Hava Durumu

#Karpuz

Kırsal Haber - Karpuz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karpuz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TARSİM, Tekirdağ’daki Dolu ve Fırtına Hasarını Yerinde İnceledi Haber

TARSİM, Tekirdağ’daki Dolu ve Fırtına Hasarını Yerinde İnceledi

Tekirdağ’da yaşanan dolu ve fırtına felaketi sonrası bölgeye giden TARSİM Heyeti, tarım arazilerindeki hasar tespit çalışmalarını yerinde inceledi. TARSİM Genel Müdürü Bekir ENGÜRÜLÜ, değişen iklim koşullarında tarım sigortasının hayati önem taşıdığını vurguladı. ​Son günlerde Tekirdağ genelinde etkisini gösteren şiddetli dolu ve fırtına, tarım arazilerinde ciddi hasara yol açtı. Yaşanan doğal afetlerin ardından bölgedeki üreticilerin mağduriyetini gidermek ve hasar tespit süreçlerini hızlandırmak amacıyla TARSİM (Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi) harekete geçti. ​Hasar Tespit Çalışmaları Yerinde İncelendi ​TARSİM Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Bekir ENGÜRÜLÜ ile beraberindeki heyet, 15 Temmuz tarihinde Tekirdağ’a bir çalışma ziyareti gerçekleştirdi. Tekirdağ İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Aksoy’un da eşlik ettiği incelemeler sırasında; henüz hasadı tamamlanmamış ayçiçeği, buğday ve karpuz tarlalarında meydana gelen zararlar titizlikle incelendi. ​TARSİM Bölge Müdürlüğü yetkilileri ve görevli eksperlerden, saha çalışmaları ve hasar ödeme süreçlerine dair detaylı bilgiler alan Genel Müdür ENGÜRÜLÜ, tespit çalışmalarının hızla devam ettiğini belirtti. ​"Tarım Sigortası Artık Bir İhtiyaç" ​Bölgedeki üreticilerle bir araya gelerek geçmiş olsun dileklerini ileten Bekir ENGÜRÜLÜ, iklim değişikliğinin tarım üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. ENGÜRÜLÜ, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: ​"Değişen iklim koşulları, tarımsal üretimi her zamankinden daha kırılgan hale getiriyor. TARSİM olarak tüm gücümüzle üreticimizin yanındayız. Yaşanan bu doğal afetler, tarım sigortasının bir lüks değil, üreticimiz için temel bir ihtiyaç olduğunu bir kez daha kanıtladı. Üreticilerimize, emeklerini güvence altına almaları için tarım sigortalarını asla ihmal etmemeleri çağrısında bulunuyoruz." ​Tekirdağ Tarımında TARSİM Güvencesi ​TARSİM heyetinin sahada bizzat bulunması, bölgedeki üreticiler tarafından memnuniyetle karşılandı. Hasar tespit süreçlerinin şeffaf ve hızlı bir şekilde yürütüldüğünü belirten yetkililer, çiftçilerin mağduriyetlerinin minimize edilmesi adına çalışmaların kesintisiz devam edeceğini bildirdi. ​TARSİM, tarımsal üretimi desteklemeye ve karşılaşılabilecek risklere karşı üreticilerin güvencesi olmaya devam ediyor.

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nden Dolu Mağduru Üreticiye Can Suyu! Haber

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nden Dolu Mağduru Üreticiye Can Suyu!

Tekirdağ’da geçtiğimiz günlerde etkili olan dolu yağışı, tarım arazilerinde ciddi zarara yol açtı. Üreticilerin bir yıllık emeğinin ziyan olmaması ve yaşadıkları ekonomik mağduriyetin giderilmesi için Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, Başkan Dr. Candan Yüceer’in talimatıyla hızla harekete geçerek örnek bir dayanışma başlattı. ​5 Ton Karpuz Üreticiden Satın Alındı ​Doğal afetin ardından vakit kaybetmeden saha çalışması başlatan Büyükşehir Belediyesi, doludan etkilenen ancak tüketilebilir durumda olan yaklaşık 5 ton karpuzu üreticilerden satın aldı. Bu hamleyle hem çiftçinin alın teri korunmuş oldu hem de yerel üreticiye doğrudan ekonomik destek sağlandı. Belediyenin bu destek alımlarının önümüzdeki günlerde de devam edeceği duyuruldu. ​Başkan Yüceer Sahada: "Yaralarımızı Birlikte Saracağız" ​Başkan Dr. Candan Yüceer, dolu felaketinden en çok etkilenen Ferhadanlı, Güveçli, Ahmedikli ve Hacıköy mahallelerini ziyaret ederek çiftçilerle bir araya geldi. Tarım arazilerinde incelemelerde bulunan Yüceer, üreticilerin taleplerini dinleyerek "geçmiş olsun" dileklerini iletti. ​Ziyaretleri sırasında birlik ve beraberlik mesajları veren Başkan Yüceer şunları söyledi: ​"Yaşanan dolu afeti, üreticilerimizin bir yılın emeğine büyük zarar verdi. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi olarak hiçbir üreticimizi yalnız bırakmayacağız. Dolu nedeniyle zarar gören ürünlerini satın alarak hem mağduriyetlerini azaltacak hem de yaralarımızı birlikte saracağız. Çiftçimizin alın terini ve umudunu korumak bizim en önemli sorumluluğumuzdur." ​Tekirdağ’da Tarımsal Dayanışma Dönemi ​Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, "Zor günler dayanışmayla aşılır" ilkesiyle hareket ederek, doğal afetlerde üreticinin yanında olduğunu bir kez daha kanıtladı. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği adına atılan bu adımlar, bölge çiftçisi tarafından takdirle karşılandı. Belediye, üreticilerin üzerindeki yükü hafifletmek için elindeki tüm imkânları seferber etmeye devam edeceğini bildirdi.

Üretici ile Market Arasındaki Fiyat Uçurumu Büyüyor Haber

Üretici ile Market Arasındaki Fiyat Uçurumu Büyüyor

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Haziran ayı üretici ve market fiyatları arasındaki makası değerlendirerek tarımsal girdi maliyetlerindeki dikkat çekici değişimleri kamuoyuyla paylaştı. Haziran ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkının en yüksek olduğu ürün yüzde 379,3 ile elma olarak kaydedilirken, bu ürünü havuç, çilek, yeşil fasulye ve kiraz izledi. Bayraktar, elmanın üreticide 18 lira 75 kuruş iken markette 89 lira 87 kuruşa, havucun 22 lira 50 kuruştan 86 lira 45 kuruşa, çileğin 43 liradan 164 lira 91 kuruşa, yeşil fasulyenin 46 lira 25 kuruştan 162 lira 45 kuruşa ve kirazın 57 lira 50 kuruştan 199 lira 48 kuruşa yükseldiğini belirterek aradaki uçuruma dikkat çekti. Market fiyatlarında Haziran ayında 38 ürünün 21'inde fiyat artışı yaşanırken, en yüksek artış yüzde 81 ile çilekte görüldü. Çileği sırasıyla havuç, kabak, kuru soğan ve patates izlerken, markette fiyatı en fazla düşen ürün yüzde 37,8 ile domates oldu. Üretici kanadında ise Haziran ayında 30 ürünün 12'sinde fiyat artışı, 9'unda ise düşüş gözlendi. Üreticide fiyatı en çok düşen ürün yüzde 54,8 ile karpuz olurken, en çok artış yüzde 112,5 ile kabakta gerçekleşti. Bayraktar, fiyat değişimlerinin temel nedenlerini arz-talep dengesine bağlayarak, sera sezonunun bitmesiyle kabak, patlıcan ve sivri biberde arzın daraldığını, buna karşın yayla domatesi hasadının başlamasıyla domates fiyatlarının gerilediğini ifade etti. Turizm sezonuna bağlı talep artışının havucu yükselttiğini belirten Bayraktar, ilkbahar yağışlarının uzun sürmesinin ise yazlık patateste arz sorununa yol açarak fiyatları artırdığını vurguladı. Girdi maliyetlerindeki değişimi de değerlendiren TZOB Başkanı, gübre fiyatlarında karma bir tablo olduğunu, yıllık bazda amonyum sülfat gübresinin yüzde 77,9, amonyum nitratın yüzde 72,4, besi yeminin yüzde 30,9 ve süt yeminin yüzde 29,2 oranında arttığını açıkladı. Elektrik fiyatlarının yıllık yüzde 25,1, tarım ilacının yüzde 27,8 ve mazotun yüzde 31,5 yükseldiğini belirten Bayraktar, üreticinin üzerindeki maliyet baskısının sürdüğünü ve bu durumun gıda arz güvenliği açısından yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etti. Şemsi Bayraktar, devletin destekleme mekanizmalarıyla çiftçinin yanında olmaya devam etmesi gerektiğinin altını çizerek açıklamalarını noktaladı.

Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatını 22 Yılda Üçe Katladı Haber

Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatını 22 Yılda Üçe Katladı

Türk yaş meyve sebze sektörü, son 22 yılda üretim gücünü ihracata dönüştürerek önemli bir başarı hikâyesine imza attı. Sektörün ihracatı yüzde 175’lik artışla 1 milyon 337 bin ton’dan 3 milyon 669 bin tona ulaştı. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği AR-GE biriminin TÜİK verilerinden yaptığı derlemeye göre, Patates, Kuru Soğan, Domates, Hıyar, Biber, Karpuz, Elma, Şeftali-Nektarin, Kayısı, Kiraz, Portakal, Mandalina, Limon, İncir, Kivi, Muz, Üzüm, Çilek ve Nar üretimi ve ihracatı mercek altına alındı. Türkiye’nin yaş meyve sebze üretiminin ana omurgasını oluşturan 20 üründe 2002 yılında 34 milyon 292 bin ton seviyesinde olan üretim, 2024 yılında yüzde 50’lik artışla 51 milyon 560 bin ton seviyesine ulaştı. 2025 yılında yaşanan iklim krizi nedeniyle bu ürünlerin üretiminde yüzde 14’lük kayıp yaşandı ve üretim 44 milyon 350 bin tona geriledi. Türk yaş meyve sebze sektörü 2002 yılında 1 milyon 337 bin tonluk ihracat performansı ortaya koyarken, 2024 yılı sonunda yüzde 175’lik rekor artışla 3 milyon 669 bin tona ulaştı. 2002 yılında üretimin yüzde 3,8’i ihraç edilirken, 2024 yılında yüzde 7,1’e yükseldi Yaş meyve sebze sektörü, 2002 yılında ürettiği ürünlerin yüzde 3,8’ini ihraç edebiliyorken, 2024 yılında toplam üretimin yüzde 7,1’ini ihraç etme başarısı gösterdi. Balık: “İhracat üretimden daha hızlı büyüdü” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, sektörün son 22 yılda üretimden ihracata uzanan zincirde önemli bir dönüşüm yaşadığını belirterek, Türkiye'nin yaş meyve ve sebze üretimindeki gücünü uluslararası pazarlara daha etkin şekilde taşımayı başardığını söyledi. Yaş meyve ve sebze sektörünün üretim artışından çok daha yüksek bir ihracat performansı ortaya koyduğunu vurgulayan Cengiz Balık, şunları söyledi: "2002-2024 dönemine baktığımızda üretimimiz yaklaşık yüzde 50 artarken ihracatımız yüzde 175'in üzerinde büyüdü. Bu tablo, Türk yaş meyve sebze sektörünün sadece üretim yapan değil, aynı zamanda dünya pazarlarında güçlü bir şekilde rekabet eden bir yapıya kavuştuğunu gösteriyor. Üretimde elde ettiğimiz başarıyı ihracata dönüştürme kabiliyetimiz her geçen yıl güçleniyor. 2025 yılında yaş meyve sebze ihracatımız 3 milyar 704 milyon dolara ulaştı. 2026 yılında ihracatımızın 4,5 milyar doları aşmasını hedefliyoruz.” Mandalina yaş meyve sebze ihracatının lokomotifi oldu Yaş meyve sebze sektöründe ihracatta öne çıkan ürünler hakkında da bilgi veren Başkan Balık, özellikle mandalinanın son yılların ihracat yıldızı olduğunu söyledi. Balık; “Mandalina ihracatımız 2002 yılında 247 bin ton seviyesindeyken 2024 yılında 702 bin tona, 2025 yılında 1 milyon ton sınırına yaklaştı. Yaklaşık dört katlık bu artış, sektörümüzün uluslararası pazarlardaki başarısının en somut göstergelerinden biridir. Ürettiğimiz mandalinanın yüzde 45’ini ihraç ettik. 913 milyon dolarlık döviz geliri elde ettik.” Elma ihracatı yüzde 2110 arttı 2002 yılında 2 milyon 200 bin ton olan elma üretiminin 2024 yılında yüzde 101’lik artışla 4 milyon 420 bin tona çıktığının altını çizen Balık, elma ihracatının 2002 yılında 14 bin ton seviyesinde olan elma ihracatının 2024 yılında 315 bin tona fırladığını, elma ihracatının miktar bazında yüzde 2100 artış kaydettiğini, ortalama ihraç fiyatının da yüzde 43 arttığını ve 190 milyon dolar dövizi elma ihracatından kazandığımızı vurguladı. 2002 yılında incir, kivi, çilek ve muz ihracatı yokken günümüzde önemli ihraç kalemleri haline geldiğine dikkati çeken EYMSİB Başkanı Cengiz Balık, “İncirde 23 bin ton, çilekte 20 bin 854 ton, kivide 7 bin 230 ton ve muzda 4 bin 679 ton ihracat yapar konuma geldik. Bunun yanında limon, domates, kiraz, şeftali ve nektarin gibi ürünlerde de önemli ihracat başarıları elde ettik” ifadelerini kullandı. Katma değerli ihracatta önemli mesafe alındı Son 22 yılda yalnızca ihracat miktarlarının değil, ihracat birim fiyatlarının da önemli ölçüde yükseldiğine dikkat çeken Balık, Türk ürünlerinin dünya pazarlarında daha yüksek katma değer oluşturduğunu ifade etti. Balık sözlerini şöyle sürdürdü; “"Birçok üründe kilogram başına ihracat değerlerimiz birkaç kat arttı. 2002 yılında 0.58 USD/Kg olan ortalama ihraç fiyatımız 2024 yılı sonunda 1,28 USD/Kg’a yükseldi. Bu değişim, ürünlerimizin kalite, gıda güvenliği, sürdürülebilirlik ve uluslararası standartlara uyum açısından önemli bir seviyeye ulaştığını gösteriyor. Artık sadece daha fazla ürün satan değil, ürününü daha değerli satan bir sektör konumundayız." İklim değişikliğine karşı ortak mücadele çağrısı İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerinin son yıllarda daha belirgin hale geldiğini ifade eden Cengiz Balık, sektörün sürdürülebilir büyümesi için üretim altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Balık; “Don, kuraklık, aşırı sıcaklıklar ve düzensiz yağışlar üretim süreçlerini doğrudan etkiliyor. Buna rağmen sektörümüz üretmeye, ihraç etmeye ve ülkemize döviz kazandırmaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde su verimliliği, modern sulama sistemleri, tarımsal teknoloji yatırımları ve iklim dirençli üretim modelleri daha da önem kazanacak” ifadelerini kullandı. Hedef: Dünya pazarlarında daha güçlü bir Türkiye Türk yaş meyve ve sebze sektörünün güçlü üretim altyapısı, deneyimli üreticileri ve ihracatçılarıyla küresel pazarlardaki büyümesini sürdüreceğini vurgulayan Balık, sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye, sahip olduğu iklim çeşitliliği, üretim kapasitesi ve lojistik avantajlarıyla dünyanın en önemli yaş meyve sebze tedarikçilerinden birisi konumunda. Önümüzdeki dönemde ürün çeşitliliğimizi artırarak, yeni pazarlara açılarak ve katma değerli ihracata odaklanarak ülkemizin yaş meyve sebze ihracatını daha da yukarı taşıyacağız.” Üretimde öne çıkan artışlar Kivi üretimi 23 yılda yaklaşık 36 kat arttı. Nar üretimi yaklaşık 11 kat büyüdü. Muz üretimi 9 katın üzerinde artış gösterdi. Kayısı üretimi yaklaşık 4 kat yükseldi. Mandalina üretimi yüzde 237 arttı. Elma üretimi iki katına çıktı. Şeftali-nektarin üretimi yaklaşık yüzde 160 büyüdü. İhracatta rekor büyüme 2002–2024 döneminde ihracat artışları üretim artışlarının da önüne geçti. Çilek ihracatı 400 katın üzerinde arttı. Kivi ihracatı yaklaşık 401 kat büyüdü. Elma ihracatı 22 kat yükseldi. Nar ihracatı 19 kat arttı. Kayısı ihracatı yaklaşık 14 kat büyüdü. Karpuz ihracatı 8 katı geçti. Şeftali-nektarin ihracatı yaklaşık 8,5 kat arttı. Kiraz ihracatı yaklaşık 4 kat yükseldi. Mandalina ihracatı yüzde 170’in üzerinde artış gösterdi.

Arabanlı Çiftçiye Büyükşehir Desteği: 150 Bin Karpuz Fidesi Toprakla Buluşuyor! Haber

Arabanlı Çiftçiye Büyükşehir Desteği: 150 Bin Karpuz Fidesi Toprakla Buluşuyor!

Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi, Araban ilçesindeki karpuz üreticilerini sevindiren kararı onayladı. 2026 üretim sezonu kapsamında, üreticilere yüzde 50 hibeli 150 bin adet karpuz fidesi dağıtılacak. ​Yerel kalkınmayı desteklemek ve tarımsal üretimi sürdürülebilir kılmak amacıyla projelerine hız kesmeden devam eden Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Araban ilçesindeki karpuz üreticileri için dev bir adım attı. Nisan ayı meclis toplantısında alınan kararla, artan girdi maliyetlerine karşı çiftçiye nefes aldıracak hibe programı resmiyet kazandı. ​Üretim Maliyetine %50 Büyükşehir Desteği ​Arabanlı üreticilerden gelen talepler doğrultusunda şekillenen proje, çiftçinin cebini rahatlatmayı hedefliyor. Dağıtılacak olan 150 bin adet karpuz fidesinin toplam maliyeti 6 milyon 300 bin lira olarak açıklandı. ​Hibe Miktarı: 3 milyon 150 bin TL (Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanacak). ​Üretici Katkısı: 3 milyon 150 bin TL. ​Faydalanma Şartı: Araban ilçesinde ikamet eden ve ÇKS'ye (Çiftçi Kayıt Sistemi) kayıtlı olan tüm üreticiler bu destekten yararlanabilecek. ​Fatma Şahin: "Üreticimizin Yanında Olmaya Devam Edeceğiz" ​Meclis toplantısında tarımsal desteklerin önemine değinen Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, çiftçilerle yaptıkları görüşmelerde en büyük sorunun maliyet artışları olduğunu vurguladı. ​Başkan Şahin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: ​“Ramazan ayında üreticilerimizle bir araya geldiğimizde bize iletilen en büyük konu maliyetlerin yüksekliğiydi. Çiftçimiz 'Kalitemiz ve üretimimiz iyi ama maliyetler bizi zorluyor' dedi. Biz de tarım dairemizle hızlı bir çalışma yürüterek bu hibe desteğini hayata geçirdik. Bölgenin özelliğini dikkate alan, üreticiyi destekleyen çalışmalarımızla her zaman yanlarında olacağız.” ​Araban Karpuzu Dünya Pazarına Hazırlanıyor ​Gaziantep’in tarım potansiyelini teknoloji ve hibe destekleriyle birleştiren Büyükşehir Belediyesi, sadece fide desteğiyle değil; teknik danışmanlık ve makineleşme çalışmalarıyla da Araban karpuzunun kalitesini artırmayı hedefliyor. Bu destek sayesinde Arabanlı üreticiler, 2026 sezonuna daha güçlü ve güvenli bir giriş yapacak.

Yaz Meyvelerinde Yüksek Rekolte Bekleniyor Haber

Yaz Meyvelerinde Yüksek Rekolte Bekleniyor

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ferhat Gürüz, Türkiye’nin şubat ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 25 artış sağlayarak 398 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiğini açıkladı. Aynı dönemde ihracat miktarının ise yüzde 14 azalışla 324 milyon kilogram seviyesinde gerçekleştiğini belirten Başkan Ferhat Gürüz, bu tablonun ürün fiyatları ve katma değerli ihracattaki artışın bir göstergesi olduğunu belirtti. Başkan Gürüz, “Yaş meyve sebze sektöründe kalite, lojistik ve pazarlama gücünü artırarak daha yüksek birim fiyatla ihracat yapmaya odaklanıyoruz. Önümüzdeki dönemde yeni pazar arayışları, soğuk zincir yatırımları ve ürün çeşitliliği sayesinde sektörümüzün ihracat performansını daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.” dedi. “Sert çekirdekli meyveler, karpuz, kavun ve diğer yaz meyvelerinde iyi bir rekolte bekliyoruz” Gıda enflasyonu, üretimde yaşanan iklim kaynaklı sorunlar ve ihracattaki gelişmelere ilişkin önemli değerlendirmeler yapan Başkan Gürüz, 2025 yılında yaşanan don, kuraklık ve olumsuz hava koşullarının hem üretimi hem de fiyatları etkilediğini belirterek, 2026 yılı itibarıyla iklim koşullarının normalleşmesiyle birlikte piyasada dengelenme beklendiğini söyledi. Ferhat Gürüz, “2026 yılının Ocak ve Şubat aylarında Türkiye’nin en önemli sebze üretim merkezleri olan Mersin ve Antalya bölgelerinde şiddetli yağış, sel ve fırtına olayları yaşandı. Bu durum sebze üretiminde geçici bir aksama yarattı ve fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu. İklim koşullarının son dönemde normale dönmesiyle üretimde toparlanma bekliyoruz. Mart ve nisan aylarından itibaren sebze fiyatlarında bir gerileme öngörüyoruz. Mayıs ayıyla birlikte yaz meyvelerinin devreye girmesiyle piyasada arz artacak. Sert çekirdekli meyveler başta olmak üzere karpuz, kavun ve diğer yaz meyvelerinde iyi bir rekolte bekliyoruz.” diye konuştu. “Krizler maliyetleri artırıyor, Türkiye’ye fırsat doğurabilir” Küresel gelişmelerin sektör üzerindeki etkilerine de değinen Gürüz, özellikle bölgesel gerilimlerin lojistik maliyetleri üzerinde baskı oluşturduğunu vurguladı. Süveyş Kanalı hattındaki sorunların navlun ve sigorta maliyetlerini artırabileceğini belirten Gürüz, bunun Orta Doğu ve Uzak Doğu sevkiyatlarını zorlaştırabileceğini söyledi. Öte yandan bazı gelişmelerin Türkiye için rekabet avantajı da oluşturabileceğine dikkat çekerek şunları kaydetti: “İran yaş meyve sebze ihracatında Türkiye’nin önemli rakiplerinden biri. Özellikle Rusya ve Türk Cumhuriyetleri pazarlarında güçlü bir oyuncu. Ancak bölgede yaşanan gelişmeler onların ihracatını etkileyebilir. Bu da Türkiye için bazı pazarlarda yeni fırsatlar yaratabilir.” “Toplam ihracatımızın yarısından fazlası narenciye ürün grubu” Türkiye’nin şubat ayı yaş meyve sebze ihracatını ürün gruplarına göre değerlendiren Başkan Gürüz, özellikle narenciye ve taze sebze grubunun ihracat performansına dikkat çekti. Başkan Gürüz, “Şubat ayında narenciye ihracatımız değer bazında yüzde 36 artış göstererek 206,9 milyon dolara ulaştı. Narenciye sektörü toplam ihracatımızın yarısından fazlasını oluşturmayı sürdürüyor. Taze sebze ihracatımız da yüzde 32’lik değer artışıyla 144 milyon dolar seviyesine yükseldi.” dedi. Ürün bazında değerlendirildiğinde mandalinanın açık ara liderliğini sürdürdüğünü vurgulayan Başkan Gürüz, şubat ayında mandalina ihracatının 127,2 milyon dolara ulaştığını ve değer bazında yüzde 47 artış kaydettiğini söyledi. Gürüz, sebze grubunda ise özellikle biber ve domates ihracatındaki yükselişe dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı: “Biber ihracatımız yüzde 66 artışla 58 milyon dolara ulaştı. Domates ise 50,6 milyon dolarlık ihracatla sektörün en güçlü ürünlerinden biri olmaya devam ediyor. Taze sebze grubunda Avrupa pazarına yönelik talebin güçlü seyretmesi bu artışta önemli rol oynadı.” “Şubatta ihracatın en hızlı yükseldiği pazarlar Gürcistan ve Çekya oldu” Ülke bazında incelendiğinde Türkiye yaş meyve sebze ihracatında Rusya Federasyonu’nun liderliğini sürdürdüğünü belirten Gürüz, bu ülkeye yapılan ihracatın yüzde 37 artışla 101,5 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini ifade etti. Rusya’nın ardından Irak’ın yüzde 21 artışla 62,7 milyon dolar, Romanya’nın ise yüzde 29 artışla 39,7 milyon dolar değer ile en önemli pazarlar arasında yer aldığını kaydeden Gürüz, Avrupa Birliği ülkelerinde de dikkat çekici bir artış görüldüğünü söyledi. Gürüz, “Almanya, Polonya ve Hollanda gibi pazarlarda yaşanan güçlü artış, Türk ürünlerinin Avrupa’daki rekabet gücünü ortaya koyuyor. Özellikle sebze grubunda AB pazarında önemli bir büyüme yakaladık. Şubat ayında ihracat hacminde en güçlü ivmelenmeyi yüzde 170 artış ve 10,5 milyon dolar değer ile Gürcistan ile yüzde 162 artış ve 6,2 milyon dolar değer ile Çekya pazarlarında elde ettik.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.