Hava Durumu

#İspanya

Kırsal Haber - İspanya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İspanya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akdeniz İhracatında Mart Sıçraması Haber

Akdeniz İhracatında Mart Sıçraması

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), 2026 yılı Mart ayında sergilediği yüzde 24'lük büyüme ile ihracatta güçlü bir ivme yakaladı. Kimya ve yaş meyve sebze sektörlerinin domine ettiği Mart ayında 1,81 milyar dolar ihracat rakamına ulaşılırken, yılın ilk çeyreği ise toplamda 4,58 milyar dolarla dengeli bir yükseliş grafiği çizdi. ​Sanayi ve Tarım Ele Ele: İhracatın Lokomotifi Kimya Oldu ​AKİB Koordinatör Başkanı Veysel Memiş, Mart ayı performansının arkasında hem sanayi hem de tarım sektörlerinin eş zamanlı yükselişinin yattığını belirtti. Özellikle kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü, Mart ayında yakaladığı yüzde 71'lik dev artışla toplam ihracatın parlayan yıldızı oldu. ​Mart Ayı Sektörel Artış Oranları: ​Kimya: %71 artış (796,5 milyon dolar) ​Yaş Meyve Sebze: %23 artış (193,5 milyon dolar) ​Demir ve Demir Dışı Metaller: %13 artış (398,9 milyon dolar) ​Avrupa Pazarında Agresif Genişleme ​AKİB’in 2026 stratejisinde pazar çeşitliliği meyvelerini vermeye başladı. Geleneksel pazarlardaki dalgalanmalara rağmen Avrupa hattında rekor artışlar kaydedildi. İspanya ve İtalya gibi kritik pazarlardaki büyüme dikkat çekti. ​İspanya: Mart ayında %165 artış (110,9 milyon dolar) ​İtalya: Mart ayında %79 artış (172,7 milyon dolar) ​Romanya: Mart ayında %50 artış (169,2 milyon dolar) ​Yılın ilk çeyreğinde ise en dikkat çeken sıçrama %166 artış oranıyla Fas pazarında yaşandı. Polonya ve Gürcistan gibi yükselen pazarlar da AKİB’in yeni rotaları arasında yerini aldı. ​Veysel Memiş: "Küresel Ticarette Yeni Bir Oyun Alanı Kuruyoruz" ​Küresel talepteki kırılmalara rağmen dirençli bir yapı sergilediklerini vurgulayan Başkan Veysel Memiş, ihracatın geleceğine dair şu vizyonu paylaştı: ​"Rekabet artık sadece maliyetle değil; hız, esneklik ve sürdürülebilirlik ile belirleniyor. Akdeniz ihracatını yeşil dönüşüm ve dijital altyapı ekseninde yeniden konumlandırıyoruz. Hedefimiz, değişen küresel tedarik zincirinde vazgeçilmez bir üretim üssü olmak."

Körfezdeki Dev Temizlik Dünya Gündeminde Haber

Körfezdeki Dev Temizlik Dünya Gündeminde

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Avrupa’da örnek gösterilen İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği Projesi bu kez uluslararası basının gündemine oturdu. Proje alanına teknik gezi düzenleyen basın mensupları, kusursuz bir şekilde ilerleyen çalışmaları takdir etti. ULUSLARARASI BASIN MENSUPLARI KATILDI Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin çevre yatırımları arasında öne çıkan ve Avrupa’nın en büyük çevre projelerinden biri olarak gösterilen İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği Projesi, uluslararası basının gündemine taşındı. STRATCOM Zirvesi dolayısıyla İstanbul’da bulunan uluslararası basın mensupları, program çerçevesinde Kocaeli’ye gelerek dev projeyi yerinde inceleme fırsatı buldu. BİRÇOK FARKLI ÜLKEDEN GELDİLER Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen STRATCOM Zirvesi için Türkiye’ye gelen uluslararası basın mensupları, sadece Türkiye’nin değil Avrupa’nın en büyük çevre projesini yerinde inceledi. Azerbaycan, Romanya, Vietnam, Bulgaristan, Fas, Mısır, Macaristan ve İspanya başta olmak üzere birçok ülkeden gazetecinin katıldığı program yoğun ilgi gördü. PROJEYİ YERİNDE İNCELEDİLER İzmit Sekapark’taki Maide Restoran’daki program, tanıtım ve proje sunumlarıyla başladı. İzmit Körfezi’nde biriken dip çamurunun çevresel etkileri, müsilajla ilişkisi ve yürütülen çalışmalar uluslararası basın mensuplarına detaylı şekilde anlatıldı. Katılımcılar, su altı görüntüleri ve teknik sunumlarla projenin bilimsel boyutuna da yakından tanıklık etti. Toplantının ardından gazeteciler, tarama gemisiyle dip çamuru temizleme sahasına götürülerek çalışmaları yerinde gözlemledi. Daha sonra susuzlaştırma sahasında yapılan işlemler hakkında bilgi alan heyet, projenin tüm aşamalarını sahada inceleme fırsatı buldu. KENDİ ÜLKELERİNDE GÜNDEME TAŞIYACAKLAR Program sonunda gazeteciler sahada çekimler yaparak yetkililerden bilgi aldı. Birçok yabancı basın mensubu, projenin ölçeği ve çevresel etkisi açısından dikkat çekici olduğunu belirterek kendi ülkelerinde de gündeme taşıyacaklarını ifade etti. DİP ÇAMURU PROJESİNİN AMACI İzmit Körfezi’nin doğu baseninde biriken dip çamuru, su sirkülasyonunu engelleyerek kötü koku, bulanıklık ve ekosistem bozulmasına yol açıyor. Özellikle rüzgarlı havalarda su kolonuna karışan bu çamur, deniz yaşamını olumsuz etkilerken Marmara Denizi’nde görülen müsilaj oluşumunu da tetikliyor. Bu nedenle hazırlanan bilimsel raporlar doğrultusunda dip çamurunun temizlenmesiyle birlikte biyolojik çeşitliliğin korunması ve ekosistemin sürdürülebilirliğinin sağlanması hedefleniyor. AVRUPA’NIN EN BÜYÜK ÇEVRE PROJELERİNDEN BİRİ İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği Projesi kapsamında 468 hektarlık alanda yaklaşık 3,8 milyon metreküp dip çamurunun temizlenmesi planlanıyor. Bu büyüklük yaklaşık 650 futbol sahasına eşdeğer olup, proje Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı iş birliğiyle yürütülüyor. PROJEDE GELİNEN AŞAMA HANGİ DURUMDA? Projede hazırlık süreci 2022 yılında başlatılmış, gerekli uygulama projeleri, yasal izinler ve ihale süreçlerinin tamamlanmasının ardından 2 Mayıs 2023 tarihinde çalışmalar resmen başladı. Bugüne kadar deniz tabanında 195 hektarlık alan temizlenmiş, yaklaşık 1,8 milyon metreküp dip çamuru, yani 120 bin kamyonluk atık deniz ekosisteminden uzaklaştırıldı. Çalışmalar planlanan takvim doğrultusunda aralıksız bir şekilde devam etmekte.

Tarımı Hor Görenler, Yarını Zor Görür! Haber

Tarımı Hor Görenler, Yarını Zor Görür!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, gıda güvenliği ve egemenliği açısından Türkiye'nin büyük bir risk altında olduğunu vurguladı. Mazot ve gübre fiyatlarının tarımı ve çiftçiyi vurduğunu, iktidarın yangını seyrettiğini belirten Barut, bu koşullarda traktörün kontağının dahi çevrilemediğini, adeta altına dönen gübreyi çiftçinin bir gram bile atamadığını vurguladı. "GÜBRE ADETA ALTIN OLDU" Meclis Genel Kurulu'nda İYİ Parti'nin grup önerisi üzerine CHP Grubu adına kürsüye çıkan Ayhan Barut, "2026 yılı gıda güvenliğimiz ve gıda egemenliğimiz açısından çok risk altındadır. Çünkü tarımsal üretimin en önemli temel girdilerinden olan mazotun litresi 80 liraya, gübrenin tonu da 35 bin liraya dayanmıştır. Bu fiyatlarla ekim, dikim yapmak mümkün değildir. Bu fiyatlarla ekim yapmak değil, çiftçi, traktörünün kontağını dahi çeviremez durumdadır; aynı zamanda, gübre de altınla eş değer olmuş, gübrenin gramını dahi tarlasına atamaz durumdadır" dedi. ÖZELLEŞTİRME VE KAPATMA TEPKİSİ Tarımsal üretimde gübre kullanımının öneminden söz eden Barut, iktidarın yanlışlarına da dikkat çekerek şunları anlattı: "Gübre kullanmakla üründe kalite artar, rekolte artar. Üründe gübre kullanmayınca yüzde 20 ila yüzde 80 arasında rekolte kaybı olacaktır. İşte, bu nedenle diyoruz ki: 2026 yılında gıda egemenliğimiz tehlike altındadır. Türkiye'de çiftçimizin kullanmış olduğu gübre yılda 6,5 milyon tondur ve mazot da 3 milyar litredir. Bunların da tamamı -gübrenin yüzde 90'ı, mazotun da tamamı dışa bağımlıdır. Peki, neden dışa bağımlıyız? Çünkü bir zamanlar gübre fabrikaları vardı, kamuya ait, devlete ait; İGSAŞ vardı, TÜGSAŞ vardı, Kütahya, Samsun gübre fabrikaları vardı. Bunlar ne oldu şimdi? Ya özelleştirildi, ya kapatıldı. Bu krize Hürmüz Boğazı'ndaki yaşanan savaşın etkisi de eklenince maalesef çiftçinin mazot ve gübredeki sıkıntısı çok daha arttı ve savaşın şu anda en ağır faturasını da maalesef çiftçimiz ödemektedir. Bu nedenle, çiftçilerimiz bu söylediğim nedenlerden dolayı yabancıların eline ya da özel sektörün eline terk edilmiş durumdadır." "GÜBREDE FİYAT ARTIŞ 135 KATA ULAŞTI" Gübre ve mazot başta olmak üzere tarımsal üretim maliyetlerindeki fahiş artışa değinen Barut, sözlerini şöyle tamamladı: "Gelin, rakamlarla bir tabloya bakalım: 2002 yılında AKP iktidara geldiğinde ürenin 1 tonu 261 liraydı, üre gübrenin; şu anda 35 bin lira, tamı tamına 135 kat artmış durumda. Yine, AKP iktidarı iktidara geldiğinde mazotun litresi 1,1 liraydı, şu anda 76 lira yani 80 liraya dayanmış durumda. Yaklaşık 70 kat fiyat artmış durumda. Buradan sesleniyorum, 'Gübrede, stokta sorun yoktur' diyenlere sesleniyorum: Gelin, Çukurova'ya davet ediyorum, gübre var mı, yok mu değerli arkadaşlar, bir görelim. Olan da gübreyi maalesef şu anda stoklamış ve satmıyor. Tam ekim, dikim dönemi ama çiftçi şu anda perişan değerli arkadaşlar. Yapılması gereken çok basit, tıpkı İspanya'nın yaptığı gibi çiftçiyi ve tarımı koruyacak adımlar atılmalıdır. Mazottaki ve gübredeki ÖTV, KDV kaldırılmalıdır. Eğer bu destekler de yetmiyorsa bunlara ek destek verilmelidir. Tarımı hor görenler değerli arkadaşlar, yarını zor görür. Çiftçiyi desteklerseniz tüketiciyi de desteklemiş olursunuz."

Zeytinyağı Sektörü Doğru Rekolte Çalışması ve AB’den Kota İstiyor Haber

Zeytinyağı Sektörü Doğru Rekolte Çalışması ve AB’den Kota İstiyor

İki sezondur ihracatta kan kaybeden Türk zeytinyağı sektörü, doğru tespit edilen rekolteyle ve Avrupa Birliği’nden alınacak kotayla ihracattaki tıkanıklığı aşmayı hedefliyor. Türk zeytinyağı sektörü, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği tarafından düzenlenen “Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Buluşması”nda bir araya geldi. Sektörün geleceğiyle ilgili yol haritasını belirledi. Sektör buluşmasında rekoltenin doğru tespit edilmesi ve AB’nden kota alınması başlıkları öne çıktı. Zeytin ve zeytinyağı sektöründe ihracat şampiyonları ödüllerine kavuştu Zeytin ağacının tarladan başlayan serüvenini bilimsel temellere oturtarak uluslararası pazarlardaki konumunu ele alma gayreti içinde olduklarını dile getiren Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, sektörün gelişimi için Bakanlıklar, odalar, borsalar, ihracatçı birlikleri dâhil tüm paydaşların omuz omuza hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi. Önceliğimiz öngörülebilir ihracat ortamının tesisi Önümüzdeki dönemde en büyük önceliklerinin öngörülebilir bir ihracat ortamının tesis edilmesi, fiyat istikrarının sağlanması ve ambalajlı ihracatı destekleyen mekanizmaların güçlendirilmesi olacağını vurgulayan Uygun, “Sektörümüz, ithal girdiye bağımlı olmayan yapısı ile ülkemize net döviz kazandıran stratejik bir sektör. Bu gücün sürdürülebilir biçimde ihracata yansıtılması hem üretici hem de ihracatçı açısından hayati önem taşımaktadır. Bu öngörülebilirliği sağlamanın, başarılı bir ihracat stratejisinin ilk adımı; eldeki ürünün, yani rekoltenin doğru tespit edilmesinden geçiyor. Maalesef eksik veya hatalı rekolte verileri, sektörümüz açısından telafisi güç zararlar doğurabilecek yanlış politikaların temelini oluşturuyor” diye konuştu. AB’nden beklentimiz serbest ticaretin ruhuna uygun adil bir rekabet ortamı Türkiye’nin zeytinyağında İspanya’nın ardından dünyanın en büyük ikinci üreticisi konumuna ulaştığını hatırlatan Başkan Uygun sözlerini şöyle sürdürdü; “Avrupa Birliği pazarında karşımıza çıkarılan sembolik 100 tonluk kota; üretim kapasitemiz ve hedeflerimizle bağdaşmamaktadır. Özellikle Kuzey Afrika’daki rakip üretici ülkelere on binlerce tonluk gümrüksüz giriş hakkı tanınırken, Türkiye’ye uygulanan bu sınırlama açık bir negatif ayrımcılık teşkil etmektedir. Bizim beklentimiz bir ayrıcalık değil; serbest ticaretin ruhuna uygun, adil bir rekabet ortamıdır. Avrupa pazarı, katma değerli ve ambalajlı ihracat vizyonumuz açısından kritik öneme sahiptir. Kendi coğrafyamızın bu eşsiz ürününü Avrupa’daki tüketicilere kendi markalarımızla sunabilmemizin önündeki bu tarife engelinin mutlaka aşılması gerekmektedir. Bu noktada, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi sürecinde zeytinyağının hak ettiği kotaya kavuşması, Avrupa pazarındaki konumumuzu doğrudan etkileyecektir. Bu süreçte Brüksel’de müzakere yürüten kıymetli bürokratlarımızın elini güçlendirmek, onlara gerekli tüm veriyi sağlamak ve sektör olarak tek ses hâlinde hareket etmek büyük önem taşımaktadır. Bugün bu salondan çıkacak ortak irade, devletimizin en güçlü dayanağı olacaktır.” Dünya ekonomisinin ve Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyanın hassas bir dönemden geçtiğini dile getiren İhracat Genel Müdür Yardımcısı Tayfun Kılıç, ticaret savaşları ve korumacılık eğilimlerinin her geçen gün güç kazandığını vurguladı. Gıda milliyetçiliği kavramı öne çıktı Dünya’da öngörülebilir dış ticaret politikalarının pandemi ve savaşlar ortamında yıkıldığını aktaran Kılıç, “Belirsizlikler üzerine kurulan dünya dış ticareti devam ediyor. Her sabah Çin ile ABD arasında ticaret savaşları devam ederken bölgemizdeki savaşlarla karşı karşıya kaldık. Bölgemizdeki savaşlar ve jeopolitik gerilimler gıdanın artık sadece bir ticaret kalemi olmadığını bizlere bir kez daha göstermiştir. Gıda bugün toplumsal istikrarın ve ulusal güvenliğin en stratejik parçası haline gelmiştir. Birçok ülkenin gıda ihracatına kısıtlamağa getirdiği, gıda milliyetçiliği kavramının öne çıktığı bir dönemden geçiyoruz. Bu süreci geçici bir kriz olarak değil, küresel ticaretin yeni ve yapısal bir gerçeği olarak okuyoruz. Ticaret Bakanlığı olarak bu riskli ortamda hem iç piyasa dengemizi korumak hem de Türkiye'yi dünyanın en güvenilir gıda tedarikçisi olarak konumlandırmanın çalışmalarını yapıyoruz” ifadelerini kullandı. Türk tarım sektörünün 75 milyar dolarlık bir tarımsal hasılaya sahip olduğunu ifade eden Kılıç şöyle devam etti; “Bu rakam ülkemizin üretim gücünü ve emek yoğun çalışmasını temsil ediyor. 2025 yılı itibariyle tarım ürünleri ihracatımız 32,6 milyar dolar seviyesine ulaştı. 2026 yılında bu performansımız devam edecek. Zeytinyağı ihracatımızda ambalajlı ürünün genel toplam içerisindeki payı 2025 yılında yüzde 70 seviyesine ulaştı. Geçen yıl zeytinyağında yaşadığımız ihracat gerilemesinin yanında ambalajlı ihracat yüzümüzü güldüren bir taraf oldu.” Fuar desteklerinden TURQUALITY’ye, e-ihracattan URGE projelerine kadar geniş bir yelpazede ihracatı desteklediklerini aktaran Kılıç, “2025 yılında ihracatçılarımıza toplam 33 milyar TL kaynak sunduk. 2026'da ise bu desteği 45 milyar TL'ye yükselttik. URGE projelerimiz kapsamında tarım sektörlerinde 20 aktif projemiz devam etmekte. Bu projelerde 478 firmamız yer alıyor. 2025 yılında tarım söktürüne yönelik 14 sektörel ticaret heyeti ve 5 alım heyeti düzenledik. Bu heyetlerin ikisi doğrudan zeytin ve zeytinyağı sektörüne yönelik gerçekleştirildi” dedi. Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Buluşması’nın “Sürdürülebilir Zeytin Tarımı için Bilimsel Rekolte Tespit Yöntemleri” başlıklı ilk oturumunu Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım modere etti. Panelde; İspanya Tarım Bakanlığı Zeytinyağı ve Endüstriyel Bitkiler Dairesi’nden Fernando Mosquera Escribano, Endülüs Bölgesel Hükümeti Tarım Departmanı Araştırma ve İstatistik Başkanı Juan Bascón Fernández, Zeytincilik Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Murat Özaltaş ve Doktar Kurucu Ortağı Tanzer Bilgen konuşmacı olarak yer aldı. İkinci oturum olan “Türk Zeytinyağının Rekabet Gücü ve Avrupa Birliği Kotaları” paneli de yine Ali Ekber Yıldırım moderatörlüğünde düzenlendi. Panelde; Tarım ve Orman Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Volkan Güngören, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Tarım Dairesi Başkanı Halis Kaya, Ticaret Bakanlığı Uluslararası Anlaşmalar ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Avrupa Birliği ile Kurumsal İlişkiler ve Tarım Dairesi Başkanı Ahmet Selçuk Nalbant ve Türkiye İhracatçılar Meclisi Brüksel Temsilcisi Mehmet Tan görüş ve değerlendirmelerini paylaştı. Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Buluşması sonrasında 2025 yılında sofralık zeytin ve zeytinyağı sektöründe 6 kategoride 32 firmanın ödüllendirildiği “Zeytin ve Zeytinyağı İhracatının Yıldızları Ödül Töreni” gerçekleştirildi. Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Buluşması’na Verde Yağ Altın Sponsor olurken, Uygun Rafine Yağ Sanayi., Yunuslar Tarım Ürünleri, İzmir Ticaret Borsası, Kozoliv Gıda Ürünleri ve Ticaret ve Sanayi Kontuvarı Gümüş Sponsor olarak destek verdiler. Günkar Gıda, Eroğlu Gıda, Yeniçağ Gıda, Eker Gıda, Zer Zeytincilik, Balsarı Yağ ve Aydın Ticaret Borsası Bronz Sponsor olarak yer aldılar. EGE ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI İHRACATÇILARI BİRLİĞİ İHRACATIN YILDIZLARI ÖDÜL TÖRENİ ÖDÜL ALAN FİRMALAR LİSTESİ SOFRALIK ZEYTİN İHRACATINDA İLK 10 FİRMA EKER GIDA NAK. İNŞ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. YUNUSLAR TARIM ÜR. GIDA İNŞ. SAN. VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. AYDONA GIDA İNŞ. PETR. İLETİŞİM KUY. TUR. NAK.OTO.SAN.İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. MAROLİ GIDA SAN. VE DIŞ TİC. A.Ş. ZER ZEYTİNCİLİK TARIM ÜRÜNLERİ GIDA SAN.VE TİC. A. Ş. SAHA TARIM ÜR. İTH. İHR. LTD. ŞTİ. GÜNKAR İNŞAAT GIDA TEKS. İTH. İHR. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. UGS-URLA GIDA VE TARIM ÜR. SAN. VE TİC. A.Ş. AKSA ZEYTİNCİLİK GIDA SAN. TİC. LTD. ŞTİ. EROĞLU YERLİ ÜRÜNLER GIDA TUR. İHR. İTH.SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ ZEYTİNYAĞI İHRACATINDA İLK 10 FİRMA VERDE YAĞ BESİN MADDELERİ SAN. VE TİC.A.Ş. KOZMOPOLİTAN GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. SAVOLA GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. TİCARET VE SANAYİ KONTUVARI TÜRK A.Ş. YONCA GIDA SAN. İŞL. İÇ VE DIŞ TİC. A.Ş. KAHRAMAN YAĞ VE GIDA SAN. TİC. LTD. ŞTİ. POYRAZ ZEYTİNYAĞI TAR. SAN. VE TİC. A.Ş. BUNGE GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. OVE GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. ALHATOĞLU ZEYTİNCİLİK GIDA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. SOFRALIK ZEYTİN EN KATMA DEĞERLİ İHRACAT ÖDÜLLERİ 1878 ZEYTİN ÜRÜNLERİ SAN. TİC. A.Ş. RAPUNZEL ORGANİK TAR. ÜR. VE GIDA TİC. LTD. ŞTİ. HENRY LAMOTTE GIDA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. SOFRALIK ZEYTİN İHRACAT ARTIŞI SIRALI LİSTE LİDER DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. SÜLEYMAN AYDIN GIDA NAK. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. ÇOBANOĞLU ZEYTİNCİLİK SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. ZEYTİNYAĞI EN KATMA DEĞERLİ İHRACAT ÖDÜLLERİ HERŞEYMERŞEY MAĞAZACILIK A.Ş. DARDANOS İHR.İTH. TİC. LTD. ŞTİ. NOVA VERA GIDA VE TAR. SAN.TİC.A.Ş. ZEYTİNYAĞI İHRACAT ARTIŞI SIRALI LİSTE ERORHAN GIDA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. ZER SALÇA KONSERVE TAR. ÜR. GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. BESTOLİO GIDA LTD. ŞTİ.

Hazır Giyim Sektöründe Rüzgar Akdeniz’den Esiyor Haber

Hazır Giyim Sektöründe Rüzgar Akdeniz’den Esiyor

Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (AHKİB), şubat ayında ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28,7 artırarak 40,6 milyon dolar seviyesine taşıdı. Yılın ilk iki aylık döneminde ise Birlik ihracatı yüzde 22,2 artışla 87,6 milyon dolar olarak gerçekleşti. AHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Tekin, küresel talepteki dalgalanmalar ve sektörde yaşanan maliyet baskılarına rağmen Akdenizli hazır giyim ihracatçılarının güçlü bir performans ortaya koyduğunu belirtti. Başkan Tekin, “Türkiye genelinde hazır giyim ve konfeksiyon sektörü şubat ayında yüzde 1,9’luk daralma yaşayarak 1,32 milyar dolar seviyesinde gerçekleşirken, AHKİB olarak aynı dönemde ihracatımızı önemli ölçüde yükselttik. Bu tablo, bölgemizdeki üreticilerimizin rekabet gücünü ve pazar çeşitliliğini artırma yönündeki çabalarının olumlu sonuç verdiğini gösteriyor.” dedi. Dış giyim liderliğini korudu, ev tekstilinde talep arttı Şubat ayında AHKİB’in ihracatı ürün grupları bazında incelendiğinde bayan dış giyim sektörü 17,9 milyon dolar ihracat ve yüzde 44 pay ile ilk sırada yer aldı. Bu kalemde ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artış gösterdi. Bay dış giyim ürün grubu ise 9,7 milyon dolar ihracat ve yüzde 24 pay ile ikinci sırada yer alırken, bu kategoride yüzde 36’lık güçlü bir artış kaydedildi. Şubat ayında ihracat artışının öne çıktığı ürün grupları arasında pamuklu ev tekstili, diğer ev tekstili ürünleri ve giyim aksesuarları yer aldı. Bu dönemde pamuklu ev tekstili ihracatı yüzde 50 artışla 2,5 milyon dolara, diğer ev tekstili ürünleri yüzde 24 artışla 2 milyon dolara ve giyim aksesuarları yüzde 56 artışla 1,7 milyon dolara ulaştı. İhracat artışının en dikkat çekici olduğu ürün grupları arasında yünlü yatak kıyafetleri, diğer spor ve yüzme kıyafetleri ile suni-sentetik ev tekstili ürünleri öne çıktı. Bu dönemde yünlü yatak kıyafetleri ihracatı yüzde 810 artışla 256,5 bin dolara, diğer spor ve yüzme kıyafetleri yüzde 725 artışla 195,7 bin dolara, suni ve sentetik ev tekstili ürünleri ise yüzde 241 artışla 1 milyon dolara ulaştı. Bu güçlü artışlar, söz konusu ürün gruplarında talebin belirgin şekilde hız kazandığını ortaya koydu. Başkan Gürkan Tekin, “Tacikistan, İspanya, Almanya ve Polonya gibi ülkelere yapılan ihracatta dikkat çekici artışlar yaşandı. Özellikle Tacikistan pazarında elde ettiğimiz ivme, yeni pazarlardaki potansiyelimizi göstermesi açısından önemli." diye konuştu. Hollanda, Irak ve Tacikistan şubat ihracatında öne çıktı Şubat ayında AHKİB ihracatı ülkelere göre incelendiğinde Hollanda yüzde 18 pay ile ilk sırada yer aldı. Bu ülkeye yapılan ihracat yaklaşık 7,5 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Hollanda’yı yüzde 12 pay ve 4,7 milyon dolar ile Irak, yüzde 11 pay ve 4,3 milyon dolar ile Tacikistan takip etti. Listenin devamında İspanya ve Almanya öne çıkan Avrupa pazarları arasında yer alırken, Polonya, Kazakistan, Lübnan, Belarus ve Fransa da AHKİB ihracatında önemli paya sahip ülkeler arasında sıralandı. Başkan Gürkan Tekin, ihracatın coğrafi dağılımına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Şubat ayında Avrupa Birliği pazarında güçlü konumumuzu korurken Orta Doğu ve Orta Asya ülkelerinde de ihracatımızın ivme kazandığını görüyoruz. Özellikle Hollanda, İspanya ve Almanya gibi Avrupa pazarlarının yanı sıra Irak, Tacikistan ve Kazakistan gibi gelişen pazarlarda elde edilen artışlar, pazar çeşitlendirme stratejimizin doğru yönde ilerlediğini gösteriyor.” Tekin, hazır giyim sektöründe rekabet gücünü koruyabilmek için hızlı teslimat, tasarım gücü ve sürdürülebilir üretim odaklı stratejilerin önümüzdeki dönemde ihracat performansını desteklemeye devam edeceğini de sözlerine ekledi.

Eskişehir'de ERASMUS+ Arıcılık Çalıştayı Haber

Eskişehir'de ERASMUS+ Arıcılık Çalıştayı

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından koordine edilen ve Erasmus+ Mesleki İş Birliği Programı kapsamında hibe almaya hak kazanan Best Honey Projesi faaliyetleri çerçevesinde “Arı Hastalıkları ve Tedavileri Çalıştayı” gerçekleştirildi. Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen ve Fransa, İspanya ile İtalya’nın proje ortağı olduğu, “En İyi Bal İçin Hijyen, Paketleme ve Üretim Standartlarının AB Düzeyinde İncelenmesi - Best Honey” projesinin beşinci faaliyeti olarak düzenlenen çalıştayın açılışında konuşan İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil, dünya genelinde arı popülasyonundaki azalmanın yalnızca arıcılık sektörünü değil; gıda güvenliğini, tarım ekonomisini ve ekosistemin bütünlüğünü de tehdit eden küresel bir sorun olduğunu vurguladı. İl Müdürü Yüksel Çil konuşmasında, arıları korumanın, arıcılığı desteklemenin ve doğru üretim modelleriyle geleceğe yatırım yapmanın artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirterek, bu bilinçle yürütülen çalışmaların kurumların desteğiyle daha güçlü bir yapıya kavuşacağına inandığını ifade etti. Arıcıların emeği, bilim insanlarının bilgisi ve yöneticilerin vizyonuyla Türkiye’nin bu alanda daha ileri noktalara taşınmasının ortak sorumluluk olduğunu söyledi. Proje faaliyetleri hakkında bilgi veren İl Tarım ve Orman Müdürlüğü personeli ve proje koordinatörü Dr. Hatice Olcay, projenin başlangıcından bugüne kadar proje ortağı ülkelerle gerçekleştirilen çalışmalar hakkında sunum yaptı. Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Aydın ise çalıştay kapsamında verdiği eğitimde; Türkiye’de bal arıcılığının mevcut durumu, arıcılıkta verimliliği artıran teknolojik yenilikler, koloni yapısı ve özellikleri, arı hastalıklarının yönetimi, mevzuata uyum, başlıca arı hastalıkları (bakteriyel, paraziter ve viral), teşhis ve tedavi yöntemleri, arıcılık ekipmanları, koloni çöküş sendromu, oğul yönetimi ve arı sütü üretim teknikleri hakkında detaylı bilgiler paylaştı. Yüksek katılımla gerçekleştirilen çalıştayın sonunda katılımcılara sertifika verildi.

Türk Organik Sektörü BIOFACH 2026 Organik Ürünler Fuarı’na Çıkarma Yaptı Haber

Türk Organik Sektörü BIOFACH 2026 Organik Ürünler Fuarı’na Çıkarma Yaptı

Türk organik sektörü, organikte dünyanın en büyük buluşması Nürnberg BIOFACH 2026 Organik Ürünler Fuarı’na 41 firmayla çıkarma yaptı. Türk organik sektörü, Avrupa’da ve dünyanın dört bir tarafında yükselen organik ürün talebinden daha fazla pay almak için Türk organik sektörünün potansiyelini sergiledi. 2 milyar dolar ihracat hedefine ulaşmak için büyük bir adım attı. Türkiye Milli Katılım Organizasyonu Ege İhracatçı Birlikleri’nce bu yıl 28. kez gerçekleştirilen BIOFACH 2026 Organik Ürünler Fuarı’nda Türk firmaları kuru meyve, hububat, bakliyat, meyve suyu, dondurulmuş meyve-sebze, fındık ve sağlıklı atıştırmalık ürün gruplarıyla Türk organik sektörünün çeşitliliğini ve rekabet gücünü uluslararası profesyonellere tanıttı. BIOFACH 2026 Organik Ürünler Fuarı’na 25 yılı aşkın süredir Türk organik sektörünün güçlü bir şekilde tanıtımı için Türkiye Milli Katılım Organizasyonu gerçekleştirdikleri bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, günümüzde Türk organik sektörünün 250’den fazla ürün çeşidiyle dünyanın en güçlü tedarikçilerinden biri haline geldiğini Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri, Japonya başta olmak üzere organik ürün tüketiminde öne çıkan pazarlarda güçlü tedarikçi olduklarının altını çizdi. Nürnberg Biofach Organik Gıda Fuarı’nda, Türk organik ürünlerinin ulaştığı kalite ve kapasiteyle organik ürün ithalatçılarından tam not aldığının altını çizen Işık, “Türk organik sektörü 35 yıldır yaptığı yatırımlar sayesinde ihracatta 1 milyar dolar barajını aştı. 2 milyar dolar ihracat hedefimize ulaşmak için Fuarlar, TURQUALITY ve UR-GE projeleri, sektörel ticaret heyetleri, alım heyetleriyle pazarlama faaliyetlerine ağırlık veriyoruz. BIOFACH 2026’da, değer zincirinin tamamına yayılan ürün gamıyla yaklaşık 2.200 katılımcı firma ve yaklaşık 90 ülkeden uluslararası organik topluluğu Nürnberg’de buluştu. Almanya dışında İtalya, Hollanda, Hindistan, Avusturya ve İspanya en güçlü uluslararası katılımcılar arasında öne çıktı. Hindistan bu sene Partner ülke olarak yer aldı” şeklinde konuştu. Türkiye Standında, ziyaretçi temasını artırmak, ürün deneyimini güçlendirmek ve Türkiye markasını görünür kılmak üzere bir proje yürüttükleri bilgisini veren Başkan Işık şöyle devam etti: “Türkiye Milli Katılımı kapsamında fuarda 100 m² büyüklüğünde yemek tanıtım alanı kurguladık. Profesyonel şef eşliğinde tadım etkinliği düzenledik. Ziyaretçilere katılımcı firmaların profillerini içeren tanıtım kitapçığı sunduk ve trend alanındaki ekranlarda Türkiye’yi ve ihracat sektörlerini tanıtıcı içerikler fuar süresince gösterdik.” BIOFACH 2026 Fuarı’na Türkiye Milli Katılımı Organizasyonuyla 17 firma katıldı. Milli Katılımda yer alan firmalar; “Armada Gıda Ticaret Sanayi A.Ş., Dervişoğlu Bakliyat A.Ş., NİMEKS ORGANİK TARIM ÜRÜNLERİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ, Işık Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş., GÖKNUR GIDA MADDELERİ ENERJİ İMALAT İTH. İHR. TİC. VE SAN. A.Ş., TUNAY GIDA SANAYİ VE TİCARET A.Ş, GLOBAL KURUYEMİŞ ŞEKERLEME GIDA SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, KESEBETLER GIDA MADDELERİ HAYVANCILIK NAKLİYAT İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, SANEKS KURU İNCİR İŞL. VE TİC. A.Ş., Pagmat Gıda A.Ş., Osman Akça Tarım Ürünleri İth. İhr. San. ve Tic. AŞ, YILDIZAGRO GIDA İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ, DURUKAN SEKERLEME SAN. TIC. A.Ş., TERRASTAR TARIM İNŞ. TURİZM SAN. VE TİC. A.Ş., HATTİ GIDA A.Ş., SENOCAK GIDA FINDIK ENT.TURZ.NAK.İNŞ.SAN.TİC.LTD.ŞTİ ve FRESHBAK DOĞAL GIDA SANAYİ VE TİCARET AŞ” oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.