Hava Durumu

#Işçilik

Kırsal Haber - Işçilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Işçilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Üretici Ürününü Dalında Bırakıyor, Borcunu Nasıl Ödeyecek? Haber

Üretici Ürününü Dalında Bırakıyor, Borcunu Nasıl Ödeyecek?

CHP Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, Türkiye’nin narenciye deposu Çukurova’da üreticilerin giderek derinleşen ekonomik krizine dikkat çekerek Tarım ve Orman Bakanlığına acil müdahale çağrısında bulundu. TBMM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında, gübre, ilaç, mazot, elektrik, sulama, işçilik, ambalaj ve nakliye maliyetlerinin altında ezilen üreticinin ürününü satamaz hale geldiğini belirten Dr. Şevkin, Ziraat Bankası kredi borçlarının ödeme döneminin gelmesiyle çiftçinin yeni bir çıkmazla karşı karşıya kaldığını vurguladı. “ÜRETİCİ ÜRÜNÜNÜ DALINDA BIRAKIYOR, BORCUNU NASIL ÖDEYECEK?” Çukurova’da narenciye üreticisinin yaşadığı sorunların artık sürdürülemez bir noktaya geldiğini ifade eden Dr. Müzeyyen Şevkin, üreticinin yüksek girdi maliyetleri ile düşük ürün fiyatları arasında sıkışıp kaldığını belirtti. Narenciye üreticisinin üretim yapabilmek için gübreye, ilaca, mazota, elektriğe, suya, işçiliğe, ambalaja ve nakliyeye her geçen gün daha fazla para harcadığını kaydeden Dr. Şevkin, hasat döneminde ürününü değerinde satamayan çiftçinin kimi zaman emeğini dalında bırakmak zorunda kaldığını dile getirdi. Üreticinin bir yandan artan maliyetlerle mücadele ettiğini, diğer yandan biriken borçlarını ödemeye çalıştığını vurgulayan Dr. Şevkin, şöyle konuştu: “Çukurova’da narenciye üreticisi bitti, bitti Sayın Bakan! Üretici artık dayanacak gücünü kaybediyor. Bir an önce harekete geçin! Ziraat Bankası kredi borçlarını erteleyin, borçları yapılandırın, üreticiye nefes aldırın. Tarla ve bahçede üreticinin kazanamadığı, markette vatandaşın pahalıya tükettiği bu düzeni değiştirmek zorundasınız. İhracatın önünü açın, çiftçinin önünü açın! Çukurova’nın bereketli topraklarında üretimin devam etmesi, çiftçinin ayakta kalması için daha neyi bekliyorsunuz?”

CHP'li Gürer: “Zeytin Üreticisi En Sorunlu Yılını Yaşıyor” Haber

CHP'li Gürer: “Zeytin Üreticisi En Sorunlu Yılını Yaşıyor”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, zeytin üreticilerinin yaşadığı sorunları anlattı , Gürer “tarım politikalarını, üretici fiyatlarını ve ihracatta yaşanan sorunları gündeme getirdi. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılı zeytinde yokluk ,2026 yılı varlık yılı oldu. Üretici için zeytinde üretim artmasına rağmen fiyatların geriledi.Oluşan alım fiyatı üreticinin maliyetlerini karşılamadı ” dedi. “YILLARDIR TARIM POLİTİKASININ OLMADIĞINI BU KÜRSÜDE İFADE EDİYORUZ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Biz, yıllardır tarım politikasının olmadığını, öngörülebilir bir düzenlemeyle ürünlerin değer bulmadığını bu kürsüde ifade ediyoruz. Bu yıl bunu acı biçimde örnekleriyle yaşıyoruz. Fındık, fıstık, üzüm, incir, limon, elma, çay, domates, buğday, karpuz, şeker pancarı ve çeltikte üreticinin beklediği fiyatlar oluşmadı “ dedi. Gürer, bazı ürünlerde geçen yılın altında fiyatlar oluştuğunu ifade etti. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Şeker pancarında yüzde 20’lik bir artış alım fiyatında oldu, çeltikte yüzde 12. Enflasyonun yüzde 30’ları bulunduğu süreçte üretenlere ‘Üretmeyin, bırakın bu işi.’ denen bir anlayışla fiyatlar belirleniyor ve ülkemiz bu bağlamda ciddi sıkıntılar yaşayacak.” diye konuştu. Çiftçinin yaşadığı sorunların ağırlaştığını belirten Gürer, üreticilerin traktörleriyle eylem yapmaya başladığına dikkat çekti.Çiftçi,üretici zorda olduğunu söyledi. ZEYTİNDE ÜRETİM ARTTI, FİYATLAR GERİLEDİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Zeytin kutsal da bir ağaç. Milattan önce dört bin yılında başlamış üretim vermeye, günümüze gelen süreçte Türkiye zeytinde de önemli bir dünya markası.” dedi. Geçen yıl zeytinde yok yılı yaşandığını ve üretimin 2 milyon 450 bin ton olduğunu belirten Gürer, bu yıl 3 milyon 814 bin ton zeytin ürünü beklendiğini ifade etti. Gürer, “Geçen yıl duble zeytin 90 liradan satılırken bu yıl 60 liradan alıcı bulamıyor.” diyerek üretim artışına rağmen fiyatların gerilediğine dikkat çekti. Bazı fabrikaların maliyetler nedeniyle zeytin işlemeyi bıraktığını belirten Gürer, “Yemeklikte yüzde 35, yağlıkta yüzde 80’lik bir fiyat geriye gelmesi var. Bu durumda işçilik ve hasat makinesine harcanan parayı dahi karşılayamıyor.” ifadelerini kullandı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ya, zeytin gibi bir ürünü dahi değerlendiremeyen, çözüm üretemeyen bir tarım politikasına sahip bir iktidarımız var. Fiyat düşük, alan da yok, ihracatta problem var.” dedi. “İHRACATI DURDURUNCA O PAZARI BULAMIYORSUNUZ” İhracat politikalarındaki değişikliklerin üretici ve ihracatçı açısından sorunlara yol açabileceğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bakınız, iç piyasada bazı ürünlerin fiyatı arttı mı salça ihracatı dursun, zeytin ihracatı dursun, o ürün dursun, bu ürün dursun. Sonra gittiniz mi o pazarı bulamıyorsunuz.Bulamadığınızda sizin pazarınızı başka ülkeler dolduruyor.. Şu anda dünyada tarımla ilgili kendini geliştiren, bu bağlamda pazar arayan, pazar yaratan ülkeler var, onlarla rekabet şansınız geriye düşüyor.” ifadelerini kullandı. ABD başta olmak üzere çeşitli ülkelerin gümrük uygulamalarına ve ticari sınırlamalarına da dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, Türkiye'nin tarımsal ihracatta rekabet gücünü koruması gerektiğini vurguladı. “VATANDAŞ ZEYTİNYAĞINI UYGUN FİYATLI ALAMIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bazı tesislerde ‘Benim stokumda hâlâ yağ var.’ diyor ama vatandaş da zeytinyağını uygun fiyatlı alamıyor, burada sistemi sorgulamak lazım.” dedi. Fabrikaların elindeki ürünü satmakta zorlandığını, tüketicinin ise zeytinyağına uygun fiyatla ulaşamadığını belirten Gürer, piyasanın işleyişinin ve yaşanan sorunların araştırılması gerektiğini söyledi. CHP’li Ömer Fethi Gürer, “zeytinin içine düşürüldüğü durumu kapsamlı biçimde değerlendirip bununla ilgili Meclisin bir çalışma yapmasının faydası var.” ifadelerini kullandı. “ZEYTİN ÜRETİCİSİ EN SORUNLU YILINI YAŞIYOR” Ege ve Akdeniz başta olmak üzere farklı bölgelerde zeytin üreticilerinin yaşadığı sıkıntılara dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ege'de, Akdeniz'de, farklı bölgelerde zeytin üreticisi en sorunlu yılını yaşıyor, bunun yansıması olacak?” diye sordu. Limon üreticilerinin yaşadığı sorunları da örnek gösteren Ömer Fethi Gürer, “Bakınız, limon bahçesinde ürün 5 lira, gidiyorsunuz markette 50 lira. Ne yapıyor? Gidip bahçedeki ağacı söküyor.Ağaç sökme yolu zeytinde olsun açılmasın “dedi. Üreticinin emeğinin karşılığını alamaması nedeniyle bahçelerini sökmek zorunda kalabildiğini belirten Gürer, “zeytine de insan yıllardır oluşan bir değer olarak iktidar sahip çıkamazsa neye sahip çıkacak ?” ifadelerini kullandı. ŞEKER PANCARI VE ÇELTİKTE FİYAT UYARISI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “zeytin üreticilerinin sorunları görülmeli, şeker pancarında mutlaka fiyat revize edilmeli, çeltik üreticisinin içine düştüğü durum ele alınıp orada da fiyat yeniden değerlendirilmeli.” dedi. Türkiye'nin çeltikte dışa bağımlı olduğunu hatırlatan Ömer Fethi Gürer, üreticinin yaşadığı sorunların çözülmemesi hâlinde üretimin azalabileceğini ve ithalatın artabileceğini belirtti. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çeltikte biz yurt dışına bağımlıyız, bu anlayışla çeltik üretimi azalacak, onun yansıması daha çok ithalat olacak.” diye konuştu. Şeker pancarı üretiminde sulama ve elektrik giderlerinin yüksekliğine dikkat çeken Gürer, “Bir şeker pancarına en az yılda 13 kere su veriyorsunuz, elektriği ile suyunu hesaplasanız onun artışı kadar bile fiyat artışı yapmıyorsunuz.” ifadelerini kullandı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Üreticiyi bu hâle düşürmeye ne hakkınız var?” diye sorarak zeytin, şeker pancarı ve çeltik üreticilerinin yaşadığı sorunların çözülmesi çağrısında bulundu.

TZOB Başkanı Bayraktar: "Şeker Pancarı Alım Fiyatları Revize Edilmelidir" Haber

TZOB Başkanı Bayraktar: "Şeker Pancarı Alım Fiyatları Revize Edilmelidir"

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. (TÜRKŞEKER) tarafından 2026-2027 üretim yılı için açıklanan şeker pancarı alım fiyatının maliyeti karşılamadığını ve revize edilmesi gerektiğini söyledi. “TÜRKŞEKER tarafından 2026-2027 üretim yılı için şeker pancarı alım fiyatı, kota tamamlama primi dâhil ton başına 3 bin 720 lira olarak duyurulmuştur” diyen Bayraktar, açıklamasına şöyle devam etti: “Açıklanan bu rakam, tarlada gece gündüz demeden emek veren pancar üreticimizin beklentilerini karşılamamıştır. Hem üreticilerimizden hem de Ziraat Odalarımızdan aldığımız bilgilere göre açıklanan şekerpancarı fiyatı maliyetin altında kalmıştır. Son bir yılda mazot, gübre, tohum, sulama elektriği, işçilik ve zirai ilaç gibi temel girdi maliyetlerinde yaşanan artışlar dikkate alındığında; açıklanan bu fiyat çiftçimizin üretim maliyetlerini karşılamamaktadır. Bu durum tarımsal üretimdeki sürdürülebilirliği zorlaştırmaktadır.” “Şeker pancarı fiyatı çiftçiyi tarladan uzaklaştırmaktadır” “TÜRKŞEKER tarafından kota tamamlama primi dahil ton başına 3 bin 720 lira olarak açıklanan şeker pancarı alım fiyatı, beklentilerin altında kalmıştır. Hava şartları, olumsuz iklim koşulları ve tekrar ekim yapmak zorunda kalan üreticilerimizin katlanan maliyetleri göz önüne alındığında, bu fiyatın pancar ekim alanlarını daraltacağı aşikardır.” “Fiyatların güncellenmesi ve revizesi edilmesi önemlidir” “Şeker pancarı alım fiyatının üreticiyi kurtaracak ve en azından kârlılık sağlayacak seviyeye çekilmesini bekliyoruz. Çiftçimiz toprağa küstürülürse, yarın gıda güvenliğimizi ve arz devamlılığımızı karşılamakta zorlanacağız. Tarımın ve üretimin sürdürülebilirliği için şekerpancarı fiyatlarının üreticilerimizi memnun edecek makul bir seviyeye çıkarılmasını talep ediyoruz.”

Seyitgazi Ziraat Odası Başkanı Erhan Erden: "Çiftçiye Bir Şok Daha!" Haber

Seyitgazi Ziraat Odası Başkanı Erhan Erden: "Çiftçiye Bir Şok Daha!"

Seyitgazi Ziraat Odası Başkanı Erhan Erden, TÜRKŞEKER tarafından açıklanan 3.720 TL’lik şeker pancarı alım fiyatına tepki gösterdi. Erden, artan girdi maliyetlerine dikkat çekerek taban fiyatın ton başına en az 4.500 TL olması gerektiğini belirtti. ​Açıklanan Şeker Pancarı Alım Fiyatı Çiftçiye Bir Şok Daha Yaşattı! ​TÜRKŞEKER, 2026-2027 üretim yılı şeker pancarı alım fiyatını ton başına 3.720 TL olarak açıkladı. Ancak açıklanan rakam, girdi maliyetlerinin altında kalan pancar üreticisinde büyük hayal kırıklığı yarattı. Seyitgazi Ziraat Odası Başkanı Erhan Erden, taban fiyatın en az 4.500 TL olması gerektiğini vurguladı. ​TÜRKŞEKER tarafından duyurulan ve geçen yıla oranla yaklaşık yüzde 20’lik bir artışa denk gelen 3.720 TL/ton şeker pancarı alım fiyatı, tarım sektöründe tepkiyle karşılandı. Tarımsal alanda yaşanan fahiş maliyet artışlarına dikkat çeken Seyitgazi Ziraat Odası Başkanı Erhan Erden, açıklanan fiyatın çiftçinin beklentilerinin çok altında kaldığını ifade etti. ​Girdi Maliyetleri Yüzde 35 Artarken Fiyat Yüzde 20 Artamaz ​Açıklanan fiyatın üretim sürdürülebilirliğini tehdit ettiğini belirten Erhan Erden, mazot, gübre, tohum, sulama ve işçilik gibi temel tarımsal girdilerdeki yıllık artışın yüzde 35 seviyelerine ulaştığını hatırlattı. Maliyetler bu derece artarken pancar alım fiyatına yapılan yüzde 20'lik zammın çiftçinin emeğini karşılıksız bıraktığını vurgulayan Erden, şu değerlendirmelerde bulundu: ​"Mazot, gübre, tohum, sulama ve işçilik maliyetleri sürekli artarken üreticimizin emeğinin karşılığını alması giderek zorlaşmaktadır. Maliyet artışlarının gerisinde kalan bu fiyat artışı, pancar üreticimizin kazancını azaltmakta ve üretimin sürdürülebilirliğini riske atmaktadır. Tarladan fabrikaya uzanan güçlü üretim zinciri, açıklanan bu fiyatla ciddi bir darbe almıştır." ​"Şeker Pancarı Taban Fiyatı En Az 4.500 TL/Ton Olmalıdır" ​Taban fiyat belirlenirken üreticilerin sırtındaki ağır maliyet yükünün yeterince dikkate alınmadığının altını çizen Seyitgazi Ziraat Odası Başkanı Erhan Erden, yetkililere çağrıda bulunarak adil bir fiyat politikası uygulanmasını talep etti. ​Üreticinin tarladan kopmaması ve üretimin devamlılığı için gerçekçi bir fiyatlandırma yapılması gerektiğini belirten Erden, beklentilerini şu sözlerle dile getirdi: ​"Beklentimiz, üreticimizin artan maliyetlerinin dikkate alınması, emeğinin karşılığını alabileceği ve üretimden kopmayacağı bir fiyat politikasının uygulanmasıdır. Çiftçimizin hakkı ve üretimin devamı için olması gereken taban fiyat ton başına 4.500 TL'dir."

Başkan Halil Ünal: ''Pancar Taban Fiyatı Revize Edilmeli" Haber

Başkan Halil Ünal: ''Pancar Taban Fiyatı Revize Edilmeli"

Eskişehir Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Halil Ünal, 2026 yılı için açıklanan şeker pancarı alım fiyatına tepki göstererek taban fiyatın en az 4.500 TL/ton seviyesine yükseltilmesi çağrısında bulundu. Eskişehir Pancar Ekicileri Kooperatifi, 2026 üretim yılı için ilan edilen şeker pancarı alım fiyatına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Yönetim Kurulu Başkanı Halil Ünal imzasıyla paylaşılan duyuruda, açıklanan rakamların artan üretim maliyetleri karşısında yetersiz kaldığı ve fiyatların acilen yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. "Artan Maliyetler %20'lik Zammın Çok Üzerinde" Açıklanan fiyatın üreticilerin beklentilerini karşılamaktan uzak olduğu belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: "2026 yılı için açıklanan, kota tamamlama primi dâhil 3.720 TL/ton pancar alım fiyatı, üreticilerimizin beklentilerini karşılamamaktadır. Gübre, mazot, işçilik ve enerji maliyetlerinde yaşanan artışlar, pancar alım fiyatına yapılan %20’lik zammın çok üzerindedir. Şeker pancarının üretim maliyeti ise yaklaşık 4.000 TL/ton seviyesindedir." "Bugün Üreticiyi Mağdur Eden Karar, Yarın Gıda Güvenliğini Riske Atar" Şeker pancarı üretiminin stratejik önemine dikkat çekilen duyuruda, mevcut alım fiyatlarının tarımsal sürdürülebilirliği ve ülke ekonomisini olumsuz etkileyeceği ifade edildi: "Şeker pancarı üretimi yalnızca çiftçilerimizin geçim kaynağı değil; şeker fabrikalarının, gıda sanayisinin, hayvancılığın ve ülke ekonomisinin de temel taşlarından biridir. Bugün üreticilerimizi mağdur eden bu karar, yarın ülkemizin gıda güvenliğini riske atacaktır." Taban Fiyat Talebi: En Az 4.500 TL/Ton Eskişehir Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Halil Ünal, çiftçilerin üretime devam edebilmesi için alım fiyatının revize edilmesi gerektiğini belirterek taleplerini şu sözlerle özetledi: "Eskişehir Pancar Ekicileri Kooperatifi olarak üreticilerimizin emeklerinin karşılığını alabilmeleri ve üretime devam edebilmeleri adına açıklanan pancar alım fiyatının yeniden değerlendirilerek en az 4.500 TL/TON seviyesine yükseltilmesini arz ve talep ediyoruz."

Artan Girdi Maliyetleri Çiftçinin Omuzundaki Yükü Ağırlaştırıyor Haber

Artan Girdi Maliyetleri Çiftçinin Omuzundaki Yükü Ağırlaştırıyor

Seyitgazi Ziraat Odası Başkanı Erhan Erden, 2026-2027 şeker pancarı tesellüm kampanyasının başlamasıyla birlikte çiftçilerin yaşadığı girdi maliyeti sorunlarına dikkat çekti ve açıklanacak taban fiyat için adil bir denge çağrısında bulundu. ​Kampanya Başladı, Gözler Açıklanacak Fiyatta ​Şehirde bin bir emekle yetiştirilen şeker pancarında 2026-2027 Tesellüm Kampanyası, 18 Eylül 2026 Cuma günü itibarıyla resmi olarak başladı. Hasat heyecanının yaşandığı bu dönemde üreticilerin gözü ve kulağı, yakın zamanda açıklanacak olan şeker pancarı alım fiyatına çevrilmiş durumda. ​"Artan Girdi Maliyetleri Çiftçinin Omuzundaki Yükü Ağırlaştırıyor" ​Üreticilerin karşı karşıya kaldığı en büyük sorunun artan üretim maliyetleri olduğunu belirten Erhan Erden, mazot, gübre, ilaç, tohum, sulama, işçilik ve bakım masraflarındaki ciddi artışlara dikkat çekti. Erden yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Şehrimizde bin bir emekle yetiştirilen şeker pancarında 2026-2027 Tesellüm Kampanyası, 18 Eylül 2026 Cuma günü başladı. Üreticimizin gözü ve kulağı ise açıklanacak şeker pancarı fiyatındadır. Ancak bugün çiftçimizin en büyük sorunu, artan üretim maliyetleridir. Mazot, gübre, ilaç, tohum, sulama, işçilik, bakım ve diğer girdi maliyetlerinde yaşanan ciddi artışlar, pancar üreticimizin üzerindeki yükü her geçen gün daha da ağırlaştırmaktadır. Çiftçimiz tarlasını ekerken, sularken, bakımını yaparken ve hasat ederken bu maliyet artışlarını bizzat yaşamaktadır. Üretim maliyetleri sürekli yükselirken açıklanacak pancar fiyatının bu gerçeklikten uzak kalması, üreticimizi sürdürülemez bir noktaya taşıyacaktır. Üretimin devamlılığı için öncelikle üreticinin ayakta kalması gerekmektedir. Bu nedenle şeker pancarı taban fiyatı belirlenirken yalnızca geçmiş dönem fiyatları değil; bugünün gerçek üretim maliyetleri, artan girdi fiyatları, çiftçimizin emeği ve alın teri ile üretimin sürdürülebilirliği mutlaka dikkate alınmalıdır. Beklentimiz; artan maliyetleri karşılayan, çiftçimize gerçek anlamda kazandıran, emeğinin hakkını veren ve gelecek yıl da üretmeye devam etmesini sağlayabilecek adil ve sürdürülebilir bir fiyatın açıklanmasıdır."

CHP'li Gürer: "Fındık Alım Fiyatı Üreticiler İçin Büyük Bir Şok Oldu" Haber

CHP'li Gürer: "Fındık Alım Fiyatı Üreticiler İçin Büyük Bir Şok Oldu"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada açıklanan fındık alım fiyatına tepki gösterdi. Açıklanan 250 liralık fiyatın üreticiler için büyük bir hayal kırıklığı olduğunu belirten Gürer, fındığın geleceğinin korunabilmesi için alım fiyatının girdi maliyetleri ve makul kâr dikkate alınarak en az 370 lira olarak yeniden belirlenmesi gerektiğini söyledi. AÇIKLANAN FİYAT ÜRETİCİ İÇİN BÜYÜK BİR ŞOK OLDU TBMM Genel Kurulu'nda konuşan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, iktidarın açıkladığı fındık alım fiyatını eleştirerek, "İktidar fındık alım fiyatını açıkladı, üreticiler için büyük bir şok oldu." dedi. Açıklanan rakamın üreticilerin beklentilerinin çok uzağında kaldığını belirten Gürer, fiyatın üreticiyi memnun etmediğini ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından ciddi endişeler yarattığını ifade etti. 370 LİRALIK FİYAT TALEP ETMİŞTİK Fiyatın belirlenmesi sürecinde yaptıkları çalışmayı anlatan CHP’li Gürer, "Tarım Komisyonu üyesi olarak Bölge Milletvekilimiz Mustafa Adıgüzel'le birlikte yaptığımız bir çalışmada girdi maliyetlerini dikkate alarak kilo fiyatının 370 lira olarak açıklanmasını talep etmiştik." diye konuştu. Hazırladıkları çalışmanın üretim maliyetlerine dayandığını vurgulayan Gürer, buna rağmen iktidarın üreticinin beklentisini karşılamayan bir fiyat açıkladığını söyledi. 250 LİRA ENFLASYONUN DA ALTINDA KALDI Açıklanan fiyatın ekonomik gerçeklerle bağdaşmadığını belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "Verilen 250 liralık fiyat enflasyonun da altında bir fiyat oldu." ifadelerini kullandı. Üreticinin gübre, mazot, ilaç, işçilik ve diğer tarımsal girdilerde yaşanan maliyet artışlarıyla mücadele ettiğini belirten Gürer, bu şartlarda üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını dile getirdi. YABANCI TEKELLER KAZANIYOR, ÜRETİCİ KAYBEDİYOR Türkiye'nin dünya fındık pazarındaki önemine dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "Yüzde 80'i ihraç edilen fındığın sonunu getirmek adına yapılabilecek uygulama ne derseniz, bu olmalı." sözleriyle açıklanan fiyatın yanlışlığını dile getirdi. Üreticinin giderek ağırlaşan maliyet yükü altında ezildiğini ifade eden Gürer, "Üreticinin girdi maliyeti artıyor, üreticiden çıkan üründen para kazanan yabancı tekeller var ama ülkemizin üreticisi bu bağlamda boğuluyor." dedi. Türkiye'nin dünya markası haline gelmiş fındıkta asıl kazancı üreticinin değil, uluslararası şirketlerin elde ettiğini belirten Gürer, mevcut fiyat politikasının devam etmesi halinde üretimin zarar göreceği uyarısında bulundu. FİYAT MUTLAKA YENİDEN GÜNCELLENMELİ Fındık üretiminin devamı için üreticinin korunması gerektiğini vurgulayan Gürer, "Onun için mutlaka fiyat yeniden güncellenmeli, girdi maliyeti artı makul kâr üzerinden belirlenmeli ve 370 liralık bir kilo alım fiyatı açıklanmalıdır." çağrısında bulundu. Fiyatın maliyetlerin altında kalmasının üreticiyi üretimden uzaklaştıracağını belirten Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için üreticinin kazanacağı bir fiyat politikasının hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. FINDIĞIN GELECEĞİ KARANLIĞA SÜRÜKLENMEMELİ Konuşmasının sonunda iktidara bir kez daha çağrıda bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "Yoksa fındığın, dünya markası olan ürünün geleceği karanlıktır diyorum." sözleriyle uyarısını yineledi. Gürer, Türkiye'nin dünya fındık üretimindeki lider konumunun korunabilmesi için üreticinin desteklenmesi, alım fiyatının girdi maliyetleri ve makul kâr esas alınarak yeniden belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

CHP’li Gürer: "Niğde’de Elma Üretimi Artan Maliyetler ve Don Riski Kıskacında" Haber

CHP’li Gürer: "Niğde’de Elma Üretimi Artan Maliyetler ve Don Riski Kıskacında"

Niğde elma üretiminde Türkiye’nin zirvesinde yer alırken, üreticiler artan maliyetler ve zirai don riskiyle karşı karşıya. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Altunhisar’da üreticilerle buluşarak sektörün nabzını tuttu. 2026 hasat sezonu için elma fiyatı tahmini ve TARSİM sistemindeki sorunlar dikkat çekti. ​"Zirai Don Rekolteyi Tehdit Ediyor" ​CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, elma bahçelerinde yaptığı incelemelerde küresel iklim değişikliğinin etkilerine vurgu yaptı. Gürer, "Geçen yıl Niğde'de zirai don nedeniyle 500 bin tonluk devasa bir kayıp yaşandı. Bu yıl üreticinin gözü kulağı havada. Nisan sonuna kadar sürecek soğuk hava dalgası üreticiyi korkutuyor," dedi. ​TARSİM Sistemine Sert Eleştiri: "Sürdürülebilir Değil" ​Görüşmede en çok ses getiren konu tarım sigortaları oldu. Elma üreticisi Cemil Acer, mevcut TARSİM yapısının üreticiyi korumaktan uzak olduğunu belirterek çarpıcı bir örnek verdi: ​"1 milyon liralık ürünü sigorta ettirmek istediğimizde 200 bin lira prim isteniyor. Ancak tam hasar durumunda muafiyetler nedeniyle sadece 500 bin lira ödeniyor. TARSİM destekçimiz değil, ortağımız gibi çalışıyor." ​2026 Elma Fiyatları Ne Olacak? ​Maliyetlerin geçtiğimiz yıla göre yüzde 40 oranında arttığını belirten üreticiler, mazot, gübre ve işçilik giderlerinin altından kalkmakta zorlanıyor. 2026 yılı için fiyat öngörüsünde bulunan üretici Cemil Acer, hasat döneminde elmanın tarlada 25 TL bandında olmasının makul bir fiyat olacağını ifade etti. Şu an marketlerde 100-150 TL'ye kadar çıkan elma fiyatları için ise aracı sistemine dikkat çekildi. ​"Üretici Raf Fiyatını Almıyor, Aracılık Sistemi Çözülmeli" ​Ömer Fethi Gürer, tarladaki fiyat ile marketteki fiyat arasındaki uçurumun sorumlusunun üretici olmadığını vurguladı. Ürünün en az dört aracıdan geçerek rafa ulaştığını belirten Gürer, "Üretici maliyetine makul bir kâr ekleyerek satıyor ancak sistem bozuk. Aracılık azaltılmalı ki vatandaş Anadolu'nun temel gıdası olan elmaya daha uygun fiyatla ulaşabilsin," şeklinde konuştu. ​Niğde Elma Üretiminde Kritik Veriler: ​Üretim Kaybı: Geçen yıl don nedeniyle 500 bin ton kayıp yaşandı. ​Maliyet Artışı: Girdi maliyetleri yıllık bazda %40 yükseldi. ​Modern Tarım: Bölgede 1700 hektarlık alanda modern damlama sulama ile üretim yapılıyor. ​2026 Beklentisi: Üretici tarlada 25 TL satış fiyatı bekliyor.

CHP'li Sarıbal: "Çiftçi Maliyet Kıskacında!" Haber

CHP'li Sarıbal: "Çiftçi Maliyet Kıskacında!"

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, TBMM’de yaptığı basın açıklamasında Türkiye’de tarımın en kritik girdileri olan gübre ve mazotta yaşanan fiyat artışlarının üretimi tehdit ettiğini söyledi. Sarıbal, yapısal dışa bağımlılığın çiftçiyi küresel krizlere karşı savunmasız bıraktığını vurguladı, “Mazot yanıyor, gübre el yakıyor. Bu koşullarda üretim sürdürülemez. Çiftçiye acil destek şart” dedi. Savaş öncesinde ton başına 490 dolar olan üre gübresinin kısa sürede 700 doların üzerine çıktığını hatırlatan Sarıbal, Türkiye’de ise bu artışın çok daha ağır hissedildiğini söyledi. Navlun, depolama, paketleme, nakliye ve işçilik gibi kalemlerin de maliyetleri katladığını ifade eden Sarıbal, bir ay önce 21–25 bin lira arasında olan üre gübresinin ton fiyatının bugün 35 bin liraya ulaştığını belirtti. Mazot fiyatlarının 72–80 lira bandına çıktığını hatırlatan Sarıbal, mevcut koşullarda çiftçinin üretimi sürdürmesinin neredeyse imkansız hale geldiğini söyledi. “Bu maliyetlerle üretim nasıl sürdürülecek? Üretilen ürün kaç liradan satılacak ki çiftçi ayakta kalacak?” diye soran Sarıbal, çiftçinin artık zarar etmeyi göze alarak üretim yapmaya çalıştığını ifade etti. Sarıbal, tarımda yaşanan krizin derinleşmemesi için kamunun acil müdahale etmesi gerektiğini belirterek, üreticinin desteklenmemesi halinde gıda fiyatlarının daha da artacağı ve toplumun geniş kesimlerinin gıdaya erişimde zorlanacağı uyarısında bulundu, “Çiftçi desteklenmezse, bu kriz sadece tarlada kalmaz; sofraya, mutfağa, her haneye yansır. Bugün Türkiye, 175 ülke arasında gıda enflasyonunda 3’üncü sırada. Bu tablo yalnızca küresel gelişmelerle açıklanamaz. Yıllardır sürdürülen yanlış tarım politikalarının sonucuyla karşı karşıyayız” diye konuştu. “GÜBRE ÜRETİMİ İTHALATA BAĞLI” Milletvekili Sarıbal, Türkiye’nin gübre hammaddelerinde de dışa bağımlı olduğunu belirtti. Fosfat, potas ve doğal gaz gibi temel girdilerde ithalata bağımlılığın sürdüğünü ifade eden Sarıbal, “Sorun sadece gübrenin ithal edilmesi değil; üretimin kendisi de ithal hammaddelere dayanıyor” dedi. 2025 verilerine göre gübre üretiminin bir önceki yıla göre yüzde 3 azalarak 4,57 milyon tona gerilediğini, tüketimin ise yüzde 6 düşüşle 6,54 milyon ton olduğunu aktaran Sarıbal, buna rağmen üretimin tüketimi karşılamaktan uzak kaldığını belirtti. En çok üretilen gübrenin kalsiyum amonyum nitrat, en çok tüketilen gübrenin ise üre gübresi olduğuna dikkati çeken Sarıbal, 2003-2024 döneminde Türkiye’de gübre tüketiminin ortalama yüzde 72’sinin ithalatla karşılandığını hatırlatarak, “Yerli üretim de ithal girdilere bağlı olduğu için sektör bütünüyle dışa bağımlı bir yapıya sıkışmış durumda” diye konuştu. DESTEKLER KALDIRILDI, YÜK ÇİFTÇİYE YIKILDI Çiftçiye mutlaka ilave destekler sağlanması gerektiğinin altını çizen Sarıbal, “İspanya, Romanya, ABD, Çin, Almanya gibi ülkeler savaşın etkilerine karşı önlem aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan 81 milyar liralık destek paketinin üzerinden haftalar geçti; ancak bugüne kadar ödenen tutar sadece 21,1 milyar lira. Geri kalan destekler ortada yok. Çiftçiye verilen destek daha çiftçinin cebine girmeden eridi, yok oldu. 2026 bütçesinde ise tarım sektörüne 167 milyar 634 milyon lira destek ayrıldı. 2025’te 32,2 milyar TL olan alan bazlı destekler, 2026 bütçesinde tamamen kaldırıldı. Böylece, zaten fahiş şekilde artan mazot ve gübre destekleri fiilen ortadan kalktı. Fındıkta 16 yıldır uygulanan alan bazlı destek sona erdirildi. Üretici, doğrudan şirketlerin insafına bırakıldı. 17 ürün için uygulanan fark ödemesi (prim) desteği, kararnamede yer almasına rağmen bütçede karşılık bulmadı. Telafi edici ödemeler için hiçbir kaynak ayrılmadı. Destek var deniyor, ama bütçede yok. Üretim deniyor, ama çiftçi yalnız bırakılıyor” diye konuştu. “SORUN YAPISAL, ÇÖZÜM KAMUSAL POLİTİKA” Milletvekili Sarıbal, yaşanan krizin yalnızca fiyat artışıyla sınırlı olmadığını vurgulayarak, “Temel sorun, tarımsal girdilerin küresel piyasalara bağımlı hale getirilmesidir. Bu bağımlılığı azaltacak kamusal planlama ve güçlü destek mekanizmaları hayata geçirilmediği sürece çiftçi üretimden kopar, gıda krizi derinleşir. Gıda enflasyonuyla mücadele için çiftçilere hak ettikleri desteğin verilmesi ve artışları durdurulamayan girdi maliyetlerinin bir kısmının devlet tarafından karşılanması zorunlu” uyarısında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.