Hava Durumu

#Kiraz

Kırsal Haber - Kiraz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kiraz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hong Kong Türk Yaş Meyve Sebzesinin Asya Vitrini Oldu Haber

Hong Kong Türk Yaş Meyve Sebzesinin Asya Vitrini Oldu

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, Türk yaş meyve ve sebze sektörünün Asya-Pasifik pazarlarındaki varlığını güçlendirmek amacıyla Asia Fruit Logistica 2026’da Türkiye’nin milli katılım organizasyonunu 11’inci kez gerçekleştirdi. Hong Kong’da düzenlenen fuar, yüksek gelirli tüketicilerin premium ürün talebinin güçlü olduğu Asya pazarlarında yeni ticaret bağlantılarının geliştirilmesine zemin hazırladı. Asia Fruit Logistica 2026’da 95 ülke ve bölgeden yaklaşık 16 bin profesyonel ziyaretçi ile 41 ülkeden 760’ın üzerinde katılımcı şirket bir araya geldi. Fuar, küresel yaş meyve ve sebze ticaretindeki yeni eğilimlerin yanı sıra tüketici beklentileri, ürün inovasyonu, lojistik ve tedarik zincirindeki dönüşümün yakından takip edildiği önemli bir buluşma noktası oldu. "Hong Kong, Asya pazarlarına açılan önemli bir ticaret merkezi” Fuarı değerlendiren Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Ulus Sarıkaya, organizasyonun sektördeki küresel değişimin takip edildiği stratejik bir platform olduğunu vurguladı. Türkiye’nin 11’inci kez milli katılım sağlamasının uzun vadeli ve istikrarlı bir stratejinin göstergesi olduğunu belirten Başkan Sarıkaya, Türk ürünlerini kalite, güvenilirlik ve sürdürülebilirlik ekseninde daha güçlü bir marka konumuna taşımayı hedeflediklerini söyledi. Hong Kong’un Çin ana karası başta olmak üzere bölgeye açılan kritik bir ticaret merkezi olduğunu hatırlatan Sarıkaya, şöyle devam etti: "Bölgede yıllık yaklaşık 3,5 milyar dolar düzeyinde yaş meyve ve sebze ithalatı gerçekleştiriliyor. Özellikle kiraz, yaban mersini, elma ve diğer premium meyvelere yönelik güçlü talep Türkiye açısından önemli fırsatlar sunuyor. Asya pazarlarındaki veriler, önümüzdeki dönemde ihracat açısından yalnızca daha fazla ürün satmanın değil, daha yüksek katma değer üretmenin belirleyici olacağını ortaya koyuyor. Türkiye; kirazdan nara, üzümden incire, turunçgillerden sert çekirdekli meyvelere kadar güçlü bir portföye sahip. Bu zenginliği Asya’daki yüksek gelirli tüketicilerin beklentileriyle buluşturduğumuzda yeni bir büyüme ekseni oluşturabiliriz." Fuarın öne çıkan diğer başlıklarının teknoloji ve lojistik çözümleri olduğunu aktaran Sarıkaya, küresel ticarette başarının sadece üretim kapasitesiyle sınırlı olmadığını vurguladı. Sarıkaya, "Küresel ticarette rekabet, ürünün tarladan tüketiciye uzanan yolculuğunda değerini ve kalitesini koruyabilme gücüyle de belirleniyor. Ürünün raf ömrünün uzatılması, soğuk zincirin kesintisiz işletilmesi, lojistik süreçlerin etkin yönetilmesi ve tedarik zincirinin uçtan uca izlenebilir olması, ihracat başarısının temel unsurları arasında yer alıyor. Dolayısıyla ihracat rekabetçiliğimizi lojistik ve teknoloji altyapımızla da güçlendirmeliyiz. Asya pazarlarında kalıcı olmak istiyorsak, üretim gücümüzü marka değerimiz ve rekabetçi lojistik çözümlerimizle desteklemeliyiz." diye konuştu. “Ağustos ayında yüzde 85 artışla 86,3 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik” Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin ağustos ayı ihracat performansına da değinen Sarıkaya, bu dönemde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 85 artışla 86,3 milyon dolarlık dış satım gerçekleştirdiklerini bildirdi. Sarıkaya, Türkiye’nin ağustos ayındaki 247,3 milyon dolarlık toplam yaş meyve ve sebze ihracatına yüzde 35 oranında katkı verdiklerini kaydetti. Yılın sekizinci ayında 61 bin 438 ton ürünü uluslararası pazarlarda değere dönüştürdüklerini ifade eden Sarıkaya, en çok talep gören ürünlerin şeftali, havuç-turp, üzüm, erik ve incir olduğunu ifade etti. Sarıkaya, “Özellikle şeftali başta olmak üzere erik, limon, kayısı, elma ve kiraz-vişne gibi ürünlerde elde ettiğimiz yüksek oranlı değer artışları, Türk yaş meyve ve sebzesinin farklı pazarlarda güçlü bir karşılığı olduğunu gösteriyor. Miktardaki yüzde 11’lik artışa karşılık ihracat değerimizin yüzde 85 yükselmesi ise daha yüksek katma değerli ürünlere ve pazar fırsatlarına odaklanmanın önemini ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde üretim gücümüzü kalite, sürdürülebilirlik ve doğru pazar stratejileriyle destekleyerek ihracatımızdaki bu ivmeyi kalıcı hale getirmeyi hedefliyoruz.” dedi. Sarıkaya, ağustos ayındaki ihracat artışında pazar çeşitliliğinin yanı sıra mevcut pazarlardaki güçlü performansın da etkili olduğunu belirterek, özellikle yakın coğrafyalarda kaydedilen yüksek oranlı artışların toplam ihracat ivmesine önemli katkı sunduğunu ifade etti. Avrupa pazarlarında da ihracat artışlarının devam ettiğini kaydeden Sarıkaya, bu performansın Türk yaş meyve ve sebzesinin kalite ve güvenilirlik açısından uluslararası pazarlardaki güçlü konumunu teyit ettiğini sözlerine ekledi.

İzmirli Üreticilere Kerevet Desteği Haber

İzmirli Üreticilere Kerevet Desteği

İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir’in bereketli topraklarında alın teriyle üretim yapan incir üreticisinin emeğini korumak ve ürününün değerini artırmak için 10 bin adet kerevet desteği başlattı. İlk dağıtım İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay tarafından Tire ve Torbalı'da yapıldı. Üreticilerle buluşan Başkan Tugay, ürün kayıplarını azaltarak emeğin daha yüksek katma değere dönüşmesi için kerevetleri teslim etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin önemli tarımsal ürünlerinden incirde kaliteyi artırmak ve üreticilerin emeğinin karşılığını daha fazla almasını sağlamak amacıyla 10 bin incir kurutma kasasının (kerevet) dağıtımına başladı. İlk partinin dağıtımını Tire’de incir üreticileri ile bir araya gelen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay yaptı. Tugay, daha sonra Torbalı’nın Çapak Mahallesi’nde üreticilerle buluştu. Burada da üreticilerle sohbet eden Tugay, hem kerevetleri teslim etti, hem de çocuklarla ilgilenerek onlara hediyeler verdi. Tugay, Çapak’ın ünlü bardacık incirinin de tadına baktı. İlk etapta 1500 kerevetin dağıtıldığı destek kapsamında toplam 10 bin kerevet üreticilere ulaştırılacak. İncirin kalitesi, üreticinin kazancı artacak İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığınca yürütülen çalışmayla incirlerin kurutma sırasında toprakla temasının önlenmesi, ürünlerin daha hijyenik ve kontrollü koşullarda kurutulması hedefleniyor. Izgaralı yapıya sahip kerevetler, incirlerin alttan da hava almasını sağlayarak daha hızlı ve homojen şekilde kurumasına imkan verecek. Böylece nem dengesinin korunması, küf ve mantar oluşumunun önlenmesi ve özellikle topraktan bulaşabilecek aflatoksin riskinin azaltılması amaçlanıyor. Destek sayesinde ürün kayıplarının azaltılması, incirin kalitesinin artırılması, üreticinin hasat sonrası iş yükünün hafifletilmesi ve ürünün katma değerinin yükseltilmesi hedefleniyor. İzmir Türkiye üretiminin yüzde 22’sini karşılıyor İncir, İzmir’in tarımsal üretiminde önemli bir yere sahip. 2025 verilerine göre İzmir, 117 bin 415 dekar alanda 82 bin 781 ton yaş incir üretimi gerçekleştirdi. Kent, bu üretimle Türkiye toplam yaş incir üretiminin yüzde 22,07’sini karşılayarak Türkiye’de ikinci sırada yer aldı. Tire, Kiraz, Beydağ, Ödemiş, Selçuk ve Torbalı, İzmir’de incir üretiminin yoğunlaştığı ilçeler arasında bulunuyor. Hedef ulusal ve uluslararası pazarda daha güçlü İzmir inciri Hijyenik koşullarda kurutulan ve kalite kayıpları azaltılan incirin ulusal ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün artırılması da projenin hedefleri arasında yer alıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, üretimin yalnızca ekim ve hasat döneminde değil, hasat sonrasında da desteklenmesi anlayışıyla hareket ederek üreticinin emeğinin daha yüksek katma değere dönüşmesi için çalışmalarını sürdürüyor. Belediye, 10 bin adet kerevet desteğiyle hem üreticinin ürün kayıplarını azaltmayı hem de İzmir incirinin ekonomik değerini ve marka gücünü artırmayı amaçlıyor.

Cengiz Balık: "Çin Pazarının Açılması Türk Kirazına Yeni Bir Ufuk Kazandıracak" Haber

Cengiz Balık: "Çin Pazarının Açılması Türk Kirazına Yeni Bir Ufuk Kazandıracak"

Narenciyeden incire, üzümden salça ve turşuya kadar yüzü aşkın ürünü dünya pazarlarına ulaştıran Egeli yaş meyve sebze ihracatçıları 2026 yılının ilk yarısında ihracatını yüzde 2 artışla 572 milyon dolara taşıdı. Egeli yaş meyve sebze ihracatçıları Japonya ve Güney Kore'ye düzenleyeceği ticaret heyetiyle Uzak Doğu açılımını hızlandırıyor. Sektör, Çin pazarının yeniden açılmasıyla Türk kirazı için önemli bir fırsat doğmasını bekliyor. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, “2025 yılını sektörümüz adına başarılı bir yıl olarak değerlendiriyoruz. Üyelerimizin emeği ve alın teriyle, 128 ülkeye 1 milyar 231 milyon dolarlık yaş meyve, sebze ve mamulleri ihracatı gerçekleştirdik. Bu performansla Birliğimiz, Ege Bölgesi'nde bitkisel ürün ihracatının lideri konumunu korumuştur. Türkiye'nin toplam yaş meyve sebze ve mamulleri ihracatının yaklaşık beşte biri Birliğimiz üyeleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Narenciyeden incire, üzümden salça ve turşuya kadar yüzü aşkın ürünümüz dünya pazarlarına ulaşmıştır. Bu tablo, Ege topraklarının bereketini ve üyelerimizin küresel rekabet gücünü açıkça ortaya koymaktadır. Üreticisinden ihracatçısına kadar bu zincirde emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.” dedi. En fazla ihraç edilen ürünler kiraz, domates, mandalina ve şeftali 2026 yılına da güçlü bir başlangıç yaptıklarını vurgulayan Başkan Balık, 2025 yılının Ocak–Haziran döneminde 559 milyon dolar olan ihracatın 2026 yılının aynı döneminde 572 milyon dolara yükseldiğini söyledi. Cengiz Balık, “Küresel ekonomideki tüm belirsizliklere ve lojistik zorluklara rağmen elde edilen bu artış, sektörümüzün dayanıklılığının ve üyelerimizin azminin en somut göstergesidir. Bu dönemde yaş meyve ve sebze grubunda en fazla ihraç ettiğimiz ürünler kiraz, domates, mandalina ve şeftali olmuştur. Özellikle kirazda ulaştığımız kalite ve pazar çeşitliliği, Türk kirazını dünya sofralarının aranan ürünü haline getirmiştir. Meyve sebze mamulleri grubunda ise kuru domates, kornişon turşusu, biber turşusu, sebze konserveleri ve elma suyu ihracatımızın lokomotif ürünleri olmuştur.” diye konuştu. Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, İngiltere ve Hollanda ilk beş ülke Başkan Balık, “En fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz ülkeler sıralamasında Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, İngiltere ve Hollanda ilk beş sırada yer almaktadır. Bu tablo, hem geleneksel pazarlarımızdaki güçlü konumumuzu koruduğumuzu hem de okyanus ötesi pazarlarda kalıcı bir varlık oluşturduğumuzu göstermektedir. Pazar çeşitlendirme stratejimiz kapsamında fuar ve ticaret heyeti organizasyonlarına ağırlık veriyoruz. 2025 yılı ve 2026 yılının ilk çeyreğinde fuar ve heyet katılımlarımız kesintisiz devam etmiştir. Birliğimizce yürütülen UR-GE projesi kapsamında İngiltere, Norveç ve Kanada'ya ticaret heyetleri düzenledik. Turkish Tastes Turquality projemiz kapsamında ise ürünlerimizin Amerika Birleşik Devletleri'nde prestijli ortamlarda tanıtılması için yoğun bir çalışma yürüttük.” dedi. Japonya ve Güney Kore’ye sektörel ticaret heyeti Pazar çeşitlendirmede bir sonraki adımın Uzak Doğu olacağı bilgisini veren Balık sözlerine şöyle devam etti: “20-29 Kasım 2026 tarihleri arasında Japonya ve Güney Kore'ye yönelik sektörel bir ticaret heyeti düzenleyeceğiz. Yüksek alım gücüne ve kaliteli ürüne değer veren tüketici profiline sahip bu iki önemli pazarda, üyelerimizin potansiyel alıcılarla ikili iş görüşmeleri gerçekleştirmesini ve ürünlerimizin tanıtımını en etkin şekilde yapmasını hedefliyoruz. Uzak Doğu pazarlarında kalıcı bir varlık oluşturmanın, sektörümüzün uzun vadeli büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğuna inanıyoruz.” Çin makamlarının ülkemizden kiraz ithalatına yeniden izin vermesini bekliyoruz Kiraz özelinde önemli bir gelişmeyi de paylaşan Başkan Balık, Türkiye'den Çin Halk Cumhuriyeti'ne kiraz ihracatının yeniden başlatılmasına yönelik çalışmalar kapsamında şunları anlattı: “Çin Halk Cumhuriyeti Gümrükler Genel İdaresi'nden teknik uzmanlardan oluşan bir heyet, 22-28 Haziran 2026 tarihleri arasında ülkemizi ziyaret ederek kiraz bahçelerinde, paketleme tesislerinde ve soğuk işlem ile fumigasyon uygulama merkezlerinde incelemelerde bulunmuştur. Heyete, kirazımızın bahçeden sofraya uzanan izlenebilirlik süreci ve gıda güvenliği uygulamalarımız yerinde aktarılmıştır. Heyetin hazırlayacağı rapor doğrultusunda Çin makamlarının ülkemizden kiraz ithalatına yeniden izin vermesini bekliyoruz. Yılda yaklaşık 600 bin ton kiraz ithal eden ve dünyanın en büyük kiraz ithalatçısı konumundaki Çin pazarının açılması sürecinin olumlu sonuçlanmasının, Türk kirazına yepyeni bir ufuk açacağına inanıyoruz.” Cengiz Balık, “Bu güzel performansın asıl sahibi, üreticisinden ihracatçısına kadar emek veren tüm üyelerimizdir. Kendilerine, Birliğimizin değerli çalışanlarına, desteklerini her zaman yanımızda hissettiğimiz Ticaret Bakanlığımıza, Tarım ve Orman Bakanlığımıza, ve iş birliği yaptığımız tüm kurumlarımıza şükranlarımı sunuyorum.” diyerek sözlerini noktaladı.

Üretici ile Market Arasındaki Fiyat Uçurumu Büyüyor Haber

Üretici ile Market Arasındaki Fiyat Uçurumu Büyüyor

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Haziran ayı üretici ve market fiyatları arasındaki makası değerlendirerek tarımsal girdi maliyetlerindeki dikkat çekici değişimleri kamuoyuyla paylaştı. Haziran ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkının en yüksek olduğu ürün yüzde 379,3 ile elma olarak kaydedilirken, bu ürünü havuç, çilek, yeşil fasulye ve kiraz izledi. Bayraktar, elmanın üreticide 18 lira 75 kuruş iken markette 89 lira 87 kuruşa, havucun 22 lira 50 kuruştan 86 lira 45 kuruşa, çileğin 43 liradan 164 lira 91 kuruşa, yeşil fasulyenin 46 lira 25 kuruştan 162 lira 45 kuruşa ve kirazın 57 lira 50 kuruştan 199 lira 48 kuruşa yükseldiğini belirterek aradaki uçuruma dikkat çekti. Market fiyatlarında Haziran ayında 38 ürünün 21'inde fiyat artışı yaşanırken, en yüksek artış yüzde 81 ile çilekte görüldü. Çileği sırasıyla havuç, kabak, kuru soğan ve patates izlerken, markette fiyatı en fazla düşen ürün yüzde 37,8 ile domates oldu. Üretici kanadında ise Haziran ayında 30 ürünün 12'sinde fiyat artışı, 9'unda ise düşüş gözlendi. Üreticide fiyatı en çok düşen ürün yüzde 54,8 ile karpuz olurken, en çok artış yüzde 112,5 ile kabakta gerçekleşti. Bayraktar, fiyat değişimlerinin temel nedenlerini arz-talep dengesine bağlayarak, sera sezonunun bitmesiyle kabak, patlıcan ve sivri biberde arzın daraldığını, buna karşın yayla domatesi hasadının başlamasıyla domates fiyatlarının gerilediğini ifade etti. Turizm sezonuna bağlı talep artışının havucu yükselttiğini belirten Bayraktar, ilkbahar yağışlarının uzun sürmesinin ise yazlık patateste arz sorununa yol açarak fiyatları artırdığını vurguladı. Girdi maliyetlerindeki değişimi de değerlendiren TZOB Başkanı, gübre fiyatlarında karma bir tablo olduğunu, yıllık bazda amonyum sülfat gübresinin yüzde 77,9, amonyum nitratın yüzde 72,4, besi yeminin yüzde 30,9 ve süt yeminin yüzde 29,2 oranında arttığını açıkladı. Elektrik fiyatlarının yıllık yüzde 25,1, tarım ilacının yüzde 27,8 ve mazotun yüzde 31,5 yükseldiğini belirten Bayraktar, üreticinin üzerindeki maliyet baskısının sürdüğünü ve bu durumun gıda arz güvenliği açısından yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etti. Şemsi Bayraktar, devletin destekleme mekanizmalarıyla çiftçinin yanında olmaya devam etmesi gerektiğinin altını çizerek açıklamalarını noktaladı.

Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatını 22 Yılda Üçe Katladı Haber

Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatını 22 Yılda Üçe Katladı

Türk yaş meyve sebze sektörü, son 22 yılda üretim gücünü ihracata dönüştürerek önemli bir başarı hikâyesine imza attı. Sektörün ihracatı yüzde 175’lik artışla 1 milyon 337 bin ton’dan 3 milyon 669 bin tona ulaştı. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği AR-GE biriminin TÜİK verilerinden yaptığı derlemeye göre, Patates, Kuru Soğan, Domates, Hıyar, Biber, Karpuz, Elma, Şeftali-Nektarin, Kayısı, Kiraz, Portakal, Mandalina, Limon, İncir, Kivi, Muz, Üzüm, Çilek ve Nar üretimi ve ihracatı mercek altına alındı. Türkiye’nin yaş meyve sebze üretiminin ana omurgasını oluşturan 20 üründe 2002 yılında 34 milyon 292 bin ton seviyesinde olan üretim, 2024 yılında yüzde 50’lik artışla 51 milyon 560 bin ton seviyesine ulaştı. 2025 yılında yaşanan iklim krizi nedeniyle bu ürünlerin üretiminde yüzde 14’lük kayıp yaşandı ve üretim 44 milyon 350 bin tona geriledi. Türk yaş meyve sebze sektörü 2002 yılında 1 milyon 337 bin tonluk ihracat performansı ortaya koyarken, 2024 yılı sonunda yüzde 175’lik rekor artışla 3 milyon 669 bin tona ulaştı. 2002 yılında üretimin yüzde 3,8’i ihraç edilirken, 2024 yılında yüzde 7,1’e yükseldi Yaş meyve sebze sektörü, 2002 yılında ürettiği ürünlerin yüzde 3,8’ini ihraç edebiliyorken, 2024 yılında toplam üretimin yüzde 7,1’ini ihraç etme başarısı gösterdi. Balık: “İhracat üretimden daha hızlı büyüdü” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, sektörün son 22 yılda üretimden ihracata uzanan zincirde önemli bir dönüşüm yaşadığını belirterek, Türkiye'nin yaş meyve ve sebze üretimindeki gücünü uluslararası pazarlara daha etkin şekilde taşımayı başardığını söyledi. Yaş meyve ve sebze sektörünün üretim artışından çok daha yüksek bir ihracat performansı ortaya koyduğunu vurgulayan Cengiz Balık, şunları söyledi: "2002-2024 dönemine baktığımızda üretimimiz yaklaşık yüzde 50 artarken ihracatımız yüzde 175'in üzerinde büyüdü. Bu tablo, Türk yaş meyve sebze sektörünün sadece üretim yapan değil, aynı zamanda dünya pazarlarında güçlü bir şekilde rekabet eden bir yapıya kavuştuğunu gösteriyor. Üretimde elde ettiğimiz başarıyı ihracata dönüştürme kabiliyetimiz her geçen yıl güçleniyor. 2025 yılında yaş meyve sebze ihracatımız 3 milyar 704 milyon dolara ulaştı. 2026 yılında ihracatımızın 4,5 milyar doları aşmasını hedefliyoruz.” Mandalina yaş meyve sebze ihracatının lokomotifi oldu Yaş meyve sebze sektöründe ihracatta öne çıkan ürünler hakkında da bilgi veren Başkan Balık, özellikle mandalinanın son yılların ihracat yıldızı olduğunu söyledi. Balık; “Mandalina ihracatımız 2002 yılında 247 bin ton seviyesindeyken 2024 yılında 702 bin tona, 2025 yılında 1 milyon ton sınırına yaklaştı. Yaklaşık dört katlık bu artış, sektörümüzün uluslararası pazarlardaki başarısının en somut göstergelerinden biridir. Ürettiğimiz mandalinanın yüzde 45’ini ihraç ettik. 913 milyon dolarlık döviz geliri elde ettik.” Elma ihracatı yüzde 2110 arttı 2002 yılında 2 milyon 200 bin ton olan elma üretiminin 2024 yılında yüzde 101’lik artışla 4 milyon 420 bin tona çıktığının altını çizen Balık, elma ihracatının 2002 yılında 14 bin ton seviyesinde olan elma ihracatının 2024 yılında 315 bin tona fırladığını, elma ihracatının miktar bazında yüzde 2100 artış kaydettiğini, ortalama ihraç fiyatının da yüzde 43 arttığını ve 190 milyon dolar dövizi elma ihracatından kazandığımızı vurguladı. 2002 yılında incir, kivi, çilek ve muz ihracatı yokken günümüzde önemli ihraç kalemleri haline geldiğine dikkati çeken EYMSİB Başkanı Cengiz Balık, “İncirde 23 bin ton, çilekte 20 bin 854 ton, kivide 7 bin 230 ton ve muzda 4 bin 679 ton ihracat yapar konuma geldik. Bunun yanında limon, domates, kiraz, şeftali ve nektarin gibi ürünlerde de önemli ihracat başarıları elde ettik” ifadelerini kullandı. Katma değerli ihracatta önemli mesafe alındı Son 22 yılda yalnızca ihracat miktarlarının değil, ihracat birim fiyatlarının da önemli ölçüde yükseldiğine dikkat çeken Balık, Türk ürünlerinin dünya pazarlarında daha yüksek katma değer oluşturduğunu ifade etti. Balık sözlerini şöyle sürdürdü; “"Birçok üründe kilogram başına ihracat değerlerimiz birkaç kat arttı. 2002 yılında 0.58 USD/Kg olan ortalama ihraç fiyatımız 2024 yılı sonunda 1,28 USD/Kg’a yükseldi. Bu değişim, ürünlerimizin kalite, gıda güvenliği, sürdürülebilirlik ve uluslararası standartlara uyum açısından önemli bir seviyeye ulaştığını gösteriyor. Artık sadece daha fazla ürün satan değil, ürününü daha değerli satan bir sektör konumundayız." İklim değişikliğine karşı ortak mücadele çağrısı İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerinin son yıllarda daha belirgin hale geldiğini ifade eden Cengiz Balık, sektörün sürdürülebilir büyümesi için üretim altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Balık; “Don, kuraklık, aşırı sıcaklıklar ve düzensiz yağışlar üretim süreçlerini doğrudan etkiliyor. Buna rağmen sektörümüz üretmeye, ihraç etmeye ve ülkemize döviz kazandırmaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde su verimliliği, modern sulama sistemleri, tarımsal teknoloji yatırımları ve iklim dirençli üretim modelleri daha da önem kazanacak” ifadelerini kullandı. Hedef: Dünya pazarlarında daha güçlü bir Türkiye Türk yaş meyve ve sebze sektörünün güçlü üretim altyapısı, deneyimli üreticileri ve ihracatçılarıyla küresel pazarlardaki büyümesini sürdüreceğini vurgulayan Balık, sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye, sahip olduğu iklim çeşitliliği, üretim kapasitesi ve lojistik avantajlarıyla dünyanın en önemli yaş meyve sebze tedarikçilerinden birisi konumunda. Önümüzdeki dönemde ürün çeşitliliğimizi artırarak, yeni pazarlara açılarak ve katma değerli ihracata odaklanarak ülkemizin yaş meyve sebze ihracatını daha da yukarı taşıyacağız.” Üretimde öne çıkan artışlar Kivi üretimi 23 yılda yaklaşık 36 kat arttı. Nar üretimi yaklaşık 11 kat büyüdü. Muz üretimi 9 katın üzerinde artış gösterdi. Kayısı üretimi yaklaşık 4 kat yükseldi. Mandalina üretimi yüzde 237 arttı. Elma üretimi iki katına çıktı. Şeftali-nektarin üretimi yaklaşık yüzde 160 büyüdü. İhracatta rekor büyüme 2002–2024 döneminde ihracat artışları üretim artışlarının da önüne geçti. Çilek ihracatı 400 katın üzerinde arttı. Kivi ihracatı yaklaşık 401 kat büyüdü. Elma ihracatı 22 kat yükseldi. Nar ihracatı 19 kat arttı. Kayısı ihracatı yaklaşık 14 kat büyüdü. Karpuz ihracatı 8 katı geçti. Şeftali-nektarin ihracatı yaklaşık 8,5 kat arttı. Kiraz ihracatı yaklaşık 4 kat yükseldi. Mandalina ihracatı yüzde 170’in üzerinde artış gösterdi.

ITB’den Kiraz Sezonunu Hasat Dönemi Ziyareti Haber

ITB’den Kiraz Sezonunu Hasat Dönemi Ziyareti

Isparta'nın tarım ekonomisine büyük katkısı olan kirazın hasat sezonu başladı. Sezonun açılmasıyla birlikte, Isparta Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hüdai Şahin, Isparta Ticaret Borsası Meclis Başkanı Nevzat Demirel ile Isparta İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Tuğrul, sektörün nabzını tutmak ve üyelerinin heyecanına ortak olmak amacıyla ziyaret programı gerçekleştirdi. Ziyaret kapsamında heyet, kiraz ihracatı gerçekleştiren Anı Tarım, Ana Fruit ve aynı zamanda Isparta Ticaret Borsası Meclis Başkan Yardımcısı Kadir Köklü’nün firması olan Köklü Tarım’ı ziyaret etti. Ziyaretlerde, firmaların üretim ve ihracat süreçleri ile lojistik çalışmaları hakkında detaylı bilgiler alındı. Başkan Şahin: ''Yeni Sezon Tüm Üyelerimize Hayırlı ve Uğurlu Olsun'' Ziyaretlerin ardından açıklamalarda bulunan Isparta Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hüdai Şahin, Isparta'nın tarım ekonomisinde kirazın büyük bir etkisinin olduğuna vurgu yaptı. Başkan Şahin açıklamalarında ise şu ifadelere yer verdi: “Isparta’mızın bereketli topraklarında yetişen kirazımız, eşsiz lezzetiyle dünya pazarlarında hak ettiği değeri bulmaya devam ediyor. Üreticilerimizin alın teri, üyelerimizin katkısı ve ihracatçılarımızın vizyonu sayesinde tarım ekonomimiz her geçen gün daha da güçleniyor. Bu yoğun çalışma döneminde, Borsamızın kıymetli üyelerini iş yerlerinde ziyaret ederek taleplerini yerinde dinlemeyi ve her zaman yanlarında olduğumuzu ifade ettik. Bu vesileyle, büyük bir emek ve özveriyle başlayan kiraz hasat sezonunun tüm üyelerimize, üreticilerimize ve şehrimize hayırlı, uğurlu ve bol kazançlı olmasını diliyorum.'' dedi.

ITB Üyelerinin Sorunlarını Ankara’ya Taşıdı Haber

ITB Üyelerinin Sorunlarını Ankara’ya Taşıdı

Isparta ekonomisinin can damarı olan tarım ve ihracat sektörünün sorunları, Ankara’da en üst düzeyde masaya yatırıldı. Isparta Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hüdai Şahin ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erhan Göçerli, üyelerinin taleplerini ve çözüm önerilerini iletmek üzere Ticaret Bakan Yardımcılarımız Ö. Volkan Ağar ve Mahmut Gürcan’ı makamlarında ziyaret ettiler. Isparta’nın tarımsal potansiyelini küresel pazarda daha ileriye taşımak ve üreticilerin karşılaştığı engelleri ortadan kaldırmak amacıyla Ticaret Bakanlığı’nda kritik temaslarda bulundular. Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar ile Kiraz ve Elma İhracatında Stratejik Adımlar Ticaret Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar ile gerçekleştirilen görüşmede, Isparta’nın dünya çapında ün kazanan ürünleri kiraz ve elmanın ihracat süreçleri kapsamlı bir şekilde ele alındı. Kirazın Çin pazarında yeniden aktif bir şekilde yer alabilmesi adına yürütülen çalışmaların hızlandırılması istenirken; Uzak Doğu pazarına yönelik sevkiyatların artırılması amacıyla uçak kargo ücretlerinde indirime gidilmesi talebi aktarıldı. Görüşmenin bir diğer önemli gündem maddesini ise Isparta elması için hayati önem taşıyan dış pazar hamleleri oluşturdu. Bu yıl elma rekoltesinin oldukça yüksek ve kaliteli seyrettiğine dikkat çekilerek, Mısır pazarının üretici için taşıdığı önem vurgulandı. Elma ticaretinin önünü açacak olan Mısır ile Serbest Ticaret Heyeti görüşmelerinin ve anlaşmalarının hızlandırılarak ivedilikle çözüme kavuşturulması gerektiği Bakan Yardımcısı Ağar'a iletildi. Görüşmenin sonunda Isparta Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hüdai Şahin, Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar’ı Isparta’da düzenlenecek olan Gül Festivali’ne davet etti. Elma Üreticisine Koruma ve Hal Kayıt Sisteminde Düzenleme Talebi Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan ile yapılan toplantıda ise yerli elma üreticisinin korunması ve dijital altyapı sorunları gündeme getirildi. Isparta elmasının pazar değerinin korunması adına elma ithalatının kesinlikle durdurulması gerektiği net bir dille ifade edilirken, Hal Kayıt Sistemi’nde (HKS) özellikle künye alışı ve künye işlemleriyle ilgili yaşanan sistemsel aksaklıkların giderilmesi için ivedilikle düzenleme yapılması istendi. Ankara temaslarının ardından değerlendirmelerde bulunan Başkan Şahin, gösterdikleri yakın ilgi ve çözüm odaklı yaklaşımları için Ticaret Bakan Yardımcılarına teşekkür etti.

Türkiye’nin Kiraz Seferi Başladı Haber

Türkiye’nin Kiraz Seferi Başladı

Türkiye, dünya lideri olduğu kiraz üretiminde 2026 sezonuna "rekor" parolasıyla girdi. Geçtiğimiz yıl yaşanan iklim krizi ve zirai don olayları nedeniyle kiraza hasret kalan hem üretici hem de tüketici için bu yıl "bolluk yılı" olacak. Kuzey Yarım Küre’nin ilk hasadının yapıldığı Manisa’da ilk kirazlar açık artırmada 6 bin TL’den alıcı bulurken, ihracatçılar gözünü 200 milyon dolarlık döviz gelirine dikti. Manisa'dan Iğdır'a 1850 Kilometrelik Hasat Yolculuğu Kirazda Türkiye’nin en batısından en doğusuna uzanan devasa bir üretim hattı bulunuyor. Nisan ortasında Manisa’nın Şehzadeler ve İzmir’in Kemalpaşa ilçelerinde başlayan hasat; Denizli, Afyonkarahisar, Isparta, Konya, Niğde ve Gaziantep rotasını izliyor. Bu eşsiz yolculuk, Temmuz ayında Doğu Anadolu’nun Çukurova’sı olarak bilinen Iğdır’da 1850 kilometrelik bir parkurun sonunda noktalanıyor. Başkan Hayrettin Uçak: "Geçen Yılın Hasreti Bu Sene Bitecek" Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2025 yılında iklimsel değişiklikler nedeniyle ihracatta büyük bir kayıp yaşandığını hatırlattı. Başkan Uçak, 2026 yılı hedefleriyle ilgili şu verileri paylaştı:2023 yılında 83 bin ton ihracatla 214 milyon dolar gelir elde edilmişti. 2025'te üretim kaybı nedeniyle ihracat 6 bin tona, döviz getirisi ise 48 milyon dolara kadar geriledi. Çiçeklenme döneminin verimli geçmesiyle bu yıl 60 bin tonu aşan bir ihracat ve 200 milyon dolar döviz geliri hedefleniyor. Uçak: "Bu sene kiraz sezonunda sadece üreticimiz değil; lojistikçimiz, ambalajcımız ve tüm sektör paydaşlarımız kazanacak. Çiçeklenme dönemindeki olumlu hava şartları rekolteye yansıyacak." Kiraz Üretiminin Kalbi Ege Bölgesi'nde Atıyor Türkiye'nin toplam kiraz üretiminin yüzde 30'unu tek başına gerçekleştiren Ege Bölgesi, yıllık 250 bin ton üretim kapasitesine sahip. Ege içindeki üretim dağılımı ise şöyle: İzmir: %40 pay ile lider (Özellikle Kemalpaşa ilçesi). Manisa: %20 pay (Şehzadeler ilçesi). Afyonkarahisar: %18 pay (Sultandağı ilçesi). Başkan Uçak, Ege Bölgesi özelinde ise 2024 yılındaki 55 milyon dolarlık ihracat rakamının bu yıl üzerine çıkmayı hedeflediklerini belirtti. Türk Kirazının En Büyük Alıcısı: Almanya ve Rusya Zengin C vitamini, potasyum ve antioksidan deposu olan Türk kirazı, dünya pazarlarında yoğun talep görüyor. İhracat verilerine göre zirvedeki ülkeler: Almanya: 95 milyon dolarlık taleple ilk sırada. Rusya Federasyonu: 44 milyon dolarla ikinci sırada. Avusturya ve İtalya: Listeyi takip eden önemli pazarlar arasında. Kiraz Hakkında Merak Edilenler: Neden Türkiye? İklim çeşitliliği sayesinde Nisan'dan Temmuz'a kadar kesintisiz taze kiraz sunabilen tek ülke konumundayız. Sağlık Deposu: Antioksidan özelliğiyle bağışıklığı güçlendiriyor, yaz aylarının en sağlıklı meyvesi olarak sofralarda yerini alıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.