Hava Durumu

#Işçilik Maliyeti

Kırsal Haber - Işçilik Maliyeti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Işçilik Maliyeti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Gürer: ''Domates Üreticisi Ürününden Para Kazanamıyor'' Haber

CHP'li Gürer: ''Domates Üreticisi Ürününden Para Kazanamıyor''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, Yıllara göre değişse de ülkede yıllık ortalama 14 milyon ton domates üretildiğini ve önemli miktarda domates ve salça ihraç edildiğini belirterek, artan girdi maliyetleri nedeniyle üreticinin ürününü değerinde satamadığını söyledi. Domates üretiminde bölgesel planlamaya ihtiyaç olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, “Üreticilerle konuştuğumuzda diyorlar ki, girdi maliyeti düşük olsun, biz domatesi daha uygun fiyatta verelim. Ama ürettiğimiz fiyata satamadığımız zaman bu işi yapmak istemiyoruz” dedi. Domates Üreticisi Ürününden Para Kazanamıyor CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bu yıl yine domates üreticisi ürettiği üründen para kazanamadığını söyleyerek dert yanıyor. 14 milyon ton ortalama ülkemizde domates yetişiyor. Önemli ölçüde de ürün ve salça ya da kurutularak ihraç ediliyor” dedi. Gürer, “Bölgelere göre domatesle ilgili giderler farklılaşıyor. Özellikle sudaki gider, su olmayan bölgelere göre daha fazla ek maliyet yaratıyor” ifadelerini kullandı. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, işçilik maliyetlerinin de üretici üzerindeki yükü artırdığını belirterek, “İşçilik maliyeti günlük 1200 lira yevmiyesine kadar yükselmiş durumda. İlacı, gübresi, tohumu, sulama suyu ve diğer giderlerle maliyet artıyor. Domates üreticisi bu yıl ürünün değer bulmasını bekledi ama değer bulmadı” diye konuştu. DOMATES FİYATI BÖLGELERE GÖRE DEĞİŞİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, domatesin farklı illerde 3 ila 8 lira arasında değişen fiyatlarla satıldığını belirterek, “3 lira ile 8 lira aralığında farklı illerde domatesin fiyatı oluşuyor. Çünkü üretim alanı daha geniş olan yerde domatesin fiyatı daha düşük. Bazı bölgelerde 8 liraya kadar toptan satışlar gerçekleşiyor” dedi. Ömer Fethi Gürer, “Doğal olarak girdi maliyetlerindeki artış üreticiyi zorluyor” diyerek, üreticinin yüksek maliyetler nedeniyle ürününü değerinde satamadığını ifade etti. “GİRDİ MALİYETİ DÜŞÜK OLSUN, DOMATESİ DAHA UYGUN FİYATA VERELİM” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticilerle yaptığı görüşmelerde çiftçilerin girdi maliyetlerinin düşürülmesini istediğini belirterek, “Üreticilerle konuştuğumuzda diyorlar ki girdi maliyeti düşük olsun biz domatesi daha uygun fiyatta verelim. Ama ürettiğimiz fiyata satamadığımız zaman bu işi yapmak istemiyoruz” dedi. Gürer, Türkiye’de domates üretiminde uzun yıllardır benzer sorunların yaşandığını belirterek, “Ülkemizde son 25 yıl içinde domateste birden fazla sorun yaşandı. Bununla ilgili de bir planlamaya ihtiyaç var” diye konuştu. “DOMATESİN GİRMEDİĞİ HEMEN HEMEN YEMEK DAHİ YOK” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, domatesin çok geniş bir kullanım alanına sahip olduğunu belirterek, “Salçalık domates, kurutmalık domates, turşuluk domates gibi domatesin girmediği hemen hemen yemek dahi yok” dedi. Gürer, domatesin yanı sıra patates ve soğan gibi temel tarım ürünlerinde de planlamanın şart olduğunu vurgulayarak, “Onun için domateste olsun, patateste, soğanda olsun, Tarım ve Orman Bakanlığı bölgesel olarak bu işi düzenli planlamalı ve üretici ürettiği üründen zarar etmemeli. Girdi maliyetleri makul bir noktaya çekilmeli ve üreticiden tüketiciye giden ürünün kat kat fiyat artmasının önüne geçilmeli” dedi. TARLADA ÜRETİCİ KAZANAMIYOR, RAFTA TÜKETİCİ ZORLANIYOR Ömer Fethi Gürer, “tarlada üreten para kazanamıyor. Rafta da giden ürünü alırken zorlanıyor” diyerek üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkına dikkat çekti. Ömer Fethi Gürer, özellikle emeklilerin, asgari ücretlilerin ve dar gelirli yurttaşların sebze ve meyveye erişimde sorun yaşadığını belirterek, “Özellikle emekli, asgari ücretli dar gelirliler sebzeye, meyveye ulaşımda sıkıntı çekiyorlar. Çünkü burada 8 liraya satılan domatesi 60 liradan 70 liradan rafta almak durumunda kalıyorlar. Bu sistemin sorunu. Sistem doğru planlanırsa bu sorunlar aşılır” ifadelerini kullandı. İHRACATTAKİ KISITLAMALAR ÜRETİCİYİ DE ETKİLİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, domates ve salça ihracatında yaşanan gelişmelerin üretim sürecini etkilediğini belirterek, “İhracatta da yurt dışına salça gönderilirken orada kısıtlama getirilip fabrikadaki salça stokta kalmasına yol açılırsa öyle olunca da fabrika gidip domatesi ikinci yıl alırken nazlanıyor. Bunların doğru planlaması, üreticiye destek verilmesi, girdi maliyetlerinin düşürülmesi için çalışma yapılması esas olmalıdır” diye konuştu. Ömer Fethi Gürer, domatesin farklı şekillerde değerlendirilerek katma değerinin artırılabileceğini ifade ederek, “Ne yapılır? Kurutulur, salça yapılır. Bunun yanı sıra turşusu yapılır. Yani farklı alanlarda domatesten yararlanabilir” diye konuştu. SÖZLEŞMELİ ÜRETİMDE ÜRETİCİ SORUN YAŞIYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, son yıllarda domates üretiminde sorunların devam ettiğini belirterek, “Oysa ülkemizde son yıllarda domateste de sorun var. Yurt dışına önemli ihracat yapıyoruz. Salça ihracatı, domates ihracatı gerçekleştiriyoruz. Ancak uygulanan yanlış politikalar bu bağlamda da çiftçiyi sorumlu kılıyor. Bazı bölgelerde domates sözleşmeli ürün olarak yetiştiriliyor. Fabrikalar ürün çok olunca üreticiyi boğuyorlar. Böyle olunca sıkıntı oluyor” ifadelerini kullandı. “ÜRÜNLERİMİZ TARLADA KALMASIN” CHP’li Gürer, Anadolu’nun birçok bölgesinde domatesin salçaya dönüştürüldüğünü belirterek, “Anadolu'nun çoğu yerinde salça şu anda kaynatılıyor. Yurttaşlarımız pazar yerlerinden aldıkları domatesleri ya da yetiştirdikleri ürünleri salçaya çevirerek 6-7 ay boyunca bundan fayda sağlıyorlar” dedi. Ömer Fethi Gürer, domatesin işlenmiş ve kurutulmuş ürünlere dönüştürülmesinin önemine dikkat çekerek, “Önemli olan işlenmiş ve kurutulmuş ürüne dönüştürülerek daha fazla fayda sağlayacağımız ürünlerimiz tarlada kalmasın” diye konuştu. “DOMATES ÇİFTÇİSİNİN BİR YILLIK EMEĞİ BOŞA GİTMEMELİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticinin bir yıllık emeğinin karşılığını alamamasının önüne geçilmesi gerektiğini belirterek, “Domates çiftçisi para kazanamadığını söylüyor. O domates çiftçisinin bir yıllık emeği boşa gitmemeli. Bu anlamda daha çok tesis, daha çok üretim, daha çok ihracat ve ihracat yapılırken de uygulamalarda sorun olmayacak düzenlemelere gidilmelidir. Domates üreticisinin bu yıl yaşadığı sorun daha önceki dönemlerde de tekrarlanmıştır. Artık planlı bir tarım politikasıyla bu sorunların önüne geçilmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

Gürer: "Çiftçinin Girdi Maliyeti Yüzde 54 Artarken Ürün Fiyatı Yerinde Sayıyor" Haber

Gürer: "Çiftçinin Girdi Maliyeti Yüzde 54 Artarken Ürün Fiyatı Yerinde Sayıyor"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2025 ve 2026 yıllarındaki tarımsal ürün alım fiyatlarını motorin ve tarımsal girdi artışlarıyla karşılaştırdı. Gürer, “Çiftçiye maliyet artışı kadar fiyat verilmezse üretici üretimden kopar” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 ve 2026 yıllarında açıklanan yaş çay, fındık, buğday, arpa , tarımsal girdi maliyetleri ve motorin fiyatlarındaki artışla karşılaştırdı. Gürer, ortaya çıkan tablonun üretici açısından ciddi bir gelir kaybına işaret ettiğini belirterek, “Çiftçinin maliyeti ile ürününe verilen fiyat arasındaki makas giderek açılıyor. Üretici daha pahalıya üretiyor ancak ürününü maliyet artışının gerisinde kalan fiyatlarla satmak zorunda kalıyor” dedi. 2025 yılının 1 Eylül tarihinde 54 lira olan motorinin 1 Eylül 2026 tarihinde 83 liraya yükseldiğine dikkat çeken Gürer, motorindeki bir yıllık artışın yüzde 53,7 olduğunu belirtti. Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi'nin de on iki aylık ortalamalara göre yüzde 34,02 arttığını ifade eden Ömer Fethi Gürer, açıklanan ürün fiyatlarının birçok üründe bu artışların gerisinde kaldığını söyledi. Gürer, “Tarımda yalnızca ürünün fiyatına bakarak değerlendirme yapılamaz. Çiftçi o ürünü hangi maliyetle üretiyor, mazota ne kadar ödüyor, gübreye ne kadar ödüyor, ilaca, yeme, elektriğe ve sulamaya ne kadar para harcıyor? Bunlara bakmak gerekiyor. Açıklanan fiyatlar maliyetler dikkate alınarak değerlendirildiğinde üreticiyi memnun edecek ve üretimde tutacak bir seviyede değildir.Bölgeye göre değişen verimde gelir durumunu etkiliyor” diye konuştu. MOTORİN BİR YILDA 29 LİRA ARTTI CHP’li Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimde motorinin temel maliyet kalemlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, “1 Eylül 2025 tarihinde motorinin litre fiyatı 54 liraydı. Bir yıl sonra, 1 Eylül 2026 tarihinde motorin 83 liraya çıktı. Motorinin litresinde bir yılda 29 liralık artış yaşandı. Bu, yüzde 53,7 oranında bir artış demektir” diye konuştu. Motorin fiyatlarındaki artışın tarımın her alanına yansıdığını belirten Gürer, “Çiftçi traktörünü motorinle çalıştırıyor. Tarlasını motorinle sürüyor. Hasadını biçerdöver yada toplama makinası ile motorinle yapıyor. Ürününü motorinle taşıyor. Sulama sistemlerinde enerji ve yakıt maliyetleri var. Ürünün tarladan pazara ulaşmasına kadar geçen sürecin her aşamasında motorin ve enerji maliyetleri bulunuyor. Motorine yüzde 53,7 zam gelirken çiftçinin ürününe bunun çok altında fiyat artışı verilirse üreticinin gelir kaybı kaçınılmaz olur.Ek birde nakliye gideri ile ürün fiyatı da katlıyor” dedi. TARIMSAL GİRDİLER TÜİKE GöRE YÜZDE 34,02 ARTARKEN ÇİFTÇİYE NE KADAR FİYAT VERİLDİ? CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi'ndeki artışa da dikkat çekerek, “Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi, on iki aylık ortalamalara göre yüzde 34,02 arttı. Bu, ortalama bir artış. Çiftçinin kullandığı her girdide aynı oranda artış yaşanmıyor. Bazı girdilerde çok daha yüksek artışlar söz konusu. Motorindeki yüzde 53,7'lik artış bunun en açık örneğidir.” Üretim maliyetlerinin her geçen gün ağırlaştığını ifade eden Gürer, “Çiftçi bugün tohumunu, gübresini, ilacını, mazotunu, yemini, suyunu, elektriğini daha pahalı alıyor. Sulama maliyeti artıyor, işçilik maliyeti artıyor, nakliye maliyeti artıyor. Ancak ürününü sattığında aldığı fiyat aynı hızla artmıyor. Sorunun özü burada. Çiftçinin gideri hızla yükselirken geliri aynı oranda yükselmiyor” dedi. Gürer, “Çiftçi üretim yaparken zarar ederse, o çiftçi bir süre sonra üretimden çekilir. Üreticiyi üretimde tutmanın yolu, maliyetini karşılayan ve emeğinin karşılığını veren bir fiyat politikası uygulamaktır” dedi. ARPADA ARTIŞ SADECE YÜZDE 15,9 Gürer, 2025 ve 2026 yılı arpa alım fiyatlarını karşılaştırarak, en dikkat çekici tablonun arpa üreticisinde ortaya çıktığını söyledi. 2025 yılında ton başına 11 bin lira olan arpa fiyatının 2026 yılında 12 bin 750 liraya olduğunu belirten Gürer, artışın 1.750 lira olduğunu ve artış oranının yalnızca yüzde 15,9'da kaldığını ifade etti. Gürer, “Arpada bir yılda fiyat artışı yüzde 15,9. Aynı dönemde Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi yüzde 34,02 artıyor. Motorin yüzde 53,7 artıyor. Arpa üreticisine verilen fiyat artışı ise yüzde 15,9'da kalıyor. Bu tablo çiftçi ne yapsın” diye konuştu. Ömer Fethi Gürer, arpa fiyatının motorindeki artış oranında artırılması halinde ortaya çıkacak rakama da dikkat çekerek, “2025 yılında 11 bin lira olan arpa fiyatı, motorindeki yüzde 53,7'lik artış kadar artsaydı bugün yaklaşık 16 bin 900 lira olması gerekirdi. Ancak açıklanan fiyat 12 bin 750 lira. Arada ton başına yaklaşık 4 bin 150 liralık fark var.” BUĞDAYDA FİYAT ARTIŞI YÜZDE 22,2'DE KALDI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, buğday fiyatlarındaki artışın da maliyetlerin gerisinde kaldığını söyledi. 2025 yılında makarnalık ve ekmeklik buğdayın ton fiyatının 13 bin 500 lira olduğunu belirten Gürer, 2026 yılında her iki buğday türü için fiyatın 16 bin 500 liraya olduğunu ifade etti. Gürer, “Çiftçi buğdayı üretirken 2025 yılının mazotunu kullanmıyor. 2026 yılının 83 liralık motorinini kullanıyor. 2025 yılının gübresini, ilacını ve diğer girdilerini kullanmıyor. Güncel fiyatlarla üretim yapıyor. O halde çiftçinin ürününe verilecek fiyatın da güncel maliyetleri karşılaması gerekiyor..Çünkü Yeni Ekim süreci gideri de güncel fiyatlar ile oluşacak “ dedi. Gürer, “13 bin 500 liralık buğday fiyatı motorindeki yüzde 53,7'lik artış kadar yükselmiş olsaydı, ton fiyatının yaklaşık 20 bin 750 liraya ulaşması gerekirdi. Açıklanan fiyat 16 bin 500 lira. Arada yaklaşık 4 bin 250 liralık bir fark var.Niğde kıraç alanda maliyet 20 lira kilo fiyatı geçiyor “ diye konuştu. FINDIKTA YÜZDE 27-28 ARTIŞ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, fındık fiyatlarında da maliyet artışlarının altında bir artış gerçekleştiğini belirtti. 2025 yılında Giresun kalite fındığın kilogram fiyatının 200 lira olduğunu, 2026 yılında ise 255 liraya çıkarıldığını ifade eden Gürer, artışın 55 lira ve oranının yüzde 27,5 olduğunu söyledi. Levant kalite fındığın ise 2025 yılında 195 liradan 2026 yılında 250 liraya çıkarıldığını belirten Gürer, burada da 55 liralık artış yapıldığını ve artış oranının yüzde 28,2 olduğunu ifade etti. Gürer, “Giresun kalite fındıkta artış yüzde 27,5, Levant kalite fındıkta yüzde 28,2. Bu artışlar ilk bakışta yüksek görünebilir. Ancak maliyetlerle karşılaştırıldığında tablo değişiyor. Tarımsal girdiler yüzde 34,02, motorin yüzde 53,7 artmış durumda.” “Fındık üreticisi de bahçesine masrafsız girmiyor. Gübre kullanıyor, ilaç kullanıyor, işçi çalıştırıyor. Tarımsal üretimin bütün maliyetlerinden fındık üreticisi de etkileniyor.” Gürer, “2025 yılında 200 lira olan Giresun kalite fındık, motorindeki yüzde 53,7'lik artış kadar artırılmış olsaydı bugün yaklaşık 307 lira olması gerekirdi. Açıklanan fiyat 255 lira. Kilogram başına yaklaşık 52 liralık bir fark ortaya çıkıyor fındık üretici en az 370 Tl fiyat bekliyordu” dedi. “FİYAT ARTIŞI VAR AMA ÇİFTÇİNİN ALIM GÜCÜ YOK” Gürer, tarımda yalnızca fiyat artış oranlarına bakmanın yanıltıcı olacağını belirterek, çiftçinin satın alma gücünün dikkate alınması gerektiğini belirterek, “İktidar, ‘ürün fiyatını artırdık’ diyebilir. Ancak çiftçi açısından önemli olan fiyatın kaç lira arttığı değil, o fiyatla hangi girdiyi ne kadar alabildiğidir. Ürün fiyatı yüzde 20 artarken motorin yüzde 54 artıyorsa çiftçinin satın alma gücü düşüyor demektir. Bu nedenle tarımsal ürün fiyatlarını değerlendirirken nominal artışa değil, gerçek artışa bakmak gerekir. Çiftçinin cebine daha fazla para girmiş gibi görünebilir ancak o parayla daha az motorin, daha az gübre, daha az ilaç ve daha az üretim girdisi alabiliyorsa çiftçi gerçekte fakirleşiyor demektir” dedi. “ALIM FİYATI BELİRLENİRKEN MASA BAŞINDA DEĞİL, TARLADA HESAP YAPILMALI” Ömer Fethi Gürer, tarımsal ürün fiyatlarının belirlenme yönteminin değiştirilmesi gerektiğini belirtti. “Alım fiyatları masa başında belirlenmemelidir. Fiyat belirlenirken çiftçinin gerçek maliyeti dikkate alınmalıdır. Bir çiftçinin tarlasına gidip bir dekarda ne kadar mazot kullandığına, ne kadar gübre attığına, ne kadar tohum kullandığına, sulama için ne kadar ödeme yaptığına bakılmalıdır. Çiftçinin emeği de hesaplanmalıdır. Çiftçi ailesinin emeği de üretimin içindedir. Çiftçi yıl boyunca çalışıyor. Kuraklıkla mücadele ediyor, donla mücadele ediyor, hastalıkla mücadele ediyor. Sonra ürününü sattığında maliyetini dahi karşılayacak bir fiyat bulamıyorsa ortada bir tarım politikası öngörü ve planlama sorunu var” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.