Hava Durumu

#Kooperatifçilik

Kırsal Haber - Kooperatifçilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kooperatifçilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

''Toprağın Genç Aklı'' Projesi Kiraz’dan Başladı  Haber

''Toprağın Genç Aklı'' Projesi Kiraz’dan Başladı 

İzmir Büyükşehir Belediyesi, doğayla uyumlu sürdürülebilir yaşamın teminatı kırsalın tüm zorluklara karşı güçlenmesi için “Toprağın Genç Aklı” projesini başlattı. “Kırsalda Yaşayan Genç Nüfusun Yerinde İstihdamı” temel hedefi kapsamında başlatılan projeyle, sahada anketler yapılarak “Gençlerimizi kırsalda nasıl tutabiliriz” sorusuna yerelden yanıt arandı. Kiraz’dan başlayan çalışmalar ilk etapta 30 pilot mahallede devam edecek. Veriler ışığında uygulanabilir politika paketleri ve müdahale araçları hayata geçirilecek. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay tarafından kırsalın sosyal, kültürel, ekonomik, çevresel ve doğal dinamikleriyle kalkınması için kurulan İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Çalışma Grubu, “Toprağın Genç Aklı” projesini Kiraz’dan başlattı. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı öncülüğünde yürütülen proje kapsamında, kırsalın her geçen gün ağırlaşan yaşam koşullarına karşı güçlü olması, tarımsal üretim ve genç nüfusun yerleşik hale getirilmesi hedefiyle saha çalışması gerçekleştirildi. Kiraz’ın İğdeli ve Karaburç mahallelerinde başlayan saha çalışmalarında ekipler, işletmelerden evlere, köy kahvehanelerinden üretim alanlarına gençlerin kapısını çaldı. Kırsalda üretken nüfus olarak değerlendirilen 18 – 40 yaş arası genç nüfusun yaşam koşulları, sosyal ve ekonomik imkânları gibi verileri toplayan ekipler, gençlerin kırsalda yaşamlarını devam ettirebilmeleri için ihtiyaç duydukları talepler, imkânları sordu. Kiraz’ın ardından İzmir’in tüm kırsalına yayılacak proje sayesinde yerinde, doğru kaynaktan, doğru veri elde edilmiş olacak. İzmir kırsalının geleceğini inşa edecek veriler ışığında doğru projeler, doğru alanlarda hayata geçirilecek. “Gençlerimizi kırsalda nasıl tutabiliriz sorusuna yanıt arıyoruz” Proje hakkında bilgi veren Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Kırsal Alan Strateji Şube Müdürü Yeşim Karabörklü, “İlk olarak nüfus, doğal varlıklar, mevcut sosyal yapı ve benzeri veri envanter çalışmasını tamamladık. Bugün de ilk saha deneyimimizi yaşadık. Mahallelerdeki gençler ile görüşmeleri yapacak belediyenin uzman ekibi de özellikle gençlerden oluşturuldu. Tarım alanları miktarı, kooperatifçilik, örgütlenme düzeyi gibi bilgileri yerinden topladık; demografik yapıyı inceledik” dedi. Kırsaldan genç nüfusun göçüne dikkat çeken Yeşim Karabörklü, gençlerin kırsalda kalmak istemediğini vurguladı. Karabörklü, “Buradaki temel amacımız, özellikle gençlerin göç etme nedenlerini doğru şekilde anlamak. Hangi koşulları iyileştirirsek gençlerimizi kırsalda tutabiliriz sorusuna yanıt arıyoruz. Su krizinin derinleştiği, gıdaya erişimin her geçen gün zorlaştığı bu dönemde, gençlerin toprağına ve yaşadığı yere sahip çıkmasını, üretimi devralarak teknolojiyi de işin içine katarak sürdürmesini istiyoruz” dedi. “Gençlerin üretime katılma hedeflerinin olduğunu tespit ettik” İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yetki alanındaki 951 kırsal mahallede yürütülen envanter çalışmasıyla kapsamlı veriler elde edildiğini belirten Yeşim Karabörklü, çalışmanın ilk durağı olan Kiraz’ın İğdeli Mahallesi’nde hem nüfus yoğunluğu hem de gençlerin yerinde kalma potansiyelinin tespit edildiğini söyledi. Karabörklü, “Üstenci bir yaklaşımla ya da masa başında hazırlanan projeler yerine; burada yaşayan, üreten ve geçimini sağlayan yurttaşların düşüncelerini, beklentilerini ve hangi imkânlar sağlanırsa daha verimli olabileceklerini anlamayı hedefliyoruz. Gençlerle birebir görüşerek, kendi ürettiğimiz verilerin doğrulamasını yapıyoruz. Yaşam koşulları, çalışma alanları, geçim kaynakları, aileleriyle yaşayıp yaşamadıkları ve kırsalda kalma isteklerini sorguluyoruz. Gerekli imkânlar sunulduğunda, farklı alanlara yönelebilecek önemli bir genç nüfus bulunduğunu gördük. Gençlerin üretime katılma, kendilerini geliştirme ve geleceğe dair hedeflerinin olduğunu tespit ettik” dedi. 18–40 yaş aralığındaki gençlerle yürütülen çalışmalarda, yalnızca bu grubun değil; kardeşleri, çocukları ve çevrelerindeki lise çağındaki gençlerin taleplerine kadar kapsamlı veriler toplandığını belirten Yeşim Karabörklü, “Amacımız İzmir’in geleceğini değiştirmek. Bu hedef doğrultusunda, kentin önümüzdeki 10 yılını şekillendirecek bir proje ortaya koymaya çalışıyoruz” dedi. Karabörklü, gençlerin sosyal medyayı, interneti ve teknolojiyi etkin biçimde kullanabilmesini, ulaşım olanaklarının iyileştirilmesiyle kır–kent sürdürülebilirliğinin doğru şekilde yönlendirilmesini, iklim ve su krizine dayanıklı çözümlerle tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanmasını amaçladıklarını belirterek “Tarımsal üretim ve genç nüfusun yerinde kalmasını merkeze alan projemiz, ‘Toprağın Genç Aklı’ sloganıyla ilerliyor. İzmir kırsalının hak ettiği değeri bulması için titizlikle çalışmayı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı. “Buraya gelmeniz çok önemli” İğdeli Mahallesi’nde saha ekiplerinin gerçekleştirdiği anketlere katılan 18 yaşındaki Selin Usta, gençlerin kırsaldaki yaşama dair düşüncelerini dile getirdi. Kırsalda yaşamanın kendi tercihi olmadığını ifade eden Usta, “Ailem burada yaşıyor, hayvanlarımız burada olduğu için ben de buradayım. Kendi elimde olsa, sosyal güvencemin bulunduğu ve sosyal olanakların daha gelişmiş olduğu bir yerde yaşamak isterim. Köyde sosyal alanların ve çalışabileceğimiz iş imkânlarının olmaması en büyük eksikler. Köyümde kalmak isterim ancak çalışabileceğim bir yer ve sigortam yok. Çalışabileceğimiz kooperatifimiz olsa, iş imkanımız olsa, kendi paramızı kazanabileceğimiz bir durumumuz olsa burada dururuz” diye konuştu. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmasını olumlu bulduğunu belirten Usta, “Bu çalışma bizim için çok değerli. Çünkü eksiklerimiz fazla ve sesimizi duyurmakta zorlanıyoruz. Buraya gelmeniz çok önemli. Yetkililerin taleplerimizi duyması gerekiyor ki çözümler üretilebilsin” ifadelerini kullandı. “Destek olursa gençler burada kendi işinin patronu olurlar” İğdeli Mahallesi’nde çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşan 40 yaşındaki üretici Mesut Dalkıran, kırsalda yaşamın hem zorlukları hem de güzel yanları olduğunu söyledi. Üretimin karşılığını aldıklarında memnun olduklarını, ancak emeğin karşılığı alınamadığında motivasyonun düştüğünü dile getiren Dalkıran, “Köyümüzde ağırlıklı olarak hayvancılık yapıldığı için yoğun bir göç yaşanmıyor. Gidenler ise genellikle mecburiyetten, kendi işini kuramadığı için gidiyor” dedi. Gençlerin kırsalda kalabilmesi için üretime destek verilmesi gerektiğini vurgulayan Dalkıran, “Çiftçinin ürettiği para ederse gençler köyde kalır. Bu bölgede her şey yetişiyor, çok güzel bir coğrafyadayız. Yapılan anket çalışmasını da olumlu buluyorum. Gençlerin memnuniyetinin ve taleplerinin dinlenmesi çok önemli. Hayvancılığa ve üretime daha fazla destek sağlanırsa gençler burada kalmakta ısrarcı olur, kendi işinin patronu olurlar. Ürettiğini değerinde satamayan ise bu işi bırakmak zorunda kalır” ifadelerini kullandı. 30 pilot mahallede çalışmalar devam edecek Proje kapsamında pilot 30 mahallede gençler ve diğer odak gruplarla bilgi değerlendirme toplantıları, anketler ve odak grup çalışmaları yapılacak. Sahadan toplanan veriler analiz edilerek her mahalle kümesinin özgün yapısına uygun uygulanabilir politika paketleri ve müdahale araçları tasarlanacak. Böylelikle tarımla geçimini sürdüren ve kırsalda kalma potansiyeli olan genç nüfusun tespiti, mahalle ölçeğinde uygulanabilir ve veriye dayalı bir müdahale modelinin oluşturulması, kırsaldaki yenilikçi kapasite ile tarımsal girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesi ve sahadan elde edilecek bulgularla politika önerilerinin geliştirilmesi sağlanacak. Bir iş birliği modeli Başkan Tugay’ın vizyonu doğrultusunda oluşturulan ve danışmanlığını Prof. Dr. Yusuf Kurucu’nun yaptığı Kırsal Kalkınma Çalışma Grubu çatısı altında çok disiplinli olarak yürütülen proje, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın öncülüğü ve koordinasyonuyla Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı, Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı, İzmir Planlama Ajansı (İZPA) iş birliğiyle yürütülüyor.

CHP'li Gürer: ''Tarımda Arazi de, Ürün de, Çiftçi de Azalıyor!'' Haber

CHP'li Gürer: ''Tarımda Arazi de, Ürün de, Çiftçi de Azalıyor!''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ankara Haymana ilçesinde Haymana CHP İlçe Başkanı Kasım Koç ile köylerde çiftçilerle gerçekleştirdiği buluşmada Türkiye tarımının karşı karşıya olduğu yapısal sorunları çarpıcı verilerle ortaya koydu. Çiftçilerle görüşmesi sonrası açıklamalarda bulunan Ömer Fethi Gürer üretici ürettiğinden kazanamıyor. Girdi maliyetleri üretici ve çiftçiyi zorluyor. Tarım arazilerinin hızla yok olduğunu gibi üretici sayısının azalıyor. 2025 yılında ciddi ürün kayıpları yaşandı” dedi. Gürer, mevcut tarım politikalarının hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur ettiğini belirterek üretici ne ekersek zarar eder duruma düştük diyorlar. Soğandan zarar eden çiftçi biz soğan yetiştiriyoruz satamıyoruz. İktidar ithalat yapıyor” diye tepkisi ifade etti “dedi. Köy muhtarı İsmet Gökdemir’de köyümüz tarım ile geçim sağlıyor ancak gelir gider dengesi bozulunca sıkıntılarımız arttı” dedi. “5 MİLYON HEKTAR TARIM ARAZİMİZ YOK OLDU” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ülke genelinde çiftçimizi üreticimizi köyünde dinliyoruz. Tarımda sorun var. 2025 yılı itibarıyla Türkiye’nin tarımda alarm veren bir tablo oluştu.1980 yılına göre neredeyse 5 milyon hektardan fazla tarım arazimiz ortadan kalktı. Çiftçi sayımız her geçen yıl azalıyor. ÇKS’ye kayıtlı yaklaşık 2 milyon 300 bin çiftçimiz var” dedi. Üretimdeki daralmanın yalnızca rakamsal bir gerileme olmadığını ifade etti TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri komisyon üyesi Ömer Fethi Gürer, 2025 yılında tahıl, bitkisel üretim ve bahçe ürünleri başta olmak üzere toplamda bir önceki yıllara kıyasla yaklaşık 18 milyon tonluk ürün kaybı yaşandığını dile getirdi. Tarımda yaşanan sorunların ithalatı artırdığını ve Türkiye’yi giderek daha fazla dışa bağımlı hale getirdiğini söyleyen Gürer, “Tarım sorunlu yürüdükçe ithalat artıyor, dışa bağımlılık derinleşiyor. Yerli üretici üretimden vazgeçiyor. Sıkıntılar katlanıyor ve bu durum doğrudan raftaki ürüne yansıyor” diye konuştu. “ÜRETEN KAZANAMIYOR, TÜKETEN ALAMIYOR” Üreticinin artan girdi maliyetleri karşısında ayakta kalamadığını vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçilerin bu nedenle tarımdan çekildiğini belirtti. Gürer, “Üreten, girdi maliyetlerinden para kazanamıyorum diye dert yanıyor ve bu işi bırakıyor. Raftaki ürünün fiyatı artınca da vatandaşın cebindeki para o ürünü almaya yetmiyor” ifadelerini kullandı. Bu süreçte asıl kazananın üretici ya da tüketici olmadığını söyleyen CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, mevcut sistemin aracılar ve ithalatçılar lehine işlediğine dikkat çekti. “Üretenle tüketen mağdurken, aracılar ve ithalatçılar büyük paralar kazanıyor. Ette, sütte üreten de kazanamıyor; tüketen de pahalı ürün alıyor. Ama aracılık yapanın cebi doluyor” diyen Gürer, bu tablonun tarımda köklü bir sistem değişikliğini zorunlu kıldığını vurguladı. “SİSTEM DEĞİŞMELİ, KOOPERATİFÇİLİK GÜÇLENDİRİLMELİ” CHP’li Ömer Fethi Gürer, çözümün kamucu bir anlayışla, kooperatifçiliğin güçlendirildiği yeni bir tarım modelinden geçtiğini ifade ederek, “Üreticinin girdi maliyetlerini makul bir kârla karşılayabileceği, yaşamını sürdürebileceği ve çiftçi refahının sağlanacağı bir sistem oluşturulmalıdır” dedi. Ziraat Bankası’nın çiftçilere yönelik kredi politikalarını da eleştiren Gürer, bankanın çiftçilerin bankası olması gerekirken BAĞ-KUR prim borcu gerekçesiyle kredi vermediğini söyledi. Gürer, “Ziraat Bankası, çiftçide BAĞ-KUR prim borcum var diye kredi vermiyor. Oysa bu banka çiftçilerin bankası konumuna getirilmelidir” şeklinde konuştu. “İCRALAR DURDURULMALI, BORÇLAR ÖTELENMELİ” Çiftçilerin borçlarını ödeyemez hale geldiğini ve icralarla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Gürer, acil önlemler alınması gerektiğini belirtti. Gürer, “Çiftçiler borçlarını ödeyemiyor, kapıda icra var. Bunun için çiftçi borçları ötelenmeli, yeni kredi desteği sağlanmalı ve icralar durdurulmalıdır” dedi. Bu konular özelinde TBMM Başkanlığına ayrı ayrı Kanun Teklifleri de verdiğini belirten Gürer, “Kanun tekliflerimiz TBMM’de bir an önce görüşülerek yasalaşmalı ve çiftçi bir nebze olsun nefes almalıdır” dedi. Tarım sigortalarına da değinen Gürer, TARSİM’in mevcut yapısının üreticiyi yeterince korumadığını ifade ederek, “TARSİM sigortası yeniden yapılandırılmalı, çiftçinin ve üreticinin olumsuz koşullarda uğradığı zararları gerçekten sahiplenecek bir sigorta anlayışı geliştirilmelidir” çağrısında bulundu. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, konuşmasının sonunda tarımın stratejik bir sektör olduğunun altını çizerek, üretimin sürdürülebilirliği için üreticiyi merkeze alan, kamucu ve planlı bir tarım politikasının hayata geçirilmesinin artık ertelenemez bir zorunluluk olduğunu vurguladı.

Üreticiler Ekipman Desteği İle Daha Güçlü Haber

Üreticiler Ekipman Desteği İle Daha Güçlü

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin yerelden kalkınma hedefleri doğrultusunda binlerce çiftçi ve vatandaşa ulaştırdığı ekipman desteklerine 2025 yılında da yoğun talep oldu. Tarımla uğraşan üreticilere muhtarlar aracılığı ile ulaştırılan makine ve ekipmanlar yüzlerce üreticinin iş yükünü hafifleterek üretime destek sağladı. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı, Kırsal Kalkınma ve Kooperatifçilik Şube Müdürlüğü kırsal üretimi yerinde desteklemek amacıyla sağladığı yerinde ekipman destekleri 2025 yılında da üreticilerin yüzünü güldürdü. ZAMANDAN VE İŞ GÜCÜNDEN TASARRUF Yerelden kalkınma hedefleri doğrultusunda çalışmalarını aralıksız sürdüren Büyükşehir Antalya’nın dört bir yanında binlerce çiftçiye ulaştırdığı ekipman destekleri bu yılda çiftçi ve vatandaşlardan yoğun talep gördü. Üzüm sıkma, ceviz soyma, hamur yoğurma, salça sıkma, nar taneleme- patlatma, selektör makineleri ile süt soğutma tankı destekleri bu yılda 19 ilçede yüzlerce üreticiye ulaştırıldı. Muhtarların koordinesinde ücretsiz olarak vatandaşların kullanımına sunulan ekipman destekleri ile üreticiler ürünlerini zahmetsizce işleyerek zamandan ve iş gücünden tasarruf etti. 2025 yılında ceviz soyma makinasını 1.750, hamur yoğurma makinasını 25.000, üzüm sıkma makinasını 4500, salça sıkma makinasını ise 20.000 üretici kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.