Hava Durumu

#İzmir

Kırsal Haber - İzmir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İzmir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çiftçinin Yeni Gelir Kapısı Altın Kivi Fideleri Toprakla Buluştu Haber

Çiftçinin Yeni Gelir Kapısı Altın Kivi Fideleri Toprakla Buluştu

İzmir Büyükşehir Belediyesi, çiftçilerin gelirini artırmak ve ürün çeşitliliğini geliştirmek amacıyla katma değeri yüksek alternatif ürünleri İzmir tarımıyla buluşturuyor. İzmir’de ilk kez 289 altın kivi fidesi Ödemiş’te toprakla buluşturuldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı desteklemek, üreticilerin gelir kaynaklarını çeşitlendirmek ve tarımda katma değeri yüksek ürünlerin yaygınlaşmasını sağlamak için çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda, İzmir’in farklı bölgelerindeki tarımsal üretim potansiyelini değerlendiren Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, altın kivi yetiştiriciliğini İzmir’de ilk kez hayata geçirdi. Çiftçilere yeni ekonomik fırsatlar sunması hedeflenen proje kapsamında, 289 altın kivi fidesinin dikimi Ödemiş’in Tekke ve Artıcak mahallelerinde gerçekleştirildi. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ziraat mühendislerinin saha çalışmalarıyla altın kivi yetiştiriciliğine uygun alanlar belirlendi. Bölgenin iklim ve toprak özellikleri ile üretim potansiyeli değerlendirilerek yetiştiriciliğe elverişli alanlar tespit edildi ve üreticilere fidan desteği sağlandı. Taze meyve pazarına ticari değeri yüksek alternatif ürün Dünyada Golden Kiwi adıyla bilinen altın kivi (Actinidia chinensis), farklı olarak altın sarısı meyve eti, tatlı ve aromatik lezzeti ve genellikle daha düşük asitli tadıyla öne çıkıyor. C vitamini ve lif içeriğiyle besleyici bir meyve olan altın kivi, kendine özgü lezzeti ve görünümü sayesinde taze meyve pazarında farklı bir seçenek sunuyor. Ticari değeri ve farklı tüketici gruplarına hitap etme potansiyeliyle dikkat çeken bu ürün, üreticilerin geleneksel ürünlerinin yanında alternatif gelir kaynakları geliştirmesine olanak sağlayabilecek meyve türleri arasında yer alıyor. Altın kivi yetiştiriciliğinde uygun iklim ve toprak koşullarının sağlanması, düzenli sulama, iyi drenaj ve doğru bakım uygulamaları büyük önem taşıyor. Bu nedenle üretim alanlarının titizlikle belirlenmesi ve yetiştiricilik sürecinin teknik açıdan takip edilmesi, projenin sürdürülebilirliği açısından belirleyici rol oynuyor.

EBSO Başkanı Karabağlı: "Sahaya İlk Adımımızı Attık" Haber

EBSO Başkanı Karabağlı: "Sahaya İlk Adımımızı Attık"

EBSO Başkanı Mustafa Karabağlı, Pancar ve İTOB Organize Sanayi Bölgelerinde yaşanan elektrik sorununu yerinde inceledi. Voltaj dalgalanması nedeniyle üretim hatlarının durduğunu ve bazı makinelerin zarar gördüğünü belirten Karabağlı, yaklaşık 700-800 fabrikanın sorundan etkilendiğini açıkladı. Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Karabağlı, İzmir'in Torbalı ve Menderes ilçelerinde bulunan sanayi bölgelerinde yaşanan altyapı ve enerji sorunlarını yerinde incelemek üzere saha ziyaretleri gerçekleştirdi. Pancar Organize Sanayi Bölgesi (Pancar OSB) ve İzmir Tekeli Organize Sanayi Bölgesi'nde (İTOB) yaşanan voltaj dalgalanmalarının üretimi olumsuz etkilediğini belirten Karabağlı, sorunun çözümü için harekete geçtiklerini söyledi. EBSO Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine seçilmesinin ardından ilk saha ziyaretini gerçekleştiren Karabağlı, Pancar OSB'de EBSO Meclis Üyesi Şener Gençer'e ait üretim tesisini ziyaret etti. Ziyarette Torbalı Ticaret Odası (TTO) Başkanı Abdulvahap Olgun, İTOB Yönetim Kurulu Üyesi Murat Yücebaş ve bölge sanayicileri de yer aldı. 700-800 Fabrika Elektrik Sorunundan Etkilendi Üretim tesislerinde voltaj dalgalanması nedeniyle devre dışı kalan makineleri inceleyen Karabağlı, yaşanan sorunun elektrik arızasının ardından yedek trafonun devreye alınamamasından kaynaklandığını ifade etti. Arızalı trafonun yerine yenisinin yerleştirilememesi nedeniyle bölgeye farklı bir noktadan enerji sağlanmaya çalışıldığını belirten Karabağlı, bu durumun elektrik geriliminde dalgalanmalara yol açtığını söyledi. Gerilimde yaklaşık yüzde 20 seviyesinde dalgalanma yaşandığını ve bunun yaklaşık 400 milisaniye sürdüğünü aktaran Karabağlı, söz konusu durumun uluslararası IEC standartlarının üzerinde olduğunu vurguladı. Karabağlı, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "İTOB ve Pancar OSB ile çevresindeki 700-800'e yakın fabrikanın bu dalgalanmadan etkilendiğini söyleyebiliriz. Bizim analizlerimize göre gerilimde yüzde 20 civarında bir dalgalanma meydana geliyor ama bunun süresi 400 milisaniye civarında. IEC standartlarının üzerinde bir dalgalanma yaşanıyor. Bu da makinelerin durmasına neden oluyor, kırbaç etkisi yapıyor. Herhangi bir makinemizin, elektrik kalitesi nedeniyle durmasını asla ve asla kabul edemeyiz." Kalıcı Çözüm İçin Yeni İndirme Merkezi Gerekiyor Sanayicilerin üretim, sipariş ve tahsilat süreçleriyle uğraşırken bir de elektrik sorunlarıyla karşı karşıya kalmasının kabul edilemeyeceğini belirten Karabağlı, ilk etapta arızalanan trafonun yenileneceği bilgisini aldıklarını söyledi. Ancak yalnızca trafonun değiştirilmesinin yeterli olmayacağını ifade eden Karabağlı, sanayi bölgelerinin enerji ihtiyacının güvence altına alınması için yeni bir indirme merkezi kurulması ve trafo altyapısının yenilenmesi gerektiğine dikkat çekti. Karabağlı, "Besleme noktası tekrar bu trafoya kaydırılıp eskiye benzer bir enerji kalitesi sağlanacak. Ama o da idare eder seviyede, mükemmel bir enerji kalitesi yok. Bizim kalıcı çözüm olarak yeni bir indirme merkezine, yeni ve yalınlaştırılmış bir trafo üzerinden sanayi bölgelerimize enerji veriyor olmamız lazım. Başka türlü üretimimizi güvenceye alamayız. İnşallah altyapı yatırımlarını yapıp kalıcı çözümü ortaya koyacağız." dedi. "Sahaya İlk Adımımızı Attık" Sanayi tesislerini geleceğe taşıma hedefiyle göreve geldiklerini belirten Karabağlı, İzmir genelindeki organize sanayi bölgelerinde yol, su ve doğalgaz gibi farklı altyapı sorunlarının da bulunduğunu ifade etti. Bu sorunları yerinde inceleyerek ilgili kurumlara ileteceklerini ve çözüm için takipçisi olacaklarını kaydeden Karabağlı, "Bugün 'bismillah' dedik ve sahaya ilk adımımızı attık. Bu, bizim iş yapış biçimimizin, bu dönemi nasıl yaşayacağımızın önemli bir göstergesi oldu." diye konuştu. Sanayiciden EBSO Başkanına Teşekkür EBSO Meclis Üyesi Şener Gençer, üretim makinelerinde meydana gelen arızaların ardından sorunun elektrik dalgalanmasından kaynaklandığını öğrendiklerini belirtti. Yaşanan aksaklığın ihracat planlarını da etkilediğini ifade eden Gençer, "Biz bu makineyi bu hafta çalıştırsaydık 7-8 tır ihracat yapacaktık. Mecburen bekletiyoruz. Sorunun çözümü için sahada olmanız, konulara sahip çıkmanız bizi mutlu etti. Hep birlikte sağlıklı bir üretim altyapımızı kuracağız." ifadelerini kullandı. Karabağlı, Pancar OSB ziyaretinin ardından voltaj dalgalanmasından etkilenen İzmir Tekeli Organize Sanayi Bölgesi'ne (İTOB) geçti. İTOB Yönetim Kurulu Üyesi Murat Yücebaş, Karabağlı'nın bölgeyi ziyaret etmesinden duydukları memnuniyeti dile getirerek, "Sorunlar karşısında yalnız olmadığımızı, bize sahip çıkıldığını hissettik. Bu, bölge sanayicisi için motivasyon kaynağı olacak." dedi. Torbalı'daki Sanayi Yollarında da İnceleme Yaptı EBSO Başkanı Mustafa Karabağlı, ziyaret programının son bölümünde Torbalı Ticaret Odası Başkanı Abdulvahap Olgun ile birlikte Yazıbaşı Mahallesi'ndeki sanayi bölgelerinde incelemelerde bulundu. Asfalt eksikliği nedeniyle yollarda derin çukurların ve su birikintilerinin oluştuğu bölgede sanayicilerin yaşadığı ulaşım sorunlarını dinleyen Karabağlı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile görüşerek talepleri ileteceklerini söyledi. Karabağlı, "Cemil Başkanımızdan bir randevu alıp sorunu aktaralım. Muhakkak ki yapabileceği ne varsa en hızlı şekilde yapacaktır." diye konuştu. Torbalı Ticaret Odası Başkanı Abdulvahap Olgun da göreve başlamasının hemen ardından bölgeyi ziyaret ederek sanayicilerin sorunlarıyla yakından ilgilenen EBSO Başkanı Mustafa Karabağlı'ya teşekkür etti.

Efes Selçuk Yaşayan Üretim Kültürüyle Uluslararası Alanda Takdir Gördü Haber

Efes Selçuk Yaşayan Üretim Kültürüyle Uluslararası Alanda Takdir Gördü

Efes Selçuk Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Şube Müdürlüğü iş birliği ile sürdürülebilir turizm alanındaki uluslararası başarılarına bir yenisini daha ekledi. Green Destinations tarafından düzenlenen 2026 En İyi 100 Hikâye (Top 100 Good Practice Stories) programında, Selçuk Efes Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (SETKOP), “Beyond Ephesus: A Living Culture of Production” (Efes’in Ötesinde: Yaşayan Bir Üretim Kültürü) başlıklı çalışmasıyla dünyanın örnek sürdürülebilir turizm uygulamaları arasına girdi. Son yıllarda uluslararası alanda önemli başarılara imza atan Efes Selçuk; 2023 yılında Şirince’nin Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü’nün (UNWTO) Best Tourism Villages programında dünyanın en iyi turizm köyleri arasında yer almasıyla başlayan süreci, yeni başarılarla sürdürüyor. Green Destinations değerlendirmelerinde 2025 yılında Gümüş (Silver), 2026 yılında Altın (Gold) sertifika almaya hak kazanan Efes Selçuk, 2025 yılında Efes Tarlası Yaşam Köyü’nün En İyi 100 Hikâye listesine seçilmesiyle de uluslararası alanda dikkat çekmişti. Efes Tarlası Yaşam Köyü, 2026 yılında ise Halkın Seçimi Ödülü’nü (People’s Choice Award) kazanmıştı. 28 Ekim 2026 tarihinde açıklanan Green Destinations 2026 En İyi 100 Hikâye sonuçlarıyla birlikte SETKOP’un başarısı da bu uluslararası başarı zincirine eklendi. EFES’İN ÖTESİNDE YAŞAYAN BİR ÜRETİM KÜLTÜRÜ UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Efes’e ev sahipliği yapan ve yaklaşık 8 bin 600 yıllık kültürel geçmişiyle öne çıkan Efes Selçuk, bu kez antik mirasının yanı sıra yaşayan üretim kültürüyle uluslararası alanda takdir gördü. SETKOP’un seçilen hikâyesi; yerel üreticilerin desteklenmesini, kooperatifçiliğin güçlendirilmesini, tarımsal mirasın korunmasını ve turizm ile yerel ekonomi arasında sürdürülebilir bir bağ kurulmasını konu alıyor. Çalışma, Efes Selçuk’un turizm kimliğinin yalnızca tarihi ve kültürel mirasından değil, üreticilerinden, tarımsal değerlerinden ve yerel dayanışma kültüründen de beslendiğini ortaya koyuyor. EFES SELÇUK, 2027 AVRUPA TURİZM BAŞKENTİ YOLUNDA Efes Selçuk’un uluslararası başarıları, Avrupa Komisyonu tarafından düzenlenen 2027 Avrupa Turizm Başkentleri (European Capitals of Tourism) yarışmasında da karşılık buldu. Sürdürülebilirlik, erişilebilirlik, dijitalleşme ve kültürel mirasın korunması alanlarındaki çalışmalarıyla kısa listeye kalan Efes Selçuk, 19 Kasım 2026 tarihinde Brüksel’de gerçekleştirilecek jüri sunumunda 2027 Avrupa Turizm Başkenti unvanı için projelerini ve gelecek hedeflerini anlatacak. Efes Tarlası Yaşam Köyü, SETKOP ve sürdürülebilir destinasyon yönetimi kapsamında yürütülen çalışmalar; yerel üretimin güçlendirilmesi, tarımsal mirasın korunması, kadınların ve üreticilerin desteklenmesi ile turizmden elde edilen değerin kent ekonomisine kazandırılması hedeflerinde buluşuyor. BAŞKAN SENGEL: “EFES SELÇUK’UN GÜCÜ, KÖKLERİNDEN VE ÜRETEN İNSANLARINDAN GELİYOR” Elde edilen başarının kent için taşıdığı anlamı ifade eden Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel; “Efes Selçuk’un uluslararası alanda elde ettiği her başarı, bu kentin yalnızca geçmişten gelen güçlü mirasının değil, bugün üreten, dayanışmayı büyüten ve geleceğe umutla bakan insanlarının da eseridir. Biz turizmi yalnızca ziyaretçi sayısıyla değil; yerel üreticiyi güçlendiren, tarımsal mirasımızı koruyan ve kentimizin değerlerini geleceğe taşıyan bir anlayışla ele alıyoruz. SETKOP’un bu başarısı, üretimin ve dayanışmanın evrensel bir değer olduğunu bir kez daha gösterdi. Efes Selçuk’un hikâyesini, köklerimizden aldığımız güçle hep birlikte yazmaya devam edeceğiz. Bizlerle birlikte bu yolda yürüyen İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Şube Müdürlüğü’ne teşekkür ediyoruz” dedi.

Kültürpark’ta Çiçek ve Bal Şöleni Haber

Kültürpark’ta Çiçek ve Bal Şöleni

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği 4. Balkon-Bahçe Bitkileri ve Bal Üreticileri Festivali, bando ve animasyon ekibinin gösterileri eşliğinde düzenlenen törenle açıldı. Çiçek ve bal üreticilerini İzmirlilerle buluşturan festival, yoğun ilgi gördü. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Kültürpark’ta düzenlenen 4. Balkon-Bahçe Bitkileri ve Bal Üreticileri Festivali, renkli bir açılış töreniyle başladı. Bu yıl, 30 Ekim 2020 İzmir Depremi’nin yıl dönümü nedeniyle 31 Ekim’de gerçekleştirilen törene İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Halit Çelik, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, Park ve Bahçeler Dairesi Başkanı Ezgi Çelik, kooperatif başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda İzmirli katıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Bandosu’nun gösterisiyle başlayan festivalde, bando ve animasyon ekibi marşlar ve şarkılar eşliğinde katılımcılara keyifli anlar yaşattı. Festival, 1 Kasım'da sona erecek. İzmirlilerden yoğun ilgi Festivalde bu yıl bahçe ve balkonları süsleyen rengarenk çiçeklerin yanı sıra peyzaj ekipmanları, sukulentler, meyve ağaçları ve ilk kez bal üreticileri de yer aldı. Festivale yoğun ilgi gösteren İzmirliler, mis kokulu çiçekleri doğrudan üreticiden satın alma fırsatı bulurken Kültürpark’ta keyifli vakit geçirdi. Çiçek stantlarının yanı sıra bal stantlarında da arıcılıkta kullanılan ekipmanlar ve çeşitli ürünler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Festival kapsamında Çağrı Ergin ve Merve Mete sahne alarak ziyaretçilere müzik dolu anlar yaşattı. Festivalin son gününde ise saat 15.30’da Enes Kunduracı, 17.30’da Özlem Menokan konser verecek. “Gerçek balı tüketiciyle buluşturmak bir onur” İzmir Arıcılar Birliği Başkanı Sefa Bölükoğlu, festivale 12 üreticiyle katıldıklarını belirterek İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a teşekkür etti. Çiçek ve arıcılığın bir arada yer almasının festivale ayrı bir değer kattığını ifade eden Bölükoğlu, İzmirlilerin ilgisinden memnun olduklarını söyledi. Balın yanı sıra propolis, polen, perga ve arı zehri gibi ürünlerin de tanıtıldığını belirten Bölükoğlu, “İzmir, Türkiye’de arıcılık işletmesi sayısı ve bal üretiminde altıncı sırada. Üreticilerin tüketiciyle doğrudan buluşması, hem balın tanıtımına hem de satışların artmasına önemli katkı sağlayacak, Cemil Başkanımıza buradan çok teşekkür ediyoruz. Bu platformun kurucusu diyebilirim. Sağ olsun festivalde yer almamızı önerdi ve burada bizleri de görmekten mutluluk duydu” dedi. “Canlı, heyecanlı, çiçek gibi bir festival” Bayındır’dan festivale katılan Ömer Yurt, organizasyondan duyduğu memnuniyeti dile getirerek çiçek ve balın bir arada sunulmasının festivale ayrı bir güzellik kattığını söyledi. Çiçek ve arının doğadaki birlikteliğine dikkat çeken Yurt, “Çiçek varsa hayat, arı varsa bereket var. Gerçekten çok güzel ve heyecanlı bir festival olmuş. Organize eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’a ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Her şey düşünülmüş, hatta bazı şeyler fazlasıyla yapılmış” diye konuştu. Hava güzel, festival güzel, İzmir güzel Bademli Kooperatifi adına festivale katılan Ziraat Mühendisi Ersin Baş, organizasyondan ve katılımdan memnun olduklarını belirtti. Ödemiş ve Bayındır’ın dış mekân bitkileri, Bademli’nin ise meyve fidanı üretiminde önemli merkezler olduğunu vurgulayan Baş, üreticilerin ürünlerini doğrudan tüketiciyle buluşturmasının önemine dikkat çekti. Baş, “Belediyenin üreticilere böyle bir alan sunması çok kıymetli. Bu festivaller sayesinde vatandaşlar yerel üretimi tanıma fırsatı buluyor. Bu tür organizasyonların artmasını ve daha kapsamlı hale gelmesini istiyoruz” dedi.

Özgener: ''103 Yıl Önce Bu Millete Bir Gelecek Armağan Edenlere Sözümüz Var'' Haber

Özgener: ''103 Yıl Önce Bu Millete Bir Gelecek Armağan Edenlere Sözümüz Var''

İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, Cumhuriyetin bağımsızlık, özgürlük ve geleceği şekillendirme iradesinin en güçlü simgesi olduğunu vurguladı. Özgener, “Cumhuriyet’in ışığını söndürmeyecek, bize emanet edilen bu ülkeyi bizden sonraki nesillere daha güçlü, daha özgür, daha müreffeh bırakmak için var gücümüzle çalışacağız” dedi. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Cumhuriyetin 103. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin yalnızca özgürlüğün kazanılmasıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda kendi geleceğini belirleme iradesinin de tüm dünyaya gösterildiğini ifade etti. 103 yıl önce büyük zorluklar ve yokluklar içerisinde verilen mücadelenin Cumhuriyetle taçlandığını belirten Özgener, bu tarihi zaferin kazanıldığı şehrin İzmir olmasının önemine dikkat çekti. “İzmir, büyük mücadelenin zaferle taçlandığı şehir” Cumhuriyetin sağladığı özgürlüklerin ve fırsatların Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile silah arkadaşlarının bıraktığı mirasın eseri olduğunu vurgulayan Özgener, bugün insanların özgürce düşünebilmesinin, üretmesinin, girişimlerde bulunmasının ve geleceğe yönelik hayaller kurabilmesinin Cumhuriyetin kazanımları sayesinde mümkün olduğunu belirtti. Cumhuriyet mirasının yalnızca korunmasının yeterli olmadığını ifade eden Özgener, bu mirasın her alanda daha ileriye taşınması gerektiğini kaydetti. Cumhuriyetin geçmişten alınan en büyük güç ve geleceğe karşı üstlenilen en önemli sorumluluk olduğunu dile getiren Özgener, İzmir'i ve Türkiye'yi daha ileriye taşımak için çalışmaya ve üretmeye devam edeceklerini bildirdi. “Cumhuriyet’in ışığını söndürmeyeceğiz” Mesajında Cumhuriyetin gelecek nesillere daha güçlü bir ülke bırakma sorumluluğunu da hatırlatan Mahmut Özgener, başta Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, silah arkadaşlarını ve bağımsızlık uğruna hayatını kaybeden tüm kahramanları saygı, rahmet ve minnetle andı. Cumhuriyetin gelecek nesillere aktarılmasının önemini vurgulayan Özgener, mesajında şu ifadelere yer verdi: “103 yıl önce bu millete bir gelecek armağan edenlere sözümüz var: Cumhuriyet’in ışığını söndürmeyecek, bize emanet edilen bu ülkeyi bizden sonraki

İzmir’de Av Yasaklarına Sıkı Denetim Haber

İzmir’de Av Yasaklarına Sıkı Denetim

İzmir’de sürdürülebilir balıkçılığın sağlanması ve su ürünleri kaynaklarının korunması amacıyla gerçekleştirilen denetimlerde, avlanma boyu ve zaman yasaklarına aykırı su ürünleri tespit edildi. Denetimlerde ele geçirilen canlı ıstakoz ise yeniden denize bırakıldı. Buca Balık Hali ve Güzelbahçe Mezatta Denetim İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü kontrol ekipleri tarafından Buca Balık Hali ve Güzelbahçe Mezatta su ürünleri denetimleri gerçekleştirildi. Denetimlerde, su ürünleri avcılığına ilişkin boy ve zaman yasaklarına uygunluk kontrol edildi. Yapılan incelemeler sonucunda mevzuata aykırı olduğu belirlenen çeşitli su ürünlerine el konuldu. Boy ve Zaman Yasaklarına Aykırı Ürünler Tespit Edildi Kontroller kapsamında, avlanma boyu yasağına aykırı olduğu belirlenen 29 kilogram kalkan ve 25 kilogram dil balığı ele geçirildi. Avlanma zamanı yasağı kapsamında ise 11 kilogram ahtapot ve 1 adet ıstakoza el konuldu. Mevzuata aykırı faaliyetlerle ilgili sorumlular hakkında 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu kapsamında idari yaptırım uygulandı. Canlı Istakoz Yeniden Denize Bırakıldı Denetimlerde canlı olarak ele geçirilen ıstakoz, doğal yaşam alanına yeniden kazandırılması amacıyla denize iade edildi. İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, denizlerdeki su ürünleri kaynaklarının korunması, yasadışı avcılığın önlenmesi ve sürdürülebilir balıkçılığın desteklenmesi amacıyla denetimlerin kararlılıkla sürdürüldüğünü bildirdi. Sürdürülebilir Balıkçılık İçin Denetimler Sürüyor Su ürünleri avcılığında uygulanan boy ve zaman yasakları, balık ve diğer deniz canlılarının üreme dönemlerinin korunması ve stokların sürdürülebilirliğinin sağlanması açısından önem taşıyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen denetimler, hem su ürünleri kaynaklarının korunmasına hem de balıkçılık faaliyetlerinin mevzuata uygun şekilde yürütülmesine katkı sağlıyor.

Atoms4Food Girişimi Kapsamında Türkiye’nin Araştırma Kapasitesi İncelendi Haber

Atoms4Food Girişimi Kapsamında Türkiye’nin Araştırma Kapasitesi İncelendi

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) iş birliğinde yürütülen Atoms4Food Girişimi kapsamında Türkiye’de gerçekleştirilen değerlendirme misyon ziyareti tamamlandı. İzmir ve Ankara’da araştırma kurumlarının ziyaret edildiği programda, Türkiye’nin tarımsal araştırma kapasitesi ve uluslararası bilimsel iş birliği olanakları ele alındı. Atoms4Food Girişimi Kapsamında Türkiye’nin Araştırma Kapasitesi İncelendi Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) koordinasyonunda, 19-23 Ekim 2026 tarihleri arasında Atoms4Food Girişimi Türkiye Değerlendirme Misyon Ziyareti gerçekleştirildi. FAO/IAEA yetkilisi Meng Li başkanlığındaki heyet, program kapsamında İzmir ve Ankara’da çeşitli araştırma kurumlarını ziyaret etti. Ziyaretlerde Türkiye’nin mevcut araştırma altyapısı, bilimsel kapasitesi ve gelecekte geliştirilebilecek somut iş birliği alanları yerinde değerlendirildi. Araştırma Enstitüleri ve Ulusal Gıda Referans Laboratuvarı Ziyaret Edildi Değerlendirme misyonu kapsamında heyet, İzmir ve Ankara’da bulunan araştırma enstitülerinin yanı sıra Ulusal Gıda Referans Laboratuvar Müdürlüğü, Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu bünyesindeki Nükleer Enerji Araştırma Enstitüsü (TENMAK-NÜKEN) ve FAO Türkiye Ofisini ziyaret etti. Gerçekleştirilen teknik incelemelerde, mevcut araştırma kapasitesi ve uluslararası kuruluşlarla geliştirilebilecek bilimsel iş birlikleri üzerinde duruldu. Uluslararası Kuruluşların Katılımıyla Kapanış Toplantısı Yapıldı TAGEM Hayvan Sağlığı Gıda ve Yem Araştırmaları Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen program, TAGEM Genel Müdürü Dr. M. Altuğ Atalay başkanlığında düzenlenen kapanış toplantısıyla sona erdi. Toplantıya FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık ile CGIAR, ICARDA, CIMMYT ve TENMAK temsilcileri ve alanında uzman katılımcılar yer aldı. Toplantıyla birlikte, 19-23 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen değerlendirme misyonu tamamlandı. Atoms4Food Girişimi Nedir? FAO ve IAEA iş birliğiyle yürütülen Atoms4Food Girişimi, nükleer ve izotop tekniklerinin tarım ve gıda sistemlerinde kullanılmasını destekleyen uluslararası bir girişim olarak öne çıkıyor. Girişim; gıda güvenliği, bitkisel ve hayvansal üretim, toprak ve su yönetimi ile gıda güvenilirliği gibi alanlarda bilimsel yöntemlerden yararlanılmasını amaçlıyor. Türkiye’de gerçekleştirilen değerlendirme ziyareti de tarımsal araştırma altyapısının incelenmesi ve bu alanlarda uluslararası bilimsel iş birliği fırsatlarının değerlendirilmesi açısından önem taşıyor.

Kahraman: “İnşaat Sektörü Üretmek İstiyor, Bürokrasiye Takılıyor” Haber

Kahraman: “İnşaat Sektörü Üretmek İstiyor, Bürokrasiye Takılıyor”

İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Kahraman, kentte inşaat ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi süreçlerinin uzaması, esaslı olmayan tadilat işlemlerinin aylarca sonuçlandırılamaması ve hake diş onaylarında yaşanan gecikmelerin sektörü ciddi biçimde mağdur ettiğini belirterek yetkilileri çözüm üretmeye çağırdı. İzmir’de inşaat sektörünün karşı karşıya olduğu bürokratik sorunların artık sürdürülemez bir noktaya geldiğini ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Kahraman, bazı ilçelerde yapı ruhsatı süreçlerinin bir yılı aştığını, inşaatı tamamlanan yapıların yapı kullanma izin belgelerinin düzenlenmesinde de önemli gecikmeler yaşandığını söyledi. Kahraman, sorunun yalnızca ruhsat aşamasıyla sınırlı olmadığını vurgulayarak, basit ve esaslı olmayan tadilat işlemlerinin dahi aylarca sürdüğünü, yapılan imalatların hak edişlerinin zamanında onaylanmamasının ise müteahhitleri ciddi bir finansman yükü altında bıraktığını belirtti. İTİRAZIMIZ DENETİME DEĞİL İnşaat sektörünün üretmek, istihdam sağlamak ve ülke ekonomisine katkıda bulunmak istediğini ancak uzun ve öngörülemeyen bürokratik süreçlerle mücadele ettiğini belirten Kahraman, şöyle konuştu: “Bizim itirazımız mevzuata, denetime ya da kamu kurumlarının sorumluluklarına değildir. Elbette yapı güvenliği, şehircilik ilkeleri ve mevzuata uygunluk titizlikle denetlenmelidir. Ancak denetim yapmak ile işlemleri gereksiz yere uzatmak birbirinden farklıdır. Bugün İzmir’de yatırımcılarımız ruhsat almak için aylarca bekliyor, bazı ilçelerde bu süre bir yılı aşıyor. Esaslı olmayan tadilat işlemleri dahi aylarca sonuçlandırılamıyor. İnşaatını tamamlayan firmalar yapı kullanma izin belgesi beklerken, yaptığı imalatların hak edişlerinin onaylanmasını bekleyen müteahhitlerimiz de ciddi ekonomik sıkıntılar yaşıyor. Evrakların kurumlar arasında dolaştığı, işlemlerin neden sonuçlandırılmadığının net biçimde açıklanamadığı ve yatırımcının ne zaman sonuç alacağını öngöremediği bir sistemle karşı karşıyayız” YAPTIĞIMIZ İŞİN KARŞILIĞINI ALMAK İÇİN DE MÜCADELE EDİYORUZ Hakediş onaylarında yaşanan gecikmelerin inşaat firmalarının finansal yapısını doğrudan etkilediğini belirten Kahraman, şu değerlendirmede bulundu: “İnşaat sektöründe maliyetler her geçen gün artarken, firmalarımızın yaptığı imalatların hak edişlerini zamanında alamaması finansman yükünü daha da ağırlaştırıyor. İşini yapan, sahada üretimini gerçekleştiren ve yükümlülüklerini yerine getiren müteahhitlerimiz, hak edişlerinin onaylanması için uzun süre beklemek zorunda kalıyor. Bir tarafta yatırım yapmak için ruhsat bekleyen, diğer tarafta yaptığı imalatın karşılığını alabilmek için hakediş onayı bekleyen bir sektör var. Üstelik tamamlanan projelerde yapı kullanma izin belgesi süreçleri de uzayabiliyor. Bu gecikmeler firmalarımızın nakit akışını bozuyor, finansman maliyetlerini artırıyor, yeni yatırımları yavaşlatıyor ve istihdamı olumsuz etkiliyor. İşini zamanında yapan ve sorumluluklarını yerine getiren sektör temsilcilerinin, bürokratik gecikmeler nedeniyle mağdur edilmesi kabul edilemez.” DENETİM YAPILMALI, ANCAK SÜREÇLER SÜRÜNCEMEDE BIRAKILMAMALI Kamu kurumlarının denetim sorumluluğunun önemine dikkat çeken Kahraman, denetim süreçlerinin etkin ve zamanında yürütülmesi gerektiğini vurguladı: “Hiç kimse denetimsiz bir yapılaşma istemiyor. Biz de güvenli, mevzuata uygun ve nitelikli yapılar üretmek istiyoruz. Ancak denetim gerekçesiyle işlemlerin belirsiz sürelerle uzaması doğru değildir. Mevzuata uygun başvuruların zamanında sonuçlandırılması, eksikliklerin açıkça bildirilmesi ve gerekli onayların makul sürelerde verilmesi gerekir. Kamu kurumlarıyla sektör temsilcileri karşı karşıya gelmemeli. Tam tersine, kurumlarımızın tecrübesi ile sektörümüzün sahadaki bilgisi bir araya getirilerek sorunlara ortak çözümler üretilmelidir.” İZMİR İÇİN SOMUT ÇÖZÜM ADIMLARI ATILMALI İzmir’de inşaat sektörünün önünü açmak için bir dizi somut adım atılması gerektiğini belirten Kahraman, çözüm önerilerini şöyle sıraladı: - Ruhsat süreçleri hızlandırılmalı: Yapı ruhsatı başvuruları için mevzuata uygun, açık ve ölçülebilir işlem süreleri belirlenmeli. - Tadilat işlemleri sadeleştirilmeli: Esaslı olmayan tadilatlarda gereksiz bürokratik işlemler kaldırılmalı ve başvurular gecikmeden sonuçlandırılmalı. - Yapı kullanma izin belgeleri zamanında düzenlenmeli: İnşaatı tamamlanan ve gerekli şartları sağlayan yapıların izin süreçleri etkin biçimde yürütülmeli. - Hakediş onayları geciktirilmemeli: Gerçekleştirilen imalatların kontrolleri ve hakediş değerlendirmeleri belirli bir takvim çerçevesinde tamamlanmalı. - Dijital takip sistemi güçlendirilmeli: Başvuruların hangi aşamada olduğu görülebilmeli, gecikmelerin nedenleri şeffaf biçimde açıklanmalı. - Kurumlar arası koordinasyon artırılmalı: Belediyeler, ilgili kamu kurumları ve sektör temsilcileri arasında düzenli bir çözüm mekanizması oluşturulmalı. Kahraman, İzmir Ticaret Odası başta olmak üzere ilgili kurumların ve sektör temsilcilerinin bir araya gelerek ilçelerdeki sorunları somut veriler üzerinden değerlendirmesinin önemine dikkat çekti. BİZ AYRICALIK DEĞİL, İŞLEYEN BİR SİSTEM İSTİYORUZ Açıklamasının sonunda yetkililere çağrıda bulunan İsmail Kahraman, şu ifadeleri kullandı: “Biz ayrıcalık istemiyoruz. Mevzuata uygun çalışan, üretim yapan, istihdam sağlayan ve ülke ekonomisine katkıda bulunan sektörümüzün önündeki gereksiz engellerin kaldırılmasını istiyoruz. İzmir gibi Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden birinde ruhsat süreçlerinin bir yılı aşması, esaslı olmayan tadilatların aylarca sürmesi ve hakedişlerin onaylanmasında gecikmeler yaşanması hepimizin üzerinde düşünmesi gereken bir meseledir. İnşaat sektörü yalnızca müteahhitlerden ibaret değildir. Konut üretiminden kentsel dönüşüme, istihdamdan sanayiye, esnaftan finans sektörüne kadar geniş bir ekonomik alanı etkilemektedir. Bu nedenle yaşanan sorunların çözümü yalnızca sektörümüz için değil, İzmir’in ekonomik gelişimi ve vatandaşlarımızın refahı açısından da büyük önem taşımaktadır. İzmir’in kaybedecek zamanı yok. Bürokratik engeller azaltılmalı, işlemler hızlandırılmalı ve üretimin önündeki tıkanıklıklar giderilmelidir. Biz sorunları dile getirmekle yetinmiyor, çözümün de bir parçası olmak istiyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.