Hava Durumu

#Kobi̇

Kırsal Haber - Kobi̇ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kobi̇ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KÜTSO Başkanı Argat Kütahya’nın Önceliklerini Aktardı Haber

KÜTSO Başkanı Argat Kütahya’nın Önceliklerini Aktardı

Kütahya'da Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar’ın katılımıyla, Zafer Kalkınma Ajansı Toplantı Salonunda Sivil Toplum Kuruluşları (STK) İstişare Toplantısı gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Kütahya Valisi Musa Işın’ın yaptığı toplantıya, Kütahya Milletvekilleri İsmail Çağlar Bayırcı, Mehmet Demir, Adil Biçer, Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, il protokolü, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve iş insanları katılım sağladı. Toplantıda söz alan KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, Kütahya’nın sürdürülebilir kalkınma sürecinde ikiz, yeşil ve dijital dönüşümün önemine dikkat çekerek, işletmelerin değişen üretim ve rekabet koşullarına uyum sağlamalarının desteklenmesini, özellikle KOBİ’lerin teknolojik ve dijital dönüşüm kapasitelerinin geliştirilmesinin yanı sıra sürdürülebilir üretim anlayışının yaygınlaştırılmasının gerekliliğini vurgulayarak, Kütahya iş dünyasının beklentileri, kentin ekonomik gelişimi ve önümüzdeki dönemde öncelik verilmesi gereken alanlara ilişkin değerlendirmelerini Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’a ve katılımcılara aktardı. Konuşmasına devamında, Kütahya ekonomisinin daha güçlü ve dirençli bir yapıya kavuşması için sektörel çeşitlenmenin sağlanması ve katma değerli yatırımların artırılması gerektiğini, mevcut sektörlerin güçlendirilmesinin yanında kente yeni sektörlerin kazandırılmasının da önemli olduğunu ifade ederek, savunma sanayi sektörünün Kütahya’ya çekilmesine yönelik çalışmaların, kentin sanayi altyapısı, üretim kabiliyeti ve ekonomik gelişimi açısından önemli fırsatlar oluşturabileceğine dikkat çekti. Ayrıca Güral Argat, Kütahya’da faaliyet gösteren mevcut sektörlerin verimlilik ve rekabetçiliğinin artırılması, işletmelerin teknolojiye erişiminin desteklenmesi ve üretimde katma değerin yükseltilmesi gerektiğini belirterek, firmaların ihracat kabiliyetlerinin geliştirilmesi ve uluslararası pazarlarda daha güçlü şekilde yer almalarının da bu sürecin önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Konuşmasında nitelikli insan kaynağının korunmasına da değinen Güral Argat, yetişmiş iş gücünün Kütahya’da kalmasını sağlayacak koşulların oluşturulmasının kentin geleceği açısından önem taşıdığını belirtti. Özellikle genç ve nitelikli insan kaynağının kentte istihdam edilmesi, yeni kariyer ve girişimcilik fırsatlarının oluşturulması gerektiğine dikkat çeken Argat, bu kapsamda Kütahya’ya yönelik göç politikalarına öncelik verilmesinin önemini vurguladı. Bu politikaların yalnızca mevcut insan kaynağının kentte tutulmasını değil, farklı alanlarda nitelikli iş gücünün Kütahya’ya çekilmesini de sağlayarak kentin ekonomik ve sosyal gelişimine önemli katkı sunacağını ifade etti. Toplantıda, Ticaret Bakanlığı tarafından ayrıca İhracat Akademisi Kütahya Programı’nın hayata geçirileceğinin duyurulmasının ardından söz alan KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, Kütahya’daki firmaların ihracat bilgi ve yetkinliklerinin geliştirilmesi, yeni pazarlara erişimlerinin desteklenmesi ve kentin ihracat kapasitesinin artırılması açısından eğitimlerin Kütahya’da gerçekleştirilmesinin önemine dikkat çekti. Güral Argat ayrıca, program kapsamında Ticaret Bakanlığında, İhracat Genel Müdürlüğü ve Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) arasında protokolün imzalanacağını katılımcılara aktardı.

Kayseri Pastırması Tescillendi, Sıra Sucuk ve Mantıda Haber

Kayseri Pastırması Tescillendi, Sıra Sucuk ve Mantıda

Globalden Yerele: Kayseri Panelinde konuşan Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, Kayseri iş dünyasının gelecek vizyonunu “markalaşma, kurumsallaşma, halka açılma ve yabancı ortaklık” ekseninde ortaya koydu. Borsa İstanbul’da işlem gören 12 Kayseri şirketinin bulunduğunu belirten Gülsoy, “Hedefimiz borsadaki şirket sayımızı katlamak” dedi. Kayseri Ticaret Odası 2030 vizyonunun merkezinde şirketlerin büyütülmesi, sermaye piyasalarıyla buluşturulması, yüksek teknolojiye geçiş, ihracatın artırılması ve Orta Anadolu’nun üretim merkezi haline gelmesi bulunuyor. Mobilya, elektrikli ev aletleri ve çelik kapı sektörlerinde Türkiye’nin lider üreticisi konumunda olan Kayseri, kapsamlı bir dönüşüm projesi ve lojistik yatırımları ile büyüyecek. "KAYSERİLİ ŞİRKETLERİN BORSAYA AÇILMASI İVEDİLİKLE GÜNDEME ALINMALI" Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy; Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ ve Ekonomi Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar ile KTO Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen “Globalden Yerele: Kayseri” başlıklı panelde, küresel ekonomide yaşanan gelişmelerin Kayseri’ye etkilerini ve şehrin önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini paylaştı. Kayseri Ticaret Odası’nın 2030 vizyonunda, iş dünyasının gelecek 10 yılına ilişkin ortaya konulan yol haritasında şirketlerin kurumsallaşmasından halka arzlara, dijital ve yeşil dönüşümden yüksek teknoloji yatırımlarına, yabancı ortaklıklardan lojistik altyapının güçlendirilmesine kadar kapsamlı bir dönüşüm hedefleniyor. “Kayseri deyince akla ticaret gelir, evet doğrudur. Ancak artık şirketlerimiz kurumsallığıyla da tüm ülkede örnek olmalıdır” diyen Gülsoy, gelecek dönemin asıl hedefinin Kayseri şirketlerini daha büyük ve daha güçlü yapılara dönüştürmek olduğunu vurguladı. Bu dönüşümün en dikkat çekici başlıklarından biri ise şirketlerin sermaye piyasalarıyla buluşturulması. KTO Başkanı Gülsoy, şirketlerin büyümesi ve rekabetçi kalabilmesi için bir yol haritası belirlediklerini söyleyerek, “Ekonominin kurtuluş reçetesini; markalaşma, kurumsallaşma, halka açılma ve yabancı ortaklık olarak belirledik” dedi ve Kayseri’de birçok firmanın ilk iki aşamada önemli mesafe aldığını ifade etti. “Markalaşma safhasını çoğu işletmemiz tamamlamış noktada. Kurumsallaşma kısmı da KOBİ’sinden büyük işletmesine kadar pek çok şirketimizde tamamlanmış durumda. Artık Kayserili şirketlerimizin bir sonraki safha olan halka açılmayı, yani borsaya açılmayı ivedilikle gündeme alması gerekli” diyen Gülsoy, “Önümüzdeki dönemi 2030 vizyonu hedeflerimiz çerçevesinde şirketlerimizin borsaya açılma dönemi olarak planlıyoruz” diye konuştu ve sermaye piyasalarından sağlanacak kaynağın yalnızca halka açılan şirketi değil, şehir ekonomisinin tamamını etkileyeceğini söyledi. "İHRACATÇIMIZA YÜZDE 5 İLAVE DESTEK NEFES OLUR" İhracatçılara verilen yüzde 3’lük döviz dönüşüm desteğine ek yüzde 5 destek verilmesi gerektiğinin de altını çizen Gülsoy, “Enflasyonun, girdi ve enerji maliyetlerinin yükseldiği, kârlılık oranlarının sıfıra indiği, aynı zamanda finansa erişimin de zorlaştığı bir dönemden geçiyoruz. Bunun için devletimizin ihracatçılarımıza artı yüzde 5 daha destek vermesini talep ediyoruz. Bizim güçlü ve büyük devletimiz için bu rakam hiçbir şey değil. Bu gerçekleşirse ihracatçımız için nefes olur, moral buluruz. Şunu da özellikle belirtmeliyim ki bizim iş dünyamız enseyi karartmıyor, devletine güvenerek çalışmaya ve üretmeye devam ediyor” ifadelerini kullandı. BORSA İSTANBUL’DA 12 KAYSERİ ŞİRKETİ VAR Kayseri’nin sermaye piyasalarında bugün ulaştığı nokta, 2030 hedefinin başlangıç noktası olarak gösteriliyor. Borsa İstanbul’da 12 Kayseri şirketi işlem görüyor. Ayen Enerji, Erbosan Boru, Formet Metal ve Cam, Kayseri Şeker Fabrikası, Karsu Tekstil, Lüks Kadife, Mega Metal, Meysu Gıda, Oylum Sınai Yatırımlar, Rainbow Polikarbonat, Temapol Polimer Plastik ve Yataş, Kayseri’nin Borsa İstanbul’daki temsilcileri arasında bulunuyor. Gülsoy, bu sayının Anadolu açısından önemli olduğunu ancak Kayseri için yeterli olmadığını belirtti. “Kayseri’mizden 12 şirketle Anadolu’da bu konuda lideriz. Konya ve Antep dokuzar halka açık şirket barındırıyor. Ancak bu başarı bize yeter mi? Asla yetmez” ifadelerini kullanan Gülsoy, “Borsaya açılan tek bir şirketimiz, Kayseri ekonomisine neredeyse milyarlık bir fon akışı sağlıyor. Halka açılan şirketlere gelen para neticede Kayseri ekonomisine, Kayseri’deki diğer şirketlere de dolaylı olarak akıyor” şeklinde konuştu. Bu nedenle halka arz, KTO açısından yalnızca şirketlerin finansman bulmasına yönelik bir yöntem olarak değil, şehir ekonomisini büyütecek bir mekanizma olarak değerlendiriliyor. KAYSERİ; MOBİLYA, ELEKTRİKLİ EV ALETLERİ VE ÇELİK KAPIDA TÜRKİYE’NİN LİDERİ Kayseri'de üç büyük organize sanayi bölgesi var. Kayseri OSB'de bin 200'den fazla fabrika ve 80 bin civarı çalışan, Mimarsinan OSB'de yaklaşık 200 civarı fabrika ve 10 bin civarı çalışan, İncesu OSB'de ise 270'den fazla parselin yarısı kadarında işletmeler faaliyet gösteriyor ve 4 bin civarı çalışan bulunuyor. OSB’ler dışındaki sanayi işletmelerimizde ve şehrimizdeki binlerce işletmede çalışan yüz binlerce kişi ile Kayseri ekonomisi ve ticareti değer yaratmaya devam etmektedir. Kayseri’nin gurur kaynağı olan şirketlerin aslında geçmişin KOBİ’leri olduğunun altını çizen KTO Başkanı Gülsoy, “Geçmişteki KOBİ’lerimiz günümüzün büyük işletmeleri haline geldi. Bu durum şimdiki küçük ve orta ölçekli işletmelerimize de örnek olmalıdır. Dünün KOBİ’si bugünün büyük işletmesi, bugünün büyük işletmesi yarının dünya çapında işletmesidir. Kayseri Ticaret Odası yönetimi olarak biz de işletmelerimizin büyümesine vesile olmak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. İSO İlk 500’de 11 ve İSO İkinci 500’de yer alan 15 firmamız göğsümüzü kabartmıştır. Bu güçlü firmalarımız başta olmak üzere, üretim kapasitesi yüksek pek çok şirketimizin sermaye piyasalarına adım atarak Borsaya açılmalarını hedefliyoruz” dedi. Şirketlerin halka açılması için ilgili kurumlarla iş birliği yapacaklarını da belirten Gülsoy, sonraki aşamada ise dünya ölçeğindeki fonların ve küresel şirketlerin Kayseri firmalarına yatırım yapması, kaynak sağlaması ve yabancı ortaklıklar kurması için ticaret odası olarak yurt içinde ve dışında gerekli Kayseri Lobisini oluşturacaklarını söyledi. Gülsoy ayrıca, “Ormanımız olmadığı halde mobilya ve mobilya yan sanayi üretiminde Türkiye birincisiyiz. Elektrikli ev aletleri ve çelik kapı üretiminde yine Türkiye birincisiyiz. Savunma sanayiinde ve tekstil ürünlerinde de söz sahibiyiz” ifadelerini kullandı. ORTA ANADOLU ÜRETİM HAVZASI KAYSERİ’NİN GELECEK YÜZ YILINI KURTARACAK Kayseri'nin önümüzdeki döneme dair en büyük stratejik hedefinin ise “Orta Anadolu Üretim Havzası” olduğunu kaydeden Gülsoy, sadece Kayseri’nin değil Türkiye’nin geleceğini de ilgilendiren, sanayinin Anadolu’ya yayılmasına yönelik önemli açıklamalarda bulundu. “Marmara Bölgesi artık doldu, taştı. Sanayiyi tek bir bölgeye hapsetmek, Marmara’nın omuzlarına bu kadar yük yüklemek hem o bölgeye hem de Türkiye’nin geleceğine yazıktır. Marmara’da yaşanacak yıkıcı bir deprem, Türkiye ekonomisinin şalterini indirmek demektir. Ülkemizin ekonomik ve sosyal yaşantısını riske atmamak için, yumurtaların hepsini aynı sepete koymamalıyız” diyen Gülsoy, Kırıkkale’den Ankara’ya, Konya’dan Aksaray’a, Niğde’den Mersin’e ve Kayseri’ye uzanan bir üretim koridorunun şart olduğunu söyledi. Orta Anadolu Üretim Havzası projesini 2019 yılından bu yana dile getirdiklerini ve artık somut bir devlet politikasına dönüşmeye başladığını kaydeden Gülsoy, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan Ulusal Sanayi Alanları Master Planı ile Marmara’daki sanayi kümelenmesinin risk haritası çıkarılacak kapsamlı bir çalışma başlatıldı. Buna göre İstanbul, Tekirdağ, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Yalova, Kocaeli ve Sakarya illerinde bulunan 77 Organize Sanayi Bölgesi ile birlikte büyük sanayi tesisleri ve kritik altyapılar; ulaşım ve enerji bağlantıları da dikkate alınarak incelenecek. Marmara’daki yoğunluğu azaltma hedefi doğrultusunda, İç Anadolu ve Doğu Akdeniz başta olmak üzere yeni sanayi havzaları oluşturulması planlanıyor. Kayseri’mizin de içinde bulunduğu 16 ili kapsayan bu stratejik hamle, Türkiye’nin ikinci büyük sanayi koridorunu inşa edecektir. Kayseri; sahip olduğu sanayi kültürüyle, çevresindeki 13 ili doğrudan, 20’den fazla ili ise dolaylı olarak etkileyen bir 'çekim merkezidir'. Biz bu yatırımları sonuna kadar hak ediyoruz. Bu vizyoner kararla hem bölgesel kalkınma farkları azalacak hem de Türkiye ekonomisi deprem riskine karşı sigortalanmış olacaktır” diye konuştu. Gülsoy, bu projenin, Kayseri ticaretinin ve sanayisinin gelecek 100 yılını kurtaracak bir dönüm noktası olduğunu söyledi. KAYSERİ’NİN 20 YILLIK GELECEĞİ İÇİN STRATEJİK PROJELER HAYATA GEÇİRİLİYOR Kayseri Ticaret Odası (KTO), yalnızca günün ekonomik sorunlarına değil, Kayseri’nin önümüzdeki 10-20 yıllık geleceğine yönelik stratejik projelere de odaklanıyor. Oda Başkanı Gülsoy, rekabetin artık teknoloji, inovasyon ve yüksek katma değer üzerinden şekillendiğine dikkat çekerek yürüttükleri projeleri anlattı. Projeler arasında Kayseri Teknoloji ve İnovasyon Kampüsü (TEKMER) öne çıkıyor. Abdullah Gül Üniversitesi ve Erciyes Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında girişimci ve yatırımcıların aynı ekosistemde buluşturulması hedefleniyor. Robotik, yazılım, yapay zekâ, elektronik ve makine tasarımı gibi alanlarda çalışmaların yürütüleceği merkezde, fikir aşamasındaki projelerin prototipten ticarileşmeye ve uluslararasılaşmaya kadar desteklenmesi planlanıyor. KTO Başkanı, TEKMER’in Kayseri’nin geleceği açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, “Biz burada sıradan bir bina yapmıyoruz; girişimcimizin tüm yolculuğunu uçtan uca destekleyen bütüncül bir ekosistem kuruyoruz” ifadelerini kullandım. Projenin kısa süre içerisinde hayata geçirilmesi hedefleniyor. Odanın Avrupa Birliği destekli DigiConnect projesi ile KOBİ’lerin dijital dönüşümünün hızlandırılması ve Avrupa pazarlarıyla bağlantılarının güçlendirilmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında Çekya ve Belçika’daki ticaret odalarıyla iş birlikleri geliştirilirken, son olarak Prag’da Kayserili iş insanlarının katılımıyla B2B görüşmeleri gerçekleştirildi. Gülsoy, KAGUTİM projesinin ise tamamlanarak KTO bünyesinde aktif şekilde hizmet verdiğini söyledi. KTO’nun 2026 yılı çalışmalarının merkezinde yer alan Üretim ve İhracatta Dönüşüm Programı kapsamında ise 500’ün üzerinde firmanın ziyaret edilerek üretim, ihracat, dijital ve yeşil dönüşüm, insan kaynağı ve finansmana erişim gibi alanlarda analiz edilmesi planlanıyor. Bu çalışmaların ardından Kayseri Üretim ve İhracat Stratejik Eylem Planı hazırlanacak. Oda ayrıca uluslararası öğrencilerle firmaları buluşturan Global Talent Kayseri programı, TOKİ ile süreci yürütülen Kayseri Ticaret Karma Küçük Sanayi Sitesi, gençlere yönelik KTO ERVA Spor Kulübü, savunma sanayii ve yüksek teknoloji alanında faaliyet gösteren KİM Teknoloji ile verimlilik ve yeşil dönüşüm çalışmaları yürüten Kayseri Model Fabrika projelerini de sürdürüyor. KTO Başkanı, tüm bu çalışmaların ortak hedefinin Kayseri’nin yalnızca ticaret ve sanayi alanında değil, teknoloji, inovasyon, ihracat ve yüksek katma değerli üretimde de Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biri haline gelmesi olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Çok mal satıp az kazanmak" yerine, nitelikli, yüksek fiyatlı, katma değer yaratan, marka değeri olan ürün üreteceğiz. Kilogram başına düşen ihracat değerimizi üst seviyelere çıkaracağız. İdari süreçlerden üretim bandına, e-ticaretten e-ihracata kadar her alanda tam dijitalleşmiş bir Kayseri iş dünyası hedefliyoruz. Gençlerimizin ve kadınlarımızın enerjisini ticarete kazandırarak, krizlere dirençli, sürekli yeni fikirler üreten güçlü bir girişimcilik altyapısı inşa ediyoruz. Bizim bütün gayretimiz; tüccarımızın, sanayicimizin yükünü hafifletmek ve Kayseri’yi küresel ligde hak ettiği yere taşımak.” “ULAŞIM OLMADAN TİCARET OLMAZ” Kayseri’nin dünya devleriyle yarıştığını ve lojistik avantajı elinde tutanların bir adım öne geçtiğini kaydeden Gülsoy, şunları söyledi: “Altını çizerek söylüyorum: Ulaşım olmadan ticaret olmaz. Biz hiçbir zaman denizimiz yok diye hayıflanmadık, sızlanmadık. Raylı sistemle Kayseri’mizi Mersin’e, İskenderun’a bağlayacak o demiryolu koridoru bizim denizimizdir. Yeni Havalimanı Terminal Binası hizmete açıldı. Hızlı tren projemiz kararlılıkla sürdürülüyor. Şu an yüzde 50’si tamamlandı, 2028’de faaliyete geçecek. Otoyol bağlantımız için ilk ihale yapıldı. Yıllardır her platformda yüksek sesle dile getirdiğimiz Lojistik Merkez’in de bugün somut adımlara dönüşmesinden büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Şunun altını özellikle ve kalın harflerle çizmek istiyorum: Lojistik Merkez sadece bir depo alanı değildir. Kayseri’ye kurulacak bu Lojistik Merkez, sadece bu şehre değil, tüm Orta Anadolu Üretim Havzası’na can suyu olacaktır. Biz bu projeyi olursa iyi olur diye değil, Kayseri için olmazsa olmaz diyerek takip ediyoruz. Biliyoruz ki ulaşım kanallarını açtığımız her nokta; Kayseri için yeni bir pazar, yeni bir aş ve yeni bir iş demektir. Bu proje, Kayseri’nin üretim gücünü dünya pazarlarına taşıyan en büyük köprümüz olacaktır. Uluslararası Nakliyeciler Derneği’nin teknik birikimi, Büyükşehir Belediyemizin öncülüğü, Sayın Valimiz ve yerel yönetimlerimizle el ele vererek, bu projenin her bir çivisi çakılana kadar takipçisi olacağız. Çünkü biliyoruz ki ulaşım varsa hareket vardır, ticaret vardır; ticaret varsa da bereket vardır.” KAYSERİ PASTIRMASI TESCİLLENDİ, SIRA SUCUK VE MANTIDA Kayseri denilince akıllara artık sadece ticaret ve sanayi şehri değil, binlerce yıllık gastronomi kültürü de geliyor. Kayseri Ticaret Odası da bu kadim lezzetlere ve coğrafi işaretli ürünlere yönelik çalışmalar gerçekleştiriyor. Başkan Gülsoy, “Biz Kayseri’nin sadece bugününü ve geleceğini değil, binlerce yıllık kadim mirasını da korumayı görev biliyoruz” sözleriyle Kayseri mutfağına sahip çıktıklarını belirtti. Kayseri’nin şu anda 34 tescilli coğrafi işaretli ürünü olduğunu ve bu ürünlerin 17’sinin KTO tarafından tescil ettirildiğini belirtilen Gülsoy, “Şehrimizin tescilli markalarının yarısında Kayseri Ticaret Odası’nın alın teri, imzası var. Kayseri Pastırması'nın Avrupa Birliği nezdinde tescil edilmesi sürecinde Bulgaristan karşısında verdiğimiz o büyük hukuk mücadelesinin ve kazandığımız tarihi zaferin mimarı Kayseri Ticaret Odası’dır. Şimdi sırada sucuğumuz ve mantımız var. Kayseri Sucuğu ve Kayseri Mantısı’nın da coğrafi işaret tescilini almak için çalışmalarımızı tüm hızıyla, kararlılıkla sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

İTO Başkanı Avdagiç: ''Enflasyonu Düşürürken Üretimi De Korumalıyız'' Haber

İTO Başkanı Avdagiç: ''Enflasyonu Düşürürken Üretimi De Korumalıyız''

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, eylülde güncellenmesi beklenen Orta Vadeli Program'da hedefli bir üretim koruma politikası geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Avdagiç, enflasyon düşürülürken üretimin de seçici ve etkili araçlarla korunması gerektiğini vurguladı. İTO Başkanı Şekib Avdagiç, sıkı para politikasının enflasyonun düşürülmesi açısından önemli bir dengeleme sağladığını ancak üretim tarafındaki maliyetlerin giderek daha görünür hale geldiğini söyledi. Avdagiç, yeni OVP'de üretim kapasitesi, ihracat ve yatırımı koruyacak 5 başlıkta hedefli finansman mekanizması önerdi. AVDAGİÇ'TEN YENİ OVP İÇİN ÜRETİM KORUMA POLİTİKASI ÇAĞRISI İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, eylül ayında güncellenmesi beklenen Orta Vadeli Program'a ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İTO'dan yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Avdagiç, sıkı para politikasının üretim üzerindeki maliyeti ve küresel ekonomideki belirsizlik ortamına dikkat çekti. “ENFLASYONU DÜŞÜRÜRKEN ÜRETİMİ DE KORUMALIYIZ” Avdagiç, kısa süre sonra güncellenerek açıklanacak yeni Orta Vadeli Program'da dezenflasyon programına halel getirmeyecek şekilde para politikasının yanında hedefli bir üretim koruma politikası geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Avdagiç, “Eylül ayında güncellenmesi beklenen Orta Vadeli Program'da hedefli bir üretim koruma politikası geliştirilmesi gerekiyor. Türkiye'nin enflasyonu düşürürken üretimi de koruyacak seçici ve etkili araçlar geliştirmesi gerekli.” ifadelerini kullandı. HEDEF GENEL KREDİ GENİŞLEMESİ DEĞİL İTO Başkanı Avdagiç, önerilen politikanın genel bir kredi genişlemesi ya da yeniden enflasyon oluşturacak bir talep teşviki anlamına gelmediğini belirtti. Hedefin üretim kapasitesini, ihracatı ve yatırımları koruyacak seçici finansman mekanizmalarının oluşturulması olduğunu ifade etti. “YENİ VE YENİLİKÇİ BİR SANAYİ POLİTİKASI GEREKLİ” Türkiye'nin genel bir teşvik ekonomisine geri dönmeye ihtiyacı olmadığını vurgulayan Avdagiç, üretim, ihracat ve teknolojik dönüşümü aynı anda destekleyecek bir modele ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Avdagiç, “İhtiyacımız olan üretim kapasitesini koruyan, ihracatı destekleyen ve teknolojik dönüşümü hızlandıran yeni ve yenilikçi bir sanayi politikasını gerçekleştirmektir.” değerlendirmesinde bulundu. İŞ DÜNYASI İÇİN 5 BAŞLIKTA ÖNERİ Avdagiç, yeni OVP'de iş dünyasına yönelik finansman mekanizmalarının 5 başlıkta şekillendirilmesi gerektiğini belirtti. İlk ayağın ihracatçı ve üretici firmalar için uzun vadeli, sürdürülebilir ve öngörülebilir finansman kanallarının güçlendirilmesi olduğunu söyledi. EXIMBANK'IN KAPSAMI GENİŞLETİLMELİ Avdagiç, Eximbank ve benzeri mekanizmaların yalnızca mevcut ihracatçıları değil, ihracat potansiyeli bulunan üreticileri de kapsaması gerektiğini belirtti. İşletme sermayesi ve yatırım kredilerinde üretim ile ihracat performansının temel alınması gerektiğini ifade etti. YATIRIM KREDİLERİ İLE İŞLETME SERMAYESİ AYRILMALI İkinci öneri olarak yatırım kredileri ile işletme sermayesi kredilerinin birbirinden ayrılması gerektiğini belirten Avdagiç, genel kredi genişlemesi sınırlanırken stratejik yatırımlara farklı finansman imkanları sunulması gerektiğini söyledi. Avdagiç, teknoloji yatırımı yapan, ihracat kapasitesi oluşturan ve ithal girdiyi azaltan yatırımlar için daha uzun vadeli ve daha düşük maliyetli finansman kanalları oluşturulması gerektiğini ifade etti. KUR VE MALİYET ARASINDAKİ FARK İHRACATÇIYI ZORLUYOR Avdagiç, üçüncü başlıkta baskılanan kurun ihracatçının maliyet artışlarını karşılayacak doğru ve etkili mekanizmalarla dengelenmesi gerektiğine dikkat çekti. Bu kapsamda döviz dönüşüm desteğinin sembolik seviyede kalmaması ve oluşan makası kapatacak bir düzeye çıkarılması gerektiğini söyledi. DÖVİZ DÖNÜŞÜM DESTEĞİ GÜÇLENDİRİLMELİ İTO Başkanı Avdagiç, enflasyon ile kur arasındaki farkın ihracatçı üzerindeki maliyet baskısını sürekli artıran bir yapıya dönüşmesinin önlenmesi gerektiğini belirtti. Döviz dönüşüm desteğinin ihracatçıların maliyet baskısını azaltacak şekilde yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı. VERGİ VE SOSYAL GÜVENLİK YÜKLERİ İÇİN SEÇİCİ DÜZENLEME Avdagiç, dördüncü başlık olarak üretim yapan ve istihdam sağlayan firmalara yönelik vergi ve sosyal güvenlik düzenlemelerini gündeme getirdi. Özellikle yüksek istihdam sağlayan ve ihracat yapan sektörlerde maliyet artışlarının doğrudan istihdam kaybına dönüşmesinin önüne geçilmesi gerektiğini ifade etti. Avdagiç, “Özellikle yüksek istihdam sağlayan ve ihracat yapan sektörlerde maliyet artışlarının doğrudan istihdam kaybına dönüşmesini engelleyecek yeni ve güçlendirici mekanizmalar geliştirilmelidir.” dedi. İTHALAT POLİTİKASINDA SANAYİ PERSPEKTİFİ Beşinci başlıkta ithalat politikasına değinen Avdagiç, bu alanın yalnızca korumacı reflekslerle değil, sanayi politikası perspektifiyle ele alınması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin üretmediği kritik girdilerde maliyetleri azaltacak bir gümrük rejiminin benimsenmesi gerektiğini belirtti. Avdagiç, yerli üretim kapasitesinin bulunduğu alanlarda ise haksız rekabetin önlenmesinin önem taşıdığını vurguladı. İthalat politikasının hem üreticinin rekabet gücünü hem de kritik girdilere erişim maliyetini dikkate alan dengeli bir yapıda olması gerektiğini ifade etti. “SIKI PARA POLİTİKASI ÖNEMLİ BİR DENGELEME SAĞLIYOR” İTO Başkanı Avdagiç, Türkiye'de uygulanan sıkı para politikasının enflasyonun düşürülmesi açısından önemli bir dengeleme sağladığını belirtti. Bununla birlikte üretim tarafındaki maliyetlerin giderek daha görünür hale geldiğini ifade etti. Avdagiç, yüksek faiz ortamının özellikle işletme sermayesi maliyetleri üzerindeki etkisine dikkat çekti. “Yüksek faiz, işletme sermayesi maliyetlerini artırırken, özellikle KOBİ'lerin finansmana erişimindeki sıkıntılar devam ediyor.” ifadelerini kullandı. ÜRETİM TABANI KORUNMALI Avdagiç, temel sorunun dezenflasyon politikası olmadığını, üretim kapasitesi üzerindeki maliyetinin giderek artması olduğunu söyledi. İTO Başkanı, “Geldiğimiz noktada temel sorun, dezenflasyonun kendisi değil, dezenflasyonun üretim kapasitesi üzerindeki maliyetinin giderek artmasıdır. Dolayısıyla üreten ekonomimizin karşı karşıya kaldığı sorunlar için gerekli tedbirlerin alınması çok önemli.” dedi. Avdagiç, mevcut dönemde üretim tabanının korunması üzerinde dikkatle ve hassasiyetle durulması gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin ihracatının sürdürülebilirliğinin yalnızca dış talebe değil, ülke içindeki üretim kapasitesine, maliyetlere ve finansman koşullarına da bağlı olduğunu belirtti. EMEK YOĞUN SEKTÖRLERE DİKKAT ÇEKTİ Avdagiç, özellikle emek yoğun sektörlerde kapasite kaybına izin verilmemesi gerektiğini söyledi. Tekstil, hazır giyim, mobilya, metal ve makine gibi sektörlerde yüksek finansman maliyetlerinin firmaları fiyat rekabetinde zorladığını ifade etti. Avdagiç, “Emek yoğun sektörlerde kapasite kaybı yaşanmasına izin vermemeliyiz. Emek yoğun sektörlerde işin sıkı tutulması gerekiyor. Tekstil, hazır giyim, mobilya, metal, makine ve benzeri sektörlerde yüksek finansman maliyetleri firmaları fiyat rekabetinde zorluyor.” ifadelerini kullandı. Bu sektörlerde yaşanabilecek kapasite kaybının hem bugün hem de gelecek açısından engellenmesi gerektiğini belirtti. DEZENFLASYON VE ÜRETİM AYNI ANDA KORUNMALI Türkiye ekonomisinin önündeki denklemin giderek netleştiğini söyleyen Avdagiç, kısa vadede dezenflasyon programının korunması gerektiğini belirtti. Ancak orta ve uzun vadede üretim kapasitesinin ve ihracat rekabetçiliğinin kaybedilmesine izin verilemeyeceğinin altını çizdi. Şekib Avdagiç, Türkiye'nin yeni ekonomik politikasının enflasyonu düşürmek ile üretimi korumak arasında bir tercihe sıkışmaması gerektiğini söyledi. Her iki hedefin aynı anda gerçekleştirilebilmesi için seçici, hedefli ve etkili araçların geliştirilmesinin zorunlu olduğunu ifade etti. “TÜRKİYE KENDİ ÇIKIŞINI OLUŞTURACAK GÜCE SAHİP” Avdagiç, Türkiye'nin klasik iktisat teorileri ve uygulamaları arasında sıkışmadan kendi çıkış yolunu oluşturabilecek güce ve ekonomik birikime sahip olduğunu belirtti. “Türkiye bunun örneğini oluşturabilecek, siyasi başarılarının rengini ekonomik başarılara verebilecek kapasitededir. Biz iş dünyası olarak buna inanıyor, hükümetimizin de beklentileri karşılayacak şekilde attığı adımları daha da hızlandıracağına güveniyoruz.” ifadelerini kullandı.

Özer Matlı'dan Bursa İş Dünyasında Yeni Dönem Haber

Özer Matlı'dan Bursa İş Dünyasında Yeni Dönem

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı tarafından kurulan Birlikte Çalışma Merkezi, Bursa iş dünyasının yoğun katılımıyla kapılarını açtı. Sanayiciden KOBİ'lere, tüccardan esnafa kadar tüm kesimleri kucaklayan Matlı, 60 bin BTSO üyesini merkeze alan adalet, şeffaflık ve birlikte yönetim vizyonunu paylaştı. ​Bursa'nın ekonomik hayatında stratejik bir dönüşümün fitilini ateşleyen açılış töreninde konuşan Özer Matlı, buranın sıradan bir seçim ofisi olmadığını vurgulayarak, "Bu akşam Bursa iş dünyasında yeni bir dönemin kapılarını açıyoruz" dedi. ​"Biz Bu Yarışa Sadece Alternatif Olmak İçin Çıkmadık" ​Konuşmasında üretimin içinden gelen bir isim olduğuna dikkat çeken Matlı; 32 şirket, 31 marka ve 7 bini aşkın çalışma arkadaşıyla Türkiye genelinde edindikleri tecrübeyi Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'na (BTSO) taşımaya hazır olduklarını belirtti. ​Geçmiş dönemde Bursa Ticaret Borsası'nda hayata geçirilen başarılı projelere atıfta bulunan Matlı, kurumların binalarıyla değil üyeleriyle yaşadığını vurguladı: ​Adalet ve Şeffaflık: Odanın imkânlarının belli bir zümreye değil, 60 bin üyenin tamamına adaletle ulaştırılacağı vurgulandı. ​Güçlü Komiteler: 70 meslek komitesinin yalnızca sorun aktaran yapılar değil; bütçesi, yetkisi ve hedefleri olan aktif çalışma merkezlerine dönüştürüleceği ifade edildi. ​Kapsayıcı Yaklaşım: Sanayi ve ticaretin birbirinin rakibi değil, eşit derecede değerli birer unsur olduğu yinelendi. ​"Bursa Dönüşüm Planı Yakında Açıklanacak" ​Dünyada üretim ve ticaret kurallarının hızla değiştiğine dikkat çeken Özer Matlı, Bursa'nın yerinde sayamayacağını belirterek yakın zamanda kapsamlı bir Bursa Dönüşüm Planı açıklayacaklarını duyurdu. Çarşıdaki esnaftan ihracatçı sanayiciye, küçük işletmelerden teknoloji girişimcilerine kadar herkesin planı olacak bu projede hiçbir sektörün dışarıda bırakılmayacağı ifade edildi. ​Matlı, basın mensuplarının sorularına açık, şeffaf ve katılımcı bir iletişim modeli vadettiklerini belirterek şu müjdeyi verdi: ​"Çok yakında düzenleyeceğimiz bir basın toplantısıyla Bursa’nın bütün ticaret ve sanayi alanlarını kapsayan dönüşüm planımızı paylaşacağız. Ardından Eylül ayı içinde, Bursa iş dünyasının bütün kesimlerini bir araya getireceğimiz geniş katılımlı büyük bir buluşma düzenleyeceğiz." ​Açılış töreni, katılımcıların coşkulu "Birlikte güçlü, birlikte ileri!" sloganları ve iyi dilek temennileriyle son buldu.

Afyonkarahisar Türkiye Yüzyılı'nın Üretim Üssü Oluyor! Haber

Afyonkarahisar Türkiye Yüzyılı'nın Üretim Üssü Oluyor!

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Afyonkarahisar'da düzenlenen Sanayi ve Teknoloji Projeleri Açılış Töreni'nde önemli açıklamalarda bulundu. Şehrin büyümesine katkı sağlayacak 14 dev projenin açılışını gerçekleştiren Kacır, "Afyonkarahisar; güçlü sanayi altyapısı, jeotermal kaynakları, doğal taş ve gıda sektöründeki birikimiyle Türkiye Yüzyılı'nın sanayi ve kalkınma merkezlerinden biri olacak" dedi. Afyonkarahisar programı kapsamında yoğun bir saha mesaisi gerçekleştiren Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır; Emirdağ OSB, İscehisar Mermer İhtisas OSB, Cumhuriyet Sucukları üretim tesisleri ve Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) İlaç Üretim Merkezi’nde incelemelerde bulundu. Şehrin ekonomik ve sosyal kalkınmasına yön verecek 14 projenin açılışını icra eden Bakan Kacır, sanayiden teknolojiye, sağlıktan gastronomiye kadar geniş bir alanda yürütülen yatırımların detaylarını paylaştı. 23 Yılda OSB Alanı 6 Katına Çıktı Afyonkarahisar’ın sanayi altyapısını güçlendirmek adına atılan adımlara dikkat çeken Bakan Kacır, son 23 yılda elde edilen kazanımları şu sözlerle özetledi: "Afyonkarahisar’da yatırımı, istihdamı, üretimi ve ihracatı büyütmek amacıyla 23 yılda OSB sayımızı 6’dan 9’a, OSB’lerimizin toplam büyüklüğünü ise 425 hektardan 2 bin 624 hektara yükselttik. İscehisar Mermer OSB’de 256 hektarlık alanın altyapı çalışmalarını tamamlayarak sanayicilerimizin hizmetine sunduk. KOBİ'lerimize KOSGEB eliyle 2 milyar lira destek sağlarken, Teşvik Sistemi ile 164 milyar liralık yatırımın ve 28 binin üzerinde istihdamın önünü açtık." Yeni teşvik sisteminin detaylarına da değinen Kacır; OSB yatırımlarında çalışanların SGK İşveren Payının yarısını 8 yıl boyunca Bakanlık olarak karşıladıklarını, yatırımlarda finansman desteğini 30 milyon liraya çıkardıklarını ve vergi indirimleri ile KDV muafiyetleri sunduklarını belirtti. Yerel Kalkınma Hamlesi ile Mermer Atıklarına ve Jeotermale Dev Yatırım 2026 yılı başında güncellenen Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında yeni başvuruların alındığını belirten Bakan Kacır; jeotermal kaynakların değerlendirilmesi, su ürünleri yetiştiriciliği ve mermer atıklarından katma değerli ürün üretilmesine dönük 113 milyon lira büyüklüğünde 2 yeni projenin başvurusunun kabul edildiğini söyledi. Program kapsamındaki projelere 301 milyon liraya kadar finansman katkısı ve yüzde 50 oranında vergi indirimi sağlanacağı vurgulandı. Zafer Kalkınma Ajansı aracılığıyla bugüne kadar Afyonkarahisar'da 402 projeye 1,2 milyar lira destek sağlandığını açıklayan Kacır; gastronomi, kadın girişimciliği, e-spor ve gençlik merkezlerine dönük 11 yeni kalkınma projesinin de müjdesini verdi. Sanayi ve Eğitim Ele Ele: Zafer Teknopark ve Milli Teknoloji Atölyesi Teknoloji geliştirme ve Ar-Ge kapasitesini artırmak amacıyla hayata geçirilen iki kritik yatırımın altı çizildi: Zafer Teknopark Yeni Hizmet Binası: Afyonkarahisar OSB bünyesinde kurulan 4 bin metrekarelik kapalı alana sahip yeni bina ile üniversite-sanayi iş birliği güçlendirilecek. Milli Teknoloji Atölyesi: TÜBİTAK’ın 30 milyon lira desteğiyle Afyon Kocatepe Üniversitesi bünyesinde kurulan atölyede; yapay zekadan robotiğe, yazılımdan dijital üretime kadar pek çok alanda gençlerin proje geliştirmesine imkan tanınacak. İhsaniye ve Döğer’de Toplu Açılış Coşkusu Bakan Kacır, Valilik ve Belediye ziyaretlerinin ardından İhsaniye ve Döğer beldelerindeki toplu açılış törenlerine katıldı: İhsaniye'ye 145 Milyon Liralık Yatırım: Frig Vadisi ve Ayazini’nin turizm potansiyelini öne çıkaran 16 proje hizmete sunuldu. Döğer’e TÜBİTAK Kütüphaneleri ve Sanayi Bölgesi: Döğer’deki tüm okullara TÜBİTAK kütüphaneleri ve teknoloji setleri kazandırılacağını duyuran Kacır, bölgeye kurulacak 3,5 milyon metrekare büyüklüğündeki Sağlık ve Savunma Endüstri Bölgesi için gerekli nitelikli insan kaynağının bu topraklardan yetişeceğini ifade etti.

Özer Matlı'ya Sevgi Seli Haber

Özer Matlı'ya Sevgi Seli

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı, 7 Ağustos Cuma günü gerçekleştirdiği program kapsamında BTSO’nun kurucusu Osman Fevzi Efendi’yi kabri başında andı, Ulu Cami’de cuma namazına katıldı ve Kapalıçarşı esnafı ile buluştu. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı ve beraberindeki heyet çalışmalarını Bursa’nın tarihine, değerlerine ve ticaret kültürüne sahip çıkan anlamlı bir programla sürdürdü. Programın ilk durağı, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın kurucusu Osman Fevzi Efendi’nin Emir Sultan Mezarlığı’ndaki kabri oldu. Matlı, beraberindeki heyetle birlikte Osman Fevzi Efendi’yi dualarla anarak, Bursa iş dünyasına kazandırdığı kurumsal mirasa duydukları saygıyı ifade etti. “GEÇMİŞİMİZDEN ALDIĞIMIZ GÜÇLE GELECEĞE YÜRÜYORUZ” BTSO’nun kuruluş iradesinin Bursa’nın üretim ve ticaret kültüründen doğduğunu belirten Özer Matlı, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bugün burada yalnızca geçmişimizi anmak için değil, bize bırakılan büyük sorumluluğu yeniden hatırlamak için bulunuyoruz. Osman Fevzi Efendi’nin öncülüğünde kurulan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Bursa’nın tüccarının, sanayicisinin ve üreticisinin birlik iradesinin eseridir. Biz de geçmişimizden aldığımız bu güçle, odamızı yeniden bütün üyelerinin sesi ve güvencesi hâline getirmek için yola çıktık. İlk günden bugüne emeği geçen ve hayatını kaybetmiş tüm başkanlarımızı, yöneticilerimizi, meclis ve komite üyelerimizi, genel sekreterlerimizi ve oda çalışanlarımızı rahmetle anıyoruz.” Osman Fevzi Efendi ve Emir Sultan ziyaretinin ardından Ulu Cami’ye geçen Matlı, cuma namazını burada kıldı. Program, Cuma Namazı çıkışında Oda üyeleri ve Bursalılar ile buluşup lokma dağıtan Matlı, Bursa ticaretinin tarihî merkezi Kozahan ve Kapalıçarşı’da devam etti. “TİCARETİN KALBİNİ DİNLEMEDEN BURSA EKONOMİSİ YÖNETİLEMEZ” Kapalıçarşı’da tüccarlarla bir araya gelen ve yoğun ilgi ile karşılanan Özer Matlı, işletmeleri ziyaret ederek üyelerin sorunlarını, beklentilerini ve BTSO’dan taleplerini dinledi. Bursa ekonomisinin temelinde emeğiyle, cesaretiyle ve alın teriyle çalışan insanların bulunduğunu vurgulayan Matlı, şöyle konuştu: “BTSO’nun gerçek gücü binalarında veya iştiraklerinde değil; her sabah dükkânını açan, fabrikasının ışığını yakan, atölyesinde üreten, istihdam sağlayan ve yüzlerce ailenin geleceğini omuzlarında taşıyan 60 bin üyesindedir. Ticaretin kalbini dinlemeden Bursa ekonomisini yönetemezsiniz. Biz kararları masa başında değil, üyelerimizle birlikte alacağız. Bursa sanayi bölgeleriyle gelişen bir şehir ama aynı zamanda bir tarım kenti, hizmet kenti, kültür kenti, doğa kenti, tüccarların kenti ve Anadolu’nun mozaiği bir kent. ” “ARTIK BİRLİKTEYİZ” Üyelerin kendilerini yalnız hissetmeyeceği, ulaşılabilir ve kapsayıcı bir BTSO hedeflediklerini ifade eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sizi dinledik. Sorunlarımız da geleceğe ilişkin beklentilerimiz de ortak. ‘Nasıl bir BTSO istiyoruz?’ sorusunun cevabını 60 bin üyemizle birlikte vereceğiz. Bugüne kadar çoğu zaman kendinizi yalnız hissettiniz. Bunu biliyor ve anlıyorum. Merak etmeyin; artık birlikteyiz. Üyenin sesinin duyulduğu, kaynakların üyeye değer olarak döndüğü, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışını birlikte kuracağız. Saha çalışmalarımızda 60 bin üyemizin temsilcileri soruyor; Kapalıçarşı’nın ihtiyaçları var. Bugüne kadar bunun için ne yaptınız? KOBİ’ler ve küçük işletmeler var. İhtiyaçlarını sorduğunuzda çok net bir şekilde söylüyorlar. Bugüne kadar neden sesimiz duyulmadı? diyorlar. Nerede eksik kaldılar? Neden eksik kaldılar diye öğrenmek istiyorlar.” Bursa’nın tarihî ve manevi merkezlerinden başlayarak Kapalıçarşı’ya uzanan programda Özer Matlı, Bursa iş dünyasının bütün kesimleriyle temas kurmayı ve üyelerin taleplerini doğrudan dinlemeyi sürdüreceklerini belirtti. Özer Matlı, Kapalıçarşı programın sonunda Veysel Karani Mahallesi’nde bulunan Coşkun Yavuz’a ait işletmede çıkan yangından dolayı geçmiş olsun ziyaretinde bulundu.

Özer Matlı: “60 Bin Üyemizin Gücünü, Üyemizle Birlikte Büyüteceğiz.” Haber

Özer Matlı: “60 Bin Üyemizin Gücünü, Üyemizle Birlikte Büyüteceğiz.”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, üyelerin gerçek sorunlarını, beklentilerini ve nasıl bir BTSO istediklerini doğrudan kendilerinden dinlediklerini belirterek, “Şimdi daha yoğun bir saha dönemine geçiyoruz. Üyelerimizle daha fazla buluşacak, nasıl bir yönetim anlayışı önerdiğimizi ve hazırladığımız çözümleri nasıl hayata geçireceğimizi anlatacağız. Hiçbir üyemiz merak etmesin; artık hep birlikteyiz” dedi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa iş dünyasının farklı sektörleriyle yürüttükleri çalışmaların daha geniş katılımlı bir saha programıyla devam edeceğini açıkladı. Yeni dönem çalışmalarının ilk adımı, “Bir kurum kimin için var? Gücünü kimden alır? Başarıyı nasıl ölçer? Kime hesap verir? Kimin sesidir?” sorularının yöneltildiği ve sosyal medyada paylaşılan kısa bir video ile attıklarını hatırlatan Matlı, videonun “Bazı Soruların Cevabını 60 Bin Üye Birlikte Verir” sözleriyle tamamlandığını belirtti. Bu ifadenin yalnızca bir videonun kapanış cümlesini değil, savundukları yönetim anlayışının temeli olduğunu vurgulayan Özer Matlı, şunları söyledi: “Cevapları masa başında vermek istemedik. Çünkü cevap; Bursa için üreten, ticaret yapan, istihdam sağlayan ve risk üstlenen üyelerimizin tecrübesinde, emeğinde ve geleceğe ilişkin beklentilerindedir. Daha fazla işyerine gidecek, sektör temsilcilerimizle buluşacak ve sahadan gelen görüşleri uygulanabilir çözümlere dönüştüreceğiz.” “Bu Yolculuğa 60 Bin Üyemizin Tamamını Davet Ediyoruz.” Çalışmaların tek yönlü bir tanıtım faaliyeti olmayacağını belirten Matlı, 60 bin BTSO üyesinin tamamına katılım çağrısında bulundu: “Bu yolculuğu bir kişinin ya da bir grubun seçim kampanyası olarak görmüyoruz. Bu, üyelerimizin ihtiyaçlarından doğan, onların sesiyle büyüyen ve yine üyelerimizin başlattığı, Bursa’nın değerlerine sahip çıkan, kalbi Bursa için atanların yolculuğudur. Bugüne kadar olduğu gibi görüşü, önerisi ve eleştirisi olan bütün üyelerimizi çalışmalarımıza katılmaya davet ediyorum. Yavaş yavaş farklı iletişim kanallarını da üyelerimize açacağız. Bu yolla da birlikteliğimizi artıracağız. BTSO’nun geleceğini, Bursa iş dünyasının bütün sektörleriyle ve 60 Bin üyemizle birlikte şekillendirmek istiyoruz.” Bursa’nın geleceğinin yalnızca BTSO çatısı altında ele alınamayacağını vurgulayan Özer Matlı; kentin tüm sivil toplum kuruluşları, meslek kuruluşları, sektörel dernekleri ve üniversiteleriyle iş birliğine açık olacaklarını ifade etti: “Bursa için sözü, birikimi ve önerisi bulunan hiç kimseyi bu sürecin dışında bırakmayacağız. Kentimizin tüm STK’larının değerlendirmelerini önemseyecek, Bursa’nın geleceğini ilgilendiren başlıklarda onların tecrübelerinden yararlanacağız. Bu yolculuk, Bursa’ya değer veren herkesin katkısıyla büyüyecek.” “Nasıl bir BTSO istediğimiz açık” diyen Özer Matlı, hedefledikleri yapıyı şöyle anlattı: “Kentin tüm kurumları ile işbirliği içinde, üyesine ulaşılabilir, meslek komitelerinin sözünü kararlarına yansıtan, kaynaklarını bütün üyelerinin yararına kullanan, çalışmalarının sonucunu ölçen ve hesabını veren bir BTSO istiyoruz. Tüccarın da sanayicinin de KOBİ’nin de ihracatçının da hizmet sektörünün de kendisini güçlü biçimde temsil edildiğini hissettiği bir yönetim anlayışı öneriyoruz.” “Bursa İçin Kurulan Hayaller Gerçekleşmeden Eskimemeli” Mevcut yönetimin geçmişte ortaya koyduğu başarıların kıymetli olduğunu belirten Matlı, yalnızca geçmişte yapılanları anlatmanın ve 60 Bin üyenin tamamını kapsamayan projelerin geleceğe hazırlanmak için yeterli olmayacağını söyledi. Dünyadaki ekonomik ve teknolojik dönüşümün üretimden ticarete, finansmandan ihracata kadar bütün dengeleri değiştirdiğine dikkat çeken Matlı, diğer kentlerin göstergeleri incelendiğinde Bursa’nın yeni ve güçlü bir hamleye ihtiyaç duyduğunun görüldüğünü ifade etti: “Geçmişte yapılan her doğru iş Bursa’nın kazanımıdır. Ancak bugün önümüzde bambaşka bir dünya var. Daha katılımcı bir iş yapma anlayışı var. Rekabetin şartları, işletmelerimizin ihtiyaçları ve şehirlerin yarıştığı alanlar değişti. Başka kentler yeni yatırımlar, sektörler ve teknolojilerle ilerlerken Bursa’nın geçmiş başarılarıyla yetinme lüksü yoktur.” Mevcut yönetimin 13 yıl önce, Cumhuriyetimizin 100. yılı hedefleri kapsamında Bursa için 75 milyar dolarlık ihracat, 7 bin 500 ihracatçı firma, Türkiye’nin en büyük 500 kuruluşu arasında 75 Bursalı şirket ve kişi başına 30 bin dolar gelir hedefleri açıkladığını hatırlatan Matlı; Uludağ’ın dünya çapında bir kış sporları merkezi, Bursa’nın geriatri ve Ar-Ge alanlarında öncü bir kent olması yönünde de önemli hedefler ortaya konulduğunu belirtti. “Hedef koymak kıymetlidir; Bursa elbette büyük hayaller kurmalıdır” diyen Matlı, şöyle devam etti: “Ancak bir hayalin gerçek değeri, ne ölçüde hayata geçirildiğiyle anlaşılır. Bugün yapılması gereken; bu hedeflerin hangilerinin gerçekleştiğini, hangilerinin neden gerçekleşmediğini ve daha önce vaat edilen projelerin neden tamamlanamadığını açık yüreklilikle değerlendirmektir. Bursa’nın yeni sözlerden önce dürüst bir durum tespitine, ardından uygulanabilir ve ölçülebilir çözümlere ihtiyacı vardır.” “BTSO’nun İmkânları Üyenin Gücüne Dönüşmelidir” BTSO’nun temel görevinin sahip olduğu imkânları üyelerinin işine, rekabet gücüne ve geleceğine yansıtmak olduğunu vurgulayan BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, şu değerlendirmede bulundu: “Bir üyemiz finansmana erişmek istediğinde BTSO’nun desteğini yanında görmeli; yeni müşteri ve pazarlara ulaşmak istediğinde Oda ona somut bir kapı açabilmelidir. Dijital ve teknolojik dönüşüm programları ile ihtiyaç duyulan ticaret ve sanayi parsellerine erişim, belirli şirketlerle sınırlı kalmamalıdır. Meslek komitelerimizin hazırladığı görüşlerin hangi kararlara dönüştüğü ve BTSO kaynaklarıyla gerçekleştirilen yatırımların üyelerimize ne kazandırdığı bilinmelidir.” Başarının proje, toplantı, fuar ve organizasyon sayısıyla değil, üyeye sağlanan faydayla ve etkisi ile ölçüleceğini belirten Özer Matlı, “Bir faaliyet raporunun kalın ve süslü olması, üyelerimizin daha güçlü olduğu anlamına gelmez” dedi. Yeni dönemde her çalışma için ayrılan kaynağın, ulaşılan üye sayısının ve elde edilen sonucun düzenli olarak açıklanacağını ifade eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ölçümüz; kaç üyemize ulaşıldığı, kaç işletmemize yeni müşteri ve pazar kazandırıldığı, finansmana erişime ne kadar katkı sağlandığı ve kaç firmamızın teknolojik dönüşüm sürecine dâhil edildiğidir. Başarıyı, üyemizin işine ve geleceğine sağlanan ölçülebilir faydayla değerlendireceğiz.” “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimizi Açıklayacağız” Bursa iş dünyasından gelen değerlendirmeleri somut çözümlere dönüştürdüklerini açıklayan Matlı, her sektörün önceliklerini kendi temsilcileriyle görüşerek önerilerini sahada paylaşacaklarını söyledi. Ardından “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimiz” programının bütününü iki hafta içinde kamuoyuna açıklayacaklarını belirten Matlı, “Üyelerimiz yalnızca ne yapacağımızı değil; çözümün nasıl uygulanacağını, hangi kaynakla gerçekleştirileceğini, kaç üyeye ulaşacağını ve sonucunun nasıl ölçüleceğini de görecek” dedi. BTSO seçimlerinin iki isim arasındaki kişisel bir yarış olmadığını vurgulayan Matlı, “Bu seçim, Bursa iş dünyasının geleceğe hangi yönetim anlayışıyla hazırlanacağının tercihidir. Meslek komitelerinin karar süreçlerinde etkili olduğu, kaynakların kullanımının görülebildiği ve yöneticilerin üyelerine karşı sorumluluk taşıdığı bir BTSO istiyoruz” ifadelerini kullandı. “Kimse Merak Etmesin, Artık Hep Birlikteyiz” Bursa’nın kendisi için yalnızca iş yaptığı bir kent olmadığını; doğduğu, büyüdüğü, üretim ve yatırım yaptığı memleketi olduğunu belirten BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bursa bize yalnızca bir iş hayatı değil; kimlik, aidiyet ve gelecek verdi. Bursa’ya değer vermek, bu şehrin potansiyelinin gerisinde kalmasına razı olmamak ve gerçekleşmeden bekleyen hayallerinin peşini bırakmamaktır. Bursa’nın değerlerini Türkiye’ye ve dünyaya taşımaktır. Hiçbir üyemiz ‘Sesimi kim duyacak, sorunumu kim BTSO’nun gündemine taşıyacak?’ diye düşünmesin. Artık hep birlikteyiz. Daha fazla buluşacak, daha çok konuşacak, birlikte düşünecek ve birlikte yol alacağız. Bu yolculuk bir kişinin değil, üyelerimizin başlattığı ve 60 bin üyemizin katılımıyla büyüyecek bir yolculuktur. Söz hepimizin, BTSO hepimizin. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri.”

Özer Matlı: "Tarımı ve KOBİ'leri Güçlendiren Bir Vizyon İnşa Edeceğiz" Haber

Özer Matlı: "Tarımı ve KOBİ'leri Güçlendiren Bir Vizyon İnşa Edeceğiz"

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa Kent Hali esnafıyla bir araya gelerek yeni dönem vizyonunu paylaştı. Tarım ve gıda sektörünün Bursa ekonomisindeki stratejik rolüne vurgu yapan Matlı, "Üretenin, esnafın ve KOBİ'lerin sesinin güçlü duyulduğu, sorunlara gerçek çözümler üreten bir BTSO için yola çıktık" dedi. ​Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, seçim çalışmaları kapsamında Bursa Kent Hali Sebze ve Meyve Komisyoncu İş Adamları Derneği’ne bir ziyaret gerçekleştirdi. Sektör temsilcilerinin talep ve beklentilerini dinleyen Matlı, Bursa’nın tarımsal potansiyelini katma değerli üretimle birleştireceklerini belirtti. ​"Tarımın Sesi BTSO'da Artık Daha Güçlü Duyulacak" ​Bursa ekonomisinin sadece otomotiv ve tekstil ile sınırlı olmadığını, tarımın şehrin en önemli değerlerinden biri olduğunu belirten Özer Matlı, yeni dönemdeki hedeflerini şu sözlerle özetledi: ​"Savunma sanayinin ardından en stratejik sektör gıdadır. Bursa’nın verimli tarım arazilerini koruyarak üretimi desteklemek zorundayız. Tarımın içinden gelen biri olarak buradaki emeğin kıymetini çok iyi biliyorum. Yeni dönemde tarımın daha çok konuşulduğu, KOBİ'lerin ve esnafın karar alma süreçlerinde daha güçlü temsil edildiği bir BTSO yapısı kuracağız." ​Coğrafi İşaretli Ürünlere Marka Desteği ​Bursa’ya özgü tarımsal ürünlerin ekonomik değerinin artırılması için somut adımlar atacaklarını ifade eden Matlı, özellikle Bursa siyahı incir, Deveci armudu, dağ çileği ve enginar gibi değerlerin ulusal pazarlarda daha güçlü yer alması için çalışacaklarını vurguladı: ​Katma Değer: Kurutma, işleme ve paketleme alanlarında sektöre destek sağlanacak. ​Markalaşma: Coğrafi işaretli ürünlerin markalaşması ve satış kanallarının güçlendirilmesi için profesyonel destek verilecek. ​Veri Tabanlı Yönetim: Tarımsal veriyi doğru analiz eden güçlü bir veri tabanı ile üyelerin stratejik kararlar alması sağlanacak. ​"BTSO, Sorunlara Çözüm Geliştiren Bir Kurum Olmalı" ​BTSO'nun yalnızca bir temsil makamı değil, üyelerinin finansmana erişim, lojistik ve depolama gibi sorunlarına çözüm geliştiren bir "çözüm merkezi" olması gerektiğini belirten Özer Matlı, "Makam için değil, Bursa'nın geleceği için bu yola çıktık. Üretim maliyetlerini düşüren, ticaretin önündeki engelleri kaldıran, sahayla sürekli temas halinde olan bir yönetim anlayışını hayata geçireceğiz" diye konuştu. ​Esnaftan Matlı'ya Tam Destek ​Bursa Kent Hali Sebze ve Meyve Komisyoncu İş Adamları Derneği Başkanı Aydın Akyol da ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Özer Matlı'ya olan güvenlerini şu ifadelerle belirtti: ​"Sayın Özer Matlı'nın çıktığı bu yolun hayırlı olacağına inanıyoruz. Kendisiyle gönül gönüleyiz. Başkanımızın bu süreci büyük bir özveriyle yürüttüğünü görüyoruz; esnafımız olarak kendisine çıktığı bu yolda tam destek veriyoruz."

İZTO ile PTT’den Önemli İş Birliği Haber

İZTO ile PTT’den Önemli İş Birliği

105 bini aşkın üyesiyle İzmir’in ticari hayatına yön veren İzmir Ticaret Odası, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT AŞ) ile önemli bir anlaşmaya imza attı. İzmir Ticaret Odası üyelerinin tamamını kapsayan anlaşma ile, ihracat yapmak isteyen İzmirli firmalara 2026 yılı bitene kadar sabit tarife güvencesi sunan indirimli fiyatlar sağlanacak, tüm yurt dışı gönderi türlerinde indirimli fiyatlar sunulacak, zaman ve maliyet avantajı elde edilecek ve çevrim içi entegrasyon çözümleri ile operasyonel verimlilik artırılacak. Ayrıca, İzmir Ticaret Odası’na tahsis edilecek kurumsal müşteri numarası sayesinde üyeler, tüm PTT iş yerlerinde bu avantajlardan kolaylıkla faydalanabilecek. Yüksek hacimli gönderim yapan üyeler için, ilave indirim ve özel çözümler sunulacak. ÖZGENER VE ORUÇLU İMZALADI İzmir Ticaret Odası ve Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT AŞ) arasında “Yurt Dışı Kargo, Kurye Taşıma ve Teslim Sözleşmesi” iş birliği protokolü imzalandı. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ve PTT 2. Bölge Müdürü Avni Oruçlu’nun imzasıyla yürürlüğe giren protokolün imza törenine PTT 2. Bölge Müdür Yardımcısı Murat Gültaç, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyeleri İsmail Kahraman ve Serdar Gökhan Arıkan, Meclis Başkan Yardımcıları Mehmet Tahir Özdemir ve Nevzat Artkıy, PTT 2. Bölge Müdürlüğü Pazarlama ve Satış Müdürü Onuralp Özalp, Pazarlama ve Satış Memuru Özlem Korkmaz, İzmir Ticaret Odası Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa Tanyeri ile Genel Koordinatör Pınar Karayılanoğlu katıldı. ÖZGENER: KOBİLERİN REKABET GÜCÜNÜN ARTIRILMASI İÇİN KRİTİK Ülkemizin köklü kurumlarından biri olan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT AŞ) ile önemli bir iş birliğinin ilk adımını atmaktan memnuniyet duyduğunu ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, “Küresel ticaretin önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiği; jeopolitik riskler karşısında alternatif güzergâhların arandığı ve lojistik süreçlerin rekabet gücünü belirleyen temel unsurlardan biri haline geldiği günümüzde, güvenilir, hızlı ve maliyet avantajı sağlayan taşıma çözümleri önemli bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle KOBİ’lerimizin uluslararası pazarlara erişiminde lojistik maliyetlerin düşürülmesi ve operasyonel süreçlerin sadeleştirilmesinin, rekabet güçlerinin artırılması açısından kritik olduğu kanaatindeyiz” dedi. STRATEJİK BİR ADIM PTT AŞ ile gerçekleştirilen iş birliğinin yalnızca bir lojistik hizmet anlaşmasından ibaret olmadığına dikkat çeken Özgener sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu protokolü; üyelerimizin ihracatını destekleyen, yeni pazarlara erişimini kolaylaştıran ve ticari faaliyetlerini sürdürülebilir şekilde büyütmelerine katkı sağlayan stratejik bir adım olarak görüyoruz. Küçük numune paketlerinden büyük kolilere kadar uzanan geniş yelpazedeki uluslararası gönderilerin sorunsuz şekilde dünya pazarlarına ulaştırılmasını ve ihracatın teşvik edilmesini amaçlayan bu iş birliği kapsamına tüm üyelerimizin istisnasız şekilde dahil edilmesini son derece kıymetli buluyor başta PTT 2. Bölge Müdürümüz Sayın Avni Oruçlu olmak üzere, tüm PTT AŞ yöneticilerine teşekkür ediyoruz.” ORUÇLU: ULUSLARARASI PİYASADA REKABET AVANTAJI Türkiye ekonomisinin saygın ve güçlü kurumlarından İzmir Ticaret Odası ile birlikte hizmete sunulan iş birliği protokolünün İzmir iş dünyasına sağlayacağı katkıdan mutluluk duyduğunu belirten PTT 2. Bölge Müdürü Avni Oruçlu; “Şirketimizin uluslararası posta ve kargo hizmetlerindeki deneyimi, yaygın hizmet ağı ve farklı ihtiyaçlara yönelik seçenekleri sayesinde İzmir Ticaret Odası üyeleri, gönderilerinin niteliğine ve hedef pazara uygun çözümlere daha kolay erişebilecektir. Böylece firmalar hem maliyetlerini daha etkin yönetebilecek hem de dış ticaret süreçlerinde güvenilir bir kamu hizmet altyapısından yararlanabilecektir.” dedi. TÜRKİYE’NİN İHRACAT HEDEFLERİNE KATKI SAĞLAMAK İÇİN İLK ADIM İzmir Ticaret Odası üyelerinin ülkemiz ihracatındaki payının artırılmasına yönelik bir hizmetin devreye alınmasına dikkat çeken Oruçlu “PTT olarak, Türkiye’nin ihracat hedeflerine katkı sunacak, firmalarımızın uluslararası pazarlardaki etkinliğini artıracak ve dış ticaret süreçlerini kolaylaştıracak iş birliklerini hayata geçirmeye devam ediyor; İzmir Ticaret Odası ile gerçekleştirilen bu protokolün İzmir iş dünyasına, ihracatçılarımıza ve uluslararası pazarlara açılmak isteyen tüm işletmelere hayırlı olmasını diliyoruz.” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.