Hava Durumu

#İzmir

Kırsal Haber - İzmir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İzmir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gediz Havzası’nda Kirlilik Artıyor Haber

Gediz Havzası’nda Kirlilik Artıyor

İzmir ve Manisa’nın ortak hazırladığı bilimsel rapor, Gediz Nehri’ndeki kirliliğin su kaynakları, tarım alanları ve İzmir Körfezi üzerinde ciddi risk oluşturduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, özellikle yeraltı sularında geri dönüşü zor etkiler konusunda uyarıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, “Sağlıklı Körfez” hedefi doğrultusunda Gediz Nehri’ni mercek altına aldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na iletilen deniz kirliliğine ilişkin ceza ve denetim yetkisi talebinin reddedilmesine rağmen, gemi kaynaklı kirliliği dron taramalarıyla tespit eden Büyükşehir, İzmir Körfezi’ndeki kirliliğin ana nedenlerinden biri olan Gediz Nehri’ndeki kirliliği ortaya koymak için de su analizlerini sürdürüyor. Gediz Nehri ve yan derelerinde yürütülen izleme faaliyetleri, kirliliğin yalnızca Körfez’i değil, doğrudan tarımsal üretimi ve yer altı su kaynaklarını da etkileyebileceğini işaret ediyor. İZSU ve Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) tarafından ortak yürütülen çalışmada havza genelinde elde edilen veriler, kirliliğin çok yönlü ve birikimli bir yapı gösterdiğine ve özellikle yeraltı suyu üzerindeki riske dikkat çekiyor. Aylık rapor hazırlanıyor Gediz Nehri’nde örneklemeler her ayın ilk haftasında yapılıyor. İzmir sınırında Gediz ana yatağı, Ağıldere ve Nif Çayı dahil 23, Manisa bölgesinde 36 örnekleme noktasından numune alınıyor. Kirlilik değişimleri düzenli ve anlık olarak izleniyor. İzmir’de analizler TÜRKAK akreditasyonlu İZSU Halkapınar Laboratuvarı’nda, Manisa’da ise MASKİ’nin akredite laboratuvarında yapılıyor. Elde edilen veriler aylık raporlar halinde değerlendiriliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü çalışmaya, Gediz Nehri’nin büyük bölümüne ev sahipliği yapan Manisa Büyükşehir Belediyesi de aylık raporlarıyla destek veriyor. İzmir ve Manisa’dan elde edilen veriler, yıllık bir raporda bir araya getirilerek Gediz’in kaynağından temiz çıkmasına rağmen kirlenmesine neden olan unsurlar, bir yıllık süreçte tespit edilecek. Böylece hem İzmir Körfezi’ni hem de bölge tarımını tehdit eden kirliliğe karşı daha güçlü ve etkili bir mücadele yürütülecek. Sulama riski büyüyor İZSU ve MASKİ verileri bir araya getirilerek bütüncül yaklaşımla yürütülen çalışmalar sonucu hazırlanan Ocak ve Şubat 2026 tarihli “Gediz Nehri ve Yan Derelerinin Kirlilik İzleme Raporu”, havzanın idari sınırlarla değil, ekosistem bütünlüğüyle ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor. Rapora göre Gediz 401 kilometrelik yaşam koridoru üzerinde sadece su taşımıyor; aynı zamanda sanayi, evsel atık ve tarımsal baskının izlerini de Körfez’e kadar sürüklüyor. Gediz Nehri’nin Manisa sınırları içerisine kirletilmiş olarak giriş yaptığı görülüyor. Ocak 2026 raporuna göre İzmir tarafında örneklenen Gediz ana kolundaki birçok noktada temel su kalite göstergeleri alarm veriyor. Toplam azot ve fosfor tüm örnekleme noktalarında sınır değerlerin üzerinde yer alırken, su kalitesi III. sınıf olarak sınıflandırılıyor. İletkenlik (tuzluluk) yine tüm noktalarda III. sınıf seviyesinde ölçülürken, kimyasal oksijen ihtiyacı (KOİ) ve biyolojik oksijen ihtiyacı (BOİ) gibi organik yük göstergelerinde çok sayıda noktada “orta kirlenmiş su” seviyesi tespit ediliyor. Raporda ayrıca bromür, alüminyum, demir ve bakır değerlerinin tüm örneklerde çevresel kalite sınırlarının üzerinde olduğu belirtiliyor. Bu durumun, nehirde hem organik yükün hem de endüstriyel ve tarımsal kaynaklı baskının eş zamanlı etkili olduğuna işaret ettiği ifade ediliyor. Kirlilik kaynakları Rapora göre, Gediz Havzası’nda yaygın ve kronik bir kirlilik yükü bulunuyor. İleri biyolojik arıtma tesisleri devreye alınsa da alıcı ortam üzerindeki diğer baskıların sürdüğü, bunun da özellikle endüstriyel kirliliğe işaret ettiği belirtiliyor. Raporda ayrıca, azot ve fosforun gübre kullanımındaki artıştan kaynaklandığı, atık su arıtma tesisi olmayan yerleşimlerde yeni tesislerin gerekli olduğu ve endüstriyel deşarjların daha sıkı denetlenmesi gerektiği ifade ediliyor. Gediz Nehri iki koldan Körfez’e ulaşıyor Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi emekli öğretim üyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Gediz’in Murat Dağı’ndan başlayarak Kütahya, Uşak, Manisa ve İzmir’den geçerek Ege Denizi’ne ulaştığını hatırlatarak, “Bu süreçte oluşan her türlü atık Gediz’e ulaşıyor ve nehir Körfez’e kadar kirlenmiş şekilde geliyor. Gediz Nehri ve yan dereleri Körfez’i kirleten 33 dereden biri. Kirliliğin parametrelerine baktığımızda tarımsal kaynaklı kirlilik var, sanayi kaynaklı kirlilik var, evsel atıklardan kaynaklanan kirlilik var” dedi. Kurucu, nehrin tarihsel yatağına da dikkat çekerek, 1886’da yapılan müdahaleyle akışın değiştiğini, ancak eski yatağın da hâlen aktif olduğunu ve Ağıldere hattı üzerinden iç Körfez’i beslemeye devam ettiğini ifade etti. Tarımda risk büyüyor Prof. Dr. Yusuf Kurucu ise Emiralem Boğazı’ndan sonra kirlilik yükünün arttığını belirterek, “Artık bu su içme suyu olarak kullanılamayacağı gibi hayvanlara verilmesi de mümkün değil” dedi. Kurucu, Gediz’in özellikle Manisa, Menemen ve Foça gibi tarımsal alanlarda sulamada kullanıldığını ancak kirlilik nedeniyle riskin büyüdüğünü vurguladı. Kurucu, Gediz’den sulama yapılamadığını, Menemen Ovası’ndaki çiftçilerin de sulama suyundan kaynaklı verim kaybı ve toprakta bozulma şikâyetlerini dile getirdiğini aktararak, “Organik kirleticiler ve ağır metaller toprakta birikim yapabildiği gibi, maalesef yaprağı yenen bitkilere de özellikle doğrudan bulaşım yapabiliyor” dedi. Önlem alınmazsa Gediz, kirli su kanalına dönüşebilir Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Gediz Nehri’ndeki kirliliğin önlenmemesi halinde nehrin doğal yapısını tamamen kaybedebileceği uyarısında bulundu. Kurucu, “Gediz Nehri kalır ama bu haliyle ona nehir demek doğru olmaz. Atık suyun ya da koyu renkli kirli suyun aktığı bir kanala dönüşür” şeklinde konuştu. Gediz’in yalnızca insanlar için değil, kuşlardan balıklara, sucul bitkilerden diğer canlılara kadar geniş bir ekosisteme ev sahipliği yaptığını belirten Kurucu, “Şu anda bu yaşamı kaybetmeye devam ediyoruz. Gediz Nehri’ne bağlanan Nif Çayı çevresinde ağır koku ve sinek sorunu var” ifadelerini kullandı. Kurucu, geçmişte Gediz ve kollarında balık türlerinin bulunduğunu hatırlatarak, “Bu doğal yapı son 30-35 yılda kaybedildi” dedi. Hangi önlemler alınmalı? Prof. Dr. Yusuf Kurucu ise kirliliğin başlıca kaynağının sanayi olduğunu, ikinci sırada ise tarımın yer aldığını belirterek, “Sanayi–tarım çatışması var. Çiftçi daha çok üretmek ve geçinebilecek düzeyde kazanmak için verimli üretmesi gerekiyor. Bunun için de kimyasal gübre kullanımını artırıyor. Hayvancılık tesisleri dağınık ve gübre yönetimi denetlenemiyor. Üreticiler gübre ve çiftlik sularını dere yataklarına bırakmamalı, Tarım ve Orman Bakanlığı nitrat kirliliğine karşı acil önlem almalı” açıklamasını yaptı. Yeraltı sularına dikkat Prof. Dr. Yusuf Kurucu, aylık izleme sisteminin sürecin en önemli adımı olduğunu belirterek, “Bu sadece bir fotoğraf değil, her ay tekrarlanan bir izleme olacak. Böylece Gediz ve kollarına ilişkin aylık kirlilik bülteni oluşturulacak. Kirletici kaynakların azaltılması halinde nehir birkaç yıl içinde toparlanabilir. 3-5 yıl içinde Gediz’de yeniden canlılığı görmeye başlayabiliriz. Ancak yeraltı suyu kirliliği geri döndürülemez. Yeraltı suyuna eğer nitrat, ağır metal bulaşıyorsa durum çok riskli hale geliyor. Yeraltı suyunu yüzeye çıkarıp arıtıp tekrar aşağıya indirmek gibi bir uygulama yok. Bu yüzden en kritik eşik, sözün bittiği, bıçağın kemiğe dayandığı yer yeraltı suyu kirliliğidir” ifadelerini kullandı. Gediz için çağrı İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bakanlıklarla ortak çalışmalara hazır olduğunu belirten Prof. Dr. Yusuf Kurucu, yalnızca kurumlara değil topluma da önemli sorumluluk düştüğünü söyledi. Kurucu, “Mesele artık bugünün değil, gelecek nesillerin yaşam hakkı. Ben gelecek nesillere bir bardak temiz su bırakmayı hedefleyen bir anlayışla bu sorumluluğu taşıyorum. Bu kaynağı kirleten herkesten de bu sorumluluğu taşımasını rica ediyorum. Gediz’in suyu çok kirli; Körfez’i de kirletiyor, sulama yapılan topraklarda çoraklaşmaya neden oluyor” dedi. Kurucu, kirliliğin etkisinin geniş bir alanı kapsadığını vurgulayarak, “Çarpan etkisi var. Bunu engellemek için herkes elini taşın altına koymalı. Biz çocuklarımızın, torunlarımızın suyunu, toprağını ve körfezini kirletiyoruz” ifadelerini kullandı.

İzmir - Kosta Rika İlişkilerinde Önemli Adım Haber

İzmir - Kosta Rika İlişkilerinde Önemli Adım

Kosta Rika Cumhuriyeti First Lady’si Signe Zeikate, İzmir Ticaret Odası’nda iş dünyası ile bir araya geldi. İki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için tüm fırsatların detaylı bir şekilde aktarıldığı toplantıda konuşan First Lady Zeikate, Kosta Rika’nın tüm Amerika kıtasında 1 milyar tüketiciye ulaşım için bir kapı olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. İki önemli unvan ile First Lady’i ağırlayan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Kosta Rika İzmir Fahri Konsolosu Emre Kızılgüneşler, İzmir’in güçlü potansiyelini vurgulayarak, sanayi, teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı alanlarda geliştirilecek iş birlikleriyle ilişkilerin güçlendirilmesi için çağrıda bulundu. İZTO’YU ZİYARET EDEN İLK FİRST LADY İzmir Ticaret Odası, ilk kez bir First Lady’i ağırlamanın gururuyla önemli bir organizasyona imza attı. Kosta Rika ile ekonomik ilişkileri geliştirmek amacıyla düzenlenen toplantı, Kosta Rika Cumhuriyeti First Lady’si Signe Zeikate, T.C. Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Yeşim Kebapcıoğlu, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcımız ve Kosta Rika Cumhuriyeti İzmir Fahri Konsolosu Emre Kızılgüneşler, Kosta Rika Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Gustavo Alonso Campos Fallas ile EGİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şahika Aşkıner'in açılış konuşmalarıyla başladı. FİRST LADY ZEİKATE: BAŞKALARI BİZİM GÖRDÜĞÜMÜZÜ GÖREMEYEBİLİR Sözlerine asırlardır süregelen tarihi ve güzellikleri ile İzmir’de bulunmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek başlayan Kosta Rika Cumhuriyeti First Lady’si Signe Zeikate, Türkiye ve Kosta Rika’nın sağlam dostluk tarihi ve güvenilir ilişkileri ile fırsatları ufukta aradığını ve dışarıdan bir gözün bunu göremeyeceğini düşündüğünü belirtti. Sözlerine İzmir’e çok açık bir düşünce ile geldiklerine değinerek devam eden Zeikate, ülkelerimizin kurduğu ilişkiye büyük önem verdiklerini ve ilişkilerimizin birçok konuda potansiyel taşıdığını düşündüklerini bildirdi. AMERİKA KITASINA ULAŞMAK İÇİN GÜÇLÜ BİR KAPI 2026 Kosta Rika genel seçimlerine değinerek sözlerine devam eden First Lady, 1 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirilen seçimlerde İktidar partisi (PPSO) adayı Laura Fernández Delgado’nun seçimleri kazandığını ifade ederek, Kosta Rika kongresinde ilk defa kadınların üstünlük sağladığına, bu nedenle geleceğe umutla baktıklarına dikkat çekti. Ülkesinin erişim kolaylığı ve güvenilirlik gibi avantajlarına değinen First Lady, Kosta Rika’nın tüm Amerika kıtasında 1 milyar tüketiciye ulaşım için bir kapı olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Bu tüketicinin çoğunluğunun iki dilli olduğunun altını çizen First Lady, ülkedeki firmaların %99’unun yenilenebilir enerji kaynakları kullandığına ve aslında Amerika pazarının en katı yeşil standardına sahip ülkesinin Kosta Rika olduğuna değindi. KEBAPCIOĞLU: İKİ ÜLKE ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN 75. YILI T.C. Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Yeşim Kebapcıoğlu, geçen yıl Kosta Rika ve Türkiye arasındaki ilişkilerin kuruluşunun 75. yılını kutladıklarını belirtirken, ülkeler arasındaki ilişkinin bugünkü büyüklüğünden oldukça memnun olduklarını, bu potansiyelin daha da gelişeceğine inandıklarını ifade etti. KIZILGÜNEŞLER: BUGÜN BURADA İKİ ÖNEMLİ GÖREVİ BİR ARADA ÜSTLENİYORUM İki önemli görevi bir arada üstlenmekten duyduğu memnuniyeti ifade ederek sözlerine başlayan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Kosta Rika İzmir Fahri Konsolosu Emre Kızılgüneşler, konuşmasında Kosta Rika’nın sürdürülebilir kalkınma modeli, çevre bilinci ve yüksek yaşam kalitesiyle öne çıktığını; yüksek katma değerli üretim ve yenilenebilir enerji odaklı ekonomik yapısının uluslararası yatırımcılar açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. KOSTA RİKA TÜM DÜNYAYA İLHAM VERİYOR Kosta Rika’nın, barış, istikrar ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında ortaya koyduğu yaklaşımla tüm dünyaya ilham verdiğine dikkat çeken Kızılgüneşler, doğayla uyumlu kalkınma modeli, güçlü çevre bilinci ve “Pura Vida” (Saf Yaşam) felsefesi ile yönetilen ülkenin, uluslararası araştırmalarda dünyanın en mutlu ülkeleri arasında üst sıralardaki yerini koruduğunun altını çizdi. Türkiye ile Kosta Rika arasındaki ticaret hacminin 2025 yılı itibarıyla 175 milyon dolar seviyesinde olduğunu belirten Kızılgüneşler, mevcut potansiyelin daha yüksek olduğunu ve özellikle sanayi, teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı alanlarda geliştirilecek iş birlikleriyle ilişkilerin güçlenebileceğini vurguladı. Sözlerine, iki ülke arasında öne çıkan iş birliği alanlara dikkat çekerek devam eden Kızılgüneşler, Kosta Rika’nın biyoturizm alanındaki deneyiminin İzmir için önemli bir örnek teşkil ettiğini, özellikle doğa temelli ve sürdürülebilir turizm alanında ortak çalışmalar yapılabileceği belirtti. Kızılgüneşler ayrıca, Efes ve Meryem Ana Evi gibi önemli destinasyonların Kosta Rika kamuoyuna daha etkin tanıtılmasının da yeni iş birliklerine katkı sağlayacağına ve ‘İzmir–Kosta Rika Akademik Ağı’nın kurulmasının önemine dikkat çekti. BÜYÜKELÇİ FALLAS: İZMİR, BİZİM İÇİN KRİTİK BİR ŞEHİR Misafirperverlikleri için İzmir Ticaret Odası’na teşekkür ederek sözlerine başlayan Kosta Rika Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Gustavo Alonso Campos Fallas, Kosta Rika ve Türkiye’nin ilişkilerinin 2014 yılında karşılıklı olarak Büyükelçiliklerin açılmasından bu yana hızla gelişmekte olduğunu vurguladı. Türkiye ve Kosta Rika’nın hiç bu kadar yakın olmadığını belirten Büyükelçi, iki ülkenin yükseköğretim öğrencileri arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için çalışmalar yapılmasının önemine değinerek, Türkiye ve Kosta Rika’nın sosyal, kültürel ve ekonomik anlamda birlikte yürüdüğü yolun her geçen gün daha da genişlediğini vurguladı. AŞKINER: KOSTA RİKA’YI ZİYARET EDEREK ÖNEMLİ İŞ BAĞLANTILARI KURDUK Konuşmasında T.C. San Hose Büyükelçisi Naciye Gökçen Kaya’nın daveti üzerine Kosta Rika’ya yaptıkları ziyareti anlatan EGİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şahika Aşkıner ise, Türkiye ile Kosta Rika arasındaki diplomatik ilişkilerin 75. yılı kapsamında gerçekleştirilen ziyaretin, iki ülke arasında özellikle kadın girişimciliği alanında ilk doğrudan temasların kurulmasına imkân sağladığını ifade etti. 2025 Kasım ayında First Lady Zeikate ile Cumhurbaşkanlığı Konutu’nda görüştüklerini ifade eden Aşkıner, Kosta Rika ziyaretleri kapsamında ayrıca ülkemizde TOBB benzeri bir yapıya sahip olan ve 400’ü aşkın üyesi bulunan Kosta Rika Özel Sektör Odaları ve Dernekleri Birliği (UCCAEP) ile de bir araya geldiklerini belirtti. 3 ÖNEMLİ SUNUM YAPILDI Konuşmaların ardından, İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, Kosta Rika Dış Ticaret Bakanlığı Doğrudan Yabancı Yatırımlar (FDI) Politikaları Dairesi Başkanı Juan Pablo Jimenez ile İzmir Ticaret Odası İş Geliştirme Müdürlüğü Dış Ekonomik İlişkiler Sorumlusu Cemre Moal tarafından sunumlar gerçekleştirildi. Toplantıya kimler katıldı? Toplantıya, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Kosta Rika Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi'nin değerli eşi An Minnen, Kosta Rika Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı’nın değerli eşi Adriana Jimenez, Kosta Rika Dış Ticaret Bakanlığı Doğrudan Yabancı Yatırımlar (FDI) Politikaları Dairesi Başkanı Juan Pablo Jimenez, EGİKAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Aslı Sancaktar Öztürk ile Güler Toksoy, İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, İTB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Korkmaz ve Bülent Uçak, EHKİB Başkanı Çağlar Bağcı, EGİFED Yönetim Kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer, EGİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Yağmur Yarol, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Mısır ve Güney Afrika İş Konseyleri Geçmiş Dönem Başkanı ve Maden İhracatçısı Zuhal Mansfield, İzmir Ticaret Odası Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa Tanyeri, Genel Koordinatörü Pınar Karayılanoğlu ile Kosta Rika Cumhuriyeti İzmir Fahri Konsolosluğu Danışmanı Mehmet Şenbağcı katıldı.

Türkiye’nin Kiraz Seferi Başladı Haber

Türkiye’nin Kiraz Seferi Başladı

Türkiye, dünya lideri olduğu kiraz üretiminde 2026 sezonuna "rekor" parolasıyla girdi. Geçtiğimiz yıl yaşanan iklim krizi ve zirai don olayları nedeniyle kiraza hasret kalan hem üretici hem de tüketici için bu yıl "bolluk yılı" olacak. Kuzey Yarım Küre’nin ilk hasadının yapıldığı Manisa’da ilk kirazlar açık artırmada 6 bin TL’den alıcı bulurken, ihracatçılar gözünü 200 milyon dolarlık döviz gelirine dikti. Manisa'dan Iğdır'a 1850 Kilometrelik Hasat Yolculuğu Kirazda Türkiye’nin en batısından en doğusuna uzanan devasa bir üretim hattı bulunuyor. Nisan ortasında Manisa’nın Şehzadeler ve İzmir’in Kemalpaşa ilçelerinde başlayan hasat; Denizli, Afyonkarahisar, Isparta, Konya, Niğde ve Gaziantep rotasını izliyor. Bu eşsiz yolculuk, Temmuz ayında Doğu Anadolu’nun Çukurova’sı olarak bilinen Iğdır’da 1850 kilometrelik bir parkurun sonunda noktalanıyor. Başkan Hayrettin Uçak: "Geçen Yılın Hasreti Bu Sene Bitecek" Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2025 yılında iklimsel değişiklikler nedeniyle ihracatta büyük bir kayıp yaşandığını hatırlattı. Başkan Uçak, 2026 yılı hedefleriyle ilgili şu verileri paylaştı:2023 yılında 83 bin ton ihracatla 214 milyon dolar gelir elde edilmişti. 2025'te üretim kaybı nedeniyle ihracat 6 bin tona, döviz getirisi ise 48 milyon dolara kadar geriledi. Çiçeklenme döneminin verimli geçmesiyle bu yıl 60 bin tonu aşan bir ihracat ve 200 milyon dolar döviz geliri hedefleniyor. Uçak: "Bu sene kiraz sezonunda sadece üreticimiz değil; lojistikçimiz, ambalajcımız ve tüm sektör paydaşlarımız kazanacak. Çiçeklenme dönemindeki olumlu hava şartları rekolteye yansıyacak." Kiraz Üretiminin Kalbi Ege Bölgesi'nde Atıyor Türkiye'nin toplam kiraz üretiminin yüzde 30'unu tek başına gerçekleştiren Ege Bölgesi, yıllık 250 bin ton üretim kapasitesine sahip. Ege içindeki üretim dağılımı ise şöyle: İzmir: %40 pay ile lider (Özellikle Kemalpaşa ilçesi). Manisa: %20 pay (Şehzadeler ilçesi). Afyonkarahisar: %18 pay (Sultandağı ilçesi). Başkan Uçak, Ege Bölgesi özelinde ise 2024 yılındaki 55 milyon dolarlık ihracat rakamının bu yıl üzerine çıkmayı hedeflediklerini belirtti. Türk Kirazının En Büyük Alıcısı: Almanya ve Rusya Zengin C vitamini, potasyum ve antioksidan deposu olan Türk kirazı, dünya pazarlarında yoğun talep görüyor. İhracat verilerine göre zirvedeki ülkeler: Almanya: 95 milyon dolarlık taleple ilk sırada. Rusya Federasyonu: 44 milyon dolarla ikinci sırada. Avusturya ve İtalya: Listeyi takip eden önemli pazarlar arasında. Kiraz Hakkında Merak Edilenler: Neden Türkiye? İklim çeşitliliği sayesinde Nisan'dan Temmuz'a kadar kesintisiz taze kiraz sunabilen tek ülke konumundayız. Sağlık Deposu: Antioksidan özelliğiyle bağışıklığı güçlendiriyor, yaz aylarının en sağlıklı meyvesi olarak sofralarda yerini alıyor.

İzmirli İş Dünyasına Orta Asya Kapısı Açıldı Haber

İzmirli İş Dünyasına Orta Asya Kapısı Açıldı

İzmir Ticaret Odası (İZTO), üyelerini küresel pazarlara açma stratejisi kapsamında rotayı Orta Asya’nın parlayan yıldızı Kırgızistan’a çevirdi. Düzenlenen “Kırgız Cumhuriyeti İş Fırsatları Toplantısı”, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri "Kapsamlı Stratejik Ortaklık" seviyesine taşıyacak yeni iş birliklerine sahne oldu. Ticaret Hacmi Rekor Kırdı: Hedef Daha Büyük Toplantının açılışında konuşan Kırgız Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Chyngyz Toktobekov, Türkiye ile Kırgızistan arasındaki ticaret hacminin geçtiğimiz yıl itibarıyla 2 milyar dolara yaklaştığını müjdeledi. İzmir’in ticaret ve ihracat kapasitesinin Kırgızistan için kritik önemde olduğunu belirten Toktobekov, Türk yatırımcılara her türlü desteği vermeye hazır olduklarını vurguladı. Mahmut Erkoç: "İzmirli Firmalar Tarım ve Enerjide Fark Yaratabilir" İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Mahmut Erkoç, Bişkek ve İzmir’in kardeş şehir olduğunu hatırlatarak, mevcut iş birliği anlaşmalarının somut projelere dönüşmesi gerektiğini ifade etti. Erkoç, İzmirli firmalar için öne çıkan sektörleri şöyle sıraladı: Enerji Sektörü: Özel teşvikler ve vergi muafiyetleri ile yatırım imkanları. Tarım ve Seracılık: İzmir’in modern tarım tecrübesinin Kırgızistan’a aktarılması. Sanayi ve Teknoloji: Kapsamlı stratejik ortaklık kapsamında çeşitlendirilecek ticari kalemler. Kırgızistan’dan Yatırımcılara Vergi Muafiyeti ve Teşvik Müjdesi Toplantı kapsamında gerçekleştirilen sunumlarda, Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına Bağlı Yatırım Ajansı ve Ticaret Odası temsilcileri, Türk iş insanlarına sunulan özel avantajları detaylandırdı. Özellikle enerji projelerindeki teşvik mekanizmaları ve sanayi bölgelerindeki vergi muafiyetleri, İzmirli yatırımcıların en çok ilgi gösterdiği başlıklar arasında yer aldı. Kardeş Şehirler, Güçlü Yarınlar İzmir ile Bişkek arasındaki güçlü bağların ticaret protokolleriyle desteklendiği toplantıda; Kırgızistan Sanayi Bakanlığı, Bişkek Belediyesi ve Ticaret Odaları arasındaki imzalanmış anlaşmaların, iş dünyası için güvenli bir liman oluşturduğu kaydedildi. Soru-Cevap Bölümüyle İş Birliği Detaylandırıldı Yoğun katılımla gerçekleşen etkinliğin sonunda İzmirli iş insanları; lojistik süreçler, gümrük düzenlemeleri ve Kırgızistan pazarındaki yerel ortaklık fırsatları hakkında Kırgız heyetine sorularını yöneltti. Toplantı, iki ülke arasındaki dostluk bağlarının ticari birer başarı hikayesine dönüşmesi temennisiyle sona erdi.

İzmir ve Nanjing Arasında Dev Ticaret Hamlesi: 830 Milyon Dolarlık İş Birliği! Haber

İzmir ve Nanjing Arasında Dev Ticaret Hamlesi: 830 Milyon Dolarlık İş Birliği!

Türkiye ile Çin arasındaki ticari ilişkilerde yeni bir dönem başlıyor. Çin’in teknoloji ve sanayi merkezi Nanjing ile Ege’nin incisi İzmir, karşılıklı ticareti ve yatırımları artırmak amacıyla üçüncü kez bir araya geldi. 2025 yılında 830 milyon dolarlık dış ticaret hacmine ulaşan iki şehir, imzalanacak "Kardeş Şehir Protokolü" ile bağlarını güçlendiriyor. Ege İhracatçı Birlikleri’nden Çinli Yatırımcılara Çağrı Nanjing heyetini ağırlayan Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, İzmir’in lojistik ve stratejik önemine dikkat çekti. İzmir’in Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’ya açılan bir "ticaret hub’ı" olduğunu vurgulayan Eskinazi, Çinli firmaları İzmir’e yatırım yapmaya davet etti. İzmir’in Yatırım Avantajları: Lojistik Güç: 16 liman ve 36 ülkeye doğrudan uçuş imkanı. Yenilenebilir Enerji: Rüzgar, güneş, biyokütle ve jeotermal enerjinin merkezi. İnovasyon: 5 Teknoloji Geliştirme Bölgesi ve güçlü Ar-Ge altyapısı. İhracat Başarısı: 2025 yılında Ege Bölgesi’nden yapılan 43,6 milyar dolarlık ihracat. "Türkiye, Çin için sadece bir pazar değil; üç kıtaya erişim sağlayan stratejik bir lojistik merkezidir." – Jak Eskinazi Nanjing Belediye Başkan Yardımcısı Huiping: "Türk Markalarını Bekliyoruz" Nanjing Belediye Başkan Yardımcısı Huo Huiping, 36 milyonluk nüfusu ve 272 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğü ile Nanjing’in Türk ihracatçılar için dev bir fırsat olduğunu belirtti. Huiping, özellikle gıda ve tarım ürünlerinde iş birliğini artırmak istediklerini ifade etti. Öne Çıkan Ürünler: Kaliteli un ve makarna, Zeytinyağı ve kuru meyveler, Kuruyemiş ve atıştırmalıklar Huiping ayrıca, sadece ticaretle sınırlı kalmayıp maden, tekstil ve yeni nesil malzemeler alanında tedarik zinciri entegrasyonunu hedeflediklerini de sözlerine ekledi. Tarım ve Gıda Sektöründe Çin Pazarı Fırsatı Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Çinli tüketicilerin güvenilir gıdaya olan talebinin Türk ürünleri için büyük bir kapı açtığını söyledi. Öztürk, Çinli iş insanlarını 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan Foodist İstanbul Fuarı 2026’ya davet etti. Su Ürünleri ve Kanatlı Sektöründe Beklenti: Tavuk Ayağı İhracatı Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nden Bedri Girit ise sektörün gücüne vurgu yaptı. Türkiye’nin dünyanın ilk 10 üreticisi arasında olduğunu belirten Girit, Türk somonu ve özellikle tavuk ayağı ihracatının tekrar açılmasını sabırsızlıkla beklediklerini dile getirdi.

İzmir, Sağlık Turizminde Dünya Ligine Çıkıyor Haber

İzmir, Sağlık Turizminde Dünya Ligine Çıkıyor

İzmir Ticaret Odası (İZTO), kenti sağlık turizminde küresel bir marka haline getirecek "Sağlık Turizmi Manifestosu"nu açıkladı. 26 maddeden oluşan stratejik plan, İzmir’i tedaviden konaklamaya, dijitalleşmeden yaşlı bakımına kadar bütüncül bir ekosisteme dönüştürmeyi hedefliyor. ​Ege’nin incisi İzmir, sağlık turizminde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. İzmir Ticaret Odası ve TOBB iş birliğiyle düzenlenen "Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı"ndan çıkan sonuçlar, kentin geleceğini şekillendirecek kapsamlı bir manifesto ile taçlandı. Sektör paydaşlarını bir araya getiren çalıştayda; ulaşım, dijitalleşme, etik pazarlama ve ihtisaslaşma gibi kritik başlıklar ele alındı. ​Özgener: "Somut Adımlarla Dünya Ligine Çıkacağız" ​İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, manifestonun sadece bir fikir birliği değil, aynı zamanda somut bir eylem planı olduğunu vurguladı. Özgener, "Bu manifesto, tüm kurumların dikkatini vermesi halinde kentimizin hızlı bir şekilde dünya ligine çıkacağını gösteriyor. İzmir Ticaret Odası olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız," dedi. ​İZTO Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Oğuz Özkardeş ise hedeflerinin bu rehberi güncel tutarak İzmir'i güçlü bir destinasyon olarak konumlandırmak olduğunu belirtti. ​26 Maddelik Sağlık Turizmi Manifestosu’nda Neler Var? ​Haberin detaylarında öne çıkan stratejik maddeler, İzmir'in sağlık turizmi reçetesini ortaya koyuyor: ​1. Bütüncül Ekosistem ve Ulaşım ​Sağlık turizmi sadece hastane hizmeti olarak değil; ulaşım, konaklama, wellness ve yaşlı bakımını kapsayan bir bütün olarak görülecek. Özellikle doğrudan uluslararası uçuş sayılarının artırılması en öncelikli madde olarak belirlendi. ​2. Dijitalleşme ve Yapay Zeka Destekli Tanıtım ​Sektörün şeffaflığını artırmak adına "Mega Dijital Rehber" oluşturulacak. Hasta yolculuğu dijital platformlar üzerinden yönetilirken, dezenformasyonla mücadelede yapay zeka sistemlerinden faydalanılacak. ​3. İhtisaslaşma ve Yeni Yatırım Alanları ​İzmir’in güçlü olduğu alanlar olan; estetik cerrahi, diş sağlığı, göz, saç ekimi ve geriatri branşlarında ihtisaslaşmaya gidilecek. Ayrıca İnciraltı bölgesi, entegre sağlık kampüsleri ve kümelenme modelleri için en büyük fırsat olarak değerlendiriliyor. ​4. Etik Pazarlama ve Güvenli Hizmet ​Aracı kuruluşların yetkileri netleştirilecek, komplikasyon sigortası sistemleri geliştirilecek ve yabancı dil yeterliliği zorunlu hale getirilecek. "Doğru fiyat, şeffaf hizmet" anlayışı ile sürdürülebilir bir rekabet ortamı oluşturulacak. ​5. Termal Turizm ve "Longevity" (Uzun Yaşam) ​İzmir'in termal kaynakları bilimsel altyapıyla birleştirilerek sağlık turizmine entegre edilecek. Yaşlı turizmi için "Yaşam Köyleri" kurulması hedefleniyor. ​Sektörün Dev İsimleri Bir Araya Geldi ​İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, TOBB Meclis Başkanı Doç. Dr. Özgür Öztan ve kamu kurumlarının temsilcilerinin katıldığı toplantıda; Ticaret Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve TGA (Türkiye Turizm Geliştirme ve Tanıtma Ajansı) yetkilileri de yer aldı. Çalıştay kapsamında oluşturulan 5 farklı masa (Medikal Turizm, Dijitalleşme, Mevzuat vb.) sektörün tüm kılcal damarlarına dokunan çözüm önerileri üretti. ​Sonuç: İzmir İçin Yeni Bir Vizyon ​Bu manifesto, İzmir’in sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en güvenilir sağlık destinasyonlarından biri olması için bir taahhüt niteliği taşıyor. Kamu, özel sektör ve akademinin el ele verdiği bu modelle İzmir, sağlık turizminde milyar dolarlık katma değer yaratmayı hedefliyor.

Ticaret Bakanlığından Ankara ve İzmir'de Fahiş Fiyat Operasyonu Haber

Ticaret Bakanlığından Ankara ve İzmir'de Fahiş Fiyat Operasyonu

Ticaret Bakanlığı, Ankara ve İzmir’de yürüttüğü denetimlerde market raflarındaki fahiş fiyat artışlarını tek tek deşifre etti. Hal Kayıt Sistemi (HKS) üzerinden yapılan incelemelerde, bazı ürünlerin alış fiyatının tam 7 katına satıldığı ortaya çıktı. ​Ticaret Bakanlığı piyasa gözetim ve denetim ekipleri, fahiş fiyatla mücadele kapsamında saha çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. 06 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen denetimlerde, özellikle sebze ve meyve reyonlarındaki alış-satış fiyat farkları mercek altına alındı. Haksız kazanç sağladığı tespit edilen işletmeler, ağır idari yaptırımlar uygulanması talebiyle Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu'na sevk edildi. ​Ankara’da Şok Tespitler: 42 TL’lik Biber 250 TL Oldu! ​Ankara Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, 13 farklı ticaret unvanına sahip zincir marketin toplam 94 şubesinde detaylı inceleme yaptı. İnceleme sonucunda ortaya çıkan bazı çarpıcı veriler şöyle: ​Çarliston Biber: Market tarafından 42,00 TL’ye satın alınan ürün, tüketiciye 249,67 TL’den satıldı. ​Pancar: 15,00 TL’lik alış fiyatına sahip olan ürünün raf fiyatı 79,95 TL olarak belirlendi. ​Dolmalık Biber: 63,33 TL’ye tedarik edilen biber, 249,67 TL etiket fiyatıyla rafa çıktı. ​Maydanoz: Markete girişi 5,00 TL olan maydanoz, tüketiciye 19,95 TL’den sunuldu. ​İzmir’de Tedarik Zinciri Takibi: Hal ve Raf Arasındaki Uçurum ​İzmir’de gerçekleştirilen denetimlerde ise ürünlerin tarladan veya halden çıkış fiyatı ile market satış fiyatı arasındaki devasa farklar raporlandı. Özellikle Antalya ve çevre illerden gelen ürünlerdeki yüksek kar marjları dikkat çekti: ​Sivri Biberde Rekor Fark: Antalya Elmalı’dan 50,00 TL’ye alınan sivri biberin, İzmir’deki bir firma tarafından 389,95 TL’ye satıldığı tespit edildi. ​İthal Ayva Fiyatı Katlandı: İran’dan ithal edilip halden 30,00 TL’ye alınan ayva, markette 225,00 TL’ye alıcı buldu. ​Limon ve Patates: Muğla Dalaman’dan 18,00 TL’ye gelen limon 129,95 TL’ye; Ödemiş halinden 5,00 TL’ye alınan patates ise 28,99 TL’ye rafa konuldu. ​Diğer Ürünler: Çarliston biber 48,00 TL’den 199,00 TL’ye, Golden elma ise 30,00 TL’den 99,99 TL’ye yükseltildi. ​Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Devreye Girdi ​Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, denetimler neticesinde fahiş fiyat artışı yaptığı kanaatine varılan tüm işletmeler hakkında gerekli idari yaptırımların uygulanacağı belirtildi. Dosyalar, cezai işlemlerin karara bağlanması amacıyla Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na gönderildi. ​Denetimler 81 İlde Devam Edecek ​Ticaret Bakanlığı yetkilileri, vatandaşların mağduriyetini önlemek ve piyasadaki fiyat dengesini korumak adına denetimlerin kararlılıkla süreceğini, haksız kazanç sağlayanlara geçit verilmeyeceğini vurguladı.

İzmir’de Dev Girişimcilik Hamlesi: Greater Good Challenge Başladı! Haber

İzmir’de Dev Girişimcilik Hamlesi: Greater Good Challenge Başladı!

İzmir Ticaret Borsası, BEBA Vakfı ve Yaşar Üniversitesi güçlerini birleştirdi. Genç girişimcileri toplumsal fayda odaklı projelerle buluşturan "Greater Good Challenge-İzmir" yarışması için başvurular açıldı. İşte detaylar ve son başvuru tarihi! ​Fikirler Değere, Projeler İş Modeline Dönüşüyor ​İzmir’de ilk kez düzenlenen uluslararası iş planı yarışması Greater Good Challenge-İzmir, genç girişimcilere kapılarını açtı. Koordinatörlüğünü İzmir Ticaret Borsası’nın yürüttüğü TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu tarafından hayata geçirilen proje; sürdürülebilirlikten sağlığa, eğitimden finansa kadar geniş bir alanda yenilikçi çözümler üretilmesini hedefliyor. ​Program; sadece bir yarışma değil, aynı zamanda sağladığı eğitim, mentorluk ve ekosistem bağlantılarıyla gençlerin fikirlerini sürdürülebilir iş modellerine dönüştüren bir kuluçka merkezi görevi görüyor. ​Kimler Başvurabilir? Başvuru Şartları Neler? ​İzmir’deki genç yetenekleri bir araya getirmeyi amaçlayan yarışmaya katılım için belirli kriterler bulunuyor: ​Yaş Aralığı: 18-30 yaş arası gençler. ​Ekip Yapısı: En az 3, en fazla 5 kişilik takımlar. ​Çeşitlilik: Her ekipte en az bir kadın katılımcı ve bir üniversite öğrencisi bulunması zorunlu. ​Odak Noktası: Toplumsal ve küresel meselelere yönelik sürdürülebilir çözümler. ​Disiplinler arası ekiplerin teşvik edildiği programda, farklı uzmanlık alanlarından gelen gençlerin oluşturacağı sinerjiye büyük önem veriliyor. ​Büyük Final ve Yatırımcı Fırsatları ​Finale kalma başarısı gösteren ekipler, projelerini uzman jüri üyeleri karşısında sunacak. Başarılı olan girişimler sadece ödül kazanmakla kalmayacak; aynı zamanda sektör profesyonelleri ve yatırımcılarla doğrudan temas kurma fırsatı yakalayacak. Bu süreç, projelerin ticarileşmesi ve piyasada yer bulması açısından kritik bir eşik niteliği taşıyor. ​Son Başvuru Tarihi: 8 Mayıs 2026 ​Toplumsal fayda yaratan bir girişim kurma hayali olan gençler için süreç hızla ilerliyor. 8 Mayıs 2026 tarihine kadar devam edecek olan başvurular ve yarışma detayları için projenin resmi internet adresi olan sofi.yasar.edu.tr/greater-good-challenge/ ziyaret edilebilir.

İzmir Ticaret Odası’ndan Çin Açılımı Haber

İzmir Ticaret Odası’ndan Çin Açılımı

İzmir’in küresel ticaret hacmini artırmayı hedefleyen İzmir Ticaret Odası (İZTO), Çin’in lojistik ve sanayi devi Qingdao heyetini ağırladı. İki liman kenti arasındaki ekonomik bağları kopmaz bir noktaya taşıyacak organizasyon kapsamında, İzmir Ticaret Odası ile Qingdao Ticaret Bürosu arasında kritik bir iş birliği anlaşması imzalandı. ​Liman Kentlerinin Güç Birliği: İzmir ve Qingdao ​İzmir Ticaret Odası ve Çin Halk Cumhuriyeti Qingdao Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen tanıtım toplantısı, üst düzey diplomatik ve ticari temsilcilerin katılımıyla gerçekleşti. T.C. Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Yeşim Kebapçıoğlu, iki şehrin benzer liman özelliklerine dikkat çekerek geniş bir iş birliği potansiyelinin altını çizdi. ​Kızılgüneşler: "Çin ile Ticarette %14,9’luk Pay" ​İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Kızılgüneşler, 2026 yılı Ocak ayı verilerine göre Türkiye'nin toplam ithalatının %14,9’unun Çin’den yapıldığını vurguladı. İlişkilerin sadece ticaretle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Kızılgüneşler, şu ifadeleri kullandı: ​"Ekonomik ilişkilerimizin yatırımlar, teknoloji transferi, ortak projeler ve lojistik çerçevesinde stratejik bir derinlik kazanması gerekiyor. İmzalanan bu anlaşma, dengeli ve sürdürülebilir bir yapı için güçlü bir zemindir." ​Qingdao: Asya ve Avrupa Arasında Lojistik Köprü ​Qingdao Belediye Başkan Yardımcısı Gao Jian, şehrin "Kuşak ve Yol Girişimi" içerisindeki kritik konumuna değindi. Qingdao’nun güçlü sanayi altyapısını İzmirli iş insanlarına tanıtan Jian; modern tarım teknolojileri, e-ticaret ve endüstriyel ekipman üretimi alanlarında Türkiye ile büyük fırsatlar olduğunu belirtti. ​20 Çinli Dev Firma İzmirli İş İnsanlarıyla Buluştu ​İş birliği protokolünün imza töreninin ardından, iki ülke firmaları arasında ikili iş görüşmeleri (B2B) gerçekleştirildi. Toplantıya katılan 20 büyük Çinli firma; ​Enerji ve elektrik ekipmanları, ​Lastik ve otomotiv yan sanayi, ​Tarım makineleri ve gıda üretimi, ​Sınır ötesi e-ticaret ve lojistik, ​Su ve çevre teknolojileri gibi stratejik sektörlerde İzmirli firmalarla yeni ortaklıkların kapısını araladı. ​Çin’den İzmirli Yatırımcılara Davet ​Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Ekonomi ve Ticaret Elçi Müsteşarı Li Bin, geçen yıl Çin’in Türkiye’ye yaptığı 3,3 milyon dolarlık yatırıma dikkat çekerek, ticaret hacminin her geçen gün arttığını ifade etti. Bin, konuşmasını İzmirli iş insanlarını yatırım fırsatlarını yerinde görmeleri için Qingdao’ya davet ederek noktaladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.