Hava Durumu

#Karadeniz

Kırsal Haber - Karadeniz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karadeniz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Narenciye İhracatında Sezon Öncesi Ulaşım Arayışı Haber

Narenciye İhracatında Sezon Öncesi Ulaşım Arayışı

Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, Karadeniz’de yaşanan olumsuzluklar nedeniyle Rusya ve Ukrayna’ya yaş meyve ve sebze ihracatında yaşanan ulaşım sorunlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Doğru, ihracatın kesintisiz devamı için farklı taşıma güzergâhları ve çözüm önerileri üzerinde çalışmaların sürdüğünü belirtti. Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Rusya Federasyonu ve Ukrayna’nın Türkiye açısından iki büyük narenciye pazarı olduğunu belirterek, Karadeniz’de yaşanan olumsuzluklar nedeniyle bu pazarlara ulaşımda sorun yaşandığını ifade etti. Doğru, yaşanan sorunların çözümü amacıyla Cumhurbaşkanı başta olmak üzere ilgili bakanlar ve bölge milletvekilleriyle görüşmelerin sürdüğünü, ihracatçılardan alınan öneriler doğrultusunda alternatif çözüm yollarının değerlendirildiğini aktardı. Güvenli deniz ulaşımı için görüşmeler sürüyor Mutlu Doğru, Cumhurbaşkanı’nın gerçekleştirdiği ikili görüşmelerde konunun gündeme getirildiğini belirterek, tahıl koridorunda olduğu gibi Türk yaş meyve ve sebzesi taşıyan gemilerin Rusya ve Ukrayna’ya güvenli şekilde ulaşabilmesi için anlaşma ortamı oluşturulması yönünde çalışmalar yapıldığını kaydetti. Doğru, konunun Tarım ve Orman Bakanı, Dışişleri Bakanı ve Ticaret Bakanı ile Adana milletvekillerinin de yakın takibinde olduğunu belirterek, üreticiler adına ilgili isimlere teşekkür etti. Karayolu taşımacılığı için yabancı plakalı tır önerisi Paylaşımda, yerli nakliye sektörünü teşvik etmek amacıyla yurt dışından Türkiye’ye mal almak için boş tır girişine izin verilmediği hatırlatıldı. Karadeniz’deki sorun çözülünceye kadar artması beklenen karayolu taşıma talebinin karşılanması ve nakliye fiyatlarının düşürülmesi amacıyla yabancı plakalı boş tırların Türkiye’den mal alarak taşıma yapmasına izin verilmesi önerisinin de değerlendirildiği belirtildi. Mersin’den Rusya’ya doğrudan gemi rotası gündemde Alternatif taşıma seçenekleri arasında Mersin Limanı’ndan Mısır’ın İskenderiye Limanı’na uğramadan doğrudan St. Petersburg’a gidecek bir gemi rotasının oluşturulmasının da bulunduğu aktarıldı. Ayrıca Rusya Federasyonu’ndaki bazı büyük market zincirlerinin Mersin Limanı’ndan St. Petersburg’a gemi kaldırmasının da gündemde olduğu ifade edildi. Azerbaycan üzerinden yeni güzergâh değerlendiriliyor Paylaşımda, karayolu taşımacılığı için bir diğer alternatifin ise Azerbaycan’da oluşturulacak bir aktarma merkezi üzerinden yaş meyve ve sebzelerin Rusya Federasyonu’na ulaştırılması olduğu belirtildi. Bu seçeneğin bazı büyük alıcılar tarafından değerlendirildiği kaydedildi. Narenciye ihracatında sezon öncesi ulaşım arayışı Mutlu Doğru, tüm alternatif çözüm yollarının en üst düzeyden takip edildiğini ve Rusya ile Ukrayna’ya yaş meyve ve sebze ihracatının kesintisiz devam etmesi için yoğun çalışmalar ve görüşmeler yapıldığını belirtti. Narenciyenin lokomotif ihracat kalemlerine henüz kesim izni dahi verilmediğine dikkat çeken Doğru, üretilen Türk narenciyesinin ithalatçı ülkelerdeki tüketici ve marketler tarafından da sabırsızlıkla beklendiğini ifade etti. Doğru, üreticilerden morallerini bozmadan gelişmeleri yalnızca yetkili ağızlardan yapılacak açıklamalardan takip etmelerini isteyerek, yeni hasat sezonunun bereketli ve kazançlı geçmesini diledi.

Egeli İhracatçılar Karadeniz’de Güvenli Koridor İstedi Haber

Egeli İhracatçılar Karadeniz’de Güvenli Koridor İstedi

Türkiye’nin 2025 yılında 6,7 milyar dolar ihracat, 43,4 milyar dolar ithalat yaptığı Rusya Federasyonu’yla dış ticaretinin kesintisiz sürmesi için Egeli ihracatçılar, Karadeniz’de denizyolu nakliyesinin yapılabilmesi için güvenli koridor talebinde bulundu. İzmir’i ziyaret eden Rusya Federasyonu’nun Ankara Büyükelçisi Sergey Verşinin ile bir araya gelen Egeli ihracatçılar, Rusya’yla dış ticarette gemi yolunu kullanamaz hale geldiklerini, güvenli koridor oluşturulması halinde iki ülkenin dış ticaretinin daha güvenli ve verimli çalışacağının altını çizdiler ve Büyükelçi’den destek istediler. Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hayrettin Uçak, Rusya’nın Türk yaş meyve sebze sektörü başta olmak üzere Türkiye’deki 26 sektörün ihracatta hedef pazarı olduğunu, Türkiye-Rusya Federasyonu arasında uzun yıllara dayanan güçlü ticari bağlar bulunduğunu vurguladı. Rusya-Türkiye arasında ticaretin devamını sağlayacak güvenlik koridorunun daha önce tesis edildiğini ve sağlıklı çalıştığını aktaran Uçak, “Son dönemde Karadeniz tehlikeli olmaya başladı. Bugün deniz yolunu kullanamıyoruz. Denizyolu tekrar kullanabileceğimiz güvenlik koridoru oluşturulmasını bekliyoruz” şeklinde konuştu. Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, Rusya’nın Türkiye’den meyve sebze mamulleri ithalatında uyguladığı yüzde 12-15 arasındaki gümrük vergisinin kaldırılması taleplerini de Büyükelçi Sergey Verşinin’e iletti. Demir; “Rusya ihracatta en büyük pazarımız” Türkiye’den Rusya Federasyonu’na 2026 yılının ocak – ağustos döneminde 319 milyon dolarlık su ürünleri ve hayvansal mamuller ihraç edildiğini ifade eden Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Rusya’nın kendileri için çok önemli bir Pazar olduğuna işaret etti. Rusya Federasyonu’na yapılan ihracatta su ürünleri sektörünün 277 milyon dolar pay aldığı bilgisini veren Demir, “Türkiye ile Rusya Federasyonu arasında güvenli koridor açılmasını ve iki ülke arasındaki dış ticaretin artmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Moiz Hemsi, Karadeniz’de yaşanan sorunlar nedeniyle Rusya’dan Türkiye’ye buğday ithalatında aksamalar yaşandığını, bu aksaklıkların giderilmesinin yolunun güvenli koridor açılmasından geçtiğini vurguladı. Verşinin: “Türkiye bizim için çok önemli bir partner” Rusya Federasyonu’nun Ankara Büyükelçisi Sergey Verşinin, Türkiye’nin Rusya Federasyonu için çok önemli bir siyasi ve ekonomik partner olduğunu, iki ülke arasındaki ticaretin devam etmesi için gerekli zeminin oluşturulması için çaba göstereceklerini dile getirdi.

COP31'e Doğru Trabzon Denizler Ve Okyanuslar Zirvesi Haber

COP31'e Doğru Trabzon Denizler Ve Okyanuslar Zirvesi

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP31 süreci kapsamında Trabzon’da düzenlenen Denizler ve Okyanuslar Zirvesi'de konuştu. Yaşam kaynağı okyanusların iklim risklerine dikkat çeken Bakan Kurum, Türkiye’nin dijital ikiz uygulamalarını, Akdeniz’de uluslararası merkez kurma ve mapa-şamandıra gibi adımlarını anlattı. COP31 için ülkelere iş birliği çağrısı yapan Bakan Kurum, “Mesele, insanlığın ortak evini korumaktır. Bugün vereceğimiz kararlar, yarının dünyasını şekillendirecektir. Ve tarih, iklim krizinin kapımıza dayandığı bu dönemde ne söylediğimizi değil, ne yaptığımızı hatırlayacaktır. Okyanusların korunması hepimizin, tüm dünyanın ortak sorumluluğudur. Artık bu sorumlulukları somut adımlara dönüştürmenin zamanıdır. Gidişatı değiştirmek bizim elimizde. Ve bunun için ülkeler arasında daha güçlü iş birliğine, bilgi ve deneyim paylaşımına ve birlikte hareket etmeye ihtiyacımız var” dedi. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31) kapsamında Trabzon’da Okyanuslar, İklim ve Mavi Ekonomi Üst Düzeyli Bakanlar Oturumu düzenlendi. Farklı ülkelerden temsilcilerin katıldığı programda Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Avustralya Sürdürülebilir Okyanus Ekonomisi Yüksek Düzeyli Paneli Başbakanlık Temsilcisi Anthony Worby, UNFCCC Hükümetlerarası Destek ve Kolektif İlerleme Bölümü Direktörü Cecilia Kinuthia-Njenga, Trabzon Valisi Tahir Şahin ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç yer aldı. “OKYANUS EKOSİSTEMLERİNDEKİ BOZULMANIN EKONOMİK MALİYETİ 2050 YILINA KADAR 400 MİLYAR DOLARI AŞABİLİR” Programda konuşan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, iklim değişikliğinden doğrudan etkilenen okyanusların karşı karşıya kaldığı risklere dikkat çekti. Bakan Kurum, “Hem Karadeniz, hem de tüm denizlerimiz iklim değişikliğinden negatif etkiler alıyor, ortak evimiz dünyamızın mavi akciğerleri adeta alarm veriyor. Açık ve net söylüyorum. 3 milyardan fazla insanın geçim kaynağı olan, soluduğumuz havanın yarısını üreten okyanuslarımızın geleceği devasa bir risk altındadır. Araştırmalara göre; okyanus ekosistemlerindeki bozulmanın ekonomik maliyeti 2050 yılına kadar 400 milyar doları aşabilir” dedi. Bu tablo karşısında sınırlı da olsa olumlu adımların da hayata geçirildiğini belirten COP31 Başkanı Kurum, Akdeniz ve Karadeniz’de balık stoklarında yüzde 15 oranında iyileşme kaydedildiğini, dijital ikiz uygulamaları gibi teknolojik çalışmaların ilerlediğini ve mavi ekonomi uygulamalarının da giderek yaygınlaştığını vurguladı. “İKLİM KRİZİNE DİRENÇLİ DENİZ VE OKYANUSLAR HEDEFİNİ TEORİDE BIRAKMIYORUZ” Türkiye’nin denizlerde hayata geçirdiği projeleri anlatan Bakan Kurum, “Türkiye olarak iklim değişikliğinin deniz ve okyanuslar üzerindeki etkileriyle mücadelede gerçekten önemli bir deneyime sahibiz. Çünkü hem Akdeniz’in hem de Karadeniz’in küresel ortalamanın çok üzerinde çok daha fazla ısındığı bir coğrafyada bulunuyoruz. Bu nedenle; iklim krizine dirençli deniz ve okyanuslar hedefini teoride bırakmıyor, pratikte uyguluyoruz. Deniz ve okyanusların korunmasına yönelik politika ve uygulamalarımızı; Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın 14’üncüsü olan ‘Sudaki Yaşam’ hedefi başlığı doğrultusunda yürütüyoruz. Deniz alanlarının planlanması, deniz koruma alanlarının sayı ve yüzölçümü bakımından artırılması, dijital ikiz modelleri gibi yenilikçi karar destek sistemlerinin geliştirilmesi ve mavi ekonomi uygulamalarının da yaygınlaştırılması yönündeki çalışmalarımızı başarıyla sürdürüyoruz” diye konuştu. “DENİZLERİMİZİ GÖLLERİMİZİ ANLIK TAKİP EDİYORUZ” Türkiye’nin çabalarıyla iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden en fazla etkilenen bölgelerden biri olan Akdeniz’de iklim değişikliğine uyum kapasitesinin güçlendirilmesi amacıyla Akdeniz ülkelerinin ortak kararıyla bir merkez kurulduğunu hatırlatan Bakan Kurum, Fethiye-Göcek’te denizi koruyacak Mapa-Şamandıra Sistemi’ni anlattı: 17 koyda 856 tekneye hizmet veren bu sistemle, bir çapanın deniz tabanında bir pulluk gibi sürüklenerek deniz çayırlarını sökmesine, balıkların yaşam ve üreme alanlarına zarar vermesine mani olduk. Bu tecrübeyi COP31’de Antalya’da anlatacağız. Çok kısa zamanda da bütün koyları bu anlamda düzen ve kontrol altına alacağız. Denizlerimizi, göllerimizi anlık takip ediyor; adeta bir seferberlik anlayışıyla temizlik yapıyor; denetimlerle kirletenlere karşı ciddi yaptırımlar uyguluyoruz. Denizlerimizin neye ihtiyacı olduğunu iyi biliyoruz. Ve yine biz; tüm denizlerimizin, farklı adlarla anılsa da aslında birbirine bağlı, tek bir iklim ve tek bir hayat sistemi olduğunu biliyoruz. “DENİZ BİZE BAKIYOR, BİZ DE DENİZE BAKMAK ZORUNDAYIZ” “Okyanus ve Denizler” temasını COP31 Eylem Gündemi’nin önceliklerinden biri olduğuna vurgu yapan Bakan Kurum, “Başta Avustralya olmak üzere Pasifik ve Afrika ülkeleri, İklim Şampiyonları ve okyanus alanındaki tüm paydaşlarımızla birlikte iş birliğimizi her geçen gün geliştiriyoruz. Bölgesel iş birliğini küresel düzeye taşıyoruz. Yani burada bu istişareleri yapacağız. Birbirimizden bilgi, teknoloji ve yine birikimlerimizi paylaşma imkanına erişmiş olacağız. Ve en önemlisi de bu sorunları gidermek için ‘Mavi Finansman’ dediğimiz yeni imkanları geliştirmek durumundayız. Deniz olmasa aç kalırız. Deniz bize bakıyor, biz de denize bakmak zorundayız, okyanuslara da bakmak zorundayız. Bu kötü gidişata eğer 'dur' demek istiyorsak her şeyden önce okyanus alanındaki tüm paydaşları ortak hedef etrafında buluşturmak zorundayız” dedi. ‘MAVİ COP’ YAKLAŞIMI Bakan Kurum, Trabzon’daki toplantının amacına ilişkin şu değerlendirmeleri yaptı: ‘Okyanus ve Denizler’ teması kapsamında bugüne kadar sağladığımız ilerlemeleri, Mavi Paket gibi somut çıktıları ve bu alandaki önemli girişimleri ortak bir zeminde buluşturuyoruz. Geçtiğimiz ay İstanbul’da başlayan çalışmaları bugün Trabzon’da ileriye taşıyoruz. Toplantılar süresince; Bakanlarımızı, ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşların temsilcilerini, gençleri, yerel yönetimleri, akademisyenleri, özel sektör ve finans kuruluşlarının temsilcileri ile sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirdik. Bu geniş katılımla teknik, bilimsel ve politik boyutları bir araya getirerek hem süreci hem de birlikte elde edeceğimiz sonuçları daha güçlendirmeyi hedefliyoruz. Burada gerçekleştireceğimiz 2 günlük çalışmaların sonucunda da ‘Mavi COP’ yaklaşımımız doğrultusunda somut, uygulanabilir ve üzerinde uzlaşılan çıktıları yine alacağımız karara bağlanmasını istiyoruz. Buradan Antalya'ya giden yolda o diyaloğu en iyi şekilde yapacağız. Antalya'da da karar alacağız, netice alacağız. Trabzon'da şekillenecek bu çıktıları COP31 küresel eyleme taşıyacağız ve uygulanabilir sonuçlara dönüştürmek için de hep birlikte mücadele edeceğiz. “GİDİŞATI DEĞİŞTİRMEK BİZİM ELİMİZDE” İnsanlığın geleceği için uygulamaya yönelik ortak iradenin otaya konulması gerektiğinin altını çizen Bakan Kurum, iş birliği çağrısını yineledi: Mesele, insanlığın ortak evini korumaktır. Bugün vereceğimiz kararlar, yarının dünyasını şekillendirecektir. Tarih, iklim krizinin kapımıza dayandığı bu dönemde ne söylediğimizi değil, ne yaptığımızı hatırlayacaktır. Okyanusların korunması hepimizin, tüm dünyanın ortak sorumluluğudur. Artık bu sorumlulukları somut adımlara dönüştürmenin zamanıdır. Gidişatı değiştirmek bizim elimizde. Bunun için ülkeler arasında daha güçlü iş birliğine, bilgi ve deneyim paylaşımına ve birlikte hareket etmeye ihtiyacımız var. Türkiye olarak, denizlerimizin korunması konusunda edindiğimiz tecrübeyi ve başarılı uygulamaları paylaşmaya hazırız. Başta Avustralya ve Pasifik Ada Devletleri - iklim değişikliğinin denizler ve okyanuslar başlığında en fazla etkilenen ülkeler- olmak üzere onların önceliklerini bilerek, onların sorunlarına kendi sorunlarımız gibi sahip çıkacağız. Tüm ortaklıklarımızla, tüm paydaşlarımızla iş birliğimizi güçlendirmek ve başarılı, somut adımlar atmak üzere hep birlikte çalışacağız. “ROTAMIZ DAHA ADİL, DAHA YEŞİL VE DAHA MAVİ BİR DÜNYA” Bakan Kurum sözlerini şöyle tamamladı: Karadeniz'imizi şöyle biliriz, hırçın dalgalarıyla biliriz ve o hırçın dalgalar bize şunu öğretir; ‘Rüzgar ne kadar güçlü olursa olsun, rotasını bilen ve birlikte hareket edenler mutlaka güvenli limana ulaşacaktır.’ İnsanlık olarak, rotamız bellidir. Rotamız temiz denizlerdir, rotamız dirençli kıyılardır, rotamız çocuklarımıza bırakacağımız daha adil, daha yeşil ve daha mavi bir dünyadır. BAKAN URALOĞLU TÜRKİYE’NİN YEŞİL LİMAN SERTİFİKASINI ANLATTI Programda konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin denizcilikte sera gazı takibi ve azaltımı için hayata geçirdiği projeleri anlattı: Gemi kaynaklı emisyonların azaltılması, yeni nesil yakıtlar, enerji verimliliği, limanlarda yeşil dönüşüm ve mavi karbon ekosistemlerinin korunması Bakanlığımızın önceliklerindendir. Yeşil Liman Sertifika Uygulamasını hayata geçirdik. Yeşil Liman kriterleri kapsamında yenilenebilir enerji kullanımını, liman ekipmanlarının elektrifikasyonunu, gemilere kıyıdan elektrik sağlanmasını, enerji verimliliğini ve Sıfır Atık uygulamalarını teşvik ediyoruz, destekliyoruz. Böylece gemilerin limanda bulundukları sürede fosil yakıt kullanımını ve buna bağlı emisyonları azaltmayı, düşük karbonlu liman altyapısını geliştirmeyi hedefliyoruz. Şu anda Yeşil Liman Sertifikası’na sahip 4 limanımız bulunuyor. Mevzuatımızla yeni inşa edilecek veya mevcut alanını yüzde 25'ten fazla genişletecek belirli kıyı tesislerini, Yeşil Liman kriterlerine uygun hale getirmeyi zorunlu hale getirdik. UNFCCC DİREKTÖRÜ NJENGA: PAYLAŞILAN DENİZ, PAYLAŞILAN SORUMLULUKLAR DEMEKTİR Programda konuşan UNFCCC Hükümetlerarası Destek ve Kolektif İlerleme Bölümü Direktörü Cecilia Kinuthia-Njenga da iş birliği için erişilebilir ‘Mavi Finansman’ hedefine dikkat çekerek, “Paylaşılan denizler, paylaşılan sorumluluklar demektir. Dolayısıyla lokal, bölgesel ve global çabalara ihtiyaç var ortaklaşa olarak. Eylem çağrımız şöyle; Birlikte çalışalım. Uluslararası bir koalisyon kuralım. Kıyı devletlerinin, bölge deniz örgütlerinin, iklim ve biyoçeşitlilik enstitülerinin, kalkınma bankalarının, özel sektörün, bilim camiasının ve toplumların bir arada olduğu yapıda, sizleri planlarınızı, verilerinizi, bilgilerinizi paylaşmaya davet ediyorum. Erişilebilir ‘Mavi Finansmanı’ mobilize edebilmek için denizler ve okyanuslar NDC'lere, uyum planlarına ve yatırım planlarına entegre edilmeli. COP31 yolunda, Antalya yolunda bizim görevimiz yıllardır sürdürdüğümüz diyaloğu artık somut ilerlemelere çevirmek” dedi. AVUSTRALYA TEMSİLCİSİ WORBY: TÜRKİYE İLE HEDEFLERİ MAVİ EYLEME DÖNÜŞTÜRMEK İSTİYORUZ Avustralya Sürdürülebilir Okyanus Ekonomisi Yüksek Düzeyli Paneli Başbakanlık Temsilcisi Anthony Worby de ülkesinin ve ada devletlerinin COP31 beklentilerini dile getirdi: COP31'de Avustralya, Türkiye ve Pasifik'teki ortaklarımızın çok sade ve pratiğe dönük bir hedefi var; hedefleri mavi eyleme dönüştürmek. Türkiye ve Pasifik bölgesiyle birlikte çalışarak okyanusların güçlü, görünür ve büyüyen bir ‘mavi hat’ olmasını sağlıyoruz. Pre-COP yolculuğunda ve müzakereler yolculuğunda hedefimiz hükümetleri, toplumları, yatırımcıları, bilim insanlarını ve sivil toplumu mobilize etmek, burada uygulanabilir eylemler etrafında toplanmak ve iklim için gerçek sonuçlar elde etmek. Neden? Çünkü okyanuslar hem iklim değişikliğinin ön cephesinde yer alıyor, hem de iklim çözümünün önemli bir parçasını oluşturuyor. Çünkü Paris Anlaşması'nın hedeflerine ulaşmak istiyorsak, okyanusları göz ardı edemeyiz.

TTDG’den Karadeniz’de Güvenli Tahıl Ticareti İçin 7 Maddelik Yol Haritası Haber

TTDG’den Karadeniz’de Güvenli Tahıl Ticareti İçin 7 Maddelik Yol Haritası

Türkiye’nin tarım ve gıda sektörlerinden farklı paydaşları aynı platformda buluşturan Türk Tarımsal Diplomasi Grubu (TTDG), Karadeniz’de güvenli tahıl ticaretinin yeniden tesis edilmesi için Türkiye merkezli koordinasyon, doğrulanabilir “Gıda Gemisi” kaydı ve savaş riski garantisini içeren yedi maddelik bir mekanizma önerdi. Karadeniz ve Azak Denizi’nde ticari gemileri, limanları ve tahıl terminallerini hedef alan saldırıların giderek yoğunlaşması, küresel gıda ticaretine yönelik riskleri artırıyor. Türk Tarımsal Diplomasi Grubu (TTDG), gıda ticaretini ve sivil deniz taşımacılığını savaşın dışında tutacak yeni bir uluslararası mekanizma kurulması çağrısında bulundu. Türk tarım ve gıda sektörlerinin dünyaya açılmasını, uluslararası temsilinin güçlendirilmesini ve küresel iş birliklerinin geliştirilmesini hedefleyen TTDG; akademisyenler, bürokratlar, iş insanları, ihracatçılar, üreticiler, medya mensupları ve sektörel kuruluş temsilcilerinden oluşan 80’i aşkın gönüllüyü bir araya getiriyor. TTDG, 31 Ağustos 2026 tarihli politika tavsiye bildirisinde, 2022 Karadeniz Tahıl Girişimi'nin tecrübesinden yararlanan ancak bugünkü güvenlik ve ticaret koşullarına göre yeniden tasarlanan bir “Karadeniz Gıda ve Tarımsal Ticaret Güvenliği Mekanizması” kurulmasını önerdi. Mekanizmanın Türkiye'nin kolaylaştırıcılığında; Birleşmiş Milletler, ilgili uluslararası kuruluşlar, Karadeniz ülkeleri, finans kuruluşları ile tahıl, denizcilik ve sigorta sektörlerinin katılımıyla geliştirilmesi istendi. KARADENİZ'DEKİ KESİNTİNİN ETKİSİ KÜRESEL Rusya ve Ukrayna, 2025/26 sezonunda birlikte küresel buğday ihracatının yaklaşık yüzde 27'sini gerçekleştirdi. İki ülke aynı zamanda mısır, arpa ve ayçiçek yağı başta olmak üzere temel tarımsal ürünlerin en önemli tedarikçileri arasında bulunuyor. Bu nedenle bölgedeki güvenlik sorunu yalnızca Karadeniz ülkelerini değil, özellikle ithalata bağımlı düşük ve orta gelirli ülkeleri doğrudan etkiliyor. Bu noktaya dikkat çekilen bildiride, “Gıda, tarımsal üretim, sivil ticari gemiler ve bunları dünya pazarlarına ulaştıran lojistik altyapı savaşın dışında tutulmalıdır. Gıda güvenliği ortak bir insanlık meselesidir; gıda savaşın aracı olmamalıdır.” denildi. Bildiride yer verilen verilere göre Ukrayna'nın 1-21 Ağustos dönemindeki tahıl ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 69 geriledi. Alternatif güzergâhlara yönelen yükler nedeniyle Tuna'daki Sulina Kanalı çevresinde yaklaşık 70 gemilik kuyruk oluştu. Novorossiysk'te toplam yıllık ihracat kapasitesi 14 milyon tonu aşan iki büyük tahıl terminali faaliyetlerini durdururken, Rusya'nın ağustos ayı buğday ihracatının geçen yılki 4,5 milyon tondan yaklaşık 2,2 milyon tona düşeceği öngörüldü. Gerilim fiyatlara da yansıdı. Chicago buğday vadeli işlemleri temmuz başından 20 Ağustos'a kadar yüzde 17'den fazla yükseldi. Artan savaş riski primleri, navlun maliyetleri ve gemi sahiplerinin bölgeye yönelik risk iştahındaki düşüş, tahılın nihai teslim maliyetini artırıyor. TTDG'DEN YEDİ MADDELİK GÜVENLİK MEKANİZMASI TTDG'nin önerdiği mekanizma şu başlıklardan oluşuyor: 1. Gıda altyapısına karşı saldırmazlık: Tahıl terminalleri, silolar, depolar ve yükleme tesisleri için sınırlı bir çatışmasızlık düzenlemesi oluşturulması. 2. Sivil gıda gemilerine güvenli seyrüsefer: Tahıl, yağlı tohum, bitkisel yağ, gübre ve diğer temel tarımsal ürünleri taşıyan gemiler için şeffaf bildirim ve koordinasyon sistemi kurulması. 3. Türkiye merkezli uluslararası koordinasyon: İstanbul'daki Müşterek Koordinasyon Merkezi tecrübesinden yararlanılarak Türkiye'nin kolaylaştırıcı rol üstlenmesi. 4. Doğrulanabilir “Gıda Gemisi” kaydı: Gemilerin sivil niteliğini, yükünü ve rotasını teyit edecek gönüllü bir şeffaflık sistemi oluşturulması. 5. Savaş riski sigorta ve garanti mekanizması: Türkiye, uluslararası finans kuruluşları ve özel sigorta/reasürans piyasalarının katılımıyla tarımsal yük taşıyan sivil gemiler için güvence geliştirilmesi. 6. Alternatif güzergâhların güçlendirilmesi: Tuna limanları, demiryolu ve karayolu hatları ile Romanya-Bulgaristan bağlantılarının kapasitesinin artırılması. 7. Erken uyarı ve erken eylem: FAO, WFP ve IGC verileriyle fiyat, navlun, ihracat ve stokların izlenmesi; kritik eşiklerde alternatif tedarik, finansman veya insani yardım araçlarının devreye alınması. 2022 TECRÜBESİ DİPLOMASİNİN MÜMKÜN OLDUĞUNU GÖSTERDİ TTDG, Türkiye ve Birleşmiş Milletler'in girişimleriyle kurulan 2022 Karadeniz Tahıl Girişimi'nin savaş sürerken dahi insani ve ekonomik bir alanın çatışmanın dışında tutulabileceğini gösterdiğini vurguladı. Grup, geçmiş modelin birebir tekrarı yerine, mevcut koşullara uygun daha kapsayıcı bir düzenleme geliştirilmesini istedi. Bildiride, Karadeniz'in derin deniz limanlarındaki kaybın Tuna, demiryolu ve karayolu güzergâhlarıyla tamamen telafi edilemeyeceğine dikkat çekildi. Bu nedenle güvenli seyrüseferin yeniden tesis edilmesinin yalnızca bir denizcilik konusu değil, küresel gıda arz güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğu belirtildi. ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI TTDG; Rusya Federasyonu ve Ukrayna'ya, Türkiye Cumhuriyeti'ne, Birleşmiş Milletler'e, FAO, WFP ve IMO başta olmak üzere uluslararası kuruluşlara, Karadeniz ülkelerine, finans kuruluşlarına ve sektör temsilcilerine yeni bir mutabakat için gecikmeden temas başlatma çağrısında bulundu. Bildiride, “Savaşın tamamen sona ermesini beklemeden de gıda güvenliği için ortak bir zemin oluşturabiliriz. Sivil gemileri, tarımsal altyapıyı ve temel tarımsal ürünlerin güvenli hareketini koruyabiliriz. Karadeniz'de tarımsal diplomasi için harekete geçmenin zamanı bugündür,” çağrısı yapıldı. TTDG Hakkında... Türk Tarımsal Diplomasi Grubu (TTDG), 4. Tarım Orman Şûrası kapsamında faaliyet gösteren Tarımsal Diplomasi Çalışma Grubu’nun, Şûra’nın tamamlanmasının ardından yeniden yapılanarak çalışmalarına bağımsız ve gönüllü bir oluşum olarak devam etme kararı almasıyla Haziran 2025’te kuruldu. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Tarım Kurulu Başkanı Melisa Tokgöz Mutlu’nun başkanlığını yürüttüğü Grup; akademisyenler, bürokratlar, iş insanları, ihracatçılar, üreticiler, medya mensupları ve sektörel kuruluş temsilcilerinden oluşan 87 üyeyi bir araya getirmektedir. TTDG; Türkiye’nin tarım ve gıda alanındaki potansiyelini dünyaya daha etkili biçimde anlatmayı, uluslararası kuruluşlarda Türk temsilini güçlendirmeyi ve tarım-gıda ihracatının gelişmesine katkı sağlayacak fikir, proje ve iş birlikleri üretmeyi hedeflemektedir. Türk mutfağının ve gastronomi değerlerinin küresel ölçekte tanıtılması, sektörel etkinliklerin düzenlenmesi ve Türkiye’nin tarımsal diplomasi kapasitesinin geliştirilmesi Grubun öncelikli çalışma alanları arasındadır.

Başkanvekili Aslan Balıkçılarla "Vira Bismillah" Dedi Haber

Başkanvekili Aslan Balıkçılarla "Vira Bismillah" Dedi

İstanbul'da balık sezonu başladı. İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Beylikdüzü’nde bulunan Gürpınar Su Ürünleri Hali'nde balıkçılarla buluşarak onların heyecanına ortak oldu. “Vira Bismillah” sözleriyle balıkçıları selamlayan Aslan, “Ekrem Başkanımızın her zaman vurguladığı gibi: ‘Denizlerimize ne kadar cömert davranırsak, onlar da soframıza o kadar cömertlik katar.’ İstanbul bir deniz kentidir; balıkçılık ise bu kadim şehrin ruhudur, en köklü mirasıdır. Bu mirası korumak, hem denizcimizin emeğinin hakkını vermek hem de 16 milyon İstanbullunun sofrasına bereketli ve taze balığı ulaştırmak boynumuzun borcudur” dedi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanvekili Nuri Aslan, av yasaklarının bitmesi ile yeni sezona başlayan balıkçılarla buluştu. Beylikdüzü Gürpınar Su Ürünleri Hali’nde düzenlenen geleneksel sezon açılış töreninde balıkçılarla bir araya gelen Aslan, hem onlarla sohbet etme hem de sezonun ilk tezgahlarındaki bereketi görme fırsatı buldu. Sezon açılışı için düzenlenen programda balıkçı esnafına, dernekler ve sektör temsilcilerine hitaben bir konuşma yapan Aslan’a İBB Bürokratları, meclis üyeleri ve sektör temsilcileri de eşlik etti. İBB Başkanvekili Nuri Aslan, konuşmasında şunları ifade etti; “Ekmeğini denizden çıkaran kıymetli balıkçılarımız, Hepinizi sevgiyle selamlıyorum. 15 Nisan’da başlayan av yasağı bu gece sona eriyor; ağlar yeniden mavi sulara bırakılıyor. Bu gece buraya, kalbi daima İstanbul’la ve Karadeniz’in, Marmara’nın mert insanlarıyla atan; 1.5 yılı aşkındır hukuksuz biçimde Silivri’de tutulan Ekrem Başkanımızın selamlarını getirdim. Hepiniz çok iyi bilirsiniz; Ekrem Başkanımız her sezon açılışında aranızda olur, omuz omuza mezata katılır, ilk siftahı sizinle yapardı. Bugün bedenen aramızda olmasa da aklı, kalbi ve inancı burada, tam yanımızdadır. Adaletin tecelli edeceği ve Başkanımızın yeniden burada olacağı günler yakındır.” “2019’DAN BU YANA DENİZLERİMİZİ KADERİNE TERK ETMEDİK, BALIKÇIMIZIN YANINDA DİMDİK DURDUK” “Ülkemiz neredeyse 8 yıldır derin bir ekonomik krizden geçiyor. Sağlıklı, nitelikli ve protein dolu gıdaya erişim ne yazık ki güçleşti. Bu yükün ağırlığını ise en çok ailelerimiz ve evlatlarımız hissediyor. Oysa bizim topraklarımız da denizlerimizi de çok bereketlidir. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere çizdiği o büyük vizyonda belirttiği gibi: ‘Denizciliği Türk’ün büyük milli ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız’ Bizler de Cumhuriyetimizin kurucusunun bu öğüdünü rehber edinerek; Marmara’mızı, Boğaz’ımızı ve deniz emekçilerimizi korumayı en temel görevimiz biliyoruz. 2019’dan bu yana denizlerimizi kaderine terk etmedik, balıkçımızın yanında dimdik durduk: İştirakimiz İSYÖN A.Ş. güvencesiyle Türkiye’nin dört bir yanından gelen su ürünlerini haftanın 7 günü şeffaf ve adil bir mezat sistemiyle buluşturuyoruz.” “16 MİLYON İSTANBULLUNUN SOFRASINA BEREKETLİ VE TAZE BALIĞI ULAŞTIRMAK BOYNUMUZUN BORCUDUR” “Hal kompleksimizde yılda 50-60 bin ton su ürününün işlem görmesini sağlayarak sektörün can damarı olmaya devam ediyoruz. Soğuk hava depolarımız ve kesintisiz buz tedarikimizle emeğinizin değerini, ürünün tazeliğini koruyoruz. İşleme ve Değerlendirme Tesisimiz aracılığıyla su ürünlerimizi ihraç ediyor, hem üreticimizin kazanmasını hem de ülke ekonomisine katkı sağlanmasını destekliyoruz. İleri teknoloji biyolojik arıtma tesislerimizle denizlerimizi temizliyor, deniz ekosistemini koruyoruz. Dahasını da yapacağız. Ekrem Başkanımızın her zaman vurguladığı gibi: ‘Denizlerimize ne kadar cömert davranırsak, onlar da soframıza o kadar cömertlik katar.’ İstanbul bir deniz kentidir; balıkçılık ise bu kadim şehrin ruhudur, en köklü mirasıdır. Bu mirası korumak, hem denizcimizin emeğinin hakkını vermek hem de 16 milyon İstanbullunun sofrasına bereketli ve taze balığı ulaştırmak boynumuzun borcudur.” “HAYDİ RASTGELE, VİRA BİSMİLLAH!” “Yeni sezonun ağlarınızı bereketle doldurmasını, tezgahlara bolluk, hanelere sağlık getirmesini diliyorum. Pruvanız neta, rüzgarınız kolayına olsun. Yolunuz açık, bahtınız ak olsun. Haydi rastgele, Vira Bismillah!” Konuşmanın ardından esnafları ziyaret eden Aslan, işlerinde başarılar diledi. Program sektör temsilcileriyle çekilen toplu anı fotoğrafıyla sona erdi.

Altınordu Belediyesi’nden Balıkçılara 637 Bin 500 TL Destek Haber

Altınordu Belediyesi’nden Balıkçılara 637 Bin 500 TL Destek

Altınordu Belediyesi, yeni balıkçılık sezonu öncesinde 67 küçük ölçekli balıkçıya toplam 637 bin 500 TL bakım desteği sağladı. Son üç yılda balıkçılara verilen toplam destek ise 1 milyon 897 bin 500 TL’ye ulaştı. Karadeniz’de yeni av sezonu için hazırlıklarını sürdüren balıkçılar, “Vira Bismillah” diyerek denize açılmaya hazırlanıyor. Sezon öncesinde artan bakım ve işletme maliyetleriyle karşı karşıya kalan küçük ölçekli balıkçılara Altınordu Belediyesi’nden destek geldi. Altınordu Belediyesi tarafından kent genelinde faaliyet gösteren iki su ürünleri kooperatifine kayıtlı 67 balıkçıya toplam 637 bin 500 TL bakım desteği ödemesi yapıldı. Destekle birlikte balıkçıların sezon öncesindeki ekonomik yükünün azaltılması ve yeni sezona daha güçlü başlamaları hedeflendi. Balıkçılara 3 yılda 1,9 milyon TL’ye yakın destek Altınordu Belediyesi, küçük ölçekli balıkçıların sezon öncesi hazırlıklarına katkı sağlamayı sürdürüyor. Son üç yılda gerçekleştirilen destekler kapsamında 199 küçük ölçekli balıkçıya toplam 1 milyon 897 bin 500 TL bakım desteği verildi. Yeni destek ödemesiyle birlikte belediyenin balıkçılara yönelik katkısı da artırılmış oldu. Başkan Tepe: Balıkçılarımızın yanındayız Altınordu Belediye Başkanı Ulaş Tepe, denizden geçimini sağlayan balıkçıların kentin üretim gücünün önemli bir parçası olduğunu belirterek, yeni av sezonunda da balıkçıların yanında olmaya devam edeceklerini söyledi. Tepe, tüm balıkçılara bereketli ve kazançlı bir av sezonu diledi.

Başkan Genç'ten Balıkçılara Mesaj: "Vira Bismillah, Rastgele İnşallah" Haber

Başkan Genç'ten Balıkçılara Mesaj: "Vira Bismillah, Rastgele İnşallah"

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, 1 Eylül 2026’da başlayacak su ürünleri av sezonunun tüm balıkçılara hayırlı ve bereketli olmasını diledi. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, 1 Eylül 2026’da başlayacak su ürünleri av sezonunun tüm balıkçılar için kazasız ve bol bereketli geçmesi temennisinde bulundu. Karadeniz’in bereketini sofralara taşıyan balıkçıların, alın teri ve emeğiyle yeni av sezonunda denize açılacağını belirten Başkan Genç, Trabzon’un ekonomisine ve istihdamına önemli katkı sağlayan balıkçıların her zaman yanlarında olduklarını ifade etti. Başkan Genç, "2026-2027 su ürünleri av sezonumuz 1 Eylül itibarıyla başlıyor. Karadeniz’in bereketini sofralarımıza taşıyan, denizde ekmeğini bulan kıymetli balıkçılarımız için yeni av sezonunu büyük bir heyecanla karşılıyoruz. Alın teriyle, emeğiyle ve sabrıyla denize açılan tüm balıkçılarımıza hayırlı, bereketli ve kazasız bir sezon diliyorum. Trabzon’umuza ekonomik anlamda, istihdam anlamında ve bereket anlamında önemli katkı sunan balıkçılarımızın her zaman yanında olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Onların emeği, şehrimizin üretim gücünün ve Karadeniz’le olan güçlü bağımızın önemli bir parçasıdır. İnşallah yeni sezon hem balıkçılarımız hem de Trabzon’umuz adına bol ve bereketli bir sezon olur. Rabbim ağlarını balıkla, sofralarını bereketle, yollarını selametle doldursun. Tüm balıkçılarımıza ve ailelerine sağlık, huzur, mutluluk ve bol kazanç diliyorum. Vira bismillah, rastgele inşallah” diye konuştu.

Meteoroloji Uyardı: 28 ve 29 Ağustos’ta Kuvvetli Yağış ve Fırtına Bekleniyor Haber

Meteoroloji Uyardı: 28 ve 29 Ağustos’ta Kuvvetli Yağış ve Fırtına Bekleniyor

İçişleri Bakanlığı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 28 ve 29 Ağustos 2026 tarihli hava tahminlerini paylaşarak birçok il için kuvvetli yağış ve fırtına uyarısında bulundu. Meteoroloji’nin değerlendirmelerine göre, bazı bölgelerde sağanak yağışların çok kuvvetli ve yer yer şiddetli olması bekleniyor. 28 Ağustos’ta Kuvvetli Sağanak Bekleniyor Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün tahminlerine göre 28 Ağustos Cuma günü Kocaeli, Sakarya, Düzce, Zonguldak, Bartın, Bolu, Karabük, Kastamonu, Sinop ve Çorum çevrelerinde aralıklı ve yerel olarak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor. Orta Karadeniz’de etkili olması beklenen sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların ise Samsun, Ordu ve Giresun çevreleri ile Amasya ve Tokat’ın kuzeyinde kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. Samsun’un doğusu ile Ordu’nun batısında yağışların çok kuvvetli ve yer yer şiddetli olması bekleniyor. 29 Ağustos’ta İç Anadolu ve Akdeniz İçin Uyarı 29 Ağustos Cumartesi günü İç Anadolu’nun güney ve doğusu ile Doğu Akdeniz’in iç ve yüksek kesimlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış öngörülüyor. Karaman, Niğde, Nevşehir, Aksaray, Kayseri, Yozgat ve Sivas çevreleri ile Konya’nın güneydoğusu, Mersin ve Adana’nın iç ve yüksek kesimlerinde yağışların yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor. Hatay genelinde de sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. Doğu Anadolu’da Fırtına Bekleniyor Meteoroloji’nin değerlendirmesine göre Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda rüzgarın Van, Hakkari, Siirt ve Şırnak çevreleri ile Bitlis’in güney ve doğusunda güney ve güneybatı yönlerden kuvvetli, yer yer fırtına ve hamleli kuvvetli fırtına şeklinde esmesi bekleniyor. Isparta, Burdur ve Denizli İçin Rüzgar Uyarısı Isparta, Burdur ve Denizli çevreleri ile Antalya ve Muğla’nın iç kesimlerinde ise kuzey yönlerden kuvvetli ve yer yer fırtına şeklinde rüzgar bekleniyor. İçişleri Bakanlığı’ndan Tedbir Çağrısı İçişleri Bakanlığı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün uyarılarını paylaşarak vatandaşları olası olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olmaya çağırdı. Kuvvetli yağış ve fırtına nedeniyle ani sel, su baskını, heyelan, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış sırasında kuvvetli rüzgar, ağaç ve direk devrilmesi, çatı uçması ve ulaşımda aksamalar yaşanabileceği belirtildi. Vatandaşların yetkili mercilerin uyarılarını dikkate alarak gerekli tedbirleri alması istendi.

Karadeniz'deki Gemi Saldırıları Yaş Meyve Sebze İhracatını Riske Attı Haber

Karadeniz'deki Gemi Saldırıları Yaş Meyve Sebze İhracatını Riske Attı

Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, Karadeniz’de gemi taşımacılığına yönelik saldırıların Türkiye’nin yaş meyve ve sebze ihracatını tehlikeye attığını belirterek, tahıl koridoruna benzer bir taşımacılık koridorunun acilen açılması çağrısında bulundu. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Son günlerde Karadeniz’de, Rusya ve Ukrayna tarafından gemi taşımacılığına yapılan saldırılar, bu ülkelere de yoğun bir şekilde yapılan Türk yaş ve meyve ticaretinin riske girmesine ve gemi taşımacılık maliyetlerinin de artmasına sebep olmaktadır. Özellikle Akdeniz bölgesinde yetişen yaş meyve ve sebzenin büyük bir kısmının Karadeniz aracılığıyla Rusya ve Ukrayna’ya ihraç edildiği düşünüldüğünde bu ülkemiz için önemli bir ekonomik kayba sebep olacaktır. Bu nedenle başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan’ın uluslararası girişimleriyle, tıpkı insani amaçlı tahıl koridorunda yapıldığı gibi Türkiye çıkışlı yaş meyve ve sebze taşıyan gemiler için de Karadeniz’de bir taşımacılık koridoru açılması; tüm yaş meyve sebze üreten çiftçilerimiz, ihracatçılarımız ve sektörde çalışan yüzbinlerce emekçimiz için önemli bir konudur."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.