Hava Durumu

#Kamusal Destek

Kırsal Haber - Kamusal Destek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kamusal Destek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mersinli Üzüm Üreticisine Büyük Darbe Haber

Mersinli Üzüm Üreticisine Büyük Darbe

Tarsus’ta ikinci sınıf sanayi tipi üzüm alım fiyatının geçen yıla göre düşerek 11 liraya gerilemesi üreticileri isyan ettirdi. CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, açıklanan rakamın çiftçiye "Bağını sök, toprağını terk et" demek olduğunu belirterek fiyatların derhal gözden geçirilmesini istedi. ​Türkiye’nin en önemli üzüm üretim merkezlerinden biri olan Mersin'in Tarsus ilçesinde, ikinci sınıf sanayi tipi üzüm için açıklanan alım fiyatı üreticileri çıkmaza sürükledi. Geçen yıl kilogramı 18 liradan işlem gören üzümün bu yıl 11 liraya düşürülmesi, tarım sektöründe sert tepkilere neden oldu. ​Konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’na taşıyan CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, iktidarın tarım politikalarını eleştirerek üreticinin yalnız bırakıldığını vurguladı. ​"Üretim Maliyetleri Katlandı, Fiyatlar Düştü" ​Gübre, mazot, ilaç, sulama, elektrik ve işçilik giderlerinin son bir yılda katlanarak arttığına dikkat çeken CHP’li Kış, açıklanan rakamın çiftçiyi doğrudan zarara mahkûm ettiğini ifade etti. ​Üzüm fiyatındaki düşüşün sadece ekonomik bir veri olmadığını belirten Kış, geçen yıla kıyasla yaşanan yaklaşık %39’luk fiyat kaybının üreticinin emeğini ve alın terini hedef aldığını söyledi. Hasat döneminde aşırı sıcaklar nedeniyle üzümlerin dalında çürüdüğünü ve kilo kaybettiğini hatırlatan Kış, çiftçinin zaten büyük bir afet yüküyle baş etmeye çalıştığını dile getirdi. ​"Özelleştirme Politikaları Üreticiyi Şirketlerin İnsafına Bıraktı" ​AKP’nin uzun yıllardır sürdürdüğü özelleştirme ve serbest piyasa politikalarının tarımda kamu güvencesini tamamen ortadan kaldırdığını savunan Gülcan Kış, şu değerlendirmelerde bulundu: ​"Bugün ortada ne üreticiyi koruyacak etkin bir taban fiyat politikası var ne alım garantisi ne de piyasaya müdahale edecek güçlü bir kamu iradesi. Özelleştirme anlayışı kazandırmadı; kaybeden yine üretici oldu. Devletin piyasadaki düzenleyici rolünden çekilmesi, üreticimizi tamamen şirketlerin insafına terk etmiştir." ​"11 Lira, Üreticiye 'Toprağını Terk Et' Demektir" ​Açıklanan 11 liralık alım fiyatının tarımsal üretimi sürdürülemez hâle getirdiğinin altını çizen Gülcan Kış, iktidara acil çağrıda bulundu: ​Tarımsal Üretim Tehlikede: Fiyatların maliyetin altında kalması, çiftçinin üretimden vazgeçmesine yol açarak Türkiye'nin gıda güvenliğini ve üretim gücünü zayıflatıyor. ​Acil Fiyat Revizyonu: İkinci sınıf sanayi tipi üzüm için belirlenen 11 liralık alım fiyatı derhâl gözden geçirilmeli; artan girdi maliyetleri ve çiftçinin emeği esas alınarak yeni bir taban fiyat açıklanmalıdır. ​Kamusal Destek Şart: Üreticinin ayakta kalabilmesi için kamunun piyasayı düzenleyen ve üreticiyi koruyan sosyal devlet rolünün acilen güçlendirilmesi gerekiyor.

Depolarda Bekleyen Tütün Çiftçinin Sırtında Borç Yüküne Dönüştü Haber

Depolarda Bekleyen Tütün Çiftçinin Sırtında Borç Yüküne Dönüştü

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında tütünde alımların geciktirilmesi, sözleşme fiyatlarının tek taraflı olarak düşürülmesi ve şirketlerin belirsiz alım politikalarının üreticiyi ciddi bir mağduriyetle karşı karşıya bıraktığını söyledi. Ürünlerin hala depolarda beklediğini belirten Sarıbal, “Mart ayı geldi ama ortada ne net bir alım takvimi var ne de üreticiyi rahatlatacak bir açıklama. Sözleşmeler çiftçinin aleyhine düzenleniyor. Alım takvimi belirsiz, fiyat tek taraflı aşağı çekiliyor. Bu, üreticiyi çaresiz bırakma düzenidir” dedi. Tütün üreticisinin maliyet baskısı altında olduğunu belirten Sarıbal, üretim maliyetinin kilogram başına ortalama 260 TL olduğunu hatırlatarak, “Sözleşme fiyatı 300 liraydı. Şimdi şirketlerin 220–250 lira bandında alım planladığı konuşuluyor. Bu, çiftçinin emeğinin ve alın terinin yok sayılması demektir” ifadelerini kullandı. Üreticinin yeni sezon için tarlaya hazırlanması gerekirken geçen yılın ürününü bile teslim edemediğini söyleyen Sarıbal, depolarda bekleyen tütünün çiftçinin sırtında borç yüküne dönüştüğünü ifade etti. TEKEL ÖZELLEŞTİRİLDİ, TÜRKİYE İTHALATA TESLİM EDİLDİ Türkiye’nin 2025 yılında işlenmemiş yaprak tütün ile sigara üretimine hazır hale getirilmiş ayıklanmış tütün ve tütün döküntüleri dış ticaret verilerine göre; 43 bin ton tütün ihraç ettiğini ve bunun karşılığında 346,5 milyon dolar gelir elde edildiğini belirten Sarıbal, “Aynı dönemde, 79,8 bin ton tütün ithal edildi ve bunun için 553,9 milyon dolar ödeme yapıldı. 1980 sonrası dönemde uygulanan neoliberal politikalar kapsamında, tütün ve tütün mamullerinin üretimi ile ticareti şirketlere bırakıldı. 1925 yılında Reji İdaresi yabancılardan satın alınarak kurulan TEKEL, özelleştirme adı altında yabancı sermayeye teslim edildi. Destekleme alımlarının kaldırılması, yerine sözleşmeli üretim sisteminin getirilmesi, TEKEL’in özelleştirilmesi, üretim maliyetlerindeki artış ve ithal tütün kullanımının yaygınlaşması; tütün üreticisinin gelirlerini ciddi şekilde azalttı. 2009 yılında 182 bin üreticiden tütün alımı yapılmışken, 2024 yılında 43 bin üreticiden tütün alımı yapıldı. Sözleşmeli üretimde devletin bir garantör olarak devreye girmesi gerekmektedir. TEKEL benzeri bir örgüt yeniden hayata geçirilmelidir” ifadelerini kullandı. TARIM DESTEKLENMEZSE HER ULUSLARARASI KRİZ TÜRKİYE’DE GIDA KRİZİNE DÖNÜŞÜR 2025 yılında çiftçilerin bir yandan zirai don, kuraklık ve sel felaketleriyle mücadele ederken, diğer yandan ürününü maliyetinin altında satmak zorunda bırakıldığını belirten Sarıbal, “Uygulanan politikalar üretimi caydırdı, çiftçiyi borçlandırdı ve üretimden kopuşu hızlandırdı. Çiftçiyi zarar ettirip toprağından koparan, mülksüzleştiren; verimli tarım arazilerini ve meraları imara açan iktidarın politikası sonucunda tüketici pahalı gıdaya mahkum edildi. Üreten kazanamadı, tüketen ucuz gıdaya erişemedi. Üretici ile market arasındaki fiyat farkı yüzde 229’a ulaştı. Uluslararası piyasalarda 27 Şubat’ta ton başına 490 dolar/ton seviyesinde bulunan üre gübresi fiyatı bir hafta içinde 595 dolara yükseldi. Mısır’da mart ve nisan sevkiyatları için fiyatların 625 dolar/ton seviyesine çıktığı belirtilirken yurt içi piyasada da yeni fiyat listeleri açıklanmaya başladı. Bayilere gönderilen son listelerde DAP gübresinin ton fiyatı 34 bin liradan 37 bin liraya, üre gübresinin ton fiyatı ise 26 bin liradan 28 bin liraya yükseldi. Şimdiden ham petrol fiyatları yüzde 70’den fazla artarak 9 Mart itibariyle artarak 60 dolardan 103 dolara kadar çıktı. Doğalgaz fiyatları yüzde 80’e yakın arttı. Savaşın uzun sürmesi halinde ham petrol fiyatlarının 200 dolarlara varabileceği tahminleri yapılıyor. Önümüzdeki dönem, enflasyonun yükseldiği, bütçe açıklarının arttığı dönem olacak. Tarımda planlı üretim, kamusal destek mekanizması kurulmazsa; her uluslararası kriz Türkiye’de gıda krizine dönüşür” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.