Hava Durumu

#Kırsal Kalkınma

Kırsal Haber - Kırsal Kalkınma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırsal Kalkınma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir Büyükşehir'den Üreticiye Balya Desteği Haber

Eskişehir Büyükşehir'den Üreticiye Balya Desteği

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı destekleyen çalışmaları kapsamında hayvancılıkla uğraşan üreticilere yönelik yem bitkisi balyası desteğini sürdürdü. Sarıcakaya’da düzenlenen Balya Dağıtım Töreni’nde, Sarıcakaya ve Mihalgazi ilçelerinde faaliyet gösteren 79 üreticiye toplam 2 bin 850 adet yem bitkisi balyası desteği ulaştırıldı. Törene Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Hasan Ünal, belediye yöneticileri, muhtarlar, üreticiler ve vatandaşlar katıldı. Programın açılış konuşmasında, Büyükşehir Belediyesinin kırsal kalkınmaya yönelik desteklerinin artarak devam ettiği vurgulandı. Hayvancılıkla uğraşan üreticilerin yem maliyetlerini azaltmak ve üretimin sürdürülebilirliğini güçlendirmek amacıyla gerçekleştirilen çalışma kapsamında belediyeye ait Sarıcakaya ilçesi Laçin Mahallesi'ndeki 80 dekarlık alanda kuru tarım modeliyle yetiştirilen Macar fiği ve buğday karışımı yem bitkilerinden toplam 3 bin 350 balya elde edildiği ifade edildi. Üretilen balyaların 500 adedinin, Mihalıççık Belediyesi ile imzalanan Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliği İş Birliği Protokolü kapsamında Mihalıççık Belediyesine teslim edildiği belirtilirken, kalan 2 bin 850 balyanın ise destek başvurusunda bulunan Sarıcakaya ve Mihalgazi ilçelerindeki 18’i kadın, 79 üreticiye dağıtıldığı kaydedildi. Destek kapsamında her üreticiye 35'er balya teslim edildi. ÜRETİCİLERDEN BAŞKAN ÜNLÜCE’YE TEŞEKKÜR Törende ilk olarak Sarıcakayalı üretici Ayşenur Toygar söz aldı. Toygar, verilen desteğin üreticiler açısından büyük önem taşıdığını belirterek şunları söyledi: "Büyükşehir Belediyemizin kırsal kalkınma yatırımları kapsamında çiftçilerimize yönelik başvurduğumuz balya desteği projesi, bizleri son derece memnun etti. Üreticinin her zaman yanında olan, tarıma ve kırsala nefes aldıran Büyükşehir Belediyemize ve Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce'ye içten teşekkürlerimizi iletiyoruz." Ardından konuşan Mihalgazili üretici Sabri Ay da destekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek şu ifadeleri kullandı: "Mihalgazi'den yaptığımız balya desteği başvurumuz olumlu sonuçlandı ve çok şükür desteklerimizi teslim alma aşamasına geldik. Tarıma, toprağa ve üreticiye sundukları bu değerli katkılardan dolayı Büyükşehir Belediyemize, Belediye Başkanımıza ve emeği geçen tüm ekibe yürekten teşekkür ediyoruz. Allah hepsinden razı olsun." "SİZ ÜRETTİKÇE BİZLER GÜÇLÜ OLACAĞIZ" Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce'nin şehir dışı programı nedeniyle katılamadığı törende konuşan Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Hasan Ünal, Başkan Ünlüce'nin selamlarını üreticilere iletti. Kendisinin de tarımın içinden gelen biri olduğunu belirten Ünal, günümüzde tarım ve hayvancılığın ancak bilimsel ve verimli yöntemlerle sürdürülebileceğini ifade etti. Türkiye'nin tarım açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyleyen Ünal, üretimin önemine dikkat çekerek, "Bizim odaklanmamız gereken tek bir gerçek var; üretim. Bizler ürettikçe güçlüyüz." dedi. Hayvancılığın birçok bölgede gerileme yaşadığına işaret eden Ünal, Sarıcakaya ve Mihalgazi'nde üretimin devam etmesinin umut verici olduğunu belirterek, "Sizler, Sarıcakaya ve Mihalgazi halkı olarak bu anlamda çok şanslısınız. Köylerinizde hayvancılığın hâlâ aktif olarak sürdüğünü bilmek bizlere umut veriyor. Sizler üretmeye devam etmelisiniz; çünkü siz ürettikçe bizler güçlü olacağız." ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından balyalar hak sahibi üreticilere teslim edilirken, Büyükşehir Belediyesi kırsal kalkınmaya yönelik desteklerin önümüzdeki dönemde de devam edeceğini belirtti.

Kaz Yetiştiriciliği Kırsal Kalkınmanın Lokomotifi Haber

Kaz Yetiştiriciliği Kırsal Kalkınmanın Lokomotifi

Kaz Yetiştiriciliği Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Burak Şahinkaya, Samsun Büyükşehir Belediyesi'nin desteğiyle kaz yetiştiriciliğini bölgesel kalkınmanın önemli unsurlarından biri haline getirmeyi hedeflediklerini açıkladı. Kaz Yetiştiriciliği Üretim ve İşletme Kooperatifi, başta Samsun olmak üzere Türkiye'nin birçok bölgesinde kırsal kalkınmayı desteklemek ve üreticiyi güçlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Kooperatif Başkanı Burak Şahinkaya, üretimin tüm aşamalarını kapsayan güçlü bir ekonomik yapı oluşturmayı amaçladıklarını ifade ederek, üreticilerin gelir seviyesini artırmak, gençleri yeniden üretime kazandırmak ve kırsalda ekonomik hareketlilik sağlamak için eğitim programları, üretim destekleri ve çeşitli projeler yürüttüklerini belirtti. KAVAK'TA DAHA FAZLA İLGİ GÖRMELİYİZ Türkiye'nin farklı il ve ilçelerinden yatırımcıların, üreticilerin ve girişimcilerin kooperatif ile iletişime geçtiğini belirten Burak Şahinkaya, kaz yetiştiriciliğinin artık sadece geleneksel bir faaliyet olmaktan çıktığını ifade etti. Samsun Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Daire Başkanlığı ile sürekli temas halinde olduklarını ifade eden Burak Şahinkaya, "Kendilerinin üreticiye ve kooperatifimize verdiği destek, yürüttüğümüz projelerin büyümesine önemli katkı sağlıyor. Bugün birçok ilimizden ortaklık, yatırım ve üretim talepleri alıyoruz. İnsanlar kaz yetiştiriciliğinin ekonomik değerini ve geleceğini görmeye başladı. Türkiye'nin dört bir yanından gördüğümüz ilgi ve desteğin çok daha fazlasını merkez olarak belirlediğimiz Kavak ilçemizde görmek istiyoruz. Sahip olduğu coğrafi avantajlar, tarımsal altyapısı ve üretim kültürüyle Kavak, bu sektörün bölgesel merkezi olabilecek potansiyele sahiptir." diye konuştu. KIRSAL KALKINMANIN LOKOMOTİFİ Hedeflerinin yalnızca canlı hayvan üretmek olmadığının altını çizen Burak Şahinkaya, "Damızlık üretiminden civciv teminine, yetiştiricilikten kesime, et işleme tesislerinden paketlemeye, tüy işleme ve değerlendirme merkezlerinden pazarlamaya kadar tüm süreci kapsayan entegre bir üretim modeli oluşturmak istiyoruz. Kaz tüyü bugün dünya genelinde yastık, yorgan, tekstil ve birçok özel üründe kullanılan yüksek ekonomik değere sahip bir üründür. Bu nedenle sektörün her aşamasını değerlendirmek zorundayız. Biz günü kurtaran projeler değil, gelecek nesillere kalacak yatırımlar planlıyoruz. Kurulacak entegre tesisler sayesinde sadece birkaç üretici değil, yüzlerce aile gelir elde edebilecek. Köylerdeki üretim artacak, yeni istihdam alanları oluşacak ve bölge ekonomisine önemli katkılar sağlanacak. Kaz yetiştiriciliği yalnızca bir hayvancılık faaliyeti değil, doğru planlandığında kırsal kalkınmanın lokomotiflerinden biri olabilir." ifadelerini kullandı. ÜRETİMİN OLDUĞU YERDE UMUT VARDIR Burak Şahinkaya, kooperatifin yeni dönemdeki projelerini sözlerine ekleyerek, "Kaz Yetiştiriciliği Üretim ve İşletme Kooperatifi olarak önümüzdeki dönemde yeni projeler, yatırım ortaklıkları ve üretici destek programlarıyla çalışmalarını genişleterek sürdürmeyi hedefliyoruz. Üretmek isteyen herkese kapılarımız açık. Kamu kurumları, yerel yönetimler ve yatırımcıları kırsal kalkınma odaklı bu vizyonun parçası olmaya davet ediyorum. Biz inanıyoruz ki üretimin olduğu yerde umut vardır. Doğru destekler ve ortak akıl ile Kavak'ı, Samsun'u ve bölgemizi Türkiye'nin kaz yetiştiriciliğinde örnek gösterilen merkezlerinden biri haline getirebiliriz." diye konuştu.

Kırsal Kalkınma ve Sulama Destekleri Başvuruları Uzatıldı! Haber

Kırsal Kalkınma ve Sulama Destekleri Başvuruları Uzatıldı!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, kırsal kalkınmayı hızlandırmak, tarımsal üretimi güçlendirmek ve su kaynaklarını verimli kullanmak adına üreticileri sevindiren bir son dakika kararı alındığını açıkladı. Bakan Yumaklı, Kırsal Kalkınma Yatırım Programı ile tasarruflu tarımsal sulama sistemleri destekleri için resmi başvuru sürelerinin uzatıldığını duyurdu. Peki, yeni kırsal kalkınma hibe başvuruları ne zaman bitecek? Son başvuru tarihi hangi güne ertelendi? İşte tarım sektörünün merakla beklediği kararın tüm detayları... Son Başvuru Tarihi 30 Haziran’a Ertelendi Kırsal bölgelerde bereketi artırmayı, modern altyapıyı yaygınlaştırmayı ve akıllı tarım uygulamalarını teşvik etmeyi amaçlayan hibe programlarında sürenin uzatılması yatırımcılara derin bir nefes aldırdı. Bakan İbrahim Yumaklı, üreticilere çağrıda bulunarak resmi sosyal medya hesapları ve iletişim kanalları üzerinden şu ifadeleri paylaştı: "Kırsalda bereketi artıracak hibe programlarımızda başvuru süresini uzatıyoruz. Kırsal Kalkınma Yatırım Programı ile tasarruflu tarımsal sulama sistemleri destekleri için başvurularınızı 30 Haziran 2026'ya kadar yapabilirsiniz. Tüm üreticilerimize ve yatırımcılarımıza hayırlı, uğurlu olsun." Süre Uzatılmasaydı 12 Haziran'da Sona Erecekti Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen bu stratejik destek programlarında takvimin sıkışması nedeniyle pek çok üreticinin evrak hazırlama ve proje sunma sürecinde zamana ihtiyacı bulunuyordu. Bakan Yumaklı, sahada yükselen bu talebe kayıtsız kalmadıklarını belirterek önemli bir detay paylaştı. Yumaklı, söz konusu hibe ve destek programlarına yönelik başvuru sürelerinin uzatılmaması durumunda normal şartlar altında 12 Haziran'da tamamen sona ereceğini sözlerine ekledi. Yapılan bu kritik hamleyle birlikte, tarımsal sulama projeleri hazırlayan ve kırsal kalkınma yatırımı planlayan girişimcilere yaklaşık 3 haftalık ek bir zaman tanınmış oldu.

Samsun Büyükşehir'den Tarıma Tam Destek Haber

Samsun Büyükşehir'den Tarıma Tam Destek

Samsun Büyükşehir Belediyesi, tarıma yönelik desteklerini artırarak hem üreticilere ekonomik katkı sağlıyor hem de Samsun’un verimli topraklarında üretimi daha da güçlendiriyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Sürdürülebilir tarım hedefi ile bir taraftan üreticilerimizin elini güçlendiriyor, bir taraftan da şehrimizde tarımsal üretimin artmasına katkı sunuyoruz” dedi. Tarım potansiyeliyle öne çıkan Samsun’da Büyükşehir Belediyesi “Üreten Şehir” vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Kent genelinde uygulanan projeler ve verilen desteklerle çiftçilerin üretim gücü artarken kırsal kalkınma da ivme kazanıyor. Bu kapsamda son üç yılda (2024/25/26) Büyükşehir Belediyesi tarafından 277 bin 711 dekar alanda 14 bin 358 üreticiye tarla bitkilerinden bahçe bitkilerine, yem bitkilerinden tıbbi-aromatik- endemik bitkilere ve çeşitli ekipmanlar olmak üzere geniş bir destek sağlandı. Sulama altyapısı güçlendiriliyor Sulama altyapısının güçlendirilmesi ve modern ekipman desteği gibi projelerle de üretimde verimlilik artırılıyor. Mahallelerde beton trapez kanal (açık kanal) ve kapalı kanal imalatı gerçekleştiren Büyükşehir Belediyesi aynı zamanda ihtiyaç duyan mahallelerin sulama altyapısını da iyileştirdi. 2026’da önemli tarım projeleri hayata geçecek 2026 yılında da güçlü destekler sunan Büyükşehir Belediyesi, Vezirköprü’de 700 üreticiye hizmet verecek olan tohum eleme tesisini oluşturdu. Ayrıca 656 üreticiye, çilek fidesi, damla sulama sistemi, kestane fidanı, malç naylonu, sera kurulum, tarımsal malzeme, ana arı ve arı sütü üretim seti, polen ve propolis tuzağı ve gübre desteği sağladı. Et ve Et Ürünleri İşleme Tesisi, Çeltik Tohum Eleme Ünitesi, Doku Kültürü Laboratuvarı ve Süt Analiz Laboratuvarı da 2026 yılında Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilecek önemli tarım projeleri arasında yer alıyor. 2025’de 2 ilçede inşa edilen köy fırınlarına 2026’da 9 ilçede 15 köy fırını daha eklenecek. “Çiftçilerimizin üretmeye devam etmesini çok önemsiyoruz” Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Büyükşehir Belediyesi olarak fide, tohum, ekipman ve hayvancılık gibi birçok kalemde üreticilerimize destek sağlıyoruz. Sağladığımız bu destekleri de ilçelerimizin potansiyelini ve üretimde güçlü oldukları yönleri baz alarak gerçekleştiriyoruz. Örneğin Alaçam’da çilek üreticiliği desteklerken bazı ilçelerimizde yonca üretimini bazılarında kivi üretimini önceliyoruz. Bununla birlikte sulama altyapısının güçlendirilmesi, organik tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması ve modern ekipman desteği gibi projelerle de üretimde verimliliği artırıyoruz. Bu destekler yalnızca ekonomik katkı sağlamıyor, aynı zamanda sürdürülebilir tarımın yaygınlaşmasına olanak tanıyor. Sürdürülebilir tarım hedefi ile bir taraftan üreticilerimizin elini güçlendiriyor, bir taraftan da şehrimizde tarımsal üretimin artmasına katkı sunuyoruz Çiftçilerimizin üretmeye devam etmesini çok önemseyen bir bu anlayışa sahibiz ve bu anlayışla desteklerimiz de artarak devam edecek” dedi.

Türkiye Arıcılık Potansiyeli İle Koloni Sayısında ve Bal Üretiminde Dünyada İlk Üçte Haber

Türkiye Arıcılık Potansiyeli İle Koloni Sayısında ve Bal Üretiminde Dünyada İlk Üçte

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye'nin güçlü arıcılık potansiyeli ile koloni sayısında ve bal üretiminde dünyada ilk üçte, AB'de ise 1. sırada yer aldığını, arıcılığın daha da geliştirilmesi amacıyla üreticilere önemli destekler sağlandığını belirterek “Hayvancılık yol haritası kapsamında yeni destekleme modeli ile arıcılığa temel desteğe ilave olarak destekler verilmektedir. Bu kapsamda, kadın ve genç yetiştiricilerimize yüzde 40, planlama kapsamında gezginci arıcılara yüzde 30, 1. derece tarımsal amaçlı örgütlere yüzde 20 ilave destek sağlanmaktadır." ifadelerini kullandı. Bakan Yumaklı yaptığı açıklamada, her yıl 20 Mayıs'ta kutlanan Dünya Arı Günü'nde, arılar ve diğer tozlayıcıların ekosistem, biyolojik çeşitlilik ve gıda güvenliği açısından taşıdığı kritik önemin vurgulandığını hatırlattı. Tozlaşmanın yaklaşık yüzde 75'inin arılar ve diğer polinatörler tarafından sağlandığı dikkate alındığında, arıcılık faaliyetlerinin yalnızca bal üretimi ile sınırlı olmayıp sürdürülebilir tarımın ve gıda arz güvenliğinin temel unsurlarından birini oluşturduğuna işaret eden Yumaklı, şu bilgileri aktardı: “Türkiye, sahip olduğu zengin bitki örtüsü, farklı iklim bölgeleri ve yüksek genetik çeşitliliğe sahip arı varlığı ile dünya arıcılığında önemli bir potansiyele sahiptir. Bu kapsamda ülkemizde her yıl düzenlenen Dünya Arı Günü etkinlikleri ile arıların tarımsal üretimdeki kritik rolü, arı ürünlerinin ekonomik değeri, arıcılığın sürdürülebilirliği ve geliştirilmesi konularında toplumsal farkındalığın artırılması hedeflenmektedir." Bakan Yumaklı, Türkiye'deki arıcılık sektörünün genel görünümüne değinerek 2025 TÜİK verilerine göre ülkede 96 bin 646 adet arıcılık işletmesi ile 8 milyon 817 bin 155 adet arılı kovan bulunduğunu ve 97 bin 253 ton bal üretimi gerçekleştirildiğini bildirdi. Türkiye'nin, güçlü arıcılık potansiyeli ile koloni sayısında ve bal üretiminde dünyada ilk üçte, AB'de ise 1. sırada yer aldığının altını çizen Yumaklı, “Ülkemizde 39 adet coğrafi işaretli bal çeşidi bulunmakta olup bunlardan Bingöl balı ve Yenice ıhlamur balı AB'den coğrafi işaret almış iki bal çeşidimizdir. Dünya çam balı üretiminin yaklaşık yüzde 90'ı ülkemizde, bunun da yüzde 70–80'i Muğla ilimizde gerçekleştirilmektedir." vurgusu yaptı. ARICILIK DESTEKLERİ Bakan Yumaklı, ülkede arıcılığın geliştirilmesine yönelik arı yetiştiricilerine gerekli desteğin sağlandığına dikkati çekerek şu değerlendirmelerde bulundu: “Hayvancılık yol haritası kapsamında yeni destekleme modeli ile arıcılığa temel desteğe ilave olarak destekler verilmektedir. Bu kapsamda, kadın ve genç yetiştiricilerimize yüzde 40, planlama kapsamında gezginci arıcılara yüzde 30, 1. derece tarımsal amaçlı örgütlere yüzde 20 ilave destek sağlanmaktadır. Gen kaynaklarını koruma desteği başlığı altında, izole bölgelerde yerli arı ırklarını koruyan yetiştiricilere ilave destek verilmektedir. Kırsal kalkınma destekleri kapsamında arıcılık yatırımları, ekipman temini ve işleme tesislerine yönelik hibe ve teşvikler sağlanmaktadır. Bununla birlikte propolis, polen, arı sütü, arı zehri gibi bal dışındaki arı ürünlerinin üretiminin artırılmasına yönelik çalışmalar yürütmekteyiz. Organik tarım mevzuatı kapsamında faaliyet gösteren arıcılarımıza da sertifikalı üretim yapmaları şartıyla arılı kovan başına destekleme ödemesi yapılmaktadır. Ayrıca, arıcılarımıza yönelik teknik eğitimler ve uygulamalı kurslar da düzenlenmektedir." TÜRKİYE'DE ARI ISLAHI VE GENETİK KAYNAKLARIN KORUNMASI Türkiye'nin, arı genetik kaynakları açısından önemli bir merkez olduğunu hatırlatan Yumaklı, Anadolu ve Kafkas arısı gibi yerli arı ırk ve ekotiplerinin korunması ve geliştirilmesi amacıyla üniversiteler ve arı yetiştiricileri birlikleri iş birliği içinde ıslah çalışmaları yürütüldüğünü belirtti. Bakan Yumaklı, ekonomik arı yetiştiriciliğinde damızlık materyalin niteliğinin önemine işaret ederek “Bölgesel ekotiplerin kalıtsal düzeylerini korumak ve ıslah etmek amacıyla ülkemiz genelinde bölgesine adapte olmuş arı gen kaynaklarımızın tespit edilerek öncelikle bölgelerinde koruma altına alınması, yapılacak ıslah çalışmaları sonucunda ana arı üretiminde materyal olarak kullanılması ve arıcılığın hizmetine sunulması büyük önem arz etmektedir." ifadelerini kullandı. Yürütülen ıslah programları ile damızlık ana arı üretiminin artırıldığını, bölgelere uygun arı ırklarının yaygınlaştırıldığını, çiftleşme bölgeleri oluşturularak genetik saflığın korunduğunu, koloni kayıplarının azaltılmasının hedeflendiğini, bal verimi ve kalitenin artırıldığını dile getiren Yumaklı, şunları kaydetti: “Islah çalışmalarımızla arıcılarımızın en kaliteli arıyı en düşük maliyetle üretip kullanabilmeleri sağlanarak bunun üretime yansımasıyla arıcılıkta verim artışı sağlanacak, koloni kayıplarının azaltılmasıyla sektörün sürdürülebilirliği güçlendirilecektir. Bununla birlikte ülkemizin sertifikalı damızlık ana arı üretimi ve ihracatı yapabilen bir konuma ulaşması da sağlanacaktır. Ulusal Damızlık Sistemi'nin devreye alınmasıyla Bakanlığımız bünyesindeki Hayvancılık Genel Müdürlüğümüz, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği ve ilgili ıslah birimleri arasında kurulacak entegrasyon sayesinde ıslah programlarının izlenmesi ve yönlendirilmesi sağlanacak; böylece arı ıslah programlarının etkin ve işlevsel bir yapıya kavuşması mümkün olacaktır."

Salihlili Üreticilere 34 Bin Sebze Fidesi Haber

Salihlili Üreticilere 34 Bin Sebze Fidesi

Manisa Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmaya destek projeleri kapsamında Salihli’de üreticilerin yüzünü güldürdü. İl genelinde yürütülen proje kapsamında, ilçedeki üreticilere destek amacıyla 34 bin domates, biber ve patlıcan fidesinin dağıtımı gerçekleştirildi. İl genelinde üreticilere yönelik desteklerini hız kesmeden sürdüren Manisa Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınma projelerine bir yenisini daha ekledi. Kadınların aile bütçesine katkı sağlaması ve yerel tohumların gelecek nesillere aktarılması amacıyla hayata geçirilen proje kapsamında, Salihli’de fide dağıtımı gerçekleştirildi. Daha önce il genelinde 300 bin fideyi toprakla buluşturan Büyükşehir Belediyesi, Salihli’deki programda 12 bin domates, 12 bin biber ve 10 bin patlıcan olmak üzere toplam 34 bin adet sebze fidesini üreticilere ulaştırdı. Gökeyüp Mahallesi’nde düzenlenen fide dağıtım programına Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu, Manisa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Yılmaz Usta, mahalle muhtarları ve çok sayıda vatandaş katıldı. “Kırsal Kalkınma Projelerimizi Yaygınlaştırıyoruz” Programda konuşan Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Yılmaz Usta, üreticilere her zaman destek olmayı sürdüreceklerini belirterek şunları söyledi: “Kırsal kalkınmayı destekleyen projelerimize hız kesmeden devam ediyoruz. Üretimin güçlenmesi, yerel tohumlarımızın korunması ve özellikle kadınlarımızın ev ekonomisine katkı sağlaması amacıyla başlattığımız bu projeyi il geneline yaygınlaştırıyoruz. Daha önce 300 bin fideyi üreticilerimizle buluşturmuştuk. Bugün de Gökeyüp Mahallesi’nden başlayarak kırsalda yaşayan vatandaşlarımıza 34 bin fide daha teslim etmenin mutluluğunu yaşıyoruz.” Toprak Yapısına Uygun, Verimli Yerel Çeşitler Dağıtımı gerçekleştirilen fidelerin bölgenin iklim ve toprak yapısına uygun yerel çeşitlerden seçildiğini ifade eden Usta, “Hem üreticilerimizin ürünlerinin daha verimli olması hem de yerel tarımsal değerlerimizin gelecek nesillere aktarılmasını hedefliyoruz. Kırsaldaki üretim devamlılığı bizim için büyük önem taşıyor. Özellikle kadın emeğinin üretime katılması, aile bütçesine katkı sağlanması ve vatandaşlarımızın kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek üretimi yapabilmesi adına bu projeleri çok değerli buluyoruz” diye konuştu. “Başkanlarımız Gerekeni Yaptılar” Gökeyüp Mahalle Muhtarı Ramazan Özdemir yapılan destekten duydukları memnuniyeti dile getirerek, vatandaşların fide talebinin karşılıksız kalmadığını söyledi. Özdemir, “Manisa Büyükşehir Belediyesi köyümüzde sebze fidesi dağıtımı gerçekleştirdi. Vatandaşlarımız talepte bulunmuştu başkanlarımız da gerekeni yaptı. Çok teşekkür ederim başkanlarımızdan Allah razı olsun” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu ve Daire Başkanı Yılmaz Usta, üreticilere fidelerin dağıtımını gerçekleştirdi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarım Master Planı Çalışmalarında Sona Yaklaştı Haber

İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarım Master Planı Çalışmalarında Sona Yaklaştı

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kapsamında üreticilerin emeği ve kırsal kalkınmanın önemi bir kez daha gündeme gelirken, İzmir Büyükşehir Belediyesi kırsalda topyekûn kalkınmayı hedefleyen Tarım Master Planı çalışmalarında sona yaklaştı. Kooperatifleri merkeze alan plan; toprağı ve suyu koruyan üretim modeli, gıda güvenliği, dirençli kırsal ekonomi ve genç nüfusun göçünü önleyecek politikalarla İzmir tarımına yeni bir yol çiziyor. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü, üretimi sürdüren çiftçinin emeğini, gıda güvenliğindeki kritik rolünü ve kırsal kalkınmanın önemini hatırlatırken, İzmir Büyükşehir Belediyesi de tarımın geleceğine yön veren adımlarıyla öne çıkıyor. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay öncülüğünde hazırlanan Tarım Master Planı, İzmir’in kırsal kalkınma rotasını belirledi. Sürdürülebilir tarım, gıda güvenliği ve krizlere karşı dirençli bir kent hedefiyle oluşturulan yol haritasında kooperatifler merkezde yer aldı. Kırsal Çalışma Grubu Tarım Gıda Komisyonu tarafından yürütülen çalışmanın detaylarını Prof. Dr. Yusuf Kurucu paylaştı. İzmirli çiftçileri kooperatif çatısı altında güçlendirmeyi amaçlayan plan kapsamında, ziraat odalarıyla birlikte kent genelindeki 163 kırsal kalkınma kooperatifi, 81 sulama kooperatifi ve 45 su ürünleri kooperatifiyle kapsamlı görüşmeler yapıldı. Planın ilk aşamasında kooperatif temsilcileri Başkan Tugay ile bir araya gelirken, ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın uzman ekipleri sahaya çıkarak tüm kooperatifleri yerinde ziyaret etti. Yapılan görüşmeler sonucunda üreticilerin talepleri önceliklendirilerek uygulama süreci başlatıldı. “Büyükşehir’in kırsal kalkınma politikalarının merkezinde kooperatifler var” Başkan Dr. Cemil Tugay ile tarımda, kırsal kalkınmada bütüncül olarak bir yol haritası belirlendiğini söyleyen Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Bu yol haritası üzerinde yapılacak işlerin pek çoğu, kooperatiflerle kesişiyor. Yani İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin kırsal hizmetler, tarım politikaları konusunda kooperatifler merkezde oldu. Yapacağımız her çalışmayı mümkünse kooperatifler aracılığıyla yapmak istiyoruz. Eğer kırsal kalkınmayı geliştirmek istiyorsak, biz yine kooperatifler aracılığıyla bunu yapacağız. Bizlerle sadece onların yanına gittiğimiz zaman değil, her zaman iletişime geçebilirler. Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı, Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı’nın kapıları açık. Sadece 2026'da değil, bütçeyi artırarak ilerleyen yıllarda da kırsal kalkınma yolunda yine kooperatiflerle iş birliği yapmaya devam edeceğiz. Onlar bizlere taleplerini ilettiği sürece biz de mevzuat ve ekonomik koşullar elverdiği sürece bunları gerçekleştirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı. Kooperatiflerin ortak endişesi susuzluk Kooperatiflerle yapılan görüşmelerin ışığında Tarım Master Planı’nın ana hedeflerini aktaran Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Üç yıl üst üste kuraklık yaşadık. Bu sene biraz yağmur yağdı ama iklim bilimcilere göre gelecek yıllarda maalesef bu böyle devam etmeyecek; iklim bilimciler kuraklık riskinin devam edeceğini söylüyor. Kısa sürede aldığımız ve sellere neden olan yağışlar da iklim değişikliğinin bir sonucudur. Kooperatifler bize geldiğinde tamamı, yani üç grup kooperatif de iklim değişikliğinin etkisinden bahsettiler. Kırsal kalkınma ve sulama kooperatiflerinin hepsi 2025 yılı ve öncesinde yaşanan susuzluktan, kuraklıktan bahsettiler. Dolayısıyla biz de önlemlerimizi değişen iklim koşullarıyla uyumlu olarak alıyoruz” dedi. Kurucu, iklim değişikliğine uyum konusunda kooperatiflerle iş birliği yaptıklarını belirterek “Salma sulamayı damlamaya geçirmek, damlamayı toprak altı damlamaya geçirmek, aşırı gübrelemeden kaçınmak, daha az gübre vermek, bilinçli hayvancılık yapmak, toprağın organik maddesini artırmak gibi çalışma hedeflerimiz var” diye konuştu. Gençlerin olması şart İkinci ana konunun, genç nüfusun kırsaldan kente göçü olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Kırsalda genç nüfus neredeyse kalmadı. Çok büyük kayıp var. Bu çok önemli ve duvara çarpacağımızın bir resmidir. Kırsalda genç nüfusu tutabilmek için, onların sosyal refahını sağlayabilmemiz gerekiyor. Dolayısıyla kooperatiflerde de gençlerin olmasını istiyoruz. Yani yapılacak işin, bir yıllık iki yıllık değil, sürdürülebilir olması gerekiyor. Bunun için de gençlerin olması şart. Başkan Dr. Cemil Tugay’ın tutumu kırsaldaki gelişmişliği dengelemek, kırsaldaki istihdamı yerinde tutmak üzerine. Özellikle bunu sağlayabilirsek, kırsaldan göçü engellemiş olacağız. Tamamıyla durdurmamız mümkün değil ama yüzde 10, yüzde 15 oranında göçü azaltma çabasında başarılı olabilirsek, bilin ki kırsaldaki üretim gelecek için umut verir hale gelecek” dedi. Tarımda teknolojiyi önerdiklerini vurgulayan Kurucu, “Tarımsal teknolojinin gelişmesi lazım ancak 65-75 yaş aralığındaki çiftçilere yeni tarımsal teknolojiyi öğretmek çok zor. Onlardan, bundan sonra 10 yıl daha bir tarımsal üretimin içerisinde kalmalarını beklemek de çok zor. Bu nedenle gençlere çok önem veriyoruz. İstediğimiz, genç nüfusun yerinde kalması. Burada başlattığımız ‘Toprağın Genç Aklı’ projesi, sevindirici bir şekilde karşılık buldu ve çok umut vericiydi. Arkadaşlarımız çalışmalarına devam edecekler” diye konuştu. “İzmir’in dirençli bir gıda üreticisi olması gerekiyor” Pandemi, susuzluk ve gıda krizi gibi konulara dikkat çeken Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Başka krizler gelebilir. Bu gibi durumlarda İzmir’in dirençli bir gıda üreticisi olması gerekiyor. Mutlaka kendi gıdasını ulaşılabilir ve güvenli bir şekilde İzmirliye ulaştırması lazım. Kooperatifçilik; gıda üretimi ve gıda güvenliği, gıdaya ulaşabilmek için temel bir direnç sağlayan yapıdır. Bu yapıyı kaybetmemek lazım. Başkanımız Dr. Cemil Tugay, tarıma ve gıda sağlığına özellikle önem veriyor. Bireysel olarak üreticileri denetlemek mümkün değil. Ama kooperatifler, kendi ortaklarının ürettiği ister sebze meyve olsun, ister süt ve süt ürünleri olsun tüm üretimleri denetleyebilirler. O yüzden gıda sağlığı temel hedefine ulaşmak için de bizim kooperatiflerle iş birliği yapmamız gerekiyor” şeklinde konuştu. “Amacımız çok kooperatif değil, ortağı çok, dirençli kooperatif” Mevcut kooperatiflerin yapılarının güçlendirilmesi için eğitimlerin başlatıldığını ifade eden Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Kırsalda gittiğinizde kooperatiflere karşı bir güven kaybı var. Bu güven kaybının temel nedeni yönetimsel sorunlar olabiliyor. Hatalar yapıyorlar; hatalar yapınca bu kez karşılığı bir ceza, borç gibi bir şeyler gelebiliyor ve güven kaybı oluyor; kooperatif tasfiyeye gidiyor, iflasa gidiyor. Bunları engellemek için de önce kendi birimimize kooperatifle ilgili mevzuat eğitimi verdik. Kooperatifler bizden eğitim talep etti, onları da planlıyoruz. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı aracılığıyla da kooperatifçilik eğitimini biz yerinde onlara vereceğiz. Amacımız çok sayıda kooperatif olsun diye değil, ortağı çok olan kooperatifler olsun. Kazansınlar ve bu kazançlarını eşit dağıtabilsinler, dirençli olsunlar” dedi. “Doğayı kirletmeden, yerinde üretim” 2025 Dünya Kooperatifçilik Yılı’nın "Kooperatifler daha iyi bir dünya kurar" mottosunu hatırlatan Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Bugün Fransa'da, Almanya'da, Danimarka’da tarım ne kadar güçlü ve dirençli. Bu direnci, kooperatifler ve onun üst çatı kooperatifleriyle, yani devasa kooperatifleşmeyle sağlamışlar. Gıda fiyatı çok oynamaz, çiftçinin geliri regüle edilmiştir, iniş çıkışlar yaşanmaz. Çiftçi kırsalda kalmaktan memnundur. Bizim de bunu sağlamamız gerekiyor. Bu nedenle kooperatifler bizim temel kalkınma stratejilerimizin merkezinde oturuyor. Sürdürülebilir tarımsal üretim bizim temel hedeflerimizin içerisinde. Bunların kurumsal olarak yapılmaya devam edilmesi gerekiyor. Önemli dediğim şey de gıda ve su. Özellikle suyu da kirletmeden, toprağı da kirletmeden, üreticiyi de yerinde tutarak üretim yapmak” ifadelerini kullandı.

Kuzey Ege’den Stratejik Hamle: Zeytinciliğin Yol Haritası Yazılacak Haber

Kuzey Ege’den Stratejik Hamle: Zeytinciliğin Yol Haritası Yazılacak

AgroAyvalık Tarım ve Hayvancılık İhtisas Fuarı ile eş zamanlı düzenlenecek Zeytin Üretim Zirvesi, Ayvalık’ı dört gün boyunca Türkiye tarımının karar ve vizyon merkezine dönüştürecek. Altınova Kapalı Pazaryeri, 15-18 Mayıs 2026 tarihlerinde önemli bir buluşmaya ev sahipliği yapacak. İlk AgroAyvalık Tarım ve Hayvancılık İhtisas Fuarı ile eş zamanlı düzenlenecek Zeytin Üretim Zirvesi, aynı çatı altında birleşerek üretimden tedarik zincirine uzanan güçlü bir etkileşim alanı oluşturacak. Bu iki organizasyonun bir araya gelmesi, Ayvalık’ta tarımın geleceğine dair ortak akıl ve üretim vizyonunun şekillendiği kritik bir buluşma zemini ortaya koyacak. ZEYTİNCİLİĞİN YOL HARİTASI Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) Başkanı İsmail Uğural koordinasyonunda gerçekleştirilecek Zeytin Üretim Zirvesi’nde, zeytinciliğin geleceğine ilişkin çok boyutlu başlıklar ele alınacak. Zirvenin yalnızca sorunların dile getirildiği bir platform olmayacağını, aynı zamanda çözüm önerilerinin birlikte üretileceği bir ortak akıl zemini oluşturacağını vurgulayan Uğural, “Yerel yöneticilerden akademisyenlere, üreticilerden sanayici ve ihracatçılara kadar zeytine dair sözü olan herkes bu zirvede bir araya gelecek. Burada zeytinciliğin geleceğini konuşacağız; küresel baskılar karşısında sektörün nasıl daha dirençli ve güçlü hale gelebileceğini tartışacağız. Bu zirveden çıkacak sonuçların, Türkiye zeytinciliği için yeni bir yol haritası niteliği taşımasını hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. KIRSAL KALKINMANIN DİNAMİKLERİ Zirvenin ilk gününde yerel yönetimlerin tarım politikaları ele alınacak. Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz ve Gömeç Belediye Başkanı Melih Bağcı kırsal kalkınma, üretim planlaması ve bölgesel tarım yatırımları üzerine değerlendirmelerde bulunacak. Aynı gün gerçekleştirilecek “Zeytin ve Zeytinyağı Üretiminde Gündem” oturumunda ise üreticiler ve sektör temsilcileri mevcut piyasa koşullarını analiz edecek. ZEYTİNCİLİĞİN ROTASI ÇİZİLECEK İkinci gün düzenlenecek “Kuzey Ege Zeytinyağında Küresel Marka Yolculuğu” başlıklı oturum, zirvenin en dikkat çekici bölümlerinden biri olacak. Ayvalık, Edremit ve Burhaniye ticaret odalarının başkanları; coğrafi işaretin ekonomik değeri, lisanslı depoculuğun sektöre etkisi ve Kuzey Ege zeytinyağının dünya pazarındaki konumunu değerlendirecek. Aynı gün gerçekleştirilecek sektör forumunda ihracatçılar, üreticiler ve akademisyenler bir araya gelecek. Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağında küresel pazardaki rekabet avantajı, maliyet baskıları ve yeni ihracat stratejileri masaya yatırılacak. Balıkesir Üniversitesi’nden akademisyenlerin de katılacağı forumda bilimsel üretim yöntemleri, sürdürülebilir tarım uygulamaları ve verimlilik odaklı modeller öne çıkacak. SÖZ KADIN ÜRETİCİLERDE Zirvenin üçüncü gününde kadın üreticiler söz alacak. Aile işletmelerinden markalaşma süreçlerine kadar birçok başlığın ele alınacağı oturumda, kırsal ekonomide kadın emeğinin artan rolüne dikkat çekilecek. Günün son bölümünde gerçekleştirilecek üretici oturumunda ise ziraat odaları başkanları yeni sezona ilişkin saha verilerini paylaşacak. Özellikle kuraklık riski, su yönetimi, üretim maliyetleri ve rekolte beklentileri zirvenin en kritik gündem başlıkları arasında yer alacak. Sektör temsilcileri, Ayvalık’ta gerçekleştirilecek Zeytin Üretim Zirvesi’nin, Türkiye zeytinciliğinin geleceğine ilişkin önemli karar süreçlerine zemin hazırlayacağı görüşünde birleşiyor. Üretimin sürdürülebilirliği, ihracat kapasitesinin artırılması ve yüksek katma değerli marka ekonomisinin oluşturulması açısından zirvenin sektöre güçlü bir perspektif sunması bekleniyor. Asırlardır zeytinle büyüyen Ayvalık, şimdi yalnızca üretimin değil; zeytin ekonomisinin geleceğini şekillendirecek fikirlerin de merkezi olmaya hazırlanıyor. ZEYTİN ÜRETİM ZİRVESİ PROGRAMI 1.Gün – 15 Mayıs 2026 AÇILIŞ TÖRENİ 12.00 STAND ZİYARETLERİ 1. Oturum – 14.30 Kuzey Ege’de Yerel Yönetimlerin Tarım Politikaları · Moderatör: İsmail Uğural – Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) Başkanı · Konuşmacılar: · Mesut Ergin – Ayvalık Belediye Başkanı · Adil Kırgöz – Dikili Belediye Başkanı · Melih Bağcı – Gömeç Belediye Başkanı 2. Oturum – 16.00 Zeytin ve Zeytinyağı Üretiminde Gündem · Moderatör: İsmail Uğural – TAGYAD Başkanı · Konuşmacılar: · Hüseyin Bozkurt – Zeytin Üreticisi · Mehmet Cavlı – Komili Orjinasyon Müdürü · Fatih Cenikli – Zeytinyağı Üreticisi 2. Gün – 16 Mayıs 2026 1. Oturum – 15.00 Kuzey Ege Zeytinyağında Küresel Marka Yolculuğu: Coğrafi İşaret Yönetişimi ve Lisanslı Depoculuk · Moderatör: Dr. Hakkı Çetin – Kırsal Kalkınma ve Kooperatifçilik Uzmanı · Konuşmacılar: · Ali Uçar – Ayvalık Ticaret Odası Başkanı · Ahmet Çetin – Edremit Ticaret Odası Başkanı · Hasan Varol – Burhaniye Ticaret Odası Başkanı 2. Oturum – 16.30 Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Forumu · Moderatör: İsmail Uğural – TAGYAD Başkanı · Konuşmacılar: · Ali Nedim Güreli – Zeytinyağı İhracatçısı · Mustafa Alhat – Zeytin ve Zeytinyağı Üreticisi · Dr. Mücahit Kıvrak – Balıkesir Üniversitesi Edremit MYO Zeytincilik Bölümü Öğretim Görevlisi 3. Gün – 17 Mayıs 2026 1. Oturum – 14.30 Kadın Çiftçiler Konuşuyor · Moderatör: İsmail Uğural – TAGYAD Başkanı · Konuşmacılar: · Deniz Sabuncugil – 4. Nesil Zeytinyağı Üreticisi · Şensal Arslan – Zeytin Üreticisi · Tuğba Nur Çelikel – Zeytinyağı Üreticisi · Esra Ovalı – Uyan Zeytincilik Üretim Sorumlusu 2. Oturum – 16.00 Zeytin ve Zeytinyağında Üreticinin Yeni Sezon Beklentileri · Moderatör: İsmail Uğural – TAGYAD Başkanı · Ziraat Odaları Başkanları katılımıyla

Başkan Ataç: ''Çiftçinin Emeği, Bu Ülkenin Geleceğidir'' Haber

Başkan Ataç: ''Çiftçinin Emeği, Bu Ülkenin Geleceğidir''

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, çiftçilerin artan üretim maliyetleri ve gelir kaybı etkileri altında üretimi sürdürmeye çalıştığını belirterek, “Çiftçi ayakta kalırsa kent de ayakta kalır, sofra da bereketli olur” dedi. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü nedeniyle bir mesaj yayımladı. Tarımsal üretimin yalnızca ekonomik bir faaliyet değil; toplumsal refah ve ülkenin geleceği açısından stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Ataç, çiftçilerin her geçen gün daha ağır koşullarda üretim yaptığını ifade etti. Başkan Ataç, mazot, gübre, yem, ilaç, elektrik, sulama ve işçilik maliyetlerindeki artışların üreticinin belini büktüğünü belirterek şunları söyledi: “Çiftçimiz bugün tarlasına giderken mazotu, ürününü yetiştirirken gübreyi, sulama yaparken elektriği, hayvanını beslerken yemi düşünmek zorunda kalıyor. Üretim maliyetleri artıyor ama çiftçimizin emeğinin karşılığı aynı oranda artmıyor. Üreten kazanamıyor, tüketen pahalıya ulaşıyor. Bu tablo sürdürülebilir değildir.” Başkan Ataç, çiftçinin yaşadığı sorunun yalnızca kırsalın değil, toplumun tamamının sorunu olduğunu vurgulayarak, “Çiftçi üretmezse pazar boşalır, sofra küçülür, kent yoksullaşır, ülke dışa bağımlı hale gelir. Bu nedenle çiftçiyi korumak, aslında toplumun tamamını korumaktır” dedi. Çiftçiyi desteklemek tercih değil zorunluluktur Çiftçinin desteklenmesinin bir tercih değil, kamusal sorumluluk olduğunu vurgulayan Ataç, mesajını şu sözlerle tamamladı: “Üretim maliyetleri düşürülmeli, çiftçinin emeği değerinde karşılık bulmalı, küçük üretici korunmalı, yerel ürünler desteklenmelidir. Kırsal yaşamı güçlendirmeden sağlıklı kentler kuramayız. Tarımı güçlendirmeden ekonomik bağımsızlıktan söz edemeyiz. Toprağa emek veren, alın teriyle bu ülkenin sofrasına bereket taşıyan tüm çiftçilerimizin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü kutluyorum. Çiftçimizin emeği varsa umut vardır, bereket vardır, gelecek vardır.” “Tarımı, Enerjiyi ve Çevreyi Birlikte Düşünüyoruz” Tepebaşı Belediyesi olarak üretimin, emeğin, çevrenin ve yerel kalkınmanın yanında olduklarını belirten Başkan Ataç, belediyenin temiz enerji yatırımlarına da dikkat çekti. Başkan Ataç, “Bugünün dünyasında tarımı, enerjiyi ve çevreyi birbirinden ayrı düşünemeyiz. İklim krizi en çok çiftçimizi etkiliyor. Kuraklık, aşırı sıcaklar, düzensiz yağışlar ve artan enerji maliyetleri üreticimizin yükünü artırıyor. Tepebaşı Belediyesi olarak güneş panellerimizle temiz enerji üretiyor, kamu kaynaklarını daha verimli kullanıyor ve doğaya olan yükümüzü azaltıyoruz. Bizim için sürdürülebilirlik, çiftçinin, üreticinin, çocuklarımızın ve gelecek kuşakların hakkını koruma meselesidir” ifadelerini kullandı. “Küçük üreticinin emeğini görünür kılıyoruz” Tepebaşı Belediyesi’nin kırsal kalkınma anlayışında küçük üreticilerin desteklenmesinin ve yerel ürünlerin öne çıkarılmasının önemli yer tuttuğunu belirten Ataç, Kızılinler ve Uludere’de düzenlenen hasat şenliklerinin bu yaklaşımın somut örneklerinden olduğunu söyledi. Başkan Ataç, “Kırsal kalkınma; üreticinin toprağında kalması, köylerin yaşamaya devam etmesi, yerel ürünlerin değer kazanması, kadın emeğinin görünür olması ve gençlerin üretimden kopmaması demektir. Kızılinler’de ve Uludere’de gerçekleştirdiğimiz hasat şenlikleriyle küçük üreticilerimizin emeğini görünür kılıyor, yerel ürünlerimizin tanıtılmasına katkı sunuyoruz. Bu şenlikler, toprağa, üretime, yerel kültüre ve çiftçinin alın terine sahip çıkma iradesidir” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.