Hava Durumu

#İthalat

Kırsal Haber - İthalat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İthalat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hububat ve Bakliyat İhracatı 1 Milyar Dolara Yaklaştı Haber

Hububat ve Bakliyat İhracatı 1 Milyar Dolara Yaklaştı

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından yayımlanan Ekim 2026 Ekonomi ve Dış Ticaret Bülteni, Türkiye’nin ihracat performansına ilişkin güncel verileri ortaya koydu. Bültene göre Hububat, Bakliyat sektörü, eylül ayında gerçekleştirdiği 991 milyon dolarlık ihracatla 1 milyar dolar sınırına yaklaştı. Türkiye’nin Eylül Ayı İhracatı 25,98 Milyar Dolara Ulaştı TİM’in Ticaret Bakanlığı ile birlikte açıkladığı verilere göre, 2026 yılı eylül ayında Türkiye’nin toplam ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15,38 artarak 25,98 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde ithalat yüzde 5,90 artışla 31,21 milyar dolar olurken, dış ticaret açığı yüzde 24,80 azalarak 5,23 milyar dolara geriledi. Türkiye’nin dış ticaretindeki bu görünüm, tarım ve gıda tedarik zincirinin önemli sektörlerinden Hububat, Bakliyat sektörünün ihracat performansını da öne çıkardı. Hububat ve Bakliyat İhracatı 991 Milyon Dolar Bülten verilerine göre Hububat, Bakliyat sektörü eylül ayında 991 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Geçtiğimiz yılın eylül ayı ile benzer seviyelerde seyreden bu ihracat hacmi, sektörün küresel dalgalanmalara rağmen istikrarlı görünümünü koruduğunu ortaya koydu. 991 milyon dolarlık ihracat, Hububat, Bakliyat sektörünün dış pazarlardaki konumunun yanı sıra tarım ve gıda tedarik zincirindeki önemini de ortaya koyuyor. Küresel Ticarette Haziran Ayının İhracat Görünümü Bültende yer alan verilere göre haziran ayında en fazla ihracat gerçekleştiren ülkeler arasında Çin’in ihracatı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 27,0, ABD’nin ihracatı yüzde 15,3, Almanya’nın ihracatı ise yüzde 13,8 arttı. Aynı dönemde Kosta Rika’nın ihracatı yüzde 5,5, Uruguay’ın ihracatı ise yüzde 3,1 düştü. Türkiye’nin ihracatı da haziran ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 21,7 artarak 24,92 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Yİ-ÜFE Eylülde Yüzde 27,38 Arttı TİM Ekim 2026 Ekonomi ve Dış Ticaret Bülteni’nde yer alan makroekonomik göstergeler de üretim maliyetleri açısından dikkat çekti. TÜİK verilerine göre Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE), eylül ayında yıllık bazda yüzde 27,38 arttı. Üretici fiyatlarındaki bu seyir, tarımsal girdilerde maliyet planlaması açısından önem taşırken, üreticiler ve ihracatçıların ekonomik göstergeleri yakından takip etmesini gerektiriyor. Politika Faizi Yüzde 37 Seviyesinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. İç talepteki dengeli görünümle birlikte değerlendirilen bu gelişmeler, genel piyasa istikrarı açısından önem taşımaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde kırsal üreticilerin ve ihracatçıların hem iç pazarda arz güvenliğini sağlamada hem de dış pazarlardaki paylarını artırmada üretim maliyetleri, ihracat verileri ve makroekonomik göstergeleri yakından takip etmesi bekleniyor.

Gürer: "Tarım Kesimi Sorunu Çözmeden Ürün Fiyatı Düşmez" Haber

Gürer: "Tarım Kesimi Sorunu Çözmeden Ürün Fiyatı Düşmez"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2026 yılında tarımsal üretimde geçen yıla göre daha verimli bir dönem yaşanmasına rağmen çiftçinin ürettiği ürünün tarlada yeterli değeri bulamadığını belirterek, tarımda sürdürülebilir üretim için kamu merkezli yeni bir anlayışa ihtiyaç olduğunu söyledi. Gürer, çiftçinin bir yandan artan girdi maliyetleriyle mücadele ettiğini, diğer yandan ürününü beklediği fiyattan satamadığını ifade ederek, bankalardan kullanılan yaklaşık 1 trilyon 500 milyar liralık kredi yüküne dikkat çekti. Ömer Fethi Gürer, “2026 yılı 2025 yılına göre çiftçiler için daha verimli bir yıl oldu. Ancak ürettikleri ürünün önemli ölçüde tarlada değer bulmaması çiftçiyi gene zora soktu” dedi. Çiftçinin üretimi sürdürebilmek için yalnızca mevcut borçlarını ödemek değil, gelecek yılın üretim masraflarını da karşılamak zorunda olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimin yüksek maliyet baskısı altında devam ettirilmeye çalışıldığını belirterek, “1 trilyon 500 milyar lira yalnız bankalardan kredi kullanarak üretim yapan çiftçimiz, ürettiği üründen sağlayacağı gelirle gelecek yıl ekimini yapabilmek ve bu bağlamda da işini sürdürmek istiyordu” diye konuştu. GİRDİ MALİYETLERİ ÇİFTÇİYİ DÜŞÜNDÜRÜYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, özellikle mazot başta olmak üzere tarımsal girdilerde yaşanan artışın çiftçinin üretim kararlarını doğrudan etkilediğini ifade ederek, “Ancak içinde bulunduğu koşullarda geçen yılki fiyatı neredeyse katlayan mazot başta olmak üzere giderler çiftçiyi nasıl üretim yaptıracağı konusunda düşündürüyor. Bu yıl buğdayda, arpada, pamukta, mısırda, fındıkta, çayda, fasulyede, mercimekte, nohutta beklediği fiyatları oluşmadı.Ürün çiftçiden aracıya geçince fiyat artmaya başlıyor .Son tüketici ise en az üç el değişen ürünün artan fiyatı ile sorun yaşıyor ” şeklinde konuştu. TÜCCARA MAHKÛM BİR PİYASA VAR Tarımda kamu müdahalesinin yetersiz kalmasının üreticiyi piyasa koşullarına ve tüccara bağımlı hale getirdiğini ifade eden TBMM Tarım Orman Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Tüccara mahkûm bir piyasa var. Kamu bu işin içinde olmadıktan sonra çiftçi refahını sağlamak olası değil. Girdi maliyetleri artı bir makul kârla tarımın sürdürülebildiği sağlanabilir. Bunun için de anlayışın değişmesi gerekir” diye konuştu. ALIM FİYATI DEĞİL, TABAN FİYAT UYGULANMALI CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımda üreticiyi koruyacak kamucu politikaların uygulanması gerektiğini belirterek, “Mutlak surette kamucu bir anlayışla alım fiyatı değil, taban fiyatı uygulanarak, kredi borçları ötelenerek, faizler silinerek çiftçiye ciddi anlamda destek sağlanırsa üretimimiz artar. İthalata da ihtiyaç kalmaz” dedi. Çiftçinin borç baskısından kurtarılmasının yalnızca üreticinin değil, Türkiye'nin gıda arz güvenliğinin de güçlendirilmesi anlamına geleceğini ifade eden Gürer, yerli üretimin artırılması halinde ithalata duyulan ihtiyacın azalacağını söyledi. YERLİ ÜRETİCİ DESTEKLENİRSE KIRSALA DÖNÜŞ SAĞLANIR Tarımın yalnızca gıda üretimi açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Gürer, kırsal nüfusun korunması ve yeniden üretime yönlendirilmesinin ekonomik ve sosyal açıdan önemli olduğunu ifade etti. Gürer, “Yerli üretici desteklenirse kırsala göçü yeniden sağlarsa hem büyük kentler rahatlar hem de Türkiye ürettiği ürünü işlenmiş, dondurulmuş, katma değerli ürüne dönüştürerek yurt dışına satarak da bu anlamda gelir sağlar” diye konuştu. KÜÇÜK AİLE TİPİ ÜRETİCİLER DESTEKLENMELİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “İşsizliği önlemek için de küçük aile tipi üreticiler desteklenmeli. Kooperatifçilik yeniden düzenlenip tarım kooperatifçiliği çiftçi lehine olacak biçimde oluşturulmalı. Üretim öncesi, üretim süreci, üretim sonrasında, pazarlamada, üretimde kooperatiflerle sürdürülmeli” dedi. Gürer, “Bu sayede hem üreten kazanır hem tüketene uygun fiyatla ürün giderek Türkiye'deki raftaki pahalılığın önüne geçirir. Aracılık sistemi, tüccarın varlığı ve de ithalat bu sistemde sorun yaratıyor. Bu sorun görülmeli ve çözüm üretilmelidir” diye konuştu. DAR GELİRLİ DARDA CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer Tarımda çözülmeyen sorunların rafta ürün fiyatına yansıdığını söyledi. Gürer “ Tarlada kalan ürün,ahır gideri ile soruna dönüşen hayvancılık ile ortaya çıkan sorunların yanında en az üç kez el değiştirerek üreticiye ulaşan ürünün katlayan fiyatı dar gelirlileri zorluyor.İthal ürün fiyatı piyasayı dengeleme yerine haksız kazancın oluşumuna neden oluyor. Fakir Fukara aç.Tarım Kesimi sorunu çözmeden ürün fiyatı düşmez.Ekmek elden su gölden yaşayanlar dışında herkes gıda fiyatlarından dertli.Dünyada gıda enflasyonunda önde olmamız tarıma yönelik düzenlemelerde desteklerin yetersiz ve plansız olması önemi var.Emekli,asgari ücretli sofrada tabak eksiktirken günde üç öğün sofra kurmaya zorlanıyor.Gelir düşük ve sabit fiyatlar sürekli artıyor.Akaryakıta gelen her zam sofraya eren her ürünün fiyatını etkiliyor.Gerekli önlemler alınmalıdır” diye konuştu.

KTO Başkanı Gülsoy Dış Ticaret Verilerini Değerlendirdi Haber

KTO Başkanı Gülsoy Dış Ticaret Verilerini Değerlendirdi

Kayseri, Ağustos ayında 333 milyon 760 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ağustos Ayı dış ticaret verilerini değerlendiren Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy, “Küresel ekonomik daralmaya ve zorlu şartlara rağmen üretim ve ihracat yapan iş dünyamızı tebrik ediyorum. Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesinin yolu daha fazla üretmekten, daha yüksek katma değer oluşturmaktan ve ihracatçının küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırmaktan geçiyor.” dedi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Ağustos ayı dış ticaret verilerini değerlendiren Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, rakamları ve sektörel gelişmeleri paylaştı. Kayseri’nin Ağustos ayı ihracat performansına değinen Başkan Gülsoy, “Ağustos ayında 333 milyon 760 bin 481 dolar ihracat gerçekleştirdik. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,88 oranında bir artış yaşanmıştır. İthalatımız ise 163 milyon 79 bin 418 dolar olmuştur. Geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 19,68 artış gerçekleşmiştir.“ diye konuştu. 8 AYDA 2 MİLYAR 630 MİLYON 148 BİN DOLARLIK PERFORMANS 2026 yılının ilk 8 aylık verilerini de paylaşan Gülsoy, “Yılın ilk 8 ayında toplam ihracat rakamımız, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 5,64 artışla 2 milyar 630 milyon 148 bin 629 dolara ulaşmıştır. Aynı dönemde ithalat rakamlarımız ise yüzde 5,86 oranında artışla 1 milyar 253 milyon 491 bin 54 dolar seviyesine çıkmıştır.” dedi. Kayseri olarak Ağustos ayında dünya genelinde 150 ülkeye ihracat gerçekleştirme başarısı gösterdiklerini ifade eden Gülsoy, “En çok ihracat yaptığımız ilk 10 pazarımız; Almanya, ABD, Polonya, İtalya, Irak, Fransa, Fas, Romanya, Hollanda ve Mısır olarak sıralanmıştır.” ifadelerini kullandı. Kayseri ihracatının sektörler bazında analizini de yapan Başkan Gülsoy, “Türkiye İstatistik Kurumu’nun belirlediği sektörlerden; Demir ve Demir Dışı metaller, Deri ve Deri Mamulleri, Elektrik ve Elektronik, Halı, İklimlendirme Sanayii, Kimyevi Maddeler ve Mamulleri gibi sektörlerde artış yaşanırken; Çelik, Çimento Cam Seramik ve Toprak Ürünleri, Hazırgiyim ve Konfeksiyon, Hububat sektöründe azalış yaşanmıştır.“ dedi. Ağustos ayı dış ticaret verilerini değerlendiren Başkan Gülsoy, küresel ekonomik daralmaya ve zorlu şartlara rağmen üretim ve ihracat yapan iş dünyasını tebrik etti. Küresel pazarlarda fiyat rekabetinin giderek zorlaştığına dikkat çeken Başkan Gülsoy, özellikle yüksek üretim ve finansman maliyetlerinin firmaların fiyatlama gücünü ve rekabet kapasitesini sınırladığını belirtti. Gülsoy, ''Bugün ihracatçımız global rakiplerinin yanı sıra yüksek üretim maliyetleri, finansmana erişim ve giderek daralan rekabet marjlarıyla da mücadele ediyor. Bu şartlarda bile elde edilen her ihracat artışını çok kıymetli buluyoruz; fakat bizim için mevcut seviyeyi korumak hiçbir zaman yeterli olmayacak. Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesinin yolu daha fazla üretmekten, daha yüksek katma değer oluşturmaktan ve ihracatçının küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırmaktan geçiyor'' dedi. İHRACATÇININ MALİYETLERİNİ DÜŞÜRMEK ZORUNDAYIZ Hedeflerinin; katma değeri yüksek, sürdürülebilir ve rekabetçi bir ihracat yapısını güçlendirmek olduğunu vurgulayan Gülsoy, artan maliyetler karşısında ihracatçının pazardaki konumunu koruyabilmesinin ve yaptığı ihracattan sağlıklı bir kazanç elde edebilmesinin her geçen gün daha önemli hale geldiğine işaret etti. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın 1 Ekim itibarıyla özellikle emek yoğun, katma değerli üretim yapan ve istihdama katkı sağlayan sektörlerde döviz dönüşüm desteğinin artırılacağı yönündeki açıklamasını memnuniyetle karşıladıklarını belirten Gülsoy, bu tür desteklerin ihracatçının rekabet gücünü koruması açısından kritik önem taşıdığını ifade etti. YENİ PAZARLARA ULAŞMAK ARTIK BİR TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUKTUR Küresel ticarette artan korumacılık ve rekabet karşısında pazar çeşitliliğinin artırılmasının hayati önem taşıdığına vurgu yapan Gülsoy, firmaların mevcut pazarlarını korurken yeni pazarlara da mutlaka ulaşması gerektiğini kaydetti. Başkan Gülsoy, ''Biz de firmalarımızın yeni pazarlara açılması, ihracatçı sayımızın artması ve mevcut ihracatçılarımızın küresel pazarlarda daha güçlü hale gelmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Üreten, istihdam sağlayan ve dünyanın dört bir yanına Kayseri menşeli ürünleri ulaştıran tüm firmalarımıza ve kıymetli çalışanlarına şükranlarımı sunuyorum.'' ifadelerini kullandı.

Egeli İhracatçılar Karadeniz’de Güvenli Koridor İstedi Haber

Egeli İhracatçılar Karadeniz’de Güvenli Koridor İstedi

Türkiye’nin 2025 yılında 6,7 milyar dolar ihracat, 43,4 milyar dolar ithalat yaptığı Rusya Federasyonu’yla dış ticaretinin kesintisiz sürmesi için Egeli ihracatçılar, Karadeniz’de denizyolu nakliyesinin yapılabilmesi için güvenli koridor talebinde bulundu. İzmir’i ziyaret eden Rusya Federasyonu’nun Ankara Büyükelçisi Sergey Verşinin ile bir araya gelen Egeli ihracatçılar, Rusya’yla dış ticarette gemi yolunu kullanamaz hale geldiklerini, güvenli koridor oluşturulması halinde iki ülkenin dış ticaretinin daha güvenli ve verimli çalışacağının altını çizdiler ve Büyükelçi’den destek istediler. Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hayrettin Uçak, Rusya’nın Türk yaş meyve sebze sektörü başta olmak üzere Türkiye’deki 26 sektörün ihracatta hedef pazarı olduğunu, Türkiye-Rusya Federasyonu arasında uzun yıllara dayanan güçlü ticari bağlar bulunduğunu vurguladı. Rusya-Türkiye arasında ticaretin devamını sağlayacak güvenlik koridorunun daha önce tesis edildiğini ve sağlıklı çalıştığını aktaran Uçak, “Son dönemde Karadeniz tehlikeli olmaya başladı. Bugün deniz yolunu kullanamıyoruz. Denizyolu tekrar kullanabileceğimiz güvenlik koridoru oluşturulmasını bekliyoruz” şeklinde konuştu. Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, Rusya’nın Türkiye’den meyve sebze mamulleri ithalatında uyguladığı yüzde 12-15 arasındaki gümrük vergisinin kaldırılması taleplerini de Büyükelçi Sergey Verşinin’e iletti. Demir; “Rusya ihracatta en büyük pazarımız” Türkiye’den Rusya Federasyonu’na 2026 yılının ocak – ağustos döneminde 319 milyon dolarlık su ürünleri ve hayvansal mamuller ihraç edildiğini ifade eden Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Rusya’nın kendileri için çok önemli bir Pazar olduğuna işaret etti. Rusya Federasyonu’na yapılan ihracatta su ürünleri sektörünün 277 milyon dolar pay aldığı bilgisini veren Demir, “Türkiye ile Rusya Federasyonu arasında güvenli koridor açılmasını ve iki ülke arasındaki dış ticaretin artmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Moiz Hemsi, Karadeniz’de yaşanan sorunlar nedeniyle Rusya’dan Türkiye’ye buğday ithalatında aksamalar yaşandığını, bu aksaklıkların giderilmesinin yolunun güvenli koridor açılmasından geçtiğini vurguladı. Verşinin: “Türkiye bizim için çok önemli bir partner” Rusya Federasyonu’nun Ankara Büyükelçisi Sergey Verşinin, Türkiye’nin Rusya Federasyonu için çok önemli bir siyasi ve ekonomik partner olduğunu, iki ülke arasındaki ticaretin devam etmesi için gerekli zeminin oluşturulması için çaba göstereceklerini dile getirdi.

KTO Başkanı Gülsoy: "Temmuz'da 368 Milyon Dolar İhracat Gerçekleştirdik" Haber

KTO Başkanı Gülsoy: "Temmuz'da 368 Milyon Dolar İhracat Gerçekleştirdik"

Kayseri, Temmuz ayında 368 milyon 22 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Temmuz Ayı dış ticaret verilerini değerlendiren Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy, “Yılın ilk yarısında toplam ihracatımız 2 milyar 296 milyon dolara çıkmıştır. Tüm olumsuz dış etkenlere rağmen üretim gücünü koruyan ihracatçı üyelerimizi tebrik ediyorum.“ dedi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2026 yılı Temmuz ayı dış ticaret verilerini değerlendiren Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, rakamları ve sektörel gelişmeleri paylaştı. Kayseri’nin Haziran ayı ihracat performansına değinen Başkan Gülsoy, “Temmuz ayında 368 milyon 22 bin 980 dolar ihracat gerçekleştirdik. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 13,43 oranında bir artış yaşanmıştır. İthalatımız ise 166 milyon 47 bin 455 dolar olmuştur. Geçen yılın aynı ayına oranla 2,20 artış gerçekleşmiştir.“ diye konuştu. 7 AYDA 2 MİLYAR 296 MİLYON 758 BİN DOLARLIK PERFORMANS 2026 yılının ilk 7 aylık verilerini de paylaşan Gülsoy, “Yılın ilk 7 ayında toplam ihracat rakamımız, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 5,7 artışla 2 milyar 296 milyon 758 bin 902 dolara ulaşmıştır. Aynı dönemde ithalat rakamlarımız ise yüzde 4,7 oranında artışla 1 milyar 90 milyon 411 bin 636 dolar seviyesine çıkmıştır.” dedi. Kayseri olarak Haziran ayında dünya genelinde 149 ülkeye ihracat gerçekleştirme başarısı gösterdiklerini ifade eden Gülsoy, “En çok ihracat yaptığımız ilk 10 pazarımız; Almanya, ABD, Fransa, İtalya, Polonya, Irak, Avusturya, Birleşik Krallık, Fan ve Çin olarak sıralanmıştır.” ifadelerini kullandı. Kayseri ihracatının sektörler bazında analizini de yapan Başkan Gülsoy, “Türkiye İstatistik Kurumu’nun belirlediği sektörlerden; Elektrik ve Elektronik, Tekstil ve Hammaddeleri, Kimyevi Maddeler ve Mamulleri, Madencilik Ürünleri, gibi sektörlerde artış yaşanırken; Demir ve Demir Dışı metaller, Mobilya Kağıt ve Orman Ürenleri, Çelik, Çimento sektöründe azalış yaşanmıştır.“ dedi. Temmuz ayı dış ticaret verilerini değerlendiren Başkan Gülsoy, küresel ekonomik daralmaya ve zorlu şartlara rağmen üretim ve ihracat yapan iş dünyasını tebrik etti. İhracat bedellerinin Merkez Bankası’na satış yükümlülüğündeki geçici uygulamanın süresinin uzatıldığına dikkat çeken Başkan Gülsoy, iş dünyasının öncelikli beklentilerini dile getirdi. Döviz bozdurma zorunluluğunun ihracatçı üzerinde ek yük oluşturduğunu belirten Gülsoy, şu ifadeleri kullandı: "Uluslararası alanda ticaret yapmanın ve rekabet etmenin her geçen gün zorlaştığı bir süreçten geçiyoruz. Halihazırda yüzde 35 olarak uygulanan döviz bozdurma zorunluluğunun tamamen kaldırılması, ihracatçımızın elini rahatlatacak ve dış ticaretimize çok daha olumlu bir yansıma sağlayacaktır. İş dünyamızın bu beklentisinin karşılık bulması, sanayicimize moral ve güç verecektir." Sanayicinin ve ihracatçının omuzundaki yüklerin hafifletilmesi gerektiğine vurgu yapan Başkan Gülsoy, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Artan girdi maliyetleri, bölgesel savaşlar ve krizler nedeniyle küresel ticarette sürekli değişen koşullar zaten üreticimizi zorlamaktadır. Bunun yanı sıra, sanayicimiz için en büyük sorun haline gelen yüksek faiz ortamı da üretim ve yatırım iştahını olumsuz etkilemektedir. Tüm bu iç ve dış faktörlerin üzerine bir de ABD tarafından ülkemize yönelik yüzde 12,5 oranında ilave vergi uygulanması kararı, sanayicimizin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü kırma riski taşımaktadır. Türk iş dünyası olarak beklentimiz; finansmana erişimin kolaylaştırılması, maliyet baskılarının hafifletilmesi ve ihracatçımızı küresel pazarda koruyacak adımların atılmasıdır."

Türkiye Tarım, Gıda ve İçecek Sektörünün Haziran 2026 Dış Ticaret Verileri Açıklandı Haber

Türkiye Tarım, Gıda ve İçecek Sektörünün Haziran 2026 Dış Ticaret Verileri Açıklandı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Dış Ticaret Verileri temel alınarak Agrimetre tarafından hazırlanan ve Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Veri Panelinden derlenen bilgilere göre, Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektörü 2026 yılının Haziran ayında 14 milyar dolar ihracat, 14,19 milyar dolar ithalat gerçekleştirdi. ​Söz konusu dönemde sektörün ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre %4,37 oranında bir artışla 13,41 milyar dolardan 14 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde yapılan ithalat ise %18,3 artışla 12 milyar dolardan 14,19 milyar dolara çıktı. Bu dönemde birim ihracat değeri %16,06 oranında artarak ton başına 1.564 dolar oldu. ​Özel Ticaret Sistemi (ÖTS) çerçevesinde yayınlanan verilere göre, 2026 yılında aylık bazda ihracat geçen yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında %25,62 artışla 2,37 milyar dolar seviyesine ulaşırken, ithalat ise %62,26 artarak 2,85 milyar dolar olarak gerçekleşti. ​En Çok İhracat ve İthalat Yapılan Ülkeler ​Tarım, gıda ve içecek sektörünün en çok ihracat gerçekleştirdiği ülkeler sıralamasında 1,540 milyar dolarla Irak ilk sırada yer aldı. İkinci sırada yer alan Almanya’ya yapılan ihracat %13,60 artışla 1,125 milyar dolar olurken, üçüncü sırada ise 982,8 milyon dolar ve %17,82'lik artışla Rusya Federasyonu yer aldı. ​En çok ithalat yapılan ülkeler sıralamasında da zirvede yine Rusya Federasyonu bulundu. Rusya’dan gerçekleştirilen ithalat 2,185 milyar dolar oldu. İkinci sırayı 1,819 milyar dolarlık ithalatla Brezilya alırken, 1,318 milyar dolarlık ithalatın yapıldığı Ukrayna ise üçüncü sırada yer aldı. ​Öne Çıkan İhraç ve İthal Ürünler ​Haziran 2026 döneminde ihracatta öne çıkan ürünler sıralamasında %13,82'lik artışla Fındık İçi ilk sırada yer aldı ve fındık içi ihracatı 754,2 milyon doları geçti. İkinci sıradaki Rafine Ayçiçek Yağı ihracatında %20,01 artış yaşanarak 661,8 milyon dolar değerinde satış gerçekleştirildi. Ambalajlı Fındık ise 502,4 milyon dolarlık değeri ve %40,35'lik ihracat artışıyla üçüncü sırada kendisine yer buldu. ​Aynı ayda en çok ithalatı gerçekleştirilen ürün 1,232 milyar dolarla Soya Fasulyesi oldu. Soya fasulyesini 1,084 milyar dolarla Dane Mısır ve 746,3 milyon dolarla Ham Ayçiçeği Yağı ithalatı takip etti. ​Sektörel Bazda Dış Ticaret Rakamları ​2026 yılı Haziran ayı dış ticaret verileri sektörel bazda incelendiğinde, en fazla ihracatın 2,369 milyar dolar ile Yaş Meyve/Sebze sektöründe yapıldığı görüldü. Bu sektörü yaklaşık 1,497 milyar dolarla Şekerli Mamuller Sektörü ve yaklaşık 1,439 milyar dolarla Sert Kabuklu Meyveler Sektörü izledi. Yaş Meyve/Sebze sektörünün toplam ihracat içindeki payı %20,01 olurken, Şekerli Mamuller sektörünün payı %12,64, Sert Kabuklu Meyveler sektörünün payı ise %12,16 olarak kayıtlara geçti. ​Yine aynı dönemde en fazla ithalat 4,131 milyar dolar ile Hayvan Yemi sektöründe gerçekleştirildi. Hayvan Yemi sektörünün ardından en çok ithalat yapan diğer sektörler sırasıyla 2,089 milyar dolarla Bitkisel Yağ ve 1,044 milyar dolarla Şekerli Mamuller Sektörü oldu. ​Söz konusu dönemde Hayvan Yemi sektörünün toplam ithalat içindeki payı %34,80, Bitkisel Yağ sektörünün payı %17,60, Şekerli Mamuller sektörünün payı ise %8,79 olarak gerçekleşti. Kaynak: Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu

CHP'li Gürer: “Mısır Alım Fiyatı En Az 17 Lira Olmalı” Haber

CHP'li Gürer: “Mısır Alım Fiyatı En Az 17 Lira Olmalı”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bazı bölgelerde mısır hasadının başlamasına rağmen Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) henüz alım fiyatı açıklamamasını eleştirdi. Belirsizliğin tüccarın fiyatları düşük tutmasına yol açtığını belirten Gürer, üreticinin mağdur olmaması için kilogram fiyatının en az 17 lira olarak belirlenmesi gerektiğini söyledi. ​TMO Fiyat Açıklamadı, Tüccar Piyasayı Düşük Tutuyor ​Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hasadın başlamasıyla birlikte üreticilerin gözünü TMO’ya çevirdiğini ancak kurumun henüz fiyat duyurusu yapmamasının piyasada belirsizlik yarattığını ifade etti. ​TMO'nun sessizliğinin tüccarlar tarafından fırsata çevrildiğini belirten Gürer, fiyatların düşük tutulduğunu vurguladı. Gürer çiftçinin emeğinin karşılığını alabilmesi için TMO alım fiyatının derhal kamuoyuna duyurulması gerektiği dile getirdi. ​“Mısırın Kilogram Fiyatı En Az 17 Lira Olmalı” ​Gübre, mazot, ilaç, tohum ve sulama giderlerindeki aşırı artışların çiftçiyi omuzlayamayacağı bir noktaya getirdiğine dikkat çeken CHP’li Gürer, artan maliyetler ve makul kâr beklentisinin göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti: ​"Çiftçimiz yüksek girdi maliyetleriyle mücadele ediyor. TMO, üreticinin belini büken bu maliyetleri dikkate alarak mısır alım fiyatını kilogram başına en az 17 lira olarak açıklamalıdır." ​Türkiye’de Mısır Üretimi Var, İthalat Baskısı Devam Ediyor ​Mısırın tanelik, yağlık ve yemlik olarak kritik bir stratejik ürün olduğuna işaret eden Ömer Fethi Gürer, yerli üretime rağmen ithalat bağımlılığının sürdüğünü kaydetti. TÜİK verilerine göre bu yıl yaklaşık 8 milyon tonluk mısır üretimi öngörülmesine karşın, yaklaşık 3 milyon tonluk ithalat beklentisi bulunuyor. 2024-2025 döneminde mısır ithalatının 5,5 milyon tona kadar yükseldiği hatırlatılarak, yerli üreticinin desteklenmesinin hayati önem taşıdığı vurgulandı. ​“Yanlış Politikalar Üreticiyi Tarımdan Uzaklaştırıyor” ​Uygulanan yanlış fiyat politikalarının üreticiyi topraktan ve üretimden soğuttuğunu belirten Gürer, sözlerini şu uyarılarla tamamladı: ​"Açığın oluşmaması için çiftçinin refahını sağlayacak bir alım fiyatı esas alınmalıdır. Üreticiler bu anlamda acil fiyat beklemektedir. Düşük alım fiyatları, üreticinin o üründen hızla uzaklaşmasına neden olmaktadır."

CHP'li Gürer: "Milyonlar Harcanıyor, Vatandaşın Sofrasında Et Yine Lüks" Haber

CHP'li Gürer: "Milyonlar Harcanıyor, Vatandaşın Sofrasında Et Yine Lüks"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye'nin kırmızı et politikası ile canlı hayvan ithalatı rakamlarına ilişkin sert eleştirilerde bulundu. İktidarın ithalatla fiyatları düşürme politikasının başarısız olduğunu belirten Gürer, yıllık ithalat kotalarının daha ilk altı ayda dolduğuna dikkat çekti. ​Yıllık İthalat Kotası İlk Altı Ayda Tükendi ​Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 2026 yılı boyunca toplam 500 bin baş besilik sığır ithal edileceğini açıkladığını hatırlatan Gürer, yılın ilk 6 ayında bu rakamın %80'inden fazlasına ulaşıldığını belirtti. Yılın ilk yarısında toplam 412 bin 343 baş sığır ithal edildiğini vurgulayan Gürer, son 1,5 yıldaki toplam ithalatın ise 1 milyon 151 bin başı bulduğunu ifade etti. ​Yabancı besicilere sadece 6 ayda 736 milyon 951 bin dolar ödendiğini belirten Gürer, "Gemiler dolusu hayvan getiriyoruz, servet harcıyoruz ama vatandaşın et yemeği için tabağı yine boş" dedi. ​Okyanus Ötesinden İthalat: İlk 6 Ayda Hangi Ülkeden Kaç Sığır Geldi? ​Gürer'in paylaştığı verilere göre, 2026 yılının ilk yarısında en çok canlı hayvan ithal edilen ülkeler ve adetleri şu şekilde sıralandı: ​Brezilya: 250.983 baş ​Uruguay: 147.866 baş ​Avustralya: 8.572 baş ​Azerbaycan: 2.633 baş ​Estonya: 1.280 baş ​Letonya: 609 baş ​Polonya: 400 baş ​"Yeni Nesiller Antrikotun Tadını Bilmeden Büyüyecek" ​Brezilya ve Uruguay gibi ülkelerden okyanuslar aşılarak binlerce hayvan getirilmesine rağmen sektör sorunlarının çözülemediğini vurgulayan Gürer, dar gelirli vatandaşların, emeklilerin ve asgari ücretlilerin et almakta zorlandığını söyledi. Yerli besicinin artan yem ve ahır giderleri altında ezildiğini belirten Gürer, "Bu gidişle yeni nesiller antrikotun, bonfilenin ve pirzolanın tadına bakamadan büyüyecek. Kendi besicisini desteklemeyenler, başka ülkelerdeki besicileri zengin ediyor" diye konuştu. ​Yılbaşından Günümüze Et Fiyatlarındaki Artış Dikkat Çekti ​Kırmızı et fiyatlarındaki artışa da dikkat çeken CHP'li Gürer, yılbaşından bu yana yaşanan değişimleri şu rakamlarla özetledi: ​Dana Kıyma: Yılbaşında 690 TL iken bugün 850 TL ​Dana Kuşbaşı: Yılbaşında 740 TL iken bugün 920 TL ​Dana Antrikot: Yılbaşında 950 TL iken bugün 1.495 TL ​Dana Bonfile: Yılbaşında 1.050 TL iken bugün 1.950 TL ​Kuzu Pirzola: Yılbaşında 1.050 TL iken bugün 1.950 TL ​Kuzu Kuşbaşı: Yılbaşında 930 TL iken bugün 1.320 TL ​"Çözüm İthalat Değil, Yerli Üretim" ​Artan maliyetlerin besiciyi, kira, işçilik, elektrik, mazot ve nakliye zamlarının ise kasapları zor durumda bıraktığını belirten Gürer, krizden yine ithalatçıların ve aracıların karlı çıktığını ifade etti. İthalatın kalıcı bir çözüm olmadığını vurgulayan Ömer Fethi Gürer, ülke hayvancılığının geliştirilerek yerli üretimin desteklenmesi ve mera hayvancılığının yaygınlaştırılması gerektiğini sözlerine ekledi.

CHP’li Gürer: ''Türkiye Derin Bir Yoksulluk Ve Üretim Sorunu Yaşıyor'' Haber

CHP’li Gürer: ''Türkiye Derin Bir Yoksulluk Ve Üretim Sorunu Yaşıyor''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, partisinin 81 ilde başlattığı saha çalışmaları kapsamında bulunduğu Kırşehir’de açıklamalarda bulundu. CHP Kırşehir İl Başkanı Baran Genç ile CHP il Başkanlığında açıklamalar yapan Gürer, Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu’nu da ziyaret etti. Ziraat Odası, Koyun Keçi Yetiştiriciler Birliği ve hayvancılık yapanlarla buluştu. Esnaf gezdi. CHP il binasında il başkanı Baran Genç ile açıklamalar yapan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve tarımsal açıdan tarihinin en ağır süreçlerinden birini yaşadığını söyledi. Gürer, “Vatandaş cebindeki parayla raftaki ürünü alamıyor. Çiftçi borçlu, emekli geçinemiyor, genç işsiz, esnaf dar boğazda” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türkiye’nin dört bir yanında sahada olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, “Genel Başkanımızın talimatıyla 81 ilde Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri görevlendirildi ve alan çalışması yapılıyor. O ilde olan milletvekili farklı illere gönderiliyor. Diğer arkadaşlarımız da illere dağıldı” diye konuştu. CHP örgütlerinin hiçbir zaman halktan kopmadığını vurgulayan Ömer Fethi Gürer, “Biz Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri, il örgütü, ilçe örgütü, kadın kolları ve gençlik kollarıyla hiçbir zaman alandan çekilmedik. Hep sahadayız. Çalışmalarımızı belediye başkanı olan illerimizde belediye başkanlarımızla birlikte sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı. “CUMHURİYET TARİHİNİN EN AĞIR EKONOMİK SORUNLARI YAŞANIYOR” Türkiye’de ekonomik tablonun her geçen gün ağırlaştığını söyleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, emekliden çiftçiye, işçiden esnafa kadar toplumun tüm kesimlerinin büyük sıkıntılar yaşadığını dile getirdi. “Ekonomik anlamda büyük bir yıkımın yaşandığı bir süreçteyiz” diyen Gürer, “Emeklinin, asgari ücretlinin büyükşehirlerde ev kirası kadar bir gelirle yaşam mücadelesi verdiği yerde sorunlar arttı. Çiftçinin de esnafın da emeklinin de sanayicinin de engellinin de yaşadığı sorunlar belki de Cumhuriyet tarihinin en ağır ekonomik sorunlarının oluştuğu bir süreci yarattı” dedi. Toplumsal yapıda da ciddi bozulmalar yaşandığını belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ekonomik krizin sosyal sonuçlarına dikkat çekti. Gürer, “Boşanmalar arttı. Madde bağımlılığı 10 yaşına kadar düştü. Aile yapıları bozuldu. İşsizlik patladı. Genç işsizliği aile evindeki boşta kalan genç için yeni tanımlar yarattı” dedi. Vatandaşın temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale geldiğini vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Cebindeki parayla raftaki ürünü alamayan insanlarımızın varlığında dolaylı bir kıtlığın yaşandığı bir sürece geldik. Et ve süt ürünlerinin çoğu artık birçok eve girmiyor. Tabaklar küçüldü. Günlük üç öğün yemek yiyen ailelerin bir kısmı iki öğüne düştü” ifadelerini kullandı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de milyonlarca insanın açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşadığına dikkat çekerek, “50 milyona yakın insanımız açlık ve yoksulluk sınırının altında bir gelire sahip. Devletten yardım alan 4,5 milyon hane olduğu ilgili bakanlığın açıklamalarında yer alıyor” diye konuştu. “TEK KİŞİYE BIRAKILAN YETKİ ÜLKEYİ SORUNLU NOKTAYA TAŞIDI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Gürer, mevcut sistemin karar alma süreçlerini zayıflattığını belirterek, “Serbest piyasa ekonomisinin yanı sıra Cumhurbaşkanlığı sistemine geçildikten sonra ülke yönetiminde daha çok sorun oluştu. Çünkü bakan kavramında yer alan kişiler artık eskiden müsteşarların yaptığı görevi yapan atanmış kişiler haline geldi. Tek bir yetkili var: Cumhurbaşkanı. O bugün Tayyip Bey olur, yarın Ahmet olur, öbür gün Mehmet olur, fark etmez. Ama sistemde tek kişiye bırakılan yetki ülkeyi problemli noktaya taşıdı,” dedi. “ÇİFTÇİ 1,5 TRİLYON LİRA BORÇLU” Tarım sektöründeki tabloya ilişkin de veriler paylaşan CHP’li Ömer Fethi Gürer, çiftçinin ağır borç yükü altında üretim yapmaya çalıştığını belirterek, “Bankalara ve finans kuruluşlarına çiftçilerin 1 trilyon 377 milyar lira borcu var. Piyasaya olan borçlarla birlikte toplam borcun yaklaşık 1,5 trilyon liraya ulaştı” şeklinde konuştu. Çiftçi sayısının artmadığını, tarım alanlarının ise daraldığını ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Nüfusumuz artıyor ama çiftçi sayımız artmıyor. Tarım alanlarımız daralıyor. 21 üründe arz açığı var. Pamuğun ürettiğimizin yarısını ithal ediyoruz. Mercimeğin ürettiğimizin yarısını ithal ediyoruz. Ayçiçeğinde, hububatta ve bakliyatta Türkiye artık dışa bağımlı hale getirildi” dedi. “HAYVAN GELİYOR AMA ET FİYATI DÜŞMÜYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ithalata rağmen et fiyatlarının düşmediğini belirterek, “Geçen yıl 739 bin hayvan getirildi, bu yıl 500 bin hayvan daha getirilecek. Hayvan geliyor ama hayvan varlığımız artmıyor. Et fiyatları düşmüyor” ifadelerini kullandı. Et ve Süt Kurumu’nun yaklaşımını da eleştiren Ömer Fethi Gürer, “Bu tür kuruluşlar kâr etmek için değil, halka uygun fiyatla et ve hayvan sunmak için vardır. Ama buraları bile ticari kafayla, tüccar zihniyetiyle yönetiyorlar” dedi. “6 BİN 700 FABRİKANIN KONKORDATO İLAN ETMESİ DÜŞÜNDÜRÜCÜ” Ekonomik sıkıntının yalnızca tarımla sınırlı olmadığını belirten Gürer, sanayide de ciddi bir daralma yaşandığını söyleyerek, “Sanayide bir yılda 6 bin 700 fabrikanın konkordato ilan etmiş olması düşündürücüdür. Sanayicinin konkordato ilan etmesi işsizliği getirir. Bunun yanında hammadde aldığı kuruluşları da sıkıntıya sokar. Eğer çiftçide ve işçide para yoksa esnaf iş yapamaz. Türkiye zincirleme şekilde vatandaşın boğazının sıkıldığı bir süreci yaşıyor” ifadelerini kullandı. CHP’NİN TARIM POLİTİKALARINI ANLATTI Cumhuriyet Halk Partisi’nin yenilenen programında tarıma ilişkin önemli düzenlemelerin yer aldığını belirten Gürer, “Tarım kesiminin mazotunda ÖTV’yi ve KDV’yi kaldıracağız. Milli gelirin yüzde 1’inin çiftçiye vereceğiz” dedi. Gürer, “2026 yılı için milli gelirin yüzde 1’i 722 milyar liraya denk geliyor. Ama çiftçiye verilmesi gereken yerine yalnızca 168 milyar liralık destek veriliyor” şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı’nın açıkladığı destek rakamlarının doğrudan çiftçiye verilen destek olmadığını ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Barajdan gölete kadar her şeyi kapsayan bir değerlendirme yapılıyor. Ama resmi program hedeflerinde çiftçiye verilen destek 168 milyar lira olarak görülüyor” dedi. “Taban fiyat uygulamasını yeniden getireceğiz” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, CHP’nin üreticiyi koruyan yeni bir tarım modeli hedeflediğini belirterek “Gübrede ve yemde mutlaka sübvansiyon sağlayacağız. Tekrar taban fiyat uygulamasını getirip alım fiyatı adı altında tüccarın oluşturduğu piyasayı sonlandıracağız” diye konuştu. Ziraat Bankası’nın yeniden çiftçi kuruluşu haline getirileceğini ifade eden Gürer, kadınların ve gençlerin kırsala dönüşünü desteklemek amacıyla SGK primlerinin karşılanacağını söyledi. Gürer, “Alım garantili üretime geçeceğiz. Tarladaki ürün israfının önüne geçeceğiz. Katma değerli üretimi artıracağız. Üreticinin kazandığı, tüketicinin uygun fiyatla ürüne ulaştığı bir sistem kuracağız” dedi. “İTHALAT LOBİLERİNİN OLUŞTURDUĞU SİSTEMİ DEĞİŞTİRECEĞİZ” Türkiye’nin yerli üretim yerine ithalata dayalı bir anlayışla yönetildiğini belirten TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, yerli üreticiye öncelik verilmesi gerektiğini söyledi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Üreten ürettiğinden kazanacak, tüketen uygun fiyatla ürün alacak. Aracıların ve ithalat lobilerinin oluşturduğu sistemi ortadan kaldıracağız. Bugün hayvancılıkta Holstein, Montofon, Angus gibi isimler konuşuluyor. Oysa bizim kırmızı karamız, boz ineğimiz, sarı kızımız vardı. Yerel koşullara uygun bu hayvan ırklarını geliştirip çoğaltmak yerine bugün Türkiye’de dışa bağımlı bir anlayış sürdürülüyor,” dedi. CHP 81 İLDE SAHADA CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, CHP Kırşehir İl Başkanı Baran Genç ve Merkez İlçe Başkanı Gürkan Yağmur ile birlikte Kırşehir Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Fuat Polat, Kırşehir Ziraat Odası Başkanı Mevlüt Toprak ve Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu’nu ziyaret etti. Gerçekleştirilen ziyaretlerde tarım, hayvancılık, üreticilerin yaşadığı ekonomik sorunlar, artan maliyetler ve kırsalda yaşanan sıkıntılar ele alınırken, Gürer üreticilerin ve vatandaşların sorunlarını sahada birebir dinlediklerini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.