Hava Durumu

#Kayseri

Kırsal Haber - Kayseri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kayseri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KTO Başkanı Gülsoy: "Temmuz'da 368 Milyon Dolar İhracat Gerçekleştirdik" Haber

KTO Başkanı Gülsoy: "Temmuz'da 368 Milyon Dolar İhracat Gerçekleştirdik"

Kayseri, Temmuz ayında 368 milyon 22 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Temmuz Ayı dış ticaret verilerini değerlendiren Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy, “Yılın ilk yarısında toplam ihracatımız 2 milyar 296 milyon dolara çıkmıştır. Tüm olumsuz dış etkenlere rağmen üretim gücünü koruyan ihracatçı üyelerimizi tebrik ediyorum.“ dedi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2026 yılı Temmuz ayı dış ticaret verilerini değerlendiren Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, rakamları ve sektörel gelişmeleri paylaştı. Kayseri’nin Haziran ayı ihracat performansına değinen Başkan Gülsoy, “Temmuz ayında 368 milyon 22 bin 980 dolar ihracat gerçekleştirdik. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 13,43 oranında bir artış yaşanmıştır. İthalatımız ise 166 milyon 47 bin 455 dolar olmuştur. Geçen yılın aynı ayına oranla 2,20 artış gerçekleşmiştir.“ diye konuştu. 7 AYDA 2 MİLYAR 296 MİLYON 758 BİN DOLARLIK PERFORMANS 2026 yılının ilk 7 aylık verilerini de paylaşan Gülsoy, “Yılın ilk 7 ayında toplam ihracat rakamımız, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 5,7 artışla 2 milyar 296 milyon 758 bin 902 dolara ulaşmıştır. Aynı dönemde ithalat rakamlarımız ise yüzde 4,7 oranında artışla 1 milyar 90 milyon 411 bin 636 dolar seviyesine çıkmıştır.” dedi. Kayseri olarak Haziran ayında dünya genelinde 149 ülkeye ihracat gerçekleştirme başarısı gösterdiklerini ifade eden Gülsoy, “En çok ihracat yaptığımız ilk 10 pazarımız; Almanya, ABD, Fransa, İtalya, Polonya, Irak, Avusturya, Birleşik Krallık, Fan ve Çin olarak sıralanmıştır.” ifadelerini kullandı. Kayseri ihracatının sektörler bazında analizini de yapan Başkan Gülsoy, “Türkiye İstatistik Kurumu’nun belirlediği sektörlerden; Elektrik ve Elektronik, Tekstil ve Hammaddeleri, Kimyevi Maddeler ve Mamulleri, Madencilik Ürünleri, gibi sektörlerde artış yaşanırken; Demir ve Demir Dışı metaller, Mobilya Kağıt ve Orman Ürenleri, Çelik, Çimento sektöründe azalış yaşanmıştır.“ dedi. Temmuz ayı dış ticaret verilerini değerlendiren Başkan Gülsoy, küresel ekonomik daralmaya ve zorlu şartlara rağmen üretim ve ihracat yapan iş dünyasını tebrik etti. İhracat bedellerinin Merkez Bankası’na satış yükümlülüğündeki geçici uygulamanın süresinin uzatıldığına dikkat çeken Başkan Gülsoy, iş dünyasının öncelikli beklentilerini dile getirdi. Döviz bozdurma zorunluluğunun ihracatçı üzerinde ek yük oluşturduğunu belirten Gülsoy, şu ifadeleri kullandı: "Uluslararası alanda ticaret yapmanın ve rekabet etmenin her geçen gün zorlaştığı bir süreçten geçiyoruz. Halihazırda yüzde 35 olarak uygulanan döviz bozdurma zorunluluğunun tamamen kaldırılması, ihracatçımızın elini rahatlatacak ve dış ticaretimize çok daha olumlu bir yansıma sağlayacaktır. İş dünyamızın bu beklentisinin karşılık bulması, sanayicimize moral ve güç verecektir." Sanayicinin ve ihracatçının omuzundaki yüklerin hafifletilmesi gerektiğine vurgu yapan Başkan Gülsoy, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Artan girdi maliyetleri, bölgesel savaşlar ve krizler nedeniyle küresel ticarette sürekli değişen koşullar zaten üreticimizi zorlamaktadır. Bunun yanı sıra, sanayicimiz için en büyük sorun haline gelen yüksek faiz ortamı da üretim ve yatırım iştahını olumsuz etkilemektedir. Tüm bu iç ve dış faktörlerin üzerine bir de ABD tarafından ülkemize yönelik yüzde 12,5 oranında ilave vergi uygulanması kararı, sanayicimizin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü kırma riski taşımaktadır. Türk iş dünyası olarak beklentimiz; finansmana erişimin kolaylaştırılması, maliyet baskılarının hafifletilmesi ve ihracatçımızı küresel pazarda koruyacak adımların atılmasıdır."

Patates Üretim Alanlarında Saha İncelemesi Haber

Patates Üretim Alanlarında Saha İncelemesi

Türkiye’nin sofralarda en çok tüketilen temel ürünlerinden patateste üretim alanlarına yönelik saha çalışmaları devam ediyor. Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında Eskişehir ve Kayseri’de patates üretim alanları yerinde incelendi. Eskişehir ve Kayseri’de Patates Üretimi İncelendi Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen saha çalışmaları kapsamında Eskişehir ve Kayseri’de patates üretim alanlarında incelemelerde bulunuldu. Eskişehir’de Bitkisel Üretim Genel Müdür Yardımcısı Ergin Toprak, Kayseri’de ise Tarım Havzaları Daire Başkanı Emre Yeniay, patates üretim alanlarını ziyaret ederek üreticilerle bir araya geldi. Üreticilere Destek Politikaları ve Üretim Planlaması Anlatıldı Gerçekleştirilen saha ziyaretlerinde patates üretiminin mevcut durumu değerlendirilirken, Tarım ve Orman Bakanlığının tarımsal destek politikaları ve üretim planlamasına ilişkin uygulamalar hakkında üreticilere bilgi verildi. Saha çalışmalarında üretim alanlarının yerinde incelenmesiyle birlikte üreticilerin karşılaştığı sorunların ve üretim sürecindeki ihtiyaçların da değerlendirilmesi amaçlanıyor. Patateste Üretim Planlamasına Vurgu Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü, temel tarımsal ürünlerden biri olan patateste üretimin sürdürülebilirliği ve verimliliğinin artırılması amacıyla saha çalışmalarını sürdürüyor. Eskişehir ve Kayseri’de gerçekleştirilen incelemelerle, üretim planlaması ve Bakanlık desteklerinin sahadaki yansımalarının değerlendirilmesine yönelik çalışmaların devam ettiği belirtildi.

Kayseri Pastırması Tescillendi, Sıra Sucuk ve Mantıda Haber

Kayseri Pastırması Tescillendi, Sıra Sucuk ve Mantıda

Globalden Yerele: Kayseri Panelinde konuşan Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, Kayseri iş dünyasının gelecek vizyonunu “markalaşma, kurumsallaşma, halka açılma ve yabancı ortaklık” ekseninde ortaya koydu. Borsa İstanbul’da işlem gören 12 Kayseri şirketinin bulunduğunu belirten Gülsoy, “Hedefimiz borsadaki şirket sayımızı katlamak” dedi. Kayseri Ticaret Odası 2030 vizyonunun merkezinde şirketlerin büyütülmesi, sermaye piyasalarıyla buluşturulması, yüksek teknolojiye geçiş, ihracatın artırılması ve Orta Anadolu’nun üretim merkezi haline gelmesi bulunuyor. Mobilya, elektrikli ev aletleri ve çelik kapı sektörlerinde Türkiye’nin lider üreticisi konumunda olan Kayseri, kapsamlı bir dönüşüm projesi ve lojistik yatırımları ile büyüyecek. "KAYSERİLİ ŞİRKETLERİN BORSAYA AÇILMASI İVEDİLİKLE GÜNDEME ALINMALI" Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy; Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ ve Ekonomi Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar ile KTO Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen “Globalden Yerele: Kayseri” başlıklı panelde, küresel ekonomide yaşanan gelişmelerin Kayseri’ye etkilerini ve şehrin önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini paylaştı. Kayseri Ticaret Odası’nın 2030 vizyonunda, iş dünyasının gelecek 10 yılına ilişkin ortaya konulan yol haritasında şirketlerin kurumsallaşmasından halka arzlara, dijital ve yeşil dönüşümden yüksek teknoloji yatırımlarına, yabancı ortaklıklardan lojistik altyapının güçlendirilmesine kadar kapsamlı bir dönüşüm hedefleniyor. “Kayseri deyince akla ticaret gelir, evet doğrudur. Ancak artık şirketlerimiz kurumsallığıyla da tüm ülkede örnek olmalıdır” diyen Gülsoy, gelecek dönemin asıl hedefinin Kayseri şirketlerini daha büyük ve daha güçlü yapılara dönüştürmek olduğunu vurguladı. Bu dönüşümün en dikkat çekici başlıklarından biri ise şirketlerin sermaye piyasalarıyla buluşturulması. KTO Başkanı Gülsoy, şirketlerin büyümesi ve rekabetçi kalabilmesi için bir yol haritası belirlediklerini söyleyerek, “Ekonominin kurtuluş reçetesini; markalaşma, kurumsallaşma, halka açılma ve yabancı ortaklık olarak belirledik” dedi ve Kayseri’de birçok firmanın ilk iki aşamada önemli mesafe aldığını ifade etti. “Markalaşma safhasını çoğu işletmemiz tamamlamış noktada. Kurumsallaşma kısmı da KOBİ’sinden büyük işletmesine kadar pek çok şirketimizde tamamlanmış durumda. Artık Kayserili şirketlerimizin bir sonraki safha olan halka açılmayı, yani borsaya açılmayı ivedilikle gündeme alması gerekli” diyen Gülsoy, “Önümüzdeki dönemi 2030 vizyonu hedeflerimiz çerçevesinde şirketlerimizin borsaya açılma dönemi olarak planlıyoruz” diye konuştu ve sermaye piyasalarından sağlanacak kaynağın yalnızca halka açılan şirketi değil, şehir ekonomisinin tamamını etkileyeceğini söyledi. "İHRACATÇIMIZA YÜZDE 5 İLAVE DESTEK NEFES OLUR" İhracatçılara verilen yüzde 3’lük döviz dönüşüm desteğine ek yüzde 5 destek verilmesi gerektiğinin de altını çizen Gülsoy, “Enflasyonun, girdi ve enerji maliyetlerinin yükseldiği, kârlılık oranlarının sıfıra indiği, aynı zamanda finansa erişimin de zorlaştığı bir dönemden geçiyoruz. Bunun için devletimizin ihracatçılarımıza artı yüzde 5 daha destek vermesini talep ediyoruz. Bizim güçlü ve büyük devletimiz için bu rakam hiçbir şey değil. Bu gerçekleşirse ihracatçımız için nefes olur, moral buluruz. Şunu da özellikle belirtmeliyim ki bizim iş dünyamız enseyi karartmıyor, devletine güvenerek çalışmaya ve üretmeye devam ediyor” ifadelerini kullandı. BORSA İSTANBUL’DA 12 KAYSERİ ŞİRKETİ VAR Kayseri’nin sermaye piyasalarında bugün ulaştığı nokta, 2030 hedefinin başlangıç noktası olarak gösteriliyor. Borsa İstanbul’da 12 Kayseri şirketi işlem görüyor. Ayen Enerji, Erbosan Boru, Formet Metal ve Cam, Kayseri Şeker Fabrikası, Karsu Tekstil, Lüks Kadife, Mega Metal, Meysu Gıda, Oylum Sınai Yatırımlar, Rainbow Polikarbonat, Temapol Polimer Plastik ve Yataş, Kayseri’nin Borsa İstanbul’daki temsilcileri arasında bulunuyor. Gülsoy, bu sayının Anadolu açısından önemli olduğunu ancak Kayseri için yeterli olmadığını belirtti. “Kayseri’mizden 12 şirketle Anadolu’da bu konuda lideriz. Konya ve Antep dokuzar halka açık şirket barındırıyor. Ancak bu başarı bize yeter mi? Asla yetmez” ifadelerini kullanan Gülsoy, “Borsaya açılan tek bir şirketimiz, Kayseri ekonomisine neredeyse milyarlık bir fon akışı sağlıyor. Halka açılan şirketlere gelen para neticede Kayseri ekonomisine, Kayseri’deki diğer şirketlere de dolaylı olarak akıyor” şeklinde konuştu. Bu nedenle halka arz, KTO açısından yalnızca şirketlerin finansman bulmasına yönelik bir yöntem olarak değil, şehir ekonomisini büyütecek bir mekanizma olarak değerlendiriliyor. KAYSERİ; MOBİLYA, ELEKTRİKLİ EV ALETLERİ VE ÇELİK KAPIDA TÜRKİYE’NİN LİDERİ Kayseri'de üç büyük organize sanayi bölgesi var. Kayseri OSB'de bin 200'den fazla fabrika ve 80 bin civarı çalışan, Mimarsinan OSB'de yaklaşık 200 civarı fabrika ve 10 bin civarı çalışan, İncesu OSB'de ise 270'den fazla parselin yarısı kadarında işletmeler faaliyet gösteriyor ve 4 bin civarı çalışan bulunuyor. OSB’ler dışındaki sanayi işletmelerimizde ve şehrimizdeki binlerce işletmede çalışan yüz binlerce kişi ile Kayseri ekonomisi ve ticareti değer yaratmaya devam etmektedir. Kayseri’nin gurur kaynağı olan şirketlerin aslında geçmişin KOBİ’leri olduğunun altını çizen KTO Başkanı Gülsoy, “Geçmişteki KOBİ’lerimiz günümüzün büyük işletmeleri haline geldi. Bu durum şimdiki küçük ve orta ölçekli işletmelerimize de örnek olmalıdır. Dünün KOBİ’si bugünün büyük işletmesi, bugünün büyük işletmesi yarının dünya çapında işletmesidir. Kayseri Ticaret Odası yönetimi olarak biz de işletmelerimizin büyümesine vesile olmak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. İSO İlk 500’de 11 ve İSO İkinci 500’de yer alan 15 firmamız göğsümüzü kabartmıştır. Bu güçlü firmalarımız başta olmak üzere, üretim kapasitesi yüksek pek çok şirketimizin sermaye piyasalarına adım atarak Borsaya açılmalarını hedefliyoruz” dedi. Şirketlerin halka açılması için ilgili kurumlarla iş birliği yapacaklarını da belirten Gülsoy, sonraki aşamada ise dünya ölçeğindeki fonların ve küresel şirketlerin Kayseri firmalarına yatırım yapması, kaynak sağlaması ve yabancı ortaklıklar kurması için ticaret odası olarak yurt içinde ve dışında gerekli Kayseri Lobisini oluşturacaklarını söyledi. Gülsoy ayrıca, “Ormanımız olmadığı halde mobilya ve mobilya yan sanayi üretiminde Türkiye birincisiyiz. Elektrikli ev aletleri ve çelik kapı üretiminde yine Türkiye birincisiyiz. Savunma sanayiinde ve tekstil ürünlerinde de söz sahibiyiz” ifadelerini kullandı. ORTA ANADOLU ÜRETİM HAVZASI KAYSERİ’NİN GELECEK YÜZ YILINI KURTARACAK Kayseri'nin önümüzdeki döneme dair en büyük stratejik hedefinin ise “Orta Anadolu Üretim Havzası” olduğunu kaydeden Gülsoy, sadece Kayseri’nin değil Türkiye’nin geleceğini de ilgilendiren, sanayinin Anadolu’ya yayılmasına yönelik önemli açıklamalarda bulundu. “Marmara Bölgesi artık doldu, taştı. Sanayiyi tek bir bölgeye hapsetmek, Marmara’nın omuzlarına bu kadar yük yüklemek hem o bölgeye hem de Türkiye’nin geleceğine yazıktır. Marmara’da yaşanacak yıkıcı bir deprem, Türkiye ekonomisinin şalterini indirmek demektir. Ülkemizin ekonomik ve sosyal yaşantısını riske atmamak için, yumurtaların hepsini aynı sepete koymamalıyız” diyen Gülsoy, Kırıkkale’den Ankara’ya, Konya’dan Aksaray’a, Niğde’den Mersin’e ve Kayseri’ye uzanan bir üretim koridorunun şart olduğunu söyledi. Orta Anadolu Üretim Havzası projesini 2019 yılından bu yana dile getirdiklerini ve artık somut bir devlet politikasına dönüşmeye başladığını kaydeden Gülsoy, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan Ulusal Sanayi Alanları Master Planı ile Marmara’daki sanayi kümelenmesinin risk haritası çıkarılacak kapsamlı bir çalışma başlatıldı. Buna göre İstanbul, Tekirdağ, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Yalova, Kocaeli ve Sakarya illerinde bulunan 77 Organize Sanayi Bölgesi ile birlikte büyük sanayi tesisleri ve kritik altyapılar; ulaşım ve enerji bağlantıları da dikkate alınarak incelenecek. Marmara’daki yoğunluğu azaltma hedefi doğrultusunda, İç Anadolu ve Doğu Akdeniz başta olmak üzere yeni sanayi havzaları oluşturulması planlanıyor. Kayseri’mizin de içinde bulunduğu 16 ili kapsayan bu stratejik hamle, Türkiye’nin ikinci büyük sanayi koridorunu inşa edecektir. Kayseri; sahip olduğu sanayi kültürüyle, çevresindeki 13 ili doğrudan, 20’den fazla ili ise dolaylı olarak etkileyen bir 'çekim merkezidir'. Biz bu yatırımları sonuna kadar hak ediyoruz. Bu vizyoner kararla hem bölgesel kalkınma farkları azalacak hem de Türkiye ekonomisi deprem riskine karşı sigortalanmış olacaktır” diye konuştu. Gülsoy, bu projenin, Kayseri ticaretinin ve sanayisinin gelecek 100 yılını kurtaracak bir dönüm noktası olduğunu söyledi. KAYSERİ’NİN 20 YILLIK GELECEĞİ İÇİN STRATEJİK PROJELER HAYATA GEÇİRİLİYOR Kayseri Ticaret Odası (KTO), yalnızca günün ekonomik sorunlarına değil, Kayseri’nin önümüzdeki 10-20 yıllık geleceğine yönelik stratejik projelere de odaklanıyor. Oda Başkanı Gülsoy, rekabetin artık teknoloji, inovasyon ve yüksek katma değer üzerinden şekillendiğine dikkat çekerek yürüttükleri projeleri anlattı. Projeler arasında Kayseri Teknoloji ve İnovasyon Kampüsü (TEKMER) öne çıkıyor. Abdullah Gül Üniversitesi ve Erciyes Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında girişimci ve yatırımcıların aynı ekosistemde buluşturulması hedefleniyor. Robotik, yazılım, yapay zekâ, elektronik ve makine tasarımı gibi alanlarda çalışmaların yürütüleceği merkezde, fikir aşamasındaki projelerin prototipten ticarileşmeye ve uluslararasılaşmaya kadar desteklenmesi planlanıyor. KTO Başkanı, TEKMER’in Kayseri’nin geleceği açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, “Biz burada sıradan bir bina yapmıyoruz; girişimcimizin tüm yolculuğunu uçtan uca destekleyen bütüncül bir ekosistem kuruyoruz” ifadelerini kullandım. Projenin kısa süre içerisinde hayata geçirilmesi hedefleniyor. Odanın Avrupa Birliği destekli DigiConnect projesi ile KOBİ’lerin dijital dönüşümünün hızlandırılması ve Avrupa pazarlarıyla bağlantılarının güçlendirilmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında Çekya ve Belçika’daki ticaret odalarıyla iş birlikleri geliştirilirken, son olarak Prag’da Kayserili iş insanlarının katılımıyla B2B görüşmeleri gerçekleştirildi. Gülsoy, KAGUTİM projesinin ise tamamlanarak KTO bünyesinde aktif şekilde hizmet verdiğini söyledi. KTO’nun 2026 yılı çalışmalarının merkezinde yer alan Üretim ve İhracatta Dönüşüm Programı kapsamında ise 500’ün üzerinde firmanın ziyaret edilerek üretim, ihracat, dijital ve yeşil dönüşüm, insan kaynağı ve finansmana erişim gibi alanlarda analiz edilmesi planlanıyor. Bu çalışmaların ardından Kayseri Üretim ve İhracat Stratejik Eylem Planı hazırlanacak. Oda ayrıca uluslararası öğrencilerle firmaları buluşturan Global Talent Kayseri programı, TOKİ ile süreci yürütülen Kayseri Ticaret Karma Küçük Sanayi Sitesi, gençlere yönelik KTO ERVA Spor Kulübü, savunma sanayii ve yüksek teknoloji alanında faaliyet gösteren KİM Teknoloji ile verimlilik ve yeşil dönüşüm çalışmaları yürüten Kayseri Model Fabrika projelerini de sürdürüyor. KTO Başkanı, tüm bu çalışmaların ortak hedefinin Kayseri’nin yalnızca ticaret ve sanayi alanında değil, teknoloji, inovasyon, ihracat ve yüksek katma değerli üretimde de Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biri haline gelmesi olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Çok mal satıp az kazanmak" yerine, nitelikli, yüksek fiyatlı, katma değer yaratan, marka değeri olan ürün üreteceğiz. Kilogram başına düşen ihracat değerimizi üst seviyelere çıkaracağız. İdari süreçlerden üretim bandına, e-ticaretten e-ihracata kadar her alanda tam dijitalleşmiş bir Kayseri iş dünyası hedefliyoruz. Gençlerimizin ve kadınlarımızın enerjisini ticarete kazandırarak, krizlere dirençli, sürekli yeni fikirler üreten güçlü bir girişimcilik altyapısı inşa ediyoruz. Bizim bütün gayretimiz; tüccarımızın, sanayicimizin yükünü hafifletmek ve Kayseri’yi küresel ligde hak ettiği yere taşımak.” “ULAŞIM OLMADAN TİCARET OLMAZ” Kayseri’nin dünya devleriyle yarıştığını ve lojistik avantajı elinde tutanların bir adım öne geçtiğini kaydeden Gülsoy, şunları söyledi: “Altını çizerek söylüyorum: Ulaşım olmadan ticaret olmaz. Biz hiçbir zaman denizimiz yok diye hayıflanmadık, sızlanmadık. Raylı sistemle Kayseri’mizi Mersin’e, İskenderun’a bağlayacak o demiryolu koridoru bizim denizimizdir. Yeni Havalimanı Terminal Binası hizmete açıldı. Hızlı tren projemiz kararlılıkla sürdürülüyor. Şu an yüzde 50’si tamamlandı, 2028’de faaliyete geçecek. Otoyol bağlantımız için ilk ihale yapıldı. Yıllardır her platformda yüksek sesle dile getirdiğimiz Lojistik Merkez’in de bugün somut adımlara dönüşmesinden büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Şunun altını özellikle ve kalın harflerle çizmek istiyorum: Lojistik Merkez sadece bir depo alanı değildir. Kayseri’ye kurulacak bu Lojistik Merkez, sadece bu şehre değil, tüm Orta Anadolu Üretim Havzası’na can suyu olacaktır. Biz bu projeyi olursa iyi olur diye değil, Kayseri için olmazsa olmaz diyerek takip ediyoruz. Biliyoruz ki ulaşım kanallarını açtığımız her nokta; Kayseri için yeni bir pazar, yeni bir aş ve yeni bir iş demektir. Bu proje, Kayseri’nin üretim gücünü dünya pazarlarına taşıyan en büyük köprümüz olacaktır. Uluslararası Nakliyeciler Derneği’nin teknik birikimi, Büyükşehir Belediyemizin öncülüğü, Sayın Valimiz ve yerel yönetimlerimizle el ele vererek, bu projenin her bir çivisi çakılana kadar takipçisi olacağız. Çünkü biliyoruz ki ulaşım varsa hareket vardır, ticaret vardır; ticaret varsa da bereket vardır.” KAYSERİ PASTIRMASI TESCİLLENDİ, SIRA SUCUK VE MANTIDA Kayseri denilince akıllara artık sadece ticaret ve sanayi şehri değil, binlerce yıllık gastronomi kültürü de geliyor. Kayseri Ticaret Odası da bu kadim lezzetlere ve coğrafi işaretli ürünlere yönelik çalışmalar gerçekleştiriyor. Başkan Gülsoy, “Biz Kayseri’nin sadece bugününü ve geleceğini değil, binlerce yıllık kadim mirasını da korumayı görev biliyoruz” sözleriyle Kayseri mutfağına sahip çıktıklarını belirtti. Kayseri’nin şu anda 34 tescilli coğrafi işaretli ürünü olduğunu ve bu ürünlerin 17’sinin KTO tarafından tescil ettirildiğini belirtilen Gülsoy, “Şehrimizin tescilli markalarının yarısında Kayseri Ticaret Odası’nın alın teri, imzası var. Kayseri Pastırması'nın Avrupa Birliği nezdinde tescil edilmesi sürecinde Bulgaristan karşısında verdiğimiz o büyük hukuk mücadelesinin ve kazandığımız tarihi zaferin mimarı Kayseri Ticaret Odası’dır. Şimdi sırada sucuğumuz ve mantımız var. Kayseri Sucuğu ve Kayseri Mantısı’nın da coğrafi işaret tescilini almak için çalışmalarımızı tüm hızıyla, kararlılıkla sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

Kayseri Kocasinan Jeotermal Sera Otb Altyapısı Hızla Yükseliyor Haber

Kayseri Kocasinan Jeotermal Sera Otb Altyapısı Hızla Yükseliyor

Tarım ve Orman Bakanlığının finansman desteği ve Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün koordinasyonuyla hayata geçirilen Kayseri Kocasinan Jeotermal Sera Organize Tarım Bölgesi (OTB), Türkiye'nin yeni tarımsal üretim ve yenilenebilir enerji üssü olmaya hazırlanıyor. Yüksek teknolojiye dayalı üretim vizyonuyla kurulan 5 milyar TL'lik dev yatırım, toplam 1.227 dekar alanda 32 modern sera parseli ve 9 tarımsal sanayi parselinden oluşuyor. Proje kapsamında bugüne kadar 20 sera parseli ile 1 tarımsal sanayi parselinin tahsisi tamamlandı. Bölgedeki jeotermal kapasiteyi artırmak amacıyla yürütülen yeni sondaj çalışmaları da eş zamanlı olarak devam ediyor. Sahada Gece Vardiyası: 233 Personel, 171 İş Makinesi Altyapı inşaatının en kısa sürede tamamlanması için sahadaki çalışmalar gece gündüz aralıksız sürdürülüyor. Dev projede 233 personel ve 171 iş makinesi aralıksız görev yaparken, altyapı imalatlarında önemli aşamalar geride bırakıldı: İhata Çiti ve Nebati Toprak Kazısı: %100 Yol İyileştirme Kazısı: %98 Yağmur Suyu ve Atık Su Altyapısı: %95 Yol İyileştirme Dolgusu: %91 Parsel Kazı ve Dolguları: %68 İçme Suyu Deposu: %45 İçme Suyu Hatları: %38 Trafo Binaları: %25 Elektrik Şebekesi Kablo Muhafaza Boruları: %18 2 ve 3 numaralı yolların altyapı hatları tamamlanırken, parsel branşmanlarının ardından yol tesviyesi, bordür ve kilit parke imalatlarına geçilmesi planlanıyor. "Kayseri’de Tarımsal Üretimin Geleceğini İnşa Ediyoruz" Projenin Türkiye’nin gıda arz güvenliği ve tarımsal üretim vizyonu açısından stratejik bir adım olduğunu vurgulayan Tarım Reformu Genel Müdürü Dr. Osman Yıldız, şu değerlendirmelerde bulundu: "Kayseri Kocasinan Jeotermal Sera OTB, Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı'nın liderliğinde hayata geçirdiğimiz planlı üretim ve sürdürülebilir tarım vizyonumuzun en güçlü örneklerinden biridir. Burada yalnızca bir altyapı yatırımı gerçekleştirmiyor; jeotermal enerjiyi yüksek teknolojiyle buluşturarak yılın 12 ayında kesintisiz üretim yapabilecek güçlü bir tarımsal üretim üssü kuruyoruz. Yaklaşık 5 milyar TL yatırım büyüklüğüne sahip projemiz tamamlandığında yıllık 35 bin ton yaş meyve ve sebze üretilecek, 1.500 vatandaşımıza doğrudan istihdam sağlanacaktır. Üretim ve tarımsal sanayiyi aynı merkezde buluşturan bu yatırım, Kayseri'nin üretim gücünü ve ihracat potansiyelini önemli ölçüde artıracaktır. Türkiye Yüzyılı'nda ülkemizin gıda arz güvenliğini güçlendiren yeni tarım merkezlerini kararlılıkla inşa etmeye devam edeceğiz."* Yıllık 35 Bin Ton Üretim ve Yıl Boyu Kesintisiz Hasat Jeotermal enerji desteği sayesinde üretimde ısıtma giderleri minimuma indirilirken, iklim koşullarından bağımsız olarak yılın 12 ayı boyunca kesintisiz üretim yapılabilecek. Yıllık 35 bin tonluk rekolte hedefiyle bölgenin ihracat kapasitesine çarpan etkisi yapması beklenen proje; yenilenebilir enerji, yüksek teknoloji ve planlı üretimi aynı çatı altında buluşturuyor.

Akdeniz'den Temmuz’da 92,6 Milyon Dolar Yaş Sebze Meyve İhracatı Haber

Akdeniz'den Temmuz’da 92,6 Milyon Dolar Yaş Sebze Meyve İhracatı

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, temmuz ayında 72 bin 74 ton yaş meyve ve sebze ihraç ederek 92,6 milyon dolar döviz geliri sağladı. Geçen yılın aynı dönemine göre ihracat değerini yüzde 54 oranında artıran Birlik, Türkiye'nin temmuz ayındaki 295,6 milyon dolarlık yaş meyve sebze ihracatının yaklaşık yüzde 31,3’ünü tek başına gerçekleştirdi. Temmuz ayı ihracat performansını değerlendiren Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Sarıkaya, küresel pazarlarda Türk yaş meyve ve sebzesine yönelik talebin güçlü seyrini koruduğunu belirterek, ürün çeşitliliği, kalite ve etkin pazarlama faaliyetlerinin ihracata olumlu yansıdığını söyledi. Başkan Sarıkaya, "Miktar bazında geçen yılın aynı dönemine yakın bir performans sergilememize rağmen, ihracat değerimizi yüzde 54 artırarak 92,6 milyon dolara ulaştırdık. Bu tablo, ürünlerimizin uluslararası pazarlarda daha yüksek katma değer oluşturduğunu ve doğru pazarlarda güçlü şekilde konumlandığını gösteriyor.” dedi. Şeftali temmuz ihracatına damga vurdu Temmuz ayında Birliğin en yüksek ihracatı 18,8 milyon dolarla şeftali grubunda gerçekleşti. Şeftaliyi 15,3 milyon dolarla kayısı ve 14,3 milyon dolarla kiraz-vişne takip etti. Değer bazında kayısı ihracatı yüzde 212, şeftali ihracatı yüzde 64,6 yükselirken, kiraz ve vişnedeki 384 kata varan değer artışı sektörün ihracatına önemli katkı sağladı. İhracatta yakalanan ivmenin sürdürülebilirliği için üretimden lojistiğe kadar tüm zincirin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Sarıkaya, pazar çeşitliliğini artırmaya, kalite standartlarını yükseltmeye ve üyelerin uluslararası rekabet gücünü desteklemeye devam edeceklerini belirtti. Mersin'den yüzde 197'lik ihracat artışı Yaş meyve sebze ihracatı gerçekleştiren ilk 20 il sıralamasında Birliğin görev alanındaki illerin güçlü konumunu koruduğunu belirten Başkan Sarıkaya, Mersin'in 60,6 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 21 payla temmuz ayında da sektör lideri olduğunu söyledi. Mersin'in ihracatını değer bazında yüzde 197 artırdığını ifade eden Sarıkaya, Hatay'ın 15,3 milyon dolarla altıncı, Adana'nın ise 3,1 milyon dolarla ilk 20 il arasında yer aldığını kaydetti. Kayseri ve Karaman'ın belirli ürün gruplarında ihracata sunduğu katkının bölgesel üretim gücünü desteklediğini belirten Sarıkaya, Akdeniz Bölgesi'nin üretim, paketleme, lojistik ve ihracat altyapısıyla Türkiye'nin yaş meyve sebze ihracatında küresel rekabet gücünü artıran en önemli merkezlerden biri olmayı sürdürdüğünü ifade etti.

AKİB’den Temmuz Ayında 1,32 Milyar Dolarlık İhracat Başarısı Haber

AKİB’den Temmuz Ayında 1,32 Milyar Dolarlık İhracat Başarısı

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), temmuz ayında 1,32 milyar dolarlık ihracata imza atarak küresel pazarlardaki istikrarlı büyümesini sürdürdü. AKİB Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı, geçen yılın aynı dönemine göre ihracatın yüzde 2 arttığını belirterek, bu performansta yaş meyve ve sebze, hazır giyim ve konfeksiyon, hububat, bakliyat ile tekstil sektörlerinin belirleyici rol oynadığını ifade etti. Başkan Hıradağı, Malta, Ukrayna, Rusya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve Polonya pazarlarında kaydedilen dikkat çekici ihracat artışlarının, AKİB'in pazar çeşitlendirme stratejisinin başarıyla ilerlediğini ve uluslararası arenada rekabet gücünü daha da pekiştirdiğini vurguladı. Temmuz ayında ulusal ihracata AKİB olarak yüzde 6 oranında destek verdiklerini kaydeden Hıradağı, “Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2'lik artış elde etmiş olmamız, küresel ekonomide savaşlar ve belirsizliklerin, jeopolitik risklerin ve yüksek maliyet baskılarının devam ettiği dönemde son derece kıymetli bir başarıdır.” dedi. Kimya liderliğini korudu, yaş meyve sebze rekor büyüme kaydetti AKİB’in temmuz ayı ihracat performansını bağlı Birliklere göre değerlendiren Başkan Hıradağı, şunları söyledi: “Yılın yedinci ayında en yüksek ihracat değerlerine kimya, demir-çelik, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörlerinde ulaştık. Yaş meyve ve sebzede yüzde 54, hazır giyim ve konfeksiyonda yüzde 39, hububat, bakliyatta yüzde 13 ve tekstilde yüzde 10 oranında ihracatımızı artırdık. Temmuz ayında Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz 362,7 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliğimiz 338,7 milyon dolar değer ile ikinci, Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz 173,7 milyon dolar değer ile üçüncü sırada yer aldı. Yine temmuz ayında Akdeniz Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliğimiz 100,3 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Akdeniz Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliğimiz 94,2 milyon dolar, Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliğimiz 92,7 milyon dolar, Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğimiz 67,7 milyon dolar, Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliğimiz 38,2 milyon dolarlık ihracata imza attı.” Irak liderliğini sürdürdü, Malta temmuzun yükselen pazarı oldu Başkan Hıradağı, küresel ticarette korumacılık politikalarının, jeopolitik risklerin ve bölgesel talep değişimlerinin ihracat rotalarını yeniden şekillendirdiği süreçte AKİB'in ülke bazlı temmuz performansının, ihracatçıların değişen küresel dinamiklere hızlı uyum sağlama kabiliyetini ve pazar çeşitlendirme stratejisinin başarısını ortaya koyduğunu vurguladı. Temmuz ayında en yüksek ihracat değerlerine Irak, KKTC ve Rusya pazarlarında ulaştıklarını belirten Hıradağı, özellikle Malta, Ukrayna, Rusya, KKTC ve Polonya'da kaydedilen güçlü artışların yanı sıra Libya, Fransa, Gürcistan, Mısır ve Yunanistan pazarlarında da ihracat hacmini anlamlı ölçüde artırdıklarını ifade etti. Mersin, Adana, Kayseri, Hatay ve Karaman başta olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanından yaklaşık 31 bin ihracatçı üyeyi aynı çatı altında buluşturan AKİB'in, "İhracatla Yükselen Türkiye" vizyonuna güçlü destek vermeye devam ettiğini belirten Başkan Hıradağı, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “AKİB olarak temmuz ayında en fazla ihracatı yüzde 16 artış ve 126,3 milyon dolar değer ile Irak’a gerçekleştirdik. Yüzde 67 artış ve 62,1 milyon dolar değer ile KKTC ikinci, yüzde 103 artış ve 58,5 milyon dolar değer ile Rusya üçüncü sırada yer aldı. Temmuz ayında ihracat hacmindeki artışın lokomotifi Malta oldu. Bu ülkeye ihracatımızı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1.577 artırarak 19,8 milyon dolara çıkardık. Malta’yı yüzde 117 artış ve 35 milyon dolar değer ile Ukrayna, yüzde 103 artış ve 58,5 milyon dolar değer ile ve Rusya takip etti. Aynı dönemde Polonya'ya ihracatımız yüzde 64 artışla 24 milyon dolara, Libya'ya yüzde 49 artışla 33,3 milyon dolara, Fransa'ya yüzde 33 artışla 42,6 milyon dolara, Gürcistan'a yüzde 29 artışla 19,5 milyon dolara, Mısır’a yüzde 26 artışla 44,5 milyon dolara ve Yunanistan'a yüzde 21 artışla 15,2 milyon dolara ulaştı.” AKİB Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı, 2026 yılı Ocak-Temmuz ayları arasında yüzde 14 artışla 10,98 milyar dolar ihracat değerine eriştiklerini, son 12 aylık dış satım performansında ise yüzde 7 artışla 18,17 milyar dolar seviyesine ulaştıklarını sözlerine ekledi.

Kırsal Kalkınmada Dev Adım: 130 Milyon Dolarlık Projede 3. Faz Başladı Haber

Kırsal Kalkınmada Dev Adım: 130 Milyon Dolarlık Projede 3. Faz Başladı

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Kırsal Dezavantajlı Alanlar Kalkınma Projesi (KDAKP) kapsamını büyütüyor. Afyonkarahisar, Karabük, Kayseri ve Kütahya’nın da dahil olmasıyla proje 12 ile ulaştı. Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde toplam 130 milyon dolar bütçe ile hayata geçirilen iki dev projeden biri olan Göksu Taşeli Havzası Kalkınma Projesi (GTHKP) tamamlanırken, Kırsal Dezavantajlı Alanlar Kalkınma Projesi (KDAKP) yeni fazıyla sahaya iniyor. KDAKP Faz 3 ile birlikte kırsal kalkınmada yeni bir dönem başlarken, 2030 yılına kadar yapılacak yatırımların yol haritası netleşti. 12 İle Ulaşan Büyük Kalkınma Hamlesi İlk iki fazında elde ettiği başarıların ardından etki alanını genişleten KDAKP, kırsalda yaşayan dezavantajlı nüfusun sosyal ve ekonomik refahını artırmayı hedefliyor. Doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı ile iklim değişikliğine uyum kapasitesini güçlendirmeyi amaçlayan proje, 3. fazı ile toplam 12 şehirde eş zamanlı yürütülüyor. 69 Bin Haneye Touch Eden 1,5 Milyar TL'lik Yatırım Projenin Kastamonu, Bartın, Sinop, Çankırı, Adana, Mersin, Osmaniye ve Kahramanmaraş’ta yürütülen ilk iki fazında devasa bir başarıya imza atıldı: 78 ilçe ve 2 bin 954 köyde yaklaşık 69 bin haneye ulaşıldı. 74 milyon avro bütçeli bu süreçte sulama sistemlerinden pazaryerlerine kadar 1,5 milyar TL’nin üzerinde destek sağlandı. 100 bin kadın ve 60 bin gence doğrudan ulaşıldı. Üretici örgütlerinin kurumsal kapasitelerini geliştirmek amacıyla 26 milyon TL kaynak aktarıldı. Faz 3 İçin 46 Milyon Avroluk Yeni Bütçe KDAKP Faz 3; Afyonkarahisar, Karabük, Kayseri ve Kütahya illerinin 28 ilçe ve 681 köyünde uygulanacak. 46 milyon avro finansmanla desteklenen yeni faz sayesinde çok daha fazla üreticiye ve kırsal haneye ulaşılması hedefleniyor. 2030'a Kadar Yatırım Planları Hazır Kayseri'de düzenlenen lansman programı ile kamuoyuna duyurulan Faz 3 sürecinde; dört yeni ilin Stratejik Yatırım Planları tamamlandı. Kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler ve üretici örgütlerinin katılımıyla Yerel Kalkınma Platformları kurularak 2030 yılına kadarki yatırım hedefleri belirlendi.

Gürer: ''Pastırma Artık Sofranın Değil Vitrinin Ürünü Oldu'' Haber

Gürer: ''Pastırma Artık Sofranın Değil Vitrinin Ürünü Oldu''

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Kayseri’de pastırma satan esnafı ziyaret etti. Görüşmede pastırma fiyatlarındaki artış, ithal et kullanımı, üretimdeki değişim ve tüketim alışkanlıklarının gerilemesi dikkat çekti. Esnaf, “Yerli kesim azaldı, fiyatlar yükseldi, tüketim düştü” sözleriyle sektördeki dönüşümü anlattı. Gürer, pastırmanın Kayseri ile özdeşleştiğini vurgulayarak, “Kayseri denince akla pastırma gelir ama artık büyük şehirlerde insanlar pastırmayı sadece rafta görüyor” dedi. FİYATLARDA SERT ARTIŞ: KİLO 3300 LİRAYA DAYANDI Ziyarette esnaf, pastırma fiyatlarındaki artışı rakamlarla ortaya koydu. “Şu anda yağlısı makbul, antrikot kısmından yapıyoruz. Kilogram fiyatı 3300 lira. Geçen yıl 2800 civarındaydı. Arada ciddi bir artış var” ifadeleri kullanıldı. “YERLİ KESİM MİNİMUM SEVİYEDE” Et tedarikine ilişkin sorunları da belirten esnaf, “ Şuanda kesimlerin büyük bölümü ithal. Yerli kesim çok minimum seviyede” dedi. Bu durumun üretim yapısını doğrudan etkilediği vurgulandı. SATIŞLAR DURGUN Esnaf, şehir içi satışlarda durgunluk yaşandığını belirterek, “Şehir dışı satış iyi ama Kayseri’de şu an durgunluk var. Kurban Bayramı sonrası ve 9 günlük tatilde hareketlenme bekliyoruz,” dedi. 57 YILLIK MESLEK: “TEKNOLOJİ DEĞİŞTİ, TÜKETİM DÜŞTÜ” 57 yıldır pastırma üretimi yaptığını söyleyen esnaf, sektördeki dönüşümü, “Eskiden herkes 3-5 kilo alırdı. Vakum yoktu, tenekelere basılırdı. Şimdi üretim şekli değişti, tüketim ise azaldı,” diyerek anlattı. “KİLO AZALDI, MALİYET ARTTI” Esnaf, geçmişle bugünü karşılaştırarak “Eskiden daha yüksek kilogramlarla satış yapılırdı. Şimdi bir dilim pastırma 35 lira, yanına bir de yumurta kırsa 55 – 60 lira maliyeti oluyor” dedi.

Başkan Büyükkılıç: "Çiftçimize Hizmetkâr Olmak En Büyük Onurumuz" Haber

Başkan Büyükkılıç: "Çiftçimize Hizmetkâr Olmak En Büyük Onurumuz"

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde müjdeyi verdi: Son 7 yılda tarım ve hayvancılığa 1,2 milyar TL’yi aşkın rekor destek sağlandı! Kayseri’yi sanayi ve ticaretin yanı sıra bir tarım üssü haline getirmeyi hedefleyen Kayseri Büyükşehir Belediyesi, üreticilere yönelik dev yatırımlarıyla Türkiye’ye örnek olmaya devam ediyor. Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç, çiftçilerin emeğine vurgu yaparak, belediyenin sağladığı desteklerin detaylarını paylaştı. Tarım ve Hayvancılığa 7 Yılda 1,2 Milyar TL Destek Kayseri Büyükşehir Belediyesi, 2019-2026 yılları arasında tarımsal kalkınma hamlesiyle Türkiye'nin en çok destek veren belediyeleri arasında zirveye yerleşti. Başkan Büyükkılıç, "Elleri emek kokan çiftçilerimizin en güçlü destekçisiyiz" diyerek, yerel üretimin gücüne dikkat çekti. 2026 Yılında Tohum Desteği Hız Kesmiyor Belediye, tarımsal üretimi artırmak adına sadece geçmiş yıllarda değil, 2026 yılında da projelerine yenilerini ekliyor. Son olarak gerçekleştirilen destek programı kapsamında: 19 Milyon TL değerinde bütçe ayrıldı. 360 ton tohum dağıtımı yapıldı. Tohumlar çiftçilere %50 hibe desteği ile ulaştırıldı. Kayseri’nin Üretim Gücü Rakamlarla Konuşuyor Kayseri, 621 bin 858 hektar tarım arazisiyle Türkiye’nin gıda güvenliğinde kritik bir rol oynuyor. Büyükşehir Belediyesi, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile iş birliği yaparak şehri bir "üretim merkezi" haline getirme yolunda şu kalemlerde destek sağlıyor: Modern Sulama Sistemleri: Sulama tesisi yapımı, boru alımları ve drenaj çalışmaları. Ekipman Desteği: Tarımsal makine ve araç gereç yardımları. Hayvancılık Yatırımları: Beton ve sac sıvat desteği, hayvan içme suyu (HİS) tesisleri. Yenilenebilir Enerji: Tarımsal sulama için GES (Güneş Enerji Santrali) projeleri. Başkan Büyükkılıç; "Tohumdan hasada, araç gereçten pazarlamaya kadar her aşamada üreticimizin yanındayız. Kayseri'yi tarımın parlayan yıldızı yapmaya kararlıyız." dedi. Türkiye’ye Örnek Belediye Modeli KASKİ ile ortaklaşa yürütülen projeler ve hayata geçirilen sosyal desteklerle Kayseri Büyükşehir Belediyesi, sadece bir yerel yönetim değil, çiftçinin iş ortağı gibi çalışıyor. Tarımsal kalkınmaya yönelik bu vizyon, Türkiye genelinde diğer belediyeler için de bir model teşkil ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.