Hava Durumu

#İzmir Büyükşehir Belediyesi

Kırsal Haber - İzmir Büyükşehir Belediyesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İzmir Büyükşehir Belediyesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ödemişli Üreticinin Mahsulü Tarlada Kalmadı Haber

Ödemişli Üreticinin Mahsulü Tarlada Kalmadı

İzmir Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla hem tarladaki üreticiyi hem de mutfağındaki vatandaşı sevindiren dev bir dayanışma operasyonuna imza attı. 2025 yılı yazında meydana gelen yangınlardan etkilenen Ödemişli üreticilerin mahsulünü tarlada bırakmayan Büyükşehir, satın aldığı 300 ton patatesi ihtiyaç sahibi ailelere dağıtmaya başladı. ​Üreticinin Mahsulü Tarlada Kalmadı ​Geçtiğimiz yıl yaşanan yangın felaketlerinin ardından ekonomik zorluklarla mücadele eden Ödemişli çiftçilere müjdeli haber İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden geldi. Üreticinin elindeki ürünün değer görmesi ve zayi olmaması amacıyla harekete geçen belediye ekipleri, 300 ton patates alımı gerçekleştirerek yerel ekonomiye doğrudan can suyu oldu. ​60 Bin Dar Gelirli Haneye Mutfak Desteği ​Satın alınan tonlarca patates, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Sosyal Yardım Takip Sistemi’ne (SYTS) kayıtlı olan dar gelirli vatandaşlara ulaştırılıyor. Şehrin dört bir yanına yayılan dağıtım ağı sayesinde tam 60 bin hane, bu destekten faydalanarak sofralarına katkı sağlıyor. ​"Amacımız Hem Üreticiyi Hem Vatandaşı Korumak" ​Projenin detayları hakkında bilgi veren Sosyal Hizmetler ve Yardımlar Şube Müdürü Sultan Tut, belediyenin her zaman vatandaşın yanında olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: ​"Başkanımızın talimatlarıyla Ödemişli üreticimizden aldığımız 300 ton patatesi 60 bin ailemize ulaştırıyoruz. Buradaki temel vizyonumuz; üreticinin emeğinin karşılığını almasını sağlamak ve takip sistemimizdeki vatandaşlarımızın gıda ihtiyacına destek olmaktır. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak zor günleri dayanışma ile aşmaya devam ediyoruz." ​Sosyal Belediyecilikte "İzmir Modeli" ​İzmir Büyükşehir Belediyesi, SYTS üzerinden yürüttüğü bu sistemle yardımların en doğru noktaya, en hızlı şekilde ulaşmasını sağlıyor. Yangın sonrası yaraları sarma çalışmaları kapsamında başlatılan bu gıda desteği, belediyenin kırsal kalkınma ile sosyal yardımı birleştiren projelerine bir yenisini daha eklemiş oldu.

Deniz Kabuklarıyla Körfez’e Yeni Hayat Haber

Deniz Kabuklarıyla Körfez’e Yeni Hayat

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Körfez’deki canlı yaşamı yeniden canlandırmak için dikkat çeken bir projeyi hayata geçiriyor. Aylık 10 ton atık midye kabuğu, yapay resiflere dönüştürülerek İzmir Körfezi’nde yeni yaşam alanları oluşturacak. Körfez’de yeni bir yaşam döngüsü İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZDENİZ, İzmir merkezli ekolojik teknoloji girişimi NE-SEA ile birlikte TÜBİTAK destekli “Mavi Ekonomi İş Birliği: Atık Kabuklar Yapay Resiflerle Deniz Yaşamına Dönüşüyor” projesini başlatıyor. Proje kapsamında her ay yaklaşık 10 ton atık midye kabuğu işlenerek yapay resiflere dönüştürülecek ve Körfez’de belirlenen noktalara yerleştirilecek. Amaç ise deniz canlıları için yeni yaşam alanları oluşturmak ve zayıflayan ekosistemi yeniden güçlendirmek. Yapay resifler denizi canlandıracak NE-SEA tarafından İZDENİZ için özel tasarlanan yapay resifler, kıyı bölgelerinde biyolojik çeşitliliği artırmayı hedefliyor. Projenin ilk prototipleri Seferihisar açıklarında suya indirilecek ve deniz canlılarının bu alanları nasıl kullandığı anlık olarak izlenecek. Elde edilen verilerle sistem geliştirilerek seri üretim aşamasına geçilecek. “Deniz ekosistemi için somut adım” İZDENİZ Genel Müdürü Gökhan Marım, projenin Körfez için önemli bir adım olduğunu söyledi: “İzmir Körfezi’nin ekolojik yapısını güçlendirmek ve deniz yaşamını yeniden canlandırmak için uzun süredir çalışıyoruz. Yapay resifler sayesinde deniz canlıları için yeni yaşam alanları oluşturmayı ve ekosistemin kendini yenilemesini desteklemeyi hedefliyoruz.” Marım ayrıca atık midye kabuklarının yeniden değerlendirilmesinin döngüsel ekonomi açısından da büyük önem taşıdığını vurguladı. “Sadece bir yapı değil, ekosistem tasarlıyoruz” NE-SEA kurucusu ve baş tasarımcısı Nermin Sena Özger ise projeyi şöyle anlattı: “Amacımız denize sadece bir yapı bırakmak değil. Atığı değere dönüştüren, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir yaşam altyapısı kuruyoruz.”

İzmir Zeytin ve Zeytinyağında Markalaşma Yolunda Haber

İzmir Zeytin ve Zeytinyağında Markalaşma Yolunda

İzmir zeytininin hak ettiği yeri bulması için Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde Zeytin Bilim Kurulu oluşturuldu. Kurul; zeytin ve zeytinyağının topraktan sofraya her sürecinin analiz edilerek, doğru üretim ve pazarlama stratejilerinin belirlenmesine katkı sağlayacak. Kurulun ilk toplantısında konuşan Başkan Dr. Cemil Tugay, İzmir’deki zeytin ve zeytinyağının kalitesini belgelemek ve kefil olmak istediklerini ifade etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin binlerce yıllık mirası zeytinin ve zeytinyağının doğru yöntemlerle üretilmesi, kalitesinin artırılması ve doğru pazarlama stratejileriyle markalaşması için akademisyenlerden üreticilere, kamudan sivil topluma tüm paydaşların yer aldığı Zeytin Bilim Kurulu oluşturdu. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinasyonundaki kurul ilk toplantısını “Zeytin Stratejileri” başlığıyla düzenleyerek yol haritasını oluşturdu. Çetin Emeç Toplantı Salonu’ndaki toplantıya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Planlama Ajansı (İZPA) Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, Prof. Dr. Yusuf Kurucu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Nehir Yüksel, zeytincilik alanında çalışan akademisyenler, zeytin üreticileri, kooperatifler, ihracatçılar, zeytinyağı üreticileri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı. Topraktan sofraya zeytin ve zeytinyağının geleceği konuşuldu Toplantıda Zeytin Bilim Kurulu üyeleri zeytin ve zeytinyağının geleceğine yön verecek bilgi alışverişinde bulundu. Zeytinciliğin ekonomik durumu, hasat, depolama sorunları, hastalık ve zararlılar ile mücadele, üreticinin girdi maliyetleri, üretimi ve kaliteyi etkileyen çevresel faktörler, uluslararası pazarlar, ihracat ve markalaşma gibi çok sayıda konu masaya yatırıldı. “Kontrolsüz ve başarısız bir üretim var” Cemil Tugay, İzmir’in tarih boyunca güçlü bir üretim kenti olduğunu vurgulayarak tarımın hem istihdam hem de gıda güvenliği açısından kritik bir rol taşıdığını belirtti. Dünyada giderek artan gıda krizi riskine dikkat çeken Tugay, İzmir’in bu sürece karşı dirençli bir kent olması gerektiğini ifade etti. Türkiye’de birçok tarımsal ürünün katma değeri yüksek ürünlere dönüşmeden değerlendirildiğini söyleyen Tugay, bunun önemli örneklerinden birinin zeytin olduğunu dile getirdi. İzmir’de zeytinin çoğunlukla geleneksel yöntemlerle üretildiğini, zeytinyağı üretiminde ve depolanmasında ise kontrolsüz ve verimsiz süreçlerin bulunduğunu belirten Tugay, ürünün değerini basit hatalar nedeniyle kaybettiğini söyledi. Kasalarla taşıma yöntemlerinden sıkım tekniklerine kadar birçok aşamada iyileştirme gerektiğini ifade eden Tugay, doğru ağaç ve fidan seçimi, hastalıklarla etkin mücadele ve toprağın güçlendirilmesi gibi alanlarda kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. “Zeytinciliğin en iyi nasıl yapılacağını anlatmamız lazım” Başkan Dr. Cemil Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan Zeytin Eylem Planı hakkında da bilgi verdi. Tugay, zeytinin doğru şekilde kalite ölçümünün yapılması, markalaştırılması ve pazarlanması için ortak akılla oluşturulmuş bir yol haritasına ihtiyaç olduğunu belirtti. İzmir zeytininin hak ettiği şekilde pazarlanmadığını ifade eden Tugay, zeytinyağı üretiminde hem Türkiye’nin hem de İzmir’in sahip olduğu potansiyelin yeterince değerlendirilemediğini söyledi. Yurt dışından bazı firmaların Türkiye’den zeytinyağı alarak kendi ülkelerinde ambalajlayıp paketledikten sonra farklı pazarlara sunduğunu dile getiren Tugay, bu nedenle üretimden pazarlamaya kadar bütüncül bir planlamaya ihtiyaç olduğunu vurguladı. Üreticilere zeytinciliğin en doğru yöntemlerle nasıl yapılacağını anlatmak gerektiğini ifade eden Tugay, zeytinin en kaliteli zeytinyağına dönüştürülmesi için bilimsel ve teknik bir planlama yapılması gerektiğini belirtti. Tugay ayrıca, ürünün değerini artırmak için pazarlama süreçlerinde de profesyonellerin yer aldığı güçlü bir strateji oluşturulmasının önemine dikkat çekti. “Büyükşehir olarak bu zeytinyağı kalitelidir diye kefil olmak istiyoruz” Başkan Tugay, İzmir Olive Export Hub’ı oluşturmak istediklerini belirterek “Kooperatifleri ortak bir marka altında ihracata hazırlayan, uluslararası pazarda rekabet gücünü artıran bir merkez oluşturacağız. İzmir’den zeytinyağı almak isteyenlerin sadece fuarlarda değil, her zaman yerinde bizzat kendilerinin göreceği bir hal yapalım istiyoruz. Bilgilerinize, yönlendirmelerinize ihtiyaç var. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi ailesi olarak zeytin konusunda çalışmayı çok istiyoruz. Arkadaşlarımız pek çok çalışma yapıyor. Öncelikli amacımız, gıdada kendi kendine yeten bir şehir olmak. Zeytin ve zeytinyağının kalitesini ortaya koyacak bir kalite belgesi geliştirmek istiyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bu zeytinyağı kalitelidir, tağşiş yoktur diye biz kefil olmak istiyoruz. Farklı markalar olabilir ama kalitenin belli olması lazım.” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Kurucu: İzmir zeytininin marka olmasını sağlayacağız Toplantıda Zeytin Bilim Kurulu’nun yol haritası hakkında bilgi veren Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Zeytin üretiminde, hasat öncesi bakım, hasat şekli, depolama uygulamaları ve sofraya gelene kadar yapılacak çok şey var. Biz öncelikli olarak parsel bazlı zeytin haritası oluşturalım istiyoruz. Bu çalışmalar kapsamında Küçük Menderes Havzası'nı tamamladık. Yakın sürede Gediz Havzası'nı da tamamlayacağız. Sonra da Bakırçay Havzası'na geçeceğiz. Bunu biraz daha bilimsel çalışalım diye yapıyoruz. İklim değişikliği, toprak yapısı, çeşit uyumu gibi pek çok konu var. Bir bölgede her çeşidin karışık bir şekilde dikilmesi bölgesel yağ özelliğinin oluşmasında sorun yaratıyor. Belediye bir bakanlık değil ama belediyenin yapabileceği çok şey var. Hastalıklarla mücadele, hasat, depolama ve sonuçta zeytinyağı kalitesinin artırılması gibi konularda sizlerin deneyimlerinizden yararlanmak istiyoruz. İzmir’in zeytininin marka olması için, insanların İzmir’in zeytinyağını yiyorum demeleri için çalışacağız” şeklinde konuştu.

Meslek Fabrikası’nın Kursiyeri Üretici Oldu Haber

Meslek Fabrikası’nın Kursiyeri Üretici Oldu

İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası’nın Tıbbi Aromatik Bitki Yetiştiriciliği kursuna katılan Yasemin Erday Koç, başlangıçta yalnızca kendi tüketimi için salep yetiştirmeyi hedeflerken bugün üretime geçen ve ticarete hazırlanan bir kadın girişimci oldu. Kemalpaşa Ören’deki bahçesine ilk fidelerini diken Koç, “Meslek Fabrikası benim hayata bakış açımı değiştirdi. Kurslara kendim için bir şeyler yapmak amacıyla katılmıştım, ancak kendimi bahçede üretim yaparken buldum” dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kadınların yaşamın her alanında güçlü bir şekilde yer alması amacıyla yürüttüğü çalışmalar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde ilham veren başarı hikâyeleriyle taçlanıyor. Kemalpaşa Ören’de yaşayan Yasemin Erday Koç, yalnızca kendi ihtiyacını karşılamak amacıyla salep yetiştirmeyi öğrenmek üzere İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası’nın Tıbbi Aromatik Bitki Yetiştiriciliği kursuna katıldı. Kursu tamamladıktan sonra üretici olmaya karar veren Koç, kendisine ait bahçede ilk fidelerini toprakla buluşturdu. İlk hasadın ardından ticarete atılmayı hedefleyen Koç, yerel üreticilerin ve ev hanımlarının bu kurslara katılmasını istediğini belirterek, “Ev hanımları bahçe işleriyle uğraşıyor ancak bazı bitki türlerini tanımıyor. Özellikle salep içeceğinin hangi bitkiden elde edildiğini pek çok kişi bilmiyor. Tıbbi aromatik bitki yetiştiricilerinin artmasını çok isterim. Meslek Fabrikası benim hayata bakış açımı değiştirdi. Kurslara kendim için bir şeyler yapmak amacıyla katılmıştım, ancak bugün kendimi üretim yaparken buldum. Mesleği olmayan kişiler için de bu kursların önemli bir kariyer kapısı açacağına inanıyorum” dedi. “2 bin fide ile dikime başladım” Ziraat mühendisliği eğitimi alan ancak 26 yıl sınıf öğretmenliği yaptıktan sonra emekli olan Yasemin Erday Koç, “Emekli olduktan sonra mesleğimi yapmak istedim. Ne yapabilirim diye düşünürken Kemalpaşa’daki bahçemizi değerlendirmek istedim. 2025 yılının ekim ayında Meslek Fabrikası’nda Tıbbi Aromatik Bitki Yetiştiriciliği kursuna katıldım. Bu kurstan sonra kafamda salep bitkisi yetiştirme fikri uyandı. Aralık ayında ilk salep yumrularını bahçemize diktim. Bu yıl mayıs-haziran aylarında ilk ürünlerimizi toplamayı hedefliyorum. İlk etapta 20 metrekarelik alanda 2 bin fide ile dikime başladım, önümüzdeki yıldan itibaren fide sayısını artırmayı planlıyorum” diye konuştu. “Bitkilerden yağ çıkarmayı öğrendim” Salep dikiminin inceliklerini çevresindeki üreticilerle de paylaştığını belirten Koç, mahallede üç kişinin daha salep üretimine başlamasına öncülük etti. Öğrencileri bahçesinde ağırlayarak çocukların endemik bitkileri tanımasını hedefleyen Koç, “İlk baştaki amacım yalnızca kendi salebimizi üretip içmekti. Ancak eğitimci yönüm ağır basınca bu endemik bitkiyi çevreme tanıtmak istedim. Farkındalık oluşturmak için mahallemdeki üreticilerle iletişim kurdum” dedi. Bahçesinde farklı aromatik bitkiler de yetiştirdiğini anlatan Koç, “Lavanta, biberiye ve mercanköşk gibi bitkilerim vardı. Bu kurstan sonra o bitkilerden yağ elde etmeyi öğrendim. Elde ettiğim yağlarla kendi sabunumu üretmeye başladım” ifadelerini kullandı. Meslek Fabrikası binası için ne gerekiyorsa yapalım” Meslek Fabrikası’nın kadınlar ve gençler için büyük önem taşıdığını belirten Koç, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün Meslek Fabrikası Halkapınar Kurs Merkezi binasına yönelik el koyma girişimlerine de değindi. “Halkapınar’daki binanın Meslek Fabrikası’nın beyni olduğunu düşünüyorum. Tüm çalışmalar oradan yönetiliyor. O binanın İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde kalması için ne gerekiyorsa yapalım. Hepimiz destekliyoruz. Hem tarihi yapısı hem de kursların yönetim merkezi olması nedeniyle çok önemli bir yer” ifadelerini kullandı.

İzmir’de Yağmur Suyu Hasadı Yaygınlaşıyor Haber

İzmir’de Yağmur Suyu Hasadı Yaygınlaşıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim krizi ve kuraklık tehdidine karşı hizmet binalarında yağmur suyu hasadı uygulamalarını yaygınlaştırıyor. Çatılara kurulan depolarda biriktirilen yağmur suları yeniden kullanılarak şebeke suyuna olan bağımlılık azaltılıyor, su kaynakları korunuyor. Son olarak ESHOT, İzmir Doğal Yaşam Parkı ve Buca Kaynaklar Mezarlığı’nda yağmur suyu hasadı sistemleri devreye alındı. Uygulamanın kısa süre içinde 32 hizmet binasında daha hayata geçirilmesi planlanıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim değişikliği ve kuraklığın artırdığı su stresine karşı, belediyeye ait hizmet binalarında yağmur suyu hasadı uygulamalarını yaygınlaştırıyor. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı ile Fen İşleri Dairesi Başkanlığı’nın ilgili birimlerle iş birliği içinde yürütülen çalışmalar kapsamında toplanan yağmur suları; park ve bahçe sulamasında, bina temizliğinde, teknik bakımda ve çeşitli hizmet alanlarında değerlendirilerek şebeke suyundan tasarruf ediliyor. Çalışmalar kapsamında Celal Atik Spor Salonu, Kültürpark Tenis Kortu, HİM Binası ve Eşrefpaşa Hastanesi’nde yağmur suyu hasadı sistemleri kuruldu. ESHOT Gediz Ağır Bakım Tesisleri, Doğal Yaşam Parkı ve Buca Kaynaklar Mezarlığı’nda da sistem devreye alındı. Mezarlıkların suyu da yağmurdan Yağmur suyu hasadı uygulamasının yaygınlaştırılacağı alanlardan biri de mezarlıklar oldu. Buca Kaynaklar Mezarlığı’nda başlatılan uygulamayla depolarda biriken yağmur suları; mezarlık alanlarının sulanmasında, bitki bakımında, mezar taşları ile gasilhanelerin temizliğinde kullanılıyor. Mezarlıklar Dairesi Başkanı Ali Kemal Elitaş, İzmir genelinde 30 ilçedeki mezarlıklarda çalışmaları sürdürdüklerini belirterek, kuraklığın artık ciddi bir tehdit haline geldiğini vurguladı. Elitaş, kent genelinde köyler dahil 2 bin 500 mezarlık parseli bulunduğunu ifade ederek, köy mezarlıklarında da yağmur suyu tanklarıyla sistemli bir uygulama yürütmeyi hedeflediklerini söyledi. Toplanan suların yeniden kullanılmasıyla hem önemli ölçüde su tasarrufu sağlanacağını hem de ekonomik katkı elde edileceğini belirten Elitaş, uygulamanın küresel iklim krizine karşı su kaynaklarının korunmasına da destek olacağını kaydetti. ESHOT ve Doğal Yaşam Parkı’nda aktif kullanım Yağmur suyu hasadı, ESHOT Gediz Ağır Bakım Tesisleri’nde de devreye alındı. Hasat edilen yağmur suları; motor alt yıkama, parça temizliği ve güneş panellerinin yıkanmasında kullanılarak şebeke suyu tüketimi azaltılıyor. İzmir Doğal Yaşam Parkı’nda kurulan tank sistemleri sayesinde ise 130 türde, 1.500’ü aşkın yaban hayvanının bulunduğu alandaki barınakların temizliği yağmur suyu ile gerçekleştiriliyor. Böylece hem doğal kaynaklar korunuyor hem de sürdürülebilir su yönetimine katkı sağlanıyor. “Yağmur suyu hasadı önemli” Su yönetimi ve su kaynaklarının verimli kullanılması amacıyla oluşturulan İzmir Büyükşehir Belediyesi Su Kurulu üyesi, Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celalettin Şimşek, yürütülen çalışmaların kuraklıkla mücadelede önemli bir adım olduğunu belirtti. İzmir’de son iki yıldır kuraklığa bağlı sorunlar yaşandığını hatırlatan Şimşek, özellikle bin metrekarenin üzerindeki kamu binalarına yerleştirilen yağmur suyu depolarının su tasarrufuna somut katkı sunduğunu ifade etti. Toplanan suların bina temizliği ile park ve bahçelerin sulanmasında kullanıldığını kaydeden Şimşek, bu alanlarda içme suyu yerine alternatif kaynakların değerlendirilmesinin kritik olduğunu vurguladı. Uygulamanın yaygınlaştırılması halinde içme suyu tüketiminde yaklaşık yüzde 10 oranında tasarruf sağlanabileceğine dikkat çeken Şimşek, bunun kent ölçeğinde kayda değer bir kazanım olacağını söyledi. “Yeni imara açılacak bölgelerde uygulanmalı” İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğundaki park ve bahçelerin genişliğine işaret eden Şimşek, bu alanlarda hasat edilen yağmur suyunun kullanılmasıyla su kaynakları üzerindeki baskının azaltılabileceğini belirtti. Özellikle yeni imara açılan bölgelerde ve inşa edilecek yapılarda yağmur suyu hasadı sistemlerinin zorunlu hale getirilmesinin uzun vadede ciddi tasarruf sağlayacağını ifade etti. Çok sayıda hizmet binasına depo yerleştirildi Yağmur suyu hasadı uygulaması; İzmir Doğal Yaşam Parkı, Celal Atik Spor Salonu, Kültürpark Kapalı Tenis Kortu, HİM binası, Eşrefpaşa Hastanesi, ESHOT Gediz Atölyesi ve Buca Kaynaklar Mezarlığı’nda devreye alındı. Zeytinlik Hizmet Binası, Makine İkmal Yerleşkesi, MTK Park Bahçeler Birimi, Mürselpaşa Trafik İşleri Müdürlüğü, Atlas Pavyonu, İsmet İnönü Sanat Merkezi, Gençlik Tiyatrosu, İlber Ortaylı Kütüphanesi, İzmir İtfaiyesi Toros Yerleşkesi, İzmir İtfaiyesi Toros Yerleşkesi, Buca Toros’taki Bilgi İşlem Binası ile İzmir Ulaşım Merkezi’nde (İZUM) ise yağmur suyu depolarının kurulumu sürüyor. Öte yandan Eski İZFAŞ binası, Oğuzlar Ek Hizmet Binası, 30 ilçedeki itfaiye binaları da önümüzdeki süreçte sisteme dahil edilecek.

Efes Selçuk'ta Salep Yetiştiriciliği Eğitimi Düzenlendi Haber

Efes Selçuk'ta Salep Yetiştiriciliği Eğitimi Düzenlendi

Efes Selçuk Belediyesi ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın “Güçlü Üretim İçin Tarım Eğitimleri” programı kapsamında düzenlenen Salep Yetiştiriciliği Eğitimi, Efes Tarlası Yaşam Köyü Toprak Okulu’nda üreticilerle buluştu. Ziraat Mühendisi Leyla Sakaroğlu’nun anlatımıyla ücretsiz olarak düzenlenen eğitime 20 kişi katıldı. Eğitim kapsamında salep bitkisinin ekonomik değeri, üretim süreci, kullanım alanları, hasat mevsimi ve yöntemleri, doğal olarak yetiştiği bölgeler ve yasal çerçevesi kapsamlı biçimde ele alındı. Aynı zamanda katılımcılar, yerel üreticilerin eğitim için getirdiği salep orkidelerinin farklı türlerini de inceleme fırsatı buldular. “ÜRETİCİLERİMİZİN HER ZAMAN YANINDAYIZ” Efes Tarlası Yaşam Köyü Toprak Okulu’nda katılımcılarla bir araya gelen Ziraat Mühendisi Leyla Sakaroğlu; “Efes Selçuk Belediyesi’nin bizden talep etmiş olduğu Salep Yetiştiriciliği eğitimini bugün düzenledik. Katılım çok güzeldi. Salep üretimini A’dan Z’ye tüm konu başlıklarıyla ele aldık. Eğitimimiz soru-cevap şeklinde ilerledi. Katılımcılarımızın yoğun ilgisiyle karşılaştık. Bu da bizi çok memnun etti. Eğer biz bugün, bu eğitimle bir salep üreticisi bile kazandıysak bu bizim için çok büyük bir kazançtır. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Efes Selçuk Belediyesi olarak üreticilerimizin her zaman yanındayız. Üretime dönük yapılan bütün çalışmalar bizim için çok kıymetlidir. Elimizden gelen tüm destekleri sonuna kadar vermeye hazırız. Bunu üreticilerimize de aktardık. Onlar da memnuniyetlerini dile getirdiler. Çok mutlu olduk” dedi. “FİLİZ BAŞKAN HER ZAMAN DESTEKÇİMİZ” Salep üretimine yeni başlayacak olan üreticiler için faydalı bir eğitim olduğunu aktaran katılımcılardan Nihal Öztürk; “Güzel bir eğitimdi. Zaten çoğu konuya yetiştiriciliğini yaptığım için hakimim ama katılmam çok iyi oldu. Hocamızın farklı başlıklarda anlatımını görmüş oldum. Salep üretimine yeni başlayacak olanlar için bence çok faydalı bir eğitim. Gayet güzel bilgiler veriyorlar. Başkanımız Filiz Hanım tarım eğitimleri konusunda çok destekçimiz oluyor. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi. Eğitimden duyduğu memnuniyeti dile getiren katılımcılardan Aysel Kılıç; “Köyümüzde kendi çapımızda tarımsal çalışmalarla uğraşıyoruz. O yüzden bu eğitime de katıldım. Güzel bir eğitimdi. Hocamız bütün sorularımıza gayet güzel yanıtlar verdi. Çok memnun kaldık ve bilgilendik. Belediyemize de hocamıza da teşekkür ediyoruz” dedi. EĞİTİME AYDIN’DAN KATILIM Eğitime katılmak için Aydın’dan geldiğini aktaran Esra Yetişkin; “Bu sene salep üretmeye başladım. Ben Aydın’lıyım ve bizim köyümüzde salep üretimi her zaman yapılıyordu. Ancak üretim yapan insanların sayısı azaldıkça üzülmeye başladık ve sayıyı artırmak için biz de bir adım atmaya karar verdik. Burada eğitim olduğunu duyduğumda bir şeyler öğrenebileceğimi düşünerek Aydın’dan geldim. Çok faydalı oldu benim için. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve Efes Selçuk Belediyesi’ne bu eğitimi düzenledikleri için teşekkür ederiz” dedi.

Yağmur Suyu Hasadı İle Yağmur Suyu Boşa Gitmiyor Haber

Yağmur Suyu Hasadı İle Yağmur Suyu Boşa Gitmiyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim krizi ve kuraklık tehdidine karşı belediye hizmet binalarında yağmur suyu hasadı uygulamalarını yaygınlaştırarak su kaynaklarını korumayı ve şebeke suyuna olan bağımlılığı azaltmayı hedefliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim değişikliği ve kuraklığın artırdığı su stresine karşı, belediyeye ait hizmet binalarında yağmur suyu hasadı uygulamalarını yaygınlaştırıyor. Çatı alanları uygun binalara kurulan 10, 5, 3 ve 1 tonluk depolama sistemleriyle toplanan yağmur suları; peyzaj sulaması, kent temizliği ve itfaiye araçlarında kullanılarak şebeke suyundan tasarruf edilmesi amaçlanıyor. Çalışmalar kapsamında Celal Atik Spor Salonu, Kültürpark Tenis Kortu, HİM Binası ve Eşrefpaşa Hastanesi’nde yağmur suyu hasadı sistemleri kuruldu. Kültürpark hollerindeki çalışmalar ise devam ediyor. İlber Ortaylı Kütüphanesi, Toros İtfaiye, Yenişehir İtfaiye, Zeytinlik Hizmet Binası ile Atlas Pavyonu’nda da uygulamanın hayata geçirilmesi planlanıyor. “Su kaybının önüne geçmeyi hedefliyoruz” İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Şube Müdürü Yiğit Beydağ, yağmur suyu hasadının kuraklıkla mücadelede önemli bir araç olduğunu belirterek, çatı alanları uygun tüm belediye hizmet binalarında gerekli tesisat dönüşümlerinin yapıldığını söyledi. Beydağ, Fen İşleri Dairesi Başkanlığı ve ilgili birimlerle koordineli yürütülen çalışmada binaların çatı alanlarının tarandığını ve uygun noktalara depolama sistemlerinin kurulduğunu ifade etti. Yağmur mevsiminin sınırlı bir zaman dilimini kapsadığına dikkat çeken Beydağ, “Bu 3-4 aylık dönemi en verimli şekilde değerlendirmek istiyoruz. Yağan yağmuru mümkün olduğunca depolayıp, hızlı şekilde kullanım alanlarına yönlendiriyoruz. Hedefimiz yağmur suyu hasadını tüm hizmet binalarına yaymak, su kaynaklarını daha verimli kullanmak ve kuraklığa karşı kenti daha dirençli hale getirmek” dedi. Hasat edilen su peyzaj ve hizmet araçlarında kullanılacak Proje kapsamında Kültürpark’a 10 tonluk depolar yerleştirildiğini belirten Yiğit Beydağ, depolanan yağmur sularının peyzaj sulaması ile kent temizliği ve itfaiye araçlarının temizliğinde kullanılacağını söyledi. Çalışmayla şebeke ve yeraltı suyu kullanımının azaltılmasının hedeflendiğini aktaran Beydağ, Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) üzerinden bir haritalandırma altyapısının da hayata geçirildiğini belirtti. Bu sistem sayesinde ilgili birimler, yağmur suyu depolarının konumlarını, kapasitelerini ve kullanım alanlarını anlık olarak takip edebiliyor.

Efes Selçuk'ta Mantar Yetiştiriciliği Eğitimi Haber

Efes Selçuk'ta Mantar Yetiştiriciliği Eğitimi

Efes Selçuk Belediyesi ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı iş birliğiyle düzenlenen Mantar Yetiştiriciliği Eğitimi, Efes Tarlası Yaşam Köyü Toprak Okulu’nda gerçekleştirildi. Ücretsiz olarak düzenlenen eğitime 17 kişi katıldı. Organik Tarım Teknikeri Elif Ceylan Çelik Sönmez’in anlatımıyla gerçekleşen eğitimde mantar çeşitleri ve yetişme koşulları, kompostlaştırma işleminin başlıca adımları, kompost hazırlığı, örtü toprağı ve örtü toprağının dezenfeksiyonu gibi birçok başlık ele alındı. “HARİKA BİR EĞİTİM GERÇEKLEŞTİRDİK” Efes Tarlası Yaşam Köyü Toprak Okulu’nda katılımcılarla bir araya gelen Organik Tarım Teknikeri Elif Ceylan Çelik Sönmez; “İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde ve Efes Selçuk Belediyesi’nin de talebiyle oluşturulan tarım eğitimleri iş birliğinde bugün harika bir mantar yetiştiriciliği eğitimi gerçekleştirdik. Her yaş grubundan katılımcımız vardı. Birçok konuda bilgiler edindiler ve deneyimlerini aktarmak adına bizimle iletişime geçeceklerini söylediler. Burada olmaktan ve bu eğitimleri vermekten çok mutluyum. Efes Selçuk Belediyesi’ne, bana bu imkânı tanıdıkları için Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı yöneticilerimize ve Başkanımız Sayın Cemil Tugay’a içtenlikle teşekkürlerimi iletiyorum” dedi. EĞİTİM KATILIMCILARDAN TAM NOT ALDI Eğitime katılan üreticiler, tarımsal üretimi destekleyen bu tür eğitimlerin süreklilik kazanmasını talep etti. Katılımcılardan Şef Ramazan Adsız, eğitime dair düşüncelerini dile getirerek; “Bizim için merak uyandıran bir eğitimdi. Kendim de kısmen hobi amaçlı mantar ürettiğim için bu eğitimden çok iyi verim aldım. Bu tür derslerin, eğitimlerin sürekli olması bizim için çok iyi. Her zaman faydalanıyoruz. Ben şahsen çok memnun kaldım. Selçuk halkı için çok faydalı olduğundan bu eğitimlerin devam etmesini isteriz” dedi. Eğitimin son derece verimli geçtiğini belirten Mahmut Çetin ise; “Eğitimden sosyal medya aracılığıyla haberdar oldum. Zaten ilgi duyduğum bir alandı. Akıcı bir eğitimdi. Katılımcıların ilgisi de güzeldi. Mantar yetiştiriciliği için temel bilgiler almamız açısından bizim için oldukça önemli bir eğitimdi. En azından başlangıç seviyesinde faydalı bilgiler almış olduk” dedi. Baha İlhami Özalp ise şu ifadeleri kullandı: “Evimizin önünde küçük bir bahçemiz var. Orada bir şeyler yetiştiriyoruz. Bugün ki eğitimde çok hoşuma gitti. Daha önce burada düzenlenen başka eğitimlere de katıldım. Faydalı bilgiler alıyoruz. Gerçekten yararlı oluyor. Bu yararlı eğitimler için Efes Selçuk Belediyesi’ne ve anlatımından dolayı hocamıza teşekkür ederim” dedi. Gençlerin tarım eğitimlerine katılmasını tavsiye eden katılımcılardan Gülsüm Özalp; “Bugün mantar yetiştiriciliği eğitiminden çok güzel bir şekilde faydalandım. Bilgilenmeyi, yetiştiriciliği, öğrendiklerimi çevreme aktarmayı ve öğrendiklerimi uygulamaya geçirmeyi seviyorum. Gençlere de bu tür eğitimlere katılmalarını tavsiye ediyorum. Bugün eğitimi düzenleyen arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. Efes Selçuk Belediyesi’nin bu tür faaliyetlerini de çok faydalı buluyorum” dedi.

''Toprağın Genç Aklı'' Projesi Kiraz’dan Başladı  Haber

''Toprağın Genç Aklı'' Projesi Kiraz’dan Başladı 

İzmir Büyükşehir Belediyesi, doğayla uyumlu sürdürülebilir yaşamın teminatı kırsalın tüm zorluklara karşı güçlenmesi için “Toprağın Genç Aklı” projesini başlattı. “Kırsalda Yaşayan Genç Nüfusun Yerinde İstihdamı” temel hedefi kapsamında başlatılan projeyle, sahada anketler yapılarak “Gençlerimizi kırsalda nasıl tutabiliriz” sorusuna yerelden yanıt arandı. Kiraz’dan başlayan çalışmalar ilk etapta 30 pilot mahallede devam edecek. Veriler ışığında uygulanabilir politika paketleri ve müdahale araçları hayata geçirilecek. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay tarafından kırsalın sosyal, kültürel, ekonomik, çevresel ve doğal dinamikleriyle kalkınması için kurulan İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Çalışma Grubu, “Toprağın Genç Aklı” projesini Kiraz’dan başlattı. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı öncülüğünde yürütülen proje kapsamında, kırsalın her geçen gün ağırlaşan yaşam koşullarına karşı güçlü olması, tarımsal üretim ve genç nüfusun yerleşik hale getirilmesi hedefiyle saha çalışması gerçekleştirildi. Kiraz’ın İğdeli ve Karaburç mahallelerinde başlayan saha çalışmalarında ekipler, işletmelerden evlere, köy kahvehanelerinden üretim alanlarına gençlerin kapısını çaldı. Kırsalda üretken nüfus olarak değerlendirilen 18 – 40 yaş arası genç nüfusun yaşam koşulları, sosyal ve ekonomik imkânları gibi verileri toplayan ekipler, gençlerin kırsalda yaşamlarını devam ettirebilmeleri için ihtiyaç duydukları talepler, imkânları sordu. Kiraz’ın ardından İzmir’in tüm kırsalına yayılacak proje sayesinde yerinde, doğru kaynaktan, doğru veri elde edilmiş olacak. İzmir kırsalının geleceğini inşa edecek veriler ışığında doğru projeler, doğru alanlarda hayata geçirilecek. “Gençlerimizi kırsalda nasıl tutabiliriz sorusuna yanıt arıyoruz” Proje hakkında bilgi veren Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Kırsal Alan Strateji Şube Müdürü Yeşim Karabörklü, “İlk olarak nüfus, doğal varlıklar, mevcut sosyal yapı ve benzeri veri envanter çalışmasını tamamladık. Bugün de ilk saha deneyimimizi yaşadık. Mahallelerdeki gençler ile görüşmeleri yapacak belediyenin uzman ekibi de özellikle gençlerden oluşturuldu. Tarım alanları miktarı, kooperatifçilik, örgütlenme düzeyi gibi bilgileri yerinden topladık; demografik yapıyı inceledik” dedi. Kırsaldan genç nüfusun göçüne dikkat çeken Yeşim Karabörklü, gençlerin kırsalda kalmak istemediğini vurguladı. Karabörklü, “Buradaki temel amacımız, özellikle gençlerin göç etme nedenlerini doğru şekilde anlamak. Hangi koşulları iyileştirirsek gençlerimizi kırsalda tutabiliriz sorusuna yanıt arıyoruz. Su krizinin derinleştiği, gıdaya erişimin her geçen gün zorlaştığı bu dönemde, gençlerin toprağına ve yaşadığı yere sahip çıkmasını, üretimi devralarak teknolojiyi de işin içine katarak sürdürmesini istiyoruz” dedi. “Gençlerin üretime katılma hedeflerinin olduğunu tespit ettik” İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yetki alanındaki 951 kırsal mahallede yürütülen envanter çalışmasıyla kapsamlı veriler elde edildiğini belirten Yeşim Karabörklü, çalışmanın ilk durağı olan Kiraz’ın İğdeli Mahallesi’nde hem nüfus yoğunluğu hem de gençlerin yerinde kalma potansiyelinin tespit edildiğini söyledi. Karabörklü, “Üstenci bir yaklaşımla ya da masa başında hazırlanan projeler yerine; burada yaşayan, üreten ve geçimini sağlayan yurttaşların düşüncelerini, beklentilerini ve hangi imkânlar sağlanırsa daha verimli olabileceklerini anlamayı hedefliyoruz. Gençlerle birebir görüşerek, kendi ürettiğimiz verilerin doğrulamasını yapıyoruz. Yaşam koşulları, çalışma alanları, geçim kaynakları, aileleriyle yaşayıp yaşamadıkları ve kırsalda kalma isteklerini sorguluyoruz. Gerekli imkânlar sunulduğunda, farklı alanlara yönelebilecek önemli bir genç nüfus bulunduğunu gördük. Gençlerin üretime katılma, kendilerini geliştirme ve geleceğe dair hedeflerinin olduğunu tespit ettik” dedi. 18–40 yaş aralığındaki gençlerle yürütülen çalışmalarda, yalnızca bu grubun değil; kardeşleri, çocukları ve çevrelerindeki lise çağındaki gençlerin taleplerine kadar kapsamlı veriler toplandığını belirten Yeşim Karabörklü, “Amacımız İzmir’in geleceğini değiştirmek. Bu hedef doğrultusunda, kentin önümüzdeki 10 yılını şekillendirecek bir proje ortaya koymaya çalışıyoruz” dedi. Karabörklü, gençlerin sosyal medyayı, interneti ve teknolojiyi etkin biçimde kullanabilmesini, ulaşım olanaklarının iyileştirilmesiyle kır–kent sürdürülebilirliğinin doğru şekilde yönlendirilmesini, iklim ve su krizine dayanıklı çözümlerle tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanmasını amaçladıklarını belirterek “Tarımsal üretim ve genç nüfusun yerinde kalmasını merkeze alan projemiz, ‘Toprağın Genç Aklı’ sloganıyla ilerliyor. İzmir kırsalının hak ettiği değeri bulması için titizlikle çalışmayı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı. “Buraya gelmeniz çok önemli” İğdeli Mahallesi’nde saha ekiplerinin gerçekleştirdiği anketlere katılan 18 yaşındaki Selin Usta, gençlerin kırsaldaki yaşama dair düşüncelerini dile getirdi. Kırsalda yaşamanın kendi tercihi olmadığını ifade eden Usta, “Ailem burada yaşıyor, hayvanlarımız burada olduğu için ben de buradayım. Kendi elimde olsa, sosyal güvencemin bulunduğu ve sosyal olanakların daha gelişmiş olduğu bir yerde yaşamak isterim. Köyde sosyal alanların ve çalışabileceğimiz iş imkânlarının olmaması en büyük eksikler. Köyümde kalmak isterim ancak çalışabileceğim bir yer ve sigortam yok. Çalışabileceğimiz kooperatifimiz olsa, iş imkanımız olsa, kendi paramızı kazanabileceğimiz bir durumumuz olsa burada dururuz” diye konuştu. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmasını olumlu bulduğunu belirten Usta, “Bu çalışma bizim için çok değerli. Çünkü eksiklerimiz fazla ve sesimizi duyurmakta zorlanıyoruz. Buraya gelmeniz çok önemli. Yetkililerin taleplerimizi duyması gerekiyor ki çözümler üretilebilsin” ifadelerini kullandı. “Destek olursa gençler burada kendi işinin patronu olurlar” İğdeli Mahallesi’nde çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşan 40 yaşındaki üretici Mesut Dalkıran, kırsalda yaşamın hem zorlukları hem de güzel yanları olduğunu söyledi. Üretimin karşılığını aldıklarında memnun olduklarını, ancak emeğin karşılığı alınamadığında motivasyonun düştüğünü dile getiren Dalkıran, “Köyümüzde ağırlıklı olarak hayvancılık yapıldığı için yoğun bir göç yaşanmıyor. Gidenler ise genellikle mecburiyetten, kendi işini kuramadığı için gidiyor” dedi. Gençlerin kırsalda kalabilmesi için üretime destek verilmesi gerektiğini vurgulayan Dalkıran, “Çiftçinin ürettiği para ederse gençler köyde kalır. Bu bölgede her şey yetişiyor, çok güzel bir coğrafyadayız. Yapılan anket çalışmasını da olumlu buluyorum. Gençlerin memnuniyetinin ve taleplerinin dinlenmesi çok önemli. Hayvancılığa ve üretime daha fazla destek sağlanırsa gençler burada kalmakta ısrarcı olur, kendi işinin patronu olurlar. Ürettiğini değerinde satamayan ise bu işi bırakmak zorunda kalır” ifadelerini kullandı. 30 pilot mahallede çalışmalar devam edecek Proje kapsamında pilot 30 mahallede gençler ve diğer odak gruplarla bilgi değerlendirme toplantıları, anketler ve odak grup çalışmaları yapılacak. Sahadan toplanan veriler analiz edilerek her mahalle kümesinin özgün yapısına uygun uygulanabilir politika paketleri ve müdahale araçları tasarlanacak. Böylelikle tarımla geçimini sürdüren ve kırsalda kalma potansiyeli olan genç nüfusun tespiti, mahalle ölçeğinde uygulanabilir ve veriye dayalı bir müdahale modelinin oluşturulması, kırsaldaki yenilikçi kapasite ile tarımsal girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesi ve sahadan elde edilecek bulgularla politika önerilerinin geliştirilmesi sağlanacak. Bir iş birliği modeli Başkan Tugay’ın vizyonu doğrultusunda oluşturulan ve danışmanlığını Prof. Dr. Yusuf Kurucu’nun yaptığı Kırsal Kalkınma Çalışma Grubu çatısı altında çok disiplinli olarak yürütülen proje, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın öncülüğü ve koordinasyonuyla Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı, Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı, İzmir Planlama Ajansı (İZPA) iş birliğiyle yürütülüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.