Hava Durumu

#Konaklama

Kırsal Haber - Konaklama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Konaklama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gastroantep İle Kültür, Gastronomi Ve Eğlence Bir Arada Yaşanacak Haber

Gastroantep İle Kültür, Gastronomi Ve Eğlence Bir Arada Yaşanacak

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen Kültür Yolu Festivali Uluslararası Gaziantep Gastronomi Festivali (GastroAntep) ile sanat, kültür, gastronomi ve eğlence bir arada yaşanacak. Gazi şehrin uluslararası yüzü olan GastroAntep, Kültür Yolu Festivali ile birlikte bu yıl da zengin programı ile “Deneyim Çağı: Gastronomi, Tarım, Turizm ve Misafirperverlik” temasıyla 3-11 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek. Gaziantep Festival Parkı’nda gastronominin yalnızca mutfak kültürü değil, aynı zamanda turizm, tarım, yatırım, konaklama, yerellik, kültürel miras ve yeni nesil deneyimler açısından geleceği ele alınacak. DÜNYACA ÜNLÜ ŞEFLER YETENEKLERİNİ SERGİLEYECEK İtalya, Mısır, Malta, Birleşik Krallık, Fransa, Lübnan, Ürdün ve Hollanda’dan gastronomi dünyasının önemli isimleri Gaziantep’te özel workshoplar gerçekleştirecek. Luigi Taglienti, Mostafa Seif, Davide Guidara, Jonathan Brincat, Miller Prada, Arthur Dubois, Joe Barza, Ali Ghizawi ve Michael van der Kroft gibi uluslararası şeflerin katılacağı workshoplarda farklı ülkelerin mutfak kültürleri ve çağdaş gastronomi yaklaşımları Gaziantep’in gastronomi atmosferiyle buluşacak. Workshop programında İtalyan mutfağından Orta Doğu mutfağına, Akdeniz lezzetlerinden çağdaş Avrupa mutfağına uzanan farklı teknik ve yorumlar katılımcılarla paylaşılacak. TÜRKİYE’NİN SEVİLEN ŞEFLERİ GAZİ ŞEHİRLİLERLE BULUŞACAK Festivalde ayrıca Türkiye’nin tanınmış şefleri ve gastronomi dünyasının sevilen isimleri de özel workshop ve söyleşilerle Gaziantep’te olacak. İdil Yazar, Türev Uludağ, Memet Özer, Uğur Koyuncu, Rafet İnce, Maria Ekmekçioğlu, Hazer Amani, Yağız İzgül, Semen Onur Öner, Eyüp Kemal Sevinç ve Dilek Yetkiner gibi isimlerin yer alacağı workshop programında Antep ürünleri ve yerel malzemeler farklı mutfak teknikleriyle yeniden yorumlanacak. Programda ayrıca Somer Sivrioğlu, Mehmet Yalçınkaya, Arda Türkmen, Refika Birgül, Dilara Koçak ve Oğuz Yenihayat ile gastronominin medya, sağlık, popüler kültür, girişimcilik ve dijital içeriklerle ilişkisini ele alan özel söyleşiler gerçekleştirilecek. GASTRONOMİNİN GELECEĞİ FARKLI PERSPEKTİFLERDEN ELE ALINACAK Festivalin konferans programı, “Deneyim Çağında Gastronomi ve Turizmde Yeni Perspektifler” başlıklı panelle başlayacak. Gastronomi ve turizm sektöründeki yeni deneyim anlayışının yanı sıra hospitality sektörünün geleceği, yatırım ve değişen misafir beklentileri de sektörün önemli temsilcilerinin katılımıyla değerlendirilecek. Program kapsamında ayrıca “Türkiye’nin Gastronomi Yükselişi Dünyada Nasıl Karşılık Buluyor?”, “Köklerden Geleceğe Türk Mutfağının Yolculuğu Nasıl Devam Ediyor?”, “Yerellik ve Gastronomi Yeni Nesil Konaklama Deneyimini Nasıl Dönüştürüyor?” ve “Farklı Mutfak Kültürleri Bir Restoranın Kimliğini Nasıl Oluşturuyor?” başlıklı paneller gerçekleştirilecek. Türk mutfağının uluslararası görünürlüğünden restoran kimliğine, zeytinyağından coğrafi işaretlere, gastronomi yatırımlarından konaklama deneyimine kadar pek çok konu uzman isimler tarafından ele alınacak. GAZİANTEP’İN GASTRONOMİ MİRASI GELECEĞE TAŞINACAK Festivalin ikinci gününde Gaziantep’in gastronomi kültürüne özel başlıklar da programda önemli bir yer tutacak. “Gaziantep’in Köklü Tatlı Mirası Gelenek ve Yenilikle Nasıl Yaşatılıyor?” başlıklı panelde, kentin baklava ve tatlı kültürünün geçmişten geleceğe uzanan hikâyesi sektörün önde gelen temsilcileri tarafından değerlendirilecek. “Gaziantep’in Yaşayan Ustaları” başlıklı özel panelde ise kentin gastronomi mirasının oluşmasında önemli rol oynayan ustalar ve geleneksel üretim kültürü gündeme taşınacak. Bunun yanı sıra “Coğrafi İşaretler Tarım, Üretim ve Gastronomi Arasında Nasıl Bir Bağ Kuruyor?”, “Bir Mutfağın Hikâyesi Nasıl Yazılıyor?”, “Geçmişten Bugüne Bir Lokantayı Zamansız Kılan Değerler Nelerdir?” ve “Bir Restoranı Özel Kılan Lezzet, Hikâye ve Misafirperverlik Nasıl Buluşuyor?” başlıklı panellerle gastronominin kültürel ve ekonomik boyutları farklı perspektiflerden ele alınacak. Festivalin son bölümünde ise “Bir Restoran Projesini Başarılı Kılan Deneyim Nasıl Yaratılıyor?”, “Dünyanın Önde Gelen Otellerinde Gastronomi Nasıl Fark Yaratıyor?” ve “Gastronomide Özgün Bir Kimlik Nasıl Kurulur?” başlıkları üzerinden gastronomi sektöründe marka, deneyim, otelcilik ve girişimcilik konuları değerlendirilecek. GASTRONOMİNİN DEĞİŞEN İLETİŞİM BİÇİMLERİ ANLATILACAK Festival söyleşilerinde gastronominin değişen iletişim biçimleri ve yeni nesil tüketici alışkanlıkları da gündeme taşınacak. “Gastronomi Ekrandan Geniş Kitlelere Ulaşırken Yeni Bir Kültür ve Deneyim Anlayışı Nasıl Doğuyor?”, “Lezzet ve Sağlık İyi Yaşamın Yeni Kodlarını Nasıl Belirliyor?”, “MasterChef Gastronominin Popüler Kültürle Buluşmasında Nasıl Bir Rol Üstleniyor?” ve “Gastronomi Dünyasında Şefler Girişimci Kimlikleriyle Nasıl Yeni Alanlar Açıyor?” başlıklı söyleşilerde sektörün dönüşen dinamikleri ele alınacak. “Türk Mutfağının Teknikleri Çağdaş Gastronomide Nasıl Yeni İmkânlar Yaratıyor?” başlıklı söyleşide ise geleneksel mutfak tekniklerinin çağdaş gastronomideki yeri değerlendirilecek. Festivalin ikinci gününde gerçekleştirilecek “Dijital İçerikler Gastronomi Tercihlerimizi Nasıl Etkiliyor?” söyleşisiyle de sosyal medya ve dijital içeriklerin gastronomi deneyimi üzerindeki etkileri konuşulacak. ETKİNLİKLERLE FESTİVAL COŞKUSU ŞEHRİN DÖRT BİR YANINA TAŞINIYOR Festival kapsamında ünlü sanatçılar Gaziantep Festival Park'ta hayranlarıyla buluşacak. Festivalde Şarkıcı Bengü, Şarkıcı ve Oyuncu Murat Boz, Şarkıcı ve Söz Yazarı Kıraç, Şarkıcı Buray sahne alacak. Festivalin devamında Şarkıcı Simge, Şarkıcı Özcan Deniz, Şarkıcı Hakan Altun, Şarkıcı Mert Demir ve Müzisyen Sefo sevilen şarkılarıyla hayranlarıyla buluşacak. Festivalde ayrıca tiyatrolar, çocuk etkinlikleri, sergilerle eğlence ve gastronomi sanatla harmanlanacak.

Turizmcilerden Özer Matlı’ya Yoğun İlgi Haber

Turizmcilerden Özer Matlı’ya Yoğun İlgi

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı, BTSO 42. Komite Turizm ve Seyahat Acenteleri Meslek Grubu üyeleriyle yoğun katılımlı akşam yemeğinde buluştu. Bursa turizmini ziyaretçi sayısıyla değil, şehirde kalan ekonomik değerle büyüteceklerini belirten Matlı, “BTSO kendi üyesine rakip olmayacak. Bursalı acentelerin önünü açacak, Bursa’nın işini Bursa’da bırakacağız” dedi. BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, BTSO 42. Komite’den Hasan Erdem, Gülçin Güleç ve Nilay Korkmaz Demirayak’ın davetiyle düzenlenen Genişletilmiş İstişare Toplantısı’na katıldı. Anatolia Hotel Çekirge’de gerçekleştirilen akşam yemeği, turizm ve seyahat acenteleri meslek grubu üyelerinin yoğun katılımıyla büyük bir buluşmaya dönüştü. Sektör temsilcilerinin sorunlarını ve beklentilerini dinleyen Matlı, Bursa turizmini şehrin ticaret, hizmet ve istihdam kapasitesini büyüten güçlü bir ekonomik alana dönüştürecek projelerini anlattı. “Turizm iş, ciro, istihdam ve hizmet ihracatıdır” Konuşmasına turizmcilerin deneyimine ve sektörel birikimine vurgu yaparak başlayan Matlı, şunları söyledi: “Bugün size turizmi anlatmaya gelmedim. Siz bu işi zaten biliyorsunuz. Sizi dinleyen, hakkınızı koruyan ve önünüzü açan bir BTSO sözü vermeye geldim. Turizm yalnızca tanıtım değildir. Turizm iştir, cirodur, istihdamdır, hizmet ihracatıdır. Bursa’nın geleceğini yalnızca sanayiyle değil, güçlü bir yaşam ve hizmet ekonomisiyle birlikte büyütmeliyiz.” “Bursa’nın sorunu değer değil, sistem eksikliği” Bursa’nın tarihi, Uludağ’ı, termal kaynakları, kıyıları, mutfağı, sağlık altyapısı ve kültürel mirasıyla büyük bir turizm potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Matlı, bu değerlerin aynı ekonomik zincirde buluşturulamadığını belirtti. Matlı, “Bursa’ya insan geliyor ama yeterince kalmıyor. Kalsa bile şehrin bütün değerleriyle buluşmuyor. Etkinlikler düzenleniyor ancak ortaya çıkan iş her zaman Bursalı işletmeye dönmüyor. Bursa’nın sorunu değer eksikliği değil, bu değerleri ticarete dönüştürecek sistemin kurulamamasıdır” diye konuştu. Turizmde başarı anlayışını da değiştireceklerini belirten Matlı, “Kaç kişinin geldiğini saymakla yetinmeyeceğiz. Ne kadar kaldığını, ne kadar harcadığını, kaç acentenin, otelin, restoranın ve esnafın kazandığını ölçeceğiz. Kalabalık tek başına başarı değildir. Başarı, ziyaretçinin Bursa’da bıraktığı değerdir” ifadelerini kullandı. “BTSO kendi üyesine rakip olmayacak” BTSO’nun seyahat, konaklama, transfer ve organizasyon alanındaki hizmet alımlarının şeffaf olması gerektiğini vurgulayan Matlı, sektörde cevapsız kalan sorular bulunduğunu söyledi. Matlı, “Bursa’da yüzlerce seyahat acentesi varken, BTSO’nun milyonlarca avroluk organizasyonlarının büyük bölümünün neden kent dışından tek bir firmada toplandığının açıklanması gerekiyor. Şartnamelerin nasıl hazırlandığını, tekliflerin nasıl karşılaştırıldığını, faturaları ve ortaya çıkan sonuçları üyeler bilmelidir. Burada peşin hüküm vermiyorum ancak bu soruların cevapsız bırakılamayacağını açıkça söylüyorum. Kaynak üyeden geliyorsa hesabı da üyeye verilmelidir” dedi. Yeni dönemde BTSO’nun kendi üyesiyle rekabet eden değil, üyeye iş alanı açan bir kurum olacağını dile getiren Matlı, şöyle devam etti: “BTSO kendi üyesine rakip olmayacak. Seyahat, konaklama, transfer, rehberlik ve organizasyon alımları açık ölçütlerle yapılacak. Şartnameler görülecek, teklifler karşılaştırılacak ve sonuçlar açıklanacak. Büyük bir organizasyonda tek bir acentenin kapasitesi yetmiyorsa Bursalı acenteler uzmanlıklarına göre bir araya getirilecek. Bursa’nın işi Bursa’da kalacak.” Bursa turizmine dört mevsimlik yeni sistem Matlı, Bursa Yaşam Ekonomisi yaklaşımıyla turizm, gastronomi, sağlık, kültür, spor, çarşı ve etkinlik ekonomisini tek program altında buluşturacaklarını açıkladı. Bursa Deneyim Rotası ile tarih, termal, doğa, sağlık, spor, zanaat, gastronomi ve alışveriş değerlerinin satılabilir turizm paketlerine dönüştürüleceğini belirten Matlı; Uludağ’ın dört mevsim çalışacağını, Çekirge’nin termal mirasının sağlık ve iyi yaşam ekonomisiyle buluşturulacağını söyledi. Bursa 365 Festival ve Ziyaretçi Takvimi ile ulusal ve uluslararası etkinliklerin bütün yıla yayılacağını kaydeden Matlı, takvimin en az 12 ay önceden açıklanacağını ve acentelerden otellere, restoranlardan perakende işletmelerine kadar bütün sektörün önceden hazırlanabileceğini ifade etti. Matlı ayrıca Bursa Gastronomi Ağı, Bursa Kongre ve Etkinlik Bürosu, Bursa Marka 2040 ve Güney Marmara Marina Projesi ile ziyaretçiyi şehrin bütün ekonomik değerlerine bağlayacaklarını söyledi. “Marina şehirde büyüyen bir ekonomidir” Güney Marmara Marina Projesi’nin tek noktaya yapılacak bir liman yatırımı olmadığını vurgulayan Matlı, projenin Gemlik, Mudanya-Güzelyalı ve Karacabey kıyılarını kapsayan bütüncül bir turizm ağı olarak tasarlandığını belirtti. “Marina yalnızca tekne bağlanan bir yer değildir. Marina, denizde başlayan ve şehirde büyüyen bir ekonomidir” diyen Matlı, “Tekneden inen ziyaretçi kıyıda kalmayacak. Acentemiz tur satacak, otelimiz oda satacak, restoranımız masa dolduracak, esnafımız ürün satacak. Üyemize rakip olacak değil, üyemizin işini büyütecek yatırımlar yapacağız” ifadelerini kullandı. “Faaliyeti değil, sonucu yöneteceğiz” Her rota, festival, kongre ve tanıtım çalışmasının ekonomik sonuçlarının ölçüleceğini açıklayan Matlı, geceleme, kişi başı harcama, rezervasyon, tekrar ziyaret, hizmet ihracatı ve üye cirosunun düzenli olarak izleneceğini söyledi. Konuşmasını turizmcilere seslenerek tamamlayan Matlı, şu çağrıyı yaptı: “Bursa’ya gelen geçip gitmeyecek; kalacak, yaşayacak ve değer bırakacak. Bunu turizmcilerimizle birlikte yapacağız. 1 Ekim’de gelin; mesleğinize, emeğinize ve odanıza sahip çıkın. Pusulamız yeşil, niyetimiz beyaz. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri.”

The Grand Tarabya’nın Yeni Genel Müdürü Uğur Talayhan Oldu Haber

The Grand Tarabya’nın Yeni Genel Müdürü Uğur Talayhan Oldu

2025’te yönetimini Accor’un devraldığı ve önümüzdeki dönemde Fairmont’a dönüşecek olan The Grand Tarabya Managed by Accor’un yeni genel müdürü Uğur Talayhan oldu. Accor yönetimi altında devam eden renovasyon sürecinin tamamlanmasının ardından Fairmont markasına dönüşmesi planlanan otelde, Fairmont’un imza özellikleri; yapının köklü geçmişi ve yerel kültürüyle harmanlanarak hayata geçiriliyor. The Grand Tarabya Managed by Accor’un bu önemli dönüşüm sürecini yönetecek yeni Genel Müdürü ise lüks otelcilik alanındaki önemli başarılarıyla tanınan Uğur Talayhan oldu. Otelciliğin gerçek anlamda mutfağından gelerek sektörün zirvesine yükselen Talayhan, 30 yılı aşkın deneyimiyle The Grand Tarabya’nın yeni dönemine liderlik edecek. UĞUR TALAYHAN KİMDİR? 17 yaşında eğitimine devam ederken, mutfakta çalışmaya başlayan Talayhan, Londra’da Mutfak Şefliği ve Yiyecek İçecek Müdürlüğü pozisyonlarında tecrübe edindikten sonra kariyerini Portekiz, Dubai ve Çin’de sürdürdü. Le Royal Meridien Beach Resort, Spa Dubai, St. Regis Beijing ve Çin’de Raffles Hotel gibi prestijli otellerde üst düzey yöneticilik yaptı; Starwood Çin bünyesinde Luxury Collection, Westin ve Sheraton markalarının yönetimini üstlendi. 2014’te Raffles Hainan Genel Müdürü olarak FRHI Hotels Resorts bünyesine katılan Talayhan, 2016’da Accor’un FRHI’yi satın almasıyla Accor Grubu ile çalışmalarına devam etti. 2017’de Swissôtel The Bosphorus İstanbul Genel Müdürü ve Accor Türkiye Lüks Markalar Bölge Başkan Yardımcısı olarak göreve başlayan Talayhan, bu pozisyonu yedi yıl boyunca başarıyla yürüttü. Talayhan Swissôtel The Bosphorus İstanbul’un genel müdürlüğünü yürütürken 2023 yılında Altın Lider Ödüllerinde Yılın En Beğenilen CEO’su olarak seçildi. Ekim 2024’ten Kasım 2025’e kadar Rotana Grubu Türkiye, Doğu ve Orta Avrupa Ülke Müdürü olarak görev yapan Talayhan son olarak Kasım 2025’te Fairmont The Palm Dubai’nin genel müdürü olarak atanmıştı. 2025 Klass Ödülleri’nde “Yılın En Başarılı Turizmcisi” ödülüne layık görülen Talayhan, ayrıca TÜRYİD Yönetim Kurulu Üyeliği, Chaîne des Rôtisseurs Türkiye Yönetim Kurulu Gastronomiden Sorumlu Direktörlüğü ve TÜROB Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinde bulunmuştur. The Grand Tarabya Managed by Accor İstanbul’un Boğaziçi kıyısındaki seçkin Tarabya semtinde yer alan ve yakında Fairmont markasına dönüşecek olan, The Grand Tarabya Managed By Accor Oteli, dünya çapında 110’dan fazla ülkede 5.600’den aşkın tesisi bulunan lider konaklama grubu Accor’un İstanbul’daki 38. otelidir. Boğaziçi’nin eşsiz konumunda yer alan The Grand Tarabya Managed by Accor Oteli, İstanbul’un kültürel ve tarihi cazibe merkezlerine kısa bir mesafede bulunuyor; misafirlerine lüks ve kalite eşliğinde; her noktasından ayrı ayrı muhteşem manzaralar ve huzurlu bir sahil ortamı sunuyor. 1966’da Türkiye’nin ilk beş yıldızlı otellerinden biri olarak açılan ve 2013’te yenilenerek tekrar hizmete giren The Grand Tarabya, uzun yıllardır zarafet ve güzelliğin simgesi olarak öne çıkmaktadır. Tesis; 248 oda ve suit, 29 rezidans, yedi farklı yeme-içme noktası ve kapsamlı bir wellness merkezine sahiptir. The Grand Tarabya Managed by Accor, yeni Genel Müdürü Uğur Talayhan yönetiminde yola devam etmektedir.

Kızılırmak Deltasında Flamingolardan Görsel Şölen Haber

Kızılırmak Deltasında Flamingolardan Görsel Şölen

Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti baharın gelişiyle zarif misafirleri flamingoları ağırlamaya başladı. Flamingoların gelişi ile görsel şölenin başladığı Kuş Cenneti, doğaseverlere ve fotoğrafçılara muhteşem kareler sundu. Samsun’da bulunan UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan ve zengin biyolojik çeşitliliğiyle öne çıkan Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti ilkbaharın gelişiyle birlikte eşsiz bir güzelliğe büründü. Her mevsim farklı bir güzelliğe ev sahipliği yapan delta, ilkbaharda da doğa turizmi açısından en yoğun dönemlerinden birini yaşıyor. Doğanın ritminin arttığı ilkbahar aylarında delta birçok önemli kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Özellikle ilkbaharda gözlemlenen flamingolar, leylekler, pelikanlar ve balıkçıllar, bölgenin doğal zenginliğini gözler önüne seriyor. Flamingo resitali Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti, baharın gelişiyle birlikte yeniden doğanın en zarif misafirlerine de ev sahipliği yapmaya başladı. Her yıl göç dönemlerinde bölgeye uğrayan flamingolar, bu yıl da deltaya renk ve hareket kattı. Flamingoların ziyaret ettiği az sayıda yerlerden biri olan delta, flamingoların gelişiyle birlikte adeta açık hava fotoğraf stüdyosuna dönüştü. Pembe ayaklı flamingolar ilgi odağı oldu Kırmızıya çalan pembe ayakları, uzun boyunları ve estetik duruşlarıyla dikkat çeken flamingolar adeta görsel şölen yaşattı. Büyüleyici manzaralar oluşturan bu kuşlar, doğaseverlere ve fotoğrafçılara eşsiz kareler sundu. Kuş Cenneti’nde ilkbahar hareketliliği Her mevsim farklı bir güzelliğe ev sahipliği yapan delta, ilkbaharda doğa turizmi açısından en yoğun dönemlerinden birini yaşıyor. Şehir yaşamından uzaklaşıp doğayla buluşmak isteyenler için cazip bir rota haline gelen Kuş Cenneti, hem günübirlik ziyaretler hem de fotoğrafçılık faaliyetleri için ideal ortam sağlıyor. Büyükşehir ile konforlu bir mola Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin üstü açık gezi otobüsleri, bisiklet turları ve elektrikli araçları ile misafirler hem çevreci hem de konforlu bir ulaşımla deltanın güzelliklerini keşfediyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından Odak Samsun otobüsleri ile Kuş Cenneti’ne düzenli seferler gerçekleştirilmesi de ziyaretçi sayısının artmasına katkı sağlıyor. Büyükşehir Belediyesi’ne ait Doğanca Ziyaretçi Merkezi, Bungalov Konaklama ve Restoran doğanın içinde vakit geçirmek isteyenler için ideal bir lezzet durağı oluyor. Ziyaretçiler, bu tesislerde hem dinlenme hem de bölgenin doğal atmosferini deneyimleme fırsatı buluyor. Kahvaltıdan yerel lezzetlere uzanan zengin menüsüyle ziyaretçilerin beğenisini kazanan tesisler, hem damaklara hem de bütçelere hitap ediyor. “Herkesi bu güzellikleri görmeye davet ediyorum” Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti, sadece Samsun’un değil Türkiye’nin en önemli doğal miraslarından biri. Her mevsim doğanın en güzel döngülerine tanıklık edebileceğimiz özel bir alan. Büyükşehir Belediyesi olarak bu değeri korumak ve turizmden daha fazla pay almasını sağlamak adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tesislerimiz ve çeşitli aktivitelerimizle deltayı daha cazip kılarken Odak Samsun Otobüsleri ile deltaya ulaşımı kolaylaştırdık. İlkbaharın enerjisiyle birlikte misafir yoğunluğu artmaya başladı. Biz tüm misafirlerimiz bu keşif yolculuğundan mutlu ayrılsın istiyor, çalışmalarımıza bu doğrultu da yön veriyoruz. Her mevsim ayrı güzellikler sunan Kızılırmak Deltası, ilkbaharda doğanın yeniden canlanmasıyla her yaştan insanı büyüleyecek muhteşem kareler sunuyor. Hem deltanın doğal güzelliklerini hem de şehrimizi keşfetmek isteyen herkesi Samsun’a davet ediyorum” dedi.

İzmir, Sağlık Turizminde Dünya Ligine Çıkıyor Haber

İzmir, Sağlık Turizminde Dünya Ligine Çıkıyor

İzmir Ticaret Odası (İZTO), kenti sağlık turizminde küresel bir marka haline getirecek "Sağlık Turizmi Manifestosu"nu açıkladı. 26 maddeden oluşan stratejik plan, İzmir’i tedaviden konaklamaya, dijitalleşmeden yaşlı bakımına kadar bütüncül bir ekosisteme dönüştürmeyi hedefliyor. ​Ege’nin incisi İzmir, sağlık turizminde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. İzmir Ticaret Odası ve TOBB iş birliğiyle düzenlenen "Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı"ndan çıkan sonuçlar, kentin geleceğini şekillendirecek kapsamlı bir manifesto ile taçlandı. Sektör paydaşlarını bir araya getiren çalıştayda; ulaşım, dijitalleşme, etik pazarlama ve ihtisaslaşma gibi kritik başlıklar ele alındı. ​Özgener: "Somut Adımlarla Dünya Ligine Çıkacağız" ​İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, manifestonun sadece bir fikir birliği değil, aynı zamanda somut bir eylem planı olduğunu vurguladı. Özgener, "Bu manifesto, tüm kurumların dikkatini vermesi halinde kentimizin hızlı bir şekilde dünya ligine çıkacağını gösteriyor. İzmir Ticaret Odası olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız," dedi. ​İZTO Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Oğuz Özkardeş ise hedeflerinin bu rehberi güncel tutarak İzmir'i güçlü bir destinasyon olarak konumlandırmak olduğunu belirtti. ​26 Maddelik Sağlık Turizmi Manifestosu’nda Neler Var? ​Haberin detaylarında öne çıkan stratejik maddeler, İzmir'in sağlık turizmi reçetesini ortaya koyuyor: ​1. Bütüncül Ekosistem ve Ulaşım ​Sağlık turizmi sadece hastane hizmeti olarak değil; ulaşım, konaklama, wellness ve yaşlı bakımını kapsayan bir bütün olarak görülecek. Özellikle doğrudan uluslararası uçuş sayılarının artırılması en öncelikli madde olarak belirlendi. ​2. Dijitalleşme ve Yapay Zeka Destekli Tanıtım ​Sektörün şeffaflığını artırmak adına "Mega Dijital Rehber" oluşturulacak. Hasta yolculuğu dijital platformlar üzerinden yönetilirken, dezenformasyonla mücadelede yapay zeka sistemlerinden faydalanılacak. ​3. İhtisaslaşma ve Yeni Yatırım Alanları ​İzmir’in güçlü olduğu alanlar olan; estetik cerrahi, diş sağlığı, göz, saç ekimi ve geriatri branşlarında ihtisaslaşmaya gidilecek. Ayrıca İnciraltı bölgesi, entegre sağlık kampüsleri ve kümelenme modelleri için en büyük fırsat olarak değerlendiriliyor. ​4. Etik Pazarlama ve Güvenli Hizmet ​Aracı kuruluşların yetkileri netleştirilecek, komplikasyon sigortası sistemleri geliştirilecek ve yabancı dil yeterliliği zorunlu hale getirilecek. "Doğru fiyat, şeffaf hizmet" anlayışı ile sürdürülebilir bir rekabet ortamı oluşturulacak. ​5. Termal Turizm ve "Longevity" (Uzun Yaşam) ​İzmir'in termal kaynakları bilimsel altyapıyla birleştirilerek sağlık turizmine entegre edilecek. Yaşlı turizmi için "Yaşam Köyleri" kurulması hedefleniyor. ​Sektörün Dev İsimleri Bir Araya Geldi ​İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, TOBB Meclis Başkanı Doç. Dr. Özgür Öztan ve kamu kurumlarının temsilcilerinin katıldığı toplantıda; Ticaret Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve TGA (Türkiye Turizm Geliştirme ve Tanıtma Ajansı) yetkilileri de yer aldı. Çalıştay kapsamında oluşturulan 5 farklı masa (Medikal Turizm, Dijitalleşme, Mevzuat vb.) sektörün tüm kılcal damarlarına dokunan çözüm önerileri üretti. ​Sonuç: İzmir İçin Yeni Bir Vizyon ​Bu manifesto, İzmir’in sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en güvenilir sağlık destinasyonlarından biri olması için bir taahhüt niteliği taşıyor. Kamu, özel sektör ve akademinin el ele verdiği bu modelle İzmir, sağlık turizminde milyar dolarlık katma değer yaratmayı hedefliyor.

2027 Arıcılık Olimpiyatları Türkiye’de! Haber

2027 Arıcılık Olimpiyatları Türkiye’de!

Türkiye, dünya arıcılık arenasındaki gücünü "Arıcılık Olimpiyatları" ile taçlandırıyor. 2027 Uluslararası Genç Arıcılar Buluşması (IMYB), 48 ülkenin katılımıyla Düzce’de gerçekleştirilecek. ​Türkiye, arıcılık sektöründeki küresel liderliğini dev bir organizasyonla pekiştirmeye hazırlanıyor. Dünya genelinde arılı kovan sayısı ve bal üretiminde ikinci sırada yer alan Türkiye, 2017 ve 2022’deki Apimondia başarılarının ardından, şimdi de 2027 Uluslararası Genç Arıcılar Buluşması’na (IMYB) ev sahipliği yapacak. ​Düzce, Dünya Arıcılığının Merkezi Oluyor ​European Beekeeping Association çatısı altında düzenlenen ve "Arıcılık Olimpiyatları" olarak bilinen IMYB, 2027 yılında 15. kez kapılarını açacak. Organizasyonun Türkiye ayağı için hazırlıklar şimdiden başladı. EBA-IMYB Başkanı Jiri Píža ve beraberindeki heyet, 23-25 Mart 2026 tarihlerinde Düzce’de teknik incelemelerde bulunarak kentin altyapı, lojistik ve konaklama kapasitesini onayladı. ​Geniş Katılımlı Koordinasyon Toplantısı ​Düzce Valiliği, Düzce Üniversitesi (DAGEM), Tarım ve Orman Bakanlığı ile Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) temsilcilerinin katıldığı toplantılarda, organizasyonun detayları masaya yatırıldı. Toplantıya Düzce Vali Yardımcısı Ömer Sağlam, Prof. Dr. Nedim Sözbir ve TAB Denetim Kurulu Üyesi İsmail Ünalan gibi isimler öncülük etti. ​"Türkiye’nin Vizyonunu Dünyaya Göstereceğiz" ​TAB Denetim Kurulu Üyesi İsmail Ünalan, organizasyonun stratejik önemini şu sözlerle vurguladı: ​"Bu sadece bir yarışma değil, Türkiye’nin arıcılık birikimini dünyaya göstereceği bir platformdur. 48 ülkeden gelecek gençler, sektörün geleceği için umut ışığı olacak. Amacımız, ülkemizin dünya liderleri arasındaki yerini sağlamlaştırmaktır." ​Bilimsel Destek ve Gençlik Diplomasisi ​2025 yılında IMYB Bilim Komisyonu’na seçilen DAGEM Müdürü Prof. Dr. Meral Kekeçoğlu ise adaylık dosyasının gücüne dikkat çekerek, "Gençleri arıcılığa kazandırmak ve uluslararası bilgi paylaşımını artırmak temel hedefimiz" dedi. ​IMYB Nedir? Organizasyon Geçmişi ​2010 yılında Çekya’da başlayan IMYB; Almanya, İngiltere, Fransa ve Slovenya gibi ülkelerin ardından en son Dubai ve Kuzey İrlanda duraklarından geçerek 2027'de ilk kez Türkiye’ye gelecek. ​

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.