Hava Durumu

#Kadın Kooperatifi

Kırsal Haber - Kadın Kooperatifi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadın Kooperatifi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kastamonu’da Kalkınmaya Değer Katan Projelere Ziyaret Haber

Kastamonu’da Kalkınmaya Değer Katan Projelere Ziyaret

Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) tarafından Kastamonu’da hayata geçirilen, üretim, istihdam, kadın emeği, temiz enerji ve mesleki eğitime katkı sağlayan projeler yerinde incelendi. Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Zeyneb Ersayın ve KUZKA Genel Sekreteri Mehmet Akif Eraslan’ın katılımıyla gerçekleştirilen saha ziyaretinde, Kastamonu’da bölgesel kalkınmaya katkı sunan projeler değerlendirildi. Temiz enerji ve girişimcilik aynı projede buluştu Saha ziyaretinin duraklarından biri, girişimciliği desteklemek ve işletmelerin maliyetlerini azaltmak amacıyla hayata geçirilen İŞGEM Güneş Enerji Santrali oldu. Proje, temiz enerji kullanımının yanı sıra girişimcilik ekosistemine sağladığı katkıyla öne çıkıyor. Tarımsal üretime katma değer Kastamonu Arı Yetiştiricileri Birliği Bal Paketleme Tesisi de ziyaret kapsamında incelendi. Tesis, yöresel ve katma değerli tarımsal üretimin güçlendirilmesine katkı sağlıyor. Kadın emeği üretime dönüşüyor Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen Hanönü Kadın Kooperatifi Sera Projesi de saha ziyaretinin önemli durakları arasında yer aldı. Proje, kadınların üretim süreçlerine daha etkin katılımını destekleyerek yerel ekonomiye katkı sunuyor. Geleneksel el sanatları geleceğe taşınıyor Ziyaret kapsamında Halk Eğitim Merkezi Ahşap İşleme Atölyesi de incelendi. Geleneksel ahşap işleme sanatının mesleki eğitim yoluyla gelecek kuşaklara aktarılmasını amaçlayan çalışma, yerel becerilerin korunmasına katkı sağlıyor. Kastamonu’daki saha ziyaretinde incelenen projelerin; üretim, istihdam, kadın emeği, temiz enerji ve mesleki eğitim başlıklarında bölgesel kalkınmaya katkı sunduğu belirtildi. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı, TR82 Bölgesi’nde sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen çalışmalarını sürdürmeyi hedefliyor.

Gastro Afyon "Lezzetin Hafızası Anadolu" Temasıyla Başladı Haber

Gastro Afyon "Lezzetin Hafızası Anadolu" Temasıyla Başladı

UNESCO Gastronomi Şehri Afyonkarahisar, bu yıl 8’incisi düzenlenen Uluslararası Gastro Afyon Turizm ve Lezzet Festivali ile Anadolu’nun eşsiz mutfak kültürünü ve kadim lezzetlerini dünyayla buluşturuyor. “Lezzetin Hafızası Anadolu” temasıyla 2-4 Ekim tarihleri arasında Afyonkarahisar Motor Sporları Merkezi Festival Alanı’nda gerçekleştirilen festivalin açılışına; Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş, Belediye Başkanı Burcu Köksal, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hasan Arslan, MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürü Ahmet Şimşek, il protokolü, gastronomi dünyasının temsilcileri, şefler ve çok sayıda vatandaşımız katıldı. LEZZETİN HAFIZASI ANADOLU Festivalin açılışında konuşan Belediye Başkanı Burcu Köksal, Gastro Afyon’un yalnızca bir gastronomi festivali olmadığını, Anadolu’nun binlerce yıllık mutfak kültürünü yaşatan ve dünyaya tanıtan önemli bir organizasyon olduğunu ifade etti. Başkan Burcu Köksal, “Bu yıl festivalimizi çok anlamlı bir temayla gerçekleştiriyoruz: ‘Lezzetin Hafızası Anadolu.’ Anadolu’nun hafızasında yalnızca tarihimiz, kültürümüz ve medeniyetimiz değil; sofralarımız, yemeklerimiz, tariflerimiz ve yüzyıllardır kuşaktan kuşağa aktarılan mutfak kültürümüz de var. Afyonkarahisar ise bu büyük mirasın en önemli duraklarından biridir.” dedi. Sofranın yalnızca yemeklerin bir araya geldiği bir yer olmadığını vurgulayan Başkan Köksal, “Sofra; emeğin, alın terinin, bereketin, paylaşmanın, kardeşliğin ve dostluğun buluştuğu yerdir. Bir tabak yemekte çiftçimizin emeği, üreticimizin alın teri, ustalarımızın mahareti ve ninelerimizden annelerimize, annelerimizden çocuklarımıza aktarılan bir kültür vardır. İşte biz Gastro Afyon’u tam da bu anlayışla gerçekleştiriyoruz.” ifadelerini kullandı. ANADOLU’NUN EN BÜYÜK SOFRASINDA TARİHİ REKOR Afyonkarahisar’ın 2019 yılında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na Gastronomi Şehri olarak dahil olduğunu hatırlatan Başkan Burcu Köksal, şehrin gastronomi alanındaki uluslararası kimliğini her geçen yıl daha da güçlendirdiklerini belirtti. Geçmiş yıllarda gerçekleştirilen Guinness Dünya Rekorları’na da değinen Başkan Köksal, “2024 yılında Tarihi Uzun Çarşımızda, 114 metre 70 santimetre uzunluğundaki lokumumuzla dünyanın en uzun lokumu rekorunu gerçekleştirdik. 2025 yılında ise ‘Dünyanın En Büyük Sucuklu Yumurtası’ rekorunu kırarak Afyonkarahisar’ımızın adını bir kez daha Guinness Dünya Rekorları Kitabı’na yazdırmayı başardık.” dedi. Bu yıl ise 81 ilin lezzetlerinin aynı sofrada buluşturulduğu “Dünyanın En Büyük Anadolu Sofrası” ile yeni bir rekora imza attıklarını belirten Başkan Köksal, “Bu rekor, yalnızca Afyonkarahisar’ın değil, 81 ilimizin ortak başarısıdır. Karadeniz’den Akdeniz’e, Ege’den Doğu Anadolu’ya, Marmara’dan İç Anadolu’ya kadar Türkiye’nin dört bir yanından gelen lezzetleri aynı sofrada buluşturduk. Çünkü Anadolu’nun gücü, farklılıklarımızın oluşturduğu büyük zenginlikte saklıdır.” ifadelerini kullandı. Başkan Köksal, kurulan sofranın Türkiye’nin ortak kültürel zenginliğini yansıttığını belirterek, “Bugün Afyonkarahisar’da Anadolu’nun lezzet hafızasını hep birlikte yaşatıyor olmaktan dolayı büyük bir mutluluk duyuyoruz.” dedi. GASTRO AFYON, ANADOLU MUTFAĞININ DÜNYAYA AÇILAN VİTRİNİ Gastro Afyon’un üreticileri, şefleri, kadınları ve gençleri başta olmak üzere gastronomi alanındaki tüm paydaşları bir araya getiren büyük bir organizasyon olduğunu ifade eden Başkan Burcu Köksal, festival boyunca gerçekleştirilecek etkinliklerle Afyonkarahisar’da gastronominin kalbinin atacağını söyledi. Başkan Köksal, “Gastro Afyon artık yalnızca bir gastronomi festivali değildir. Bu festival; üreticimizin emeğinin, şeflerimizin ustalığının, kadınlarımızın geleneksel tariflerinin, gençlerimizin yaratıcılığının ve Anadolu mutfağının dünyaya açılan güçlü bir vitrinidir.” dedi. Festival kapsamında yarışmalar, workshoplar, paneller, söyleşiler, tadımlar ve çeşitli etkinliklerin gerçekleştirileceğini belirten Başkan Köksal, gastronominin yanı sıra müzik ve kültür etkinlikleriyle de katılımcılara dolu dolu bir festival deneyimi yaşatılacağını ifade etti. AFYONKARAHİSAR 365 GÜN KEŞFEDİLECEK BİR ŞEHİR Afyonkarahisar’ın yalnızca festival süresince değil, yılın 365 günü ziyaret edilebilecek bir şehir olduğunu vurgulayan Başkan Burcu Köksal, “Biz istiyoruz ki Afyonkarahisar’ımıza gelen herkes yalnızca bir festival yaşamış olmasın. Şehrimizi tanısın, insanımızı tanısın, kültürümüzü tanısın, soframızı paylaşsın ve buradan güzel hatıralarla ayrılsın. Çünkü Afyonkarahisar üç gün değil, 365 gün keşfedilecek bir şehirdir.” ifadelerini kullandı. Festivalin gerçekleşmesinde emeği bulunan tüm kurum, kuruluş ve paydaşlara teşekkür eden Başkan Köksal, “Bu büyük organizasyonun gerçekleşmesinde emeği bulunan, Cumhurbaşkanımızın eşi Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi başta olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlarımıza, paydaşlarımıza, üreticilerimize, şeflerimize, sanatçılarımıza, belediyemizin değerli çalışanlarına ve katkı sunan herkese yürekten teşekkür ediyorum.” dedi. Açılış töreninde Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş, Afyonkarahisar Milletvekilleri, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürü Ahmet Şimşek ve Profesyonel Aşçılar Derneği Başkanı da konuşmalarını gerçekleştirdi. ANADOLUDAKİLER AFYON PAZARI AÇILDI Konuşmaların ardından “Dünyanın En Büyük Anadolu Sofrası” rekoru kapsamında 81 ilin lezzetlerinin buluştuğu alan ziyaret edildi. Cunhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen Anadoludakiler Afyon Pazarı’nın açılışı, Vali Dr. Naci Aktaş ve protokol üyelerinn katılımıyla gerçekleştirildi. Anadolu’nun yöresel ürünlerinin ve geleneksel üretim kültürünün tanıtıldığı pazarda, farklı şehirlerden gelen üreticilerin ürünleri ziyaretçilerle buluşturuldu. Festival alanındaki stantları da ziyaret eden Belediye Başkanı Burcu Köksal, üreticiler ve misafirlerle bir araya gelerek festival coşkusuna ortak oldu. Stantlarda sergilenen yöresel ürünleri ve gastronomik değerleri inceleyen Başkan Köksal, üreticilerle sohbet ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Üç gün boyunca gastronomi dünyasının önemli isimlerini, şefleri, üreticileri ve lezzet tutkunlarını ağırlayacak olan 8. Uluslararası Gastro Afyon Turizm ve Lezzet Festivali, Afyonkarahisar’ın zengin mutfak kültürünü Anadolu’nun farklı şehirlerinden gelen lezzetlerle buluşturarak ziyaretçilerine eşsiz bir gastronomi deneyimi sunuyor

14. Kavacık Üzüm Festivali Coşkuyla Başladı Haber

14. Kavacık Üzüm Festivali Coşkuyla Başladı

İzmir’in coğrafi işaretli tescilli lezzeti Kavacık üzümü, Karabağlar Belediyesi’nin düzenlediği 14’üncü Kavacık Üzüm Festivali ile renkli görüntülere ev sahipliği yapıyor. Festivalin ilk günü bağ bozumu değerlendirmeleri, coşkulu etkinlikler ve Tire Belediyesi Armoni Bandosu’nun konseriyle geride kaldı. ​Karabağlar Belediyesi tarafından bu yıl 14’üncüsü gerçekleştirilen geleneksel Kavacık Üzüm Festivali, büyük bir coşku ve katılımla kapılarını açtı. Toprağın bereketi ile üreticinin emeğini buluşturan festival, ilk gününden itibaren binlerce ziyaretçiyi Kavacık Köyü’nün eşsiz atmosferinde buluşturdu. ​En Kaliteli Üzüm İçin Titiz Değerlendirme ​Festival etkinlikleri öncesinde, uzman jüri üyelerinin katılımıyla Kavacık bağları yerinde incelendi. Toplam 20 bağın tek tek ele alındığı değerlendirme sürecinde; üzümün tane ve salkım yapısı, renk, görünüm ve olgunluk derecesi, aroma ve genel ürün kalitesi, bağın genel durumu ile modern yetiştiricilik uygulamaları titizlikle dikkate alındı. ​Her salkımda büyük bir emeğin ve Kavacık’ın köklü hikayesinin yer aldığı vurgulanırken, coğrafi işaretli bu özel ürünün yaşatılması ve üretici desteğinin büyütülmesi yönündeki kararlılık yinelendi. ​Kadınların Emeği Festivali Taçlandırdı ​Kavacık Üzüm Festivali, sadece lezzetiyle değil, aynı zamanda dayanışma ruhuyla da dikkat çekiyor. Coğrafi işaretli Kavacık üzümünün bereketi, bölgedeki kadınların emeğiyle daha da anlam kazandı. Kavacık Kadın Kooperatifi, Karabağlar’daki Selluka Kadın Üretim Kooperatifi ve Kadın Emeği Pazarı, ürettikleri el emeği ürünlerle festivalin en değerli hikayelerinden birine imza attı. Topraktan sofraya uzanan bu üretim zinciri, dayanışma ruhuyla güçlenmeye devam ediyor. ​İlk Gün Konserle Tamamlandı ​Rengarenk stantlar, el emeği ürünler, keyifli atölyeler ve eğlenceli etkinliklerle gün boyu süren festival coşkusu, akşam saatlerinde müzikle doruğa ulaştı. Kavacık Köy Meydanı’nı dolduran vatandaşlar, Tire Belediyesi Armoni Bandosu’nun seslendirdiği şarkılara hep birlikte eşlik ederek unutulmaz bir gün yaşadı. Müziğin, neşenin ve dayanışmanın buluştuğu festivalin ilk günü renkli anlarla tamamlandı. ​Festivalin Son Gününe Davet ​Toprağa, ağaca ve doğaya bağlı herkesi buluşturan Kavacık Üzüm Festivali, yarın düzenlenecek etkinliklerle son gününe girecek. Karabağlar Belediyesi, keyifli ve bereketli bir hafta sonu geçirmek isteyen tüm vatandaşları Kavacık’ın eşsiz atmosferine davet ediyor.

Büyükşehir'in Desteği İle Lavanta'ya Değer Kadın Emeğine Güç Haber

Büyükşehir'in Desteği İle Lavanta'ya Değer Kadın Emeğine Güç

Mersin Büyükşehir Belediyesi, kadınların ekonomik hayatta daha güçlü yer alabilmesi için yürüttüğü çalışmalarla üretici kadınların yanında olmaya devam ediyor. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından verilen girişimcilik, e-ticaret, sosyal medya kullanımı ve paketleme eğitimleriyle kadın girişimcilerin üretim süreçleri desteklenirken, üretici stantları ve Mersinden Kadın Kooperatifi aracılığıyla ürünlerini daha geniş kitlelere ulaştırmaları sağlanıyor. Gülnar’da faaliyet gösteren ‘Duru Lavanta Köyü’ de Büyükşehir Belediyesi’nin çok yönlü destekleri sayesinde hem üretimini geliştirdi, hem de ziyaretçilerin ilgi odağı haline geldi. Sert: “Kadınlara mali kaynak yaratma çalışmalarımız tüm ilçelerimizde devam ediyor” Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Burcu Sert, kadın üreticilerin ekonomik olarak güçlenmesi için 13 ilçede çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Gülnar’daki kadın üreticinin, lavantayı katma değerli ürünlere dönüştürdüğünü belirten Sert, “Gülnar’daki kadın üreticimiz, lavanta bahçesinde katma değerli ürünlerle lavanta yağı, lavanta sabunu, hatta lavantadan dondurma bile yapıyor. Mersin merkez ve ilçelerimizden, hatta yurt dışından gelen ziyaretçilerin çok ilgi gösterdiği bir alan burası” dedi. Büyükşehir Belediyesi olarak üretici kadınlara girişimcilik, e-ticaret, sosyal medya kullanımı ve paketleme gibi birçok konuda eğitim verdiklerini kaydeden Sert, ‘Duru Lavanta Köyü’ne üretici kadın stantlarında yer vererek tanıtım desteği sunduklarını ifade etti. Sert, “Aynı zamanda bu ürünler Mersinden Kadın Kooperatifi aracılığıyla satın alınarak, kooperatif marketlerinde ve Denizkızı A.Ş. marketlerinde satışa sunulup üreticimiz destekleniyor ”diye konuştu. ‘Doğa Bizi Çağırıyor’ projesi kapsamında da ‘Duru Lavanta Köyü’ne geziler düzenlediklerini söyleyen Sert, bu sayede hem bölgenin hem de üretici kadınların görünürlüğünü artırmayı amaçladıklarını belirterek, “Büyükşehir Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı olarak, üretim yapan kadınların her zaman yanındayız. Emeklerini görünür kılmak için çalışmalarımız devam ediyor” ifadelerini kullandı. Can: “Kapıdan çıkmadan ödemem mutlaka yapılıyor” Yaklaşık 4 yıldır faaliyet gösteren ‘Duru Lavanta Köyü’nün işletmecisi Fatma Can, işletmenin ilk döneminde Mersinden Kadın Kooperatifi’nin kendilerini ziyaret ettiğini anlattı. İlk yıl sipariş gelip gelmeyeceğini bilmediğini söyleyen Can, “Bundan 4 yıl önce işletmemiz açıldığında, Mersinden Kadın Kooperatifi ziyaretimize geldi. Ürünlerimiz ve işletmemiz hakkında benden bilgi aldılar. Ürünlerimizin fotoğrafını çektiler. Ürünlerimizi, gerek görürlerse sipariş geçeceklerini söylediler. İlk yılımız olunca o aşamada ben sipariş gelip gelmeyeceğini bilmiyordum. Sonra toplu sipariş geçmeye başladılar. Bu konuda beni tedarik aşamasında da çok sıkıştırmadan, düzenli olarak her yıl sipariş geçmeye başladılar. Ben ürünlerimi teslim ediyorum. Kapıdan çıkmadan ödemem mutlaka yapılıyor. Bu benim için çok motive edici” diye konuştu. Büyükşehir Belediyesi’nin eğitimlerine katıldığını da anlatan Can, “Paketleme eğitimi sayesinde, ürünlerimi nasıl hazırlayacağım ve nasıl sunacağım hakkında bilgiler aldım. Bu da tabii ki daha iyi bir ürün sunma şansı verdi bana. Büyükşehir’in üretici kadın stantlarına gittiğimde, ürünlerimi daha iyi sunma şansı elde ettim” dedi. “Yabancılar, özellikle lavanta reçelimizi çok seviyorlar” Lavanta’ya katma değer kazandırmak için farklı eğitimler aldığını da belirten Can, doğal kozmetik alanında kendisini geliştirerek sabun, peeling, nemlendirici, doğal sinek kovucu ve lavanta reçeli gibi ürünler üretmeye başladıklarını söyledi. Yaklaşık 4 yıl önce sadece kahvaltı salonu olarak hizmet verdiklerini ifade eden Can, “Daha sonra her yıl üzerine bir şeyler koyarak ilerledik ve menüyü genişletmeye başladık. Bu konuda üretici kadınları destekleyen çok ziyaretçimiz oldu. Akkuyu Nükleer Santrali’ne oldukça yakın bir noktada olduğumuz için, yabancı uyruklu çalışanlar doğal ürünleri çok seviyorlar. Burası da onların çok sık ziyaret ettiği yerlerden biri. Özellikle bir not düşeceğim; lavanta reçelimizi çok seviyorlar” ifadelerini kullandı. “Birçok kadına ilham olduk” 7 yıl önce köydeki kadınlarla birlikte diktikleri lavantaların, birçok kadına ilham olduğunu dile getiren Can, girişimcilik hayali kuran kadınlara, “Burası çocukken benim üzerinde koşturduğum bir yerdi ve buraya ilk lavanta dikmek istediğimde, ‘dağın başına kim gelecek, kim kahvaltıya gelir bu kadar uzak bir mesafeye’ gibi çokça umut kırıcı şeyler duydum. Lütfen kulaklarınızı o insanlara tıkayın. Büyükşehir Belediyesi’nin üretici kadın stantlarından ve e-ticaret eğitiminden yararlansınlar. Çünkü gerçekten çok yüreklendiriyorlar bizleri. Ve inandıkları yola çıksınlar, korkmasınlar” diyerek cesaret verdi. Ziyaretçiler, kadın girişimcinin başarısını takdir etti ‘Duru Lavanta Köyü’nü ziyaret eden Hidayet Nimet Uygun işletmeden çok etkilendiğini belirterek, “Çok güzel buldum. Böyle yerlerin olması, bir kadın elinin değmesi, halka hizmet vermesi çok güzel. Özellikle kahvaltısını çok beğendim. Girişimci kadınların bu başarısı beni onurlandırdı” dedi.

Başkan Subaşı Çalışanlarla Birlikte Lavanta Topladı Haber

Başkan Subaşı Çalışanlarla Birlikte Lavanta Topladı

Bilecik Belediyesi tarafından şehir estetiğini artırmak ve yerel ekonomiye destek olmak amacıyla orta refüjlerde yetiştirilen lavantaların hasadı gerçekleştirildi. Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Park ve Bahçeler Müdürlüğü personeliyle birlikte sahaya inerek lavanta topladı. ​Şehre Hem Görsel Estetik Hem de Ekonomik Değer Katıyor ​Atatürk Bulvarı başta olmak üzere şehrin orta refüjlerinde geçtiğimiz yıllardan bu yana ekimi yapılan lavantalar, yaz aylarında hem yolları süslüyor hem de kentin tanıtımına önemli katkı sağlıyor. ​Hasat sonrasında elde edilen ürünlerin önemine dikkat çeken Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, şu açıklamalarda bulundu: ​‘’Bugün itibariyle Park ve Bahçeler Müdürlüğü’ndeki arkadaşlarımızla birlikte lavanta hasadımızı yapmaya başladık. Haziran ve Temmuz ayları itibariyle yollarımızı süsleyen lavantaların hasadından elde ettiğimiz ürünlerle ekonomimize katkı sağlıyoruz.’’ ​Kadın Kooperatifi Emeğiyle Ürüne Dönüşüyor ​Toplanan lavantalar, Bilecik Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi üyesi kadınların emeğiyle işlenerek katma değerli ürünlere dönüştürülüyor. Proje kapsamında lavantalardan elde edilen başlıca ürünler şunlar: ​Lavanta kokuları ve odat spreyi ​Lavanta kolonyaları ​Doğal sabunlar ​Uçucu yağlar ​Yoga bantları ​Uluslararası Başarı: Çin’deki Yarışmada İlk 15’e Girdi ​Bilecik Belediyesi’nin hayata geçirdiği lavanta projesi yalnızca yerelde değil, uluslararası alanda da büyük bir başarıya imza attı. Projenin dünya genelinde ses getirdiğini belirten Başkan Subaşı, şu müjdeyi paylaştı: ​Uluslararası Kentsel İnovasyon Yarışması: Çin’de düzenlenen prestijli yarışmada, dünya genelinden katılan 381 proje arasında ilk 15’e girerek finale kalma başarısı gösterdi. ​Bilecik Belediyesi; kenti güzelleştiren, doğayı koruyan ve yerel üretimi destekleyen bu tür yenilikçi projelerle çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor.

Mersinli Üretici Kadınlara "Gıda Okuryazarlığı" Eğitimi Haber

Mersinli Üretici Kadınlara "Gıda Okuryazarlığı" Eğitimi

Mersin Büyükşehir Belediyesi, kırsal mahallelerdeki kadın üreticileri desteklemeye devam ediyor. Toroslar Hamzabeyli Köyümüz Atölye’de düzenlenen “Gıda Okuryazarlığı Eğitimi” ile kadınlar, etiket okumadan muhafaza tekniklerine kadar üretimin tüm püf noktalarını öğrendi. ​Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, kadın emeğini profesyonel üretimle buluşturmak amacıyla eğitim ataklarını sürdürüyor. Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğiyle eski bir köy okulundan dönüştürülen Hamzabeyli Köyümüz Atölye, bu kez kadın üreticilerin gıda mevzuatına hakimiyetini artırmak için kapılarını açtı. ​Hamzabeyli Köyümüz Atölye: Üretimin Yeni Merkezi ​Açıldığı günden bu yana Toroslar ilçesindeki kadınların uğrak noktası haline gelen atölyede, gıda mühendisleri Dilara Aytuttu ve Tuğba Karakış tarafından kapsamlı bir sunum yapıldı. Eğitimde, kadın üreticilerin pazar standartlarına uygun ve güvenilir gıda üretimi yapabilmeleri için gerekli olan teknik detaylar paylaşıldı. ​Eğitimde Öne Çıkan Başlıklar: ​Etiket Okuma ve Hazırlama: Mevzuata uygun gıda ismi kullanımı ve içerik listesi oluşturma. ​Tarih Farkları: Üretim tarihi (ÜT), son kullanma tarihi (SKT) ve tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT) arasındaki kritik farklar. ​Ambalaj ve Muhafaza: Ürünlerin raf ömrünü uzatan paketleme şartları ve saklama teknikleri. ​Alerjen Bilgisi: Tüketici sağlığı için hayati önem taşıyan alerjen uyarılarının etikette belirtilmesi. ​Tüketici Güveni İçin Profesyonel Destek ​Daha önce personel hijyeni, makine kullanımı ve iş güvenliği konularında eğitim alan kadınlar, bu yeni programla birlikte ürettikleri gıdaların "güvenilir gıda" statüsü kazanması için dikkat etmeleri gereken yasal süreçleri öğrendi. Büyükşehir bünyesindeki uzmanlar, doğru etiketleme ve şeffaf içeriğin tüketici güvenini kazanmadaki en büyük anahtar olduğunu vurguladı. ​Zeynep Durmaz: “Eğitimlerimiz Devam Edecek” ​Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Bitkisel Destekleme Şube Müdürü Zeynep Durmaz, projenin amacını şu sözlerle özetledi: ​"Kadınlarımız bu eğitimle ürettikleri gıdanın nasıl 'güvenilir' hale geleceğini öğrendiler. Etikette içerik nasıl yazılmalı, alerjen nedir, tarih farkları nelerdir gibi soruların yanıtlarını aldılar. Bu sayede ürettikleri ürünler tüketici nezdinde tam güven sağlayacak. İlerleyen süreçte bu eğitimleri tüketici bazlı olarak da yaygınlaştıracağız." ​Kırsal Kalkınmada Kadın İmzası ​Mersin Büyükşehir Belediyesi, üretim sürecinin her aşamasında kadınların yanında yer alarak kırsal kalkınmayı desteklemeyi hedefliyor. Hamzabeyli ve çevre mahallelerdeki kadınlar, aldıkları bu eğitimler sayesinde hem aile ekonomilerine katkı sağlıyor hem de Mersin’in yerel lezzetlerini profesyonel standartlarda sofralara ulaştırıyor.

"Hamzabeyli Köyümüz Atölye" Projesi Kapsamında Eğitimler Başladı Haber

"Hamzabeyli Köyümüz Atölye" Projesi Kapsamında Eğitimler Başladı

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer’in katılımlarıyla, Hamzabeyli Mahallesi’nde kısa bir süre önce hayata geçirilen ‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye’ projesi kapsamında, üretici kadınlara yönelik ilk eğitimler başladı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ile Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğinde; Toroslar ilçesinde eski köy okulunun dönüştürülmesiyle kurulan atölyede gerçekleştirilen eğitimlerde, atölyeden yararlanmak isteyen kadın üreticiler birçok konuda bilgi edindi. Büyükşehir Belediyesi’nde görev yapan Gıda Mühendisi Döndü Gürlekoğlu tarafından makine ve ekipman tanıtımı yapılırken, Gıda Teknikeri Ayşegül Tor Karacan ise kapsamlı hijyen eğitimi verdi. Üretici kadınlar atölye alanını gezerek, kurulu ekipmanlar hakkında detaylı bilgi aldı. İş Sağlığı ve Güvenliği uzmanı Harun Alptekin Topçu, kadın üreticilere iş sağlığı ve güvenliği eğitimi vererek; üretim sürecinde karşılaşılabilecek riskler, güvenli çalışma yöntemleri ve koruyucu ekipman kullanımı hakkında detaylı bilgilendirme yaptı. ‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye’ projesiyle; kırsalda üretim yapan kadınların bilgi ve ekipman desteğiyle güçlendirilmesi, yerel ürünlerin markalaşması ve bölge ekonomisine katkı sağlanması amaçlanıyor. Atölye sayesinde, ürünlerin katma değerinin daha yüksek hale getirilmesi hedefleniyor Proje kapsamında; Hamzabeyli ve çevre mahallelerde yetiştirilen Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı ve nar işlenerek, katma değeri daha yüksek hale getirilecek. Hijyen kurallarına uygun üretim ortamı sayesinde, hem üretici kadınların gelir elde etmesi hem de tüketicilerin güvenli gıdaya ulaşması hedefleniyor. Atölyede kurulu olan alan ve makine ekipmanlar; ortak kullanım, eğitim ve üretim faaliyetleri kapsamında değerlendirilecek. Hamzabeyli başta olmak üzere Işıktepe, Çukurkeşlik, Çavak, Çamlıdere ve Karahacılı mahallelerinde tarımsal üretim yapan kadınlar; kendi yetiştirdikleri ürünleri atölyeye getirerek, Büyükşehir’e ait makine ve ekipmanları teknik personel gözetiminde kullanabilecek. Atölyeyi kullanmak isteyenler, 0 538 574 42 14 ve 0 324 533 26 08 numaralı telefonlar üzerinden randevu alabilecek. Üretici kadınlara geniş ekipman desteği ve eğitim imkanı sunuluyor Köyümüz Atölye’de, üretici kadınların ihtiyaç duyduğu pek çok makine ve ekipman ortak kullanıma sunuluyor. Hamur yoğurma makinesinden yufka, mayalı ürün ve erişte üretim ekipmanlarına; reçel, marmelat ve nar ekşisi yapımında kullanılan pişirme kazanlarından tarhana gibi ürünler için öğütme makinesine kadar geniş bir teknik altyapı bulunuyor. Ayrıca nar taneleme ve sıkma makinesi ile turşu ve konserve yapım ekipmanları da atölyede yer alıyor. Bu donanım sayesinde kadın üreticiler, kendi yetiştirdikleri ürünleri hijyenik ve kontrollü bir ortamda işleyerek katma değeri daha yüksek ürünlere dönüştürebilecek. Hamzabeyli ve çevre mahallelerde ikamet eden kadınlara duyuru yapılarak, her ayın son cuma günü teknik eğitimler verilecek. Eğitim programı arasında; Makine Ekipman Kullanımı, İş Sağlığı ve Güvenliği, Personel Hijyeni, Gıda Okuryazarlığı ile Nar Ekşisi Üretimi gibi başlıklar yer alıyor. Ayrıca randevu alan vatandaşlara yönelik; 10 kişilik kontenjanla sınırlı olmak üzere, ayın ilk ve son haftasına denk gelen çarşamba günleri uygulamalı atölyeler düzenlenecek. Bölgenin geleneksel tatları, modern üretim teknikleriyle buluşturuluyor Atölye çalışmalarında, sıfır atık yaklaşımı ve yerel lezzetlerin yaşatılması ön planda tutuluyor. Kan Portakalı Reçeli, Kan Portakallı Limonata ve Çikolatalı Kan Portakal Çubukları gibi ürünlerle, hem coğrafi işaretli ürünler değerlendiriliyor hem de üretimde atık oluşumunun azaltılması hedefleniyor. Bunun yanı sıra Tapı Ekmeği, turunç ve limon ekşisi yapımı, kurutma ve tütsü atölyeleriyle; bölgenin geleneksel tatları modern üretim teknikleriyle buluşturularak, hem kültürel miras korunuyor hem de ekonomik değere dönüştürülüyor. Gürlekoğlu: “Atölyede hem üreteni hem de tüketeni koruyan bir sistem oluşturduk” Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda Gıda Mühendisi olarak görev yapan Döndü Gürlekoğlu, ‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye’de, üretici kadınların Mersin Kan Portakalı ve nar için katma değerli bir üretim yapabileceklerini ve bunun yanı sıra diğer tarımsal ürünleri de katma değerli hale getirebileceklerini anlatarak, “Ürünler, ambalajlamadan etiketlemeye kadar sağlıklı ve güvenilir gıda haline gelecek. Atölyede hem üreteni hem de tüketeni koruyan bir sistem oluşturduk” dedi. ‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye’nin, İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından verilen işletme kayıt belgesine sahip bir yer olduğunu ifade eden Gürlekoğlu, “Burada, ortak kullanım yapmak isteyenlerin kaydını açacağız. Üreticinin ismi ve üreteceği ürünün kaydı alınacak. O kişiye bir teknik personel ataması yapılacak. Teknik personelimiz eşliğinde formları tutularak, ürünlerin izlenebilirliği sağlanacak ve ürünler son haline getirilecek. Böylece kadınlar da kendi ürünlerini güvenli gıda şekline dönüştürerek, satışlarını daha kolay hale getirecek” diye konuştu. “Verdiğimiz eğitimlerle kadınlar, atölyeyi daha aktif ve doğru bir şekilde kullanacak” Atölye’nin ortak alan, eğitim ve diğer birimler olmak üzere kullanım detaylarını da paylaşan Gürlekoğlu; atölyeler sayesinde kentteki vatandaşları kırsala getirerek, proje ve tarımsal ürünlerin tanıtımını yapacaklarını kaydetti. Gürlekoğlu, “Hamzabeyli Köyümüz Atölye’de kadınların eğitim alarak, ortak kullanıma başlaması gerekiyor. O yüzden ilk olarak makine-ekipman kullanımı, personel hijyeni ve iş sağlığı güvenliği ile ilgili eğitimler düzenledik. Verdiğimiz bu eğitimlerle, mahalledeki kadınlar bu alanı daha aktif ve doğru bir şekilde kullanacaklar. Köyümüz Atölye Projesi’ni biz kurduk, fakat bunun devamlılığını sağlayacak olanlar kadınlardır. O yüzden tarımsal ürünlerini bu alanda üretip, bu alanın devamlılığını sağlamalarını bekliyoruz” ifadelerine yer verdi. Üreten kadınların bir diğer adresi bundan sonra Köyümüz Atölye olacak Bölgenin niş ürünü Kan Portakalı ile birçok ürün elde eden üreticilerden Merve Cömertler, “Köyümüz Atölye’nin açılması, buradaki kadınların ellerindeki ürünleri değerlendirmesi açısından çok iyi oldu. Ben Kan Portakalı üretiyorum ve Kan Portakalı’ndan kurabiye yapıyorum. Burada reçel yapmayı da düşünüyorum. Daha önce lokum denemiştim. Evde kendi başıma üretimler yapıyordum, ama burada gıda teknikeri arkadaşlarla daha bilinçli bir şekilde üretim yapabileceğiz” dedi. Aldıkları eğitim hakkında da bilgi veren Cömertler, “Bugün hijyen eğitimi verildi. Makinelerin kullanımı anlatıldı. Hangi makinenin ne işe yaradığını öğrendik. Atölyede çeşitli makinelerimiz var. Geniş imkanlara sahibiz. Belediyemize ve özellikle Meral Hanım’a, bize böyle bir imkan sundukları için minnettarız. Büyükşehir Belediyemiz, üreten kadına her zaman destek veriyor” diye konuştu. Bir başka üretici kadın Meryem Oktay, eğitim programında Köyümüz Atölye’yi yakından tanıdıklarından bahsederek, “Bahçemizde kan portakalı, zeytin, nar yetiştiriyoruz. Nar ekşisini kaynatmak ve Kan Portakalı’nın reçeli, kurutma makineleri sayesinde daha kolay olacak. Köyümüz Atölye, biz üreten kadınlar için bir armağan oldu. Mesela benim evimde yufka yapmak için müsait bir yerim yok. Buradaki yufka açma bölümü hoşuma gitti. Herkesin ihtiyacını karşılayacak makineler var. Başkanımıza ve Meral Hanım’a teşekkürlerimizi sunuyorum” ifadelerine yer verdi. Üreten kadınlardan Eda Bilgiç, mahallelerinde açılan Köyümüz Atölye’nin kendileri için bir fırsat olduğunu belirterek, “Üretim yapabileceğimiz güzel bir alan oluştu. Herkes evinde bir şeyler üretiyor zaten. Bunu uygun koşullarda, uygun şekilde üretip belediyenin de desteğiyle pazarlamak güzel bir şey. Ben evimde çok fazla tarhana ve erişte yapıyorum. Özellikle köyde yetişen otları kullanarak yaptığım sebzeli eriştelerim de var. Bunları burada uygun koşullarda üretmek benim için de iyi olacak” dedi. Kadınların dayanışmasıyla yapılan ürünlerin, Büyükşehir’in ve Mersinden Kadın Kooperatifi’nin desteğiyle kadınlara bir geçim kaynağı olabileceğini de sözlerine ekleyen Bilgiç, “Hep birlikte üretip pazarlayabileceğiz. Bu açıdan çok önemli bir proje. Köyüm adına çok mutluyum” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.