Hava Durumu

#İzmir Büyükşehir Belediyesi

Kırsal Haber - İzmir Büyükşehir Belediyesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İzmir Büyükşehir Belediyesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

21. Agroexpo – Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı Açıldı Haber

21. Agroexpo – Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı Açıldı

Türk tarım sektörünün dünyaya açılan penceresi olan 21. Agroexpo – Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı, Fuar İzmir’de törenle açıldı. 7 Şubat’a kadar devam edecek “Hayat Veren Su” temalı fuarın açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, yön ve rotalarının net olduğunu vurgulayarak, üreticinin ve tüketicinin yanında olmaya devam edeceklerini söyledi. Tugay, Türkiye’nin ve İzmir’in tarımsal üretimde kendi kendine yeten bir şehir ve ülke olması için kararlılıkla çalıştıklarını ifade etti. Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ise sayılı tarım fuarları arasında yer alan Agroexpo – Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı, Fuar İzmir’de kapılarını açtı. Orion Fuarcılık tarafından bu yıl “Hayat Veren Su” temasıyla 21’inci kez düzenlenen fuar, 7 Şubat’a kadar ziyaret edilebilecek. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın ev sahipliğindeki açılış törenine; Özbekistan Tarım Bakanı Yardımcısı Tulkin Sattarov, CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, İYİ Parti Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burak Dalgın, İYİ Parti Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kadir Ulusoy, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Bayındır Belediye Başkanı Davut Sakarsu, Tire Belediye Başkanı Hayati Okuroğlu, Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Yeşim Kebapçıoğlu, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Ürün, İzmir Ziraat Odası İl Koordinasyon Kurulu Başkanı İbrahim Erdallı, Orion Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Tan, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu ile fuarda yer alan ülkelerin temsilcileri ve sektör profesyonelleri katıldı. Tugay: Dünya, zorunlu bir dönüşüm sürecinin içinde Açılış töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir’in tarım ve fuarcılık kenti olduğunu vurguladı. Fuarda, tarım sektörünü ileriye taşıyacak birçok yenilikçi çözümün yer aldığını belirten Tugay, yapay zekâ destekli tarım makineleri, akıllı sulama sistemleri, veri temelli üretim modelleri ile su verimliliğini artıran teknolojilerin önemine dikkat çekti. Bu çözümlere herkesin ihtiyaç duyduğunu ifade eden Tugay, dünyanın zorunlu bir dönüşüm sürecinden geçtiğini söyledi. Küresel ölçekte ciddi krizlerle karşı karşıya olunduğunu belirten Tugay, gıda krizi, iklim krizi, su krizi ve kuraklığın artık birbirinden ayrı başlıklar olmadığını vurguladı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü verilerine göre 2024 itibarıyla dünyada 673 milyon insanın açlıkla mücadele ettiğini, yaklaşık 2 milyar 600 milyon kişinin ise sağlıklı beslenemediğini aktaran Tugay, bilim insanlarının gezegenin 1 derece ısınmasının temel tarım ürünlerinde yaklaşık yüzde 10 verim kaybına yol açacağını ortaya koyduğunu söyledi. “Önümüzde iki temel zorunluluk var” 2025 yılındaki kuraklığa dikkat çeken Başkan Tugay, su krizi ve kuraklığın artık en görünür tehditler arasında yer aldığını belirtti. Türkiye genelinde son 60 yılda 240 gölden 186’sının tamamen kuruduğunu hatırlatan Tugay, kalan göllerin de kuraklık ve aşırı kirlilik tehdidi altında olduğunu belirtti. Temiz su kaynaklarının hızla azaldığını vurgulayan Tugay, bu tablo karşısında iki temel zorunluluk bulunduğunu ifade etti. Tugay, birincisinin teknolojik dönüşüme uyum sağlamak, ikincisinin ise toplumun tüm kesimleriyle, kamu kurumları, üreticiler, yerel yönetimler ve tüketicilerin katılımıyla ortak ve doğru adımları atmak olduğunu dile getirdi. AGROEXPO’nun teknolojik açıdan yeni ufuklar açtığını belirten Tugay, iş birliği ve ortak akıl boyutuna da aynı ciddiyetle odaklanılması gerektiğini aktardı. Büyükşehir çalışıyor İzmir’in yüzde 30’unun işlenebilir tarım arazilerinden oluştuğunu belirten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kırsal alanlara yönelik çalışmaları güçlendirmek amacıyla Kırsal Planlama Dairesi Başkanlığı’nı kurduklarını söyledi. Tarım ve Gıda Komisyonu ile Kentsel Gıda Stratejisi ve Eylem Planı’nı hayata geçirdiklerini aktaran Tugay, İzmir ve Türkiye’nin kendi kendine yetebilecek üretim potansiyeline sahip olduğunu vurguladı. Çiftçi nüfusunun yaşlandığına ve gençlerin tarımdan uzaklaştığına dikkat çeken Tugay, bu durumun çözülmesi gereken önemli bir sorun olduğunu belirterek, gençlerin köyleri terk etmemesi için Kiraz’da pilot bir çalışma başlattıklarını ifade etti. “Desteği 1,5 milyar liraya çıkaracağız” İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Milano Kentsel Gıda Politikaları Paktı’na üye olduklarını belirterek, “Son 21 ayda Büyükşehir Belediyesi olarak üreticilerimize 694 milyon liralık destek sağladık. 2026’da bu desteği 1 milyar liraya çıkaracağımızı söyledik ve bu sözümüzün arkasındayız. Önümüzdeki yıl desteği 1,5 milyar liraya çıkaracağız. Üreticilerimizin daha fazlasını hak ettiğini düşünüyorum. Çiftçimizi ve üreticimizi asla yalnız bırakmayacağız” dedi. İZMAR sayısını 2026 yılı içinde 50’ye çıkarmayı hedeflediklerini ifade eden Tugay, “Yönümüz de rotamız da belli. Üreticinin de tüketicinin de yanında olmak. Kentimizin ve ülkemizin her alanda kendi kendine yeten bir yapıya kavuşması için çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Solakoğlu: Çiftçinin köle değil patron olduğu bir Türkiye istiyoruz CHP Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, Türkiye’de çiftçiliğin sürdürülemez bir noktaya geldiğini belirterek, gençlerin tarıma yönelmesi için üreticinin emeğinin karşılığını alması gerektiğini söyledi. Sürdürülebilir tarım için ihtisaslaşmanın şart olduğunu vurgulayan Solakoğlu, üreticinin ürününü değerinde satabildiği, markalaşabildiği ve kazanç sağlayabildiği bir düzeni hedeflediklerini ifade ederek, çiftçinin köle değil patron olduğu bir Türkiye için çalışacaklarını dile getirdi. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Kadir Ulusoy, tarımın siyaset üstü olduğunu belirterek, Türkiye’de toprak, insan ve suyun iyi yönetilmediğini söyledi. Ulusoy, sağlıklı gıdaya ucuz erişimin öncelik olması gerektiğini vurguladı. “Türkiye'yi dünyaya anlatan çok önemli bir buluşma” İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Agroexpo’nun yalnızca bir fuar değil, kararlılıkla büyütülen ve sahip çıkılan güçlü bir marka olduğunu belirterek, “Fuarımız, Türkiye’nin üretim gücünü, bilgi birikimini ve gelecek hedeflerini dünyaya anlatan çok önemli bir buluşmadır” dedi. İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, su kaynaklarının azaldığını ve birçok bölgede toprak kalitesinin bozulduğunu belirterek, “Dünya tarımı, daha az kaynakla daha fazla ve daha kaliteli üretim yapma zorluğuyla karşı karşıya” diye konuştu. Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Ürün, günümüzde dijitalleşme ve yapay zekânın öneminin sıkça vurgulandığını belirterek, tarım ve hayvancılığın hâlâ en stratejik sektörlerin başında geldiğini söyledi. Tarımda su ve üretim vurgusu İzmir Ziraat Odası İl Koordinasyon Kurulu Başkanı İbrahim Erdallı, 2025 yılında yaşanan kuraklık, yangınlar, doğal afetler ve iklim krizinin yarattığı tüm zorluklara rağmen çiftçilerin üretimi sürdürdüğünü belirtirken, Orion Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Tan ise suyun tarımın temel unsuru olduğunu vurgulayarak, doğru sulama ve sulama teknolojilerine odaklanılması gerektiğini, vahşi sulamanın artık tarihe gömülmesi gerektiğini söyledi. 60 ülkeden 500 firma AGROEXPO’da 60 ülkeden 500 firma ile yüz binlerce ziyaretçi bir araya gelecek. Fuarın, milyarlarca dolarlık iş hacmi oluşturması hedeflenirken; Tarım 5.0, yapay zekâ destekli tarım makineleri ve akıllı sulama sistemleri gibi yenilikçi teknolojiler de vitrine çıkacak. Panel ve seminerlerde iklim değişikliği ile su güvenliği gibi küresel sorunlar ele alınacak. Alım Heyeti Programları kapsamında Avrupa, Afrika, Balkanlar ve Türki Cumhuriyetlerden gelen iş insanları üreticilerle görüşmeler gerçekleştirecek. Bu iş birliklerinin Türkiye’nin ihracatına milyarlarca dolarlık katkı sağlaması amaçlanıyor. Fuar, 3–7 Şubat 2026 tarihleri arasında 10.00–18.00 saatlerinde ziyaret edilebilecek.

Dünyanın Gözü Bir Kez Daha İzmir’de Olacak Haber

Dünyanın Gözü Bir Kez Daha İzmir’de Olacak

Dünyanın en büyük doğal taş fuarları arasında yer alan, Türk doğal taşının uluslararası vitrine çıktığı Marble İzmir – Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, 14-17 Nisan 2026 tarihleri arasında Fuar İzmir’de 31’inci kez kapılarını açacak. İzmir, bir kez daha doğal taş sektörünün küresel merkezine dönüşüyor. Marble İzmir – Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, 14-17 Nisan 2026 tarihleri arasında Fuar İzmir’de 31’inci kez sektör profesyonellerini ağırlamaya hazırlanıyor. Katılımcı profili, ziyaretçi çeşitliliği ve ürünlerin sergilendiği alanın büyüklüğüyle sektörün nabzını tutan fuar, 2026 yılında uluslararası etkileşimi daha da ileri taşımayı hedefliyor. İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu ile iş birliği hayata geçiyor Geçen yıl ülkemizin yanı sıra İtalya, ABD, Fransa, Almanya, Çin, Güney Kore, Hindistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin de aralarında bulunduğu birçok ülkeden bini aşkın katılımcıyı ve 100’ü aşkın ülkeden on binlerce ziyaretçiyi ağırlayan Marble İzmir, bu yıl önemli bir iş birliğine de imza atıyor. Marble İzmir Fuarı, İtalya doğal taş ve taş işleme makineleri sektörünün en güçlü temsilcilerinden İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu ile yapılan anlaşma ile uluslararası iş birliğini daha da güçlendirecek. İş birliğine giden süreçte; uzun yıllardır İtalyan doğal taş sektörünün uluslararası alandaki temsilinde aktif rol üstlenen İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu Onursal Başkanı Flavio Marabelli, geçtiğimiz aylarda İzmir’e gelerek Marble İzmir Fuarı’na yönelik temaslarda bulundu. Marabelli, bu ziyaretinde İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, İZFAŞ yöneticileri ile Tüm Mermer Doğaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği (TÜMMER) Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek ve Başkan Vekili Mehmet Serter ile bir araya gelerek, sonrasında imzalanan iş birliği anlaşmasının altyapısını oluşturan görüşmeleri gerçekleştirdi. Yeni iş fırsatları doğacak İlk çalışmaları 30. Marble İzmir’de başlayan temasların, İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu ile Marble İzmir arasında hayata geçirilen iş birliği anlaşmasına zemin hazırladığı belirtildi. Bu anlaşma ile İtalyan firmaların Marble İzmir’deki varlığının artırılması, fuarın Avrupa pazarındaki konumunun güçlendirilmesi ve Türkiye ile İtalya arasındaki doğal taş ve makine sektörlerindeki iş birliğinin daha da geliştirilmesi hedefleniyor. Sürecin, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısını İtalya’nın teknoloji ve işleme alanındaki uzmanlığıyla buluşturarak her iki ülke firmaları için yeni iş fırsatları yaratması bekleniyor. Dünyanın dört bir yanında çalışmalar sürüyor Uluslararası katılım ve ziyaretçilerin artırılmasına yönelik yürütülen tanıtım, temas ve iş birliği çalışmaları da yoğun bir şekilde devam ediyor. Dünyanın dört bir yanındaki farklı pazarlarda sürdürülen çalışmalar kapsamında, Marble İzmir’in uluslararası görünürlüğünün güçlendirilmesi ve fuara yönelik profesyonel ilginin artırılması amaçlanıyor. İtalya’dan ABD’ye, Hindistan’dan Çin ve İran’a, Portekiz’den Polonya’ya kadar farklı ülkelerden firmaların fuara katılımı bekleniyor. 30 yılı aşan uluslararası bir marka 1995 yılında, 47 katılımcı ve 4 bin 719 ziyaretçiyle yola çıkan Marble İzmir, bugün 150 bin metrekarelik alanda, binden fazla katılımcı ve 100’ü aşkın ülkeden on binlerce ziyaretçiyi ağırlayan dev bir organizasyona dönüştü. Fuar, doğal taşın yanı sıra ileri işleme teknolojileri, sürdürülebilir madencilik uygulamaları ve tasarım trendlerini de aynı platformda buluşturuyor. Alım heyetleri, B2B görüşmeler ve tasarım yarışması 2026 yılında da dünyanın farklı ülkelerinden alım heyetleri Marble İzmir kapsamında İzmir’e gelecek. Fuarda gerçekleştirilecek B2B görüşmeler, katılımcı firmalara yeni pazarlara açılma ve ihracatlarını geliştirme fırsatı sunacak. Fuar kapsamında ayrıca 8. Uluslararası Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması düzenlenecek. Yarışma ile genç tasarımcıların sektöre kazandırılması ve doğal taşa yenilikçi bir vizyon kazandırılması hedefleniyor. Türkiye’nin doğal taş ihracatında stratejik rol Fuarın ilk açıldığı yıl 70 milyon dolar olarak gerçekleşen doğal taş ihracatı ise günümüzde 2 milyar dolar seviyesine gelmiş durumda. Türkiye’nin doğal taş ihracatında önemli bir rol üstlenen Marble İzmir; Çin, Hindistan, ABD, Avrupa ve Orta Doğu pazarlarına açılan stratejik bir ticaret kapısı olma özelliğini sürdürüyor. Her yıl artan uluslararası katılım ve iş birlikleriyle fuar, 31. yılında da sektörün küresel gücünü İzmir’den dünyaya taşımaya devam etmeyi hedefliyor. “Sektörün küresel gücünü İzmir’den dünyaya taşımayı sürdüreceğiz” İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Marble İzmir’in 31. yılında da doğal taş sektörünün uluslararası buluşma noktası olmaya devam edeceğini vurgulayarak, “30 yılı aşkın geçmişimizle Marble İzmir; üreticileri, ihracatçıları, teknoloji geliştiricilerini, mimarları ve tasarımcıları aynı platformda buluşturan dev bir organizasyon haline geldi. Fuarımız, yalnızca ülkemizin değil tüm sektörün fuarı olma özelliği taşıyor. Bu yıl İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği, uluslararası etkileşimi daha da güçlendirecek. Avrupa’dan Asya’ya, Amerika’dan Afrika’ya birçok ülkeden katılımcı, profesyonel ziyaretçi ve alım heyetleriyle gerçekleştirilecek B2B görüşmeler, firmalarımıza yeni ticaret fırsatları sunacak. Marble İzmir, ticaretin yanı sıra inovasyonun, sürdürülebilirliğin ve tasarımın da konuşulduğu bir merkez olma özelliğini koruyacak. 31. yılımızda da sektörün küresel gücünü İzmir’den dünyaya taşımayı sürdüreceğiz” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Salep Üretimi İçin Düğmeye Bastı Haber

İzmir Büyükşehir Belediyesi Salep Üretimi İçin Düğmeye Bastı

Artan girdi maliyetleriyle mücadele eden Menderesli kadın üreticilerin çağrısına kulak veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, yüksek ekonomik değere sahip salep üretimi için düğmeye bastı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı salep fidesi desteğiyle kadınlar hem toprağa hem geleceğe tutundu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın kırsalda yaşamı güçlendirme çalışmaları kapsamında, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen Gelir Getirici Alternatif Ürünlerin Üretiminin Teşvik Edilmesi Projesi, umutları yeşertmeye devam ediyor. Menderes Yeniköy Kadın Girişimi ve İşletme Kooperatifi Başkanı Gülhan Çıkman, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 2025 yılının ekim ayında düzenlenen İlham Buluşması ve Satın Alma Günü’nde Menderesli kadın üreticilere destek talebini Başkan Dr. Cemil Tugay’a iletmiş, Başkan Tugay’ın talimatı üzerine Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı sahada inceleme çalışmalarını başlamıştı. İnceleme ve hazırlık sürecinin ardından kooperatifin talebi hayata geçirildi. Kadın üreticilere yüksek ekonomik değeri ve pazarlama potansiyeli bulunan 40 kilogram salep fidesi desteği verildi. Katma değerli ürünler kadın üreticilerin ellerinde toprakla buluştu Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın ziraat mühendisleri üreticilerin talebini yerinde değerlendirerek incelemelerde bulundu. Ekim yapılacak alanda üretim yatakları oluşturuldu. Büyükşehir’in ziraat mühendisleri ve salep üretiminde önemli ilerleme sağlamış Muğla İli Salep Üreticileri Birliği’nin desteğiyle Menderesli kadın üreticilere öncelikle salep yetiştiriciliği hakkında bilgiler verildi. Ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hibe ettiği salep fideleri gençlerin ve kadınların elinde toprakla buluşturuldu. Projeyle Menderes’in mevcut üretim desenine ek olarak alternatif ve katma değeri yüksek ürünlerin yaygınlaştırılmasına katkı sağlanırken aynı zamanda kadınların tarımsal üretimde daha aktif yer alması sağlandı. “Üreticilerimizi alternatif ürün desenlerine yönlendiriyoruz” Proje hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak, Menderes Yeniköy Kadın Girişimi ve İşletme Kooperatifi ile önemli bir proje için bir aradayız. Bugün hep birlikte salep fidesi dikimi gerçekleştirdik. 100 metrekarelik alanda 40 kilogram salep fidesi diktik. Artan girdi maliyetleri nedeniyle üreticilerimizi alternatif ürün desenlerine yönlendiriyoruz. Salep de katma değeri yüksek bir ürün. Salep fidesi desteğiyle Menderes Kadın Girişim Kooperatifi, bu fidelerin bakımlarını, üretimini gerçekleştirecekler. Umuyoruz ki salep üretimiyle kadın üreticilerimiz daha yüksek kazanç elde etmiş olacak” ifadelerini kullandı. “İzmir Büyükşehir Belediyesi bizi anladı, dinledi” Projenin hayata geçmesinde kadın üreticinin sesini duyuran Menderes Yeniköy Kadın Girişimi ve İşletme Kooperatifi Başkanı Gülhan Çıkman, “Çok büyük bir hareketin başlangıç adımını attık. Menderes Yeniköy Kadın Kooperatifi olarak üç sene önce bu yola baş koyduk. İlk hedefimiz, bu köydeki ufak olan topraklarda getirisi yüksek ürünlerle köyümüzün kalkınmasını sağlamak. Her kurumumuza fikirlerimizi anlattık. Eksik olmasın İzmir Büyükşehir Belediyesi bizi anladı, dinledi. Onların çok büyük katkılarıyla bir yola çıktık. Bu yolun bizi çok daha büyük projelere götüreceğine inanıyoruz. Burada Akçaköy’den başlayan, Kuyucak’a kadar giden bu havzayı biz salep havzası olarak geliştirmek istiyoruz. O zaman köylü bir karış toprağını bile satmayacaktır. Hiçbir gencimiz köyünü terk etmeyecektir. Çünkü gelir düzeyi yüksek, bir o kadar da ülkemizin ihtiyacı olan bir ürün. Bu ürüne sahip çıkmak, bu ürünün arkasında gençlerle, kadınlarımızla yürümek en büyük hayalimiz. Bunu da bugün gerçekleştirdiğimiz için İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ederiz” dedi.

Efes Selçuk'ta Zeytin Budama Eğitimi Haber

Efes Selçuk'ta Zeytin Budama Eğitimi

Efes Selçuk Belediyesi ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı iş birliğiyle düzenlenen Zeytin Budama Eğitimi, Efes Tarlası Yaşam Köyü Toprak Okulu’nda gerçekleştirildi. Ücretsiz olarak düzenlenen eğitime Efes Selçuk ve çevre ilçelerden toplam 35 üretici katıldı. Ziraat Mühendisi Dr. Berk Ünal’ın anlatımıyla gerçekleşen eğitimde; zeytin ağaçlarında doğru budama teknikleri, budamanın verim ve ağaç sağlığı üzerindeki etkileri, zeytin çeşitleri, iklim koşullarına uyum, yaprak ve kök dengesi gibi birçok başlık ele alındı. Eğitim kapsamında üreticiler, yanlış budamanın yol açabileceği verim kayıpları ve ağaç sağlığına zararları hakkında bilgilendirilirken; doğru zamanda ve doğru yöntemle yapılan budamanın ürün kalitesini ve verimliliği nasıl artırdığına dair önemli bilgiler edindi. Eğitim boyunca üreticiler, kendi arazilerinde karşılaştıkları sorunları aktararak sorularına doğrudan yanıt alma fırsatı buldu. “ÜRETİCİLER İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE KARŞI DAHA GÜÇLÜ OLACAK” Efes Tarlası Yaşam Köyü Toprak Okulu’nda üreticilerle bir araya gelen Ziraat Mühendisi Dr. Berk Ünal; “İzmir’in 30 ilçesini kapsayan çalışmalar kapsamında, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Dr. Cemil Tugay’ın önderliğinde ve Efes Selçuk Belediyesi’nin katkılarıyla tarımsal üretimde iklim değişikliğine bağlı yaşanabilecek sorunların üstesinden gelmeyi amaçlıyoruz. Üreticilerin sürdürülebilir şekilde kalkınmalarını sağlamak için gerçekleştirdiğimiz çalışmalardan biri olan zeytin budama eğitimleri kapsamında Efes Selçuk’ta üreticilerle buluştuk. Katılım gerçekten çok güzeldi. Soru-cevaplarla verimli bir eğitim gerçekleştirdik. Bu eğitimler sayesinde üreticilerimiz, iklim değişikliğine karşı daha dirençli, verimli ve ekonomik kayıplar yaşamadan üretimlerini sürdürebilecek. Kent-kır dengesinde sağlıklı gıdaya erişim açısından bu çalışmaların tüm İzmir’e yayılmasının çok değerli olduğuna inanıyoruz” dedi. ZEYTİN BUDAMA EĞİTİMİ ÜRETİCİLERDEN TAM NOT ALDI Eğitime katılan üreticiler, tarımsal üretimi destekleyen bu tür eğitimlerin süreklilik kazanmasını talep etti. Katılımcılardan Çağlar Can, eğitime dair düşüncelerini dile getirerek; “Aslında mühendisim ama tarım uygulamalarına ilgi duyuyorum. Kendi bahçemiz var ve nasıl daha verimli hale getirebileceğimizi öğrenmek için bu eğitime katıldım. İçerik oldukça faydalıydı. Geleneksel yöntemlerle artık başarılı olmak zor. Yeni uygulamaların anlatılması çok değerli. Bu eğitimlerin daha sık ve uygulamalı olarak yapılmasını istiyoruz” dedi. Torbalı’dan eğitime katılan Şemsi Tokdemir Aydın ise; “Eğitim çok faydalıydı. Bu tür eğitimlere her zaman katılmak istiyoruz. Emekli olduktan sonra zeytinliğimizle biz ilgilenmeye başladık. Anlatım hem keyifli hem öğreticiydi. Devamının gelmesini istiyoruz” dedi. Eğitimin son derece verimli geçtiğini belirten üretici Celal Yiyici de şu ifadeleri kullandı: “Hocamızdan çok değerli bilgiler edindik. Bilmediğimiz pek çok yanlışımız olduğunu fark ettik. Farklı ilçelerden gelen üreticilerle tanışmak da çok faydalı oldu. Bu eğitimler bilgi paylaşımını artırıyor ve üreticiye büyük katkı sağlıyor. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”

Kuraklık, Toprak ve Üretim Masada Haber

Kuraklık, Toprak ve Üretim Masada

İzmir’de giderek derinleşen kuraklık, azalan su kaynakları ve tarımsal üretimin geleceği, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen Sulama Kooperatifleri Toplantısı’nda ele alındı. Toplantıda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kuraklıkla mücadelenin ancak yerel yönetimler, kooperatifler ve üreticiler arasında kurulacak güçlü bir iş birliğiyle mümkün olabileceğini vurguladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sorunlardan kaçan değil, çözüm odaklı bir anlayışla hareket ettiğini belirten Başkan Tugay, “Biz hiçbir soruna sırtımızı dönmüyoruz. Bu mesele ne bir kurumun ne de tek bir kesimin meselesidir; hepimizin ortak sorumluluğudur” dedi. İklim değişikliğinin etkilerinin her geçen yıl daha sert hissedildiği bir dönemde, İzmir’in su, tarım ve üretim geleceği, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen Sulama Kooperatifleri Toplantısı’nda kapsamlı biçimde değerlendirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen toplantıya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın yanı sıra İzmir Bölgesi Sulama Kooperatifleri Birliği Başkanı Hüseyin İlhan Yavuz, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Halit Çelik, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İZPA Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, meclis üyeleri, tarım komisyonu temsilcileri, ilçe belediyelerinin temsilcileri, muhtarlar, sulama kooperatiflerinin başkan ve yöneticileri, üreticiler ile ziraat odalarının temsilcileri katıldı. İki saati aşkın süren ve yaklaşık 100 üreticinin yer aldığı toplantıda; su yönetimi, tarımsal sulama, yer altı su kaynaklarının durumu, toprak sağlığı ve kalkınma arasındaki ilişki bütüncül bir yaklaşımla ele alındı. Cemil Tugay: Tüketimin yüzde 70’i tarımsal sulamadan kaynaklanıyor Toplantıda su krizinin yalnızca teknik bir başlık değil, aynı zamanda toplumsal ve ekonomik bir mesele olduğuna dikkat çeken İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 2025 yılının beklenenden çok daha kurak geçtiğini vurguladı. Tugay, “2025 yılı hiçbirimizin öngöremediği kadar kurak bir yıl oldu. En kurak yıllardan birini yaşadık. Biz hiçbir soruna sırtımızı dönmüyoruz. Konu Devlet Su İşleri’nin sorumluluk alanında olsa da ‘bu başkasının sorunu’ demiyoruz. İzmir’in bugün bir numaralı sorunu sudur” dedi. Yer altı sularının kontrolsüz kullanımının ciddi riskler taşıdığına işaret eden Tugay, kaçak ve ruhsatsız kuyuların her geçen gün arttığını belirtti. Su tüketimindeki dağılıma da değinen Tugay, “Toplam su tüketiminin yaklaşık yüzde 10’u kentlerde içme ve kullanma suyu, yüzde 20’si sanayi, yüzde 70’i ise tarımsal sulama amacıyla kullanılıyor. Bu nedenle yalnızca bireysel tasarruf çağrılarıyla bu sorunu çözemeyiz. Tarımsal sulamada verimliliği artıracak ortak adımlara ve sizlerin desteğine ihtiyacımız var” diye konuştu. “Kayıp-kaçak oranını düşürmek için yoğun çalışıyoruz” Kayıp-kaçak konusundaki yanlış algılara da değinen Başkan Tugay, şebeke sistemlerinde belirli oranda kaybın kaçınılmaz olduğunu belirterek, İzmir’de yüzde 24,8 seviyesinde olan kayıp-kaçak oranını daha da düşürmek için sahada yoğun bir çalışma yürüttüklerini söyledi. Yanlış sulama yöntemleri, bilinçsiz gübreleme ve hatalı ilaçlama nedeniyle toprakların organik yapısının zayıfladığını ifade eden Tugay, tuzlanma ve asitlenme sorunlarının giderek arttığına dikkat çekti. “Kalkınma olmadan ne okul kalır ne hastane” Su ve tarım meselesinin aynı zamanda bir kalkınma meselesi olduğunun altını çizen Başkan Tugay, üretimin sürekliliğinin toplumsal yaşamın tüm alanları için hayati önemde olduğunu vurguladı. Tugay, “Sanayi, tarım ve hayvancılık için söylüyorum; üretmeye devam etmek zorundayız. Çocuklarımızın eğitim alabilmesi, insanların sağlık hizmetlerine erişebilmesi, altyapının ayakta kalması ancak kalkınmış bir ülkenin sağlayabileceği imkânlarla mümkündür. Aksi halde ne okul kalır ne hastane, ne de bu kenti ayakta tutacak başka bir yapı” dedi. Meseleye parçalı değil bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşılması gerektiğini belirten Tugay, tarım ve hayvancılığın İzmir için vazgeçilmez olduğunu ifade ederek, “Çiftçimiz, hayvancılıkla uğraşan üreticimiz göz bebeğimizdir. Emeklerinin karşılığını almaları gerekir. Ancak bunu yaparken suyu ve toprağı da korumak zorundayız” diye konuştu. “Bu süreci birlikte yöneteceğiz” Başkan Dr. Cemil Tugay, su krizine kalıcı çözümün ancak ortak akıl ve bilimsel yaklaşımla mümkün olabileceğini vurgulayarak, üniversitelerden akademisyenlerin de yer aldığı bilimsel bir Su Kurulu oluşturduklarını açıkladı. Tugay, arıtılmış suların yeniden kullanımı, modern sulama tekniklerinin yaygınlaştırılması, sanayide su verimliliğinin artırılması ve yeni su kaynaklarının oluşturulmasına yönelik seçeneklerin birlikte değerlendirileceğini ifade etti. Sürecin çok paydaşlı bir anlayışla yürütülmesi gerektiğine dikkat çeken Tugay, “Bu işi ne belediye tek başına yapabilir ne de devlet. Bu süreç, kentte yaşayan herkesin; üreticinin, sanayicinin ve kooperatiflerin birlikte yöneteceği bir süreçtir” dedi. “Yalnız değilsiniz” Sulama kooperatifleri ile tarımsal kalkınma kooperatiflerinin sürecin en önemli paydaşları olduğuna dikkat çeken Başkan Tugay, yanlış yönetim anlayışlarının yarattığı sorunlara işaret etti. Tugay, “Kötü yönetimlerden, yanlış işlerden yorulduk. Bir kardeşiniz, bir evladınız olarak ricamdır: Bu ülkeye artık kimse kıymasın. Herkes elindekinin kıymetini bilsin. Bu zor değil” dedi. Görevini layıkıyla yerine getirmek için çalıştığını vurgulayan Tugay, sürecin birlikte yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Bundan sonra birlikte yol yürüyelim. Suyun mutlaka verimli kullanılması için akıllı sayaçlar gibi uygulamalardan yararlanalım. Hobi bahçelerinin daha sık denetlenmesi gerekiyor. Bu buluşma ortak bir çalışma zemini olarak devam etmeli. Ulaşabildiğimiz herkese doğru sulama tekniklerini anlatalım” diye konuştu. Su krizinin geçici bir sorun olmadığına da dikkat çeken Başkan Tugay, “Bu yıl su krizi var; önümüzdeki yıl da, sonraki yıllarda da olacak. Kimse mağdur olmamalı. Hepimiz üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeliyiz. Eksikler, yanlışlar olabilir ama doğruyu birlikte bulacağız. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak sizi hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız” ifadelerini kullandı. “Bu para belediyenin değil, İzmirlinin parası” İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, toplantıda belediye kaynaklarının kullanımına ilişkin net ve açık mesajlar verdi. Kaynakların kişisel değil, tamamen halka ait olduğunu vurgulayan Tugay, desteklerin de bu anlayış doğrultusunda planlandığını ifade etti. Tugay, “Bu para benim cebimden çıkmıyor, bir başkasının cebinden de çıkmıyor. Bu para belediyenin parası ama aslında İzmirlinin, halkın parasıdır. Bizim görevimiz de bu kaynağı doğru, adil ve verimli biçimde kullanmaktır” dedi. Desteklerin rastgele değil, sürdürülebilir üretimi esas alan bir yaklaşımla planlandığını belirten Başkan Tugay, samimiyet ve devamlılık vurgusu yaparak üreticilere şu çağrıda bulundu: “Gerçekten üretim yapmak isteyen, bahçesine sahip çıkan, hayvancılığı ciddiyetle yürüten üreticinin yanında oluruz. Ancak verdiğimiz desteğin karşılığını görmek isteriz. Bugün başlayıp yarın bırakılan işler değil, örnek olacak, sürdürülebilir çalışmalar istiyoruz. Kimin neye ihtiyacı varsa gelsin söylesin. Kendini sıkıntıda hisseden, derdi olan herkes bize ulaşsın. Biz bunun için buradayız ve bunu yapmayı gerçekten istiyoruz. İzmir’in en büyük kurumudur, en büyük gücüdür. Mali yapısı her geçen gün daha sağlam bir noktaya geliyor. Kaynaklarımız var. Önemli olan bu kaynakların heba edilmemesi ve doğru işler için kullanılmasıdır. Belediye sizin, kurum sizin; bu kurumun parası sizin. Gelin, ‘Bu işi samimi biçimde yapacağım’ deyin. Ne gücümüz varsa sizindir. Fidanıyla, desteğiyle, imkânıyla yanınızda oluruz.” Erdoğan: Saniyede yaklaşık 2 bin litre ilave suyu sisteme kazandırdık Kent merkezinde günlük içme suyu tüketiminin yaklaşık 648 bin metreküp olduğunu belirten İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, bunun saniyede ortalama 7 bin 500 litre suya karşılık geldiğini söyledi. Erdoğan, bugün bu ihtiyacı karşılayan yüzeysel su kaynaklarının büyük bölümünün ya tamamen tükendiğini ya da kritik seviyelere gerilediğini vurguladı. Barajlardan gelen su miktarının tarihsel olarak en düşük seviyelere indiğine dikkat çeken Erdoğan, “Tahtalı ve Gördes barajlarında ortaya çıkan tablo yalnızca İzmir için değil, ülkemizin birçok büyük kenti için ciddi bir uyarıdır. Bu nedenle suyu artık yalnızca mevcut kaynaklar üzerinden değil, çok yönlü ve bütüncül bir kriz yönetimi anlayışıyla ele almak zorundayız” dedi. İzmir’in içme suyunun yaklaşık yüzde 74’ünün yer altı suyu kaynaklarından karşılandığını ifade eden Erdoğan, bu oranın olağanüstü dönemler için geçici bir çözüm olduğunu belirterek, “Yer altı sularının korunması ve sürdürülebilirliği bizim için hayati önemdedir” diye konuştu. Bu kapsamda Göksu, Sarıkız, Menemen ve Halkapınar başta olmak üzere birçok bölgede kuyu yenileme ve yeni kuyu devreye alma çalışmalarını hızlandırdıklarını aktaran Erdoğan, “Yalnızca bu çalışmalar sayesinde saniyede yaklaşık 2 bin litre ilave suyu sisteme kazandırmış durumdayız” ifadelerini kullandı. “Orta ve uzun vadede alternatif kaynakları konuşmak zorundayız” Suyu artırmanın, yeni kaynak bulmak kadar önemli olduğuna dikkat çeken İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, tasarrufun en önemli ayaklarından birinin kayıp-kaçakla mücadele olduğunu vurguladı. Erdoğan, “Kent merkezinde kayıp-kaçak oranını yüzde 24,8 seviyesine düşürdük. Bu sayede yaklaşık 5,6 milyon metreküp suyu sistemde tutmayı başardık. Bizim için kayıp-kaçakta sağlanan her yüzde 1’lik düşüş, yeni bir baraj kadar değerlidir” dedi. Kısa vadede su arzını artırmaya yönelik bir diğer başlığın Tahtalı Barajı’nın ölü hacminde bulunan suyun değerlendirilmesi olduğunu belirten Erdoğan, bu konuda teknik hazırlıkların sürdüğünü ifade etti. Erdoğan, “Temmuz 2026’da bu suyun sisteme kazandırılmasına yönelik ihale sürecini başlatmayı planlıyoruz. Bu adım, İzmir’in su güvenliği açısından kritik önemdedir” diye konuştu. Orta ve uzun vadede ise alternatif kaynakların mutlaka gündeme alınması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, deniz suyu arıtma tesislerinin yüksek enerji maliyetlerine rağmen iklim değişikliği gerçeği karşısında kaçınılmaz seçenekler arasında yer aldığını söyledi. Erdoğan, “Bu yatırımları bilimsel veriler ışığında, çevresel etkileri gözeterek ve doğru finansman modelleriyle değerlendirmek zorundayız” dedi. Bulut tohumlama uygulamalarına da değinen Erdoğan, bu konuda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile iletişime geçtiklerini belirterek, “Bu yöntem tek başına bir çözüm değildir; ancak uygun koşullarda destekleyici bir araç olabilir” ifadelerini kullandı. Erdoğan dayanışmanın önemine dikkat çekti İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, su krizinin yönetiminde dayanışmanın hayati önemde olduğunu vurguladı. Devlet Su İşleri (DSİ) ile yürütülen baraj ve altyapı yatırımlarının hızlandırılmasının büyük önem taşıdığını belirten Erdoğan, özellikle Başlamış ve Düvertepe barajları başta olmak üzere İzmir’in uzun vadeli su güvenliği için gerekli yatırımların ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu sürecin yalnızca İZSU’nun ya da yerel yönetimlerin tek başına yürütebileceği bir süreç olmadığını dile getiren Erdoğan, “Su krizini yönetmek için tüm kurum ve kuruluşların ortak hareket etmesi gerekiyor. Vatandaşlarımızın su tasarrufu konusundaki duyarlılığının artarak devam etmesi de elimizi güçlendiriyor. Tasarruf, bilinçli kullanım ve dayanışma, bugün İzmir’in su geleceği için en güçlü araçlarımızdır” şeklinde konuştu. Büyükşehir'in destekleri İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, İzmir genelindeki kooperatif yapısı ve belediyenin yürüttüğü desteklere ilişkin ayrıntılı bilgiler paylaştı. Üngür, İzmir’de 81 sulama kooperatifi, 45 su ürünleri kooperatifi ve 163 tarımsal kalkınma kooperatifi olmak üzere toplam 289 kooperatifin faaliyet gösterdiğini belirtti. Sulama kooperatiflerine bağlı 13 bin 500 ortağın bulunduğunu ifade eden Üngür, kooperatiflerin özellikle Kemalpaşa, Ödemiş, Menderes, Bergama ve Tire ilçelerinde yoğunlaştığını aktardı. Belediyenin yetki ve sorumluluğunda 18 sulama göleti bulunduğunu kaydeden Üngür, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı olarak sulama tesisleri, hayvan içme suyu göletleri, sondaj kuyuları, yeni gölet yapımı, bakım-onarım çalışmaları ve eğitim desteklerinin aralıksız sürdürüldüğünü söyledi. Üngür, 2024–2025 döneminde çok sayıda yeni tesisin hayata geçirildiğini, mevcut tesislerde bakım-onarım çalışmalarının yapıldığını, kuyu yapımı ve ekipman desteklerinin üreticilerle buluşturulduğunu vurguladı. Bilimsel veriler paylaşıldı Toplantıda konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, iklim değişikliğinin Ege Bölgesi ve İzmir havzaları üzerindeki etkilerine ilişkin güncel bilimsel verileri paylaştı. Kurucu, yağış miktarı ve sürekliliğinde yaşanan azalmanın geçici bir durum olmadığını, yapısal bir değişime işaret ettiğini vurguladı. Sıcaklık artışlarının İzmir ve çevresinde daha şiddetli biçimde hissedildiğine dikkat çeken Kurucu, önümüzdeki 15–20 yıllık süreçte su kaynakları üzerindeki baskının daha da artacağını ifade etti. Bu nedenle havza bazlı planlama, bilimsel izleme ve uzun vadeli su yönetimi politikalarının artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini söyledi. İki saati aşkın süren toplantı, kooperatif temsilcilerinin görüş ve önerilerinin alınmasının ardından sona erdi.

Sirke Yapımının İnceliklerini Öğrendiler Haber

Sirke Yapımının İnceliklerini Öğrendiler

İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası Özdere Kurs Merkezi, sağlık açısından pek çok faydası kanıtlanan sirkenin yapımı için özel bir atölye düzenledi. 60’ın üzerinde sirke çeşidi yapan Sevilay Feyizoğlu’ndan eğitim alan katılımcılar, doğal sirke yapımını öğrendi. Yemeklerde, salatalarda tatlandırıcı olarak veya salamura gibi koruyucu olarak kullanılan sirkenin tarihi yaklaşık 10 bin yıl öncesine dayanıyor. Antibakteriyel özelliği, antioksidan aktivitesi, kan basıncını düşürmesi, anti-diyabetik ve ağırlık kontrolüne olan etkisi ile sağlığa birçok olumlu etkisi bulunan sirke, farklı çeşitlerde yapılabiliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası Özdere Kurs Merkezi, sirkenin yapımı için özel bir atölye düzenledi. 15 katılımcıyla yapılan atölyede, Gümöz Kadın Kooperatifi ve Turuncu Eller Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nde yer alan Sevilay Feyizoğlu tarafından kapsamlı bir eğitim verildi. Elma, limon, portakal, zencefil ve ayva ile sirke yapımını öğreten Feyizoğlu, sirkenin faydalarını da aktardı. Isparta gülünden, Meksika biberinden sirke yapıyor Sevilay Feyizoğlu, “Kooperatiflerimiz için üç-dört çeşit yapıyorum. Bireysel olarak da 60’ın üzerinde sirke çeşidim var. Isparta gülü, Meksika biberi, kekik, biberiye, ıhlamur, ada çayı, ananas gibi sirke çeşitleri örnek olarak sayılabilir. Ben sirkenin çok faydasını gördüm. Hiçbir yerde sirke yapımı konusunda eğitim verilmediği için kendim araştırarak öğrendim. Daha sonra çevrimiçi eğitimlere katıldım. Deneyerek öğrendim. Turuncu Eller Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ne Cemil Tugay başkanımız gelmişti. Ona sirke yapımından bahsedince böyle bir atölye düzenlemeyi teklif etti. Böylelikle atölyemizi düzenledik. Bugün eğitime, yapımı en kolay sirke olan elmadan başladık. Hangi ürünlerle sirke yapılabileceğini ve sirkenin faydalarını anlattım” dedi. “Evde sirke kurmaya başlayacağız” Atölyeye katılanlardan Aysun Önal, Meslek Fabrikası’ndaki eğitimleri sürekli takip ettiğini belirterek “Mümkün olduğu kadar bana uygun olan veya kendimi değiştirebileceğim bütün kurslara katılmaya çalışıyorum. Sirke yapımını daha önce merak ettim ama cesaret edip başlayamamıştım. Atölye yapılacağını öğrendiğimde hemen katılmak istedim. Hocamız çok güzel bilgiler veriyor. Başarılı olacağımıza inanıyorum. En doğalı, en güzeli evde yaptığınız sirkedir. Hocamızın 60 çeşit sirke yaptığını duymak bizi çok heyecanlandırdı. Eve gider gitmez hemen sirke kurmaya başlayacağız” diye konuştu. “Çiftçiler için mandalina sirkesini öğreneceğim” Katılımcılar arasında Seferihisarlı çiftçilerin katma değerli ürün elde etmesi için mandalina sirkesi yapmayı öğrenmek isteyenler de vardı. Fatih Oktay, Seferihisar Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü çalışanı olarak bu atölyeye katıldığını belirterek “İlçemizin tarımı mandalinaya dayalı. Bu sezon, mandalinanın satışında ve tüketiminde düşüklük yaşıyoruz. Çiftçimiz bu konuda mağdur. Çiftçimizin yaşadığı mağduriyeti giderebilmek adına tüccarın almadığı mandalinayı farklı alanlarda nasıl değerlendirebiliriz diye araştırıyoruz. Bu yüzden sirke yapımı atölyesine gelmek istedik. Niyetimiz, çiftçimize ek bir gelir olarak mandalinadan sirke yapımını sağlayıp çiftçiye destek vermek. Alternatifleri değerlendirmek adına saha çalışması yapmış oluyoruz” sözlerine yer verdi. “Doğal yiyecekleri değerlendirmek çok kıymetli” Atölyeye katılan Şükran Barut isimli katılımcı, “İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası’nın açtığı kursları takip ediyorum. Sirke atölyesinin açılacağını öğrenince katılmak istedim. Sirkeyi evde yapıyoruz ama burada bilimsel olarak nasıl yaparız, bunun püf noktaları nelerdir, bunları öğreniyoruz. Kapitalist düzen her şeyi satın almamızı istiyor. Ancak evde organik yiyecekler yapmak, doğal yiyecekleri değerlendirmek çok kıymetli” ifadelerini kullandı.

Tire’ye Yeni Yıl Hediyesi İZMAR Haber

Tire’ye Yeni Yıl Hediyesi İZMAR

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin uygun fiyatlı ve güvenilir gıda hedefiyle hayata geçirdiği İZMAR, 2025’in son mağazasını Tire’de hizmete açtı. Yerli üreticiyi destekleyen, yurttaşa nefes aldıran bir dayanışma modeli olarak öne çıkan İZMAR, Tireliler tarafından “yeni yıl hediyesi” olarak yorumlandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen tanzim satış projesi İZMAR, 2025’in son mağazasını Tire’de hizmete açtı. Uygun fiyatlı, sağlıklı ve güvenilir temel ihtiyaç ürünlerini vatandaşlarla buluşturan yeni şube, Adnan Menderes Mahallesi Necip Paşa Caddesi’nde hizmet vermeye başladı. Tire’de düzenlenen açılış törenine İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İZTARIM Genel Müdürü Samet Yoldaş, Tire Belediye Başkanı Hayati Okuroğlu, Ödemiş Belediye Başkanı Mustafa Turan, Bayındır Belediye Başkanı Davut Sakarsu, CHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Baki Üküşçevik, CHP Tire İlçe Başkanı Gürol Soyuer, ilçe yöneticileri, meclis üyeleri, oda ve kooperatif başkanları, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. “Bu yatırımı çok önemsiyoruz” Törende ilk konuşmayı Tire Belediye Başkanı Hayati Okuroğlu yaptı. Okuroğlu, “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın başlattığı İZMAR Tanzim Satış Marketleri’nin 20’nci şubesini Tire’de açıyoruz. İlçemize hayırlı olsun. Emeği geçen tüm İZTARIM çalışanlarına, büyükşehir personelimize ve bugün burada bizleri yalnız bırakmayan yurttaşlarımıza teşekkür ediyorum. Kooperatiflerimize ait ürünlerin halkımıza uygun fiyatla ulaştırılmasını sağlayan bu yatırımı çok önemsiyoruz. Başkanımız Cemil Tugay’a teşekkürlerimi sunuyorum” dedi. “Doğrudan toplumsal ihtiyaçlardan doğdu” İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, Cumhuriyet Halk Partisi’nin temel hedefinin refah devleti anlayışı olduğunu belirterek, bu yaklaşımın yerel yönetimlerde sosyal belediyecilik uygulamalarıyla somutlaştığını ifade etti. Türkiye’de yoksulluğun giderek arttığını vurgulayan Yıldır, özellikle İzmir’de bu artışın daha belirgin hissedildiğini söyledi. Bu nedenle İZMAR gibi projelerin büyük önem taşıdığını dile getiren Yıldır, “Bu proje, yurttaşlarımızın sağlıklı ve güvenilir gıdaya uygun fiyatlarla ulaşabilmesi için hayata geçirilmiş, doğrudan toplumsal ihtiyaçlardan doğan bir çalışmadır. İZMAR yalnızca bir market değil, aynı zamanda dayanışma ve sosyal adalet anlayışının bir yansımasıdır. Tire şubesinin de tüm yurttaşlar için hayırlı olmasını diliyorum” dedi. 20 mağazayla hizmet veriyor İZMAR; 19 sabit mağaza ve 1 gezici otobüs mağazasıyla toplam 20 şubeye ulaştı. Mağazalar, pazar günleri dışında haftanın altı günü 09.00–20.00 saatleri arasında hizmet veriyor. Yeni açılan Menemen ve Tire mağazalarının yanı sıra Bayraklı’daki Özkanlar ve Orgeneral Nafiz Gürman, Bornova’daki Çamdibi, Doğanlar ve Erzene, Buca ve Gediz, Karabağlar’daki Bozyaka, Karşıyaka’daki Girne ve Nergiz, Konak’taki Gültepe ve Kemeraltı, Menemen’deki Ulukent, Gaziemir ve Aktepe, Aliağa ve Torbalı Ayrancılar mağazaları da yurttaşlara hizmet sunuyor. Gezici mağaza ise İZMAR şubesinin bulunmadığı noktalarda İzmirlilere hizmet veriyor. İZMAR’larda neler var? İZMAR mağazalarında; temel gıdadan temizlik ürünlerine, kırmızı etten süt ürünlerine, kişisel bakım ürünlerinden şarküteriye kadar bir hanenin tüm temel ihtiyaçlarını karşılayacak ürünler satışa sunuluyor. İzmir Büyükşehir Belediyesinin tamamen yerli üreticiden satın alarak 100. Yıl Bayındır Süt Fabrikası’nda ürettiği süt ve süt ürünleri ile Ödemiş Et Entegre Tesisi’nde işlenen et ve et ürünleri, Şaşal Su ve Halk Ekmek ürünleri İZMAR raflarında yer alıyor. Karaburunlu üreticilerden tedarik edilen İZMAR Zeytinyağı, Giresun Tirebolulu üreticilerden alınan İZMAR Çay ve çok sayıda kooperatif ürünü, aracısız bir şekilde halkla buluşturuluyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Üreticiye Desteğini Sürdürdü Haber

İzmir Büyükşehir Belediyesi Üreticiye Desteğini Sürdürdü

İzmir Büyükşehir Belediyesi zor günler geçiren çiftçiye 2025 yılında 550 milyon liralık destek ulaştırdı. Kuraklıkla mücadele kapsamında Dikili Yahşibey Sulama Tesisi İletim Hattı hizmete açıldı, 10 yeni hayvan içme suyu göleti kente kazandırıldı. Başkan Tugay’ın İzmirliye sözünü verdiği İZMAR ise 8 ayda 20 mağazaya ulaşarak hem üreticiye hem tüketiciye nefes oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi, girdi maliyetlerinin arttığı, üretim koşullarının ağırlaştığı, kuraklığın ve orman yangınlarının damga vurduğu 2025 yılında İzmirli çiftçiyi yalnız bırakmadı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın “altyapısından üretim koşullarına kırsalın topyekun kalkındırılması” hedefiyle Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ve İZTARIM AŞ tarafından önemli çalışmalar yürütüldü. İzmir Büyükşehir Belediyesi kooperatifler aracılığıyla üreticilere 550 milyon lira destek sağladı. Fide desteğinden ekipman ihtiyacına, hastalıklarla mücadeleden katma değeri artıracak çalışmalara kadar çiftçiye yaşamın her alanında destek olundu. Başkan Tugay, kooperatiflere 2026 yılında verilecek desteklerin 1 milyar liraya çıkacağının müjdesini verdi. 179 bin fide ve 20 bin paket tohum desteği Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, çiftçinin gelir getirici faaliyetlerini arttırmak için başlattığı projeler kapsamında havzaların doğal yapısına uygun olarak tıbbi aromatik bitkilerden meyveye, katma değeri yüksek ürünlerden atalık tohumlara kadar fide ve tohum desteğinde bulundu. 179 bin fide ve 20 bin paket tohum dağıtıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ziraat mühendisleri, yeni türlerin ekimi, dikimi ve hasadı hakkında çiftçilere eğitimler verdi. Dikili’de su devrimi İzmir Büyükşehir Belediyesi, kuraklıkla mücadele çalışmaları kapsamında tarımsal sulama alanında devrim niteliğindeki yatırımı tamamladı. Dikili ve çevresindeki 545 çiftçiye can suyu olan Yahşibey Sulama Göleti İletim Hattı hizmete açıldı. Göletteki su kaynağı, yüksek basınçlı damla sulama yöntemiyle toprakla buluşturularak kuraklığa karşı yüzde 50 su tasarrufu sağlandı. 62 kilometrelik hatla Yahşibey, Bademli ve Denizköy mahalleleri başta olmak üzere toplam 8 bin 600 dekar tarım arazisinin sulanmasına imkan sağlayan proje, ön ödemeli akıllı sayaçlarla israfın önüne geçiyor. 10 yeni hayvan içme suyu göleti Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı yazın orman yangınlarına da can suyu olan hayvan içme suyu göletlerini yaygınlaştırdı. 10 yeni hayvan içme suyu göletini hizmete açan ekipler, 21 göletin de bakım ve onarımını tamamladı. 7 sulama tesisinin, 5 sulama göletinin bakım ve onarımı yapıldı. Kente 4 su kuyusu kazandırıldı. 9 kooperatife de sulama tesisi ve su kuyusu sondajı için ekipman desteği sağlandı. Hastalıklarla mücadele Çiftçilere yeni gelir getirici desteklerin yanı sıra tarımsal üretimde kalitenin artırılması için özel çalışma başlatıldı. Üreticinin yaşadığı sorunları saha ekipleriyle yerinde tespit eden Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, özellikle mahsulün kalitesini düşüren hastalıklarla mücadele için eğitim ve ekipman desteğinde bulundu. Zeytinde halkalı leke hastalığına karşı 5 ton bordo bulamacı, kestane kanseriyle mücadele kapsamında 1641 kilogram göztaşı, 4 bin litre ardıç katranı, 5 bin litre çamaşır suyu, Akdeniz meyve sineğiyle mücadele kapsamında 1500 tuzak ve feromonu dağıtıldı. 11 bin 792 adet yabani ağaç aşılama – gözyaşı desteği verildi. Ürünlerin katma değerleri artıyor Çiftçinin üretim verimliliğini artırmak için 200 zeytin kasası, 1034 incir kurutma kasası (kerevet), su ürünleri kooperatiflerine 3 buz makinesi desteği verildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği (ETO) iş birliğiyle, İzmirlileri sağlıklı ve doğal gıdayla buluşturduğu “Ekopazar İzmir” projesi 15’inci yılına ulaştı. Organik tarımın yaygınlaştırılması çalışmaları kapsamında bu yıl 17 organik üretici kente kazandırıldı. Tanzim satış mağazaları İZMAR 20 mağazayla hizmette 2025 yılının en büyük yatırımı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın İzmirlileri sağlıklı, güvenilir ve uygun fiyatlı alışveriş ile buluşturmak için hayata geçirdiği ve İZMAR adıyla açtığı tanzim satış mağazaları oldu. 8 ayda halkın bütçesine önemli katkılar sağlayan İZMAR, 19’u sabit, 1’i gezici otobüs olmak üzere 20 mağazaya ulaştı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki İZTARIM AŞ tarafından hizmet veren İZMAR mağazalarında, yerli üreticiden temin edilen ürünler aracısız olarak yurttaşlarla buluşuyor. Bu kapsamda, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin tamamen yerli üreticiden satın alarak 100. Yıl Bayındır Süt Fabrikası’nda işlediği süt ve süt ürünleri ile Ödemiş Et Entegre Tesisi’nde işlenen et ve et ürünleri İZMAR raflarında yer alıyor. Ayrıca Şaşal Su ve Halk Ekmek ürünlerinin de satışa sunulduğu İZMAR’da, gıdadan temizlik ürünlerine kadar bir evin ihtiyaç duyduğu temel tüketim ürünleri bulunuyor. Kooperatiflerden temin edilerek hazırlanan uygun fiyatlı ürünler de halkın beğenisine sunuluyor. İZTARIM fabrikalarının ürünleri yok sattı İZTARIM tarafından 2025 yılında 100.Yıl Bayındır Süt İşleme Tesisi’nin iyileştirme ve revizyon çalışmaları tamamlandı. Revizyon sonrası İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Süt Kuzusu projesinin ve İZMAR markalı UHT süt üretimi başladı. İZMAR marketlerinde yok satan İZMAR yoğurt, İZMAR ayran ve İZMAR tereyağı üretimleri yapıldı. Ödemiş Et Entegre Tesisi’nde hazırlanan kırmızı et ürünleri de yıl boyunca marketlerde en çok satılan ürünler arasında yer aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.