Hava Durumu

#İstanbul

Kırsal Haber - İstanbul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstanbul haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dünya’nın turşusu İzmir’de kuruldu Haber

Dünya’nın turşusu İzmir’de kuruldu

Türkiye’nin geleneksel lezzetleri arasında yer alan turşu ürünleri, 2025 yılında dünya pazarlarında liderliğini pekiştirdi. Türkiye 2025 yılında 458 milyon dolarlık turşu ihraç ederken, İzmir, 207 milyon dolarlık turşu ihracatıyla dünyanın turşusunu kurma başarısı gösterdi. Türkiye, 2025 yılında iklim krizinde hammadde sorunu yaşamasına rağmen turşu ihracatında yüzde 2,5’luk artışa imza atarak 447 milyon dolardan 458 milyon dolara ilerledi ve 500 milyon dolar hedefine ulaşmak için büyük bir adım attı. Türkiye’nin turşu ihracatında 500 milyon dolar hedefine bir adım kaldı. Türkiye’nin yıllık 58-60 milyon ton meyve sebze ürettiği bilgisini veren Türkiye Meyve Sebze Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, sezonunda tüketilemeyen meyve sebzelerin yıl boyunca tüketilmesi amacıyla kurulan turşuların, Türk sofraları yanında dünyanın dört bir tarafındaki sofralara lezzet ve şifa olduğunu vurguladı. Turşu ihracatında 2026 yılı hedefi 500 milyon doları geçmek Turşu ihracatının 2024 yılında 447 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini kaydeden Uçak, “2025 yılında iklim krizi nedeniyle meyve sebze üretiminde düşüşler yaşandı. Bunun etkisiyle turşu ihracatımız miktar bazında 332,1 milyon kilogramdan 311 milyon kilograma geriledi. Miktardaki düşüşe rağmen ihracat gelirimiz yüzde 2,5’luk artışla 458 milyon dolara ulaştı. Bu tablo katma değerli ihracat ve birim fiyat performansındaki yükseliği ortaya koydu. 2026 yılında meyve sebze üretiminde daha verimli bir sezon geçiriyoruz. Turşu ürünlerinin sağlıklı beslenme trendinden dolayı dünya genelinde daha fazla talep görmesiyle birlikte ürün çeşitliliği, markalaşma ve katma değerli üretim yatırımlarıyla 2026 yılında turşu ihracatında 500 milyon dolar hedefini aşacağımıza inanıyoruz” şeklinde konuştu. İzmir, Türkiye’nin turşu ihracatının yüzde 45’ini yaptı Türkiye’nin turşu ihracatında İzmir’in 207 milyon dolarlık tutarla açık ara birinci olduğunun altını çizen Başkan Uçak şöyle devam etti: “İzmir, turşu sektörünün lokomotifi olmayı sürdürüyor. İzmir, turşu ihracatından yüzde 45 pay alıyor. İzmir’i 65 milyon dolarla Bursa, 52 milyon dolarla Manisa takip etti. İstanbul, Aydın, Gaziantep ve Hatay da ihracata güçlü katkı veren iller arasında yer aldı. Türk turşusunu en çok Almanlar, Amerikalılar ve İngilizler sevdi Türkiye, 2025 yılında 128 ülkeye turşu ihraç ederken, Türk turşusunu en çok Almanlar sevdi. Almanya, 84,5 milyon dolarlık Türk turşusu talep ederken, ikinci sırada 42,3 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri yer aldı. İngiltere 32,5 milyon dolarlık turşu ithalatıyla zirvenin üçüncü basamağının sahibi olurken, Romanya’ya 19 milyon dolarlık, Hollanda’ya 16,5 milyon dolarlık turşu ihraç edildi.

Denizli, Sanayisi ve İhracatı İle Öne Çıkan Bir Şehir Haber

Denizli, Sanayisi ve İhracatı İle Öne Çıkan Bir Şehir

İstanbul'da devam eden Hometex ve Automechanika fuarlarını ziyaret eden Denizli İhracatçılar Birliği Başkanı Osman Uğurlu, ihracatta sektörel çeşitlenmenin önemine dikkat çekerek ihracat odaklı yeni yatırımların gerekliliğini vurguladı ve değerlendirmelerde bulundu. DENİB Başkanı Uğurlu: "Denizli, sanayisi ve ihracatı ile öne çıkan bir şehir. Yıllar içerisinde ihracatta attığı güçlü adımlar, Anadolu'nun sanayi ve ihracat merkezleri arasında Denizli'nin adından bahsettirmesini sağladı. Bu noktada rakamlara göz atmakta fayda var; 2000'li yılların başında Denizli ihracatında, tekstil ve konfeksiyonun payı yüzde 80'in üzerinde iken, bugüne geldiğimizde şehir ihracatında başat konumda olan tekstil sektörünün ihracattaki payı kabaca yüzde 35'ler düzeyinde. Sıklıkla dile getirdiğimiz gibi, aslında buradaki gelişme tekstil ve hazır giyim sektöründe bir kan kaybından ziyade, şehrin kazandığı ihracat kültürü ile beraber diğer sektörlerde de ihracatının derinleşmesinden ve çeşitlenmesinden ibaret. Denizlili İhracatçı, Aynı Anda Farklı Sektör Fuarlarında Somut örnek soracak olursanız; güncel fuarlardan örnek vermek mümkün. Yıllar önce tekstil fuarları ile yola çıkan ihracatçılarımız, bugün gururla ve umutla diğer sektörlerin fuarlarında da Denizli ihracatını güçlü bir şekilde temsil ediyorlar. İstanbul'da bu hafta cumaya kadar devam etmekte olan Hometex fuarında 90 üyemiz, stantlarında ürünlerini sergiliyorlar. Aynı tarihlerde İstanbul'da devam eden Automechanika fuarında da 3 üyemiz otomotiv sektöründe kentimiz ihracatını temsil ediyorlar. Bu sadece güncel bir örnek. Biliyoruz ki ihracatçılarımız sadece İstanbul'da değil, dünyanın her yerinde farklı fuarlarda, farklı sektörlerde ürünlerini sergiliyorlar. Denizli İhracatında Çeşitlenme Devam Etmeli, Yeni Yatırım Alternatifleri Değerlendirilmeli Denizli ihracatında 25 yıldır devam eden çeşitlenme süreci devam etmeli. Lokomotif sektörümüz olan tekstilde ihracata odaklanmaya devam etmeyi ve tüm paydaşlar olarak ihracatı geliştirecek adımları kovalamalıyı ihmal etmemek son derece önemli. Ama bir taraftan da farklı sektörlerdeki ihracat yolculuğumuzu daha büyük adımlarla sürdürmeliyiz. Doğrusu, Automechanika fuarında gözlemlediğimiz Denizli'nin bu alanda da mesafe kat edebileceği olduğu. İhracat tablomuza, yeni yatırımlarla farklı renkleri de ilave etmek önceliğimiz olmalı. Ancak bu şekilde, ihracatçı kimliğimizi güçlendirebiliriz. Bu vesileyle, İstanbul'daki fuarlardaki katılımcılarımıza bir kez daha başarılar diliyor, önümüzdeki dönemde DENİB'in ihracat odaklı yatırımlar için adeta bir rehber kurum haline gelmeyi hedeflediğinin altını özellikle çizmek istiyorum.”

The Grand Tarabya’nın Yeni Genel Müdürü Uğur Talayhan Oldu Haber

The Grand Tarabya’nın Yeni Genel Müdürü Uğur Talayhan Oldu

2025’te yönetimini Accor’un devraldığı ve önümüzdeki dönemde Fairmont’a dönüşecek olan The Grand Tarabya Managed by Accor’un yeni genel müdürü Uğur Talayhan oldu. Accor yönetimi altında devam eden renovasyon sürecinin tamamlanmasının ardından Fairmont markasına dönüşmesi planlanan otelde, Fairmont’un imza özellikleri; yapının köklü geçmişi ve yerel kültürüyle harmanlanarak hayata geçiriliyor. The Grand Tarabya Managed by Accor’un bu önemli dönüşüm sürecini yönetecek yeni Genel Müdürü ise lüks otelcilik alanındaki önemli başarılarıyla tanınan Uğur Talayhan oldu. Otelciliğin gerçek anlamda mutfağından gelerek sektörün zirvesine yükselen Talayhan, 30 yılı aşkın deneyimiyle The Grand Tarabya’nın yeni dönemine liderlik edecek. UĞUR TALAYHAN KİMDİR? 17 yaşında eğitimine devam ederken, mutfakta çalışmaya başlayan Talayhan, Londra’da Mutfak Şefliği ve Yiyecek İçecek Müdürlüğü pozisyonlarında tecrübe edindikten sonra kariyerini Portekiz, Dubai ve Çin’de sürdürdü. Le Royal Meridien Beach Resort, Spa Dubai, St. Regis Beijing ve Çin’de Raffles Hotel gibi prestijli otellerde üst düzey yöneticilik yaptı; Starwood Çin bünyesinde Luxury Collection, Westin ve Sheraton markalarının yönetimini üstlendi. 2014’te Raffles Hainan Genel Müdürü olarak FRHI Hotels Resorts bünyesine katılan Talayhan, 2016’da Accor’un FRHI’yi satın almasıyla Accor Grubu ile çalışmalarına devam etti. 2017’de Swissôtel The Bosphorus İstanbul Genel Müdürü ve Accor Türkiye Lüks Markalar Bölge Başkan Yardımcısı olarak göreve başlayan Talayhan, bu pozisyonu yedi yıl boyunca başarıyla yürüttü. Talayhan Swissôtel The Bosphorus İstanbul’un genel müdürlüğünü yürütürken 2023 yılında Altın Lider Ödüllerinde Yılın En Beğenilen CEO’su olarak seçildi. Ekim 2024’ten Kasım 2025’e kadar Rotana Grubu Türkiye, Doğu ve Orta Avrupa Ülke Müdürü olarak görev yapan Talayhan son olarak Kasım 2025’te Fairmont The Palm Dubai’nin genel müdürü olarak atanmıştı. 2025 Klass Ödülleri’nde “Yılın En Başarılı Turizmcisi” ödülüne layık görülen Talayhan, ayrıca TÜRYİD Yönetim Kurulu Üyeliği, Chaîne des Rôtisseurs Türkiye Yönetim Kurulu Gastronomiden Sorumlu Direktörlüğü ve TÜROB Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinde bulunmuştur. The Grand Tarabya Managed by Accor İstanbul’un Boğaziçi kıyısındaki seçkin Tarabya semtinde yer alan ve yakında Fairmont markasına dönüşecek olan, The Grand Tarabya Managed By Accor Oteli, dünya çapında 110’dan fazla ülkede 5.600’den aşkın tesisi bulunan lider konaklama grubu Accor’un İstanbul’daki 38. otelidir. Boğaziçi’nin eşsiz konumunda yer alan The Grand Tarabya Managed by Accor Oteli, İstanbul’un kültürel ve tarihi cazibe merkezlerine kısa bir mesafede bulunuyor; misafirlerine lüks ve kalite eşliğinde; her noktasından ayrı ayrı muhteşem manzaralar ve huzurlu bir sahil ortamı sunuyor. 1966’da Türkiye’nin ilk beş yıldızlı otellerinden biri olarak açılan ve 2013’te yenilenerek tekrar hizmete giren The Grand Tarabya, uzun yıllardır zarafet ve güzelliğin simgesi olarak öne çıkmaktadır. Tesis; 248 oda ve suit, 29 rezidans, yedi farklı yeme-içme noktası ve kapsamlı bir wellness merkezine sahiptir. The Grand Tarabya Managed by Accor, yeni Genel Müdürü Uğur Talayhan yönetiminde yola devam etmektedir.

İBB’den Çiftçilere Yazlık Fide Desteği Haber

İBB’den Çiftçilere Yazlık Fide Desteği

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), tarihinde ilk kez 2020 yılında Ekrem İmamoğlu öncülüğünde başlatılan tarımsal destek programıyla üreticilerin yanında olmaya devam ediyor. Bu kapsamda Çatalca’da çiftçilere yönelik yazlık fide desteği programı düzenlendi. İBB Başkanvekili Nuri Aslan, “2026 yılında 3 bin 34 çiftçiye 6 milyon 435 bin 458 adet yazlık sebze fidesi desteği verilecek. Bugüne kadar 10 bin 697 çiftçiye toplam 31 milyon 415 bin 331 adet yazlık sebze fidesi desteği sağlandı.” diye konuştu. İBB’nin yazlık sebze üretimi yapan çiftçilerin yükünün hafifletilmesi amacıyla başlattığı; domates, biberi, patlıcan, salatalık, kabak ve karpuzdan oluşan fide desteği bu yıl da devam ediyor. Bu kapsamda İBB’nin Çatalca Subaşı Köyü Mahallesi’nde gerçekleşen fide dağıtım programa; İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel, Çatalca Ziraat Odası Başkanı Seyit Çetin, meclis üyeleri, muhtarlar, İBB bürokratları, siyasi parti temsilcileri, kooperatif ve sivil toplum kuruluşu yöneticileri ile çiftçiler katıldı. İBB Başkanvekili Nuri Aslan, program öncesinde Dünya Çiftçiler Günü’ne özel Çatalca’da tarım araçlarıyla yapılan kortej geçişine de katıldı. Nuri Aslan, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Milli ekonominin temeli tarımdır” sözünün yazdığı pankartı taşıyan tarım aracına bindi ve Çatalca halkını selamladı. ÇİFTÇİLER: İBB’NİN DESTEĞİYLE ÜRETMEYE DEVAM EDİYORUZ Çatalca Belediyesi Çocuk Korusu performansı ve Çatalca Belediyesi Halk oyunları gösterisiyle başlayan fide dağıtım töreninde ilk sözü çiftçiler aldı. Üretici Sevil Yılmaz, “İBB’nin hayata geçirdiği tarımsal destek projeleri sayesinde bugün Çatalca’da daha umutlu bir üretim sezonu geçiriyoruz. Verilen fide, tohum, mazot, gübre ve yan destekleri üretim maliyetlerimizi hafifletti. Bu sayede bizler de üretmeye devam ediyoruz.” dedi. Söz alan bir diğer çiftçi Onur Demir, “Biz çiftçiler için üretim emek ve sabır işidir. İBB’nin yaptığı tarımsal destekler sayesinde üretmeye devam ediyor, toprağımızı boş bırakmıyoruz ve ülke ekonomisine katkıda bulunuyoruz.” diye konuştu. Daha sonra kürsüye gelen Çatalca Ziraat Odası Başkanı Seyit Çetin, “İBB’nin fide destekleri üreticimizin yükünü hafifleten, üretime moral veren önemli bir katkıdır. Başta İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu olmak üzere başkanvekilimiz Nuri Aslan’a ve emeği geçen Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığına teşekkür ediyorum.” dedi. ERHAN GÜZEL: DESTEKLER ÜRETİCİYE CAN SUYU OLDU Dünya Çiftçiler Günü’nü kutlayan Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel, “Tarım yalnızca kırsalın değil, şehirlerin de geleceğidir. Tarım; gıda güvenliğidir, bağımsızlıktır, stratejik güçtür. Çatalca İstanbul’un en bereketli tarım topraklarıdır. İstanbul’un üretim merkezidir. Gıda güvenliğinin sigortasıdır.” dedi. Güzel, “İstanbul’da çiftçinin sesini yeniden duyan, üreticinin elinden tutan, ‘Bu kentin bereketi topraktadır’ diyerek tarımı yeniden ayağa kaldıran bir anlayış başladı. Ekrem Başkan’ımız göreve gelir gelmez İstanbul’un kırsalını yeniden ayağa kaldıracak tarımsal destekleri hayata geçirdi. Verilen destekler yıllardır yalnız bırakılan üreticimize adeta can suyu oldu.” ifadelerini kullandı. NURİ ASLAN: TÜM DESTEKLERİMİZİ HİBE OLARAK VERİYORUZ İBB’nin çiftçilere yönelik yaptığı çalışmalara değinen İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, “Ayçiçeği, mısır, buğday, arpa, yulaf tohumu, yazlık ve kışlık sebze fidesi gibi üretimin temel girdilerini ücretsiz olarak dağıttık. Mazot desteğini doğrudan çiftçimizin traktör deposuna ulaştırarak Türkiye’de bir ilke imza attık. Gübre, malç naylonu, damla sulama hortumu desteği ile üreticimizin maliyetlerini düşürdük. Hayvancılık ve arıcılık yapan üreticilerimize yem desteği verdik. Kentin dört bir yanında yerel üretimin ve gıda egemenliğinin güçlenmesi için projeler gerçekleştirdik. Tüm desteklerimizi hibe olarak veriyoruz.” dedi. “ÇALIŞMALARIMIZ HER YIL DAHA DA GÜÇLENEREK SÜRÜYOR” Başkanvekili Aslan, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak tarımsal desteklerimiz hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda, ilk kez 2020 yılında yazlık sebze fidesi desteğiyle başlattığımız çalışmalarımızı her yıl daha da güçlendirerek sürüyor ve sürmeye devam edecek. 2026 yılı itibarıyla silajlık mısır tohumu, yağlık ayçiçeği tohumu, kuru fasulye ve nohut tohumu desteklerimizi tamamladık. Ayrıca mazot desteğimizin de 18 Mayıs tarihinde tamamlanacağını belirtmek isterim. Yazlık sebze üretimi yapan çiftçilerimizin yükünü; domates, biber, patlıcan, hıyar, kabak ve karpuz fidelerinden oluşan desteklerimizle hafifletmeye devam ediyoruz.” diye konuştu. Çiftçilere verilen desteklerin ayrıntılarına değinen Nuri Aslan, “Bugüne kadar toplam 10 bin 697 çiftçimize, 31 milyon 415 bin 331 adet yazlık sebze fidesi desteği sağladık. 2026 yılında ise 3 bin 34 çiftçimize 6 milyon 435 bin 458 adet fide desteği vererek üreticilerimizin yanında olmayı sürdüreceğiz. Desteklerimize başladığımız 2020 yılı ile 2025 yılı arasında 66 bin 654 üreticiye toplam 666 milyon milyonu aşan desteği sağladık. Bu yıl da toplamda 11 bin 500’ün üzerinde üreticimize 220 milyon TL’ye yakın destek vereceğiz.” İfadelerini kullandı. Çatalcalı üreticilerin İBB Başkanvekili Nuri Aslan’a kendi ürettikleri ürünlerden oluşan sepeti takdim etmesinin ardından kayıt yaptıran üreticilere üzerinde “para ile satılamaz” yazan fidelerin dağıtımı yapıldı. Tören, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

İBB Başkanvekili Nuri Aslan: ''Sağlık Tam Bir İyilik Halidir'' Haber

İBB Başkanvekili Nuri Aslan: ''Sağlık Tam Bir İyilik Halidir''

İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Sağlıklı Kentler Forumu’nda konuştu. Aslan, “Dünya Sağlık Örgütü’nün de tanımladığı gibi; sağlık, tam bir iyilik halidir. Bu anlayışla kentimize yaşam vadileri, yeni parklar ve yeşil alanlar kazandırıyor; kamusal meydanları insanların bir araya gelebileceği ortak yaşam alanlarına dönüştürüyoruz” dedi. 153 belediyeyi ortak bir vizyon etrafında buluşturan Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği, İstanbul’da toplandı. Lütfü Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen foruma İBB Başkanvekili Nuri Aslan da katıldı. Dönem Başkanlığını İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın yaptığı Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin forumun açılış konuşmasını yapan Aslan, sözlerine İstanbul’un seçilmiş Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını ileterek başladı. Aslan, konuşmasına şu şekilde devam etti; “Sözlerime başlamadan önce, İstanbul’un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını sizlere iletmek isterim. Kendisi bugün burada olmayı çok arzu ederdi. Ekrem Başkanımız, seçildiği ilk günden itibaren İstanbul için ‘Adil, Yeşil ve Yaratıcı’ vizyonunu ortaya koymuş; tüm çalışmaları doğru strateji ve planlamayla hayata geçirmek adına büyük bir mücadele başlatmıştır. Bu mücadelemiz kararlılıkla devam etmektedir. Yol arkadaşları olarak bizler, onun bıraktığı yerden aynı azimle çalışıyor; süreci, kendisi geri döndüğünde hiçbir aksama olmadan devralacağı şekilde yürütüyoruz.” “EKREM BAŞKAN ÖNCÜLÜĞÜNDE BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİREREK BİLİM KURULLARI KURDUK” “Ekrem Başkanımız öncülüğünde yerel yönetimlerde bir ilki gerçekleştirerek Bilim Kurulları kurduk. Attığımız her adımı bilime dayandırdık. Tıp merkezlerimiz, bütünleşik halk sağlığı merkezlerimiz ve sosyal uyum destek merkezlerimizle her vatandaşımızın sağlık hizmetine adilce ulaşmasını sağlıyoruz. Sağlığın sadece fiziksel bir durum olmadığının bilincindeyiz. Dünya Sağlık Örgütü’nün de tanımladığı gibi; sağlık, tam bir iyilik halidir. Bu anlayışla kentimize yaşam vadileri, yeni parklar ve yeşil alanlar kazandırıyor; kamusal meydanları insanların bir araya gelebileceği ortak yaşam alanlarına dönüştürüyoruz. Toplu ulaşım yatırımlarını büyütürken çevre ve iklim politikalarını önceliyor, afetlere karşı altyapı çalışmalarımızı ve kritik ulaşım hatlarındaki güçlendirme faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. İstanbul’un geleceğini şekillendirecek 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı üzerinde sivil toplum kuruluşları, bakanlıklar, valilik ve tüm devlet kurumlarıyla eş güdüm içinde çalışıyoruz.” “BİZİM TÜM ÇALIŞMALARIMIZIN ODAĞINDA İNSAN YAŞAMI VARDIR.” “Bizim tüm çalışmalarımızın odağında insan yaşamı vardır. Kaygı, gelecek korkusu ve derin adaletsizlik hissinin olduğu bir toplumda gerçek bir ‘iyilik hali’ mümkün değildir. Bu nedenle; ‘Yuvamız İstanbul’ Çocuk Etkinlik Merkezlerimiz, spor salonlarımız, öğrenci yurtlarımız, Anne Kart uygulamamız, Kent Lokantalarımız, kütüphane ve ders atölyelerimiz, sosyal yardımlarımız; adil ve eşit bir kent oluşturma irademizin birer tezahürüdür. Tek bir amacımız var: Kentimizi ve insanımızı anlamak, doğru işlere imza atmak. Dünya hızla değişiyor; enerji ve su kaynaklarımız, nüfusumuz ve ekonomimiz dönüşüyor. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi: ‘Yerinde duran, geriye gidiyor demektir. İleri, daima ileri!’ Bir asır önce sanayi devrimini yakalamak ve muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak için devrimler yapıyorduk ve bu yolda çok mesafe katettik. Bugün Türkiye, coğrafyasında çok güçlü bir konuma sahip. Ancak şehirleşmede de devasa bir artış yaşadık. Eskiden nüfusun yüzde 20’si şehirlerde yaşarken, bugün bu oran yüzde 90’lara ulaştı. Doğayla bütünleşik kentler kurmanın yollarını arıyoruz. Pandemi süreci bizlere gösterdi ki şehirlerimiz aynı zamanda sağlığın ve salgının da merkezidir. Su kaynaklarının korunması, kuraklıkla mücadele, gıda ve enerji güvenliği artık ulusların kaderini belirleyen unsurlar haline gelmiştir. Şehirlerimizde yeşil ve gri arasında amansız bir mücadele sürüyor ve bu konuların hepsi birbirine bağlıdır. Bir bölgedeki kuraklık başka bir yerde göçü tetikliyor; enerji krizi üretimi, üretim ise toplumsal eşitliği etkiliyor. Bu trendleri okumak, şehirlerimizin kaderini belirleyecek politikalarda bize yol gösterecektir.'' “BİZLER ORTAK ÇALIŞMA KÜLTÜRÜNÜ VE DAYANIŞMAYI KENTLERİMİZİN GELECEĞİ ADINA ÇOK KIYMETLİ BULUYORUZ” “Bugün burada deneyimlerimizi paylaşmaktan ve ortak akılla hareket etmekten büyük mutluluk duyuyorum. Tarihin ve Boğaz’ın kucaklaştığı bu eşsiz şehirde geleceğe bakıyoruz. Çünkü 21. yüzyılda şehirleri sadece binalar ve yollar değil; dayanışma, bilim ve insan odaklı yönetim anlayışı ayakta tutar. Demokrasi; birlikte düşünmek, birbirinden öğrenmek ve iyiliği birlikte büyütmektir. Bu dönem birlik başkanlığı görevini yürüten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay, kapsayıcı ve uzlaşmacı yaklaşımıyla yerel yönetimler arasında güçlü bir diyalog köprüsü kurmuştur. Bizler de bu ortak çalışma kültürünü ve dayanışmayı kentlerimizin geleceği adına çok kıymetli buluyoruz. Bu duygularla, 45. Olağan Meclis Toplantımızın ve Sağlıklı Kentler Forumu’nun ülkemize, şehirlerimize ve tüm yurttaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. İstanbul’umuza yeniden hoş geldiniz; ayağınıza, emeğinize sağlık.” Daha sonra Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı Cemil Tugay ve Cork Sağlıklı Şehirler Siyasi Temsilcisi Tony Fitzgerald da kısa birer konuşma yaptı. Açılış konuşmalarının ardından günün ilk oturumu sonlandı. Sağlıklı kentler forumu, “Gıda Düğümü”, “Su Düğümü”, “Enerji Düğümü” ve gün son paneli olan Koridorlarla geçiş oturumuyla devam edecek.

İBB'nin Dört Modern Tesisi Kurban Bayramı İçin Hazır Haber

İBB'nin Dört Modern Tesisi Kurban Bayramı İçin Hazır

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), İstanbul’u Kurban Bayramı’na hazırlıyor. Avrupa ve Anadolu yakasında toplam 4 tesiste kurban satış ve kesim hizmeti verecek. İBB tesislerinden hizmet almak isteyenler, kesim işlemleri için kurban alanlarında bulunan ofislerden sıra numarası alabilecek. Ekipler, bayram günlerinde kentte istenmeyen görüntülerin oluşmaması için denetimleri sürdürecek, temizlik çalışmaları da özenle yürütülecek. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Kurban Bayramı’nda vatandaşlara sağlıklı, hijyenik ve modern koşullarda hizmet sunmak amacıyla Avrupa ve Anadolu yakasında toplam 4 tesiste kurban satış ve kesim hizmeti verecek. Bu yıl Alibeyköy–Eyüpsultan, Ferhatpaşa–Ataşehir, Kurnaköy–Pendik ve Paşaköy–Sancaktepe olmak üzere 4 noktada hizmet verilecek. Tesislerde kesimler veteriner hekim kontrolünde, İslami usullere uygun ve hijyenik koşullarda gerçekleştirilecek. 4 MODERN TESİSTE HİZMET VERİLECEK Toplam 5 bin 150 büyükbaş ve 2 bin 200 küçükbaş kurban kapasitesine sahip modern tesislerde, kesim işlemlerinin hızlı ve düzenli şekilde yapılabilmesi için en son teknoloji kullanılacak. Etlerin paketlenmesi için 120 bin adet hijyenik kurban poşeti hazırlandı, tüm kesim ekipmanlarının yıllık bakımları tamamlandı. Tesislerde vatandaşların kullanımına sunulan mescit, lavabo, tuvalet, dinlenme alanları ve mobil büfeler sayesinde konfor da ön planda tutuldu. Olası arızalara karşı teknik ekipler hazır bekletilecek. KURBAN MOBİL UYGULAMASIYLA KOLAY ERİŞİM İBB’ye ait bu tesislerde kurbanlıklarını kestirmek isteyen vatandaşlar, yoğunluğu önlemek amacıyla randevu sistemi üzerinden işlem yapabilecek. İBB tesislerinden hizmet almak isteyenler, kesim işlemleri için kurban alanlarında bulunan ofislerden sıra numarası alabilecek. Ayrıca Kurban Mobil uygulaması ile hem tesisler kolayca bulunabilecek hem de hayvanların küpe bilgileri Tarım ve Orman Bakanlığı verilerinden sorgulanabilecek. IOS ve Android marketlerden ücretsiz indirilebilen uygulama üzerinden İBB tesislerine dair bilgilendirmelere de ulaşılabilecek. İlk kurbanlık hayvanların İstanbul’a girişi 11 Mayıs 2025 tarihinden itibaren başladı. Vatandaşlar, güvenli ve düzenli bir hizmet için İBB’nin modern tesislerini tercih edebilecek.

Nilüfer’de Sennur Sezer’in İzinde Gastronomi Yolculuğu Haber

Nilüfer’de Sennur Sezer’in İzinde Gastronomi Yolculuğu

Nilüfer Belediyesi’nin “2026 Yılın Yazarı Sennur Sezer” etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Gastronomi Atölyesi: İkram Tasarruf ve Dayanışma” başlıklı söyleşide, Sezer’in mutfak kültürü üzerindeki izleri ve İstanbul’un çok kültürlü sofra mirası konuşuldu. Nilüfer Belediyesi, 2026 yılını adadığı yazar, şair Sennur Sezer’i düzenlediği etkinliklerle anmaya devam ediyor. Bu kapsamda Pancar Deposu’nda gerçekleştirilen etkinlikte, sosyolog Berken Döner, Sennur Sezer ve gastronomi üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi. Ardından katılımcılar, şef Seyfettin Yavuz eşliğinde geleneksel bir yemek olan Anuşabur hazırladılar. Söyleşide Sennur Sezer’i yakından tanıma fırsatı bulduğunu anlatan Berken Döner, yazarın mutfağa olan yaklaşımını anlattı. Sezer’in çok pratik ve iyi bir aşçı olduğunu ifade eden Döner, “Yemeğini de yedim. Hem yemeğin pişirilmesine hem de yemeğe sosyolojik anlamda kafa yormuş birisiydi” dedi. Döner, ‘İstanbul’un Eski İkramları’ kitabının, hem yemeği anlatıp hem de aile mirası reçetelerden faydalanarak yazılan kitaplarının öncüsü ve ilk örneği olduğunu söyledi. Sennur Sezer’in Rum, Ermeni ve Yahudi mutfakları üzerine detaylı inceleme yaptığını dile getiren Döner, sofra geleneklerini anlattı. ANUŞABUR HAZIRLADILAR Söyleşinin ardından mutfak atölyesine geçilerek, Seyfettin Yavuz şefliğinde katılımcılarla birlikte geleneksel bir Ermeni lezzeti olan Anuşabur yapıldı. Hazırlanan tatlının anlamını ve hikayesini anlatan Döner, “Anuş tatlı demek. Yani tatlı bir yemek oluyor. Aşure diyebiliriz. Nohut ve fasulye konulmuyor. Halk diliyle söylersek Ermeni aşuresi aslında. Bayram sofralarında muhakkak ikram edilir” dedi. Etkinlik sonunda, hazırlanan Anuşaburlar katılımcılara ikram edilirken, Seyfettin Döner’e günün anısına hediye verildi.

Ayamama Deresi Artık Korkuyla Değil, Yaşamla Anılıyor! Haber

Ayamama Deresi Artık Korkuyla Değil, Yaşamla Anılıyor!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Nuri Aslan, Ayamama Yaşam Vadisi 1. Etap 2’nci Kısım açılış töreninde konuştu. Aslan, “Şu an bulunduğumuz alan, İkitelli Organize Sanayi'nin önünden başlayan 22 kilometrelik bir yürüyüş koridoru olacak. Bağcılar, Başakşehir, Küçükçekmece, Bahçelievler ve Bakırköy’e hizmet edecek. Amacımız Yaşam Vadileri’nde çocukların güvenle oynaması, gençlerin sosyalleşmesi ve ailelerin nefes almasıdır. Aile birliğini güçlendirmek en büyük hedefimiz. Bunları da çocuğu ve insanları mutlu etmekle başaracağız” dedi. 6 Mayıs 2019’da Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasının iptal edilmesinin yıldönümü olduğuna da dikkat çeken Aslan, “Herkes kendi evladı, kendi kardeşi gibi gördüğü Ekrem İmamoğlu’na sahip çıktı. O da orada çıktı ve Yolumuz uzun, heyecanımız yüksek, gençliğimiz var! diye haykırdı. Oradaki herkes bu cümleyi sahiplendi; biz de oradaydık, her zaman olduğu gibi yanı başındaydık. İstanbul’daki memleketini, milletini seven herkes adaletsizliğin karşısında durdu ve Ekrem İmamoğlu’na sahip çıktı.” ifadelerini kullandı. Başakşehir’den doğarak Küçükçekmece ve Bahçelievler üzerinden Bakırköy’de Marmara Denizi ile buluşan Ayamama Deresi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Yaşam Vadisi projesiyle kentin yeni nefes borusu haline geldi. Atıl durumdaki dere kenarı alanlarını sağlıklı rekreasyon alanlarına dönüştürmeyi hedefleyen proje kapsamında, bölgenin ulaşım senaryosu yaya ve bisiklet odaklı olarak yeniden kurgulandı. Toplam 40 bin metrekarelik bir sahayı kapsayan projenin güncel etabında; 1000 metrelik yürüyüş yolu, 480 metrelik bisiklet parkuru, profesyonel spor sahaları ve 70 araçlık otopark kapasitesiyle modern bir kentsel donatı alanı oluşturularak bölge halkının kullanımına törenle açıldı. Törene İBB Başkanvekili Nuri Aslan, İBB Bürokratları, Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, ilçe başkanları, meclis üyeleri ve muhtarlar katıldı. Programın açılış konuşmasını İBB Başkanvekili Nuri Aslan yaptı. Aslan konuşmasında şu ifadeleri kullandı; “KİMSENİN HAKKINI YEMEM AMA HAKKIMI DA YEDİRTMEM’ DİYEN BİR BABAYİĞİT VARDI” Yaşam Vadisi deyince, bu bizim için gerçekten hassas bir nokta; İstanbul'un ve bizim hayatımızın dönüm noktalarından birisi. 2009 yılında bir genç çıkıyor, ‘Ben siyasete atılacağım diyor ve ilçe başkanı oluyor. Sonra 2014 yılında, İstanbul'da yönetimi el değiştiren tek ilçe olarak adı geçen Beylikdüzü’nde, Cumhuriyet Halk Partisi’nden Belediye Başkanı seçiliyor. 2019 yılına gelindiğinde ise bu babayiğit, bu yiğit kardeşimiz, kimsenin cesaret edemediği bir ortamda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı oluyor. O dönemde kimse onun kazanacağına inanmıyordu; ‘Yapamaz’ diyorlardı, ‘Olamaz’ diyorlardı. Bunu şimdi anlattığımda belki sıradan geliyor ama o gün durum tam olarak öyleydi. Ekrem İmamoğlu çıktı; Sultanbeyli’ye gitti, Sultangazi’ye gitti, Bakırköy’e geldi... 39 ilçeyi tek tek dolaştı. İnsanların elini sıktı; onlara kalbindeki sıcaklığı, sevgiyi verdi ve karşısındakine değer verdi. İnsanlar o sevgiyi aldılar ve Ekrem İmamoğlu’nu 2019 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçtiler. Hatırlayın o zamanları; 31 Mart 2019 seçimleri bitmiş, çeşitli billboardlarda farklı duyurular... Ama sonuçta, ‘Kimsenin hakkını yemem ama hakkımı da yedirtmem’ diyen bir babayiğit vardı. Hatırlayın yine, tam 17 gün boyunca mazbatanın verilmemesi için onlarca işlem yapıldı; ama sonuçta güneş balçıkla sıvanmaz, bu milletin iradesi tecelli etti ve Ekrem İmamoğlu 17 Nisan 2019’da mazbatasını aldı” “BİR GÜNDE, İSTANBUL’A BAHARI GETİREN ADAMIN MAZBATASINI İPTAL ETTİLER” “Tabii gelir gelmez harekete geçti; yerinde duramayan bir genç, içinde vatan millet sevgisi, İstanbul sevgisi var. Ancak sadece 19 gün dayanabildiler. İşte bugün tam 6 Mayıs; o gün bir Ramazan akşamıydı, bugün ise 6 Mayıs Hıdırellez. Barışın, kardeşliğin, huzurun ve baharın müjdecisi olan bir günde, İstanbul’a baharı getiren adamın mazbatasını iptal ettiler. Peki, Ekrem İmamoğlu’nu tanıyan durur mu Ne yaptı bu babayiğit Beylikdüzü’nde 2014’ten sonra kendi inşa ettiği Yaşam Vadisi’ne, 6 Mayıs akşamı Sultanbeyli’de iftar yaptığı bir ailenin yanından çıkıp geldi. Kollarını sıvadı. Peki, Beylikdüzü’ne sadece Ekrem İmamoğlu mu geldi Kesinlikle hayır! İstanbul’un bütün sevdalıları akın akın Beylikdüzü’ne geldi. Yaşam Vadisi bir insan seline dönüştü; E-5, E-6 tüm trafik sıkıştı. Herkes kendi evladı, kendi kardeşi gibi gördüğü Ekrem İmamoğlu’na sahip çıktı. O da orada çıktı ve Yolumuz uzun, heyecanımız yüksek, gençliğimiz var! diye haykırdı. Oradaki herkes bu cümleyi sahiplendi; biz de oradaydık, her zaman olduğu gibi yanı başındaydık. İstanbul’daki memleketini, milletini seven herkes adaletsizliğin karşısında durdu ve Ekrem İmamoğlu’na sahip çıktı. Sonra ne oldu İptal ettikleri mazbatanın karşılığı olarak bir seçim kararı aldılar. 23 Haziran’da tekrar seçim oldu. Bu millet, Hür yaşadım, hür yaşarım diyen bir gelenekten geliyor; kendi iradesine sahip çıktı ve 23 Haziran’da tam 806 bin oy farkla Ekrem İmamoğlu’nu tekrar İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçti. Böylece Ekrem İmamoğlu, bir yıl içinde —hatta üç ay içinde— iki kez seçilen belediye başkanı olarak tarihe geçti” “O, EN ZOR ŞARTLARDA BEŞ YIL BOYUNCA İSTANBUL’U YÖNETTİ. İSTANBUL NEFES ALDI, TÜRKİYE NEFES ALDI” “Beş yıl boyunca hizmet etti. ‘Topal ördek’ dediler, ‘Başaramaz’ dediler, ‘Yapamaz’ dediler... Ama atladıkları tek bir şey vardı Ekrem İmamoğlu’nun sevgisini, gönlünü ve aklını göremiyorlardı. O, en zor şartlarda beş yıl boyunca İstanbul’u yönetti. İstanbul nefes aldı, Türkiye nefes aldı. Bu büyük hizmetin ve çalışmanın karşılığı olarak sadece İstanbul’da değil, Anadolu’nun dört bir tarafında Ekrem İmamoğlu, yol arkadaşları ve Cumhuriyet Halk Partisi kazandı. 2024 yılında bu sefer bir milyonun üzerinde bir oy farkıyla tekrar kazandı. Beş yıl içinde İstanbul’u üç kez kazanan adam oldu. Şimdi size, o kahramanlık hikâyesini yazan, İstanbul’a nefes aldıran kardeşimin, yol arkadaşımın, seçilmiş belediye başkanımızın ve Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun selamını, özlemini ve sevgisini getirdim. Kendisini Silivri zindanında daha iki gün önce ziyaret ettim. Ülkesi için büyük bir umut ve mutluluk içinde; heyecanını hiç kaybetmiyor. Yarının çok aydınlık olacağına inanıyor ve bunu; sağcısıyla solcusuyla, AK Partilisiyle CHP'lisiyle bir bütün olarak, kardeşçe başaracağımızı söylüyor.” “6 MAYIS’TA, ŞEHRİMİZE BİR YAŞAM VADİSİ DAHA KAZANDIRMANIN MUTLULUĞUNU YAŞIYORUZ” “Biz de 6 Mayıs tarihinde, onun takipçileri olarak şehrimize bir Yaşam Vadisi daha kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Uzun süredir bir haksızlık ve hukuksuzluk sarmalı içindeyiz; bu sarmal ülkeyi adeta işgal etmiş gibi duruyor. Ama muhtaç olduğumuz kudretin damarlarımızdaki asil kanda mevcut olduğunu benim söylememe gerek yok, bu millet bunu çok iyi biliyor. Bu cumhuriyet öyle bir günde, iki günde kurulmadı. Bu demokratik, laik, hukuk devleti; dışarıdan ya da içeriden gelen tehditlerle öyle kolay kolay yıkılmaz. Bu millet bayrağına da devletine de sahip çıkmayı bilir. Asla yenilmeyiz, pes etmeyiz, geri adım atmayız. Biz, iki bin yıldır devletsiz kalmamış bir toplumuz. Küçük sıkıntılarımız olabilir ama kendimizi tedavi edeceğiz; barışacağız ve uzlaşacağız” “ZOR GÜNLERİMİZ OLUYOR AMA İNANCIMIZ TAM MİLLET BİZİM YANIMIZDA!” “Bugün Hıdırellez; tüm inanç ve siyasi gruplar bu bayrağa ve devlete sahip çıkmayı bilmeli, yan yana gelip konuşabilmeli, bayramlaşabilmelidir. Önümüzdeki Kurban Bayramı'ndan önce ülkemizin huzura kavuşmasını diliyorum. Bugünlerde Ekrem Başkanımız ve yol arkadaşları mahkemelerde halkın hakkını savunmak için mücadele ederken, biz de onların emanetlerini sahada taşıyoruz. Zor günlerimiz oluyor ama inancımız tam Millet bizim yanımızda! ‘Biz bir gideriz, bin geliriz’ derler ya; biz milyonlarca geliyoruz. Bu cumhuriyette on altı milyonun içinde milyonlarca Ekrem İmamoğlu var. Emaneti koruyorlar ve sahipleniyorlar. Açılışını yaptığımız bu vadi de o milyonlarca Ekrem Emamoğlu'nun eseri ve sevgisidir” “EKREM İMAMOĞLU VE YOL ARKADAŞLARIYLA GURUR DUYUYORUM” Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşlarıyla gurur duyuyorum. Niye mi Çok basit Beylikdüzü’nde başlattığı Yaşam Vadisi projesinin şu an 18'incisi bitti, 5 tanesi devam ediyor. 6 tane kent ormanı yaptı; bu projeler Millet Bahçelerine örnek oldu. Bir fikrin örnek alınması ve dilden dile dolaşması büyük bir zenginliktir. Kent Lokantalarımız dünyaya örnek oldu, Çocuk Etkinlik Merkezlerimiz öyle... 2019 yılında İstanbul’da 474 park vardı. Ekrem İmamoğlu ve ekibi bu parkların 339 tanesini güncel ihtiyaçlara göre, ağaçlara dokunmadan, peyzaj ve kent mobilyalarını yenileyerek tamamen düzenledi. Yetmedi; 88 tane de sıfırdan park yaptı. 2019-2025 yılları arasında İstanbul’a tam 14 milyon metrekare yeşil alan kazandırdık. Esenyurt ve Bağcılar gibi yeşil alanın çok kısıtlı olduğu yerlerde de çözüm üreteceğiz. İstanbul genelinde kişi başına düşen yeşil alan miktarını 7.04 metrekareden 7.98 metrekareye çıkardık; 2029’a kadar bunu dünya standartlarına ulaştıracağız” “BENİM GÖREVİM, EKREM İMAMOĞLU'NUN BIRAKTIĞI YERDEN İSTANBUL'A HİZMET ETMEKTİR” “Silivri’den Tuzla’ya 18 ayrı Yaşam Vadisi yaptık. ‘Yapamaz’ dediler, yaptık. ‘Sosyal yardım dağıtamaz’ dediler, kat kat artırdık. Ama asıl amacımız yoksulluğu yenmek ve sosyal desteğe ihtiyaç duymayan bir vatandaş kitlesi oluşturmaktır. Bu memleketi kalkındıracak akla Ekrem İmamıoğlu ve yol arkadaşları olarak sahibiz. Göreceksiniz, birkaç yıl içinde dünyanın en güçlü devletlerinden biri olacağız. Geçmişte yaşanan Ayamama Deresi sel felaketini hatırlarsınız; o dönem Kızılay Başkan Vekili olarak alandaydım. Bazıları tarihlerini şaşırıp beni 2023'te Kızılay Başkanı yapmışlar. Bu devletin herhangi bir kurumuna hizmet etmek benim için onurdur; yeter ki dürüstlük gelsin, para nasıl harcanıyor görülsün. Benim görevim, Ekrem İmamoğlu'nun bıraktığı yerden İstanbul'a hizmet etmektir. Şu an bulunduğumuz alan, İkitelli Organize Sanayi'nin önünden başlayan 22 kilometrelik bir yürüyüş koridoru olacak. Bağcılar, Başakşehir, Küçükçekmece, Bahçelievler ve Bakırköy’e hizmet edecek. Amacımız Yaşam Vadileri’nde çocukların güvenle oynaması, gençlerin sosyalleşmesi ve ailelerin nefes almasıdır. Aile birliğini güçlendirmek en büyük hedefimiz.Bunları da çocuğu ve insanları mutlu etmekle başaracağız” “UMUT SİLİVRİ ZİNDANINDA YATAN O BABAYİĞİDİN KALBİNDE” Ekonomik şartların zor olduğu bu dönemde, Yaşam Vadileri ailelerin ücretsiz vakit geçirebileceği alanlar oldu. Bu vizyonu ortaya koyan Ekrem Başkanımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Sizden ricamdır Kimse umutsuz olmasın! Özgür Çelik gibi bir il başkanınız, Özgür Özel gibi bir genel başkanınız ve 5 yılda üç kez seçilmiş bir büyükşehir belediye başkanınız varsa umudunuzu asla kaybetmeyin. Cumhuriyet demek, umut demek. Umut sizlersiniz, umut biziz; umut Silivri zindanında yatan o babayiğidin kalbinde. Hepinizi sevgiyle selamlıyorum, iyi ki varsınız! “BAKIRKÖY'ÜN YAŞAM KALİTESİNE DOĞRUDAN KATKI SUNAN BİZİM İÇİN ÇOK KIYMETLİ BİR KAZANIM OLDU” Ardından konuşan Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu da, Ayamama Deresi, uzun yıllar boyunca Bakırköy'de riskle, taşkınlarla ve kapalı alanlarla anılan bir bölgeydi. Çok da uzağa gitmeyelim; 2009 yılında tam otuz bir kişi taşkın felaketiyle, sel baskınıyla can verdi. Bugün ise bu alan; çocukların güvenle oynadığı, gençlerin spor yaptığı, komşuların yürüyüşte selamlaştığı yaşayan bir kamusal mekana dönüşmüş durumda. Bu dönüşüm, Bakırköy'ün yaşam kalitesine doğrudan katkı sunan bizim için çok kıymetli bir kazanım oldu. Peki, bu kimin sayesinde oldu Tabii ki İstanbul’un doğasına, yeşiline ve yaşam alanlarına sahip çıkan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu ve kıymetli ekibi sayesinde oldu” şeklinde konuştu. Program konuşmaların ardından, çekilen anı fotoğrafıyla son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.