Hava Durumu

#Ithalat

Kırsal Haber - Ithalat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ithalat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Gürer: “Zeytin Üreticisi En Sorunlu Yılını Yaşıyor” Haber

CHP'li Gürer: “Zeytin Üreticisi En Sorunlu Yılını Yaşıyor”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, zeytin üreticilerinin yaşadığı sorunları anlattı , Gürer “tarım politikalarını, üretici fiyatlarını ve ihracatta yaşanan sorunları gündeme getirdi. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılı zeytinde yokluk ,2026 yılı varlık yılı oldu. Üretici için zeytinde üretim artmasına rağmen fiyatların geriledi.Oluşan alım fiyatı üreticinin maliyetlerini karşılamadı ” dedi. “YILLARDIR TARIM POLİTİKASININ OLMADIĞINI BU KÜRSÜDE İFADE EDİYORUZ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Biz, yıllardır tarım politikasının olmadığını, öngörülebilir bir düzenlemeyle ürünlerin değer bulmadığını bu kürsüde ifade ediyoruz. Bu yıl bunu acı biçimde örnekleriyle yaşıyoruz. Fındık, fıstık, üzüm, incir, limon, elma, çay, domates, buğday, karpuz, şeker pancarı ve çeltikte üreticinin beklediği fiyatlar oluşmadı “ dedi. Gürer, bazı ürünlerde geçen yılın altında fiyatlar oluştuğunu ifade etti. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Şeker pancarında yüzde 20’lik bir artış alım fiyatında oldu, çeltikte yüzde 12. Enflasyonun yüzde 30’ları bulunduğu süreçte üretenlere ‘Üretmeyin, bırakın bu işi.’ denen bir anlayışla fiyatlar belirleniyor ve ülkemiz bu bağlamda ciddi sıkıntılar yaşayacak.” diye konuştu. Çiftçinin yaşadığı sorunların ağırlaştığını belirten Gürer, üreticilerin traktörleriyle eylem yapmaya başladığına dikkat çekti.Çiftçi,üretici zorda olduğunu söyledi. ZEYTİNDE ÜRETİM ARTTI, FİYATLAR GERİLEDİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Zeytin kutsal da bir ağaç. Milattan önce dört bin yılında başlamış üretim vermeye, günümüze gelen süreçte Türkiye zeytinde de önemli bir dünya markası.” dedi. Geçen yıl zeytinde yok yılı yaşandığını ve üretimin 2 milyon 450 bin ton olduğunu belirten Gürer, bu yıl 3 milyon 814 bin ton zeytin ürünü beklendiğini ifade etti. Gürer, “Geçen yıl duble zeytin 90 liradan satılırken bu yıl 60 liradan alıcı bulamıyor.” diyerek üretim artışına rağmen fiyatların gerilediğine dikkat çekti. Bazı fabrikaların maliyetler nedeniyle zeytin işlemeyi bıraktığını belirten Gürer, “Yemeklikte yüzde 35, yağlıkta yüzde 80’lik bir fiyat geriye gelmesi var. Bu durumda işçilik ve hasat makinesine harcanan parayı dahi karşılayamıyor.” ifadelerini kullandı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ya, zeytin gibi bir ürünü dahi değerlendiremeyen, çözüm üretemeyen bir tarım politikasına sahip bir iktidarımız var. Fiyat düşük, alan da yok, ihracatta problem var.” dedi. “İHRACATI DURDURUNCA O PAZARI BULAMIYORSUNUZ” İhracat politikalarındaki değişikliklerin üretici ve ihracatçı açısından sorunlara yol açabileceğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bakınız, iç piyasada bazı ürünlerin fiyatı arttı mı salça ihracatı dursun, zeytin ihracatı dursun, o ürün dursun, bu ürün dursun. Sonra gittiniz mi o pazarı bulamıyorsunuz.Bulamadığınızda sizin pazarınızı başka ülkeler dolduruyor.. Şu anda dünyada tarımla ilgili kendini geliştiren, bu bağlamda pazar arayan, pazar yaratan ülkeler var, onlarla rekabet şansınız geriye düşüyor.” ifadelerini kullandı. ABD başta olmak üzere çeşitli ülkelerin gümrük uygulamalarına ve ticari sınırlamalarına da dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, Türkiye'nin tarımsal ihracatta rekabet gücünü koruması gerektiğini vurguladı. “VATANDAŞ ZEYTİNYAĞINI UYGUN FİYATLI ALAMIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bazı tesislerde ‘Benim stokumda hâlâ yağ var.’ diyor ama vatandaş da zeytinyağını uygun fiyatlı alamıyor, burada sistemi sorgulamak lazım.” dedi. Fabrikaların elindeki ürünü satmakta zorlandığını, tüketicinin ise zeytinyağına uygun fiyatla ulaşamadığını belirten Gürer, piyasanın işleyişinin ve yaşanan sorunların araştırılması gerektiğini söyledi. CHP’li Ömer Fethi Gürer, “zeytinin içine düşürüldüğü durumu kapsamlı biçimde değerlendirip bununla ilgili Meclisin bir çalışma yapmasının faydası var.” ifadelerini kullandı. “ZEYTİN ÜRETİCİSİ EN SORUNLU YILINI YAŞIYOR” Ege ve Akdeniz başta olmak üzere farklı bölgelerde zeytin üreticilerinin yaşadığı sıkıntılara dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ege'de, Akdeniz'de, farklı bölgelerde zeytin üreticisi en sorunlu yılını yaşıyor, bunun yansıması olacak?” diye sordu. Limon üreticilerinin yaşadığı sorunları da örnek gösteren Ömer Fethi Gürer, “Bakınız, limon bahçesinde ürün 5 lira, gidiyorsunuz markette 50 lira. Ne yapıyor? Gidip bahçedeki ağacı söküyor.Ağaç sökme yolu zeytinde olsun açılmasın “dedi. Üreticinin emeğinin karşılığını alamaması nedeniyle bahçelerini sökmek zorunda kalabildiğini belirten Gürer, “zeytine de insan yıllardır oluşan bir değer olarak iktidar sahip çıkamazsa neye sahip çıkacak ?” ifadelerini kullandı. ŞEKER PANCARI VE ÇELTİKTE FİYAT UYARISI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “zeytin üreticilerinin sorunları görülmeli, şeker pancarında mutlaka fiyat revize edilmeli, çeltik üreticisinin içine düştüğü durum ele alınıp orada da fiyat yeniden değerlendirilmeli.” dedi. Türkiye'nin çeltikte dışa bağımlı olduğunu hatırlatan Ömer Fethi Gürer, üreticinin yaşadığı sorunların çözülmemesi hâlinde üretimin azalabileceğini ve ithalatın artabileceğini belirtti. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çeltikte biz yurt dışına bağımlıyız, bu anlayışla çeltik üretimi azalacak, onun yansıması daha çok ithalat olacak.” diye konuştu. Şeker pancarı üretiminde sulama ve elektrik giderlerinin yüksekliğine dikkat çeken Gürer, “Bir şeker pancarına en az yılda 13 kere su veriyorsunuz, elektriği ile suyunu hesaplasanız onun artışı kadar bile fiyat artışı yapmıyorsunuz.” ifadelerini kullandı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Üreticiyi bu hâle düşürmeye ne hakkınız var?” diye sorarak zeytin, şeker pancarı ve çeltik üreticilerinin yaşadığı sorunların çözülmesi çağrısında bulundu.

Çeltikte Hasat Başladı, Taban Fiyat Çıkmadı: "Çiftçi Perişan!" Haber

Çeltikte Hasat Başladı, Taban Fiyat Çıkmadı: "Çiftçi Perişan!"

​YENİ Parti Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada çeltik ve ayçiçeği üreticilerinin yaşadığı mağduriyeti dile getirdi. Hasadın başlamasına rağmen TMO'nun henüz çeltik taban fiyatı açıklamadığını belirten Tahtasız, çeltik için en az 50 TL alım fiyatı çağrısında bulundu. ​Türkiye'de tarım sektörünün ve üreticilerin yaşadığı ekonomik zorluklar TBMM gündemine taşınmaya devam ediyor. YENİ Parti Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda gerçekleştirdiği konuşmada, özellikle Çorum ve ilçelerindeki çeltik ile ayçiçeği üreticilerinin içinde bulunduğu darboğaza dikkat çekti. ​Çorum’da Çeltik Hasadı Başladı Ama Fiyat Yok ​Çorum’un Osmancık, Kargı ve Laçin ilçelerinde çeltik hasadının başladığını hatırlatan Mehmet Tahtasız, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından hâlâ alım fiyatı açıklanmamasını sert sözlerle eleştirdi. ​Maliyetlerin altında satış yapılmak zorunda kalındığını vurgulayan Tahtasız, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: ​"Türkiye'de çiftçi perişan, ürettiğinin karşılığını alamıyor. Çorum, Osmancık, Kargı, Laçin ilçelerimizde çeltik hasadı başladı ancak Toprak Mahsulleri Ofisi hâlâ taban fiyat açıklamadı, alım yapmıyor, üretici zorda. Bugün 1 kilo çeltiğin maliyeti 47 lira, fiyat açıklanmadığı için üreticimiz 40 liraya kadar çeltik satmak zorunda kalıyor." ​"1 Kilo Çeltiğin Maliyeti 47 TL, Taban Fiyat En Az 50 TL Olmalı" ​Tarımsal girdilerdeki aşırı artışın çiftçinin belini büktüğünü belirten Tahtasız; mazot, gübre, tohum ve ilaç gibi temel kalemlerde geçen yıla göre %100'e yakın maliyet artışı yaşandığını kaydetti. Çiftçinin alım gücünün ciddi oranda düştüğünü ifade eden Milletvekili Tahtasız, sözlerine şöyle devam etti: ​"Geçen yıl 1 kilo çeltikle 1,5 litre mazot alan üretici, bugün maalesef 2 kilo pirinçle 1 litre mazot alamıyor. Çeltiğin üretim maliyetini göz önünde alarak Toprak Mahsulleri Ofisi çeltikte fiyatı en az 50 TL açıklamalıdır." ​Ayçiçeği Üreticisi de Mağdur: "Açıklanan Fiyat Kabul Edilemez" ​Sadece çeltikte değil, ayçiçeği alım fiyatlarında da üreticinin zarara uğratıldığını ifade eden Tahtasız, ithalat politikalarını eleştirdi. Maliyeti 35 TL olan yağlık ayçiçeği için açıklanan 34 TL'lik taban fiyatın üreticiyi perişan ettiğini aktardı: Temel girdilerde %100'e yakın artış yaşandı. Ayçiçeği alım fiyatı geçen yıla göre yalnızca %17 artırıldı. TMO'nun Eylül ayında 12 bin ton ham ayçiçeği yağı ithalatı yapması üreticiye darbe vurdu. ​Tahtasız, maliyetlerin gerisinde kalan ve ithalatla baskılanan taban fiyat politikalarının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, iktidarı ve Toprak Mahsulleri Ofisi'ni çiftçinin sesini duymaya ve acil önlem almaya davet etti.

Tarım Ve Gıdada İthalat İhracatı Solladı Haber

Tarım Ve Gıdada İthalat İhracatı Solladı

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım, gıda ve içecek sektörünün 2026 yılının ilk 8 aylık dış ticaret verilerini değerlendirdi. Gürer, ihracatın yüzde 5,09 artmasına karşılık ithalatın yüzde 17,72 yükseldiğine dikkat çekerek, “Tarım ve gıda sektöründe ithalata dayalı yapı daha da belirgin hale geliyor. İhracat sınırlı artarken ithalat çok daha hızlı büyüyor” dedi. Gürer, 2026 yılının ilk 8 ayında tarım, gıda ve içecek sektöründe ihracatın 21 milyar 190 milyon dolara, ithalatın ise 20 milyar 430 milyon dolara ulaştığını belirtti. Geçen yıl aynı dönemde 20 milyar 160 milyon dolar olan ihracatın yalnızca yüzde 5,09 arttığını ifade eden Gürer, 17 milyar 360 milyon dolar seviyesindeki ithalatın ise yüzde 17,72 yükseldiğini söyledi. Ömer Fethi Gürer, “İhracat ile ithalat arasındaki artış hızına baktığımızda ortaya dikkat çekici bir tablo çıkıyor. İhracat yüzde 5,09 artarken ithalat yüzde 17,72 artıyor. Yani ithalatın büyüme hızı ihracatın büyüme hızının üç katından fazla. Bu tablo, tarım ve gıda sektöründe dışa bağımlılığın sürdüğünü gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu. AĞUSTOS AYINDA İTHALATTA YÜZDE 34,38 ARTIŞ TBMM Tarım Orman ve Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ağustos 2026'da sektörün 2 milyar 530 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini, geçen yılın aynı ayında ihracatın 2 milyar 300 milyon dolar olduğunu aktardı. Aynı dönemde ithalatın ise 1 milyar 490 milyon dolardan 2 milyar 10 milyon dolara yükseldiğini belirten Gürer, “Ağustos ayında ihracat yüzde 9,61 artarken ithalat yüzde 34,38 arttı. Bir tarafta ihracat artıyor ama diğer tarafta ithalat çok daha hızlı yükseliyor. Tarım ve gıda sektöründe üretim gücümüzü artırmak yerine dışarıdan daha fazla ürün ve girdi almaya devam ediyoruz” dedi. HAYVAN YEMİ İTHALATI 1 MİLYAR 225 MİLYON DOLAR ARTTI İthalat kalemleri içerisinde hayvan yeminin dikkat çekici bir noktaya geldiğini ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ilk 8 ayda hayvan yemi ithalatındaki artışın 1 milyar 225 milyon dolar olduğunu belirterek, “Bunun yanı sıra bitkisel yağ ithalatı 389 milyon dolar, un ithalatı 356 milyon dolar ve canlı hayvan ithalatı 238 milyon dolar arttı. Hayvancılıkta yem sorununu çözemediğimiz gibi yem ithalatını da artırıyoruz. İlk 8 ayda hayvan yemi ithalatındaki artış 1 milyar 225 milyon dolar. Canlı hayvan ithalatı da 238 milyon dolar artmış durumda. Hem hayvanı hem de hayvanın temel girdisini dışarıdan alıyoruz” dedi. SOYA VE MISIR İÇİN MİLYARLARCA DOLAR ÖDENİYOR Tarım ve hayvancılığın temel girdilerinde ithalatın boyutuna dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ilk 8 ayda 1,6 milyar dolarlık soya fasulyesi, 1,3 milyar dolarlık dane mısır ve 1,1 milyar dolarlık ham ayçiçeği yağı ithal edildi. Bu üç ürün grubunun toplam ithalat değerinin yaklaşık 4 milyar dolara ulaştı” diye konuştu. CANLI HAYVAN İTHALATI DA ARTIYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, canlı hayvan ithalatındaki artışın da ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “İlk 8 ayda canlı hayvan ithalatındaki artış 238 milyon dolar, yalnızca Ağustos ayında 125,1 milyon dolarlık sığır ithalatı gerçekleştirildi” dedi. AĞUSTOSTA 377,8 MİLYON DOLARLIK ÜÇ KALEM Ağustos ayındaki ithalat kalemlerine de değinen Gürer, yalnızca soya küspesi, sığır ve rafine palm yağı ithalatının toplamının 377,8 milyon dolara ulaştığını belirtti. Gürer, Ağustos ayında; 137,9 milyon dolar soya küspesi, 125,1 milyon dolar sığır, 114,8 milyon dolar rafine palm yağı ithal edildiğini aktardı. İHRACATTA ŞEKERLİ MAMULLER, UN, BEYAZ ET VE BAKLİYAT GERİLEDİ Ömer Fethi Gürer, toplam ihracat rakamındaki artışın sektörün bütün ürün gruplarında aynı şekilde gerçekleşmediğini de dikkat çekerek, “İlk 8 ayda; Şekerli mamuller ihracatı 227 milyon dolar, un ihracatı 189 milyon dolar, beyaz et ihracatı 150 milyon dolar ve bakliyat ihracatı 114 milyon dolar geriledi” şeklinde konuştu. Gürer, “Toplam ihracat rakamındaki yüzde 5,09'luk artış, bütün sektörlerde olumlu bir tablo olduğu anlamına gelmiyor. Önemli tarım ve gıda ürünlerinde ihracat kayıpları yaşanıyor. Şekerli mamullerden una, beyaz etten bakliyata kadar birçok üründe gerileme söz konusu” dedi. TÜRKİYE TARIMSAL GİRDİDE DIŞ PAZARLARA BAĞIMLI Türkiye'nin tarım, gıda ve içecek sektöründeki ithalat kaynaklarına da dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, ilk 8 ayda Brezilya'nın 2 milyar 590 milyon dolarla ilk sırada bulunduğunu belirtti. Brezilya'yı 2 milyar 553 milyon dolarla Rusya Federasyonu, 1 milyar 656 milyon dolarla Ukrayna ve 1 milyar 596 milyon dolarla ABD izledi. İTHALATA ÖDENEN KAYNAK YERLİ ÜRETİME AKTARILMALI Tarım, gıda ve içecek sektörünün 2026 yılının ilk 8 aylık verilerinin, ithalatın ihracattan çok daha hızlı büyüdüğünü ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “İlk 8 ayda 20 milyar 430 milyon dolarlık ithalat gerçekleşmiş. Bunun içinde yalnızca soya fasulyesi 1,6 milyar dolar, dane mısır 1,3 milyar dolar, ham ayçiçeği yağı 1,1 milyar dolar. Hayvan yemi ithalatındaki artış 1 milyar 225 milyon dolar. Canlı hayvan ithalatındaki artış 238 milyon dolar. Bu kaynakların daha büyük bölümünü kendi çiftçimize, kendi üreticimize aktarmamız gerekiyor” diye konuştu. Öne çıkan rakamlar İhracat: 21,19 milyar dolar İthalat: 20,43 milyar dolar İhracat artışı: %5,09 İthalat artışı: %17,72 Ağustos ihracatı: 2,53 milyar dolar Ağustos ithalatı: 2,01 milyar dolar Ağustos ithalat artışı: %34,38 Hayvan yemi ithalatındaki artış: 1,225 milyar dolar Bitkisel yağ ithalatındaki artış: 389 milyon dolar Un ithalatındaki artış: 356 milyon dolar Canlı hayvan ithalatındaki artış: 238 milyon dolar Soya fasulyesi ithalatı: 1,6 milyar dolar Dane mısır ithalatı: 1,3 milyar dolar Ham ayçiçeği yağı ithalatı: 1,1 milyar dolar Şekerli mamuller ihracatındaki düşüş: 227 milyon dolar Un ihracatındaki düşüş: 189 milyon dolar Beyaz et ihracatındaki düşüş: 150 milyon dolar Bakliyat ihracatındaki düşüş: 114 milyon dolar.

Tarım ve Gıdada Ağustosun Kazananları Belli Oldu Haber

Tarım ve Gıdada Ağustosun Kazananları Belli Oldu

Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektöründe 2026 yılının ağustos ayında ihracat 18,46 milyar dolar, ithalat ise 17,99 milyar dolar oldu. İhracatta Irak, ithalatta ise Rusya Federasyonu ilk sırada yer aldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Dış Ticaret Verileri temel alınarak Agrimetre tarafından hazırlanan Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Veri Paneli verilerine göre, tarım, gıda ve içecek sektörünün 2026 yılının ağustos ayında ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,36 arttı. Geçen yılın aynı döneminde 17,53 milyar dolar olan ihracat, 2026 yılının ağustos ayında 18,46 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde ithalat ise yüzde 18,57 artışla 15,17 milyar dolardan 17,99 milyar dolara çıktı. Birim ihracat değeri ton başına 1.569 dolara yükseldi Tarım, gıda ve içecek sektöründe birim ihracat değeri de arttı. Ağustos ayında birim ihracat değeri yüzde 14,07 artışla ton başına 1.569 dolar oldu. Özel Ticaret Sistemi (ÖTS) çerçevesinde yayımlanan Dış Ticaret Verileri’ne göre, 2026 yılında aylık temelde ihracat geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 5,16 artışla 2,1 milyar dolar olurken, ithalat yüzde 13,73 artarak 1,62 milyar dolar olarak gerçekleşti. Tarım ve gıda ihracatında Irak ilk sırada 2026 yılının ağustos ayında Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektöründe en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülke Irak oldu. Irak’a yapılan ihracat yüzde 8,11 artarak 2,167 milyar dolara ulaştı. Almanya, 1,453 milyar dolarlık ihracatla ikinci sırada yer aldı. Almanya’ya yapılan ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,14 arttı. Rusya Federasyonu ise 1,275 milyar dolarlık ihracatla üçüncü sırada yer aldı. Rusya Federasyonu’na yapılan ihracat yüzde 21,40 arttı. İthalatta ise ilk sırada Rusya Federasyonu bulundu. Rusya’dan yapılan ithalat 2,499 milyar dolar olurken, Brezilya 2,446 milyar dolarla ikinci, Ukrayna ise 1,581 milyar dolarla üçüncü sırada yer aldı. Ayçiçek yağı ihracatı 860,3 milyon doları geçti 2026 yılının ağustos ayında en fazla ihraç edilen ürünler arasında ilk sırayı Ayçiçek yağı, rafine aldı. Ayçiçek yağı, rafine ihracatı yüzde 21,60 artışla 860,3 milyon doları geçti. İkinci sırada yer alan Fındık içi ihracatı yüzde 11,26 artarak 853,5 milyon dolar oldu. Fındık Ambalajlı ihracatı ise yüzde 33,62 artışla 640,9 milyon dolara ulaştı. İthalatta ilk sırada 1,553 milyar dolarla Soya Fasulyesi yer aldı. Soya Fasulyesini 1,309 milyar dolarla Mısır Dane ve 1.029 milyar dolarla Sığır ithalatı izledi. Yaş Meyve ve Sebze ihracatta lider Sektörler bazında değerlendirildiğinde, 2026 yılı ağustos ayında en fazla ihracat 2,973 milyar dolarla Yaş Meyve/Sebze sektöründe gerçekleşti. Yaş Meyve/Sebze sektörünü yaklaşık 2,032 milyar dolarlık ihracatla Şekerli Mamuller Sektörü ve yaklaşık 1,719 milyar dolarlık ihracatla Sert Kabuklu Meyveler Sektörü takip etti. Yaş Meyve/Sebze sektörünün toplam ihracat içindeki dolar bazındaki payı yüzde 19,03 olurken, Şekerli Mamuller sektörünün payı yüzde 13,01, Sert Kabuklu Meyveler sektörünün payı ise yüzde 11 oldu. İthalatta ise 5,081 milyar dolarla Hayvan Yemi sektörü ilk sırada yer aldı. Hayvan Yemi sektörünü 2,533 milyar dolarla Bitkisel yağ sektörü ve 1,288 milyar dolarla Şekerli mamuller sektörü takip etti. Hayvan Yemi sektörünün toplam ithalat içindeki dolar bazındaki payı yüzde 34,27, Bitkisel yağ sektörünün payı yüzde 17,09, Şekerli mamuller sektörünün payı ise yüzde 8.69 olarak gerçekleşti.

CHP'li Sarıbal: ''Balık Var Ama Balıkçı Denize Çıkamıyor'' Haber

CHP'li Sarıbal: ''Balık Var Ama Balıkçı Denize Çıkamıyor''

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, tarım ve gıda gündemini değerlendirdiği basın toplantısında balıkçıların artan maliyetlerini, çiğ süt fiyatını ve 2027 yılı besilik sığır ithalatı planını ele aldı. Sarıbal, “Üreticiyi yaşatmadan süt sorununu çözemezsiniz. Merayı ıslah etmeden sürdürülebilir bir hayvancılık sağlayamazsınız” dedi. Beslenmenin temel bir hak olduğunu vurgulayan Sarıbal, balıkçılık ile süt ve et üretiminin birbirinden ayrı sorunlar gibi görülemeyeceğini söyledi. Üreticinin artan giderler karşısında ayakta kalmakta zorlandığını, yurttaşın ise nitelikli gıdaya erişimde güçlük çektiğini belirtti. “Balık var ama balıkçı denize çıkamıyor” Yeni av sezonunun ilk haftasında İstanbul Gürpınar Su Ürünleri Hali’nde işlem gören miktar, geçen yılın aynı dönemindeki yaklaşık 920 tondan 1.884 tona yükseldi. Bunun yaklaşık 904 tonunu palamut, 552 tonunu hamsioluştururken istavrit miktarı 226 tondan 76 tona geriledi. Sarıbal, bu verilerin türler arasında farklı bir tabloya işaret ettiğini, av miktarındaki artışın balıkçının geçim sorununu ortadan kaldırmadığını söyledi. Hatay’da yaklaşık 60 balıkçının maliyetlerini karşılayamadığı için seferlerini durdurduğunu aktaran Sarıbal, mazotun yanı sıra işçilik, kumanya, ekipman ve bakım giderlerinin de yükseldiğini belirtti. Mazot fiyatının bir yılda yaklaşık yüzde 73 arttığını söyleyen Sarıbal, “Memleketin birçok bölgesinde balıkçılar ava çıkmıyor. Bugün yaşadığımız sorunun özü, girdilerin aşırı yüksek olması” dedi. Sarıbal, küçük ölçekli balıkçılara ayrılan yaklaşık 145 milyon liralık desteğin tekne boyuna ve bölgeye göre dağılımının açıklanmasını istedi. Aktardığı 2023 verilerine göre 12 metrenin altındaki teknelerin balıkçı gemileri içindeki payı yüzde 51 iken tahsil edilmeyen ÖTV tutarından aldıkları payın yüzde 6,8 olduğunu belirterek, “ÖTV desteğinden kim, ne kadar yararlanıyor? Küçük avcılık yapan teknelerin payını açıkça görmeliyiz” diye konuştu. Sarıbal, 2026 av sezonunda ruhsatlı gemi sayısının, fiilen ava çıkan ve çıkmayan teknelerin, sefer ve av miktarlarının 2025’in aynı dönemiyle karşılaştırılarak yayımlanmasını da talep etti. Yakıt alım defteri bulunan gemiler ile fiilen avlanan gemilerin ayrı gösterilmesi gerektiğini söyledi. Balıkçının geçimini korurken denizlerin de korunması gerektiğini vurgulayan Sarıbal, “Deniz yoksa balıkçılık da yok” dedi. “Çiğ süt fiyatı 1 Ekim’de güncellensin” Hayvancılıkta süt üreticisinin gelir kaybının gelecekteki et üretimini de etkilediğini belirten Sarıbal, Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ inek sütü tavsiye fiyatının 1 Mayıs’tan bu yana 24,30 TL/litre olduğunu hatırlattı. Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği’nin (TÜSEDAD) 100 baş sağmal ve günlük ortalama 30 litre verim esas alan işletme modelinde ağustos ayı sıcak çiğ süt üretim maliyeti ise 28,50 TL/litre olarak hesaplandı. Üreticilerin farklı fiyatlardan süt sattığına dikkat çeken Sarıbal, “Çiğ süt tavsiye fiyatı 1 Ekim’de üreticinin gerçek maliyeti ve önümüzdeki üç ayın riskleri dikkate alınarak güncellensin. Süt üreticisinin geliri güvence altına alınsın; üretici maliyetinin altında üretime zorlanmasın” çağrısında bulundu. Sarıbal, süt ve etin üreticiden rafa ulaşıncaya kadar fiyatlarının nasıl oluştuğunun açıklanmasını istedi. Yem bitkisi üretimine ve mera ıslahına kaynak ayrılması, yerli damızlıkların korunması, buzağı kayıplarının azaltılması ve şap başta olmak üzere hayvan hastalıklarıyla mücadelenin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Çocukların süte, halkın yeterli ve dengeli gıdaya erişimini de bir kamu sorumluluğu olarak değerlendirdi. 2027 ithalat planında 380 bin baş büyük işletmelere ayrıldı Sarıbal, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2027 için 480 bin baş besilik erkek sığır ithalatı planladığını hatırlatarak bunun 380 bin başının 200 baş ve üzeri kapasiteli işletmelere, 100 bin başının ise daha küçük işletmelere ayrıldığını belirtti. Böylece planlanan kontenjanın yaklaşık yüzde 79’u büyük kapasiteli işletmelere yöneliyor. “İthalat iktidarın temel tarım politikasına dönüştü” diyen Sarıbal, 2010’dan bu yana büyükbaş ve küçükbaş canlı hayvan ile kırmızı et ithalatına 15 milyar doları aşan kaynak harcandığına ilişkin dış ticaret derlemesini hatırlattı. Sarıbal, ithalatın sürmesine karşın üreticinin yem, mera ve damızlık sorunlarının çözülmediğini, düşük gelirli yurttaşların da uygun fiyatlı ete erişemediğini söyledi. Hayvancılık desteklerinin toplam tarımsal destekler içindeki payının 2020’de yaklaşık yüzde 35–36 düzeyindeyken yüzde 17’lere gerilediğini belirten Sarıbal, küçük ve orta ölçekli aile işletmelerine öngörülebilir destek ve erişilebilir kaynak sağlanmasını istedi. Yerli ırkların korunması ve meraların ıslahı üzerinde durarak, ithal besilik hayvanla yürüyen bir düzenin yerli damızlık ve yem üretiminin yerini tutamayacağını ifade etti. Et ve Süt Kurumu’nun canlı hayvan ve et ithalatından bir yılda ne kadar gelir elde ettiğini ve bu kaynağı nerede kullandığını açıklaması çağrısında bulunan Sarıbal, “Başarıyı ithalat kotasındaki sınırlı düşüşle değil; üreticinin üretimde kalması, hayvan başına verimin artması ve halkın yeterli, nitelikli et ve süt ürününe erişmesiyle ölçmek gerekir” dedi. Sarıbal, sözleşmeli tarımda da üreticinin örgütlü ve güçlü bir taraf haline gelmesi gerektiğini belirterek alım fiyatlarının gerçek maliyeti ve üreticinin yaşam payını karşılamasını istedi. Basın toplantısını şu sözlerle tamamladı: “Üreticiyi yaşatmadan süt sorununu çözemezsiniz. Süt sürüsünü korumadan hayvancılığı geliştiremezsiniz. Küçük üreticiyi desteklemeden sürdürülebilir süt ve et üretimi sağlayamazsınız.”

Angola’dan Türk Yatırımcılara Davet Var Haber

Angola’dan Türk Yatırımcılara Davet Var

Güney Batı Afrika ülkesi Angola, Türkiye’den madencilik, tarım ve turizm sektörlerinde yatırım bekliyor.İhracat gelirlerinin yüzde 92’sini petrol ve doğalgazın oluşturduğu Angola, zengin maden rezervlerini ekonomiye kazandırarak gelirlerini çeşitlendirmek istiyor. Angola'nın Ankara Büyükelçisi Sayın Joao Salvador Dos Santos Neto, Ege İhracatçı Birlikleri’ni ziyaret etti. Büyükelçi Dos Santos Neto, Angola’da yatırım yapacak sanayiciler için kolaylıklar sağlayan bir mevzuatları olduğunu, Türk yatırımcıları Angola’ya beklediklerini dile getirdi. Angola’nın altın, nikel, demir cevheri, mermer, nadir bulunan elementler yönüyle zengin rezervlere sahip olduğunu dile getiren Büyükelçi Dos Santos Neto, “36 maden açısından zengin kaynaklara sahibiz. Türk yatırımcıların yeterli kaynak bulabilecekleri maden yataklarına sahibiz. Enerji ve lojistik altyapısı için destek oluyoruz. Çinli 300’ün üzerinde firmanın Angola’da yatırımları var. Tarım, petrol, gaz, madencilik ve diğer sanayi kollarında yatırımlar yaptılar. Türkiye’den bir firmanın demir cevheri üretimi konusunda bir yatırımı söz konusu. Angola’da Türk yatırımcıları daha fazla sayıda görmek istiyoruz. Madencilik dışında tarım ve turizm sektörleri de yatırım yapılabilecek sektörler olarak öne çıkıyor” şeklinde konuştu. Türk dizileri Angola’da çok popüler Angola’da Türk dizilerinin çok popüler olduğu bilgisini de veren Dos Santos Neto şöyle devam etti; “Türk dizilerinden dolayı Angola’da Türklere sempati duyuluyor. Türk yatırımcılar Angola’ya geldiklerinde çok hoş karşılanacaklar. Türkiye’de okuyan çok sayıda Angolalı var. Angola’da yapacağınız yatırımlarda Türkiye’de okumuş, Türkçe bilen Angolalıları istihdam etmeniz işlerinizin hızla büyümesine katkı sağlayacaktır.” Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Faik Tokatlıoğlu, Türkiye’nin yıllık 6,5 milyar dolar madencilik ürünleri ihraç ettiğini, Ege Bölgesi’nden yapılan madencilik ihracatının 1,5 milyar doları aştığını, Türkiye ile Angola arasında karşılıklı ticaretin artması için uygun bir zemin olduğunun altını çizdi. Türkiye’nin Angola’ya yıllık ihracatının 102 milyon dolar, ithalatının ise 9 milyon dolar düzeyinde olduğunu vurgulayan Tokatlıoğlu, “Angola yıllık 15 milyar doların üzerinde ithalat yapan bir ülke. Angola’ya hem ihracatımızı artırabiliriz hem de Türk sanayicileri Angola’da yatırım yapabilirler. Karşılıklı temaslarla iki ülke arasındaki ticari bağların daha da güçleneceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Ağustos Ayında İhracat 23,5 Milyar Dolara Ulaştı Haber

Ağustos Ayında İhracat 23,5 Milyar Dolara Ulaştı

Ticaret Bakanı Ömer Bolat tarafından açıklanan Ağustos ayı dış ticaret istatistiklerine göre, Türkiye’nin mal ihracatı Ağustos ayında yüzde 8,1 artışla 23 milyar 467 milyon dolara yükseldi. Böylece en yüksek Ağustos ayı ihracatına ulaşılırken, yılın ilk sekiz ayındaki ihracat yüzde 4 artışla 184 milyar 996 milyon dolar oldu. Ağustos Ayında İhracatta Rekor 2026 yılı Ağustos ayında mal ihracatı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,1 oranında artarak 23 milyar 467 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu sonuçla en yüksek Ağustos ayı ihracatına ulaşıldı. 2026 yılı Ağustos ayında yıllıklandırılmış ihracat ise bir önceki yıla göre yüzde 4,2 oranında artışla 280,3 milyar milyon dolar olarak gerçekleşti. Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaşıldığını belirten Bolat yıllıklandırılmış mal ihracatının, 2025 yılı Ağustos ayında 269 milyar dolar seviyesindeyken 2026 Ağustos ayı itibarıyla 11,2 milyar dolar arttığını ifade etti. İthalat 28,7 Milyar Dolar Oldu Ağustos ayında mal ithalatı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10,5 oranında artarak 28 milyar 706 milyon dolar olarak gerçekleşti. 2026 yılı Ağustos ayında yıllıklandırılmış ithalat ise bir önceki yıla göre yüzde 6 artışla 378 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2025 yılı Ağustos ayında 356,7 milyar dolar seviyesinde bulunan yıllıklandırılmış mal ithalatı, 2026 Ağustos ayı itibarıyla 21,4 milyar dolar arttı. Dış Ticaret Açığı 5,2 Milyar Dolar 2026 yılı Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre mal ihracatı yüzde 8,1 artışla 23 milyar 467 milyon dolara, mal ithalatı yüzde 10,5 artışla 28 milyar 706 milyon dolara yükseldi. Bu dönemde dış ticaret açığı yüzde 22,3 artışla 5 milyar 239 milyon dolar olurken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 81,7 olarak gerçekleşti. 2026 yılı Ocak-Ağustos döneminde ise mal ihracatı yüzde 4 artışla 184 milyar 996 milyon dolar, mal ithalatı yüzde 5,3 artışla 250 milyar 790 milyon dolar oldu. Aynı dönemde dış ticaret açığı yüzde 9,3 artışla 65 milyar 793 milyon dolara yükselirken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 73,8 olarak gerçekleşti. Yıllıklandırılmış İhracat 280,3 Milyar Dolara Ulaştı Son 12 aylık dönemde, yani 2025 Eylül-2026 Ağustos döneminde, mal ihracatı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2 artışla 280 milyar 264 milyon dolara yükseldi. Aynı dönemde mal ithalatı yüzde 6 artışla 378 milyar 24 milyon dolar, dış ticaret açığı ise yüzde 11,6 artışla 97 milyar 760 milyon dolar oldu. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 74,1 olarak gerçekleşti. Cari Hesapta 3 Milyar Doların Üzerinde Fazla Beklentisi Dış ticaret istatistikleri ile hizmetler dengesine yönelik beklentiler kapsamında Ağustos ayında cari işlemler hesabında 3 milyar doların üzerinde fazla verilmesi bekleniyor. Küresel ekonomide devam eden jeopolitik gerginlikler, ağırlaşan uluslararası şartlar, korumacılık ve zayıf dış talebe rağmen ihracatta dirençli bir görünüm öne çıkıyor. İhracatta OVP Hedefi İzleniyor 282 milyar dolar olan Orta Vadeli Program (OVP) hedefinin Eylül ayı itibarıyla yıllıklandırılmış olarak yakalanması bekleniyor. Yıl sonunda mal ve hizmet ihracatı toplamında hedeflenen 410 milyar doların aşılması amacıyla Bakanlık çalışmalarını sürdürüyor. Orta Vadeli Program (2027-2029) kapsamında ihracatın küresel ticaretten aldığı payın artırılması amacıyla yüksek katma değerli üretim ve teknoloji yoğun ürün ve hizmetlerin ihracattaki payının yükseltilmesi hedefleniyor. Düşük ve orta teknoloji yoğun sektörlerde dönüşüm desteklenerek firmaların daha yüksek katma değerli üretim ve ihracata yönelmeleri sağlanacak. Küresel ticaretteki yeni dinamikler doğrultusunda yurt içi üreticilerin haksız rekabete karşı ihtiyaçları gözetilerek, uluslararası yükümlülükler çerçevesinde yerli üretimin korunmasına yönelik önlemler alınmaya devam edilecek.

TZOB Başkanı Bayraktar: "Çeltikte Hasat Döneminde İthalat Durdurulmalıdır" Haber

TZOB Başkanı Bayraktar: "Çeltikte Hasat Döneminde İthalat Durdurulmalıdır"

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, hasadı başlayan çeltik hakkında değerlendirmelerde bulundu. “Ülkemizde çeltik hasadı başladı. Çiftçimiz aylar boyunca emek verdiği ürününü şimdi pazara çıkarıyor” diyen Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Bu dönemde alınacak kararlar, üreticimizin yalnızca bu yılki gelirini değil, gelecek yıl yeniden üretim yapıp yapamayacağını da belirleyecek. Türkiye'nin 2025 yılında 998 bin 98 ton olan çeltik üretiminin, 2026 yılı birinci tahminine göre yüzde 7,7 artarak 1 milyon 74 bin 810 tona ulaşması bekleniyor. Hasatta yerli ürün kısa sürede yoğun biçimde piyasaya çıkıyor. Aynı dönemde ithalatın sürmesi, çeltik işleyen işletmelerin yerli ürün alımını ertelemesine ve üreticiye teklif edilen fiyatlar üzerinde baskı oluşmasına yol açabilir. Gübre, mazot, tohum, ilaç, sulama, işçilik ve finansman giderlerini ödemek zorunda olan çiftçimizin ise ürününü satmak için aylarca bekleme imkânı yoktur. TMO alım fiyatını gecikmeden açıklamalıdır. Fiyat belirlenirken çiftçilerimizin gerçek üretim maliyetleri esas alınmalı, emeklerinin karşılığını almalarını sağlayacak makul bir gelir gözetilmelidir. Ayrıca, hasat döneminde çeltik ithalatı durdurulmalıdır. Alım koşulları ve takvimi önceden duyurulmalı; ihtiyaç duyulan yerlerde TMO fiilen alım yaparak piyasada üretici lehine güvence oluşturmalıdır. Çiftçimiz, maliyetinin altında satış yapmaya mecbur bırakılmamalı ve mağdur edilmemelidir. Sanayici ve çeltik işleyen işletmelerin öncelikle yerli üreticiden ürün temin etmesi teşvik edilmeli; gümrük vergileri ve ithalat uygulamaları hasat takvimi ile yerli üretimin sürdürülebilirliği gözetilerek düzenlenmelidir.”

Ekim Vakti Geldi, Çiftçiyi Kara Bir Düşünce Sardı Haber

Ekim Vakti Geldi, Çiftçiyi Kara Bir Düşünce Sardı

Anahtar Parti Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Hüseyin Demiröz, tarım sektöründeki derinleşen kriz ve yaklaşan yeni ekim sezonu öncesinde bir açıklama yaptı. Çiftçinin maliyet baskısı altında ezildiğini belirten Demiröz, iktidarın tarım politikalarını sert bir dille eleştirerek acil üretim sermayesi çağrısında bulundu. ​"Tohum Bedava Değil, Peşin Satışla Veriliyor" ​Hasan Hüseyin Demiröz, yetkililerin "tohum dağıtımı başladı" söylemlerine tepki göstererek, gerçeklerin tablodakinden farklı olduğunu vurguladı: ​“Tohum dağıtımı başladı diyorsunuz. Doğru, tohumu dağıtıyorsunuz; ama bedava değil. TİGEM’in 2026 yılı fiyat cetvelinde işlem açıkça 'peşin satış' olarak geçiyor. Dağıtıcı kuruluşların nakliye, sigorta, masraf ve kâr payını ekleyerek tohumu çiftçiye satacağı da açıkça yazıyor.” ​Geçen Sezonun Borcu Kapanmadı, Çiftçi Çıkmazda ​Açıklanan tarımsal ürün fiyatlarının çiftçinin maliyetini karşılamaktan uzak olduğunu ve emeğin karşılığını vermediğini ifade eden Demiröz, şu değerlendirmelerde bulundu: "Ürününü bekletecek deposu ve borcunu çevirecek sermayesi olmayan çiftçi tüccarın insafına bırakıldı. Üreten kesim kazanamadı ve geçen sezonun borcunu dahi kapatamadı. Gübre, mazot ve tohum peşin parayla alınırken, ürünün geliri aylar sonra elde ediliyor. Geçen sezondan borçlu çıkan çiftçinin yeniden ekim yapacak sermayesi kalmadı." ​Çiftçinin Önünde İki Zorlu Yol Var ​Yeni ekim döneminin kapıda olduğunu hatırlatan Demiröz, sermayesiz kalan üreticinin iki seçenekle baş başa bırakıldığını belirtti; ​"Ya tarlasını ekmeyecek ve üretim düşecek. Ya da bankaya, tüccara ve tefeciye mahkûm olacak. Bu durumun devam etmesi halinde üretim azalacak, ithalat artacak ve Türkiye'nin gıda güvenliği daha büyük bir tehdit altına girecek." ​"Çiftçiye Nasihat Değil, Üretim Sermayesi Verin" ​Tarım sektöründe kalıcı çözüm için somut adımlar atılması gerektiğini belirten Anahtar Parti yöneticisi, çözüm önerilerini şu sözlerle sıraladı: "Planlanan ürüne göre tohum, gübre ve mazot ekimden önce sağlanmalı. Malzeme bedeli, hasat döneminde üründen mahsup edilmeli. ​Çiftçi, tohumu toprağa atmadan önce faize ve borca teslim edilmemeli. Tarım politikasının kürsüdeki sözlerle değil, tarlanın bilançosuyla ölçülmesi gerektiği unutulmamalı." ​Demiröz açıklamasını, "Bugün borsada tarım şirketleri üzerinden vurgun yapılıyor; tarlada ise çiftçiye borç, faiz ve çaresizlik kalıyor" sözleriyle tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.