Hava Durumu

#Işçilik

Kırsal Haber - Işçilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Işçilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Gürer: "Fındık Alım Fiyatı Üreticiler İçin Büyük Bir Şok Oldu" Haber

CHP'li Gürer: "Fındık Alım Fiyatı Üreticiler İçin Büyük Bir Şok Oldu"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada açıklanan fındık alım fiyatına tepki gösterdi. Açıklanan 250 liralık fiyatın üreticiler için büyük bir hayal kırıklığı olduğunu belirten Gürer, fındığın geleceğinin korunabilmesi için alım fiyatının girdi maliyetleri ve makul kâr dikkate alınarak en az 370 lira olarak yeniden belirlenmesi gerektiğini söyledi. AÇIKLANAN FİYAT ÜRETİCİ İÇİN BÜYÜK BİR ŞOK OLDU TBMM Genel Kurulu'nda konuşan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, iktidarın açıkladığı fındık alım fiyatını eleştirerek, "İktidar fındık alım fiyatını açıkladı, üreticiler için büyük bir şok oldu." dedi. Açıklanan rakamın üreticilerin beklentilerinin çok uzağında kaldığını belirten Gürer, fiyatın üreticiyi memnun etmediğini ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından ciddi endişeler yarattığını ifade etti. 370 LİRALIK FİYAT TALEP ETMİŞTİK Fiyatın belirlenmesi sürecinde yaptıkları çalışmayı anlatan CHP’li Gürer, "Tarım Komisyonu üyesi olarak Bölge Milletvekilimiz Mustafa Adıgüzel'le birlikte yaptığımız bir çalışmada girdi maliyetlerini dikkate alarak kilo fiyatının 370 lira olarak açıklanmasını talep etmiştik." diye konuştu. Hazırladıkları çalışmanın üretim maliyetlerine dayandığını vurgulayan Gürer, buna rağmen iktidarın üreticinin beklentisini karşılamayan bir fiyat açıkladığını söyledi. 250 LİRA ENFLASYONUN DA ALTINDA KALDI Açıklanan fiyatın ekonomik gerçeklerle bağdaşmadığını belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "Verilen 250 liralık fiyat enflasyonun da altında bir fiyat oldu." ifadelerini kullandı. Üreticinin gübre, mazot, ilaç, işçilik ve diğer tarımsal girdilerde yaşanan maliyet artışlarıyla mücadele ettiğini belirten Gürer, bu şartlarda üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını dile getirdi. YABANCI TEKELLER KAZANIYOR, ÜRETİCİ KAYBEDİYOR Türkiye'nin dünya fındık pazarındaki önemine dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "Yüzde 80'i ihraç edilen fındığın sonunu getirmek adına yapılabilecek uygulama ne derseniz, bu olmalı." sözleriyle açıklanan fiyatın yanlışlığını dile getirdi. Üreticinin giderek ağırlaşan maliyet yükü altında ezildiğini ifade eden Gürer, "Üreticinin girdi maliyeti artıyor, üreticiden çıkan üründen para kazanan yabancı tekeller var ama ülkemizin üreticisi bu bağlamda boğuluyor." dedi. Türkiye'nin dünya markası haline gelmiş fındıkta asıl kazancı üreticinin değil, uluslararası şirketlerin elde ettiğini belirten Gürer, mevcut fiyat politikasının devam etmesi halinde üretimin zarar göreceği uyarısında bulundu. FİYAT MUTLAKA YENİDEN GÜNCELLENMELİ Fındık üretiminin devamı için üreticinin korunması gerektiğini vurgulayan Gürer, "Onun için mutlaka fiyat yeniden güncellenmeli, girdi maliyeti artı makul kâr üzerinden belirlenmeli ve 370 liralık bir kilo alım fiyatı açıklanmalıdır." çağrısında bulundu. Fiyatın maliyetlerin altında kalmasının üreticiyi üretimden uzaklaştıracağını belirten Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için üreticinin kazanacağı bir fiyat politikasının hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. FINDIĞIN GELECEĞİ KARANLIĞA SÜRÜKLENMEMELİ Konuşmasının sonunda iktidara bir kez daha çağrıda bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "Yoksa fındığın, dünya markası olan ürünün geleceği karanlıktır diyorum." sözleriyle uyarısını yineledi. Gürer, Türkiye'nin dünya fındık üretimindeki lider konumunun korunabilmesi için üreticinin desteklenmesi, alım fiyatının girdi maliyetleri ve makul kâr esas alınarak yeniden belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

CHP’li Gürer: "Niğde’de Elma Üretimi Artan Maliyetler ve Don Riski Kıskacında" Haber

CHP’li Gürer: "Niğde’de Elma Üretimi Artan Maliyetler ve Don Riski Kıskacında"

Niğde elma üretiminde Türkiye’nin zirvesinde yer alırken, üreticiler artan maliyetler ve zirai don riskiyle karşı karşıya. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Altunhisar’da üreticilerle buluşarak sektörün nabzını tuttu. 2026 hasat sezonu için elma fiyatı tahmini ve TARSİM sistemindeki sorunlar dikkat çekti. ​"Zirai Don Rekolteyi Tehdit Ediyor" ​CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, elma bahçelerinde yaptığı incelemelerde küresel iklim değişikliğinin etkilerine vurgu yaptı. Gürer, "Geçen yıl Niğde'de zirai don nedeniyle 500 bin tonluk devasa bir kayıp yaşandı. Bu yıl üreticinin gözü kulağı havada. Nisan sonuna kadar sürecek soğuk hava dalgası üreticiyi korkutuyor," dedi. ​TARSİM Sistemine Sert Eleştiri: "Sürdürülebilir Değil" ​Görüşmede en çok ses getiren konu tarım sigortaları oldu. Elma üreticisi Cemil Acer, mevcut TARSİM yapısının üreticiyi korumaktan uzak olduğunu belirterek çarpıcı bir örnek verdi: ​"1 milyon liralık ürünü sigorta ettirmek istediğimizde 200 bin lira prim isteniyor. Ancak tam hasar durumunda muafiyetler nedeniyle sadece 500 bin lira ödeniyor. TARSİM destekçimiz değil, ortağımız gibi çalışıyor." ​2026 Elma Fiyatları Ne Olacak? ​Maliyetlerin geçtiğimiz yıla göre yüzde 40 oranında arttığını belirten üreticiler, mazot, gübre ve işçilik giderlerinin altından kalkmakta zorlanıyor. 2026 yılı için fiyat öngörüsünde bulunan üretici Cemil Acer, hasat döneminde elmanın tarlada 25 TL bandında olmasının makul bir fiyat olacağını ifade etti. Şu an marketlerde 100-150 TL'ye kadar çıkan elma fiyatları için ise aracı sistemine dikkat çekildi. ​"Üretici Raf Fiyatını Almıyor, Aracılık Sistemi Çözülmeli" ​Ömer Fethi Gürer, tarladaki fiyat ile marketteki fiyat arasındaki uçurumun sorumlusunun üretici olmadığını vurguladı. Ürünün en az dört aracıdan geçerek rafa ulaştığını belirten Gürer, "Üretici maliyetine makul bir kâr ekleyerek satıyor ancak sistem bozuk. Aracılık azaltılmalı ki vatandaş Anadolu'nun temel gıdası olan elmaya daha uygun fiyatla ulaşabilsin," şeklinde konuştu. ​Niğde Elma Üretiminde Kritik Veriler: ​Üretim Kaybı: Geçen yıl don nedeniyle 500 bin ton kayıp yaşandı. ​Maliyet Artışı: Girdi maliyetleri yıllık bazda %40 yükseldi. ​Modern Tarım: Bölgede 1700 hektarlık alanda modern damlama sulama ile üretim yapılıyor. ​2026 Beklentisi: Üretici tarlada 25 TL satış fiyatı bekliyor.

CHP'li Sarıbal: "Çiftçi Maliyet Kıskacında!" Haber

CHP'li Sarıbal: "Çiftçi Maliyet Kıskacında!"

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, TBMM’de yaptığı basın açıklamasında Türkiye’de tarımın en kritik girdileri olan gübre ve mazotta yaşanan fiyat artışlarının üretimi tehdit ettiğini söyledi. Sarıbal, yapısal dışa bağımlılığın çiftçiyi küresel krizlere karşı savunmasız bıraktığını vurguladı, “Mazot yanıyor, gübre el yakıyor. Bu koşullarda üretim sürdürülemez. Çiftçiye acil destek şart” dedi. Savaş öncesinde ton başına 490 dolar olan üre gübresinin kısa sürede 700 doların üzerine çıktığını hatırlatan Sarıbal, Türkiye’de ise bu artışın çok daha ağır hissedildiğini söyledi. Navlun, depolama, paketleme, nakliye ve işçilik gibi kalemlerin de maliyetleri katladığını ifade eden Sarıbal, bir ay önce 21–25 bin lira arasında olan üre gübresinin ton fiyatının bugün 35 bin liraya ulaştığını belirtti. Mazot fiyatlarının 72–80 lira bandına çıktığını hatırlatan Sarıbal, mevcut koşullarda çiftçinin üretimi sürdürmesinin neredeyse imkansız hale geldiğini söyledi. “Bu maliyetlerle üretim nasıl sürdürülecek? Üretilen ürün kaç liradan satılacak ki çiftçi ayakta kalacak?” diye soran Sarıbal, çiftçinin artık zarar etmeyi göze alarak üretim yapmaya çalıştığını ifade etti. Sarıbal, tarımda yaşanan krizin derinleşmemesi için kamunun acil müdahale etmesi gerektiğini belirterek, üreticinin desteklenmemesi halinde gıda fiyatlarının daha da artacağı ve toplumun geniş kesimlerinin gıdaya erişimde zorlanacağı uyarısında bulundu, “Çiftçi desteklenmezse, bu kriz sadece tarlada kalmaz; sofraya, mutfağa, her haneye yansır. Bugün Türkiye, 175 ülke arasında gıda enflasyonunda 3’üncü sırada. Bu tablo yalnızca küresel gelişmelerle açıklanamaz. Yıllardır sürdürülen yanlış tarım politikalarının sonucuyla karşı karşıyayız” diye konuştu. “GÜBRE ÜRETİMİ İTHALATA BAĞLI” Milletvekili Sarıbal, Türkiye’nin gübre hammaddelerinde de dışa bağımlı olduğunu belirtti. Fosfat, potas ve doğal gaz gibi temel girdilerde ithalata bağımlılığın sürdüğünü ifade eden Sarıbal, “Sorun sadece gübrenin ithal edilmesi değil; üretimin kendisi de ithal hammaddelere dayanıyor” dedi. 2025 verilerine göre gübre üretiminin bir önceki yıla göre yüzde 3 azalarak 4,57 milyon tona gerilediğini, tüketimin ise yüzde 6 düşüşle 6,54 milyon ton olduğunu aktaran Sarıbal, buna rağmen üretimin tüketimi karşılamaktan uzak kaldığını belirtti. En çok üretilen gübrenin kalsiyum amonyum nitrat, en çok tüketilen gübrenin ise üre gübresi olduğuna dikkati çeken Sarıbal, 2003-2024 döneminde Türkiye’de gübre tüketiminin ortalama yüzde 72’sinin ithalatla karşılandığını hatırlatarak, “Yerli üretim de ithal girdilere bağlı olduğu için sektör bütünüyle dışa bağımlı bir yapıya sıkışmış durumda” diye konuştu. DESTEKLER KALDIRILDI, YÜK ÇİFTÇİYE YIKILDI Çiftçiye mutlaka ilave destekler sağlanması gerektiğinin altını çizen Sarıbal, “İspanya, Romanya, ABD, Çin, Almanya gibi ülkeler savaşın etkilerine karşı önlem aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan 81 milyar liralık destek paketinin üzerinden haftalar geçti; ancak bugüne kadar ödenen tutar sadece 21,1 milyar lira. Geri kalan destekler ortada yok. Çiftçiye verilen destek daha çiftçinin cebine girmeden eridi, yok oldu. 2026 bütçesinde ise tarım sektörüne 167 milyar 634 milyon lira destek ayrıldı. 2025’te 32,2 milyar TL olan alan bazlı destekler, 2026 bütçesinde tamamen kaldırıldı. Böylece, zaten fahiş şekilde artan mazot ve gübre destekleri fiilen ortadan kalktı. Fındıkta 16 yıldır uygulanan alan bazlı destek sona erdirildi. Üretici, doğrudan şirketlerin insafına bırakıldı. 17 ürün için uygulanan fark ödemesi (prim) desteği, kararnamede yer almasına rağmen bütçede karşılık bulmadı. Telafi edici ödemeler için hiçbir kaynak ayrılmadı. Destek var deniyor, ama bütçede yok. Üretim deniyor, ama çiftçi yalnız bırakılıyor” diye konuştu. “SORUN YAPISAL, ÇÖZÜM KAMUSAL POLİTİKA” Milletvekili Sarıbal, yaşanan krizin yalnızca fiyat artışıyla sınırlı olmadığını vurgulayarak, “Temel sorun, tarımsal girdilerin küresel piyasalara bağımlı hale getirilmesidir. Bu bağımlılığı azaltacak kamusal planlama ve güçlü destek mekanizmaları hayata geçirilmediği sürece çiftçi üretimden kopar, gıda krizi derinleşir. Gıda enflasyonuyla mücadele için çiftçilere hak ettikleri desteğin verilmesi ve artışları durdurulamayan girdi maliyetlerinin bir kısmının devlet tarafından karşılanması zorunlu” uyarısında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.