Hava Durumu

#İzmir Büyükşehir

Kırsal Haber - İzmir Büyükşehir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İzmir Büyükşehir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Balık Halinde İlk Ayda İşlem Hacmi 9 Bin Tonu Aştı Haber

Balık Halinde İlk Ayda İşlem Hacmi 9 Bin Tonu Aştı

İzmirliler, av sezonunun açıldığı eylül ayında balık tezgâhlarına yoğun ilgi gösterdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Su Ürünleri Hali’nde bir ayda 9 bin 67 ton balık işlem görürken, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8 artış yaşandı. Sezonun öne çıkan balığı ise palamut oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi Su Ürünleri Hali’nde yeni sezon bereketli başladı. Türkiye’nin lider su ürünleri hallerinden biri olan ve yılda 50 bin tonun üzerinde işlem hacmine ulaşan halde, 1 Eylül itibarıyla tezgâhlar doldu taştı. Dört aylık av yasağının sona ermesiyle birlikte İzmirliler, semt pazarlarından marketlere, balıkçılardan satış noktalarına kadar balığa yoğun ilgi gösterdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde haftanın 7 günü, 24 saat hizmet veren Su Ürünleri Hali’nde, eylül ayında 9 bin 67 ton balık işlem gördü. Geçen yılın aynı döneminde 8 bin 395 ton olan işlem hacmi, bu yıl yüzde 8 artış gösterdi. Sardalya, hamsi, palamut Su Ürünleri Hali’nde eylül ayında en çok işlem gören balıklar sıralamasında sardalya ve hamsi zirveye yerleşti. Uygun fiyatlarıyla vatandaşların sofralarında sıkça yer bulan sardalya, 2 bin 172 tonluk işlem hacmiyle ilk sırada yer alırken, hamsi 1781 tonla ikinci oldu. Listenin üçüncü sırasına ise geçen yıl öne çıkmayan palamut damga vurdu. 2025 yılında 100 tonun altında işlem gören palamut-torik, 2026’nın eylül ayında 1069 tonluk işlem hacmine ulaştı. Yüksek besin değeri ve lezzetiyle öne çıkan palamut, bu sezon uygun fiyatıyla da İzmirlilerin sofralarını süsledi. Sardalya, hamsi ve palamudun ardından en çok işlem gören balıklar sıralamasında 324 tonla çipura dördüncü, 231 tonla levrek beşinci sırada yer aldı. Çim çim karides 174 tonla altıncı, kolyoz 169 tonla yedinci, bakalyaro 167 tonla sekizinci, kupes 155 tonla dokuzuncu, barbun ise 152 tonluk işlem hacmiyle onuncu oldu Hizmet kalitesi korundukça işlem hacmi büyüyor 2026 yılının geride kalan 9 aylık döneminde 31 bin 697 tonla zirvedeki yerini koruyan İzmir Büyükşehir Belediyesi Su Ürünleri Hali, işlem hacmi, düzeni, denetimleri, imkânları ve çeşitliliğiyle Türkiye’ye örnek olmaya devam ediyor. Halde hizmet kalitesinin korunması için Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın kontrol ekipleri ve mühendisleri, Zabıta Dairesi Başkanlığı ekipleriyle koordineli biçimde denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Hal girişlerinde yapılan kontrollerle kayıp ve kaçaklara geçit verilmezken, satış alanlarında düzenin sağlanması ve hijyen koşullarının korunmasına yönelik çalışmalar titizlikle yürütülüyor.

Büyükşehir Sahipsiz Canlar İçin Kendi Mamasını Üretiyor Haber

Büyükşehir Sahipsiz Canlar İçin Kendi Mamasını Üretiyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, bakım evlerindeki sahipsiz hayvanların beslenme ihtiyacını kendi ürettiği mamalarla karşılıyor. PAKO Sahipsiz Hayvan Sosyal Yaşam Kampüsü’nde kurulan ruhsatlı tesiste üretim kapasitesinin yeni makinelerle günlük 1 tona çıkarılması hedefleniyor. Kalite kontrollerinden geçirilen mamalar, hayvanların ihtiyaçlarına göre hazırlanırken üretimin ilçe belediyelerine de destek verecek seviyeye ulaştırılması amaçlanıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bakım evlerinde bulunan sahipsiz hayvanların sağlıklı ve dengeli beslenmesi için kendi mamasını üretiyor. Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde 2024 yılında PAKO Sahipsiz Hayvan Sosyal Yaşam Kampüsü’nde kurulan ruhsatlı tesiste daha önce yılda yaklaşık 100 ton mama üretilirken, yeni makineler ve kapasite geliştirme çalışmalarıyla üretimin günlük 1 tona çıkarılması hedefleniyor. Üretim kapasitesinin kademeli olarak artırılmasıyla öncelikle İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bakım evlerindeki hayvanların mama ihtiyacının karşılanması, ardından ilçe belediyelerinin sahipsiz hayvanlara yönelik çalışmalarına da destek verilmesi planlanıyor. Mama üretiminin her aşaması kontrol altında İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı Hayvan Sağlığı Şube Müdürü Murat Aras, tesiste üretilen mamaların ham madde aşamasından son ürüne kadar kontrol edildiğini belirtti. Aras, “Hayvanlarımızın ihtiyacına uygun rasyonu belirleyip bunu mama haline getiriyoruz. Son ürünlerin laboratuvar değerlendirmelerini düzenli olarak yapıyoruz. Şu ana kadar verilerimiz oldukça iyi. Hayvanların mamayı tüketmesi ve sindirmesi konusunda olumlu sonuçlar alıyoruz” dedi. Hedef önce Büyükşehir’in tesislerine yetmek 2024 yılında faaliyete geçen tesiste üretim kapasitesini artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Aras, günlük 1 ton üretim hedefiyle ilgili şu bilgileri verdi: “Kapasitemizi kademeli olarak artırarak Büyükşehir Belediyesi olarak sahipsiz hayvanların gıda ihtiyacını kendimiz karşılamak istiyoruz. İlk aşamada PAKO, ardından Işıkkent tesisimizdeki hayvanlarımızın beslenmesini bu üretim hattından sağlamayı hedefliyoruz. Sonrasında diğer bakım evlerine ve ilçe belediyelerine de destek olmak istiyoruz.” Mamalar hayvanların ihtiyaçlarına göre hazırlanıyor Bakım evlerinde bulunan hayvanların beslenme ihtiyaçlarının bireysel olarak değerlendirildiğini belirten Aras, mikroçip kayıtları üzerinden hayvanların kilosu, ırkı ve büyüklüğü gibi özelliklerinin dikkate alındığını söyledi. Üretilen mamaların da bu ihtiyaçlara göre kullanıldığını ifade eden Aras, düzenli laboratuvar kontrolleriyle mamanın hayvanların sağlığı açısından uygunluğunun takip edildiğini belirtti. Aras, “Bizim amacımız sahipsiz hayvanlara refah içinde, uygun koşullarda bakmak. Bunun için her aşaması düşünülmüş şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Vatandaşlarımızın gönlü rahat olsun” dedi. “Onlara sevgi dolu bir yuva da gerekiyor” Bakım evlerinde hayvanların beslenme ve sağlık ihtiyaçlarının karşılandığını belirten Aras, sahipsiz hayvanların yaşam koşullarının iyileştirilmesinde sahiplendirmenin önemine de dikkat çekti. Yurttaşlara sahiplendirme çağrısı yapan Aras, “Bu hayvanların sahiplendirilmeye ihtiyacı var. Yurttaşlarımız gelip bizden hayvan sahiplenebilir. Onlara yalnızca mama değil, sevgi dolu bir yuva da gerekiyor” ifadelerini kullandı.

İzmir Gıda Sistemi Belgesi’ne Son Şekli Veriliyor Haber

İzmir Gıda Sistemi Belgesi’ne Son Şekli Veriliyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği İzmir Gıda Sistemi Çalıştayı tüm paydaşların katılımıyla başladı. Çalıştayın açılışında, üreticinin emeğini, doğayı ve her vatandaşın sağlıklı gıdaya erişim hakkını koruyan İzmir için çalıştıklarını ifade eden Başkan Tugay, en büyük sorumluluklarının ise çocuklar olduğunu söyledi. Çocuklar ve Gıda Güvenliği Misyon Projesi’ni başlattıklarını duyuran Başkan Tugay, “Çocuklar yeterli ve nitelikli gıdaya erişemezse eğitimde fırsat eşitliğinden söz etmek mümkün olmaz” dedi. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın göreve geldiği günden bu yana hayata geçirdiği gıda güvenliği hamleleri kapsamında hazırlanan İzmir Gıda Sistemi Belgesi’ne son şeklini verecek İzmir Gıda Sistemi Çalıştayı başladı. Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde düzenlenen çalıştayın açılışına İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım, Genel Sekreter Yardımcısı Hakan Uzun ve belediye bürokratları, kamu kurumu temsilcileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, kooperatifler ve sektör temsilcileri katıldı. Başkan Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde paydaşları buluşturan Gastronomi ve Gıda Konseyi’nin beş ayrı toplantısının çıktıları ışığında düzenlenen İzmir Gıda Sistemi Çalıştayı, Kent-Bölge Gıda Sistemi (City Region Food Systems – CRFS) yaklaşımı çerçevesinde yürütülen analizleri ve bunlara dayalı politika, eylem ve önerileri masaya yatıracak. “Gıda çölleri denebilecek ciddi adaletsizliklerin yaşandığı alanlar var” Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Başkan Dr. Cemil Tugay, Karşıyaka Belediye Başkanlığı döneminde hayata geçirdikleri Kentsel Gıda Stratejisi Belgesi çalışmalarını İzmir genelinde daha büyük ölçekte hayata geçirebilmek için iki buçuk yıldır çalışmaların titizlikle yürütüldüğünü ifade etti. İzmir’in Türkiye’nin tarımsal üretiminde en fazla paya sahip şehirlerinden biri olduğuna dikkat çeken Başkan Tugay, “Kooperatifleriyle, yenilikçi uygulamalarıyla, çevre duyarlılıklarıyla İzmir, Türkiye'ye ilham veren bir şehirdir. O nedenle bu kimliğin gereğini yerine getirmemiz gerekiyor. İzmir Gıda Sistemi Belgesi, öylesine hazırlanmış bir belge değil, gerçekten kapsayıcı ve katılım oranı yüksek bir çalışmadır. Gıda konusu, tarımsal üretim ve beslenmenin dışında boyutları olan bir konu. Ekolojik boyutu var, ekonomik boyutu var ve sosyal adaletle ilgili önemli boyutu var. Bu konuda bir planlama noksanlığı söz konusu. Gıda çölleri denebilecek kadar ciddi adaletsizliklerin yaşandığı alanlar var. O nedenle, İzmir'e mercekle bakıp; bölge bölge, alan alan bunları doğru değerlendirmek, sonra da neler yapabiliriz üzerine bir strateji belirlemek gerekiyor” şeklinde konuştu. “Üretmek kadar gıdanın hangi pazarlara nasıl ulaştığı da önemli” İzmir’in mekânsal planlama verileri hakkında bilgi veren Başkan Tugay, kent genelindeki yüksek üretime rağmen diğer şehirlerden yaş sebze ve meyve tedarik edildiğine dikkat çekerek, “İzmir'de 2024 yılında 479 bin ton patates üretilmiş, 58 bin tonu diğer illere gönderilmiş. Buna karşılık İzmir’e diğer illerden 41 bin ton patates gelmiş. Bu, plansızlık ve koordinasyonsuzluğu gösteriyor. Yani üretmek kadar gıdanın hangi kanallarla, hangi pazarlara nasıl ulaştığı da önemli. Üretici ile tüketici arasındaki zinciri güçlendirmek, aradaki kayıpları azaltmak ve yerel üretimin kent içinde daha fazla karşılık bulmasını sağlamak zorundayız” şeklinde konuştu. “İnsanların yoksullaştığı alanlarda gıdaya erişim zorlaşıyor” Üretimin yanı sıra gıdaya erişime dikkat çeken Başkan Tugay, “İnsanların yoksullaştığı alanlarda gıdaya erişim zorlaşıyor ve aynı zamanda gıdanın maliyeti artıyor; insanlar gıda için daha fazla para ödüyorlar. Üreticinin emeğinin karşılığını alabildiği ve her yurttaşımızın sağlıklı, yeterli ve uygun fiyatlı gıdaya ulaşabildiği bir sistemi kurmak lazım” dedi. “Çocukların beslenmesi Türkiye’nin gündeminde” En büyük sorumluluğun çocukların sağlıklı beslenmesi olduğunu dile getiren Başkan Tugay, “Çocuklarımızın beslenmesi Türkiye'nin gündeminde. Burada bir problem olduğunun herkes farkında. Gıda krizi ve yoksulluğa bağlı yetersiz beslenme en çok çocukların gelişimini etkiliyor. Bunun Türkiye'ye nasıl bir maliyet getireceğini düşünmek eminim zor değildir. Beslenme; öğrencilerin dikkatini, öğrenme sürecini, eğitim hayatını doğrudan ilgilendiren bir konu. Özellikle gelişme çağındaki, yani 0-14 yaş grubundaki çocuklar bu sorunun en hassas muhatapları durumundalar. Türkiye'de bu yaş grubunda 19,5 milyon çocuk var. 19,5 milyon çocuk, beslenme konusunda çok dikkat edilmesi gereken grup. Çocuklar yeterli ve nitelikli gıdaya erişemezse eğitimde fırsat eşitliğinden kimse söz edemez. Bu nedenle bizler, beslenmeyi, eğitim hakkının ve halk sağlığının ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Üstelik yetersiz beslenme, çocukların zehirli kimyasallara karşı da daha kırılgan hale gelmesine neden olabiliyor. Yetersiz beslenme durumunda bazı zararlı maddeler vücuda daha fazla zarar veriyor. Özetle gıda meselesi hem sağlık hem de eğitimle doğrudan ilgili bir meseledir” dedi. “Çocuklar ve Gıda Güvenliği Misyon Projesi'ni başlattık” İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak çocukların beslenmesini desteklemek için hayata geçirilen çalışmalar hakkında bilgi veren Başkan Tugay, “Biz yalnızca daha fazla gıda sağlamak ve insanlara gıda ulaştırmakla değil, gıdanın niteliğini, güvenliğini ve çocuk sağlığı üzerindeki etkilerini de gözetmekle yükümlüyüz. Bu nedenle Çocuklar ve Gıda Güvenliği Misyon Projesi'ni belediyemizde başlattık. Çocukların beslenmesi ve gıda güvenliği için de özel bir misyon grubu kurduk. Bu proje grubu, belediyemizdeki kreşlere, yurtlara, yemekhanelere, toplu beslenme yapılan diğer alanlara da yönelik çalışıyor. Burada arkadaşlarımız mutfaklarda kullanılan malzemelerden pişirme tekniklerine kadar bütün süreci ele alıyor. Çocukların gıda yoluyla zararlı kimyasallara maruz kalmaması için de çalışıyoruz. Burada bilim destekli uygulamalar yapıyoruz. Sağlık Dairesi Başkanlığımız aracılığıyla halka rehber kitaplar, kitapçıklar dağıtacağız. Çocuk sağlığını tehdit eden aşırı işlenmiş gıdalar konusunda bu sene yoğun eğitimler vereceğiz” şeklinde konuştu. “Her hemşehrimizin sağlıklı gıda hakkını koruyan İzmir için çalışacağız” Gıda güvenliğinin sadece tarımın, üretim sektörünün bir konusu olmadığının altını çizen Başkan Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği tanzim satış mağazaları İZMAR, Süt Kuzusu, Kent Lokantaları, Bokaşi Kompostu, Üretici Pazarları, Kent Bostanları gibi projelerin Kent-Bölge Gıda Sistemi anlayışının küçük parçaları olduğunu söyledi. Kırsal üretimi, kent yaşamını, halk sağlığını, sosyal adaleti, kültürel mirası ve ekolojik dengeyi aynı çerçevede buluşturacak bir yol haritası oluşturduklarını ifade eden Başkan Tugay, “Üreticimizin emeğini, doğamızın varlığını ve her hemşehrimizin sağlıklı gıda hakkını koruyan İzmir için çalışacağız” dedi. İzmir için üretimden tüketime, dağıtımdan atığa bütüncül bir çalışma Çalıştay hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Nehir Yüksel ise “Başkanımızın ortaya koyduğu hedefler doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz ve sona yaklaştığımız İzmir Kent-Bölge Gıda Sistemi Belgesi çalışmalarında öncelikle İzmir için üretimden tüketime, dağıtımdan atığa bütüncül bir çalışma gerçekleştirdik. İzmir'in kültürel, ekolojik ve sosyal boyutunu birlikte kurguladık. Bu süreçte yaklaşık 100 bin veri ile çalıştık. Coğrafi Bilgi Sistemleri temelli haritalar oluşturduk. Bunun yanı sıra çeşitli analizler ve saha doğrulamalarını gerçekleştirdik. Uluslararası deneyimlerden faydalanmak ve iş birliklerini artırmak amacıyla Şubat 2026'da Milano Gıda Paktı'na üyeliğimizi gerçekleştirdik. Yine Nisan 2026'da Gıda ve Gastronomi Konseyi toplantısını gerçekleştirdik. Konsey toplantısı sonrasında katılımcılarla yapılan 5 odak toplantı ile birlikte İzmir'in mevcut gıda sistemini, altyapısını ve potansiyelini değerlendirdik. Bu toplantılardan çıkan ortak çerçeve doğrultusunda bugün tarımsal üretimden başlayarak atık yönetimine kadar olan süreci ve kır-kent bağlantılarını bütüncül bir perspektiften ele alan İzmir Gıda Sistemi Çalıştayı'nda bir arada bulunmaktayız. Amacımız bu çalışmaları ortak hedefler, güçlü bir koordinasyon ve izlenebilir eylem planı çerçevesinde odaklaştırmaktır” diye konuştu.

İzmir Tarımının İklim Değişikliğine Karşı Direncini Artıracak Adım Haber

İzmir Tarımının İklim Değişikliğine Karşı Direncini Artıracak Adım

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kuraklıkla mücadele kapsamında tarımsal sulamada 30 milyon liralık ön ödemeli ultrasonik su sayacı yatırımını hayata geçiriyor. Daha az suyla daha verimli üretim imkânı sunan uygulamayla, 3 bin futbol sahası büyüklüğündeki tarımsal alanın vahşi sulamadan kurtarılması ve yüzde 35 oranında su tasarrufu sağlanması hedefleniyor. Geleneksel yöntemlerin yerine, çiftçinin yalnızca kullandığı kadar suyun bedelini ödediği sistemle maliyetler düşürülerek daha adil bir üretim modeli oluşturulacak. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın göreve geldiği günden bu yana sürdürdüğü kuraklıkla mücadele çalışmaları kırsalda da devam ediyor. Tarımsal sulamada su tasarrufunu ve verimliliği artırmak amacıyla 30 milyon liralık ön ödemeli ultrasonik su sayacı yatırımı hayata geçiriliyor. Tarımsal sulamada dekar bazlı ücretlendirmeden hacim bazlı ücretlendirmeye geçilmesini sağlayacak sistemle hem çiftçinin kullandığı su kadar ödeme yapması hem de vahşi sulamanın önüne geçilmesi hedefleniyor. İzmir’in 9 ilçesindeki 11 sulama tesisinde toplam 947 ön ödemeli ultrasonik su sayacının kurulumuna başlandı. Projenin tamamlanmasıyla yaklaşık 3 bin futbol sahası büyüklüğündeki 21 bin 746 dekar tarım arazisinde üretim yapan 2 bin 63 çiftçi ailesi, daha kontrollü, ölçülebilir ve verimli bir sulama sisteminden yararlanacak. Akıllı sayaç sistemiyle tarımsal sulamada en az yüzde 30-35 oranında su tasarrufu sağlanması hedefleniyor. “İzmir tarımının iklim değişikliğine karşı direncini artıracak adım” Proje hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, “Ön ödemeli ultrasonik sayaç uygulamasını sadece teknolojik bir yatırım olarak görmüyoruz. Suyun her metreküpünü takip edip tüketimi ölçebildiğimiz, çiftçimizin yalnızca kullandığı suyun bedelini ödediği adil bir sistem oluşturuyoruz. Dekar ve süre yönetiminin uygulandığı klasik sistemden, gerçek tüketim üzerinden ücretlendirmenin yapıldığı adil bir sisteme geçiyoruz. Damla sulama ve diğer basınçlı sulama sistemleriyle birlikte kullandığımız bu uygulamanın, hem üreticilerimizin maliyetlerine hem de su kaynaklarının korunmasına büyük katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Amacımız, sadece yüzde 35 oranında tasarruf sağlamak değil. Projenin su kaynaklarının korunmasına da ciddi katkı sunacağına inanıyoruz. Dokuz ilçedeki 11 sulama tesisinde, 21 bin 746 dekar alanda üretim yapan 2 bin 63 aileyi kapsayan bu çalışma, İzmir tarımının iklim değişikliğine karşı direncini artıracak önemli bir adım” dedi. Daha az su, daha yüksek verim İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak daha az su ile daha verimli tarımsal üretimi yaygınlaştırmak için çalışmalarını yürüttüklerini ifade eden Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, “Daha az suyla, daha yüksek verimde üretim yaparak, İzmir tarımının devamlılığını sağlıyoruz. İzmir tarımının geleceği ile su kaynaklarının geleceği ayrı düşünülemez. Bu yatırımı İzmir tarımının geleceğine ve su güvenliğine yapılmış önemli bir yatırım olarak görüyoruz” diye konuştu. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak suyu ölçerek ve bilimsel yöntemlerle dağıttıklarını belirten Üngür, “İklim değişikliği ve tarımsal su yönetimini artık klasik yöntemlerle sürdürmek mümkün değil. Bugün dünyada su yönetiminde temel yaklaşım; suyu kaynağından itibaren ölçmek, izlemek ve doğru zamanda, bitkinin ihtiyacı kadar kullanmak. Türkiye’de kullanılan suyun çok büyük bölümünün tarımsal üretimde tüketildiğini düşündüğümüzde, en çok korumamız gereken alanın tarımsal sulama olduğu gayet açık. Biz de İzmir’de bu dönüşümü teknoloji, modern sulama sistemleri ve üreticilerin katılımını birlikte ele alarak gerçekleştiriyoruz” diye konuştu. “Damlama sistemini yap, suyu al” Akıllı sayaç uygulamasının kullanılabilmesi için damla sulama yöntemini zorunlu tuttuklarını belirten Selçuk Sulama Kooperatifi Başkanı Mehmet Bayraktar, “Damla sulama hem suyun tasarruflu kullanılmasını sağlıyor hem de mahsulün daha çabuk gelişmesini sağlıyor. Öbür türlü mahsulü boğuyoruz. Nar ya da narenciyeye bol su verdiğimizde kurur. Suyun buraya gelip damlamayla verilmesi çok önemli. Biz de çiftçimizi ona göre yönlendiriyoruz. ‘Damlama sistemini yap, suyu al’ diyoruz. Sayaç sisteminin kooperatiflere de katkısı çok önemli. Sayaç sistemi olduğu zaman önce parayı ödüyorlar, kontörünü yüklüyoruz; sonra kullanmaya başlıyorlar. Diğer tesisleri de sayaç sistemine çevirirsek, o zaman değmeyin kooperatifin verdiği hizmete” dedi. “Vahşi sulama yöntemiyle sulama yapıyorduk” Selçuklu üretici Ali Akyüz, “Bizim için su hayattır. Bu proje ekonomik anlamda bizim için çok iyi oldu. Daha önce vahşi sulama yöntemiyle sulama yapıyorduk. Bu da ister istemez su tüketiminin fazla olmasına neden oluyordu. Bu vesileyle damla sulama yöntemine geçtik. Ülke ekonomisine katkı sağladığımızı düşünüyoruz. Aynı zamanda daha verimli bir sulama yapıyoruz. Sadece sulamak istediğimiz bölgeyi suluyoruz. Su tasarrufu ve yeraltı kaynaklarının doğru kullanılması açısından biz de bu tasarruf anlayışına uyuyoruz” dedi. “Herkes kullandığı suyu ödeyecek” Uygulamanın çiftçiye adil bir sulama imkânı sunduğunu belirten Recep Arslan, “Su kaynakları açısından kaçak kullanımını önlemek adına bizim için çok iyi olacak. Çiftçiye de çok faydası var. Daha önce dönüm hesabıyla herkes aynı parayı ödüyordu. Şimdi herkes kullandığı su kadar ödeme yapacak. Vahşi sulama olmayacak, her taraf damla sulama olacak. Kaynakların korunması için vahşi sulamayı kaldırmamız lazım. Biz şu anda tamamen damla sulamaya geçtik. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve emeği geçen herkese bu yatırım için çok teşekkür ediyoruz” dedi. “Sulamamızı rahat rahat yapabiliyoruz” Ahmet Taşpınar ise “Araziye tatlı su gelmesiyle toprak yeni bir canlılık kazandı. Bu bölgede yetişen narlar çok güzel oluyor. Bizler, çocuklarımıza yatırım yapıyoruz. Suyun gelmesinden çok memnunuz. Tonunu 10 liradan alıyoruz. Sayaç sistemi var. Sistem, yüklediğimiz ücreti kullanıma göre düşüyor. Biz ne kadar kullandıysak o kadar ödeme yapıyoruz. Kooperatifimize giderek istediğimiz miktarda yükleme yapıyoruz. Damla sulama sistemimizi kurduk. Sulamamızı rahat rahat yapabiliyoruz. Bize bu suyu kazandıran herkese çok teşekkür ederiz” diye konuştu. “Su miktarı anlık ve hassas şekilde ölçülebilecek” İzmir Büyükşehir Belediyesi, suyun kaynağından tarım arazisine kadar kontrollü ve verimli şekilde ulaştırılması, tüketimin hassas biçimde ölçülmesi ve gereğinden fazla su kullanımının önüne geçilmesi amacıyla ön ödemeli ultrasonik su sayaçlarını devreye aldı. Ön ödemeli sayaç sistemiyle üreticilerin kullandığı su miktarı anlık ve hassas şekilde ölçülebilecek. Böylece suyun kontrolsüz ve ihtiyaçtan fazla kullanılmasının önüne geçilirken, tüketilen su miktarı üzerinden daha adil ve ölçülebilir bir sulama yönetimi sağlanacak. 9 ilçede 11 tesise kurulacak 947 akıllı sayaç, İzmir’in 9 ilçesinde bulunan 11 sulama tesisinde kurulacak. Aliağa Hacıömerli Sulama Göleti Sulama Tesisi, Bayındır Arıkbaşı Sulama Göleti Sulama Tesisi, Bergama Kozluca Sulama Tesisi, Dikili Deliktaş Sulama Göleti Sulama Tesisi, Karaburun Parlak Sulama Tesisi, Kemalpaşa Vişneli Sulama Tesisi, Kemalpaşa Yukarıkızılca Sulama Tesisi, Menderes Çatalca Sulama Göleti Sulama Tesisi, Menderes Yeniköy Sulama Göleti Sulama Tesisi, Seferihisar Payamlı Sulama Göleti Sulama Tesisi, Selçuk Merkez YAS (Yeraltı Suyu) Sulama Tesisi’nde kurulacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, böylelikle İzmir genelinde akıllı sulama sayacı sayısını 1870’e ulaştıracak

İzmir’in İklim Deneyimi Avrupa’ya Taşınacak Haber

İzmir’in İklim Deneyimi Avrupa’ya Taşınacak

İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim değişikliğinin kentler üzerindeki etkilerine karşı daha güçlü politikalar geliştirmek, iklim politikalarını yerel düzeyde daha etkin uygulamak, Avrupa kentleri arasında bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmek amacıyla “İklim Gündeminin Büyükşehirlerde Uygulanması (CLI-MET)” projesinde yer aldı. Palermo Üniversitesi’nin yürütücülüğünde, Erasmus+ Programı KA220-HED (Yükseköğretimde İşbirliği Ortaklıkları) kapsamında desteklenen projenin ilk paydaş buluşmasına, 28-30 Eylül’de İzmir ev sahipliği yapacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Avrupa’daki üniversite ve metropol yönetimleriyle birlikte iklim değişikliğiyle mücadelede yeni politika ve uygulamaları geliştirmek için “İklim Gündeminin Büyükşehirlerde Uygulanması (CLI-MET)” projesinde yer aldı. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Müdürlüğü’nce yürütülen proje kapsamında ilk paydaş çalıştayı İzmir’de düzenlenecek. Çalıştayda, farklı kentlerin deneyimleri paylaşılacak ve iklim politikalarına yönelik eğitim programları gerçekleştirilecek. Kentlerin iklim riskleri değerlendirilecek Palermo Üniversitesi’nin yürütücülüğünde, Erasmus+ Programı KA220-HED (Yükseköğretimde İşbirliği Ortaklıkları) kapsamında desteklenen proje ile büyükşehirlerin iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum politikalarındaki rolünün güçlendirilmesi hedefleniyor. Proje kapsamında kentlerin karşı karşıya olduğu iklim riskleri değerlendirilecek, farklı şehirlerin deneyimleri paylaşılacak ve yerel yönetimlerin iklim politikalarını daha etkin uygulayabilmesine yönelik yöntemler geliştirilecek. Projede İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yanı sıra Palermo Üniversitesi, Dortmund Teknik Üniversitesi, Madrid Teknik Üniversitesi, Milano Belediyesi ve Avrupa Metropoliten Bölgeler ve Alanlar Ağı (METREX) ortak olarak yer alıyor. İlk buluşma İzmir’de Projenin ilk paydaş çalıştayına İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliği yapacak. 28-30 Eylül 2026 tarihlerinde Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenecek üç günlük programda akademisyenler, uzmanlar, kamu temsilcileri ve yerel paydaşlar bir araya gelecek. Çalıştayın ilk gününde iklim politikalarına ilişkin seminer ve paneller düzenlenecek. İkinci gün ise dört tematik çalışma grubunda kentlerin iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum kapasitesini geliştirmeye yönelik çalışmalar yürütülecek. İzmir’deki uygulamalar yerinde incelenecek Çalışma gruplarında iklim riskleri ve mekânsal planlama, su-enerji-mobilite uyumu, sosyal kırılganlık ve toplum dayanıklılığı ile yönetişim ve kurumsal koordinasyon başlıkları ele alınacak. Programın üçüncü gününde ise İzmir’deki uygulamaların yerinde incelenmesine yönelik saha ziyareti gerçekleştirilecek. Saha ziyaretlerinde Kadifekale Mahalle Bostanı'nda İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin gerçekleştirdiği kent bostanı faaliyetleri ve tohum serası gözlemlenecek. Ardından Kadifekale'den başlayıp Agora, Havra Sokağı ve Kemeraltı ile tur tamamlanacak. METREX ağı üzerinden Helsinki Metropoliten Bölgesi ve Lviv Metropoliten Aglomerasyonu deneyimleri de paylaşılacak. Üç Avrupa kentinde eğitim CLI-MET projesi kapsamında Palermo, Dortmund ve Madrid’de uluslararası eğitim programları düzenlenecek. İlk eğitim 11-17 Kasım 2026 tarihlerinde Palermo’da gerçekleştirilecek. 2027’de Dortmund’da, 2028’de ise Madrid’de yapılacak eğitimlerde sürdürülebilir kentler, Avrupa Birliği iklim politikaları, döngüsel ekonomi, kentsel dönüşüm, sosyal politikalar ve iklim değişikliğine uyum konuları ele alınacak. İklim Politikaları için El Kitabı Proje kapsamında büyükşehir ölçeğinde iklim politikalarının uygulanmasına ilişkin en az 10 örnek analizi hazırlanacak. Kentlerin iklim değişikliğiyle mücadelede geliştirdiği başarılı uygulamalar incelenerek diğer şehirlerin de yararlanabileceği bir bilgi birikimi oluşturulacak. Hazırlanan çalışmalar Dijital Akademi üzerinden erişime açılacak. Platformun en az 250 kayıtlı kullanıcıya ulaşması hedefleniyor. Projenin ilerleyen aşamalarında ise elde edilen bilgi ve deneyimler açık erişimli İklim Politikaları El Kitabında bir araya getirilecek.

Büyükşehir’in Su Yatırımı Çorak Toprakları Bereketlendirdi Haber

Büyükşehir’in Su Yatırımı Çorak Toprakları Bereketlendirdi

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hizmete aldığı Selçuk Merkez Yüzey Altı Sulama Damla Sulama Tesisi, daha önce susuzluk nedeniyle atıl kalan 2 bin dönüm araziyi yeniden üretime açtı. Yaklaşık 280 futbol sahası büyüklüğündeki alanda ayva, nar, şeftali, narenciye ve sebze üretimi yaygınlaşırken, damla sulama ve ön ödemeli sayaç sistemiyle suyun daha verimli kullanılması sağlandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sürdürülebilir tarımı desteklemek ve su kaynaklarını verimli kullanmak amacıyla hayata geçirdiği proje, Selçuk’ta tarımsal üretimin yapısını değiştirdi. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından 15,5 milyon liralık yatırımla kurulan tesis sayesinde, geçmişte tuzluluk oranı yüksek yeraltı suyunu kullanmak zorunda kalan üreticiler daha kaliteli suya erişti. Selçuk Merkez Sulama Kooperatifi ile ortak yürütülen çalışma kapsamında üreticiler, damla sulama sistemlerini kurarak ön ödemeli sayaçlar üzerinden tesisten yararlanmaya başladı. Sulama imkânının genişlemesiyle bölgede özellikle nar, ayva ve narenciye üretimi artarken, ürün kalitesinde de belirgin iyileşme görüldü. Yeni bahçeler kuruldu Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Sulama ve Tarımsal Üst Yapılar Şube Müdürlüğü’nde görevli ziraat mühendisi Buket Kuyumcu Yücel, tesisin bölgedeki üretim alanlarını genişlettiğini belirterek, “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bu tesisi 2024 yılında tamamladık. Tesis devreye girmeden önce bölgede suyun ulaşmadığı tarım alanları bulunuyordu. Şimdi bu alanlar sulanabiliyor ve yeni dikim sahaları oluştu. Özellikle nar üretimi yapan çiftçilerimizin sayısı arttı” dedi. Üreticilerin geçmişte sulama ihtiyaçlarını kendi açtıkları sondaj kuyularından karşıladığını belirten Yücel, bu kuyulardaki yüksek tuzluluk oranının tarımsal üretimi olumsuz etkilediğini söyledi. Yücel, tesisle birlikte üreticilerin daha kaliteli su kullanmaya başladığını ve kendi kuyularına duydukları ihtiyacın önemli ölçüde azaldığını belirterek, “Topraktaki tuzluluk oranında da düşüş gözlemledik. Bu sonuçlar bizi son derece mutlu ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak çiftçilerimizin suya daha kolay ve verimli ulaşabilmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” diye konuştu. “2 bin dönüm atıl arazi üretime açıldı” Selçuk Sulama Kooperatifi Başkanı Mehmet Bayraktar da sulama tesisinin bölgedeki üretimi canlandırdığını söyledi. Daha önce mera olarak kullanılan alanlarınyeniden değerlendirildiğini belirten Bayraktar, “O arazilere suyun gitmesi, ayva, nar ve narenciye gibi ürünlerin yetişmesine vesile oldu. Başkanımız Cemil Tugay bu konuda hassas davrandı. Daha önce suyun ulaşmadığı yaklaşık 2 bin dönümlük atıl arazi bugün tarıma ve ekonomiye kazandırıldı” dedi. Artezyen sularındaki yüksek tuzluluğun üretim açısından önemli bir sorun olduğunu ifade eden Bayraktar, “Verimli topraklara sahip olmamıza rağmen bu alanlarda üretim yapmak oldukça zordu. Tesis sayesinde kaliteli suya kavuştuk ve bu sorunu büyük ölçüde aştık. Üretimin artması, tarımın güçlenmesi ve ekonomiye katkı sağlaması hepimiz için büyük bir mutluluk” diye konuştu. “Meyve kalitesinde farkı görüyoruz” Kadın üretici Emel Karahan Erten, yeni su kaynağının bahçesindeki ağaçların gelişimine olumlu yansıdığını belirtti. Önceki yıllarda yüksek tuzluluk nedeniyle ağaçların gelişimi ve meyve veriminde sorun yaşadıklarını anlatan Erten, “Bu sene yeni gelen su hattına dâhil oldum. İlk gözlemlediğim, ağaçların sürgünlerindeki değişim oldu. Meyve kalitesinde geçen seneye kıyasla gözle görülür bir farklılık hissediyoruz. Üretmek çok güzel bir duygu. Çok mutluyum” dedi. “Önce su güzel olacak” Yarım asrı aşkın süredir Selçuk’ta tarımla uğraşan İlyas Gökçe ise sulama suyunun ürün kalitesi üzerindeki etkisine dikkat çekti. Tesisin ardından ağaçların görünümünde ve meyvelerin kalitesinde belirgin değişiklik olduğunu söyleyen Gökçe, “Toprak sağlam da olsa su kötü olduktan sonra tarlayı bozuyor. Tatlı su toprağı değiştiriyor. Meyvelerin kalitesi çok değişti, ağaçların rengi yemyeşil oldu. İlaççılar şunu at, bunu at diyor ama suyu sormuyor. Önce su güzel olacak ki bahçe güzel olsun. Ne kadar ilaç atarsan at, suyun güzel olacak” diye konuştu. “Su gelince dikime başladık” Daha önce mera olarak kullanılan arazide iki yıl önce bahçe kuran Ebru Taşpınar, suyun gelmesiyle üretime başladıklarını söyledi. Taşpınar, “Su geldikten sonra hem üretimi artırmak hem de gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakmak amacıyla dikimlerimizi gerçekleştirdik. Daha iki senelik bir bahçemiz var. Normalde çorak topraktı. Üretime ve çiftçiye destek verilmesi bizi çok mutlu etti” dedi. Üretici Mehmet Taş da sulama imkânıyla boş arazilerin değerlendirildiğini belirterek, “Arazilerimiz daha verimli hale geldi. Boş arazilerimize tatlı su ulaştı. Artık daha sağlıklı meyve yetiştirebiliyoruz. Meyve bahçeleri oluşturduk, sebze ve meyve ekebiliyoruz. Vatandaşa çok büyük hizmet oldu” ifadelerini kullandı. Her damla su kontrollü kullanılıyor Proje kapsamında toplam 5 bin 757 metre uzunluğunda, farklı çaplarda boru hattı döşendi. S.S. Selçuk Merkez Sulama Kooperatifi’ne ait sondaj kuyusundan saniyede 60 litre debiyle alınan suyun tarım alanlarına ulaştırılması için damla sulama tesisi kuruldu. Üreticilerin sistemden etkin yararlanabilmesi amacıyla 33 hidrant tesis edildi ve bu noktalara ön ödemeli sayaçlar yerleştirildi. Böylece su tüketiminin kontrol altına alınması, gereksiz kullanım ve israfın önlenmesi hedeflendi. Basınçlı damla sulama sistemiyle geleneksel yöntemlere göre yaklaşık yüzde 50 su tasarrufu sağlanırken, buharlaşma ve sızıntı kaynaklı kayıplar da önemli ölçüde azaltıldı. Aynı miktarda suyla daha geniş alanların sulanmasına ve üretimde verimliliğin artırılmasına imkân sağlandı.

Efes Tarlası Yaşam Köyü'nde Çocuklar Toprakla Buluştu Haber

Efes Tarlası Yaşam Köyü'nde Çocuklar Toprakla Buluştu

Efes Selçuk Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle hayata geçirilen "Çocuk ve Genç Tarım Eğitimleri" kapsamında düzenlenen Yaz Okulu Programı başarıyla sona erdi. Efes Tarlası Yaşam Köyü Toprak Okulu'nda gerçekleştirilen eğitimlerle çocuklar, yaz tatilinde toprağın ve üretimin kadim bilgisiyle tanıştı. ​Yaz Okulu'nda Hangi Eğitimler Verildi? ​24 Haziran - 16 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen programda, geleceğin üretici nesillerine tarımın önemi dört ana başlık altında aktarıldı: ​Tohum ve Toprak: Toprağın oluşumu, tohumun büyüme süreçleri anlatıldı; çocuklar plantasyon alanına biber dikti.​Bitki Yetiştirme: Bitki gelişimi ve hastalıklarına karşı doğal çözümler öğretildi, soğuk kompost atölyesi gerçekleştirildi.​Arılar ve Doğa Haritası: Ekosistemin sürdürülebilirliğinde kilit rol oynayan arıların önemi çocuklara aktarıldı.​Gıda Güvenliği: Tüketilen gıdaların topraktan sofraya yolculuğu, sağlıklı seçimler ve etiket okuma bilinci kazandırıldı.​Çocuklara Bokaşi Kompost Seti Hediye Edildi ​Programın son haftasında, evlerdeki organik atıkların geri dönüşümünü sağlamak amacıyla bokaşi kompost sistemi eğitimi verildi. Çocuklar, atık yönetimi ve çevre bilinci konusunda uygulamalı bilgi edinirken, program sonunda tüm katılımcı çocuklara bokaşi kompost seti hediye edildi. ​Başkan Filiz Ceritoğlu Sengel: "Çocuklarımızın Elleri Toprağa Dokunsun İstedik" ​Efes Tarlası Yaşam Köyü’nün temel amacının çocukları toprakla buluşturmak olduğuna dikkat çeken Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, şu değerlendirmelerde bulundu: ​"Biz Efes Tarlası Yaşam Köyü'nü kurarken doğru tarım teknikleriyle üretimi destekleyen, iyi ve temiz gıdanın her tüketicinin hakkı olduğunu bilen ve geleceğimiz olan çocuklarımızın toprakla buluşmasını amaçlayan bir anlayışla yola çıktık. Çocuklarımızın büyürken ellerinin toprağa dokunmasını, yedikleri bir meyvenin topraktan sofraya uzanan yolculuğunu öğrenmelerini istedik." ​Başkan Sengel; desteklerinden dolayı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'a, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı çalışanlarına, ailelere ve öğretmenlere teşekkürlerini iletti.

Şen Şeftali Şenliği 28 Haziran'da Haber

Şen Şeftali Şenliği 28 Haziran'da

Tarım kenti Efes Selçuk’un bereketli topraklarında 28 Haziran 2026 Pazar günü Belevi Şen Şeftali Şenliği düzenlenecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı ve Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın destekleriyle gerçekleştirilecek şenlik; üreticilerin yaşadığı ekonomik zorluklara dikkat çekmek, üretime devam eden çiftçilerle dayanışmayı güçlendirmek, üretici ve tüketiciyi bir araya getirmek amacıyla düzenleniyor. Belevi’nin bereketli topraklarından sofralara ulaşan şeftalinin yolculuğuna katkı sunmayı hedefleyen şenlik, 28 Haziran Pazar günü saat 16.30’da gerçekleştirilecek şeftali hasadı ile başlayacak. Ardından Şenlik Korteji düzenlenecek, protokol üyeleri üretici stantlarını ziyaret edecek. Ziyaretlerin ardından Efes Selçuk Belediyesi Halk Oyunları Ekibi Zeybek Gösterisi ile Şenliği renklendirecek. ŞENLİK KEŞKEĞİ ÇOCUKLARA UMUT OLACAK Bu yıl şenlik keşkeği, Efes Selçuk’taki DMD hastası çocuklara destek olmak amacıyla satışa sunulacak. Keşkek dövme etkinliğinin ardından açılış konuşmaları gerçekleştirilecek. Şenlik alanında Efes Selçuk ve Belevi’de ikamet eden üreticilerin el sanatları ve yerel lezzetler stantları yer alacak. EN GÜZEL ŞEFTALİ ÖDÜLLENDİRİLECEK Gün boyunca Belevi Şen Çocuk Atölyesi’nin “Tiridine Bandım” Gösterisi, En Güzel Şeftali Yarışması, Şef Ramazan Adsız ile Şeftalili Zerde Tatlısı Yapımı Atölyesi, Efes Selçuk Belediyesi Halk Oyunları Ekibi Bursa Yöresi gösterisi gibi etkinlikler düzenlenecek. Şenlik kapsamında çocuklar için renkli atölyeler de düzenlenecek. Türkiye’nin yanı sıra dünya çapında da önemli bir tarımsal değer alan şeftali üreticileri, En Güzel Şeftali Yarışmasında ürünlerini yarıştıracak. Belevi Şen Şeftali Şenliği, İzmir Büyükşehir Belediyesi Türk Müziği Orkestrası Konseri ile sona erecek. “GELİN HEP BERABER ŞEN ŞEFTALİ ŞENLİĞİ’NDE ŞENLENELİM” Belevi Şen Şeftali Şenliği’nin bu yıl İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenleneceğini belirten Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, tüm yurttaşları şenliğe davet etti. Başkan Sengel, “28 Haziran Pazar günü Belevi Şen Şeftali Şenliğimizi gerçekleştiriyoruz. İki yıldır ekonomik sebepler nedeniyle yapamadığımız şenliğimizi, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cemil Tugay ve ilgili kurumlarımızın desteğiyle yeniden gerçekleştirecek olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu mutluluğu sizlerle paylaşmak istiyoruz. Yerel ekonominin güçlenmesi, üreticilerimizin desteklenmesi ve bölgemizde emek veren herkesin katma değerinin artması açısından çok önemli bir buluşma olacak. Stant başvurularımız da başladı. Tüm hemşehrilerimizi 28 Haziran’da Belevi Şen Şeftali Şenliğimize bekliyoruz. Gelin hep beraber şenlenelim” dedi. 28 Haziran’da düzenlenecek Belevi Şen Şeftali Şenliği ile ilgili ayrıntılı bilgiler Efes Selçuk Belediyesi sosyal medya hesaplarında yer alıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.