Hava Durumu

#İspanya

Kırsal Haber - İspanya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İspanya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk Yaş Meyve Sebzeleri Madrid’de Görücüye Çıktı Haber

Türk Yaş Meyve Sebzeleri Madrid’de Görücüye Çıktı

2026 yılının ocak – eylül döneminde ihracatlarını yüzde 42’lik artışla 2 milyar 229 milyon dolardan 3 milyar 170 milyon dolara çıkaran yaş meyve sebze ihracatçıları, 2026 yılı sonunda ihracatlarını 5 milyar dolara çıkarmak için Madrid’de Fruit Attraction Fuarı’na katıldılar. Avrupa'nın en önemli yaş meyve sebze fuarlarından biri olan Fruit Attraction, 6-8 Ekim 2026 tarihlerinde IFEMA MADRID ile İspanya Meyve Sebze Üretici ve İhracatçıları Federasyonu (FEPEX) iş birliğinde, Madrid'deki IFEMA Fuar Merkezi'nde düzenlendi. Fruit Attraction Fuarı’nın taze ürünler, lojistik, yardımcı sanayi ile inovasyon ve teknoloji alanlarını tek çatı altında buluşturan bir fuar olduğunu dile getiren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, üç gün boyunca Türkiye’nin yaş meyve sebze ürünlerindeki potansiyelini dünyanın dört bir tarafından gelen ithalatçılarla paylaştıklarını vurguladı. İspanya’ya ihracatta yüzde 233’lük artış Türkiye’nin İspanya’ya yaş meyve sebze ihracatının 2025 yılının ocak – eylül döneminde 2,4 milyon dolarken, 2026 yılının ocak – eylül döneminde yüzde 233’lük artışla 8 milyon doları aştığını belirten Balık, kiraz, nar ve mandalinanın en çok ihraç edilen ürünler olduğunu, 2026 yılında İspanya’ya yaş meyve sebze ihracatında 10 milyon doları aşmayı hedeflediklerini, ilerleyen yıllarda 20 milyon dolar rakamına ulaşmayı amaçladıklarını kaydetti. Fuarı üç gün boyunca 150'yi aşkın ülkeden 121 binin üzerinde profesyonelin ziyaret ettiğini ifade eden Balık, “Fuarın ikinci gününde 55 bin 200'ü aşkın ziyaretçiye ulaşıldı. Bu rakamla IFEMA MADRID'de bugüne kadar düzenlenen tüm fuarlar arasında tek günde kaydedilen en yüksek ziyaretçi sayısı elde edildi. 162 bin m²'lik sergi alanında 78 ülkeden yaklaşık 2.500 firma yer aldı. Katılımcıların yüzde 51'ini İspanyol firmalar oluştururken, İspanya'nın meyve sebze üreten tüm özerk bölgeleri fuarda temsil edildi. Fuarın Madrid ekonomisine katkısı 419 milyon Avro’ya ulaştı” şeklinde konuştu. Fruit Attraction Fuarı’nda Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği standını T.C. Madrid Büyükelçisi Nüket Küçükel Ezberci ve Madrid Ticaret Başmüşaviri Önder Şafak Tongal tarafından ziyaret edildi. Ziyaretler sırasında Birliğimizin fuar çalışmaları hakkında bilgiler sunuldu. Birliğimizi fuarda; Yönetim Kurulu Başkanımız Cengiz Balık, Yönetim Kurulu Üyelerimiz Sadık Demircan, Sercan Göçeren ve EİB Genel Sekreter Yardımcısı Serap Ünal temsil etti. Fuar süresince Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği standında sektörümüzün ve Türk yaş meyve sebze ürünlerinin tanıtımı gerçekleştirildi, üyelerimize iletilmek üzere ithalatçı firmaların talepleri derlendi.

İnegöl’ün Tarım Değerleri Avrupa Pazarında Haber

İnegöl’ün Tarım Değerleri Avrupa Pazarında

İnegöl’ün tarımsal üretim değerleri, İspanya’nın başkenti Madrid’de düzenlenen Fruit Attraction 2026 Fuarı’nda Avrupa ve dünya pazarına tanıtıldı. Bursa’dan fuara katılım sağlayan aracı firma aracılığıyla açılan stantta, İnegöl Belediyesi’nin Özündenkuru markasıyla ürettiği meyve kurularının yanı sıra İnegöl’ün yaş meyve üretimindeki önemli değerleri de sergilendi. Dünyanın önde gelen yaş meyve ve sebze fuarlarından biri olan Fruit Attraction, 6-8 Ekim tarihleri arasında İspanya’nın Madrid şehrinde gerçekleştirildi. Üretici, ihracatçı, ithalatçı, distribütör ve sektör temsilcilerini bir araya getiren organizasyonda, İnegöl’ün tarımsal ürünleri de uluslararası alıcıların beğenisine sunuldu. Fuarda çilek, yaban mersini, elma ve incir gibi ürünler başta olmak üzere çeşitli yaş meyveler sergilenirken, İnegöl Belediyesi öncülüğünde hayata geçirilen Özündenkuru markasının meyve kuruları da ziyaretçilerle buluşturuldu. TARIMA VE ÜRETİCİYE TAM DESTEK İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, konuya ilişkin değerlendirmesinde İnegöl’ün güçlü bir tarım şehri olduğunu belirterek, tarımsal üretimin katma değerli ürünlere dönüştürülmesinin ve doğru pazarlara ulaştırılmasının önemine dikkat çekti. Taban, “İnegöl, sanayisiyle olduğu kadar tarımsal üretimiyle de güçlü bir şehir. Biz Tarımda İnegöl Modeli ile üreticimizin emeğini koruyan, ürünlerimize katma değer kazandıran ve İnegöl’ün tarımsal değerlerini daha geniş pazarlara taşıyan bir anlayışı ortaya koyuyoruz. Bu kapsamda topraklarımızda daha verimli üretim için ücretsiz toprak analizinden taş toplama aracına, hasat makinelerinden tohum ve fide desteklerine, yeni ürün ekilişlerinin desteklenmesinden ürünlerin katma değerinin arttırılmasına kadar pek çok çalışmamız var. Özündenkuru da bu anlayışın önemli bir ürünü. Özündenkuru ile sadece üretmediğimizi, vizyonumuzun ürünlerimize katma değer sağlamak olduğunu da ortaya koymuş olduk” dedi. “HEDEFİMİZ İNEGÖL ÜRÜNLERİNİ DÜNYA SOFRALARIYLA BULUŞTURMAK” Bugün İnegöl’ün meyve kurularının ve yaş meyve çeşitlerinin Madrid’de, dünyanın farklı ülkelerinden sektör temsilcileriyle buluşmasının kıymetli bir gelişme olduğunu kaydeden Başkan Taban, “İnegöl’de üretilen ürünlerin uluslararası pazarlarda yer bulmasını, üreticimizin emeğinin daha fazla değer görmesini ve şehrimizin tarımsal marka değerinin güçlenmesini istiyoruz. Hedefimiz, İnegöl’ün bereketli topraklarında yetişen ürünleri katma değerli ürünlere dönüştürerek Türkiye’nin ve dünyanın farklı noktalarındaki tüketicilerle buluşturmak. Madrid’deki Fruit Attraction Fuarı'nda gerçekleştirilen tanıtımla birlikte şehrimizin tarımsal ürünleri ve Özündenkuru markamız uluslararası ticaretin önemli buluşma noktalarından birinde vitrine çıktı. Bu buluşmanın, İnegöl ürünlerinin yeni pazarlara ulaşması ve üreticilerimizin uluslararası pazarlardaki görünürlüğünün artırılması açısından yeni iş birliklerine zemin oluşturacak inşallah” diye konuştu.

AHBİB Başkanı Memiş: ''Geleneksel Pazarlardaki Daralmayı Alternatif Rotalarla Aştık'' Haber

AHBİB Başkanı Memiş: ''Geleneksel Pazarlardaki Daralmayı Alternatif Rotalarla Aştık''

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB) Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, 2026 yılı Ocak-Eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 artışla 1,36 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini açıkladı. Küresel gıda ticaretinde rekabetin giderek sertleştiğine dikkati çeken AHBİB Başkanı Veysel Memiş, geleneksel pazarlardaki daralmayı alternatif rotalarla aştıklarını, elde edilen bu performansın sektörün üretim ve dış ticaret kapasitesini net bir şekilde ortaya koyduğunu vurguladı. Veysel Memiş, “Türkiye'nin tarımsal üretim gücü, geniş ürün yelpazesi, yüksek işleme kapasitesi ve stratejik coğrafi konumu, gıda ihracatımızda bize önemli avantajlar sunuyor. AHBİB olarak bu avantajları daha yüksek katma değere, yeni pazarlara ve sürdürülebilir ihracat artışına dönüştürmek amacıyla çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz.” dedi. "Bakliyatta liderliğimizi koruyoruz, kırmızı mercimek öne çıkıyor" Son dokuz aylık dönemde ürün grupları bazındaki performansa değinen Veysel Memiş, en yüksek ihracat değerlerine bakliyat, pastacılık ürünleri ve bitkisel yağlarda ulaşıldığını belirtti. Bakliyatın birliğin toplam ihracatından yüzde 25 pay alarak birinci sıradaki yerini koruduğunu ifade eden Veysel Memiş, şunları kaydetti: Ocak-Eylül döneminde bakliyat ihracatımızı yüzde 16 artırarak 323,2 milyon dolara taşıdık. Miktar bazındaki artışımız ise yüzde 31 oldu. Bakliyat grubumuzda özellikle kırmızı mercimek belirleyici bir rol üstlendi. Kırmızı mercimek ihracatımız değerde yüzde 23 artışla 226,3 milyon dolara ulaştı. Miktarda ise yüzde 45’lik büyümeye ulaştık. Bu ürün tek başına Birliğimizin toplam ihracatının yüzde 17'sini oluşturdu. Oluşan tablo, bakliyat ihracatımızdaki güçlü hareketliliği açıkça gösteriyor." "Katma değerli üretim kapasitemiz gelişiyor" Sektörün ikinci güçlü alanının pastacılık ürünleri, üçüncüsünün ise bitkisel yağlar olduğunu ileten Veysel Memiş, ürün çeşitliliğine ilişkin şu bilgileri verdi: "Pastacılık ürünlerinde 272,1 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Özellikle diğer pastacılık ürünleri ile malt, un ve nişasta esaslı ürünlerde yakaladığımız yüksek oranlı artışlar, katma değerli ürünlere yönelik ihracat kapasitemizin geliştiğini ortaya koyuyor. Üçüncü sırada yer alan bitkisel yağlarda ise yüzde 16 artışla 200 milyon dolar değere ulaştık. Bu grupta ayçiçeği tohumu yağı ihracatımız yüzde 19 artışla 90,8 milyon dolara, soya yağı ve fraksiyonları ihracatımız yüzde 15 artışla 80,1 milyon dolara yükseldi. Bitkisel yağlardaki bu tablo, çeşitlenen ürün yapımızı ve farklı pazarlardaki talep gücümüzü yansıtıyor." "Pazar çeşitliliği hayati önem taşıyor” İhracat yapılan ülkeler ve pazar çeşitlendirme stratejileri hakkında da değerlendirmede bulunan AHBİB Başkanı Veysel Memiş, geleneksel pazarların yanı sıra yeni coğrafyalarda kalıcı bağlar kurmanın önemine dikkati çekti. Veysel Memiş, “Ocak-Eylül döneminde en çok ihracat yaptığımız pazarlar arasında 140,9 milyon dolarla Irak ilk sırada yer alırken, bu ülkeyi 105,4 milyon dolarla Suriye ve 73,1 milyon dolarla İran takip etti. Irak, Suriye ve İran geleneksel ve güçlü pazarlarımız olmayı sürdürdü. Ancak Irak ve Suriye pazarlarındaki ihracat değerlerinin geçen yılın aynı dönemine göre gerilemesi, pazar çeşitliliğinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. İhracatımızı birkaç pazara yoğunlaştırmak yerine farklı coğrafyalarda kalıcı ticari bağlantılar kurmamız gerekiyor. Nitekim 9 aylık dönemde Afrika, Amerika, Avrupa ve Asya pazarlarında yakaladığımız ivme, ihracat ağımızdaki çeşitlenmeyi gözler önüne seriyor. Bu dönemde en yüksek ihracat artışını yüzde 2.350 yükselişle 4,8 milyon dolara ulaştığımız Uganda'da yakaladık. Uganda'yı yüzde 1.908 artışla 14,3 milyon dolara yükselen Umman ve yüzde 1.149 artışla 5,9 milyon dolara ulaşan Meksika izledi. Afrika hattında Somali'ye ihracatımız yüzde 293 artışla 12,1 milyon dolara, Cibuti'ye yüzde 91 artışla 43,2 milyon dolara, Libya'ya yüzde 132 artışla 37,7 milyon dolara çıktı. Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde yüzde 57 artışla 8,6 milyon dolar ve Kamerun'da yüzde 90 artışla 5,2 milyon dolar seviyelerine ulaştık. Orta Doğu'da Suudi Arabistan 45,9 milyon dolar, Ürdün 24,9 milyon dolar, Yemen 20,8 milyon dolar, BAE 20,2 milyon dolar ve Kuveyt 5,6 milyon dolar ile büyümesini sürdürdü. Avrupa ve Asya kulvarında ise İspanya'ya ihracatımız yüzde 63 artışla 17,7 milyon dolara, Polonya'ya yüzde 27 artışla 14,5 milyon dolara, Malezya'ya yüzde 33 artışla 12,9 milyon dolara ve Tayland'a yüzde 37 artışla 7,2 milyon dolara yükseldi. Hedefimiz, Türk gıda ürünlerinin dünya sofralarındaki payını daha da artırmaktır." diye konuştu.

Gastronomika’da İskilip Dolması İle Dünya Şeflerinin Karşısında Haber

Gastronomika’da İskilip Dolması İle Dünya Şeflerinin Karşısında

Çorum’un binlerce yıllık tarihi, kültürü ve gastronomi mirası San Sebastian Gastronomika’da dünya sahnesine taşındı. Çorum’un dünyaca ünlü gastronomi buluşmasındaki etkinliklerinden birinde, coğrafi işaretli İskilip Dolması’nın tarihçesi ve hazırlanışı anlatılarak ünlü şeflere ikram edildi. İspanya’nın San Sebastian kentinde düzenlenen ve dünyanın önde gelen gastronomi organizasyonları arasında yer alan San Sebastian Gastronomika’da Çorum rüzgârı esmeye devam ediyor. Çorum Belediyesi ve GastroÇorum’un davetli şehir olarak yer aldığı organizasyonda, Çorum’un gastronomisinin yanı sıra binlerce yıllık tarihi ve kültürel mirası da uluslararası katılımcılara anlatılıyor. Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, etkinlik kapsamında yaptığı konuşmada Çorum’un yalnızca gastronomisiyle değil, barışın, sevginin ve kardeşliğin merkezi olan bir şehir olduğunu vurguladı. Başkan Aşgın, Çorum’un Anadolu’nun kadim medeniyetlerine ev sahipliği yaptığını belirterek, Hattuşa’nın Anadolu’nun ilk başkentlerinden biri olduğuna ve Çorum’un binlerce yıllık tarihine dikkat çekti. Çorum’un onlarca coğrafi işaretli ürünüyle Gastronomika’da yer almasının yanında, taşıdığı medeniyet mirası ve kültürel zenginliğiyle de dünya ile buluştuğunu ifade etti. Etkinlikte ikinci konuşmayı Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk gerçekleştirdi. Öztürk, Çorum’un Anadolu kültürlerinin buluşma noktası olduğuna dikkat çekerek, kentin Asya, Avrupa ve Orta Doğu kültürlerinin kesiştiği Anadolu coğrafyasındaki özel konumunu anlattı. Çorum’un bu zengin tarihsel mirasının gastronomisine de yansıdığını belirten Öztürk, Hititlerin başkenti Hattuşa’nın Çorum’un kültürel kimliğindeki önemine vurgu yaptı. Çorum mutfağının, binlerce yıllık bu kültürel mirasın günümüze taşınmasında önemli bir rol üstlendiğini ifade etti. İSKİLİP DOLMASININ HİKÂYESİ DÜNYA ŞEFLERİNE ANLATILDI Gastronomika’daki etkinliğin odağında ise Çorum mutfağının en özel lezzetlerinden biri olan İskilip Dolması yer aldı. İskilip Dolması’nın yalnızca bir yemek olmadığı, geçmişten günümüze aktarılan güçlü bir gastronomi geleneğinin parçası olduğu anlatıldı. Osmanlı döneminden günümüze ulaşan hazırlanış hikâyesi, yemeğin İskilip kültüründeki yeri ve geleneksel pişirme yöntemi katılımcılarla paylaşıldı. Etkinlikte İskilip Dolması’nın hazırlanışında kullanılan geleneksel yöntem de uygulamalı olarak gösterildi. Çorum Belediyesi Şefi Hasibe Gökşen tarafından hazırlanan dolmanın kendine özgü pişirme tekniği, kazanları ve uzun süren hazırlık süreci anlatıldı. İskilip Dolması’nın hazırlanmasında pirincin ve etin özel yöntemlerle kazana yerleştirilmesi, yağ içerisinde pişirilmesi ve kendine özgü lezzetinin ortaya çıkması için uygulanan geleneksel aşamalar, Gastronomika’nın dünyaca ünlü şeflerinin ilgisine sunuldu. Dolmanın geleneksel yöntemlerle hazırlanmasının uzun bir süreç gerektirdiği aktarıldı. ÜNLÜ ŞEFLERDEN İSKİLİP DOLMASINA BÜYÜK İLGİ İskilip Dolması’nın tarihçesinin ve hazırlanışının anlatılmasının ardından geleneksel yemek, Gastronomika’ya katılan dünyaca ünlü şeflere ve davetlilere ikram edildi. Çorum’un geleneksel mutfak kültürünü ilk kez deneyimleyen şefler ve gastronomi profesyonelleri, İskilip Dolması’na büyük ilgi gösterdi. Etkinlik boyunca Çorum’un gastronomik zenginliklerinin yanı sıra Hititlerden günümüze uzanan tarihi, kültürel mirası ve Anadolu’daki medeniyetler arasındaki köprü niteliği de anlatıldı. Çorum, San Sebastian Gastronomika’da yalnızca bir lezzetini değil; tarihini, kültürünü, geleneklerini ve binlerce yıllık mutfak mirasını aynı sofrada dünyaya sundu.

AKİB’in İhracatında Coğrafya Genişledi, Sektörler Güçlendi Haber

AKİB’in İhracatında Coğrafya Genişledi, Sektörler Güçlendi

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), 2026 yılı üçüncü çeyrek sonu itibarıyla ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14 artırarak 13,81 milyar dolara taşıdı. AKİB’in en fazla ihracat yaptığı ülkeler Irak, İtalya ve Romanya olurken, ihracat artışında Malta, Fas, İspanya, Gürcistan ve Ukrayna pazarları öne çıktı. AKİB Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı, “Eylül ayında yüzde 11 artışla 1,38 milyar dolarlık ihracata ulaştık. 2026 yılının dokuz aylık döneminde toplam 13,81 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Ocak-Eylül döneminde ülkemizin ihracatına yüzde 7,5 oranında katkı sağladık.” dedi. Dokuz aylık ihracat sonuçlarının yalnızca bir büyüme rakamı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Hıradağı, farklı pazarlarda yakalanan ivmenin bölge ihracatının geleceği açısından önemli bir gösterge olduğunu ifade etti. Hıradağı, ihracatçıların mevcut pazarlardaki konumlarını güçlendirirken yeni coğrafyalarda kalıcı ticari bağlar kurmasının, sürdürülebilir ihracat artışının temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. “AKİB’in ihracat rotası genişledi, yeni pazarlar öne çıktı” Başkan Hıradağı, “AKİB’in dokuz aylık ihracat performansında Avrupa, Kuzey Afrika, Doğu Avrupa ve yakın coğrafyanın birlikte öne çıkması, bölge ihracatının çok merkezli bir yapıya doğru ilerlediğini ortaya koydu. Irak, 1,1 milyar dolarla en fazla ihracat yaptığımız ülke olurken, İtalya ve 824,3 milyon dolar ve Romanya 752 milyon dolarla ilk üçte yer aldı. Yılın ilk dokuz ayında ihracatımızı en fazla artırdığımız ülkeler arasında Malta, Fas, İspanya, Gürcistan, Ukrayna, Polonya ve Rusya öne çıktı. Malta’ya ihracatımız yüzde 431 artışla 285,5 milyon dolara yükselirken, Fas’a yüzde 103 artışla 423,6 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. İspanya pazarında yüzde 60 artışla 616,8 milyon dolara ulaşılması Avrupa’daki büyüme potansiyelini güçlendirdi. Gürcistan’a yüzde 44 artışla 225,1 milyon dolar, Ukrayna’ya yüzde 37 artışla 288,6 milyon dolar, Polonya’ya yüzde 36 artışla 207,8 milyon dolar ve Rusya’ya yüzde 35 artışla 658,3 milyon dolarlık ihracat kaydedildi. Bu sonuçlar, AKİB’in ihracat haritasında mevcut ticaret kanallarının derinleştiğini ve yeni büyüme alanlarının belirginleştiğini gösteriyor. Özellikle yüksek oranlı artışların farklı coğrafyalarda gerçekleşmesi, bölge ihracatının daha dengeli ve çeşitlendirilmiş bir yapıya kavuşması açısından önem taşıyor.” diye konuştu. Akdeniz’in ihracatında lokomotif sektörler vites yükseltti AKİB’in dokuz aylık ihracatında kimya, demir ve demir dışı metaller ile yaş meyve ve sebze sektörlerinin başı çektiğini belirten Hıradağı, bağlı Birliklerin performansını şöyle değerlendirdi: “Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz yüzde 21 artışla 4,63 milyar dolara, Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliğimiz yüzde 12 artışla 3,34 milyar dolara ulaştı. Akdeniz Yaş Meyve ve Sebze İhracatçıları Birliğimiz ise yüzde 49’luk artışla 1,55 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek yüksek büyüme performansıyla öne çıktı. Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz 1,36 milyar dolarlık, Akdeniz Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliğimiz 850,3 milyon dolarlık, Akdeniz Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliğimiz 782,3 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaştı. Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğimiz ise yüzde 38 artışla 558,6 milyon dolara çıkarak güçlü bir ivme yakaladı. Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliğimizin ihracatı da 291 milyon dolar oldu.” Hıradağı, sektörlerdeki büyüme ivmesini yüksek katma değerli üretim, güçlü pazar çeşitliliği ve küresel rekabet gücüyle destekleyerek AKİB’in ihracat kapasitesini daha ileri bir seviyeye taşımayı hedeflediklerini belirtti.

Çorum, San Sebastıan Gastronomika’da Dünya Sahnesinde Haber

Çorum, San Sebastıan Gastronomika’da Dünya Sahnesinde

Çorum, binlerce yıllık mutfak kültürünü dünyanın önde gelen gastronomi organizasyonlarından San Sebastian Gastronomika’da dünyaya tanıtıyor. İspanya’nın San Sebastian kentinde 5-7 Ekim 2026 tarihleri arasında 28’incisi düzenlenen San Sebastian Gastronomika’da Çorum Belediyesi tarafından açılan Çorum Gastronomisi standı, organizasyonun ilk gününden itibaren yoğun ilgi görüyor. Gastronomi dünyasının önemli buluşma noktalarından biri olan Gastronomika; dünyaca ünlü şefleri, gastronomi profesyonellerini, akademisyenleri, üreticileri, turizm sektörü temsilcilerini ve gastronomi markalarını bir araya getiriyor. Bu yıl kongre ve fuar alanında yaklaşık 150 stant yer alırken, ülkeler, bölgeler, şehirler ve özel sektör temsilcileri gastronomi alanındaki ürün ve çalışmalarını tanıtıyor. ÇORUM, ŞEHİR ÖLÇEĞİNDE TEK İL 2026 yılında ülke düzeyinde Gürcistan’ın yer aldığı Gastronomika’da Çorum, şehir ölçeğinde etkinliğe katılan tek il olarak öne çıkıyor. Geçtiğimiz yıl 48 ülkeden 14 bin 712 akreditasyonun gerçekleştirildiği Gastronomika, yalnızca gastronomi meraklılarına açık bir fuar niteliği taşımıyor. Organizasyona gastronomi alanında eğitim alan, sektörde faaliyet gösteren ve profesyonel olarak çalışan kişiler akreditasyonla katılabiliyor. Çorum Belediyesi’nin Gastronomika’ya davet edilmesi, şehrin gastronomi alanında yürüttüğü uluslararası çalışmaların önemli bir sonucu olarak değerlendiriliyor. ÇORUM’UN LEZZETLERİ SAN SEBASTIAN’DA Çorum Gastronomisi standında, büyük bölümü coğrafi işaretli olmak üzere 40’tan fazla ürün ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Çorum’un zengin mutfak kültürünün yanı sıra geleneksel el sanatları ve tarihi mirası da Gastronomika’da tanıtılıyor. El dokuması halılar, İskilip ipek kumaşları ve Hitit figürleri, Çorum’un kültürel zenginliğini tamamlayan unsurlar olarak stantta yer alıyor. Organizasyon boyunca Çorum’un yöresel lezzetleri, etkinlik alanında tahsis edilen mutfakta şefler tarafından hazırlanarak ziyaretçilere sunuluyor. ÇORUM MUTFAĞI UYGULAMALI OLARAK TANITILIYOR Gastronomika kapsamında Çorum mutfağının farklı yönleriyle tanıtılması amacıyla özel etkinlikler de gerçekleştiriliyor. Çorum mutfağının seçkin lezzetleri, Miramar Sarayı’nda düzenlenecek özel davette gastronomi dünyasının önde gelen isimlerinin beğenisine sunulacak. Muka Salonu’nda gerçekleştirilecek özel şov ve sunumlarla da Çorum gastronomisinin tarihsel ve kültürel zenginliği anlatılacak. Çorum’un yöresel lezzetlerinden ırgat böreğinin hazırlanışı ise Gastronomika alanında uygulamalı olarak gösterilecek. Ziyaretçilere böreğin yapım aşamaları birebir anlatılarak Çorum mutfağının geleneksel üretim kültürü tanıtılacak. “ÇORUM’U GASTRONOMİNİN ŞAMPİYONLAR LİGİ’NDE TEMSİL EDİYORUZ” Gastronomika kongresinde Çorum’u, Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Hitit Üniversitesi Rektörü Prof.Dr Ali Osman Öztürk, Çorum Esnaf Odaları Birliği Başkanı Recep Gür ve Çorum Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Altıkardeş’in de bulunduğu heyet temsil ediyor. Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, San Sebastian Gastronomika’nın gastronomi alanında dünyanın önde gelen organizasyonlarından biri olduğunu belirterek, Çorum’un böyle seçkin bir organizasyona davet edilmesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Çorum’un gastronomisine güvendiklerini ifade eden Başkan Aşgın, “Yaptığımız çalışmaların ve ortaya koyduğumuz vizyonun neticesinde buraya davet edilmiş olmak, Çorum’un gastronomide dünya sahnesine çıkması ve UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na gastronomi alanında ilerlemesi yolunda bizim için çok önemli bir adım” dedi. Gastronomika’da Çorum standının gördüğü yoğun ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getiren Aşgın, “Gastronomika’ya giren herkesin ilk uğradığı stantlardan biri Çorum Belediyesi ve Çorum Gastronomisi standı. Dünyanın farklı ülkelerinden gastronomi profesyonelleri, şefler ve sektörün önemli isimleri standımıza büyük ilgi gösteriyor” ifadelerini kullandı. “Çorum’un gastronomisini, kültürünü ve zengin mutfak mirasını dünyaya anlatıyoruz” diyen Aşgın, “Çorum’u adeta gastronominin Şampiyonlar Ligi’nde temsil ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu. ÇORUM İÇİN ORTAK AKIL, ORTAK HEDEF Gastronomika’daki Çorum tanıtımının şehrin farklı paydaşlarının katkısıyla gerçekleştirildiğini belirten Başkan Aşgın, Valilik, Ticaret ve Sanayi Odası, Esnaf ve Sanatkârlar Odaları ile şehrin farklı kurum ve kuruluşlarının organizasyona katkı sunduğunu ifade etti. Aşgın, “Şu anda hep beraber, Çorumlular olarak büyük bir birlik ve beraberlik içerisinde Gastronomika’da Çorum’u anlatıyoruz. San Sebastian’dan dünyanın dört bir yanına Çorum’u, Çorumlu misafirperverliğini ve Çorum’un eşsiz gastronomisini anlatmaya devam edeceğiz” dedi. Çorum’un gastronomi zenginliğini dünyaya tanıtmak, şehrin marka değerini yükseltmek ve Çorum mutfağını uluslararası alanda hak ettiği yere taşımak amacıyla çalışmaların sürdürüleceği belirtildi.

Çorum'un Lezzetleri San Sebastian'da Haber

Çorum'un Lezzetleri San Sebastian'da

Çorum Belediyesi, Türkiye’den bir belediyenin ilk kez davet edildiği San Sebastian Gastronomika’da Çorum’un binlerce yıllık mutfak kültürünü dünyaya tanıtacak. 5-7 Ekim 2026 tarihlerindeki organizasyonda Hitit mutfağından yöresel ürünlere kadar Çorum’un gastronomi mirası uluslararası şef ve gastronomi profesyonellerinin beğenisine sunulacak. Çorum’un gastronomide dünya vitrinine çıkması için önemli bir adım daha atılıyor. Çorum Belediyesi, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Gastronomi adaylığı kapsamında yürüttüğü “Gastro Çorum” projesiyle, dünyanın saygın gastronomi organizasyonlarından San Sebastian Gastronomika’ya konuk şehir olarak katılacak. İspanya’nın San Sebastian kentinde 5-7 Ekim 2026 tarihlerinde düzenlenecek organizasyonda Çorum mutfağı; dünyaca tanınmış şefler, gastronomi profesyonelleri ve sektör temsilcileriyle buluşacak. Türkiye’den bir belediyenin ilk kez davet edildiği Gastronomika’da Çorum Belediyesi, kentin gastronomi kültürünü uluslararası arenada temsil edecek. BİNLERCE YILLIK MUTFAK KÜLTÜRÜ DÜNYAYA ANLATILACAK Çorum’un gastronomi kimliğini yalnızca yöresel yemeklerden ibaret görmeyen Çorum Belediyesi, kentin binlerce yıllık tarihi ve kültürel birikimini de uluslararası platforma taşıyacak. Hititlerin başkenti Hattuşa’ya ev sahipliği yapan Çorum’da, çivi yazılı tabletlerde tarım, üretim, yemek ve ekmek kültürüne ilişkin kayıtlar bulunuyor. Bu tarihsel mirastan beslenen Çorum mutfağı, San Sebastian Gastronomika’da “topraktan sofraya” uzanan bir hikâyeyle tanıtılacak. Çorum’un gastronomisinin tarih, kültür, kimlik ve yerel kalkınmayla kurduğu bağ, uluslararası katılımcılarla paylaşılacak. ÇORUM’UN LEZZETLERİ SAN SEBASTİAN’DA Gastronomika’da Çorum için ayrılan dört farklı alanda kentin yöresel ürünleri ve geleneksel lezzetleri tanıtılacak. Çorum leblebisi, Kargı tulumu, Oğuzlar cevizi ve Alaca mor soğanı başta olmak üzere kentin coğrafi ve yöresel değerleri gastronomi dünyasının temsilcileriyle buluşacak. Etkinlik kapsamında ayrıca geleneksel şerbetler, Hitit ekmeği, İskilip dolması ve Kargı tulumu küçük porsiyonlarla tadıma sunularak Çorum mutfağının farklı lezzetleri uluslararası konukların beğenisine sunulacak. MECLİS KARARIYLA ÇORUM’DAN HEYET FUARA KATILACAK Çorum’un gastronomi alanında uluslararası tanınırlığını artırmak ve kenti UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na dahil etmek amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, Çorum’dan bir heyet İspanya’da düzenlenecek San Sebastian Gastronomika’ya katılacak. Çorum’u organizasyonda; Çorum Valisi Ali Çalgan, Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, ÇESOB Başkanı Recep Gür ile şefler ve gastronomi yazarlarından oluşan heyet temsil edecek. Heyetin fuara katılımına ilişkin çalışmalar, Eylül ayı Belediye Meclisi gündeminde de ele alındı. Organizasyonda heyetin, uluslararası gurmeler, şefler ve gastronomi profesyonelleriyle temaslarda bulunarak Çorum mutfağının tanıtımına yönelik görüşmeler gerçekleştirmesi hedefleniyor. Gerçekleştirilecek tanıtım ve temasların, Çorum’un UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na gastronomi alanında dahil edilmesi amacıyla hazırlanan başvuru dosyasına da katkı sağlaması bekleniyor. HEDEF UNESCO, HEDEF DÜNYA San Sebastian Gastronomika, Çorum Belediyesi’nin gastronomi alanındaki uluslararası açılımının önemli duraklarından biri olacak. Gastro Çorum projesiyle kentin mutfak kültürünü kayıt altına alan, tanıtan ve uluslararası ölçekte görünür kılmayı hedefleyen Çorum Belediyesi, bu çalışmaları UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na gastronomi alanında dahil olma hedefiyle sürdürüyor. Çorum’un San Sebastian Gastronomika’daki temsiliyle birlikte, kentin yalnızca lezzetleri değil; Hititlerden günümüze uzanan gastronomi hafızası, üretim kültürü ve yerel değerleri de dünya gastronomi kamuoyunun gündemine taşınacak.

Dipsizgöl’ün Kültürel Miras Hikâyesi Avrupa’ya Taşınıyor Haber

Dipsizgöl’ün Kültürel Miras Hikâyesi Avrupa’ya Taşınıyor

İnegöl’ün Dipsizgöl Mahallesi’nde yılda bir gün kadınların kamusal alanı devraldığı, erkeklerin ise evlerde kaldığı özgün gelenek, önce gençlerin araştırmasına ve ardından TÜBİTAK başarısına konu olmuştu. Bu yerel kültürel miras hikâyesi şimdi İnegöl Belediyesi’nin Erasmus+ desteği almaya hak kazanan “Rewriting Heritage” (Mirası Yeniden Yazmak) projesiyle Avrupa’ya taşınıyor. İnegöl’ün kırsal Dipsizgöl Mahallesinde yıllardır yaşatılan ve yılda bir gün kadınlarla erkeklerin kamusal alan kullanımında rollerini değiştirdiği özgün gelenek, bu kez Avrupa ölçeğinde ele alınacak. İnegöl Belediyesi tarafından geliştirilen ve Dipsizgöl’ün bu geleneğini konu alan “Rewriting Heritage” (Mirası Yeniden Yazmak) projesi, Erasmus+ KA210-YOU – Gençlik Alanında Küçük Ölçekli Ortaklıklar Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. BURSA’DA DESTEK ALMAYA HAK KAZANAN TEK BELEDİYE PROJESİ OLDU Proje aynı zamanda, ilgili başvuru döneminde Bursa ilindeki belediyeler tarafından sunulan Erasmus+ projeleri arasında destek almaya hak kazanan tek belediye projesi oldu. PROJE; TÜRKİYE, İSPANYA VE YUNANİSTAN’DAN GENÇLERİ ORTAK BİR ÇALIŞMA ZEMİNİNDE BULUŞTURACAK İnegöl’ün kültürel miras değerlerinin uluslararası ölçekte tanıtılması ve gençlerin bu mirasın araştırılması, yorumlanması ve geleceğe taşınmasında aktif rol üstlenmesi amacıyla hazırlanan proje; Türkiye, İspanya ve Yunanistan’dan gençleri ortak bir çalışma zemini üzerinde buluşturacak. DİPSİZGÖL’DE YILDA BİR GÜN ROLLER DEĞİŞİYOR Projenin çıkış noktasını, İnegöl’ün Dipsizgöl Mahallesi’nde yaşatılan özgün kültürel miras pratiği oluşturuyor. Mahallede yılda bir gün gerçekleştirilen gelenekte, günlük yaşam içerisindeki toplumsal roller ve kamusal alan kullanımı sembolik olarak değişiyor. O gün kadınlar kıraathane gibi erkeklerin ağırlıklı olarak kullandığı kamusal alanda bir araya gelirken, erkekler evlerinde kalıyor. Kadınlar kıraathanede sohbet ediyor, çay ve kahvelerini içiyor, çeşitli masa oyunları oynayarak sosyal bir ortamda vakit geçiriyor. Erkekler ise o gün ev işleriyle ilgilenerek günlük yaşamın farklı sorumluluklarını üstleniyor. Yıllardır mahalle içerisinde yaşatılan bu gelenek, yalnızca farklı bir sosyal uygulama olmanın ötesinde; kamusal alanın kullanımı, toplumsal roller, kadınların görünürlüğü, gündelik yaşamın sorumlulukları ve karşılıklı empati açısından dikkat çekici bir kültürel miras örneği olarak değerlendiriliyor. YERELDEN DOĞAN ARAŞTIRMA TÜBİTAK BAŞARISINA DÖNÜŞTÜ Dipsizgöl’de yaşatılan bu gelenek, daha önce İnegöl Halil İnalcık Sosyal Bilimler Lisesi’nde felsefe grubu öğretmeni Pınar Yıldız ve öğrencisi Sıla Yavuz tarafından araştırma konusu haline getirilmişti. “KıraatAnne: Dipsizgöl’de Yılda Bir Gün Rol Mekân Değişimi” başlıklı çalışma ile Dipsizgöl’deki gelenek; toplumsal cinsiyet, kamusal alan, kültürel miras ve toplumsal roller çerçevesinde ele alındı. Yerel bir gelenekten yola çıkarak hazırlanan çalışma, TÜBİTAK 2204-A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda Bölge Üçüncülüğü elde etti. Böylece Dipsizgöl’de yıllardır yaşatılan yerel bir uygulama önce gençlerin araştırma konusu oldu, ardından elde edilen akademik ve sosyal birikim yeni bir uluslararası projenin çıkış noktasını oluşturdu. DİPSİZGÖL’DEN AVRUPA’YA: BENZER GELENEKLER KARŞILAŞTIRILACAK İnegöl Belediyesi tarafından geliştirilen Rewriting Heritage (Mirası Yeniden Yazmak) projesiyle Dipsizgöl’deki kültürel miras pratiği Avrupa’daki benzer geleneklerle birlikte ele alınacak. Proje kapsamında Türkiye’deki Dipsizgöl geleneğinin yanı sıra İspanya’daki Saint Águeda ve Yunanistan’daki Gynaikokratia gelenekleri incelenecek. Üç farklı ülkede ortaya çıkan bu gelenekler; kadınların kamusal alandaki görünürlüğü, toplumsal roller, yaşayan kültürel miras ve toplumsal cinsiyet eşitliği ekseninde gençlerin perspektifinden karşılaştırılacak. Böylece birbirinden farklı coğrafyalarda ortaya çıkan kültürel uygulamaların ortak yönleri ve farklılıkları gençler tarafından araştırılacak; geleneklerin ortaya çıktıkları toplumlarda ne ifade ettiği ve günümüzde nasıl yorumlandığı ele alınacak. KÜLTÜREL MİRAS SADECE KORUNMAYACAK, YENİDEN YORUMLANACAK Rewriting Heritage projesinin temel yaklaşımı, kültürel mirası yalnızca geçmişten geleceğe aktarılması gereken bir değer olarak görmenin ötesine geçiyor. Proje ile kültürel mirasın gençler tarafından araştırılan, sorgulanan, farklı kültürlerle karşılaştırılan ve günümüz değerleri doğrultusunda yeniden yorumlanan yaşayan bir alan olarak ele alınması hedefleniyor. Türkiye, İspanya ve Yunanistan’dan gençlerin bir araya geleceği proje sürecinde araştırma, saha gözlemleri, kültürlerarası öğrenme, tartışma ve yaratıcı üretim yöntemlerinden yararlanılacak. Gençler, farklı ülkelerdeki gelenekleri yerinde inceleyerek bu uygulamaların tarihsel ve toplumsal anlamlarını araştıracak. Farklı kültürlerden gelen akranlarıyla gerçekleştirecekleri çalışmalar sayesinde kendi kültürel miraslarına da farklı bir perspektiften bakma imkânı bulacak. GENÇLERİN GÖZÜNDEN BELGESEL HAZIRLANACAK Projenin dikkat çeken çıktılarından biri de gençlerin gerçekleştireceği araştırma ve saha çalışmalarından hareketle hazırlanacak belgesel çalışma olacak. Gençler, proje sürecinde elde ettikleri bilgi, gözlem ve deneyimleri görsel-işitsel içeriklere dönüştürerek kültürel mirasın aktarımında yeni nesil anlatım yöntemlerini kullanacak. Bu yönüyle proje, yalnızca kültürel mirasın tanıtılmasını değil, gençlerin araştırmacı, üretici ve aktif kültürel miras aktörleri olarak sürece dahil olmasını da amaçlıyor. İNEGÖL’ÜN KÜLTÜREL MİRASI AVRUPA’DA GÖRÜNÜRLÜK KAZANACAK Rewriting Heritage ile Dipsizgöl’de yaşatılan yerel bir kültürel değer, Avrupa’daki benzer örneklerle buluşturulacak. Projenin; İnegöl’ün kültürel mirasının uluslararası düzeyde görünürlüğünün artırılmasına, farklı ülkelerden gençler arasında kültürlerarası öğrenmenin güçlendirilmesine ve yerel değerlerin Avrupa ölçeğinde tanıtılmasına katkı sunması hedefleniyor. İNEGÖL’ÜMÜZÜN TARİHİ VE KÜLTÜRÜNÜ ÖNEMSİYORUZ Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, yerel yönetimler olarak görevlerinin şehri geleceğe taşıyacak fiziki yatırım ve projelerle birlikte şehrin geçmişini gelecekle buluşturacak adımları da atmak olduğunu ifade etti. Bu kapsamda İnegöl Belediyesi olarak İnegöl’ün kültürü ve tarihini önemsediklerini kaydeden Taban, “Bu konuda da yaptığımız çalışmalar var. Şehir Araştırmaları Merkezimizi kurduk. Akademisyenlerimizle Yüzey Araştırmaları çalışmaları yaptık. Yine İnegöl gastronomisine dair çalışmalarımız bu yönde atılan adımlardan. Aynı zamanda bu kültürel birikimi ülke sınırları dışına taşıyacak çalışmalarımız da var. Gençlerimizi yurtdışı fırsatlarıyla buluşturan Eurodesk Temas Noktasını belediyemiz bünyesinde açtık. Arge Müdürlüğümüz tarafından çeşitli projeler hazırlıyoruz. Dipsizgöl mahallemizin özgün geleneği de bu kapsamda hazırladığımız projelerden. Bugün itibariyle neticesini aldık, İnegöl’ümüzün bir kültürünün Avrupa ölçeğinde tanınmasına katkı sağlamış olduk. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Fındık İhracatında Yüzde 36’lık Keskin Düşüş! Haber

Fındık İhracatında Yüzde 36’lık Keskin Düşüş!

Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KFMİB), 1 Eylül 2025’te başlayıp 31 Ağustos 2026’da sona eren 2025/26 fındık ihracat sezonu verilerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan rakamlar, küresel pazardaki miktar bazlı gerilemeye rağmen fındık fiyatlarındaki değer artışının toplam geliri büyük oranda koruduğunu gösterdi. İhracat Miktarında Yüzde 36’lık Keskin Düşüş Tamamlanan 2025/26 sezonunda Türkiye, toplam 197 bin 85 ton iç fındık ihracatı gerçekleştirerek 2 milyar 509 milyon 526 bin dolar gelir elde etti. Bir önceki sezon olan 2024/25 döneminde ise 309 bin 64 ton ihracat karşılığında 2 milyar 558 milyon 540 bin dolar döviz girdisi sağlanmıştı. Bu verilere göre, ihraç edilen fındık miktarı bir önceki sezona kıyasla yüzde 36,23 oranında (111 bin 979 ton) gerilerken, birim fındık fiyatlarının yükselmesi sayesinde toplam gelirdeki kayıp yalnızca yüzde 2 (49 milyon dolar) seviyesinde kaldı. Ağustos 2026 dönemi özelinde bakıldığında da benzer bir tablo göze çarpıyor. 2024 yılının Ağustos ayında 19 bin 301 ton, 2025 yılının Ağustos ayında 14 bin 18 ton olan ihracat; 2026 yılının aynı ayında 11 bin 132 tona geriledi. Ağustos ayı ihracat geliri ise 114,1 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Lider Pazar Yine Almanya: İtalya’da Büyük Gerileme Ülke bazlı ihracat verilerinde en dikkat çekici değişim İtalya pazarında yaşandı. En büyük alıcı konumundaki Almanya, miktar bazında yüzde 29,34’lük bir düşüşle 56 bin 335 tona gerilese de ödediği tutar artarak 730,9 milyon dolara ulaştı. İtalya’ya yapılan ihracat ise miktar bazında yüzde 54,01 oranında azalarak 67 bin 840 tondan 31 bin 201 tona düştü. Fransa, Hollanda, İspanya ve Çin gibi ana pazarlarda da miktar bazlı düşüşler gözlemlenirken; ortalama ihraç fiyatlarının artması ülkelerden elde edilen parasal değerin yüksek kalmasını sağladı. Ülke grupları açısından Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, toplam fındık ihracatındaki yüzde 75,97’lik payı ve 1,87 milyar dolarlık hacmiyle Türkiye'nin en stratejik pazarı olma konumunu sürdürdü. Denizaşırı ülkelere yapılan satışlar yüzde 41,56 oranında azalarak 18 bin ton seviyesinde kaldı. İşlenmiş Fındık Gelirleri İhracatı Sırtladı Ürün grupları incelendiğinde, işlenmiş fındık ürünlerinin stratejik önemi bir kez daha ortaya çıktı. Hammadde niteliğindeki natürel fındık ihracatı miktar bazında yüzde 51,73 düşerek 80 bin 494 tona geriledi. Buna karşın, katma değeri yüksek olan ileri derecede işlenmiş fındık ihracatı yalnızca yüzde 6,62’lik bir miktar kaybı yaşadı ve 76 bin 870 ton olarak gerçekleşti. Üstelik bu ürün grubundan elde edilen toplam gelir, bir önceki sezondaki 596,5 milyon dolar seviyesinden 754,1 milyon dolara yükselerek rekor bir artış kaydetti. Birlik yetkilileri, yeni ihracat sezonunun tüm üreticiler, ihracatçılar ve sektör paydaşları için bereketli geçmesi temennisinde bulunarak verileri kamuoyunun bilgisine sundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.