Hava Durumu

#Kadınlar

Kırsal Haber - Kadınlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadınlar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Leyla Alaton: "Pandora’nın Kutusu Açıldı, Artık Geriye Dönüş Yok" Haber

Leyla Alaton: "Pandora’nın Kutusu Açıldı, Artık Geriye Dönüş Yok"

İzmir Ticaret Odası'nda iş kadınlarına seslenen Alarko Holding Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Alaton, kadınların daha yukardaki mevkilerde görev alması gerektiğini belirterek, "Türk kadını uyandı. Pandora’nın kutusu açıldı. Artık geriye dönüş yok" dedi. KADINLARDAN BÜYÜK İLGİ İzmir Ticaret Odası tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen “İş Yaşamı ve Kadın” konulu söyleşi; Alarko Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi ve Alvimedica Yönetim Kurulu Başkanı Leyla Alaton’un katılımı ve Gazeteci Banu Şen’in moderatörlüğünde gerçekleşti. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ve Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Hatice İmer’in açılış konuşmalarıyla başlayan etkinliğe; İzmir Milletvekilleri Ceyda Bölünmez Çankırı ve Seda Kaya Ösen, Foça Belediye Başkanı Saniye Fıçı, İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Cemal Elmasoğlu ve Emre Kızılgüneşler, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Mahmut Erkoç, Yönetim Kurulu Üyeleri Jülide Tutan, Mehmet Şahin Çakan ve Nuray Eyigele İşleyen, Meclis Başkan Yardımcıları Mehmet Tahir Özdemir ve Nevzat Artkıy, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Korkmaz, İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, TOBB İzmir Kadın Girişimciler İcra Komitesi Başkanı Deniz Celep, EBSO Meclis Başkan Yardımcısı Işın Yılmaz, Gazeteci ve Yazar İsmail Küçükkaya ve her yaştan İzmirli kadınlar katıldı. ÖZGENER: KADININ GÜÇLENMESİ TOPLUMUN GÜÇLENMESİDİR Konuşmasında İzmir’in tarih boyunca kadınların sosyal ve ekonomik hayatta güçlü olduğu bir şehir olduğuna dikkat çeken İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, “Cumhuriyet’in aydınlık yüzünü taşıyan bu kent, kadın girişimciliğinde ve kadın istihdamında her zaman öncü olma iddiasını sürdürdü. Bizler de İzmir iş dünyası olarak; kadın girişimciliğini desteklemeyi, kadın istihdamını artırmayı, genç kızlarımızın eğitim ve kariyer yolculuklarında yanlarında olmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz. Çünkü biliyoruz ki; kadının güçlenmesi yalnızca bireysel bir başarı değildir. Kadının güçlenmesi; ailenin güçlenmesidir. Toplumun güçlenmesidir. Ekonominin güçlenmesidir” dedi. 8 MART FARKINDALIK GÜNÜDÜR Özgener sözlerini şöyle sürdürdü: “8 Mart, yalnızca bir kutlama günü değil, eşitliğin, fırsatlara erişimin, temsil gücünün ve adaletin yeniden hatırlatıldığı güçlü bir farkındalık günüdür. Kadınların hayatın her alanında daha görünür, daha etkili ve daha karar verici konumda olması gerektiğini hatırladığımız bir gündür. İş dünyasında kadın varlığı arttıkça yalnızca şirketler değil, toplum da güçleniyor. Kadınların yönetim kademelerinde yer aldığı kurumların sürdürülebilirlik, şeffaflık ve sosyal duyarlılıkta fark yarattığını görüyoruz. Tam da bu nedenle bugün aramızda bulunan Sayın Leyla Alaton’un hayat yolculuğu bizler için çok kıymetli. Sayın Alaton; cesaretiyle, bağımsız duruşuyla ve üretkenliğiyle Türkiye’de kadın liderliğinin sembol isimlerinden biri. Kendisi yalnızca bir iş insanı değil; aynı zamanda fikir üreten, sınırları zorlayan, genç kadınlara ilham veren bir rol model. Bugün burada kendisini dinleyecek olmanın; özellikle genç kadınlarımız için çok değerli bir fırsat olduğuna inanıyorum” İMER: BU TOPLANTI BİR SORUMLULUK ÇAĞRISI Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Hatice İmer ise, “Bugün burada iş yaşamında kadınların yerini, emeğini ve liderliğini konuşmak üzere bir aradayız. Bu toplantı yalnızca bir değerlendirme değil; aynı zamanda bir sorumluluk çağrısıdır. Kadınlar çalışıyor, üretiyor, yönetiyor. Ama hâlâ eşit ücret için, eşit temsil için, karar masalarında hak ettikleri yer için mücadele ediyorlar. Bu bir yetkinlik meselesi değil; bir sistem meselesidir. Eşitlik beklenmez. İnşa edilir. Ve bu inşa, cesaretle başlar. Bizim dönem mottomuz bunu hatırlatıyor: “Köklerimiz Gücümüz, Kadınlar Umudumuz.” Köklerimizden aldığımız güçle, kadınların potansiyelini sınırlayan görünmez engelleri kaldırmak zorundayız. Çünkü kadınların ekonomik güçlenmesi, toplumun güçlenmesidir. Bugün burada atacağımız her adım, yarının daha adil iş dünyasını şekillendirecek. Ve biz, sadece konuşan değil, dönüştüren tarafta olacağız” dedi. ALATON: KADINLAR YÖNETİMLERDE DAHA ETKİN OLMALI Açılış konuşmalarının ardından Gazeteci Banu Şen’in sorularını yanıtlayan İş İnsanı Leyla Alaton, “İzmir’de çok sayıda girişimci, sanayici, yurtdışından dönmüş kadın var. Girişimci olmak doğurmaktır. Bunların çoğalmasını ve bayrağı başka yerlere götürmesini diliyorum” dedi. Kadınların yönetimlerde daha etkin olması gerektiğini savunan Alaton, “Alarko Holding’in toplantısını yapıyorduk. Yönetimde kadınların oranının dört kişide iki kişi olmalıydı. Altta hamallığı kadınlar yapıyor. Önemli olan karar mekanizmasında yer almalarıdır. ‘Sizin şu anda yaptığı görevi bir kadının yapamayacağını düşünen var mı?’ diye sordum. Bir parmak bile kalkmadı. Bu mevkilere, bu koltuklara kendimizi layık görmeliyiz. Ben de 40 sene oldu, yeni uyandım. Başkaldırmadığım senelerin verdiği şeyle daha güçlü konuşuyorum. Daha yukarılara oynamalıydım ya da daha fazlasını istemeliydim. Kadınlarda güven eksikliği var. İnşallah yeni nesilde bu olmayacak diye düşünüyorum” dedi. Kadınların sektörlerinde dernekleşmesi gerektiğini vurgulayan Alaton, mevcut kadın derneklerinin de birlikte hareket etmesini önerdi. SAVAŞÇI BİR RUHUM VAR Kadınlara da önerilerde bulunan Leyla Alaton, şunları söyledi: “Ne kadar az şeyle ne kadar mutlu olduğunu bildiğim için daha dik durabiliyorum. Savaşçı bir ruhum var. Babama benziyorum biraz. Armut dibine düşüyor. Rol modeller önemli. Kıskanılacak bir şey varsa Üzeyir ve İshak beyle yakın çalışma imkanı bulmamdır. Tsunami de gelse bina yerinde duruyor. O manevi değerlere önem vermek faydalı ve kurtarıcı. Miras problemi kadar iğrenç bir şey olamaz. Neredeyse bir şey bırakmasalar daha iyi olacak. O kadar üzücü şeyler ki bunlar. Değerlerin de yok olmasına neden oluyor. Ayrılırken çıkış planı çok önemli. Evlilik ön anlaşması gibi. Onu oturup medeni şekilde konuşmalısınız. Bunu yaparsan ya o an ayrılırsın ya da hiç ayrılmazsın.” Söyleşinin ardından, İzmir Ticaret Odası Sergi Salonu’nda Ressam Haydar Ekinek’in “Barışın Kadınları” adlı resim sergisinin açılış töreni gerçekleştirildi.

Coğrafi İşaretli Kan Portakalı Kadın Emeği İle Geleceğe Taşınıyor Haber

Coğrafi İşaretli Kan Portakalı Kadın Emeği İle Geleceğe Taşınıyor

Üreticilere destekleri ve yerel kalkınmaya katkılarıyla kentin adından söz ettiren Mersin Büyükşehir Belediyesi, kısa bir süre önce Hamzabeyli Mahallesi’nde hayata geçirilen ‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye’ projesi kapsamında, kentten gelen kadınlara yönelik ilk atölyeyi başlattı. Kadınların katılımı ile gerçekleştirilen eğitimde; Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı işlenerek, kurutma yöntemleri teknik detaylarıyla anlatıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ile Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğinde; Toroslar ilçesinde eski köy okulunun dönüştürülmesiyle kurulan atölyede verilen eğitimde, uzman personel ve profesyonel ekipmanlar eşliğinde kurutma işlemleri gerçekleştirildi. Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı kurutularak tüketime hazır hale getiriliyor Gıda Mühendisleri eşliğinde gerçekleştirilen atölyede, Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalları, uygun ölçülerde dilimlenerek kurutma ekipmanlarında fırınlanıyor. Yapılan işlemin ardından tüketime hazır olan ürünler, belli gramajlarda paketlenerek etiketleniyor. Atölyeye katılan yurttaşlar teknik detayları öğrenmenin yanı sıra, satış ve tanıtım hakkında da bilgi sahibi oluyor. Portakalları tüm bu işlemlerden geçirerek hazırlayan katılımcılar, doğal bir lezzeti el emeği ile üretmiş olmanın memnuniyetini yaşıyor. Mersin’in yerel ürünlerini tanıtmak, kırsal kalkınmayı desteklemek ve üreticilere katkıda bulunmak amacıyla hayata geçirilen projede, eğitimlerin yapıldığı alanda iş güvenliği ve sağlığı hakkında bilgiler de veriliyor. Katılımcılara üretim sürecinde karşılaşılabilecek riskler, güvenli çalışma yöntemleri ve koruyucu ekipman kullanımı hakkında detaylı bilgilendirme yapılıyor. Mersin’in yerel lezzetlerini, katma değeri yüksek ürünler haline getirmeyi amaçlayan eğitimlerde, tüketicilerin güvenli gıdaya ulaşması da hedefleniyor. Atölye alanında, üretime yönelik geniş bir teknik altyapı bulunuyor Atölyede kurulu olan alan ve makine ekipmanlar; ortak kullanım, eğitim ve üretim faaliyetleri kapsamında değerlendirilerek yurttaşların hizmetine sunuluyor. Atölye alanında; kan portakalı işlemlerinde kullanılan araçların yanı sıra, hamur yoğurma ve yufka makinesi, mayalı ürün ve erişte üretim ekipmanları, reçel, marmelat ve nar ekşisi yapımında kullanılan pişirme kazanları gibi geniş bir teknik altyapı bulunuyor. Yerel ürünleri tanıtırken sıfır atık yaklaşımını da göz önünde bulunduran eğitimlerde, üretimde atık oluşumunun azaltılması da sağlanıyor. Hamzabeyli başta olmak üzere Işıktepe, Çukurkeşlik, Çavak, Çamlıdere ve Karahacılı mahallelerinde tarımsal üretim yapan kadınlar; kendi yetiştirdikleri ürünleri atölyeye getirerek, Büyükşehir’e ait makine ve ekipmanları teknik personel gözetiminde kullanabilecek. Atölyeyi kullanmak isteyenler, 0 538 574 42 14 ve 0 324 533 26 08 numaralı telefonlar üzerinden randevu alabilecek. Proje kapsamında; Hamzabeyli ve çevre mahallelerde ikamet eden kadınlara duyuru yapılarak, her ayın son cuma günü teknik eğitimler verilecek. Eğitim programı arasında; Makine Ekipman Kullanımı, İş Sağlığı ve Güvenliği, Personel Hijyeni, Gıda Okuryazarlığı ile Nar Ekşisi Üretimi gibi başlıklar yer alıyor. Ayrıca randevu alan vatandaşlara yönelik; 10 kişilik kontenjanla sınırlı olmak üzere, ayın ilk ve son haftasına denk gelen çarşamba günleri, uygulamalı atölyeler düzenlenecek. Karacan: “Kurutmadaki amacımız, kan portakalının katma değerini daha da artırmak” Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı kurutma eğitimi hakkında bilgi veren Gıda Teknikeri Ayşegül Tor Karacan, “Atölyedeki amacımız, kan portakalını 12 ay boyunca tüketilebilir katma değeri daha da yüksek bir ürüne dönüştürmek. Atölyeye katılan vatandaşlarımız kentten kırsala gelerek, kan portakalının yetiştiği ortamı da görme fırsatı buluyor. Atölyemizde ürünlerin yıkanması, dilimleme kalınlıkları, kurutma sıcaklığı ve süresi, paketleme, etiketleme ve muhafaza koşulları ile ilgili teknik bilgiler veriliyor” sözlerini kaydetti. Atölyede profesyonel ekipmanların kullanıldığını sözlerine ekleyen Karacan, “Atölyemiz her yönüyle çok güzel geçti. Genel olarak insanlar çok isteklilerdi ve ‘Bizler de ürün getirip burada üretim yapabilir miyiz?’ diye sordular” dedi. Üretici kadınlar, bölge ekonomisinin ve yerel kalkınmanın bir parçası oluyor Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı kurutma eğitimine kızı ile birlikte katılarak, niş ürünler hakkında bilgi sahibi olma fırsatı yakaladığını belirten Berrin Gülerer, “Atölyede çok güzel tanıtımlar yapıldı ve kullanacağımız bilgileri aldık. Mersin hakkında bilmediğimiz bir sürü şeyi öğrendik. Tüm kadınlara tavsiye ediyoruz. Böyle etkinlikleri kaçırmayıp katılsınlar. El emeğiyle doğradığımız kan portakallarımızı, fırınlara kendi ellerimizle koyduk. Her şey çok güzeldi. Büyükşehir Belediyemize teşekkür ediyoruz” diye konuştu. Tarım sektöründe çalışan ve narenciyeyle ilgilendiğini dile getiren Aysel Oğuz, “Kan portakalı gerçekten bölgemiz için çok önemli bir ürün. Bu ürünün yurt dışında tanıtımı için, elimizden geleni yapmamız gerekiyor. Ama öncelikle bunu kendi halkımıza tanıtmamız gerekiyor. Bu imkanları sağlayan belediyemize çok teşekkür ediyorum. Portakalların hangi şartlarda ve nasıl kurutulacağını, özelliklerini çok güzel anlattılar” ifadelerini kullandı. Atölyenin eğitici olduğu kadar eğlenceli de geçtiğini belirten Selin Tandik, “Kan portakalı gibi niş bir ürünün, kurutma aşamasıyla yeni bir ürüne dönüştürülmesi ve bundan gelir elde edilmesi gerçekten çok güzel. Böyle bir ortamın belediye tarafından sağlanıp desteklenmesi de çok kıymetli. Köylerdeki yaşamın devam edebilmesi için çok fazla desteğe ihtiyaç var. Desteklenmesi gereken bu projeler için Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum” sözlerine yer verdi.

Nergis Projesi Kırsal Kalkınmaya Destek Oluyor Haber

Nergis Projesi Kırsal Kalkınmaya Destek Oluyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kalkınmayı önceleyen örnek projeleri, üreticinin yüzünü güldürmeye ve aile ekonomilerine destek olmaya devam ediyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından bu kapsamda yürütülen ‘Nergis Soğanı Dağıtım Projesi’nden faydalanan üreticiler, mis kokulu nergis çiçeklerini hasat ediyorlar. Tarsus’a bağlı Kaklıktaşı Mahallesi’nde ekilen soğanlardan çıkan nergisler; kadınlar tarafından toplanıyor, demetleniyor ve yurdun dört bir tarafına ulaştırılıyor. Geçtiğimiz günlerde Tarsus Pirömerli Mahallesi’nde 4.’sü düzenlenen ve binlerce kişinin katıldığı ‘Nergis Şenliği’ ile ürünün tanıtılmasında ve bölgenin kalkınmasında önemli hizmet sunan Mersin Büyükşehir Belediyesi, sulama suyu imkanının kısıtlı olduğu kırsal bölgelerde ve özellikle atıl vaziyette duran arazilerde nergis yetiştirilmesiyle, ekonomiye ciddi oranda artı değer kazandırılmasına öncülük ediyor. Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Nergis Soğanı Dağıtım Projesi’ öncesinde çok az sayıda kişinin nergis üretimi yaptığı Tarsus’un kırsal mahallelerinde, üreticilerin desteklenmesi ve özellikte de ‘Nergis Şenliği’nin hem yurt içinde, hem de yurt dışında duyulmasıyla ürünün üretim miktarı oldukça arttı. Şeker: “Nergisi, bölgemizin marka değeri haline getirmeyi hedefliyoruz” Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda Ziraat Mühendisi olarak görev yapan Pembegül Şeker, nergisin katma değerinin her geçen gün arttığını vurgulayarak, “Yürütmüş olduğumuz ‘Nergis Soğanı Dağıtım Projesi’ kapsamında, 2020-2025 yılları arasında 356 üreticimize yüzde 80 hibeli 626 bin 336 adet nergis soğanı dağıtımı gerçekleştirildi. 2025 yılında Mersin genelinde 60 üreticiye, kişi başı 1500 adet olmak üzere, toplamda 90 bin adet nergis soğanı verildi” dedi. Uygulanan proje sayesinde; özellikle atıl durumda bulunan taşlık arazilerin tarıma kazandırılmasının yanı sıra, nergisin düşük girdi maliyetli ve yüksek katma değere sahip olmasının kırsalda önemli bir gelir kaynağı oluşturduğunu vurgulayan Şeker, “Üreticilerimizle birlikte nergis hasadını gerçekleştiriyoruz. Büyükşehir Belediyesi olarak sadece nergis soğanı dağıtmakla kalmayıp; düzenlediğimiz nergis şenlikleriyle de üreticilerimizin emeğini görünür kılıp, kırsal kalkınmayı sosyal ve kültürel etkinliklerle destekliyor ve nergisi bölgemizin marka değeri haline getirmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Muhtar Işık: “Atıl arazilerimizi, nergis soğanı ekerek değerlendiriyoruz” Tarsus Kalklıktaşı Mahallesi Muhtarı Kamuran Işık, “Şu sıralar nergis hasadını gerçekleştiriyoruz. Başkanımız Vahap Seçer, dördüncüsü düzenlenen festivalde çok büyük katkıda bulundu. Nergisi bu sayede tüm Türkiye tanıdı. Büyükşehir nergis soğanı dağıtmadan önce üretim bu kadar yoktu. Şimdi üretim en az 10 katına çıktı. Bizim burada sulama suyu olmadığı için arazilerimiz atıl durumdaydı. Bu arazilere şimdi nergis ekiyor ve bu kış günü gelir elde ediyoruz” dedi. Kış şartlarında üreticiye gelir Nergis üreticisi kadınlardan Ferda Bostan da atıl vaziyetteki arazisini nergis üretimiyle değerlendirdiğini söyleyerek, “Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyoruz. 2024 senesinde de kişi başı birer çuval nergis soğanı verdiler. Böylece kullanılmayan arazilerimiz değerlendi. Çok memnunuz. Bu iş sadece Tarsus’a değil, çevre illere de yayıldı. Ülke ekonomisine de büyük bir katkısı oldu. Kış gibi zorlu bir mevsimde yaptığımız üretim, bizlere de gelir sağlıyor” diye konuştu.

Üreten Kadınlar Festivali Kapılarını Açtı Haber

Üreten Kadınlar Festivali Kapılarını Açtı

Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği “Büyükşehirle Üreten Kadınlar Festivali”, DBB Kongre ve Kültür Merkezi’nde kapılarını açtı. Ünlü oyuncu ve sunucu Berna Laçin’in konuk sanatçı olarak katıldığı festival, dopdolu içeriğiyle 15 Şubat tarihine kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. Yerel kalkınmanın öncüsü olan kadın üreticileri bir araya getiren festivalin açılış törenine, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, eşi Nilgün Çavuşoğlu, Kent Konseyi Başkanı Ali Marım, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, Pamukkale Belediye Başkan Yardımcısı Himmet Yavaş, ünlü sanatçı Berna Laçin’in yanı sıra çok sayıda kadın girişimci ve davetliler katıldı. Festivalin açılışı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, “Zeybek Bilmeyen Kadın Kalmasın” projesi kapsamında zeybek eğitimi alan kadınların sahnelediği gösteriyle başladı. “Bu hayali adım adım büyütüyoruz” Törende konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, kadınların sosyal ve ekonomik hayatta daha güçlü yer almasının, yerel kalkınmanın en temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. Denizli’de kadınların kimseye ihtiyaç duymadan kendi ayakları üzerinde durabildiği bir şehir hedeflediklerini belirten Başkan Çavuşoğlu, “Bu şehrin kadınlarının özgürce üretebildiği, sosyal hayatın içinde aktif rol alabildiği bir Denizli hayal ediyoruz. Bu hayali adım adım büyütüyoruz” dedi. Büyükşehir kadınların her zaman yanında Göreve geldikleri günden bu yana kadınların hayatın her alanında daha görünür olması için projeler geliştirdiklerini ifade eden Başkan Çavuşoğlu, özellikle “Zeybek Bilmeyen Kadın Kalmasın” projesine değindi. Yıllarca düğünlerde zeybeği çoğunlukla erkeklerin oynadığını gördüğünü belirten Başkan Çavuşoğlu, “Kadınlarımız neden o meydanda olmasın dedik. Muhtarlıklarımız aracılığıyla kadınlarımızı kurslara taşıyoruz, eğitimlerini alıyorlar ve bugün burada olduğu gibi gururla sahneye çıkıyorlar” diye konuştu. Başkan Çavuşoğlu, kadınlara yönelik yüzme kursları hakkında da bilgi vererek, “Yüzme bilmeyen kadın kalmasın istedik. Muhtarlıklarımız üzerinden başvuruları alıyoruz, kadınlarımızı evlerinden alıp havuzlara götürüyoruz. Yüzmeyi öğrenenleri denizle buluşturuyoruz. Şu ana kadar iki bine yakın kadınımız yüzme öğrendi. Onların yüzündeki mutluluk her şeye değer” ifadelerini kullandı. “Eşitlik ilkesini gözetiyoruz” Festivalde stant yerlerinin kura ile belirlendiğini vurgulayan Çavuşoğlu, “Hiç kimseye ayrıcalık tanımadan, eşitlik ilkesini gözeterek hareket ediyoruz. Bu şehirde üreten kim varsa yanında olmaya devam edeceğiz. Biz bu yola birilerini zenginleştirmek için değil, halkımızı güçlendirmek için çıktık” dedi. Kadın üreticilere verilen desteklerin artarak süreceğini belirten Çavuşoğlu, Denizli’nin kaynaklarının yine Denizli halkı için kullanılacağını söyledi. “Kadın varsa umut var” Festivalin konuk sanatçısı, ünlü sunucu ve oyuncu Berna Laçin ise konuşmasında kadın emeğinin önemine vurgu yaptı. “Kadın varsa umut var” diyen Laçin, kadınların fırsat bulduklarında büyük başarılara imza attığını ifade etti. Özellikle dijitalleşen dünyada kadınların kendi markalarını oluşturma ve ürünlerini daha geniş kitlelere ulaştırma imkanı bulunduğunu belirten Laçin, yerel üretimin tasarım ve vizyonla birleştiğinde çok daha güçlü bir ekonomik değere dönüşeceğini söyledi. “Denizli’nin kadını üretkendir” Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan ise, Denizli’nin üretim kültürüne dikkat çekerek, özellikle tekstil sektöründe kadın emeğinin büyük payı olduğunu ifade etti. Kadınların istihdama katılımının artmasının hem ekonomik hem de sosyal açıdan önemli olduğunu belirten Doğan, bu tür festivallerin kadınlara cesaret verdiğini söyledi. Dolu dolu festival Konuşmaların ardından festivalin açılışı, Başkan Çavuşoğlu, Berna Laçin, protokol üyeleri ve üreten kadınlar tarafından gerçekleştirildi. Atölye çalışmalarından konserlere dopdolu içeriğiyle bu yıl da üreten kadınları bir araya getiren festival hem üretici kadınların pazar ağını genişletmeyi hem de sosyal bir paylaşım platformu oluşturmayı hedefliyor. Toplamda 258 standın kurulduğu festivalde; giyim, gıda, el sanatları ve tekstil başta olmak üzere 6 farklı kategoride binlerce ürün ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Festival, 3 gün boyunca ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.