Hava Durumu

#Kira Desteği

Kırsal Haber - Kira Desteği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kira Desteği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İBB 22'inci Kent Lokantasını Açtı Haber

İBB 22'inci Kent Lokantasını Açtı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Kent Lokantalarının 22’ncisini Çırpıcı’da hizmete açtı. Açılışta konuşan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, ekonomik krizin özellikle emekliler, öğrenciler ve dar gelirliler üzerindeki etkisine dikkat çekerek, “Bu saydığım işlerin hiçbiri lüks değil. Ne çocuk etkinlik merkezleri lüks, ne sağlık merkezlerimiz lüks, ne de yurtlarımız lüks. Biz aslında Cumhuriyetin çocukları olarak Cumhuriyetin fikirlerine sahip çıkıyoruz. Cumhuriyet halkçılıktır” dedi. Kent Lokantalarının yılsonuna kadar 25’e çıkarılacağını açıklayan Aslan, bugüne kadar 11 milyon 162 bin kez kullanım gerçekleştiğini belirtti. Kadın istihdamına ve İBB’nin sosyal destek çalışmalarına da değinen Aslan, açılışın ardından yemek tezgâhının arkasına geçerek İstanbullulara yemek servisi yaptı ve İstanbullularla aynı sofrada buluştu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği Kent Lokantalarına bir yenisini daha ekledi. Zeytinburnu Çırpıcı Şehir Parkı girişinde yer alan Çırpıcı Kent Lokantası, İBB Başkanvekili Nuri Aslan’ın katılımıyla düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılışa; YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Özdemir Ovalıoğlu, İBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir, siyasi parti temsilcileri, ilçe başkanları, İBB ve ilçe belediye meclis üyeleri ile İstanbullular katıldı. Açılışta konuşan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Zeytinburnu’na kazandırılan hizmetlere değinerek, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da selamlarını iletti: “KENT LOKANTASI YOK DEDİLER, ARTIK VAR” “Burada alkışa gerek yok, çünkü bütün İstanbul yaptıklarımızı alkışlıyor; dolayısıyla herkes ne yapıldığını görüyor. Zeytinburnu'nda ‘çocuk etkinlik merkezi yok’ dediler, onunla ilgileniyoruz; ‘kent lokantası yok’ dediler, artık var ve toplu ulaşıma en yakın, en özel noktada yer alıyor. Sizlere bu vesileyle, bu süreci başlatan ve işin mimarı olan İstanbul'un seçilmiş belediye başkanının selamını iletmek istiyorum. Biliyorsunuz, bir buçuk yılı aşkın süredir hukuk suzca Silivri'de tutuluyor. Ekrem Başkanımızın hepinize selamları var, onu da iletmiş olayım. Açılışımızdan sonra bugün davası var, buradan da hızlıca Silivri'ye gidip davaya katılacağım. İnşallah bu süreci de hızlıca atlatacağız ve ülkemiz kendi içinde bir barışa, huzura kavuşacak diye düşünüyorum.” “MİLLETİN HAKKINI VE HUKUKUNU SAVUNMAYA DEVAM EDİYOR” Ekrem İmamoğlu’nun mücadelesinin milletin haklarını savunma mücadelesi olduğunu vurgulayan Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ekrem Başkanımız mahkeme salonlarında kendini savunuyor ve ifade ediyor; ancak aslında söyledikleri ve mücadelesiyle de milletin hakkını ve hukukunu savunmaya devam ediyor. Her çocuğun bu ülkede eşit şartlarda ve fırsatlarda büyümesini sağlamak istedik; Ekrem Başkanın da mücadelesi buydu. Bir annenin, evladının beslenme çantasını yarın nasıl dolduracağını düşünmemesini, kaygılanmamasını istedik; mücadelemiz buydu. Gençler bu ülkede özgürce hayal kurabilsin dedik; mücadelemiz buydu. Bir babanın çocuğunu güvenle bir parkta gezdirsin, çocuğuyla oynasın istedik; mücadelemiz buydu. Emeklimizin pazara gittiğinde ‘O tezgahtan bu ürünü nasıl alacağım, bir kilo elma veya bir kilo domates alabilir miyim?’ diye boynunu bükmesini istemedik; mücadelemiz buydu. Ancak maalesef ülke çok zor şartlardan geçiyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak biz; öğrencinin, işçinin, emekçinin, esnafın, sanayicinin ve 16 milyon İstanbullunun yanında olmaya devam ediyoruz. Onların onuruyla yaşaması için mücadele ediyoruz.” “BU SAYDIĞIM İŞLERİN HİÇBİRİ LÜKS DEĞİL” Kent Lokantalarının ekonomik kriz karşısında önemli bir ihtiyacı karşıladığını belirten Aslan, Cumhuriyet’in halkçılık anlayışına dikkat çekti: “İşte bugün açacağımız kent lokantası da bu mücadelenin bir parçası. ‘Ben bir lokantaya gidemiyorum, bir öğün yemek yiyemiyorum’ diye kimse düşünmesin diye; Anadolu'dan veya İstanbul'un çeşitli mahallelerinden gelen öğrenciler ‘Ben İstanbul'da bir lokantada yemek yiyemiyorum’ diye düşünmesin diye kent lokantalarını açtık. Bu saydığım işlerin hiçbiri lüks değil. Ne çocuk etkinlik merkezleri lüks, ne sağlık merkezlerimiz lüks, ne de yurtlarımız lüks. Biz aslında Cumhuriyetin çocukları olarak Cumhuriyetin fikirlerine sahip çıkıyoruz. Cumhuriyet halkçılıktır. Bugün ekonomik kriz iyice derinleşti, ancak biz herkesin onuruna yaraşır bir hayat sürmesini istiyoruz. Ekonomik krizin canımızı yaktığı bir dönemde, dışarıda oturmak, bir yemek yemek artık ne emekli için ne de normal asgari ücretli için mümkün değil. Asgari ücretlinin, emeklinin bir lokantada yemek yemesi artık imkânsız hale geldi. İşte bu yüzden kent lokantalarımız herkes için önemli bir fırsat oldu; ailesiyle, çocuklarıyla yemek yiyeceği bir yer haline geldi.” “YILIN SONUNA KADAR BU SAYIYI 25’E TAMAMLAYACAĞIZ” Kent Lokantalarının İstanbul genelinde yaygınlaşmaya devam edeceğini açıklayan Aslan, yıl sonu hedefini ve bugüne kadar ulaşılan hizmet sayısını paylaştı: “Sadece kent lokantalarımız mı var? Tabii ki hayır. Sosyal tesislerimiz var, sosyal tesislerimizin yanında sosyal kafeler açıyoruz; şimdi İstanbul kafeleri açmaya başlayacağız. 2022 yılında kent lokantası açmaya başladık. Bu gördüğünüz kent lokantası 22. kent lokantamız. İnşallah yılın sonuna kadar bu sayıyı 25'e tamamlayacağız. Düşünün, nerelerde kent lokantamız var: Bağcılar'da, Zeytinburnu'nda, Ataşehir'de, Sultangazi'de, Çatalca'da var. İstanbul'un hangi semtinde oturduğunuz veya yaşadığınız artık önemli değil; İstanbul'un her köşesinde maalesef kent lokantalarına ihtiyaç var. Arkadaşlarımızla beraber çalışıyoruz ve ilave kent lokantaları açmaya devam edeceğiz. 2022 yılından bugüne kadar açtığımız bu 22 kent lokantasında şu ana kadar 11 milyon 162 bin kez kullanım oldu. Düşünün, 2022 yılında ilkini açtık, 22 tane kent lokantamız hizmet veriyor ve 11 milyondan fazla kez İstanbullular yararlandı.” “HALKÇI BELEDİYECİLİK, İSTANBUL MODELİ BELEDİYECİLİK BUDUR” Çırpıcı Kent Lokantası’nın kapasitesi ve yemek fiyatlarına ilişkin bilgi veren Aslan, “Çırpıcı Kent Lokantamızda oturarak 70 kişi aynı anda yemek yiyebilecek. 4 çeşit yemek menüsünü 16 milyon İstanbulluya sunmaya devam ediyoruz. Eğer İstanbul Kartına sahipseniz, 4 çeşit yemeği burada 90 liraya yiyeceksiniz. Eğer İstanbul Kartı henüz edinmemişseniz ve kent lokantamızdan yemek yiyecekseniz, 100 liraya yiyeceksiniz. Bu, büyük bir sosyal belediyecilik çalışmasıdır. İstanbul'da bugün bir öğlen yemeğini 4 çeşit olarak 100 liraya, kartınız varsa 90 liraya yiyebiliyorsanız; işte halkçı belediyecilik, İstanbul modeli belediyecilik budur” ifadelerini kullandı. “BİZİM ÖVÜNDÜĞÜMÜZ ŞEY, KADININ İŞ HAYATINA ATILMASINI SAĞLAMAK” Kent Lokantalarının kadın istihdamına sağladığı katkıyı da anlatan Aslan, şunları söyledi: “Sadece 4 çeşit yemeği 90 liraya verdik diye halkçı belediyecilik yapıyoruz diyerek övünmüyoruz. Bizim övündüğümüz şey; İstanbul'da kadının iş hayatına atılmasını sağlamak, ekonomiye katkıda bulunmasını sağlamak ve kadın çalışanlarımızla beraber hane halkını desteklemektir. Artık bir eve sadece erkek çalışanla para girmesi yerine, kadınla beraber iki maaşın girmesini sağlamaya çalışıyoruz. Dolayısıyla açtığımız bu kent lokantasıyla beraber ortalama 8 ila 10 personel çalışıyor; bu ne demek? Yaklaşık 200 haneye ekonomik özgürlük sağladık demek. Artık kadın kendisi özgür ve evinde çoluğuna çocuğuna bir şey alabilme şansına sahip.” “İSTANBUL MODELİ BELEDİYECİLİK ARTIK BİR MARKA, BİR YOL, BİR YÖNTEM OLDU” İBB’nin sosyal belediyecilik uygulamalarının İstanbul’un ve Türkiye’nin sınırlarını aşarak dünyaya örnek olduğunu belirten Aslan, geçmişte bu projelere yönelik eleştirilere de yanıt verdi: “Kent lokantalarımız bugün İstanbul'un sınırlarını aşmış durumda. Çünkü İstanbul modeli belediyecilik, 2019'dan itibaren sadece Anadolu'ya değil, sadece Avrupa'ya değil, dünyanın dört bir tarafına yayılıyor. Amerika'sından Avrupa'sına, Afrika'sından Asya'sına kadar artık İstanbul modeli belediyecilik bir marka, bir yol, bir yöntem oldu. İnsanlar geliyor, arkadaşlarımızla konuşuyorlar ve buradaki aldıkları bilgileri gidip dünyanın dört bir tarafında uygulamaya çalışıyorlar. Hatırlayın, bir zamanlar her yaptığımız işi küçümsediler. Her yaptığımız işe bir kulp takmaya çalıştılar. Oysa ki bizim yaptığımız tek bir şey vardı: Milleti, vatanı, bayrağı sevmek; yoksulun, fakirin, ihtiyaç sahibinin yanında olmak. Yaptığımız tek iş milletimizi sevmekti; sevmeye devam ediyoruz ve devam edeceğiz. Dün küçümsedikleri çocuk etkinlik merkezlerini şimdi herkes bütün Türkiye'ye ve dünya devletlerine kendileri alıp uygulamaya çalışıyorlar. Kent lokantalarımızı küçümsediler, ‘veremezler, 90 liraya 60 liraya yemek mi olur’ dediler; yaptık. İstanbul'un her köşesinde talep var, yapmaya devam edeceğiz. Sosyal tesislerimizi küçümsüyorlardı, sayılarını artırmaya devam ediyoruz. Kapasitelerini artırmaya devam ediyoruz, hemen yanlarına sosyal kafeler kuruyoruz. Dolayısıyla devletin imkanlarını milletin çocuklarının ayağına götürüyoruz. Şimdi İstanbul kafelerimize de bu süreci büyütüyoruz.” “İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ YANINIZDA, İBB HEP YANINIZDA” İBB’nin eğitim ve aile desteklerine ilişkin açıklamalarında bulunan Aslan, iki ay içinde yaklaşık 37 milyar liralık destek açıklandığını belirterek şöyle konuştu: “Önemli olan Cumhuriyetin yanında olmak, devletin yanında olmak, milletin yanında olmaktır. Biz bundan mutluluk duyuyoruz. Eğer bir emekli, bir öğrenci boynunu bükmeden kendi elindeki kartla, kendi parasıyla kent lokantamıza girip yemeğini yiyip çıkıyorsa, işte bu bizim büyük mutluluğumuz. Bizim mutluluklarımız sadece bununla da bitmiyor. Eylül ayında tam 8 milyar 700 milyon lira eğitime destek paketimizi açıkladık. Hemen arkasından Ekim ayımızda aile destek paketimizle 28 milyar lira civarında ailelere destek sunduk. Dolayısıyla iki ay içinde 37 milyar liraya yakın; ekonominin bu kadar sıkıştığı, toplumun bu kadar kendini yalnız hissettiği bir ortamda biz dedik ki ‘İstanbul Büyükşehir Belediyesi yanınızda, İBB hep yanınızda ve sizin yanınızda olmaya devam edeceğiz’.” “BİR ÇOCUĞUN BESLENME ÇANTASINDA, BİR ANNENİN SOFRASINDA İBB VAR” Sosyal desteklerin kapsamını da anlatan Aslan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bir çocuğun beslenme çantasında, bir annenin sofrasında, bir emeklinin pazar çantasında, bir gencin gelecek hayalinde İBB var; İBB herkesin yanında. Emekliye, ihtiyaç sahibi sosyal incelemesi yapılmış ailelere tam 100 bin kişiye kira desteği, 24 bin lira pazar desteği sağlayacağız. Asgari ücretliye pazar desteği sağlayacağız. İşte kıymetli İstanbullular; İstanbul modeli belediyecilik bu, halkçı belediyecilik bu, milletin içinden gelmek bu, kendini ayrıştırmamak, egosuna yenilmemek, kibrine yenilmemek bu. İyi ki de sizinleyiz, iyi ki de sizin içinizden geldik ve sizin için hizmet ediyoruz. Cenab-ı Allah'a dua ediyorum, inşallah bu millete hizmet etme fırsatını, 2019 yılından itibaren İstanbul modeli belediyeciliği Ekrem İmamoğlu vizyonunu sahaya koyduk; ne oldu? 16 milyon İstanbullu bize sahiplendi, sonra Türkiye sahiplendi, şimdi bu belediyecilik anlayışını tüm dünya sahipleniyor. Emekli maaşıyla yaşamaya çalışan büyüklerimizin hayır duası bize yetiyor. Hani hep dedik ya, bir kişinin duasına ihtiyacımız var diye; bu dualar bizi ayakta tutuyor ve koruyor. Ömrümüz boyunca da aldığımız dualar göreceksiniz bize yetecek. Bu vesileyle, geldiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum. Çırpıcı Kent Lokantası hemşehrilerimize hayırlı olsun. Hep birlikte İstanbul'u daha güzel günlere taşıyacağız, hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.” NURİ ASLAN, İSTANBULLULARLA AYNI SOFRADA BULUŞTU Açılış konuşmasının ve kurdele kesiminin ardından yemek tezgâhının arkasına geçen İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Çırpıcı Kent Lokantası’na gelen İstanbullulara yemek servisi yaptı, daha sonra onlarla aynı sofraya oturarak yemek yedi.

Adana TB Başkanı Bilgiç: "Lisanslı Depoculuk İstikrarın Teminatıdır" Haber

Adana TB Başkanı Bilgiç: "Lisanslı Depoculuk İstikrarın Teminatıdır"

Adana Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Bilgiç, lisanslı depoculuk sisteminin Türkiye’nin tarım ve gıda ekonomisi için stratejik bir kale olduğunu vurguladı. Bilgiç, sistemin üreticiye sağladığı dev vergi avantajlarını ve 2028’e kadar uzanan destek paketlerini açıkladı. ​"Sadece Ürün Değil, Güven ve İstikrar Depolanıyor" ​Tarım ve ticaret ekosisteminin geleceğinin lisanslı depoculuktan geçtiğini belirten Şahin Bilgiç, sistemin sadece fiziksel bir depolama alanı olmadığını ifade etti. Bilgiç, "İklim risklerinin arttığı bu dönemde lisanslı depolar; ürünün, verinin ve istikrarın depolandığı stratejik bir enstrümandır. Güçlü bir gıda ekonomisi için kamu, özel sektör ve üreticinin ortak akılla bu sistemde buluşması şarttır" dedi. ​Adana’da 1 Milyon Tonluk Dev Kapasite ​Adana’nın bu alandaki öncü rolüne dikkat çeken Bilgiç, şehirdeki mevcut tabloyu şu sözlerle özetledi: ​"Adanamızda şu an lisans almış 19 lisanslı depo faaliyet gösteriyor. Bu tesislerin toplam kapasitesi yaklaşık 1 milyon tona ulaştı. Üreticilerimiz ürünlerini bu güvenli çatılar altına koyarak hem ürünlerini koruyor hem de çok ciddi ekonomik avantajlar elde ediyor." ​Üretici ve Yatırımcı İçin Lisanslı Depo Avantajları (2025-2028) ​Haberin can alıcı noktası olan teşvikler ve destekler, sistemi hem üretici hem de yatırımcı için cazip hale getiriyor. İşte öne çıkan başlıklar: ​1. Vergi Muafiyetleri ve Finansal Destekler ​Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) üzerinden işlem yapan üreticileri 2028 sonuna kadar şu avantajlar bekliyor: ​Stopaj Muafiyeti: %2 oranındaki zirai stopaj ödenmiyor. ​Vergi İndirimi: %20 gelir ve kurumlar vergisi muafiyeti. ​KDV Avantajı: %1 KDV muafiyeti ile kayıtlı ekonomi teşvik ediliyor. ​2. Maliyetleri Sıfırlayan Kira Desteği ​2025–2027 dönemini kapsayan yeni düzenlemeyle: ​%75 kira desteği sağlanıyor. ​Nakliye ve analiz ücretlerinin kaldırılmasıyla üreticinin depo maliyeti minimize ediliyor. ​3. Satmadan Nakit Akışı: ELÜS Kredisi ​Ürününü depoya koyan ancak acil nakit ihtiyacı olan üretici, ürününü satmak zorunda kalmıyor. ELÜS teminatı ile; ​Ürün değerinin %75’ine kadar kredi, ​%100 faiz indirimi, ​9 aya varan vade imkanı sunuluyor. ​4. Yatırımcıya 150 Milyon TL’lik Destek ​Yeni depo kurmak isteyen girişimciler için 150 milyon TL’ye kadar %50 faiz indirimli yatırım kredisi imkanı bulunuyor. Ayrıca bu yatırımlar "öncelikli yatırım" kapsamında KDV istisnası ve sigorta primi desteği gibi teşviklerden yararlanabiliyor. ​Özetle: Neden Lisanslı Depoculuk? ​Şahin Bilgiç’in açıklamaları ışığında; lisanslı depoculuk sistemi tarımda fiyat dalgalanmalarını önleyen, üreticiyi tüccara karşı koruyan ve modern ticareti dijitalleştiren en güvenli liman olarak görülüyor.

CHP'li Gürer’den Emekliler İçin Kanun Teklifi Haber

CHP'li Gürer’den Emekliler İçin Kanun Teklifi

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, emeklilerin yaşadığı derin yoksulluğa dikkat çekerek, emeklilere yönelik destekleri içeren bir kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu. Gürer, teklifin gerekçesinde sosyal devlet ilkesinin yıllardır sistematik biçimde aşındırıldığını vurguladı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Başkanlığı’na sunduğu kanun teklifiyle emeklilerin kış aylarında yaşadığı ısınma ve barınma sorunlarına kalıcı çözümler getirmeyi hedeflediklerini söyledi. EMEKLİLER BİR NEBZE OLSUN NEFES ALMALI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Emeklilere her yıl Kasım, Aralık, Ocak ve Şubat aylarında aylık 5 bin lira yakacak yardımı yapılması ve bu tutar her yıl yeniden değerleme oranından az olmamak üzere artırılması şart,” dedi. Gürer, ayrıca kendisi, eşi ya da bakmakla yükümlü olduğu çocukları üzerine kayıtlı taşınmazı bulunmayan ve kirada oturduğunu belgeleyen emeklilere, her ay net asgari ücretin yüzde 50’si oranında kira desteği sağlanması için hazırladığı kanun teklifini TBMM Başkanlığına sunduğunu belirtti. “ANAYASA SOSYAL DEVLETİ EMREDİYOR, İKTİDAR GÖRMEZDEN GELİYOR” Kanun teklifinin gerekçesinde Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2’nci maddesinde yer alan “sosyal hukuk devleti” ilkesine ve 61’inci maddede yaşlıların devlet tarafından korunacağına ilişkin açık hükümlere dikkat çekildi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, anayasal güvenceye rağmen emeklilerin yaklaşık çeyrek asırdır uygulanan politikalarla giderek yoksullaştırıldığını belirtti. 5510 SAYILI KANUN EMEKLİ MAAŞLARININ MİLADI OLDU CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, emekli maaşlarındaki erimenin en önemli kırılma noktasının 2008 yılında yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu olduğunu ifade etti. Bu düzenleme ile emekli aylığı bağlama oranlarının yüzde 70’ler seviyesinden yüzde 28–30 bandına düşürüldüğünü belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, daha fazla prim ödeyen ve daha uzun süre çalışan emeklilerin dahi daha düşük maaş almaya mahkûm edildiğini vurguladı. Emeklilerin ekonomik büyümeden aldığı payın da ciddi biçimde azaltıldığına işaret eden Ömer Fethi Gürer, “Büyümeden alınan pay yüzde 100’den yüzde 30’a düşürülerek emekliler ülkenin refah artışının tamamen dışına itilmiştir” değerlendirmesinde bulundu. EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI AÇLIK SINIRININ ALTINDA CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Kanun teklifinde, yanlış ekonomi politikaları sonucu yaşanan yüksek enflasyon ve Türk Lirası’ndaki değer kaybının emekli maaşlarını açlık sınırının dahi altına düşürdüğünü ifade etti. Bugün en düşük emekli aylığının asgari ücretin çok altında kaldığına dikkat çekilerek, emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiği belirtti. “BATTANİYEYLE ISINAN, SOFRASINDA ÖĞÜN EKSİLEN EMEKLİLER VAR” Ömer Fethi Gürer, yıllarca çalışarak ülkenin kalkınmasına katkı sunan emeklilerin bugün ısınmak için battaniyeye sarılmak zorunda kaldığını, temel gıdaya ve barınmaya erişimde ciddi sorunlar yaşadığını vurguladı. Kira ödeyemeyen, ısınma giderlerini karşılayamayan emeklilerin içine itildiği yoksulluk sarmalının artık sürdürülemez boyuta ulaştığı ifade edildi. YARDIM DEĞİL, GASP EDİLEN HAKKIN İADESİ CHP’li Ömer Fethi Gürer, sunulan kanun teklifinin bir “yardım paketi” olmadığının altı çizerek, teklifin AKP iktidarı döneminde emeklilerin elinden alınan refahın sosyal devlet ilkesi gereği kısmen de olsa geri verilmesini amaçladığı belirtti. Teklif kapsamında yakacak yardımıyla kış aylarında yaşanan ısınma sorununun hafifletilmesi, kira desteğiyle barınma kaygısının giderilmesi ve emeklinin eline geçen net gelirin korunmasının hedeflendiğini belirtti. Gürer, bu düzenlemelerin iktidarın yanlış politikalarıyla oluşan ekonomik yıkımın altında kalan emeklilere nefes aldırmak için zorunlu olduğunu vurgulayarak, Meclis’i emeklilerin sesine kulak vermeye çağırdı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer “Emeklilerin tümüne seyyanen zam yapılması, intibak düzenlemesi yapılması, en düşük emekli maaşı asgari ücrete eşitlenmesi, bayram ikramiyelerinin asgari ücret düzeyine çıkarılması ,ilaç katkı payının kaldırılması ve emekli evi yoksa kira yardımı ile yakacak yardımı yapılması emeklinin sağlıklı bir yaşama ermesi için ihtiyaç olduğunu söyledi ve emeklilerin yaşamı iyileşinceye kadar onlar için mücadeleyi sürdüreceğiz” dedi. Gürer, “Emekli olmakta, emekli yaşamakta zorlaştı. EYT sonrası kademe sorunu çözülmedi.1 gün ile 17 yıl kaybedenler var. Emeklilik içinde mutlaka kademe düzenlemesi sağlanmalıdır” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.