Hava Durumu

#Kamu Kurumları

Kırsal Haber - Kamu Kurumları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kamu Kurumları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TİM Tarım Kurulu Çalıştayında Tarım Sektörü Temsilcileri Bir Araya Geldi Haber

TİM Tarım Kurulu Çalıştayında Tarım Sektörü Temsilcileri Bir Araya Geldi

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) koordinasyonunda düzenlenen Tarım Kurulu Çalıştayı’nda, tarım ürünleri ihracatına yönelik devlet destekleri, TURQUALITY® projeleri, yurt dışı markalaşma ve tanıtım faaliyetleri değerlendirildi. Çalıştayda, tarım sektörünün ihracat gündemindeki güncel konular ele alındı. Tarım Sektörü Temsilcileri Bir Araya Geldi Türkiye İhracatçılar Meclisi koordinasyonunda gerçekleştirilen Tarım Kurulu Çalıştayı, kamu kurumları ve tarım sektörü temsilcilerini bir araya getirdi. Çalıştaya, TİM Başkanı Mustafa Gültepe, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, Tarım ve Orman Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ferhat Çolak, TİM Tarım Kurulu Başkanı Melisa Tokgöz Mutlu ve sektör temsilcileri katıldı. Tarım Ürünleri İhracatında Devlet Destekleri Görüşüldü Çalıştayın gündeminde, tarım ürünleri ihracatına yönelik devlet destekleri önemli yer tuttu. İhracatçıların yararlanabileceği destek mekanizmalarının yanı sıra sektörün dış pazarlardaki faaliyetlerine ilişkin güncel konular değerlendirildi. TURQUALITY® ve Yurt Dışı Markalaşma Gündemdeydi Çalıştayda, Türk tarım ürünlerinin uluslararası pazarlarda tanıtımına yönelik TURQUALITY® projeleri ile yurt dışı markalaşma ve tanıtım faaliyetleri de ele alındı. Tarım sektörünün ihracat faaliyetlerine ilişkin güncel gelişmelerin kapsamlı şekilde değerlendirildiği çalıştay, kamu ve sektör temsilcilerinin bir araya geldiği önemli bir buluşma oldu.

Kahraman: “İnşaat Sektörü Üretmek İstiyor, Bürokrasiye Takılıyor” Haber

Kahraman: “İnşaat Sektörü Üretmek İstiyor, Bürokrasiye Takılıyor”

İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Kahraman, kentte inşaat ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi süreçlerinin uzaması, esaslı olmayan tadilat işlemlerinin aylarca sonuçlandırılamaması ve hake diş onaylarında yaşanan gecikmelerin sektörü ciddi biçimde mağdur ettiğini belirterek yetkilileri çözüm üretmeye çağırdı. İzmir’de inşaat sektörünün karşı karşıya olduğu bürokratik sorunların artık sürdürülemez bir noktaya geldiğini ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Kahraman, bazı ilçelerde yapı ruhsatı süreçlerinin bir yılı aştığını, inşaatı tamamlanan yapıların yapı kullanma izin belgelerinin düzenlenmesinde de önemli gecikmeler yaşandığını söyledi. Kahraman, sorunun yalnızca ruhsat aşamasıyla sınırlı olmadığını vurgulayarak, basit ve esaslı olmayan tadilat işlemlerinin dahi aylarca sürdüğünü, yapılan imalatların hak edişlerinin zamanında onaylanmamasının ise müteahhitleri ciddi bir finansman yükü altında bıraktığını belirtti. İTİRAZIMIZ DENETİME DEĞİL İnşaat sektörünün üretmek, istihdam sağlamak ve ülke ekonomisine katkıda bulunmak istediğini ancak uzun ve öngörülemeyen bürokratik süreçlerle mücadele ettiğini belirten Kahraman, şöyle konuştu: “Bizim itirazımız mevzuata, denetime ya da kamu kurumlarının sorumluluklarına değildir. Elbette yapı güvenliği, şehircilik ilkeleri ve mevzuata uygunluk titizlikle denetlenmelidir. Ancak denetim yapmak ile işlemleri gereksiz yere uzatmak birbirinden farklıdır. Bugün İzmir’de yatırımcılarımız ruhsat almak için aylarca bekliyor, bazı ilçelerde bu süre bir yılı aşıyor. Esaslı olmayan tadilat işlemleri dahi aylarca sonuçlandırılamıyor. İnşaatını tamamlayan firmalar yapı kullanma izin belgesi beklerken, yaptığı imalatların hak edişlerinin onaylanmasını bekleyen müteahhitlerimiz de ciddi ekonomik sıkıntılar yaşıyor. Evrakların kurumlar arasında dolaştığı, işlemlerin neden sonuçlandırılmadığının net biçimde açıklanamadığı ve yatırımcının ne zaman sonuç alacağını öngöremediği bir sistemle karşı karşıyayız” YAPTIĞIMIZ İŞİN KARŞILIĞINI ALMAK İÇİN DE MÜCADELE EDİYORUZ Hakediş onaylarında yaşanan gecikmelerin inşaat firmalarının finansal yapısını doğrudan etkilediğini belirten Kahraman, şu değerlendirmede bulundu: “İnşaat sektöründe maliyetler her geçen gün artarken, firmalarımızın yaptığı imalatların hak edişlerini zamanında alamaması finansman yükünü daha da ağırlaştırıyor. İşini yapan, sahada üretimini gerçekleştiren ve yükümlülüklerini yerine getiren müteahhitlerimiz, hak edişlerinin onaylanması için uzun süre beklemek zorunda kalıyor. Bir tarafta yatırım yapmak için ruhsat bekleyen, diğer tarafta yaptığı imalatın karşılığını alabilmek için hakediş onayı bekleyen bir sektör var. Üstelik tamamlanan projelerde yapı kullanma izin belgesi süreçleri de uzayabiliyor. Bu gecikmeler firmalarımızın nakit akışını bozuyor, finansman maliyetlerini artırıyor, yeni yatırımları yavaşlatıyor ve istihdamı olumsuz etkiliyor. İşini zamanında yapan ve sorumluluklarını yerine getiren sektör temsilcilerinin, bürokratik gecikmeler nedeniyle mağdur edilmesi kabul edilemez.” DENETİM YAPILMALI, ANCAK SÜREÇLER SÜRÜNCEMEDE BIRAKILMAMALI Kamu kurumlarının denetim sorumluluğunun önemine dikkat çeken Kahraman, denetim süreçlerinin etkin ve zamanında yürütülmesi gerektiğini vurguladı: “Hiç kimse denetimsiz bir yapılaşma istemiyor. Biz de güvenli, mevzuata uygun ve nitelikli yapılar üretmek istiyoruz. Ancak denetim gerekçesiyle işlemlerin belirsiz sürelerle uzaması doğru değildir. Mevzuata uygun başvuruların zamanında sonuçlandırılması, eksikliklerin açıkça bildirilmesi ve gerekli onayların makul sürelerde verilmesi gerekir. Kamu kurumlarıyla sektör temsilcileri karşı karşıya gelmemeli. Tam tersine, kurumlarımızın tecrübesi ile sektörümüzün sahadaki bilgisi bir araya getirilerek sorunlara ortak çözümler üretilmelidir.” İZMİR İÇİN SOMUT ÇÖZÜM ADIMLARI ATILMALI İzmir’de inşaat sektörünün önünü açmak için bir dizi somut adım atılması gerektiğini belirten Kahraman, çözüm önerilerini şöyle sıraladı: - Ruhsat süreçleri hızlandırılmalı: Yapı ruhsatı başvuruları için mevzuata uygun, açık ve ölçülebilir işlem süreleri belirlenmeli. - Tadilat işlemleri sadeleştirilmeli: Esaslı olmayan tadilatlarda gereksiz bürokratik işlemler kaldırılmalı ve başvurular gecikmeden sonuçlandırılmalı. - Yapı kullanma izin belgeleri zamanında düzenlenmeli: İnşaatı tamamlanan ve gerekli şartları sağlayan yapıların izin süreçleri etkin biçimde yürütülmeli. - Hakediş onayları geciktirilmemeli: Gerçekleştirilen imalatların kontrolleri ve hakediş değerlendirmeleri belirli bir takvim çerçevesinde tamamlanmalı. - Dijital takip sistemi güçlendirilmeli: Başvuruların hangi aşamada olduğu görülebilmeli, gecikmelerin nedenleri şeffaf biçimde açıklanmalı. - Kurumlar arası koordinasyon artırılmalı: Belediyeler, ilgili kamu kurumları ve sektör temsilcileri arasında düzenli bir çözüm mekanizması oluşturulmalı. Kahraman, İzmir Ticaret Odası başta olmak üzere ilgili kurumların ve sektör temsilcilerinin bir araya gelerek ilçelerdeki sorunları somut veriler üzerinden değerlendirmesinin önemine dikkat çekti. BİZ AYRICALIK DEĞİL, İŞLEYEN BİR SİSTEM İSTİYORUZ Açıklamasının sonunda yetkililere çağrıda bulunan İsmail Kahraman, şu ifadeleri kullandı: “Biz ayrıcalık istemiyoruz. Mevzuata uygun çalışan, üretim yapan, istihdam sağlayan ve ülke ekonomisine katkıda bulunan sektörümüzün önündeki gereksiz engellerin kaldırılmasını istiyoruz. İzmir gibi Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden birinde ruhsat süreçlerinin bir yılı aşması, esaslı olmayan tadilatların aylarca sürmesi ve hakedişlerin onaylanmasında gecikmeler yaşanması hepimizin üzerinde düşünmesi gereken bir meseledir. İnşaat sektörü yalnızca müteahhitlerden ibaret değildir. Konut üretiminden kentsel dönüşüme, istihdamdan sanayiye, esnaftan finans sektörüne kadar geniş bir ekonomik alanı etkilemektedir. Bu nedenle yaşanan sorunların çözümü yalnızca sektörümüz için değil, İzmir’in ekonomik gelişimi ve vatandaşlarımızın refahı açısından da büyük önem taşımaktadır. İzmir’in kaybedecek zamanı yok. Bürokratik engeller azaltılmalı, işlemler hızlandırılmalı ve üretimin önündeki tıkanıklıklar giderilmelidir. Biz sorunları dile getirmekle yetinmiyor, çözümün de bir parçası olmak istiyoruz.”

Doğa Temelli Çözümler Projesi 7 İlde Hayata Geçiriliyor Haber

Doğa Temelli Çözümler Projesi 7 İlde Hayata Geçiriliyor

Tarım ve Orman Bakanlığı ile FAO iş birliğinde yürütülen Doğa Temelli Çözümler Projesi kapsamında, 7 pilot ilde sürdürülebilir arazi yönetimi, toprak ve su kaynaklarının korunması ile iklim değişikliğine dayanıklı tarımsal üretim uygulamaları geliştirilecek. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) iş birliğinde yürütülen, Küresel Çevre Fonu (GEF) tarafından finanse edilen ve Doğa Koruma Merkezi (DKM) tarafından uygulanan Doğa Temelli Çözümler Projesi’nin açılış çalıştayı, 19-20 Ekim 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştiriliyor. Tarım Reformu Genel Müdürü Dr. Osman Yıldız’ın açılış konuşmasıyla başlayan çalıştayda, iklim değişikliğine dayanıklı tarım, kuraklıkla mücadele, sürdürülebilir arazi yönetimi ve doğal kaynakların korunmasına yönelik uygulamalar ele alınıyor. 7 pilot ilde 48 ay sürecek Bingöl, Kahramanmaraş, Kars, Nevşehir, Niğde, Tekirdağ ve Sivas’ta uygulanacak proje, 48 ay boyunca sürdürülecek. Buğday üretimi, hayvancılık ve mera yönetiminde doğa temelli çözümlerin yaygınlaştırılmasını amaçlayan proje kapsamında; 5 bin hektar bozulmuş arazinin restore edilmesi, 800 bin hektar alanda sürdürülebilir arazi yönetimi uygulamalarının geliştirilmesi, Yaklaşık 5,2 milyon ton CO₂ eşdeğeri iklim faydası sağlanması hedefleniyor. Toprak ve su kaynaklarının korunması ön planda Bakanlığın su merkezli tarımsal üretim planlaması ve kuraklıkla mücadele politikalarıyla uyumlu yürütülen projede, biyolojik çeşitliliğin geliştirilmesi ve tarım-gıda sistemlerinin iklim değişikliğine karşı dayanıklılığının artırılması öncelikli konular arasında yer alıyor. Çalıştayın ilk gününde projenin ulusal ve uluslararası çerçevesi değerlendirilirken kamu kurumları, çiftçiler ve özel sektörün sağlayabileceği katkılar görüşüldü. İkinci gününde ise 7 pilot ilin Tarım ve Orman Müdürlükleri, mevcut durumlarını ve uygulama önceliklerini katılımcılara sunacak. Pilot iller için ortak yol haritası oluşturulacak Kamu kurumları, üniversiteler, araştırma kuruluşları, üretici örgütleri, kooperatifler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla yürütülen çalıştayda, pilot illerde uygulanabilecek doğa temelli çözümler ve öncelikli çalışma alanları belirlenecek. Çalıştay sonucunda paydaşların teknik, kurumsal ve finansal katkılarının değerlendirilmesi ve projenin uygulama sürecine yön verecek ortak yol haritasının oluşturulması amaçlanıyor.

Antalya COP31 Zirvesine Hazırlanıyor Haber

Antalya COP31 Zirvesine Hazırlanıyor

Antalya, COP31 İklim Değişikliği Zirvesi’ne ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Antalya Valiliği, uluslararası organizasyon öncesinde yürütülen hazırlıklara dikkat çekerek kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, turizm sektörünü, esnafı ve vatandaşları iş birliğine davet etti. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) kapsamında dünyanın dört bir yanından binlerce konuğu ağırlamaya hazırlanan Antalya’da, zirve öncesi çalışmalar sürüyor. Uluslararası organizasyonun kentin tanıtımına, vizyonuna ve geleceğine önemli katkılar sunması beklenirken, hazırlıkların ortak sorumluluk anlayışıyla yürütülmesi hedefleniyor. Antalya Valiliği tarafından yapılan paylaşımda, COP31 Zirvesi’nin Antalya için tarihi bir fırsat olduğu vurgulandı. Kentin doğal güzelliklerinin, kültürel zenginliklerinin ve köklü misafirperverlik geleneğinin uluslararası konuklara en iyi şekilde tanıtılmasının önemine dikkat çekildi. Antalya’da COP31 İçin Ortak Sorumluluk Vurgusu Antalya Valiliği, COP31 gibi uluslararası ölçekte önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmanın tüm şehir için ortak bir sorumluluk olduğunu belirtti. Valilik tarafından yapılan açıklamada, kamu kurumları, yerel yönetimler, turizm sektörü, esnaf ve vatandaşların iş birliğiyle konuklara unutulmaz bir Antalya deneyimi sunulabileceği ifade edildi. Kentin misafirperverliğinin ve dayanışma kültürünün zirve sürecinde önemli bir rol üstleneceği kaydedildi. COP31 Süresince Antalya’da Ulaşım ve Trafik Tedbirleri Alınacak COP31 İklim Değişikliği Zirvesi boyunca şehir yaşamının aksamaması ve katılımcıların ulaşımının sorunsuz şekilde sağlanması amacıyla yeni trafik ve ulaşım tedbirlerinin uygulanacağı bildirildi. Antalya Valiliği, alınacak önlemlerle zirve katılımcılarının şehir içindeki hareketliliğinin kolaylaştırılmasının ve Antalyalı vatandaşların günlük yaşam konforunun korunmasının amaçlandığını belirtti. Tedbirlerin başarıyla uygulanabilmesi için Antalya halkının anlayış, destek ve iş birliğinin büyük önem taşıdığı vurgulandı. Antalya’nın Uluslararası Tanıtımı İçin Önemli Fırsat Antalya’nın COP31 Zirvesi’ne ev sahipliği yapması, kentin uluslararası alandaki tanıtımı açısından önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Zirve hazırlıklarının kamu kurumları, yerel yönetimler, turizm sektörü, esnaf ve vatandaşların katkısıyla sürdürülmesi hedefleniyor. Antalya Valiliği, organizasyon sürecinde ortak hareket edilmesinin önemine dikkat çekerek tüm kesimleri kentin güzelliklerini, kültürel değerlerini ve misafirperverliğini dünyaya en iyi şekilde yansıtmaya davet etti.

Ankara Büyükşehir Belediyesi COP31 İklim Geçiş Forumu’na Katıldı Haber

Ankara Büyükşehir Belediyesi COP31 İklim Geçiş Forumu’na Katıldı

COP31 öncesinde Ankara’da düzenlenen İklim Geçiş Forumu’nda, iklim değişikliğiyle mücadele, yerel yönetimlerin sorumlulukları ve sürdürülebilir kent politikaları ele alındı. Ankara Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mekin Tüzün’ün de katıldığı forumda, farklı sektörlerden temsilciler iklim eyleminin geleceğini değerlendirdi. İklim değişikliğiyle mücadelede yerel yönetimlerin rolünü güçlendirmek ve farklı paydaşlar arasında iş birliğini geliştirmek amacıyla düzenlenen Ankara İklim Geçiş Forumu, geniş katılımla gerçekleştirildi. COP31 öncesinde düzenlenen buluşmada, iklim politikalarının yerel düzeyde uygulanması, kentlerin iklim değişikliğine karşı dayanıklılığının artırılması ve sürdürülebilir bir gelecek için atılabilecek adımlar gündeme geldi. Ankara Büyükşehir Belediyesi de Genel Sekreter Yardımcısı Mekin Tüzün’ün katılımıyla forumda yer aldı. Kamu kurumları, yerel yönetimler, uluslararası kuruluşlar, finans kuruluşları, sivil toplum temsilcileri, akademisyenler, gençler ve özel sektör temsilcilerini bir araya getiren organizasyon, iklim değişikliğiyle mücadeleye farklı perspektiflerden yaklaşılmasına olanak sağladı. Ankara İklim Geçiş Forumu’nda Yerel İklim Eylemi Ele Alındı Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Ofisinin desteğiyle Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye tarafından düzenlenen ve İklim Değişikliği Başkanlığınca organize edilen Ankara İklim Geçiş Forumu’nda, yerel iklim eyleminin farklı boyutları değerlendirildi. Forumda, iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılmasında yerel yönetimlerin üstlendiği sorumluluklar ve kamu kurumları arasındaki koordinasyonun önemi öne çıktı. İklim hedeflerine ulaşılması için yerel yönetimlerin yanı sıra finans kuruluşlarının, akademik çevrelerin, sivil toplumun ve özel sektörün katkısının da önem taşıdığı vurgulanan buluşmada, ortak hareket etme anlayışı ön plana çıktı. Kentlerin iklim değişikliğinin etkilerine karşı daha dirençli hale getirilmesi, yerel düzeyde geliştirilen politikaların güçlendirilmesi ve iklim eylemlerinin toplumsal katılımla desteklenmesi de forumun ele aldığı temel başlıklar arasında yer aldı. COP31 Öncesinde İş Birliği ve Sürdürülebilir Kentler Gündemde Antalya’da düzenlenmesi planlanan COP31 öncesinde gerçekleştirilen forum, Türkiye’de iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında yürütülen çalışmaların değerlendirilmesi açısından önem taşıdı. Uluslararası iklim hedeflerinin yerel ölçekte uygulanması ve kentlerin sürdürülebilirlik politikalarının geliştirilmesi, toplantının öne çıkan konuları arasında bulundu. Farklı alanlardan temsilcilerin aynı platformda buluşması, iklim değişikliğiyle mücadelede kurumlar arası iş birliğinin ve ortak çözüm geliştirme yaklaşımının önemini ortaya koydu. Yerel yönetimlerin deneyimlerinin ve ihtiyaçlarının ele alınması da iklim politikalarının kentlerin koşullarına uygun şekilde geliştirilmesi bakımından önem taşıdı. Mekin Tüzün’den Forum Değerlendirmesi Ankara Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mekin Tüzün, forumun ardından yaptığı paylaşımda, Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak Ankara İklim Geçiş Forumu’na katılım sağladıklarını belirtti. COP31 Antalya öncesinde gerçekleştirilen toplantının oldukça verimli geçtiğini ifade eden Tüzün, yerel iklim eyleminin kamu kurumları, yerel yönetimler, uluslararası kuruluşlar ve diğer paydaşların bakış açılarıyla ele alındığı organizasyona ilişkin değerlendirmesini paylaştı. Ankara’da düzenlenen İklim Geçiş Forumu, COP31 öncesinde iklim değişikliğiyle mücadele, yerel yönetimlerin iklim politikalarındaki rolü ve sürdürülebilir kentlerin geleceği üzerine değerlendirmelerin yapılmasına zemin hazırladı.

İzmir Ticaret Odasında Dünya Gıda Günü Buluşması Haber

İzmir Ticaret Odasında Dünya Gıda Günü Buluşması

İzmir Ticaret Odasında düzenlenen Dünya Gıda Günü etkinliği, kamu kurumları, iş dünyası ve gıda sektörü temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinlikte, kurum temsilcilerinin açılış konuşmalarının ardından stantlar ziyaret edildi. İzmir Ticaret Odasında düzenlenen Dünya Gıda Günü Etkinliği, Geçmiş Dönem Gençlik ve Spor Bakanı ve İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanı Dr. Bülent Kahraman Çolakoğlu, FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık ve Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu (TGDF) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tarık Tezel’in açılış konuşmalarıyla başladı. Dünya Gıda Günü Etkinliğine Sektör Temsilcileri Katıldı Etkinliğe Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Karabağlı, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Ege Bölgesi Sanayi Odası Meclis Başkanı N. Fatih Aracı ve İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Bülent Uçak katıldı. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyeleri Mahmut Erkoç, İsmail Kahraman, Alp Avni Yelkenbiçer ve Celaledin Özlahlan’ın yanı sıra Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Şahin Çakan, Meclis Başkan Yardımcıları Ali Yaramışlı ve Mehmet Tahir Özdemir, Meclis Katip Üyesi Sabih Haliloğlu, meclis üyeleri ve oda üyeleri de etkinlikte yer aldı. Etkinlik Sonrası Stantlar Ziyaret Edildi Dünya Gıda Günü kapsamında düzenlenen etkinlik, açılış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen stant ziyaretleriyle devam etti. Katılımcılar, etkinlik sonrasında kurulan stantları gezdi.

Tekirdağ'ın Geleceğine Candan İmza: "Söz Verdik, Yaptık!" Haber

Tekirdağ'ın Geleceğine Candan İmza: "Söz Verdik, Yaptık!"

Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, görevdeki ikinci yılını ‘Söz Verdik, Yaptık’ vizyonuyla kamuoyuna sundu. Ekonomik zorluklara rağmen Türkiye’nin en güçlü mali yapılarına sahip komu kurumlarından biri olduklarını belirten Candan Başkan, Tekirdağ’ı borçsuz, özkaynakları artmış, altyapıdan sosyal hizmetlere kadar her alanda, doğumdan ölüme her kesime dokunan hizmetler üreten bir belediyecilik anlayışıyla buluşturduklarını vurguladı. CANDAN BAŞKAN: “TBB KAMU KURUMLARI ARASINDA ÖRNEK GÖSTERİLECEK BİR MALİ YAPIDA” Candan Belediyeciliğin ilk iki yılının değerlendirildiği basın toplantısında, kentte görev yapan yerel ve ulusal basın temsilcileriyle bir araya gelen Başkan Dr. Candan Yüceer; temel önceliklerinin mali disiplin, şeffaf yönetim ve sosyal dayanışma olduğunu ifade etti. Günü kurtaran değil, geleceği planlayan bir belediyecilik anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Yüceer, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin bugün Türkiye’de örnek gösterilecek bir mali yapıda olduğunu söyledi. “ŞEFFAFLIK KONUSUNDA TÜRKİYE ORTALAMASININ ÇOK ÜSTÜNDEYİZ” Şeffaflık ve mali disiplin konusundaki iddialarını çarpıcı verilerle dile getiren Candan Başkan, “Hep söylüyorum; mali disiplin bir kurumun güveninin en bilimsel ölçüsüdür ve rakamlar yalan söylemez. Bugün vadesi geçmiş tek bir kuruş borcumuz yok. Özgelirlerimizi yüzde 7’den yüzde 14’e çıkardık. Şeffaflık konusunda ise sadece Türkiye’nin ortalamasının çok üstündeyiz. Biz bu alanda kendimizle yarışıyoruz. Türkiye genelinde açık ihale oranı yüzde 70’ler seviyesindeyken, biz bu oranı yüzde 93.44’e çıkardık. Bu, halkımızın her bir kuruşunun nerede ve nasıl harcandığının en açık kanıtıdır” şeklinde konuştu. “KİRALAMA GİDERLERİMİZİ BÜTÇEDE SEMBOLİK BİR DÜZEYE İNDİRDİK” Göreve gelir gelmez en büyük gider kalemlerinden olan kiralama yöntemine son verdiklerini ifade eden Candan Başkan, “Göreve geldiğimiz gün ‘kendi baskımızı kendimiz yapacağız, kendi araçlarımızla kentimize hizmet edeceğiz demiştik. Tek bir mülkümüzü satmadan, bir kuruş kredi çekmeden 433 yeni hizmet aracını öz malımız yaptık. Kiralama giderlerimizi bütçede sembolik bir düzeye indirdik. Biz bu şehrin kaynaklarını en doğru, en bereketli şekilde kullanma iradesini ortaya koyduk” dedi. “ŞİMDİ BU TEKİRDAĞ’A, TEKİRDAĞLIYA HAKSIZLIK DEĞİL Mİ?” Tekirdağ’ın vergi ödemede ilk 5 şehir arasında yer almasına rağmen merkezi hükümet yatırımlarından beklediği payı alamadığına dikkat çeken Candan Başkan, “Büyükşehirler ortalama merkezi idareden kişi başı ortalama 6 bin 817 lira bedelinde yatırım almış. Tekirdağ ortalamasına baktığımızda kişi başına 5 bin lirada kalmış. Şimdi bu Tekirdağ’a, Tekirdağlıya haksızlık değil mi?” ifadelerini kullandı. “DOĞUMDAN ÖLÜME HER KESİMİN YANINDAYIZ” Hizmetin merkezine insanı koyduklarını, belediyeciliğin sadece fiziksel yatırımlardan ibaret olmadığını hatırlatan Başkan Yüceer konuşmasını şöyle sürdürdü: “Belediyecilik sadece beton dökmek değildir; üreticimizin mazot desteğinde, öğrencimizin ulaşımında, emeklimizin pazar alışverişinde yanında olmaktır. Biz de bu anlayışla görev yılımızın ilk yılı dolmadan sosyal desteklerimizi tam 7 kat artırdık. Belediyemizin tüm birimlerini, yapılarını daha işlevsel bir yapıya dönüştürdük. Doğumdan ölüme kadar her bir hemşehrimizin sofrasında, eğitiminde, sağlığında yanındayız. Sorumluluğumuz büyük, aldığımız vebal çok yüksek. Bu gerçeklikle, gecemizi gündüzümüze katarak Tekirdağ için çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Toplantının ardından Candan Başkan, basın mensuplarıyla birlikte belediye bünyesinde yeni kurulan Dijital Baskı Merkezi’ni ziyaret etti. Matbaa ve baskı işlemlerinin artık belediyenin kendi öz gücüyle yapılacağını belirten Başkan Yüceer, her adımda kaynaklarını daha verimli kullanmaya çalıştıklarını ifade etti. Program, merkezin teknik imkânlarının tanıtılmasının ardından çekilen toplu hatıra fotoğrafı ile son buldu.

İzmir Kendi Enerjisini Üreten Bir Kent Olmalı Haber

İzmir Kendi Enerjisini Üreten Bir Kent Olmalı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) bünyesinde çalışmalarını sürdüren Yeşil Dönüşüm Komisyonu tarafından düzenlenen toplantıya katıldı. Kentin enerji politikasının oluşturulması gerektiğini vurgulayan Başkan Tugay, İzmir’in tükettiğinden fazlasını üreten “pozitif enerji bölgesi” hedefiyle ilerlemesi gerektiğini söyledi. Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) bünyesinde faaliyet gösteren Yeşil Dönüşüm Komisyonu, iş dünyası, yerel yönetimler ve kamu kurumları arasındaki iş birliğini güçlendirme hedefi doğrultusunda bir toplantı düzenledi. Toplantıda, İzmir Planlama Ajansı (İZPA) tarafından hazırlanan “Enerji ve Malzeme Güvenliği Raporu” komisyon üyeleriyle paylaşıldı. Toplantıya katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kentin enerji politikasının oluşturulmasının önemine dikkat çekerek, İzmir’in kendi enerjisini üreten bir pozitif enerji bölgesine dönüşmesi gerektiğini ifade etti. Başkan Tugay, yalnızca tüketimi karşılayan değil, tüketilenin üzerinde enerji üretebilen sistemlere sahip olunmasının hedeflenmesi gerektiğini vurguladı. “Yapay zekâ sistemleri, ciddi enerji istiyor” Enerji güvenliği konusunda değerlendirmelerde bulunan Başkan Tugay, 12 Şubat’ta Münih’te düzenlenecek önemli bir toplantıya davet edildiğini belirterek, dünyada enerji güvenliğinin artık ülkelerden çok şehirler ölçeğinde ele alındığını söyledi. Enerjinin güvence altına alınmasının yaşamsal bir konu hâline geldiğini vurgulayan Başkan Tugay, şehrin enerji sistemlerinde yaşanabilecek bir çöküşün günlük yaşamın sürdürülebilirliği açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Enerji kullanım alanlarının giderek çeşitlendiğini ifade eden Başkan Tugay, sürece yapay zekânın da dâhil olduğunu belirterek şunları söyledi: “Yapay zekâ sistemleri ciddi enerji istiyor. Bir veri merkezi, bir şehrin tükettiği kadar enerji harcayabiliyor. Zaman içinde yapay zekâ ekosistemi hayatın her alanına hâkim olacak ve buna bağlı olarak çok büyük bir enerji ihtiyacı ortaya çıkacak. Bu ihtiyacı nasıl karşılayacağımız kadar, bu süreçte yaşam alanlarımızdan nelerin eksileceğini, enerji kaynaklarının kimlerin kontrolüne geçeceğini de düşünmemiz gerekiyor.” “Kendi enerjimizi kendimiz üretmeliyiz” Dünyanın farklı kentlerinde enerji sistemlerinin aniden çökebildiğine dikkat çeken Başkan Tugay, Berlin’de bu yıl yaşanan geniş çaplı elektrik kesintisini hatırlattı. Daha önce İspanya’da ve Türkiye’de Isparta’da benzer örneklerin yaşandığını ifade eden Başkan Tugay, İzmir dâhil pek çok şehirde benzer bir riskin her zaman bulunduğunu söyledi. Olası bir enerji kesintisinin ardından “Biz nerede hata yaptık, bunu neden daha önce öngöremedik” sorularının sorulacağına işaret eden Başkan Tugay, raporda da yer verilen mikro şebeke sistemlerinin üniter ya da bölgesel ölçekte kurulmasının önemine vurgu yaptı. Başkan Tugay, şunları kaydetti: “Bu değerlendirmelerden çıkardığım en önemli sonuç şudur: Kendi enerjimizi kendimiz üretmeliyiz. Pozitif enerji bölgesine dönüşmeliyiz. Tükettiğimizi karşılayan, mümkünse tükettiğimizin üzerinde enerji üretebilen sistemlere sahip olmalıyız.” “Yeter ki bunu yapmaya niyetlenelim” Enerji güvenliğinin sağlanması için birbirini gerektiğinde yedekleyebilen sistemlerin kurulmasının önemine dikkat çeken Başkan Tugay, bu tür uygulamaların hayata geçirilmesinin zor olmadığını ifade etti. Kültürpark alanında bu nitelikte bir enerji sisteminin kurulabileceğini belirten Başkan Tugay, İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi'nde benzer sistemler için çalışma yapılması gerektiğini söyledi. Belediyenin bir enerji dağıtım şirketine sahip olduğunu hatırlatan Başkan Tugay, bu tür projeleri hayata geçirebilecek teknik ve yasal altyapının bulunduğunu vurguladı. Kentte benzer şekilde çalışabilecek başka şirketlerin de olabileceğini dile getiren Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeter ki bunu yapmaya niyetlenelim. Bunun ne anlama geldiğini gerçekten kavramamız gerekiyor. Hem günlük yaşamın kesintisiz sürmesi hem de kentte faaliyet gösteren işletmelerin çalışmalarına devam edebilmesi için bu sistemleri nasıl kurabileceğimizi düşünmek zorundayız.” “Şehrin enerji politikasını oluşturmalıyız” Enerji sistemleri konusunun son derece kritik olduğuna dikkat çeken Başkan Tugay, önümüzdeki dönemde bu alanın tüm paydaşların odağında olması gerektiğini vurguladı. Başkan Tugay, farklı zamanlarda ve platformlarda edinilen bilgi, deneyim ve birikimlerin bir araya getirilerek kentin enerji politikasının oluşturulması gerektiğini ifade etti. Dünyada sınırların giderek anlamını yitirdiği, ülkeler arası sınırların sanallaştığı bir sürece girildiğini belirten Başkan Tugay, yönetimlerin ise daha odaklı, yerel ve kendi kendine yetebilen yapılar hâline dönüştüğünü söyledi. Bu yeni düzende, kendi kaynaklarıyla ayakta durabilen yerleşim alanlarının kalkınacağını, dışa bağımlı yapıların ise zamanla yoksullaşacağını öngördüğünü dile getirdi. İzmir’in geleceğini bu bakış açısıyla değerlendirmek gerektiğini vurgulayan Başkan Tugay, kentin suyu, enerjisi, gıdası ve refahı için gerçekleştireceği üretimle kendi yolunu çizmesi ve bu yeterlilikleri sağlaması gerektiğini belirterek, “Bu yalnızca belediyenin tek başına yapabileceği bir iş değil” dedi. “Elimden geleni yapacağım” Geleceğe yönelik ortak bir akıl oluşturulması gerektiğini vurgulayan Başkan Tugay, bugünün yöneticilerinin güçlerini birleştirerek değişimi doğru okumaları ve buna uygun önlemleri zaman kaybetmeden almaları gerektiğini ifade etti. Çocukların ve gençlerin bilinçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını belirten Başkan Tugay, gelecek nesillerin karşı karşıya kalacağı sorumlulukların ancak bu şekilde yönetilebileceğini söyledi. 2035 yılında dünyanın bugünkünden çok daha farklı bir noktada olacağını dile getiren Başkan Tugay, bu dönüşümün boyutlarının şimdiden tam olarak öngörülemeyeceğine dikkat çekti. Değişimin son derece hızlı ilerlediğini vurgulayan Başkan Tugay, bu sürece yavaş adımlarla değil, kararlı ve planlı bir şekilde uyum sağlanması gerektiğini ifade etti. Kamusal dönüşümün zorunluluğuna işaret eden Başkan Tugay, özel sektör, sivil toplum ve akademinin birlikte çalıştığı bütüncül bir yapının oluşturulmasının önemine dikkat çekerek, “Belediye başkanı olduğum sürece bunun hayata geçmesi için elimden geleni yapacağım” dedi. İzmir’in tarih boyunca öncü ve umut veren bir kent olduğunu hatırlatan Başkan Tugay, kentin bu kimliğini doğru şekilde sahiplenmesi hâlinde önemli başarılara imza atılacağına olan inancını dile getirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.