Hava Durumu

#Kooperatif

Kırsal Haber - Kooperatif haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kooperatif haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kastamonu’da Süt Üretimine 2,3 Milyon TL Hibe Desteği Haber

Kastamonu’da Süt Üretimine 2,3 Milyon TL Hibe Desteği

Kastamonu’da süt üretiminde kaliteyi artırmak ve soğuk zinciri güçlendirmek amacıyla 5 tarımsal kalkınma kooperatifine ait süt toplama merkezinin modernizasyonu için 2,3 milyon TL hibe desteği sağlandı. Projenin toplam yatırım tutarı 3,1 milyon TL olarak açıklandı. Süt Toplama Merkezleri Modernize Edilecek Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Kırsal Dezavantajlı Alanlar Kalkınma Projesi (KDAKP) kapsamında, Kastamonu’daki 5 süt toplama merkezinin modernizasyonu için hibe sözleşmeleri imzalandı. Taşköprü’de 3, Kastamonu Merkez’de 1 ve Ağlı’da 1 olmak üzere toplam 5 merkezde gerçekleştirilecek çalışmalar için 3,1 milyon TL yatırım yapılacak. Proje kapsamında 2,3 milyon TL hibe desteği kullanılacak. Soğuk Zincir ve Süt Kalitesi Güçlendirilecek Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç’ın katılımıyla düzenlenen imza töreninde, süt üretiminde soğuk zincirin korunması, süt kalitesinin artırılması ve üreticilerin pazarlama imkânlarının geliştirilmesi konuları öne çıktı. İmza törenine İl Müdür Yardımcısı Satı Mehmet Sezer, Köy-Koop Yönetim Kurulu Başkanı Sedat Özcan Özdemir, KDAKP Bölge Koordinatörü Dr. Murat Demirbük, Kırsal Kalkınma ve Örgütlenme Şube Müdürü Cihat Sipahi ile kooperatif temsilcileri katıldı. Modernizasyon yatırımlarıyla süt toplama altyapısının geliştirilmesi ve kooperatifler aracılığıyla yürütülen süt üretimi ve pazarlama faaliyetlerinin desteklenmesi hedefleniyor.

Genel Başkan Yardımcısı Demiröz: "Tarım Sayımını Yapamazsanız, Yönetemezsiniz!" Haber

Genel Başkan Yardımcısı Demiröz: "Tarım Sayımını Yapamazsanız, Yönetemezsiniz!"

Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Tarım ve Gıda Güvenliği Politikaları Başkanı Hasan Hüseyin Demiröz, bakanlık bünyesinde yürütülen tarımsal sayım çalışmalarına ilişkin değerlendirmede bulundu. Tarımın sadece planlama için değil, gıda güvenliği açısından da kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Demiröz, mevcut iktidarın 22 yıllık görev süresine rağmen tarımsal envanteri çıkaramamış olmasını eleştirdi. ​Demiröz, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Aldığımız duyumlara göre şuan bakanlıkta ülkemizin tarımsal varlığının bilimsel bir metodolojiyle sayılabilmesi için hummalı bir çalışma yürütülmektedir. Her ne kadar çıkış noktası AB ilerleme raporuna sunulabilmesi için olsa da yapılan çalışmayı kıymetli buluyoruz. Bunun nedeni sadece tarımın ve dolaysıyla gıda arzının planlanması değil güvenliği açısından da önemli olmasıdır. Aslında tarımsal varlığımınız sayamamak hükümetimizin ülke yönetimindeki maharetsizliğini de ortaya sermektedir. 2000 li yılların başında eğer böyle bir eleştiri yapsaydık elbette haksızlık etmiş olurduk. Ancak 22 yıldır ülkeyi tek başına yöneten bir hükümet bunun tek suçlusudur. Tarım sayımı sadece planlama için değil demiştik. Çünkü sayamazsanız; kullandığınız pestisit, gübre ve kullanılan tohum miktarını, kaçak kesilen hayvan sayısı, ülkeye kaçak yoldan giren hayvanlar, tarım çalışanlarının sosyal güvencesi, kırsal göç gibi tarımın önemli sorunları da yönetemeyeceğiniz anlamına gelmektedir. Sadece buda değil tarımsal alet makine ve akaryakıt için yurtdışına giden milyarlarca doları da yönetemezsiniz. Yıllar önce yurtdışındaki doğru uygulamalar incelenerek kendi tarım sistemimize entegre etmemiz gereken sayım sistemi bugün verilen çabalarla düzeltilemez. Örnek vermek gerekirse mevcut çalışmanın ana temasını oluşturan “Bitkisel üretim istatistiklerinin uluslararası standartlara tam uyumlu olarak tarımsal işletme bazında üretilmesi hedeflenmektedir. Bunun için sürdürülebilir bir tarımsal işletme kayıt sistemine ihtiyaç bulunmaktadır.” ifadesi ABD deki sistemin bire bir kopyalanmasıdır. Yıllardır devam eden yanlış tarım politikaları nedeniyle 10-15 dekarlık alanlara sahip aile işletmelerinden oluşan tarım sistemini sayamazsınız. Milletimize olan sevgi ve bağlılığımızla bıkmadan usanmadan söylemeye devam edeceğiz. Bizim düzeltebileceğimiz bir tarım sistemimiz yoktur. Biz sil baştan yeni bir sistem kurmak zorundayız. Bu sistem Anahtar Parti tarım modelidir. Yani "Havza Bazlı Birlikte Üretim Modeli". Devletin bütün girdileri verdiği mahsulü aldığı büyük tarla parsellerinde yapılacak üretim sistemidir. Bizim sistemimizde satışı ve alışı kooperatif yapacaktır. TMO ise bütün alımlarını kooperatif adına yapacaktır. Birlikte üretim modeli ile tarım sayılabilir bir hale gelecektir. Ayrıca girdi tasarrufu da sağlanacaktır. Maalesef bugün hala çiftçimizin çoğu dekara 30 kilo buğday tohum atmakta pestisit ve gübreyi yanlış kullanmaktadır. Birlikte üretim modelinde toprağın nasıl işleneceğinden başlayarak yetiştirilecek ürün ve kullanılacak girdiler havza yönetim kurulları tarafından belirlenecektir. Tarım envanterimizi doğru bir şekilde ortaya koymak, planlamak, üretken hale getirmek velhasıl yönetebilmek için başka çare yoktur. Yoksa ne mi olur? Bunu Türkçemizdeki güzel bir deyim ile açıklayalım; "benim oğlum bina okur, döner döner yine okur" deyimi, tarım için yaşamaya devam eder."

Samsun Kaz Yetiştiriciliğinde Türkiye’ye Örnek Olmayı Hedefliyor Haber

Samsun Kaz Yetiştiriciliğinde Türkiye’ye Örnek Olmayı Hedefliyor

Samsun’da 1. Kaz Yetiştiriciliği Bilim Kurulu Toplantısı yapıldı. Kaz yetiştiriciliğinin bilimsel ve ticari altyapısının geliştirilmesi ele alındığı toplantıda, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Veteriner Fakültesi ile Kaz Yetiştiriciliği Üretim ve İşletme Kooperatifi arasında bilimsel destek protokolü imzalandı. Kaz Yetiştiriciliği Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Burak Şahinkaya, kaz üretimini bilimin rehberliğinde yapmak istediklerini söyledi. Türkiye’nin ilk kaz yetiştiriciliği kooperatifi tarafından Samsun’un Kavak ilçesinde düzenlenen 1. Kaz Yetiştiriciliği Bilim Kurulu Toplantısı’nda, kaz yetiştiriciliğinin bilimsel ve ticari altyapısının geliştirilmesi ele alındı. Toplantıya kamu kurumları, yerel yönetimler, akademisyenler, sektör temsilcileri ve üreticiler katıldı. BİLİM VE ÜRETİM BİR ARAYA GELDİ Kavak’ta düzenlenen 1. Kaz Yetiştiriciliği Bilim Kurulu Toplantısı, kaz yetiştiriciliğinin geliştirilmesi ve ticari bir sektör haline getirilmesi hedefiyle gerçekleştirildi. Toplantıya Kavak Belediye Başkanı Şerif Ün, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Metin Çenesiz, Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Ali Göcükoğlu, Samsun Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Daire Başkanı Mehmet Yıldız, Kavak Yerel Eylem Derneği Proje Müdürü Ebru Akman, TKDK İletişim Uzmanı Serhat Taş, Kavak İlçe Tarım Temsilcisi Murat Taş, OMÜ Veteriner Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. M. Yavuz Gülbahar, Prof. Dr. Murat Selçuk, Prof. Dr. Murat Fındık, Prof. Dr. İsmail Kaya, Prof. Dr. Oktay Genç, Prof. Dr. Şinasi Umur ve Prof. Dr. Mehmet Kaya, OMÜ Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Musa Sarıca, Yozgat Bozok Üniversitesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Akif Boz, kamu kurumlarının temsilcileri, kooperatif yöneticileri ve üreticiler katıldı. KAVAK İÇİN ÖNEMLİ BİR ADIM Kavak Belediye Başkanı Şerif Ün, toplantının ilçede düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, kaz yetiştiriciliğinde Kavak’ın Türkiye’ye örnek bir merkez haline gelmesini hedeflediklerini söyledi. Ün, bilimsel çalışmalarla desteklenen üretimin ilçenin ve ülkenin ekonomisine katkı sağlayacağına inandığını belirterek, çalışmalara destek vermeye devam edeceklerini ifade etti. ÜRETİM MERKEZİ HEDEFİ Samsun Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Daire Başkanı Mehmet Yıldız ise geçen yıl Kavak’ta gerçekleştirilen çalıştayla kooperatifin temellerinin atıldığını hatırlattı. Kaz yetiştiriciliğinin ticari faaliyete dönüştürülmesi için bilimsel desteğin önemine dikkat çeken Yıldız, damızlık işletmesi, kuluçkahane ve kesimhane kurulması için çalışmaların başlatıldığını açıkladı. Mehmet Yıldız, Kavak, Ladik, Vezirköprü ve Havza’da yıllardır var olan kaz yetiştiriciliği kültürünü daha sistematik bir yapıya kavuşturmak istediklerini belirterek, Samsun’un kaz üretiminde önemli bir merkez haline gelmesini hedeflediklerini söyledi. BİLİMSEL DESTEK İÇİN PROTOKOL OMÜ Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Metin Çenesiz de Samsun'da kaz yetiştiriciliğinin kültürel birikime sahip olduğunu belirterek, bu birikimin ticari ölçekte üretime dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti. Kooperatifle bilimsel destek konusunda protokol imzalandığını belirten dekan Çenesiz, hastalıklar ve yetiştiricilik alanında karşılaşılan sorunlara çözüm üretmeyi amaçladıklarını aktardı. Çenesiz, kurulacak üretim tesislerinin, öğrencilerin kaz yetiştiriciliğini uygulamalı olarak öğrenmesine de imkan sağlayacağını ifade ederek, "Ülke ekonomisine katkı sağlayacak bir kooperatife bilimsel destek verecek olmanın heyecanını yaşıyoruz. Bu protokol aynı zamanda üniversitemiz açısından da büyük önem taşıyor. Kooperatifin hastalıklar ve yetiştiricilik konusunda ihtiyaç duyduğu, yaşadığı tüm sorunlara çözüm üretmek için elimizden gelen çabayı göstereceğiz. Aynı zamanda öğrencilerimizin kazların nasıl yetiştirildiğini, kuluçkahanenin nasıl çalıştığını ve inşallah en kısa sürede hayata geçecek işletmede üretimin nasıl gerçekleştirildiğini teknik gezilerle yerinde görmelerini sağlayacağız. Böylece bu iş birliği her iki taraf için de faydalı olacak. Öğrencilerimize de önemli katkılar sunacak. Hayırlı olmasını diliyorum. Böylelikle hepimiz ülkemiz için fayda sağlamış olacağız.” diye konuştu. ARDAHAN YERİNE SAMSUN'A YATIRIM OMÜ Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Musa Sarıca ise kooperatifin kısa sürede önemli bir mesafe katettiğini belirterek, "Kooperatif başkanımız Burak Şahinkaya'nın hayallerini sıraladığı zaman, 'Adımlarını kocaman atıyorsun. Biraz yavaş' demişti. Fakat o koca adımlar atmaya devam etti. Bir yılda geldiği nokta o kadar güzel ki, birçok ilimizde gerçekleştirilemeyen bir sürü işe ön ayak oldu. Ardahan'da yapılması planlanan bir takım yatırımlar buraya gelecek." dedi. Kavak menşeili kazın Türkiye genelinde tanınması için yapılan çalışmaların önemine dikkat çeken Gülbahar, hedefin hijyenik ve kaliteli kaz eti üretmek ve ürünü Türkiye geneline, uzun vadede ise yurt dışına pazarlamak olduğunu belirtti. BİLİMİN IŞIĞINDA ÜRETİM YAPMAK İSTİYORUZ Kaz Yetiştiriciliği Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Burak Şahinkaya, kaz üretimini bilimin ışığında yapmak istediklerini ifade ederek, "Kaz çobanlığı yaparken bilimsel olarak da ilerlemek istedik. Kazlarla ilgili uzun yıllardır detaylı bilimsel araştırmalar yapılmadığını görüyoruz. Bir hastalıkla karşılaştığımızda diğer kanatlı hayvanlarda kullanılan ilaçlara başvurmak zorunda kalıyoruz. Oysa kaz, otçul olması ve dış ortamda yaşayabilmesiyle diğer kanatlılardan farklı özelliklere sahip bir canlı. Bizim için çok kıymetli. Uzun vadede hedefimiz yurt dışına açılmak ve bunun için ilk adımlarımızı attık. Bilimin rehberliğinde ilerlemenin öneminin farkındayız. İmzaladığımız protokol ile hocalarımızın sağlayacağı bilimsel katkının çalışmalarımıza büyük değer katacağına inanıyoruz. Hayırlı uğurlu olsun.” şeklinde konuştu.

2026 Şeker Pancarı Fiyatı İçin 4.500 TL Talebi Haber

2026 Şeker Pancarı Fiyatı İçin 4.500 TL Talebi

S.S. Eskişehir Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Halil Ünal, artan üretim maliyetlerine dikkat çekerek 2026 yılı şeker pancarı taban fiyatının ton başına en az 4.500 TL olarak açıklanmasını talep etti. S.S. Eskişehir ve Civarı Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Halil Ünal, yeni şeker pancarı üretim sezonu dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, artan girdi maliyetlerinin pancar üreticisi üzerindeki yükünü gündeme taşıdı. Kooperatifin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda Ünal, bölge tarımı ve yerel ekonomi açısından şeker fabrikasının önemine dikkat çekerek yeni üretim sezonunun üreticiler, fabrika çalışanları ve bölge için hayırlı ve bereketli olmasını diledi. Pancar Üretim Maliyetlerine Dikkat Çekildi Paylaşımda son dönemde gübre, mazot, elektrik, sulama ve işçilik giderlerinde yaşanan artışların şeker pancarı üretim maliyetlerini önemli ölçüde yükselttiği belirtildi. Kooperatif tarafından gerçekleştirilen saha çalışmaları ve maliyet analizlerine göre, 1 ton şeker pancarının dekara maliyetinin bugün itibarıyla yaklaşık 4.000 TL seviyesine ulaştığı ifade edildi. 2026 Şeker Pancarı Taban Fiyatı İçin 4.500 TL Talebi Halil Ünal, üreticilerin emeğinin karşılığını alabilmesi ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi amacıyla 2026 yılı şeker pancarı taban fiyatına ilişkin taleplerini de açıkladı. Ünal, 2026 yılı şeker pancarı taban fiyatının ton başına en az 4.500 TL olarak belirlenmesini talep etti. Yeni üretim sezonunun kazasız ve bol kazançlı geçmesini temenni eden Ünal, tüm kooperatif ortakları ile şeker fabrikası çalışanlarına başarılar diledi.

Beylikova’da Tarımsal Kalkınmaya Büyük Destek Haber

Beylikova’da Tarımsal Kalkınmaya Büyük Destek

Beylikova’da tarımsal ve kırsal kalkınmaya yönelik önemli bir yatırım daha hayata geçirildi. S.S. Beylikova Tarımsal Kalkınma Kooperatifi tarafından hazırlanan proje kapsamında, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) aracılığıyla Avrupa Birliği IPARD fonlarından yüzde 70 hibe desteği sağlandı. Yaklaşık 9 milyon TL yatırım bedeline sahip proje kapsamında kooperatife 3 adet sıfır kilometre kamyonet ile 5 adet süt soğutma tankı kazandırıldı. Yeni araç ve ekipmanlarla birlikte Beylikova’daki üreticilerin sütlerinin daha sağlıklı, hijyenik ve modern koşullarda toplanması ve muhafaza edilmesi hedefleniyor. Kooperatifin hizmet kapasitesini önemli ölçüde artıracak araç ve süt soğutma tanklarının teslim alınması dolayısıyla Beylikova’da tören düzenlendi. Törene Beylikova Kaymakamı Ali Kantilav, S.S. Beylikova Tarımsal Kalkınma Kooperatifi yetkilileri, mahalle muhtarları ve çok sayıda üretici katıldı. “Üreticimizin yanında olmaya devam edeceğiz” Aynı zamanda S.S. Beylikova Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı olan Beylikova Belediye Başkanı Av. Hakan Karabacak, törende yaptığı konuşmada projenin üreticiler açısından önemine dikkat çekti. Başkan Karabacak, kooperatif olarak temel amaçlarının Beylikova’daki üreticilerin emeğine ve üretimine değer katmak olduğunu belirterek, Avrupa Birliği IPARD fonundan sağlanan yüzde 70’lik hibe desteği sayesinde yaklaşık 9 milyon TL değerindeki yatırımın ilçeye kazandırılmasından duyduğu memnuniyeti ifade etti. Karabacak, “Üreticimizin daha modern ve güçlü şartlarda üretim yapabilmesi, ürünlerinin değerinde değerlendirilmesi ve kooperatifimizin hizmet kapasitesinin artırılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu proje sayesinde kooperatifimize 3 yeni kamyonet ve 5 süt soğutma tankı kazandırdık. Bu yatırım doğrudan üreticimize hizmet edecek ve özellikle süt üreticilerimizin işini kolaylaştıracak.” dedi. Projenin hazırlanmasından hibe sürecinin sonuçlanmasına kadar emeği geçen kişi ve kurumlara teşekkür eden Karabacak, Avrupa Birliği IPARD fonlarının ve TKDK’nın sağladığı desteğin kırsal kalkınma açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Başkan Karabacak ayrıca projeye katkı sunan TKDK yetkililerine, kooperatif yönetimine, mahalle muhtarlarına ve üreticilere teşekkür ederek, Beylikova’da tarım ve hayvancılığın gelişmesi için yeni projeler üretmeye devam edeceklerini söyledi. “Yatırımlarımız üreticimize hizmet olarak geri dönecek” Beylikova’nın ekonomisinin temel dinamiklerinden birinin tarım ve hayvancılık olduğunu belirten Karabacak, kooperatif çatısı altında üreticilerin ihtiyaçlarına yönelik çalışmaların devam edeceğini ifade etti. Kazandırılan araç ve ekipmanların yalnızca kooperatifin değil, Beylikova’daki üreticilerin ortak kazanımı olduğunu belirten Karabacak, “Bizim için en büyük değer üreticimizin emeğidir. Üreticimizin emeğini korumak, üretimini kolaylaştırmak ve daha güçlü bir tarımsal yapının oluşmasına katkı sağlamak için çalışıyoruz. Bugün teslim aldığımız araçlarımız ve süt soğutma tanklarımız bunun önemli bir adımıdır. Beylikova’mıza ve tüm üreticilerimize hayırlı olsun.” ifadelerini kullandı. Düzenlenen tören, yeni araçların ve süt soğutma tanklarının tanıtılması ve katılımcıların toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Süt Soğuyor, Maliyet Düşüyor, Üretici Kazanıyor Haber

Süt Soğuyor, Maliyet Düşüyor, Üretici Kazanıyor

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin yüzde 50 hibeli süt soğutma tankı desteği, sütün kalitesini korurken üreticilerin toplama maliyetlerini düşürdü. Derince Çavuşlu Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi bünyesinde kullanılan 14 soğutma tankı, günlük 6,5 ton sütün üretildiği yerde soğutulmasını sağlarken üreticilere zaman kazandırdı. Uygulama, ekonomik katkının yanı sıra üreticilerin sosyal hayatını da kolaylaştırdı. BÜYÜKŞEHİR YÜZDE 50 HİBEYLE DESTEKLEMİŞTİ Dünyada tarımsal kriz ve gıda güvenliği tartışmaları sürerken, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarım ve hayvancılığa yönelik destek ve yatırımlarını artırarak üreticinin yanında olmaya devam ediyor. Derince Çavuşlu Mahallesi’nde yüzde 50 hibe desteğiyle süt toplama zincirini güçlendiren Büyükşehir, üreticilere sağladığı süt soğutma tanklarıyla sağılan sütün bekletilmeden soğuk zincire alınmasını sağlıyor. Böylece süt uygun koşullarda muhafaza edilerek kalitesi korunurken, toplama ve nakliye maliyetleri de azaltılıyor. SÜT SAĞIMDAN SONRA HIZLA SOĞUTULUYOR Hayvanların sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez sağılmasıyla elde edilen süt, işletmelere yerleştirilen tanklarda kısa sürede soğutuluyor. Sütün üretildiği noktada soğuk zincire alınması, sıcak ortamda beklemesinin ve buna bağlı kalite kaybının önüne geçiyor. 14 SOĞUTMA TANKI ÜRETİCİNİN HİZMETİNDE Proje kapsamında Çavuşlu Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi tarafından yüzde 50 hibeyle alınan 14 süt soğutma tankı, üretim kapasitesi yüksek işletmelere yerleştirildi. Tankların 10’u 300, 4’ü ise 500 litre kapasiteye sahip. GÜNDE 6,5 TON SÜT SOĞUTULUYOR Kooperatif bünyesinde günlük 6,5 ton süt, soğutma tanklarında muhafaza ediliyor. Sütün üretildiği yerde soğutulması sayesinde toplama araçlarının işletmelere günde iki kez gitme zorunluluğu ortadan kalkıyor. Böylece hem nakliye ve toplama maliyetleri azalıyor hem de üreticinin zamanı daha verimli kullanılıyor. “SÜTÜN KALİTESİ KORUNUYOR” Çavuşlu Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı İdris Kara, soğuk zincirin süt kalitesi açısından büyük önem taşıdığını belirterek, “Hayvanlar günde iki kez sağılıyor. Süt ne kadar dışarıda kalırsa kalitesi o kadar düşer. Bu nedenle bir an önce soğutucuya ulaşması gerekiyor. Yerinde soğutma sayesinde günde iki kez süt toplamak zorunda kalmıyoruz. Sıcakta bekleyen sütte bakteri oluşumu artarken soğuk ortamda muhafaza edildiğinde kaliteli süt elde ediliyor” dedi. Uygulamanın hem süt kalitesine hem de üretime katkı sağladığını ifade eden Kara, “Bu sayede üretici de kazançlı çıkıyor. Büyükşehir Belediyemizin bu destekleri bizi çok memnun ediyor. 14 adet soğutma tankını yüzde 50 hibeli olarak aldık. Toplama maliyetini düşürüp kaliteyi artırdık” diye konuştu. ÜRETİCİNİN SOSYAL HAYATINI DA KOLAYLAŞTIRDI Soğutma tankları, üreticilerin sütü belirli bir saatte teslim etme zorunluluğunu da azalttı. Sağılan sütün güvenli şekilde tanklarda bekletilebilmesi, üreticilerin günlük işlerini daha rahat planlamasına imkân sağladı. Kara, projenin üreticilerin sosyal hayatına da katkı sunduğunu belirterek, “Bir doğa olayı, düğün ya da cenaze olduğunda bile üretici hayvanlarıyla ilgilenmek zorunda kalıyor. Sütün bekletilmeden toplanması gerekiyordu. Bu soğutma yöntemi sayesinde süt güvenli şekilde muhafaza edilebildiği için ertesi gün de toplanabiliyor. Böylece üreticinin hayatındaki önemli bir kaygıyı ortadan kaldırıyoruz. Bizim için çok önemli bir proje” ifadelerini kullandı. “BİZİM İÇİN BÜYÜK BİR AVANTAJA DÖNÜŞTÜ” Süt üreticisi Gülfide Özcan ise soğutma tanklarının kendileri için önemli bir kolaylık sağladığını söyledi. Özcan, “Süt sağımı bizim için sabah akşam zor oluyordu. Soğutma tankı çok iyi oldu. Eşim şehir dışında çalışıyor, çoğu zaman benim de işlerim olabiliyor. Bu nedenle bizim için zamandan tasarruf sağlayan bir proje oldu. Bu şekilde sütü zayi etmemiş oluyoruz. Bizim için çok büyük bir avantaja dönüştü” dedi. Özcan, sağlanan destekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkanımız Tahir Büyükakın’a teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

Ladik GES'te Agrivoltaik Tarımda Hasat Zamanı Haber

Ladik GES'te Agrivoltaik Tarımda Hasat Zamanı

Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından Ladik ilçesi Büyükalan Mahallesi'nde kurulu Güneş Enerjisi Santrali (GES) sahasında yürütülen “Güneşten Enerji, Topraktan Bereket – Agrivoltaik Tarım Projesi” kapsamında panel altındaki alanlarda yetiştirilen tıbbi ve aromatik bitkilerde hasat dönemi başladı. Adaçayında ikinci, kekikte ise ilk hasadın gerçekleştirildiği proje ile aynı arazide hem enerji hem tarımsal üretim yapma imkanı bulunuyor. Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin sürdürülebilir tarım ve yenilenebilir enerjiyi aynı alanda buluşturarak hayata geçirdiği Agrivoltaik Tarım Uygulaması, Ladik ilçesindeki Güneş Enerji Santrali (GES) sahasında başarılı sonuçlar vermeye devam ediyor. Güneş panellerinin altında değerlendirilen üretim alanlarında yetiştirilen tıbbi ve aromatik bitkilerde hasat dönemi başladı. Uygulama ile GES sahalarında bugüne kadar tarımsal üretim dışında kalan alanların da değerlendirilebileceği ortaya konuldu. Toplam 60 hektarlık saha içinde tarıma elverişli 16,5 hektarlık bölümde bin 685 metrekare deneme alanında proje, özellikle iklim değişikliği koşullarında düşük su tüketimli ve katma değeri yüksek alternatif bir üretim deseni oluşturuyor. Adaçayında ikinci, kekikte ise ilk hasat gerçekleştiriliyor Proje kapsamında GES panellerinin altında kalan alanlara toplam 3 bin 800 adet tıbbi ve aromatik bitki dikilmişti. Bu kapsamda bin 400 lavanta, 900 tıbbi adaçayı, bin kekik ve 500 tıbbi nane toprakla buluşturulmuştu. Hasat sezonunun başlamasıyla birlikte adaçayında ikinci, kekikte ise ilk hasat gerçekleştiriliyor. Hasat çalışmaları kooperatif üyesi kadınların katılımıyla yürütülürken, ürünlerin kurutma ve paketleme işlemleri de yine kadın üreticiler tarafından yapılacak. Böylece proje yalnızca GES alanlarının daha aktif kullanımıyla kalmayacak tarımsal üretimin artması ve kadınların üretim, işleme ve pazarlama süreçlerinde daha etkin rol almasına da katkı sağlayacak. Uygulamanın yaygınlaştırılması hedefleniyor Öte yandan, Ladik GES sahasında uygulanan agrivoltaik modelin daha da geliştirilmesi hedefleniyor. İlerleyen süreçte ürünlere yönelik distilasyon altyapısının kurulması planlanırken uygulamanın GES sahasının kalan 165 dekarlık bölümünde de yaygınlaştırılması amaçlanıyor.

Gürer: "1,09 Milyar TL Zarar, 30 Şube Kapandı, 1808 İşçi İşsiz Kaldı" Haber

Gürer: "1,09 Milyar TL Zarar, 30 Şube Kapandı, 1808 İşçi İşsiz Kaldı"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Tarım Kredi KOOP Market’in 2026 yılının ilk yarısında 1 milyar 91 milyon liranın üzerinde zarar açıklamasını, 30 şubenin kapatılmasını ve son bir yılda 1808 çalışanın işten çıkarılmasının dikkat çekici olduğu söyledi. Gürer, kamuoyunun yanıt beklediği soruların başında marketlerin neden zarar ettiği, yapılan harcamaların niteliği ve bu zararın nasıl karşılandığının geldiğini belirterek, bu konularda verdiği soru önergelerinin de yanıtlanmadığını söyledi. Tarım Kredi KOOP Market’in 2026 yılının ilk altı ayında 1 milyar 91 milyon 551 bin lira net dönem zararı açıkladığı bildirildi. Aynı dönemde şirketin 43,5 milyar liralık hasılat elde etmesine karşın zarar etmesi dikkat çekti. Şirketin küçülme kapsamında 30 şubeyi kapattığı, son bir yılda ise 1808 çalışanın işinden edildiği yönündeki veriler raporlara ve kamuoyuna yansıdı. Ömer Fethi Gürer, kooperatifler önemli kuruluşlardır. Ülkemizde kooperatiflerin özellikle tarımda geliştirilmesi gerekir. Bunun içinde yeni bir kooperatif kanununa ihtiyaç var.Şeffaf ,denetimi düzenli,Siyasi iktidardan talimat alan değil üye ortaklarının söz sahibi olacağı,zarara neden olacak şartlardan arınmış,siyaset gölgesi düşen değil üretici,çiftçi,besici ve de tüketici haklarını koruyan yeni bir yapılanmaya gerek var. Tarım Kredi Marketleri bu bağlamda irdelenmesi gereken bir durum.kuruluş amacının yalnızca ticari faaliyet yürütmek değil, ortaya çıkan tablonun mutlaka açıklanması gerekir, Tarım Kredi Marketler, kamuoyuna üretici ile tüketici arasında köprü olacak, uygun fiyatlı ürün sunacak bir model olarak iktidar anlatıldı ve bu marketler uygun fiyatlı olarak anlatıldı. Marketlere önce yapısal değişime gidildi. İşlevinde tabelasına ne gerek varsa milyonlar harcandı ve tabela için dahi önemli sarf yaratıldı.Neden ve niçin bu aşırı masraflara kapı açıldı.Bu kararları kimler verdi.?bugün geldiğimiz noktada milyarlarca liralık zarar, kapanan şubeler ve işini kaybeden binlerce çalışan var. Bu tablonun hesabı sorulmalıdır .” dedi. MİLYARLARCA LİRALIK CİRO VAR AMA ZARAR VAR Tarım Kredi KOOP Market’in yüksek miktarda satış yapmasına rağmen zarar etmesinin nedenlerinin ayrıntılı biçimde ortaya konulması gerektiğini vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yönetim ve işletme politikalarının sorgulanmasını istedi. Gürer, “Milyarlarca liralık ciro elde ediliyor ama şirket zarar açıklıyor. O zaman vatandaşın, çiftçinin ve kamuoyunun şu soruyu sorması gerekir: Bu zarar neden oluşuyor? Ürünlerin alış maliyetleri nedir, satışta uygulanan kâr marjları nedir, işletme giderleri ne kadardır? Marketlerin tabela, mağaza düzenlemesi, reklam, lojistik ve diğer giderleri ne kadar tutmaktadır? Şatafata ne kadar kaynak aktarıldı? Zarar eden kurum üst düzey yöneticileri ne kadar ücret artışı sağlandı .Bunların tamamı şeffaf biçimde açıklanmalıdır” dedi. Gürer, 29 Nisan 2026 tarihinde Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından yanıtlanması istemiyle verdiği soru önergesinde de Tarım Kredi marketlerinin sayısını, ürünlerde uygulanan kâr marjlarını, raf ömrü biten ve satıştan çekilen ürünlerin toplam tutarını ve bu ürünlerden kaynaklanan zararın nasıl telafi edildiğini sorduğunu belirtti. Ömer Fethi Gürer, “Meclis’te yazılı soruları boşuna sormuyorum. Çünkü ortada kamuoyunun bilmesi gereken bir tablo var. Market sayısı kaçtır? Ürünler hangi bedelle alınıyor, hangi bedelle satılıyor? Uygulanan kâr marjı nedir? Raf ömrü biten ürünlerin maliyeti ne kadardır? Bunların zararı kim tarafından karşılanıyor? Bunların hepsinin yanıtını istedim. Ancak sorularımıza yanıt verilmesini bekliyoruz.” “ŞUBE AÇIN DENİLEN MARKETLER ŞİMDİ ŞUBE KAPATIYOR” Ömer Fethi Gürer, daha önce Tarım Kredi Marketlerin yaygınlaştırılması yönünde siyasi iktidar tarafından yapılan çağrıları da hatırlatarak, bugün gelinen noktada şube kapatılmasının önemli bir çelişki olduğunu ifade etti. Gürer, “Bir dönem Tarım Kredi Marketler için ‘şube sayısını artırın’ denildi. Şimdi ise şubeler kapatılıyor. Bunun gerekçesi nedir? Hızlı büyüme yanlış mı planlandı? Açılan marketlerin fizibilitesi yapılmadı mı? Kamu kaynaklarının ve çiftçinin ortak olduğu bir yapının kaynakları hangi anlayışla kullanıldı? Bu soruların yanıtı verilmelidir.” dedi. Tarım Kredi yönetimi, 2025 yılında oluşan 4,7 milyar liralık net zararı hızlı büyüme ve yüksek yatırım döneminin doğal sonucu olarak açıklamıştı. CHP Nğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer büyüme stratejisinin tek başına zarar için gerekçe olamayacağını belirterek, “Eğer hızlı büyüme nedeniyle zarar oluşuyorsa, bu büyüme kararlarını kim aldı, hangi hesaplamalarla aldı, sonuçları neden denetlenmedi? Kamuoyuna bunun hesabı verilmelidir” diye konuştu. “1808 KİŞİ İŞİNİ KAYBETTİ, SORUMLUSU KİM?” Tarım Kredi Marketlerde son bir yılda 1808 çalışanın işten çıkarıldığı yönündeki verilere dikkat çekerek, “Bir tarafta milyarlarca liralık zarar açıklanıyor, diğer tarafta çalışanlar işini kaybediyor. 1808 emekçinin işinden edilmesi sıradan bir işletme kararı olarak görülemez. Bu insanların aileleri var, geçimleri var. Şirketin yönetimindeki yanlışların bedelini neden çalışanlar ödüyor?” Şube kapatmak kolay, işçiyi işten çıkarmak kolay. Asıl sorulması gereken, bu noktaya nasıl gelindiğidir. Zararın gerçek nedenleri ortaya çıkarılmadan yalnızca şube kapatmak ve istihdamı azaltmak çözüm değildir” ifadelerini kullandı. “BAKANLIĞA SORDUĞUM SORULAR HÂLÂ YANIT BEKLİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım Kredi Kooperatifleri ve marketlerin faaliyetlerine ilişkin soru önergeleriyle uzun süredir kamuoyunun bilgilendirilmesini istediğini belirterek, Bakanlığın sorulara yanıt vermemesini de eleştirdi. 29 Nisan 2026 tarihli önergesinde Ömer Fethi Gürer, Tarım Kredi Kooperatiflerinin marketlerin mevcut sayısını, marketlerde uygulanan kâr marjlarını, raf ömrü biten ürünlerin toplam tutarını ve oluşan zararın nasıl telafi edildiğini sordu. Gürer ayrıca 11 Mart 2026 tarihli başka bir soru önergesinde Tarım Kredi Kooperatiflerinin gübre, yem, tohum, zirai ilaç ve diğer tarımsal girdilere 2025 ve 2026 yıllarında kaç kez zam yaptığını, zam tarihlerini ve oranlarını da Bakan Yumaklı'ya yöneltti. TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Meclis’te yazılı soru önergesi veriyoruz, Bakanlıktan bilgi istiyoruz. Çünkü bu kurumlar kamuoyunun ve çiftçinin ortak değerleridir. Ancak sorularımız yanıtsız kalıyor. Oysa vatandaşın bilmeye hakkı var. Tarım Kredi neden zarar ediyor? Marketlerin giderleri ne kadar? Hangi ürünlerden ne kadar kâr veya zarar ediliyor? Kapanan şubeler hangileri? Kaç kişi işten çıkarıldı? Bütün bunların açık ve net şekilde ortaya konulması gerekir.Tarım ve Orman Bakanlığı yanında Ticaret Bakanlığı da bu süreci irdeleyip incelemek durumundadır .” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.