Hava Durumu

#Kahverengi Kokarca

Kırsal Haber - Kahverengi Kokarca haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kahverengi Kokarca haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İtalya’dan Türkiye’ye Kahverengi Kokarca Deneyimi Haber

İtalya’dan Türkiye’ye Kahverengi Kokarca Deneyimi

Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü, kahverengi kokarca ile biyolojik mücadele çalışmalarında uluslararası bilgi ve deneyim paylaşımına ev sahipliği yapıyor. İtalya Torino Üniversitesi’nden Dr. Francesco Tortorici, Enstitünün daveti üzerine çalışma ziyareti gerçekleştirdi. Kahverengi kokarca ile mücadelede farklı ülkelerin deneyimlerinin paylaşılması, zararlının kontrolüne yönelik biyolojik mücadele çalışmalarına katkı sağlıyor. Bu kapsamda Enstitüyü ziyaret eden Dr. Francesco Tortorici, İtalya’da yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. İtalya’nın kahverengi kokarca mücadelesi anlatıldı Dr. Tortorici, Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsünde gerçekleştirdiği sunumda İtalya’da kahverengi kokarca ile biyolojik mücadele çalışmaları hakkında bilgi paylaşarak, saha deneyimlerini aktardı. Sunumda, İtalya’da kahverengi kokarcaya karşı yürütülen mücadele uygulamaları ve biyolojik mücadelede elde edilen saha deneyimleri ele alındı. Samuray arıcığı ve yerli parazitoid türleri üzerine uygulamalı eğitim Üç gün sürecek çalışma ziyareti kapsamında Dr. Francesco Tortorici, Enstitünün Biyolojik Mücadele uzmanlarına yönelik uygulamalı eğitim de gerçekleştirecek. Eğitimlerde Samuray arıcığı ile yerli parazitoid türlerinin teşhisi üzerinde durulacak. Böylece uzmanların kahverengi kokarcaya karşı biyolojik mücadelede kullanılan ve araştırılan parazitoid türlerinin tanınmasına yönelik bilgi ve deneyimlerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsünün uluslararası uzmanlarla gerçekleştirdiği bu tür çalışma ziyaretleri, kahverengi kokarca ile mücadelede bilimsel bilgi ve saha deneyimlerinin paylaşılmasına katkı sağlıyor.

TMO'dan Fındık Üreticilerine Müjde: Alım Noktaları ve Kotalar Artırıldı! Haber

TMO'dan Fındık Üreticilerine Müjde: Alım Noktaları ve Kotalar Artırıldı!

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), fındık piyasasında istikrarı korumak ve üreticilerin depolama, finansman ve pazarlama ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kabuklu fındık alım faaliyetlerini kapsamlı yeni düzenlemelerle sürdürüyor. Üreticilerin mağduriyet yaşamaması adına kota artışından vekaleten teslimat kolaylığına kadar birçok önemli adım atıldı. ​Genişletilmiş Alım Ağı ve Yüksek Kapasite ​24 Ağustos 2026 tarihinde 17 noktada başlayan kabuklu fındık alımları; bugün itibarıyla 55 noktada ve 75 ekiple hız kesmeden devam ediyor. İşyerlerinde günlük 5 bin tonun üzerinde randevu verilirken, 4 bin tonun üzerinde fiili alım gerçekleştiriliyor. ​Şu ana kadar yaklaşık 100 bin üretici, 205 bin ton ürün için randevu oluşturdu. Randevu sisteminde herhangi bir aksama yaşanmazken, üreticiler talep ettikleri gün içinde ürünlerini aynı gün teslim etme imkanı buluyor. ​Dekara Verim Ortalamaları (Kota) Artırıldı ​Rekolte tahmin komisyonlarının çotanak sayımına dayanarak belirlediği ilçe verim ortalamaları, yüksek verim alan üreticilerin mağdur olmaması için ilk olarak %20 oranında artırılmıştı. ​Gelen talepler doğrultusunda bu oran %30 daha artırılıyor. Yapılan bu artışa rağmen kotası 100 kg/da altında kalan ilçelerdeki üreticilerin TMO'ya teslim edebileceği miktar 100 kg/da'a tamamlandı. Ayrıca ÇKS'ye ilçe verim ortalaması 160 kg/da üzerinde girilmiş olan verimler, girildiği miktar üzerinden alınmaya devam ediyor. ​Vekaleten Ürün Teslimat Kolaylığı ​Ürünlerin üreticiler tarafından bizzat getirilmesi esas olmakla birlikte; hasat sonrasında farklı illere göç eden veya ayrılan üreticilerin mağduriyet yaşamaması adına önemli bir kolaylık sağlandı. Üreticiler, ürün teslimatlarını 1. ve 2. derece yakınlarına verecekleri vekaletnameler ile gerçekleştirebilecekler. ​Çürük Oranı Kriterinde Üretici Odaklı Esneklik ​Kahverengi kokarca popülasyonundaki artış ve bahçe bakımını düzenli yapan üreticilerin korunması amacıyla TMO alım kriterlerinde esnekliğe gidildi. Geçmişte %3 olan azami çürük iç fındık oranı; ​2022 yılında %5'e, ​2024 yılında ise %7'ye yükseltilmişti. ​TMO, uzun süreli depolama koşullarında yaşanabilecek kalite ve değer kayıplarını göz önünde bulundurarak üreticilerin yanında yer almayı bu dönemde de sürdürüyor.

Kahverengi Kokarca'ya Karşı 15 İlde Eş Zamanlı Seferberlik Haber

Kahverengi Kokarca'ya Karşı 15 İlde Eş Zamanlı Seferberlik

Tarımsal rekolteyi tehdit eden Kahverengi Kokarca zararlısına karşı yürütülen mücadele yeni bir boyuta taşınıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü çatısı altında bir araya gelen 15 ilin yöneticileri, önümüzdeki dönemde uygulanacak kışlak mücadelesinin stratejisini belirledi. Tarım ve Orman Bakanlığı, fındık başta olmak üzere pek çok tarım ürününe zarar veren Kahverengi Kokarca ile Mücadele Eylem Planı kapsamındaki temaslarını sürdürüyor. Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Dr. Ersin Dilber başkanlığında düzenlenen geniş kapsamlı değerlendirme toplantısında, 2026 yılı boyunca sahada yürütülen çalışmalar ve yaklaşan kış dönemi eylemleri masaya yatırıldı. Çevrim içi olarak gerçekleştirilen zirveye, zararlının görüldüğü ve risk taşıdığı 15 ilin İl Müdürleri, İl Müdür Yardımcıları ile Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürleri katılım sağladı. Toplantıda öncelikle yıl boyunca yürütülen izleme, tespit ve kontrol faaliyetlerinin sonuçları detaylı şekilde incelendi. Havaların soğumasıyla birlikte zararlının kapalı alanlara ve kışlak mekanlarına çekilme eğilimi göstermesi nedeniyle, önümüzdeki günlerde yürütülecek kışlak mücadelesi ana gündem maddesi oldu. İlgili tüm kurumların iş birliğiyle 15 ilde eş zamanlı bir mücadele takviminin uygulanması kararlaştırılırken, zararlının kış uykusuna yatacağı alanlarda saha kontrollerinin ve müdahale süreçlerinin daha da sıklaştırılacağı vurgulandı. Üreticilerin rekolte ve kalite kaybı yaşamaması adına Bakanlık birimlerinin sahada tam koordinasyonla çalışmaya devam edeceği bildirildi.

Kahverengi Kokarcaya Karşı Dev Mücadele Haber

Kahverengi Kokarcaya Karşı Dev Mücadele

Tarım ve başta fındık olmak üzere 300'den fazla bitkisel üründe büyük zararlara yol açan kahverengi kokarca zararlısına karşı Türkiye genelinde yürütülen entegre mücadele aralıksız sürdürülüyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yaptığı açıklamada, 2026 yılı içinde doğaya 1 milyon 650 bin samuray arısı salındığını ve biyolojik mücadelede dünya ölçeğinde örnek projelere imza atıldığını bildirdi. ​40 İlde Entegre ve Çok Yönlü Mücadele Stratejisi ​Zararlının yayılım gösterdiği ve risk altında bulunan 40 ilde Kahverengi Kokarca ile Mücadele Eylem Planı kararlılıkla uygulanıyor. Mekanik, biyoteknik, biyolojik ve kimyasal yöntemlerin bir arada kullanıldığı süreçte şu çalışmalar öne çıkıyor: ​Kışlak Mücadelesi: Zararlının kış aylarında ev, ahır, samanlık ve depolar gibi korunaklı alanlara yöneldiği dönemde popülasyonun kırılması amacıyla 2026 yılında 859 bin 329 hanede kışlak mücadelesi gerçekleştirildi. ​Biyolojik ve Kimyasal Seferberlik: 40 ilde öncelikli olarak biyolojik mücadele yürütülürken; popülasyon yoğunluğunun ekonomik zarar eşiğini aştığı alanlarda kimyasal mücadeleye başvuruluyor. ​Cezbet-Öldür Yöntemi: Sonbahar döneminde Karadeniz ve Marmara bölgelerindeki bulaşık alanlarda feromon tuzaklar vasıtasıyla feromon tuzaklarla cezbet-öldür yöntemi uygulanıyor. ​Uluslararası İş Birliği: Azerbaycan'a Samuray Arısı Desteği ​Türkiye’nin kahverengi kokarcaya karşı geliştirdiği başarılı biyolojik mücadele modeli bölge ülkeleri tarafından da yakından takip ediliyor. Parazitoit üretim ve salımındaki tecrübelerini Gürcistan ve Azerbaycan ile paylaşan Tarım ve Orman Bakanlığı, bu kapsamda Türkiye'de üretilen 20 bin adet samuray arısını kardeş Azerbaycan'a gönderdi. Azerbaycan’daki ilk parazitoit salımı, 7 Temmuz 2026 tarihinde TAGEM'e bağlı Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü uzmanlarının teknik desteğiyle başarıyla hayata geçirildi. ​Üreticilere Kapsamlı Eğitimler Veriliyor ​Kahverengi Kokarca ile Ülkesel Entegre Mücadele Yönetimi Projesi çerçevesinde çiftçilere yönelik bilinçlendirme faaliyetleri de artarak devam ediyor. Uzmanlar tarafından üreticilere; zararlının biyolojisi, kışlak alanlarının tespiti, mekanik mücadele teknikleri ve alınması gereken koruyucu önlemler detaylı bir şekilde aktarılıyor. Toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla hazırlanan bilgilendirici broşürler üreticilere dağıtılarak doğru ve sürdürülebilir tarımsal uygulamalar teşvik ediliyor. ​Bilimsel Çalışmaları Güçlendirecek İki Yeni Proje Başlatıldı ​Mücadele sürecinde elde edilen başarıları daha üst seviyelere taşımak ve rekolte kayıplarını en aza indirmek adına 2026 yılı itibarıyla iki yeni stratejik proje devreye alındı: ​Kahverengi Kokarcanın Fındıkta Verim ve Kalite Kayıplarının Ekonomik Analizi ve Kimyasal Mücadele Optimizasyonu Projesi: Bu projeyle ekonomik zarar eşiği ile optimum kimyasal mücadele zamanı tespit edilerek karar destek sistemlerine entegre edilecek. ​Kahverengi Kokarcanın Farklı Konukçularındaki Zarar Potansiyelinin, Popülasyon Dinamiklerinin ve Kritik Mücadele Dönemlerinin Belirlenmesi Projesi: Farklı bitkilerdeki zarar potansiyelleri ortaya konularak, tahmin-uyarı sistemleriyle entegre yeni mücadele programları geliştirilecek.

Kahverengi Kokarcaya Karşı Biyolojik Mücadele Haber

Kahverengi Kokarcaya Karşı Biyolojik Mücadele

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2026 Yılı Bitki Sağlığı Uygulama Programı çerçevesinde yürütülen Kahverengi Kokarca (Halyomorpha halys) Ülkesel Entegre Mücadele Yönetimi Projesi kapsamında Eskişehir’de kritik bir adım atıldı. Zararlının doğal düşmanı olan Samuray arıcıkları (Trissolcus japonicus) Eskişehir’de doğayla buluşturuldu. ​Riskli İlçelerde Eş Zamanlı Çalışma ​Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün koordinesinde gerçekleştirilen operasyonda; Ankara Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü teknik ekipleri ile il ve ilçe müdürlüklerinin personelleri ortaklaşa görev aldı. ​Kahverengi Kokarca açısından yüksek risk taşıyan şu dört ilçede biyolojik mücadele uygulaması hayata geçirildi: ​Odunpazarı ​Tepebaşı ​Mihalgazi ​Sarıcakaya ​2.016 Adet Samuray Arıcığı Doğaya Bırakıldı ​Zararlının popülasyonunu kimyasal kullanmadan baskı altına almayı hedefleyen çalışmalarda tabiatın dengesi gözetiliyor. Belirlenen alanlarda toplam 2.016 adet Samuray arıcığı, Kahverengi Kokarca yumurtalarını parazitlemesi amacıyla doğaya salındı. ​Bu biyolojik mücadele yöntemiyle: ​Zararlının yumurtaları etkisiz hale getirilerek popülasyon doğal yollarla kontrol altında tutuluyor. ​Kimyasal ilaç kullanımına duyulan bağımlılık en aza indiriliyor. ​Ekosistem ve doğal denge korunarak sürdürülebilir tarım destekleniyor. ​Tarımsal Üretimde Kalite ve Verim Güvence Altında ​Başta meyve ve sebze üretimi olmak üzere pek çok tarımsal üründe ciddi verim ve kalite kayıplarına yol açabilen Kahverengi Kokarca’ya karşı çalışmalar aralıksız sürecek. Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, üreticilerin mahsulünü korumak ve bitkisel üretimde sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla sürvey, izleme ve biyolojik mücadele faaliyetlerinin ilgili tüm kurumlarla iş birliği içinde kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.

Kene ve Kahverengi Kokarca Tehdidine Karşı 51 Bin Keklik ve Sülün Salınacak Haber

Kene ve Kahverengi Kokarca Tehdidine Karşı 51 Bin Keklik ve Sülün Salınacak

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bu yıl 39 bin 250 keklik ve 11 bin 750 sülün olmak üzere, toplam 51 bin kanatlıyı doğaya kazandırmayı hedeflediklerini belirterek, “62 ilde, 156 farklı alanda, keklik ve sülün salımları gerçekleştirilecek. Salınacak türler, kene ve kahverengi kokarca ile biyolojik mücadeleye destek verecek." dedi. Bakan Yumaklı, Bakanlığa bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğünün, kene ve kahverengi kokarca ile mücadele hazırlıklarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Her yıl üretim merkezlerinde, binlerce keklik ve sülün üretilerek, uygun alanlarda doğaya salındığını anlatan Yumaklı, DKMP'nin kanatlı türleri doğayla buluşturmak üzere gerçekleştirdiği hazırlıkları bu yıl da tamamladığını söyledi. Bakan Yumaklı, yaban hayatının desteklenmesi, bozulan ekolojik dengenin yeniden tesis edilmesi ve yaban hayvanı popülasyonlarının güçlendirilmesi amacıyla doğaya salınan keklik ve sülünlerin doğal avlanma içgüdüleri sayesinde, kene ve kahverengi kokarca gibi zararlılarla biyolojik mücadeleye de katkı sağladığına işaret ederek, DKMP bünyesinde Afyonkarahisar, Kahramanmaraş, Yozgat, Gaziantep ve Malatya'daki istasyonlarda keklik, Samsun, İstanbul ve Gümüşhane'deki istasyonlarda ise sülün üretimi gerçekleştirildiğini aktardı. “10 YILDA 1 MİLYON KANATLIYI DOĞAYLA BULUŞTURDUK" Söz konusu merkezlerde yetiştirilen kanatlı yaban hayvanlarının, doğaya salınarak hem popülasyonların desteklendiğini, hem de doğal dengenin güçlendirildiğine dikkati çeken Yumaklı, şu değerlendirmelerde bulundu: “DKMP Genel Müdürlüğümüz, 2025 yılında 36 bin 250 keklik ve 9 bin sülünü doğayla buluşturdu. Bu yıl, 39 bin 250 keklik ve 11 bin 750 sülün olmak üzere, toplam 51 bin kanatlıyı doğaya kazandırmayı hedefliyoruz. Son 10 yılda, yaklaşık 750 bin keklik ve 250 bin sülün olmak üzere, 1 milyon kanatlıyı doğayla buluşturduk." Bakan Yumaklı, bu kapsamda arazi çalışmaları, habitat değerlendirmeleri ve teknik analizlerin yapıldığına değinerek, “Bu yıl belirlenen 62 ilde, 156 farklı alanda, keklik ve sülün salımları gerçekleştirileceğiz." dedi. “SALIM YAPILAN ALANLAR 3 YIL SÜREYLE AVA KAPATILIYOR" Salım alanlarının seçiminde, büyük bir titizlikle çalışıldığının altını çizen Yumaklı, türlerin ekolojik gereksinimleri, habitat uygunluğu, besin ve su kaynaklarının yeterliliği, barınma imkanları, yırtıcı baskısı, insan faaliyetlerinin yoğunluğu ve önceki yıllara ait izleme sonuçlarının dikkate alındığını dile getirdi. Bakan Yumaklı, 50 ilde 116 noktada kınalı keklik, 16 ilde 34 noktada sülün ve 5 ilde 6 noktada çil keklik salımının planlandığını belirterek şunları kaydetti: “Keklik ve sülün salımları, kene ve kahverengi kokarca ile biyolojik mücadeleye de katkı sağlıyor. Özellikle keklikler, salım öncesinde kene tutulumuna karşı ilaçlanıyor. Sülünler ise tarım zararlısı kahverengi kokarcayla biyolojik mücadele kapsamında, Karadeniz Bölgesi'ndeki illerde doğaya bırakılacak. Ayrıca salım yapılan alanlar, 3 yıl süreyle ava kapatılmaktadır. Bütün amacımız, yaban hayatının korunması, geliştirilmesi, bu alanlardan şuurlu, planlı faydalanılması, sürdürülebilir bir yönetim anlayışıyla, gelecek nesillere intikalinin sağlanmasıdır."

Fındık Üreticilerine Uyarı: Kahverengi Kokarca ve Külleme Hastalığı İçin İlaçlama Zamanı! Haber

Fındık Üreticilerine Uyarı: Kahverengi Kokarca ve Külleme Hastalığı İçin İlaçlama Zamanı!

Giresun genelindeki fındık bahçelerinde büyük ekonomik kayıplara yol açabilen Fındıkta Külleme Hastalığı ve son yılların en büyük tehdidi olan Kahverengi Kokarca zararlısına karşı ilaçlı mücadele tüm hızıyla sürüyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, saha kontrollerinin ardından üreticilere yönelik çok önemli uyarılarda bulundu. Peki, fındık bahçelerinde külleme ve kahverengi kokarca ilaçlaması ne zaman ve nasıl yapılmalı? İşte üreticilerin mutlaka dikkat etmesi gereken hayati detaylar... Haziran Ayında İlaçlama Neden Kritik? Yapılan saha incelemelerinde, fındıkta külleme hastalığının yoğunlaştığı; kahverengi kokarca erginlerinin ise kışlaklardan çıkarak fındık bahçelerine yerleştiği tespit edilmiştir. Özellikle yağışlı havalar nedeniyle ilaçlama yapamayan ya da ilaçlama yapmasına rağmen bahçesinde hastalık belirtisi gören üreticilerin Haziran ayı içinde mutlaka harekete geçmesi gerekiyor. Bu dönem, kahverengi kokarca erginlerinin beslenerek zarar verdiği ve dişilerinin yumurta bırakmaya başladığı kritik bir evredir. Temmuz Başından İtibaren Tehlike Büyüyor! Temmuz ayının başından itibaren kahverengi kokarca erginleri ve nimfleri (yavruları), olgunlaşmakta olan fındıklarda emgi yapmaya başlar. Bu durum fındıkta; Buruşuk iç oluşumu, Lekeli iç oluşumu ve doğrudan pazar değerinin düşmesine neden olur. Önemli Eşik: Üreticiler bahçelerini sık sık kontrol etmelidir. Yapılacak örnekleme yönteminde 10 ocakta en az 1 ergin zararlı görüldüğü takdirde ilaçlama uygulamasına kesinlikle devam edilmelidir. Fındık İlaçlaması Yapılırken Nelere Dikkat Edilmeli? (Doğru Doz ve Yöntem) İlaçlamadan maksimum fayda sağlamak ve emeğin boşa gitmesini önlemek için şu kurallara harfiyen uyulmalıdır: Su ve Doz Ayarı: Dekara (50-60 ocağa) verilen ilaç dozu; motorlu sırt atomizörü kullanılıyorsa en az 40-50 litre, motorlu pülverizatörler kullanılıyorsa 100 litre su ile karıştırılarak uygulanmalıdır. Uygulama Yönü: İlaçlamanın fındık ocaklarının altından yukarıya doğru yapılmasına azami dikkat gösterilmelidir. Böylece yaprakların alt kısımlarına ve gövdeye gizlenen zararlılara doğrudan temas sağlanır. Karışım Durumu: Mücadelede kesinlikle tavsiye edilmeyen Bitki Koruma Ürünü (BKÜ) kullanılmamalıdır. Yaprak gübreleri hariç, herhangi bir kimyasal madde ilaçla karıştırılmadan önce mutlaka etiketindeki karışılabilirlik durumu kontrol edilmelidir. İnsan ve Hayvan Sağlığı İçin Alınması Gereken Önlemler Kimyasal mücadelenin çevreye ve sağlığa zarar vermemesi için şu güvenlik önlemleri hayati önem taşımaktadır: Kullanılan Bitki Koruma Ürününün hasat aralığı (bekleme süresi) mutlaka dikkate alınmalıdır. İlaçlama yapılan bahçelerde hayvan otlatılmamalı ve bu bahçelerden kesinlikle meyve yenmemelidir. Kullanılacak ilaçlar, İl Müdürlüğü tarafından yetkilendirilmiş Bitki Koruma Ürünleri Bayisinden alınmalı ve uygulama mutlaka BKÜ Uygulama Belgesi sahibi kişilerce yapılmalıdır. Fındıkta verim ve kalite kaybı yaşamamak, gelecekteki fındık rekoltesini korumak için ilaçlama takvimini kaçırmayın. Üreticilerimiz daha detaylı ve geniş bilgi almak için İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerine müracaat edebilirler.

Çiftçinin Alın Teri Erken Mücadeleyle Korunuyor Haber

Çiftçinin Alın Teri Erken Mücadeleyle Korunuyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, zorlu koşullarda var olma mücadelesi veren çiftçiyi dirençli hale getirmek için, ülke genelinde hızla yayılarak milyonlarca dolarlık zarara neden olan kahverengi kokarca böceğine karşı mücadele başlattı. Ürünlere zarar veren istilacı türe karşı, üreticiler bilinçlendirilerek feromon tuzağı dağıtımına başlandı. 1000 adet tuzakla başlayan dağıtım İzmir geneline yayılacak. Böylece hem çiftçinin emeği hem de kentin gıda güvenliği korunacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Türkiye genelinde son dönemde hızla yayılmaya başlayan, önemli ihracat kalemleri arasındaki ürünlere zarar veren kahverengi kokarca böceğine karşı harekete geçti. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, çiftçilerin ekonomik kayıp yaşamaması ve İzmir’in ihracat payında düşüş yaşanmaması için kent genelinde zararlıya karşı mücadele ve bilinçlendirme çalışmasına başladı. İzmir’in üretimde lider olduğu satsuma mandalina, mısır, kiraz ve domates başta olmak üzere fındık, elma, armut, turunçgiller, ceviz, biber, patlıcan gibi çok sayıda meyve ve sebzede hasar bırakarak ekonomik kayba neden olan kahverengi kokarca böceğiyle mücadele kapsamında çiftçiye feromon tuzağı dağıtıldı. Zararlının yayılımı kontrol altına alınacak Çalışma Bakırçay Havzası’nda Bergama’dan başladı. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın ziraat mühendisleri, çiftçiyle bir araya gelerek kahverengi kokarca böceğinin zararlarına karşı üreticiyi bilgilendirdi. İlk etapta 1000 adet feromon tuzağı dağıtıldı. Dağıtımı yapılan tuzaklar aracılığıyla zararlının yoğun görüldüğü alanlarda popülasyonunun takibi sağlanarak, mücadelenin zamanında ve etkin şekilde yürütülmesi sağlanacak. Böylelikle zararlının yayılımı kontrol altına alınarak erken müdahale sağlanmış olacak. Ekolojik, sürdürülebilir mücadele Sahada tuzakların kurulumu hakkında çiftçiyi bilgilendiren Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görevli ziraat mühendisi Barış Pasin, “Ülkemizde son yıllarda yayılan kahverengi kokarca zararlısıyla ilgili bir mücadele çalışması içerisindeyiz. Bu mücadeleyi daha efektif, daha kontrollü sağlayabilmek için feromon tuzağı dağıtıyoruz. Bu projenin asıl amacı, tuzakla canlının popülasyonunu ölçmek ve popülasyonun tespit edilmesi halinde üremesini engelleyebilmek için mücadele yönüne geçmek. Üreticilerimizi de bu konuda bilinçlendirebilmek istiyoruz. Ekolojik, sürdürülebilir bir mücadele yöntemi ile vatandaşlarımızla daha temiz, daha duyarlı bir üretim sahası oluşturabilmek” diye konuştu. “Öncülüğünü yapmış olacağız” Tuzak desteğinden faydalanan Bergamalı üretici Erol Akkul ise “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetine şimdiden teşekkür ediyoruz. Kahverengi kokarca böceğini inşallah burada görmeyiz. Görürsek de mücadelenin öncülüğünü yapmış olacağız. Yayılmasını engellenmek için öncelik bu tuzakların kurulumunu yapıyoruz” dedi. Bir sezonda 3 bin yumurta bırakan istilacı tür Kahverengi kokarca böceği, tarımsal üretimde önemli ölçüde kayıplara neden olan tahripkâr ve istilacı bir zararlı olarak tanımlanıyor. Genellikle yaprakların altına, meyve kabuklarına ya da genç sürgünlere yumurta bırakan zararlılar, bir yaprağın üzerine tek seferde 28 yeşil yumurta, bir sezonda ise 3 bin yumurta yumurtlayabiliyor. Meyvelerin kökünü 20 günde kurutabilen kahverengi kokarca, günde 30 kilometre uçabiliyor. Bitkileri emmek için hortumunu kullanan zararlı beslendiği meyvelerin dış yüzeyinde nekroz alanları veya çukurlu bölgeler oluşabileceği gibi, yapraklarda benekler ortaya çıkabiliyor. Tohum kaybı ve bitki patojenlerinin bulaşmasına da sebep olabilen tür, hem ekonomik hem de ekolojik açıdan ciddi kayıplara yol açıyor. İhracatta milyonlarca dolarlık zarara neden oluyor Zararlı, mahsulde lekelenme, buruşma ve çökmelere neden oluyor. Bu durum hem hasat edilebilir ürün miktarını hem de kaliteyi düşürüyor. Hasat edilen ürünlerde tespit edilmesi halinde ise özellikle Avrupa ihracatında kabul sorunlarına yol açabiliyor. Türkiye’de Karadeniz Bölgesi’nde hızla yayılmaya başlayan kahverengi kokarca böceği, geçtiğimiz yıllarda yalnızca fındık üretiminde 500 milyon dolara varan zarara neden oldu. Türkiye’nin yanı sıra Gürcistan’da da fındık hasadının yaklaşık üçte birini tahrip eden bu türe karşı İzmir’de mücadele erken dönemde başlatılmış oldu.

B-Reçete Temmuz Ayından İtibaren Bütün Türkiye'de Uygulanacak Haber

B-Reçete Temmuz Ayından İtibaren Bütün Türkiye'de Uygulanacak

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, pestisiti en aza indirmek adına biyolojik mücadele başlığında çok ciddi mesafeler katettiklerini belirterek, "15 ilde kalıntı eylem planları uyguluyoruz. Ne demek bu? Hangi ürüne, ne kadar ilaç kullanılacak, hangi alanda kullanılacak? Bunları belirleyen B-Reçete ki temmuz ayından itibaren bütün Türkiye'de uygulanacak. Şu anda 4 ilimizde uygulanıyor." dedi. Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünü (BATEM) ziyaret eden Yumaklı, BATEM'deki biyolojik mücadelede faydalı böcek üretim tesisi ve laboratuvarlarını gezerek, çalışmalara ilişkin yetkililerden bilgi aldı. Bakan Yumaklı, merkez bahçesinde turunçgil zararlılarına karşı sembolik faydalı böcek salınımı gerçekleştirdikten sonra açıklama yaptı. “GIDA ARZ GÜVENLİĞİNİN EN ÖNEMLİ BAŞLIKLARINDAN BİRİ BİTKİSEL ÜRETİM" Gıda arz güvenliğinin en önemli başlıklarından birinin bitkisel üretim olduğunu belirten Yumaklı, Türkiye'de 206 çeşit bitkisel üretim yapıldığını dile getirdi. Yumaklı, hem ülkenin gıda ihtiyacını karşılamak hem de ülke ekonomisine katkısını sağlamak amacıyla yoğun şekilde ihraç edilen Türkiye'ye has ürünlerin sağlıklı şekilde üretimi ile verimli ve kaliteli olmasının farklı bir mücadeleyi getirdiğini söyledi. Üretimi etkileyen en önemli hususlardan zararlıların özellikle iklim değişikliğinin getirdiği çok önemli etkilerden biri olduğunu ifade eden Yumaklı, "Daha önce ülkemizde görünmeyen zararlıların son dönemde çok yoğun şekilde bitkisel üretimimize etki ettiğini görüyoruz. Buna ilişkin Bakanlığımız Tarımsal Araştırma Geliştirme Genel Müdürlüğünün enstitülerinde ülkemizin farklı yerinde 40'ın üzerinde enstitüyle bu mücadeleyi gerçekleştiriyoruz." diye konuştu. Bakan Yumaklı, zararlılarla mücadele konusunda Ar-Ge çalışmaları yaparken bazı araştırma enstitülerinin de bunun ötesine geçerek bu zararlıların karşıtlarını yani faydalı böcekleri üretme adına faaliyetler icra ettiğini vurguladı. “ZARARLILARLA MÜCADELEDE İLK 5 İÇİNDEYİZ" Son dönemde bununla ilgili özellikle biyolojik mücadele kapsamında önemli gelişmeler sağlandığını aktaran Yumaklı, şöyle konuştu: "Bu konuda gerçekten dünyada ilk 5 içerisine girdiğimiz birçok konu oldu. Özellikle Karadeniz Bölgesi'ndeki kahverengi kokarca, Akdeniz Bölgesi'ndeki çok farklı zararlılar bu anlamda bizim bu mücadelemizin ülke ekonomimiz, bitkisel üretim, gıda arz güvenliği açısından önemli bir noktasını oluşturuyor. Tabii bitkisel üretimi yaparken bu zararlılardan kaçınmak adına kimyasal ilaçlar yani pestisitler kullanılıyor. Bunların dozajında kullanılmaması ya da gerektiği zaman kullanılmaması sadece üretilen ürünler için değil kalıntı oluşması hasebiyle de insan sağlığı açısından risk teşkil etme potansiyeline sahip büyük oranda. Bizler de bu pestisiti en aza indirmek adına biyolojik mücadele başlığında çok ciddi mesafeler katediyoruz. 15 ilde kalıntı eylem planları uyguluyoruz. Ne demek bu? Hangi ürüne, ne kadar ilaç kullanılacak, hangi alanda kullanılacak? Bunları belirleyen B-Reçete ki temmuz ayından itibaren bütün Türkiye'de uygulanacak. Şu anda 4 ilimizde uygulanıyor. Bununla da bu mücadeleye pestisit azaltma başlığında devam ediyoruz." "O KÜÇÜCÜK, BİZLER İÇİN SAVAŞAN CANLILAR, O ZARARLI BÖCEKLERİN ÜRETİME OLAN ETKİSİNİ EN AZA İNDİRİYOR" Bakan Yumaklı, Türkiye'den Avrupa Birliği başta olmak üzere dünyanın çok farklı ülkesine ihraç edilen ürünlerle alakalı birtakım tezviratlar yapıldığını belirterek, "Büyük çoğunluğu da "RASFF bildirimi" dediğimiz AB'nin kendilerine Türkiye'den ihraç ettiğimiz ürünlerin geri dönüşüne ilişkin yapmış olduğu bildirimler. Bunlar, açık ve şeffaf yapılan bildirimler. Bizler de aynı şekilde sadece bu bildirimleri değil ülke içerisinde yaptığımız takipleri de zaman zaman sonuçları itibarıyla yayınlıyoruz. Bu sistemde son 5 yıldaki uygunsuzluk oranımız yüzde 74 oranında azalmış durumda. Bu çok önemli bir başarı. Yani komple bir mücadele yürütüldüğünü, doğayla bu manada savaşmak değil dezavantajları avantaja çevirmek adına çalışmalar yürüttüğümüzü özellikle ifade etmek istiyorum." ifadelerini kullandı. Biyolojik ve biyoteknik mücadeleyi tercih eden üreticilere bu zamana kadar 2 milyar liralık destekte bulunduklarını anlatan Yumaklı, "Bugün biyolojik mücadelenin en güzel örneklerinden biri olan turunçgil zararlılarına karşı sembolik faydalı böcek salınımını yaptık. O küçücük, bizler için savaşan canlılar, o zararlı böceklerin üretime olan etkisini en aza indiriyor." şeklinde konuştu. BATEM'de özellikle bölgenin ürünlerine ilişkin her türlü araştırma ve geliştirmenin yapıldığını aktaran Yumaklı, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğünün (TAGEM) 10 enstitüsünde kahverengi kokarca başta olmak üzere turunçgil zararlıları ve Akdeniz meyve sineği için çalışmaya devam edildiğini söyledi. BATEM'de turunçgil zararlısına karşı faydalı böcek üretildiğini anlatan Yumaklı, "turunçgil unlu biti" diye bilinen zararlıya karşı da yine burada faydalı böcek üretimi yapıldığını dile getirdi. Yumaklı, 4,5 milyon avcı böceğinin de üretilip doğaya salındığını belirtti. TAGEM'in bakanlığın en önemli Ar-Ge birimlerinin içerisinde toplandığı genel müdürlük olduğunu anlatan Yumaklı, bu mücadeleyi hem Türkiye'de hem de ülke dışında yaygınlaştırmaya gayret ettiklerini kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.