Hava Durumu

#Işılay Reis Yorgun

Kırsal Haber - Işılay Reis Yorgun haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Işılay Reis Yorgun haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Reis Gıda’dan 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü Mesajı Haber

Reis Gıda’dan 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü Mesajı

Türkiye’nin köklü markalarından Reis Gıda, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü vesilesiyle yayımladığı mesajda; gıda güvenliği, tarımda dijitalleşme ve genç kuşakların üretime katılımının hayati önemine dikkat çekti. Şirket, "Bakliyat Köyleri" projesiyle yerli üretimi desteklemeye devam ediyor. ​Reis Gıda, gıda güvenliğinin temel taşı olan çiftçilerin emeğini görünür kılmak ve tarımın yarınlarını güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir değerlendirme paylaştı. Türkiye’nin tarımsal potansiyelinin sadece bölgesel değil, küresel ölçekte bir güç olduğunu vurgulayan Reis Gıda, üretimin sürdürülebilirliği için "insan" odaklı bir yaklaşımın şart olduğunu belirtti. ​Tarımın Türkiye Ekonomisindeki Stratejik Gücü ​Reis Gıda'dan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Dünya Çiftçiler Günü, yalnızca toprağa emek veren insanları kutladığımız bir gün değil; gıda güvenliğini, kırsal kalkınmayı, gençlerin tarıma katılımını ve üretimin geleceğini yeniden düşünmemiz gereken güçlü bir çağrıdır. Türkiye’de Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı üretici sayısı artarken, tarım nüfusunun yaşlanması, su stresi, iklim baskısı ve gençlerin sektöre kazandırılması, geleceğin tarım gündemini belirleyen temel başlıklar arasında yer alıyor. Toprağın bereketi, insanlığın ortak geleceğini besleyen en kıymetli güçlerden biridir. Bu bereketin gerçek taşıyıcıları ise emeğiyle üretimi mümkün kılan, toprağı bilgiyle buluşturan ve her mevsim ülkesinin gıda güvencesine katkı sunan çiftçilerimizdir. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü, bu büyük emeği görünür kılmak, üretimin merkezindeki insanı yeniden hatırlamak ve tarımın yarınlarını daha güçlü kurmak için çok anlamlı bir fırsattır. Türkiye, tarımsal üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve güçlü üretim kültürüyle çok önemli bir tarım ülkesidir. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 2026 yılı başı verilerine göre Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıtlı çiftçi sayısı yaklaşık 2,36 milyon civarındadır. (ÇKS) kayıtlı ekili alan yaklaşık 170 milyon dekar (17 milyon hektar) seviyesine ulaşmıştır. Son beş yılda kayıtlı çiftçi sayısında 190 bin artış yaşanmıştır. Aynı dönemde tarım sektörü 2024 yılında 2 trilyon 428 milyar liralık hasılaya ulaşarak GSYH’ye yüzde 5,6 katkı sundu. TÜİK’in 2025 işgücü istatistiklerine göre ise istihdamın yüzde 14,0’ı tarım sektöründe yer aldı. Bu tablo, tarımın Türkiye ekonomisi, istihdamı ve gıda arzı açısından taşıdığı stratejik önemi açık biçimde gösteriyor Türkiye sahip olduğu geniş tarım arazileri, iklim avantajları, yetişmiş insan kaynağı ve üretim kültürü sayesinde sadece bölgesel bir gıda tedarikçisi değil; aynı zamanda gıda güvenliğini aşan ölçekte ihracat ve yatırım odaklı bir tarım endüstrisinin taşıyıcısı olabilecek büyük bir potansiyele sahip. Bu nedenle tarıma artık sadece geleneksel bir üretim alanı olarak değil, sürdürülebilir büyümenin stratejik sahası olarak bakmak gerekiyor. Sayılar artarken asıl mesele üretimde kuşak devamlılığı Bugün tarımda en kritik başlıklardan biri, yalnızca kayıtlı üretici sayısı değil, üretimin kuşaklar boyunca sürdürülebilirliğidir. Resmî kayıtlarda ÇKS’ye dahil olan çiftçi sayısında artış görülüyor. Bununla birlikte yaş dağılımı, tarımın genç kuşaklar için daha güçlü bir gelecek alanına dönüştürülmesi gerektiğini ortaya koyuyor. TZOB verilerine göre Türkiye’de kayıtlı çiftçilerin yüzde 34’ü 65 yaş ve üzerindeyken, yüzde 34,6’sı 50-64 yaş grubunda bulunuyor; 18-24 yaş grubunun payı ise yüzde 1 seviyesinde. TZOB’un 2025 değerlendirmesinde kırsalda yaş ortalamasının 59’a ulaştığı da vurgulanıyor. Bu veriler, tarımda devamlılığın önümüzdeki dönemde gençleşme, eğitim, teknolojiye erişim ve gelir istikrarı başlıklarıyla birlikte ele alınmasını gerekli kılıyor. Gençlerin tarımı daha ölçülebilir, daha yönetilebilir, daha yenilikçi ve daha kazançlı bir alan olarak görmesi için teknoloji büyük bir dönüştürücü güç sunuyor. Dijitalleşme sayesinde tarım, sadece fiziksel emekle tanımlanan bir alan olmaktan çıkıp veri analizi, yazılım, sensör sistemleri, uzaktan izleme, robotik uygulamalar ve yeni nesil girişimcilikle gençler için yeniden cazip hale gelebilir. Gençler için tarımı geleceğin mesleğine dönüştürmek gerekiyor Dünya genelinde de asıl büyük meselelerden biri gençlerin tarımda nasıl daha güçlü yer alacağı. FAO’nun 2025 tarihli çalışmasına göre, çalışan gençlerin yüzde 44’ü tarım-gıda sistemlerinden geçimini sağlıyor. Ancak aynı rapor, gençlerin bu alandaki payının 2005’teki yüzde 54 seviyesinden 2021’de yüzde 44’e gerilediğini gösteriyor. Avrupa’da da benzer bir tablo var. Eurostat’a göre Avrupa Birliği’nde 2020 itibarıyla çiftlik yöneticilerinin yüzde 57,6’sı 55 yaş ve üzerindeyken, 40 yaş altı genç çiftçilerin oranı yüzde 11,9 düzeyinde kalıyor. Bu tablo bize çok açık bir şey söylüyor: Tarım, gençler için daha yüksek teknolojiyle, daha güçlü gelir modeliyle, daha itibarlı bir kariyer alanı olarak yeniden anlatılmalı. Gençlerin tarımı daha ölçülebilir, daha yönetilebilir, daha yenilikçi ve daha kazançlı bir alan olarak görmesi için teknoloji büyük bir dönüştürücü güç sunuyor. Dijitalleşme sayesinde tarım, sadece fiziksel emekle tanımlanan bir alan olmaktan çıkıp veri analizi, yazılım, sensör sistemleri, uzaktan izleme, robotik uygulamalar ve yeni nesil girişimcilikle gençler için yeniden cazip hale gelebilir. Kaynakları Koruyan, Verimliliği Artıran Yeni Tarım Anlayışı Bugün artık tarımda asıl ihtiyaç, sadece üretim miktarını artırmak değildir. Asıl ihtiyaç; suyu daha verimli kullanan, toprağı koruyan, girdi kullanımını optimize eden, verimliliği yükselten ve kaliteyi sürdürülebilir biçimde artıran daha akıllı bir üretim modelidir. Yeni yazıda da belirtildiği gibi, dünya daha fazla değil, mevcut kaynakla daha fazla değer yaratmayı konuşuyor. Türkiye’nin de bu yeni döneme çok güçlü biçimde uyum sağlaması gerekiyor. Verimlilik meselesi artık sadece ekonomik bir başlık değil; aynı zamanda gıda egemenliği, ihracat kapasitesi ve kırsal istikrar açısından stratejik bir konudur. Tarımsal verimlilikte yaşanacak her iyileşme, üreticinin gelirinden ülkenin rekabet gücüne kadar çok geniş bir alana katkı sunacaktır. Tarımın geleceği, kaynakları daha çok tüketen değil; mevcut kaynakları daha akıllıca yöneten sistemlerde şekillenecektir. İklim değişikliği çiftçinin omzundaki yükü büyütüyor Bugün çiftçiyi yalnızca maliyetlerle ya da pazara erişimle değerlendirmek yeterli olmuyor. İklim değişikliği, su stresi, ani hava olayları ve üretim planlaması artık tarımın ana belirleyicileri arasında yer alıyor. Yer altı su seviyelerinin bazı bölgelerde derinleşmesi, kuraklık riskinin artması, damlama sulama, anıza ekim ve iklim koşullarına dayanıklı yeni çeşit geliştirme çalışmalarını daha önemli hale getirmektedir. Bu tablo, verimliliğin artık yalnızca daha çok üretmek anlamına gelmediğini; aynı zamanda daha az suyla, daha doğru planlamayla ve daha güçlü bilgi altyapısıyla üretmek anlamına geldiğini gösteriyor. Kadın emeği, yerli tohum ve kırsal kalkınma birlikte güç kazanıyor Tarımın geleceği konuşulurken kadın üreticilerin katkısı ayrı bir başlık olarak ele alınmalı. FAO’ya göre kadınlar tarımsal iş gücünün neredeyse yarısını oluştururken, tarım arazilerinin yalnızca yüzde 15’ine sahip bulunuyor. Bu veri, kadın emeğinin üretimde ne kadar güçlü olduğunu; mülkiyet, fırsat ve görünürlük açısından ise daha çok alan açılması gerektiğini ortaya koyuyor. Biz de Reis Gıda olarak üretimin sürdürülebilirliğini, yerli tohumların korunmasını, kadın üreticilerin güçlenmesini ve kırsalda yaşamın devamlılığını birlikte ele alıyoruz. Bakliyat Köyleri yaklaşımımızın özünde de bu anlayış yer alıyor: Toprağı koruyan, yerel bilgiyi yaşatan, teknolojiyi üreticiyle buluşturan ve gelecek nesillere güçlü bir tarım mirası bırakan bir üretim kültürü. Tarımın güçlü kalması; çiftçinin üretimde kalmasıyla, gençlerin toprağa umutla bakmasıyla, kadın üreticilerin daha çok güçlenmesiyle, suyun verimli kullanılmasıyla ve teknolojinin sahada daha yaygın karşılık bulmasıyla mümkün olacaktır. Çiftçilerimiz, yalnızca tarlayı ekip biçen insanlar değildir; onlar ülkemizin gıda hafızasını, üretim kültürünü ve geleceğe uzanan bereket zincirini taşıyan en kıymetli emek sahipleridir. Bu nedenle 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde bir kez daha güçlü bir ifadeyle söylemek isterim: Toprağa değer, sofralara bereket ve geleceğe umut katan tüm çiftçilerimizin emeği çok kıymetlidir. Türkiye’nin tarımsal gücü, çiftçisinin bilgisiyle, sabrıyla, emeğiyle ve üretme kararlılığıyla büyümeye devam edecektir. Bizlere düşen görev ise bu emeği daha görünür, daha güçlü ve daha sürdürülebilir kılacak adımları hep birlikte çoğaltmaktır."

Her Sofrada Güven, Her Tabakta Denge: Reis Gıda Çölyak Hastalarının Yanında Haber

Her Sofrada Güven, Her Tabakta Denge: Reis Gıda Çölyak Hastalarının Yanında

Reis Gıda, "Dengeyi Sofrada, Kaliteyi Yaşamda" mottosuyla 9 Mayıs Dünya Çölyak Günü’nde glutensiz beslenmenin önemine dikkat çekiyor. Reis Royal serisi ve glutensiz un çeşitleriyle marka, çölyak hastaları ve sağlıklı beslenmeyi tercih edenler için güvenilir alternatifler sunuyor. Gıda sektörünün köklü markası Reis Gıda, glutensiz beslenme düzeninde doğru ürün seçiminin yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini vurguluyor. Bakliyat, pirinç, kinoa ve karabuğday gibi doğal olarak glutensiz ürünlerin yanı sıra yenilikçi Reis Royal ürün grubuyla marka, mutfaklarda hem besleyici hem de lezzetli bir dönüşüm başlatıyor. Glutensiz Beslenmede "Güvenli Gıda" Önceliği Günümüzde glutensiz beslenme, sadece tıbbi bir zorunluluk değil, aynı zamanda bilinçli bir yaşam tercihi olarak görülüyor. Reis Gıda, bu süreçte ürün içeriklerinin doğru okunması ve üretim süreçlerinde şeffaflığın kritik rol oynadığını belirtiyor. Markanın yüksek kalite standartlarıyla paketlediği pirinç, bakliyat ve yeni nesil ürünler, tüketicilere sofralarında ihtiyaç duydukları güveni sağlıyor. Reis Royal Serisi: Sofraların Yeni Nesil Süper Gıdaları Reis Gıda’nın inovatif yaklaşımıyla geliştirilen Reis Royal serisi; kinoa, chia, karabuğday, beluga mercimeği ve keten tohumu gibi fonksiyonel ürünlerle glutensiz mutfaklara çeşitlilik katıyor. Kahvaltı kaselerinden salatalara, ana yemeklerden sağlıklı atıştırmalıklara kadar geniş bir yelpazede kullanılabilen bu ürünler, yüksek besin değerleri ile öne çıkıyor. Bitkisel protein ve lif açısından zengin olan Royal serisi, tek tip beslenmenin ötesine geçerek dengeli tabaklar oluşturulmasına imkan tanıyor. Glutensiz Unlarla Geleneksel Lezzetlere Modern Dokunuş Reis Gıda, mutfaktaki pratikliği artırmak adına kırmızı mercimek unu, nohut unu ve karabuğday unu gibi ürünlerini tüketicilerle buluşturuyor. Bu unlar; ekmekten krep ve pankeke, kekten kurabiyeye kadar pek çok tarifte buğday ununa sağlıklı bir alternatif oluşturuyor. Vitamin ve mineral deposu olan bu unlar, geleneksel mutfak kültürünü modern ve glutensiz bir yaklaşımla birleştiriyor. Işılay Reis Yorgun: "Güvenilir Gıdaya Erişim En Temel Hakkımız" 9 Mayıs Dünya Çölyak Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Reis Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis Yorgun, şunları söyledi: "Glutensiz beslenmede en hassas konu güvenilir gıdaya erişimdir. Biz Reis Gıda olarak, sağlıklı ve dengeli beslenmenin toplumun her kesimi için ulaşılabilir olmasını hedefliyoruz. Bakliyattan yeni nesil glutensiz unlarımıza kadar geniş ürün yelpazemizle, sadece bir alternatif değil, aynı zamanda güvenilir bir mutfak kültürü sunuyoruz. Amacımız, her tabakta dengeyi ve her sofrada kaliteyi sağlamaktır."

Reis Gıda Işılay Reis Yorgun: "Anneler Karakter İnşa Eder, Gelecek Büyütür" Haber

Reis Gıda Işılay Reis Yorgun: "Anneler Karakter İnşa Eder, Gelecek Büyütür"

Reis Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis Yorgun, Anneler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda; anneliğin sadece bir bağ olmadığını, aynı zamanda üretimde, vicdanda ve karakter inşasında en güçlü temel olduğunu vurguladı. "Gelecek, annelerin taşıdığı bilinçle şekillenir" diyen Yorgun, sağlıklı nesiller için üretimin önemine dikkat çekti. ​Bir Anne Sadece Evladını Değil, Geleceği Büyütür ​Işılay Reis Yorgun, açıklamasında annesinden öğrendiği sabır, emek ve şefkat gibi değerlerin bugün iş hayatındaki başarısının anahtarı olduğunu ifade etti. Başarılı iş insanı, annesinin yetiştirme tarzının kendisini daha dirençli ve sorumluluk sahibi bir birey yaptığını belirterek şu ifadelere yer verdi: ​"Annem bana yalnızca yaşamayı öğretmedi; hayata karşı nasıl sağlam durulacağını, üretmenin onurunu ve faydalı olanı seçmenin kıymetini öğretti. Bugün yaptığım işe sadece ticari bir çerçeveden bakmıyorsam, bunun temelinde annemden aldığım bu güçlü değerler var." ​Güvenilir Gıda ve "Reis Bakliyat Köyleri" Vizyonu ​Hem bir anne hem de bir iş insanı olarak sofraya konan her ürünün bir gelecek kararı olduğunu savunan Yorgun, Reis Gıda’nın üretim felsefesini annelik duyarlılığıyla birleştirdiklerini söyledi. Özellikle yerli tohumu ve kadın emeğini destekleyen projelerin önemine değinen Yorgun; Sağlıklı ve güvenilir gıda sunmanın kurumsal bir hedeften öte bir annelik sorumluluğu olduğunu söyledi. Toprağın bereketini korumak, yerli tohumu güçlendirmek ve kadın emeğini görünür kılmak için hayata geçirilen Reis Bakliyat Köyleri'nin vizyoner bir proje olduğunu söyleyen Yorgun, çocuklara daha sağlıklı bir dünya bırakma gayesiyle yürütülen çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. ​"Kadınların Duyarlılığı Üretime Yön Veriyor" ​Kadınların iş dünyasındaki varlığının sadece katkı sunmakla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda bir düzen ve özen getirdiğini vurgulayan Işılay Reis Yorgun; annelerin planlama, koruma ve geleceği inşa etme yeteneklerinin iş dünyası için çok kıymetli olduğunu belirtti. ​İlham Veren Anneler, İz Bırakan Kadınlar ​Anneler Günü'nün bir teşekkürden çok daha fazlası olduğunu ifade eden Yorgun, mesajını tüm annelere saygı duruşuyla tamamladı: "İlham veren anneler ve iz bırakan kadınlar var oldukça bu topraklarda bereket de vicdan da büyüyecektir. Emeğiyle güç veren, sevgisiyle yol gösteren tüm annelerin bu özel gününü kutluyorum."

Reis Gıda'ya "Tarımda Başarı Ödülü" Haber

Reis Gıda'ya "Tarımda Başarı Ödülü"

Toplumsal hareketlerin kültürel miras olarak geleceğe aktarılmasının ele alındığı 8. Kadın Girişimciler Zirvesi, iş dünyası, sivil toplum ve tarım sektörünün öncü isimlerini bir araya getirdi. Zirvede, sürdürülebilir kalkınma ve kadın emeğinin tarımdaki dönüştürücü gücüne katkılarıyla öne çıkan Reis Gıda, “Tarımda Başarı Ödülü”ne layık görüldü. Zirvenin bu yılki teması olan “Geçmişten Geleceğe Aktarılan Toplumsal Hareket: Kültürel Miras”, tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet değil; bilgi, emek ve yaşam kültürünün kuşaktan kuşağa aktarıldığı temel bir değer olduğuna dikkat çekti. Bu yaklaşım, Reis Gıda’nın yıllardır sürdürdüğü yerli üretim ve sürdürülebilir tarım vizyonuyla güçlü bir şekilde örtüştü. Kadim Bilgi, Modern Tarımla Geleceğe Taşınıyor Reis Gıda’nın hayata geçirdiği Reis Bakliyat Köyleri Projesi, Anadolu’dan gelen kadim tarımsal bilgiyi; modern, dijital ve sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla buluşturmayı hedefliyor. Proje kapsamında; yerel ve sertifikalı tohumların korunması, sözleşmeli tarım modeliyle üreticinin emeğinin güvence altına alınması ve akıllı tarım uygulamalarıyla verimliliğin artırılması öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Tarımda Kadın Güçlenirse, Toplum Güçlenir Bakliyat Köyleri’nin en güçlü aktörlerinin kadınlar olduğuna dikkat çeken Işılay Reis, Anadolu’da tarımın çoğu zaman kadınların görünmeyen emeğiyle ayakta durduğunu ve üretime güç verdiklerini vurguladı. Kadın çiftçilerle omuz omuza üretim yaptıklarını belirten Reis, kadın emeğini güçlendiren, görünür kılan ve sürdürülebilir kılan bir model inşa ettiklerini söyledi. Reis Gıda’nın güvenilir gıdaya erişimi artırma hedefi doğrultusunda uzun yıllardır kararlılıkla çalışmalarını sürdürdüğünü vurgularken; bu yaklaşımın, kalite, lezzet ve sağlık odağını merkeze alan bütüncül bir sorumluluk anlayışını yansıttığını da dile getirdi. Bu vizyonun, 2021 yılında Güvenilir Ürün Zirvesi’nde “Geleceği Besle” mottosuyla, “Geleceği Besleyecek Markalar” arasında yer alınarak ödüllendirilmesiyle somut bir karşılık bulduğunu belirten Reis, söz konusu ödülün Reis Gıda’nın güvenilir ve sürdürülebilir üretim anlayışının önemli bir göstergesi olduğunu dile getirdi. Reis ayrıca, aynı yaklaşımın Güvenilir Ürün Platformu tarafından düzenlenen 3. Uluslararası Güvenilir Ürün Zirvesi’nde de takdirle karşılandığını hatırlattı. 8 Ekim 2024 tarihinde gerçekleştirilen zirvede, Reis Gıda’nın sürdürülebilir tarım projeleri ve yerel üreticilere sağladığı katkılar dolayısıyla “Türkiye’nin Kahramanları” ödülüne layık görüldüğünü belirtti. Uluslararası Platformlarda da Karşılık Bulan Bir Vizyon Işılay Reis Yorgun’un kadın girişimciliği ve sürdürülebilir üretim alanındaki çalışmaları, uluslararası alanda da takdir görüyor. Reis, IWEC – International Women’s Entrepreneurial Challenge kapsamında aldığı ödülün, yalnızca bireysel bir başarı değil; Türkiye’de kadınların üretimde, girişimcilikte ve tarımda sahip olduğu güçlü potansiyelin bir göstergesi olduğunu ifade etti. Bu ödülü, Türkiye’de üreten ve değer yaratan tüm kadınlar adına aldığını belirtti. Tarımı Kültürel Bir Miras Olarak Görüyoruz Ödül töreninde Reis Gıda adına konuşan Işılay Reis Yorgun, tarımı yalnızca bugünün değil, geleceğin de sorumluluğu olarak gördüklerini belirterek şu mesajı verdi: “Geçmişimize sahip çıkmadan geleceği inşa edemeyiz. Toprağı korumak, kültürü korumaktır. Bu anlayışla tarımı ekonomik bir faaliyet olmanın ötesinde, kültürel mirasımızın temel unsurlarından biri olarak ele almaya devam ediyoruz.” Reis Gıda’ya verilen “Tarımda Başarı” ödülü, Bakliyat Köyleri’nde emek veren kadın çiftçilere, üretimden vazgeçmeyen Anadolu insanına ve tarımı bir değer olarak sahiplenen tüm paydaşlara ithaf edildi. Reis Gıda, güvenilir gıdaya erişimi yaygınlaştırmak, yerli üretimi güçlendirmek ve sürdürülebilir tarım modellerini yaygınlaştırmak amacıyla çalışmalarını hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.