Hava Durumu

#Kalite

Kırsal Haber - Kalite haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kalite haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TAT Gıda Ramazan’ı Sürdürülebilir Büyümenin Kaldıracı Yapıyor Haber

TAT Gıda Ramazan’ı Sürdürülebilir Büyümenin Kaldıracı Yapıyor

Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, Ramazan ayının gıda tüketim alışkanlıklarında hem hacim hem de marka tercihleri açısından çok özel bir dönem olduğunu belirterek domates salçası ürünlerine yönelik talepte belirgin bir artış yaşandığını söyledi. Veysel Memiş, Tat Gıda’nın Ramazan dönemini uzun vadeli marka bağlılığı yaratma açısından stratejik bir konumlandırma dönemi olarak ele aldığını vurguladı. Tat Gıda’nın ürünlerinin hem ulusal hem de uluslararası pazarlarda tüketiciler tarafından güvenle tercih edildiğini belirten Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, Ramazan döneminde temel tüketim kategorilerinde önemli bir hareketlilik yaşandığına dikkat çekti. Veysel Memiş, “İftar ve sahur sofralarında salça, sos ve domates bazlı ürünler temel tüketim kalemleri arasında yer alıyor. Bu dönemde tüketiciler; kalite, güven ve doğallık kriterlerini her zamankinden daha fazla önceliklendiriyor. Tat olarak, mevsiminde hasat edilen yaz domateslerinden, katkısız ve koruyucusuz üretim yaklaşımıyla hazırladığımız ürünlerle tüketici güvenini güçlendiriyoruz. Ramazan ayında artan kategori talebini, sürdürülebilir büyüme ve uzun vadeli marka sadakatine dönüştürmeyi hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı. “Domates salçası kategorisinde tonaj ve ciro bazında liderliğimizi sürdürüyoruz” Tat Gıda’nın domates salçası kategorisinde tonaj ve ciro bazında Türkiye liderliğini sürdürdüğüne dikkat çeken Veysel Memiş, bu liderliği yalnızca pazar payı göstergesi olarak değil, marka değerini güçlendiren stratejik bir unsur olarak değerlendirdiklerini kaydetti. Ramazan döneminde perakende ve HoReCa kanallarında artan talebin, hem hacim büyümesi hem de tekrar satın alma davranışı açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten Veysel Memiş, “Bu dönemi pazar payımızı sürdürülebilir şekilde koruyacak ve genişletecek bir kaldıraç olarak görüyoruz.” diye konuştu. Tat salçalarının mevsiminde hasat edilen yaz domateslerinden üretildiğini, sera domatesi kullanılmadığını ve katkı maddesi ile koruyucu içermeyen üretim yaklaşımının tüketici güveninde başrol oynadığını vurgulayan Veysel Memiş, tarımsal tedarik zincirinde kalite ve mevsimsellik odaklı yaklaşımın, markanın rekabetçi konumunu güçlendiren temel unsurlardan biri olduğunu kaydetti. Tat Gıda’nın 5 kıtada 50 ülkeye ihracat yaptığına dikkat çeken Veysel Memiş, şirketin 500’ü sözleşmeli olmak üzere 1000’in üzerinde çiftçi ile kurduğu entegre tedarik modeliyle tarımsal üretimi katma değere dönüştürdüğünü sözlerine ekledi.

Denizli Büyükşehir’den Üreticiye Gübre Desteği Başladı Haber

Denizli Büyükşehir’den Üreticiye Gübre Desteği Başladı

Denizli Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimde kalite ve verimliliği artırmak, üreticilerin girdi maliyetlerini düşürerek kırsalda ekonomik sürdürülebilirliği güçlendirmek amacıyla kompoze gübre desteği dağıtımlarına başladı. Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen destek programı kapsamında ilk dağıtımlar ilçelerde gerçekleştirilmeye başlanırken, Sarayköy ilçesinde 161 üreticiye toplam 572 çuval, Çal ilçesinde ise 562 üreticiye 2 bin 453 çuval kompoze gübre teslim edildi. Kent genelinde sürdürülen çalışmalar kapsamında toplam 9 bin 847 üreticiye 40 bin 924 çuval kompoze gübre desteği sağlanacak. Dağıtımı yapılacak gübre miktarının toplamda 2 milyon 46 bin 200 kilograma ulaşacağı belirtilirken, destek programı ile birlikte üreticilerin özellikle artan girdi maliyetleri karşısında korunması ve üretimde sürekliliğin sağlanması hedefleniyor. Başkan Çavuşoğlu: “Üreticimizin yanında olmaya devam edeceğiz” Tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak adına yerel yönetimlerin destekleyici rol üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, “Toprağını işleyen, üretmeye devam eden her bir çiftçimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Denizli Büyükşehir Belediyesi olarak üreticimizi destekleyen projeleri artırarak sürdürmeye kararlıyız” ifadelerini kullandı.

Muğla 9'uncu Arıcılık ve Çam Balı Kongresi’ne Hazırlanıyor Haber

Muğla 9'uncu Arıcılık ve Çam Balı Kongresi’ne Hazırlanıyor

Dünya çam balı üretiminin merkezi konumundaki Muğla, 9. Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi için hazırlıklara başladı. 19–22 Kasım 2026 tarihleri arasında Marmaris Grand Yazıcı Club Turban Termal Otel’de gerçekleştirilecek kongre, üreticilerden akademisyenlere, kamu temsilcilerinden uluslararası arıcılık kuruluşlarına kadar geniş bir katılıma ev sahipliği yapacak. Muğla Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yılmaz Kaya, MAYBİR Onursal Başkanı ve Kongre Başkanı Ziya Şahin ile Kongre Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Avcı düzenledikleri basın toplantısında kongrenin kapsamı ve hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulundu. MAYBİR Başkanı Yılmaz Kaya, kongrenin yalnızca bilimsel bir toplantı olmadığını belirterek, organizasyonun sektör açısından stratejik bir rol üstlendiğini vurguladı. Türkiye’nin dünya çam balı üretiminin yaklaşık yüzde 90’ını gerçekleştirdiğini hatırlatan Kaya, bu üretimin yüzde 65–70’lik bölümünün Muğla tarafından karşılandığını ifade etti. Kaya, kongrenin; Muğla Büyükşehir Belediyesi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Güney Ege Kalkınma Ajansı ve Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği iş birliğiyle; Tarım ve Orman Bakanlığı, Muğla Valiliği ve Apimondia desteğiyle gerçekleştirileceğini açıkladı. Kongrede arı sağlığı, sürdürülebilir üretim, iklim değişikliği, kalite, markalaşma ve mevzuat gibi başlıkların ele alınacağını belirten Kaya, “Üretici Konuşuyor” ve “Sektör Konuşuyor” panelleriyle sahadaki deneyimlerin doğrudan paylaşılacağını, ayrıca ormancılık çalıştayıyla çam balı üretiminin ekosistem temelli sürdürülebilirliğinin değerlendirileceğini söyledi. MAYBİR Onursal Başkanı ve Kongre Başkanı Ziya Şahin ise Muğla’nın Türkiye arıcılık varlığının önemli bir bölümünü barındırdığını belirterek, dünya çam balı üretiminde Türkiye’nin yüzde 92 paya sahip olduğunu, bunun yaklaşık yüzde 70’inin Muğla’da üretildiğini belirterek, çam balının uluslararası standartlara kavuştuğunu ve kodekste yer aldığını ve yakın süreçte uluslararası coğrafi işaret sürecinin de tamamlanmasının beklendiğini ifade etti. Şahin, 2008 yılından bu yana düzenlenen uluslararası kongrelerin çam balının dünya pazarında marka haline gelmesine önemli katkı sağladığını belirterek, “Türkiye arıcılığının çözüm bekleyen tüm sorunlarının tartışıldığı bir kongre konsepti oluşturduk. Bu organizasyonlar sayesinde sektörün ihtiyaçlarını doğrudan ilgili kurumlara aktarma imkânı bulduk” dedi. Arı kayıt sistemi, desteklemeler ve yerli arı ıslahı gibi konuların kongrelerde gündeme taşındığını ifade eden Şahin, Apimondia yönetiminin bu yıl 14 kişilik üst düzey heyetle katılım sağlayacağını belirterek organizasyonun uluslararası niteliğinin daha da güçleneceğini söyledi. Kongre Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Avcı'da Türkiye’nin yıllık yaklaşık 100 bin tonluk bal üretimiyle dünyada ikinci sırada yer aldığını belirterek, arıcılığın kırsal kalkınmaya önemli katkı sağladığını vurguladı. Muğla’nın özellikle çam balında dünya lideri konumda bulunduğunu ifade eden Avcı, Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi’nin içerik ve katılımcı sayısı bakımından dünya ölçeğinde saygın bir organizasyon haline geldiğini söyledi. Önceki kongrelerde 1.500 ila 2.500 arasında katılımcının yer aldığını belirten Avcı, bu yılki organizasyonda dünya arıcılığına ilişkin konuların daha geniş kapsamda ele alınacağını dile getirdi. Akademik sunumlar, teknik oturumlar, çalıştaylar ve sektör stantlarıyla dört gün sürecek kongrenin; arıcılar, akademisyenler, kamu kurumları ve özel sektör temsilcilerini bir araya getirmesi bekleniyor. Organizasyon kapsamında Türkiye Arıcılık Ödülleri ve çeşitli yarışmalar da düzenlenecek. 9.Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi’nin, Muğla’nın küresel arıcılık vizyonunu bir kez daha dünya gündemine taşıması hedefleniyor.

Türk Organik Sektörü BIOFACH 2026 Organik Ürünler Fuarı’na Çıkarma Yaptı Haber

Türk Organik Sektörü BIOFACH 2026 Organik Ürünler Fuarı’na Çıkarma Yaptı

Türk organik sektörü, organikte dünyanın en büyük buluşması Nürnberg BIOFACH 2026 Organik Ürünler Fuarı’na 41 firmayla çıkarma yaptı. Türk organik sektörü, Avrupa’da ve dünyanın dört bir tarafında yükselen organik ürün talebinden daha fazla pay almak için Türk organik sektörünün potansiyelini sergiledi. 2 milyar dolar ihracat hedefine ulaşmak için büyük bir adım attı. Türkiye Milli Katılım Organizasyonu Ege İhracatçı Birlikleri’nce bu yıl 28. kez gerçekleştirilen BIOFACH 2026 Organik Ürünler Fuarı’nda Türk firmaları kuru meyve, hububat, bakliyat, meyve suyu, dondurulmuş meyve-sebze, fındık ve sağlıklı atıştırmalık ürün gruplarıyla Türk organik sektörünün çeşitliliğini ve rekabet gücünü uluslararası profesyonellere tanıttı. BIOFACH 2026 Organik Ürünler Fuarı’na 25 yılı aşkın süredir Türk organik sektörünün güçlü bir şekilde tanıtımı için Türkiye Milli Katılım Organizasyonu gerçekleştirdikleri bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, günümüzde Türk organik sektörünün 250’den fazla ürün çeşidiyle dünyanın en güçlü tedarikçilerinden biri haline geldiğini Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri, Japonya başta olmak üzere organik ürün tüketiminde öne çıkan pazarlarda güçlü tedarikçi olduklarının altını çizdi. Nürnberg Biofach Organik Gıda Fuarı’nda, Türk organik ürünlerinin ulaştığı kalite ve kapasiteyle organik ürün ithalatçılarından tam not aldığının altını çizen Işık, “Türk organik sektörü 35 yıldır yaptığı yatırımlar sayesinde ihracatta 1 milyar dolar barajını aştı. 2 milyar dolar ihracat hedefimize ulaşmak için Fuarlar, TURQUALITY ve UR-GE projeleri, sektörel ticaret heyetleri, alım heyetleriyle pazarlama faaliyetlerine ağırlık veriyoruz. BIOFACH 2026’da, değer zincirinin tamamına yayılan ürün gamıyla yaklaşık 2.200 katılımcı firma ve yaklaşık 90 ülkeden uluslararası organik topluluğu Nürnberg’de buluştu. Almanya dışında İtalya, Hollanda, Hindistan, Avusturya ve İspanya en güçlü uluslararası katılımcılar arasında öne çıktı. Hindistan bu sene Partner ülke olarak yer aldı” şeklinde konuştu. Türkiye Standında, ziyaretçi temasını artırmak, ürün deneyimini güçlendirmek ve Türkiye markasını görünür kılmak üzere bir proje yürüttükleri bilgisini veren Başkan Işık şöyle devam etti: “Türkiye Milli Katılımı kapsamında fuarda 100 m² büyüklüğünde yemek tanıtım alanı kurguladık. Profesyonel şef eşliğinde tadım etkinliği düzenledik. Ziyaretçilere katılımcı firmaların profillerini içeren tanıtım kitapçığı sunduk ve trend alanındaki ekranlarda Türkiye’yi ve ihracat sektörlerini tanıtıcı içerikler fuar süresince gösterdik.” BIOFACH 2026 Fuarı’na Türkiye Milli Katılımı Organizasyonuyla 17 firma katıldı. Milli Katılımda yer alan firmalar; “Armada Gıda Ticaret Sanayi A.Ş., Dervişoğlu Bakliyat A.Ş., NİMEKS ORGANİK TARIM ÜRÜNLERİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ, Işık Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş., GÖKNUR GIDA MADDELERİ ENERJİ İMALAT İTH. İHR. TİC. VE SAN. A.Ş., TUNAY GIDA SANAYİ VE TİCARET A.Ş, GLOBAL KURUYEMİŞ ŞEKERLEME GIDA SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, KESEBETLER GIDA MADDELERİ HAYVANCILIK NAKLİYAT İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, SANEKS KURU İNCİR İŞL. VE TİC. A.Ş., Pagmat Gıda A.Ş., Osman Akça Tarım Ürünleri İth. İhr. San. ve Tic. AŞ, YILDIZAGRO GIDA İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ, DURUKAN SEKERLEME SAN. TIC. A.Ş., TERRASTAR TARIM İNŞ. TURİZM SAN. VE TİC. A.Ş., HATTİ GIDA A.Ş., SENOCAK GIDA FINDIK ENT.TURZ.NAK.İNŞ.SAN.TİC.LTD.ŞTİ ve FRESHBAK DOĞAL GIDA SANAYİ VE TİCARET AŞ” oldu.

Antalya, Zeytinyağı Çalıştayı’na Ev Sahipliği Yapacak Haber

Antalya, Zeytinyağı Çalıştayı’na Ev Sahipliği Yapacak

Zeytinyağında markalaşma çalışmalarını sürdüren Antalya, Zeytinyağı Çalıştayı’na ev sahipliği yapacak. 11 Şubat 2026’da alanında uzman akademisyenler ve sektör temsilcileri, zeytin ve zeytinyağını konuşmak üzere Antalya’da bir araya gelecek. Zeytin ve zeytinyağına dair bilimsel, ekonomik ve kültürel başlıkların gündeme geleceği çalıştayda, üretimden tüketime, ticaretten markalaşmaya kadar geniş bir yelpazede sunumlar yapılacak. 1. Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması kapsamında düzenlenecek Çalıştay, zeytinyağında kalite bilincinin artırılmasına katkı sunmayı hedefliyor. BİLİM İNSANLARI ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞINI KONUŞACAK Çalıştayda, Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Fatih Alpay Vuran “Zeytinyağında Kalite Bir Sayı mıdır? Kimya ve Duyuların Kesişiminde Yeniden Düşünmek”, Adnan Menderes Üniversitesi’nden Prof. Dr. Renan Tunalıoğlu “Zeytin Bahçesinden Kaliteli Zeytinyağı Üretimine Yolculuk”, Bursa Teknik Üniversitesi’nden Dr. Belkıs Yaşa “Zeytinyağı ve Zeytin Yaprağının Sağlık Amaçlı Kullanımı”, Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. Orhan Özçatalbaş “Dünya ve Türkiye’de Zeytinyağı Ticareti ve Markalaşma: Antalya Örneği” başlığıyla sunum yapacak. Zeytinyağının sağlık üzerindeki etkileri de çalıştayın önemli başlıkları arasında yer alıyor. Hacettepe Üniversitesi’nden Dr. Gül Kahraman, “Tavşan Yüreği Zeytinyağının Kimyasal Profili ve Antikanser Etkileri” konulu sunumunda belirli zeytin çeşitlerinin biyoaktif özelliklerine dikkat çekecek. Çalıştayın zeytinyağının turizm boyutunu ise Profesyonel Turist Rehberi Semra Demirağ anlatacak. Demirağ, “Antalya’nın Sessiz Mirası Zeytin, Zeytinyağı ve Turizmde Yeni Bir Değer” sunumuyla zeytinin gastronomi turizmi ve destinasyon kimliği açısından taşıdığı potansiyeli vurgulayacak. YOL HARİTASI BELİRLENECEK Sunumların ardından gerçekleştirilecek masa çalışmaları ile üretim ve kalite, sağlık ve fonksiyonel değer, markalaşma ve iletişim, turizm ve gastronomi ile yönetişim ve mevzuat başlıklarında somut sorunlar ve çözüm önerileri ele alınacak. Her masa, kısa ve uygulanabilir öneriler geliştirerek çalıştaya katkı sağlayacak. Çalıştay sonunda elde edilen tüm bilimsel ve teknik çıktılar, “Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Yol Haritası (2026–2035)” başlığı altında birleştirilecek. Bu yol haritası, Antalya’nın zeytinyağında kaliteyi kalıcı hale getiren, katma değeri artıran ve sürdürülebilir bir üretim modeli ortaya koymayı hedefleyen ortak bir vizyon belgesi niteliği taşıyacak. ANTALYA İÇİN KALICI DEĞER HEDEFİ Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, zeytinyağının Antalya için önemli bir tarım ürünü olduğunu belirterek, “Zeytinyağında kaliteyi bilimsel temelde ele alarak üretimden markalaşmaya uzanan güçlü bir yol haritası oluşturmayı hedefliyoruz. Bu çalıştay, Antalya’nın zeytinyağında kalıcı bir değer üretmesi açısından önemli bir adımdır” dedi. Çandır, çalıştayın, üreticilerden akademisyenlere, ihracatçılardan turizm temsilcilerine kadar geniş bir katılımla gerçekleşmesini beklediklerini söyledi. Antalya Tarım ve Orman Müdürü Şakir Fırat Erkal, çalıştayın üreticiye doğrudan katkı sağlayacağını vurgulayarak, “Bölgemizde üretilen zeytinyağında kaliteyi artırmak, doğru üretim tekniklerini yaygınlaştırmak ve sürdürülebilirliği sağlamak önceliğimiz. Bu çalıştay, bilim ve sahayı buluşturan önemli bir platform olacak” dedi.

Bin Yıllık Zeytin Mirası Objektiflerde Hayat Buluyor Haber

Bin Yıllık Zeytin Mirası Objektiflerde Hayat Buluyor

Binlerce yıldır barışın sembolü olan zeytin ağacı, Anadolu’da kök salmış en güçlü miraslardan biri. Bu miras Ege Zeytin Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin İzmir Fotoğraf Sanatı Derneği (İFOD) ve Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF) iş birliğiyle gerçekleştirdiği Yeşilin Altın Damlası; Türkiye’nin Zeytin ve Zeytinyağı Mirası 2 Ulusal Fotoğraf Yarışması’nın yaklaşımıyla geleceğe taşınıyor. Yeşilin Altın Damlası; Türkiye’nin Zeytin ve Zeytinyağı Mirası 2 Ulusal Fotoğraf Yarışması’nın son başvuru tarihi 15 Şubat’ta sona eriyor. Ege Zeytin Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, “Bu yarışmayla amacımız; zeytinin dalından sofraya uzanan yolculuğunda hasattan sıkıma kadar geçen tüm süreçlerde Türkiye’nin kalite, hijyen ve teknoloji odaklı üretim anlayışını görsel bir dille anlatmaktır. Katılımcılardan, zeytinin toplanması ve işlenmesi sırasında emeği, doğallığı, hijyen kurallarına uygun üretim ortamlarını ve modern teknolojileri estetik bir bakış açısıyla yansıtan fotoğraflar bekliyoruz.” dedi. Başkan Uygun, “EZZİB olarak bu yarışmayı, zeytin ve zeytinyağı üretimindeki emeği, kalite anlayışını ve kültürel mirası gelecek kuşaklara aktarmayı hedefleyen bir sosyal sorumluluk projesi olarak hayata geçirdik. Geçmişin mirasını günümüzün modern üretim anlayışıyla buluşturan bu çalışmalarla, ülkemizin zeytin ve zeytinyağı alanındaki kültürel zenginliğini ve yüksek üretim kalitesini uluslararası platformda görünür kılmayı amaçlıyoruz.” diye konuştu. Yarışma, genel kategorinin yanında, yaratıcı anlatım ve özgün kurgulara da açıktır. Böylece uluslararası platformda Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı üretimindeki gücünü, kültürel zenginliğini ve yüksek üretim kalitesini görsel sanatlar aracılığıyla etkili biçimde tanıtmak hedeflenmektedir. Yarışmayla ilgili detaylı bilgi ve başvuru formuna linkten ulaşabilirsiniz; https://tfsfonayliyarismalar.org/tr/yarisma/detay/yesilin-altin-damlasi-turkiye-nin-zeytin-ve-zeytinyagi-mirasi-2-ulusal-fotograf-yarismasi-tr Derece ve Sergileme Ödülleri: 1.Kategori Birincilik: Canon PROGRAF PRO-1100 Profesyonel Fotoğraf Yazıcısı + 25.000 TL İkincilik: Canon PROGRAF PRO-310 Profesyonel Fotoğraf Yazıcısı Üçüncülük: Canon Selphy CP1500 Fotoğraf Yazıcısı Mansiyon (3 adet) : Canon Selphy QX20 Fotoğraf Yazıcısı Sergileme: Sergileme (En fazla 20 adet) : 1.000 ₺ 2.Kategori Birincilik: Canon PROGRAF PRO-310 Profesyonel Fotoğraf Yazıcısı + 25.000 TL İkincilik: Canon Selphy CP1500 Fotoğraf Yazıcısı Üçüncülük: Canon Selphy QX20 Fotoğraf Yazıcısı Sergileme: Sergileme (En fazla 10 adet) : 1.000 ₺

Türk Somonu İhracatın Yeni Devine Dönüştü Haber

Türk Somonu İhracatın Yeni Devine Dönüştü

T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın destekleme modelleriyle atağa kalkan Türk Somonu, son 8 yılda üretim ve ihracatta rekor üstüne rekor kırdı. 2017 yılında 57 milyon dolar olan ihracat geliri, 2025 yılı itibarıyla 500 milyon dolara ulaşarak dev bir başarı hikayesine dönüştü. ​Türkiye’nin su ürünleri sektöründe gerçekleştirdiği stratejik hamleler meyvelerini veriyor. "Karadeniz’in Gururu" olarak adlandırılan Türk Somonu, hem üretim hacmi hem de küresel pazardaki payı ile Türkiye ekonomisinin yeni lokomotiflerinden biri haline geldi. ​Üretimde 15 Katlık Dev Sıçrama ​2017 yılında başlayan serüven, aradan geçen kısa sürede inanılmaz bir büyüme katetti. Bakanlık verilerine göre; • ​2017 yılında 5 bin ton olan üretim kapasitesi, • ​2025 yılı itibarıyla 75 bin tona yükselerek tam 15 kat artış gösterdi. ​Karadeniz’deki tesis sayısı 100’e ulaşırken, sektörün toplam yıllık üretim kapasitesi ise 150 bin ton bandına dayandı. ​32 Ülkeye Türk İmzası ​Türk Somonu sadece miktar olarak değil, kalite olarak da dünya standartlarını belirlemeye başladı. Bugün itibarıyla 32 ülkeye ihraç edilen ürün, özellikle dünyanın en seçici pazarlarında büyük talep görüyor. En çok talep eden ülkeler listesinin başında ise şunlar yer alıyor: Rusya Federasyonu, Japonya, Vietnam, Belarus, ​Polonya ​Ekonomiye Yarım Milyar Dolarlık Katkı ​İhracat gelirlerinde yaşanan artış, sektörün katma değerli üretim gücünü gözler önüne serdi. 2017 yılında 57 milyon dolar seviyesinde olan ihracat rakamı, 2025 yılı projeksiyonları ve gerçekleşen verilerle 500 milyon dolar sınırına ulaştı. Su ürünleri sektöründe "taşıyıcı güç" haline gelen Türk Somonu, Türkiye’nin gıda ihracatındaki marka değerini güçlendirmeye devam ediyor.

TAT Gıda’dan Hazır Yemekte Kadın İstihdamı Ve El Emeği Odaklı Üretim Haber

TAT Gıda’dan Hazır Yemekte Kadın İstihdamı Ve El Emeği Odaklı Üretim

Türkiye’nin köklü gıda markalarından Tat Gıda, hazır yemek kategorisindeki liderliğini geleneksel lezzetleri modern üretim anlayışıyla buluşturarak güçlendirdi. Salçadan domates ürünlerine, soslardan pratik hazır yemeklere ve turşulara uzanan geniş ürün gamıyla sektörde lokomotif rol oynayan Tat Gıda, hazır yemek portföyüne eklediği Tat Zeytinyağlı Yaprak Sarma ve Tat Zeytinyağlı Vişneli Yaprak Sarma ile kategoride fark yaratan yeni bir üretim modelini hayata geçirdi. Dünya genelinde 5 kıtada 50 ülkeye ihracat yapan Tat Gıda’nın, sağlıklı beslenme trendlerine yön verdiğini kaydeden Veysel Memiş, geleneksel konserve markası imajını modern ve inovatif ürünlerle komple bir gıda markasına dönüştürme vizyonuyla ilerlediklerini belirtti. Tüketici beklentilerinin hızla dönüştüğüne dikkat çeken Veysel Memiş, “Bugün hazır gıda kategorisinde rekabet; içerik kalitesi, üretim anlayışı ve markanın temsil ettiği değerler üzerinden şekilleniyor. Tat Gıda olarak bu dönüşümün öncüsü olmayı hedefliyoruz. Bu anlayışla ürün portföyümüze eklediğimiz Tat Zeytinyağlı Yaprak Sarma ve Vişneli Yaprak Sarma yalnızca yeni bir ürün değil; aynı zamanda kategoride kavramsal bir netlik iddiası taşıyor.” dedi. Gerçek zeytinyağı, özenle seçilmiş yapraklar ve lezzetli iç harçla geleneksel usullerle hazırlanıyor Veysel Memiş, “Gerçek zeytinyağı, özenle seçilmiş yapraklar ve dengeli iç harçla, geleneksel usullere sadık kalarak tüketicilerimize ev yapımı yaprak sarma lezzetini sunuyoruz .” diye konuştu. Klasik Zeytinyağlı Yaprak Sarma’nın yanı sıra Zeytinyağlı Vişneli Yaprak Sarma çeşidi ile de tüketicilere gurme bir lezzet sunarak ürün çeşitliliğini rafta genişlettiklerini belirten Veysel Memiş, bu ürünlerin yemeğe hazır HYP ambalaj formatıyla zaman ve kullanım kolaylığı sağladığını ifade etti. “Ürünleri kadın çalışanlarımız tek tek ellerinde sarıyor” Tat Zeytinyağlı Yaprak Sarma’nın üretim sürecinde el emeğinin ön plana çıkarıldığına işaret eden Veysel Memiş, ürünlerin kadın çalışanlar tarafından tek tek elle sarıldığını; bu üretim modeliyle kadın istihdamının desteklendiğini, kadın emeğine ve üretimdeki rolüne verilen değerin somut biçimde hayata geçirildiğini ifade etti. Bu üretim modeliyle sosyal sorumluluk yaklaşımının güçlendirildiğini kaydeden Veysel Memiş, “Tat Zeytinyağlı Yaprak Sarma ile hem geleneksel lezzetleri koruduk hem de hazır yemek kategorisinde kalite, şeffaflık ve sosyal sorumluluk ekseninde yeni bir referans noktası oluşturduk.” değerlendirmesinde bulundu. Tat Gıda’nın hazır yemek kategorisinde barbunya pilaki ve fasulye pilaki gibi klasik ürünlerle pazar liderliğini sürdürdüğünü belirten Veysel Memiş, tüketici geri bildirimleri doğrultusunda ürün portföyünün sürekli genişletildiğini aktardı. Haşlanmışlardan konservelere, salatalardan zeytinyağlılara oluşan geniş ürün gamıyla; kaliteli, lezzetli, sağlıklı ve pratik beslenmek isteyen tüketicilere güçlü bir alternatif sunduklarını belirten Veysel Memiş, yapılan paketleme yatırımlarıyla kutu, tabak ve doypack ambalajların portföye eklendiğini; yoğun AR-GE çalışmalarıyla da “Aç & Ye” ve “Isıt & Ye” konseptli ürünlerin geliştirildiğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.