Hava Durumu

#İhracat

Kırsal Haber - İhracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İhracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Seğmen Su Ürün Yelpazesini Genişletiyor Haber

Seğmen Su Ürün Yelpazesini Genişletiyor

Ankara Büyükşehir Belediyesi iştiraki Seğmen Su AŞ, yenilenen üretim altyapısı ve modernizasyon çalışmalarının ardından ürün portföyüne de yeni cam ve bardak ürünleri ekledi. Ankara Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan ve ambalajlı su sektöründe faaliyet gösteren Seğmen Su AŞ, üretim altyapısında gerçekleştirdiği kapsamlı yenileme ve modernizasyon çalışmalarının ardından ürün portföyünü genişletti. 0,33 ve 0,75 litrelik cam şişe ile 0,20 litrelik bardak su ürünleri raflarda yerini aldı. SEĞMEN SU’DA YENİ ÜRÜNLER TÜKETİCİYLE BULUŞTU Seğmen Su, fabrika yenileme çalışmaları kapsamında üretim altyapısını güncel teknolojilerle güçlendirerek, üretim kapasitesini de artırdı. Yeni ürün çalışmaları kapsamında ise 0,33 litre ve 0,75 litre cam şişe ile 0,20 litre bardak su ürünleri tüketicilerin beğenisine sunuldu. Yeni ürünlerde kalite, estetik ve kullanım kolaylığının bir arada değerlendirilmesiyle günlük tüketimin yanı sıra farklı hizmet ve ikram alanlarında kullanılabilecek alternatifler oluşturuldu. ÜRETİM SÜRECİ BAŞTAN SONA KONTROLLÜ Büyükyağcı ve Güzelcekale olmak üzere iki üretim tesisi bulunan Seğmen Su’yun tesisleri; İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik kapsamında İl Sağlık Müdürlüğü tarafından denetlenirken, yıl boyunca alınan su numuneleri ilgili laboratuvarlarda analiz edilerek düzenli kalite kontrolleri gerçekleştiriliyor. Seğmen Su AŞ Genel Müdürü Merih Demirdelen, Sağlık Bakanlığı’nın haftalık, aylık ve yıllık periyotlarla denetlendiklerinin altını çizerek, “Ürünlerimiz piyasaya sunulmadan önce mikrobiyolojik ve kimyasal testlerden günlük olarak geçirilmektedir. Mevcut makine parkurumuzda Seğmen Su kaynaktan çıkıp şişelenene kadarki süreçte hiçbir şekilde el değmeden hijyenik ortamda ambalajlanmaktadır. Ayrıca ambalajlanan ürünler her gün düzenli olarak mikrobiyolojik ve kimyasal testlere tabi tutulmaktadır"diye konuştu. ÜRETİM KAPASİTESİ SAATTE 40 BİN ŞİŞEYE ULAŞIYOR Demirdelen, Haymana Büyükyağcı’da bulunan üretim tesisinin 22 bin metrekarelik alanda faaliyet gösterdiğini ve tesisin 10 bin metrekaresinin kapalı, 12 bin metrekaresinin ise açık alandan oluştuğunu söyledi. Demirdelen, üretim kapasitesine ilişkin şu bilgileri verdi: “Üretim teknolojisi açısından saatte 40 bin şişe 0,5 litre ürün üretebilmektedir. Yine saatte 20 bin şişe 1,5 litre ürün üretilebilmektedir. Aynı fabrikada 5 litre ürünlerimiz saatte 6 bin şişe olarak şişelenmektedir. Bu yönüyle de baktığımızda Seğmenler Pınarı yüksek teknoloji ve yüksek kapasitesi ile İç Anadolu’daki en büyük tesislerden bir tanesidir.” SEĞMEN SU ARTIK DOĞAL MİNERALLİ SU RUHSATIYLA ÜRETİM YAPIYOR Seğmen Su’yun üretim altyapısında yapılan yatırımlarla birlikte ürünlerin ruhsatlandırma yapısında da değişikliğe gidildiğini söyleyen Demirdelen, şöyle konuştu: "2024 yılına kadar ürünlerimiz içme suyu ruhsatıyla piyasaya sunulmaktaydı. Yapmış olduğumuz altyapı yatırımlarıyla artık Seğmen Su doğal mineralli ruhsatı ile tüketicilerimize hizmet vermektedir. İçme suyuyla doğal mineralli ürünlerin farkı; doğal mineralli ürünlerde ürünün yapısı bozulmadan doğadan çıktığı saflıkta ve yüksek mineral kapasitesiyle doğrudan hijyenik olarak tüketicilerimize sunulmaktadır. Bu yönüyle Seğmen Su’yun piyasadaki diğer markalardan farkı, çok yüksek bir mineral kapasitesine sahip olmasıdır. Özellikle kalsiyum, bikarbonat noktasında Seğmen Su'yun yüksek mineral içeriği tüketicilerin sağlığına pozitif olarak etki etmektedir." ANKARA’DAN DÜNYA PAZARINA İhracat çalışmalarının da sürdüğünü belirten Demirdelen,"Seğmen Su AŞ Ankara'nın her bölgesinde tüketicilerimizin rahatça ulaşabileceği noktalarda tüketicilerimizin beğenisine sunulmaktadır. Ulusal marketlerde, yerel marketlerde, bakkallarda, büfelerde ve geniş damacana dağıtım ağıyla tüketicilerimize Ankara ve çevresi illerde hizmet vermektedir. Buna ilave olarak Seğmen Su 2023-2024 yılından itibaren ihracat pazarında da rol almaktadır. Ürünlerimiz İngiltere'de, Almanya'da, Belçika'da. 2027 yılından itibaren de Arap ülkelerinde de ürünlerimiz satışa sunulacaktır." dedi. ÜRETİM MALİYETLERİNDEKİ DÜŞÜŞ FİYATLARA YANSITILIYOR Gerçekleştirilen altyapı yatırımlarıyla üretim kapasitesinin artırılması, üretim maliyetlerinin düşürülmesine de katkı sağladı. Seğmen Su’yun rekabetçi fiyat politikasını sürdürmeyi hedeflediğini belirten Demirdelen, 2024 ve 2025 yıllarında gerçekleştirilen altyapı yatırımlarıyla kapasitenin yükselmesi sonucu azalan üretim maliyetlerinin fiyatlara yansıtıldığını söyledi. DOĞAL AFETLERDE GÜNLÜK 30 TIR’A KADAR SEVKİYAT KAPASİTESİ Deprem ve sel gibi afetlerde altyapı sistemlerinin zarar görmesi durumunda su ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlayabileceklerini belirten Demirdelen, “Seğmen Su, deprem, sel gibi doğal afetler sırasında bir sigorta misyonunu da üstlenmektedir. Altyapı tesislerinin, altyapı sistemlerinin zarar görmesi durumunda, günlük 30 TIR’a kadar ürün üretip sevk edebilme kapasitesine sahibiz." dedi.

DENİB’den Londra Çıkarması Haber

DENİB’den Londra Çıkarması

Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB), Ticaret Bakanlığı’nın destekleriyle 6-8 Ekim 2026 tarihleri arasında İngiltere’nin başkenti Londra’da Ev Tekstili Sektörel Ticaret Heyeti programı düzenledi. 11 seçkin firmanın katılım sağladığı organizasyonda; uluslararası fuar ziyaretleri, stratejik ikili iş görüşmeleri ve firma ziyaretleriyle Denizli'nin ihracat potansiyeli yeni boyut kazandı. Fuar Ziyaretleri ve İkili İş Görüşmeleriyle Yoğun Temas Ticaret heyeti programı, 6 Ekim 2026 Salı günü küresel marka lisanslama ile konaklama sektörünün önemli buluşma noktalarından Brand Licensing Europe ve Independent Hotel Show fuarlarına gerçekleştirilen ziyaretlerle başladı. Firmalar, ev tekstili ürünlerinin yenilikçi marka yaklaşımları ve özgün tasarımlarla nasıl geliştirilebileceğine dair küresel eğilimleri yerinde gözlemleme fırsatı elde etti. Programın ikinci günü olan 7 Ekim 2026 Çarşamba günü ise İngiltere’nin önde gelen ev tekstili satın alımcıları ile Türk ihracatçıları ikili iş görüşmelerinde (B2B) bir araya geldi. Heyetin son gününde (8 Ekim 2026 Perşembe) ise kurulan ticari temasların kalıcılığını sağlamak ve yeni iş birliği fırsatlarını yerinde değerlendirmek amacıyla saha ve firma ziyaretleri gerçekleştirildi. Osman Uğurlu: "İngiltere'ye İhracatımız Yüzde 40,7 Artarak 672 Milyon Dolara Ulaştı" Sektörel ticaret heyeti programına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunan DENİB Başkanı Osman Uğurlu, İngiltere’nin Denizli ihracatı açısından stratejik önemine dikkat çekti: “2026 yılının ilk 3 çeyreğini değerlendirdiğimizde, Denizli'nin ihracatında ülke bazında lider konumda yer alan İngiltere'ye ihracatımızın yüzde 40,7 artışla 672 milyon dolara ulaştığını görüyoruz. İngiltere'ye tekstil ve konfeksiyon ihracatımız ise aynı dönemde yüzde 19 artışla 64 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ev tekstili sektöründe faaliyet gösteren 11 firmamız, Brand Licensing Europe'da marka lisanslama ve lisanslı ürün geliştirme alanındaki iş birliği olanaklarını detaylıca inceledi. Ayrıca Independent Hotel Show ziyaretiyle, butik ve lüks otel işletmelerinin tekstil beklentileri ve tedarik olanakları değerlendirildi. Böylelikle firmalarımızın hem perakende hem de konaklama sektörüne yönelik pazar çalışmalarını güçlü biçimde destekledik.” Denizli’nin köklü üretim birikimi ve ev tekstilindeki uzmanlığıyla uluslararası pazarlarda küresel bir güç olduğunu vurgulayan Uğurlu; bu gücü tasarım, inovasyon ve markalaşmayla daha ileri taşımayı hedeflediklerini belirterek organizasyonun yeni ticari fırsatlara ve kalıcı iş birliklerine vesile olmasını temenni etti. Cüneyt Demirkan: "Doğrudan Ticari Bağlantılarla Katma Değeri Artırıyoruz" İkili iş görüşmelerinin Türk firmalarının küresel pazardaki görünürlüğünü artırdığını ifade eden DENİB Başkan Yardımcısı Cüneyt Demirkan ise şu açıklamalarda bulundu: “Sektörel ticaret heyetlerimizi, firmalarımızın hedef pazarlardaki fırsatları yakından tanımalarını ve doğrudan ticari bağlantılar kurmalarını sağlayan kritik organizasyonlar olarak görüyoruz. Düzenlediğimiz ikili iş görüşmeleri sayesinde firmalarımız; ürünlerini, üretim kabiliyetlerini ve yeni koleksiyonlarını İngiltere’nin önde gelen satın alımcılarına doğrudan tanıtma imkânı buldu. Fuar ziyaretlerimiz esnasında hem marka lisanslama trendlerini hem de konaklama sektörünün tedarik ihtiyaçlarını yakından inceledik. Ev tekstili sektörümüzdeki güçlü üretim kabiliyetimizi farklı müşteri grupları ve yüksek katma değerli ürünlerle buluşturarak ihracatımıza daha fazla değer kazandırmaya devam edeceğiz.”

Türkiye’nin Yaş Meyve ve Sebze Sektörü Madrid’de Buluştu Haber

Türkiye’nin Yaş Meyve ve Sebze Sektörü Madrid’de Buluştu

Türkiye’nin tarım ve yaş meyve-sebze sektöründeki ihracat gücü, İspanya’nın başkenti Madrid’de düzenlenen Fruit Attraction Fuarı’nda uluslararası alıcılarla buluşuyor. Akdeniz İhracatçı Birlikleri koordinasyonunda ve Türkiye Milli Katılım Organizasyonu ile fuara 5. kez Türkiye’den katılım sağlanıyor. Türkiye 574 metrekarelik alanda temsil ediliyor Yaş meyve ve sebze sektörünün önemli uluslararası buluşmalarından biri olan Fruit Attraction Fuarı, Madrid’de kapılarını açtı. Türkiye, fuarın 14. salonunda 574 metrekarelik alanda üretim gücünü ve ihracat kapasitesini tanıtıyor. Fuar kapsamında Türkiye’nin kaliteli yaş meyve ve sebze ürünleri uluslararası sektör temsilcileriyle buluşturulurken, yeni ticari bağlantıların geliştirilmesi ve ihracatın güçlendirilmesi hedefleniyor. Madrid’de Türk firmalarına ziyaret Fuarın ilk gününde Madrid Büyükelçisi Nüket Küçükel Ezberci ve Madrid Ticaret Başmüşaviri Önder Savaş Tongal, Türkiye’nin milli katılım standını ziyaret ederek fuarda yer alan katılımcı firmalarla bir araya geldi. Fruit Attraction, Türk yaş meyve ve sebze sektörünün uluslararası pazarlardaki görünürlüğünü artırmasının yanı sıra yeni iş birlikleri ve ticari bağlantılar açısından da önemli bir platform oluşturuyor. Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatında önemli bir yere sahip olan yaş meyve ve sebze sektörünün temsilcileri, Madrid’de sürdürülebilir ihracat ve yeni pazar hedefleri doğrultusunda temaslarını sürdürüyor.

Angola’dan Türk Yatırımcılara Davet Var Haber

Angola’dan Türk Yatırımcılara Davet Var

Güney Batı Afrika ülkesi Angola, Türkiye’den madencilik, tarım ve turizm sektörlerinde yatırım bekliyor.İhracat gelirlerinin yüzde 92’sini petrol ve doğalgazın oluşturduğu Angola, zengin maden rezervlerini ekonomiye kazandırarak gelirlerini çeşitlendirmek istiyor. Angola'nın Ankara Büyükelçisi Sayın Joao Salvador Dos Santos Neto, Ege İhracatçı Birlikleri’ni ziyaret etti. Büyükelçi Dos Santos Neto, Angola’da yatırım yapacak sanayiciler için kolaylıklar sağlayan bir mevzuatları olduğunu, Türk yatırımcıları Angola’ya beklediklerini dile getirdi. Angola’nın altın, nikel, demir cevheri, mermer, nadir bulunan elementler yönüyle zengin rezervlere sahip olduğunu dile getiren Büyükelçi Dos Santos Neto, “36 maden açısından zengin kaynaklara sahibiz. Türk yatırımcıların yeterli kaynak bulabilecekleri maden yataklarına sahibiz. Enerji ve lojistik altyapısı için destek oluyoruz. Çinli 300’ün üzerinde firmanın Angola’da yatırımları var. Tarım, petrol, gaz, madencilik ve diğer sanayi kollarında yatırımlar yaptılar. Türkiye’den bir firmanın demir cevheri üretimi konusunda bir yatırımı söz konusu. Angola’da Türk yatırımcıları daha fazla sayıda görmek istiyoruz. Madencilik dışında tarım ve turizm sektörleri de yatırım yapılabilecek sektörler olarak öne çıkıyor” şeklinde konuştu. Türk dizileri Angola’da çok popüler Angola’da Türk dizilerinin çok popüler olduğu bilgisini de veren Dos Santos Neto şöyle devam etti; “Türk dizilerinden dolayı Angola’da Türklere sempati duyuluyor. Türk yatırımcılar Angola’ya geldiklerinde çok hoş karşılanacaklar. Türkiye’de okuyan çok sayıda Angolalı var. Angola’da yapacağınız yatırımlarda Türkiye’de okumuş, Türkçe bilen Angolalıları istihdam etmeniz işlerinizin hızla büyümesine katkı sağlayacaktır.” Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Faik Tokatlıoğlu, Türkiye’nin yıllık 6,5 milyar dolar madencilik ürünleri ihraç ettiğini, Ege Bölgesi’nden yapılan madencilik ihracatının 1,5 milyar doları aştığını, Türkiye ile Angola arasında karşılıklı ticaretin artması için uygun bir zemin olduğunun altını çizdi. Türkiye’nin Angola’ya yıllık ihracatının 102 milyon dolar, ithalatının ise 9 milyon dolar düzeyinde olduğunu vurgulayan Tokatlıoğlu, “Angola yıllık 15 milyar doların üzerinde ithalat yapan bir ülke. Angola’ya hem ihracatımızı artırabiliriz hem de Türk sanayicileri Angola’da yatırım yapabilirler. Karşılıklı temaslarla iki ülke arasındaki ticari bağların daha da güçleneceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Ağustos Ayında İhracat 23,5 Milyar Dolara Ulaştı Haber

Ağustos Ayında İhracat 23,5 Milyar Dolara Ulaştı

Ticaret Bakanı Ömer Bolat tarafından açıklanan Ağustos ayı dış ticaret istatistiklerine göre, Türkiye’nin mal ihracatı Ağustos ayında yüzde 8,1 artışla 23 milyar 467 milyon dolara yükseldi. Böylece en yüksek Ağustos ayı ihracatına ulaşılırken, yılın ilk sekiz ayındaki ihracat yüzde 4 artışla 184 milyar 996 milyon dolar oldu. Ağustos Ayında İhracatta Rekor 2026 yılı Ağustos ayında mal ihracatı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,1 oranında artarak 23 milyar 467 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu sonuçla en yüksek Ağustos ayı ihracatına ulaşıldı. 2026 yılı Ağustos ayında yıllıklandırılmış ihracat ise bir önceki yıla göre yüzde 4,2 oranında artışla 280,3 milyar milyon dolar olarak gerçekleşti. Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaşıldığını belirten Bolat yıllıklandırılmış mal ihracatının, 2025 yılı Ağustos ayında 269 milyar dolar seviyesindeyken 2026 Ağustos ayı itibarıyla 11,2 milyar dolar arttığını ifade etti. İthalat 28,7 Milyar Dolar Oldu Ağustos ayında mal ithalatı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10,5 oranında artarak 28 milyar 706 milyon dolar olarak gerçekleşti. 2026 yılı Ağustos ayında yıllıklandırılmış ithalat ise bir önceki yıla göre yüzde 6 artışla 378 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2025 yılı Ağustos ayında 356,7 milyar dolar seviyesinde bulunan yıllıklandırılmış mal ithalatı, 2026 Ağustos ayı itibarıyla 21,4 milyar dolar arttı. Dış Ticaret Açığı 5,2 Milyar Dolar 2026 yılı Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre mal ihracatı yüzde 8,1 artışla 23 milyar 467 milyon dolara, mal ithalatı yüzde 10,5 artışla 28 milyar 706 milyon dolara yükseldi. Bu dönemde dış ticaret açığı yüzde 22,3 artışla 5 milyar 239 milyon dolar olurken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 81,7 olarak gerçekleşti. 2026 yılı Ocak-Ağustos döneminde ise mal ihracatı yüzde 4 artışla 184 milyar 996 milyon dolar, mal ithalatı yüzde 5,3 artışla 250 milyar 790 milyon dolar oldu. Aynı dönemde dış ticaret açığı yüzde 9,3 artışla 65 milyar 793 milyon dolara yükselirken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 73,8 olarak gerçekleşti. Yıllıklandırılmış İhracat 280,3 Milyar Dolara Ulaştı Son 12 aylık dönemde, yani 2025 Eylül-2026 Ağustos döneminde, mal ihracatı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2 artışla 280 milyar 264 milyon dolara yükseldi. Aynı dönemde mal ithalatı yüzde 6 artışla 378 milyar 24 milyon dolar, dış ticaret açığı ise yüzde 11,6 artışla 97 milyar 760 milyon dolar oldu. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 74,1 olarak gerçekleşti. Cari Hesapta 3 Milyar Doların Üzerinde Fazla Beklentisi Dış ticaret istatistikleri ile hizmetler dengesine yönelik beklentiler kapsamında Ağustos ayında cari işlemler hesabında 3 milyar doların üzerinde fazla verilmesi bekleniyor. Küresel ekonomide devam eden jeopolitik gerginlikler, ağırlaşan uluslararası şartlar, korumacılık ve zayıf dış talebe rağmen ihracatta dirençli bir görünüm öne çıkıyor. İhracatta OVP Hedefi İzleniyor 282 milyar dolar olan Orta Vadeli Program (OVP) hedefinin Eylül ayı itibarıyla yıllıklandırılmış olarak yakalanması bekleniyor. Yıl sonunda mal ve hizmet ihracatı toplamında hedeflenen 410 milyar doların aşılması amacıyla Bakanlık çalışmalarını sürdürüyor. Orta Vadeli Program (2027-2029) kapsamında ihracatın küresel ticaretten aldığı payın artırılması amacıyla yüksek katma değerli üretim ve teknoloji yoğun ürün ve hizmetlerin ihracattaki payının yükseltilmesi hedefleniyor. Düşük ve orta teknoloji yoğun sektörlerde dönüşüm desteklenerek firmaların daha yüksek katma değerli üretim ve ihracata yönelmeleri sağlanacak. Küresel ticaretteki yeni dinamikler doğrultusunda yurt içi üreticilerin haksız rekabete karşı ihtiyaçları gözetilerek, uluslararası yükümlülükler çerçevesinde yerli üretimin korunmasına yönelik önlemler alınmaya devam edilecek.

Elazığ’da Domates Üretiminde Rekolte Artışı Bekleniyor Haber

Elazığ’da Domates Üretiminde Rekolte Artışı Bekleniyor

Elazığ’da domates hasadı devam ederken, 2026 sezonunda üretimin 110 bin tona ulaşması bekleniyor. Sofralık, salçalık ve kurutmalık çeşitleriyle üretilen domates, kent tarımında önemli bir üretim kalemi olarak öne çıkıyor. Elazığ’da 110 Bin Ton Domates Rekoltesi Bekleniyor Elazığ’ın Merkez ilçesine bağlı Şahaplı köyünde yaklaşık 400 dekarlık alanda gerçekleştirilen domates hasadına İl Tarım ve Orman Müdürü, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü, teknik personel ve üreticiler katıldı. Elazığ’ın tüm ilçelerinde yetiştirilen domatesin salçalık ve kurutmalık üretimi ise özellikle Merkez ilçesinde yoğunlaşıyor. Kentte 2025 yılında 103 bin tonun üzerinde gerçekleşen domates üretiminin, 2026 sezonunda yaklaşık 110 bin tona ulaşması bekleniyor. Sanayi Tipi Domateste Doğu Anadolu’nun Öne Çıkan Üretim Merkezi Elazığ, Doğu Anadolu Bölgesi’nde sanayi tipi domates üretiminde ilk sırada yer alıyor. Kentte yetiştirilen domatesin bir bölümü kurutularak yurt dışına ihraç edilirken, salçalık domatesin Elazığ’da işlenmesi ürünün katma değerinin artırılmasına katkı sağlıyor. Domates üretimi böylece yalnızca tarladaki hasatla sınırlı kalmayarak işleme, sanayi ve ihracat aşamalarını da kapsayan bir üretim zinciri oluşturuyor. Domates Üretiminde Hasat Sezonu Devam Ediyor Elazığ’da üreticilerin tarladaki emeğiyle sürdürülen domates hasadının, kent tarımında ekonomik hareketliliğe katkı sağlaması bekleniyor. 2026 sezonunda üretimin yaklaşık 110 bin tona ulaşmasıyla Elazığ’ın domates üretimindeki konumunun güçlenmesi öngörülüyor.

TEKSPEKTİF’te Gelecek Stratejileri Konuşuldu Haber

TEKSPEKTİF’te Gelecek Stratejileri Konuşuldu

Denizli Tekstil ve Giyim Sanayicileri Derneği (DETGİS) organizasyonu, Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) ev sahipliği ve Denizli Sanayi Odası (DSO) iş birliğiyle düzenlenen TEKSPEKTİF buluşması, tekstil ve hazır giyim sektörünün önde gelen temsilcilerini Denizli’de bir araya getirdi. Sektörün mevcut durum analizinin yapıldığı ve gelecek dönem beklentilerinin masaya yatırıldığı TEKSPEKTİF programına; DENİB Başkanı Osman Uğurlu, DSO Başkanı Selim Kasapoğlu ve DETGİS Başkanı Halil Erdoğan katıldı. Etkinlikte ayrıca Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, TİM Başkan Vekili Ahmet Öksüz, Önceki Dönem DENİB Başkanı ve TİM Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Memişoğlu, OSB Başkanı Selim Yaymanoğlu, TGSD Başkanı Toygar Narbay, ETHİB Başkanı Turan Göksan, EHKİB Başkanı Çağlar Bağcı, EGSD Başkanı Yasin Akçakaya, TETSİAD Başkanı Murat Şahinler, DESİAD Başkanı Nuri Turgut ve DEGİAD Başkanı Kemal Sözkesen gibi sektörün ve bölgenin önemli isimleri yer aldı. "Sektörün Sesini Birlikte Duyurmalıyız" Programın açılışında konuşan Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, tekstil ve hazır giyim sektörünün Denizli’nin üretim, istihdam ve ihracat kültüründeki kritik rolüne dikkat çekti: "Tekstil ve hazır giyim, kentimizin ulaştığı ekonomik gücün temel taşıdır. İçinden geçtiğimiz zorlu dönemde üretici ve ihracatçılarımızın sorunlarının doğrudan muhataplarıyla konuşulmasını son derece kıymetli buluyorum. TEKSPEKTİF gibi platformlar, sektörün ihtiyaçlarını doğru tespit etmemizi sağlıyor. Bizlere düşen görev, burada ortaya koyulan çözüm önerilerini takip etmek ve Denizli’nin üretim gücünü daha ileriye taşımaktır." "Tekstil ve Konfeksiyon Birbirinden Ayrı Düşünülemez" Sektörün yaşadığı daralma ve küresel rekabet baskısına değinen DENİB Başkanı Osman Uğurlu, tedarik zincirindeki bütünlüğün önemini vurguladı: "Konfeksiyondaki bir sipariş kaybı; kumaştan boyahaneye, dokumadan ipliğe kadar tüm üretim zincirini olumsuz etkiliyor. TEKSPEKTİF’i sektörümüzün bir aile meclisi olarak görüyoruz. Sorunlarımızı açıkça konuşarak uygulanabilir ve somut çözümler geliştirmek zorundayız. Çözüm yine bizim üretim gücümüzde, tecrübemizde ve çalışma azmimizdedir." "Artık 'Nasıl Daha Fazla Değer Üretiriz?' Sorusunu Sormalıyız" DETGİS Başkanı Halil Erdoğan ise artan üretim maliyetleri, finansmana erişim ve kur-maliyet dengesi gibi faktörlerin sektörü yeni arayışlara yönelttiğini belirtti: "Değişen küresel koşullarda sektörümüzün güçlü yönlerini yeniden konumlandırmalıyız. Bugün sadece 'Nasıl daha fazla üretiriz?' değil, 'Nasıl daha fazla değer üretiriz?' sorusuna odaklanmamız gerekiyor. TEKSPEKTİF, sektörümüzün geleceğine yönelik ortak bir perspektif oluşturmayı hedefliyor." Sektörel Durum Raporu ve 2030 Vizyon Paneli Açılış konuşmalarının ardından Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Toygar Narbay, "TGSD Sektörel Durum Raporu ve Sektörel Strateji Haritası" başlıklı sunumunu gerçekleştirerek güncel verileri ve stratejik hedefleri katılımcılarla paylaştı. Programın devamında moderatörlüğünü DSO Başkanı Selim Kasapoğlu’nun üstlendiği TEKSPEKTİF Paneli düzenlendi. TİM Başkan Vekili Ahmet Öksüz ve TGSD Başkanı Toygar Narbay’ın konuşmacı olduğu panelde; Türkiye’nin üretim gücünü koruyarak katma değerini artırması, küresel rekabette yeniden konumlanması ve 2030’a uzanan dönüşüm süreci ele alındı. Panelde değerlendirmelerde bulunan DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, sanayideki maliyet ve rekabet sorunlarının bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirterek şunları kaydetti: "Önümüzdeki dönemde üretimde verimliliği artırmak, pazar çeşitliliğini güçlendirmek ve değişen küresel taleplere hızla yanıt verebilmek belirleyici olacaktır. Sektörümüzün bugünkü tablosunu doğru okumak kadar, gelecekte nerede konumlanacağını net bir şekilde ortaya koymak da hayati önem taşıyor." İş birliği ve ortak akıl mesajlarının öne çıktığı TEKSPEKTİF programı, sektöre katkı sağlayan konuşmacılara plaket takdim edilmesiyle sona erdi.

Giresun Ziraat Odası’ndan Fındık Fiyatları İçin Acil Tedbir Çağrısı Haber

Giresun Ziraat Odası’ndan Fındık Fiyatları İçin Acil Tedbir Çağrısı

Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, fındık üreticisinin emeğinin karşılığını alabilmesi için fındık fiyatının yükselmesine yönelik 5 acil tedbir alınması gerektiğini belirtti. Fındık üreticisinin bugün en önemli sorununun yalnızca ürününü satmak değil, emeğinin karşılığını alabilmek olduğunu belirten Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, serbest piyasada oluşan fiyat ile üreticinin beklentisi arasındaki farkın giderek büyüdüğünü ifade etti. Üreticinin maliyetleri artarken, fındığın gerçek değerini bulamamasının kabul edilebilir olmadığını belirten Karan, fındık fiyatının yükselmesi için günübirlik açıklamalar değil, kalıcı ve uygulanabilir bir piyasa politikası ortaya konulması gerektiğini kaydetti. Karan, fındık fiyatının yükselmesi için alınması gereken 5 acil tedbiri şöyle sıraladı: TMO piyasada etkin olmalı Karan, birinci olarak TMO'nun piyasada etkin olması gerektiğini belirtti. TMO'nun alımlarının güçlü ve düzenli şekilde devam etmesi, üreticinin karşısında güvenilir bir alternatif oluşturması gerektiğini ifade eden Karan, TMO'nun açıkladığı fiyatın serbest piyasa açısından da önemli bir referans noktası olduğunu belirtti. Üretici düşük fiyattan satışa mecbur bırakılmamalı İkinci olarak üreticinin fındığını düşük fiyattan satmaya mecbur bırakılmaması gerektiğini belirten Karan, üreticinin borç ve finansman baskısı nedeniyle ürününü hasat döneminde elinden çıkarmasının fiyatların üzerindeki arz baskısını artırdığını ifade etti. Karan, üreticiye uygun koşullarda finansman sağlanması ve fındığını değerini bulana kadar muhafaza edebilmesinin önünün açılması gerektiğini belirtti. Üretici örgütleri güçlendirilmeli Üçüncü olarak üretici örgütlerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Karan, kooperatifler ve üretici birliklerinin daha etkin bir pazarlama yapısına kavuşturulması gerektiğini ifade etti. Karan, üreticinin tek tek pazarlık yapan değil, örgütlü şekilde piyasaya çıkan güçlü bir taraf haline getirilmesi gerektiğini belirtti. Fındık piyasasında rekabet artırılmalı Dördüncü olarak fındık piyasasında rekabetin artırılması gerektiğini belirten Karan, alıcı sayısının ve ihracat kanallarının artırılmasının üreticinin sınırlı sayıda alıcıya bağımlı kalmasını önleyeceğini ifade etti. Karan, fındık piyasasında rekabet ne kadar güçlenirse üreticinin pazarlık gücünün de o kadar artacağını belirtti. Rekolte ve piyasa verileri şeffaf olmalı Beşinci olarak rekolte ve piyasa verilerinin şeffaf olması gerektiğini belirten Karan, farklı kurumların birbirinden farklı rekolte rakamları açıklamasının piyasadaki beklentileri etkileyebildiğini ifade etti. Karan, üreticinin, tüccarın ve sanayicinin güvenebileceği şeffaf ve bilimsel bir rekolte sistemi oluşturulması gerektiğini belirtti. "Fındık üreticisi zararına satış yapmak zorunda değildir" Karan, fındık üreticisinin zararına satış yapmak zorunda olmadığını belirterek, üreticiye sadece “fındığını satma, bekle” demenin de yeterli olmadığını ifade etti. Üreticinin bekleyebilmesi için finansman desteği, güçlü TMO alımı ve örgütlü pazarlama sisteminin birlikte hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Karan, taleplerinin fındık fiyatının yapay yollarla yükseltilmesi olmadığını vurguladı. Karan, üreticinin emeğinin karşılığını aldığı, rekabetin bulunduğu, şeffaf ve sürdürülebilir bir piyasa düzeninin kurulmasını talep ettiklerini belirtti. Fındığın Karadeniz'in sadece tarım ürünü olmadığını, milyonlarca insanın geçim kaynağı ve Türkiye'nin önemli ihracat değerlerinden biri olduğunu belirten Karan, üreticinin alın terinin karşılığını bulacağı bir piyasa için mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.