iyi bildiğini belirten Kesikbaş, fabrikalarda üretilen her değerde sanayicilerin özverisinin ve çalışanların alın terinin bulunduğunu söyledi. Meclisi güçlü kılan unsurun bu birikim olduğuna işaret eden Kesikbaş, üyelerin sorunlarının ortak iradeye, çözüm önerilerinin ise somut kararlara dönüştürüleceğini ifade etti. Mecliste paylaşılacak bir deneyimin başka bir sanayicinin yolunu açabileceğini belirten Kesikbaş, yeni dönemde her Meclis üyesinin görüşüne, deneyimine ve katkısına ihtiyaç duyduklarını kaydetti. Meclis toplantılarında yeni dönem ESO’nun yeni döneminde Meclis Toplantılarının akışının da daha verimli hale getirileceğini açıklayan Kesikbaş, toplantılarda önemli ekonomistlerin sunum ve bilgilendirmeler yapacağını söyledi. Ekonomideki gelişmelerin birlikte değerlendirileceğini ve firmaların karar süreçlerine ışık tutacak görüşlerin dinleneceğini belirten Kesikbaş, edinilen bilgilerin meslek komiteleriyle de paylaşılacağını ifade etti. Toplantıların ardından Meclis üyelerinin bir araya geleceği programlar gerçekleştirileceğini ve önemli konukların ağırlanacağını aktaran Kesikbaş, güçlendirilecek bağların yeni fikirleri ve iş birliklerini de beraberinde getireceğini söyledi. Vizyon 2030 yeni döneme yön verecek Yeni dönemde ESO’nun çalışmalarına Vizyon 2030’un yön vereceğini vurgulayan Kesikbaş, hedeflerinin Eskişehir’i teknoloji geliştiren ve dünyaya katma değer ihraç eden güçlü bir sanayi merkezine taşımak olduğunu ifade etti. Kesikbaş, “Şehrimizi, ‘teknoloji’ dendiğinde akla ilk gelen üretim merkezi haline getirmek istiyoruz. Gençlerimizin burada öğrendiğini burada ürüne dönüştürebildiği, geleceğini başka yerlerde aramak zorunda kalmadığı bir Eskişehir hayal ediyoruz” dedi. Yeni dönemin temel çalışma alanlarının teknoloji, küreselleşme ve nitelikli ihracat olacağını belirten Kesikbaş, Eskişehir’in ekonomik potansiyelini büyütmek ve şehrin uluslararası başarılarını daha ileriye taşımak için çalışacaklarını dile getirdi. ESO’nun üyeleri, meslek komiteleri ve Meclisi ile birlikte hareket etmeye devam edeceğinin altını çizen Kesikbaş, tüm paydaşlarla eşgüdüm içerisinde daha güçlü projeler hayata geçireceklerini ifade etti. “Aldığımız kararların ardında insanların hayatları var” Yeni dönemin önemli bir sorumluluğu da beraberinde getirdiğini belirten Kesikbaş, Mecliste alınacak kararların yalnızca kurumları ve firmaları değil insanların hayatlarını da doğrudan etkilediğine dikkat çekti. Kesikbaş, “Bu Mecliste alacağımız bazı kararların ardında insanların hayatları var. İşini büyütmeye çalışan bir sanayicinin, evine ekmek götüren bir çalışanın, ilk fırsatını bekleyen bir gencin sorumluluğunu taşıyoruz. Birbirimize güç vererek onların yolunu açabilirsek, bu dönemi gururla hatırlayacağız” dedi. Yeni görevlerin Eskişehir sanayisi için hayırlı olmasını dileyen Kesikbaş, yeni dönemde ortak akıl, güçlü iş birliği ve üretim odaklı çalışmalarla Eskişehir sanayisinin geleceğine katkı sunmaya devam edeceklerini belirtti.

MTSO’nun Yeni Başkanı Serdar Yıldızgörer Haber

MTSO’nun Yeni Başkanı Serdar Yıldızgörer

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nın yeni Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Yıldızgörer oldu. Kazanan Mersin anlayışıyla çalışacaklarını söyleyen Yıldızgörer, üyelerin sorunlarına çözüm üreten, kente yeni yatırımlar kazandıran, üretimi ve istihdamı büyüten bir oda için sorumluluk aldıklarını vurguladı. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nda 9 Ekim’de gerçekleştirilen Yönetim Kurulu ve Meclis Başkanlık Divanı seçimleri tamamlandı. Serdar Yıldızgörer, Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. DEİK Türkiye–Güney Sudan İş Konseyi Başkanı ve Dicle Group Genel Müdürü olan Yıldızgörer, yeni dönemde üyelerin ihtiyaçlarını ve Mersin’in ekonomik gelişimini çalışmalarının merkezine alacaklarını belirtti. Yıldızgörer, sanayicinin, tüccarın, üreticinin, ihracatçının, lojistikçinin ve girişimcinin taleplerini takip eden, çözüm için sorumluluk üstlenen bir anlayışla çalışacaklarını söyledi. GEÇMİŞ YÖNETİMLERE TEŞEKKÜR Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nda görev yapan geçmiş yönetimlere, oda üyelerine ve Mersin’e kazandırdıkları değerler için teşekkür eden Yıldızgörer, kentin bugün ulaştığı ekonomik güce katkı sunan çalışmaların önemine dikkat çekti. Yıldızgörer, bu birikimi daha ileri taşımak, mevcut yatırımlara yenilerini eklemek, üretimi ve istihdamı büyütmek için çalışacaklarını belirtti. Yıldızgörer, Mersin’in gelişmesi ve yeni yatırımlarla güçlenmesi için kurumlarla ve iş dünyasıyla iş birliği içinde hareket edeceklerini ifade etti. DAHA ÇOK DİNLEYEN, DAHA ÇOK ÇALIŞAN BİR ODA Üyelerin günlük sorunlarına çözüm üretmenin temel öncelikleri olduğunu söyleyen Yıldızgörer, daha çok dinleyen, daha çok çalışan ve sorumluluk alan bir oda yönetimi için çalışacaklarını kaydetti. Odanın başarısını yapılan toplantı sayısıyla değil, üyelerine ve Mersin’e kazandırdığı değerle ölçeceklerini belirten Yıldızgörer, sektörlerin ihtiyaçlarını doğrudan takip edeceklerini söyledi. Yıldızgörer, işletmelerin karşılaştığı sorunları ilgili kurumlara taşıyacaklarını ve çözüm süreçlerini sonuç alınana kadar izleyeceklerini ifade etti. KAZANAN MERSİN İÇİN ÇALIŞACAKLAR Kazanan Mersin anlayışının yeni dönem çalışmalarına yön vereceğini belirten Yıldızgörer, Üreten Mersin, Dünyaya Satan Mersin, Yatırım Çeken Mersin, Birlikte Kazanan Mersin, Lojistik Üs Mersin ve Geleceğini Planlayan Mersin başlıkları altında hazırladıkları projeleri hayata geçirmek için çalışacaklarını söyledi. Yıldızgörer, üretimin desteklenmesi, ihracatın artırılması, yeni yatırımların kente kazandırılması ve sektörler arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi için çalışacaklarını kaydetti. İşletmelerin nitelikli çalışan ihtiyacına, verimliliğine, dijital ve yeşil dönüşümüne yönelik çalışmalar yürüteceklerini belirten Yıldızgörer, üniversitelerin bilgi birikimini işletmelerin ihtiyaçlarıyla buluşturacaklarını ifade etti. MERSİN’İ DAHA İLERİ TAŞIYACAKLAR Mersin’in liman, serbest bölge, sanayi, tarım ve lojistik gücünü büyütmeyi hedeflediklerini söyleyen Yıldızgörer, ulaşım ve sanayi altyapısı ile büyük yatırımlar konusunda kentin önceliklerinin takipçisi olacaklarını belirtti. Merkezi hükümet ve ilgili kurumlarla sürekli iletişim içinde çalışacaklarını ifade eden Yıldızgörer, Mersin’in ticaretin üssü olması ve kentteki ticaretten doğan değerin daha büyük bölümünün Mersin’de kalması için sorumluluk üstleneceklerini söyledi. Yıldızgörer, üyelerle ve kentin bütün kurumlarıyla ortak akıl etrafında buluşarak Mersin’i daha ileri taşımak için çalışacaklarını vurguladı.

Anadolu Üniversitesi ile TAŞFED Arasında İş Birliği Protokolü Haber

Anadolu Üniversitesi ile TAŞFED Arasında İş Birliği Protokolü

Anadolu Üniversitesi ile Türkiye Aşçılar ve Şefler Federasyonu (TAŞFED) arasında eğitim, staj, istihdam, Ar-Ge ve sektörel iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan “Eğitim, Uygulama, Araştırma ve Sektörel İş Birliği Protokolü” imzalandı. Rektörlük Senato Salonunda gerçekleştirilen törende protokole Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ile TAŞFED Yönetim Kurulu Başkanı Bayram Özrek imza attı. Törenin ardından karşılıklı hediye ve plaket takdiminde bulunulurken TAŞFED heyeti, Eskişehir Meslek Yüksekokulunu (EMYO) da ziyaret ederek inceleme ve görüşmeler gerçekleştirdi. Protokol ile ulusal ve uluslararası gastronomi normları ile gıda güvenliği ve hijyen standartlarına uygun nitelikli mutfak profesyonellerinin yetiştirilmesi ve öğrencilerin mesleki yeterliliklerinin artırılması hedefleniyor. İş birliği kapsamında Türk mutfak mirasının korunması, kayıt altına alınması ve modernize edilerek dünyaya tanıtılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirilmesi planlanıyor. Bunun yanı sıra sürdürülebilir mutfak pratikleri, sıfır atık ve inovatif mutfak teknolojileri alanlarında da ortak çalışmalar yürütülecek. Rektör Adıgüzel: “Eğitim ve sektör arasındaki bağı güçlendirmeyi önemsiyoruz” Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel üniversite-sektör iş birliklerinin öğrencilerin mesleki gelişimine ve eğitim süreçlerinin niteliğinin artırılmasına önemli katkılar sunduğunu belirtti. Gastronomi alanında akademik bilgi ile sektör deneyiminin bir araya getirilmesinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Adıgüzel, TAŞFED ile imzalanan protokolün öğrencilerin uygulamalı eğitim olanaklarını geliştirmesinin yanı sıra staj ve istihdam süreçlerini de güçlendireceğini ifade etti. Rektör Adıgüzel iş birliği kapsamında Türk mutfak kültürünün araştırılması ve gelecek nesillere aktarılmasına yönelik çalışmaların da gerçekleştirileceğini belirterek protokolün Anadolu Üniversitesinin eğitim, uygulama ve araştırma faaliyetlerine katkı sağlayacağını söyledi. Başkan Özrek: “Türk gastronomisinin geleceği adına önemli bir adım” TAŞFED Başkanı Bayram Özrek ise Anadolu Üniversitesi ile gerçekleştirilen iş birliğinin Türk gastronomisinin geleceği açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. Eğitimden sektörel uygulamalara, staj ve istihdamdan Ar-Ge çalışmalarına kadar geniş bir çerçevede yürütülecek iş birliğiyle gençlerin mesleki yetkinliklerinin güçlendirilmesini ve sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesini amaçladıklarını ifade eden Özrek, Türk mutfak kültürünün gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlamayı hedeflediklerini söyledi. Özrek iş birliğine sağladıkları katkılar dolayısıyla Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Aşçılık Programı Müdürü Doç. Dr. Osman Güldemir’e teşekkür etti. Protokol kapsamında EMYO Aşçılık Programının ders içeriklerinin sektörün güncel ihtiyaçları doğrultusunda TAŞFED uzmanlarının danışmanlığında güncellenmesi ve TURAK gibi ulusal ve uluslararası akreditasyon süreçlerine teknik destek sağlanması planlanıyor. TAŞFED bünyesindeki usta şeflerin EMYO uygulama mutfaklarında gerçekleştirilecek masterclass ve atölye çalışmalarına katılarak bilgi ve deneyimlerini öğrencilerle paylaşması da hedefleniyor. Öğrencilerin mesleki deneyimlerini artırmaya yönelik olarak TAŞFED’e bağlı üye dernekler ile iş birliği yapılan otel ve restoran zincirlerinde staj olanaklarının geliştirilmesi, Anadolu Üniversitesi Kariyer Merkezi ile ortak kariyer günleri ve mentörlük programlarının düzenlenmesi planlanıyor. Türk mutfak kültürüne yönelik ortak projeler geliştirilecek İş birliği kapsamında Türk mutfak kültürü, coğrafi işaretli ürünler ve sürdürülebilir gastronomi başlıklarında TÜBİTAK, BAP, Kalkınma Ajansı ve Erasmus+ gibi ulusal ve uluslararası kaynaklara yönelik ortak projeler geliştirilmesi hedefleniyor. Öğrencilerin Uluslararası İstanbul Gastronomi Festivali başta olmak üzere çeşitli yarışmalara katılımının TAŞFED tarafından teknik koçlukla desteklenmesi ve Eskişehir’de tematik mutfak etkinliklerinin düzenlenmesi de protokol kapsamında yer alıyor. Protokol kapsamında eğitim kalitesinin artırılması amacıyla endüstriyel mutfak ekipmanlarının tanıtılması ve inovatif araçların temininde de ortak çalışmalar yürütülecek. Kaynak: Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı(AnaHaber) anahaber.anadolu.edu.tr

Mersin’in Yerel Lezzetleri Torino’da Dünyaya Tanıtıldı Haber

Mersin’in Yerel Lezzetleri Torino’da Dünyaya Tanıtıldı

Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Mersin’in zengin gastronomi kültürünü uluslararası arenaya taşıdı. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Interreg NEXT MED Programı kapsamında desteklenen FOODGaP Projesi kapsamında kentin yöresel ürünleri İtalya’nın Torino kentinde dünya gastronomi çevreleriyle ve katılımcılarla buluşturuldu. Program kapsamında düzenlenen ‘Akdeniz Yerel Gıda Sistemleri Platformu’ konferansında ise gıda sistemleri için ortak çözüm çağrısı yapıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Mersin’in zengin gastronomi kültürünü uluslararası arenaya taşıdı. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Interreg NEXT MED Programı kapsamında desteklenen FOODGaP Projesi kapsamında kentin yöresel ürünleri İtalya’nın Torino kentinde dünya gastronomi çevreleriyle ve katılımcılarla buluşturuldu. Program kapsamında düzenlenen ‘Akdeniz Yerel Gıda Sistemleri Platformu’ konferansında ise gıda sistemleri için ortak çözüm çağrısı yapıldı. 24-27 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen Slow Food Terra Madre Salone del Gusto’ya Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Mersin Deniz Ticaret Odası (MDTO), Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO), Tarsus Ticaret Borsası (TTB) ve Slow Food Türkiye iş birliğiyle katılım sağlayan Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmaları yoğun ilgi gördü. Mersin gastronomisi uluslararası ağın parçası oldu Proje kapsamında düzenlenen etkinlikler yalnızca Mersin’in mevcut gastronomik değerlerinin tanıtılması açısından değil, kentin uluslararası gastronomi ağı içerisinde daha görünür hale gelmesi açısından da önemli bir buluşma noktası oldu. Paydaşların farklı ülkelerden katılımcılarla kurduğu temaslar, kentin mutfak kültürünün uluslararası ölçekte tanınırlığını artıracak yeni iş birliklerinin önünü açtı. Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin etkinlikteki çalışmaları kapsamında, kentte Slow Food Yeryüzü Pazarı kurulmasına yönelik fikir alışverişlerinde bulunulurken, önümüzdeki yıllarda Türkiye’de düzenlenmesi planlanan Slow Food Terra Madre Anadolu etkinliğinin Mersin’de gerçekleştirilmesine yönelik temaslar da gerçekleştirildi. Etkinlik boyunca elde edilen deneyim ve kurulan uluslararası bağlantıların Mersin’in gastronomi alanındaki çalışmalarına katkıda bulunması hedefleniyor. Mersin’in gastronomik kimliğinin yalnızca yöresel ürünlerden ibaret olmadığına dikkat çekilen etkinlikte, kentin tarihi ve kültürel mirasının mutfak kültürü üzerindeki etkilerine de dikkat çekildi. Tarihi Kilikya Yolu’nun Mersin gastronomisine kattığı değer ve bölgenin binlerce yıllık kültürel birikimi, kentin uluslararası tanıtımının önemli başlıklarından biri oldu. Akdeniz yerel gıda sistemleri için ortak çözüm çağrısı yapıldı Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı temsilcileri, proje çerçevesinde düzenlenen ‘Akdeniz Yerel Gıda Sistemleri Platformu’ konferansına katıldı. Konferansta Mersin Büyükşehir Belediyesi’ni FOODGaP Proje Yöneticisi olarak temsil eden Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Abdullah Selçuk Şahutoğlu, Mersin’in yerel gıda sistemi deneyimini paylaşarak üretici ve tüketici arasındaki bağların, kırsal ve kentsel alanlar arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Şahutoğlu, iklim değişikliği ve su kaynakları başta olmak üzere Akdeniz’in ortak sorunlarına birlikte çözüm geliştirilmesinin önemine dikkat çekerek, Akdeniz Yerel Gıda Sistemleri Platformu’nun kentlerin politika araçlarını, verilerini ve deneyimlerini paylaşabileceği kalıcı bir iş birliği ağına dönüştürülmesi çağrısında bulundu. Mersin’in lezzetleri ziyaretçilerden tam not aldı Dünya genelinden gastronomi profesyonellerini, üreticileri, şefleri ve ziyaretçileri bir araya getiren proje kapsamında açılan Mersin stantında Tarsus Sarıulak Zeytini ve zeytinyağı, harnup lokumu, mamul, kaynar, Tarsus Humusu, ayran aşı çorbası, Türk çayı, Türk kahvesi, tahin ve pekmez gibi kente özgü ürünler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Farklı ülkelerden etkinliğe katılan ziyaretçiler, Mersin’in yöresel ürünlerini deneyimleme fırsatı bulurken özellikle ürünlerin özgünlüğü ve lezzetiyle ilgili olumlu değerlendirmelerde bulundu. Ürünlerin tadına bakan çok sayıda katılımcı, Mersin’in gastronomik çeşitliliğini ve yöresel lezzetlerini övgüyle karşıladı.

Türk Pamuğu İçin İşbirliği Haber

Türk Pamuğu İçin İşbirliği

İyi Tarım Uygulamaları (İTU) kapsamında üretilen Türk pamuğunun uluslararası pazarlarda BCI ile eşdeğer kabul edilmesini sağlayacak süreç tamamlandı. Ulusal Pamuk Konseyi (UPK) ile Better Cotton Initiative (BCI) arasında imzalanacak protokolle, Türk pamuğunun uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün artırılması ve sürdürülebilir pamuk tedarikinin geliştirilmesi hedefleniyor. Türk pamuğu için BCI ile protokol imzalanacak Ulusal Pamuk Konseyi (UPK) ile Better Cotton Initiative (BCI) arasındaki iş birliği protokolü, 6 Ekim’de İzmir’de imzalanacak. İyi Tarım Uygulamaları (İTU) kapsamında üretilen Türk pamuğunun uluslararası pazarlarda BCI ile eşdeğer kabul edilmesini sağlayacak süreç tamamlanırken, yapılacak anlaşmayla Türkiye pamuğunun küresel pazarlardaki konumunun güçlendirilmesi amaçlanıyor. Protokol kapsamında sürdürülebilir pamuk tedarikinin geliştirilmesi ve İTU’lu pamuğun izlenebilirliğinin sağlanması için tek balya sistemine yönelik çalışmalara da başlanacak. “Sürdürülebilirlik ve izlenebilirlik belirleyici” UPK Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur, uluslararası pazarlarda pamuğun kalitesi kadar üretim koşullarının, sürdürülebilirliğin ve izlenebilirliğin de belirleyici olduğunu belirtti. BCI ile imzalanacak anlaşmanın sektör açısından stratejik bir adım olduğunu ifade eden Çondur, Türkiye’nin kaliteli pamuk üretiminin yanı sıra güçlü bir tekstil ve hazır giyim sanayisine sahip olduğuna dikkat çekti. Çondur, sürdürülebilir üretim kriterlerinin Türkiye pamuğunun uluslararası pazarlardaki değerini artıracağını belirterek, anlaşmanın üreticiden sanayiciye kadar tüm değer zincirine katkı sağlamasını, Türkiye pamuğunun küresel alandaki tanınırlığını ve rekabet gücünü desteklemesini beklediklerini söyledi. İTU ve BCI standartları karşılaştırıldı IPUD Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Kayhan ise anlaşmanın temelini, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yetkilendirilen UPK ile IPUD iş birliğinde yürütülen eşleştirme çalışmasının oluşturduğunu belirtti. Kayhan, çalışma kapsamında Türkiye’de uygulanan İyi Tarım Uygulamaları (İTU) Standardı ile uluslararası sürdürülebilir pamuk standartlarından biri olan BCI (Better Cotton Initiative) standardının kriterlerinin karşılaştırıldığını aktardı. Bu çalışma kapsamında iki sistemin ortak yönleri ile geliştirilmesi gereken alanların belirlendiğini ifade eden Kayhan, sürdürülebilirlik, izlenebilirlik ve sorumlu üretim kriterlerinin İTU sistemine kazandırılmasıyla Türkiye pamuğunun uluslararası pazarlardaki tanınırlığının ve rekabet gücünün artırılmasının amaçlandığını kaydetti.

İzmir’den Akdeniz Kentlerine İklim İş Birliği Çağrısı Haber

İzmir’den Akdeniz Kentlerine İklim İş Birliği Çağrısı

İzmir’den Akdeniz kentlerine iklim iş birliği çağrısı Muğla Büyükşehir Belediyesi ve ICLEI Avrupa iş birliğinde düzenlenen Akdeniz İklim Zirvesi’nde konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, kentler arası iş birliğinin somut projelere, teknik kapasiteye ve finansmana dönüşmesi gerektiğini vurguladı. Okyay, COP31’in yerel yönetimler, gençler ve kadınların etkin katılımıyla uygulamaya odaklanması gerektiğini belirtti. İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim kriziyle mücadelede uluslararası iş birliklerini güçlendirmek ve yerel çözümlerin yaygınlaştırılmasına katkı sunmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Muğla’da düzenlenen Akdeniz İklim Zirvesi’ne katılan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, kentler arasındaki deneyim paylaşımının somut uygulamalara dönüştürülmesinin önemine dikkat çekti. Muğla Büyükşehir Belediyesi ve ICLEI Europe iş birliğiyle 28-29 Eylül tarihlerinde düzenlenen zirvede; iklim dirençli kentler, kuraklık, su stresi, aşırı sıcaklar, orman yangınları, seller ve iklim finansmanı gibi başlıklar ele alındı. Akdeniz kentleri, yerel yönetimler, uluslararası kuruluşlar ve akademi dünyasını bir araya getiren zirvede, COP31 öncesinde bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesi de gündeme geldi. “Akdeniz’i yaşayan bir iklim laboratuvarına dönüştürebiliriz” İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, “Ortak Sorunlardan Bölgesel Eyleme: Akdeniz İş Birliğinin Güçlendirilmesi” başlıklı panelde yaptığı konuşmada, uluslararası kent ağlarının yalnızca deneyim paylaşımına değil, ortak çözümlerin geliştirilmesine ve uygulanmasına katkı sunması gerektiğini belirtti. İzmir’in ICLEI, UCLG, U20, WHO Sağlıklı Kentler Ağı ve NetZeroCities gibi uluslararası ağlardaki çalışmalarına değinen Okyay, Akdeniz kentlerinin aşırı sıcaklar, kuraklık, su stresi, yangınlar ve seller gibi ortak risklerle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Okyay, “Akdeniz’i iklim ve sağlık uyumu açısından yaşayan bir laboratuvara dönüştürebiliriz. Bir kentte geliştirilen çözüm başka bir kentte uyarlanabilir, geliştirilebilir, etkisi ölçülebilir ve ölçeklendirilebilir. İklim risklerimiz sınır tanımıyor; çözümlerimiz ve bilgimiz de sınır tanımamalı” diye konuştu. Kent ağları finansmana erişimi kolaylaştırmalı Uluslararası iş birliğinin, teknik kapasitesi ve kaynakları sınırlı belediyeler için önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Okyay, kent ağlarının iyi uygulama paylaşımının ötesine geçmesi gerektiğini söyledi. Belediyelerin proje geliştirme, uluslararası ortaklık kurma ve finansmana erişim süreçlerinde desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Okyay, özellikle küçük ve orta ölçekli belediyelerin iklim yatırımlarını hayata geçirmesini kolaylaştıracak mekanizmalara ihtiyaç olduğunu ifade etti. COP31 için uygulama vurgusu Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek COP31’in, iklim taahhütlerini somut ve izlenebilir adımlara dönüştüren bir süreç olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Okyay, iklim eyleminin önemli bir bölümünün kentlerde hayata geçirileceğine dikkat çekti. İzmir’in COP31 hazırlıklarına yerel düzeyde de katkı sunduğunu ifade eden Okyay, İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde ve Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği iş birliğiyle gerçekleştirilen Yerel COP, COP Gençlik ve COP Kadın buluşmalarının önemini vurguladı. Bu çalışmalarla küresel iklim gündeminin yerel yönetimlerin, gençlerin ve kadınların deneyimleriyle buluşturulmasının amaçlandığını belirten Okyay, şöyle konuştu: “Bir Uygulama COP’undan söz ediyorsak, uygulamanın nerede gerçekleşeceğini de konuşmalıyız. İklim eyleminin önemli bir bölümü kentlerde hayata geçecek. Bu nedenle belediyelerin yanı sıra gençlerin, kadınların ve yerel toplulukların COP sürecinin aktif aktörleri olması gerekiyor. İzmir’de Yerel COP, COP Gençlik ve COP Kadın çalışmalarıyla tam da bu yaklaşımı güçlendirmeye çalışıyoruz.” İklim yatırımları aynı zamanda sağlık yatırımı İklim politikalarının yerelden küresele, küreselden yeniden yerele uzanan bir iş birliği ve öğrenme süreciyle güçlenebileceğini belirten Prof. Dr. Okyay, kentlerde geliştirilen çözümlerin uluslararası ağlar aracılığıyla paylaşılmasının önemine değindi. İklim yatırımlarının halk sağlığına katkılarının da görünür kılınması gerektiğini vurgulayan Okyay, yeşil alanların artırılması, gölgeleme uygulamaları, temiz ulaşım, su güvenliği ve dirençli gıda sistemlerinin aynı zamanda sağlık ve sağlıkta eşitlik yatırımları olduğunu ifade etti.

TÜRİB Genel Müdürü Kırali: “Türkiye’yi Tarım Ticaretinde Stratejik Bir Köprü Yapacağız” Haber

TÜRİB Genel Müdürü Kırali: “Türkiye’yi Tarım Ticaretinde Stratejik Bir Köprü Yapacağız”

Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) Genel Müdürü Ali Kırali, Taşkent/Özbekistan’da gerçekleştirilen IAOM Eurasia Conference & Exhibition 2026 kapsamında 29 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen “The Trade, Logistics and Regional Connectivity” başlıklı oturumda, TÜRİB’in mevcut piyasa yapısını, lisanslı depoculuk ekosisteminin ulaştığı büyüklüğü ve önümüzdeki dönemde devreye alınması planlanan yeni piyasa projelerini anlattı. Kırali, lisanslı depoculuk, elektronik ürün senetleri, dijital işlem altyapısı TÜRİS, uluslararası ürün ticareti ve vadeli işlemleri bütüncül bir yapı içinde geliştirerek Türkiye’nin bölgesel tarım ticaretindeki konumunu güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi. Konferans paralelinde Özbekistan Emtia Borsası (UZEX) Başkanı Sayın Kayumov Asadulla Urolovich ziyaret edilerek TÜRİB-UZEX İş Birliği Anlaşması 28 Eylül 2026 tarihinde imzalandı. TÜRİB Ekosistemi Genişliyor Türkiye’de lisanslı depoculuk altyapısının son yıllarda hızlı bir gelişim gösterdiğini vurgulayan Kırali, Temmuz 2019’da yaklaşık 4 milyon ton olan depolama kapasitesinin Eylül 2026 itibarıyla 15 milyon 238 bin tona yükseldiğini belirtti. Mevcut kapasite, Türkiye’nin son beş yıllık 37,2 milyon tonluk ortalama hububat üretiminin yaklaşık yüzde 41’inin lisanslı depolarda saklanabilmesine imkân sağlıyor. Kırali, Eylül 2026 itibarıyla sistemde 294 lisanslı depo işletmesinin 385 lokasyonda faaliyet gösterdiğini belirtti. Bunun yanında, 7 Ürün Piyasası Aracı Kurumu, 12 takas ve saklama hizmeti veren kuruluş ve 108 aracı kurum acentesi ticaret borsası TÜRİB ekosisteminde yer alıyor. TÜRİB ELÜS Piyasası’nda 26 Temmuz 2019 ile 25 Eylül 2026 tarihleri arasında toplam 560 milyar TL (21 milyar ABD doları) işlem hacmine ve 70 milyon ton işlem miktarına ulaşıldı. Ürün bazında işlem hacminin yüzde 60’ını buğday, yüzde 28’ini mısır, yüzde 8’ini arpa, yüzde 2’sini ayçiçeği ve yüzde 2’sini diğer ürünler oluşturdu. Uluslararası Ürün Piyasası ile Antrepo Bazlı Yeni Ticaret Modeli TÜRİB’in stratejik projelerinden biri olan Uluslararası Ürün Piyasası ile Türkiye’deki gümrüklü antrepolarda bulunan tarım ürünlerinin TÜRİB’in geliştirdiği dijital bir platform üzerinden alınıp satılması hedefleniyor. Ürünlerin menşei, antrepo bölgesi, hasat yılı ve analiz belgeleriyle birlikte işlem görmesi; işlemlerin ABD doları ve avro cinsinden gerçekleştirilebilmesi planlanıyor. Kırali, yeni piyasanın ithalatçıları, ihracatçıları ve antrepoları şeffaf ve kurallara dayalı dijital bir ticaret ortamında buluşturacağını söyledi. TÜRİS İşlem Platformu ile Güçlü Dijital Altyapı Kırali, tarım emtia piyasasının büyümesinin TÜRİB’in iç kaynakları ile geliştirdiği TÜRİB İşlem Platformu TÜRİS ile desteklendiğini ifade etti. TÜRİS; piyasa tasarımı, işlem istasyonu, piyasa yönetimi, gözetim, piyasa bilgisi ve endeks hesaplama, veri ambarı ve raporlama gibi iç uygulamaları; işlem terminalleri, FIX mesajlaşma altyapısı, piyasa verisi dağıtımı ve üçüncü taraf uygulama arayüzleri ile bütünleştiriyor. TÜRİS, FIX protokolü üzerinden uluslararası işlem terminalleri ve veri dağıtıcılarıyla uyumlu çalışabiliyor. Lisanslı Depoculukta Denetim ve Dijital Gözetim Güçleniyor Piyasa güveninin güçlendirilmesi amacıyla lisanslı depoculuk alanındaki denetim ve gözetim altyapısının da geliştirildiğini belirten Kırali, TOBB ve TÜRİB’in sermaye katılımıyla Lisanslı Depoculuk Denetim Şirketi’nin (LDD A.Ş.) kurulduğunu ifade etti. Ayrıca TÜRİB AR-Ge Merkezi tarafından geliştirilen Lisanslı Depoculuk Bilgi Sistemi – LİDBİS ile lisanslı depoların izleme ve denetim kapasitesinin artırılması hedefleniyor. Kırali, dijital altyapının depolama otomasyonu, lojistik görünürlük, ürün kalitesi ve piyasa likiditesini birbirine bağlayan güven katmanı niteliğinde olduğunu vurguladı. Vadeli İşlem Piyasası Tarım Değer Zincirinde Risk Yönetimini Güçlendirecek TÜRİB’in bir diğer önemli projesi olan Vadeli İşlem Piyasası, depolanan tarım ürünlerinin korunma (hedge) ve fiyat keşfi araçlarına dönüştürülmesini amaçlıyor. İlk aşamada vadeli işlem sözleşmelerinin dayanak varlıkları olarak; Buğday Ekmeklik ELÜS, Mısır ELÜS ile TÜRİB Ekmeklik Buğday ve Mısır Endeksleri öngörülüyor. ELÜS dayanaklı vadeli işlem sözleşmelerinde fiziki teslimat, endeks dayanaklı sözleşmelerde ise nakdi uzlaşma uygulanması planlanıyor. Takas ve teminat işlemlerinin Takasbank tarafından merkezi takas, günlük değerleme, teminat tamamlama çağrıları ve garanti fonu mekanizması üzerinden yürütülmesi planlanıyor. Kırali, vadeli işlemlerin ileriye dönük fiyat oluşumu ile tarım değer zincirinde hem risk yönetimini hem de fiyat keşfini güçlendireceğini ifade etti. “Türkiye’nin bölgesel köprü rolünü güçlendireceğiz” Kırali, TÜRİB’in gelecek dönem vizyonunu şu sözlerle özetledi: “Lisanslı depoculuk altyapımızı, dijital işlem sistemlerimizi, uluslararası ürün ticaretini ve vadeli piyasaları birlikte geliştirerek Türkiye’nin tarım ticaretinde güvenilir, şeffaf ve etkin bir bölgesel köprü olarak konumunu güçlendirmeyi hedefliyoruz.” TÜRİB ile UZEX Arasında İş Birliği IAOM Eurasia Conference & Exhibition 2026 paralelinde 28 Eylül 2026 tarihinde TÜRİB ile Özbekistan Emtia Borsası (UZEX) arasında Mutabakat Zaptı imzalandı. Anlaşma; bilgi paylaşımı, personel eğitimi ile yeni ürün ve platformların geliştirilmesi başta olmak üzere iki borsa arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesini amaçlıyor. Kırali, "İmzaladığımız bu anlaşma; TÜRİB ve UZEX arasında, tarım emtiası üzerine spot ve vadeli işlemlere yönelik inovasyon ve büyüme için iş birliğinin temelini oluşturmaktadır. Bu anlaşmanın, borsalarımızın operasyonel kabiliyetlerini güçlendirmenin yanı sıra, her iki ülkenin finansal piyasalarına da önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.