Hava Durumu

#Ithalatçı

Kırsal Haber - Ithalatçı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ithalatçı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk Kuru Meyve Sektöründen Hindistan’a Ticaret Atağı Haber

Türk Kuru Meyve Sektöründen Hindistan’a Ticaret Atağı

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Türk kuru meyve sektörünün Hindistan pazarındaki bilinirliğini ve ihracatını artırmak amacıyla 14–19 Eylül 2026 tarihleri arasında İzmir ve Gaziantep’i kapsayan “Hindistan Sektörel Alım Heyeti”ne ev sahipliği yaptı. Hindistan’ın kuru ve kabuklu meyve sektöründe faaliyet gösteren önde gelen 7 firmasının Türkiye’ye geldiği heyetin İzmir ayağında, 20’nin üzerinde Türk ihracatçı firma yaklaşık 150 ikili iş görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmelerde başta kuru kayısı, kuru incir, çekirdeksiz kuru üzüm ve antep fıstığı olmak üzere Türkiye’nin lider olduğu ürün gruplarında yeni ticaret ve uzun vadeli iş birliği olanakları değerlendirildi. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gabay, “Türkiye, Hindistan’a 2025 yılında 1 milyar 241 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde ise ihracat yüzde 6 artışla 863 milyon dolara ulaştı. Hindistan’a yıllık 133 milyon dolarlık gıda ürünü ihraç ediyoruz. Türk kuru meyveleri mevcut potansiyelin daha büyük bölümünden pay alabilir. Türk kuru inciri, kuru kayısısı ve çekirdeksiz kuru üzümünün kalitesi ve ürün çeşitliliğiyle Hindistan pazarında çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceğine inanıyoruz. Sektörel alım heyetimizde gerçekleştirdiğimiz yaklaşık 150 ikili iş görüşmesi, firmalarımızın Hindistan pazarına yönelik ilgisinin yanı sıra Hintli alıcıların Türk ürünlerine olan talebini de ortaya koydu.” dedi. Hindistan ile sektörel iş birlikleri geliştiriliyor Yusuf Gabay, “Nuts and Dry Fruits Council (India) – NDFC(I) Saymanı ve MEWA Başkanı Rajeev Pabreja ile Forum of Indian Food Importers (FIFI) Kurucu Direktörü Amit Lohani ile gerçekleştirilen görüşmelerde, Türkiye-Hindistan kuru meyve ticaretinin geliştirilmesi, sektörler arasındaki iletişimin artırılması ve önümüzdeki dönemde hayata geçirilebilecek ortak çalışmaları değerlendirdik. Bir taraftan ihracatçı firmalarımızı doğrudan Hintli ithalatçılarla buluştururken diğer taraftan Hindistan’ın sektör kuruluşlarıyla kurumsal iş birlikleri geliştiriyoruz. Amacımız, karşılıklı ziyaretlerin ve ticari temasların düzenli hale gelmesini sağlayarak sektörlerimiz arasında sürdürülebilir bir ticaret zemini oluşturmak.” diye konuştu. Sıradaki hedef MEWA India 2027 Hindistan programının önemli gündem maddelerinden birinin de 11–13 Mart 2027 tarihlerinde Mumbai’de düzenlenecek MEWA India 2027 Fuarı olduğunu kaydeden Gabay, Turkish Dried Fruits TURQUALITY Projesi kapsamında fuara katılım sağlamayı ve MEWA ile eş zamanlı bir Sektörel Ticaret Heyeti gerçekleştirmeyi planladıklarını dile getirdi. Gabay sözlerini şöyle sürdürdü: “Turkish Dried Fruits TURQUALITY Projemiz kapsamında Hindistan’da uzun süredir tanıtım faaliyetleri yürütüyoruz. Şimdi bu çalışmalarımızı doğrudan ticarete dokunan faaliyetlerle daha güçlü şekilde desteklemeyi hedefliyoruz. MEWA India 2027’ye katılım ve aynı dönemde düzenlemeyi planladığımız Sektörel Ticaret Heyeti sayesinde ihracatçı firmalarımızın daha fazla ithalatçı, distribütör ve sektör profesyoneliyle temas kurmasını amaçlıyoruz.” Hint tüketicisine yıl boyunca Türk kuru meyvesi anlatılıyor Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Hindistan pazarına yönelik tanıtım çalışmalarını dijital iletişim kanallarında da yıl boyunca sürdürüyor. @turkishdriedfruitsindia sosyal medya hesabı üzerinden Türk kuru meyvelerinin ürün özellikleri, kullanım alanları, tarifleri ve sağlıklı beslenmedeki yerine ilişkin içeriklerin Hint tüketicileriyle buluşturulduğunu belirten Gabay, iletişim faaliyetlerinin ülkenin tüketim alışkanlıklarına ve kültürel yapısına uygun içeriklerle yürütüldüğünü ifade etti. Gabay, “Hedefimiz Türk kuru meyveleri için Hindistan’da güçlü ve kalıcı bir marka algısı oluşturmak. Türk kuru inciri, kuru kayısısı ve çekirdeksiz kuru üzümünün Hindistan’daki bilinirliğini ve pazar payını artırmak, gerçekleştirdiğimiz kurumsal temasları uzun soluklu ticari iş birliklerine dönüştürmek ve sürdürülebilir ihracat artışı sağlamak istiyoruz.” diye konuştu. Heyetin ikinci durağı Gaziantep 14–19 Eylül 2026 tarihleri arasındaki Hindistan Sektörel Alım Heyeti, İzmir programının ardından Gaziantep’te kuru meyve ihracatçılarıyla buluştu. Hintli alıcılar Gaziantep’te Türk firmalarıyla B2B görüşmeleri gerçekleştirirken, sektör ve firma ziyaretleriyle Türkiye’nin üretim, işleme ve ihracat kapasitesini yerinde inceleme fırsatı buldu. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, İzmir ve Gaziantep’i kapsayan programla Türk kuru meyve sektörünün üretim gücünü, ürün çeşitliliğini ve ihracat yetkinliğini Hindistan’ın önde gelen alıcılarına doğrudan tanıtarak iki ülke arasındaki kuru meyve ticaretinin geliştirilmesini hedefliyor.

Çiftçiden Ucuza Alındı, İthal Ürün Pahalıya Satıldı Haber

Çiftçiden Ucuza Alındı, İthal Ürün Pahalıya Satıldı

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 350 bin ton ithal mısırı 12 bin 200 TL/ton fiyatla satışa sunmasını, hem ithalat verileri hem de önceki alım fiyatları üzerinden değerlendirdi. “İTHALAT UCUZA, SATIŞ PAHALI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2026 yılı ithalat verilerini belirterek, “2026 yılında 513 bin 595 ton mısır ithal edilmiş ve bunun karşılığında 121 milyon 760 bin 961 dolar ödenmiş. Bu da ton başına yaklaşık 237 dolar, yani 10 bin 185 TL demektir. Siz bu ürünü getirip 12 bin 200 TL’ye satıyorsunuz. Arada yaklaşık 2 bin TL fark var. Çiftçi değil kurum kazanmanın peşinde ,” dedi. “2025’TE MİLYARLARCA DOLARLIK İTHALAT” CHP’li Ömer Fethi Gürer, ithalata dayalı politikanın sürekliliğine dikkat çekerek 2025 verilerini de paylaştı. Gürer, “2025 yılında 5 milyon 70 bin ton mısır ithal edilmiş, bunun için 1 milyar 256 milyon dolar ödenmiş. Ton başına fiyat yaklaşık 248 dolar, yani 9 bin 596 TL. Türkiye her yıl milyarlarca doları ithalata harcıyor” ifadelerini kullandı. “ÇİFTÇİDEN DÜŞÜK FİYATA AL, İTHALİ DAHA PAHALIYA SAT” Ömer Fethi Gürer, en çarpıcı çelişkinin ise TMO’nun alım ve satış fiyatları arasında olduğunu belirterek, “2025 yılında TMO, yerli üreticiden mısırı 11 bin 300 TL/ton fiyatla aldı. Bugün ithal ettiği mısırı 12 bin 200 TL’ye satıyor. Yani çiftçinin ürününü daha düşük fiyata alırken, ithal ürünü daha yüksek fiyata piyasaya veriyor.,” diye konuştu. “350 BİN TONLUK SATIŞ İTHALAT ZİNCİRİNİN DEVAMI” TMO’nun 350 bin tonluk satış kararının yapısal sorunun bir parçası olduğunu belirten Gürer, “Piyasayı düzenlemek adına yapılan bu satış, aslında üretim planlamasının yapılmadığının itirafıdır. Yerli üretim desteklenmediği için çözüm ithalatta aranıyor. TÜİK verilerine göre Ülkemizde mısır üretimi ise 2023 yılına göre 2024 yılında %10,0 oranında azalarak 8,1 milyon ton oldu. 2024 yılına göre de 2025 yılında mısır üretimi ise %4,9 oranında artarak 8,5 milyon ton oldu. Ülkemizin Mısır ürünü ihtiyacı 10 milyon ton civarında olduğu ifade ediliyor. Bu açık giderilebilir. İktidar bu açığı gidermek yerine ithalat yapıyor. Yurt içi fiyatın altında fiyatla mısır getirip yurt içi verdiği fiyat üzerinde fiyatla satış yaparak kar etmeye çalışıyor. Kamu kar için değil piyasayı dengelemek ve destek için var” dedi “PEŞİN ÖDEME ŞARTI” Peşin ödeme zorunluluğunu da eleştiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Besici ve sanayici zaten yüksek maliyetler altında eziliyor. Ahır giderleri, elektrik, yem ve finansman maliyetleri ortada. Buna rağmen ‘peşin öde’ demek desteklemek değil” ifadelerini kullandı. “DENETİM DEĞİL, POLİTİKA YANLIŞ” TMO’nun “fiili tüketim” ve sıkı denetim uygulamalarına da değinen Ömer Fethi Gürer, “Sorun denetim eksikliği değil, yanlış tarım politikalarıdır. Siz üretimi artıracak adımlar atmazsanız, ithalat bağımlılığı büyümeye devam eder.” dedi. “ÇÖZÜM: ÇİFTÇİYİ DESTEKLE, İTHALATI AZALT” Gürer açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Türkiye’nin toprağı da var, çiftçisi de var. Yapılması gereken ithalat kapılarını açmak değil, üreticiyi desteklemektir. Alım fiyatları maliyetin üzerinde belirlenmeli, girdi maliyetleri düşürülmeli ve planlı üretime geçilmelidir. Aksi halde bu tablo değişmez; kazanan ithalatçı, kaybeden çiftçi olur.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.