Hava Durumu

#İstanbul

Kırsal Haber - İstanbul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstanbul haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TİGEM Yetiştirmesi "Özmen Bey" Tarihe Geçti! Haber

TİGEM Yetiştirmesi "Özmen Bey" Tarihe Geçti!

Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) bünyesindeki Anadolu Tarım İşletmesi’nde yetiştirilen şampiyon safkan Arap atı Özmen Bey, İstanbul Veliefendi Hipodromu’nda düzenlenen prestijli Veliefendi Koşusu’nu (G1) kazanarak tarihi bir başarıya imza attı. Özmen Bey, bu zaferle birlikte safkan Arap atları için ulaşılması en zor unvanlardan biri olan TRIPLE CROWN (Üçlü Taç) sahibi oldu. TRIPLE CROWN Yolunda Zirveye Tırmandı Sezon boyunca sergilediği üstün performansla yarışseverlerin takdirini toplayan Özmen Bey, Üçlü Taç unvanına giden zorlu yolda üç büyük G1 koşusunu da birincilikle tamamlamayı başardı. Şampiyon safkanın Triple Crown zaferine uzanan rotası şu şekilde gerçekleşti: G1 TBMM Koşusu G1 Niğbolu Koşusu G1 Veliefendi Koşusu TİGEM: "Yetiştiriciliğimizin Gurur Günü" Elde edilen tarihi zaferin ardından TİGEM tarafından yapılan resmi açıklamada, Anadolu Tarım İşletmesi'nin köklü yetiştiricilik geleneğine dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi: "Yetiştiriciliğimizin gurur günü. Anadolu Tarım İşletmemiz yetiştirmesi “Özmen Bey”, bugün İstanbul Veliefendi Hipodromu’nda gerçekleştirilen Veliefendi Koşusu’nu (G1) kazanarak, safkan Arap atları için ulaşılması son derece güç olan TRIPLE CROWN (Üçlü Taç) unvanını elde etti. Üç büyük koşuyu da birincilikle tamamlayan Özmen Bey, Anadolu Tarım İşletmemizin yetiştiricilikteki köklü birikimini ve emeğini bir kez daha gurur verici bir başarıyla taçlandırdı. Bu önemli başarıda emeği, özverisi ve katkısı bulunan tüm çalışma arkadaşlarımızı tebrik ediyor; Özmen Bey’in başarılarının artarak devam etmesini diliyoruz. Tebrikler Özmen Bey" Türk atçılığı ve TİGEM yetiştiriciliği adına dönüm noktası niteliğindeki bu zafer, Anadolu Tarım İşletmesi’nin geleneksel ve bilimsel yetiştiricilik vizyonunun ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Türkiye’de İklim Krizi Mesaisi: Vatandaşlar 32 Gün Fazladan Sıcak Yaşadı Haber

Türkiye’de İklim Krizi Mesaisi: Vatandaşlar 32 Gün Fazladan Sıcak Yaşadı

Dünya genelinde sıcaklık rekorlarının kırıldığı 2026 yazı, iklim krizinin yıkıcı etkilerini bir kez daha gözler önüne serdi. Climate Central tarafından hazırlanan son analiz, bu yaz 1,5 milyardan fazla insanın iklim değişikliği nedeniyle artan riskli sıcak günlere en az bir ay boyunca maruz kaldığını ortaya koydu. İklim krizinden en çok etkilenen ülkelerden biri olan Türkiye’de ise vatandaşlar yaz boyunca fazladan bir aydan fazla süreyi aşırı sıcakların gölgesinde geçirdi. Türkiye’de İklim Krizi Mesaisi: Vatandaşlar 32 Gün Fazladan Sıcak Yaşadı Çalışmanın verilerine göre, küresel ısınma Türkiye’de ortalama bir kişinin fazladan 32 gün boyunca riskli sıcaklara maruz kalmasına yol açtı. 1991-2020 dönemindeki sıcaklıkların %90’ından daha yüksek olan günleri kapsayan "riskli sıcak gün" tanımı, insan sağlığını doğrudan tehdit eden eşik değerlerin aşıldığı dönemleri ifade ediyor. Türkiye genelinde 54,3 milyon kişi en az 30 gün boyunca bu yüksek riskli sıcaklıkları deneyimledi. Aşırı Sıcaklardan En Çok Etkilenen İller Türkiye’de iklim değişikliği kaynaklı fazladan riskli sıcak gün sayısının en yüksek kaydedildiği şehirler şu şekilde sıralandı: Adana: 40 gün Gaziantep: 39 gün İstanbul: 37 gün Bursa: 34 gün İzmir: 33 gün Küresel Bilanço: Asya’da 2,8 Milyar Kişi, Avrupa’da Rekor Sıcaklar Climate Central analizi, küresel çapta da tablonun vahametini ortaya koyuyor: Asya Kıtası Başı Çekiyor: Dünya nüfusunun %25’i her gün iklim krizinin etkilerini hissetti. Asya’da kıta nüfusunun %58’ine denk gelen 2,8 milyar insan, en az 30 gün boyunca riskli sıcaklarla mücadele etti. Avrupa Rekor Kırtı: Olağan dışı sıcaklıkların en yoğun görüldüğü ilk 10 ülkeden 7’si Avrupa’da yer aldı. Her 10 Avrupalıdan 9’u (%89) bir ay boyunca riskli sıcaklıklara maruz kaldı. Fransa, İtalya ve Birleşik Krallık dahil 54 ülkede 1970-2026 yılları arasındaki en sıcak Haziran-Ağustos dönemi yaşandı. Afrika’da Biyoçeşitlilik Tehlikede: Altı Afrika ülkesinde yaz günlerinin en az %95’inde iklim değişikliğinin güçlü etkileri görüldü. Bu durum rekor düzeyde orman yangınlarına, kuraklığa ve sağlık sistemlerinin kilitlenmesine neden oldu. Toplamda 203 ülkede ortalama bir kişi, iklim krizinin doğrudan hissettirdiği en az 30 sıcak gün geçirdi. Uzman Değerlendirmesi: "Gerçek Rakamlar Çok Daha Yüksek Olabilir" Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, açıklanan verilerin ihtiyatlı bir alt sınır olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtti: “Türkiye bu yaz, iklim değişikliği olmasaydı yaşamayacağı 32 riskli sıcak gün geçirdi. Riskli sıcak gün, insan sağlığı açısından eşik sayılan sıcaklığın aşıldığı gün demek. O eşiğin üstüne çıkıldığında hastane başvuruları da ölümler de hızla artıyor. Eşik ise 1991-2020 ortalamasına, yani zaten ısınmış bir döneme göre belirlendi. Hesap, günlük ortalama sıcaklığa dayanıyor ve nemi dikkate almıyor. Oysa Ege ve Akdeniz kıyısında insanı asıl çökerten şey nemli sıcaktır. İkinci sorun ise çözünürlük. Kullanılan verinin hücreleri yaklaşık 25 kilometre ve kentin içini ayırt edemiyor; örneğin İzmir'de gölgeli bir sahal mahallesiyle beton yoğun bir iç mahalle arasındaki sıcaklık farkını göremiyor. Yapılması gereken belli: Sıcak hava dalgalarına erken uyarı, kent ölçeğinde ısı haritaları ve bunlara bağlanmış bir sağlık planı. COP31'e hazırlanan bir ülke, önce kendi nüfusunun sıcağa ne kadar maruz kaldığını ölçebilmeli.” BM’den Acil Çağrı: "Fosil Yakıt Bağımlılığını Bırakmalıyız" Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (İDÇS) İcra Sekreteri Simon Stiell ise iklim krizinin ekonomik ve insani maliyetine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Sağlığı tehdit eden aşırı sıcaklarla bir ay daha karşı karşıya kalan bir milyardan fazla insan, insanlığın kömür, petrol ve doğalgaz yakma bağımlılığının yol açtığı iklim krizinin giderek artan maliyetlerini bir kez daha gözler önüne seriyor. Hayatlar ve geçim kaynakları büyük ölçekte mahvoluyor, sağlık sistemleri baskı altında, işletmeler zorlanıyor ve bedelini tüm ekonomiler ödüyor. Ancak çözümler açık: Fosil yakıtlardan daha ucuz ve daha güvenli olan temiz enerjiye daha hızlı geçiş yapmak, iklim direncini artırmak ve ormanları korumak.”

İBB'den Silivri'de Ayçiçeği Hasat Şenliği Haber

İBB'den Silivri'de Ayçiçeği Hasat Şenliği

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından sağlanan yağlık ayçiçeği tohumu hasat şenliğinde konuşan Nuri Aslan, “Ekrem Başkanımızın İstanbul’da başlattığı; üreticiyi destekleyen, emeği koruyan, halkın sofrasını büyüten bu anlayışı kararlılıkla sürdüreceğiz. Çünkü çiftçi üretirse İstanbul kazanır. Üretici güçlenirse Türkiye güçlenir.” diye konuştu. Silivri’de Gazitepe Mahallesi’nde yapılan Ayçiçeği Hasat Şenliği’ne; İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Silivri Belediye Başkanvekili Yalçın Ekici, Silivri Ziraat Odası Başkanı Sabri Özer, meclis üyeleri, muhtarlar, İBB bürokratları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, çiftçiler ve üreticiler katıldı. Kürsüde çiftçiler adına söz alan Silivri Ziraat Odası Başkanı Sabri Özer, “Verilen bu tohumların maliyetlerimizi ne kadar düşürdüğünü görerek yaşıyoruz. Bu dağıtımlar için Ekrem Başkan ile Bora Başkan’a selamlarımı iletiyorum” dedi. SİLİVRİ BELEDİYESİ BAŞKANVEKİLİ EKİCİ: “EKREM İMAMOĞLU’NA SİLİVRİ ADINA TEŞEKKÜR EDİYORUM” Daha sonra kürsüye gelen Silivri Belediye Başkanvekili Yalçın Ekici, “Tarımsal desteklerin İstanbul’da yeniden güçlü bir kamu politikası hâline geçmesine yönelik öncülük eden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu’na, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığımıza, emeği geçen bütün çalışma arkadaşlarımıza Silivri adına teşekkür ediyorum.” diye konuştu. “CUMHURBAŞKANI ADAYIMIZ SAYIN EKREM İMAMOĞLU’NUN SELAMLARINI İLETİYORUM” Konuşmasına “1,5 yılı aşkın süredir hukuksuz biçimde Silivri’de tutulan İstanbul’un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını iletiyorum.” diyerek başlayan Nuri Aslan, “Ekrem Başkanımız 2019 yılında göreve geldiğinde, ‘İstanbul’un kırsalında tarım yapılacak, üretici desteklenecek’ dedi. O gün buna inanmayanlar oldu. Bugün ise İstanbul Büyükşehir Belediyesinin tarım politikalarının nasıl takip edildiğini, örnek alındığını görüyoruz. Bundan da ancak mutluluk duyarız.” ifadelerini kullandı. “SİLİVRİ’DE ÇİFTÇİMİZİN, ÜRETİCİMİZİN YANINDAYIZ” Çiftçiliğin zorluklarına da değinen İBB Başkanvekili Aslan, “Mazot pahalı, gübre pahalı, tohum pahalı, yem pahalı. Üretmenin maliyeti her geçen gün artıyor. Biz de tam bu nedenle dedik ki: ‘İBB Hep Yanında’. Biz İstanbul için gerçekten çok çalışıyoruz. Dün çocuklarımız, gençlerimiz ve ailelerimiz için yeni eğitim desteklerimizi açıkladık. Bugün Silivri’de çiftçimizin, üreticimizin yanındayız. Yarın İstanbul’un başka bir köşesinde başka bir ihtiyaca koşacağız.” dedi. “BU YIL 3 BİN 537 TORBA YAĞLIK AYÇİÇEĞİ TOHUMU DAĞITTIK” Ayçiçeği hasadının detaylarını paylaşan Aslan, “Bugün burada hasadını yaptığımız ayçiçeğinin yolculuğu aylar önce başladı. İstanbul’un toprağına ve iklimine uygun tohumları araştırdık, belirledik, aldık ve çiftçimize dağıttık. Sadece bu yıl 3 bin 537 torba yağlık ayçiçeği tohumu dağıttık. Bu tohumlar yaklaşık 106 bin dekar alanda toprakla buluştu. Ayrıca 2026 yılında bin 410 dekar alanda 10 farklı ayçiçeği çeşidinin denemesini yaptık. Başarılı sonuç aldığımız çeşitleri 2027 yılında çiftçilerimize destek olarak vereceğiz. Bakın, çok çarpıcı bir rakam: Bugün İstanbul’da tarlada gördüğünüz yaklaşık her iki ayçiçeğinden birinin tohumu İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından çiftçimize verildi. İşte bizim üreticiye bakışımız budur.” diye konuştu. “SADECE 2026’DA 300 MİLYON LİRALIK TARIMSAL DESTEK SAĞLAYACAĞIZ” İBB’nin desteklerinin ayçiçeğiyle sınırlı olmadığını söyleyen Aslan, “2020’den bugüne 81 milyon adet yazlık ve kışlık sebze fidesini, 15 bin 917 torba yağlık ayçiçeği tohumunu, 8 bin 730 torba silajlık mısır tohumunu ve 1 milyon 211 bin litre mazotu üreticimizle buluşturduk. Buğdaydan arpaya, gübreden sulama malzemelerine; hayvancılıktan arıcılığa, balıkçılığa kadar üretimin her alanında vatandaşımızın yanında olduk. 2026 yılına kadar sağladığımız tarımsal girdi desteğinin toplam değeri 667 milyon liraya ulaştı. Sadece 2026 yılında ise 300 milyon liralık tarımsal destek sağlayacağız. Çünkü ‘İBB Hep Yanında’ demek; İstanbul’un kaynağını İstanbul’un insanıyla buluşturmak demektir. Tohumda çiftçinin, tarlada üreticinin, denizde balıkçının, sofrada İstanbullunun yanında olmak demektir.” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yıl İstanbul genelinde yaklaşık 45 ila 50 bin ton yağlık ayçiçeği elde edilmesini bekliyoruz. Bunun karşılığında yaklaşık 20 ila 22 bin ton yağ üretilecek. Yağışların uygun gitmesi, kaliteli tohum ve çiftçimizin emeği sayesinde yüzde 10’un üzerinde verim artışı bekliyoruz. İşte bereket dediğimiz budur. Ama bu bereket kendiliğinden gelmiyor. Bu bereketin içinde sabahın ilk ışığında tarlasına giden çiftçimizin alın teri var. Toprağına küsmeyen, üretmekten vazgeçmeyen insanımız var. Ve üreticisini yalnız bırakmayan bir belediyecilik anlayışı var.” “EKREM BAŞKANIMIZIN İSTANBUL’DA BAŞLATTIĞI ANLAYIŞI KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ” “Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk bize bundan bir asır önce yönümüzü gösterdi: Bu memleket üretecek. Çiftçisi, köylüsü, üreticisi başı dik yaşayacak. Çünkü Cumhuriyet, aynı zamanda üretimde bağımsızlık demektir. Biz de Ekrem Başkanımızın İstanbul’da başlattığı; üreticiyi destekleyen, emeği koruyan, halkın sofrasını büyüten bu anlayışı kararlılıkla sürdüreceğiz. Çünkü çiftçi üretirse İstanbul kazanır. Üretici güçlenirse Türkiye güçlenir. Tarlada da, okulda da, hayatın her alanında İBB Hep Yanında.”

İstanbul'un Kıyıları Yenileniyor Haber

İstanbul'un Kıyıları Yenileniyor

İBB, İstanbul’un kıyılarını hem olası afetlere karşı dirençli hale getiriyor hem de kentin denizle olan bağını güçlendirerek sahil şeritlerini konforlu, estetik ve nefes alan yaşam alanlarına dönüştürüyor. Kıyı hatlarında hayata geçirilen yatırımlar sayesinde teknik ömrünü tamamlayan rıhtımlar ileri mühendislik çözümleriyle sağlamlaştırılırken; Tarihi Yarımada’dan Marmara kıyılarına kadar uzanan hat boyunca 16 milyon İstanbullunun keyifle vakit geçireceği geniş yeşil alanlar, modern yürüyüş yolları, bisiklet parkurları ve sosyal donatılar kentin günlük yaşamına kazandırılıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), kentin sahil şeritlerini ve kıyı yapılarını afetlere karşı dirençli, estetik ve kesintisiz yaşam alanlarına dönüştürmek için yürüttüğü kapsamlı kıyı düzenleme çalışmalarını sürdürüyor. İBB Fen İşleri Dairesi Başkanlığının üstlendiği yatırımlarla; teknik ömrünü tamamlamış ve göçme riski taşıyan rıhtımlar çelik kazık veya su içi beton blok sistemleriyle güçlendirilerek, Tarihi Yarımada’dan Marmara kıyılarına kadar geniş bir coğrafyada yürüyüş yolları, bisiklet parkurları, yeşil alanlar ve sosyal donatılar İstanbulluların hizmetine sunuluyor. EMİNÖNÜ - UNKAPANI HATTINDA SONA YAKLAŞILDI Fatih Sarıdemir Mahallesi’nde yürütülen Eminönü Meydanı ve Unkapanı Köprüsü Arası Çevre Düzenlemesi 2. Etap İnşaatı’nda fiziki gerçekleşme yüzde 93 seviyesine ulaştı. Projede çelik borulu kazık yöntemiyle kıyı güçlendirme imalatları tamamlandı. Yürüyüş ve bisiklet yolları, kafe, çocuk oyun alanları ve İETT duraklarını kapsayan projenin Ekim 2026’da tarihinde hizmete açılması hedefleniyor BÜYÜKÇEKMECE SAHİLİNDE DEV YAŞAM KORİDORU Büyükçekmece ve Beylikdüzü sahilindeki 168 bin metrekarelik düzenleme inşaatında çalışmalar hızla devam ediyor. Gelinen aşamada Cumhuriyet Meydanı düzenleme işleri tamamlanırken; yürüyüş yolları, spor sahaları, plaj ve otopark alanlarını içeren çalışmaların Haziran 2027’de tamamlanması öngörülüyor. AKINTIBURNU VE KENT GENELİNDEKİ KIYI YATIRIMLARI Arnavutköy Akıntıburnu Sahili’nde başlatılan çelik kazıklı kıyı güçlendirme çalışmalarında yüzde 33 ilerleme kaydedildi. Salacak, Paşalimanı, Kuzguncuk, Ortaköy, İstinye, Kabataş ve Avcılar başta olmak üzere 17 farklı noktadaki kıyı güçlendirme ve düzenleme çalışmaları tamamlanarak İstanbulluların hizmetine sunuldu.

DOA İle 200 Milyondan Fazla Ambalaj Toplandı Haber

DOA İle 200 Milyondan Fazla Ambalaj Toplandı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sistemi ile 1 Temmuz 2026 - 5 Eylül 2026 tarihleri arasında 200 milyondan fazla içecek ambalajının toplanarak geri dönüşüme kazandırıldığını açıkladı. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Bakan Kurum, “Atmıyoruz. Topluyor, dönüştürüyor, çevreye de ekonomiye de katkı sağlıyoruz. DOA ile 200 milyon ambalaj topladık, geri dönüşüme kazandırdık. Sıfır Atık gibi DOA bilinci de dalga dalga büyümeye devam edecek” ifadelerini kullandı. Bakan Kurum’un paylaştığı verilere göre; Türkiye genelinde 1 Temmuz 2026 itibarıyla ulusal entegrasyon süreci başlayan DOA sistemiyle 5 Eylül’e kadar 205 milyon 709 bin 303 adet DOA logolu PET, alüminyum ve cam içecek ambalajı toplandı. Sistemde kayıtlı kullanıcı sayısı 3 milyon 214 bin 992’ye ulaştı. EN ÇOK AMBALAJ TOPLANAN 5 ŞEHİR En çok ambalaj toplanan il 46 milyon 678 bin 972 ambalajla Antalya oldu. Antalya’yı İstanbul (38 milyon 675 bin 928), İzmir (24 milyon 339 bin 288), Adana (18 milyon 723 bin 778) ve Ankara (16 milyon 712 bin 516) takip etti. DOA İLE TÜRKİYE EKONOMİSİNE 30 MİLYAR TL KATKI SAĞLANACAK Depozitosu Olan Ambalajlar Sistemi, Türkiye’de Sıfır Atık Hareketi kapsamında hayata geçirildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından yürütülen DOA sistemi ile artık içecek ambalajları çöp yerine DOA makinelerine atılıyor ve bu sayede geri dönüşümle ülke ekonomisine ham madde katkısı sağlanıyor. Plastiklerin doğaya karışması da engelleyen bu sistemde vatandaşlara ise ambalaj başına 1 TL teşvik bedeli ödeniyor. Her yıl 25 milyar ambalajın toplanacağı bu sistem ile Türkiye ekonomisine 30 milyar TL katkı sağlanması hedefleniyor.

İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi (IGEXX 2026) Kapılarını Açtı Haber

İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi (IGEXX 2026) Kapılarını Açtı

Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda; Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) işbirliğiyle hayata geçirilen İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi (IGEXX 2026), iş dünyasının önde gelen isimlerinin katılımıyla başladı. ​Zirvenin açılışında konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat; Türkiye'nin makroekonomik göstergeleri, e-ticaret ve e-ihracat alanındaki tarihi rekorları ile dijital dönüşüm hamlelerine dair çok önemli açıklamalarda bulundu. ​Türkiye Ekonomisinde İstikrarlı Büyüme ve İstihdam Başarıları ​Bakan Ömer Bolat, Türkiye'nin ekonomik performansına dikkat çekerek şu verileri paylaştı: "Son 39 aydır tek haneli seyrini koruyan işsizlik oranı, temmuz ayı itibarıyla %8,1 seviyesinde gerçekleşti. Ekonomide son 24 çeyrektir (6 yıldır) kesintisiz pozitif büyüme kaydedilirken, 2026'nın ilk yarısı %2,5 büyüme ile kapatıldı ve ekonomik büyüklük 1,7 trilyon dolara ulaştı. Hazirandan bu yana gerileme trendinde olan enflasyonda manşet TÜFE %31,55 seviyelerine kadar geriledi." dedi. ​Mal ihracatında da rekorların üst üste geldiğini belirten Bolat; ağustos ayında 23,5 milyar dolarlık hacimle ilk 8 aylık mal ihracatının 185 milyar dolara, yıllıklandırılmış mal ihracatının ise 280,3 milyar dolara yükselerek tarihi bir zirve gördüğünü ifade etti. ​E-Ticaretin Payı %20'ye Yükseldi: "Krizi Fırsata Çevirdik" ​Kovid-19 pandemisiyle birlikte bilişim ve e-ticaret alanında küresel çapta devasa bir sıçrama yaşandığını belirten Bolat, 2019 yılında %4,5 olan e-ticaretin genel ticaret içindeki payının dünya genelinde ve Türkiye'de %20'ye yükseldiğini kaydetti. ​Türkiye'de 2019-2025 döneminde e-ticaretin yıllık ortalama %80 büyüdüğünü aktaran Bolat, 2025 yılı sonu itibarıyla e-ticaret yapan firma sayısının 650 bine ulaştığını bildirdi. ​"Kovid-19 salgını döneminde pek çok geleneksel sektör daralsa da, yaptığımız stratejik yatırımlar sayesinde e-ihracat alanında krizi fırsata dönüştürmeyi başardık." ​2026 Hedefi: 6 Milyar Dolarlık E-İhracat ​E-ihracat faaliyetlerini artırmak adına stratejik adımlar attıklarını vurgulayan Bakan Bolat, bu yıl sonuna kadar 6 milyar dolarlık e-ihracat rakamına ulaşmayı hedeflediklerini belirtti. Öne çıkan diğer e-ihracat ve dijitalleşme verileri şu şekilde: ​Firma Sayısı: Yılda 10 bin doların üzerinde e-ihracat gerçekleştiren firma sayısı 2022'deki 8.132'den, 2025 sonu itibarıyla 11.420'ye çıktı. ​Hedef Pazarlar: E-ihracatta hedef pazar sayısı bu yıl 35'e çıkarıldı. ABD, Almanya, Azerbaycan, Romanya ve Suudi Arabistan önde gelen partner ülkeler arasında yer alıyor. ​Sektörel ve Coğrafi Liderlik: E-ihracat hacminde İstanbul ilk sırada yer alırken, sektörel bazda hazır giyim ve konfeksiyon liderliğini koruyor. ​Avrupa Birliği Kolaylığı: AB Komisyonu ile yapılan anlaşma sayesinde, basitleştirilmiş gümrük beyannamesinden otomatik üretilen A.TR belgesiyle firmaların vergi yükü hafifletildi. ​Yapay Zeka ve 5G ile Dijital Dönüşümde Tam Gaz İlerleme ​Dünya nüfusunun %73'üne denk gelen 6 milyardan fazla insanın dijital dünyada aktif olduğunu ve küresel dijital ekonomi büyüklüğünün 16 trilyon dolara ulaştığını belirten Bolat, yeni teknolojilerin ticaretin tüm aşamalarını dönüştürdüğünün altını çizdi. ​Türkiye'nin dijital altyapı verilerini de paylaşan Bakan Bolat, “2026 yılı itibarıyla internet kullanım oranımız %92,3'e yükseldi. İşletmelerimizin %93,6'sı internet erişimine, %56,5'i ise kendi dijital vitrinine sahip. Ayrıca 5G hizmetimiz ülkemizde sadece 4 ay gibi kısa bir sürede 44,5 milyon aboneye ulaştı” dedi. ​Ticaret Bakanlığı olarak e-ihracatçılara rehberlik etmek amacıyla hayata geçirilen E-Kolay İhracat Platformu (E-KİP), güncellenen Akıllı E-İhracat Robotu ve 25 ülkeye yönelik hazırlanan 40'a yakın rehber ile kılavuzların kesintisiz hizmet vermeye devam ettiği duyuruldu.

Başkanvekili Aslan Balıkçılarla "Vira Bismillah" Dedi Haber

Başkanvekili Aslan Balıkçılarla "Vira Bismillah" Dedi

İstanbul'da balık sezonu başladı. İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Beylikdüzü’nde bulunan Gürpınar Su Ürünleri Hali'nde balıkçılarla buluşarak onların heyecanına ortak oldu. “Vira Bismillah” sözleriyle balıkçıları selamlayan Aslan, “Ekrem Başkanımızın her zaman vurguladığı gibi: ‘Denizlerimize ne kadar cömert davranırsak, onlar da soframıza o kadar cömertlik katar.’ İstanbul bir deniz kentidir; balıkçılık ise bu kadim şehrin ruhudur, en köklü mirasıdır. Bu mirası korumak, hem denizcimizin emeğinin hakkını vermek hem de 16 milyon İstanbullunun sofrasına bereketli ve taze balığı ulaştırmak boynumuzun borcudur” dedi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanvekili Nuri Aslan, av yasaklarının bitmesi ile yeni sezona başlayan balıkçılarla buluştu. Beylikdüzü Gürpınar Su Ürünleri Hali’nde düzenlenen geleneksel sezon açılış töreninde balıkçılarla bir araya gelen Aslan, hem onlarla sohbet etme hem de sezonun ilk tezgahlarındaki bereketi görme fırsatı buldu. Sezon açılışı için düzenlenen programda balıkçı esnafına, dernekler ve sektör temsilcilerine hitaben bir konuşma yapan Aslan’a İBB Bürokratları, meclis üyeleri ve sektör temsilcileri de eşlik etti. İBB Başkanvekili Nuri Aslan, konuşmasında şunları ifade etti; “Ekmeğini denizden çıkaran kıymetli balıkçılarımız, Hepinizi sevgiyle selamlıyorum. 15 Nisan’da başlayan av yasağı bu gece sona eriyor; ağlar yeniden mavi sulara bırakılıyor. Bu gece buraya, kalbi daima İstanbul’la ve Karadeniz’in, Marmara’nın mert insanlarıyla atan; 1.5 yılı aşkındır hukuksuz biçimde Silivri’de tutulan Ekrem Başkanımızın selamlarını getirdim. Hepiniz çok iyi bilirsiniz; Ekrem Başkanımız her sezon açılışında aranızda olur, omuz omuza mezata katılır, ilk siftahı sizinle yapardı. Bugün bedenen aramızda olmasa da aklı, kalbi ve inancı burada, tam yanımızdadır. Adaletin tecelli edeceği ve Başkanımızın yeniden burada olacağı günler yakındır.” “2019’DAN BU YANA DENİZLERİMİZİ KADERİNE TERK ETMEDİK, BALIKÇIMIZIN YANINDA DİMDİK DURDUK” “Ülkemiz neredeyse 8 yıldır derin bir ekonomik krizden geçiyor. Sağlıklı, nitelikli ve protein dolu gıdaya erişim ne yazık ki güçleşti. Bu yükün ağırlığını ise en çok ailelerimiz ve evlatlarımız hissediyor. Oysa bizim topraklarımız da denizlerimizi de çok bereketlidir. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere çizdiği o büyük vizyonda belirttiği gibi: ‘Denizciliği Türk’ün büyük milli ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız’ Bizler de Cumhuriyetimizin kurucusunun bu öğüdünü rehber edinerek; Marmara’mızı, Boğaz’ımızı ve deniz emekçilerimizi korumayı en temel görevimiz biliyoruz. 2019’dan bu yana denizlerimizi kaderine terk etmedik, balıkçımızın yanında dimdik durduk: İştirakimiz İSYÖN A.Ş. güvencesiyle Türkiye’nin dört bir yanından gelen su ürünlerini haftanın 7 günü şeffaf ve adil bir mezat sistemiyle buluşturuyoruz.” “16 MİLYON İSTANBULLUNUN SOFRASINA BEREKETLİ VE TAZE BALIĞI ULAŞTIRMAK BOYNUMUZUN BORCUDUR” “Hal kompleksimizde yılda 50-60 bin ton su ürününün işlem görmesini sağlayarak sektörün can damarı olmaya devam ediyoruz. Soğuk hava depolarımız ve kesintisiz buz tedarikimizle emeğinizin değerini, ürünün tazeliğini koruyoruz. İşleme ve Değerlendirme Tesisimiz aracılığıyla su ürünlerimizi ihraç ediyor, hem üreticimizin kazanmasını hem de ülke ekonomisine katkı sağlanmasını destekliyoruz. İleri teknoloji biyolojik arıtma tesislerimizle denizlerimizi temizliyor, deniz ekosistemini koruyoruz. Dahasını da yapacağız. Ekrem Başkanımızın her zaman vurguladığı gibi: ‘Denizlerimize ne kadar cömert davranırsak, onlar da soframıza o kadar cömertlik katar.’ İstanbul bir deniz kentidir; balıkçılık ise bu kadim şehrin ruhudur, en köklü mirasıdır. Bu mirası korumak, hem denizcimizin emeğinin hakkını vermek hem de 16 milyon İstanbullunun sofrasına bereketli ve taze balığı ulaştırmak boynumuzun borcudur.” “HAYDİ RASTGELE, VİRA BİSMİLLAH!” “Yeni sezonun ağlarınızı bereketle doldurmasını, tezgahlara bolluk, hanelere sağlık getirmesini diliyorum. Pruvanız neta, rüzgarınız kolayına olsun. Yolunuz açık, bahtınız ak olsun. Haydi rastgele, Vira Bismillah!” Konuşmanın ardından esnafları ziyaret eden Aslan, işlerinde başarılar diledi. Program sektör temsilcileriyle çekilen toplu anı fotoğrafıyla sona erdi.

F İstanbul Fuarı’nda Gıda Sektörü Buluştu Haber

F İstanbul Fuarı’nda Gıda Sektörü Buluştu

İstanbul’da düzenlenen F İstanbul Uluslararası Gıda Endüstrisi Fuarı, Türkiye’nin gıda sektöründeki üretim ve ihracat gücünü uluslararası pazarlara taşıdı. 620’yi aşkın firmanın katıldığı fuar, 100’ün üzerinde ülkeden gelen ziyaretçileri bir araya getirirken, Türkiye’nin tarım ve gıda ürünleri ihracatının 2025 yılında 32,6 milyar dolara ulaştığı açıklandı. İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen F İstanbul Uluslararası Gıda Endüstrisi Fuarı’nın açılış törenine Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan da katıldı. F İstanbul Fuarı’nda uluslararası buluşma Türkiye’nin gıda sektöründeki üretim kapasitesini, yenilikçi ürünlerini ve ihracat potansiyelini uluslararası alıcılarla buluşturan F İstanbul Fuarı, geniş katılımla gerçekleştirildi. 620’yi aşkın katılımcı firmanın yer aldığı fuarı, 100’ün üzerinde ülkeden gelen ziyaretçiler takip etti. Fuar, Türkiye’nin gıda sektöründeki üretim ve ihracat kapasitesinin küresel pazarlarda tanıtılması açısından önemli bir buluşma noktası oldu. Mahmut Gürcan: Türkiye küresel ticarette güçlü konumda Fuarın açılışında konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Türkiye’nin tarım ve gıda ürünleri sektöründe sahip olduğu üretim ve ihracat kapasitesiyle küresel ticarette güçlü bir konumda bulunduğunu belirtti. Gürcan, tarım ve gıda sektörünün daha da geliştirilmesi, ihracatçıların uluslararası pazarlardaki gücünün artırılması ve Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunun güçlendirilmesi amacıyla çalışmaların devam ettiğini ifade etti. Tarım ve gıda ihracatında rekor Türkiye’nin tarım ve gıda ürünleri ihracatında son yıllarda önemli bir artış yaşandı. 2002 yılında 3,7 milyar dolar olan tarım ve gıda ürünleri ihracatı, 2025 yılında 32,6 milyar dolara yükselerek Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. İhracattaki artış, Türkiye’nin tarım ve gıda sektörünün küresel pazarlardaki ağırlığının giderek güçlendiğini ortaya koydu. Fuar stantları ziyaret edildi Açılış töreninin ardından fuar alanını ziyaret eden Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, katılımcı firmaların stantlarını gezdi. Firmaların ürün ve hizmetleri hakkında bilgi alan Gürcan, sektör temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdi. Ticaret Bakanlığı, Türkiye’nin üretim ve ihracat kapasitesini artıracak, katma değerli üretimi destekleyecek ve Türk ürünlerinin küresel pazarlardaki gücünü daha da artıracak politikaların hayata geçirilmeye devam edileceğini bildirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.