Hava Durumu

#İzmir

Kırsal Haber - İzmir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İzmir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İEF, 95’inci Yılında da İzmir’in Kalbi Oldu Haber

İEF, 95’inci Yılında da İzmir’in Kalbi Oldu

Bu yıl 5-13 Eylül tarihleri arasında İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından “Fuar Şethn Kalbinde” sloganıyla Kültürpark’ta düzenlenen 95’inci İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF); ticaret, kültür, sanat, eğlence ve deneyimi bir araya getirdi. Dokuz gün süren fuarı toplam 560 bin 295 kişi ziyaret etti. İzmir Enternasyonal Fuarı, dokuz gün boyunca Kültürpark’ın tamamına yayılan etkinliklerle her yaştan ziyaretçiyi buluşturdu. Bu yıl ilk kez 65 yaş ve üzeri vatandaşlar ile 7 yaş altı çocukların ücretsiz ziyaret edebildiği fuardan, Genç İzmirim Kart sahibi gençler ise indirimli giriş hakkıyla yararlandı. Çim Konserleri’nden Atatürk Açıkhava Tiyatrosu’ndaki gösterilere, sergilerden çocuk ve gençlik alanlarına, uluslararası sokak gösterilerinden interaktif deneyimlere uzanan geniş programıyla misafirlerini ağırlayan fuarda; konserler, tiyatro oyunları, gösteriler, çocuk-gençlik etkinlikleri ile opera ve dans performansları ücretsiz olarak gerçekleştirildi. Çim Konserleri’nde Yıldızlar Sahne Aldı Fuarın gelenekselleşen Çim Konserleri, dokuz gün boyunca müzikseverleri bir araya getirdi. Emir Can İğrek ve Levent Yüksel Migros sponsorluğunda sahne alırken; Yıldız Tilbe, Mert Demir, Model, Gülşen, Teoman ve Semicenk de sevilen şarkılarını fuar ziyaretçileri için seslendirdi. 9 Eylül İzmir’in kurtuluşunun coşkusu ise Model konseriyle İzmir Enternasyonal Fuarı’nda yaşandı. Fuar ziyaretçilerinden yoğun ilgi gören konserlerde, sanatçıların şarkılarına on binlerce kişi eşlik etti. Atatürk Açıkhava Tiyatrosu’nda Sanat Rüzgârı Kültürpark Atatürk Açıkhava Tiyatrosu; fuar boyunca tiyatro, stand-up, müzikli ve interaktif gösterilere ev sahipliği yaptı. Salih Bademci’nin “Sesler” performansıyla başlayan programda; Nezaket Erden “Sevgili Arsız Ölüm – Dirmit” oyunuyla, Doğu Demirkol ise stand-up gösterisiyle sahne aldı. Çok Güzel Hareketler 2, “Abur Cubur Show”, Atakan Çelik ve Safa Sarı’nın “Sonkiüçdört” gösterisi ile Binnur Kaya ve Mert Fırat’ın rol aldığı “İki Kişilik Oyun” ziyaretçilerden tam not aldı. İzmirliler her akşam Atatürk Açıkhava Tiyatrosu’nu hıncahınç doldurdu. Müzik ve Dans Kültürpark’ın Sokaklarına Yayıldı Fuar boyunca ana sahne programlarının yanı sıra Kültürpark’ın farklı noktalarında flash mob gösterileri, opera ve dans etkinlikleri düzenlendi. Ziyaretçilerin arasına karışan dansçıların ve opera sanatçılarının sürpriz flash mob performansları fuar alanına renk kattı. “Şef Sensin” etkinliğinde ise ziyaretçiler, mini orkestranın başına geçerek seçtikleri eserleri yönetme deneyimi yaşadı. Dört Dörtlük Kültür-Sanat Programı İEF’nin kültür-sanat programında, Nâzım Hikmet’in yaşamını ve sanatını anlatan “ROMANTİKA / Bir Ömrün Seyrüseferi” sergisi öne çıktı. Atlas Pavyonu’ndaki sergide Nâzım Hikmet’in el yazmaları, kişisel eşyaları, fotoğrafları ve eserleri ziyaretçilerle buluştu. Bunun yanı sıra “Kültürpark 90 Yaşında” sergisi Kültürpark’ın tarihine ışık tutarken, “Sanatın Durakları – Hüseyin Terzioğlu Koleksiyonu” çağdaş Türk resminin farklı dönemlerini gözler önüne serdi. İzmir Mutfak Müzesi’nin “Açılışa Doğru” sergisi ise kentin zengin gastronomi mirasını ziyaretçilerle buluşturdu. Gençler ve Çocuklar İçin Özel Deneyim Alanları İEF’de gençler için hazırlanan Gençlik Alanı’nda teknoloji, spor ve eğlence bir araya geldi. Dijital XOX, Smoothie Bike ve interaktif oyunların yanı sıra çeşitli spor ve beceri etkinlikleri gençlere farklı deneyimler sundu. Çocuk Alanı’nda ise Şirinler, Maşa ile Koca Ayı, Gupi ile Kucho gibi sevilen maskot karakterler; oyunlar, dans ve müzik gösterileri, atölyeler ve tematik etkinliklerle miniklerle buluştu. Hot Wheels, Dinoverse, Barbie, Angry Birds, Robocar Poli ve Jurassic Age alanlarında da oyun, spor ve sanat dolu interaktif etkinlikler düzenlendi. Fransız Ekip “Les Légendaires” ile Dev Görsel Şölen Fransa’dan gelen Efsanevi Yolculuk (Les Légendaires) topluluğu, fuarın uluslararası etkinlikleri arasında büyük beğeni topladı. Dev ışıklı kuklalar, dansçılar ve akrobatlardan oluşan gösteride, yaklaşık 4,5 metre yüksekliğindeki “Beyaz Tilki” karakteri Kültürpark sokaklarında ziyaretçilerle buluştu. Üç gün boyunca süren gösteriler, fuarın en dikkat çekici açık alan performanslarından biri oldu. 95 Yıllık Geleneğe Yeni Alanlar Ekledi Folkart ana sponsorluğu ve Migros etkinlik sponsorluğunda düzenlenen İEF, 95 yıllık köklü geleneklerini yeni deneyim alanlarıyla zenginleştirdi. İlk kez yer alan İzeltaş Usta İşi Arena’da oyun, yarışma ve etkinliklerle ustalık deneyimi yaşandı. Red Bull Karton Tekne Etkinlik Alanı’nda atölyeler, takım çalışması etkinlikleri ve DJ performansları düzenlendi. Red Bull Karton Tekne Yarışması ise 13 Eylül’de Kültürpark Gölü’nde heyecan dolu anlara sahne oldu. Sergilenen otomotiv ve tekne alanları da fuarın ticari ve deneyim odaklı yapısını güçlendirdi. Gıda Alanı’nda Ferah ve Hijyenik Ortam Bu yıl Gıda Alanı’nda yapılan düzenlemelerle ziyaretçilere daha ferah ve hijyenik bir ortam sunuldu. Duman ve koku oluşumunu engellemek amacıyla dumanlı pişirme yöntemlerine izin verilmezken, hijyen ve gıda güvenliği denetimleri fuar boyunca aralıksız sürdürüldü. Belediye Sokağı’nda Hizmetler Deneyimle Anlatıldı İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetlerini eğlenceli ve interaktif yöntemlerle tanıttığı Belediye Sokağı, fuarın en çok ziyaret edilen noktalarından biri oldu. Farklı yaş gruplarına yönelik bilgi yarışmaları, interaktif uygulamalar, atölyeler ve farkındalık çalışmaları gerçekleştirildi. Ayrıca İZMAR da fuarda güvenilir, kaliteli ve uygun fiyatlı ürünlerini tüketicilerle buluştururken; İZMAR markalı yeni tahin ve pekmez ürünlerini ilk kez satışa sundu.

İzmir Gıda Sistemi Belgesi’ne Son Şekli Veriliyor Haber

İzmir Gıda Sistemi Belgesi’ne Son Şekli Veriliyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği İzmir Gıda Sistemi Çalıştayı tüm paydaşların katılımıyla başladı. Çalıştayın açılışında, üreticinin emeğini, doğayı ve her vatandaşın sağlıklı gıdaya erişim hakkını koruyan İzmir için çalıştıklarını ifade eden Başkan Tugay, en büyük sorumluluklarının ise çocuklar olduğunu söyledi. Çocuklar ve Gıda Güvenliği Misyon Projesi’ni başlattıklarını duyuran Başkan Tugay, “Çocuklar yeterli ve nitelikli gıdaya erişemezse eğitimde fırsat eşitliğinden söz etmek mümkün olmaz” dedi. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın göreve geldiği günden bu yana hayata geçirdiği gıda güvenliği hamleleri kapsamında hazırlanan İzmir Gıda Sistemi Belgesi’ne son şeklini verecek İzmir Gıda Sistemi Çalıştayı başladı. Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde düzenlenen çalıştayın açılışına İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım, Genel Sekreter Yardımcısı Hakan Uzun ve belediye bürokratları, kamu kurumu temsilcileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, kooperatifler ve sektör temsilcileri katıldı. Başkan Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde paydaşları buluşturan Gastronomi ve Gıda Konseyi’nin beş ayrı toplantısının çıktıları ışığında düzenlenen İzmir Gıda Sistemi Çalıştayı, Kent-Bölge Gıda Sistemi (City Region Food Systems – CRFS) yaklaşımı çerçevesinde yürütülen analizleri ve bunlara dayalı politika, eylem ve önerileri masaya yatıracak. “Gıda çölleri denebilecek ciddi adaletsizliklerin yaşandığı alanlar var” Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Başkan Dr. Cemil Tugay, Karşıyaka Belediye Başkanlığı döneminde hayata geçirdikleri Kentsel Gıda Stratejisi Belgesi çalışmalarını İzmir genelinde daha büyük ölçekte hayata geçirebilmek için iki buçuk yıldır çalışmaların titizlikle yürütüldüğünü ifade etti. İzmir’in Türkiye’nin tarımsal üretiminde en fazla paya sahip şehirlerinden biri olduğuna dikkat çeken Başkan Tugay, “Kooperatifleriyle, yenilikçi uygulamalarıyla, çevre duyarlılıklarıyla İzmir, Türkiye'ye ilham veren bir şehirdir. O nedenle bu kimliğin gereğini yerine getirmemiz gerekiyor. İzmir Gıda Sistemi Belgesi, öylesine hazırlanmış bir belge değil, gerçekten kapsayıcı ve katılım oranı yüksek bir çalışmadır. Gıda konusu, tarımsal üretim ve beslenmenin dışında boyutları olan bir konu. Ekolojik boyutu var, ekonomik boyutu var ve sosyal adaletle ilgili önemli boyutu var. Bu konuda bir planlama noksanlığı söz konusu. Gıda çölleri denebilecek kadar ciddi adaletsizliklerin yaşandığı alanlar var. O nedenle, İzmir'e mercekle bakıp; bölge bölge, alan alan bunları doğru değerlendirmek, sonra da neler yapabiliriz üzerine bir strateji belirlemek gerekiyor” şeklinde konuştu. “Üretmek kadar gıdanın hangi pazarlara nasıl ulaştığı da önemli” İzmir’in mekânsal planlama verileri hakkında bilgi veren Başkan Tugay, kent genelindeki yüksek üretime rağmen diğer şehirlerden yaş sebze ve meyve tedarik edildiğine dikkat çekerek, “İzmir'de 2024 yılında 479 bin ton patates üretilmiş, 58 bin tonu diğer illere gönderilmiş. Buna karşılık İzmir’e diğer illerden 41 bin ton patates gelmiş. Bu, plansızlık ve koordinasyonsuzluğu gösteriyor. Yani üretmek kadar gıdanın hangi kanallarla, hangi pazarlara nasıl ulaştığı da önemli. Üretici ile tüketici arasındaki zinciri güçlendirmek, aradaki kayıpları azaltmak ve yerel üretimin kent içinde daha fazla karşılık bulmasını sağlamak zorundayız” şeklinde konuştu. “İnsanların yoksullaştığı alanlarda gıdaya erişim zorlaşıyor” Üretimin yanı sıra gıdaya erişime dikkat çeken Başkan Tugay, “İnsanların yoksullaştığı alanlarda gıdaya erişim zorlaşıyor ve aynı zamanda gıdanın maliyeti artıyor; insanlar gıda için daha fazla para ödüyorlar. Üreticinin emeğinin karşılığını alabildiği ve her yurttaşımızın sağlıklı, yeterli ve uygun fiyatlı gıdaya ulaşabildiği bir sistemi kurmak lazım” dedi. “Çocukların beslenmesi Türkiye’nin gündeminde” En büyük sorumluluğun çocukların sağlıklı beslenmesi olduğunu dile getiren Başkan Tugay, “Çocuklarımızın beslenmesi Türkiye'nin gündeminde. Burada bir problem olduğunun herkes farkında. Gıda krizi ve yoksulluğa bağlı yetersiz beslenme en çok çocukların gelişimini etkiliyor. Bunun Türkiye'ye nasıl bir maliyet getireceğini düşünmek eminim zor değildir. Beslenme; öğrencilerin dikkatini, öğrenme sürecini, eğitim hayatını doğrudan ilgilendiren bir konu. Özellikle gelişme çağındaki, yani 0-14 yaş grubundaki çocuklar bu sorunun en hassas muhatapları durumundalar. Türkiye'de bu yaş grubunda 19,5 milyon çocuk var. 19,5 milyon çocuk, beslenme konusunda çok dikkat edilmesi gereken grup. Çocuklar yeterli ve nitelikli gıdaya erişemezse eğitimde fırsat eşitliğinden kimse söz edemez. Bu nedenle bizler, beslenmeyi, eğitim hakkının ve halk sağlığının ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Üstelik yetersiz beslenme, çocukların zehirli kimyasallara karşı da daha kırılgan hale gelmesine neden olabiliyor. Yetersiz beslenme durumunda bazı zararlı maddeler vücuda daha fazla zarar veriyor. Özetle gıda meselesi hem sağlık hem de eğitimle doğrudan ilgili bir meseledir” dedi. “Çocuklar ve Gıda Güvenliği Misyon Projesi'ni başlattık” İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak çocukların beslenmesini desteklemek için hayata geçirilen çalışmalar hakkında bilgi veren Başkan Tugay, “Biz yalnızca daha fazla gıda sağlamak ve insanlara gıda ulaştırmakla değil, gıdanın niteliğini, güvenliğini ve çocuk sağlığı üzerindeki etkilerini de gözetmekle yükümlüyüz. Bu nedenle Çocuklar ve Gıda Güvenliği Misyon Projesi'ni belediyemizde başlattık. Çocukların beslenmesi ve gıda güvenliği için de özel bir misyon grubu kurduk. Bu proje grubu, belediyemizdeki kreşlere, yurtlara, yemekhanelere, toplu beslenme yapılan diğer alanlara da yönelik çalışıyor. Burada arkadaşlarımız mutfaklarda kullanılan malzemelerden pişirme tekniklerine kadar bütün süreci ele alıyor. Çocukların gıda yoluyla zararlı kimyasallara maruz kalmaması için de çalışıyoruz. Burada bilim destekli uygulamalar yapıyoruz. Sağlık Dairesi Başkanlığımız aracılığıyla halka rehber kitaplar, kitapçıklar dağıtacağız. Çocuk sağlığını tehdit eden aşırı işlenmiş gıdalar konusunda bu sene yoğun eğitimler vereceğiz” şeklinde konuştu. “Her hemşehrimizin sağlıklı gıda hakkını koruyan İzmir için çalışacağız” Gıda güvenliğinin sadece tarımın, üretim sektörünün bir konusu olmadığının altını çizen Başkan Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği tanzim satış mağazaları İZMAR, Süt Kuzusu, Kent Lokantaları, Bokaşi Kompostu, Üretici Pazarları, Kent Bostanları gibi projelerin Kent-Bölge Gıda Sistemi anlayışının küçük parçaları olduğunu söyledi. Kırsal üretimi, kent yaşamını, halk sağlığını, sosyal adaleti, kültürel mirası ve ekolojik dengeyi aynı çerçevede buluşturacak bir yol haritası oluşturduklarını ifade eden Başkan Tugay, “Üreticimizin emeğini, doğamızın varlığını ve her hemşehrimizin sağlıklı gıda hakkını koruyan İzmir için çalışacağız” dedi. İzmir için üretimden tüketime, dağıtımdan atığa bütüncül bir çalışma Çalıştay hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Nehir Yüksel ise “Başkanımızın ortaya koyduğu hedefler doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz ve sona yaklaştığımız İzmir Kent-Bölge Gıda Sistemi Belgesi çalışmalarında öncelikle İzmir için üretimden tüketime, dağıtımdan atığa bütüncül bir çalışma gerçekleştirdik. İzmir'in kültürel, ekolojik ve sosyal boyutunu birlikte kurguladık. Bu süreçte yaklaşık 100 bin veri ile çalıştık. Coğrafi Bilgi Sistemleri temelli haritalar oluşturduk. Bunun yanı sıra çeşitli analizler ve saha doğrulamalarını gerçekleştirdik. Uluslararası deneyimlerden faydalanmak ve iş birliklerini artırmak amacıyla Şubat 2026'da Milano Gıda Paktı'na üyeliğimizi gerçekleştirdik. Yine Nisan 2026'da Gıda ve Gastronomi Konseyi toplantısını gerçekleştirdik. Konsey toplantısı sonrasında katılımcılarla yapılan 5 odak toplantı ile birlikte İzmir'in mevcut gıda sistemini, altyapısını ve potansiyelini değerlendirdik. Bu toplantılardan çıkan ortak çerçeve doğrultusunda bugün tarımsal üretimden başlayarak atık yönetimine kadar olan süreci ve kır-kent bağlantılarını bütüncül bir perspektiften ele alan İzmir Gıda Sistemi Çalıştayı'nda bir arada bulunmaktayız. Amacımız bu çalışmaları ortak hedefler, güçlü bir koordinasyon ve izlenebilir eylem planı çerçevesinde odaklaştırmaktır” diye konuştu.

Türkiye’de İklim Krizi Mesaisi: Vatandaşlar 32 Gün Fazladan Sıcak Yaşadı Haber

Türkiye’de İklim Krizi Mesaisi: Vatandaşlar 32 Gün Fazladan Sıcak Yaşadı

Dünya genelinde sıcaklık rekorlarının kırıldığı 2026 yazı, iklim krizinin yıkıcı etkilerini bir kez daha gözler önüne serdi. Climate Central tarafından hazırlanan son analiz, bu yaz 1,5 milyardan fazla insanın iklim değişikliği nedeniyle artan riskli sıcak günlere en az bir ay boyunca maruz kaldığını ortaya koydu. İklim krizinden en çok etkilenen ülkelerden biri olan Türkiye’de ise vatandaşlar yaz boyunca fazladan bir aydan fazla süreyi aşırı sıcakların gölgesinde geçirdi. Türkiye’de İklim Krizi Mesaisi: Vatandaşlar 32 Gün Fazladan Sıcak Yaşadı Çalışmanın verilerine göre, küresel ısınma Türkiye’de ortalama bir kişinin fazladan 32 gün boyunca riskli sıcaklara maruz kalmasına yol açtı. 1991-2020 dönemindeki sıcaklıkların %90’ından daha yüksek olan günleri kapsayan "riskli sıcak gün" tanımı, insan sağlığını doğrudan tehdit eden eşik değerlerin aşıldığı dönemleri ifade ediyor. Türkiye genelinde 54,3 milyon kişi en az 30 gün boyunca bu yüksek riskli sıcaklıkları deneyimledi. Aşırı Sıcaklardan En Çok Etkilenen İller Türkiye’de iklim değişikliği kaynaklı fazladan riskli sıcak gün sayısının en yüksek kaydedildiği şehirler şu şekilde sıralandı: Adana: 40 gün Gaziantep: 39 gün İstanbul: 37 gün Bursa: 34 gün İzmir: 33 gün Küresel Bilanço: Asya’da 2,8 Milyar Kişi, Avrupa’da Rekor Sıcaklar Climate Central analizi, küresel çapta da tablonun vahametini ortaya koyuyor: Asya Kıtası Başı Çekiyor: Dünya nüfusunun %25’i her gün iklim krizinin etkilerini hissetti. Asya’da kıta nüfusunun %58’ine denk gelen 2,8 milyar insan, en az 30 gün boyunca riskli sıcaklarla mücadele etti. Avrupa Rekor Kırtı: Olağan dışı sıcaklıkların en yoğun görüldüğü ilk 10 ülkeden 7’si Avrupa’da yer aldı. Her 10 Avrupalıdan 9’u (%89) bir ay boyunca riskli sıcaklıklara maruz kaldı. Fransa, İtalya ve Birleşik Krallık dahil 54 ülkede 1970-2026 yılları arasındaki en sıcak Haziran-Ağustos dönemi yaşandı. Afrika’da Biyoçeşitlilik Tehlikede: Altı Afrika ülkesinde yaz günlerinin en az %95’inde iklim değişikliğinin güçlü etkileri görüldü. Bu durum rekor düzeyde orman yangınlarına, kuraklığa ve sağlık sistemlerinin kilitlenmesine neden oldu. Toplamda 203 ülkede ortalama bir kişi, iklim krizinin doğrudan hissettirdiği en az 30 sıcak gün geçirdi. Uzman Değerlendirmesi: "Gerçek Rakamlar Çok Daha Yüksek Olabilir" Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, açıklanan verilerin ihtiyatlı bir alt sınır olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtti: “Türkiye bu yaz, iklim değişikliği olmasaydı yaşamayacağı 32 riskli sıcak gün geçirdi. Riskli sıcak gün, insan sağlığı açısından eşik sayılan sıcaklığın aşıldığı gün demek. O eşiğin üstüne çıkıldığında hastane başvuruları da ölümler de hızla artıyor. Eşik ise 1991-2020 ortalamasına, yani zaten ısınmış bir döneme göre belirlendi. Hesap, günlük ortalama sıcaklığa dayanıyor ve nemi dikkate almıyor. Oysa Ege ve Akdeniz kıyısında insanı asıl çökerten şey nemli sıcaktır. İkinci sorun ise çözünürlük. Kullanılan verinin hücreleri yaklaşık 25 kilometre ve kentin içini ayırt edemiyor; örneğin İzmir'de gölgeli bir sahal mahallesiyle beton yoğun bir iç mahalle arasındaki sıcaklık farkını göremiyor. Yapılması gereken belli: Sıcak hava dalgalarına erken uyarı, kent ölçeğinde ısı haritaları ve bunlara bağlanmış bir sağlık planı. COP31'e hazırlanan bir ülke, önce kendi nüfusunun sıcağa ne kadar maruz kaldığını ölçebilmeli.” BM’den Acil Çağrı: "Fosil Yakıt Bağımlılığını Bırakmalıyız" Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (İDÇS) İcra Sekreteri Simon Stiell ise iklim krizinin ekonomik ve insani maliyetine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Sağlığı tehdit eden aşırı sıcaklarla bir ay daha karşı karşıya kalan bir milyardan fazla insan, insanlığın kömür, petrol ve doğalgaz yakma bağımlılığının yol açtığı iklim krizinin giderek artan maliyetlerini bir kez daha gözler önüne seriyor. Hayatlar ve geçim kaynakları büyük ölçekte mahvoluyor, sağlık sistemleri baskı altında, işletmeler zorlanıyor ve bedelini tüm ekonomiler ödüyor. Ancak çözümler açık: Fosil yakıtlardan daha ucuz ve daha güvenli olan temiz enerjiye daha hızlı geçiş yapmak, iklim direncini artırmak ve ormanları korumak.”

Egeli İhracatçılar Karadeniz’de Güvenli Koridor İstedi Haber

Egeli İhracatçılar Karadeniz’de Güvenli Koridor İstedi

Türkiye’nin 2025 yılında 6,7 milyar dolar ihracat, 43,4 milyar dolar ithalat yaptığı Rusya Federasyonu’yla dış ticaretinin kesintisiz sürmesi için Egeli ihracatçılar, Karadeniz’de denizyolu nakliyesinin yapılabilmesi için güvenli koridor talebinde bulundu. İzmir’i ziyaret eden Rusya Federasyonu’nun Ankara Büyükelçisi Sergey Verşinin ile bir araya gelen Egeli ihracatçılar, Rusya’yla dış ticarette gemi yolunu kullanamaz hale geldiklerini, güvenli koridor oluşturulması halinde iki ülkenin dış ticaretinin daha güvenli ve verimli çalışacağının altını çizdiler ve Büyükelçi’den destek istediler. Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hayrettin Uçak, Rusya’nın Türk yaş meyve sebze sektörü başta olmak üzere Türkiye’deki 26 sektörün ihracatta hedef pazarı olduğunu, Türkiye-Rusya Federasyonu arasında uzun yıllara dayanan güçlü ticari bağlar bulunduğunu vurguladı. Rusya-Türkiye arasında ticaretin devamını sağlayacak güvenlik koridorunun daha önce tesis edildiğini ve sağlıklı çalıştığını aktaran Uçak, “Son dönemde Karadeniz tehlikeli olmaya başladı. Bugün deniz yolunu kullanamıyoruz. Denizyolu tekrar kullanabileceğimiz güvenlik koridoru oluşturulmasını bekliyoruz” şeklinde konuştu. Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, Rusya’nın Türkiye’den meyve sebze mamulleri ithalatında uyguladığı yüzde 12-15 arasındaki gümrük vergisinin kaldırılması taleplerini de Büyükelçi Sergey Verşinin’e iletti. Demir; “Rusya ihracatta en büyük pazarımız” Türkiye’den Rusya Federasyonu’na 2026 yılının ocak – ağustos döneminde 319 milyon dolarlık su ürünleri ve hayvansal mamuller ihraç edildiğini ifade eden Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Rusya’nın kendileri için çok önemli bir Pazar olduğuna işaret etti. Rusya Federasyonu’na yapılan ihracatta su ürünleri sektörünün 277 milyon dolar pay aldığı bilgisini veren Demir, “Türkiye ile Rusya Federasyonu arasında güvenli koridor açılmasını ve iki ülke arasındaki dış ticaretin artmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Moiz Hemsi, Karadeniz’de yaşanan sorunlar nedeniyle Rusya’dan Türkiye’ye buğday ithalatında aksamalar yaşandığını, bu aksaklıkların giderilmesinin yolunun güvenli koridor açılmasından geçtiğini vurguladı. Verşinin: “Türkiye bizim için çok önemli bir partner” Rusya Federasyonu’nun Ankara Büyükelçisi Sergey Verşinin, Türkiye’nin Rusya Federasyonu için çok önemli bir siyasi ve ekonomik partner olduğunu, iki ülke arasındaki ticaretin devam etmesi için gerekli zeminin oluşturulması için çaba göstereceklerini dile getirdi.

Kuru İncirin İhracat Yolculuğu 28 Eylül’de Başlıyor Haber

Kuru İncirin İhracat Yolculuğu 28 Eylül’de Başlıyor

Cennet meyvesi kuru incirin 2026 ürünü yeni mahsul ihracat yolculuğu için ilk yükleme/ihraç tarihi 28 Eylül 2026 Pazartesi olarak belirlendi. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, yeni sezon öncesinde kuru incirde kalite ve gıda güvenliği arttırmak amacıyla yoğun bir mesai verdiklerini dile getirdi. Üreticilere örnek olması ve sergi yerlerinden aflatoksinli kuru incirlerin seçilerek ayıklanabilmesi amaçlı üretim bölgelerindeki muhtarlar aracılığıyla taşınabilir UV el lambaları Aydın ve İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlükleri koordinasyonunda dağıttıklarını aktaran Gabay, “Sağlıklı hasat ve kurutma sağlanabilmesi için yine Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonun kurutma kerevetleri ve üretici bilgilendirme broşürleri dağıttık. Türkiye’nin en prestijli ürünlerinden kuru incirde güzel bir sezon geçirmek adına yoğun mesai veriyoruz” dedi. Türkiye’nin 2025/26 sezonununda 15 Ekim 2025-08 Eylül 2026 tarihleri arasında 2025 ürünü 55 bin ton kuru incir ihraç ederek 343 milyon dolar döviz geliri elde ettiği bilgisini veren Gabay şöyle devam etti; “Sezon sonunda 350 milyon doları aşacağımıza inanıyoruz. 2026-27 sezonunda kuru incir ihracatında 60 bin tonun üzerine çıkmayı hedefliyoruz.” Uzakdoğu’nun payı yüzde 16’ya yükseldi Türkiye’nin kuru incir ihraç ettiği pazarlarla ilgili bilgi veren Başkan Gabay, Avrupa Birliği’nin 17 bin 775 ton kuru incir talebiyle yüzde 32 pay aldığını ve liderliğini sürdürdüğüne işaret etti. Gabay; “Amerika kıtasına yaklaşık 16 bin ton kuru incir ihraç ettik. Uzakdoğu ülkelerine ihracatımız yüzde 29’luk artışla 7 bin tondan 8 bin 795 tona yükseldi. Uzakdoğu ülkelerinin ihracatımızdaki payı yüzde 13’ten yüzde 16’ya çıktı. Hindistan, Çin, Japonya gibi ülkelerde yaptığımız tanıtım çalışmalarının meyvelerini aldığımızı görüyoruz. Uzakdoğu pazarında hedefimiz ihracatımızın yüzde 25’ini bu ülkelere yapabilir konuma gelmek” ifadelerini kullandı. Kuru incir ihracatında Amerika Birleşik Devletleri 58 milyon dolarlık tutarla zirvedeki yerini korurken, ikinci sırada 44,5 milyon dolarla Almanya ve üçüncü sırada 44 milyon dolarla Fransa yer aldı. Türkiye’den kuru incir talebini yüzde 249’luk artışla 5 milyon dolardan 17,7 milyon dolara çıkaran Çin, Türkiye’nin en çok kuru incir ihraç ettiği ülkeler sıralamasında dördüncü sıraya tırmandı. Kanada 13,5 milyon dolarlık kuru incir ihracatıyla beşinci oldu.

Su Ürünleri Sektörünün Kalbi İzmir’de Atacak Haber

Su Ürünleri Sektörünün Kalbi İzmir’de Atacak

Türkiye’nin tek su ürünleri fuarı Future Fish Eurasia Uluslararası Su Ürünleri İhracat ve İşleme, Akuakültür ve Balıkçılık Teknolojileri Fuarı, 24-26 Eylül 2026 tarihleri arasında İzmir’de sektör profesyonellerini bir araya getirecek. Future Fish Eurasia’nın 12. edisyonu, uluslararası yem konferansı AquaFeed Eurasia ile eş zamanlı olarak düzenlenecek. Avrasya Fuarcılık ve İngiliz medya organizasyon şirketi Perendale Publishers iş birliğiyle gerçekleştirilecek organizasyon, Türkiye’nin yanı sıra bölge su ürünleri ve akuakültür sektörünün önemli buluşmalarından biri olacak. Su ürünleri sektörü İzmir’de buluşacak Üç gün boyunca düzenlenecek fuarda su ürünleri ihracatı, işleme, akuakültür ve balıkçılık teknolojileri sektörün gündemindeki başlıklarla birlikte ele alınacak. Future Fish Eurasia ile AquaFeed Eurasia’nın eş zamanlı düzenlenmesiyle fuar ve konferansın uluslararası katılımının artırılması ve sektör temsilcileri arasında yeni iş birliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor. 2026 yılının önemli akuakültür etkinlikleri arasında yer alması beklenen organizasyon kapsamında, Türk su ürünleri sektörünün uluslararası pazarlardaki gücünün ve potansiyelinin de öne çıkarılması amaçlanıyor. AquaFeed Eurasia’da yapay zeka ve sürdürülebilirlik gündemde Future Fish Eurasia ile eş zamanlı gerçekleştirilecek AquaFeed Eurasia Konferansı’nda balık yemi sektörünün geleceğinden sürdürülebilir üretime, yapay zekadan balık beslenmesine kadar birçok konu ele alınacak. Konferansın öne çıkan konu başlıkları arasında şunlar yer alıyor: Balık yemi sektörünün geleceği Yapay zeka çağı ve akıllı yazılımlar Çiftlik yönetimi Sürdürülebilirlik ve verimlilik Çevresel etkilerin ve atıkların azaltılması Çevre dostu teknolojiler Balık beslenmesi ve sağlığı Bağışıklığı destekleyen fonksiyonel katkı maddeleri Alternatif yem kaynakları Yem kalitesi ve güvenliği Yem teknolojileri Balık beslenmesinde yenilikçi çözümler Akuakültürün geleceği İzmir’de konuşulacak Su ürünleri yetiştiriciliğinde sürdürülebilirlik, verimlilik, dijitalleşme ve yeni yem teknolojileri sektörün geleceğini şekillendirirken, Future Fish Eurasia ve AquaFeed Eurasia bu başlıkların uluslararası ölçekte ele alınacağı önemli bir platform oluşturacak. 24-26 Eylül 2026 tarihlerinde İzmir’de gerçekleştirilecek organizasyonla birlikte akuakültür sektörünün temsilcileri, teknoloji sağlayıcıları, yem üreticileri, ihracatçılar ve sektör profesyonellerinin bir araya gelmesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.