Hava Durumu

#Kayısı

Kırsal Haber - Kayısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kayısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Er: “Malatya Gastronominin Merkezi Olacak” Haber

Başkan Er: “Malatya Gastronominin Merkezi Olacak”

Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya’nın zengin yemek kültürünün kalıcı bir şehir değerine dönüştürülmesi gerektiğini belirterek “Malatya denildiğinde nasıl kayısı akla geliyorsa, bundan sonra gastronomimizin ve yemek kültürümüzün de akla gelmesini istiyoruz.” dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Gastronomi ve Kültür Sokağı etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen yarışmalarda dereceye giren yarışmacılar için düzenlenen ödül törenine katıldı. Kentteki bir otelde düzenlenen ödül töreni öncesi konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya’nın yeniden imar ve ihya çalışmalarının yanı sıra turizm, kültür, sanat, spor ve gastronomi alanlarında da önemli çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Başkan Sami Er, 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’nın sadece fiziki olarak yeniden inşa edilmediğini, geleceğe yönelik önemli adımlar da atıldığını ifade etti. Malatya’nın konut ve iş yerlerinden altyapı ve ulaşıma, sanayiden tarıma ve turizme kadar birçok alanda yeniden ayağa kaldırıldığını belirten Başkan Er, “Bizler sadece depremin yaralarını sarmadık, geleceğin Malatya’sını inşa ettik.” dedi. “MALATYA’NIN TURİZM POTANSİYELİNİ ORTAYA ÇIKARIYORUZ” Malatya’nın turizm potansiyelini daha etkin şekilde değerlendirmek amacıyla Turizm Çalıştayı düzenlediklerini belirten Başkan Er, kentin tarihi, kültürel ve doğal değerlerinin bölgesel bir turizm anlayışıyla tanıtılması için çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Arslantepe Höyüğü’nün Malatya’nın en önemli tarihi değerlerinden biri olduğunu vurgulayan Başkan Er, düzenlenen etkinliklerle kentin depremle değil; tarihi, kültürü ve sahip olduğu değerlerle anılmasını hedeflediklerini ifade etti. Uluslararası Arslantepe Yarı Maratonu, Kayısı Festivali ve Kültür Yolu Festivali gibi organizasyonların da Malatya’nın normalleşmesine ve tanıtımına katkı sağladığını dile getiren Er, şehre daha fazla yerli ve yabancı ziyaretçi kazandırılması gerektiğini kaydetti. “GASTRONOMİ, TURİZMİMİZİN EN ÖNEMLİ UNSURLARINDAN BİRİ” Malatya’nın turizm hedefleri içerisinde gastronominin önemli bir yere sahip olduğunu belirten Başkan Sami Er, geçen yıl Kültür Yolu Festivali kapsamında gastronomiye yönelik çalışmalar yaptıklarını, bu yıl ise gastronominin festival programının önemli bir parçası hâline geldiğini söyledi. Malatya mutfağının yalnızca kayısıdan ibaret olmadığını vurgulayan Başkan Er, kentin güçlü bir mutfak kültürüne sahip olduğunu ifade etti. Etkinlik kapsamında 31 lezzet noktasının oluşturulduğunu, gastronomi merkezi açıldığını, yarışmalar ve paneller düzenlendiğini belirten Er; Malatya’nın zengin mutfak kültürünün hem hemşehrilerle hem de şehir dışından gelen misafirlerle buluşturulduğunu aktardı. “MALATYA’NIN MUTFAK HAFIZASI ÇOK GÜÇLÜ” Ünlü şef Ömür Akkor’un Malatya ziyaretine de değinen Başkan Er, Akkor’un Malatya’nın sahip olduğu mutfak hafızasıyla Türkiye’nin önemli mutfaklarından birine sahip olduğunu ifade ettiğini aktardı. Başkan Er, “Biz güçlü bir iddiayla yola çıktık. Malatya sadece kayısısıyla değil, mutfağıyla da Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biridir.” ifadelerini kullandı. Gastronomi alanındaki çalışmaların önümüzdeki dönemde de devam edeceğini belirten Başkan Sami Er; etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere, yarışmacılara, STK temsilcilerine ve vatandaşlara teşekkür etti. “MALATYA GASTRONOMİNİN DE MERKEZİ OLACAK” Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya’nın zengin yemek kültürünün kalıcı bir şehir değerine dönüştürülmesi gerektiğini belirterek “Malatya mutfağı, yaşayan bir mutfak. Malatya denildiğinde nasıl kayısı akla geliyorsa, bundan sonra gastronomimizin ve yemek kültürümüzün de akla gelmesini istiyoruz.” dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya mutfağının nesilden nesile aktarılan önemli bir kültürel miras olduğunu ifade etti. Gastronomi ve yemek kültürünün Malatya’nın önemli değerlerinden biri olduğunu belirterek “Hâlâ ellerimizde pişen, annelerimizden evlatlarımıza aktarılan; düğünlerimizde, bayramlarımızda ve misafir sofralarımızda yaşamaya devam eden büyük bir kültürel mirasa sahibiz. Biz de bu zenginliğin farkında olarak geçtiğimiz yıl bu etkinliğin ilkini gerçekleştirdik, bugün ise ikincisini düzenliyoruz. İnşallah Malatya daha nice etkinliklere ev sahipliği yapacak ve hep birlikte bu etkinlikleri daha da artıracağız.” diye konuştu. “GASTRONOMİYİ 365 GÜN YAŞATACAĞIZ” Amaçlarının yalnızca birkaç günlük etkinlik düzenlemek olmadığını vurgulayan Başkan Er, Malatya gastronomi kültürünü kalıcı bir şehir değerine dönüştürmek istediklerini söyledi. Bu kapsamında Gastronomi Merkezi’ni hizmete açtıklarını belirten Başkan Er, “Bugün bizim meselemiz sadece birkaç günlük bir etkinlik düzenlemek değil. Asıl hedefimiz, Malatya’nın gastronomisini kalıcı bir şehir değerine dönüştürmek ve hak ettiği noktaya taşımaktır. Bu amaçla parkımızın içerisinde Gastronomi Merkezimizi hizmete açtık ve şehrimize çok önemli bir tesis kazandırdık.” ifadelerini kullandı. Gastronomi Merkezinde yöresel yemeklerin modern mutfak anlayışı ve dünya mutfağıyla buluşturulduğunu kaydeden Başkan Sami Er, “Kaliteli hizmeti, şık bir ortamı ve yüksek lezzet standardını bir araya getiriyoruz. Çünkü gastronomide bir iddiamız varsa bunu yalnızca festivallerde değil, yılın 365 günü yaşatmamız gerekiyor.” diye konuştu. “MUTFAK SANATLARI AKADEMİSİNİ KURUYORUZ” Gastronomi Merkezi bünyesinde Mutfak Sanatları Akademisini de kuracaklarını açıklayan Başkan Er, merkezin Malatya’nın gastronomi alanındaki gelişimine önemli katkı sunacağını söyledi. Başkan Er, “Yerimiz hazır, ekipmanlarımız hazır, ekiplerimiz hazır. İnşallah Malatya artık gastronominin de merkezi olacak. Gastronomi Merkezimizde hemşehrilerimize nezih bir ortamda kaliteli ve lezzetli yemekleri uygun fiyatlarla sunacağız. Bütün hemşehrilerimizi buraya davet ediyorum.” diye konuştu. Malatya’nın turizm potansiyelinin gastronomiyle daha da güçleneceğini ifade eden Başkan Er, kente gelen ziyaretçilerin yalnızca tarihi, doğal ve kültürel değerleri değil, Malatya’nın yemeklerini ve misafirperverliğini de hatırlayacağını dile getirdi. “MALATYA MUTFAĞI HAK ETTİĞİ KADAR TANITILAMIYOR” Malatya mutfağının Türkiye’nin önemli mutfaklarından biri olduğunu belirten Er, gastronomi alanında daha fazla tanıtım yapılması gerektiğini söyledi. Başkan Er şunları kaydetti: “Gerçekten çok önemli bir mutfağımız var. Ömür Akkor başta olmak üzere Türkiye’nin önemli gurmeleri ve şefleri de Malatya mutfağının önemini ifade ediyor. Ancak Malatya mutfağımızı hak ettiği kadar tanıtamadığımızın da farkındayız. İnşallah bundan sonra düzenleyeceğimiz festivaller ve etkinliklerle mutfağımızı daha güçlü şekilde tanıtacağız.” “Malatya denildiğinde nasıl kayısı akla geliyorsa, bundan sonra gastronomimizin ve yemek kültürümüzün de akla gelmesini istiyoruz.” diyen Başkan Er, bu hedef doğrultusunda çalışmaların sürdürüleceğini kaydetti. 44 MALATYALI ESNAF ETKİNLİKTE YER ALDI Etkinliğe 44 esnafın katıldığını belirten Başkan Er, organizasyona dışarıdan esnaf alınmadığını, tüm katılımcıların Malatyalı esnaflardan oluştuğunu ifade etti. Başkan Sami Er, “Bu yıl etkinliğimize 44 esnafımız katıldı. Etkinliğimizde yer alan esnaflarımızın tamamı Malatyalı. Dışarıdan herhangi bir esnaf almadık. Tamamen yerli Malatya esnafımızla bu organizasyonu gerçekleştirdik.” diye konuştu. Gastronomi yarışmasına katılan tüm yarışmacılara teşekkür eden Er, etkinliğin kazananının Malatya olduğunu vurgulayarak “Burada aslında kazanan tek bir kişi yok. Bu etkinliğin kazananı herkes oldu, kazanan Malatya oldu.” ifadelerini kullandı. Organizasyonun gerçekleştirilmesinde emeği geçenlere de teşekkür eden Er, gastronominin tüm paydaşların ortak meselesi olduğunu belirtti. Başkan Er, “Gastronomi hepimizin ortak meselesi, hepimizin ortak değeridir. Hep birlikte Malatya’yı gastronomide hak ettiği yere taşıyacağız. Üniversitemizdeki hocalarımızın katkıları da bizim için son derece kıymetli. İnşallah hep birlikte, el ele vererek Malatya gastronomisini çok daha güçlü bir noktaya getireceğiz.” dedi. Başkan Er, konuşmasının sonunda etkinliğe katılan vatandaşlara ve emeği geçenlere teşekkür ederek “Bu soğuk günde buraya kadar gelerek bizleri yalnız bırakmayan, etkinliğimize katılan, emek veren herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. DERECEYE GİREN YARIŞMACILARA ÖDÜLLERİ VERİLDİ Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’in konuşmasının ardından yarışmalarda dereceye girenlere ödülleri takdim edildi. Ev hanımları kategorisinde Sibel Altun birinci, Gülsen Karabulut ikinci, Semra Gürbüz üçüncü, Gül Bakal dördüncü oldu. Yarışmacılara ödüllerini Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er takdim etti. Öğrenci dalında Ramazan Sertdemir birinci, Yusuf Hakverdi ikinci, Hilal Mercan üçüncü, İnanç Oktay ise dördüncü oldu. Influencer dalında Tülay Dağdelen birinci, Arife Dinç ikinci, Kübra Erdoğan üçüncü oldu. Şefler, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’e şef önlüğü hediye etti. Festivalin düzenlenmesinde emeği geçenlere de plaket takdim edildi.

Akdeniz'den Temmuz’da 92,6 Milyon Dolar Yaş Sebze Meyve İhracatı Haber

Akdeniz'den Temmuz’da 92,6 Milyon Dolar Yaş Sebze Meyve İhracatı

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, temmuz ayında 72 bin 74 ton yaş meyve ve sebze ihraç ederek 92,6 milyon dolar döviz geliri sağladı. Geçen yılın aynı dönemine göre ihracat değerini yüzde 54 oranında artıran Birlik, Türkiye'nin temmuz ayındaki 295,6 milyon dolarlık yaş meyve sebze ihracatının yaklaşık yüzde 31,3’ünü tek başına gerçekleştirdi. Temmuz ayı ihracat performansını değerlendiren Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Sarıkaya, küresel pazarlarda Türk yaş meyve ve sebzesine yönelik talebin güçlü seyrini koruduğunu belirterek, ürün çeşitliliği, kalite ve etkin pazarlama faaliyetlerinin ihracata olumlu yansıdığını söyledi. Başkan Sarıkaya, "Miktar bazında geçen yılın aynı dönemine yakın bir performans sergilememize rağmen, ihracat değerimizi yüzde 54 artırarak 92,6 milyon dolara ulaştırdık. Bu tablo, ürünlerimizin uluslararası pazarlarda daha yüksek katma değer oluşturduğunu ve doğru pazarlarda güçlü şekilde konumlandığını gösteriyor.” dedi. Şeftali temmuz ihracatına damga vurdu Temmuz ayında Birliğin en yüksek ihracatı 18,8 milyon dolarla şeftali grubunda gerçekleşti. Şeftaliyi 15,3 milyon dolarla kayısı ve 14,3 milyon dolarla kiraz-vişne takip etti. Değer bazında kayısı ihracatı yüzde 212, şeftali ihracatı yüzde 64,6 yükselirken, kiraz ve vişnedeki 384 kata varan değer artışı sektörün ihracatına önemli katkı sağladı. İhracatta yakalanan ivmenin sürdürülebilirliği için üretimden lojistiğe kadar tüm zincirin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Sarıkaya, pazar çeşitliliğini artırmaya, kalite standartlarını yükseltmeye ve üyelerin uluslararası rekabet gücünü desteklemeye devam edeceklerini belirtti. Mersin'den yüzde 197'lik ihracat artışı Yaş meyve sebze ihracatı gerçekleştiren ilk 20 il sıralamasında Birliğin görev alanındaki illerin güçlü konumunu koruduğunu belirten Başkan Sarıkaya, Mersin'in 60,6 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 21 payla temmuz ayında da sektör lideri olduğunu söyledi. Mersin'in ihracatını değer bazında yüzde 197 artırdığını ifade eden Sarıkaya, Hatay'ın 15,3 milyon dolarla altıncı, Adana'nın ise 3,1 milyon dolarla ilk 20 il arasında yer aldığını kaydetti. Kayseri ve Karaman'ın belirli ürün gruplarında ihracata sunduğu katkının bölgesel üretim gücünü desteklediğini belirten Sarıkaya, Akdeniz Bölgesi'nin üretim, paketleme, lojistik ve ihracat altyapısıyla Türkiye'nin yaş meyve sebze ihracatında küresel rekabet gücünü artıran en önemli merkezlerden biri olmayı sürdürdüğünü ifade etti.

28'inci Malatya Kayısı Festivali Coşkuyla Başladı Haber

28'inci Malatya Kayısı Festivali Coşkuyla Başladı

28'inci Malatya Kayısı Festivali ve Fuarı’nın açılışı gerçekleştirildi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın katılımıyla gerçekleştirilen açılışta konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Malatya, devletimizin gücü ve milletimizin azim, sabır ve kararlılığıyla geleceğe artık çok daha güvenle bakmaktadır. İşte bu anlayışla Malatya'da sosyal ve kültürel hayatı daha da güçlendirecek yeni bir dönem başlatıyoruz" dedi. Büyükşehir Belediyesi ile Malatya Valiliği tarafından bu yıl 28'incisi düzenlenen Kayısı Festivali ve Fuarının açılışı gerçekleştirildi. Orduzu Pınarbaşı Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilen açılış törenine Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Malatya Valisi Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, 2. Ordu Kurmay Başkanı ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Aydın Kılıç, AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Bülent Tüfenkci ve Abdurrahman Babacan, AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan, MHP Malatya İl Başkanı Turgay Şengönül, bakanlık genel müdürleri, askeri ve mülki erkân, belediye başkanları, kamu kurum ve kuruluşlarının müdürleri, sivil toplum kuruluşu başkanları ile çok sayıda vatandaş katıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, 28'inci Malatya Kayısı Festivali ve Fuarı’nın açılışında yaptığı konuşmada, Malatya'nın en köklü ve en büyük organizasyonlarından biri olan Malatya Kayısı Festivali ve Fuarı'nın 28'incisini düzenlemenin onuru ve mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. “MALATYA SON YILLARDA ÇOK AĞIR İMTİHANLARDAN GEÇTİ” 28'inci Kayısı Festivali ve Fuarı kapsamında Malatya'ya gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'ya şükranlarını sunan Başkan Er, festival coşkusunu hep birlikte yaşadıklarını belirtti. Malatya'nın son yıllarda çok ağır imtihanlardan geçtiğini dile getiren Başkan Er, şunları kaydetti: "Asrın felaketinden sonra da üreticilerimizi doğrudan derinden etkileyen zirai donu yaşadık. Hepinizin bildiği üzere geçtiğimiz yıl yaşadığımız acı süreç ve aziz şehitlerimize duyduğumuz saygıdan dolayı festivalimizi yapmadık. Elbette yaşadığımız zirai don felaketi üreticilerimizi ve şehrimizi çok derinden etkiledi. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Sayın Bakanımız İbrahim Yumaklı'nın gayretleriyle ilk günde Malatya'mıza gelmesiyle burada zirai donun hakikaten hangi boyutlarda olduğunu fark edip gerekli olan tüm yardımları temin ettiler ve Malatyalı çiftçimizin bundan etkilenmemesi için en azından masraflarını karşılayacak şekilde ödenekler ayırdılar. Ben emeklerinden dolayı, desteklerinden dolayı Sayın Bakanımıza da huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Bu yıl ise hamdolsun bereketli bir yıl hem kayısımız hem kirazımız hakikaten bol ve çok güzel, bereketli bir süreç yaşıyoruz. Bu da Malatya'mız için önemli bir müjdedir.” “MALATYA, YENİDEN AYAĞA KALKMIŞTIR” Malatya'nın yaşanan bütün zorluklara rağmen düzenlenen festivalle çok güçlü bir mesaj verdiğini ifade eden Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Malatya, yeniden ayağa kalkmıştır. Malatya, yeniden umut olmuştur. Malatya, devletimizin gücü ve milletimizin azim, sabır ve kararlılığıyla geleceğe artık çok daha güvenle bakmaktadır. Çok şükür, devletimizin güçlü iradesi, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliği ve milletimizin azmi, sabrı, dayanışması sayesinde zor günleri geride bıraktık. Artık şehrimizin dört bir yanında yeni konutlar yükseldi. İş yerlerimiz açılıyor; yollarımız, altyapımız, parklarımız ve sosyal yaşam alanlarımız yeniden hayat buluyor. Bugün artık yeniden üretiyor, yeniden büyüyor ve geleceğimizi el birliğiyle inşa ediyoruz" diye konuştu. “KAYISI, ŞEHRİMİZİN ALIN TERİDİR, EMEĞİDİR, BEREKETİDİR” Malatya'nın yeniden inşa ve diriliş sürecinde en büyük itici gücünün üretim olduğuna dikkati çeken Başkan Er, şunları kaydetti: "Bu noktada kayısı, şehrimizin alın teridir, emeğidir, bereketidir ve dünyaya açılan en değerli markasıdır. Bizler de Malatya Büyükşehir Belediyesi olarak kayısımızın hak ettiği değeri görmesi, üreticimizin daha fazla kazanması ve Malatya'nın dünya pazarındaki gücünün artması için tüm kurumlarımızla koordinasyon halinde çalışmaya devam edeceğiz. Hedefimiz sadece fazla üretmek ve işlemek değil; daha yüksek katma değer yaratmak ve Malatya'yı tarımda olduğu kadar ticarette de Türkiye'nin öncü şehirlerinden biri haline getirmektir. Bir şehrin yeniden ayağa kalkması elbette sadece fiziki inşa ile binaların yapılmasıyla tamamlanmaz. Şehirler meydanlarıyla, sokaklarıyla, caddeleriyle, sanatla, sporla, kültürle ve en önemlisi bilen insanıyla gerçek anlamda hayat bulur. İşte bu anlayışla Malatya'da sosyal ve kültürel hayatı daha da güçlendirecek yeni bir dönem başlatıyoruz. Geçtiğimiz günlerde uluslararası katılımla gerçekleştirdiğimiz Arslantepe Yarı Maratonu bunun ilk güçlü örneklerinden biri oldu. Önümüzdeki süreçte de kültür yolu etkinliklerinden gastronomi festivaline, uluslararası spor organizasyonlarından gençlik buluşmalarına kadar şehrimizin her köşesini hareketlendirecek birçok organizasyonu sizlerle buluşturacağız. Çünkü biz istiyoruz ki Malatya sadece yeniden inşa edilen bir şehir değil; yaşayan, üreten, gezen, eğlenen ve kültürüyle öne çıkan geleceğin şehri olsun. Açılışını gerçekleştirdiğimiz festivalimiz işte bu vizyonun ve yaşama tutma irademizin en güzel örneklerinden biridir. Beş gün boyunca birbirinden farklı etkinliklerle Malatya'mız festival coşkusunu hep birlikte yaşayacaktır. Bu vesileyle Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı başta olmak üzere desteğini esirgemeyen tüm bakanlıklarımıza, kurumlarımıza, belediyelerimize ve üreticilerimize gönülden teşekkür ediyorum. Sayın Bakanımıza huzurunuzda bir teşekkür, önemli bir teşekkürü daha burada sizlere bildirmek istiyorum. Sizin huzurunda teşekkür etmek istiyorum. Kayısı Araştırma Enstitümüz var. Hakikaten çok önemli bir alan. Tarım ve Orman Bakanımızla bu alanla ilgili görüşme yaptık. Buranın dokusunu bozmadan Malatya'mıza kazandıracağız. Bakanımız, "Başkanım beraber yapalım" dedi. Hakikaten burada huzurunuzda bu alanı Malatya'mıza kazandıran Bakanımıza teşekkür ediyorum. Kayısı Araştırma Enstitümüzle belediyemiz bir komisyon kurduk, çok ciddi çalışmalarımız var. Bir projemiz daha var; Malatya'mızın tüm enkazı Malatya'mızda mezarlığın yanında bir alanda toplandı. 800 bin metrekare alanın ayrıştırmasını Avrupa Birliği Fransa Kalkınma Ajansı'ndan aldığımız 10 milyon euroluk hibeyle yapıyoruz. Ayrıştırdıktan sonra buraya temiz toprakla örtüp üzerini bir bitkisel toprakla örtüp burayı Malatya'ya kazandırma hedefindeyiz. Bunun için bir çalışma yürütüyoruz. Bu alanı, Türkiye'nin en büyük orman parkı yapmak istiyoruz." Başkan Er, Malatya Kayısı Festivali ve Fuarı'nın şehre, üreticilere ve ülkeye hayırlar getirmesini dileyerek, konuşmasını tamamladı. BAKAN YUMAKLI: ÜRETİCİMİZLE BİRLİKTE ÇALIŞMALARI YÜRÜTÜYORUZ Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise "Bugün 28'incisi düzenlenen Kayısı Festivali ve Fuarı için buradayız. Dile kolay 28 yıl bir de bunun yapılmayan dönemini saydığınızda gerçekten adeta bir ömür. Aslında her yaptığımız işin bu ömrümüze ömür katan işlerden olmasını diler ve düşünürüz. Ancak bazen ummadığımız, elimizde olmayan sebeplerle etkileniriz. Ben depremle ilgili çok fazla bir şey söylemeyeceğim çünkü oradaki o ruh halini, yaşananları, o dönemin çok hızlı bir şekilde atlatılması için devletin, milletin el ele vererek nasıl can siperane çalıştığını biliyoruz" ifadelerini kullandı. Malatya'nın çehresinin değiştiğini, artık yüzünün gülmeye başladığını kaydeden Bakan Yumaklı, "Geçtiğimiz yıl zirai don felaketini yaşadık. Sadece Malatya'yı etkilemedi elbette ama bu şehrin alamet-i farikası olan bir ürünün neredeyse hiç olmamasına sebep oldu. Ancak bu sene yeniden umutlandık. İnşallah bereketli bir şekilde yapılan hasattan sonra üretimimize, ihracatımıza ve bundan Malatya'nın elde edeceği güce hep beraber kavuşmuş olacağız. Bu vesileyle içeri girerken daha kapıdan itibaren başlayarak bir festival havasında geçen bu fuarın sektörümüz açısından hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Artık dünya eski dünya değil; iklimiyle, jeopolitik olaylarıyla, izleri her gün hadi canım bu kadar da olur mu dedirten hususlarla birlikte gerçekten yeni bir döneme girmiş durumda. Bu yeni dönem tarımsal üretimi sadece bir ekonomik faaliyet olarak görmemizi engelliyor. Artık arz güvenliği yani gıdayı ihtiyacı olan insanlara ulaştırabilen ülkeler için gıda arz güvenliği bir milli güvenlik meselesi haline gelmiştir. İşte biz de tam da bu bilinçte hareket ediyoruz. Ülkemizin sahip olduğu bütün imkanları, bütün potansiyeli harekete geçirmek üzere çiftçimizle, üreticimizle birlikte el ele bu çalışmaları yürütüyoruz. Tabii sadece bunları söyleyerek ya da teorik olarak düşünerek bir sonuca ulaşmamız mümkün değil. Dolayısıyla ulaşmamız gereken bir hedef var. O da yapmış olduğumuz üretimin verimli bir şekilde olması, kaliteli bir şekilde yapılması ve teknolojiyi mutlaka ama mutlaka dünyadaki örneklerinden demiyorum. Onlardan daha iyi bir şekilde kullanabilecek hale gelmemiz gerekiyor. İşte tam da bu noktada rekabet gücünü artıran ülkelerin bunları yaptığını da düşünürsek eğer doğru veriyi doğru zamanda kullanarak üretime yön vermeye gayret ediyoruz. Bunun için biliyorsunuz üretim planlaması, tarımsal üretim planlaması 2024 yılından itibaren hayata geçti. Bu doğrultuda bütün şehirlerimizin tarımsal üretim altyapılarını güçlendirmeye gayret ediyoruz. Malatya da elbette bu manada önemli illerimizden bir tanesi" diye konuştu. “DEVLET OLARAK, HÜKÜMET OLARAK ÜRETİCİLERİMİZİN YANINDAYIZ” Bakanlık olarak Malatya'ya önemli yatırımlarla birlikte ciddi destekler sağladıklarını aktaran Bakan Yumaklı, şunları kaydetti: "Son 24 yılı ele alacak olursak eğer Malatya'mıza toplam 75 milyar liralık destek ve yatırım yapıldı. Su ve sulama alanında 117 tesis hizmete alındı. 403 bin dekarlık arazi sulamaya açıldı ve bunun Malatya ekonomisine katkısı yaklaşık yıllık 7 milyar civarında. Yine kırsal kalkınma projeleri, ORKÖY projeleri, çeşitli farklı proje hibe ve destekleri yaklaşık 10 bine yakın kalkınma ve kırsal desteklerinden faydalanmış oldu. Malatya, kayısı başta olmak üzere toplam 53 ürünü coğrafi işaretle tescil ettirmiş durumda. Bu manada bu bilincin yüksek olduğu bir ilimiz. Üreticimizin bu manada alın terini de garanti altına alacak TARSİM yani tarım sigortalarıyla alakalı da son dönemde bilincin ve isteğin, arzunun yükselmiş olduğunu görüyoruz. Bu manada da son derece memnunuz. 2006 yılından bu yana tarımsal afetlerle alakalı zarar gören ürünlerle ilgili yaklaşık 6 milyar liralık zarar tazminatı da yine TARSİM'den üreticilerimize ödendi. Malumunuz geçtiğimiz yıl buraya geldik ve üreticilerimize; "Hiç kimse ağaçlarına dokunmasın" dedik. Bu festival için söylemiştim 28 yıl bir ömür. Bu ağaçların yetişmesi için de bir ömür gerekiyor. İlk söylediğimiz bu oldu ve ikinci söylediğimizde inşallah biz devlet olarak, hükümet olarak üreticilerimizin yanında olacağız. Ne söylediysek yaptık. Sağ olsunlar Malatyalı üreticilerimiz de bizlere itimat etti ve biz ağaçlarımızı bu yılın üretimine hep birlikte hazırladık. Aldığımız ürünün yüzümüzü güldürmesi sadece buradaki üreticilerin değil bence Türkiye'nin yüzünün gülmesidir." “MALATYA LİDER BİR ŞEHRİMİZ” Malatya denildiğinde akla kayısının geldiğini ifade eden Bakan İbrahim Yumaklı, "Ülkemiz, kayısı üretiminde dünyada birinci sırada. Malatya da kayısı üretiminde Türkiye'de birinci sırada yer alıyor. Dolayısıyla dünya kuru kayısı üretimi ve ihracatında da Malatya lider bir şehrimiz. Biz de bu emeği ve gayreti korumak adına çalışmalar yapıyoruz. Dünyada ve ülkemizde ilk ve tek olan biliyorsunuz kuru kayısı lisanslı deposu da 5 bin ton kapasiteyle Malatyalı üreticilerimize hizmet veriyor. Yine farklı ürünlerle alakalı da ülkemizin dört bir tarafında bir lisanslı depo seferberliği adeta başlamış durumda. Malatya'mızda, Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından Kayseri yolunda organize sanayi bölgesi yakınında 4 bin metrekare kapalı alana sahip 20 bin tonluk hububat depolama tesisi inşaatında son aşamaya geldik. Yine su ve sulama yatırımlarımıza devam ediyoruz. Hepinizin malumu Battalgazi ve Yeşilyurt'un içme suyu altyapısını güçlendirecek bir proje çalışmamız vardı. Bu projenin gerçekleştirilmesiyle ilgili çalışmalara başladık. Yaklaşık 3.6 milyar liralık bir maliyetle inşallah bunu da kazandırmaya gayret ediyoruz. Yine Doğanyol'a hizmet verecek olan gölet inşasına başladık. Malatya içme suyu isale hattının birinci kısım kapsamında biliyorsunuz tamamlandı. 1.2 milyar liralık bir bütçeyle. Sultansuyu Barajı'nın rehabilitasyonu işini de inşallah yeniden barajı daha güvenli hale getirecek şekilde bitirdik" bilgisini verdi. “BİZ HEP BİRLİKTE İŞBİRLİĞİ YAPACAĞIZ” Bakan Yumaklı, “Malatya'nın alamet-i farikası olan kayısı festivaline, kayısı için düzenlenmiş bir festivale katılmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu tür festivalleri, gerçekten çok önemli olarak görüyorum. Bir kültürün sonraki nesillere aktarımı içinde son derece büyük bir önemi var. Biz hep birlikte işbirliği yapacağız. Elimizdeki imkanları sonuna kadar kullanacağız" dedi. VALİ YAVUZ: EMEK VEREN ÜRETİCİLERİMİZE TEŞEKKÜR EDİYORUM Malatya Valisi Seddar Yavuz da Malatya'nın en önemli tarım şehirlerinden bir tanesi olduğuna dikkati çekerek, "Yaklaşık bir milyon dekar alanda kayısı üretimi gerçekleştiriyoruz. Verimin yüksek olduğu yıllarda da hatırı sayılır miktarda yaş kayısı ve kuru kayısı üretiyoruz ve bunu dünya piyasasına sunuyoruz. Geçen yıl tüm zorluklara rağmen 250 milyon dolarlık bir ihracatı gerçekleştirdik. Geçen yıl hiç ürünümüz olmamasına rağmen 250 milyon dolarlık bir katkı sunmuş sektörden bahsediyoruz. Malatya'mız sadece kayısı üretmiyor; diğer ürünlerde de özellikle hububat başta olmak üzere önemli ülkemizin ekonomisine katkı sunmaya devam ediyor. Yani insanlar işte hasat bittikten sonra bunların bakımlarını, daha sonra gerçekleştirebilecek gelirlerden işte nişanlılık, düğün, evlilik, kısacası arabasını değiştirecek, ev eşyasını değiştirecek. Kısacası biz koca bir yılı kayısıyla geçiriyoruz. Hangi bölgede hangi ürün varsa açıkçası bu sadece tarımsal bir ürün değil, aynı zamanda bir kültür olarak da bunu kabul etmek gerekiyor. Dolayısıyla ben çiftçilerimize, emek veren tacirlerimize, tüccarlarımıza, ihracatçılarımıza hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sayın Bakanımıza bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Bu festivalin düzenlenmesinde birlikte gönül birlikteliği çalıştığımız çok kıymetli Büyükşehir Belediye Başkanımıza şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı. TÜFENKCİ: TÜRKİYE BÜYÜK BİR ÜLKE AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci ise "Malatya hem depremi yaşadı hem donu yaşadı. Depremde gerçekten hükümetimizin, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın, yereldeki arkadaşlarımızın, sivil toplumun el ele vererek Malatya'yı ve deprem bölgelerini Allah'a hamdolsun ayağa kaldırdık, yeniden inşa ve imar ettik, ihya ediyoruz. Bunun için başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Murat Kurum ve diğer bakan arkadaşlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ve akabinde Malatya bir felaketi daha yaşadı, zirai don oldu. Orada da bakanımız, 36 ilde olduğu gibi Malatya'da da gerçekten hem aktif olarak Malatya'ya özel ilgi gösterdi. Onlara destekler vererek sürdürülebilir tarımı ve aynı zamanda teknik desteklerle de ağaçların kurumamasını önlemesi bakımından verdiği direktifler ve arkadaşlarımızın sahada olmasını bizzat gören birisi olarak kendilerine teşekkür ediyorum. Türkiye büyük bir ülke, Malatya da Türkiye'de önemli şehirlerden birisi. Büyükşehir Belediye Başkanımıza da valimize de teşekkür ediyorum. Şehrin dokusuna, kültürüne, geleceğe taşıma adına bu tip organizasyonlar ve festivaller şehrimizi ve bölgemizi heyecanlandırıyor. Bunun için de teşekkür ediyorum. İnşallah bu festivalimiz birliğimize, beraberliğimize, dirliğimize vesile olur" diye konuştu. ÖLMEZTOPRAK: YERLİ VE MİLLİ GELENEKLERİMİZ AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak da "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın kesintisiz direktifleri, talimatları ve destekleriyle asrın afetinde, asrın derin yaralarını saran bir memleket olarak, şimdi asrın ihyası, dayanışması ve inşallah yeniden güzel, birlik, beraberlik içerisinde ilerleyen, büyüyen ve gelişen bir Malatya diyoruz. Yerli ve milli geleneklerimiz bunlar. Fuarlarımız ve festivallerimiz var. Gençlerimiz, evlatlarımız var. Gençler tekrar bu şehirde kültür ve sanat görmek ister. Dolayısıyla kayısı festivali sadece kayısıdan ibaret değildir. Bu şehrin dokusunu, sosyal yapısını, bu şehrin dünyaya, bölgeye, Ortadoğu'ya ve tüm dünyaya söylemek istediği, hani sesini duyurduğu bir alan var ya, dünya kayısı başkenti diyoruz. Tarım Bakanlığımız bu konuda son hız Malatya'nın arkasında durmaya devam ediyor. Bu çok önemli. İşte buradaki ruhu korurken bu festivalin içeriği, anlamı, festivaldeki programların devam eden süreçte hem bizlere hem de bölgeden gelen değerli misafirlerimize hitabı çok önemli. Dolayısıyla festivalimizin hayırlara vesile olmasını diliyorum" ifadelerine yer verdi. Konuşmaların ardından 28'inci Malatya Kayısı Festivali ve Fuarının açılışı gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Bakan Yumaklı ve protokol üyeleriyle fuar alanında kurulan stantları gezdi.

Malatya Kayısısı Bereketli Hasatla Eski Gücüne Kavuşuyor Haber

Malatya Kayısısı Bereketli Hasatla Eski Gücüne Kavuşuyor

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Malatya'da düzenlenen 28. Kayısı Festivali ve Fuarı'nın açılışına katıldı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, geçen yıl zirai dondan etkilenen Malatya'da bu yıl yeniden bereketli bir kayısı hasadı gerçekleştirildiğini belirterek, üretim ve ihracatın yeniden güç kazanacağını söyledi. Yumaklı, Malatya'da düzenlenen 28. Kayısı Festivali ve Fuarı'nın açılışında yaptığı konuşmada, festivalin çeyrek asrı aşan geçmişiyle önemli bir geleneği temsil ettiğini ifade etti. Malatya'nın dünya kuru kayısı üretimi ve ihracatında lider olduğunu vurgulayan Yumaklı, "Malatya deyince akla kayısı geliyor. Kayısı üretiminde yüzde 28'lik payla Türkiye dünyada 1. sırada. Bu üretimin de yüzde 54'ünü Malatya tek başına üstleniyor." dedi. Bakan Yumaklı, 6 Şubat depremlerinin ardından kentin yeniden ayağa kalktığını, devlet ve milletin el ele vererek kentin yaralarını sardığını, bugün ise şehrin yeniden üretim ve umutla anıldığını söyledi. Geçen yıl yaşanan zirai donun kayısı üretimini olumsuz etkilediğini anımsatan Yumaklı, "Geçen yıl zirai don bu şehrin alametifarikası olan bir ürünün neredeyse hiç olmamasına sebep oldu ancak bu sene yeniden bereketli bir şekilde yapılan hasattan sonra üretimimize, ihracatımıza ve bundan Malatya'nın elde edeceği güce hep beraber kavuşmuş olacağız." dedi. Dünyada iklim değişikliği ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle tarımsal üretimin stratejik öneminin arttığını vurgulayan Yumaklı, gıda arz güvenliğinin artık ülkeler açısından milli güvenlik konusu haline geldiğini söyledi. Tarımsal üretimde verimliliğin artırılması için teknoloji kullanımına önem verdiklerini belirten Yumaklı, 2024 yılında uygulamaya alınan tarımsal üretim planlamasıyla şehirlerin üretim altyapısını güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade etti. MALATYA'YA 75 MİLYAR LİRALIK YATIRIM Bakan Yumaklı, son 24 yılda Malatya'ya tarım, ormancılık ve su alanlarında toplam 75 milyar liralık yatırım ve destek sağlandığını bildirdi. Kentte 117 sulama tesisinin hizmete alındığını, 404 bin dekarlık alanın sulamaya açıldığını belirten Yumaklı, bu yatırımların kente yıllık yaklaşık 7 milyar liralık ekonomik katkı sağladığını söyledi. Malatya'nın kayısı başta olmak üzere 53 coğrafi işaretli ürüne sahip olduğunu dile getiren Yumaklı, Kayısı Araştırma Enstitüsü'nün yeni çeşitler ve katma değerli ürünler geliştirmek için çalışmalarını sürdürdüğünü, yerli imkanlarla geliştirilen kayısı çekirdeği çıkarma makinesinin de üretimde önemli verimlilik sağlayacağını söyledi. TARIMSAL ÜRETİMDE ÖNEMLİ ARTIŞ Son 24 yılda Malatya'da bitkisel üretimin yüzde 120, büyükbaş hayvan varlığının yüzde 75, küçükbaş hayvan varlığının yüzde 55 arttığını aktaran Yumaklı, kanatlı hayvan varlığının 24 kat, su ürünleri üretiminin ise 9 kat yükseldiğini belirtti. Malatya'nın tarımsal hasılasının da aynı dönemde üç kat arttığını ifade eden Yumaklı, "Bugün Türkiye tarımsal hasılada Avrupa'da birinci, dünyada yedinci sıradaysa bunda Malatyalı üreticilerimizin emeği ve alın teri var." dedi. Bakan Yumaklı, sulama, içme suyu ve baraj rehabilitasyonu yatırımlarının da sürdüğünü belirterek, Malatya'nın tarımsal üretim kapasitesini daha da artıracak projelerin hayata geçirilmeye devam edeceğini sözlerine ekledi. Bakan Yumaklı, protokol üyeleri ile daha sonra fuar alanını gezdi.

Yaş Meyve Sebze Sektörü 2026’nın İlk Yarısında Yüzde 49 Büyüdü! Haber

Yaş Meyve Sebze Sektörü 2026’nın İlk Yarısında Yüzde 49 Büyüdü!

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2026 yılının ilk altı ayında gösterdiği performansla Türkiye ekonomisine büyük bir katma değer sağladı. Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Sarıkaya, Ocak-Haziran döneminde 1,12 milyar dolarlık ihracat başarısına ulaştıklarını duyurarak, sektörün Türkiye genelindeki toplam ihracata yaklaşık yüzde 48 oranında katkı sunduğunu belirtti. ​Narenciye İhracatın Lokomotifi Oldu ​Sektörün büyümesinde en büyük payı narenciye grubu aldı. Toplam yaş meyve sebze ihracatının yaklaşık yüzde 55’ini oluşturan narenciye ürünleri, geçen yılın aynı dönemine göre değer bazında yüzde 66 artışla 620,5 milyon dolara ulaştı. ​Ürün bazındaki rekor performanslar ise dikkat çekti: ​Mandalina: 357,6 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 86 değer artışıyla listenin başında yer aldı. ​Şeftali: Yüzde 169 artışla 164,9 milyon dolara yükseldi. ​Limon: Birim fiyat avantajıyla yüzde 32 büyüme kaydetti. ​Diğer Ürünler: Portakal, kayısı ve kiraz-vişne grubunda üç haneli artışlar yakalanırken, greyfurt, nar ve sebze çeşitlerinde de istikrarlı büyüme devam etti. ​Rusya Liderliğini Korudu, Irak’ta “Rekor” Artış ​Küresel pazarlardaki çeşitliliğin ihracat ivmesini desteklediğini belirten Başkan Sarıkaya, hedef pazarlardaki başarıyı şu verilerle özetledi: ​Rusya Federasyonu: 402,5 milyon dolarla lider pazar olma konumunu sürdürdü (Yüzde 46 artış). ​Irak: Yüzde 315 gibi dikkat çekici bir oranla 245,5 milyon dolarlık ihracata ulaştı. ​Romanya: 113,1 milyon dolarlık hacimle üçüncü sırada yer aldı. ​Ayrıca Avrupa pazarında Polonya, Ukrayna ve Almanya’daki istikrarlı büyümenin yanı sıra; Çekya’da yüzde 124 ve Bulgaristan’da yüzde 48 oranındaki artışlar, Türk yaş meyve sebze ürünlerine olan küresel talebin güçlendiğini kanıtladı. ​"2026’yı Güçlü İhracat Rakamlarıyla Tamamlayacağız" ​Yılın ikinci yarısına dair hedeflerini paylaşan Bülent Sarıkaya, kalite ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmaların hız kesmeden devam edeceğini vurguladı. Sarıkaya, "Yeni pazarlara erişimi kolaylaştıran tanıtım faaliyetlerimiz, uluslararası fuar organizasyonları ve ticaret heyetlerimizle küresel pazarlardaki konumumuzu daha da sağlamlaştıracağız. Üreticimizden ihracatçımıza kadar tüm paydaşlarımızın ortak emeğiyle 2026 yılını başarıyla kapatacağız," dedi. ​Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatında öncü rol üstlenen Akdeniz bölgesi, stratejik pazar çeşitliliği ve yüksek katma değerli ürün portföyü ile yılın geri kalanında da rekorlar kırmaya hazırlanıyor.

Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatını 22 Yılda Üçe Katladı Haber

Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatını 22 Yılda Üçe Katladı

Türk yaş meyve sebze sektörü, son 22 yılda üretim gücünü ihracata dönüştürerek önemli bir başarı hikâyesine imza attı. Sektörün ihracatı yüzde 175’lik artışla 1 milyon 337 bin ton’dan 3 milyon 669 bin tona ulaştı. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği AR-GE biriminin TÜİK verilerinden yaptığı derlemeye göre, Patates, Kuru Soğan, Domates, Hıyar, Biber, Karpuz, Elma, Şeftali-Nektarin, Kayısı, Kiraz, Portakal, Mandalina, Limon, İncir, Kivi, Muz, Üzüm, Çilek ve Nar üretimi ve ihracatı mercek altına alındı. Türkiye’nin yaş meyve sebze üretiminin ana omurgasını oluşturan 20 üründe 2002 yılında 34 milyon 292 bin ton seviyesinde olan üretim, 2024 yılında yüzde 50’lik artışla 51 milyon 560 bin ton seviyesine ulaştı. 2025 yılında yaşanan iklim krizi nedeniyle bu ürünlerin üretiminde yüzde 14’lük kayıp yaşandı ve üretim 44 milyon 350 bin tona geriledi. Türk yaş meyve sebze sektörü 2002 yılında 1 milyon 337 bin tonluk ihracat performansı ortaya koyarken, 2024 yılı sonunda yüzde 175’lik rekor artışla 3 milyon 669 bin tona ulaştı. 2002 yılında üretimin yüzde 3,8’i ihraç edilirken, 2024 yılında yüzde 7,1’e yükseldi Yaş meyve sebze sektörü, 2002 yılında ürettiği ürünlerin yüzde 3,8’ini ihraç edebiliyorken, 2024 yılında toplam üretimin yüzde 7,1’ini ihraç etme başarısı gösterdi. Balık: “İhracat üretimden daha hızlı büyüdü” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, sektörün son 22 yılda üretimden ihracata uzanan zincirde önemli bir dönüşüm yaşadığını belirterek, Türkiye'nin yaş meyve ve sebze üretimindeki gücünü uluslararası pazarlara daha etkin şekilde taşımayı başardığını söyledi. Yaş meyve ve sebze sektörünün üretim artışından çok daha yüksek bir ihracat performansı ortaya koyduğunu vurgulayan Cengiz Balık, şunları söyledi: "2002-2024 dönemine baktığımızda üretimimiz yaklaşık yüzde 50 artarken ihracatımız yüzde 175'in üzerinde büyüdü. Bu tablo, Türk yaş meyve sebze sektörünün sadece üretim yapan değil, aynı zamanda dünya pazarlarında güçlü bir şekilde rekabet eden bir yapıya kavuştuğunu gösteriyor. Üretimde elde ettiğimiz başarıyı ihracata dönüştürme kabiliyetimiz her geçen yıl güçleniyor. 2025 yılında yaş meyve sebze ihracatımız 3 milyar 704 milyon dolara ulaştı. 2026 yılında ihracatımızın 4,5 milyar doları aşmasını hedefliyoruz.” Mandalina yaş meyve sebze ihracatının lokomotifi oldu Yaş meyve sebze sektöründe ihracatta öne çıkan ürünler hakkında da bilgi veren Başkan Balık, özellikle mandalinanın son yılların ihracat yıldızı olduğunu söyledi. Balık; “Mandalina ihracatımız 2002 yılında 247 bin ton seviyesindeyken 2024 yılında 702 bin tona, 2025 yılında 1 milyon ton sınırına yaklaştı. Yaklaşık dört katlık bu artış, sektörümüzün uluslararası pazarlardaki başarısının en somut göstergelerinden biridir. Ürettiğimiz mandalinanın yüzde 45’ini ihraç ettik. 913 milyon dolarlık döviz geliri elde ettik.” Elma ihracatı yüzde 2110 arttı 2002 yılında 2 milyon 200 bin ton olan elma üretiminin 2024 yılında yüzde 101’lik artışla 4 milyon 420 bin tona çıktığının altını çizen Balık, elma ihracatının 2002 yılında 14 bin ton seviyesinde olan elma ihracatının 2024 yılında 315 bin tona fırladığını, elma ihracatının miktar bazında yüzde 2100 artış kaydettiğini, ortalama ihraç fiyatının da yüzde 43 arttığını ve 190 milyon dolar dövizi elma ihracatından kazandığımızı vurguladı. 2002 yılında incir, kivi, çilek ve muz ihracatı yokken günümüzde önemli ihraç kalemleri haline geldiğine dikkati çeken EYMSİB Başkanı Cengiz Balık, “İncirde 23 bin ton, çilekte 20 bin 854 ton, kivide 7 bin 230 ton ve muzda 4 bin 679 ton ihracat yapar konuma geldik. Bunun yanında limon, domates, kiraz, şeftali ve nektarin gibi ürünlerde de önemli ihracat başarıları elde ettik” ifadelerini kullandı. Katma değerli ihracatta önemli mesafe alındı Son 22 yılda yalnızca ihracat miktarlarının değil, ihracat birim fiyatlarının da önemli ölçüde yükseldiğine dikkat çeken Balık, Türk ürünlerinin dünya pazarlarında daha yüksek katma değer oluşturduğunu ifade etti. Balık sözlerini şöyle sürdürdü; “"Birçok üründe kilogram başına ihracat değerlerimiz birkaç kat arttı. 2002 yılında 0.58 USD/Kg olan ortalama ihraç fiyatımız 2024 yılı sonunda 1,28 USD/Kg’a yükseldi. Bu değişim, ürünlerimizin kalite, gıda güvenliği, sürdürülebilirlik ve uluslararası standartlara uyum açısından önemli bir seviyeye ulaştığını gösteriyor. Artık sadece daha fazla ürün satan değil, ürününü daha değerli satan bir sektör konumundayız." İklim değişikliğine karşı ortak mücadele çağrısı İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerinin son yıllarda daha belirgin hale geldiğini ifade eden Cengiz Balık, sektörün sürdürülebilir büyümesi için üretim altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Balık; “Don, kuraklık, aşırı sıcaklıklar ve düzensiz yağışlar üretim süreçlerini doğrudan etkiliyor. Buna rağmen sektörümüz üretmeye, ihraç etmeye ve ülkemize döviz kazandırmaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde su verimliliği, modern sulama sistemleri, tarımsal teknoloji yatırımları ve iklim dirençli üretim modelleri daha da önem kazanacak” ifadelerini kullandı. Hedef: Dünya pazarlarında daha güçlü bir Türkiye Türk yaş meyve ve sebze sektörünün güçlü üretim altyapısı, deneyimli üreticileri ve ihracatçılarıyla küresel pazarlardaki büyümesini sürdüreceğini vurgulayan Balık, sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye, sahip olduğu iklim çeşitliliği, üretim kapasitesi ve lojistik avantajlarıyla dünyanın en önemli yaş meyve sebze tedarikçilerinden birisi konumunda. Önümüzdeki dönemde ürün çeşitliliğimizi artırarak, yeni pazarlara açılarak ve katma değerli ihracata odaklanarak ülkemizin yaş meyve sebze ihracatını daha da yukarı taşıyacağız.” Üretimde öne çıkan artışlar Kivi üretimi 23 yılda yaklaşık 36 kat arttı. Nar üretimi yaklaşık 11 kat büyüdü. Muz üretimi 9 katın üzerinde artış gösterdi. Kayısı üretimi yaklaşık 4 kat yükseldi. Mandalina üretimi yüzde 237 arttı. Elma üretimi iki katına çıktı. Şeftali-nektarin üretimi yaklaşık yüzde 160 büyüdü. İhracatta rekor büyüme 2002–2024 döneminde ihracat artışları üretim artışlarının da önüne geçti. Çilek ihracatı 400 katın üzerinde arttı. Kivi ihracatı yaklaşık 401 kat büyüdü. Elma ihracatı 22 kat yükseldi. Nar ihracatı 19 kat arttı. Kayısı ihracatı yaklaşık 14 kat büyüdü. Karpuz ihracatı 8 katı geçti. Şeftali-nektarin ihracatı yaklaşık 8,5 kat arttı. Kiraz ihracatı yaklaşık 4 kat yükseldi. Mandalina ihracatı yüzde 170’in üzerinde artış gösterdi.

Tarımda Üreticiye "Çifte Kalkan" Dönemi Başladı Haber

Tarımda Üreticiye "Çifte Kalkan" Dönemi Başladı

T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, tarımsal üretimde sürdürülebilirliği sağlamak ve üreticileri büyük afetlere karşı korumak amacıyla devrim niteliğinde bir kararı hayata geçirdi. Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni düzenleme ile Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) kapsamındaki hasar fazlası desteğinde devlet eli güçlendirildi. "Üreticimize Çifte Kalkan" sloganıyla duyurulan karara göre, büyük ölçekli afetlerde meydana gelen hasarların karşılanmasında devlet doğrudan devreye girecek. Bu sayede çiftçinin ve besicinin emeği, öngörülemez doğal afetlere karşı tam koruma altına alınacak. Hasar %200'ü Aşarsa Devlet Devreye Giriyor Yeni sisteme göre, afet sonrası oluşan hasar oranı %200’ü aştığında, hasarın %250’ye kadar olan kısmının kalan zararı bizzat devlet tarafından karşılanacak. %200’e kadar olan kısım ise TARSİM havuzundan, ulusal ve uluslararası reasürans yoluyla ödenmeye devam edecek. Bazı Ürünlerde Sınır Tanımayan Tam Ödeme Düzenleme kapsamında, hasar oranı %250 sınırını aşsa dahi zararın tamamının ödeneceği kritik ürün ve risk grupları da belirlendi: Meyvelerde Don Riski: Kayısı, elma, armut, ayva, erik, kiraz, vişne, şeftali ve nektarin üretiminde dondan kaynaklı zararlar tamamen karşılanacak. Hayvancılık: Şap hastalığı ve terör risklerinden doğan kayıplar devlet güvencesinde olacak. Seralar ve Su Ürünleri: Fırtına, sel veya hastalık gibi nedenlerle oluşan zararların tamamı ödenecek. Köy Bazlı Verim Sigortası: Bu kapsamdaki üretimler de sınır gözetmeksizin korunacak. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, bu desteğin tarımsal üretimde moral ve istikrarı artıracağı vurgulanarak, tüm üreticilere "Hayırlı olsun" mesajı verildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.