Hava Durumu

#Kooperatifler

Kırsal Haber - Kooperatifler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kooperatifler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Giresun Ziraat Odası’ndan Fındık Fiyatları İçin Acil Tedbir Çağrısı Haber

Giresun Ziraat Odası’ndan Fındık Fiyatları İçin Acil Tedbir Çağrısı

Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, fındık üreticisinin emeğinin karşılığını alabilmesi için fındık fiyatının yükselmesine yönelik 5 acil tedbir alınması gerektiğini belirtti. Fındık üreticisinin bugün en önemli sorununun yalnızca ürününü satmak değil, emeğinin karşılığını alabilmek olduğunu belirten Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, serbest piyasada oluşan fiyat ile üreticinin beklentisi arasındaki farkın giderek büyüdüğünü ifade etti. Üreticinin maliyetleri artarken, fındığın gerçek değerini bulamamasının kabul edilebilir olmadığını belirten Karan, fındık fiyatının yükselmesi için günübirlik açıklamalar değil, kalıcı ve uygulanabilir bir piyasa politikası ortaya konulması gerektiğini kaydetti. Karan, fındık fiyatının yükselmesi için alınması gereken 5 acil tedbiri şöyle sıraladı: TMO piyasada etkin olmalı Karan, birinci olarak TMO'nun piyasada etkin olması gerektiğini belirtti. TMO'nun alımlarının güçlü ve düzenli şekilde devam etmesi, üreticinin karşısında güvenilir bir alternatif oluşturması gerektiğini ifade eden Karan, TMO'nun açıkladığı fiyatın serbest piyasa açısından da önemli bir referans noktası olduğunu belirtti. Üretici düşük fiyattan satışa mecbur bırakılmamalı İkinci olarak üreticinin fındığını düşük fiyattan satmaya mecbur bırakılmaması gerektiğini belirten Karan, üreticinin borç ve finansman baskısı nedeniyle ürününü hasat döneminde elinden çıkarmasının fiyatların üzerindeki arz baskısını artırdığını ifade etti. Karan, üreticiye uygun koşullarda finansman sağlanması ve fındığını değerini bulana kadar muhafaza edebilmesinin önünün açılması gerektiğini belirtti. Üretici örgütleri güçlendirilmeli Üçüncü olarak üretici örgütlerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Karan, kooperatifler ve üretici birliklerinin daha etkin bir pazarlama yapısına kavuşturulması gerektiğini ifade etti. Karan, üreticinin tek tek pazarlık yapan değil, örgütlü şekilde piyasaya çıkan güçlü bir taraf haline getirilmesi gerektiğini belirtti. Fındık piyasasında rekabet artırılmalı Dördüncü olarak fındık piyasasında rekabetin artırılması gerektiğini belirten Karan, alıcı sayısının ve ihracat kanallarının artırılmasının üreticinin sınırlı sayıda alıcıya bağımlı kalmasını önleyeceğini ifade etti. Karan, fındık piyasasında rekabet ne kadar güçlenirse üreticinin pazarlık gücünün de o kadar artacağını belirtti. Rekolte ve piyasa verileri şeffaf olmalı Beşinci olarak rekolte ve piyasa verilerinin şeffaf olması gerektiğini belirten Karan, farklı kurumların birbirinden farklı rekolte rakamları açıklamasının piyasadaki beklentileri etkileyebildiğini ifade etti. Karan, üreticinin, tüccarın ve sanayicinin güvenebileceği şeffaf ve bilimsel bir rekolte sistemi oluşturulması gerektiğini belirtti. "Fındık üreticisi zararına satış yapmak zorunda değildir" Karan, fındık üreticisinin zararına satış yapmak zorunda olmadığını belirterek, üreticiye sadece “fındığını satma, bekle” demenin de yeterli olmadığını ifade etti. Üreticinin bekleyebilmesi için finansman desteği, güçlü TMO alımı ve örgütlü pazarlama sisteminin birlikte hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Karan, taleplerinin fındık fiyatının yapay yollarla yükseltilmesi olmadığını vurguladı. Karan, üreticinin emeğinin karşılığını aldığı, rekabetin bulunduğu, şeffaf ve sürdürülebilir bir piyasa düzeninin kurulmasını talep ettiklerini belirtti. Fındığın Karadeniz'in sadece tarım ürünü olmadığını, milyonlarca insanın geçim kaynağı ve Türkiye'nin önemli ihracat değerlerinden biri olduğunu belirten Karan, üreticinin alın terinin karşılığını bulacağı bir piyasa için mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.

KUDAKA’dan Yerel Değerlere Destek: Anadoludakiler Programı Başladı Haber

KUDAKA’dan Yerel Değerlere Destek: Anadoludakiler Programı Başladı

Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA), bölgenin köklü kültürünü ve yerel mirasını ekonomik değere dönüştürecek dev bir adımı hayata geçiriyor. 2026 Yılı Çalışma Programı ve Bütçesi kapsamında hazırlanan Anadoludakiler Coğrafi İşaretli Ürünlerin Üretimi ve Tanıtımı Mali Destek Programı, 17 Eylül 2026 tarihi itibarıyla resmen ilan edildi. Toplam bütçesi 75 milyon TL olan bu program; Erzurum, Erzincan ve Bayburt illerindeki tescilli veya tescil süreci başlamış coğrafi işaretli ürünlerin üretim ve tanıtım kapasitesini artırmayı hedefliyor. Yerel Ürünler "Anadoludakiler" Markasıyla Küresel Pazara Açılıyor Programın temel amacı; Doğu Anadolu’nun özgün lezzetlerini ve kültürel değerlerini sürdürülebilir bir ekonomik modele dönüştürmek. Bu kapsamda Erzurum, Erzincan ve Bayburt’ta yerel üretici örgütlerinin rekabet gücünün artırılması, ürünlerin işleme ve kalite altyapılarının güçlendirilmesi ile ulusal ve uluslararası pazarlara erişimin kolaylaştırılması planlanıyor. Desteklenecek projelerde üç temel öncelik öne çıkıyor: Coğrafi işaretli ürünlerin turizmle entegre bir şekilde tanıtılması ve deneyim alanlarının oluşturulması. Et, süt ve arıcılık gibi bölge için hayati önem taşıyan sektörlerde üretim, işleme ve kalite standartlarının yükseltilmesi. Üretimde kullanılan yerel ve doğal kaynakların sürdürülebilir, katma değerli yöntemlerle işlenmesine yönelik altyapıların kurulması. Proje Başına 10 Milyon TL’ye Varan Destek ve Önemli Şartlar KUDAKA tarafından sağlanan destek oranları projenin toplam uygun maliyetinin yüzde 25’i ile yüzde 50’si arasında değişecek. Proje başına verilecek destek miktarı asgari 2 milyon TL, azami ise 10 milyon TL olarak belirlendi. Uygulama süreleri 12 ile 24 ay arasında planlanan projelerde kritik bir zorunluluk da bulunuyor: Her projenin uygun bütçesinin yüzde 10 ile yüzde 25’lik kısmı, "Anadoludakiler" markasıyla bütünleşik tanıtım, pazarlama ve satış faaliyetlerine ayrılmak zorunda. Programa kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, kooperatifler ve birlikler başvuru yapabilecek. Bireysel başvuruların kabul edilmediği programda gerçek kişiler başvuru sahibi olamayacak. Başvuru Takvimi ve Eğitim Süreçleri Projelerin Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi (KAYS) üzerinden 9 Kasım 2026 saat 23.50’ye kadar onaylanması gerekiyor. Sistem üzerinden alınan taahhütnamelerin ise 16 Kasım 2026 saat 18.00’e kadar e-imza ile ya da elden/posta yoluyla KUDAKA’ya teslim edilmesi şart. KUDAKA, potansiyel başvuru sahiplerini bilgilendirmek amacıyla bölgede kapsamlı bir toplantı ve eğitim programı da başlattı. Yüz yüze bilgilendirme toplantıları 23 Eylül'de Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası'nda başlayarak, 24 Eylül'de Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası, 25 Eylül'de Bayburt Valiliği, 6 Ekim'de Oltu İlçe Belediyesi ve 7 Ekim'de Pasinler İlçe Belediyesi bünyesinde 14.00-15.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Ayrıca proje hazırlık sürecini kolaylaştırmak amacıyla 8 ve 9 Ekim 2026 tarihlerinde saat 13.00-15.00 arasında Zoom platformu üzerinden çevrim içi KAYS başvuru eğitimleri verilecek. Programın tüm detaylarına ve başvuru rehberine KUDAKA’nın resmi internet sitesindeki "Açık Destek Programları" bölümünden ulaşılabiliyor.

İzmir Gıda Sistemi Belgesi’ne Son Şekli Veriliyor Haber

İzmir Gıda Sistemi Belgesi’ne Son Şekli Veriliyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği İzmir Gıda Sistemi Çalıştayı tüm paydaşların katılımıyla başladı. Çalıştayın açılışında, üreticinin emeğini, doğayı ve her vatandaşın sağlıklı gıdaya erişim hakkını koruyan İzmir için çalıştıklarını ifade eden Başkan Tugay, en büyük sorumluluklarının ise çocuklar olduğunu söyledi. Çocuklar ve Gıda Güvenliği Misyon Projesi’ni başlattıklarını duyuran Başkan Tugay, “Çocuklar yeterli ve nitelikli gıdaya erişemezse eğitimde fırsat eşitliğinden söz etmek mümkün olmaz” dedi. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın göreve geldiği günden bu yana hayata geçirdiği gıda güvenliği hamleleri kapsamında hazırlanan İzmir Gıda Sistemi Belgesi’ne son şeklini verecek İzmir Gıda Sistemi Çalıştayı başladı. Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde düzenlenen çalıştayın açılışına İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım, Genel Sekreter Yardımcısı Hakan Uzun ve belediye bürokratları, kamu kurumu temsilcileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, kooperatifler ve sektör temsilcileri katıldı. Başkan Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde paydaşları buluşturan Gastronomi ve Gıda Konseyi’nin beş ayrı toplantısının çıktıları ışığında düzenlenen İzmir Gıda Sistemi Çalıştayı, Kent-Bölge Gıda Sistemi (City Region Food Systems – CRFS) yaklaşımı çerçevesinde yürütülen analizleri ve bunlara dayalı politika, eylem ve önerileri masaya yatıracak. “Gıda çölleri denebilecek ciddi adaletsizliklerin yaşandığı alanlar var” Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Başkan Dr. Cemil Tugay, Karşıyaka Belediye Başkanlığı döneminde hayata geçirdikleri Kentsel Gıda Stratejisi Belgesi çalışmalarını İzmir genelinde daha büyük ölçekte hayata geçirebilmek için iki buçuk yıldır çalışmaların titizlikle yürütüldüğünü ifade etti. İzmir’in Türkiye’nin tarımsal üretiminde en fazla paya sahip şehirlerinden biri olduğuna dikkat çeken Başkan Tugay, “Kooperatifleriyle, yenilikçi uygulamalarıyla, çevre duyarlılıklarıyla İzmir, Türkiye'ye ilham veren bir şehirdir. O nedenle bu kimliğin gereğini yerine getirmemiz gerekiyor. İzmir Gıda Sistemi Belgesi, öylesine hazırlanmış bir belge değil, gerçekten kapsayıcı ve katılım oranı yüksek bir çalışmadır. Gıda konusu, tarımsal üretim ve beslenmenin dışında boyutları olan bir konu. Ekolojik boyutu var, ekonomik boyutu var ve sosyal adaletle ilgili önemli boyutu var. Bu konuda bir planlama noksanlığı söz konusu. Gıda çölleri denebilecek kadar ciddi adaletsizliklerin yaşandığı alanlar var. O nedenle, İzmir'e mercekle bakıp; bölge bölge, alan alan bunları doğru değerlendirmek, sonra da neler yapabiliriz üzerine bir strateji belirlemek gerekiyor” şeklinde konuştu. “Üretmek kadar gıdanın hangi pazarlara nasıl ulaştığı da önemli” İzmir’in mekânsal planlama verileri hakkında bilgi veren Başkan Tugay, kent genelindeki yüksek üretime rağmen diğer şehirlerden yaş sebze ve meyve tedarik edildiğine dikkat çekerek, “İzmir'de 2024 yılında 479 bin ton patates üretilmiş, 58 bin tonu diğer illere gönderilmiş. Buna karşılık İzmir’e diğer illerden 41 bin ton patates gelmiş. Bu, plansızlık ve koordinasyonsuzluğu gösteriyor. Yani üretmek kadar gıdanın hangi kanallarla, hangi pazarlara nasıl ulaştığı da önemli. Üretici ile tüketici arasındaki zinciri güçlendirmek, aradaki kayıpları azaltmak ve yerel üretimin kent içinde daha fazla karşılık bulmasını sağlamak zorundayız” şeklinde konuştu. “İnsanların yoksullaştığı alanlarda gıdaya erişim zorlaşıyor” Üretimin yanı sıra gıdaya erişime dikkat çeken Başkan Tugay, “İnsanların yoksullaştığı alanlarda gıdaya erişim zorlaşıyor ve aynı zamanda gıdanın maliyeti artıyor; insanlar gıda için daha fazla para ödüyorlar. Üreticinin emeğinin karşılığını alabildiği ve her yurttaşımızın sağlıklı, yeterli ve uygun fiyatlı gıdaya ulaşabildiği bir sistemi kurmak lazım” dedi. “Çocukların beslenmesi Türkiye’nin gündeminde” En büyük sorumluluğun çocukların sağlıklı beslenmesi olduğunu dile getiren Başkan Tugay, “Çocuklarımızın beslenmesi Türkiye'nin gündeminde. Burada bir problem olduğunun herkes farkında. Gıda krizi ve yoksulluğa bağlı yetersiz beslenme en çok çocukların gelişimini etkiliyor. Bunun Türkiye'ye nasıl bir maliyet getireceğini düşünmek eminim zor değildir. Beslenme; öğrencilerin dikkatini, öğrenme sürecini, eğitim hayatını doğrudan ilgilendiren bir konu. Özellikle gelişme çağındaki, yani 0-14 yaş grubundaki çocuklar bu sorunun en hassas muhatapları durumundalar. Türkiye'de bu yaş grubunda 19,5 milyon çocuk var. 19,5 milyon çocuk, beslenme konusunda çok dikkat edilmesi gereken grup. Çocuklar yeterli ve nitelikli gıdaya erişemezse eğitimde fırsat eşitliğinden kimse söz edemez. Bu nedenle bizler, beslenmeyi, eğitim hakkının ve halk sağlığının ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Üstelik yetersiz beslenme, çocukların zehirli kimyasallara karşı da daha kırılgan hale gelmesine neden olabiliyor. Yetersiz beslenme durumunda bazı zararlı maddeler vücuda daha fazla zarar veriyor. Özetle gıda meselesi hem sağlık hem de eğitimle doğrudan ilgili bir meseledir” dedi. “Çocuklar ve Gıda Güvenliği Misyon Projesi'ni başlattık” İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak çocukların beslenmesini desteklemek için hayata geçirilen çalışmalar hakkında bilgi veren Başkan Tugay, “Biz yalnızca daha fazla gıda sağlamak ve insanlara gıda ulaştırmakla değil, gıdanın niteliğini, güvenliğini ve çocuk sağlığı üzerindeki etkilerini de gözetmekle yükümlüyüz. Bu nedenle Çocuklar ve Gıda Güvenliği Misyon Projesi'ni belediyemizde başlattık. Çocukların beslenmesi ve gıda güvenliği için de özel bir misyon grubu kurduk. Bu proje grubu, belediyemizdeki kreşlere, yurtlara, yemekhanelere, toplu beslenme yapılan diğer alanlara da yönelik çalışıyor. Burada arkadaşlarımız mutfaklarda kullanılan malzemelerden pişirme tekniklerine kadar bütün süreci ele alıyor. Çocukların gıda yoluyla zararlı kimyasallara maruz kalmaması için de çalışıyoruz. Burada bilim destekli uygulamalar yapıyoruz. Sağlık Dairesi Başkanlığımız aracılığıyla halka rehber kitaplar, kitapçıklar dağıtacağız. Çocuk sağlığını tehdit eden aşırı işlenmiş gıdalar konusunda bu sene yoğun eğitimler vereceğiz” şeklinde konuştu. “Her hemşehrimizin sağlıklı gıda hakkını koruyan İzmir için çalışacağız” Gıda güvenliğinin sadece tarımın, üretim sektörünün bir konusu olmadığının altını çizen Başkan Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği tanzim satış mağazaları İZMAR, Süt Kuzusu, Kent Lokantaları, Bokaşi Kompostu, Üretici Pazarları, Kent Bostanları gibi projelerin Kent-Bölge Gıda Sistemi anlayışının küçük parçaları olduğunu söyledi. Kırsal üretimi, kent yaşamını, halk sağlığını, sosyal adaleti, kültürel mirası ve ekolojik dengeyi aynı çerçevede buluşturacak bir yol haritası oluşturduklarını ifade eden Başkan Tugay, “Üreticimizin emeğini, doğamızın varlığını ve her hemşehrimizin sağlıklı gıda hakkını koruyan İzmir için çalışacağız” dedi. İzmir için üretimden tüketime, dağıtımdan atığa bütüncül bir çalışma Çalıştay hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Nehir Yüksel ise “Başkanımızın ortaya koyduğu hedefler doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz ve sona yaklaştığımız İzmir Kent-Bölge Gıda Sistemi Belgesi çalışmalarında öncelikle İzmir için üretimden tüketime, dağıtımdan atığa bütüncül bir çalışma gerçekleştirdik. İzmir'in kültürel, ekolojik ve sosyal boyutunu birlikte kurguladık. Bu süreçte yaklaşık 100 bin veri ile çalıştık. Coğrafi Bilgi Sistemleri temelli haritalar oluşturduk. Bunun yanı sıra çeşitli analizler ve saha doğrulamalarını gerçekleştirdik. Uluslararası deneyimlerden faydalanmak ve iş birliklerini artırmak amacıyla Şubat 2026'da Milano Gıda Paktı'na üyeliğimizi gerçekleştirdik. Yine Nisan 2026'da Gıda ve Gastronomi Konseyi toplantısını gerçekleştirdik. Konsey toplantısı sonrasında katılımcılarla yapılan 5 odak toplantı ile birlikte İzmir'in mevcut gıda sistemini, altyapısını ve potansiyelini değerlendirdik. Bu toplantılardan çıkan ortak çerçeve doğrultusunda bugün tarımsal üretimden başlayarak atık yönetimine kadar olan süreci ve kır-kent bağlantılarını bütüncül bir perspektiften ele alan İzmir Gıda Sistemi Çalıştayı'nda bir arada bulunmaktayız. Amacımız bu çalışmaları ortak hedefler, güçlü bir koordinasyon ve izlenebilir eylem planı çerçevesinde odaklaştırmaktır” diye konuştu.

Giresun’da Yeni Balıkçılık Sezonu Öncesi Değerlendirme Toplantısı Haber

Giresun’da Yeni Balıkçılık Sezonu Öncesi Değerlendirme Toplantısı

1 Eylül 2026 tarihinde açılacak olan yeni su ürünleri avcılık sezonu öncesinde, sektör paydaşlarının katılımıyla Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü toplantı salonunda "Su Ürünleri Avcılığı Değerlendirme" toplantısı gerçekleştirildi. ​Toplantıda, yeni sezonda uyulması gereken kurallar, sürdürülebilir balıkçılık politikaları ve kurumlar arası iş birliği masaya yatırıldı. ​Toplantıya Geniş Katılım Sağlandı ​Giresun'daki balıkçılık sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getiren toplantıya; Giresun İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, İl Müdür Yardımcısı Mehmet Fatih Şahin, İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü su ürünleri kontrol görevlileri, Sahil Güvenlik Komutanlığı, İl Jandarma Komutanlığı, Deniz Polisi ve Liman Başkanlığı temsilcileri, ​İl ve İlçe Su Ürünleri Kooperatifleri Başkanları ile çok sayıda balıkçı katılım gösterdi. ​İl Müdürü Yılmaz’dan Balıkçılara "Bereketli Sezon" Dileği ​Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, Giresun'un su ürünleri üretimindeki stratejik önemine dikkati çekti. ​"İlimiz, su ürünleri üretiminde oldukça önemli bir paya sahiptir. Bu potansiyeli daha da ileriye taşımak için bütün imkanlarımızı seferber ettik. Her zaman üreticilerimizin yanındayız, desteklerimizi sürdürmeye devam edeceğiz." ​İl Müdürü Yılmaz, konuşmasının sonunda tüm balıkçılara kazasız, bol ve bereketli bir avcılık sezonu temennisinde bulundu. ​Yeni Sezonda Dikkat Edilecek Hususlar ​Denetimler Artacak: Su ürünleri kaynaklarının koruması ve sürdürülebilirliğin sağlanması amacıyla Sahil Güvenlik, Deniz Polisi ve İl Müdürlüğü kontrol görevlileri sahada denetimlerini sıklaştıracak. ​Kurumlar Arası İş Birliği: Kaçak avcılığın önlenmesi ve yasalara uygun avlanmanın teşvik edilmesi için güvenlik güçleri ile kooperatifler koordineli şekilde çalışacak. ​Yasal Avcılık: Sürdürülebilir balıkçılık için boy, zaman ve yasaklara riayet edilmesinin önemi bir kez daha vurgulandı.

Üzümün Başkenti Manisa’da Bağbozumu Şenliği Başlıyor Haber

Üzümün Başkenti Manisa’da Bağbozumu Şenliği Başlıyor

Manisa Büyükşehir Belediyesi ve Şehzadeler Belediyesi iş birliğiyle 5-8 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek Manisa Bağbozumu Şenlikleri’nin tanıtımı, Tarihi Kurşunlu Han’da gerçekleştirilen basın toplantısıyla yapıldı. Manisa’nın köklü bağcılık kültürünü yeniden kent yaşamıyla buluşturmayı amaçlayan şenlik; bağbozumu etkinliklerinden gastronomiye, kadın emeği ve kooperatif stantlarından söyleşi, çalıştay ve konserlere kadar geniş bir programla gerçekleştirilecek. Manisa’nın en önemli tarımsal değerlerinden biri olan üzüm ve bağcılık kültürünü daha görünür hale getirmek, üreticinin emeğine sahip çıkmak ve şehir ile kırsal arasındaki bağı güçlendirmek amacıyla düzenlenen Manisa Bağbozumu Şenlikleri, 5-8 Eylül tarihleri arasında Şehzadeler’de gerçekleştirilecek. Şehzadeler Belediyesi ile Manisa Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen şenliklerin tanıtımı Tarihi Kurşunlu Han’da düzenlenen basın toplantısıyla yapıldı. Toplantıya Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, Genel Sekreter Yardımcıları, Başkan Danışmanları, Belediye Başkan Yardımcıları, daire başkanları ve birim müdürleri katıldı. Basın toplantısında şenliğin programı, hedefleri ve Manisa’nın bağcılık mirasına yönelik çalışmalar hakkında bilgi verildi. Başkan Dutlulu, “Sanayileşirken Tarımımızı ve Üretimimizi Korumalıyız” Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa’nın yaşadığı ekonomik ve sosyal zorluklara rağmen üzüm konusunda Türkiye’nin başkenti olduğu gerçeğinin değişmediğini belirterek, Manisa’nın bu değerinin çok daha fazla anlatılması gerektiğini söyledi. Manisa’nın yalnızca üzümüyle değil, sanayisi ve diğer tarımsal ürünleriyle de Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Başkan Dutlulu, sanayileşme sürecinde tarım alanlarının ve üretim gücünün korunması gerektiğine dikkat çekti. Başkan Dutlulu, “Manisa, yalnızca üzümüyle değil, aynı zamanda sanayisiyle de çok önemli bir kent. Ancak sanayileşirken tarımımızı ve üretimimizi korumamız gerekiyor” dedi. Zeytin, üzüm ve diğer tarımsal ürünlerin Manisa için büyük bir güç olduğunu vurgulayan Dutlulu, üzümün de buğday gibi stratejik bir ürün olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Manisa’nın yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın önemli üzüm merkezlerinden biri olduğunun daha fazla anlatılması gerektiğini ifade eden Dutlulu, Alaşehir, Sarıgöl ve diğer ilçelerin kendine özgü üretim değerleriyle bu mirasın önemli parçaları olduğunu söyledi. “Şehir ile Kırsal Arasındaki Bağı Yeniden Güçlendirmeliyiz” Bağbozumu Şenlikleri’nin önemli amaçlarından birinin de şehir merkezi ile kırsal arasındaki bağı yeniden güçlendirmek olduğunu belirten Başkan Dutlulu, üretimin, üzümün ve bağcılığın yeniden şehir yaşamının bir parçası haline getirilmesi gerektiğini söyledi. Şenliğin önemli bir bölümünün mahallelerde gerçekleştirilecek olmasının bu açıdan değerli olduğunu ifade eden Dutlulu, üretim merkezlerinin de festivalin merkezinde yer alacağını belirtti. Kent merkezinde de konserler, pazarlar ve çeşitli etkinliklerle güçlü bir program hazırlanacağını kaydeden Dutlulu, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti. “Geleceğimizi Korumak İçin Bugün Doğru Adımlar Atmalıyız” Konuşmasında planlı kentleşme ve tarım alanlarının korunmasına da dikkat çeken Başkan Dutlulu, gelecek nesillerin gıda güvenliğini sağlamak için bugün doğru kararlar alınması gerektiğini vurguladı. Özellikle imar konusunda büyük hatalar yapılmaması gerektiğini belirten Dutlulu, “Bugünün ihtiyaçlarını karşılamak adına geleceğimizi ötelememeliyiz. Yatay gelişmeyi, planlı kentleşmeyi ve üretim alanlarımızı korumayı esas almalıyız” dedi. Tarım alanlarının korunmasının yalnızca üretim açısından değil, ülkenin gıda güvenliği açısından da büyük önem taşıdığını ifade eden Dutlulu, üretimin sürdürülebilir hale getirilmesi ve Türkiye’nin kendi kendine yetebilen üretim yapısının korunması gerektiğini söyledi. Bağbozumu Şenlikleri’nin zaman içerisinde daha da büyümesini ve uluslararası ölçekte tanınan bir organizasyona dönüşmesini istediklerini belirten Dutlulu, Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak böyle bir organizasyonun içerisinde yer almaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti. Manisa’da Dolu Dolu Bir Eylül Festivalin kültürel ve tarımsal yönünün yanı sıra sosyal açıdan da Manisalılara keyifli etkinlikler sunacağını belirten Başkan Dutlulu, Manisa’nın 17 ilçesindeki vatandaşları şenliklere davet etti. Bağbozumu Şenlikleri’nin Kurtuluş Haftası etkinlikleriyle birleşmesinin de ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden Dutlulu, 30 Ağustos konserleriyle başlayacak etkinliklerin 15 Eylül’e kadar Manisa’nın farklı noktalarında devam edeceğini söyledi. Başkan Dutlulu, “Üzüm Festivali ile birlikte Manisa’da 15 Eylül’e kadar dolu dolu bir Eylül ayı yaşatmayı hedefliyoruz” dedi. Etkinliklerin kent ekonomisine ve esnafa da katkı sağlayacağını belirten Dutlulu, festivallerin Manisa’nın hareketlenmesi ve esnafın nefes alması açısından önem taşıdığını ifade ederek, organizasyonda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarına ve katkı sunan herkese teşekkür etti. Başkan Şimşek, “Var Olan Mirasımızı Yeniden Ayağa Kaldırmak İstiyoruz” Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek ise Manisa’nın 878 bin dekar bağ alanı ve yıllık 1 milyon 140 bin tonluk üretimiyle Türkiye’nin en önemli üzüm merkezlerinden biri olduğunu belirterek, bağcılığın yaklaşık 40 bin ailenin geçim kaynağı olduğunu ifade etti. Manisa’da 1937 yılında düzenlenen “Üzüm Bayramı”ndan bu yana bağcılık kültürünü merkeze alan geleneksel bir organizasyonun süreklilik kazanamadığına dikkat çeken Şimşek, Manisa Bağbozumu Şenlikleri ile mevcut mirası yeniden canlandırmayı amaçladıklarını söyledi. Şimşek, “Bizim derdimiz yeni bir gelenek yaratmak değil, var olan mirasımızı yeniden ayağa kaldırmaktır” diyerek, şenliğin yalnızca birkaç günlük bir eğlence organizasyonu olmadığını vurguladı. Bağcılık ve Tarım Çalıştayı ile üzümün geleceğinin ele alınacağını belirten Şimşek, kadın emeği, kooperatifler ve yerel üreticilerin de etkinliklerde yer alacağını söyledi. Şenliğin kent merkezinin yanı sıra mahallelere de taşınacağını ifade eden Şimşek, 5 Eylül Cumartesi günü Hacıhaliller’de gerçekleştirilecek bağ kahvaltısıyla başlayacak programın Ulupark, Tarzan Meydanı ve Şemsiyeli Sokak’taki etkinliklerle devam edeceğini belirtti. Kortej yürüyüşleri ve konserlerin de düzenleneceği şenliklerin her yıl büyütülerek ilerleyen yıllarda uluslararası ölçekte bir organizasyona dönüştürülmesinin hedeflendiğini kaydeden Şimşek, tüm Manisalıları şenliğe davet etti. Basın toplantısının ardından Başkan Dutlulu ve Başkan Şimşek, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Şenlik kapsamında düzenlenecek Bağcılık ve Tarım Çalıştayı, gastronomi etkinlikleri, sanat atölyeleri, söyleşiler, paneller, kortej ve konserlerin gün gün programının kamuoyuyla paylaşılacağı belirtildi. Programın sonunda basın mensuplarına günün anısına özel olarak hazırlanan bağbozumu hediye çantaları takdim edildi.

Mersin Büyükşehir’den Çiftçilere Kapsamlı Tarımsal Destek Haber

Mersin Büyükşehir’den Çiftçilere Kapsamlı Tarımsal Destek

Mersin Büyükşehir Belediyesi, üreticilere her alanda destek ulaştırmaya devam ederken, sert çekirdekli ürünlerde ciddi kayıplara neden olan Akdeniz Meyve Sineği ile mücadele kapsamında Tarsus ve Çamlıyaylalı üreticilere feromon tuzak dağıtımı gerçekleştirdi. ​Tarsus-Çamlıyayla Koordinasyon Şube Müdürlüğü yerleşkesinde düzenlenen programda; Tarsus’tan 889 ve Çamlıyayla’dan 57 olmak üzere toplam 946 üreticiye 28 bin 320 adet feromon tuzağı teslim edildi. ​Küçük Ölçekli Üreticilere Biyolojik Mücadele Desteği ​Tarım ve Orman Bakanlığı Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı olan ve 1-12 dekar arasında sert çekirdekli meyve üretimi yapan küçük ölçekli üreticiler bu destekten yararlandı. Dağıtım kapsamında: ​Bahçe alanı 6 dekara kadar olan üreticilere 20 adet feromon tuzağı verildi. ​Bahçe alanı 6-12 dekar aralığında olan çiftçilere ise 40 adet feromon tuzağı dağıtıldı. ​Kimyasal ilaç kullanımını en aza indirerek doğanın dengesini koruyan bu biyolojik mücadele yöntemi, kalıntı riskini ve ihracatta yaşanan problemleri de asgariye indiriyor. ​Kooperatifler Aracılığıyla Makine ve Ekipman Desteği ​Üretim bölgelerinin ihtiyaçlarına göre kooperatifler aracılığıyla makine ve ekipman desteği sağlayan Büyükşehir Belediyesi; ​1 adet nar taneleme makinesi, ​1 adet üzüm sıkma makinesi, ​1 adet hamur yoğurma makinesini üreticilerin kullanımına sundu. ​Karadirlik Sulama Kooperatifi Başkanı Sadi Çiftçi, talep ettikleri nar taneleme ve üzüm sıkma makinelerinin teslim edilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek Başkan Vahap Seçer’e teşekkür etti. ​Tarsus’ta Yatırımlar ve Projeler Artarak Devam Ediyor ​Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Abdullah Selçuk Şahutoğlu, tarımın sürdürülebilirliğine dikkat çekerek bölgeye uygun ve yöreye özgü projeler geliştirdiklerini belirtti. Tarsus’ta bu yıl Sarıulak zeytin fidanı ve nergis soğanı dağıtılacağını, ayrıca sulama borusu desteği kapsamında verilecek 8 bin metre ile birlikte ilçede toplam 43 bin 508 metre sulama borusuna ulaşılacağını ifade etti. ​Tarsus Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Tepeçaylak Mahallesi Muhtarı Ali Kuren ile feromon tuzak desteğinden faydalanan üreticiler Feride Yıldırım Taş, Ramazan Ateş ve Özenç Çağlar; meyveleri çürüten Akdeniz Meyve Sineği ile mücadelede sağlanan bu desteğin ve geçmiş yardımların üretim için hayati önem taşıdığını belirterek Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkürlerini ilettiler.

Tarımsal Amaçlı Örgütlerin Derecelendirme Başvuruları Başlıyor Haber

Tarımsal Amaçlı Örgütlerin Derecelendirme Başvuruları Başlıyor

Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen “Tarımsal Amaçlı Örgütlerin Derecelendirilmesi” çalışmaları kapsamında 2026 yılı başvurularının başlayacağını belirterek üretici örgütlerine çağrıda bulundu. İl Müdürü Baydar yaptığı açıklamada, güçlü üretici örgütlerinin tarımsal kalkınmanın temel taşlarından biri olduğunu ifade ederek şu bilgilere yer verdi: “Tarım ve Orman Bakanlığımızın görev alanında bulunan Tarımsal Amaçlı Kooperatifler, Üretici Birlikleri ve Islah Amaçlı Yetiştirici Birlikleri için 2026 yılı derecelendirme başvuruları başlamıştır. Güçlü örgütler, güçlü tarım anlayışıyla yürütülen bu çalışma; üretici örgütlerimizin kurumsal kapasitelerinin geliştirilmesi, hizmet kalitesinin artırılması ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmaları açısından büyük önem taşımaktadır.” Başvuruların 01 Haziran – 05 Temmuz 2026 tarihleri arasında gerçekleştirileceğini belirten Baydar, işlemlerin e-Devlet Kapısı üzerinden ve todes.tarimorman.gov.tr adresi aracılığıyla yapılacağını söyledi. Başvuru şartları ve gerekli bilgilere ilişkin “Uygulama Rehberi”ne aynı internet adresinden veya Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü resmi web sitesinin “Duyurular” bölümünden ulaşılabileceğini kaydeden Baydar, Muğla’daki tüm ilgili tarımsal örgütleri başvuru yapmaya davet etti. İl Müdürü Seyfettin Baydar açıklamasında ayrıca, üretici örgütlerinin güçlenmesinin hem üreticilerin rekabet gücünü artıracağını hem de kırsal kalkınmaya önemli katkılar sağlayacağını vurguladı.

Büyükşehir’in Çiftçi Şenliği Bereketiyle Kutlandı Haber

Büyükşehir’in Çiftçi Şenliği Bereketiyle Kutlandı

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl 11’incisini düzenlediği “Çiftçi Şenliği”, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın katılımıyla İzmit Sapakpınar’da gerçekleştirildi. Başkan Büyükakın, sağanak yağış altında yoğun katılımla gerçekleşen kutlamalar için, “Şenliğimiz bereketiyle kutlanıyor. Çiftçimize desteğe durmadan devam edeceğiz. Biz sadece hizmet ediyoruz” dedi. ÇİFTÇİNİN YÜZÜ DESTEKLERLE GÜLÜYOR Avrupa’nın birçok şehrinde yeterli destek alamadığı için eylemde olan çifçiler, Kocaeli’de farklı etkinliklerle Dünya Çiftçiler Günü’nü kutlamaya devam ediyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğündeki kutlamalar pazar günü İzmit Sapakpınar Mahallesi’nde devam etti. Büyükşehir destekleri ile yüzü gülen çiftçiler, şenliğe yüksek katılım gösterdi. Sağanak yağışa rağmen alan, çiftçilerin ve vatandaşların akınına uğradı. Şenliğe, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kandıra Belediye Başkanı Erol Ölmez, AK Parti İzmit İlçe Başkanı Halil Güngör Dokuzlar, Kocaeli İl Tarım Müdürü Ali Ulvi Özerdem, İzmit Ziraat Odası Başkanı Yusuf Karaaslan, tarımla ilgili kooperatif ve birliklerin temsilcileri ile muhtarlar da katıldı. “ŞOV YOK, RİYA YOK. SADECE HİZMET VAR” Başkan Büyükakın, şenlik alanındaki stantları gezerek çiftçilerle yakından ilgilendi. Çiftçiler, sevgi gösterileri ile karşıladıkları Büyükakın’a teşekkür etti. Sağanak yağışa dikkat çeken Başkan Büyükakın, Çiftçi Şenliği’nin bereketi ile geldiğini belirterek, “Biz bu programları ne zaman yapsak, bereket oluyor. Çünkü biz, sizden aldığımız emanetin hakkını vermek için sadece hizmet ediyoruz. Şov yok, yalan yok, riya yok. Sadece hizmet var. Sadece sizin mutluluğunuz için emek var. Bunun karşılığında da bereket var. Şimdiden bereketli bir sezon diliyorum” dedi. “BU BEREKET DEVAM ETMELİ” Tarımın önemine de değinen Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, bu nedenle son 7 yılda üreticiye 1.5 milyar TL’lik destek sunduklarını hatırlattı. Başkan Büyükakın, “Sizi desteklemeye devam edeceğiz. Çünkü asıl bereketin toprakta olduğunu, toprağın ekilmeden bereketin devam etmeyeceğini biliyoruz. Bugüne kadar 1.5 milyar liralık destekle 97 proje hayata geçirdik. Bundan sonra da var gücünüzle arkanızda olacağız. Bu bereket devam etmeli” dedi. “ÇİFTÇİLERİN REİSİ BÜYÜKAKIN’DIR” Kandıra Belediye Başkanı Erol Ölmez de şenlikte bir konuşma yaptı. Ölmez, “Kocaeli sadece sanayinin değil, tarımın da başkentidir. Bu, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin destekleri sayesinde oluyor” dedi. İzmit Ziraat Odası Başkanı Yusuf Karaaslan konuşmasına, “Çiftçilerin reisleri vardır. Bizim reisimiz de Tahir Büyükakın’dır” diyerek başladı. Sözleri çiftçilerden büyük alkış alan Karaaslan, “Bugüne kadar bizden desteğini esirgemedi. Her zaman yanımızda oldu” dedi. Karaaslan, Başkan Büyükakın’a çiftçilerin geleneksel kıyafetleri olan şalvar ve sekiz köşe kasket hediye etti. BAŞKAN’A OĞLAK HEDİYE EDİLDİ Şenlikte konuşan Sapakpınar Mahalle Muhtarı Ejder Okumuş ise tarıma desteklerinden dolayı Başkan Büyükakın’a teşekkür ederek, “Bu şenlik hem çiftçimizin moralini yükseltiyor hem de birlik beraberliğimizi güçlendiriyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği % 75 hibe destekli tohumların ekimine başladık. Bunun için de teşekkür ediyoruz” dedi. Muhtar Okumuş konuşmasının ardından çiftçiler adına Başkan Büyükakın’a oğlak hediye etti. ETKİNLİKLER ŞENLİĞE RENK KATTI Renkli görüntülere sahne olan şenlikte, eğlenceli ve ödüllü organizasyonlar düzenlendi. Mehter konseri, halk oyunları, animatör gösterileri ve çocuk oyun alanları da gün boyunca şenliğe renk kattı. Şenlik alanında kurulan stantlarda birlik ve kooperatifler faaliyetlerini tanıtırken, firmalar da tarımsal alet ve ekipmanlarını vatandaşların beğenisine sundu. Şenlikte ayrıca çekilişler de yapıldı. Üreticilere çekilişle buzağı, oğlak, akülü traktör, cep telefonu gibi hediyeler dağıtıldı. Ayrıca alan yöresel ürün stantlarıyla doluydu. Konuklara bol bol mancarlı pide, ayran ve limonata ikram edildi. Sponsorlar eşliğinde şenliğe katılanlara civciv, yem, fide ve bitkiler de verildi. İMERA FİNALDE SAHNE ALDI Konuşmaların ardından, ziraat odası başkanları ve çiftçileri, Başkan Büyükakın’a yetiştirdikleri ürünlerden hediye etti. Şenliğin finalinde Karadeniz müziğinin sevilen temsilcilerinden İmera sahne aldı. Seslendirdiği birbirinden güzel eserlerle katılımcılara unutulmaz anlar yaşatan grup, şenliğe damga vurdu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarım Master Planı Çalışmalarında Sona Yaklaştı Haber

İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarım Master Planı Çalışmalarında Sona Yaklaştı

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kapsamında üreticilerin emeği ve kırsal kalkınmanın önemi bir kez daha gündeme gelirken, İzmir Büyükşehir Belediyesi kırsalda topyekûn kalkınmayı hedefleyen Tarım Master Planı çalışmalarında sona yaklaştı. Kooperatifleri merkeze alan plan; toprağı ve suyu koruyan üretim modeli, gıda güvenliği, dirençli kırsal ekonomi ve genç nüfusun göçünü önleyecek politikalarla İzmir tarımına yeni bir yol çiziyor. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü, üretimi sürdüren çiftçinin emeğini, gıda güvenliğindeki kritik rolünü ve kırsal kalkınmanın önemini hatırlatırken, İzmir Büyükşehir Belediyesi de tarımın geleceğine yön veren adımlarıyla öne çıkıyor. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay öncülüğünde hazırlanan Tarım Master Planı, İzmir’in kırsal kalkınma rotasını belirledi. Sürdürülebilir tarım, gıda güvenliği ve krizlere karşı dirençli bir kent hedefiyle oluşturulan yol haritasında kooperatifler merkezde yer aldı. Kırsal Çalışma Grubu Tarım Gıda Komisyonu tarafından yürütülen çalışmanın detaylarını Prof. Dr. Yusuf Kurucu paylaştı. İzmirli çiftçileri kooperatif çatısı altında güçlendirmeyi amaçlayan plan kapsamında, ziraat odalarıyla birlikte kent genelindeki 163 kırsal kalkınma kooperatifi, 81 sulama kooperatifi ve 45 su ürünleri kooperatifiyle kapsamlı görüşmeler yapıldı. Planın ilk aşamasında kooperatif temsilcileri Başkan Tugay ile bir araya gelirken, ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın uzman ekipleri sahaya çıkarak tüm kooperatifleri yerinde ziyaret etti. Yapılan görüşmeler sonucunda üreticilerin talepleri önceliklendirilerek uygulama süreci başlatıldı. “Büyükşehir’in kırsal kalkınma politikalarının merkezinde kooperatifler var” Başkan Dr. Cemil Tugay ile tarımda, kırsal kalkınmada bütüncül olarak bir yol haritası belirlendiğini söyleyen Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Bu yol haritası üzerinde yapılacak işlerin pek çoğu, kooperatiflerle kesişiyor. Yani İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin kırsal hizmetler, tarım politikaları konusunda kooperatifler merkezde oldu. Yapacağımız her çalışmayı mümkünse kooperatifler aracılığıyla yapmak istiyoruz. Eğer kırsal kalkınmayı geliştirmek istiyorsak, biz yine kooperatifler aracılığıyla bunu yapacağız. Bizlerle sadece onların yanına gittiğimiz zaman değil, her zaman iletişime geçebilirler. Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı, Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı’nın kapıları açık. Sadece 2026'da değil, bütçeyi artırarak ilerleyen yıllarda da kırsal kalkınma yolunda yine kooperatiflerle iş birliği yapmaya devam edeceğiz. Onlar bizlere taleplerini ilettiği sürece biz de mevzuat ve ekonomik koşullar elverdiği sürece bunları gerçekleştirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı. Kooperatiflerin ortak endişesi susuzluk Kooperatiflerle yapılan görüşmelerin ışığında Tarım Master Planı’nın ana hedeflerini aktaran Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Üç yıl üst üste kuraklık yaşadık. Bu sene biraz yağmur yağdı ama iklim bilimcilere göre gelecek yıllarda maalesef bu böyle devam etmeyecek; iklim bilimciler kuraklık riskinin devam edeceğini söylüyor. Kısa sürede aldığımız ve sellere neden olan yağışlar da iklim değişikliğinin bir sonucudur. Kooperatifler bize geldiğinde tamamı, yani üç grup kooperatif de iklim değişikliğinin etkisinden bahsettiler. Kırsal kalkınma ve sulama kooperatiflerinin hepsi 2025 yılı ve öncesinde yaşanan susuzluktan, kuraklıktan bahsettiler. Dolayısıyla biz de önlemlerimizi değişen iklim koşullarıyla uyumlu olarak alıyoruz” dedi. Kurucu, iklim değişikliğine uyum konusunda kooperatiflerle iş birliği yaptıklarını belirterek “Salma sulamayı damlamaya geçirmek, damlamayı toprak altı damlamaya geçirmek, aşırı gübrelemeden kaçınmak, daha az gübre vermek, bilinçli hayvancılık yapmak, toprağın organik maddesini artırmak gibi çalışma hedeflerimiz var” diye konuştu. Gençlerin olması şart İkinci ana konunun, genç nüfusun kırsaldan kente göçü olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Kırsalda genç nüfus neredeyse kalmadı. Çok büyük kayıp var. Bu çok önemli ve duvara çarpacağımızın bir resmidir. Kırsalda genç nüfusu tutabilmek için, onların sosyal refahını sağlayabilmemiz gerekiyor. Dolayısıyla kooperatiflerde de gençlerin olmasını istiyoruz. Yani yapılacak işin, bir yıllık iki yıllık değil, sürdürülebilir olması gerekiyor. Bunun için de gençlerin olması şart. Başkan Dr. Cemil Tugay’ın tutumu kırsaldaki gelişmişliği dengelemek, kırsaldaki istihdamı yerinde tutmak üzerine. Özellikle bunu sağlayabilirsek, kırsaldan göçü engellemiş olacağız. Tamamıyla durdurmamız mümkün değil ama yüzde 10, yüzde 15 oranında göçü azaltma çabasında başarılı olabilirsek, bilin ki kırsaldaki üretim gelecek için umut verir hale gelecek” dedi. Tarımda teknolojiyi önerdiklerini vurgulayan Kurucu, “Tarımsal teknolojinin gelişmesi lazım ancak 65-75 yaş aralığındaki çiftçilere yeni tarımsal teknolojiyi öğretmek çok zor. Onlardan, bundan sonra 10 yıl daha bir tarımsal üretimin içerisinde kalmalarını beklemek de çok zor. Bu nedenle gençlere çok önem veriyoruz. İstediğimiz, genç nüfusun yerinde kalması. Burada başlattığımız ‘Toprağın Genç Aklı’ projesi, sevindirici bir şekilde karşılık buldu ve çok umut vericiydi. Arkadaşlarımız çalışmalarına devam edecekler” diye konuştu. “İzmir’in dirençli bir gıda üreticisi olması gerekiyor” Pandemi, susuzluk ve gıda krizi gibi konulara dikkat çeken Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Başka krizler gelebilir. Bu gibi durumlarda İzmir’in dirençli bir gıda üreticisi olması gerekiyor. Mutlaka kendi gıdasını ulaşılabilir ve güvenli bir şekilde İzmirliye ulaştırması lazım. Kooperatifçilik; gıda üretimi ve gıda güvenliği, gıdaya ulaşabilmek için temel bir direnç sağlayan yapıdır. Bu yapıyı kaybetmemek lazım. Başkanımız Dr. Cemil Tugay, tarıma ve gıda sağlığına özellikle önem veriyor. Bireysel olarak üreticileri denetlemek mümkün değil. Ama kooperatifler, kendi ortaklarının ürettiği ister sebze meyve olsun, ister süt ve süt ürünleri olsun tüm üretimleri denetleyebilirler. O yüzden gıda sağlığı temel hedefine ulaşmak için de bizim kooperatiflerle iş birliği yapmamız gerekiyor” şeklinde konuştu. “Amacımız çok kooperatif değil, ortağı çok, dirençli kooperatif” Mevcut kooperatiflerin yapılarının güçlendirilmesi için eğitimlerin başlatıldığını ifade eden Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Kırsalda gittiğinizde kooperatiflere karşı bir güven kaybı var. Bu güven kaybının temel nedeni yönetimsel sorunlar olabiliyor. Hatalar yapıyorlar; hatalar yapınca bu kez karşılığı bir ceza, borç gibi bir şeyler gelebiliyor ve güven kaybı oluyor; kooperatif tasfiyeye gidiyor, iflasa gidiyor. Bunları engellemek için de önce kendi birimimize kooperatifle ilgili mevzuat eğitimi verdik. Kooperatifler bizden eğitim talep etti, onları da planlıyoruz. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı aracılığıyla da kooperatifçilik eğitimini biz yerinde onlara vereceğiz. Amacımız çok sayıda kooperatif olsun diye değil, ortağı çok olan kooperatifler olsun. Kazansınlar ve bu kazançlarını eşit dağıtabilsinler, dirençli olsunlar” dedi. “Doğayı kirletmeden, yerinde üretim” 2025 Dünya Kooperatifçilik Yılı’nın "Kooperatifler daha iyi bir dünya kurar" mottosunu hatırlatan Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Bugün Fransa'da, Almanya'da, Danimarka’da tarım ne kadar güçlü ve dirençli. Bu direnci, kooperatifler ve onun üst çatı kooperatifleriyle, yani devasa kooperatifleşmeyle sağlamışlar. Gıda fiyatı çok oynamaz, çiftçinin geliri regüle edilmiştir, iniş çıkışlar yaşanmaz. Çiftçi kırsalda kalmaktan memnundur. Bizim de bunu sağlamamız gerekiyor. Bu nedenle kooperatifler bizim temel kalkınma stratejilerimizin merkezinde oturuyor. Sürdürülebilir tarımsal üretim bizim temel hedeflerimizin içerisinde. Bunların kurumsal olarak yapılmaya devam edilmesi gerekiyor. Önemli dediğim şey de gıda ve su. Özellikle suyu da kirletmeden, toprağı da kirletmeden, üreticiyi de yerinde tutarak üretim yapmak” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.