Hava Durumu

#Insan Sağlığı

Kırsal Haber - Insan Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Insan Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürer: “Türkiye’den Giden 385 Gıda Ürünü AB’de Riskli Bulundu” Haber

Gürer: “Türkiye’den Giden 385 Gıda Ürünü AB’de Riskli Bulundu”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Ticaret Bakanlığının bütçe görüşmelerinde gıda ihracatında yaşanan sorunlar, Avrupa Birliği’nin Türkiye’den gönderilen ürünlere yönelik ret kararları, ithal gıdalardaki denetimler, fahiş fiyat uygulamaları, tüccarların tutuklanmasının meyve-sebze piyasasına etkileri ve tarım politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürer, Avrupa Birliği Gıda ve Yem Hızlı Alarm Sistemi kayıtlarına dikkat çekerek, “2026 yılının ilk on ayında 385 bildirim yapılmış, bunların 278’i ciddi risk olarak kayıtlara geçmiştir. Üreticiyi, tüccarı, sanayiciyi ve tüketiciyi aynı anda gözeten kamucu bir yönetim anlayışına ihtiyaç vardır” dedi. AB’DEN TÜRKİYE’NİN GIDA ÜRÜNLERİNE 385 RET VE RİSK BİLDİRİMİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ticaret Bakanlığının TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmelerinde Avrupa Birliği Gıda ve Yem Hızlı Alarm Sistemi tarafından Türkiye’den gönderilen gıda ürünlerine yönelik ret kararlarının önemli bir sorun oluşturduğunu belirtti. Gürer, 2025 yılında 486 üründe ret kararı verildiğini, 2026 yılının ilk on ayında ise 385 bildirime ulaşıldığını ifade ederek, bu tablonun Türkiye’nin gıda ihracatı açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Gürer, “Avrupa Birliği Gıda ve Yem Hızlı Alarm Sistemi ülkemizden gönderilen gıda ürünleriyle ilgili ret kararı vermektedir. 2025 yılında 486 üründe verilen ret kararı 2026 yılının ilk on ayında 385 bildirime erişmiş bulunmaktadır. Bildirim türleri; 284 sınır reddi, 60 dikkat bildirimi, 23 alarm bildirimi olarak kayıtlara geçerken, 278 kayıt ciddi risk, 39’u ise potansiyel risk olarak bildirilmiştir” dedi. Meyve ve sebze ürünlerinin bildirimlerde ağırlıklı yer tuttuğunu belirten Gürer, “Öne çıkan kayıtlarda meyve ve sebze grupları 296 ürünle ilk sırada yer almakta ve tüm kayıtların yüzde 77’sini oluşturmaktadır. Bu ürünlerin Bakanlığınızın laboratuvarlarında incelendikten sonra ihracatı yapılmasına karşın gittiği ülke sınırından dönmesi hem Türkiye’den giden ürünler için hem de o ürünü gönderen tüccar ve üreten üretici için önemli sorun oluşturmaktadır” ifadelerini kullandı. “PESTİSİT ÇIKAN ÜRÜNLERİN İÇ PİYASADAKİ KARŞILIĞI DA DENETLENMELİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “İnsan sağlığı açısından da bu bağlamda risk vardır. Özellikle pestisit çıkan ürünlerde iadelerin imha edildiği söylense de aynı ürünün üretim alanında üretilip iç pazara verilen ürünlerinin toplatılmasına yönelik bir örnek bugüne kadar kamuoyuna yansımamıştır” dedi. İhracattan dönen ürünlerin imha edilmesinin tek başına yeterli olmadığını belirten Gürer, aynı üretim alanından çıkan ve iç piyasaya sunulan ürünlerin de denetlenmesi gerektiğine dikkat çekti. İnsan sağlığını ilgilendiren bu konuda üretimden tüketiciye kadar bütün süreçlerin takip edilmesinin önemini ortaya koydu. “ABD’DEN İTHAL EDİLEN CEVİZDEKİ DENETİM FARKI DÜŞÜNDÜRÜCÜ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ayrıca ülkemizde ithal edilen farklı ürünler de vardır. Avrupa Birliği sınır kontrollerinde bu ürünlerde iadeye rastlansa da ülkemize gelen ithal ürünlerde bu tür bir iade görülmemektedir. Türkiye’de ithal ürünleriyle ilgili yeterli denetim yapılıyorsa örneğin aynı dönemde Avrupa Birliğine gönderilen Amerika Birleşik Devletleri’nin cevizi iade olurken, Türkiye’de bu ürünün girişinde hiçbir sorun saptanmaması da ilginç ve düşündürücüdür. İthal gıda ürünlerinde GDO kontrolü, tatlandırıcı kontrolü ve bunların girişine yönelik inceleme sağlanmakta mıdır?” sorusunu yöneltti. “FAHİŞ FİYAT SORUNU SİSTEMDİR, BOZUK DÜZEN DEĞİŞMEDEN SORUNLAR SÜRER” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Fahiş fiyatla mücadele yıllardır konuşulagelir. İşin özünde serbest piyasa ekonomisi uygulayan iktidarın fiyata müdahalesi sistemsel olarak sorunludur. Sorun sistemdedir, bozuk düzen değişmeden fiyatlardaki bu oynamalar da sürer. Açıkçası fahiş fiyatla ilgili Hazine ve Maliye, Ticaret, Tarım ve Orman Bakanlığıyla işler düzene girmeyince Adalet ve İçişleri Bakanlıkları da devreye girdi. Birkaç sektörde operasyonlar yapıldı. ‘Stokçu’ diye normalde stoklanması gereken ürünlerin depolarını basıp, sistemin sorununun depolayanlara kesildiği gibi, bu kez de tutuklamalar yapılarak tüccarlar gözaltına alındı” dedi. Suç işleyenlerin cezalandırılması gerektiğini ancak sorunun kaynağının da doğru tespit edilmesinin önem taşıdığını belirten Ömer Fethi Gürer, “Suçlu varsa mutlaka ceza kesmek de gerekir ama bazı sorunlarda olayın doğuşuna neden olan konuları da öngörebilmek önemlidir” ifadelerini kullandı. “GIDA, YEM VE GÜBREDE TEKELLEŞME SORUNU VAR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Yıllarca çoğu iktidara yakın muhafazakâr iş insanları, özellikle gıda sektörü, yem sektörü ve gübre sektöründe egemendir. Kamu fabrikalarının satılan gübrede, ithalat dışında bir tekelleşme vardır ki fiyat denetiminin başta yem ve gübre için yönelik yapılması gerekir. Kamunun her alanda olması, planlama ve öngörüyle süreçlerin yönetilmesi, üreticiyi, tüccarı, sanayiciyi ve tüketiciyi aynı anda mutlu edecek kamucu bir yönetim anlayışına ihtiyaç vardır” dedi. “KAMU OLMADAN KOOPERATİFÇİLİK GELİŞTİRİLEMEZ” Ömer Fethi Gürer, “Kooperatiflerle ilgili yapısal sorunları ortadan kaldıracak, yalnız gıda ve tarıma yönelik kooperatifleri özerk bir anlayışla güçlendirmek ve yasal düzenlemeler de ihtiyaçtır. Kamu olmadan kooperatifçilik geliştirilip üretim öncesi ve sonrası planlamayla piyasa varlığı sağlanmadan, uygun fiyatlı ürün için baskı yaratmak sorunları artırmaktadır” ifadelerini kullandı. “MEYVE-SEBZE PİYASASINI ETKİLEDİ” Meyve ve sebze piyasasında yaşanan sıkıntılara da değinen Ömer Fethi Gürer, “41 tüccar ve sanayicinin gözaltına alınmasıyla başlayan sürecin, bahçe bitkileri için ihracatın önemli bir soruna dönüşmesinde etken olduğu kamuoyunda da ifade edilmektedir. Ülkemizin dünyada önemli yer bulan ihraç ürünleri; fındık, üzüm, zeytin, elma ve limon gibi ürünlerin ihracatında sıkıntılar yaşanmaktadır. Niğde’de iyi elma fiyatları 10-15 lira, meyve suyu 2-3,5 lira aralığında işlem görmekte ve çok bahçede elma dalında kalmaktadır” ifadelerini kullandı. Elmanın pazara sunulmasında farklı yöntemlerin kullanıldığını belirten Gürer, “Elmanın bir bölümü doğrudan satılırken, bir bölümünün 15 ülkeye ihracı yapılıp, bir bölümü stoklamayla sekiz ay aralıkla pazara sunulurdu” dedi. “NORMAL DEPOLAMA YAPAN TÜCCARLAR DA KAYGI DUYUYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “‘Stokçu piyasayı manipüle ediyor, enflasyonu bunlar yükseltiyor.’ diye oluşturulan baskılarla normal depolama yapanların dahi süreçten kaygılandığı ifade edilmektedir. Farklı nedenlerle tutuklu yargılananlar zaten pamuk ipliğine bağlı olan meyve-sebze piyasasını doğrudan ve olumsuz etkilemektedir. Bu durumun yalnızca tüccarları değil, binlerce üreticiyi de etkilediğini belirten Ömer Fethi Gürer, “Bu durum binlerce üreticiyi de etkilemektedir. Üretici ürününü satamamakta, cezaevindeki tüccarın ise işinin daralmasının oluşan durumda etkisi olduğu dikkat çekmektedir” değerlendirmesinde bulundu. “SEBZE VE MEYVE FİYATLARININ ARTMASINI ÖNLEYEMEYEN, ÇİFTÇİNİN YANINDA OLMAYAN ANLAYIŞ SÜRÜYOR” Sebze ve meyve fiyatlarındaki artışların önlenemediğini, buna karşın çiftçinin de yeterince desteklenmediğini ifade eden Gürer, “Sebze, meyve fiyatlarının çok artmasını da önleyemeyen, çiftçinin ve üreticinin yanında olmayan bir anlayış devam etmektedir. Yanlış uygulamalarla gerek ihracatta gerekse ithalatta sorunlu bir döneme girilmesinde kamucu politikalardan uzaklaşılmasının doğrudan etkisi vardır” dedi. İTHALAT ARTIŞI İHRACATIN ÜÇ KATINA YAKLAŞTI Dış ticaret verilerine de dikkat çeken Gürer, “2026 yılının ilk sekiz aylık dış ticaret verilerinde ihracat yüzde 6 oranında artarken, ithalat yüzde 17,72 oranında artmıştır. İhracatın 21 milyar 190 milyon dolara, ithalatın ise 20 milyar 430 milyon dolara ulaştığı görülmektedir” ifadelerini kullandı. Hayvan yemi ithalatındaki artışın da dikkat çekici olduğunu belirten Gürer, “İlk sekiz ayda yalnızca hayvan yemine ödenen artış 1 milyar 225 milyon dolara erişmiştir” dedi.

Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan 3 Ürüne Kritik Yasak Haber

Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan 3 Ürüne Kritik Yasak

Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü, insan ve çevre sağlığını korumak amacıyla kritik bir karara imza attı. Yapılan son değerlendirmeler neticesinde, tarımda kullanılan "Thiophanate Methyl", "Indoxacarb" ve "Phosmet" aktif maddelerini içeren bitki koruma ürünlerinin ithalatı, imalatı ve kullanımı belirli bir takvim çerçevesinde tamamen sonlandırılacak. Tarım ve Orman Bakanlığı, tarımsal üretimde kullanılan bitki koruma ürünlerinin insan, hayvan ve çevre sağlığı üzerindeki etkilerini yakından takip etmeye devam ediyor. Bilimsel gelişmeler ve uluslararası değerlendirmeler doğrultusunda yürütülen çalışmalar sonucunda, risk taşıyan bazı etken maddeler için yasaklama kararı alındı. Hangi Aktif Maddeler Yasaklanıyor? Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan kamuoyu duyurusuna göre, Avrupa Birliği'ndeki onay durumları ve alternatif ürünlerin mevcudiyeti göz önünde bulundurularak şu üç aktif madde hedef alındı: Thiophanate Methyl Indoxacarb Phosmet Bu maddeleri içeren bitki koruma ürünleri, insan sağlığı ve çevre açısından oluşturdukları potansiyel riskler nedeniyle piyasadan çekilecek. Yasak ve Sonlandırma Takvimi Açıklandı Söz konusu aktif maddeleri içeren ürünlerin sektörde ani bir boşluk yaratmaması ve yeterli alternatif ürünlerin ruhsatlandırılması süreçleri dikkate alınarak kademeli bir takvim belirlendi. Bakanlık duyurusuna göre sonlandırma takvimi şu şekildedir: Fiili İthalatları: 13 Kasım 2026 İmalatları: 18 Aralık 2026 Kullanımları: 31 Aralık 2027 Belirtilen tarihler itibarıyla bu aktif maddelerin ülkeye girişi, üretimi ve tarlalardaki uygulamaları tamamen yasaklanmış olacak. Çiftçilerin ve üreticilerin mağduriyet yaşamaması adına alternatif bitki koruma ürünlerine yönelmeleri önem arz ediyor.

Büyükşehir’den 800 Dekar Araziye Faydalı Böcek Desteği Haber

Büyükşehir’den 800 Dekar Araziye Faydalı Böcek Desteği

Antalya Büyükşehir Belediyesi, çevre dostu tarımı yaygınlaştırmak ve doğal üretimi teşvik etmek amacıyla biyolojik mücadele desteklerine devam ediyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, kent genelinde tarımsal ilaç kullanımını azaltmak, doğayı ve insan sağlığını korumak amacıyla üreticilere faydalı böcek dağıtımı gerçekleştiriyor. Antalya sahil bandı boyunca nar ve narenciye üretimi yapılan 800 dekarlık alanda faydalı böcekler üreticilere teslim edilerek bahçelerdeki salımları sağlandı. Biyolojik Mücadele Ekipleri Doğal Dengeyi Koruyor Predatör ve parazitoit türdeki faydalı böcekler, Antalya Büyükşehir Belediyesi Bitkisel Üretim ve Eğitim Şube Müdürlüğü bünyesinde özel olarak üretiliyor. Zararlı böceklere karşı kimyasal yerine biyolojik mücadele yürütülerek hem tarım alanlarındaki doğal denge korunuyor hem de ürünlerin kalitesi artırılıyor. "Kimyasal Kalıntı Sorununun Önüne Geçiyoruz" Faydalı böcek desteğinin detaylarına değinen Ziraat Mühendisi Mehmet Özer, uygulamanın çiftçinin bütçesine ve çevreye olan katkılarını şu sözlerle özetledi: "Faydalı böcekler sayesinde çiftçilerimizin nar ve narenciye bahçelerinde kullandığı kimyasal ilaç oranı düşüyor ve girdi maliyetleri azalıyor. Başta insan sağlığı olmak üzere toprağımızı, canlılarımızı ve suyumuzu koruyoruz. İhracatta ve iç piyasada kimyasal ilaç kaynaklı kalıntı sorunlarının önüne geçerek üreticimizin ürününün değer kaybetmesini engelliyoruz. Üreticilerimizin biyolojik ve biyoteknik mücadeleye olan ilgisi her geçen gün artıyor; biz de yanlarında olmaya devam edeceğiz."* "Ürünlerimizi İlaçsız ve Kalıntısız Yetiştiriyoruz" Finike Yalnız Mahallesi’nde nar üreticiliği yapan Ali Özyay, bahçesindeki unlu bit ve beyaz sinek zararlılarına karşı Büyükşehir'den destek aldığını belirterek şunları söyledi: "Bahçemdeki zararlılara karşı talepte bulundum, ekipler hemen ürettikleri faydalı böcekleri getirdi ve ağaçlarımıza astık. Bölgemizde nar üretimi çok yaygın; ürünlerimizi ve emeğimizi korumamız gerekiyor. İnşallah ürünlerimizi ilaçsız, kalıntısız ve daha doğal yetiştireceğiz. Çiftçinin yanında olan Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederim." "İhracatta Büyük Kolaylık Sağlıyor" Narenciye üretimi yapan genç çiftçi Fethi Ertaş ise biyolojik mücadelenin pazar avantajına dikkat çekti: "Portakal ağaçlarımıza zarar veren unlu bit gibi zararlılarla kimyasal ilaç kullanmadan doğal yöntemlerle mücadele ediyoruz. Bu sayede hem ilaç masrafından kurtuluyoruz hem de kalıntı problemi yaşamıyoruz. Bir üretici için en büyük risk ürünün elinde kalmasıdır. Biyolojik mücadele ile yetiştirdiğimiz ürünlerde kalıntı olmadığı için özellikle ihracat satışlarında büyük kolaylık yaşıyoruz."*

Manisalı Üreticilere Hayvan Sağlığı İçin Büyük Destek Haber

Manisalı Üreticilere Hayvan Sağlığı İçin Büyük Destek

Manisa Büyükşehir Belediyesi, kırsalda hayvancılığın sürdürülebilirliğini desteklemek ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) riskine karşı önlem almak amacıyla üreticilere yönelik desteklerini sürdürüyor. Bu kapsamda Yunusemre ilçesine bağlı Muslih, Örencik ve Pelitalan mahallelerinde 94 üreticiye toplam 1.058 adet antiparaziter preparat teslim edildi. Manisa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen Büyükbaş ve Küçükbaş Hayvanların Dış Parazitler Yönünden Korunması Projesi kapsamında gerçekleştirilen destekle büyükbaş ve küçükbaş hayvanların dış parazitlerden korunması, hayvan sağlığının güçlendirilmesi ve KKKA hastalığına karşı alınan önlemlerin artırılması amaçlanıyor. Destek programı kapsamında Pelitalan Mahallesi’nde 72, Örencik Mahallesi’nde 16, Muslih Mahallesi’nde ise 6 üreticiye antiparaziter preparat teslim edildi. Üreticilere toplam 861 adet 100 mililitrelik ve 197 adet 500 mililitrelik olmak üzere 1.058 adet preparat ulaştırıldı. “Gelen Talepler Üzerine Projeyi Sürdürüyoruz” Manisa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Ziraat Mühendisi İsmail Kilimci, uygulamanın geçen yıl başlatıldığını, üreticiler ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden gelen talepler doğrultusunda bu yıl da devam ettirildiğini söyledi. Kilimci, “Kene kaynaklı Kırım Kongo Kanamalı Ateşi vakalarının görüldüğü Pelitalan, Muslih ve Örencik mahallelerinde yürüttüğümüz proje kapsamında üreticilerimize kene ve diğer dış parazitlere karşı kullanılabilecek antiparaziter preparatlar ulaştırıyoruz. Amacımız hem hayvan sağlığını korumak hem de dış parazitlerin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmek” dedi. Muhtarlar ve Üreticilerden Teşekkür Muslih Mahalle Muhtarı Ramazan Dilek, Büyükşehir Belediyesi’nin desteğinin üreticiler için büyük önem taşıdığını belirterek, daha önce temin etmekte zorlandıkları ilaçlara bu proje sayesinde ulaştıklarını söyledi. Örencik Mahalle Muhtarı Şinasi Bayrak da verilen desteğin hayvancılıkla uğraşan vatandaşlar için önemli bir katkı olduğunu ifade ederek Manisa Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Pelitalan Mahallesi üreticilerinden İsmail Uğurlu ise kırsalda kene, pire ve bit gibi dış parazitlerin önemli bir sorun olduğunu belirterek, dağıtılan preparatların hem hayvan sağlığını koruduğunu hem de üreticilere ekonomik destek sağladığını dile getirdi. Manisa Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı destekleyen projeleriyle üreticilerin yanında olmaya ve hayvan sağlığını korumaya yönelik çalışmalarını il genelinde sürdürmeye devam edecek.

B-Reçete Temmuz Ayından İtibaren Bütün Türkiye'de Uygulanacak Haber

B-Reçete Temmuz Ayından İtibaren Bütün Türkiye'de Uygulanacak

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, pestisiti en aza indirmek adına biyolojik mücadele başlığında çok ciddi mesafeler katettiklerini belirterek, "15 ilde kalıntı eylem planları uyguluyoruz. Ne demek bu? Hangi ürüne, ne kadar ilaç kullanılacak, hangi alanda kullanılacak? Bunları belirleyen B-Reçete ki temmuz ayından itibaren bütün Türkiye'de uygulanacak. Şu anda 4 ilimizde uygulanıyor." dedi. Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünü (BATEM) ziyaret eden Yumaklı, BATEM'deki biyolojik mücadelede faydalı böcek üretim tesisi ve laboratuvarlarını gezerek, çalışmalara ilişkin yetkililerden bilgi aldı. Bakan Yumaklı, merkez bahçesinde turunçgil zararlılarına karşı sembolik faydalı böcek salınımı gerçekleştirdikten sonra açıklama yaptı. “GIDA ARZ GÜVENLİĞİNİN EN ÖNEMLİ BAŞLIKLARINDAN BİRİ BİTKİSEL ÜRETİM" Gıda arz güvenliğinin en önemli başlıklarından birinin bitkisel üretim olduğunu belirten Yumaklı, Türkiye'de 206 çeşit bitkisel üretim yapıldığını dile getirdi. Yumaklı, hem ülkenin gıda ihtiyacını karşılamak hem de ülke ekonomisine katkısını sağlamak amacıyla yoğun şekilde ihraç edilen Türkiye'ye has ürünlerin sağlıklı şekilde üretimi ile verimli ve kaliteli olmasının farklı bir mücadeleyi getirdiğini söyledi. Üretimi etkileyen en önemli hususlardan zararlıların özellikle iklim değişikliğinin getirdiği çok önemli etkilerden biri olduğunu ifade eden Yumaklı, "Daha önce ülkemizde görünmeyen zararlıların son dönemde çok yoğun şekilde bitkisel üretimimize etki ettiğini görüyoruz. Buna ilişkin Bakanlığımız Tarımsal Araştırma Geliştirme Genel Müdürlüğünün enstitülerinde ülkemizin farklı yerinde 40'ın üzerinde enstitüyle bu mücadeleyi gerçekleştiriyoruz." diye konuştu. Bakan Yumaklı, zararlılarla mücadele konusunda Ar-Ge çalışmaları yaparken bazı araştırma enstitülerinin de bunun ötesine geçerek bu zararlıların karşıtlarını yani faydalı böcekleri üretme adına faaliyetler icra ettiğini vurguladı. “ZARARLILARLA MÜCADELEDE İLK 5 İÇİNDEYİZ" Son dönemde bununla ilgili özellikle biyolojik mücadele kapsamında önemli gelişmeler sağlandığını aktaran Yumaklı, şöyle konuştu: "Bu konuda gerçekten dünyada ilk 5 içerisine girdiğimiz birçok konu oldu. Özellikle Karadeniz Bölgesi'ndeki kahverengi kokarca, Akdeniz Bölgesi'ndeki çok farklı zararlılar bu anlamda bizim bu mücadelemizin ülke ekonomimiz, bitkisel üretim, gıda arz güvenliği açısından önemli bir noktasını oluşturuyor. Tabii bitkisel üretimi yaparken bu zararlılardan kaçınmak adına kimyasal ilaçlar yani pestisitler kullanılıyor. Bunların dozajında kullanılmaması ya da gerektiği zaman kullanılmaması sadece üretilen ürünler için değil kalıntı oluşması hasebiyle de insan sağlığı açısından risk teşkil etme potansiyeline sahip büyük oranda. Bizler de bu pestisiti en aza indirmek adına biyolojik mücadele başlığında çok ciddi mesafeler katediyoruz. 15 ilde kalıntı eylem planları uyguluyoruz. Ne demek bu? Hangi ürüne, ne kadar ilaç kullanılacak, hangi alanda kullanılacak? Bunları belirleyen B-Reçete ki temmuz ayından itibaren bütün Türkiye'de uygulanacak. Şu anda 4 ilimizde uygulanıyor. Bununla da bu mücadeleye pestisit azaltma başlığında devam ediyoruz." "O KÜÇÜCÜK, BİZLER İÇİN SAVAŞAN CANLILAR, O ZARARLI BÖCEKLERİN ÜRETİME OLAN ETKİSİNİ EN AZA İNDİRİYOR" Bakan Yumaklı, Türkiye'den Avrupa Birliği başta olmak üzere dünyanın çok farklı ülkesine ihraç edilen ürünlerle alakalı birtakım tezviratlar yapıldığını belirterek, "Büyük çoğunluğu da "RASFF bildirimi" dediğimiz AB'nin kendilerine Türkiye'den ihraç ettiğimiz ürünlerin geri dönüşüne ilişkin yapmış olduğu bildirimler. Bunlar, açık ve şeffaf yapılan bildirimler. Bizler de aynı şekilde sadece bu bildirimleri değil ülke içerisinde yaptığımız takipleri de zaman zaman sonuçları itibarıyla yayınlıyoruz. Bu sistemde son 5 yıldaki uygunsuzluk oranımız yüzde 74 oranında azalmış durumda. Bu çok önemli bir başarı. Yani komple bir mücadele yürütüldüğünü, doğayla bu manada savaşmak değil dezavantajları avantaja çevirmek adına çalışmalar yürüttüğümüzü özellikle ifade etmek istiyorum." ifadelerini kullandı. Biyolojik ve biyoteknik mücadeleyi tercih eden üreticilere bu zamana kadar 2 milyar liralık destekte bulunduklarını anlatan Yumaklı, "Bugün biyolojik mücadelenin en güzel örneklerinden biri olan turunçgil zararlılarına karşı sembolik faydalı böcek salınımını yaptık. O küçücük, bizler için savaşan canlılar, o zararlı böceklerin üretime olan etkisini en aza indiriyor." şeklinde konuştu. BATEM'de özellikle bölgenin ürünlerine ilişkin her türlü araştırma ve geliştirmenin yapıldığını aktaran Yumaklı, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğünün (TAGEM) 10 enstitüsünde kahverengi kokarca başta olmak üzere turunçgil zararlıları ve Akdeniz meyve sineği için çalışmaya devam edildiğini söyledi. BATEM'de turunçgil zararlısına karşı faydalı böcek üretildiğini anlatan Yumaklı, "turunçgil unlu biti" diye bilinen zararlıya karşı da yine burada faydalı böcek üretimi yapıldığını dile getirdi. Yumaklı, 4,5 milyon avcı böceğinin de üretilip doğaya salındığını belirtti. TAGEM'in bakanlığın en önemli Ar-Ge birimlerinin içerisinde toplandığı genel müdürlük olduğunu anlatan Yumaklı, bu mücadeleyi hem Türkiye'de hem de ülke dışında yaygınlaştırmaya gayret ettiklerini kaydetti.

Toprak Okulu’nda Zeytinyağı Tadım Etkinliği Yoğun İlgi Gördü Haber

Toprak Okulu’nda Zeytinyağı Tadım Etkinliği Yoğun İlgi Gördü

Efes Tarlası Yaşam Köyü Toprak Okulu, zeytinyağının duyusal dünyasına ışık tutan özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. “Zeytinyağı Tadımına Giriş” başlığıyla düzenlenen etkinlikte katılımcılar, zeytinyağının kalite kriterleri ve doğru tadım yöntemleri hakkında kapsamlı bilgiler edindi. AYTB Duyusal Tadım Paneli Başkanı ve Kimya Mühendisi Yusuf Küçük’ün anlatımıyla gerçekleştirilen etkinlikte, zeytin ağacının tarihçesinden başlayarak kaliteli zeytinyağı üretiminin aşamaları ele alındı. İyi bir zeytinyağı elde etmenin ilk adımının doğru hasat zamanı olduğuna dikkat çeken Küçük, zeytinlerin olgunluk durumunun hem yağ miktarını hem de besin değerlerini doğrudan etkilediğini belirtti. Erken hasat zeytinlerden elde edilen yağların, insan sağlığı açısından değerli bileşenleri daha fazla içerdiğini ifade eden Küçük, hasat sonrası zeytinlerin bekletilmeden işlenmesinin önemini de vurguladı. Atölye çalışmasında zeytinyağının aroma, koku ve tat özellikleri uygulamalı olarak incelendi. Katılımcılar, iyi zeytinyağını ayırt etmenin püf noktalarını öğrenirken duyusal analiz tekniklerini birebir görme fırsatı buldu. Kontenjanla sınırlı olarak gerçekleştirilen etkinlik, zeytinyağına ilgi duyan üretici ve tüketicilerden yoğun ilgi gördü. Yerel üretimi ve bilinçli tüketimi desteklemeyi amaçlayan etkinlik, katılımcıların soruları ve karşılıklı fikir alışverişiyle sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.