Hava Durumu

#Kontrollü Yakma

Kırsal Haber - Kontrollü Yakma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kontrollü Yakma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İklim Masası’ndan "2026 Yazında Bizi Neler Bekliyor" Toplantısı Haber

İklim Masası’ndan "2026 Yazında Bizi Neler Bekliyor" Toplantısı

İklim Masası, 16 Temmuz Perşembe günü düzenlediği ‘‘2026 Yazında Bizi Neler Bekliyor?’’ başlıklı çevrimiçi basın toplantısında, iklim değişikliğinin Türkiye üzerindeki etkilerini ve 2026 yazına dair riskleri masaya yatırdı. İklim Masası kurucusu Selin Uğurtaş moderatörlüğünde düzenlenen toplantıda konuşan Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, Dr. Bikem Ekberzade ve Doç. Dr. Okan Ürker, iklim değişikliğinin artık sadece bir çevre sorunu değil, halk sağlığından orman yönetimine kadar sistemik bir güvenlik riski olduğuna dikkat çektiler. ​"Sıcak Yıllar Artık İstisna Değil" Toplantıda Türkiye’nin son 14 yılının 1900-2020 ortalamasından daha sıcak geçtiğini belirten Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, iklim değişikliğinin "normal" kabul edilen hava modellerini bozduğuna vurgu yaptı. ​Halk Sağlığı Riski: Geceleri 20°C’nin üzerinde seyreden "tropikal gecelerin" yaygınlaşmasının ciddi bir halk sağlığı tehdidi olduğunu belirten Yavaşlı, vücudun dinlenmesini engelleyen bu durumun kalp-damar ve dolaşım sistemi hastalıklarını tetiklediğini ifade etti. ​Acil Eylem Planı: Yavaşlı, Avrupa'daki verilere paralel olarak Türkiye'de de ısıya bağlı ölümlerin kayıt altına alınması, sağlık temelli ısı eylem planlarının hazırlanması ve açık havada çalışanlar için "siesta" gibi zorunlu dinlenme saatlerinin getirilmesi gerektiğini savundu. ​"Yangınlarda Dinamikler Değişti" Yangın yönetimi üzerine çalışmalarını aktaran Dr. Bikem Ekberzade, yangınların sayısından ziyade, ulaştıkları "ekstrem boyutların" endişe verici olduğunu kaydetti. ​Kararlı Kuraklık: Türkiye’nin uzun süredir kararlı bir kuraklık döngüsünde olduğunu belirten Ekberzade, tek bir yağışlı yılın bu sinyali kırmaya yetmediğini söyledi. İklimin "kırbaç etkisi" ile ekstrem kuraklık ve ani yağış döngülerinin, bitki örtüsündeki yakıt yükünü artırarak yangına hazır zeminler oluşturduğuna dikkat çekti. ​İnsan Faktörü: Yangınların %90’ının insan kaynaklı olduğunu hatırlatan Ekberzade, elektrik hatlarından kaynaklanan kıvılcımlardan turizm bölgelerindeki yoğun insan faaliyetlerine kadar risk faktörlerinin arttığını vurguladı. ​"Yangın Yönetimi, Bütçe Yönetimidir" Geleneksel ekolojik bilginin dışlanmasının ormanları savunmasız bıraktığını savunan Doç. Dr. Okan Ürker, yangınla mücadele anlayışının baştan aşağı değişmesi gerektiğinin altını çizdi. ​Yanmaya Hazır Sistemler: 1940'lardan bu yana süregelen "agresif söndürme" odaklı politikaların, ormanlarda yanıcı madde birikimine neden olduğunu belirten Ürker, "Ormanlarda keçi otlatılmasını yasaklayarak ve geleneksel bilgiyi dışlayarak, kıyılarımızı tutuşmaya hazır kibrit kutularına dönüştürdük," dedi. ​Bütüncül Çözüm: Yangın yönetiminin sadece "söndürme" odaklı olmaması gerektiğini belirten Ürker, mekanik seyreltme, kontrollü yakma ve ekolojik otlatma gibi yöntemlerin, yangın söndürme kadar stratejik birer araç olarak kullanılması gerektiğini ifade etti. ​Antalya’daki COP31 Zirvesi Öncesi Çağrı Akdeniz havzasının iklim krizinden %20 daha hızlı etkilendiğini belirten uzmanlar, Antalya’da yapılacak COP31 toplantısının Türkiye için bir dönüm noktası olduğunu belirtti. İklim Masası, iklim değişikliği ile uyum planlarının ertelenmesinin artık bir seçenek olmadığını; gıda arzı, su güvenliği ve toplumsal sağlık için bütüncül bir dayanıklılık girişimi kurulması gerektiğini savunarak sözlerini tamamladı. Kaynak: İklim Masası/www.iklimmasasi.com Kaynak: Selin Uğurtaş

Yağışlı Kış Yanıltmasın: 2026 Yazında Büyük Yangın Riski Kapıda! Haber

Yağışlı Kış Yanıltmasın: 2026 Yazında Büyük Yangın Riski Kapıda!

Kamuoyunda oluşan "kış yağışlı geçti, yangın olmaz" algısı büyük bir hataya dönüşebilir. Uzmanlar uyarıyor: Yağışlar orman altı örtüsünü ve otları coşturdu; Temmuz ayında beklenen %82'lik El Niño dalgası bu bitkileri canlı birer bombaya dönüştürebilir. Türkiye genelinde bol yağışlı geçen kış ve ilkbahar ayları, kamuoyunda yanıltıcı bir rahatlama hissi yarattı. Ancak Doç. Dr. Okan Ürker’in analizlerine göre, orman yangını riski sadece düşen yağış miktarıyla değil, peyzajda biriken "yakıt yükü" ve yazın yaşanacak kuruma hızıyla belirleniyor. 2026 yazına girerken hidrolojik göstergeler olumlu görünse de, kapıdaki El Niño tehlikesi Akdeniz Havzası için tam bir risk çarpanı haline gelmiş durumda. Yangın Üçgeni ve "Yakıt Yükü" Yönetimi Nedir? Orman yangınlarının arkasındaki bilimsel gerçeği anlamak için yangın üçgenine bakmak gerekiyor. Bir yangının başlaması ve büyümesi için üç unsur şart: Isi, oksijen ve yanıcı madde (yakıt). Havada bulunan oksijeni kontrol etmek imkansızdır. Isı kaynağını (insan hatası, yıldırım vb.) eğitimlerle azaltsak bile sıfıra indirmek mümkün değildir. Bu durumda geriye müdahale edebileceğimiz tek bir değişken kalıyor: Yanıcı maddeleri yönetmek. Yakıt Yükü Nedir? Orman yangınları literatüründe "yakıt"; benzin veya kömür değil; kuruyan otlar, çalılar, maki örtüsü, devrik ağaçlar, kozalaklar ve yerleşim yerlerinin etrafındaki her türlü yanıcı bitki atığıdır. Yağışlı kış sonrası hızla büyüyen bu otsu bitkiler, ani sıcaklık yükselişi ve kuru rüzgarlarla birleştiğinde en kolay tutuşan "ince yakıtlara" dönüşür. Temmuz 2026 İçin Korkutan Tahmin: %82 El Niño Olasılığı ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi’nin (NOAA) Mayıs 2026 değerlendirme raporu, yangın riskinin boyutunu gözler önüne seriyor. Rapora göre, Temmuz ayına kadar küresel olarak El Niño koşullarının gelişme ihtimali %82. Türkiye, El Niño’dan doğrudan etkilenmese de bu küresel doğa olayı Akdeniz Havzası'ndaki sıcak hava dalgalarını tetikliyor, yaz kuraklığını uzatıyor ve bağıl nemi kritik seviyelere düşürüyor. Kışın coşan otsu örtünün, El Niño kaynaklı aşırı sıcaklar ve insan ihmaliyle birleşmesi durumunda, özellikle Ege ve Akdeniz kuşağında yangınların hızla afete dönüşebileceği belirtiliyor. Yangınlar Artık Sadece "Orman İçi" Bir Mesele Değil Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi (EFFIS) verilerine göre, 2025 yılında Avrupa Birliği genelinde yanan alan miktarı tarihi rekor kırdı. Türkiye'de de benzer bir tablo hakim. Geçtiğimiz yıl çıkan yangınların çok büyük bir kısmı ormanlık alanların dışında başlayıp rüzgarla ormana sıçradı. Bugün gelinen noktada yangın riski orman sınırlarını aşarak şu alanları tehdit ediyor: Tarım arazileri, anız bölgeleri ve boş parseller Yol kenarları ve enerji nakil hatlarının çevresi Yazlık siteler, kırsal mahalleler ve kır-kent arayüzleri Yangın Sezonu Öncesi Kim, Ne Yapmalı? Yangınla mücadelede başarı, sadece uçak ve helikopter sayısıyla ölçülemez. Asıl başarı, yangın hiç çıkmadan önce yapılan risk azaltımı ve temizlik çalışmalarıdır. Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları geldiğinde önlem almak için artık çok geç kalınmış olacak. İşte kurumlar, yerel yönetimler ve vatandaşlar düzeyinde acilen tamamlanması gereken hazırlıklar: 1. Kurumlar (OGM ve Bakanlıklar) Sadece müdahale değil, önleyici yakıt yönetimi planlanmalı. Riskli alanlarda mekanik seyreltme, budama, enerji hatları çevresinde şerit temizliği yapılmalı ve bilimsel kontrollü yakma uygulamaları devreye alınmalı. 2. Belediyeler ve Yerel Yönetimler İtfaiye hazırlığının ötesine geçilmeli. Mahalle ve yazlık site çevrelerindeki boş parsellerde kuru ot temizliği zorunlu tutulmalı. Kaçış/tahliye yolları açık tutulmalı, su ikmal noktaları netleştirilmeli. 3. Vatandaşlar ve Çiftçiler Ev ve bahçe çevrelerinde "savunulabilir alanlar" yaratılmalı. Çatılarda ve oluklarda biriken kuru yapraklar temizlenmeli; tüp, odun, plastik gibi yanıcı maddeler ev duvarlarına bitişik istiflenmemeli. Kaynak, spiral, ot biçme ve biçerdöver gibi kıvılcım çıkaran işlemler günün en sıcak ve rüzgarlı saatlerinde kesinlikle yapılmamalı. Orman yangınları artık sadece ormancıların değil; turizmciden çiftçiye, belediyeden her bir vatandaşa kadar hepimizin ortak sorumluluğudur. Yangına dirençli peyzajlar oluşturmak, afeti kapımızdan uzak tutmanın tek yoludur.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.