Hava Durumu

#Kalite

Kırsal Haber - Kalite haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kalite haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zeytinde Çuval Dönemi Sona Eriyor, Kalite Artıyor Haber

Zeytinde Çuval Dönemi Sona Eriyor, Kalite Artıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir zeytini ve zeytinyağının üretimden hasada kadar her aşamada kalitesini artırmak ve markalaşmasını sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Zeytinin bekleme süresini artırarak asit kaymasının önüne geçmek için üreticilere 30 bin adet zeytin kasası dağıtımına başlayan Büyükşehir Belediyesi, kooperatiflere de yarım ton kapasiteli 500 adet büyük kasa desteği sağlayacak. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın, kentin binlerce yıllık zeytin mirasının hak ettiği yere ulaşması, markalaşması ve ekonomik katma değerinin artırılması amacıyla başlattığı desteklerle İzmir tarımında verimlilik artıyor. Zeytinin topraktan sofraya uzanan bütün yolculuğunda İzmirli çiftçinin yanında olan Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, zeytin ve zeytinyağı üretiminde ürün kayıplarını önlemek ve kaliteyi yükseltmek amacıyla bordo bulamacı, zeytin sineğiyle mücadeleye yönelik DAP desteği ve zeytin hasat örtüsünün ardından zeytin kasalarını çiftçilere ulaştırmaya başladı. Uygun koşullarda taşınabilecek Menemen ve Menderes ilçelerinden başlatılan zeytin kasası desteği kapsamında, İzmir genelindeki üreticilere toplam 30 bin adet kasa dağıtılacak. Üreticilerin yanı sıra ortak üretim ve pazarlama kapasitesini güçlendirmek amacıyla kooperatiflere de yarım ton kapasiteli 500 adet büyük zeytin kasası verilecek. Destek sayesinde çiftçilerin bir yıl boyunca büyük emek vererek yetiştirdiği zeytinler, hasat döneminde de uygun koşullarda taşınabilecek. Böylece özellikle işleme aşamasına kadar çuvallarda bekletilen zeytinlerde meydana gelen ezilme ve bozulmaların önüne geçilerek kalite kayıpları azaltılacak. “İzmir’in zeytin ve zeytinyağında kaliteyi artırmak istiyoruz” Destek hakkında bilgi veren Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Ziraat Mühendisi Berk Ünal, zeytin kasalarının ürün kalitesi açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Zeytinlerin hasat sırasında çuvallara konulmasının çeşitli kalite sorunlarına yol açtığını ifade eden Ünal, “Zeytin kasaları hava dolaşımını sağladığı için oksidasyonu ve kızışmayı önlüyor. Böylece zeytinyağının kalitesi korunurken zeytinlerin daha sağlıklı koşullarda depolanması da mümkün oluyor. Çuvalların üst üste istiflenmesi, zeytinlerde fiziksel hasara neden oluyor. Hava alamayan zeytinlerde ise bozulmalar meydana geliyor ve zeytinyağının asit oranı beklenmeyen seviyelere yükseliyor. Bu durum, üreticilerin kaliteli ve verimli ürün elde etmesini engelliyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı olarak dağıttığımız kasalarla verim kayıplarının önüne geçmeyi, İzmir’in zeytin ve zeytinyağında kaliteyi artırmayı hedefliyoruz” dedi. “Eğer kasalar olmazsa ezilir, kalite kaybolur” 18 yıldır zeytincilik yapan Menemen Buruncuk Mahallesi Muhtarı Ali Rıza Ercan, “Zeytin kasası desteğinin bizler için çok önemi var. İzmir Büyükşehir Belediyesi sağ olsun 15 tane verdi. Zeytinlerimizi kasalara dolduruyoruz. Yaklaşık 25 kilogram alan kasaları araçlarımıza yükleyerek üst üste, ancak zeytinler ezilmeyecek şekilde taşıyoruz. Daha sonra ürünleri banda dökerek tane olarak satışa sunuyoruz. Kasalar olmadan önce çuvallara konulup götürülüyordu. Ancak bizim zeytinimiz trilye türü ve tane olarak satılıyor. Kasalarla taşınmadığında zeytinler zarar görüyor, eziliyor. Tane olarak satacağımız zeytinleri kasalara koyuyoruz. Bu sayede zeytinler 3-5 gün bekleyebiliyor. Zeytin ezildiğinde alıcılar ürünü kabul etmiyor ve yağlık olarak değerlendirilmek üzere geri gönderiyor. Sağlanan destek için Büyükşehir Belediye Başkanımıza teşekkür ediyoruz” diye konuştu. “Köyün yüzde 90’ı zeytincilikle uğraşıyor” Menderes Çatalca Mahallesi Muhtarı Süleyman Üstüngüler, mahallelerinin kültüründen doğal yapısına kadar zeytincilikle iç içe olduğunu belirtti. Mahallede yaklaşık 2 bin yıllık olduğu tahmin edilen özel bir zeytin ağacının bulunduğunu anlatan Üstüngüler, “Arkamda gördüğünüz zeytin ağacının yaklaşık 2 bin yıllık olduğu tahmin ediliyor. Bu civarda benzeri olmayan, oldukça büyük ve nadir bir ağaç. Rivayete göre ağacın sahibi, ürün vermediği için dibini kazıp bir çukur açmış. Bunun üzerine bölgedeki yılanlar, ‘Buradaki taşları topla, açtığın çukura doldur ve üzerini kapat’ demiş. Söyleneni yaptıktan bir iki yıl sonra zeytin ağacı yeniden ürün vermeye başlamış. Köyümüzdeki bu ağaç gerçekten çok özel. Mahalle halkının yüzde 90’ı zeytincilikle uğraşıyor. Herkesin kendine ait zeytinliği var. Dışarıdan arazi satın alanlar da buraya zeytin dikerek üretim yapıyor” dedi. “Zeytin çuvalda bekleyince çürümeye başlıyor” Zeytin kasası desteğinin mahalledeki üreticilere önemli kolaylık sağlayacağını vurgulayan Üstüngüler, çuvallarda bekletilen zeytinlerin zamanla bozulduğunu söyledi. Üstüngüler, “Genellikle üreticiler zeytinlerini çuvallarla taşıyor. Ancak zeytin çuvalda beklediğinde çürümeye başlıyor. Hasat edilen ürünün kısa sürede sıkıma götürülmesi gerekiyor. Üreticinin kendi zeytinini sıktırabilmesi için en az 400-500 kilogram ürün biriktirmesi gerekiyor. Kasaya konulan zeytin ise daha uzun süre sağlıklı şekilde bekleyebiliyor. Böylece vatandaşlarımız bir hafta içerisinde ürününü sıkıma götürerek kendi yağını elde edebiliyor. Bu destek köylümüz için gerçekten çok faydalı” ifadelerini kullandı.

Giresun'da Fındık Üreticilerine Budama ve Gübreleme Eğitimi Haber

Giresun'da Fındık Üreticilerine Budama ve Gübreleme Eğitimi

Giresun’un Çanakçı ilçesinde fındıkta verim ve kaliteyi artırmak amacıyla üreticilere yönelik "Fındık Budama ve Gübreleme Eğitimi" gerçekleştirildi. İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personelleri tarafından verilen eğitimlerde çiftçilere hem teorik hem de uygulamalı bilgiler aktarıldı. ​Giresun İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personeli, fındık üretiminde kalite ile verimliliği yükseltmek amacıyla sahadaki eğitim çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda Giresun'un Çanakçı ilçesine bağlı Yenişadı köyünde fındık üreticilerine yönelik kapsamlı bir eğitim programı düzenlendi. ​Doğru Budama ve Gübreleme Teknikleri Anlatıldı ​Yürütülen çalışma çerçevesinde uzman ekipler tarafından üreticilere; doğru budama teknikleri, toprak yapısına uygun gübreleme yöntemleri, verim artırıcı modern uygulamalar ve sezonluk bakım süreçleri hakkında detaylı bilgiler verildi. ​Sahada Birebir Uygulama İmkânı ​Eğitimlerin sadece teorik bilgiyle sınırlı kalmadığı programda, fındık bahçelerinde birebir uygulamalar gerçekleştirildi. Sahada yapılan pratik gösterimler sayesinde çiftçilerin edindikleri bilgileri pekiştirmeleri ve kendi bahçelerinde doğru yöntemleri hayata geçirmeleri hedeflendi. ​Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, bölgenin en önemli geçim kaynağı olan fındıkta sürdürülebilir kaliteyi sağlamak adına üretici odaklı saha eğitimlerini sürdüreceğini bildirdi.

GTB Başkanı Akıncı: "Pamuk, Üretimden İhracata Stratejik Bir Değerdir" Haber

GTB Başkanı Akıncı: "Pamuk, Üretimden İhracata Stratejik Bir Değerdir"

Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, 7 Ekim Dünya Pamuk Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, pamuğun tarımdan sanayiye, ihracattan istihdama uzanan geniş değer zinciriyle Türkiye ekonomisi için hayati bir rol üstlendiğini vurguladı. ​Pamuk Sektörünün Ekonomideki Stratejik Yeri ​Türkiye’nin pamuk üretimindeki bilgi birikimi ve yüksek verimliliğinin, ülkenin güçlü tekstil ve hazır giyim sanayisiyle birleşerek devasa bir ekonomik değer oluşturduğunu belirten GTB Başkanı Mehmet Akıncı, yerli üretimin sürdürülebilirliğinin bu bütüncül yapıyla değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. ​Pamuğun tarla ile sanayi arasında köprü kurduğuna dikkat çeken Akıncı; "Üreticiden sanayiciye, ihracatçıdan tekstil sektörüne kadar uzanan devasa bir ekosistemi besler. Türkiye'nin yıllık pamuk tüketimi yaklaşık 1,5 milyon ton seviyesinde bulunuyor. Güçlü tekstil ve hazır giyim endüstrisinin kesintisiz ham madde ihtiyacı için yerli üretim kritik önem taşıyor." ​Üretimin Sürdürülebilirliği ve Yeni Destek Modelleri ​Türkiye’nin küresel tekstil devleri arasında yer aldığını hatırlatan Akıncı, sektörün geleceği adına çiftçilerin üretimde kalmasını teşvik edecek adımların atılmasının şart olduğunu söyledi. ​"Çiftçilerimizin üretimde kalmasını teşvik edecek uygulamaların geliştirilmesi, verim ve kaliteyi artıracak modern üretim tekniklerinin yaygınlaştırılması ve üretim planlamasının sanayimizin ihtiyaçlarıyla birlikte ele alınması son derece önemli." ​Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hayata geçirdiği yeni destekleme modeli ile üretim planlaması çalışmalarını olumlu bulduklarını belirten Akıncı, sahadan gelen geri bildirimlerle bu mekanizmaların sürekli güncellenmesinin tarımsal sürekliliğe güç katacağını ifade etti. ​Küresel Rekabette Sürdürülebilirlik ve Kalite Vurgusu ​Dünya pamuk ticaretinde artık sadece üretim miktarının değil; kalite, sürdürülebilirlik, izlenebilirlik ve çevresel standartların da rekabeti belirlediğini belirten Akıncı, Türk pamuğunun küresel pazardaki avantajlarına dikkat çekti. ​Çevre Dostu Üretim: Su ve toprak kaynaklarını koruyan, verimliliği esas alan bir üretim anlayışının benimsenmesi gerekiyor. ​Küresel Marka Değeri: Sürdürülebilir ve sertifikalı üretim uygulamaları, Türk pamuğunun uluslararası arenadaki gücünü artırıyor. ​Açıklamasının sonunda tüm üreticilerin 7 Ekim Dünya Pamuk Günü’nü kutlayan Akıncı, toprağın bereketini alın teriyle ekonomik değere dönüştüren çiftçilere ve pamuğun tarladan raflara uzanan yolculuğunda emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti.

Badem Hasadında Denizli’nin Üretim Gücü Masaya Yatırıldı Haber

Badem Hasadında Denizli’nin Üretim Gücü Masaya Yatırıldı

Denizli’de badem hasadı gerçekleştirildi. Acıpayam Ucarı Mahallesi’nde düzenlenen Badem Hasadı ve Tarla Günü Etkinliği’ne Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger katılırken, Denizli Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Tefenlili de programda yer aldı. Denizli’nin önemli tarımsal üretim merkezlerinden Acıpayam’da gerçekleştirilen etkinlikte, üreticilerin badem hasadı heyecanına ortak olundu. Etkinliğe; Denizli Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Tefenlili, Meclis Başkanı İbrahim Yayan, Meclis Üyeleri Halil Pekdemir ve Cemal Kobaş ile Denizli İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Nevzat Zayim katıldı. Programda badem üretiminin mevcut durumu, üretimde verimliliğin artırılması ve Denizli’nin badem üretimindeki potansiyeli değerlendirildi. Türkiye’de yaklaşık 786 bin dekar alanda badem üretimi yapılırken, 2024 yılında 200 bin ton olan üretim, 2025 yılında 126 bin 372 ton olarak gerçekleşti. Denizli’de ise yaklaşık 19 bin dekar alanda badem üretimi yapılıyor. Kent genelinde 479 bin meyve veren badem ağacı bulunuyor. Denizli’nin badem üretimi 2020 yılında 6 bin 68 ton seviyesindeyken, 2024 yılında 4 bin 322 tona, 2025 yılında ise 1.872 tona geriledi. “Verimlilik ve Kaliteyi Birlikte Artırmalıyız” Etkinlikte konuşan Denizli Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Tefenlili, badem üretiminde verimliliğin artırılmasının önemine dikkat çekti. Bademin Denizli tarımı açısından önemli bir alternatif ve katma değeri yüksek ürün olduğunu belirten Tefenlili, üretimin artırılmasının yanı sıra kalite ve pazarlama gücünün de geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Cevizde Başarıya Giden Yol Badem İçin de Örnek Denizli Ticaret Borsası olarak alternatif ve katma değeri yüksek ürünlerin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirten Tefenlili, 2018 yılında ilk dağıtımı gerçekleştirilen Ceviz Üretim Alanlarını Geliştirme Projesi kapsamında Denizli’nin 18 ilçesinde 8 bin 564 çiftçiye, 38 bin dekar alanda dikilmek üzere toplam 622 bin adet sertifikalı Chandler ceviz fidanının dağıtılarak toprakla buluşturulduğunu ifade etti. Denizli Ceviz Üretiminde Türkiye Birincisi Oldu Proje kapsamında gerçekleştirilen çalışmaların Denizli’nin ceviz üretiminde önemli bir dönüşüm sağladığını belirten Tefenlili, TÜİK verilerine göre Denizli’nin 2018 yılında 8 bin 537 ton ceviz üretimiyle Türkiye 3.’sü iken, 2024 yılında 22 bin 242 ton üretimle Türkiye 1.’si olduğunu söyledi. Tefenlili, ceviz üretiminde ortaya konulan bu dönüşümün, doğru planlama, üreticinin desteklenmesi ve tarımsal projelerin kararlılıkla uygulanması halinde badem üretiminde de mümkün olabileceğine dikkat çekti. “Cevizde ortaya koyduğumuz başarı, bize şunu gösteriyor: Doğru planlama, doğru üretim modeli ve üreticimizin emeğiyle önemli sonuçlar elde edebiliyoruz. Denizli’yi ceviz üretiminin başkenti konumuna taşıyan bu başarıyı badem üretiminde de yakalayabileceğimize inanıyoruz. Bademde de üretimimizi, verimliliğimizi ve katma değerimizi artırmak için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.” dedi. Tefenlili, badem üretiminde verimlilik ve kalitenin artırılmasının yanı sıra pazarlama gücünün de geliştirilmesi gerektiğini belirterek, “Üretimi artırırken; verimlilik, kalite ve pazarlama gücünü birlikte geliştirmeliyiz.” ifadelerini kullandı.

Kuru İncirin İhracat Yolculuğu 28 Eylül’de Başlıyor Haber

Kuru İncirin İhracat Yolculuğu 28 Eylül’de Başlıyor

Cennet meyvesi kuru incirin 2026 ürünü yeni mahsul ihracat yolculuğu için ilk yükleme/ihraç tarihi 28 Eylül 2026 Pazartesi olarak belirlendi. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, yeni sezon öncesinde kuru incirde kalite ve gıda güvenliği arttırmak amacıyla yoğun bir mesai verdiklerini dile getirdi. Üreticilere örnek olması ve sergi yerlerinden aflatoksinli kuru incirlerin seçilerek ayıklanabilmesi amaçlı üretim bölgelerindeki muhtarlar aracılığıyla taşınabilir UV el lambaları Aydın ve İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlükleri koordinasyonunda dağıttıklarını aktaran Gabay, “Sağlıklı hasat ve kurutma sağlanabilmesi için yine Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonun kurutma kerevetleri ve üretici bilgilendirme broşürleri dağıttık. Türkiye’nin en prestijli ürünlerinden kuru incirde güzel bir sezon geçirmek adına yoğun mesai veriyoruz” dedi. Türkiye’nin 2025/26 sezonununda 15 Ekim 2025-08 Eylül 2026 tarihleri arasında 2025 ürünü 55 bin ton kuru incir ihraç ederek 343 milyon dolar döviz geliri elde ettiği bilgisini veren Gabay şöyle devam etti; “Sezon sonunda 350 milyon doları aşacağımıza inanıyoruz. 2026-27 sezonunda kuru incir ihracatında 60 bin tonun üzerine çıkmayı hedefliyoruz.” Uzakdoğu’nun payı yüzde 16’ya yükseldi Türkiye’nin kuru incir ihraç ettiği pazarlarla ilgili bilgi veren Başkan Gabay, Avrupa Birliği’nin 17 bin 775 ton kuru incir talebiyle yüzde 32 pay aldığını ve liderliğini sürdürdüğüne işaret etti. Gabay; “Amerika kıtasına yaklaşık 16 bin ton kuru incir ihraç ettik. Uzakdoğu ülkelerine ihracatımız yüzde 29’luk artışla 7 bin tondan 8 bin 795 tona yükseldi. Uzakdoğu ülkelerinin ihracatımızdaki payı yüzde 13’ten yüzde 16’ya çıktı. Hindistan, Çin, Japonya gibi ülkelerde yaptığımız tanıtım çalışmalarının meyvelerini aldığımızı görüyoruz. Uzakdoğu pazarında hedefimiz ihracatımızın yüzde 25’ini bu ülkelere yapabilir konuma gelmek” ifadelerini kullandı. Kuru incir ihracatında Amerika Birleşik Devletleri 58 milyon dolarlık tutarla zirvedeki yerini korurken, ikinci sırada 44,5 milyon dolarla Almanya ve üçüncü sırada 44 milyon dolarla Fransa yer aldı. Türkiye’den kuru incir talebini yüzde 249’luk artışla 5 milyon dolardan 17,7 milyon dolara çıkaran Çin, Türkiye’nin en çok kuru incir ihraç ettiği ülkeler sıralamasında dördüncü sıraya tırmandı. Kanada 13,5 milyon dolarlık kuru incir ihracatıyla beşinci oldu.

Matlı Şirketler Grubu Foodist İstanbul’da Sektör Profesyonelleriyle Buluştu Haber

Matlı Şirketler Grubu Foodist İstanbul’da Sektör Profesyonelleriyle Buluştu

Topraktan Sofraya Entegre Ekosistem anlayışıyla faaliyet gösteren ve Türkiye’nin Protein Merkezi olma vizyonuyla büyümesini sürdüren Matlı Şirketler Grubu, Foodist İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı’nda Keskinoğlu ve Yörsan markalarıyla yer aldı. Matlı Şirketler Grubu, 1-4 Eylül 2026 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Foodist İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı’nda, bünyesinde bulunan Keskinoğlu ve Yörsan markalarıyla sektör profesyonelleriyle bir araya geldi. Topraktan sofraya uzanan entegre ekosistemiyle gıda sektöründe güçlü bir yapı oluşturan Matlı Şirketler Grubu, “Türkiye’nin Protein Merkezi” olma vizyonu doğrultusunda faaliyet gösteren Keskinoğlu ve Yörsan’ın sevilen ve yenilikçi ürünlerini fuar ziyaretçileriyle buluşturdu. Keskinoğlu ve Yörsan’dan Foodist’te güçlü birliktelik Matlı Şirketler Grubu’nun fuardaki standında Keskinoğlu ve Yörsan markaları öne çıktı. Türkiye gıda sektöründeki güçlü geçmişleri ve geniş ürün portföyleriyle faaliyet gösteren iki marka, yenilikçi ürünlerini sektör profesyonelleri ve ziyaretçilerin beğenisine sundu. Özellikle yeni ürünlerin gördüğü ilgi, Keskinoğlu ve Yörsan’ın değişen tüketici beklentilerine ve farklı kullanım alanlarına yönelik ürün geliştirme yaklaşımını ortaya koydu. Kalite ve güvenilir üretim anlayışını yenilikçi ürünlerle buluşturan Keskinoğlu ve Yörsan, Foodist İstanbul’da perakende, Horeca ve gıda hizmetleri sektörlerinin profesyonelleriyle bir araya geldi. Fuar boyunca gerçekleştirilen ürün tanıtımları ve görüşmelerle iki marka, mevcut iş ortaklarıyla ilişkilerini güçlendirirken farklı pazarlardan gelen profesyonellerle yeni iş bağlantıları kurma fırsatı yakaladı. 50’den fazla ülkeden sektör temsilcisinin, 2 binden fazla profesyonel yabancı alıcının ve 70 bini aşkın yerli ve yabancı ziyaretçinin buluştuğu Foodist İstanbul’da yerini alan Yörsan ve Keskinoğlu, Matlı Şirketler Grubu’nun Türkiye’nin Protein Merkezi olma vizyonunu uluslararası sektör profesyonelleriyle paylaşma fırsatı da buldu. Fuar, iki markanın mevcut iş birliklerini geliştirmesinin yanı sıra yeni ihracat ve ticaret fırsatlarının değerlendirilmesi açısından da önemli bir buluşma zemini oluşturdu. Matlı, yeni pazarlarda büyüme vizyonunu sürdürüyor Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Foodist İstanbul’un Türkiye’nin üretim gücünü ve gıda sektörünün uluslararası pazarlardaki potansiyelini ortaya koyan önemli organizasyonlardan biri olduğunu belirterek, şunları ifade etti: “Matlı Şirketler Grubu olarak, ‘Topraktan Sofraya Entegre Ekosistem’ anlayışımızla üretimin her aşamasında güçlü ve sürdürülebilir bir yapı oluşturuyoruz. Bugün Keskinoğlu ve Yörsan gibi Türkiye’nin güçlü markalarını aynı çatı altında buluştururken, ülkemizin protein üretimindeki gücünü daha geniş coğrafyalara taşıyoruz. Foodist İstanbul da bu vizyonumuzu sektör profesyonelleri ve uluslararası iş ortaklarımızla paylaşmak açısından son derece değerli bir platform oldu. ‘Türkiye’nin Protein Merkezi’ olma hedefimiz doğrultusunda üretim kapasitemizi, ürün çeşitliliğimizi ve ihracat gücümüzü geliştirirken, önümüzdeki dönemde özellikle Afrika ve Orta Doğu pazarlarını uluslararası alanda büyüme stratejimizin önemli odak alanları arasında konumlandırıyoruz. Bizim için gerçek başarı, yalnızca bir şirketin büyümesi değil; üreticiden çalışana, iş ortaklarımızdan müşterilerimize kadar bütün ekosistemin birlikte güçlenmesi ve birlikte ilerlemesidir. Bu nedenle her adımımızda sahayı dinleyen, değişimi zamanında başlatan ve ortaya çıkan değeri daha geniş bir çevreyle paylaşan bir anlayışla hareket ediyoruz.”

Arı Sağlığı Çalıştayı Sonuç Raporu Yayınlandı Haber

Arı Sağlığı Çalıştayı Sonuç Raporu Yayınlandı

Türkiye arıcılığının sürdürülebilir geleceği ve arı sağlığının korunmasına yönelik düzenlenen Arı Sağlığı Çalıştayı’nın Sonuç Raporu yayımlandı. Raporda, Türkiye arıcılığının geleceği için 10 öncelikli adım ortaya konuldu. Arı sağlığı dört başlıkta ele alındı Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği koordinasyonunda; TAGEM, HAYGEM ve GKGM iş birliğiyle Ankara Türkiye Milli Botanik Bahçesi’nde düzenlenen çalıştaya akademisyenler, kamu temsilcileri, veteriner hekimler ve sektör paydaşları katıldı. Çalıştayda arı sağlığı sorunları; hastalıklar ve tedavi yönetimi, pestisitler ve çevresel riskler, arı ürünlerinde kalite ve kalıntı ile eğitim, denetim ve politika başlıkları altında değerlendirildi. Arıcılık için 10 öncelikli adım Çalıştay sonucunda hazırlanan raporda, arı sağlığının “Tek Sağlık” yaklaşımıyla bütüncül olarak ele alınması gerektiği vurgulandı. Raporda öncelikli olarak; • Ulusal Arı Sağlığı Referans Laboratuvarının kurulması, • Dijital Erken Uyarı Sisteminin oluşturulması, • Gezginci arıcılıkta sağlık sertifikasının zorunlu hale getirilmesi, • Varroa için ulusal mücadele programının uygulanması, • Pestisit uygulamalarında arıcı bildirim sisteminin kurulması, • Kalıntısız ürün destek modelinin geliştirilmesi, • Uzman veteriner hekim istihdamının artırılması, • Arıcı eğitim ve sertifikasyon sisteminin oluşturulması, • Arı ürünlerinde ulusal izlenebilirlik sisteminin kurulması, • Ulusal Arı Sağlığı Yönetim Sisteminin oluşturulması önerildi. Hedef sürdürülebilir arıcılık Sonuç raporunda, sağlıklı arı kolonilerinin korunması için hastalıklarla mücadelenin yanı sıra çevresel risklerin azaltılması, gıda güvenliği, eğitim, denetim ve dijital izlenebilirliğin birlikte ele alınması gerektiği belirtildi. Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği tarafından yayımlanan raporun, kamu, akademi ve sektör iş birliğiyle Türkiye arıcılığının geleceğine yönelik çalışmalara katkı sağlaması hedefleniyor. Arı Sağlığı Çalıştayı Sonuç Raporu Arı sağlığı ve sürdürülebilir arıcılığa ilişkin detaylı değerlendirmelerin yer aldığı Arı Sağlığı Çalıştayı Sonuç Raporu’na aşağıdaki PDF dosyasından ulaşabilirsiniz. https://tab.org.tr/wp-content/uploads/2026/08/Ari-Sagligi-Calistayi-Sonuc-Raporu.pdf

Kuru İncirde Büyük Buluşma Haber

Kuru İncirde Büyük Buluşma

Türkiye’nin dünya lideri olduğu kuru incir sektöründe 2026/27 sezonu öncesi Aydın’da kritik bir "İncir Zirvesi" düzenlendi. Kamu, yerel yönetimler, ihracatçılar ve üreticileri aynı masada buluşturan zirvede, "kalitenin bahçeden başladığı" vurgulanarak sürdürülebilir ihracat için yeni stratejiler belirlendi. ​Yıllık 400 milyon doları aşan döviz getirisiyle Türkiye’nin en önemli tarımsal ihraç ürünlerinden biri olan kuru incirde, gelecek sezonun daha verimli geçmesi adına Aydın’da geniş katılımlı bir istişare toplantısı gerçekleştirildi. İncir Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nde Aydın Valisi Dr. Osman Varol başkanlığında toplanan sektör temsilcileri, üretimden pazarlamaya kadar tüm süreçleri masaya yatırdı. ​“Kalite Bahçede Başlar, İhracata Taşınır” ​Zirvenin en önemli gündem maddesi, kuru incirde sürdürülebilir ihracatın temeli olan "kalite" oldu. Sektör temsilcileri, kalitenin yalnızca işletme girişlerinde değil, bahçe aşamasından itibaren sağlandığında gerçek değerine ulaşacağını belirtti. ​Ürünün doğru kurutulması, seçilmesi, ayıklanması ve sağlıklı koşullarda depolanması gerektiğine dikkat çekilen toplantıda, aflatoksin kontrollerinin üretici ve ilk alım noktalarında güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi. ​Yusuf Gabay: “Dünya Liderliğini Korumak Ortak Sorumluluğumuz” ​Toplantıda konuşan Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (EİB) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gabay, kuru incirin Türkiye için bir milli servet olduğunu hatırlatarak şu değerlendirmelerde bulundu: ​"Kuru incirde liderliğimizi korumanın yolu, kaliteyi bahçeden başlatmaktan geçiyor. Erken kontrol mekanizmalarını yaygınlaştırarak hem üreticimizin emeğini koruyacağız hem de ülkemizin marka değerini yükselteceğiz. Amacımız ürünü kaybetmek değil; doğru kontrol ve doğru ayrıştırma ile bu milli serveti en yüksek katma değerle ekonomiye kazandırmaktır." ​Sektörün Öncelikli Beklentileri: UV Kontrolü ve Mevzuat Düzenlemeleri ​Başkan Yusuf Gabay, sektörün öncelikli beklentilerini şu başlıklarla özetledi: ​Ortalama esaslı analiz yöntemi: İhracatta verimliliği artıracak yöntemlerin uygulanması. ​Mobil UV lambası desteği: Ürün ayrıştırma süreçlerinde teknolojinin yaygınlaştırılması. ​Geri dönen ürünler: İhracattan dönen ürünlerin yeniden değerlendirilmesine imkân sağlanması. ​Mevzuat güncellemeleri: Uygun limitlere sahip ülkelere sevkiyatın önünün açılması. ​İncirde Tanıtım Hamlesi: Aydın’dan Kamu Spotu Desteği ​Toplantıda dikkat çeken bir diğer karar ise kuru incirin tüketiciye anlatılması konusunda alındı. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, kuru incirin sağlık faydalarının geniş kitlelere ulaşması amacıyla hazırlanacak bir kamu spotuna belediye olarak tam destek vereceklerini açıkladı. ​İhracatta Başarı Grafiği Yükseliyor ​2025/26 sezonunda 50 bin tonu aşkın ihracatla 314 milyon dolar gelir elde eden Türkiye’nin en büyük pazarları ise şu şekilde şekillendi: ​Amerika Birleşik Devletleri: 52,5 milyon dolar ile zirvede. ​Fransa: 41,5 milyon dolar ile ikinci sırada. ​Almanya: 40 milyon dolar ile üçüncü sırada. ​Uzak Doğu: Yüzde 29’luk artışla 48,5 milyon dolara ulaşan ihracat hacmi. ​Aydın Valisi Dr. Osman Varol, zirve sonunda yaptığı açıklamada, alınan kararların yerel ve merkezi düzeyde hızlıca uygulanması gerektiğinin altını çizerek, bu birlikteliğin Türk tarımı için hayırlı olmasını diledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.