Hava Durumu

#İspanya

Kırsal Haber - İspanya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İspanya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Egeli İhracatçılar Zorlukları Aştı: İhracatın Yarısı Avrupa Birliği’ne! Haber

Egeli İhracatçılar Zorlukları Aştı: İhracatın Yarısı Avrupa Birliği’ne!

Son üç yıldır enflasyon ve döviz kuru arasındaki dengesizlik nedeniyle rekabet gücü baskılanan Egeli ihracatçılar, 2026 yılına hızlı bir giriş yaptı. Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), 2026’nın Ocak-Nisan döneminde ihracatını yüzde 4 artırarak 6 milyar 155 milyon dolar seviyesine taşıdı. ​Avrupa Birliği Pazarı Ege İçin Vazgeçilmez Oldu ​EİB’nin 2026 yılı ilk dört aylık verilerine göre, geleneksel pazar olan Avrupa Birliği (AB), Egeli ihracatçıların kalesi olmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde 2 milyar 689 milyon dolar olan AB ihracatı, yüzde 13,4’lük bir yükselişle 3 milyar 50 milyon dolara ulaştı. ​Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, her 100 dolarlık ihracatın 50 dolarının AB ülkelerine yapıldığını belirterek, AB’nin toplam ihracattaki payının yüzde 45’ten yüzde 50’ye çıktığını vurguladı. Ege, bu performansıyla Türkiye genelindeki yüzde 46’lık AB payı ortalamasının da üzerine çıkmış oldu. ​Zirvenin Sahibi Almanya, Yıldızı İtalya Oldu ​Ülke bazlı sonuçlarda Almanya, 605 milyon dolarlık ihracat rakamı ile liderliğini sürdürdü. Almanya’yı 507 milyon dolar ile Amerika Birleşik Devletleri takip ederken, dönemin en dikkat çeken çıkışı İtalya’dan geldi. İtalya’ya yapılan ihracat yüzde 26 artarak 459 milyon dolara ulaştı. ​Pazardaki diğer önemli gelişmeler ise şu şekilde gerçekleşti: ​İspanya: Yüzde 19’luk artışla 336 milyon dolar ihracat yapılarak İngiltere geride bırakıldı. ​Uzak Pazarlar: Çin’e yapılan ihracat yüzde 24 artışla 209 milyon dolara yükseldi. ​Alternatif Pazarlar: Yemen’e yapılan ihracatta yüzde 136, Suriye’de ise yüzde 94’lük rekor artışlar kaydedildi. ​Dünya Ticareti Daralırken Ege Büyüyor ​Küresel ekonomik daralma sinyallerine dikkat çeken Başkan Muhammet Öztürk, IMF ve Dünya Ticaret Örgütü’nün 2026 yılı için büyüme tahminlerini düşürdüğünü hatırlattı. Dünya ticaretinin 2025’e oranla daha zorlu geçeceği öngörülürken, EİB üyelerinin 204 farklı gümrüklü bölgeye ulaşarak ihracatlarını geliştirmesinin büyük bir başarı olduğunu ifade etti. ​İlk 10 Ülkenin Payı Artıyor ​Ege’nin en çok ihracat yaptığı ilk 10 ülke (Almanya, ABD, İtalya, İspanya, İngiltere, Hollanda, Fransa, Çin, Yunanistan ve Rusya), toplam ihracattan aldığı payı yüzde 53’e çıkardı. Bu ülkeler yapılan toplam ihracat, geçen yıla oranla yüzde 9,4 artarak 3 milyar 286 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.

Eskişehir’in Arıcılık Projesi Fransa’da Haber

Eskişehir’in Arıcılık Projesi Fransa’da

Eskişehir Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından yürütülen ve arıcılık sektöründe Avrupa standartlarını hedefleyen bestHONEY projesi, uluslararası arenada ses getirmeye devam ediyor. Projenin 5. Uluslararası Toplantısı, 8-10 Nisan 2026 tarihlerinde Fransa’nın Compiègne kentinde gerçekleştirildi. ​Avrupa’nın Arıcılık Devleri Fransa’da Buluştu ​"En İyi Bal İçin Hijyen, Paketleme ve Üretim Standartlarının AB Düzeyine Getirilmesi" vizyonuyla hayata geçirilen projede; Türkiye, Fransa, İtalya ve İspanya'dan önemli kurumlar iş birliği yapıyor. Compiègne Teknoloji Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya katılan ekipler, bal üretiminde kaliteyi artıracak standartlar üzerine çalıştı. ​Yüksel Çil: "Uluslararası Ortaklıklar Geleceğin Anahtarı" ​Toplantının açılışında konuşan Eskişehir Tarım ve Orman İl Müdürü Yüksel Çil, mesleki iş birliği projelerinin Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki bağları güçlendirdiğini vurguladı. Çil, bu tür ortaklıkların gelecekteki tarım projelerine temel oluşturacağını ifade etti. ​"Uluslararası ortaklıklar, sadece bugünkü standartlarımızı yükseltmekle kalmıyor, aynı zamanda gelecekte yürüteceğimiz vizyon projelerine de çok önemli katkılar sağlıyor." — Yüksel Çil ​Teknik Gezi ve Tecrübe Paylaşımı ​Toplantı sadece masa başı çalışmalarla sınırlı kalmadı. Proje Koordinatörü Veteriner Hekim Dr. Hatice Olcay, projenin bütçe kullanımı ve gelecek faaliyetleri hakkında sunum yaparken, heyet Fransa’daki modern arıcılık tesislerine teknik gezi düzenledi. ​Proje kapsamında, Bal üretiminde AB uyumlu hijyen kurallarının belirlenmesi, Modern ve sağlıklı paketleme tekniklerinin yaygınlaştırılması, İtalya (Bari ve Agrigento), İspanya (Barselona) ve Fransa’daki uzmanların tecrübe aktarılması yer aldı. ​bestHONEY Projesi Nedir? ​Erasmus+ Programı Mesleki İşbirliği Ortaklıkları kapsamında yürütülen bu proje, Eskişehir’den başlayarak Avrupa genelinde bal üretim kalitesini standardize etmeyi amaçlıyor. Üç gün süren yoğun saha ve ofis çalışmalarının ardından katılımcılara sertifikaları takdim edildi.

AKİB’den Nisan Ayında Dev Atak: İhracat Yüzde 27 Artışla 1,65 Milyar Dolara Ulaştı Haber

AKİB’den Nisan Ayında Dev Atak: İhracat Yüzde 27 Artışla 1,65 Milyar Dolara Ulaştı

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), 2026 yılı Nisan ayında sergilediği performansla Türkiye’nin dış ticaretine damga vurdu. AKİB Koordinatör Başkanı Veysel Memiş tarafından açıklanan verilere göre, bölge ihracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine oranla %27 artarak 1,65 milyar dolara yükseldi. ​Bu güçlü büyüme ivmesiyle birlikte, 2026 yılının ilk dört aylık döneminde (Ocak-Nisan) toplam ihracat %11 artışla 6,3 milyar dolara ulaştı. Yıllıklandırılmış bölge ihracatı ise 17,4 milyar dolar seviyesine tırmandı. ​Sektörel Bazda Kimya ve Demir-Çelik Lokomotif Oldu ​Nisan ayı performansının ana itici gücü katma değerli üretim yapan sektörler oldu. AKİB bünyesindeki birliklerin ihracat karnesinde özellikle kimyevi maddeler ve demir-çelik sektörlerindeki rekor artışlar dikkat çekti. ​AKİB Nisan Ayı Sektörel Performans Özeti: ​Kimyevi Maddeler ve Mamulleri: 581,9 milyon dolar (%27 artış) ile birinciliği göğüsledi. ​Demir ve Demir Dışı Metaller: 418 milyon dolar (%46 artış) ile en güçlü büyüme oranlarından birini yakaladı. ​Hububat, Bakliyat ve Yağlı Tohumlar: 173,3 milyon dolar (%29 artış) ile üçüncü sırada yer aldı. ​Yaş Meyve Sebze: 162,9 milyon dolar (%41 artış) ile tarım sektöründeki gücünü korudu. ​Diğer Sektörler: Tekstil 103,7 milyon dolar, Mobilya ve Orman Ürünleri 91,2 milyon dolar, Hazır Giyim ise 41,4 milyon dolarlık katkı sağladı. ​Avrupa ve Kuzey Afrika’da Pazar Derinliği Artıyor ​Başkan Veysel Memiş, AKİB’in pazar çeşitlendirme stratejisinin somut sonuçlar verdiğini vurguladı. Nisan ayında en fazla ihracat yapılan ülkeler İtalya (145,2 milyon $), Romanya (141,8 milyon $) ve Irak (108,8 milyon $) olurken, bazı pazarlarda üç haneli büyüme oranları kaydedildi. ​En Hızlı Büyüyen Pazarlar: ​İspanya: %183 artış (84,4 milyon $) ​Fas: %154 artış (35,1 milyon $) ​Mısır: %88 artış (65,4 milyon $) ​İtalya: %80 artış ​Ukrayna: %74 artış ​Başkan Memiş, "İspanya ve İtalya gibi zorlu Avrupa pazarlarında bu denli yüksek artış yakalamak, doğru ürün konumlandırmasının sonucudur. Fas ve Mısır gibi Kuzey Afrika hatlarındaki ivme ise lojistik avantajlarımızı etkin kullandığımızı gösteriyor," dedi. ​"Üretim ve İhracata Desteklerle İvme Korunacak" ​AKİB Koordinatör Başkanı Veysel Memiş, hükümet tarafından açıklanan "Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı" ve sağlanan teşviklerin ihracatçılar için hayati önem taşıdığını belirtti. ​Başkan Memiş, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: ​"Kurumlar vergisi indirimi ve döviz dönüşüm desteğinin uzatılması, maliyet baskısı altındaki üreticimize nefes aldırmıştır. Kur, maliyet ve talep dengesi kritikliğini korusa da üretim kabiliyetimiz ve esnek pazar yapımızla yılı çift haneli büyüme ile kapatmayı hedefliyoruz." ​Öte yandan, Irak pazarındaki yatay seyir ile Almanya ve Fransa gibi geleneksel pazarlardaki zayıf talebe dikkat çeken Memiş, bu durumu bir risk olarak değil, pazar çeşitlendirme stratejisini güçlendirmek için bir fırsat olarak okuduklarını sözlerine ekledi.

Su Ürünleri Sektörü İlk Çeyrekte İhracatını Yüzde 24 Artırdı Haber

Su Ürünleri Sektörü İlk Çeyrekte İhracatını Yüzde 24 Artırdı

İhracatın yıldız sektörlerinden su ürünleri sektörü ihracatta başarı hikayesi yazmaya 2026 yılının ilk çeyreğinde de devam etti. 2025 yılının ocak – mart döneminde 445 milyon dolarlık ihracata imza atan Türk su ürünleri sektörü, 2026 yılının aynı döneminde ihracatını yüzde 24’lük artışla 552 milyon dolara ulaştırdı. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Türk su ürünleri sektörünün; Levrek, Çipura, Türk Somonu, Orkinos, Alabalık, Kaya Levreği ve Diğer Su Ürünleri kategorilerinin tamamında ihracat artış başarısı gösterdiğini dile getirdi. Levrek liderliğini sürdürdü Levrek ihracatının yüzde 29’luk artış ve 185 milyon dolarlık tutarla ilk sıradaki yerini koruduğu bilgisini veren Demir, “Çipura ihracatımız yüzde 18’lik artışla 140 milyon dolara ilerledi. Türk su ürünleri sektörümüzün son 10 yıllık süreçte dünya sofralarına ikramı olan Türk somonu yüzde 8’lik ihracat artışıyla 84 milyon dolardan 91 milyon dolara yükseldi. Orkinos ihracatımız yüzde 155’lik rekor artışla 18,5 milyon dolardan 47 milyon dolara sıçradı. Alabalık ihracatından 29,3 milyon dolar, kaya levreğinden 7 milyon dolar döviz geliri elde ettik. Diğer su ürünleri ihracatımız 45 milyon dolardan 52 milyon dolara çıktı” şeklinde konuştu. Su ürünleri ihracatında aslan payı Egeli balıkçıların 2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’nin 552 milyon dolarlık su ürünleri ihracatının 370 milyon dolarlık büyük dilimini Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği üyesi ihracatçıların gerçekleştirdiğini vurgulayan Başkan Demir şöyle devam etti: “Egeli ihracatçılar Türkiye’nin su ürünleri ihracatının yüzde 67’sini yaptı. Bir başka ifadeyle her üç balık ihracatımızın ikisinin altında Egeli ihracatçıların imzası vardı. Egeli ihracatçılar levrek ve çipura ihracatında daha parlak bir başarı hikayesi yazdılar. Türkiye’nin levrek ihracatında Egeli ihracatçıların payı yüzde 90’a ulaştı. Çipura ihracatında Egeli ihracatçılar yüzde 84’ü temsil etti.” 21-23 Nisan 2026 tarihlerinde Barcelona’da dünyanın en büyük deniz ürünleri fuarından biri olan Seafood Expo Global’de Türk su ürünleri sektörünün gücünü ve potansiyelini dünyanın dört bir tarafından gelen satın almacılara gösterdiklerini paylaşan Demir, “Türkiye pavilyonu, fuar boyunca gerçekleştirdiği tanıtım ve tadım etkinlikleriyle öne çıkarken, ünlü şeflerin Türk su ürünleriyle hazırladığı özel menüler katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Fuar ile eş zamanlı olarak 21 Nisan 2026 tarihinde Barcelona Marina’da yer alan Velissima Restaurant’ta gerçekleştirilen “Mediterranean Taste of Turkish Seafood” temalı tadım etkinliği, Ege, İstanbul ve Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri tarafından ortaklaşa yürütülen Turkish Seafood Turquality Projesi kapsamında organize edildi. Söz konusu etkinliğe Türk su ürünleri ihracatçı firma temsilcileri, yerli ve yabancı basın mensupları, potansiyel yabancı alıcı ve distribütörler, sektörün önde gelen kurum ve kuruluşları ile yabancı sosyal medya etkileyicileri katıldı. Dünyaca ünlü şefler Francesco Mattana ve Thomas Straker da Turkish Seafood Turquality Projesi kapsamında organize edilen bu tadım etkinliğine katılarak Türk su ürünlerinin eşsiz lezzetlerini deneyimledi ve ürün çeşitliliği hakkında bilgi aldı. Etkinlikte yabancı şefler tarafından Türk balıklarıyla hazırlanan özel pişirim ve sunumlar gerçekleştirilirken, Türk su ürünlerinin yüksek kalitesi, çeşitliliği ve dünya mutfağına entegrasyonu vurgulandı. Bu kapsamlı tanıtım faaliyetleriyle Türk su ürünlerinin özellikle Akdeniz gastronomisindeki güçlü konumunun uluslararası alanda daha da pekiştirilmesi hedeflendi” ifadelerini kullandı. İhracatta ilk üç ülke Rusya, İtalya ve Hollanda oldu Türk su ürünleri sektörünün en çok ihracat yaptığı ülkeler hakkında da bilgi veren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Rusya’nın 88 milyon dolarlık taleple zirvedeki yerini koruduğunun altını çizdi. İkinci sıradaki İtalya’ya ihracatımızın yüzde 12’lik artışla 64 milyon dolardan 72 milyon dolara çıktığını ifade eden Demir, “Zirvenin üçüncü basamağında 57 milyon dolarlık ihracatla Hollanda yer aldı. Yunanistan’a ihracatımız yüzde 30’luk artışla 43,4 milyon dolardan 56,4 milyon dolara ilerledi. İngiltere 52,7 milyon dolarlık Türk su ürünleri talep etti. En dikkat çekici ihracat artışımız yüzde 151’le Japonya’ya oldu. 2025 yılı ilk çeyreğinde 13,5 milyon dolarlık su ürünleri gönderdiğimiz Japonya’ya 2026’nın ocak-mart döneminde 33,7 milyon dolarlık ihracat yaptık. ABD 32 milyon dolarlık, Almanya 19 milyon dolarlık İspanya 13 milyon dolarlık, Güney Kore 11,5 milyon dolarlık su ürünleri talebiyle ilk 10 ülke arasında yer aldılar. Su ürünleri ihraç ettiğimiz ülke sayısı 72’ye ulaştı” diyerek sözlerini noktaladı

Akdeniz İhracatında Mart Sıçraması Haber

Akdeniz İhracatında Mart Sıçraması

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), 2026 yılı Mart ayında sergilediği yüzde 24'lük büyüme ile ihracatta güçlü bir ivme yakaladı. Kimya ve yaş meyve sebze sektörlerinin domine ettiği Mart ayında 1,81 milyar dolar ihracat rakamına ulaşılırken, yılın ilk çeyreği ise toplamda 4,58 milyar dolarla dengeli bir yükseliş grafiği çizdi. ​Sanayi ve Tarım Ele Ele: İhracatın Lokomotifi Kimya Oldu ​AKİB Koordinatör Başkanı Veysel Memiş, Mart ayı performansının arkasında hem sanayi hem de tarım sektörlerinin eş zamanlı yükselişinin yattığını belirtti. Özellikle kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü, Mart ayında yakaladığı yüzde 71'lik dev artışla toplam ihracatın parlayan yıldızı oldu. ​Mart Ayı Sektörel Artış Oranları: ​Kimya: %71 artış (796,5 milyon dolar) ​Yaş Meyve Sebze: %23 artış (193,5 milyon dolar) ​Demir ve Demir Dışı Metaller: %13 artış (398,9 milyon dolar) ​Avrupa Pazarında Agresif Genişleme ​AKİB’in 2026 stratejisinde pazar çeşitliliği meyvelerini vermeye başladı. Geleneksel pazarlardaki dalgalanmalara rağmen Avrupa hattında rekor artışlar kaydedildi. İspanya ve İtalya gibi kritik pazarlardaki büyüme dikkat çekti. ​İspanya: Mart ayında %165 artış (110,9 milyon dolar) ​İtalya: Mart ayında %79 artış (172,7 milyon dolar) ​Romanya: Mart ayında %50 artış (169,2 milyon dolar) ​Yılın ilk çeyreğinde ise en dikkat çeken sıçrama %166 artış oranıyla Fas pazarında yaşandı. Polonya ve Gürcistan gibi yükselen pazarlar da AKİB’in yeni rotaları arasında yerini aldı. ​Veysel Memiş: "Küresel Ticarette Yeni Bir Oyun Alanı Kuruyoruz" ​Küresel talepteki kırılmalara rağmen dirençli bir yapı sergilediklerini vurgulayan Başkan Veysel Memiş, ihracatın geleceğine dair şu vizyonu paylaştı: ​"Rekabet artık sadece maliyetle değil; hız, esneklik ve sürdürülebilirlik ile belirleniyor. Akdeniz ihracatını yeşil dönüşüm ve dijital altyapı ekseninde yeniden konumlandırıyoruz. Hedefimiz, değişen küresel tedarik zincirinde vazgeçilmez bir üretim üssü olmak."

Körfezdeki Dev Temizlik Dünya Gündeminde Haber

Körfezdeki Dev Temizlik Dünya Gündeminde

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Avrupa’da örnek gösterilen İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği Projesi bu kez uluslararası basının gündemine oturdu. Proje alanına teknik gezi düzenleyen basın mensupları, kusursuz bir şekilde ilerleyen çalışmaları takdir etti. ULUSLARARASI BASIN MENSUPLARI KATILDI Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin çevre yatırımları arasında öne çıkan ve Avrupa’nın en büyük çevre projelerinden biri olarak gösterilen İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği Projesi, uluslararası basının gündemine taşındı. STRATCOM Zirvesi dolayısıyla İstanbul’da bulunan uluslararası basın mensupları, program çerçevesinde Kocaeli’ye gelerek dev projeyi yerinde inceleme fırsatı buldu. BİRÇOK FARKLI ÜLKEDEN GELDİLER Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen STRATCOM Zirvesi için Türkiye’ye gelen uluslararası basın mensupları, sadece Türkiye’nin değil Avrupa’nın en büyük çevre projesini yerinde inceledi. Azerbaycan, Romanya, Vietnam, Bulgaristan, Fas, Mısır, Macaristan ve İspanya başta olmak üzere birçok ülkeden gazetecinin katıldığı program yoğun ilgi gördü. PROJEYİ YERİNDE İNCELEDİLER İzmit Sekapark’taki Maide Restoran’daki program, tanıtım ve proje sunumlarıyla başladı. İzmit Körfezi’nde biriken dip çamurunun çevresel etkileri, müsilajla ilişkisi ve yürütülen çalışmalar uluslararası basın mensuplarına detaylı şekilde anlatıldı. Katılımcılar, su altı görüntüleri ve teknik sunumlarla projenin bilimsel boyutuna da yakından tanıklık etti. Toplantının ardından gazeteciler, tarama gemisiyle dip çamuru temizleme sahasına götürülerek çalışmaları yerinde gözlemledi. Daha sonra susuzlaştırma sahasında yapılan işlemler hakkında bilgi alan heyet, projenin tüm aşamalarını sahada inceleme fırsatı buldu. KENDİ ÜLKELERİNDE GÜNDEME TAŞIYACAKLAR Program sonunda gazeteciler sahada çekimler yaparak yetkililerden bilgi aldı. Birçok yabancı basın mensubu, projenin ölçeği ve çevresel etkisi açısından dikkat çekici olduğunu belirterek kendi ülkelerinde de gündeme taşıyacaklarını ifade etti. DİP ÇAMURU PROJESİNİN AMACI İzmit Körfezi’nin doğu baseninde biriken dip çamuru, su sirkülasyonunu engelleyerek kötü koku, bulanıklık ve ekosistem bozulmasına yol açıyor. Özellikle rüzgarlı havalarda su kolonuna karışan bu çamur, deniz yaşamını olumsuz etkilerken Marmara Denizi’nde görülen müsilaj oluşumunu da tetikliyor. Bu nedenle hazırlanan bilimsel raporlar doğrultusunda dip çamurunun temizlenmesiyle birlikte biyolojik çeşitliliğin korunması ve ekosistemin sürdürülebilirliğinin sağlanması hedefleniyor. AVRUPA’NIN EN BÜYÜK ÇEVRE PROJELERİNDEN BİRİ İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği Projesi kapsamında 468 hektarlık alanda yaklaşık 3,8 milyon metreküp dip çamurunun temizlenmesi planlanıyor. Bu büyüklük yaklaşık 650 futbol sahasına eşdeğer olup, proje Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı iş birliğiyle yürütülüyor. PROJEDE GELİNEN AŞAMA HANGİ DURUMDA? Projede hazırlık süreci 2022 yılında başlatılmış, gerekli uygulama projeleri, yasal izinler ve ihale süreçlerinin tamamlanmasının ardından 2 Mayıs 2023 tarihinde çalışmalar resmen başladı. Bugüne kadar deniz tabanında 195 hektarlık alan temizlenmiş, yaklaşık 1,8 milyon metreküp dip çamuru, yani 120 bin kamyonluk atık deniz ekosisteminden uzaklaştırıldı. Çalışmalar planlanan takvim doğrultusunda aralıksız bir şekilde devam etmekte.

Tarımı Hor Görenler, Yarını Zor Görür! Haber

Tarımı Hor Görenler, Yarını Zor Görür!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, gıda güvenliği ve egemenliği açısından Türkiye'nin büyük bir risk altında olduğunu vurguladı. Mazot ve gübre fiyatlarının tarımı ve çiftçiyi vurduğunu, iktidarın yangını seyrettiğini belirten Barut, bu koşullarda traktörün kontağının dahi çevrilemediğini, adeta altına dönen gübreyi çiftçinin bir gram bile atamadığını vurguladı. "GÜBRE ADETA ALTIN OLDU" Meclis Genel Kurulu'nda İYİ Parti'nin grup önerisi üzerine CHP Grubu adına kürsüye çıkan Ayhan Barut, "2026 yılı gıda güvenliğimiz ve gıda egemenliğimiz açısından çok risk altındadır. Çünkü tarımsal üretimin en önemli temel girdilerinden olan mazotun litresi 80 liraya, gübrenin tonu da 35 bin liraya dayanmıştır. Bu fiyatlarla ekim, dikim yapmak mümkün değildir. Bu fiyatlarla ekim yapmak değil, çiftçi, traktörünün kontağını dahi çeviremez durumdadır; aynı zamanda, gübre de altınla eş değer olmuş, gübrenin gramını dahi tarlasına atamaz durumdadır" dedi. ÖZELLEŞTİRME VE KAPATMA TEPKİSİ Tarımsal üretimde gübre kullanımının öneminden söz eden Barut, iktidarın yanlışlarına da dikkat çekerek şunları anlattı: "Gübre kullanmakla üründe kalite artar, rekolte artar. Üründe gübre kullanmayınca yüzde 20 ila yüzde 80 arasında rekolte kaybı olacaktır. İşte, bu nedenle diyoruz ki: 2026 yılında gıda egemenliğimiz tehlike altındadır. Türkiye'de çiftçimizin kullanmış olduğu gübre yılda 6,5 milyon tondur ve mazot da 3 milyar litredir. Bunların da tamamı -gübrenin yüzde 90'ı, mazotun da tamamı dışa bağımlıdır. Peki, neden dışa bağımlıyız? Çünkü bir zamanlar gübre fabrikaları vardı, kamuya ait, devlete ait; İGSAŞ vardı, TÜGSAŞ vardı, Kütahya, Samsun gübre fabrikaları vardı. Bunlar ne oldu şimdi? Ya özelleştirildi, ya kapatıldı. Bu krize Hürmüz Boğazı'ndaki yaşanan savaşın etkisi de eklenince maalesef çiftçinin mazot ve gübredeki sıkıntısı çok daha arttı ve savaşın şu anda en ağır faturasını da maalesef çiftçimiz ödemektedir. Bu nedenle, çiftçilerimiz bu söylediğim nedenlerden dolayı yabancıların eline ya da özel sektörün eline terk edilmiş durumdadır." "GÜBREDE FİYAT ARTIŞ 135 KATA ULAŞTI" Gübre ve mazot başta olmak üzere tarımsal üretim maliyetlerindeki fahiş artışa değinen Barut, sözlerini şöyle tamamladı: "Gelin, rakamlarla bir tabloya bakalım: 2002 yılında AKP iktidara geldiğinde ürenin 1 tonu 261 liraydı, üre gübrenin; şu anda 35 bin lira, tamı tamına 135 kat artmış durumda. Yine, AKP iktidarı iktidara geldiğinde mazotun litresi 1,1 liraydı, şu anda 76 lira yani 80 liraya dayanmış durumda. Yaklaşık 70 kat fiyat artmış durumda. Buradan sesleniyorum, 'Gübrede, stokta sorun yoktur' diyenlere sesleniyorum: Gelin, Çukurova'ya davet ediyorum, gübre var mı, yok mu değerli arkadaşlar, bir görelim. Olan da gübreyi maalesef şu anda stoklamış ve satmıyor. Tam ekim, dikim dönemi ama çiftçi şu anda perişan değerli arkadaşlar. Yapılması gereken çok basit, tıpkı İspanya'nın yaptığı gibi çiftçiyi ve tarımı koruyacak adımlar atılmalıdır. Mazottaki ve gübredeki ÖTV, KDV kaldırılmalıdır. Eğer bu destekler de yetmiyorsa bunlara ek destek verilmelidir. Tarımı hor görenler değerli arkadaşlar, yarını zor görür. Çiftçiyi desteklerseniz tüketiciyi de desteklemiş olursunuz."

Zeytinyağı Sektörü Doğru Rekolte Çalışması ve AB’den Kota İstiyor Haber

Zeytinyağı Sektörü Doğru Rekolte Çalışması ve AB’den Kota İstiyor

İki sezondur ihracatta kan kaybeden Türk zeytinyağı sektörü, doğru tespit edilen rekolteyle ve Avrupa Birliği’nden alınacak kotayla ihracattaki tıkanıklığı aşmayı hedefliyor. Türk zeytinyağı sektörü, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği tarafından düzenlenen “Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Buluşması”nda bir araya geldi. Sektörün geleceğiyle ilgili yol haritasını belirledi. Sektör buluşmasında rekoltenin doğru tespit edilmesi ve AB’nden kota alınması başlıkları öne çıktı. Zeytin ve zeytinyağı sektöründe ihracat şampiyonları ödüllerine kavuştu Zeytin ağacının tarladan başlayan serüvenini bilimsel temellere oturtarak uluslararası pazarlardaki konumunu ele alma gayreti içinde olduklarını dile getiren Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, sektörün gelişimi için Bakanlıklar, odalar, borsalar, ihracatçı birlikleri dâhil tüm paydaşların omuz omuza hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi. Önceliğimiz öngörülebilir ihracat ortamının tesisi Önümüzdeki dönemde en büyük önceliklerinin öngörülebilir bir ihracat ortamının tesis edilmesi, fiyat istikrarının sağlanması ve ambalajlı ihracatı destekleyen mekanizmaların güçlendirilmesi olacağını vurgulayan Uygun, “Sektörümüz, ithal girdiye bağımlı olmayan yapısı ile ülkemize net döviz kazandıran stratejik bir sektör. Bu gücün sürdürülebilir biçimde ihracata yansıtılması hem üretici hem de ihracatçı açısından hayati önem taşımaktadır. Bu öngörülebilirliği sağlamanın, başarılı bir ihracat stratejisinin ilk adımı; eldeki ürünün, yani rekoltenin doğru tespit edilmesinden geçiyor. Maalesef eksik veya hatalı rekolte verileri, sektörümüz açısından telafisi güç zararlar doğurabilecek yanlış politikaların temelini oluşturuyor” diye konuştu. AB’nden beklentimiz serbest ticaretin ruhuna uygun adil bir rekabet ortamı Türkiye’nin zeytinyağında İspanya’nın ardından dünyanın en büyük ikinci üreticisi konumuna ulaştığını hatırlatan Başkan Uygun sözlerini şöyle sürdürdü; “Avrupa Birliği pazarında karşımıza çıkarılan sembolik 100 tonluk kota; üretim kapasitemiz ve hedeflerimizle bağdaşmamaktadır. Özellikle Kuzey Afrika’daki rakip üretici ülkelere on binlerce tonluk gümrüksüz giriş hakkı tanınırken, Türkiye’ye uygulanan bu sınırlama açık bir negatif ayrımcılık teşkil etmektedir. Bizim beklentimiz bir ayrıcalık değil; serbest ticaretin ruhuna uygun, adil bir rekabet ortamıdır. Avrupa pazarı, katma değerli ve ambalajlı ihracat vizyonumuz açısından kritik öneme sahiptir. Kendi coğrafyamızın bu eşsiz ürününü Avrupa’daki tüketicilere kendi markalarımızla sunabilmemizin önündeki bu tarife engelinin mutlaka aşılması gerekmektedir. Bu noktada, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi sürecinde zeytinyağının hak ettiği kotaya kavuşması, Avrupa pazarındaki konumumuzu doğrudan etkileyecektir. Bu süreçte Brüksel’de müzakere yürüten kıymetli bürokratlarımızın elini güçlendirmek, onlara gerekli tüm veriyi sağlamak ve sektör olarak tek ses hâlinde hareket etmek büyük önem taşımaktadır. Bugün bu salondan çıkacak ortak irade, devletimizin en güçlü dayanağı olacaktır.” Dünya ekonomisinin ve Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyanın hassas bir dönemden geçtiğini dile getiren İhracat Genel Müdür Yardımcısı Tayfun Kılıç, ticaret savaşları ve korumacılık eğilimlerinin her geçen gün güç kazandığını vurguladı. Gıda milliyetçiliği kavramı öne çıktı Dünya’da öngörülebilir dış ticaret politikalarının pandemi ve savaşlar ortamında yıkıldığını aktaran Kılıç, “Belirsizlikler üzerine kurulan dünya dış ticareti devam ediyor. Her sabah Çin ile ABD arasında ticaret savaşları devam ederken bölgemizdeki savaşlarla karşı karşıya kaldık. Bölgemizdeki savaşlar ve jeopolitik gerilimler gıdanın artık sadece bir ticaret kalemi olmadığını bizlere bir kez daha göstermiştir. Gıda bugün toplumsal istikrarın ve ulusal güvenliğin en stratejik parçası haline gelmiştir. Birçok ülkenin gıda ihracatına kısıtlamağa getirdiği, gıda milliyetçiliği kavramının öne çıktığı bir dönemden geçiyoruz. Bu süreci geçici bir kriz olarak değil, küresel ticaretin yeni ve yapısal bir gerçeği olarak okuyoruz. Ticaret Bakanlığı olarak bu riskli ortamda hem iç piyasa dengemizi korumak hem de Türkiye'yi dünyanın en güvenilir gıda tedarikçisi olarak konumlandırmanın çalışmalarını yapıyoruz” ifadelerini kullandı. Türk tarım sektörünün 75 milyar dolarlık bir tarımsal hasılaya sahip olduğunu ifade eden Kılıç şöyle devam etti; “Bu rakam ülkemizin üretim gücünü ve emek yoğun çalışmasını temsil ediyor. 2025 yılı itibariyle tarım ürünleri ihracatımız 32,6 milyar dolar seviyesine ulaştı. 2026 yılında bu performansımız devam edecek. Zeytinyağı ihracatımızda ambalajlı ürünün genel toplam içerisindeki payı 2025 yılında yüzde 70 seviyesine ulaştı. Geçen yıl zeytinyağında yaşadığımız ihracat gerilemesinin yanında ambalajlı ihracat yüzümüzü güldüren bir taraf oldu.” Fuar desteklerinden TURQUALITY’ye, e-ihracattan URGE projelerine kadar geniş bir yelpazede ihracatı desteklediklerini aktaran Kılıç, “2025 yılında ihracatçılarımıza toplam 33 milyar TL kaynak sunduk. 2026'da ise bu desteği 45 milyar TL'ye yükselttik. URGE projelerimiz kapsamında tarım sektörlerinde 20 aktif projemiz devam etmekte. Bu projelerde 478 firmamız yer alıyor. 2025 yılında tarım söktürüne yönelik 14 sektörel ticaret heyeti ve 5 alım heyeti düzenledik. Bu heyetlerin ikisi doğrudan zeytin ve zeytinyağı sektörüne yönelik gerçekleştirildi” dedi. Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Buluşması’nın “Sürdürülebilir Zeytin Tarımı için Bilimsel Rekolte Tespit Yöntemleri” başlıklı ilk oturumunu Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım modere etti. Panelde; İspanya Tarım Bakanlığı Zeytinyağı ve Endüstriyel Bitkiler Dairesi’nden Fernando Mosquera Escribano, Endülüs Bölgesel Hükümeti Tarım Departmanı Araştırma ve İstatistik Başkanı Juan Bascón Fernández, Zeytincilik Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Murat Özaltaş ve Doktar Kurucu Ortağı Tanzer Bilgen konuşmacı olarak yer aldı. İkinci oturum olan “Türk Zeytinyağının Rekabet Gücü ve Avrupa Birliği Kotaları” paneli de yine Ali Ekber Yıldırım moderatörlüğünde düzenlendi. Panelde; Tarım ve Orman Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Volkan Güngören, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Tarım Dairesi Başkanı Halis Kaya, Ticaret Bakanlığı Uluslararası Anlaşmalar ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Avrupa Birliği ile Kurumsal İlişkiler ve Tarım Dairesi Başkanı Ahmet Selçuk Nalbant ve Türkiye İhracatçılar Meclisi Brüksel Temsilcisi Mehmet Tan görüş ve değerlendirmelerini paylaştı. Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Buluşması sonrasında 2025 yılında sofralık zeytin ve zeytinyağı sektöründe 6 kategoride 32 firmanın ödüllendirildiği “Zeytin ve Zeytinyağı İhracatının Yıldızları Ödül Töreni” gerçekleştirildi. Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Buluşması’na Verde Yağ Altın Sponsor olurken, Uygun Rafine Yağ Sanayi., Yunuslar Tarım Ürünleri, İzmir Ticaret Borsası, Kozoliv Gıda Ürünleri ve Ticaret ve Sanayi Kontuvarı Gümüş Sponsor olarak destek verdiler. Günkar Gıda, Eroğlu Gıda, Yeniçağ Gıda, Eker Gıda, Zer Zeytincilik, Balsarı Yağ ve Aydın Ticaret Borsası Bronz Sponsor olarak yer aldılar. EGE ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI İHRACATÇILARI BİRLİĞİ İHRACATIN YILDIZLARI ÖDÜL TÖRENİ ÖDÜL ALAN FİRMALAR LİSTESİ SOFRALIK ZEYTİN İHRACATINDA İLK 10 FİRMA EKER GIDA NAK. İNŞ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. YUNUSLAR TARIM ÜR. GIDA İNŞ. SAN. VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. AYDONA GIDA İNŞ. PETR. İLETİŞİM KUY. TUR. NAK.OTO.SAN.İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. MAROLİ GIDA SAN. VE DIŞ TİC. A.Ş. ZER ZEYTİNCİLİK TARIM ÜRÜNLERİ GIDA SAN.VE TİC. A. Ş. SAHA TARIM ÜR. İTH. İHR. LTD. ŞTİ. GÜNKAR İNŞAAT GIDA TEKS. İTH. İHR. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. UGS-URLA GIDA VE TARIM ÜR. SAN. VE TİC. A.Ş. AKSA ZEYTİNCİLİK GIDA SAN. TİC. LTD. ŞTİ. EROĞLU YERLİ ÜRÜNLER GIDA TUR. İHR. İTH.SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ ZEYTİNYAĞI İHRACATINDA İLK 10 FİRMA VERDE YAĞ BESİN MADDELERİ SAN. VE TİC.A.Ş. KOZMOPOLİTAN GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. SAVOLA GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. TİCARET VE SANAYİ KONTUVARI TÜRK A.Ş. YONCA GIDA SAN. İŞL. İÇ VE DIŞ TİC. A.Ş. KAHRAMAN YAĞ VE GIDA SAN. TİC. LTD. ŞTİ. POYRAZ ZEYTİNYAĞI TAR. SAN. VE TİC. A.Ş. BUNGE GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. OVE GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. ALHATOĞLU ZEYTİNCİLİK GIDA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. SOFRALIK ZEYTİN EN KATMA DEĞERLİ İHRACAT ÖDÜLLERİ 1878 ZEYTİN ÜRÜNLERİ SAN. TİC. A.Ş. RAPUNZEL ORGANİK TAR. ÜR. VE GIDA TİC. LTD. ŞTİ. HENRY LAMOTTE GIDA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. SOFRALIK ZEYTİN İHRACAT ARTIŞI SIRALI LİSTE LİDER DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. SÜLEYMAN AYDIN GIDA NAK. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. ÇOBANOĞLU ZEYTİNCİLİK SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. ZEYTİNYAĞI EN KATMA DEĞERLİ İHRACAT ÖDÜLLERİ HERŞEYMERŞEY MAĞAZACILIK A.Ş. DARDANOS İHR.İTH. TİC. LTD. ŞTİ. NOVA VERA GIDA VE TAR. SAN.TİC.A.Ş. ZEYTİNYAĞI İHRACAT ARTIŞI SIRALI LİSTE ERORHAN GIDA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. ZER SALÇA KONSERVE TAR. ÜR. GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. BESTOLİO GIDA LTD. ŞTİ.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.