Hava Durumu

#Kooperatifler

Kırsal Haber - Kooperatifler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kooperatifler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarım Master Planı Çalışmalarında Sona Yaklaştı Haber

İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarım Master Planı Çalışmalarında Sona Yaklaştı

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kapsamında üreticilerin emeği ve kırsal kalkınmanın önemi bir kez daha gündeme gelirken, İzmir Büyükşehir Belediyesi kırsalda topyekûn kalkınmayı hedefleyen Tarım Master Planı çalışmalarında sona yaklaştı. Kooperatifleri merkeze alan plan; toprağı ve suyu koruyan üretim modeli, gıda güvenliği, dirençli kırsal ekonomi ve genç nüfusun göçünü önleyecek politikalarla İzmir tarımına yeni bir yol çiziyor. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü, üretimi sürdüren çiftçinin emeğini, gıda güvenliğindeki kritik rolünü ve kırsal kalkınmanın önemini hatırlatırken, İzmir Büyükşehir Belediyesi de tarımın geleceğine yön veren adımlarıyla öne çıkıyor. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay öncülüğünde hazırlanan Tarım Master Planı, İzmir’in kırsal kalkınma rotasını belirledi. Sürdürülebilir tarım, gıda güvenliği ve krizlere karşı dirençli bir kent hedefiyle oluşturulan yol haritasında kooperatifler merkezde yer aldı. Kırsal Çalışma Grubu Tarım Gıda Komisyonu tarafından yürütülen çalışmanın detaylarını Prof. Dr. Yusuf Kurucu paylaştı. İzmirli çiftçileri kooperatif çatısı altında güçlendirmeyi amaçlayan plan kapsamında, ziraat odalarıyla birlikte kent genelindeki 163 kırsal kalkınma kooperatifi, 81 sulama kooperatifi ve 45 su ürünleri kooperatifiyle kapsamlı görüşmeler yapıldı. Planın ilk aşamasında kooperatif temsilcileri Başkan Tugay ile bir araya gelirken, ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın uzman ekipleri sahaya çıkarak tüm kooperatifleri yerinde ziyaret etti. Yapılan görüşmeler sonucunda üreticilerin talepleri önceliklendirilerek uygulama süreci başlatıldı. “Büyükşehir’in kırsal kalkınma politikalarının merkezinde kooperatifler var” Başkan Dr. Cemil Tugay ile tarımda, kırsal kalkınmada bütüncül olarak bir yol haritası belirlendiğini söyleyen Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Bu yol haritası üzerinde yapılacak işlerin pek çoğu, kooperatiflerle kesişiyor. Yani İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin kırsal hizmetler, tarım politikaları konusunda kooperatifler merkezde oldu. Yapacağımız her çalışmayı mümkünse kooperatifler aracılığıyla yapmak istiyoruz. Eğer kırsal kalkınmayı geliştirmek istiyorsak, biz yine kooperatifler aracılığıyla bunu yapacağız. Bizlerle sadece onların yanına gittiğimiz zaman değil, her zaman iletişime geçebilirler. Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı, Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı’nın kapıları açık. Sadece 2026'da değil, bütçeyi artırarak ilerleyen yıllarda da kırsal kalkınma yolunda yine kooperatiflerle iş birliği yapmaya devam edeceğiz. Onlar bizlere taleplerini ilettiği sürece biz de mevzuat ve ekonomik koşullar elverdiği sürece bunları gerçekleştirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı. Kooperatiflerin ortak endişesi susuzluk Kooperatiflerle yapılan görüşmelerin ışığında Tarım Master Planı’nın ana hedeflerini aktaran Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Üç yıl üst üste kuraklık yaşadık. Bu sene biraz yağmur yağdı ama iklim bilimcilere göre gelecek yıllarda maalesef bu böyle devam etmeyecek; iklim bilimciler kuraklık riskinin devam edeceğini söylüyor. Kısa sürede aldığımız ve sellere neden olan yağışlar da iklim değişikliğinin bir sonucudur. Kooperatifler bize geldiğinde tamamı, yani üç grup kooperatif de iklim değişikliğinin etkisinden bahsettiler. Kırsal kalkınma ve sulama kooperatiflerinin hepsi 2025 yılı ve öncesinde yaşanan susuzluktan, kuraklıktan bahsettiler. Dolayısıyla biz de önlemlerimizi değişen iklim koşullarıyla uyumlu olarak alıyoruz” dedi. Kurucu, iklim değişikliğine uyum konusunda kooperatiflerle iş birliği yaptıklarını belirterek “Salma sulamayı damlamaya geçirmek, damlamayı toprak altı damlamaya geçirmek, aşırı gübrelemeden kaçınmak, daha az gübre vermek, bilinçli hayvancılık yapmak, toprağın organik maddesini artırmak gibi çalışma hedeflerimiz var” diye konuştu. Gençlerin olması şart İkinci ana konunun, genç nüfusun kırsaldan kente göçü olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Kırsalda genç nüfus neredeyse kalmadı. Çok büyük kayıp var. Bu çok önemli ve duvara çarpacağımızın bir resmidir. Kırsalda genç nüfusu tutabilmek için, onların sosyal refahını sağlayabilmemiz gerekiyor. Dolayısıyla kooperatiflerde de gençlerin olmasını istiyoruz. Yani yapılacak işin, bir yıllık iki yıllık değil, sürdürülebilir olması gerekiyor. Bunun için de gençlerin olması şart. Başkan Dr. Cemil Tugay’ın tutumu kırsaldaki gelişmişliği dengelemek, kırsaldaki istihdamı yerinde tutmak üzerine. Özellikle bunu sağlayabilirsek, kırsaldan göçü engellemiş olacağız. Tamamıyla durdurmamız mümkün değil ama yüzde 10, yüzde 15 oranında göçü azaltma çabasında başarılı olabilirsek, bilin ki kırsaldaki üretim gelecek için umut verir hale gelecek” dedi. Tarımda teknolojiyi önerdiklerini vurgulayan Kurucu, “Tarımsal teknolojinin gelişmesi lazım ancak 65-75 yaş aralığındaki çiftçilere yeni tarımsal teknolojiyi öğretmek çok zor. Onlardan, bundan sonra 10 yıl daha bir tarımsal üretimin içerisinde kalmalarını beklemek de çok zor. Bu nedenle gençlere çok önem veriyoruz. İstediğimiz, genç nüfusun yerinde kalması. Burada başlattığımız ‘Toprağın Genç Aklı’ projesi, sevindirici bir şekilde karşılık buldu ve çok umut vericiydi. Arkadaşlarımız çalışmalarına devam edecekler” diye konuştu. “İzmir’in dirençli bir gıda üreticisi olması gerekiyor” Pandemi, susuzluk ve gıda krizi gibi konulara dikkat çeken Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Başka krizler gelebilir. Bu gibi durumlarda İzmir’in dirençli bir gıda üreticisi olması gerekiyor. Mutlaka kendi gıdasını ulaşılabilir ve güvenli bir şekilde İzmirliye ulaştırması lazım. Kooperatifçilik; gıda üretimi ve gıda güvenliği, gıdaya ulaşabilmek için temel bir direnç sağlayan yapıdır. Bu yapıyı kaybetmemek lazım. Başkanımız Dr. Cemil Tugay, tarıma ve gıda sağlığına özellikle önem veriyor. Bireysel olarak üreticileri denetlemek mümkün değil. Ama kooperatifler, kendi ortaklarının ürettiği ister sebze meyve olsun, ister süt ve süt ürünleri olsun tüm üretimleri denetleyebilirler. O yüzden gıda sağlığı temel hedefine ulaşmak için de bizim kooperatiflerle iş birliği yapmamız gerekiyor” şeklinde konuştu. “Amacımız çok kooperatif değil, ortağı çok, dirençli kooperatif” Mevcut kooperatiflerin yapılarının güçlendirilmesi için eğitimlerin başlatıldığını ifade eden Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Kırsalda gittiğinizde kooperatiflere karşı bir güven kaybı var. Bu güven kaybının temel nedeni yönetimsel sorunlar olabiliyor. Hatalar yapıyorlar; hatalar yapınca bu kez karşılığı bir ceza, borç gibi bir şeyler gelebiliyor ve güven kaybı oluyor; kooperatif tasfiyeye gidiyor, iflasa gidiyor. Bunları engellemek için de önce kendi birimimize kooperatifle ilgili mevzuat eğitimi verdik. Kooperatifler bizden eğitim talep etti, onları da planlıyoruz. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı aracılığıyla da kooperatifçilik eğitimini biz yerinde onlara vereceğiz. Amacımız çok sayıda kooperatif olsun diye değil, ortağı çok olan kooperatifler olsun. Kazansınlar ve bu kazançlarını eşit dağıtabilsinler, dirençli olsunlar” dedi. “Doğayı kirletmeden, yerinde üretim” 2025 Dünya Kooperatifçilik Yılı’nın "Kooperatifler daha iyi bir dünya kurar" mottosunu hatırlatan Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Bugün Fransa'da, Almanya'da, Danimarka’da tarım ne kadar güçlü ve dirençli. Bu direnci, kooperatifler ve onun üst çatı kooperatifleriyle, yani devasa kooperatifleşmeyle sağlamışlar. Gıda fiyatı çok oynamaz, çiftçinin geliri regüle edilmiştir, iniş çıkışlar yaşanmaz. Çiftçi kırsalda kalmaktan memnundur. Bizim de bunu sağlamamız gerekiyor. Bu nedenle kooperatifler bizim temel kalkınma stratejilerimizin merkezinde oturuyor. Sürdürülebilir tarımsal üretim bizim temel hedeflerimizin içerisinde. Bunların kurumsal olarak yapılmaya devam edilmesi gerekiyor. Önemli dediğim şey de gıda ve su. Özellikle suyu da kirletmeden, toprağı da kirletmeden, üreticiyi de yerinde tutarak üretim yapmak” ifadelerini kullandı.

Çiftçinin Emeği Bu Şenlikte Taçlanacak Haber

Çiftçinin Emeği Bu Şenlikte Taçlanacak

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, “Dünya Çiftçiler Günü” dolayısıyla bu yıl 11’incisini düzenleyeceği “Çiftçi Şenliği” ile üreticileri bir araya getirecek. 17 Mayıs Pazar günü İzmit Sapakpınar Mahallesi’nde gerçekleştirilecek şenlikte yarışmalar, gösteriler, konserler ve çeşitli etkinliklerle çiftçilerin emeği taçlandırılacak. ŞENLİK KORTEJ YÜRÜYÜŞÜYLE BAŞLAYACAK Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, “Dünya Çiftçiler Günü” dolayısıyla 17 Mayıs Pazar günü çeşitli etkinliklerin yapılacağı “Çiftçi Şenliği” düzenleyecek. Şenlik kapsamındaki ilk etkinlik 14 Mayıs Perşembe günü İzmit’te düzenlenecek kortej yürüyüşü olacak. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, protokol üyeleri, ziraat odaları başkanları, muhtarlar ve çiftçilerin katılımıyla gerçekleştirilecek kortej, saat 12.30’da İzmit Merkez Bankası önünden başlayacak. Cumhuriyet Bulvarı güzergâhında devam edecek yürüyüş, Fevziye Camii önünde sona erecek. Çiftçiler traktörleriyle korteje eşlik edecekken, kadın çiftçiler ise yöresel kıyafetleriyle renkli görüntüler oluşturacak. Mehter Takımı eşliğinde gerçekleştirilecek yürüyüşe ziraat odaları, ziraat fakültesi, ziraat lisesi, birlikler ve kooperatifler de katılım sağlayacak. FİDE DAĞITIMI VE İKRAMLAR YAPILACAK Kortej yürüyüşünün ardından Mehter Takımı konseri ve halk oyunları gösterileri gerçekleştirilecek. Program kapsamında vatandaşlara sebze ve aromatik bitki fideleri dağıtılacak, çeşitli ikramlarda bulunulacak. Başkan Tahir Büyükakın, etkinlikte vatandaşları Çiftçi Şenliği’ne davet edecek. ŞENLİKTE YARIŞMALAR VE GÖSTERİLER DÜZENLENECEK Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından organize edilen şenlik, 17 Mayıs Pazar günü saat 10.00’da İzmit Sapakpınar Mahallesi’ndeki mesire alanında gerçekleştirilecek. Tarım ve hayvancılık alanında faaliyet gösteren kamu kurumları, ziraat odaları, birlikler ve kooperatiflerin katkılarıyla zenginleşecek olan etkinliklerde; köyler arası halat çekme yarışmaları, çocuklar ve yetişkinler için çuval yarışmaları gibi eğlenceli ve ödüllü organizasyonlar yapılacak. Mehter konseri, halk oyunları, animatör gösterileri ve çocuk oyun alanları da gün boyunca şenliğe renk katacak. TARIMSAL EKİPMANLAR SERGİLENECEK Şenlik alanında kurulacak stantlarda birlik ve kooperatifler faaliyetlerini tanıtacak, firmalar ise tarımsal alet ve ekipmanlarını vatandaşların beğenisine sunacak. Etkinlik kapsamında yapılacak çekilişlerde ise çiftçilere çeşitli tarımsal ekipmanlar ve sürpriz hediyeler verilecek. İMERA GRUBU ŞENLİKTE SAHNE ALACAK Şenliğin finalinde Karadeniz müziğinin sevilen temsilcilerinden İmera sahne alacak. Seslendireceği birbirinden güzel eserlerle katılımcılara unutulmaz anlar yaşatacak olan grup, konserine saat 15.30’da başlayacak.

Üreticiden Yatırımcıya Sektörün Buluşma Noktası Olivtech Oldu Haber

Üreticiden Yatırımcıya Sektörün Buluşma Noktası Olivtech Oldu

Gurme İzmir Olivtech Fuarı, üreticiden yatırımcıya sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirdi. Üç gün boyunca 6 bin 500’ü aşkın ziyaretçiyi ağırlayan fuarda; zeytin ve zeytinyağı, süt ürünleri ve tarım teknolojileri alanındaki yenilikler sergilenirken, uluslararası iş bağlantıları ve yeni yatırım fırsatları da gündemin odağı oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen Gurme İzmir Olivtech - 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, üç gün boyunca sektörün tüm paydaşlarını İzmir’de buluşturdu. Yerli ve yabancı toplam 6 bin 504 ziyaretçinin ağırlandığı fuarda, üretimden paketlemeye ve tüketime uzanan geniş bir çerçevede Türkiye’nin farklı şehirlerinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya’dan 100’ün üzerinde katılımcı yer aldı. Söyleşiler, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri, lansmanlar ve deneyim alanlarıyla zenginleşen Olivtech’te; tarımda dönüşümden markalaşmaya, gıdada kaliteden gastronomiye kadar pek çok konu ele alındı. Üniversiteler, kamu kurumları, kooperatifler ve sektör temsilcilerinin katkılarıyla hazırlanan etkinlik programı kapsamında; zeytin ve zeytinyağı üretim teknolojileri, süt ve peynir üretiminde değer zinciri, bağcılık ve şarapçılık trendleri, sürdürülebilir tarım uygulamaları ile tüketim alışkanlıkları üzerine oturumlar gerçekleştirildi. Fuarda, İzmir Bağ Yolu’nun da lansmanı gerçekleştirildi. Sektör temsilcileri, fuarın hem ticari hacim hem de uluslararası bağlantılar açısından verimli geçtiğini ifade etti. Ziyaretçi ilgisi GEA Türkiye’den İlker Altıoğlu, fuarın çok verimli geçtiğini belirterek, “Küresel belirsizlikler nedeniyle daha düşük yoğunluk bekliyorduk, ancak beklediğimizden çok daha fazla yatırımcı ve müşteri vardı. Özellikle teknolojiye yatırım yapmak isteyen, ne istediğini bilen profesyonellerle bir araya geldik. Fuarda sergilediğimiz ekipmanlar özellikle kaliteli ve yüksek polifenollü zeytinyağı üretimine yatırım yapmak isteyen üreticilerden ilgi gördü. Bir önceki fuara göre daha yoğun bir ziyaretçi ilgisiyle karşılaşmak bizi çok mutlu etti. Önümüzdeki dönemlerde de Olivtech’te yer almaya devam edeceğiz” dedi. Yeni cihazlar tanıtıldı Haus Makine Türkiye Genel Müdürü Yetkin Ateş, yaklaşık 80 yıllık geçmişe sahip firmanın bugün 80’e yakın ülkeye ihracat gerçekleştirdiğini söyleyerek, “Bu yıl Olivtech’te yeni makinelerimizin yanı sıra otomatik tartım cihazımız ve proses analiz sistemlerimizin lansmanını gerçekleştirdik. Özellikle yüksek polifenollü kaliteli zeytinyağı üretimine yönelik geliştirdiğimiz makinemiz yoğun ilgi gördü. Fuar boyunca yeni yatırımcılarla ve müşteri adaylarıyla sürekli temas halindeydik. Katılımın ve geri dönüşlerin yüksek olması bizi çok memnun etti” diye konuştu. “Verimli geçti” Polat Makine Yurtiçi Satış Müdürü Emirhan Polat, 50 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren firmanın bugün 40’a yakın ülkeye ihracat yaptığını belirterek “Olivtech, sektör için çok önemli bir fuar. Hem mevcut müşterilerimizi hem de yeni yatırımcıları burada ağırlıyoruz. Fuar bizim için çok verimli geçti” ifadelerini kullandı. “Fuardan memnun ayrılıyoruz” Tutkun Makine Türkiye Satış Müdürü Hüseyin Gür, 1984 yılında kurulan firmanın sofralık zeytin işleme makineleri ürettiğini belirterek Azerbaycan’dan İtalya’ya Yunanistan’dan, ABD’ye kadar birçok ülkeye satış yaptıklarını söyledi. İzmirli bir firma olarak fuarda yer almaktan mutluluk duyduklarını dile getiren Gür, “Uluslararası belirsizliklere karşın beklentimizin üzerinde bir taleple karşılaştık. Fuardan yeni iş bağlantıları kurarak, memnun ayrılıyoruz Fuarın zeytin ihtisas konusunda daha da büyümesini ve güçlenmesini istiyoruz” şeklinde konuştu. “Sektörün lokomotif fuarlarından” Arma Endüstri Sahibi Tufan İlhan ise butik üreticilere yönelik ekipman çözümleri sunduklarını belirterek, “Zeytinyağı, şarap, meyve suyu, sirke ve sıvı gıda üretimi yapan işletmelere yönelik ürün tedariki yapıyoruz. Olivtech, sektörün lokomotif fuarlarından biri. Yıllardır katılıyoruz. Ticari açıdan yeni projeler geliştirdiğimiz, müşterilerimizle yeniden buluştuğumuz verimli bir fuar oldu” dedi. “Müşteri portföyümüz gelişti” Halıcı Süt Ürünleri sahibi Osman Halıcı, 1981 yılında kurulan firmalarının bugün günlük yaklaşık 120 ton süt işlediğini belirterek, fuarın yeni iş bağlantıları açısından önemli katkı sağladığını belirtti. Halıcı, “Üç gün boyunca hem mevcut müşterilerimiz hem de yeni müşterilerimizle buluştuk. İyi bağlantılar kurduk, müşteri portföyümüzü geliştirdik” diye konuştu. “Bu fuarı çok seviyoruz” Özgün Zeytincilik Satış Sorumlusu Cüneyt Alay da firmanın bu yıl 35’inci yılını kutladığını belirterek, “Olivtech’te, İzmir’de müşterilerimizle bir araya gelmek bizim için çok değerliydi. Büyük ilgi gördük. İzmir’i ve Olivtech’i çok seviyoruz” ifadelerini kullandı.

Muğla’daki Kooperatiflere KOOPBİS Uyarısı Haber

Muğla’daki Kooperatiflere KOOPBİS Uyarısı

Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, kooperatiflerin dijital arşivi olan KOOPBİS veri girişleri için sürenin dolmak üzere olduğunu hatırlattı. Eksik veri girişi yapan yönetim kurullarını bekleyen idari ve adli yaptırımlara dikkat çeken Baydar, "Mağduriyet yaşamayın" çağrısında bulundu. ​Muğla’da tarımsal kalkınmanın lokomotifi olan kooperatifler için dijital dönüşüm süreci kritik bir eşiğe geldi. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu kapsamında hayata geçirilen Kooperatif Bilgi Sistemi (KOOPBİS) veri girişlerinde sona yaklaşılıyor. Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, kooperatif yöneticilerini uyararak işlemlerin 26 Nisan 2026 tarihine kadar tamamlanması gerektiğini vurguladı. ​KOOPBİS Nedir? Neden Önemli? ​Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen KOOPBİS, kooperatiflerin faaliyetlerini şeffaf, izlenebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyor. Sistem üzerinden şu veriler elektronik ortamda kayıt altına alınıyor: ​Ticaret sicili kayıtları ve ortaklık bilgileri, ​Finansal tablolar ve bilançolar, ​Yönetim kurulu faaliyet raporları, ​Genel kurul evrakları. ​"Yeni Bir Erteleme Öngörülmüyor" ​Daha önce veri giriş süresinin iki kez uzatıldığını hatırlatan İl Müdürü Seyfettin Baydar, sürece dair şu bilgileri paylaştı: ​"Mevcut durumda KOOPBİS veri giriş ve aktarım süreci için tanınan süre 26 Nisan 2026 tarihinde sona erecek olup, yeni bir erteleme öngörülmemektedir. Muğla genelinde tarımsal amaçlı kooperatiflerimizin büyük bir kısmı süreci tamamladı ancak henüz işlemlerini bitirmeyenler için zaman daralıyor." ​Yönetim Kurullarına Hapis ve Para Cezası Riski ​Mevzuat gereği yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif yönetimlerini ağır yaptırımlar bekliyor. Baydar, yıllık faaliyet raporları, bilanço ve mali tabloların genel kuruldan en az 15 gün önce sisteme yüklenmesi gerektiğini belirterek; aksi takdirde idari para cezaları ve adli yaptırımların uygulanabileceği konusunda uyardı. ​Muğla İl Tarım Müdürlüğü’nden Teknik Destek ​Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, sürecin aksamaması için kooperatiflere rehberlik etmeye devam ediyor. Eğitim ve yönlendirme çalışmalarının sürdüğünü belirten Baydar, ihtiyaç duyan kooperatiflere teknik destek sağlanacağını ve sürecin yazılı bildirimlerle yakından takip edileceğini ifade etti. ​KOOPBİS Veri Girişi İçin İzlenecek Adımlar: ​e-Devlet Üzerinden Giriş: Kooperatif yetkilileri sisteme e-Devlet şifreleri ile erişebilir. ​Veri Güncelleme: Mevcut ortak listeleri ve finansal veriler kontrol edilmelidir. ​Belge Yükleme: Güncel genel kurul ve yönetim kurulu belgeleri sisteme PDF formatında işlenmelidir. ​Onay Süreci: Girilen verilerin doğruluğu kontrol edilerek onaylanmalıdır.

İzmir Zeytin ve Zeytinyağında Markalaşma Yolunda Haber

İzmir Zeytin ve Zeytinyağında Markalaşma Yolunda

İzmir zeytininin hak ettiği yeri bulması için Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde Zeytin Bilim Kurulu oluşturuldu. Kurul; zeytin ve zeytinyağının topraktan sofraya her sürecinin analiz edilerek, doğru üretim ve pazarlama stratejilerinin belirlenmesine katkı sağlayacak. Kurulun ilk toplantısında konuşan Başkan Dr. Cemil Tugay, İzmir’deki zeytin ve zeytinyağının kalitesini belgelemek ve kefil olmak istediklerini ifade etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin binlerce yıllık mirası zeytinin ve zeytinyağının doğru yöntemlerle üretilmesi, kalitesinin artırılması ve doğru pazarlama stratejileriyle markalaşması için akademisyenlerden üreticilere, kamudan sivil topluma tüm paydaşların yer aldığı Zeytin Bilim Kurulu oluşturdu. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinasyonundaki kurul ilk toplantısını “Zeytin Stratejileri” başlığıyla düzenleyerek yol haritasını oluşturdu. Çetin Emeç Toplantı Salonu’ndaki toplantıya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Planlama Ajansı (İZPA) Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, Prof. Dr. Yusuf Kurucu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Nehir Yüksel, zeytincilik alanında çalışan akademisyenler, zeytin üreticileri, kooperatifler, ihracatçılar, zeytinyağı üreticileri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı. Topraktan sofraya zeytin ve zeytinyağının geleceği konuşuldu Toplantıda Zeytin Bilim Kurulu üyeleri zeytin ve zeytinyağının geleceğine yön verecek bilgi alışverişinde bulundu. Zeytinciliğin ekonomik durumu, hasat, depolama sorunları, hastalık ve zararlılar ile mücadele, üreticinin girdi maliyetleri, üretimi ve kaliteyi etkileyen çevresel faktörler, uluslararası pazarlar, ihracat ve markalaşma gibi çok sayıda konu masaya yatırıldı. “Kontrolsüz ve başarısız bir üretim var” Cemil Tugay, İzmir’in tarih boyunca güçlü bir üretim kenti olduğunu vurgulayarak tarımın hem istihdam hem de gıda güvenliği açısından kritik bir rol taşıdığını belirtti. Dünyada giderek artan gıda krizi riskine dikkat çeken Tugay, İzmir’in bu sürece karşı dirençli bir kent olması gerektiğini ifade etti. Türkiye’de birçok tarımsal ürünün katma değeri yüksek ürünlere dönüşmeden değerlendirildiğini söyleyen Tugay, bunun önemli örneklerinden birinin zeytin olduğunu dile getirdi. İzmir’de zeytinin çoğunlukla geleneksel yöntemlerle üretildiğini, zeytinyağı üretiminde ve depolanmasında ise kontrolsüz ve verimsiz süreçlerin bulunduğunu belirten Tugay, ürünün değerini basit hatalar nedeniyle kaybettiğini söyledi. Kasalarla taşıma yöntemlerinden sıkım tekniklerine kadar birçok aşamada iyileştirme gerektiğini ifade eden Tugay, doğru ağaç ve fidan seçimi, hastalıklarla etkin mücadele ve toprağın güçlendirilmesi gibi alanlarda kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. “Zeytinciliğin en iyi nasıl yapılacağını anlatmamız lazım” Başkan Dr. Cemil Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan Zeytin Eylem Planı hakkında da bilgi verdi. Tugay, zeytinin doğru şekilde kalite ölçümünün yapılması, markalaştırılması ve pazarlanması için ortak akılla oluşturulmuş bir yol haritasına ihtiyaç olduğunu belirtti. İzmir zeytininin hak ettiği şekilde pazarlanmadığını ifade eden Tugay, zeytinyağı üretiminde hem Türkiye’nin hem de İzmir’in sahip olduğu potansiyelin yeterince değerlendirilemediğini söyledi. Yurt dışından bazı firmaların Türkiye’den zeytinyağı alarak kendi ülkelerinde ambalajlayıp paketledikten sonra farklı pazarlara sunduğunu dile getiren Tugay, bu nedenle üretimden pazarlamaya kadar bütüncül bir planlamaya ihtiyaç olduğunu vurguladı. Üreticilere zeytinciliğin en doğru yöntemlerle nasıl yapılacağını anlatmak gerektiğini ifade eden Tugay, zeytinin en kaliteli zeytinyağına dönüştürülmesi için bilimsel ve teknik bir planlama yapılması gerektiğini belirtti. Tugay ayrıca, ürünün değerini artırmak için pazarlama süreçlerinde de profesyonellerin yer aldığı güçlü bir strateji oluşturulmasının önemine dikkat çekti. “Büyükşehir olarak bu zeytinyağı kalitelidir diye kefil olmak istiyoruz” Başkan Tugay, İzmir Olive Export Hub’ı oluşturmak istediklerini belirterek “Kooperatifleri ortak bir marka altında ihracata hazırlayan, uluslararası pazarda rekabet gücünü artıran bir merkez oluşturacağız. İzmir’den zeytinyağı almak isteyenlerin sadece fuarlarda değil, her zaman yerinde bizzat kendilerinin göreceği bir hal yapalım istiyoruz. Bilgilerinize, yönlendirmelerinize ihtiyaç var. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi ailesi olarak zeytin konusunda çalışmayı çok istiyoruz. Arkadaşlarımız pek çok çalışma yapıyor. Öncelikli amacımız, gıdada kendi kendine yeten bir şehir olmak. Zeytin ve zeytinyağının kalitesini ortaya koyacak bir kalite belgesi geliştirmek istiyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bu zeytinyağı kalitelidir, tağşiş yoktur diye biz kefil olmak istiyoruz. Farklı markalar olabilir ama kalitenin belli olması lazım.” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Kurucu: İzmir zeytininin marka olmasını sağlayacağız Toplantıda Zeytin Bilim Kurulu’nun yol haritası hakkında bilgi veren Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Zeytin üretiminde, hasat öncesi bakım, hasat şekli, depolama uygulamaları ve sofraya gelene kadar yapılacak çok şey var. Biz öncelikli olarak parsel bazlı zeytin haritası oluşturalım istiyoruz. Bu çalışmalar kapsamında Küçük Menderes Havzası'nı tamamladık. Yakın sürede Gediz Havzası'nı da tamamlayacağız. Sonra da Bakırçay Havzası'na geçeceğiz. Bunu biraz daha bilimsel çalışalım diye yapıyoruz. İklim değişikliği, toprak yapısı, çeşit uyumu gibi pek çok konu var. Bir bölgede her çeşidin karışık bir şekilde dikilmesi bölgesel yağ özelliğinin oluşmasında sorun yaratıyor. Belediye bir bakanlık değil ama belediyenin yapabileceği çok şey var. Hastalıklarla mücadele, hasat, depolama ve sonuçta zeytinyağı kalitesinin artırılması gibi konularda sizlerin deneyimlerinizden yararlanmak istiyoruz. İzmir’in zeytininin marka olması için, insanların İzmir’in zeytinyağını yiyorum demeleri için çalışacağız” şeklinde konuştu.

Savaş Ortamı ve Büyüyen Kriz Gıda Egemenliğini Tehdit Ediyor Haber

Savaş Ortamı ve Büyüyen Kriz Gıda Egemenliğini Tehdit Ediyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, savaş ortamı ve kriz döneminde üretim ve üretici odaklı ulusal tarım politikalarının daha güçlü, planlı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması gerektiğini söyledi. İran'a yönelik saldırıların ardından Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla mazot fiyatlarındaki fahiş artış ve gübrede yaşanan krize dikkat çeken Barut, "Tarımsal üretimin en büyük girdilerinden mazot ve gübrede Türkiye'nin çok büyük ölçüde dışa bağımlı olması riski büyütüyor. İthalat odaklı politikalar yerine yerli üretimin desteklenmesi, üretimi ve üreticiyi gözeten bir modelle tarım ve ekonomi politikalarının düzenlenmesi şarttır. Aksi takdirde ulusal gıda egemenliğimiz de büyük riske girecektir" dedi. "KRİZ BÜYÜYOR" ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından bölge ülkelerine de yayılan savaş ortamının etkilerine değinen Ayhan Barut, "Savaş ortamı ve her gün daha da artan jeopolitik gerilimler, enerji arzındaki belirsizlikler, uluslararası ticaret hatlarında yaşanan riskler, gıda güvenliği ve tarımsal üretim konusunu dünya gündemini sarsıyor. Enerji ve petrol taşımacılığı açısından kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı gibi stratejik geçiş noktalarında yaşanan kriz, tarımsal üretim açısından da mazot ve gübre maliyetlerini doğrudan etkileyerek küresel krizi büyütüyor. Türkiye'de zaten çok uzun süredir tarımsal üretim ve çiftçilerimiz büyük sorunlarla boğuşuyor. Sürekli artan girdi maliyetleri, yüksek enflasyon, borçlar ve ürün fiyatlarındaki düşüşler gibi yakıcı sorunlarla uğraşıyor. İşte bu nedenle özellikle mazot ve gübrede büyük ölçüde dışa bağımlılık savaş ve küresel krizlerin etkisini daha da büyütüyor" diye konuştu. "HIZLI ADIMLAR ATILMALI" Sürdürülebilir tarımsal üretim için iktidarı adım atmaya çağıran Barut, sözlerini şöyle tamamladı: "Tarımsal üretimde sürdürülebilirliğin sağlanması ve çiftçilerin üretimde kalabilmesi için finansman ve piyasa düzenleyici mekanizmaların önemi büyük. Ancak üreticiye destek için kurulmuş bankalar ve kooperatifler maalesef işlevini tam olarak yerine getirmiyor. Mevcut desteklerin de artan maliyetler karşısında gerilemesi ve yetersizliği de ayrı bir sorun olarak duruyor. Şimdi savöaş var ve kriz büyüyor. Bu durumda tarımda beklenen yapısal reformların derhal yapılması şart. Üretimi ve üreticiyi merkeze koyan tarım politikalarına ağırlık verilmeli. Mazottan gübreye temel girdilerde yerli üretimin artırılması veya bunun alternatif yollarının planlanması şart. Çiftçi borç faizlerinin silinmesinden yeni yapılandırmaya dek bir dizi adım atılması gerek. Tarımsal üretimin stratejik olarak ele alınması ve gıda egemenliği ekseninde değerlendirilmesi şart. Küresel kriz ve savaş ortamında Türkiye’nin tarım politikalarını daha güçlü, planlı ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürmesi zorunluluktur. İktidarı bu gerçekleri görmeye, tarımsal üretimi ve çiftçiyi gözeterek, ülkemizin gıda egemenliğini düşünerek hızlı adımlar atmaya çağırıyoruz."

YÖREX Kapılarını Nisan Ayında Açıyor Haber

YÖREX Kapılarını Nisan Ayında Açıyor

Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, 22-26 Nisan 2026 tarihlerinde ANFAŞ Fuar Merkezi’nde yapılacak. “Sizin Oraların Nesi Meşhur” sloganıyla düzenlenecek YÖREX, Anadolu’nun coğrafi işaretli ve yöresel ürünlerini Antalya’da bir araya getirecek. COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLER ANTALYA’DA BULUŞACAK Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, TOBB’un desteğiyle yerel ve yöresel ürünlere sahip çıkmak, kaybolmaya yüz tutmuş ürünleri gün yüzüne çıkarıp ekonomiye kazandırmak için 17 yıl önce Yöresel Ürünler Projesi’ni hayata geçirdiklerini anımsatırken, proje kapsamında Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’i düzenlediklerini kaydetti. Çandır, YÖREX’i bu yıl 22-26 Nisan tarihlerinde ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenleyeceklerini belirtti. Yöresel ürünlerin ekonomiye kazandırılmasının önemli olduğunu, kırdan kente göçü engellemenin yolunun yöresel ürünlere sahip çıkmaktan geçtiğini vurgulayan Çandır, “Yöresel ürünler, yerinde istihdam sağlayan geleneksel üretim biçimleriyle hem yerel ekonomiyi ayakta tutan, hem de kültürel zenginliğimizi gelecek kuşaklara aktaran mirasımızdır. Yöresel Ürünler Projemiz ve YÖREX’in ana hedefi bu mirasa sahip çıkmaktır” diye konuştu. YÖREX, YEREL ÜRETİCİ İLE KÜRESEL ALICIYI BULUŞTURUYOR Milli ekonomi, yerel üretimin ön plana çıktığı bir dönemde YÖREX’in daha da önem kazandığını kaydeden Ali Çandır, “Anadolu’nun tüketim alışkanlıklarını yerli üretimle buluşturduğumuzda kendi değerlerimizi tüketir, istihdamı büyütür, ekonomiyi canlandırırız” dedi. Başkan Ali Çandır, YÖREX’te TOBB organizasyonuyla yapılan ikili görüşmelerde büyük market zincirleri ve -e ticaret siteleriyle yerel üreticilerin bir araya geldiğini ve iş bağlantıları sağladığını anımsatırken, bu yıl da küresel ölçekteki büyük alıcılarla yerel üreticinin B2B görüşmeleriyle yan yana geleceğini kaydetti. Çandır, “Geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da YÖREX’te çok sayıda iş bağlantısı sağlanmasını bekliyoruz” dedi. 10 BİN METREKAREDE BİNLERCE ÜRÜN YÖREX’in 10 bin metrekarelik alanda, 5 gün boyunca binlerce ürünü ziyaretçilerle buluşturacağını belirten Ali Çandır, fuara oda ve borsalar, kalkınma ajansları, belediyeler, kooperatifler, üretici birlikleri ve firmalardan yoğun katılım olacağını söyledi. Çandır, coğrafi işaretli ürünlerin büyük çoğunluğunun tarım ve gıda ürünleri olduğuna dikkat çekerken, Tarım ve Orman Bakanlığı ve teşkilatının da YÖREX’e katılımını beklediklerini söyledi. Çandır, “YÖREX, bu yıl da Anadolu’nun dört bir yanından gelen değerlerin ve yöresel ürünlerin buluşma noktası olacak” dedi. Çandır, YÖREX’e girişin ücretsiz olacağını belirtti. YÖREX’TEN SONRA Cİ’Lİ ÜRÜN SAYISI 1810 OLDU Coğrafi işaretli ürünlerin önemine de değinen Çandır, YÖREX’in başladığı dönemde 109 olan coğrafi işaretli ürün sayısının bugün 1810’a ulaştığını, 873 yöresel ürünün ise tescil beklediğini kaydetti. YÖREX sayesinde coğrafi işaret farkındalığının arttığını belirten Çandır, Türkiye’nin 44 yöresel ürününün Avrupa Birliği’nde tescil edildiğini sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.