Hava Durumu

#İş Dünyası

Kırsal Haber - İş Dünyası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İş Dünyası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı: "Bursa’nın Potansiyeli İçin Kenetleneceğiz" Haber

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı: "Bursa’nın Potansiyeli İçin Kenetleneceğiz"

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı; Kestel OSB, Uludağ OSB ve Barakfakih OSB ziyaretlerinin ardından akşam Almira Hotel’de Kestel, Gürsu ve Barakfakih iş dünyası temsilcileri ve çok sayıda tekstilciyle buluştu. Bölge başkanları, yönetim kurulları ve sanayicilerle bir araya gelen Matlı, kentin kalkınması ve üretimin güçlenmesi için birlik vurgusu yaptı. Temaslarına Kestel OSB (KOSAB) ile başlayan Matlı; Yönetim Kurulu Başkanı Cem Hısımcıl, yönetim kurulu üyeleri ve sanayicilerle istişarelerde bulundu. Programın son durağında Barakfakih OSB’yi ziyaret eden Matlı, Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Akyıldız ve yönetimiyle buluştu. Ziyaret turuna Uludağ OSB ile devam eden Özer Matlı, Yönetim Kurulu Başkanı Enes Çelik ve yönetimiyle bir araya geldi. Görüşmede BTSO’nun vizyon projelerinden bahseden Matlı, ardından bölgedeki tesisleri gezerek sanayicilerin taleplerini dinledi. Bursa sanayisinin sorunlarına hâkim olduklarını vurgulayan Özer Matlı, şunları söyledi: "Bursa’nın gerçek potansiyelini tam anlamıyla ortaya çıkarmak için 60 bin üyemizin tek yürek olarak kenetlenmesi şart. Sahadayız, sorunları çok iyi biliyoruz. 60 bin üyemizin her bir meselesi doğrudan bizim meselemizdir. Bursa sanayisini hak ettiği noktaya taşımak için gereken tüm çözümlerimiz ve projelerimiz hazır." ULUDAĞ OSB BAŞKANI ENES ÇELİK: "PROJELER BİZİ HEYECANLANDIRIYOR" Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Uludağ OSB Başkanı Enes Çelik, Matlı’nın ortaya koyduğu vizyonu takdirle karşıladıklarını belirtti. Çelik, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "60 bin üyesiyle devasa bir yapı olan BTSO için Özer Matlı’nın hazırladığı vizyoner projeler büyük önem taşıyor. Açıkçası paylaşılan bu projeler bizleri de oldukça heyecanlandırıyor." Görüşmelerde Kestel OSB Başkanı Cem Hısımcıl ve Barakfakih OSB Başkanı Erdoğan Akyıldız da Matlı ve ekibine çalışmalarında başarılar diledi. Bölgelerdeki sanayi kuruluşlarını ziyaret eden Matlı, ardından Almira Hotel’de düzenlenen yemeğe geçti. "ÜRETİCİLERİN BAŞARISINA KEFİLİM" Yoğun bir katılımın gözlemlendiği Almira Hotel’de Tekstil Komitesi Çalışma Grubu tarafından düzenlenen buluşmada iş insanlarına seslenen Matlı, aynı masadaki sanayicileri işine ve memleketine bağlı yol arkadaşları olarak gördüğünü söyledi. Kendisinin de üretim yaptığını ve çalışan sorumluluğunu taşıdığını vurgulayan Matlı, "Bursa'da üretim yapan herkesin işindeki başarısına kefilim." dedi. Bursa iş dünyasının tek tek şirketlerin başarısını ortak bir güce dönüştürmesi gerektiğini belirterek yeni dönemi birlikte çalışan bir takım anlayışıyla yöneteceklerini ifade etti. TETSİAD VE TOSAB’TAN TAM DESTEK Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TETSİAD) Başkan Yardımcısı ve Aluçlar Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Murat Aluç ile BYL Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı ve TETSİAD Fuar Komitesi Başkanı Seyfullah Baylan, yaptıkları konuşmalarla BTSO Başkan Adayı Özer Matlı’ya desteklerini açıklarken; gecede konuşan Bursa Tekstil Boyahaneleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (TOSAB) Başkanı Osman Nuri Canik, TOSAB'ın 30 Eylül'de açılmasının planlandığını ve bölgenin 2028 yılına kadar en az yüzde 55 doluluğa ulaştırılmasının amaçlandığını açıkladı. Alman üniversiteleriyle ileri tekstil teknolojileri ve sağlık alanında iş birlikleri başlattıklarını, 70 ortağı yeşil dönüşüm ve Ar-Ge sürecinde bir araya getireceklerini ve Karma OSB statüsü için başvurduklarını belirten Canik, Özer Matlı'nın BTSO başkan adaylığını desteklediklerini söyledi. "BENİ RAHAT BIRAKMAYIN" BTSO yönetiminde üyelerle yakın iletişim içinde olacağının mesajını veren Matlı, "Burada bir başkan adayı olarak bulunmuyorum. Benimle beraber yürüyeceğinize, beni ve yönetimdeki arkadaşları rahat bırakmayacağınıza söz verin. İşinizle, derdinizle ilgilenecek bir yol arkadaşı olmak için söz istiyorum sizlerden." diye konuştu. Matlı, sözlerini "Tatlı rekabetler olacak, bu da bizi dinamik tutacak. Dünyanın trendlerine göre değişimi hep beraber gerçekleştireceğiz. Sizler için elimden geleni sonuna kadar yapacağım." ifadeleriyle tamamladı.

Bakan Kurum: "İklim Finansmanı, Savunma Yatırımları Gibi Stratejik Olmalıdır" Haber

Bakan Kurum: "İklim Finansmanı, Savunma Yatırımları Gibi Stratejik Olmalıdır"

İstanbul Finans Merkezi’nde düzenlenen İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi, "COP31 Vizyonundan İklim Eyleminin Finansmanına" temasıyla iş dünyası ve finans sektörünün önde gelen isimlerini bir araya getirdi. ​COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum zirvenin açılışında yaptığı tarihi konuşmada, iklim değişikliğiyle mücadelenin ulusal güvenlik kadar stratejik olduğunu vurguladı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yanı sıra bankacılık ve finans sektörünün üst düzey temsilcilerinin katıldığı zirvede, iklim finansmanı uçurumunun kapatılması için küresel liderlere çağrı yapıldı. ​Bakan Murat Kurum: "İklim Finansmanı, Savunma Yatırımları Gibi Stratejik Olmalıdır" ​Dünyanın güvenlik konseptini yeniden kurduğuna dikkat çeken Bakan Murat Kurum, NATO ülkelerinin savunma yatırımlarını milli gelirlerinin %5’ine kadar çıkarma kararı aldığını hatırlatarak şu kritik karşılaştırmayı yaptı: ​"Biz, benzer ölçekte bir hamleyi iklim güvenliği için de bekliyoruz. Savunmaya ayrılan kaynak gelecekte ortaya çıkabilecek tehditlere karşı bugünden yapılan yatırım olarak görülüyorsa, iklim yatırımlarına da aynı stratejik gözle bakmak zorundayız. Üzerinde yaşayacağımız güvenli bir dünya kalmadığında, ülkelerimizi savunmak için yaptığımız harcamaların ne anlamı kalır?" ​Mevcut iklim finansmanı ihtiyacının 7.5 ila 9 trilyon dolar seviyesinde olduğunu, küresel harcamanın ise yalnızca 1.9 trilyon dolarda kalarak büyük bir uçurum oluşturduğunu belirten Kurum, dünya liderlerini temiz enerji, su güvenliği, dirençli şehirler ve yeşil sanayi için acil ortak irade göstermeye davet etti. ​COP31 Zirvesi Tarihi Bir Dönüm Noktası Olacak ​Kasım ayındaki COP31 Zirvesi'nin artık sözlerin yatırıma dönüştüğü somut bir platform olacağını belirten Kurum, İstanbul’dan dünyaya şu mesajları verdi: ​İklim Uygulama Köprüsü: Gelişmekte olan ülkelerin iklim hedefleri ile finansman ihtiyacını buluşturmak amacıyla "İklim Uygulama Köprüsü" kuruldu. ​SURFF Modeli: İLBANK, İklim Değişikliği Başkanlığı ve COP31 Başkanlığı iş birliğiyle geliştirilen Sürdürülebilir Kentsel Dirençlilik Finansmanı Faaliyeti (SURFF) ile yerel yönetimlerin projeleri finansmana hazır hale getirilecek. ​İş Dünyası Zirvesi: TOBB, 12-13 Kasım tarihlerinde Liderler Zirvesi ile eş zamanlı olarak İş Dünyası Zirvesi'ne ev sahipliği yaparak finansörleri ve şirketleri aynı zeminde buluşturacak. ​Geleceğin Piyasası: Norveç’te elektrikli araç oranının %97'yi aşmasını örnek gösteren Kurum, yeşil dönüşümün devasa bir elektrifikasyon, batarya ve yazılım pazarı doğurduğunu, geleceğin kazananlarının bugünden yatırım yapanlar olacağını vurguladı. ​Bakan Bayraktar: "Türkiye'nin Enerji Altyapısı İçin 2035'e Kadar En Az 80 Milyar Dolar Gerekli" ​Zirvede konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, eşi benzeri görülmemiş bir enerji dönüşümünün kapıda olduğunu belirtti. Sadece Türkiye’nin enerji altyapısının güçlendirilmesi için 2035 yılına kadar en az 80 milyar dolar yatırıma ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Bayraktar, yenilenebilir enerji, nükleer enerji, depolama ve akıllı iletim ağları için uluslararası finansal kurumların sermayesini seferber etmenin şart olduğunu söyledi. ​Bankacılık Sektöründen Yeşil Dönüşüme Tam Destek ​TBB Başkanı Alparslan Çakar: COP31’i taahhütlerden uygulamaya geçişin en önemli platformu olarak gördüklerini belirterek, Türkiye Bankalar Birliği'nin ulusal kapasite ile uluslararası finans kaynakları arasında köprü kurmaya hazır olduğunu ifade etti. ​TKBB Başkanı Mehmet Ali Akben: Katılım bankacılığı perspektifiyle sürdürülebilir finansmanın farklı sektörlere taşınması ve yeşil dönüşüm yol haritasının sahada uygulanması açısından COP31'in büyük bir fırsat sunduğunu kaydetti. ​İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi, Türkiye'nin liderliğinde iklim krizine karşı finans ile eylemi buluşturan küresel bir vizyonun ilk adımı olarak tarihe geçiyor.

Başkan Gülsoy: "İş Dünyasının Öngörülebilir Bir Zemine İhtiyacı Var" Haber

Başkan Gülsoy: "İş Dünyasının Öngörülebilir Bir Zemine İhtiyacı Var"

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy; yüksek finansman maliyetleri ve artan giderlerin üretici üzerindeki yükünü artırdığını belirterek, "İş dünyası olarak en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; dirençli, öngörülebilir ve maliyetleri yönetebildiğimiz sürdürülebilir bir zemindir” dedi. Konuşmasında KTO Kayseri TEKMER Projesi’nin onaylandığını ve fiziki altyapıya yönelik çalışmaların tamamlanmak üzere olduğunu belirten Başkan Gülsoy; robotik, makine, elektrik-elektronik, yazılım, dijitalleşme ve yapay zekâ alanlarında yenilikçi fikirleri bulunan girişimciler için başvuru çağrılarına çok yakında çıkacaklarını söyledi. Kayseri Ticaret Odası M. Rifat Hisarcıklıoğlu Toplantı Salonu’nda Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan başkanlığında gerçekleştirilen Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı’na; KTO Başkanı Ömer Gülsoy, Yönetim Kurulu Üyeleri, Meclis ve Komite Üyeleri, Meclis Başkanlık Divanı Üyeleri ile basın mensupları katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıda, Odanın Ağustos ayı faaliyetleri değerlendirilerek gündem maddeleri oy birliğiyle kabul edildi. "Zaferler Ayını Gururla İdrak Ediyoruz" Toplantıdaki konuşmasına Ağustos ayının tarihi önemine değinerek başlayan KTO Başkanı Ömer Gülsoy, Malazgirt Zaferi, Sakarya Meydan Muharebesi ve 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlayarak şu ifadeleri kullandı: "Ağustos ayı tarihimizde zaferlerle doludur. 26 Ağustos Zaferi bir başlangıç, 30 Ağustos Zaferi ise onun mührüdür. Anadolu’yu bizlere vatan kılan Sultan Alparslan’ı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve saygıyla yad ediyorum.” “İş Dünyasının Hareket Alanı Kısıtlanıyor” Küresel ekonomide belirsizliklerin derinleştiğini, Türkiye ekonomisinde ise öngörülebilirlik ve istikrarın yeniden oluşturulmaya çalışıldığını belirten Gülsoy, iç ve dış pazardaki gelişmelerin iş dünyasının hareket alanını ciddi şekilde kısıtladığını söyledi. Sanayici ve tüccarın faaliyetlerini sürdürebilmesi, istihdamını koruyup büyütebilmesi için ekonomik netliğe ve güven ortamına ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Gülsoy, şöyle konuştu: “İş dünyası olarak şu anda en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; dirençli, öngörülebilir ve maliyetleri yönetebildiğimiz sürdürülebilir bir zemindir. Bir sanayicinin, bir tüccarın işini sürdürebilmesi, istihdamını koruyup büyütebilmesi için her şeyden önce ekonomik netlik ve güven ortamına ihtiyacı vardır.” “Üretimin Cazibesi Zayıflıyor” Ticaret savaşları, enerji krizleri ve jeopolitik gerilimlerin dünya ekonomisini etkilediğini kaydeden Gülsoy, sahadaki sorunların yalnızca dış etkenlerle açıklanamayacağını ifade etti. Yüksek enflasyon, döviz kuru üzerindeki baskı ve finansman maliyetlerinin işletmelerin omuzlarına ağır bir yük bindirdiğini belirten Gülsoy, özellikle üretici ve ihracatçıların küresel pazarda rekabet etmekte zorlandığını söyledi. “Kapasite Kullanımı Geriledi” Ekonomik verilerin üretimdeki zayıflamayı ortaya koyduğunu dile getiren Gülsoy, Ağustos ayında imalat sanayi kapasite kullanım oranının yüzde 73,5’e, yatırım mallarındaki kapasite kullanım oranının ise yüzde 69,7’ye gerilediğini hatırlattı. İmalat sanayisinin 27 aydır daralma bölgesinde bulunduğunu belirten Gülsoy, Temmuz ayında 47,7 seviyesinde gerçekleşen PMI verisinin de sektördeki daralmanın devam ettiğini gösterdiğini söyledi. Gülsoy, “Fabrikalarımız çalışıyor ancak giderek daha büyük bir bölümü atıl kapasiteyle üretim yapıyor.” ifadelerini kullandı. “Geçici Tedbirler Yerine Yapısal Reform Bekliyoruz” Tasarrufların yeniden fabrikalara, makinelere, Ar-Ge’ye, teknolojiye ve katma değerli yatırımlara yönelmesi gerektiğini vurgulayan Gülsoy, iş dünyasının geçici tedbirler yerine üretim ve ticaretin temelini güçlendirecek yapısal reformlar beklediğini söyledi. Küresel pazarlarda kalıcı olabilmenin yolunun yüksek katma değerli üretimden geçtiğini ifade eden Gülsoy, markalaşma, özgün tasarım, teknoloji ve yenilikçiliğe odaklanılması gerektiğini, bunun için de güçlü ve sürdürülebilir desteklere ihtiyaç olduğunu belirtti. “İş Dünyası Denge İstemektedir” İş dünyasının talebinin fiyat istikrarı hedefinden uzaklaşmadan üretimi, yatırımı, ihracatı ve istihdamı daha güçlü destekleyecek dengeli bir ekonomik zeminin oluşturulması olduğunu ifade eden Gülsoy, “İhtiyacımız olan şey, enflasyonla mücadele ile üretimi birbirinin alternatifi olarak değil, birbirini tamamlayan iki temel hedef olarak değerlendirmektir. Kısacası iş dünyası denge istemektedir.” diye konuştu. “Döviz Dönüşüm Desteğine İki Kat Artış Memnuniyet Verici” Ekonomi yönetiminin açıkladığı sanayi destek paketleri ile Yatırım Taahhütlü Avans Kredi Programı’nın kapsamının genişletilmesini olumlu bulduklarını belirten Gülsoy, döviz dönüşüm desteğine ilişkin yeni düzenlemeyi de değerlendirdi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın açıkladığı düzenlemeyle, 1 Ekim’den itibaren emek yoğun sektörler ile katma değerli üretim ve istihdam sağlayan sektörlerde döviz dönüşüm priminin iki kat artırılacağını hatırlatan Gülsoy, şunları söyledi: “Döviz dönüşüm desteğinin yetersiz kaldığını, bu primin 3+5 şeklinde revize edilerek artırılması gerektiğini her platformda dile getirdik. Bakanımızın desteği iki katına çıkaran açıklamasını memnuniyetle karşılıyor, 1 Ekim’de yürürlüğe girecek uygulamayı büyük bir sabırsızlıkla bekliyoruz. Çünkü bugün üreticimizin, ihracatçımızın tam anlamıyla nefese ihtiyacı vardır! Bu ve benzeri adımların devam etmesi, yeni "Nefes Kredisi" paketleriyle desteklenmesi en büyük beklentimizdir. Ancak şunun da altını çizmeliyiz: Desteklerin yalnızca açıklanması yetmez; üreticinin ihtiyaç duyduğu anda, bürokrasiye takılmadan ve kolayca erişilebilir olması hayati önem taşımaktadır.” KTO KAYSERİ TEKMER ONAYLANDI: "KAYSERİ MODELİ" GELİYOR Kayseri’nin üretim gücünü teknolojiyle, girişimcilik ruhunu ise yenilikle buluşturacak dev bir projenin müjdesini veren KTO Başkanı Ömer Gülsoy, KTO Kayseri TEKMER projesinin KOSGEB tarafından resmi olarak onaylandığını açıkladı. Fiziki altyapı çalışmalarının son aşamaya geldiğini belirten Gülsoy, "Merkezimiz, Odagazisi konferans salonu binamızda daha önce restoran olarak kullanılan alanda, iki katlı ve toplam 1.700 metrekarelik bir alanda hizmet verecektir. Çok kısa bir süre içerisinde Kayseri TEKMER’i faaliyete geçirerek gençlerimizin, girişimcilerimizin ve teknoloji odaklı işletmelerimizin hizmetine sunacağız. Burası sadece çalışma alanlarından ibaret bir bina olmayacak; fikrin projeye, projenin ürüne, ürünün ise yatırıma ve ticari başarıya dönüştüğü güçlü bir teknoloji ve girişimcilik üssü haline gelecektir" dedi. “Teknolojik Girişimler İçin Başvuru Çağrıları Yakında Başlıyor” Kayseri TEKMER’in odaklanacağı kritik sektörleri ve hedef kitlesini açıklayan Gülsoy, başvuru süreçlerinin yakında başlayacağını ifade etti: "Robotik, makine, elektrik-elektronik, yazılım, dijitalleşme ve yapay zekâ alanlarında yenilikçi fikirleri olan girişimcilerimiz için başvuru çağrılarına çok yakında çıkıyoruz. İşletmesini henüz kurmamış genç girişimcilerden, teknoloji tabanlı ürününü büyütmek isteyen işletmelere kadar geniş bir kitleye kapılarımızı açacağız. Girişimcilerimize yalnızca ofis tahsis etmekle kalmayacak; mentörlük, eğitim, teknik danışmanlık, prototipleme, yatırımcı buluşmaları, finansman ve iş ağlarına erişim gibi çok yönlü destekler sunacağız.” “Türkiye’ye Örnek Olacak Bir Model Kuruyoruz” Merkezin Kayseri sanayisinin dönüşümüne öncülük edeceğini ve Türkiye'de yeni bir model oluşturacağını vurgulayan Gülsoy, sözlerini şöyle sürdürdü: "Teknoloji Merkezimizi, özellikle Kayseri sanayisine hizmet verecek yenilikçi ürün ve üretim yöntemleri ekseninde tasarladık. Amacımız, sanayimizin üretim kapasitesini ve yüksek teknolojili ürün çeşitliliğini artırmaktır. Burada sanayici ve yatırımcı üyelerimiz ile genç girişimcileri aynı çatı altında buluşturacak aktif bir ekosistem inşa ediyoruz. Bu yapısıyla merkezimiz, Türkiye’deki teknoloji merkezleri arasında yeni bir referans noktası olacak 'Kayseri Modeli'ni geliştirmektedir. Kayseri TEKMER ile gençlerimize 'Fikrini burada geliştir, ürününü burada tasarla, şirketini burada büyüt ve dünyaya Kayseri’den açıl' çağrısında bulunuyoruz. Kayseri’yi sadece sanayi değil, fikir ve teknoloji ihraç eden bir cazibe merkezi yapma kararlılığındayız. Bu merkez, Kayseri’nin geleceğine açılan yeni bir kapıdır.” “Okul Alışverişinde Yerel Esnafımızı Tercih Edelim” 2026-2027 eğitim-öğretim yılının 14 Eylül Pazartesi günü başlayacağını hatırlatarak öğrenci, öğretmen ve velilere başarılar dileyen Gülsoy, okul alışverişlerinde yerel esnafın desteklenmesi çağrısında bulundu. Şehrin sürdürülebilir ticaretine güç verilmesi gerektiğini vurgulayan Gülsoy, “Okul alışverişlerimizde lütfen yerel işletmelerimizi ve kendi esnafımızı tercih edelim. Yılın 365 günü şehrimizin yükünü çeken, istihdam sağlayan esnafımıza sahip çıkalım. Alışverişimizi kendi esnafımızdan yapalım ki önce kentimiz, ardından ülkemiz kazansın. Sadece sezonluk zincir yapılara değil, şehrimizin ticaretine güç verelim” dedi. “Gurbetçilerimizin Gelişi Esnafımıza Nefes Oldu” Yaz döneminde Kayseri’ye gelen gurbetçilerin kent ekonomisine katkı sağladığını belirten Gülsoy, çarşı ve pazarda yaşanan hareketliliğin esnafa moral olduğunu ifade etti. Gülsoy, “Gurbetçilerimizin gelişiyle birçok sektörümüzde bir hareketlilik yaşandı. Piyasadaki zorlukları tamamen ortadan kaldırmasa da ticaretimize önemli bir dinamizm getirdi. Temennimiz bu hareketliliğin Eylül ayı sonuna kadar sürmesidir. Memleketlerini yalnız bırakmayan tüm gurbetçi hemşehrilerimize teşekkür ediyor, yaşadıkları ülkelere huzurla dönmelerini niyaz ediyorum” ifadelerini kullandı.

KUTSO Başkanı Esin Güral Argat: "Kütahya İş Dünyası Beklemekten Yoruldu!" Haber

KUTSO Başkanı Esin Güral Argat: "Kütahya İş Dünyası Beklemekten Yoruldu!"

Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) Meslek Komiteleri Toplantısı; meclis ve yönetim kurulu üyeleri, komite başkanları ve üyelerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Kütahya iş dünyasının nabzının tutulduğu geniş katılımlı organizasyonda konuşan KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, kentin ekonomik geleceğine ilişkin tarihi açıklamalarda bulundu: "Kütahya iş dünyası beklemekten yoruldu. Artık sıra beklemeyecek, hak ettiği rolü oynayacak." 1926 yılında kurulan ve yaklaşık bir asırlık köklü bir geçmişe sahip olan KUTSO'nun ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda; kentin öncelikli sektörleri, üyelerin beklentileri, ekonomik çeşitlilik ve önümüzdeki dönemin stratejik hedefleri masaya yatırıldı. "Geçmişe Vefa Bu Odanın Karakteridir" Toplantının açılışında kurumsal hafızanın önemine değinen Güral Argat, oda bünyesinde hayata geçirilen Vefa ve Saygı Köşesi'nin kurumsal sürekliliğin bir sembolü olduğunu ifade etti. Bugün gelinen noktanın geçmiş dönem başkanları ve üyelerin ortak emeği olduğunu vurgulayan Güral Argat, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Geleceği doğru konuşabilmek için önce nereden geldiğimizi hatırlamak gerekir. Bu oda, 1926 yılından bu yana ayakta. Yüz yıla yaklaşan bu yolculukta bu çatının altından çok değerli isimler geçti. Bugün bulunduğumuz yer, o emeğin üzerine kuruldu. Ben, bu odayı bugüne taşıyan herkese minnet duyuyorum. Çünkü hiçbirimiz bu koltukları kendimiz için değil, bu şehir için taşıyoruz. Bu oda benden önce vardı; benden sonra da hepimizden sonra da var olmaya devam edecek." Toplantıda ayrıca 2000 yılından itibaren tüm oda arşivlerinin dijital ortama aktarılarak KUTSO’nun kurumsal hafızasının dijitalleşmeyle güvence altına alındığı belirtildi. "Bizim Cevabımız Yaptığımız İştir: Üye Memnuniyeti %84'e Yükseldi" Dört yıllık görev süreleri boyunca masa başı habercilik ve yönetim anlayışını terk edip sahaya indiklerini belirten Güral Argat, ulaştıkları başarı rakamlarını paylaştı: 1.500'den Fazla Üye Ziyareti: Yönetim, sahada doğrudan üyelerle temas kurdu. Üye Memnuniyetinde Rekor: Üye memnuniyet oranı %84 seviyesine ulaştı. Aidat Ödeme Gönüllülüğü: Aidatını gönül rahatlığıyla ödeyen üye oranı %53'ten %74'e yükseldi. Uluslararası Kalite: Kurumsal kalitede EFQM 4 Yıldız seviyesine ulaşıldı; Kütahya'nın adı Brüksel'den Johannesburg'a kadar küresel masalarda temsil edildi. Diğer kurumların KUTSO’nun dört yıldır uyguladığı projeleri yeni kampanya vaatleri olarak sunmasını değerlendiren Güral Argat, "Bütün bunlar gösteriyor ki Kütahya artık takip eden değil, örnek olan; geriden gelen değil, önden giden bir şehir olma yolunda ilerliyor" ifadelerini kullandı. Altıntaş Projesi ve Sanayi Kooperatifi ile Ekonomide Çeşitlilik Hamlesi Kütahya ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi için tek bir sektöre bağlı kalamayacağını vurgulayan Güral Argat, kentin yeni dönem ekonomik yol haritasını açıkladı: Tıbbi ve Aromatik Bitki Odaklı Kırsal Kalkınma: Altıntaş bölgesinde lavanta, kekik ve safran gibi ürünlerin işlenerek ilaç ve kozmetik sektörlerine hammadde sağlayacağı yeni bir üretim zinciri kuruluyor. Kooperatif Modeliyle Sanayi Alanları: Büyümek isteyen işletmeler ve sanayiciler için modern, donanımlı üretim alanları oluşturulmasına yönelik kooperatif modeli hayata geçiriliyor. Yüksek Katma Değerli İhracat: Çini ve seramiğin teknoloji ve tasarımla harmanlanarak katma değerinin artırılması, gençlerin ve kadınların kendi işini kurmalarının önünün açılması hedefleniyor. "Kütahya ekonomisi büyümek zorunda. Ama bu büyüme tek bir sektörün sırtında yükselemez. Daha çok ayağı olan, tek bir dala bağlı kalmayan güçlü bir ekonomi kurmamız gerekiyor. Kütahya; daha çok üreten, ürettiğini daha uzağa taşıyan ve daha çok istihdam yaratan bir şehir olacak." "Başladığım İşleri Yarım Bırakmam" Konuşmasının sonunda yeni döneme ve yarım kalan projelerin tamamlanmasına ilişkin kararlılık mesajı veren KUTSO Başkanı Esin Güral Argat, şunları söyledi: "Bu ekip, dört yıldır konuştuğunu hayata geçirdi. Beni tanıyorsunuz; ben başladığım işleri yarım bırakmam. Başladığımız bu işi tamamlamaya hazırım. Çünkü başladığımız işi yarım bırakmak ne benim ne de bu ekibin tabiatında var. Bizim görevimiz, yüz yıllık bu bayrağı bir adım daha ileri taşımaktır."

Reis Gıda Işılay Reis Yorgun: "Anneler Karakter İnşa Eder, Gelecek Büyütür" Haber

Reis Gıda Işılay Reis Yorgun: "Anneler Karakter İnşa Eder, Gelecek Büyütür"

Reis Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis Yorgun, Anneler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda; anneliğin sadece bir bağ olmadığını, aynı zamanda üretimde, vicdanda ve karakter inşasında en güçlü temel olduğunu vurguladı. "Gelecek, annelerin taşıdığı bilinçle şekillenir" diyen Yorgun, sağlıklı nesiller için üretimin önemine dikkat çekti. ​Bir Anne Sadece Evladını Değil, Geleceği Büyütür ​Işılay Reis Yorgun, açıklamasında annesinden öğrendiği sabır, emek ve şefkat gibi değerlerin bugün iş hayatındaki başarısının anahtarı olduğunu ifade etti. Başarılı iş insanı, annesinin yetiştirme tarzının kendisini daha dirençli ve sorumluluk sahibi bir birey yaptığını belirterek şu ifadelere yer verdi: ​"Annem bana yalnızca yaşamayı öğretmedi; hayata karşı nasıl sağlam durulacağını, üretmenin onurunu ve faydalı olanı seçmenin kıymetini öğretti. Bugün yaptığım işe sadece ticari bir çerçeveden bakmıyorsam, bunun temelinde annemden aldığım bu güçlü değerler var." ​Güvenilir Gıda ve "Reis Bakliyat Köyleri" Vizyonu ​Hem bir anne hem de bir iş insanı olarak sofraya konan her ürünün bir gelecek kararı olduğunu savunan Yorgun, Reis Gıda’nın üretim felsefesini annelik duyarlılığıyla birleştirdiklerini söyledi. Özellikle yerli tohumu ve kadın emeğini destekleyen projelerin önemine değinen Yorgun; Sağlıklı ve güvenilir gıda sunmanın kurumsal bir hedeften öte bir annelik sorumluluğu olduğunu söyledi. Toprağın bereketini korumak, yerli tohumu güçlendirmek ve kadın emeğini görünür kılmak için hayata geçirilen Reis Bakliyat Köyleri'nin vizyoner bir proje olduğunu söyleyen Yorgun, çocuklara daha sağlıklı bir dünya bırakma gayesiyle yürütülen çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. ​"Kadınların Duyarlılığı Üretime Yön Veriyor" ​Kadınların iş dünyasındaki varlığının sadece katkı sunmakla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda bir düzen ve özen getirdiğini vurgulayan Işılay Reis Yorgun; annelerin planlama, koruma ve geleceği inşa etme yeteneklerinin iş dünyası için çok kıymetli olduğunu belirtti. ​İlham Veren Anneler, İz Bırakan Kadınlar ​Anneler Günü'nün bir teşekkürden çok daha fazlası olduğunu ifade eden Yorgun, mesajını tüm annelere saygı duruşuyla tamamladı: "İlham veren anneler ve iz bırakan kadınlar var oldukça bu topraklarda bereket de vicdan da büyüyecektir. Emeğiyle güç veren, sevgisiyle yol gösteren tüm annelerin bu özel gününü kutluyorum."

İZTO Başkanı Özgener:"Zaman, En Az Finansman Kadar Kritik" Haber

İZTO Başkanı Özgener:"Zaman, En Az Finansman Kadar Kritik"

İzmir Ticaret Odası, KOSGEB’den Eximbank’a, SGK’dan PTT’ye kadar kentin 8 önemli kurumunu üyeleriyle aynı masada buluşturdu. Özellikle finansmana destek konusunda birinci ağızdan en doğru bilgiye ulaşılmasını sağlayan etkinlik kapsamında toplam 149 önemli görüşme yapıldı. Tüm kurumlara yoğun ilgi gösterilen etkinlikte, KOSGEB İzmir İl Müdürlüğü, 32 üyenin sorularını yanıtlayarak ilk sırada yer aldı. İZMİR’DE BİR İLK İzmir Ticaret Odası, İzmir’de bir ilki gerçekleştirerek, “Kamu Hizmetleriyle Üyelerimizi Aynı Masada Buluşturuyoruz” etkinliği düzenledi. KOSGEB İzmir İl Müdürlüğü, İzmir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü, İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu İzmir İl İrtibat Ofisi, İzmir Kalkınma Ajansı, Türk Eximbank Ege ve Anadolu Bölge Müdürlüğü ile PTT yetkililerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, üyeler ihtiyaç duydukları konularda hızlı ve etkin çözümlere ulaşırken, kamu kurumları ile iş dünyası arasındaki iletişim ve iş birliği de güçlendirildi. FİNANSMANA ERİŞİM BİRİNCİ SIRADA Randevu sistemiyle yüzyüze yürütülen görüşmelere, tarım, gıda, tekstil, sağlık, tıbbi cihaz, bilişim, bankacılık, taşımacılık, danışmanlık, sigorta, otomotiv, makine, inşaat-yapı ve hizmetler sektörlerinde faaliyet gösteren firmalar katılım sağladı. Görüşülen konular arasında; ihracat finansmanı, sigorta primi teşvik, destek ve indirimleri, istihdam ile asgari ücret desteği, kırsal kalkınma ve tarımsal destekler, yatırım destek ofisi ve kalkınma ajansı destekleri, PTT’nin indirimli tarifleri yer aldı. ÜYELERDEN YOĞUN İLGİ Etkinlikte; KOSGEB İzmir İl Müdürlüğü ile 32,İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile 30, Türk Eximbank Ege ve Anadolu Bölge Müdürlüğü ile 22, İzmir Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü ile 16, İzmir Kalkınma Ajansı ile 14, İzmir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü ile 13, T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. (PTT) ile 12, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu İzmir İl İrtibat Ofisi ile 10 olmak üzere toplam 149 görüşme gerçekleştirildi. ÖZGENER: ZAMAN EN AZ FİNANSMAN KADAR KRİTİK Etkinliğe gösterilen yoğun ilginin, iş dünyasının kamu hizmetlerine doğrudan erişim sağlayan bu tür platformlara duyduğu ihtiyacı bir kez daha ortaya koyduğunu ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, “Günümüz rekabet koşullarında zaman, en az finansman kadar kritik bir unsur. Üyelerimizin doğru bilgiye en kısa sürede ulaşabilmesi, destek ve teşvik mekanizmalarından etkin şekilde faydalanabilmesi için yeni modeller geliştirmeye devam ediyoruz. Bu buluşmayla yalnızca sorulara yanıt vermedik; aynı zamanda kamu ile iş dünyası arasında güçlü, sürdürülebilir bir iletişim zemini oluşturduk. İzmir Ticaret Odası olarak hedefimiz; üyelerimizin iş süreçlerini hızlandıran, maliyetlerini azaltan ve rekabet güçlerini artıran somut çözümler üretmek. Bu modelin, kentimizde iş yapma kültürünü daha da güçlendireceğine inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de benzer uygulamaları yaygınlaştırarak, üyelerimizi ihtiyaç duydukları her alanda doğru paydaşlarla buluşturmaya devam edeceğiz” dedi.

Mesir Ticaret Fuarı Kapılarını 32’nci Kez Açtı Haber

Mesir Ticaret Fuarı Kapılarını 32’nci Kez Açtı

Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında yer alan Manisa Mesir Ticaret Fuarı, kapılarını 32’nci kez açtı. Açılış töreninde konuşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa’nın 7 milyar doları aşan ihracat hacmiyle Türkiye’nin ekonomi devleri arasında yer aldığını ve Ege’nin parlayan yıldızı olmaya devam ettiğini vurguladı. 486’ncı Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında, bu yıl 32’nci kez düzenlenen Manisa Mesir Ticaret Fuarı törenle açıldı. Manisa Büyükşehir Belediyesi Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen açılışa Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, CHP İl Başkanı İlksen Özalper, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Baro Başkanı Sevgi Başak Yeşil, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Genel Sekreter Yardımcıları Ulaş Aydın, Pınar Mine Hacıalibeyoğlu, Ahmet Ata Temiz ve Erk Kayabaş, Manisa’yı Mesir'i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, siyasi parti temsilcileri, kurum müdürleri ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı. Fuarın açılış konuşmasını TACT fuar Yönetim Kurulu Başkanı Didem Simsaroğlu yaptı. “Ekonomik Dayanışma ve Tanıtım için Kritik” Manisa Valisi Vahdettin Özkan, fuarın 32 yıldır festival havasında geçerek şehrin yaşam kalitesini ve ekonomik göstergelerini iyileştirdiğini belirtti. Bu dayanışmanın üretimi teşvik eden bir mahiyette olduğunu söyleyen Vali Özkan, organizasyonun küresel rekabet gücü açısından büyük bir girdi sağladığını ifade etti. Özkan, haftanın sanat ve şifa dolu geçmesini diledi. “Manisa Ege’nin Parlayan Yıldızı Olmaya Devam Ediyor” Manisa’nın 486 yıllık köklü geleneğini, şehrin ekonomik vizyonuyla birleştirdiklerini dile getiren Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, “Geçtiğimiz yıl 300 bin ziyaretçiyi ağırlayarak çıtayı çok yükseğe taşıyan bu fuar, yalnızca Manisa’nın değil, Türkiye’nin ticaret ve sanayi kalbi olduğunun en somut örneğidir. Ekonomik veriler bizlere rakamların ötesinde bir gerçeği, Manisa’nın sarsılmaz üretim iradesini fısıldıyor. Bugün Manisa; 7 milyar doları aşan ihracat hacmiyle Türkiye’nin ekonomi devleri arasındaki yerini koruyan, Ege’nin parlayan yıldızı olmaya devam eden bir şehirdir. Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak; sanayicimizin, ihracatçımızın ve esnafımızın her zaman en güçlü yol arkadaşı olmaya kararlıyız. Hepimizin ortak hedefi Manisa’mızın üretimdeki öncü rolünü pekiştirmek ve bu bereketli toprakların gücünü dünya pazarlarında en üst sıralara taşımaktır” ifadelerini kullandı. Başkan Dutlulu, Ortak Akıl ve İşbirliğine Vurgu Yaptı Yönetim anlayışlarının merkezinde ‘Ortak Akıl’ olduğunu vurgulayan Başkan Dutlulu, “Manisa hızla büyüyor. Biz bu büyümeyi trafikten imara, otoparktan sanayi alanlarına kadar doğru planlamak zorundayız. Hedefimiz; Ticaret Odalarımızla, OSB’lerimizle, Esnaf Odalarımızla, Ziraat Odalarımızla ve tüm iş dünyası temsilcilerimizle birlikte bir Beyin Takımı kurmaktır. Bu birliktelik, sadece kağıt üzerinde kalan bir yapı değil, Manisa’nın geleceği için yol haritası çizen, şehrin kaderini belirleyen bir koordinasyon merkezi olacaktır. Şehrimizin jeopolitik avantajlarını kalkınmaya dönüştürmek, yatırımcılarımızın sorunlarına hızlı çözümler üretmek ve bürokrasiyi azaltarak istihdamı artırmak ancak bu güçlü iş birliğiyle mümkündür” diye konuştu. “Yerel Ekonomimize ve Esnafımıza Can Suyu Oluyor” 486’ncı yaşı kutlanan Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali’ni ‘Yaşayan Festival’ konseptiyle kent geneline yaydıklarını söyleyen Başkan Dutlulu, “Mesir coşkusunu sadece bir saçım töreniyle sınırlı tutmayıp; fuarlarla, gastronomiyle, sanatla ve sporla harmanladık. Bu büyük organizasyon sayesinde şehrimize gelen binlerce misafirimiz, yerel ekonomimize ve esnafımıza can suyu oluyor. Ben, bu büyük organizasyonun 32 yıldır kesintisiz sürmesinde emeği geçen, bu bayrağı bugüne taşıyan tüm kurumlarımıza ve emektarlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Fuarımızda yer alan tüm firmalarımıza bereketli kazançlar; ziyaretçilerimize ise Manisa’nın üretim gücünü tamamen hissedecekleri verimli bir fuar diliyorum” dedi. “Çadırda Başlayan Serüven Ticaret Merkezine Dönüştü” Açılışta konuşan Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, fuarların geniş kitlelere ulaşma gücüne vurgu yaptı. Laleli’de bir çadırda başlayan sürecin modern bir ticaret merkezine dönüştüğünü belirten Tanık, bu başarının büyüyerek devam etmesini temenni ettiğini dile getirdi. Tanık, fuarların tüm dünyada olduğu gibi Manisa için de vazgeçilmez bir önemi olduğunu hatırlattı. “Mesir Demek, Manisa Demek” Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Mesir’in şehir kimliğiyle olan kopmaz bağına dikkat çekerek, “Mesir demek, Manisa demek” dedi. Bu etkinliğin şehrin en önemli yüz akı projelerinden biri olduğunu ifade eden Balaban, Manisa’nın bir hafta boyunca güzelliklerle anılacağını vurguladı. Balaban, tüm vatandaşları bu coşkuya ortak olmaya davet etti. “İki Büyük Marka Şehri Güçlendiriyor” Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Mesir Festivali ve Ticaret Fuarı’nın şehrin üretim gücünü dünyaya anlatan iki kıymetli marka olduğunu söyledi. Bu organizasyonları daha ileriye taşımak için var güçleriyle çalışacaklarını belirten Şimşek, hedeflerinin Manisa’yı her yönüyle güçlü bir marka şehir haline getirmek olduğunu ifade etti. Şimşek, bu mirasın kültürel ve ekonomik önemine değindi. Fuarın Açılış Kurdelesi Kesildi Konuşmaların ardından protokol üyelerinin katılımıyla 32. Manisa Mesir Ticaret Fuarı’nın açılış kurdelesi kesildi. Ardından stantları ziyaret eden protokol üyeleri, firmalardan ürünler hakkında bilgi aldı.

KTO'dan Avrupa'ya Dijital Ticaret Köprüsü Haber

KTO'dan Avrupa'ya Dijital Ticaret Köprüsü

Kayseri Ticaret Odası, Belçika’dan Flaman Brabant Ticaret Odası ve Çekya’dan Çek Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğiyle yürütülecek olan ‘DigiConnect - Odalar Arası Dijital Bağlantı ve İş Birliği Ağı Projesi’nin açılış toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, Kayseri’nin üretim gücünün dijitalleşme ile küresel pazarlara entegre edilmesi hedeflendiği vurgulandı. KTO Başkanı Gülsoy, “Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, vize süreçlerinin kolaylaştırılması ve ticaretin önündeki engellerin kaldırılması ortak rekabet gücümüz için bir tercih değil, bir zorunluluktur. Bugün başlattığımız bu proje tam da bu ihtiyacın somut bir karşılığıdır.” dedi. Kayseri Ticaret Odası, uluslararası ticaret ağlarını güçlendirecek vizyoner bir projeye daha imza attı. Avrupa Birliği desteğiyle, Belçika’dan Flaman Brabant Ticaret ve Sanayi Odası ile Çekya’dan Çek Ticaret Odası iş birliğiyle yürütülecek olan “DigiConnect” projesinin açılış toplantısı yapıldı. KTO Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya; Türkiye-Çekya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, Belçika’nın Türkiye Büyükelçisi Hendrik Van de Velde, Çekya’nın Türkiye Büyükelçisi. Petr Štěpánek, KTO Başkanı Ömer Gülsoy, Yönetim Kurulu Üyeleri ile çok sayıda davetli katıldı. BAŞKAN GÜLSOY: “YENİ BİR ULUSLARARASI TİCARET HATTININ TEMELİNİ ATIYORUZ” Toplantının açılış konuşmasını yapan KTO Başkanı Ömer Gülsoy, Kayseri’nin 6 bin yıllık ticari geçmişine vurgu yaparak, dijitalleşmenin önemine dikkat çekti. Gülsoy, “Bugün burada sadece bir projenin açılışını yapmıyoruz, üç ülke arasında kurulacak yeni bir uluslararası ticaret hattının temelini atıyoruz.” dedi. Dünyanın yeniden şekillendiğini belirten Gülsoy, “Yakın coğrafyamızda yaşanan savaşlar, küresel dengelerdeki kırılmalar, tedarik zincirlerinde yaşanan kopmalar Ticaret savaşları, enerji ve gıda ve iklim krizleri. Tüm bunlar bize tek bir gerçeği gösteriyor: Artık hiçbir ülke tek başına güçlü kalamaz. Güç; iş birliğinde, güven ortamında ve doğru bağlantılar kurabilme kabiliyetinde yatmaktadır. Artık sadece üretmek yetmiyor. Bugün güçlü olan; değişime uyum sağlayabilen, dijitalleşme, yapay zekâ gibi yeni akımları doğru okuyup uygulayabilen, doğru ortaklıklar kurabilen ve birlikte hareket edebilenlerdir.” dedi. “GÜMRÜK BİRLİĞİ VE VİZE SORUNLARI ORTAK REKABET GÜCÜMÜZÜN ÖNÜNDEKİ ENGELDİR” Konuşmasında, iş dünyasının sahadaki gerçeklerine de değinen Başkan Gülsoy; vize süreçlerindeki gecikmeler, iş insanlarının hareket kabiliyetini kısıtlayan uygulamalar ve güncellenmeyen Gümrük Birliği’nin oluşturduğu yapısal sorunlara dikkat çekti. Gülsoy, "Bu tablo yalnızca Türkiye’yi değil, Avrupa’yı da doğrudan etkilemektedir. Ticaret tek taraflı değildir; bağlantı zayıfladığında herkes kaybeder. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, vize süreçlerinin kolaylaştırılması ve ticaretin önündeki engellerin kaldırılması ortak rekabet gücümüz için bir tercih değil, bir zorunluluktur. Her zaman dediğimiz gibi: 'Türkiye'siz AB, AB'siz Türkiye olmaz.' Bugün başlattığımız DigiConnect projesi, tam da bu ihtiyacın somut bir karşılığıdır." ifadelerini kullandı. “DİGİCONNECT SADECE BİR PROJE DEĞİL, BİRLİKTE ÜRETME VE BÜYÜME MODELİDİR” DigiConnect Projesi’nin vizyonunu paylaşan Başkan Gülsoy; bu girişimin sadece kurumsal iş birliklerini güçlendirmeyi değil, üyeler arasında kalıcı ticari bağlar kurarak sürdürülebilir bir iş ekosistemi oluşturmayı hedeflediğini vurguladı. Gülsoy, "Açık söylemek gerekir ki bu sadece bir proje değildir. Bu, bir iş birliği modelidir; birlikte üretmenin ve birlikte büyümenin somut bir sistemidir. Kayseri’nin üretim gücü; Belçika’nın lojistik ve dağıtım kabiliyetiyle, Çekya’nın sanayi ve teknoloji altyapısıyla birleştiğinde ortaya çok daha büyük bir ekonomik değer çıkacaktır" şeklinde konuştu. “AMACIMIZ NETTİR: KAYSERİ’Yİ DÜNYAYA BAĞLAMAK” Bu iş birlikleri sayesinde ticaretin karşılıklı gelişeceğini, ortak üretim, teknoloji transferi ve yeni pazarlara birlikte açılma fırsatlarının doğacağını belirten Başkan Gülsoy, kazan-kazan mantığının ülke ekonomisine katkı sağlayacağını vurguladı. Gülsoy, "Çünkü mesele sadece ticaret değildir; mesele doğru bağlantılar kurmak, birlikte üretmek ve birlikte büyümektir" dedi. AB destekli projeler, inovasyon ve teknoloji merkezleri ve Kayseri Sanayi Dönüşüm Programı ile üyelerin küresel pazarlara erişimini güçlendirip yeni nesil üretimi desteklediklerini ve katma değeri artırdıklarını belirten Başkan Gülsoy, "Amacımız nettir: Kayseri’yi dünyaya bağlamak. Şuna yürekten inanıyorum: Gelecek; tek başına güçlü olanların değil, birlikte değer üretenlerin olacaktır." diyerek sözlerini tamamladı . MİLLETVEKİLİ CINGI: “DİJİTALLEŞME ARTIK KAÇINILMAZ” Türkiye-Çekya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı’da konuşmasına Kayseri Ticaret Odası Başkanımız Ömer Gülsoy’un Avrupa Birliği projelerinin şehrimizdeki uygulanmasındaki göstermiş olduğu yoğun gayretlerden dolayı teşekkür ederek başladı. Cıngı, “ Ülkemiz hamd olsun çok ciddi merhaleler kat etti. Son yıllarda dünyada çok muhtelif krizler yaşanmasına rağmen, istikrarlı ekonomik büyümesini, kişi başı milli gelirini, ihracatını, savunma sanayi ve bilişim sektöründeki derinleşmesini artırarak yoluna devam ediyor. Bizim tek bir ülke olarak ne fırsatlara açılma ihtimalimiz var, ne de tehditlerden kaçabilme ihtimalimiz var. Artık çok yoğun uluslararasılaşmaya ve dijitalleşmeye doğru gidiyoruz. Dünyada zaten en yoğun konuşulan kavramlar dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yeşil enerji, suçla mücadele, iklim krizi bunlar Kayseri’de ve Türkiye’de neyse Fransa, İtalya, İspanya ve Estonya’da da aynı konular. Dolayısıyla lasmanı içinde bulunduğumuz bu projede de dünyanın şuanda karşı karşıya kalmış olduğu tehdit ve fırsatlara bir cevap niteliğinde. Türkiye’de konuşulan konuların aynısını Avrupada da dinlemek zorunda kalıyoruz. Dijitalleşme kaçınılmaz bir şey. Avrupa Birliği de Dijitalleşme üzerine çok ciddi fonlar ayırıyor ve destekler veriyor. Biz de Kayseri olarak Avrupa Birliğinin böylesine güzel bir desteğinden faydalanarak Kayseri’deki ticaret erbabına yönelik fayda sağlayacak, bizim dış ticaretimizi geliştirecek çok önemli bir platformu hazırlamış olduk. Emeğe geçenlere teşekkür ediyoruz.” İfadelerini kullandı. ÇEKYA BÜYÜKELÇİSİ ŞTĚPÁNEK: “TÜRKİYE, AVRUPA VE ÇEKYA İÇİN VAZGEÇİLMEZ BİR STRATEJİK ORTAKTIR” Toplantıda konuşan Çek Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Petr Štěpánek, uluslararası ilişkilerin sadece pragmatizm değil, güçlü ve güvenilir ortaklıklar gerektirdiği bir dönemde Türkiye’nin önemine dikkat çekti. Türkiye’nin Çek Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği için stratejik bir müttefik, önemli bir ekonomik aktör ve bölgede istikrar unsuru olduğunu vurgulayan Štěpánek, "Daha geniş Avrupa perspektifinde Türkiye'yi; sanayi, tarım ve enerji güvenliği alanlarında kritik bir ticaret ortağı, vazgeçilmez bir lojistik merkez ve Avrupa'ya doğal bir geçiş kapısı olarak görüyoruz" dedi. İkili ilişkilerin tarihin en başarılı dönemlerinden birini yaşadığını ve 2025 yılında karşılıklı ticaret hacminin 7,5 milyar Euro'yu aştığını belirten Büyükelçi Štěpánek, Çekya'nın Türkiye'ye ihracatının rekor seviyeye ulaştığını kaydetti . “DİGİCONNECT, GİRİŞİMCİLERİMİZ İÇİN MODERN İŞ BİRLİĞİNİN BAŞARILI BİR ÖRNEĞİ OLACAKTIR” Savunma, enerji, otomotiv, makine ve tarım gibi köklü sektörlerin yanı sıra bilgi teknolojileri ve sağlık gibi alanların da ikili ticarete dahil olduğunu ifade eden Büyükelçi Štěpánek, mevcut Gümrük Birliği’nin hizmetler, kamu alımları ve tarım ürünlerini de kapsayacak şekilde modernize edilmesini kararlılıkla desteklediklerini yineledi. Bu adımın ekonomilerin rekabet gücünü artıracağını belirten Štěpánek, DigiConnect projesinin önemine değinerek, "Tüm stratejik vizyonlar, gerçek bağlantıları kuran girişimcilerimizin aktif rolü olmadan kağıt üzerinde kalacaktır. DigiConnect Projesi gibi girişimlerin – Odalar Arası Dijital Bağlantı ve İş Birliği Ağı – Türkiye, Çek Cumhuriyeti ve Belçika'daki iş dünyası kuruluşları arasında modern iş birliğinin başarılı bir örneği olacağına inanıyorum . 2026 yılında şirketlerin küresel pazardaki rekabet gücünü artıracak olan unsur süreçlerin dijitalleşmesidir. Bu platform, iyi uygulamaların etkin şekilde paylaşılmasını sağlayacak ve girişimcilerimiz için doğrudan bir iletişim kanalı oluşturacaktır" şeklinde konuştu . BELÇİKA BÜYÜKELÇİSİ VAN DE VELDE: “KAYSERİ VE BELÇİKA ARASINDA DERİN İNSANİ VE TİCARİ BAĞLAR BULUNMAKTADIR” Belçika Krallığı’nın Ankara Büyükelçisi Hendrik Van de Velde ise konuşmasına, Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy’a başarılı iş birliği ve misafirperverliği için teşekkür ederek başladı . Kayseri’nin Belçika için özel bir yeri olduğunu ifade eden Van de Velde, "Türk-Belçika toplumunun önemli bir kısmı kökenlerini bu bölgeye dayandırmakta olup, bu durum toplumlarımız arasında derin insani ve kültürel bağlar oluşturmaktadır. Aynı zamanda bugün Kayseri'de 350'den fazla Belçika vatandaşı yaşamakta ve çalışmaktadır. Bu bireysel bağlar, güveni, sürekliliği ve ekonomik ilişkilerimiz için güçlü bir zemini oluşturmaktadır" dedi . Belçika ve Türkiye'nin güçlü ve gelişen ekonomik ilişkilere sahip olduğunu, Türkiye'nin AB dışındaki dördüncü en büyük ihracat pazarları olduğunu belirten Büyükelçi Van de Velde, ikili ticaretin yıllık 13,17 milyar Euro seviyesinde olduğunu ve karşılıklı yatırımların arttığını kaydetti . “KAYSERİ’NİN ÜRETİM GÜCÜ VE BELÇİKA’NIN TEKNOLOJİSİ BİRBİRİNİ TAMAMLAYACAKTIR” Kayseri’nin mobilya, ev aletleri, savunma ve havacılık gibi sektörlerdeki üretim kalitesi ve ihracat odaklı yapısıyla Türkiye'nin dinamik sanayi gücünün en önemli örneklerinden biri olduğunu belirten Büyükelçi Van de Velde, ekonomiler arasındaki güçlü tamamlayıcılığa vurgu yaptı. Van de Velde, "Gaziantep, Mersin, İzmir, İstanbul, Ankara, Antalya, Bodrum ve Eskişehir'in ardından şimdi de Kayseri'deyiz. Bu ziyaretler, Türk ekonomisinin Avrupa Birliği ile ne kadar uyumlu ve entegre olduğunu göstermiştir. Türkiye Gümrük Birliği, Türkiye'yi Avrupa değer zincirlerinin vazgeçilmez bir parçası haline getirmiştir. Belçika, bu entegrasyonun modernize edilmesini ve derinleştirilmesini güçlü şekilde desteklemektedir. Kayseri'nin üretim gücü ve girişimcilik kültürü, Belçika'nın yüksek katma değerli üretim, dijital çözümler, lojistik ve Endüstri 4.0 alanlarındaki bilgi birikimi ile büyük ölçüde örtüşmektedir. Birlikte çalışarak şirketlerimiz, küresel değer zincirleri için rekabetçiliği ve dayanıklılığı artıran çözümler geliştirebilir. İşte tam da bu nedenle DIGIConnect projesi büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı . PROJE İŞ BİRLİĞİ MODELİ SUNUYOR Kayseri Ticaret Odası, Belçika’dan Flaman Brabant Ticaret Odası ve Çekya’dan Çek Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğiyle yürütülecek olan DigiConnect Projesi; • Kurumsal iş birliklerini güçlendirmeyi, • Sürdürülebilir bir iş ekosistemi oluşturmayı, • Üç ülke arasındaki 14 milyar Euro’yu aşan ticaret hacmini dijital ağlarla yukarı taşımayı hedefliyor. Program, açılış konuşmalarının ardından proje koordinatörünün gerçekleştirdiği teknik sunum ile sona erdi.

KİKAF–METEF 2026 Protokolü İmzalandı Haber

KİKAF–METEF 2026 Protokolü İmzalandı

Kütahya Valiliği himayesinde gerçekleştirilecek olan “Kütahya İstihdam & Kariyer, Mesleki ve Teknik Eğitim Fuarı (KİKAF–METEF 2026)” için geri sayım başladı. Şehrin istihdam yapısını güçlendirmeyi ve genç yetenekleri iş dünyasıyla buluşturmayı hedefleyen dev organizasyonun protokolü, Kütahya protokolünün geniş katılımıyla imzalandı. ​İş Dünyası ve Eğitim Camiası Bir Arada ​Kütahya Valisi Musa Işın başkanlığında düzenlenen imza törenine; KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, İŞKUR İl Müdürü Erdoğan Şahin, İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz ve Organize Sanayi Bölgelerinin (OSB) üst düzey yöneticileri katıldı. ​Esin Güral Argat: "En Büyük Gücümüz Yetişmiş İnsan Kaynağı" ​Törende konuşan Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) Başkanı Esin Güral Argat, Kütahya’nın ekonomik kalkınmasında yetişmiş insan gücünün kritik rol oynadığını vurguladı. Argat, şunları söyledi: ​"KİKAF–METEF 2026, iş dünyasının ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücü ile gençlerimizin yetkinliklerini tek bir çatıda buluşturacak. Bu platform, sürdürülebilir ve sonuç odaklı yapısıyla Kütahya’nın geleceğine değer katacaktır." ​Fuar 4–5 Haziran’da Zafer Meydanı’nda! ​Mesleki eğitimin yaygınlaşması ve iş arayan vatandaşların doğrudan işverenlerle temas kurması amacıyla düzenlenen fuar, 4–5 Haziran 2026 tarihlerinde Valilik önündeki Zafer Meydanı'nda gerçekleştirilecek. ​Fuarın Sağlayacağı Avantajlar: ​Öğrenciler için: Kariyer planlama ve staj imkanları. ​İş Arayanlar için: Onlarca firma ile doğrudan mülakat şansı. ​İşverenler için: İhtiyaç duyulan nitelikli personele hızlı erişim. ​Güçlü İş Birliğiyle Geleceğe Yatırım ​Kütahya Valiliği koordinasyonunda yürütülecek fuar; İŞKUR, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, KUTSO, Kütahya OSB, 30 Ağustos OSB ve Zafer OSB'nin stratejik ortaklığıyla hayata geçirilecek. Organizasyonun, bölgedeki sanayi üretimini destekleyecek kalifiye personel ihtiyacına çözüm üretmesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.