Hava Durumu

#İstihdam

Kırsal Haber - İstihdam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstihdam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KÜTSO Başkanı Argat Kütahya’nın Önceliklerini Aktardı Haber

KÜTSO Başkanı Argat Kütahya’nın Önceliklerini Aktardı

Kütahya'da Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar’ın katılımıyla, Zafer Kalkınma Ajansı Toplantı Salonunda Sivil Toplum Kuruluşları (STK) İstişare Toplantısı gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Kütahya Valisi Musa Işın’ın yaptığı toplantıya, Kütahya Milletvekilleri İsmail Çağlar Bayırcı, Mehmet Demir, Adil Biçer, Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, il protokolü, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve iş insanları katılım sağladı. Toplantıda söz alan KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, Kütahya’nın sürdürülebilir kalkınma sürecinde ikiz, yeşil ve dijital dönüşümün önemine dikkat çekerek, işletmelerin değişen üretim ve rekabet koşullarına uyum sağlamalarının desteklenmesini, özellikle KOBİ’lerin teknolojik ve dijital dönüşüm kapasitelerinin geliştirilmesinin yanı sıra sürdürülebilir üretim anlayışının yaygınlaştırılmasının gerekliliğini vurgulayarak, Kütahya iş dünyasının beklentileri, kentin ekonomik gelişimi ve önümüzdeki dönemde öncelik verilmesi gereken alanlara ilişkin değerlendirmelerini Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’a ve katılımcılara aktardı. Konuşmasına devamında, Kütahya ekonomisinin daha güçlü ve dirençli bir yapıya kavuşması için sektörel çeşitlenmenin sağlanması ve katma değerli yatırımların artırılması gerektiğini, mevcut sektörlerin güçlendirilmesinin yanında kente yeni sektörlerin kazandırılmasının da önemli olduğunu ifade ederek, savunma sanayi sektörünün Kütahya’ya çekilmesine yönelik çalışmaların, kentin sanayi altyapısı, üretim kabiliyeti ve ekonomik gelişimi açısından önemli fırsatlar oluşturabileceğine dikkat çekti. Ayrıca Güral Argat, Kütahya’da faaliyet gösteren mevcut sektörlerin verimlilik ve rekabetçiliğinin artırılması, işletmelerin teknolojiye erişiminin desteklenmesi ve üretimde katma değerin yükseltilmesi gerektiğini belirterek, firmaların ihracat kabiliyetlerinin geliştirilmesi ve uluslararası pazarlarda daha güçlü şekilde yer almalarının da bu sürecin önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Konuşmasında nitelikli insan kaynağının korunmasına da değinen Güral Argat, yetişmiş iş gücünün Kütahya’da kalmasını sağlayacak koşulların oluşturulmasının kentin geleceği açısından önem taşıdığını belirtti. Özellikle genç ve nitelikli insan kaynağının kentte istihdam edilmesi, yeni kariyer ve girişimcilik fırsatlarının oluşturulması gerektiğine dikkat çeken Argat, bu kapsamda Kütahya’ya yönelik göç politikalarına öncelik verilmesinin önemini vurguladı. Bu politikaların yalnızca mevcut insan kaynağının kentte tutulmasını değil, farklı alanlarda nitelikli iş gücünün Kütahya’ya çekilmesini de sağlayarak kentin ekonomik ve sosyal gelişimine önemli katkı sunacağını ifade etti. Toplantıda, Ticaret Bakanlığı tarafından ayrıca İhracat Akademisi Kütahya Programı’nın hayata geçirileceğinin duyurulmasının ardından söz alan KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, Kütahya’daki firmaların ihracat bilgi ve yetkinliklerinin geliştirilmesi, yeni pazarlara erişimlerinin desteklenmesi ve kentin ihracat kapasitesinin artırılması açısından eğitimlerin Kütahya’da gerçekleştirilmesinin önemine dikkat çekti. Güral Argat ayrıca, program kapsamında Ticaret Bakanlığında, İhracat Genel Müdürlüğü ve Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) arasında protokolün imzalanacağını katılımcılara aktardı.

İTO Başkanı Avdagiç: ''Enflasyonu Düşürürken Üretimi De Korumalıyız'' Haber

İTO Başkanı Avdagiç: ''Enflasyonu Düşürürken Üretimi De Korumalıyız''

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, eylülde güncellenmesi beklenen Orta Vadeli Program'da hedefli bir üretim koruma politikası geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Avdagiç, enflasyon düşürülürken üretimin de seçici ve etkili araçlarla korunması gerektiğini vurguladı. İTO Başkanı Şekib Avdagiç, sıkı para politikasının enflasyonun düşürülmesi açısından önemli bir dengeleme sağladığını ancak üretim tarafındaki maliyetlerin giderek daha görünür hale geldiğini söyledi. Avdagiç, yeni OVP'de üretim kapasitesi, ihracat ve yatırımı koruyacak 5 başlıkta hedefli finansman mekanizması önerdi. AVDAGİÇ'TEN YENİ OVP İÇİN ÜRETİM KORUMA POLİTİKASI ÇAĞRISI İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, eylül ayında güncellenmesi beklenen Orta Vadeli Program'a ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İTO'dan yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Avdagiç, sıkı para politikasının üretim üzerindeki maliyeti ve küresel ekonomideki belirsizlik ortamına dikkat çekti. “ENFLASYONU DÜŞÜRÜRKEN ÜRETİMİ DE KORUMALIYIZ” Avdagiç, kısa süre sonra güncellenerek açıklanacak yeni Orta Vadeli Program'da dezenflasyon programına halel getirmeyecek şekilde para politikasının yanında hedefli bir üretim koruma politikası geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Avdagiç, “Eylül ayında güncellenmesi beklenen Orta Vadeli Program'da hedefli bir üretim koruma politikası geliştirilmesi gerekiyor. Türkiye'nin enflasyonu düşürürken üretimi de koruyacak seçici ve etkili araçlar geliştirmesi gerekli.” ifadelerini kullandı. HEDEF GENEL KREDİ GENİŞLEMESİ DEĞİL İTO Başkanı Avdagiç, önerilen politikanın genel bir kredi genişlemesi ya da yeniden enflasyon oluşturacak bir talep teşviki anlamına gelmediğini belirtti. Hedefin üretim kapasitesini, ihracatı ve yatırımları koruyacak seçici finansman mekanizmalarının oluşturulması olduğunu ifade etti. “YENİ VE YENİLİKÇİ BİR SANAYİ POLİTİKASI GEREKLİ” Türkiye'nin genel bir teşvik ekonomisine geri dönmeye ihtiyacı olmadığını vurgulayan Avdagiç, üretim, ihracat ve teknolojik dönüşümü aynı anda destekleyecek bir modele ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Avdagiç, “İhtiyacımız olan üretim kapasitesini koruyan, ihracatı destekleyen ve teknolojik dönüşümü hızlandıran yeni ve yenilikçi bir sanayi politikasını gerçekleştirmektir.” değerlendirmesinde bulundu. İŞ DÜNYASI İÇİN 5 BAŞLIKTA ÖNERİ Avdagiç, yeni OVP'de iş dünyasına yönelik finansman mekanizmalarının 5 başlıkta şekillendirilmesi gerektiğini belirtti. İlk ayağın ihracatçı ve üretici firmalar için uzun vadeli, sürdürülebilir ve öngörülebilir finansman kanallarının güçlendirilmesi olduğunu söyledi. EXIMBANK'IN KAPSAMI GENİŞLETİLMELİ Avdagiç, Eximbank ve benzeri mekanizmaların yalnızca mevcut ihracatçıları değil, ihracat potansiyeli bulunan üreticileri de kapsaması gerektiğini belirtti. İşletme sermayesi ve yatırım kredilerinde üretim ile ihracat performansının temel alınması gerektiğini ifade etti. YATIRIM KREDİLERİ İLE İŞLETME SERMAYESİ AYRILMALI İkinci öneri olarak yatırım kredileri ile işletme sermayesi kredilerinin birbirinden ayrılması gerektiğini belirten Avdagiç, genel kredi genişlemesi sınırlanırken stratejik yatırımlara farklı finansman imkanları sunulması gerektiğini söyledi. Avdagiç, teknoloji yatırımı yapan, ihracat kapasitesi oluşturan ve ithal girdiyi azaltan yatırımlar için daha uzun vadeli ve daha düşük maliyetli finansman kanalları oluşturulması gerektiğini ifade etti. KUR VE MALİYET ARASINDAKİ FARK İHRACATÇIYI ZORLUYOR Avdagiç, üçüncü başlıkta baskılanan kurun ihracatçının maliyet artışlarını karşılayacak doğru ve etkili mekanizmalarla dengelenmesi gerektiğine dikkat çekti. Bu kapsamda döviz dönüşüm desteğinin sembolik seviyede kalmaması ve oluşan makası kapatacak bir düzeye çıkarılması gerektiğini söyledi. DÖVİZ DÖNÜŞÜM DESTEĞİ GÜÇLENDİRİLMELİ İTO Başkanı Avdagiç, enflasyon ile kur arasındaki farkın ihracatçı üzerindeki maliyet baskısını sürekli artıran bir yapıya dönüşmesinin önlenmesi gerektiğini belirtti. Döviz dönüşüm desteğinin ihracatçıların maliyet baskısını azaltacak şekilde yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı. VERGİ VE SOSYAL GÜVENLİK YÜKLERİ İÇİN SEÇİCİ DÜZENLEME Avdagiç, dördüncü başlık olarak üretim yapan ve istihdam sağlayan firmalara yönelik vergi ve sosyal güvenlik düzenlemelerini gündeme getirdi. Özellikle yüksek istihdam sağlayan ve ihracat yapan sektörlerde maliyet artışlarının doğrudan istihdam kaybına dönüşmesinin önüne geçilmesi gerektiğini ifade etti. Avdagiç, “Özellikle yüksek istihdam sağlayan ve ihracat yapan sektörlerde maliyet artışlarının doğrudan istihdam kaybına dönüşmesini engelleyecek yeni ve güçlendirici mekanizmalar geliştirilmelidir.” dedi. İTHALAT POLİTİKASINDA SANAYİ PERSPEKTİFİ Beşinci başlıkta ithalat politikasına değinen Avdagiç, bu alanın yalnızca korumacı reflekslerle değil, sanayi politikası perspektifiyle ele alınması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin üretmediği kritik girdilerde maliyetleri azaltacak bir gümrük rejiminin benimsenmesi gerektiğini belirtti. Avdagiç, yerli üretim kapasitesinin bulunduğu alanlarda ise haksız rekabetin önlenmesinin önem taşıdığını vurguladı. İthalat politikasının hem üreticinin rekabet gücünü hem de kritik girdilere erişim maliyetini dikkate alan dengeli bir yapıda olması gerektiğini ifade etti. “SIKI PARA POLİTİKASI ÖNEMLİ BİR DENGELEME SAĞLIYOR” İTO Başkanı Avdagiç, Türkiye'de uygulanan sıkı para politikasının enflasyonun düşürülmesi açısından önemli bir dengeleme sağladığını belirtti. Bununla birlikte üretim tarafındaki maliyetlerin giderek daha görünür hale geldiğini ifade etti. Avdagiç, yüksek faiz ortamının özellikle işletme sermayesi maliyetleri üzerindeki etkisine dikkat çekti. “Yüksek faiz, işletme sermayesi maliyetlerini artırırken, özellikle KOBİ'lerin finansmana erişimindeki sıkıntılar devam ediyor.” ifadelerini kullandı. ÜRETİM TABANI KORUNMALI Avdagiç, temel sorunun dezenflasyon politikası olmadığını, üretim kapasitesi üzerindeki maliyetinin giderek artması olduğunu söyledi. İTO Başkanı, “Geldiğimiz noktada temel sorun, dezenflasyonun kendisi değil, dezenflasyonun üretim kapasitesi üzerindeki maliyetinin giderek artmasıdır. Dolayısıyla üreten ekonomimizin karşı karşıya kaldığı sorunlar için gerekli tedbirlerin alınması çok önemli.” dedi. Avdagiç, mevcut dönemde üretim tabanının korunması üzerinde dikkatle ve hassasiyetle durulması gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin ihracatının sürdürülebilirliğinin yalnızca dış talebe değil, ülke içindeki üretim kapasitesine, maliyetlere ve finansman koşullarına da bağlı olduğunu belirtti. EMEK YOĞUN SEKTÖRLERE DİKKAT ÇEKTİ Avdagiç, özellikle emek yoğun sektörlerde kapasite kaybına izin verilmemesi gerektiğini söyledi. Tekstil, hazır giyim, mobilya, metal ve makine gibi sektörlerde yüksek finansman maliyetlerinin firmaları fiyat rekabetinde zorladığını ifade etti. Avdagiç, “Emek yoğun sektörlerde kapasite kaybı yaşanmasına izin vermemeliyiz. Emek yoğun sektörlerde işin sıkı tutulması gerekiyor. Tekstil, hazır giyim, mobilya, metal, makine ve benzeri sektörlerde yüksek finansman maliyetleri firmaları fiyat rekabetinde zorluyor.” ifadelerini kullandı. Bu sektörlerde yaşanabilecek kapasite kaybının hem bugün hem de gelecek açısından engellenmesi gerektiğini belirtti. DEZENFLASYON VE ÜRETİM AYNI ANDA KORUNMALI Türkiye ekonomisinin önündeki denklemin giderek netleştiğini söyleyen Avdagiç, kısa vadede dezenflasyon programının korunması gerektiğini belirtti. Ancak orta ve uzun vadede üretim kapasitesinin ve ihracat rekabetçiliğinin kaybedilmesine izin verilemeyeceğinin altını çizdi. Şekib Avdagiç, Türkiye'nin yeni ekonomik politikasının enflasyonu düşürmek ile üretimi korumak arasında bir tercihe sıkışmaması gerektiğini söyledi. Her iki hedefin aynı anda gerçekleştirilebilmesi için seçici, hedefli ve etkili araçların geliştirilmesinin zorunlu olduğunu ifade etti. “TÜRKİYE KENDİ ÇIKIŞINI OLUŞTURACAK GÜCE SAHİP” Avdagiç, Türkiye'nin klasik iktisat teorileri ve uygulamaları arasında sıkışmadan kendi çıkış yolunu oluşturabilecek güce ve ekonomik birikime sahip olduğunu belirtti. “Türkiye bunun örneğini oluşturabilecek, siyasi başarılarının rengini ekonomik başarılara verebilecek kapasitededir. Biz iş dünyası olarak buna inanıyor, hükümetimizin de beklentileri karşılayacak şekilde attığı adımları daha da hızlandıracağına güveniyoruz.” ifadelerini kullandı.

KUTSO Başkanı Esin Güral Argat: "Kütahya İş Dünyası Beklemekten Yoruldu!" Haber

KUTSO Başkanı Esin Güral Argat: "Kütahya İş Dünyası Beklemekten Yoruldu!"

Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) Meslek Komiteleri Toplantısı; meclis ve yönetim kurulu üyeleri, komite başkanları ve üyelerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Kütahya iş dünyasının nabzının tutulduğu geniş katılımlı organizasyonda konuşan KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, kentin ekonomik geleceğine ilişkin tarihi açıklamalarda bulundu: "Kütahya iş dünyası beklemekten yoruldu. Artık sıra beklemeyecek, hak ettiği rolü oynayacak." 1926 yılında kurulan ve yaklaşık bir asırlık köklü bir geçmişe sahip olan KUTSO'nun ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda; kentin öncelikli sektörleri, üyelerin beklentileri, ekonomik çeşitlilik ve önümüzdeki dönemin stratejik hedefleri masaya yatırıldı. "Geçmişe Vefa Bu Odanın Karakteridir" Toplantının açılışında kurumsal hafızanın önemine değinen Güral Argat, oda bünyesinde hayata geçirilen Vefa ve Saygı Köşesi'nin kurumsal sürekliliğin bir sembolü olduğunu ifade etti. Bugün gelinen noktanın geçmiş dönem başkanları ve üyelerin ortak emeği olduğunu vurgulayan Güral Argat, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Geleceği doğru konuşabilmek için önce nereden geldiğimizi hatırlamak gerekir. Bu oda, 1926 yılından bu yana ayakta. Yüz yıla yaklaşan bu yolculukta bu çatının altından çok değerli isimler geçti. Bugün bulunduğumuz yer, o emeğin üzerine kuruldu. Ben, bu odayı bugüne taşıyan herkese minnet duyuyorum. Çünkü hiçbirimiz bu koltukları kendimiz için değil, bu şehir için taşıyoruz. Bu oda benden önce vardı; benden sonra da hepimizden sonra da var olmaya devam edecek." Toplantıda ayrıca 2000 yılından itibaren tüm oda arşivlerinin dijital ortama aktarılarak KUTSO’nun kurumsal hafızasının dijitalleşmeyle güvence altına alındığı belirtildi. "Bizim Cevabımız Yaptığımız İştir: Üye Memnuniyeti %84'e Yükseldi" Dört yıllık görev süreleri boyunca masa başı habercilik ve yönetim anlayışını terk edip sahaya indiklerini belirten Güral Argat, ulaştıkları başarı rakamlarını paylaştı: 1.500'den Fazla Üye Ziyareti: Yönetim, sahada doğrudan üyelerle temas kurdu. Üye Memnuniyetinde Rekor: Üye memnuniyet oranı %84 seviyesine ulaştı. Aidat Ödeme Gönüllülüğü: Aidatını gönül rahatlığıyla ödeyen üye oranı %53'ten %74'e yükseldi. Uluslararası Kalite: Kurumsal kalitede EFQM 4 Yıldız seviyesine ulaşıldı; Kütahya'nın adı Brüksel'den Johannesburg'a kadar küresel masalarda temsil edildi. Diğer kurumların KUTSO’nun dört yıldır uyguladığı projeleri yeni kampanya vaatleri olarak sunmasını değerlendiren Güral Argat, "Bütün bunlar gösteriyor ki Kütahya artık takip eden değil, örnek olan; geriden gelen değil, önden giden bir şehir olma yolunda ilerliyor" ifadelerini kullandı. Altıntaş Projesi ve Sanayi Kooperatifi ile Ekonomide Çeşitlilik Hamlesi Kütahya ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi için tek bir sektöre bağlı kalamayacağını vurgulayan Güral Argat, kentin yeni dönem ekonomik yol haritasını açıkladı: Tıbbi ve Aromatik Bitki Odaklı Kırsal Kalkınma: Altıntaş bölgesinde lavanta, kekik ve safran gibi ürünlerin işlenerek ilaç ve kozmetik sektörlerine hammadde sağlayacağı yeni bir üretim zinciri kuruluyor. Kooperatif Modeliyle Sanayi Alanları: Büyümek isteyen işletmeler ve sanayiciler için modern, donanımlı üretim alanları oluşturulmasına yönelik kooperatif modeli hayata geçiriliyor. Yüksek Katma Değerli İhracat: Çini ve seramiğin teknoloji ve tasarımla harmanlanarak katma değerinin artırılması, gençlerin ve kadınların kendi işini kurmalarının önünün açılması hedefleniyor. "Kütahya ekonomisi büyümek zorunda. Ama bu büyüme tek bir sektörün sırtında yükselemez. Daha çok ayağı olan, tek bir dala bağlı kalmayan güçlü bir ekonomi kurmamız gerekiyor. Kütahya; daha çok üreten, ürettiğini daha uzağa taşıyan ve daha çok istihdam yaratan bir şehir olacak." "Başladığım İşleri Yarım Bırakmam" Konuşmasının sonunda yeni döneme ve yarım kalan projelerin tamamlanmasına ilişkin kararlılık mesajı veren KUTSO Başkanı Esin Güral Argat, şunları söyledi: "Bu ekip, dört yıldır konuştuğunu hayata geçirdi. Beni tanıyorsunuz; ben başladığım işleri yarım bırakmam. Başladığımız bu işi tamamlamaya hazırım. Çünkü başladığımız işi yarım bırakmak ne benim ne de bu ekibin tabiatında var. Bizim görevimiz, yüz yıllık bu bayrağı bir adım daha ileri taşımaktır."

Kayseri Kocasinan Jeotermal Sera Otb Altyapısı Hızla Yükseliyor Haber

Kayseri Kocasinan Jeotermal Sera Otb Altyapısı Hızla Yükseliyor

Tarım ve Orman Bakanlığının finansman desteği ve Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün koordinasyonuyla hayata geçirilen Kayseri Kocasinan Jeotermal Sera Organize Tarım Bölgesi (OTB), Türkiye'nin yeni tarımsal üretim ve yenilenebilir enerji üssü olmaya hazırlanıyor. Yüksek teknolojiye dayalı üretim vizyonuyla kurulan 5 milyar TL'lik dev yatırım, toplam 1.227 dekar alanda 32 modern sera parseli ve 9 tarımsal sanayi parselinden oluşuyor. Proje kapsamında bugüne kadar 20 sera parseli ile 1 tarımsal sanayi parselinin tahsisi tamamlandı. Bölgedeki jeotermal kapasiteyi artırmak amacıyla yürütülen yeni sondaj çalışmaları da eş zamanlı olarak devam ediyor. Sahada Gece Vardiyası: 233 Personel, 171 İş Makinesi Altyapı inşaatının en kısa sürede tamamlanması için sahadaki çalışmalar gece gündüz aralıksız sürdürülüyor. Dev projede 233 personel ve 171 iş makinesi aralıksız görev yaparken, altyapı imalatlarında önemli aşamalar geride bırakıldı: İhata Çiti ve Nebati Toprak Kazısı: %100 Yol İyileştirme Kazısı: %98 Yağmur Suyu ve Atık Su Altyapısı: %95 Yol İyileştirme Dolgusu: %91 Parsel Kazı ve Dolguları: %68 İçme Suyu Deposu: %45 İçme Suyu Hatları: %38 Trafo Binaları: %25 Elektrik Şebekesi Kablo Muhafaza Boruları: %18 2 ve 3 numaralı yolların altyapı hatları tamamlanırken, parsel branşmanlarının ardından yol tesviyesi, bordür ve kilit parke imalatlarına geçilmesi planlanıyor. "Kayseri’de Tarımsal Üretimin Geleceğini İnşa Ediyoruz" Projenin Türkiye’nin gıda arz güvenliği ve tarımsal üretim vizyonu açısından stratejik bir adım olduğunu vurgulayan Tarım Reformu Genel Müdürü Dr. Osman Yıldız, şu değerlendirmelerde bulundu: "Kayseri Kocasinan Jeotermal Sera OTB, Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı'nın liderliğinde hayata geçirdiğimiz planlı üretim ve sürdürülebilir tarım vizyonumuzun en güçlü örneklerinden biridir. Burada yalnızca bir altyapı yatırımı gerçekleştirmiyor; jeotermal enerjiyi yüksek teknolojiyle buluşturarak yılın 12 ayında kesintisiz üretim yapabilecek güçlü bir tarımsal üretim üssü kuruyoruz. Yaklaşık 5 milyar TL yatırım büyüklüğüne sahip projemiz tamamlandığında yıllık 35 bin ton yaş meyve ve sebze üretilecek, 1.500 vatandaşımıza doğrudan istihdam sağlanacaktır. Üretim ve tarımsal sanayiyi aynı merkezde buluşturan bu yatırım, Kayseri'nin üretim gücünü ve ihracat potansiyelini önemli ölçüde artıracaktır. Türkiye Yüzyılı'nda ülkemizin gıda arz güvenliğini güçlendiren yeni tarım merkezlerini kararlılıkla inşa etmeye devam edeceğiz."* Yıllık 35 Bin Ton Üretim ve Yıl Boyu Kesintisiz Hasat Jeotermal enerji desteği sayesinde üretimde ısıtma giderleri minimuma indirilirken, iklim koşullarından bağımsız olarak yılın 12 ayı boyunca kesintisiz üretim yapılabilecek. Yıllık 35 bin tonluk rekolte hedefiyle bölgenin ihracat kapasitesine çarpan etkisi yapması beklenen proje; yenilenebilir enerji, yüksek teknoloji ve planlı üretimi aynı çatı altında buluşturuyor.

Proje Tamamlandığında 2 Milyon 350 Bin Dekarlık Alan Sulanacak Haber

Proje Tamamlandığında 2 Milyon 350 Bin Dekarlık Alan Sulanacak

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Silvan Barajı'nın gövde imalatının tamamlandığını, diğer imalatların da tamamlanmasıyla barajda Eylül 2027 itibarıyla su tutmaya başlanacağını belirterek, “Silvan Projesi tamamlandığında ekonomimize yaklaşık 43 milyar liralık katkı sağlayacak. Doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 305 bin kişi burada istihdam edilmiş olacak. Bu proje sadece bir sulama projesi değildir. Silvan Projesi bir kalkınma projesidir." dedi. Bakan Yumaklı, Diyarbakır'da Silvan Projesi kapsamındaki Silvan Barajı ile yapımı süren Babakaya ve Silvan sulama tünellerinde incelemelerde bulundu. İncelemelerinin ardından açıklama yapan Yumaklı, “Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun"un ülkeye, millete hayırlı ve uğurlu olmasını diledi. “Terörsüz Türkiye"yi hiçbir zaman güvenlik başlığında değerlendirmediklerini ifade eden Yumaklı, “Bu bizim için daha fazla yatırım, üretim, istihdam, refah ve huzur demek. Dolayısıyla bunların toplamı da elbette daha güçlü bir Türkiye demek. İşte bugün burada, Silvan'da, bunun en güçlü örneklerinden birindeyiz. Terörsüz yaşamın en önemli kazançlarından biri, yıllarca potansiyelini tam anlamıyla ortaya koyamamış bu toprakların üretim gücünü, çok daha ilerilere taşımaktır. Hedefimiz, huzurun yatırımla, yatırımın üretimle, üretimin istihdamla, istihdamın da kalıcı refahla güçlendiği bir Türkiye." diye konuştu. Bakan Yumaklı, bugüne kadar bu topraklara söz ile değil barajla, sulama tesisiyle, içme suyu tesisleriyle, enerji yatırımıyla, yollarla, tünellerle, üretimle ve istihdamla hizmet sunduklarını belirterek, rakamların bunun en açık şahidi olduğunu söyledi. “7,1 MİLYON DEKARLIK ARAZİYİ SULAMAYA AÇMIŞ OLDUK" Son çeyrek asırda Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde sadece Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü eliyle 2 bin 400'ün üzerinde projeyi hayata geçirdiklerini anlatan Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu projelerin toplam bedeli bugünkü rakamlarla 1,3 trilyonun üzerinde bir tutara tekabül ediyor. Bu yatırımlarla birlikte sadece sulama açısından bakacak olursak 7,1 milyon dekarlık araziyi sulamaya açmış olduk. Bugün bu tesisler, bölge ekonomisine yıllık 119 milyar liralık katkı sağlayan önemli bir altyapıyı oluşturmuş durumda. Bu dönemde Mardin-Ceylanpınar Ana Kanalı gibi, ülkemizde mühendislik açısından önemli yere sahip eserleri de hayata geçirmiş olduk. Ilısu Barajı gibi dünya ölçeğinde önemli eserler yine ülkemize kazandırılmış oldu, hükümetlerimiz döneminde. Şimdi ise Silvan Projesi, yatırım iradesinin en önemli halkalarından biri olarak tamamlanmak üzere. 7/24 çalışılarak sonuca ulaşılmak üzere hedeflenmiş durumda. Silvan Projesi, Atatürk Barajı sulamalarından sonra Türkiye'nin en büyük sulama hamlelerinden birisidir." Bakan Yumaklı, projenin, 8 baraj ve 23 sulama tesisinden oluştuğunu belirterek, bugünkü yatırım büyüklüğünün yaklaşık 360 milyar lira olduğunu kaydetti. “PROJE TAMAMLANDIĞINDA 2 MİLYON 350 BİN DEKARLIK ALAN SULANACAK" Proje tamamlandığında, 2 milyon 350 bin dekarlık bir alanın sulanacağını, bunun 330 bin futbol sahası büyüklüğündeki alanın sulanarak üretime kazandırılması demek olduğunu ifade eden Yumaklı, şöyle konuştu: “Peki bu ne demek? Çiftçimizin aynı tarladan daha fazla ürün ve daha fazla gelir alması demek. Sadece buğdayı düşünecek olursak, en az 2 kat daha fazla ürün alması demek. İkinci, hatta üçüncü ekilişler ile daha fazla ürün ekilebiliyor olması demek. Katma değeri yüksek ürünlerin ekilebilecek olması demek. Zenginleşen ürün deseniyle birlikte tarımsal üretim gücünün de artması demek. Proje tamamen bittiğinde 2 milyon 350 bin dekarda yapılan üretimi yaklaşık 3 katına çıkarmış olacağız. Şu anki rakamlarla söylemiş olursak 2,3 milyon tonluk bir üretim var. Bu, 7 milyon tonluk üretimin üzerine çıkmış olacak. Silvan Projesi tamamlandığında ekonomimize yaklaşık 43 milyar liralık katkı sağlayacak. Doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 305 bin kişi burada istihdam edilmiş olacak. Bu proje sadece bir sulama projesi değildir. Silvan Projesi bir kalkınma projesidir. Projenin kalbi ise Silvan Barajı'dır. Temelden 175 metre yüksekliğindeki Silvan Barajı, kendi sınıfında Türkiye'nin ve Avrupa'nın en önemli mühendislik yapılarından biridir." “SİLVAN BARAJI'NDA EYLÜL 2027 İTİBARIYLA SU TUTMAYA BAŞLIYORUZ" Bakan Yumaklı, şunları kaydetti: “Silvan Barajı'nın gövde imalatı tamamlandı. İncelemelerimizi tamamladık. Diğer imalatların da tamamlanmasıyla birlikte inşallah Silvan Barajı'nda Eylül 2027 itibarıyla su tutmaya başlıyoruz. Burada mesele sadece suyu depolamak değil, aynı zamanda toprağa ulaştırmak ve üretime dönüştürmek. Bunun için de Silvan Barajı'ndan buraya kadar adeta 2 nehir inşa ediliyor yerin altında. Bunlardan birincisi Babakaya Tüneli. İki ayrı tüpten oluşuyor. Yaklaşık 5 bin 320 metrelik iki tüpten oluşuyor. İki tünelin de toplam debisi 212 metreküp/saniye. Yani aktaracağımız su miktarının büyüklüğünü şöyle ifade etmek isterim. Bir olimpik yüzme havuzunu 13 saniyede doldurabilir. İlk tüpte kazının tamamlanmasına yaklaşık 600 metre, 2. tüpte de 1600 metre kaldı. İnşallah bunların da Mart 2027 itibarıyla tamamlanmasını öngörüyoruz." Silvan Tüneli'nin bu büyük projenin en önemli mühendislik yapılarından birisi olduğunu belirten Yumaklı, “13,2 kilometre uzunlukta, 10 metre çapında, içerisinden çok rahatlıkla Doğanay denizaltısı geçebilecek büyüklüğe sahip. Tamamlandığında bu amaçla kullanılan Türkiye'nin en büyük tüneli olacak. İnşallah burayı da 2027 yılında tamamlamış olacağız." dedi. Bakan Yumaklı, ana iletim sisteminin bundan ibaret olmadığını ifade ederek, bundan sonra 98 kilometrelik dört etaptan oluşan, suyun bereketli topraklara ulaştırılması için bir ana kanal imalatının da olacağını söyledi. Pamukçay, Başlar, Kuruçay ve Ambar barajlarının tamamlandığını hatırlatan Yumaklı, Bulaklıdere, Kıbrıs ve Karacalar gibi diğer barajlar için de yatırım, kamulaştırma ve hazırlık çalışmalarının sürdüğünü ifade etti. Bakan Yumaklı, bu yapılarla birlikte Batman'a da 76 milyon metreküplük bir içme suyu iletiminin sağlanacağını kaydederek, “Silvan Projesi'nin sadece bir baraj, bir tünel veya bir sulama kanalı olarak görülemeyeceğini söylemiştim. Silvan, suyun üretime dönüşmesi, kuru toprağın bereketle buluşması, gençlerimizin kendi memleketlerinde iş bulabilmesi demek. Yani 'Terörsüz Türkiye' hedefinin ekonomik boyutunun gözler önüne gelmesi demek. 'Terörsüz Türkiye' süreci sadece silahların susması değildir, yatırımcıların önünü rahat görebilmesi, çiftçilerimizin, üreticilerimizin toprağa daha fazla güvenle yatırım yapabilmesi, gençlerimizin memleketlerinde işlerini kurabilmesi, dağların altından tünellerin, ovalarda traktörlerin, fabrikalarda makinelerin çalışması demektir. Kısacası kalkınmanın önündeki her türlü engelin kaldırılması demektir." diye konuştu. Bugün burada bunun en önemli, en somut örneklerinden birisini gururla ve büyük bir memnuniyetle paylaşmak istediklerini dile getiren Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye “Terörsüz Türkiye" sürecindeki katkılarından dolayı şükranlarını sunduğunu belirtti. Sürece katkı veren başta Meclis Başkanı olmak üzere, gazi Meclis'teki milletvekillerine, tüm siyasi partilere teşekkür eden Yumaklı, “Kanunun 467 oyla geçmiş olması demek bu sonucun bir Türkiye uzlaşısı olması anlamına gelir ve artık bir devlet politikası haline gelmiş olduğunun en önemli göstergesidir. Türkiye'de huzur ve güven ortamı güçlendikçe yatırım ve üretim irademiz de güçlenecektir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu toprakların her karışına eser kazandırmaya, üretimi büyütmeye ve milletimizin refahını artırmaya devam edeceğiz. Bugün burada sadece suyun yolunu açmıyoruz, üretimin yolunu açıyoruz. Sadece bir tünel inşa etmiyoruz, yeni bir geleceğin yolunu inşa ediyoruz." dedi. Bakan Yumaklı, Silvan Projesi'nin Diyarbakır'a, Batman'a ve bölgedeki bütün illere ve millete hayırlı olmasını diledi. Bu eserde emeği geçen mühendislere, bu projenin her safhasında yer alan işçilere, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün her kademesinde görev alanlara, yüklenici firmalara, Diyarbakırlı ve Batmanlı vatandaşlara da teşekkür eden Yumaklı, “Suyumuz bereket, toprağımız üretim, gençlerimiz umutlu, Türkiye'miz de güçlü olsun diyorum." ifadesini kullandı.​

KUDAKA'dan Bayburt’a Üretim ve İstihdam Yatırımı Haber

KUDAKA'dan Bayburt’a Üretim ve İstihdam Yatırımı

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı iş birliğinde, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) tarafından yürütülen Çalışan ve Üreten Gençler Programı (ÇÜGEP) kapsamında Bayburt’ta iki dev yatırım hayata geçiriliyor. Toplam 50 milyon TL bütçeye sahip projelerle hem kentin üretim altyapısının güçlendirilmesi hem de 100 gencin doğrudan istihdama kazandırılması hedefleniyor. Proje Sözleşmeleri Resmi Olarak İmzalandı Genç işsizliğini azaltmak ve gençlerin mesleki becerilerini artırarak üretime katılımlarını sağlamak amacıyla yürütülen program kapsamında Bayburt Belediyesi ve Demirözü Belediyesi tarafından hazırlanan projeler destek almaya hak kazandı. Düzenlenen imza törenine Bayburt Belediye Başkanı Mete Memiş, Demirözü Belediye Başkanı Arslan Gürer ve KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven katılarak sözleşmeleri imzaladı. Demirözü’ne Modern Tekstil Üretim Tesisi Desteklenen projelerden biri olan "Demirözü Tekstilkent Projesi" kapsamında ilçeye 1.000 metrekarelik kapalı alana sahip modern bir tekstil fabrikası kazandırılacak. İmalat sanayisinin standartlarına uygun olarak inşa edilecek tesis, ilçedeki genç nüfusun istihdamına önemli bir katkı sağlayacak. Bayburt’a Tam Otomatik Parke ve Bordür Üretim Tesis Bayburt Belediyesi’nin "İstihdam Kilidini Kilit Parke Taşı Açıyor" projesiyle kentin altyapı ve üstyapı ihtiyaçları yerel imkânlarla karşılanacak. Kurulacak tam otomatik tesiste: Günlük 900 metrekare kilit parke taşı, Günlük 2.500 adet bordür üretimi gerçekleştirilecek. Bu tesis sayesinde kamu yatırımlarında malzeme tedarik süreci hızlanırken, zaman ve maliyetten tasarruf edilecek. Sertifikalı Eğitimle 100 Genç İstihdam Edilecek Yatırımlar, üretim altyapısının yanı sıra nitelikli iş gücünün yetiştirilmesini de kapsıyor. 18-29 yaş arasındaki gençlere yönelik düzenlenecek sertifikalı mesleki eğitimleri tamamlayan 100 genç, kurulan yeni tesislerde doğrudan işe başlayacak. Bayburt’un sosyoekonomik kalkınmasına ivme kazandıracak projeler, gençlerin sürdürülebilir gelir elde etmesine olanak tanıyacak.

Adana Karataş'ta 1,2 Milyar Liralık Dev Sera Yatırımı Haber

Adana Karataş'ta 1,2 Milyar Liralık Dev Sera Yatırımı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Adana Karataş'ta hayata geçirilen sera organize tarım bölgesinin 1,2 milyar liralık yatırımla yıllık 100 bin ton üretim kapasitesine sahip olacağını duyurdu. Projeyle birlikte bölgede modern topraksız tarım dönemi resmen başladı. ​Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı konuya ilişkin yaptığı açıklamada, tarıma elverişsiz alanların yüksek teknoloji gücüyle bereketli üretim merkezlerine dönüştürüldüğünün altını çizdi. ​"Yıl Sonuna Kadar 650 Dekar Alanda Üretim Hedefleniyor" ​Bakan Yumaklı, projeye ve hedeflere ilişkin şu bilgileri paylaştı: ​"Adana Karataş Sera Organize Tarım Bölgemizde 1,2 milyar liralık yatırımla modern topraksız tarım dönemini başlattık. Yıllık 100 bin ton üretim kapasitesi, 5 bin vatandaşımıza istihdam imkânı ve yıl sonuna kadar 650 dekar alanda üretim hedefimizle ülkemizin gücüne güç katıyoruz. Hayırlı, bereketli olsun." ​5 Bin Kişiye İstihdam Sağlanacak ​Yüksek teknolojiyle donatılan Adana Karataş Sera Organize Tarım Bölgesi, sadece yüksek üretim kapasitesiyle değil, istihdama sunduğu katkıyla da dikkat çekiyor. Tamamlandığında 5 bin kişiye iş imkânı sunması beklenen dev tesis, ülke ekonomisine ve bölge istihdamına önemli bir katma değer sağlayacak. Yıl sonuna kadar 650 dekar alanda üretim yapılması hedeflenen organize tarım bölgesi, Türkiye'nin tarımsal üretim gücünü artırmaya devam ediyor.

Özer Matlı'ya Sevgi Seli Haber

Özer Matlı'ya Sevgi Seli

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı, 7 Ağustos Cuma günü gerçekleştirdiği program kapsamında BTSO’nun kurucusu Osman Fevzi Efendi’yi kabri başında andı, Ulu Cami’de cuma namazına katıldı ve Kapalıçarşı esnafı ile buluştu. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı ve beraberindeki heyet çalışmalarını Bursa’nın tarihine, değerlerine ve ticaret kültürüne sahip çıkan anlamlı bir programla sürdürdü. Programın ilk durağı, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın kurucusu Osman Fevzi Efendi’nin Emir Sultan Mezarlığı’ndaki kabri oldu. Matlı, beraberindeki heyetle birlikte Osman Fevzi Efendi’yi dualarla anarak, Bursa iş dünyasına kazandırdığı kurumsal mirasa duydukları saygıyı ifade etti. “GEÇMİŞİMİZDEN ALDIĞIMIZ GÜÇLE GELECEĞE YÜRÜYORUZ” BTSO’nun kuruluş iradesinin Bursa’nın üretim ve ticaret kültüründen doğduğunu belirten Özer Matlı, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bugün burada yalnızca geçmişimizi anmak için değil, bize bırakılan büyük sorumluluğu yeniden hatırlamak için bulunuyoruz. Osman Fevzi Efendi’nin öncülüğünde kurulan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Bursa’nın tüccarının, sanayicisinin ve üreticisinin birlik iradesinin eseridir. Biz de geçmişimizden aldığımız bu güçle, odamızı yeniden bütün üyelerinin sesi ve güvencesi hâline getirmek için yola çıktık. İlk günden bugüne emeği geçen ve hayatını kaybetmiş tüm başkanlarımızı, yöneticilerimizi, meclis ve komite üyelerimizi, genel sekreterlerimizi ve oda çalışanlarımızı rahmetle anıyoruz.” Osman Fevzi Efendi ve Emir Sultan ziyaretinin ardından Ulu Cami’ye geçen Matlı, cuma namazını burada kıldı. Program, Cuma Namazı çıkışında Oda üyeleri ve Bursalılar ile buluşup lokma dağıtan Matlı, Bursa ticaretinin tarihî merkezi Kozahan ve Kapalıçarşı’da devam etti. “TİCARETİN KALBİNİ DİNLEMEDEN BURSA EKONOMİSİ YÖNETİLEMEZ” Kapalıçarşı’da tüccarlarla bir araya gelen ve yoğun ilgi ile karşılanan Özer Matlı, işletmeleri ziyaret ederek üyelerin sorunlarını, beklentilerini ve BTSO’dan taleplerini dinledi. Bursa ekonomisinin temelinde emeğiyle, cesaretiyle ve alın teriyle çalışan insanların bulunduğunu vurgulayan Matlı, şöyle konuştu: “BTSO’nun gerçek gücü binalarında veya iştiraklerinde değil; her sabah dükkânını açan, fabrikasının ışığını yakan, atölyesinde üreten, istihdam sağlayan ve yüzlerce ailenin geleceğini omuzlarında taşıyan 60 bin üyesindedir. Ticaretin kalbini dinlemeden Bursa ekonomisini yönetemezsiniz. Biz kararları masa başında değil, üyelerimizle birlikte alacağız. Bursa sanayi bölgeleriyle gelişen bir şehir ama aynı zamanda bir tarım kenti, hizmet kenti, kültür kenti, doğa kenti, tüccarların kenti ve Anadolu’nun mozaiği bir kent. ” “ARTIK BİRLİKTEYİZ” Üyelerin kendilerini yalnız hissetmeyeceği, ulaşılabilir ve kapsayıcı bir BTSO hedeflediklerini ifade eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sizi dinledik. Sorunlarımız da geleceğe ilişkin beklentilerimiz de ortak. ‘Nasıl bir BTSO istiyoruz?’ sorusunun cevabını 60 bin üyemizle birlikte vereceğiz. Bugüne kadar çoğu zaman kendinizi yalnız hissettiniz. Bunu biliyor ve anlıyorum. Merak etmeyin; artık birlikteyiz. Üyenin sesinin duyulduğu, kaynakların üyeye değer olarak döndüğü, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışını birlikte kuracağız. Saha çalışmalarımızda 60 bin üyemizin temsilcileri soruyor; Kapalıçarşı’nın ihtiyaçları var. Bugüne kadar bunun için ne yaptınız? KOBİ’ler ve küçük işletmeler var. İhtiyaçlarını sorduğunuzda çok net bir şekilde söylüyorlar. Bugüne kadar neden sesimiz duyulmadı? diyorlar. Nerede eksik kaldılar? Neden eksik kaldılar diye öğrenmek istiyorlar.” Bursa’nın tarihî ve manevi merkezlerinden başlayarak Kapalıçarşı’ya uzanan programda Özer Matlı, Bursa iş dünyasının bütün kesimleriyle temas kurmayı ve üyelerin taleplerini doğrudan dinlemeyi sürdüreceklerini belirtti. Özer Matlı, Kapalıçarşı programın sonunda Veysel Karani Mahallesi’nde bulunan Coşkun Yavuz’a ait işletmede çıkan yangından dolayı geçmiş olsun ziyaretinde bulundu.

Doğu Anadolu'da Bölgesel Kalkınma Hamlesi: Ağrı ve Van'a Dev Yatırım Haber

Doğu Anadolu'da Bölgesel Kalkınma Hamlesi: Ağrı ve Van'a Dev Yatırım

Doğu Anadolu Bölgesi’nin zengin jeotermal kaynakları ile güçlü hayvancılık potansiyelini üretime dönüştürecek iki büyük stratejik proje hızla hayata geçiriliyor. Ağrı-Diyadin Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi (OTB) ile Van Besi OTB, toplam 5 bin 243 dekar alanı, 5 bin 500 kişilik dev istihdam kapasitesi ve yüksek katma değerli üretimiyle bölgenin yeni üretim üsleri olacak. ​Tarım ve sektör paydaşları tarafından sahada gerçekleştirilen kapsamlı teknik incelemelerde; altyapı imalatları, kritik iş kalemleri, yatırımcıların parsellere giriş takvimi ve üretime geçiş süreçleri titizlikle değerlendirildi. ​Ağrı-Diyadin Jeotermal Isıtmalı Sera OTB ile Yıl Boyu Kesintisiz Üretim ​Toplam 1.300 dekar alanda kurulan Ağrı-Diyadin Jeotermal Isıtmalı Sera OTB, modern tarım uygulamalarına öncülük ediyor. Proje sahasında 33 sera ve 1 tarımsal sanayi parseli yer alıyor. ​Tamamen Kamu Destekli Altyapı: Yol, içme suyu, elektrik, kanalizasyon, jeotermal kuyular, isale hatları ve ısı merkezinden oluşan entegre altyapı Bakanlık tarafından kredilendirildi. Sağlanan kredi desteğinin yüzde 100 hibe niteliğine dönüştürülmesiyle yatırımcının altyapı yükü tamamen kamu desteğiyle karşılandı. ​Üstyapı Çalışmaları Başladı: 6 etap hâlinde planlanan projenin 1. ve 2. etap altyapıları tamamlanarak yatırımcıların hizmetine sunuldu. Parsellerde üstyapı yatırımları hız kazanırken, yüksek teknolojili seralar da yükselmeye başladı. ​Kadın İstihdamına Öncelik: Jeotermal enerjinin gücüyle Ağrı’nın sert ve soğuk kış şartlarında dahi yılın 12 ayı kesintisiz üretim yapılacak. Isıtma maliyetlerinin minimuma indirileceği bu projede, tam kapasiteye ulaşıldığında 1.500 kişiye istihdam sağlanması ve çalışanların yüzde 75'inin kadınlardan oluşması hedefleniyor. ​Van Besi OTB ile Modern ve Entegre Hayvancılık Dönemi ​Doğu Anadolu'nun hayvancılık potansiyelini zirveye taşıyacak olan Van Besi OTB, toplam 3 bin 943 dekar alanda yükseliyor. Proje kapsamında 100 besi işletme parseli ve 6 tarımsal sanayi parseli bulunuyor. ​50 Bin Başlık Dev Kapasite: Proje, tamamlandığında aynı anda 50 bin baş büyükbaş hayvan kapasitesine ulaşacak ve yaklaşık 4 bin kişiye doğrudan istihdam sağlayacak. ​Eş Zamanlı İnşaat Süreci: Altyapı ihalesi tamamlanan projede çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Yol, içme ve kullanma suyu, atık su, yağmur suyu, elektrik, parsel bağlantıları, gübre yönetimi ve ortak hizmet altyapıları eş zamanlı olarak inşa ediliyor. Altyapı çalışmalarının 2026 yılının son çeyreğinde tamamlanarak yatırımcılara teslim edilmesi planlanıyor. ​Güçlü Sektörel Çarpan Etkisi: Van Besi OTB'nin faaliyete geçmesiyle işletmeler modern ve ortak bir altyapıya kavuşacak. Biyogüvenlik ve hayvan sağlığı standartlarının en üst seviyeye çıkarılacağı projede üretim maliyetleri düşecek; yem, veterinerlik, lojistik, ekipman, gübre yönetimi, et işleme ve pazarlama sektörlerinde de yeni yatırımlar tetiklenecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.