Hava Durumu

#Kekik

Kırsal Haber - Kekik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kekik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dünyanın Gıda Ambarı Türkiye Haber

Dünyanın Gıda Ambarı Türkiye

Türkiye, 2026 yılının ilk dokuz ayında tarım ürünleri ihracatını yüzde 4 geliştirerek 27,1 milyar dolara taşıdı. Türkiye’nin yıllık tarım ürünleri ihracatı da yüzde 4’lük artışla 37,5 milyar doları aştı. Fındıktan kuru incire, kirazdan levreğe, kuru üzümden una, turşudan Türk somonuna, defneden yumurtaya, narenciye ürünlerinden zeytinyağına uzanan geniş ürün yelpazesiyle dünya pazarlarına ulaşan Türkiye'nin tarımsal ihracatında Ege Bölgesi 7,8 milyar dolara ulaşan yıllık performansıyla yüzde 21 pay alarak öne çıkıyor. Dört iklimin yaşandığı Türkiye, bereketli toprakları, üç tarafını çeviren denizleri sayesinde Avrupa’nın en büyük üreticisi olurken, dünya genelinde ilk 10 ülke arasında yerini alıyor. Fındık, kuru incir, kuru kayısı, kuru üzüm, levrek, çipura, defne, kekik ve kiraz gibi ürünlerde dünya çapında zirvede yer alan Türkiye dünya genelinde 175 ülkeye gıda ürünleri ihraç ediyor. Dünya Gıda Günü nedeniyle bir mesaj yayınlayan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Türkiye’nin gıda ürünleri ihracatındaki başarısının ve bu ihracatta Ege Bölgesi’nin liderliğinin altını çizdi. Çekirdeksiz kuru üzüm, deniz levreği ve çipura ilk üçte 2026 yılının ocak – eylül döneminde Ege Bölgesi’nden 5 milyar 125 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç edildiği bilgisini veren Öztürk, “Çekirdeksiz kuru üzüm 331 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer alıyor. Deniz levreği 258 milyon dolar, çipura 239 milyon dolar, ayçiçeği yağı 174 milyon dolar, soya yağı 147 milyon dolarlık ihracatla ilk beşte gıda ürünlerimiz oldu” şeklinde konuştu. Ege Bölgesi’nden 169 ülkeye gıda ürünleri ihraç edildiğini ifade eden Öztürk öne çıkan pazarlar hakkında şu bilgileri verdi: “Amerika Birleşik Devletleri 388 milyon dolarlık tarım ürünler ihracatıyla ilk sırada yer aldı. İkinci basamağın sahibi 357 milyon dolarla İngiltere olurken, Rusya Federasyonu’na 313 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç ettik. Bu ülkeleri 300 milyon dolarla İtalya ve 296 milyon dolarla Almanya takip etti.” Gıda ihracatçılarımızı 5 fuara götürüyoruz Ege İhracatçı Birlikleri’nin uzun yıllardır dünyanın en prestijli gıda fuarlarının Türkiye Milli Katılım Organizasyonuna imza attığı bilgisini veren Başkan Öztürk; “Amerika Birleşik Devletleri’nde New York Fancy Food ve Kaliforniya’daki Natural Product Expo West Fuarlarına, Japonya’da Foodex Fuarına, Almanya Nünberg’teki Biofach Organik Ürünler Fuarına ve Çin Uluslarararası İthalat Fuarı’nda Türk gıda sektörünü temsil ediyoruz. Dünya’nın en büyük gıda ithalatçısı ABD’de Türk gıda ürünlerinin tüketimini artırmak için Turkish Tastes isimli TURQUALITY Projesini 8 yıldır başarıyla sürdürüyoruz. Bu proje sürecinde ABD’ye gıda ihracatımız 750 milyon dolardan 2 milyar dolar seviyesine ulaştı. Sektörel ticaret heyetleri ve alım heyetleriyle Türkiye’nin gıda ihracatının artması için emek veriyoruz. Bu çabalar sonucunda orta vadede Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatında 50 milyar dolara ulaşacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Tarım ürünlerinde Ege Bölgesi’nin yeni hedef 10 milyar dolar Ege İhracatçı Birlikleri’nin tarım ürünleri ihracatının 2026 yılı sonunda 8 milyar dolara ulaşması için çaba gösterdiklerini aktaran EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, İzmir’de kurulan tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerinde üretimin başlamasıyla birlikte orta vadede Ege Bölgesi’nden yapılan tarım ürünleri ihracatının 10 milyar dolara çıkmasını öngördüklerini sözlerine ekledi. Ege Bölgesi’nin ihracatta öne çıktığı gıda ürünleri; 2025 yılında Türkiye 570 milyon dolarlık levrek ürünü ihraç ederken, bu ihracatın yüzde 90’ını oluşturan 511 milyon doları Ege Bölgesi’nden gerçekleştirildi. Ege Bölgesi, 2025 yılında 453 milyon dolarlık çipura ihraç etti. Bu rakam Türkiye’nin 507 milyon dolarlık çipura ihracatında yüzde 89’luk oranı temsil etti. Türkiye geneli 107 milyon dolarlık alabalık ihraç edilirken, Ege Bölgesi 67 milyon dolarlık ihracatla alabalık ihracatından yüzde 56 pay aldı. Türkiye’nin dünya lideri olduğu turşu ihracatında biber turşuları ve kornişon turşuları öne çıkıyor. 2026 yılının ocak – eylül döneminde Türkiye, 130 milyon dolarlık biber turşusu ihraç ederken, biber turşusu ihracatında 101 milyon dolarını Egeli ihracatçıların imzası vardı. 129 milyon dolarlık kornişon turşusu ihracatının 94 milyon dolarlık büyük dilimini Egeli ihracatçılar dünyanın dört bir tarafına ulaştırdı. Türkiye’nin dünya ikincisi olduğu kuru domates ihracatında da aslan payı Ege Bölgesi’nin oldu. 132 milyon dolarlık kuru domates ihracatında Ege Bölgesi 118 milyon dolarlık büyük dilimle temsil edildi. Türkiye, 2026 yılının ocak-eylül döneminde 273 milyon dolarlık zeytin ve zeytinyağı ihraç ederken, bu ihracatın yüzde 63’ünü Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği üyeleri gerçekleştirdi. Türkiye’nin 82 milyon dolarlık zeytinyağı ihracatında Ege Bölgesi’nin payı yüzde 83’e ulaşırken, sofralık zeytin ihracatçıları Türkiye’ye 168 milyon dolar döviz kazandırırken bu ihracatın 88 milyon dolarlık kısmını Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği üyeleri kazandırdı. Türkiye’nin 2025/26 sezonunda 465 milyon dolarlık kuru üzüm ihracatında Egeli ihracatçılar yüzde 98’lik payı temsil ederken, Egeli ihracatçılar 354 milyon dolarlık kuru incir ihracatında yüzde 80’ine imza atıyor. Türkiye, defne yaprağı kekik ihracatında dünya lideri. Sektörel kaynaklara göre ülkemiz dünya kekik ticaretinin yaklaşık yüzde 70–75'ini, dünya defne ihtiyacının ise yaklaşık yüzde 90'ını karşılıyor. 2026 yılı Ocak–Eylül döneminde Türkiye'nin kekik ihracatı 80,2 milyon dolar olarak gerçekleşirken, bunun 76,3 milyon doları Ege İhracatçı Birliklerimiz tarafından gerçekleştirildi. Türkiye’nin kekik ihracatının yüzde 95’i Ege Bölgesi’nden yapıldı. Aynı dönemde Türkiye'nin defne yaprağı ihracatı 37,9 milyon dolar olurken, Ege İhracatçı Birliklerimizin ihracatı 23,2 milyon dolara ulaştı. Defne yaprağı ihracatında Ege Bölgesi’nin payı yüzde 61,2 oldu.

"Denizli Kekik Çalıştayı" Yoğun Katılımla Gerçekleştirildi Haber

"Denizli Kekik Çalıştayı" Yoğun Katılımla Gerçekleştirildi

Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) tarafından düzenlenen Denizli Kekik Çalıştayı, sektörün önde gelen isimlerini bir araya getirdi. Türkiye kekik üretiminin ve ihracatının merkezi konumundaki Denizli'de gerçekleşen çalıştayda, kekiğin üretimden ihracata uzanan değer zinciri, sektörün öncelikli sorunları ve sürdürülebilir çözüm önerileri detaylıca ele alındı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen ‘Anadoludakiler: 81 İl 81 Ürün Programı’ kapsamında düzenlenen "Denizli Kekik Çalıştayı", kamu kurumları, akademisyenler, yerel yönetimler, üreticiler ve sektör temsilcilerinin geniş katılımıyla tamamlandı. "Denizli Kekiği İçin Uygulanabilir Bir Eylem Planı Hedefliyoruz" Çalıştayın açılış konuşmasını gerçekleştiren GEKA Genel Sekreteri Ümit Gülyağı, kekiğin kent için sıradan bir tarımsal ürün olmadığını vurguladı. Gülyağı, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Temel amacımız; Denizli kekiğinin üretimden ihracata uzanan değer zincirini birlikte değerlendirmek, öncelikli sorunları belirlemek ve uygulanabilir bir eylem planının temelini oluşturmaktır." Açılış bölümünde ayrıca Denizli İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Nevzat Zayim ile Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Rektörü Prof. Dr. Mahmud Güngör de sektörün mevcut durumu ve akademik katkılara dair birer konuşma yaptı. Vali Yavuz Selim Köşger: "Her Alanda İddiamız Var" Denizli'nin çok yönlü üretim potansiyeline dikkat çeken Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, kentin tarımsal gücünü şu sözlerle dile getirdi: "Sanayide, ticarette, turizmde, tarımda, tekstilde kısacası her alanda sözümüz var, iddiamız var. Denizli’de 370 bin hektar alanda 125 çeşit ürün yetiştiriliyor." Kekik İhracatının ve Üretiminin Kalbi: Denizli Çalıştay kapsamında Denizli'nin dünya ve Türkiye piyasasındaki stratejik rolüne değinen GEKA Genel Sekreteri Ümit Gülyağı, somut rakamlarla kentin üstlendiği misyonu özetledi: Denizli, 2025 yılında 16 bin tonu aşan üretimiyle Türkiye kekik rekoltesinin yaklaşık %86’sını tek başına karşıladı. Türkiye’nin aynı yıl yaklaşık 72,6 milyon dolara ulaşan kekik ihracatının odak noktasında Denizli yer aldı. Gülyağı, önümüzdeki 5 yıllık süreçte hedeflenen vizyonu ise şu sözlerle tarif etti: "Denizli yalnızca önemli bir üretim merkezi değil; Türkiye’nin dünya kekik piyasasındaki konumunu doğrudan belirleyen stratejik bir üretim üssüdür. Önümüzdeki beş yılın sonunda üretim miktarı kadar kalite verilerinin de izlendiği, coğrafi işaretin etkin kullanıldığı, ihracat standartlarının tarladan itibaren yönetildiği, işlenmiş ürünlerin toplam satış içindeki payının arttığı ve üreticinin değer zincirinden daha fazla gelir elde ettiği bir sektör yapısı kurmayı hedefliyoruz." Tıbbi ve Aromatik Değer: "Kekik İlaç Olarak da İncelenmeli" Kekiğin geleneksel tıptaki ve doğal korumadaki yerine vurgu yapan Vali Köşger, ürünün moleküler düzeyde araştırılması gerektiğinin altını çizdi: "Ecdadımızın kadim zamanlardan beri sağaltıcı ve iyileştirici bir ilaç olarak kullandığı kekiği, etken moleküler düzeyde daha detaylı incelemeliyiz. Kansere ve diğer hastalıklara faydalarını araştırmaya yoğunlaşmalıyız. Kekik, lavanta ve diğer tıbbi aromatik bitkiler konusunda üniversitemizin öncülüğünde; kalkınma ajansımız, İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüz, iş insanları ve ihracatçılarımızla kuracağımız iş birlikleri sayesinde bu ürünü çok daha yüksek katma değerli bir yapıya kavuşturabiliriz." Sorunlar ve Çözüm Önerileri Masaya Yatırıldı GEKA ve Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen sunumların ardından grup çalışmalarına geçildi. Katılımcılar iki ana başlık altında odaklandı: Denizli Kekiğine Dair Sorun ve Çözüm Önerileri Sorunların Çözümüne Yönelik Öneri, Eylem ve Projeler Saha deneyimleri ile akademik bilginin harmanlandığı grup sunumlarının ardından çalıştay başarıyla sona erdi. Çalıştaya Üst Düzey Katılım Denizli’de gerçekleştirilen organizasyona kent protokolü ve ilçe temsilcileri büyük ilgi gösterdi. Zirveye; Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger ve PAÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmud Güngör’ün yanı sıra, Pamukkale Kaymakamı Alper Faruk Güngör, Merkezefendi Kaymakamı Abdullah Demir, Çal Kaymakamı Hatice Gamze Kuran, Baklan Kaymakamı Kezban Yerlikaya, Güney Kaymakamı Adem Can Okur, Buldan Belediye Başkanı Mehmet Ali Orpak, Çal Belediye Başkanı Ahmet Hakan, Güney Belediye Başkanı Mehmet Ali Eraydın, İl müdürleri, sivil toplum kuruluşları, siyasi parti temsilcileri, üreticiler ve ihracatçılar katılım sağladı.

TABİP’te Üretimden Markalaşmaya Uzanan Hasat Haber

TABİP’te Üretimden Markalaşmaya Uzanan Hasat

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Projesi (TABİP), Ar-Ge’den üretime, işleme ve markalaşmaya uzanan bütüncül modeliyle tarımsal üretime ekonomik değer katıyor. Proje kapsamında Kocaeli Üniversitesi Arslanbey Yerleşkesi’ndeki Ar-Ge ve Üretim Sahası’nda 2026 yılının ikinci hasadı gerçekleştirildi. Yaklaşık 100 dekarlık Ar-Ge alanının 17 dekarlık bölümünde yetiştirilen kekik, nane ve melisa, Büyükşehir Belediyesi bünyesinde istihdam edilen kadın personel tarafından toplandı. ARSLANBEY’DE ARAŞTIRMA, SAHADA ÜRETİM Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı Tarımsal Hizmetler Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen TABİP kapsamında, Kartepe Arslanbey’de Kocaeli’nin iklim ve toprak yapısına uygun tıbbi ve aromatik bitkilerin belirlenmesine yönelik çalışmalar gerçekleştiriliyor. Farklı yetiştirme yöntemlerinin uygulandığı Ar-Ge sahasında elde edilen sonuçlar değerlendirilerek başarılı üretim teknikleri kent genelindeki tarım alanlarına aktarılıyor. Böylece Arslanbey’deki saha, yalnızca üretim yapılan bir alan değil, Kocaeli tarımında alternatif ve katma değeri yüksek ürünlerin geliştirilmesine yönelik çalışmaların yürütüldüğü bir merkez olarak öne çıkıyor. HASATTAN KATMA DEĞERLİ ÜRÜNE TABİP kapsamında üretim, hasatla sınırlı kalmıyor. Arslanbey’de toplanan tıbbi ve aromatik bitkiler, Büyükşehir Belediyesi’nin Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Distilasyon Merkezi’nde işlenerek uçucu yağlar ve farklı doğal içeriklere dönüştürülüyor. Elde edilen ürünler; kozmetik, ilaç ve takviye edici gıda başta olmak üzere çeşitli sektörlerde değerlendiriliyor. Böylece tarımsal üretim, işleme süreçleriyle birlikte daha yüksek ekonomik değere sahip ürünlere dönüştürülüyor. ORMANYA MARKASIYLA TÜKETİCİYE ULAŞIYOR TABİP’in üretim zincirinin önemli aşamalarından birini de markalaşma oluşturuyor. Proje kapsamında yetiştirilen biberiye, tıbbi nane, melisa, lavanta ve kekik gibi bitkilerden elde edilen ürünler, Ormanya markası altında çay, kolonya, diş macunu, doğal kozmetik, uçucu yağ ve takviye edici gıda gibi farklı ürün gruplarıyla tüketiciye sunuluyor. Bu süreçte Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iştiraki SEKAPark A.Ş. de aktif rol üstleniyor. SEKAPark A.Ş., üretim ve işleme süreçlerinin yanı sıra Ormanya markalı ürünlerin ticari olarak tüketiciyle buluşturulmasına katkı sağlıyor. KADIN EMEĞİ ÜRETİME DEĞER KATIYOR Arslanbey’de gerçekleştirilen ikinci hasatta kekik, nane ve melisanın toplanmasında Büyükşehir Belediyesi tarafından istihdam edilen kadın personel görev aldı. Böylece TABİP, tarımsal üretimin yanı sıra kadın istihdamına da katkı sunuyor. Ar-Ge ile başlayan süreç; üretim, hasat, distilasyon, markalaşma ve satış aşamalarının ardından vatandaşın günlük yaşamında kullandığı ürünlere dönüşüyor. TABİP ile Kocaeli’nin tarımsal potansiyelinin katma değeri yüksek ürünlere dönüştürülmesi ve üretimin ekonomik değerinin artırılması hedefleniyor.

Ladik GES'te Agrivoltaik Tarımda Hasat Zamanı Haber

Ladik GES'te Agrivoltaik Tarımda Hasat Zamanı

Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından Ladik ilçesi Büyükalan Mahallesi'nde kurulu Güneş Enerjisi Santrali (GES) sahasında yürütülen “Güneşten Enerji, Topraktan Bereket – Agrivoltaik Tarım Projesi” kapsamında panel altındaki alanlarda yetiştirilen tıbbi ve aromatik bitkilerde hasat dönemi başladı. Adaçayında ikinci, kekikte ise ilk hasadın gerçekleştirildiği proje ile aynı arazide hem enerji hem tarımsal üretim yapma imkanı bulunuyor. Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin sürdürülebilir tarım ve yenilenebilir enerjiyi aynı alanda buluşturarak hayata geçirdiği Agrivoltaik Tarım Uygulaması, Ladik ilçesindeki Güneş Enerji Santrali (GES) sahasında başarılı sonuçlar vermeye devam ediyor. Güneş panellerinin altında değerlendirilen üretim alanlarında yetiştirilen tıbbi ve aromatik bitkilerde hasat dönemi başladı. Uygulama ile GES sahalarında bugüne kadar tarımsal üretim dışında kalan alanların da değerlendirilebileceği ortaya konuldu. Toplam 60 hektarlık saha içinde tarıma elverişli 16,5 hektarlık bölümde bin 685 metrekare deneme alanında proje, özellikle iklim değişikliği koşullarında düşük su tüketimli ve katma değeri yüksek alternatif bir üretim deseni oluşturuyor. Adaçayında ikinci, kekikte ise ilk hasat gerçekleştiriliyor Proje kapsamında GES panellerinin altında kalan alanlara toplam 3 bin 800 adet tıbbi ve aromatik bitki dikilmişti. Bu kapsamda bin 400 lavanta, 900 tıbbi adaçayı, bin kekik ve 500 tıbbi nane toprakla buluşturulmuştu. Hasat sezonunun başlamasıyla birlikte adaçayında ikinci, kekikte ise ilk hasat gerçekleştiriliyor. Hasat çalışmaları kooperatif üyesi kadınların katılımıyla yürütülürken, ürünlerin kurutma ve paketleme işlemleri de yine kadın üreticiler tarafından yapılacak. Böylece proje yalnızca GES alanlarının daha aktif kullanımıyla kalmayacak tarımsal üretimin artması ve kadınların üretim, işleme ve pazarlama süreçlerinde daha etkin rol almasına da katkı sağlayacak. Uygulamanın yaygınlaştırılması hedefleniyor Öte yandan, Ladik GES sahasında uygulanan agrivoltaik modelin daha da geliştirilmesi hedefleniyor. İlerleyen süreçte ürünlere yönelik distilasyon altyapısının kurulması planlanırken uygulamanın GES sahasının kalan 165 dekarlık bölümünde de yaygınlaştırılması amaçlanıyor.

Büyükşehir’den Güney’de 798 Üreticiye Kompoze Gübre Desteği Haber

Büyükşehir’den Güney’de 798 Üreticiye Kompoze Gübre Desteği

Denizli Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimde kalite ve verimliliği artırmak, üreticilerin girdi maliyetlerini düşürerek kırsalda ekonomik sürdürülebilirliği güçlendirmek amacıyla Güney ilçesinde 798 üreticiye toplam 3 bin 640 çuval kompoze gübre desteği verdi. Dağıtım töreninde konuşan Başkan Çavuşoğlu, “Betona değil, üretene yatırım yapıyoruz” dedi. Güney ilçe merkezinde düzenlenen programa Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, Güney Belediye Başkanı Mehmet Ali Eraydın, DBB Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Yücel Arazsu, üreticiler ve çok sayıda vatandaş katıldı. “Üreten baş tacı olacak dedik” Programda konuşan Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu, tarımın ve üreticinin stratejik önemine dikkat çekerek, yerel yönetim anlayışlarının merkezine üretimi koyduklarını ifade etti. “Tohumla toprağı buluşturanı baş tacı edemezsek şehirde yiyecek ekmek bulamayız” diyen Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, kırsalda üretimin devamlılığının kent yaşamının sürdürülebilirliği açısından hayati olduğunu vurguladı. Göreve geldikleri günden bu yana “betona değil, üretene yatırım” anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Başkan Çavuşoğlu, artan girdi maliyetleri ve düşen alım gücü karşısında üreticinin yalnız bırakılmayacağını söyledi. “Bu kaynaklar sizlerin emeğidir” Desteklerin hiçbir siyasi ayrım gözetmeden, belirlenen kriterler çerçevesinde dağıtıldığını ifade eden Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu, “Bir terazi açtık. Şartlarımızı belirledik. Kim bu şartları taşıyorsa yanında olduk. Hiç kimseyi siyasi görüşüne göre ayırmadık” dedi. Kaynakların emanet bilinciyle yönetildiğini dile getiren Başkan Çavuşoğlu, yapılan yardımların vatandaşın vergisinden karşılandığını belirterek, “Bu kaynaklar sizlerin emeğidir. Bizler sadece emanetçisiyiz” ifadelerini kullandı. Başkan Çavuşoğlu ayrıca Güney’de kreş, sosyal tesis ve çok amaçlı kullanım alanlarını içeren yeni bir yatırımın temelinin bu yıl içinde atılacağını açıkladı. “Üreten çiftçi rekabet edemiyor” CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum ise konuşmasında artan mazot ve gübre fiyatlarına dikkat çekerek, üreticinin ciddi bir maliyet baskısı altında olduğunu söyledi. Geçmişte bir kilogram buğdayla bir litre mazot alınabildiğini hatırlatan Horzum, bugün aynı mazotu alabilmek için yaklaşık beş kilogram buğday verilmesi gerektiğini ifade etti. Komşu ülkelerde mazot ve gübre fiyatlarının daha düşük olduğuna dikkat çeken Horzum, bu şartlarda Türk çiftçisinin rekabet gücünün zayıfladığını belirtti. Horzum, CHP’li yerel yönetimlerin üreticiye yönelik desteklerinin süreceğini vurguladı. “Güney küçük arazilerde büyük emek veriyor” Güney Belediye Başkanı Mehmet Ali Eraydın ise ilçede geniş tarım arazileri yerine daha küçük ve emek yoğun üretim alanlarının bulunduğunu belirterek, üzüm, kekik ve tütün üretiminin bölge için büyük önem taşıdığını ifade etti. Yapılan gübre desteğinin ilçede ciddi bir karşılık bulduğunu söyleyen Güney Belediye Başkanı Eraydın, önümüzdeki aylarda kreş, etüt merkezi ve konferans salonu projelerinin temelinin atılacağını açıkladı. Tüm desteklerin vatandaşın vergileriyle sağlandığını vurgulayan Eraydın, üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi için dayanışmanın büyütülmesi gerektiğini dile getirdi. 2026’da da destekler sürecek DBB Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Yücel Arazsu ise tarımsal desteklerin sistematik ve planlı biçimde sürdürüldüğünü belirtti. 2024 yılından bu yana düzenli hale getirilen tarımsal destek programlarının 2026 yılında da kararlılıkla devam edeceğini ifade eden Arazsu, yalnızca bu yıl il genelinde 9 bin 847 üreticiye toplam 2 milyon 46 bin kilogram gübre desteği sağlandığını açıkladı. Konuşmaların ardından Başkan Çavuşoğlu ve protokol üyeleri tarafından Güney ilçesindeki 798 üreticiye toplam 3 bin 640 çuval kompoze gübre desteği verildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.