Hava Durumu

#Katma Değer

Kırsal Haber - Katma Değer haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Katma Değer haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bal Kabağının Yolculuğu Tarladan Mutfak Atölyesi’ne Uzandı Haber

Bal Kabağının Yolculuğu Tarladan Mutfak Atölyesi’ne Uzandı

Tepebaşı Belediyesi Mutfak Atölyesi’nde üretici kadınlar, coğrafi işaret tescilli Kızılinler bal kabağıyla yeni tarifler hazırladı. Üretici kadınlar, bal kabağının gastronomideki kullanımını şeflerle birlikte keşfetti. Eskişehirliler, 25 Ekim’deki panayırda ve Türkiye’de ilk kez ulusal ölçekte düzenlenecek 26 Ekim tarihli Bal Kabağı Çalıştayı’nda buluşmaya davet edildi. Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenecek 4. Kızılinler Bal Kabağı Panayırı ve Eskişehir Bal Kabağı Çalıştayı öncesinde, Tepebaşı Belediyesi Mutfak Atölyesi’nde bal kabağının farklı lezzetlerde kullanımına yönelik eğitim ve uygulama çalışması gerçekleştirildi. Eskişehir Aşçılar Derneği iş birliğiyle düzenlenen etkinliğe Dernek Başkanı Kemal Kaya, Şef A. Turan Etli, Şef Veysi Özmen ile pastacı şefler Eyüp Köse, Fatmanur Kurga ve Hilâl Bircan katıldı. Atölyede üretici kadınlar, Kızılinler’de yetiştirip hasat ettikleri coğrafi işaret tescilli Kızılinler bal kabağını şeflerin rehberliğinde birbirinden farklı lezzetlerin yapımında kullandı. Çalışmada, yöresel ürünün gastronomide daha fazla değerlendirilmesi, ürün çeşitliliğinin artırılması ve üretici kadınların emeğine katma değer kazandırılması ele alındı. “Şeflerimizden çok şey öğrendik” Atölyeye katılan Nazlı Caner, etkinliğe bu yıl ikinci kez katıldığını belirterek, “Şeflerimizin tarifleriyle rulo pasta ve baklava yaptık. Onları izledik, öğrendik; merak ettiklerimizi şeflerimize sorduk. Herkesi Kızılinler Bal Kabağı Panayırı’na bekliyoruz” dedi. Pastacı Şef Fatma Kurga Kök, Kızılinler bal kabağından hazırladıkları püreyi rulo pasta yapımında kullandıklarını anlattı. Kurga Kök, “Bal kabağı genellikle tatlı olarak hazırlanıyor. Biz farklı bir tarifle çocukların da severek yiyebileceği bir ürün yapmak istedik. Bal kabağı püresini rulo pastaya uyarladık. Evde hazırlanabilecek, katkı maddesi ve renklendirici içermeyen bir tarif geliştirdik” diye konuştu. Katılımcılardan Fatma Sena Demircan, şeflerin uygulamalı anlatımının kendileri için öğretici olduğunu vurgulayarak, “Şeflerimiz bal kabağından rulo pasta yaptı. Eyüp Şef de baklava tekniklerini anlattı; uygulama sırasında bize yol gösterdi. Etkinlik çok güzel geçiyor” ifadelerini kullandı. Kızılinler’de yaşayan Zeynep Can ise atölyede bal kabağından irmikli baklava ve rulo pasta yaptıklarını belirterek, “Çok güzel oldu, tadına bakmak için sabırsızlanıyoruz. Herkesi 25 Ekim’de Kızılinler’de düzenlenecek panayırımıza bekliyoruz” dedi. “Bal kabağını üretimden gastronomiye taşıyoruz” Pastacı Şef Eyüp Köse, üretici kadınlarla bal kabağı temalı bir baklava hazırladıklarını belirterek, “Bal kabağı püresini irmikle birleştirerek baklavanın iç harcını oluşturduk. Şefler olarak bu ürünü nasıl değerlendirebileceğimizi ve üretime nasıl taşıyabileceğimizi düşündük. Üretici kadınlarla birlikte çalışmak bizim için çok kıymetli” diye konuştu. Köse, atölyenin düzenlenmesine katkı sunan Tepebaşı Belediyesi’ne ve üretici kadınlara teşekkür etti. Yenilikçi uygulamalarla değerlendirildi Eskişehir Aşçılar Derneği Başkanı Kemal Kaya da coğrafi işaret tescilli Kızılinler bal kabağının hasat sonrasında yenilikçi uygulamalarla değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Kaya, “Kızılinler bal kabağı coğrafi işaretli bir ürün. Üretici kadınlarımızla hasat edilen kabaklardan günümüze uygun, yenilikçi ürünler hazırlıyoruz. Herkesi 25 Ekim Pazar günü Kızılinler’deki Bal Kabağı Panayırı’na davet ediyoruz” dedi. Bal kabağı ulusal ölçekte ele alınacak Tepebaşı Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğü tarafından düzenlenecek Eskişehir Bal Kabağı Çalıştayı, Türkiye’de ilk kez ulusal ölçekte gerçekleştirilecek. Çalıştayda ise bal kabağı; üretiminden ürün çeşitliliğine, gastronomik kullanımından geleceğine uzanan başlıklarla ele alınacak. Böylece coğrafi işaret tescilli Kızılinler bal kabağının tanıtımının yanı sıra bal kabağının Türkiye genelindeki üretim ve değerlendirme olanaklarının da konuşulması hedefleniyor. Tepebaşı Belediyesi yetkilileri, tüm Eskişehirlileri 25 Ekim Pazar günü Kızılinler’de düzenlenecek 4. Kızılinler Bal Kabağı Panayırına ve 26 Ekim’de gerçekleştirilecek Eskişehir Bal Kabağı Çalıştayına davet etti.

Satsuma Mandalinada İhracat Zamanı Haber

Satsuma Mandalinada İhracat Zamanı

Sonbahar ve Kış mevsimlerinde C vitamini deposu olan, soğuk algınlığına karşı kalkan görevi gören, aroması, ince kabuğu ve çekirdeksiz yapısıyla en çok tercih edilen mandalina türü satsumada ihracat zamanı. Satsuma mandalinada ihracat sezonu 19 Ekim 2026 tarihinde başladı. Satsuma mandalinada ihracat sezonunun başlaması nedeniyle satsuma mandalinasıyla uluslararası üne sahip olan İzmir’in Gümüldür beldesinde “Satsuma Mandalina Hasat Töreni” düzenlendi. Balık: “Rekoltede yüzde 10-20 artış bekliyoruz” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Balık, mandalina ihracatından Türkiye’nin 2025 yılında 912 milyon dolar döviz kazandığını, mandalinanın yaş meyve sebze ihracatında lider ürün olduğunu, 2026 yılı mandalina rekoltesinin katma değerli bir şekilde ihraç edilmesi için çaba göstereceklerini dile getirdi. 2026 sezonunda mandalina rekoltesinde yüzde 10-20 artış beklediklerinin altını çizen Balık, “Ege’nin satsuma mandalinası yeni sezonda ihracat yolculuğuna bugün başlıyor. Üreticilerimize ve ihracatçılarımıza hayırlı bir sezon diliyoruz” şeklinde konuştu. Mandalina ihracatından 912 milyon dolar döviz kazanmanın yanında mandalinanın üreticiden paketleme tesislerine, lojistik sektöründen ihracatçı firmalara kadar geniş bir ekonomik zinciri oluşturduğunu kaydeden Balık şöyle devam etti: “Mandalina ihracatında 2025 yılında Irak, 360 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer alırken, Rusya Federasyonu 313 milyon dolarla ikinci oldu. Ukrayna 72 milyon dolar, Polonya 23 milyon dolar ve Sırbistan 19 milyon dolarlık mandalina ihracatıyla öne çıkan diğer pazarlar arasında yer aldı. Yeni sezonda önceliklerimiz kalıntı mevzuatına tam uyum, iyi tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması, gümrük süreçlerinin kesintisiz yürütülmesi ve ürünlerin uluslararası alıcılara zamanında ve güvenilir biçimde ulaştırılması olacak.” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak ihracatçıların rekabet gücünü artırmak için çalıştıklarını belirten Balık, uluslararası fuarlar, ticaret heyetleri ve tanıtım faaliyetleri aracılığıyla Avrupa, Körfez ve Uzak Doğu pazarlarında yeni fırsatlar oluşturmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. Uçak: “Mandalina ihracatında pazar çeşitliliği ve katma değer önemli” Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, satsuma mandalinanın Ege Bölgesi için yalnızca bir tarım ürünü olmadığını; üreticilerin geçim kaynağı, kıyı ilçelerinin ekonomik hayatının önemli bir unsuru ve bölgenin uluslararası pazarlardaki simgelerinden biri olduğunu ifade etti. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin 2025 yılı mandalina ihracatında Ukrayna ve Rusya Federasyonu’nun yaklaşık yüzde 64 paya sahip olduğunu aktaran Uçak, aynı yıl Sırbistan, Kuzey Makedonya, Romanya, Kosova, Karadağ, Bosna-Hersek ve Bulgaristan başta olmak üzere Balkan ülkelerine yaklaşık 5 milyon dolarlık mandalina ihraç edildiğini belirtti. Sonbahar ve kış aylarında bağışıklığınızı mandalinayla güçlendirin Mandalinadan meyve suyu, konserve, kurutulmuş meyve, reçel ve marmelat üretilebildiğini; kabuğundan ise esans ve aroma ürünleri elde edilebildiğini hatırlatan Uçak, “Hasat kayıplarının azaltılması ve ürünün farklı biçimlerde değerlendirilmesi hem taze hem de işlenmiş ürün ihracatına katkı sağlıyor. C vitamini ve lif açısından zengin mandalina, sonbahar ve kış aylarında bağışıklığın en doğal destekçilerinden biridir. Günde 2-3 adet mandalina tüketilmesini, okul çağındaki çocuklarımızın beslenme çantalarına mutlaka mandalina konulmasını öneriyoruz. Emeğini toprağa veren üreticilerimize, ürünümüzü dünyaya taşıyan ihracatçılarımıza bereketli ve kazançlı bir sezon diliyorum” diyerek sözlerine son verdi. Rusya’ya ihracatta gemi yolu açılmalı, AB’ye ihracatta dozvala belgesi limiti artırılmalı Gazetecilerin sorularını cevaplayan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, yaş meyve sebze ihracatında en büyük ihraç pazarları olan Rusya Federasyonu’na savaş nedeniyle gemi yolunun kapalı olduğunu, Avrupa Birliği’ne ihracatta Macaristan üzerinden gidecek araçlar için Dozvala Belgesi kotasının dolması nedeniyle sorunlar yaşandığını ihracatta aksama yaşanmaması için iki güzergahtaki lojistik sorunlarının çözülmesi gerektiğini, aksi takdirde ihracatta kayıplar yaşanabileceğini vurguladı. Ticaret Bakanlığı Ege Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü başkanlığındaki komisyon emsal bahçelerde yaptığı incelemeler ve İzmir Laboratuvar Müdürlüğü’nün analizleri sonucunda, satsuma mandalinanın ihracatı için 19 Ekim 2026 Pazartesi günü başlanmasına karar verilmişti. “Satsuma Mandalina Hasat Töreni”ne; Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği YK Üyesi Sadık Demircan, DK Üyesi Recep Çöpten ve mandalina üreticileri katıldı.

Türkiye’nin İhracatında Katma Değer Artıyor Haber

Türkiye’nin İhracatında Katma Değer Artıyor

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye’nin ihracatında kilogram başına ortalama birim değerin yılın ilk 9 ayında 1,73 dolara yükseldiğini açıkladı. Çimento ve mermer gibi yüksek tonajlı ürünler hariç tutulduğunda bu rakamın 2,11 dolara ulaştığını belirten Bolat, orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracattaki payının da yüzde 43,7’ye çıktığını bildirdi. Türkiye’nin İhracatında Katma Değer Artıyor Türkiye Innovation Week 2026 (TIW26) etkinliğinde konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye’nin ihracat performansı, teknolojik dönüşüm ve katma değerli üretim hedeflerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından Ticaret Bakanlığının desteğiyle Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen etkinlik, bu yıl “Humanity 6.0 – İnsanlığın Yeni Evresi” temasıyla gerçekleştiriliyor. Etkinliğin ikinci gününde konuşan Bolat, Türkiye Innovation Week’in yalnızca yeni teknolojilerin, ürünlerin ve iş modellerinin ele alındığı bir organizasyon olmadığını belirtti. Bolat, etkinlikte aynı zamanda dünyanın ekonomik ve teknolojik geleceğinin ve Türkiye’nin bu dönüşümdeki konumunun değerlendirildiğini ifade etti. Araştırma-geliştirme (AR-GE), inovasyon, markalaşma, tasarım ve katma değerin yeni dönemde rekabet gücünü belirleyen temel unsurlar olduğuna dikkat çeken Bolat, Ticaret Bakanlığı olarak bu alanlardaki çalışmaları desteklediklerini kaydetti. İhracatta Kilogram Başına Değer 2,11 Dolara Ulaştı Türkiye’nin ihracatında ürün başına düşen değerin yükseldiğini belirten Bakan Bolat, kilogram başına ortalama ihracat birim değerinin geçen yıl 1,53 dolar olduğunu, bu yılın ilk 9 ayı sonunda ise 1,73 dolara çıktığını açıkladı. Çimento ve mermer gibi yüksek tonajlı ancak birim değeri görece düşük ürünler hesaplama dışında bırakıldığında kilogram başına ihracat değerinin 2,11 dolara yükseldiğini ifade eden Bolat, sektörler arasındaki değer farkına da dikkat çekti. Bolat’ın paylaştığı verilere göre kilogram başına ihracat değeri savunma sanayisinde 61,5 dolara, ilaç sektöründe 25 dolara, gemi ve yat sektöründe 14 dolara, otomotiv sektöründe ise 9 dolara ulaşıyor. Hazır giyim sektöründe de kilogram başına 80 ila 100 dolara kadar yükselen ihracat değerleri bulunuyor. Bu rakamların Türkiye’nin ihracatında inovasyonun, teknolojinin ve katma değerli üretimin giderek daha fazla önem kazandığını gösterdiğini belirten Bolat, yüksek teknolojili ürünlerin ihracat içindeki payını artırmayı hedeflediklerini vurguladı. Yüksek Teknolojili Ürün İhracatının Payı Yüzde 43,7’ye Çıktı Bakan Ömer Bolat, Türkiye’nin orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatında önemli bir artış kaydettiğini belirtti. 2002 yılında orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam mal ihracatındaki payının yüzde 30,4 olduğunu hatırlatan Bolat, bu ürünlerin ihracat değerinin geçen yıl sonunda 112 milyar dolara ulaştığını söyledi. 2026 yılının ilk 9 ayında ise söz konusu ürünlerin ihracatının 86,5 milyar dolara yükseldiğini belirten Bolat, toplam mal ihracatındaki payın yüzde 43,7’ye çıktığını ifade etti. Türkiye’nin geleneksel ve emek yoğun sektörlerdeki rekabet gücünü korurken markalı, yenilikçi ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatını da artırmayı amaçladığını dile getiren Bolat, katma değerli üretimin ülke ekonomisi açısından önemini vurguladı. Türkiye’nin İhracatı 283,7 Milyar Dolara Yükseldi Türkiye’nin ihracat performansına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bolat, yılın ilk 9 ayında aylık ihracat rekorlarının önemli ölçüde korunduğunu belirtti. Eylül ayı itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatının yüzde 5,2 artışla 283,7 milyar dolara ulaştığını açıklayan Bolat, bu rakamla 282 milyar dolarlık yıl sonu hedefinin aşıldığını kaydetti. Bakan Bolat, mal ve hizmet ihracatında yıl sonu hedefinin 410 milyar dolar olduğunu, eylül itibarıyla yıllıklandırılmış toplamın ise 409 milyar dolara ulaştığını bildirdi. Küresel ticarette yaşanan belirsizliklere, bölgesel çatışmalara ve korumacı politikalara rağmen Türkiye’nin ekonomik büyümesini sürdürdüğünü ifade eden Bolat, ülkenin ekonomik istikrarını korumasının önemine işaret etti. Bolat, Türkiye’nin milli gelirinin 1,7 trilyon dolara, kişi başına düşen milli gelirin ise 18 bin 300 dolara ulaştığını belirterek ekonomik büyümedeki gelişmelere dikkat çekti. Teknoloji Yatırımları İçin 30 Milyar Dolarlık Kaynak Türkiye’nin yüksek teknoloji ve katma değerli üretim kapasitesini artırmak amacıyla çeşitli destek programlarının uygulandığını belirten Bakan Bolat, Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı ve HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı hakkında bilgi verdi. Bolat, vergi teşvikleri, hibe destekleri ve uygun maliyetli finansman imkânlarıyla toplam 30 milyar dolarlık kaynağın Türkiye’nin teknoloji altyapısını ve katma değerli üretimini geliştirmeyi amaçlayan yatırımlara tahsis edildiğini açıkladı. Son 23 yılda AR-GE harcamaları, patent başvuruları, teknoparklar, tasarım merkezleri ve araştırmacı sayısında kaydedilen artışın nitelikli üretime ve ihracata katkı sağladığını belirten Bolat, Türkiye’nin inovasyon alanındaki kapasitesini geliştirmeyi sürdürdüğünü ifade etti. İhracatçılara 480 Milyar Liralık Destek Ticaret Bakanlığının ihracatçılara yönelik finansman ve sigorta desteklerine de değinen Bolat, son 20 ayda ihracat reeskont kredileri ve ihracat sigortası destekleri aracılığıyla ihracatçılara 480 milyar liralık kolaylık sağlandığını bildirdi. İhracatçıların finansmana erişimini kolaylaştırmanın, üretim kapasitesini geliştirmenin ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırmanın önemine dikkat çeken Bolat, destek mekanizmalarının Türkiye’nin ihracat hedeflerine katkı sunduğunu kaydetti. Türkiye Innovation Week 2026’da İnovaLİG Ödülleri Verildi Türkiye’nin ve yakın coğrafyanın önemli inovasyon etkinlikleri arasında gösterilen Türkiye Innovation Week 2026, teknoloji, yapay zekâ, inovasyon ve ekonomik dönüşüm başlıklarını bir araya getiriyor. TİM tarafından Ticaret Bakanlığının desteğiyle düzenlenen ve Anadolu Ajansının global iletişim ortağı olduğu organizasyonda, teknolojinin insan hayatındaki rolü ve yapay zekânın ekonomik sisteme etkileri de ele alındı. Bakan Bolat, yapay zekânın küresel büyüme ve ticaret üzerindeki etkisinin giderek arttığını belirterek teknolojik dönüşümün üretim ve tedarik zincirlerini değiştirdiğini söyledi. Etkinlik kapsamında yapılan konuşmaların ardından İnovaLİG Ödül Töreni ve Stratejik Partnerler Plaket Takdim Töreni gerçekleştirildi. Türkiye Innovation Week 2026’da verilen mesajlar, Türkiye’nin ihracatta yalnızca miktar artışını değil; yüksek teknoloji, inovasyon, markalaşma ve katma değer odaklı büyümeyi de önceliklendirdiğini ortaya koydu.

AHBİB Akdeniz'in Gıda Devlerini Ödüllendirdi Haber

AHBİB Akdeniz'in Gıda Devlerini Ödüllendirdi

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB), 2025 yılında gerçekleştirdiği 1,8 milyar dolarlık ihracat performansına Mersin, Adana, Kayseri, Hatay ve Karaman illerinde ve AHBİB genelinde en güçlü desteği veren 27 üyesini ödüllendirdi. AHBİB Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş’in ev sahipliğinde Mersin Divan Otel’de gerçekleştirilen 2025 Yılı İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’ne Mersin Valisi Atilla Toros, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Serdar Yıldızgörer, Mersin Ticaret Borsası (MTB) Başkanı Abdullah Özdemir, Mersin Deniz Ticaret Odası (MDTO) Yönetim Kurulu Başkanı Kaptan Berdan Doğan, Adana Sanayi Odası (ADASO) Başkanı Zeki Kıvanç, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Üyesi Ali Can Yamanyılmaz, Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı ve AKİB’e bağlı ihracatçı birliklerinin başkanları ve yöneticileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile davetliler katıldı. “Türkiye’nin küresel gıda tedarik zincirindeki konumunu daha da ileri taşımak istiyoruz” Törenin açılış konuşmasını yapan AHBİB Başkanı Veysel Memiş, ihracatçıların değişen pazar koşulları, artan maliyetler ve küresel belirsizliklere rağmen üretim ve dış ticaretten vazgeçmediğini söyledi. Elde edilen başarının üreticiden sanayiciye, çalışanlardan girişimcilere kadar geniş bir kesimin ortak emeğine dayandığını vurgulayan Veysel Memiş, sundukları ödüllerin bu emeğin ve kararlılığın bir simgesi olduğunu ifade etti. Dünya ticaretinde rekabetin yoğunlaştığına, maliyet baskılarının arttığına ve tüketici beklentilerinin hızla değiştiğine işaret eden Veysel Memiş, ihracatçıların yeni dönemin koşullarına uyum sağlamasının büyük önem taşıdığını belirtti. Veysel Memiş, “Ürünlerimizi daha yüksek katma değerli hale getirmek, markalarımızı güçlendirmek, yeni pazarlarda kalıcı olmak ve Türkiye’nin küresel gıda tedarik zincirindeki konumunu daha da ileri taşımak istiyoruz.” diye konuştu. AHBİB’in ihracatçıların rekabet gücünü artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü kaydeden Veysel Memiş, sektörel ticaret heyetleri, UR-GE projeleri, yurt dışı pazarlama faaliyetleri, eğitimler ve uluslararası fuarlarla firmaların yeni pazarlara erişimini desteklediklerini vurguladı. Veysel Memiş, üyelerin karşılaştığı sorunlara çözüm üretmek ve ortak aklı ihracat politikalarının merkezine taşımak için de çalıştıklarını belirtti. “Bu sektör, toprağımızın bereketini sanayimizin üretim kapasitesiyle buluşturuyor” Mersin Valisi Atilla Toros ise ödül alan AHBİB üyelerini tebrik ederken Türkiye’nin ihracat performansı ve Mersin’in ekonomideki stratejik konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin gelişmiş üretim altyapısı, dinamik ekonomisi ve girişimci insan kaynağıyla büyümesini sürdürdüğünü belirten Vali Toros, üretimden vazgeçmeyen ve yeni pazarlar arayan ihracatçıların bu başarıda önemli payı olduğunu vurguladı. Mersin’in ekonomik gücünü destekleyen sektörler arasında hububat ve bakliyatın önemli bir yere sahip olduğunu belirten Vali Toros, tarımsal üretimin sanayiyle buluşmasının katma değer ve ihracat açısından önemine işaret etti. Türkiye’nin hububat ve bakliyat sektöründeki ihracatının 12,3 milyar doları aştığını, AHBİB’in ise 1,8 milyar dolar ihracat hacmiyle bu performansa önemli katkı sunduğunu kaydeden Toros, sektörün üretim, istihdam ve dış ticaret açısından taşıdığı role dikkat çekti. Vali Toros, “Bu sektör, toprağımızın bereketini sanayimizin üretim kapasitesiyle buluşturuyor, tarımsal ürünlerimizi katma değere dönüştürüyor, ülkemizin istihdamına ve ihracatına önemli katkılar sunuyor” diyen Toros, Mersin’in tarımsal üretimi ekonomik değere dönüştüren ve uluslararası pazarlara taşıyan bir ticaret merkezi olduğunu belirtti. “Türkiye, bölgesel bir lojistik merkez olma potansiyeli taşıyor” TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal da konuşmasında Türkiye’nin hububat üretimindeki güçlü konumuna ve ihracat potansiyeline dikkat çekti. Mersin’in dünya bakliyat ticareti ve işleme sanayisinin önemli merkezlerinden biri olduğunu belirten Güldal, kentin tarımsal ürünlerin işlenerek katma değerli ürünlere dönüştürülmesinde stratejik rol üstlendiğini ifade etti. Küresel gerilimlerin tahıl ticareti ve navlun maliyetleri üzerindeki etkilerine de değinen Güldal, Türkiye’nin üretim kapasitesi, güçlü stokları, modern depolama altyapısı ve limanlarıyla bölgesel bir lojistik merkez olma potansiyeli taşıdığını belirtti. Mersin’in bu açıdan önemli avantajlara sahip olduğunu ifade eden Güldal, Türkiye’de depolanabilecek tarım ürünlerinin yıl boyunca farklı pazarlara ulaştırılabileceğini kaydetti. MTSO Başkanı Serdar Yıldızgörer ise üretimi ihracatla katma değere dönüştürmenin küresel rekabet koşullarında önemli bir başarı olduğunu belirterek, Türkiye’nin dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmesinde ihracatçı firmaların kritik rol üstlendiğini söyledi. İhracatçıların desteklenmesinin önemine dikkat çeken Yıldızgörer, ödül alan firmaları kutlayarak AHBİB’e, Başkan Veysel Memiş’e ve ihracata katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, üretim, ihracat, yatırım, istihdam ve vergi yoluyla ülke ekonomisine katkı sunan tüm firmaların takdiri hak ettiğini vurgulayarak, ödül alan firmaları kutladı. Programın devamında İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Arslanoğlu ise güncel ekonomik görünüm ve önümüzdeki döneme ilişkin sunum yaptı. AHBİB 2025 Yılı İhracatın Yıldızları listesine giren firmalar Konuşmaların ardından AHBİB Başkanı Veysel Memiş ile birlikte Vali Atilla Toros, TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, MTSO Başkanı Serdar Yıldızgörer, ADASO Başkanı Zeki Kıvanç, MTB Başkanı Abdullah Özdemir ve AKİB Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı, AHBİB’in 2025 yılındaki ihracat performansına Mersin, Adana, Hatay, Kayseri ve Karaman illeri ve AHBİB genelinde en güçlü desteği veren 27 firmanın temsilcilerine ödüllerini verdi. 2025 ihracatın yıldızları listesinde şu firmalar yer aldı: Arbel Bakliyat, Aves Enerji Yağ, ADM Besin, Boomex Company, Armada Gıda, Durum Gıda, Başhan Agro Gıda, Pioneer Tohumculuk, Memişoğlu Tarım Ürünleri, Anı Bisküvi, Omnia Nişasta, Tat Nişasta, Aksu Piliç Tarım Sanayi, Bifa Bisküvi, Şimşek Bisküvi, Lark Gıda, Saray Bisküvi, Özalp Un ve Unlu Mamulleri, Çarşıbaşı Süt Mamulleri, Öz-Yıl Un ve Unlu Mamulleri, Bakers Unlu Mamuller, Oylum İç ve Dış Ticaret, Ekrem Agro Dış Ticaret, Atmey Gıda, Progen Tohum, Mirbey Un Gıda ve Bayramoğlu Kardeşler.

Besni Üzümü İçin Marka ve İhracat Odaklı Yeni Adım Haber

Besni Üzümü İçin Marka ve İhracat Odaklı Yeni Adım

Adıyaman’da düzenlenen Besni Üzümü Ürün Analiz Çalıştayı’nda, yöresel ürünün marka değerinin artırılması, uluslararası pazarlarda tanınırlığının güçlendirilmesi ve üreticilerin daha yüksek katma değer elde etmesi için çözüm önerileri ele alındı. Adıyaman’da, Besni Üzümü’nün ekonomik değerini artırmak ve uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirmek amacıyla Besni Üzümü Ürün Analiz Çalıştayı düzenlendi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının öncülüğünde yürütülen “Anadoludakiler 81 İl 81 Ürün Programı” kapsamında gerçekleştirilen çalıştay, İpekyolu Kalkınma Ajansı koordinasyonunda ve Adıyaman Valisi Abdullah Küçük’ün katılımıyla yapıldı. Çalıştayda, Besni Üzümü’nün özgün değerinin korunması, markalaşma çalışmalarının geliştirilmesi ve üreticilerin emeğinin daha yüksek ekonomik değere dönüştürülmesine yönelik başlıklar değerlendirildi. Besni Üzümü’nün Uluslararası Pazarlardaki Tanınırlığı Artırılacak Çalıştayın temel gündem maddeleri arasında Besni Üzümü’nün marka değerinin yükseltilmesi ve uluslararası pazarlarda daha fazla tanınması yer aldı. Ürünün kalitesiyle öne çıkan, dünya pazarlarında bilinirliği artan ve üreticisine daha fazla gelir sağlayan özgün bir marka hâline getirilmesi hedefleniyor. Adıyaman Valisi Abdullah Küçük, bu hedefe ulaşılması için kamu kurumları, üniversiteler, üreticiler ve özel sektör arasında iş birliğinin önemini vurguladı. Üreticilerin Emeği Katma Değere Dönüşecek Besni Üzümü’nün ekonomik potansiyelinin geliştirilmesi amacıyla gerçekleştirilen çalıştayda, mevcut sorunların belirlenmesinin yanı sıra uygulanabilir çözüm önerilerinin oluşturulması da ele alındı. Vali Küçük, çalıştayın yeni iş birliklerinin kurulması ve somut adımların belirlenmesi açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Besni Üzümü’nün özgün niteliğinin korunarak marka gücünün artırılması ve üreticilerin gelirinin desteklenmesi hedefiyle gerçekleştirilen çalıştayın, Besni ve Adıyaman tarımına katkı sağlaması amaçlanıyor.

KÜTBO’da Necati Gültekin Yeniden Başkan Seçildi Haber

KÜTBO’da Necati Gültekin Yeniden Başkan Seçildi

Kütahya Ticaret Borsasında (KÜTBO) gerçekleştirilen organ seçimleri sonucunda Necati Gültekin, yeniden Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilerek güven tazeledi. Seçimlerin ardından düzenlenen ilk meclis toplantısında KÜTBO’nun önümüzdeki 4 yıllık yeni dönem yönetim kadrosu netleşti. Kütahya Ticaret Borsasında Seçim Heyecanı Tamamlandı Kütahya Ticaret Borsasında (KÜTBO) 9 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen organ seçimleri tamamlandı. Üyelerin yoğun katılımı ve desteğiyle yapılan seçimlerin ardından Borsa yönetiminde güven tazelendi. Mevcut Yönetim Kurulu Başkanı Necati Gültekin, üyelerin oy birliği ve desteğiyle yeniden başkanlığa seçildi. İlk Meclis Toplantısı Yapıldı: Yeni Yönetim Kadrosu Şekillendi Seçimlerin ardından vakit kaybetmeksizin toplanan KÜTBO Meclisi, ilk toplantısını gerçekleştirerek Meclis Başkanlığı ve Yönetim Kurulu organlarını belirledi. Kütahya Ticaret Borsasının önümüzdeki 4 yıllık dönemde görev yapacak yönetim kadrosu şu şekilde oluştu: KÜTBO Yeni Dönem Yönetim Şeması Görev / Organ Seçilen İsim Yönetim Kurulu Başkanı Necati Gültekin Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Okumuş Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nüfide Erdurgut Sayman Üye Mehmet Akın Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Şentürk Meclis Başkanı Ahmet Dülger Meclis Başkan Yardımcısı İsmail Akıncı Katip Üye Ahmet Topbaş Başkan Necati Gültekin: "Tarımsal Üretim ve Ticareti Güçlendireceğiz" Yeniden Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilerek güven tazeleyen Necati Gültekin, kendisine gösterilen teveccüh ve destekten dolayı tüm KÜTBO üyelerine teşekkür etti. Yeni dönem hedeflerine ve vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gültekin, şu ifadeleri kullandı: "Yeni dönemde de üyelerimizin talep ve beklentilerini en üst düzeyde gözeterek çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz. Kütahya’mızın tarımsal üretim ve ticaret potansiyelini geliştirmek, Borsa üyelerimizin ihtiyaçlarına yönelik sunduğumuz hizmetleri daha da güçlendirmek temel önceliğimiz olacaktır." Hedef: Kütahya Ekonomisine ve Tarımına Katma Değer Sağlamak Yeni dönemde Kütahya Ticaret Borsasının; üyelerin ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda hayata geçireceği yenilikçi projelerle kentin tarımsal üretimine, ticaret hacmine ve genel ekonomik gelişimine katkı sunmaya devam etmesi hedefleniyor. Sonuçlanan seçimlerin Borsa camiasına, üyelerine ve tüm Kütahya iş dünyasına hayırlı olması, yeni fırsatlara ve başarılı çalışmalara vesile olması temenni ediliyor.

Eskişehir Ticaret Odası’nda Seçim Heyecanı: Metin Güler Güven Tazeledi Haber

Eskişehir Ticaret Odası’nda Seçim Heyecanı: Metin Güler Güven Tazeledi

​Eskişehir Ticaret Odası (ETO) organ seçimlerinde sandık heyecanı yaşandı. Yoğun katılımla gerçekleşen seçimlerde açıklamalarda bulunan ETO Başkanı Metin Güler, oda üyelerinin gösterdiği ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, yeni dönemin vizyon projelerini ve hedeflerini paylaştı. ​Eskişehir iş dünyasının geleceğini şekillendirecek olan Eskişehir Ticaret Odası seçimleri, üyelerin yoğun katılımı ve coşkulu atmosferiyle gerçekleştirildi. Her dört yılda bir gerçekleştirilen ve odayı yeni döneme taşıyacak olan organ seçimlerinde, ETO Başkanı ve Başkan Adayı Metin Güler sandık başında önemli değerlendirmelerde bulundu. ​"Üyelerimizin Sorumluluğunu Omuzlarımızda Hissediyoruz" ​Seçim sürecinin son derece coşkulu ve yüksek katılımla geçtiğini vurgulayan Metin Güler, üyelerin gösterdiği teveccühün kendilerine büyük bir sorumluluk yüklediğini belirtti. Güler, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: ​"Her dört yılda bir Eskişehir Ticaret Odası’nda seçim gerçekleşiyor. 2026-2030 yıllarını kapsayacak olan bu yeni dönem seçimlerimizi yapıyoruz. Burada komitelerimizi ve meclis üyelerimizi belirliyoruz. Seçimlerimiz son derece coşkulu geçti, katılım gayet iyi ve oldukça yoğun bir tempo var. Üyelerimizin hevesle, koşarak sandığa gelmesi bizleri çok mutlu etti. Bu durum aynı zamanda üzerimizdeki sorumluluğu daha da artırıyor. İnşallah bu seçim sonuçları iş camiamıza, şehrimize ve ülkemize hayırlı ve uğurlu olur." ​41 Meslek Komitesinde 460 Kişilik Güçlü Ekip ​ETO’nun yeni dönemdeki yönetim ve temsil yapısına dair rakamları da paylaşan Güler, 41 meslek komitesinde geniş bir ekiple yola çıktıklarını ifade etti. Komitelerde asil ve yedek üyelerle birlikte güçlü bir çalışma kadrosu oluşturulduğunu belirten Güler: ​"Odamız bünyesinde 41 tane meslek komitesi bulunuyor. Komitelerimizde asil üye sayıları 5, 7 ve 9 arasında değişiyor. Yedek üyelerimizle birlikte toplamda 460 kişilik dev bir çalışma ekibini bugün burada oluşturmuş olduk. Bundan sonraki süreçte Eskişehir Ticaret Odası’nın her türlü organizasyonunda, yönetim kurulunda ve icra kurullarında bu arkadaşlarımız aktif görev yapacaklar." ​"Ticaret Odası Artık Binaya Sığmayacak" ​Yeni dönemin yalnızca rutin oda faaliyetlerinden ibaret olmayacağını, vizyon projelerle iş dünyasını destekleyeceklerini vurgulayan ETO Başkanı Metin Güler, oda faaliyetlerinin binaların dışına taşacağını belirtti. Şehrin öne çıkan sektörlerine özel parantez açan Güler, açıklamalarını şöyle sürdürdü: ​"Yeni katılan arkadaşlarımızın odamıza ve şehrimize çok ciddi katkılar sağlayacağı açıkça görülüyor. Zaten tercihlerimizi de bu doğrultuda yaptık. Proje hiçbir zaman bitmez; öncelikler ve ihtiyaçlar zamanla değişebilir. Ancak bundan sonraki süreçte Ticaret Odası artık sadece binaya sığmayacak, doğrudan üyelerine dönük sahada çalışmalar yürütecek. ​Eskişehir’in öne çıkan çok önemli sektörleri var; örneğin hizmet sektörü. Hizmet sektörünün daha fazla katma değer üretmesi ve para kazanması adına yeni dönemde ilave programları ve projeleri hayata geçireceğiz. Biz sadece 3 yıllık, 5 yıllık değil; gelişmelere göre Eskişehir Ticaret Odası’nı önümüzdeki 10 yıla taşıyacak vizyon projelerin hazırlıklarını şimdiden yapıyoruz." ​Açıklamalarının ardından üyelerle ve basın mensuplarıyla bir araya gelen Metin Güler, seçim sonuçlarının tüm Eskişehir iş alemine hayırlı olması temennisinde bulundu.

Eskişehir Sanayi Odası’nda Seçim Maratonu Tamamlandı Haber

Eskişehir Sanayi Odası’nda Seçim Maratonu Tamamlandı

Eskişehir Sanayi Odası’nda Seçim Maratonu Tamamlandı Eskişehir sanayi dünyasının çatı kuruluşu Eskişehir Sanayi Odası’nda (ESO) seçim süreci tamamlandı. Meslek Komitesi ve Meclis Üyeleri Seçimlerinin ardından Yönetim Kurulu, Meclis Başkanlık Divanı, Disiplin Kurulu, TOBB Genel Kurul Delegeleri ve diğer oda organlarının seçimleri de gerçekleştirilerek ESO’da yeni dönem başladı. 16 meslek grubunu temsilen 88 Meslek Komitesi Üyesi ve 36 Meclis Üyesinin belirlendiği seçim sürecinin ardından ESO’nun yeni dönem yönetimi de belli oldu. Celalettin Kesikbaş, üyelerin güveniyle yeniden Eskişehir Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlendi. Yeni Yönetim Kurulu belli oldu ESO’nun yeni dönem Yönetim Kurulu; Başkan Celalettin Kesikbaş, Yönetim Kurulu Üyeleri Sinan Özeçoğlu, Fatih Düş, Güven Erdoğan, Hakan Korkmaz, Bülent Ayva, Evren Şahin, Furkan Ay ve Rıza Zeydan’dan oluştu. Meclis Başkanlık Divanı belirlendi Yeni dönemde ESO Meclis Başkanlığına Süha Özbay yeniden seçildi. Meclis Başkan Yardımcılığı görevlerini Nilay Güneş Erdemir ve Murat Sürel üstlenirken, Didem Ayvacı ise Katip Üye olarak seçildi. Hesapları İnceleme Komisyonuna ise; Ahmet Özdemirel, Mehmet Rallas, Serdar Uğur Yalçın seçildi. Organ seçimlerinin tamamlanmasının ardından yeni dönem Meclisi ilk toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan ESO Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kesikbaş, üyelerin güveniyle üstlendikleri sorumluluğu birlik ve beraberlik içerisinde taşıyacaklarını belirterek Yönetim Kurulu, Disiplin Kurulu, TOBB Genel Kurulu ve meslek komitelerinde görev üstlenen isimlere başarılar diledi. Geçmiş dönemlerde ESO’ya hizmet eden başkanlar ve kurullara teşekkür eden Kesikbaş, Odanın her başarısında emeği bulunan çalışanlara da teşekkür ederek ESO’nun kurumsal kimliğini ve saygınlığını birlikte daha da güçlendireceklerini ifade etti. “Bu Meclisin gücü üretim tecrübesinden geliyor” Yeni Meclisin Eskişehir sanayisinin güçlü üretim birikimini temsil ettiğini vurgulayan Kesikbaş, her Meclis üyesinin ayrı bir üretim hikâyesine sahip olduğuna dikkat çekti. Sanayicilerin ilk tezgâhını kurmanın heyecanını, yatırım yapmanın riskini ve zor günlerde çalışanını korumanın sorumluluğunu çok iyi bildiğini belirten Kesikbaş, fabrikalarda üretilen her değerde sanayicilerin özverisinin ve çalışanların alın terinin bulunduğunu söyledi. Meclisi güçlü kılan unsurun bu birikim olduğuna işaret eden Kesikbaş, üyelerin sorunlarının ortak iradeye, çözüm önerilerinin ise somut kararlara dönüştürüleceğini ifade etti. Mecliste paylaşılacak bir deneyimin başka bir sanayicinin yolunu açabileceğini belirten Kesikbaş, yeni dönemde her Meclis üyesinin görüşüne, deneyimine ve katkısına ihtiyaç duyduklarını kaydetti. Meclis toplantılarında yeni dönem ESO’nun yeni döneminde Meclis Toplantılarının akışının da daha verimli hale getirileceğini açıklayan Kesikbaş, toplantılarda önemli ekonomistlerin sunum ve bilgilendirmeler yapacağını söyledi. Ekonomideki gelişmelerin birlikte değerlendirileceğini ve firmaların karar süreçlerine ışık tutacak görüşlerin dinleneceğini belirten Kesikbaş, edinilen bilgilerin meslek komiteleriyle de paylaşılacağını ifade etti. Toplantıların ardından Meclis üyelerinin bir araya geleceği programlar gerçekleştirileceğini ve önemli konukların ağırlanacağını aktaran Kesikbaş, güçlendirilecek bağların yeni fikirleri ve iş birliklerini de beraberinde getireceğini söyledi. Vizyon 2030 yeni döneme yön verecek Yeni dönemde ESO’nun çalışmalarına Vizyon 2030’un yön vereceğini vurgulayan Kesikbaş, hedeflerinin Eskişehir’i teknoloji geliştiren ve dünyaya katma değer ihraç eden güçlü bir sanayi merkezine taşımak olduğunu ifade etti. Kesikbaş, “Şehrimizi, ‘teknoloji’ dendiğinde akla ilk gelen üretim merkezi haline getirmek istiyoruz. Gençlerimizin burada öğrendiğini burada ürüne dönüştürebildiği, geleceğini başka yerlerde aramak zorunda kalmadığı bir Eskişehir hayal ediyoruz” dedi. Yeni dönemin temel çalışma alanlarının teknoloji, küreselleşme ve nitelikli ihracat olacağını belirten Kesikbaş, Eskişehir’in ekonomik potansiyelini büyütmek ve şehrin uluslararası başarılarını daha ileriye taşımak için çalışacaklarını dile getirdi. ESO’nun üyeleri, meslek komiteleri ve Meclisi ile birlikte hareket etmeye devam edeceğinin altını çizen Kesikbaş, tüm paydaşlarla eşgüdüm içerisinde daha güçlü projeler hayata geçireceklerini ifade etti. “Aldığımız kararların ardında insanların hayatları var” Yeni dönemin önemli bir sorumluluğu da beraberinde getirdiğini belirten Kesikbaş, Mecliste alınacak kararların yalnızca kurumları ve firmaları değil insanların hayatlarını da doğrudan etkilediğine dikkat çekti. Kesikbaş, “Bu Mecliste alacağımız bazı kararların ardında insanların hayatları var. İşini büyütmeye çalışan bir sanayicinin, evine ekmek götüren bir çalışanın, ilk fırsatını bekleyen bir gencin sorumluluğunu taşıyoruz. Birbirimize güç vererek onların yolunu açabilirsek, bu dönemi gururla hatırlayacağız” dedi. Yeni görevlerin Eskişehir sanayisi için hayırlı olmasını dileyen Kesikbaş, yeni dönemde ortak akıl, güçlü iş birliği ve üretim odaklı çalışmalarla Eskişehir sanayisinin geleceğine katkı sunmaya devam edeceklerini belirtti.

İnegöl’ün Tarım Değerleri Avrupa Pazarında Haber

İnegöl’ün Tarım Değerleri Avrupa Pazarında

İnegöl’ün tarımsal üretim değerleri, İspanya’nın başkenti Madrid’de düzenlenen Fruit Attraction 2026 Fuarı’nda Avrupa ve dünya pazarına tanıtıldı. Bursa’dan fuara katılım sağlayan aracı firma aracılığıyla açılan stantta, İnegöl Belediyesi’nin Özündenkuru markasıyla ürettiği meyve kurularının yanı sıra İnegöl’ün yaş meyve üretimindeki önemli değerleri de sergilendi. Dünyanın önde gelen yaş meyve ve sebze fuarlarından biri olan Fruit Attraction, 6-8 Ekim tarihleri arasında İspanya’nın Madrid şehrinde gerçekleştirildi. Üretici, ihracatçı, ithalatçı, distribütör ve sektör temsilcilerini bir araya getiren organizasyonda, İnegöl’ün tarımsal ürünleri de uluslararası alıcıların beğenisine sunuldu. Fuarda çilek, yaban mersini, elma ve incir gibi ürünler başta olmak üzere çeşitli yaş meyveler sergilenirken, İnegöl Belediyesi öncülüğünde hayata geçirilen Özündenkuru markasının meyve kuruları da ziyaretçilerle buluşturuldu. TARIMA VE ÜRETİCİYE TAM DESTEK İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, konuya ilişkin değerlendirmesinde İnegöl’ün güçlü bir tarım şehri olduğunu belirterek, tarımsal üretimin katma değerli ürünlere dönüştürülmesinin ve doğru pazarlara ulaştırılmasının önemine dikkat çekti. Taban, “İnegöl, sanayisiyle olduğu kadar tarımsal üretimiyle de güçlü bir şehir. Biz Tarımda İnegöl Modeli ile üreticimizin emeğini koruyan, ürünlerimize katma değer kazandıran ve İnegöl’ün tarımsal değerlerini daha geniş pazarlara taşıyan bir anlayışı ortaya koyuyoruz. Bu kapsamda topraklarımızda daha verimli üretim için ücretsiz toprak analizinden taş toplama aracına, hasat makinelerinden tohum ve fide desteklerine, yeni ürün ekilişlerinin desteklenmesinden ürünlerin katma değerinin arttırılmasına kadar pek çok çalışmamız var. Özündenkuru da bu anlayışın önemli bir ürünü. Özündenkuru ile sadece üretmediğimizi, vizyonumuzun ürünlerimize katma değer sağlamak olduğunu da ortaya koymuş olduk” dedi. “HEDEFİMİZ İNEGÖL ÜRÜNLERİNİ DÜNYA SOFRALARIYLA BULUŞTURMAK” Bugün İnegöl’ün meyve kurularının ve yaş meyve çeşitlerinin Madrid’de, dünyanın farklı ülkelerinden sektör temsilcileriyle buluşmasının kıymetli bir gelişme olduğunu kaydeden Başkan Taban, “İnegöl’de üretilen ürünlerin uluslararası pazarlarda yer bulmasını, üreticimizin emeğinin daha fazla değer görmesini ve şehrimizin tarımsal marka değerinin güçlenmesini istiyoruz. Hedefimiz, İnegöl’ün bereketli topraklarında yetişen ürünleri katma değerli ürünlere dönüştürerek Türkiye’nin ve dünyanın farklı noktalarındaki tüketicilerle buluşturmak. Madrid’deki Fruit Attraction Fuarı'nda gerçekleştirilen tanıtımla birlikte şehrimizin tarımsal ürünleri ve Özündenkuru markamız uluslararası ticaretin önemli buluşma noktalarından birinde vitrine çıktı. Bu buluşmanın, İnegöl ürünlerinin yeni pazarlara ulaşması ve üreticilerimizin uluslararası pazarlardaki görünürlüğünün artırılması açısından yeni iş birliklerine zemin oluşturacak inşallah” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.