Hava Durumu

#Kırmızı Mercimek

Kırsal Haber - Kırmızı Mercimek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırmızı Mercimek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AHBİB Başkanı Memiş: ''Geleneksel Pazarlardaki Daralmayı Alternatif Rotalarla Aştık'' Haber

AHBİB Başkanı Memiş: ''Geleneksel Pazarlardaki Daralmayı Alternatif Rotalarla Aştık''

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB) Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, 2026 yılı Ocak-Eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 artışla 1,36 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini açıkladı. Küresel gıda ticaretinde rekabetin giderek sertleştiğine dikkati çeken AHBİB Başkanı Veysel Memiş, geleneksel pazarlardaki daralmayı alternatif rotalarla aştıklarını, elde edilen bu performansın sektörün üretim ve dış ticaret kapasitesini net bir şekilde ortaya koyduğunu vurguladı. Veysel Memiş, “Türkiye'nin tarımsal üretim gücü, geniş ürün yelpazesi, yüksek işleme kapasitesi ve stratejik coğrafi konumu, gıda ihracatımızda bize önemli avantajlar sunuyor. AHBİB olarak bu avantajları daha yüksek katma değere, yeni pazarlara ve sürdürülebilir ihracat artışına dönüştürmek amacıyla çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz.” dedi. "Bakliyatta liderliğimizi koruyoruz, kırmızı mercimek öne çıkıyor" Son dokuz aylık dönemde ürün grupları bazındaki performansa değinen Veysel Memiş, en yüksek ihracat değerlerine bakliyat, pastacılık ürünleri ve bitkisel yağlarda ulaşıldığını belirtti. Bakliyatın birliğin toplam ihracatından yüzde 25 pay alarak birinci sıradaki yerini koruduğunu ifade eden Veysel Memiş, şunları kaydetti: Ocak-Eylül döneminde bakliyat ihracatımızı yüzde 16 artırarak 323,2 milyon dolara taşıdık. Miktar bazındaki artışımız ise yüzde 31 oldu. Bakliyat grubumuzda özellikle kırmızı mercimek belirleyici bir rol üstlendi. Kırmızı mercimek ihracatımız değerde yüzde 23 artışla 226,3 milyon dolara ulaştı. Miktarda ise yüzde 45’lik büyümeye ulaştık. Bu ürün tek başına Birliğimizin toplam ihracatının yüzde 17'sini oluşturdu. Oluşan tablo, bakliyat ihracatımızdaki güçlü hareketliliği açıkça gösteriyor." "Katma değerli üretim kapasitemiz gelişiyor" Sektörün ikinci güçlü alanının pastacılık ürünleri, üçüncüsünün ise bitkisel yağlar olduğunu ileten Veysel Memiş, ürün çeşitliliğine ilişkin şu bilgileri verdi: "Pastacılık ürünlerinde 272,1 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Özellikle diğer pastacılık ürünleri ile malt, un ve nişasta esaslı ürünlerde yakaladığımız yüksek oranlı artışlar, katma değerli ürünlere yönelik ihracat kapasitemizin geliştiğini ortaya koyuyor. Üçüncü sırada yer alan bitkisel yağlarda ise yüzde 16 artışla 200 milyon dolar değere ulaştık. Bu grupta ayçiçeği tohumu yağı ihracatımız yüzde 19 artışla 90,8 milyon dolara, soya yağı ve fraksiyonları ihracatımız yüzde 15 artışla 80,1 milyon dolara yükseldi. Bitkisel yağlardaki bu tablo, çeşitlenen ürün yapımızı ve farklı pazarlardaki talep gücümüzü yansıtıyor." "Pazar çeşitliliği hayati önem taşıyor” İhracat yapılan ülkeler ve pazar çeşitlendirme stratejileri hakkında da değerlendirmede bulunan AHBİB Başkanı Veysel Memiş, geleneksel pazarların yanı sıra yeni coğrafyalarda kalıcı bağlar kurmanın önemine dikkati çekti. Veysel Memiş, “Ocak-Eylül döneminde en çok ihracat yaptığımız pazarlar arasında 140,9 milyon dolarla Irak ilk sırada yer alırken, bu ülkeyi 105,4 milyon dolarla Suriye ve 73,1 milyon dolarla İran takip etti. Irak, Suriye ve İran geleneksel ve güçlü pazarlarımız olmayı sürdürdü. Ancak Irak ve Suriye pazarlarındaki ihracat değerlerinin geçen yılın aynı dönemine göre gerilemesi, pazar çeşitliliğinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. İhracatımızı birkaç pazara yoğunlaştırmak yerine farklı coğrafyalarda kalıcı ticari bağlantılar kurmamız gerekiyor. Nitekim 9 aylık dönemde Afrika, Amerika, Avrupa ve Asya pazarlarında yakaladığımız ivme, ihracat ağımızdaki çeşitlenmeyi gözler önüne seriyor. Bu dönemde en yüksek ihracat artışını yüzde 2.350 yükselişle 4,8 milyon dolara ulaştığımız Uganda'da yakaladık. Uganda'yı yüzde 1.908 artışla 14,3 milyon dolara yükselen Umman ve yüzde 1.149 artışla 5,9 milyon dolara ulaşan Meksika izledi. Afrika hattında Somali'ye ihracatımız yüzde 293 artışla 12,1 milyon dolara, Cibuti'ye yüzde 91 artışla 43,2 milyon dolara, Libya'ya yüzde 132 artışla 37,7 milyon dolara çıktı. Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde yüzde 57 artışla 8,6 milyon dolar ve Kamerun'da yüzde 90 artışla 5,2 milyon dolar seviyelerine ulaştık. Orta Doğu'da Suudi Arabistan 45,9 milyon dolar, Ürdün 24,9 milyon dolar, Yemen 20,8 milyon dolar, BAE 20,2 milyon dolar ve Kuveyt 5,6 milyon dolar ile büyümesini sürdürdü. Avrupa ve Asya kulvarında ise İspanya'ya ihracatımız yüzde 63 artışla 17,7 milyon dolara, Polonya'ya yüzde 27 artışla 14,5 milyon dolara, Malezya'ya yüzde 33 artışla 12,9 milyon dolara ve Tayland'a yüzde 37 artışla 7,2 milyon dolara yükseldi. Hedefimiz, Türk gıda ürünlerinin dünya sofralarındaki payını daha da artırmaktır." diye konuştu.

Eylül'de Üretici ve Market Arasındaki Fiyat Farkı En Fazla Limonda! Haber

Eylül'de Üretici ve Market Arasındaki Fiyat Farkı En Fazla Limonda!

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), Eylül ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla, girdi maliyetlerinde yaşanan değişimlere ilişkin hazırlanan raporu yayınladı. “Eylül ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 633,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat farkını yüzde 339,1 ile kuru incir, yüzde 337,8 ile havuç, yüzde 237,9 ile elma, yüzde 228,3 ile maydanoz takip etti. Limon 7,3 kat, kuru incir ve havuç 4,4 kat, elma 3,4 kat, maydanoz ise 3,3 kat fazlaya satıldı. Üreticide 7 lira olan limon markette 51 lira 34 kuruşa, 130 lira olan kuru incir 570 lira 77 kuruşa,11 lira olan havuç 48 lira 16 kuruşa, 21 lira 66 kuruş olan elma 73 lira 20 kuruşa, 7 lira 66 kuruş olan maydanoz 25 lira 14 kuruşa satıldı. Eylül ayında fiyatı en fazla artan ürün markette patlıcan, üreticide kuru fasulye olurken, fiyatı en fazla düşen ürün markette limon, üreticide ise kuru incir oldu.” Market fiyatları “Eylül ayında markette 36 ürünün 25 inde fiyat artışı, 11’ inde ise fiyat azalışı görüldü. Eylül ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 26 ile patlıcan oldu. Patlıcandaki fiyat artışını yüzde 21,1 ile kırmızı mercimek, yüzde 18,5 ile sivri biber, yüzde 16,4 ile yeşil mercimek ve Antep fıstığı takip etti. Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 39,5 ile limon oldu. Limondaki fiyat düşüşünü yüzde 33,4 ile yeşil soğan, yüzde 21 ile kuru soğan, yüzde 18,3 ile elma ve yüzde 14,3 ile mısırözü yağı izledi.” Üretici fiyatları “Eylül ayında üreticide 28 ürünün 16’sında fiyat artışı olurken 11’inde fiyat düşüşü görüldü. 1 üründe ise fiyat değişimi olmadı. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 48 ile kuru incirde görüldü. Kuru incirdeki fiyat düşüşünü yüzde 30 ile limon, yüzde 20,7 ile patates, yüzde 14,1 ile kuru soğan ve yüzde 13,6 ile kuru üzüm izledi. Üreticide en çok fiyat artışı yüzde 62,5 ile kuru fasulyede görüldü. Kuru fasulyedeki fiyat artışını yüzde 23,3 ile patlıcan, yüzde 15,5 ile elma, yüzde 13,1 ile kabak ve yüzde 12,1 ile yeşil mercimek izledi.” Üretici fiyat değişiminin nedenleri “Kuru incirde TARİŞ’in alım fiyatını henüz açıklamamış olması, piyasada fiyatların geçtiğimiz sezonun altında oluşmasına neden oldu ve üretici fiyatları 130 lira seviyelerine kadar geriledi. Üreticiler, piyasadaki fiyat düşüşünün önlenmesi ve istikrarın sağlanması amacıyla TMO’nun alım fiyatını açıklayarak piyasaya müdahil olmasını bekliyor. Limon da hasat döneminin halen devam etmesi ile birlikte depolarda geçen yıldan kalan ürünlerinde piyasaya arz edilmesi, arzın artmasına ve buna bağlı olarak fiyatların gerilemesine neden oldu. Patates ve kuru soğanda hasadın devam etmesiyle birlikte piyasaya ürün arzının artması, fiyatların düşmesine neden oldu. Patlıcan ve kabakta olumsuz hava koşulları ve tarladan seraya geçiş döneminde olunması nedeniyle arz azaldı ve fiyatlar yükseldi. Kuru fasulye ve elmada hasadın yeni başlamasıyla birlikte üretici fiyatlarında artış yaşandı.” Girdi fiyatlarında yaşanan değişimler “Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Eylül ayında, Ağustos ayına göre DAP gübresi yüzde 9,9, ÜRE gübresi yüzde 6,7, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 6,6, amonyum nitrat gübresi yüzde 6,3, amonyum sülfat gübresi yüzde 1,4 oranında artış gösterdi. Geçen yılın Eylül ayına göre son bir yılda amonyum nitrat gübresi yüzde 69,2, amonyum sülfat gübresi yüzde 55,6, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 38,6, DAP gübresi yüzde 35,9, ÜRE gübresi yüzde 13,7 oranında arttı. Eylül ayında Ağustos ayına göre süt yemi yüzde 4,4, besi yemi yüzde 4,2, son bir yılda besi yemi ve süt yemi yüzde 31,8 oranında arttı. Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 25,1 oranında artarken tarım ilacı fiyatları yüzde 27,7 oranında arttı. Eylül ayında mazot fiyatı aylık olarak yüzde 12,8 oranında, yıllık yüzde 70,7 oranında arttı.”

Gürer: "İki Mercimek Çorbasından Biri İthal Üründen" Haber

Gürer: "İki Mercimek Çorbasından Biri İthal Üründen"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, anavatanı Anadolu olan kırmızı ve yeşil mercimekte Türkiye’nin ithalata bağımlı hale gelmesini tarım politikalarındaki sorunların somut göstergesi olarak değerlendirdi. ​Bu yıl kırmızı mercimekte bir önceki yıla göre üretim artışı beklense de ithalatın yerli üretimden daha yüksek olduğuna dikkat çeken Gürer, Kanada, Kazakistan ve Rusya’dan kırmızı mercimek ithal edildiğini belirtti. ​Gürer, “Mercimek çorbası ithal ürün ile sofraya gelmektedir. Masada iki mercimek çorbasından biri ithal mercimekle yapılıyor. Markette menşeine bakılınca yerli ürün ara ki bulasın. Yeşil mercimek İç Anadolu, kırmızı mercimek Güneydoğu Anadolu’da üreticimiz için önemli üretim ve gelir kapısı idi. İthal, yerli üretimi geçti. Böyle giderse yerli üretim ithale teslim olacak. Bazı yıllar üretimde kuraklığın etkisi ile üretim önemli ölçüde düşmesinin etkisi olsa da üretici, girdi maliyeti ile mercimekten yeterli gelire erişemedikleri için üretimden uzaklaştıklarını ifade ediyorlar. Üreticiden ürün girdi maliyetime yakın bir fiyatla çıkmasına rağmen rafta fiyatı katlıyor. İthal ürün de yerli ürün fiyatına rafa giriyor. Aracılar kazanıyor, market kazanıyor. Yerli üretici, artan girdi maliyeti ile kazanamayınca her yıl farklı ürüne yönelerek üretim desenini değiştirerek ayakta kalmaya çalışıyor.” diye konuştu. ​CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ülkemizde 2 milyon 400 bin dekarda kırmızı mercimek üretimi sağlanırken, yeşil mercimek girdi maliyetleri üretiminde de soruna neden oluyor. 2026 yılı üretiminin bir önceki yıla göre daha iyi olması beklense de ithalatın bağımlılığı devam ediyor. 2020–2026 döneminde 4.463.769,600 ton mercimek ithal etmiş, ithalat karşılığında toplam 2 milyar 897 milyon 698 bin 686 ABD doları ödeme yapmıştır. Bu ithalatın 3.922.706 tonu kırmızı mercimek, 541.063 tonu yeşil mercimektir. Toplamda mercimek ithalatının yaklaşık %87,9’u kırmızı mercimek, %12,1’i ise yeşil mercimektir. Yerli üretimde yıllara göre değişkenlik göstermektedir. Açık ise farklı yıllarda yerli üretimi üzerinde gerçekleşiyor. Yerli üründe ihracatta olsa kaliteli ürün yurt dışına giderken ithal ürünle çorba yapılıyor.” dedi. ​MERCİMEK ÜRETİMİNDE YILLARA GÖRE DEĞİŞİM ​CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2020 ile 2026 yılları üretim rakamlarını paylaştı. Geçen yıl kuraklıkla dip yapan üründe bu yıl üretim artışı olsa da ithalatın da üretim kadar olması nedeniyle arz açığının devam ettiğini belirtti. ​Yıllara göre üretim verileri şu şekildedir: ​2020 yılında 328.418 ton kırmızı mercimek, 42.397 ton yeşil mercimek olmak üzere toplam 370.815 ton üretim gerçekleşti. ​2021 yılında 228.000 ton kırmızı mercimek, 35.000 ton yeşil mercimek olmak üzere toplam 263.000 ton üretim gerçekleşti. ​2022 yılında 400.000 ton kırmızı mercimek, 45.000 ton yeşil mercimek olmak üzere toplam 445.000 ton üretim gerçekleşti. ​2023 yılında 424.000 ton kırmızı mercimek, 50.000 ton yeşil mercimek olmak üzere toplam 474.000 ton üretim gerçekleşti. ​2024 yılında 405.000 ton kırmızı mercimek, 71.000 ton yeşil mercimek olmak üzere toplam 476.000 ton üretim gerçekleşti. ​2025 yılında 249.905 ton kırmızı mercimek, 29.715 ton yeşil mercimek olmak üzere toplam 279.620 ton üretim gerçekleşti. ​2026 tahmini olarak 385.000 ton kırmızı mercimek, 48.320 ton yeşil mercimek olmak üzere toplam 433.320 ton üretim beklenmektedir. ​Gürer, “2026 tahmini ise toplam üretimin 433.320 tona yükselmesi yönündedir. Ancak 2026 üretimi, 2023 yılındaki 424 bin tonluk seviyenin yaklaşık 39 bin ton altındadır. 2002 yılında 500 bin ton kırmızı mercimek ülkemizde üretiliyordu. Nüfus üzerinden bakınca mercimekte ciddi bir gerileme görülüyor. Yeşil mercimekte 2024 yılında yeşil mercimek üretimi 71 bin ton iken, 2026 tahmini 48.320 tondur.” dedi. ​KIRMIZI MERCİMEK İTHALATI ÜRETİMDEN ÇOK ​CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, soframıza gelen iki tas çorbanın birinin ithal ürün olduğunu belirterek, “Mercimekte planlı bir üretim ile dışa bağımlılığımızı bitirebiliriz. Yeterli destek ve girdi maliyeti dikkate alınan bir alım fiyatı ile ithalata değil, ihracata öne çıkabiliriz. Ülkemizde yetişen mercimek, ithale göre çok daha kaliteli ve yerli ürün ile yapılan çorbanın tadı daha güzel. İhraç edilen yerli ürün tadı ile beğeniliyor. Yerli ürünün bir bölümü ihraç edilip açık, ithalle gideriliyor. Hem üretimde sorun var hem ithalatta. Milyarlarca lira döviz yurt dışına gidiyor. O döviz yurt içi çiftçimize gitmeli.” dedi. ​Kırmızı mercimek ithalatı ve ödeme tutarları yılları itibarıyla şöyledir: ​2020: 574.738 ton - 283.180.467 ABD doları ​2021: 478.461 ton - 331.788.307 ABD doları ​2022: 468.484 ton - 372.111.399 ABD doları ​2023: 744.725 ton - 501.723.776 ABD doları ​2024: 545.780 ton - 349.790.409 ABD doları ​2025: 674.752 ton - 367.534.691 ABD doları ​2026: 435.766 ton - 221.022.480 ABD doları ​Toplam: 3.922.706 ton - 2.427.151.529 ABD doları ​Gürer, “Kırmızı mercimekte 2020–2026 döneminde 3,92 milyon tonun üzerinde ithalat yapılmıştır. Bunun karşılığında yaklaşık 2,43 milyar dolar ödeme gerçekleştirilmiştir. 2023 yılı kırmızı mercimek ithalatı 744.725 tonla, dönem içerisindeki en yüksek seviyeye ulaşmıştır.” dedi. ​YEŞİL MERCİMEK İTHALATI ​CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Yeşil mercimekte 2020–2026 döneminde 541.063 ton ithalat yapılmış ve yaklaşık 470,5 milyon dolar ödeme gerçekleştirilmiştir. Yeşil mercimek ithalatı 2020’den 2025’e kadar önemli ölçüde artmıştır. 2020’de 52.387 ton olan ithalat, 2025’te 118.999 tondur. Bu artış yaklaşık %127 düzeyindedir” diye konuştu. ​Yeşil mercimek ithalatı ve ödeme tutarları yılları itibarıyla şöyledir: ​2020: 52.387 ton - 27.312.488 ABD doları ​2021: 56.114 ton - 46.590.084 ABD doları ​2022: 39.900 ton - 42.267.627 ABD doları ​2023: 115.097 ton - 111.141.262 ABD doları ​2024: 98.760 ton - 108.250.877 ABD doları ​2025: 118.999 ton - 99.235.160 ABD doları ​2026: 59.806 ton - 35.749.659 ABD doları ​Toplam: 541.063 ton - 470.547.157 ABD doları ​ÜRETİM VE İTHALAT ARASINDAKİ FARK ​Gürer, Türkiye’nin mercimekte bazı yıllarda üretiminden daha yüksek miktarlarda ithalat yaptığını belirtti. Yıllara göre üretim, ithalat ve ithalatın üretime oranı şu şekildedir: ​2020: Toplam Üretim 370.815 ton, Toplam İthalat 627.126 ton (İthalatın Üretime Oranı: %169) ​2021: Toplam Üretim 263.000 ton, Toplam İthalat 534.575 ton (İthalatın Üretime Oranı: %203) ​2022: Toplam Üretim 445.000 ton, Toplam İthalat 508.384 ton (İthalatın Üretime Oranı: %114) ​2023: Toplam Üretim 474.000 ton, Toplam İthalat 859.822 ton (İthalatın Üretime Oranı: %181) ​2024: Toplam Üretim 476.000 ton, Toplam İthalat 644.540 ton (İthalatın Üretime Oranı: %135) ​2025: Toplam Üretim 279.620 ton, Toplam İthalat 793.752 ton (İthalatın Üretime Oranı: %284) ​2026: Toplam Üretim 433.320 ton, Toplam İthalat 495.572 ton (İthalatın Üretime Oranı: %114) ​Yedi yıllık dönemde kırmızı ve yeşil mercimek için toplam 4.463.769 ton ithalat gerçekleştirilmiş ve bunun karşılığında 2.897.698.686 ABD doları ödenmiştir. Bu tutarın 2.427.151.529 doları kırmızı mercimeğe, 470.547.157 doları yeşil mercimeğe gitmiştir. ​Ömer Fethi Gürer, “Özellikle dar gelirliler için mercimek çorbası erişilebilen ve sık tüketilen en uygun yemektir. Anadolu’nun anavatanı olan mercimekte dahi dışa bağımlılığımızın varlığı, tarım politikasının gözden geçirilmesini zorunlu kılmaktadır. Her üründe kendi kendine yeten bir ülke olmamız, iktidarın tarım üretim politikaları ile doğrudan ilgilidir. Sürekli tükettiğimiz mercimekte yerli üretim için yapılması gerekenler vakit kaybetmeden sağlanmalıdır.” dedi. ​Genel toplamda; kırmızı mercimek 3.922.706 ton ithalat ve 2.427.151.529 ABD doları ödeme ile toplam içindeki %87,9'luk paya sahipken, yeşil mercimek 541.063 ton ithalat ve 470.547.157 ABD doları ödeme ile %12,1'lik paya sahiptir. Genel toplamda ise 4.463.769 ton ithalat karşılığında 2.897.698.686 ABD doları ödenmiştir.

Veysel Memiş: "İspanya’da 12,5 Kat, Bulgaristan’da 11,6 Kat İhracat Artışı Sağladık" Haber

Veysel Memiş: "İspanya’da 12,5 Kat, Bulgaristan’da 11,6 Kat İhracat Artışı Sağladık"

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB), temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 artışla 173,5 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Birlik, yılın yedinci ayında en yüksek ihracat değerlerine İran, Irak ve Suriye pazarlarında ulaşırken, İspanya ve Bulgaristan'a yönelik ihracatındaki yüksek oranlı artışlarla da dikkat çekti. AHBİB Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, temmuz ayında 1,1 milyar dolar düzeyinde gerçekleşen ulusal sektör ihracatından yüzde 15,3 oranında pay aldıklarını belirtti. Bölge ihracatçılarının geleneksel pazarlardaki konumunu korurken yeni ve yüksek büyüme potansiyeline sahip pazarlarda da önemli kazanımlar elde ettiğini kaydeden Veysel Memiş, “Yakın coğrafyamızdaki güçlü pazarlarımızın yanı sıra Avrupa, Afrika, Asya ve Latin Amerika'da elde ettiğimiz artışlar, Türk hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamullerinin küresel pazarlardaki rekabet gücünü gösteriyor. Önümüzdeki dönemde mevcut pazarlarımızdaki payımızı artırırken yeni pazarlara erişim çalışmalarımıza da ağırlık vereceğiz." dedi. “Bakliyat, bitkisel yağlar ve pastacılık ürünleri ihracatın yüzde 63’ünü taşıdı” AHBİB üyesi ihracatçıların temmuz ayında toplam 206 bin 411 ton ürünü uluslararası pazarlara ulaştırdığını belirten Veysel Memiş, en fazla ihracatın bakliyat, bitkisel yağlar ve pastacılık ürünleri gruplarında gerçekleştirildiğini söyledi. Veysel Memiş, “Birliğimizin ürün grupları bazındaki ihracatında bakliyat 36,3 milyon dolarlık değer ve yüzde 22 payla ilk sırada yer alırken, bitkisel yağlar 35,8 milyon dolarlık ihracatla toplam dış satımın yüzde 21'ini oluşturdu. Pastacılık ürünleri ise 32,8 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 20 payla üçüncü sırada yer aldı. Kırmızı mercimek ihracatı miktar bazında yüzde 101, değer bazında yüzde 65 artarak 26,6 milyon dolara ulaştı. Böylece kırmızı mercimek tek başına toplam Birlik ihracatının yaklaşık yüzde 16'sını oluşturdu. Şeker, diğer gıda müstahzarları, margarin, soya yağı ve fraksiyonları ile yağlı tohum ve meyvelerin un ve küspesi ürünleri, ihracat değerindeki yükselişleriyle öne çıktı.” diye konuştu. “İspanya’da 12,5 kat, Bulgaristan’da 11,6 kat ihracat artışı sağladık” Bölge ihracatını ülkelere göre değerlendiren Veysel Memiş, temmuz ayında en fazla dış satım yaptıkları ülkelerin başında İran, Irak ve Suriye’nin geldiğini belirtti. İspanya ve Bulgaristan başta olmak üzere birçok pazarda elde edilen güçlü artışların ise ihracatın coğrafi çeşitliliğini desteklediğini ifade eden Başkan Veysel Memiş, şunları söyledi: “İran’a yönelik ihracatımızı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 123 artırarak 21,3 milyon dolara yükselttik. Irak’a 16,8 milyon dolar, Suriye’ye ise 9,9 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Özellikle İspanya ve Bulgaristan pazarlarında kaydettiğimiz yüksek oranlı artışlar dikkat çekti. İspanya’ya ihracatımız yüzde 1.250 artışla 8,6 milyon dolara, Bulgaristan’a ihracatımız ise yüzde 1.063 artışla 7,4 milyon dolara ulaştı. Bunun yanı sıra Sudan, Libya ve ABD gibi pazarlarda da ihracatımızı önemli ölçüde artırdık. Bu tablo, ihracatçılarımızın farklı coğrafyalardaki fırsatları değerlendirdiğini ve pazar çeşitliliğimizi güçlendirdiğini gösteriyor.” Küresel gıda ticaretinde fiyat hareketleri, tedarik zincirlerindeki değişimler ve bölgesel gelişmelerin ihracatçılar açısından yeni fırsat ve riskleri beraberinde getirdiğine dikkati çeken Veysel Memiş, rekabet gücünün korunması için katma değerli üretim ve pazar çeşitliliğinin önem kazandığını vurguladı. Veysel Memiş, "2026'da ihracatçılarımız değişen küresel ticaret koşullarına uyum sağlarken yeni pazarlara erişim konusunda da önemli mesafe aldı. Önümüzdeki dönemde ürün çeşitliliğimizi ve katma değerli üretim kapasitemizi artırarak sürdürülebilir ihracat artışını hedefliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

AHBİB İhracatta Hem Ürün Hem Pazar Çeşitliliği İle Büyüdü Haber

AHBİB İhracatta Hem Ürün Hem Pazar Çeşitliliği İle Büyüdü

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB) Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, mayıs ayında 151,3 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiklerini açıkladı. Geçen yılın aynı dönemine göre ihracatlarını yüzde 4 artırdıklarını belirten AHBİB Başkanı Veysel Memiş, mayıs ayında özellikle Umman, Filistin, Libya, Sudan, Kenya, Tanzanya ve Somali pazarlarında kaydedilen güçlü artışların ihracat performansına önemli katkı sağladığını ifade etti. Mevcut pazarlardaki güçlü konumlarını korumayı sürdürdüklerini kaydeden Veysel Memiş, yeni ve gelişen pazarlarda yakalanan ivmenin sektörün büyüme potansiyelini desteklediğini ve ihracatın daha geniş bir coğrafyaya yayılmasına olanak sağladığını vurguladı. Bakliyat, pastacılık ürünleri ve şeker ihracatı başı çekti AHBİB’in mayıs ayında en fazla ihracat gerçekleştirdiği ürün grubunun 31,6 milyon dolar değer ve yüzde 21 pay ile bakliyat sektörü olduğunu belirten Veysel Memiş, “Bakliyat grubunda özellikle kırmızı mercimek ihracatında elde ettiğimiz 21,6 milyon dolarlık hacim sektörümüzün üretim ve tedarik gücünü ortaya koydu. Kırmızı mercimek tek başına toplam ihracatımızın yüzde 15’ini oluşturdu. Irak, Sudan, Filistin, Kenya ve Cibuti gibi pazarlarda elde ettiğimiz güçlü performans, bölgemizin geleneksel ürünlerdeki rekabet avantajını teyit etti.” dedi. Pastacılık ürünlerinin 29 milyon dolarlık ihracat hacmiyle sektörün en güçlü kalemlerinden biri olmaya devam ettiğini dile getiren Memiş, tatlı bisküvi ve gofretler ile diğer pastacılık ürünlerinde sürdürülebilir bir ihracat performansı sergilendiğini kaydetti. Japonya, Irak, Yemen, Rusya Federasyonu ve Almanya gibi pazarlarda Türk gıda ürünlerine yönelik ilginin artarak devam ettiğini söyledi. Şeker ve şeker mamulleri sektöründe yüzde 26 artışla 21,7 milyon dolarlık ihracata ulaşıldığını belirten Memiş, özellikle şeker ihracatında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1.068’lik artış yakalanmasının dikkat çekici olduğunu söyledi. Avrupa ve Orta Doğu pazarlarında artan talebin sektörün büyümesini desteklediğini ifade eden Memiş, “İran, Hollanda, Almanya ve Rusya Federasyonu başta olmak üzere birçok pazarda güçlü bir ivme yakaladık.” diye konuştu. Afrika ve Körfez ülkeleri ihracatın lokomotifi oldu AHBİB’in mayıs ayı performansını ülkelere göre değerlendiren Başkan Veysel Memiş, ihracat yaptıkları ülke sayısının 100’ü aştığını, Orta Doğu, Afrika ve Avrupa pazarlarında kaydedilen güçlü performansın sektörün büyümesine önemli katkılar sağladığını belirtti. Veysel Memiş, şunları söyledi: “Mayıs ayında en büyük pazarımız 14 milyon dolarlık ihracatla Irak oldu. Irak'ı 13,6 milyon dolarla Umman ve 12,1 milyon dolarla İran takip etti. Özellikle Umman pazarında yakaladığımız güçlü ivme dikkat çekti. Geçen yılın aynı dönemine göre bu ülkeye ihracatımızda yüzde 5 bin 256 oranında artış kaydettik. Körfez bölgesinde Türk gıda ürünlerine yönelik talebin artması, firmalarımızın pazardaki etkinliğinin güçlenmesi ve ticari ilişkilerimizin gelişmesi bu başarıda önemli rol oynadı. Orta Doğu pazarlarının yanı sıra Afrika ülkelerinde de dikkat çekici sonuçlar elde ettik. Filistin'e ihracatımız yüzde 378 artışla 7,6 milyon dolara, Libya'ya yüzde 541 artışla 5,8 milyon dolara, Sudan'a ise yüzde 55 artışla 6,4 milyon dolara ulaştı. Kenya, Tanzanya ve Somali gibi ülkelerde kaydedilen yüksek artış oranları, Afrika kıtasının sektörümüz açısından giderek daha stratejik bir konuma geldiğini ortaya koyuyor. Avrupa pazarında da varlığımızı korumayı sürdürüyoruz. Almanya, İtalya, Hollanda ve Birleşik Krallık gibi ülkeler ihracatımızda önemli yer tutmaya devam ediyor. Özellikle kaliteli ürün, gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik alanlarında sağladığımız standartlar sayesinde Avrupa pazarındaki rekabet gücümüzü artırıyoruz.”

AHBİB'in Nisan Ayı İhracatında Bakliyat, Pastacılık ve Şeker Mamulleri Öne Çıktı Haber

AHBİB'in Nisan Ayı İhracatında Bakliyat, Pastacılık ve Şeker Mamulleri Öne Çıktı

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB) Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, nisan ayında 173,3 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiklerini açıkladı. Yılın dördüncü ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 oranında artış sağladıklarını vurgulayan AHBİB Başkanı Veysel Memiş, Irak ve Suriye pazarında derinleştiklerini, en güçlü ivmelenmeyi Cibuti, İran, Suudi Arabistan, Ürdün ve Tunus pazarında yakaladıklarını belirtti. Bakliyat, pastacılık ve şeker mamulleri öne çıktı 2025 yılı Olağan Seçimli Genel Kurulu’nda üyelerin büyük desteğiyle yeniden başkanlığa seçilerek güven tazeleyen Başkan Veysel Memiş, AHBİB’in nisan ayı ihracat performansını ürün gruplarına göre değerlendirirken bakliyat, pastacılık ürünleri ile şeker ve şeker mamullerinin dikkat çekici ihracat rakamlarıyla öne çıktığını vurguladı. Yılın dördüncü ayında 209 bin 760 ton ürünü uluslararası pazarlarda dövize dönüştürdüklerini belirten Başkan Veysel Memiş, “Bölge ihracatında bakliyat, 52,4 milyon dolarlık değeri ve yüzde 32’lik payıyla lider konumda yer aldı. Yüzde 87’lik artış kaydettiğimiz bu grup içinde özellikle kırmızı mercimek, 41,4 milyon dolar değer ile toplam ihracatımızın yüzde 25’ini oluşturdu. Katma değeri yüksek ürünler arasında yer alan pastacılık ürünleri, 33,7 milyon dolarlık ihracatla yüzde 34’lük büyüme sağladı. Şeker ve şeker mamulleri ihracatı ise 22,4 milyon dolara ulaştı.” dedi. Lokomotif pazarlar Orta Doğu ve Afrika Nisan ayında bölge ihracatının lokomotif pazarlarının Irak, Suriye, Cibuti, Sudan, Almanya, İran, Suudi Arabistan, İtalya, Rusya ve Ürdün olduğunu bildiren Veysel Memiş, bu ülkelerin AHBİB’in ihracatında istikrar ve büyümenin temelini oluşturduğunu, özellikle katma değeri yüksek ürünlerdeki artışın Türkiye’nin küresel tarım rekabetçiliğini güçlendirdiğini vurguladı. Başkan Veysel Memiş, şunları söyledi: “AHBİB’in nisan ayı ihracat rakamlarını ülke bazında analiz ettiğimizde, geleneksel pazarlarımızdaki güçlü duruşun kararlılıkla sürdüğünü görüyoruz. Bölge ihracatımızda Irak, 18,5 milyon dolarlık hacmi ve yüzde 11’lik pazar payı ile liderlik koltuğundaki yerini korudu. Irak’ı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 20 artış sağlayarak 13,9 milyon dolarlık hacme ulaşan ve yüzde 8 pay alan Suriye yakından takip etti. Nisan ayının en dikkat çeken performansı ise Cibuti’den geldi. Bu pazarımızda yakaladığımız yüzde 482’lik rekor çıkışla 10,3 milyon dolarlık ihracat seviyesine ulaşarak yüzde 6’lık bir pay elde ettik.” Yeni hizmet döneminde temel öncelikler ve hedefler Yeni hizmet dönemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Başkan Veysel Memiş, ihracatı daha rekabetçi ve sürdürülebilir bir yapıya taşıma sözü verdi. 2022 yılından bu yana yürüttükleri görev süresince somut çıktılara odaklandıklarını vurgulayan Başkan Veysel Memiş, “Hedef pazarlara yönelik 4 sektörel ticaret heyeti organize ederken, dünya genelinde 19 uluslararası fuara katılım sağlayarak yeni iş bağlantılarının yolu açtık. İhracatçı firmaların gücüne güç katmak amacıyla 4 UR-GE projesi hayata geçirdik. Yurt dışı pazarlama ve eğitim programlarıyla firmaların kurumsal altyapısını geliştirdik. Sektör içi koordinasyonu sağlamak adına 9 istişare toplantısı gerçekleştirdik. Başarıyı ödüllendirmek amacıyla 4 büyük ödül töreni düzenledik. Tüm hamlelerin neticesinde 2025 yılı itibarıyla 1,8 milyar dolarlık devasa bir ihracat hacmine ulaştık. Yeni hizmet döneminde kazanılan başarıların üzerine koyarak ilerleyeceğiz. Temel önceliğimiz, sektörümüzün ihtiyaçlarını her platformda en gür sesle ifade etmek ve ihracatçımızın küresel rekabet gücünü artırmaktır.” diye konuştu.

Jeopolitik Gerilim Bölgesel Ticaret Akışlarını Doğrudan Etkiliyor Haber

Jeopolitik Gerilim Bölgesel Ticaret Akışlarını Doğrudan Etkiliyor

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB) Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, şubat ayında 140,8 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiklerini açıkladı. Başkan Veysel Memiş, küresel talepteki dalgalanmalara rağmen ürün çeşitliliği ve katma değerli üretimin ihracatta dengeleyici rol oynadığını vurgulayarak, “Şubat ayında bölge ihracatımız geçen yılın aynı dönemine göre sınırlı bir düşüş gösterdi; ancak işlenmiş gıda ürünlerimiz ve geniş ürün portföyümüzün güçlü performansı sayesinde ihracatımız istikrarlı bir şekilde yüksek seviyesini koruyor.” dedi. “Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilim bölgesel ticaret akışlarını doğrudan etkiliyor” Küresel gelişmelerin sektöre yansımalarını değerlendiren Başkan Veysel Memiş, Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimin bölgesel ticaret akışlarını doğrudan etkilediğini belirterek, özellikle lojistik maliyetlerde yaşanan sert artışın ihracat planlamasını zorlaştırdığını söyledi. Veysel Memiş, “Orta Doğu’daki gerilim, ticaret rotalarının güvenliği ve maliyet yapısı üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Bölgenin içinde bulunduğu belirsizlik ortamı, hem ticaret akışını hem de fiyat dengelerini doğrudan etkiliyor. Bu süreçte bazı fırsatçı yaklaşımların maliyetleri spekülatif şekilde artırması ihracatçılar açısından önemli bir risk oluşturuyor.” diye konuştu. Navlun ve operasyonel giderlerde yaşanan artışın yalnızca taşıma ücretleriyle sınırlı kalmadığını ifade eden Veysel Memiş, özellikle savaş riski nedeniyle uygulanan ek primlerin lojistik maliyetlerini hızla yükselttiğine dikkat çekti. Veysel Memiş, “Yük taşıma ücretlerinin yanı sıra yükleme ve boşaltma bedelleri, liman hizmetleri, sigorta primleri ve risk farkları da ciddi oranlarda arttı. Özellikle savaş riski gerekçesiyle uygulanan ek teminat ve sigorta primleri toplam lojistik maliyetlerini katladı. Kısa süre içinde 4-5 kat seviyesine ulaşan bu artış, ihracatçının maliyet hesaplarını öngörülemez hale getiriyor.” değerlendirmesinde bulundu. “Lojistik maliyetlerde dengeli ve makul bir yapı korunmalı” Artan maliyetlerin ihracatçıların kârlılığını doğrudan erittiğini vurgulayan Veysel Memiş, maliyetlerin fiyatlara yansıtılması halinde ise hedef pazarlarda rekabet avantajının zayıfladığına işaret etti. Veysel Memiş, “İhracatçı bu maliyet artışını tek başına üstlenemez. Fiyatlara yansıtıldığında ise rekabet gücü zayıflıyor ve sipariş akışı yavaşlıyor. Bu durum yalnızca maliyet artışı değil, aynı zamanda pazar kaybı riski anlamına geliyor. Bu nedenle lojistik maliyetlerde dengeli ve makul bir yapı korunmalı.” diye konuştu. Kriz dönemlerinde lojistik zincirinin kesintisiz işlemesinin ticaretin sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşıdığını belirten Veysel Memiş, ani ve kontrolsüz maliyet artışlarının küresel tedarik zincirini de olumsuz etkilediğini dile getirdi. Veysel Memiş, “Lojistikte yaşanan sert dalgalanmalar yalnızca ihracatçıyı değil, ithalatçı firmaları ve nihai tüketicileri de etkiliyor. Tedarik güvenliğinin korunması için maliyetlerde öngörülebilir ve dengeli bir yapının sürdürülmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı. “En fazla ihracatı pastacılık ürünlerinde gerçekleştirdik; ülke bazında ise Suriye öne çıktı” AHBİB’in şubat ayı ihracatını ürün gruplarına göre değerlendiren Veysel Memiş, özellikle işlenmiş gıda ürünlerinin ihracatta önemli bir denge unsuru olmaya devam ettiğini vurguladı. Veysel Memiş, şunları söyledi: “Sektör ihracatımızda ürün çeşitliliğinin sağladığı avantajı açık şekilde görüyoruz. Pastacılık ürünleri 27,4 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 20’lik pay ile şubat ayında en fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz ürün grubu oldu. Tatlı bisküvi ve gofretler ise yaklaşık 8 milyon dolarlık ihracatla toplam ihracatımızın yüzde 6’sını oluşturdu. Bakliyat ürünlerinde ise küresel fiyat hareketleri ve talep değişimlerinin etkisi hissediliyor. Şubat ayında bakliyat ihracatımız 26,7 milyon dolar olarak gerçekleşti ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23’lük bir gerileme yaşandı. Özellikle bezelye ve bazı baklagil kalemlerinde miktar ve değer bazında düşüşler dikkat çekti. Buna karşın kırmızı mercimek 19,6 milyon dolarlık ihracatla sektörümüzün en güçlü ürünlerinden biri olmaya devam etti. Bitkisel yağ grubunda ise güçlü bir performans yakaladık. Bu alandaki ihracatın sektör için önemli bir büyüme alanı oldu. Yağlı tohumlar ihracatımız yüzde 16 artışla 20,9 milyon dolara ulaştı. Özellikle yer fıstığı ve ayçiçeği tohumu ürünlerinde artan talep, bu ürün grubunun toplam ihracatımız içindeki payını güçlendirdi. AHBİB’in ülke bazında şubat ayı ihracat verilerine göre en fazla ihracatın komşu ülkelere gerçekleştirildiğini belirten Veysel Memiş, bölge pazarlarının sektör için stratejik önemini koruduğunu dile getirdi. Veysel Memiş, “Şubat ayında en fazla ihracatı 14,5 milyon dolar ve yüzde 11 pay ile Suriye’ye gerçekleştirdik. Bu ülkeyi 11,9 milyon dolar ve yüzde 9 pay ile Irak takip etti. Sudan 8,7 milyon dolarlık ihracatla üçüncü sırada yer alırken Almanya 6,9 milyon dolar değer ile Avrupa pazarında önemli bir konumda bulunuyor.” dedi.

Ramazan Ayı Öncesinde Fiyatlarda Artış Haber

Ramazan Ayı Öncesinde Fiyatlarda Artış

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ramazan ayı öncesinde temel gıda ürünlerindeki fiyat değişimlerine ilişkin bir basın açıklaması yaptı. 2007 yılından bu yana Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin Ramazan öncesi fırsatçılığa izin verilmemesi konusunda çalışmalar yaptığını hatırlatan Bayraktar, “Ramazan ayı öncesinde temel tüketim ürünlerine yönelik fiyat hareketleri Birliğimiz tarafından incelendi. Yapılan çalışmada, geçen yılın Ramazan dönemi ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlar karşılaştırıldı; ayrıca son 15 günlük süreçte üretici ve market fiyatlarında yaşanan değişimler ürün bazında değerlendirildi. Çalışma kapsamında üretici ve market fiyat farkları ile aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat değişimleri de ele alındı” dedi. Geçen yıla göre Ramazan ayı öncesi üretici market fiyatları “Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlara baktığımızda, bu yıl markette 39 ürünün 32’sinde fiyat artışı, 7’sinde fiyat düşüşü gerçekleşti. Markette en fazla fiyat artışı yüzde 197,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 149,2 ile kabak, yüzde 117,1 ile fındık, yüzde 108,8 ile elma izledi. Markette fiyatı en çok düşen ürünler ise yüzde 41,9 ile kuru soğan, yüzde 31,9 ile kuru fasulye, yüzde 26,4 ile nohut ve yüzde 18,3 ile beyaz lahana oldu. Geçtiğimiz yılın Ramazan öncesine göre bu sene tüketicilerimiz marketten limonu 3 kat, kabağı 2,5 kat, fındığı 2,2 kat ve elmayı 2,1 kat fazlaya alarak tüketmek zorunda kalacaklar. Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesine göre üreticide 31 ürünün 21’inde fiyat artışı, 9’unda fiyat düşüşü görülürken 1 üründe fiyat değişimi yaşanmadı. Üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 68,5 ile kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 44 ile beyaz lahana, yüzde 29,8 ile sivri biber, yüzde 23 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 212,7 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 160 ile antepfıstığı, yüzde 133,3 ile kuru kayısı, yüzde 100 ile kırmızı mercimek izledi.” 28 Ocak-12 Şubat 2026 market fiyatları “15 günlük süreçte markette 41 ürünün 27’sinde fiyat artışı, 14’ünde fiyat azalışı görüldü. Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 42,9 ile pırasa oldu. Pırasadaki fiyat artışını yüzde 32,1 ile marul, yüzde 27,4 ile kabak, yüzde 25,6 ile sivri biber izledi. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 9,6 ile yeşil mercimek oldu. Yeşil mercimekteki fiyat düşüşünü yüzde 9 ile antepfıstığı, yüzde 8,3 ile nohut, yüzde 7,8 ile kuru soğan ve yüzde 6,5 ile havuç izledi.” 28 Ocak-12 Şubat 2026 üretici fiyatları “15 günlük süreçte üreticide 33 ürünün 21’inde fiyat artışı olurken, 4’ünde fiyat düşüşü gürüldü. 8 üründe ise fiyat değişimi görülmedi. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 17 ile karnabaharda görüldü. Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 12,7 ile kuru soğan ve fındık, yüzde 9,4 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 47,3 ile maydanozda görüldü. Maydanozdaki fiyat artışını yüzde 36,1 ile marul, yüzde 28,8 ile mandalina, yüzde 28,6 ile havuç, yüzde 23,9 ile pırasa takip etti.” Üretici fiyat değişimlerinin nedenleri “Kuru soğanda rekoltenin yüksek olması ve sıcaklıkların artması nedeniyle depolarda bozulmalar yaşanmaya başlandı. Ürün kaybı riskini azaltmak isteyen üreticiler, kuru soğanı kısa sürede elden çıkarmak amacıyla piyasaya düşük fiyatlardan sunmaya başladı. Patateste ise piyasada durgunluk yaşanıyor, alıcı talebinin zayıf olması fiyatları olumsuz etkiliyor. Talebin azalması karnabahar fiyatlarının gerilemesine sebep oldu. 2025 yılında yaşanan zirai don sebebiyle fındık rekoltesi düştü. Fakat buna rağmen piyasada oluşan fındık fiyatları son dönemlerde manipülatif hareketlerle düşürüldü.” Aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat değişimi “Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartlar nedeniyle ürün fiyatları marketlerde çok sık değişiyor. Maliyetler sebep gösterilerek marketler arası aynı marka ürünler farklı fiyatlara satılıyor. Tüketicilerimiz doğal olarak hangi ürün hangi markette düşük fiyata satılıyor arayışına girmek zorunda kalıyor. Birliğimizce Ankara’da temel tüketim maddeleri arasından seçilen aynı marka ve gramajdaki 5 farklı ürünün 4 farklı marketteki fiyatlarına yönelik çalışma yapıldı. Yaptığımız çalışma sonucunda ürünlerin belirli markalar tarafından paketlenmiş fiyatının marketten markete oldukça değişkenlik gösterdiği görüldü. Aynı markanın aynı gramajda ürünün farklı marketlerdeki fiyatları değerlendirildiğinde; Ayçiçek yağında yüzde 68,3, nohutta yaklaşık yüzde 41, tavuk yüzde 26,3, süt yüzde 22,5 ve yoğurt yüzde 19,9 oranlarda değişimler olduğu görülüyor. Yaptığımız çalışmada; 1 litre X marka Ayçiçek yağının fiyatı marketlerde 109 lira 90 kuruş ile 179 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Ayçiçek yağı litre fiyatının farklı marketlerdeki değişimi yüzde 68,3 ü buluyor. 1 kilogram X marka nohudun fiyatı, marketlerde 109 lira 90 kuruş ile 154 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Nohutta aynı markanın farklı marketlerdeki fiyat değişimi yaklaşık yüzde 41’i buluyor. 1 kilogram X marka bütün tavuk fiyatı, marketlerde 95 lira ile 119 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Aynı marka bütün tavuğun farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 26,3’ü buluyor. 1 litre X marka sütün fiyatı, marketlerde 57 lira 90 kuruş ile 70 lira 90 kuruş arasında değişiyor. Sütün farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 22,5’i buluyor. 1 kilogram X marka yoğurdun fiyatı, marketlerde 77 lira 50 kuruş ile 92 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Yoğurdun farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 19,9’u buluyor. Son yıllarda önemli ölçüde artan üretim maliyetleri ve yaşanan doğal afetler nedeniyle üreticilerimiz yeterli geliri elde edemiyor ve üretmekte zorlanıyorlar. Buna rağmen üreticilerimizin ürettiği ürünlerin marketlerde birbirinden farklı yüksek fiyatlara satılması kabul edilebilir değildir. Diğer taraftan tüketicilerimiz ramazan alışverişlerini yaparken taklit ve tağşiş yapılan ürünler konusunda dikkatli olmalı, güvendikleri yerlerden ihtiyaçlarını almalı ve şüpheli ürünleri ihbar etmelidir. Taklit ve tağşişin önlenmesi için tüm illerde denetimlerin sık sık yapılması sağlanmalıdır. Mübarek Ramazan ayının İslam âlemi ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını, sağlık, huzur, bolluk ve bereket getirmesini diliyor, yaşadığımız doğal afet etkilerinin bir an önce son bulmasını temenni ediyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.