Hava Durumu

#Koyun

Kırsal Haber - Koyun haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Koyun haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Denizli’de Üretime "Bereketli Sürüler" Dopingi Haber

Denizli’de Üretime "Bereketli Sürüler" Dopingi

Denizli Büyükşehir Belediyesi, yerel ekonomiyi canlandırmak amacıyla başlattığı “Bereketli Sürüler Projesi” kapsamında 572 üreticiye toplam 1.182 damızlık koyun ve koç desteği sağladı. Üretimi şehrin kurtuluş reçetesi olarak tanımlayan Başkan Çavuşoğlu, “Biz bu şehre aşığız. Bu şehirde üretenin yolu açık, başı dik olacak. Bu şehirde üreten kazanacak” dedi. Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından yerel ekonomiyi güçlendirmek ve küçükbaş hayvancılığı desteklemek amacıyla hayata geçirilen “Bereketli Sürüler Projesi” kapsamında, damızlık koyun ve koç desteği dağıtımı düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Denizli Ticaret Borsası Canlı Hayvan Pazarı’nda yapılan törene, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, CHP İl Başkanı Ali Osman Horzum, ilçe belediye başkanları, Büyükşehir bürokratları, ulusal ve yerel basın kuruluşlarının temsilcileri, Denizli’nin dört bir yanından gelen üreticiler ve davetliler katıldı. “Halkın parasını üreticinin alın terine harcıyoruz” Üreticinin alın terini baş tacı yapma sözüyle yola çıktıklarını belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, sosyal belediyecilik anlayışıyla şehrin kaynaklarını doğrudan halka aktardıklarını vurgulayarak, “Biz yola çıkarken bir söz verdik; eli nasırlı, alnı açık, tohumu toprakla buluşturan üreticimizi bu şehrin efendisi yapacağız dedik. Bugün burada hiçbir siyasi ayrım gözetmeksizin, tamamen şeffaf bir şekilde yapılan kuralarla gerçek ihtiyaç sahiplerine küçükbaş hayvan desteği sağlıyoruz. Birileri geçmişte belediyenin imkanlarını şahsi işlerinde kullanmış, halkın parasını kendi konforuna harcamış olabilir. Ancak bizim dönemimizde Denizli’nin tek kuruşu dahi boşa gitmeyecek. Bizim tek bir derdimiz var; o da üretenin yüzünü güldürmek, yastığa başımızı koyduğumuzda harama bulaşmamış olmanın huzuruyla uyumaktır” ifadelerini kullandı. Başkan Çavuşoğlu, “Üreticinin yanında saf tutuyoruz” Hayvancılığın zahmetli ama bereketli bir yolculuk olduğunu ifade eden Başkan Çavuşoğlu, desteklerin artarak devam edeceğini belirterek konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Siyasi fikri ne olursa olsun, bu şehirde üretmek isteyen herkesi baş tacı yapmaya söz verdik ve bugün bu sözü tutmanın gururunu yaşıyoruz. 'Kendi adamlarına verirler' diyenlere inat; müracaat eden her bir hemşehrimizin huzurunda, kuraları bizzat kendi ellerinizle çektirerek adaleti sağladık. Bizim terazimizde siyasi görüş değil, nasırlı ellerin emeği var. Bugüne kadar kimseye nasip olmamış mazot, gübre ve hayvan desteklerini hayata geçirirken tek bir kriterimiz oldu. O da bu topraklar için dökülen alın teridir. Sizler güneşin altında, yağmurda çamurda çalışırken biz de sizin yanınızda saf tutmaya devam edeceğiz. Bu şehirde kadınlarımızın bereketi, üreticimizin azmi olduğu sürece aşamayacağımız engel yok. Hayvanlarınız bereketli, kazancınız bol olsun; biz her daim yanınızdayız.” “Bu ülkenin tek çıkış yolu üretimden geçer” Üreticinin ve alın teri döken köylünün her daim yanında olduklarını vurgulayan CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, törende yaptığı konuşmada üretimin hayati önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Derman belediyecilik anlayışımız gereği sadece asfalt ve kaldırım yapmakla kalmıyor, üretime destek veriyoruz. Bugün ülkemiz maalesef samanından buğdayına kadar pek çok kalemde ithalata mahkûm edilmişken; bizler tüm zorluklara göğüs gererek üretimden vazgeçmeyen, özellikle hayvancılıkta büyük emek veren kadınlarımızın ve çiftçilerimizin yanındayız. Büyükşehir Belediyemizce hayata geçirilen bu küçükbaş hayvancılık desteği, hem bereketin kapısını aralamakta hem de ekonomik dar boğaza karşı üretimle verilen en güçlü cevabı temsil etmektedir. Biz el birliğiyle üretmeye devam edeceğiz, çünkü bu ülkenin tek çıkış yolu üretimden ve sizlerin mübarek ellerinden geçmektedir.” Denizli’de üretimin çarkları kadınların eliyle büyüyor Yerli ırkların yaygınlaştırılmasını ve sürülerde genetik ıslahla verimliliğin artırılmasını amaçlayan proje, törenin ardından üreticilerin hayvanlarını teslim almasıyla fiilen üretim sürecine dahil oldu. Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu ve beraberindeki protokol üyeleri, üreticilere koyun-koç dağıtımını birlikte gerçekleştirdi. Projenin en dikkat çeken isimlerinden biri de üniversite mezunu olan Baklanlı genç üretici Elif Hayta oldu. Eğitimini tamamladıktan sonra Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı bu imkânla hayvancılığa ilk adımını atan Hayta, gençlerin üretimde yer almasının önemine vurgu yaptı. İlk kez üreticiliğe başlayacak olmanın heyecanını yaşayan Elif Hayta, Başkan Çavuşoğlu’na bu önemli destek için teşekkür etti. 572 üreticiye 1182 adet koyun-koç desteği Proje kapsamında, hayvancılığa yeni adım atan 305 kadın üreticiye toplam 610 dişi koyun ve 305 damızlık koç teslim edildi. Kadın emeğini hayvancılıkta profesyonelleştirmeyi hedefleyen bu adımın yanı sıra, mevcut sürüsünü güçlendirmek isteyen 267 üreticiye de verimi yüksek birer damızlık koç dağıtımı gerçekleştirildi. Böylelikle kentin hayvancılık potansiyeline doğrudan can suyu verildi. Şap hastalığı nedeniyle karantina süreci devam eden Tavas ve Kale ilçesindeki 4’ü kadın olmak üzere toplam 10 üreticiye ise karantina süresi tamamlandıktan sonra koyun-koç desteği ulaştırılacak. Denizli Büyükşehir Belediyesi, bu projeyle sadece hayvan desteği sağlamakla kalmayıp, kırsal bölgelerdeki gelir kaynaklarını çeşitlendirerek sürdürülebilir bir tarım modelinin temellerini de sağlamlaştırdı.

TİGEM Polatlı Tarım İşletmesinde 11 Bin Kuzu Dünyaya Geldi Haber

TİGEM Polatlı Tarım İşletmesinde 11 Bin Kuzu Dünyaya Geldi

Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne (TİGEM) bağlı Ankara’daki Polatlı Tarım İşletmesi, bugünlerde tatlı bir telaşa ev sahipliği yapıyor. Anadolu Merinosu ve Polatlı ırkı koyunların ıslah edildiği işletmede, baharın müjdecisi olan kuzulama dönemi tüm hızıyla sürüyor. ​Eylül Ayının Meyveleri Alınıyor ​2025 yılının Eylül ayında titizlikle gerçekleştirilen koç katım çalışmalarının ardından, beklenen ilk doğumlar 20 Şubat 2026 tarihi itibarıyla gerçekleşti. 9 bin 750 baş anaç koyunun yer aldığı işletmede, yaklaşık bir aydır devam eden doğum sezonuyla birlikte tesisler adeta kuzu sesleriyle yankılanıyor. ​Hedef: 13 Bin Yeni Kuzu ​Şu ana kadar 11 bin kuzunun sağlıklı bir şekilde dünyaya gözlerini açtığı işletmede, verimlilik rakamları yüzleri güldürüyor. Uzman ekiplerin gözetiminde devam eden doğum sezonu sonunda, toplam kuzu sayısının 13 bin civarına ulaşması hedefleniyor. Bu rakamlar, bölgedeki hayvancılık potansiyeli ve yerli ırkların geliştirilmesi açısından büyük önem taşıyor. ​Öncelik: Yavru ve Ana Sağlığı ​Doğum sezonunun sorunsuz geçmesi için işletmede adeta "teyakkuz" hali hakim. Yürütülen çalışmalar hakkında şu detaylar öne çıkıyor: ​7/24 Gözetim: Doğumlar uzman personel ve veteriner hekimler tarafından anbean takip ediliyor. ​Hijyen Standartları: Yavru ve ana sağlığını korumak adına barınakların hijyenine ve besleme programlarına azami özen gösteriliyor. ​Verimlilik Odaklılık: Sağlıklı bir nesil yetiştirilmesi amacıyla her kuzu için özel bakım protokolleri uygulanıyor. ​Türkiye’nin damızlık ihtiyacını karşılama noktasında kritik bir rol üstlenen Polatlı Tarım İşletmesi, yerli ıslah çalışmalarıyla ülke hayvancılığına katma değer sağlamaya devam ediyor.

Arılar Çoğalsın, Bereket Katlansın Projesi ile 10 milyon TL’lik Destek Haber

Arılar Çoğalsın, Bereket Katlansın Projesi ile 10 milyon TL’lik Destek

Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin 10 milyon TL'lik yatırımla hayata geçirdiği “Arılar Çoğalsın, Bereket Katlansın” Projesi’nde kura heyecanı yaşandı. Üreticilerden yoğun ilgi gören, 2.918 başvuru sahibinin katıldığı kura çekilişinde 750 asil ve 100 yedek hak sahibi belirlendi. Kura ile belirlenen üreticilere kişi başı 2 arılı kovan olmak üzere toplam 1.500 adet koloni dağıtımı yapılacak. Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç yönetimindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi, tarım ve hayvancılık alanında Türkiye’ye örnek olan yatırım ve projelerini hız kesmeden sürdürüyor. Bu çerçevede Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen “Arılar Çoğalsın, Bereket Katlansın” Projesi’nde kuralar çekildi. Kura çekilişine Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Türkmen, İl Tarım ve Orman Müdürü Bülent Saklav, Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Yasin Harmancı, Kayseri Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Abdulkadir Güneş, Kayseri Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Oğuzhan Karabulut, ilçe ziraat odası başkanları, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. Kura çekilişinden önce konuşan Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Yasin Harmancı, Arılar Çoğalsın, Bereket Katlansın Projesi’nin sürecine daire bilgiler paylaşarak, “Proje yoğun ilgi görmüş olup, 3.016 kişi başvuru yapmıştır. Yapılan inceleme sonrası 2.918 kişinin başvurusu geçerli sayılmıştır. Başvuru sayısı 750’nin üzerinde olduğundan destekten faydalanacak vatandaşlarımızın belirlenmesi için bugün kura çekimi yapıyoruz” dedi. Kura çekiminde 750 asil ve 100 yedek hak sahibi belirleneceğini ifade eden Harmancı, “Kurada asil çıkan üreticiler 23 Mart 2026’dan 27 Mart 2026 saat 16.00’ya kadar kovan bedeli olarak iki kovan için toplam 2.500 TL’yi belediyemiz hesaplarına yatırmaları gerekmektedir. Bu tarihler arasında kovan bedelini yatırmayan asil üreticiler haklarını kaybedecek olup yedek üreticilere kovan bedeli yatırmaları için süre verilecektir” diye konuştu. Arılar Çoğalsın, Bereket Katlansın Projesi ile 10 milyon TL’lik Destek Harmancı, proje koşullarını sağlayan üreticilere Nisan ayının sonuna doğru ikişer kovan Karniyol veya Kafkas cinsi kolonilerinin teslim edileceğini söyledi. Arılar Çoğalsın, Bereket Katlansın Projesi’nin maliyetini de yaklaşık 10 milyon 800 bin TL olarak açıklayan Harmancı, Kayseri’nin zengin florasını ekonomik değere dönüştürmek amacıyla yürütülen arıcılık destekleri kapsamında da son 4 yılda toplam 4.220 arı kolonisinin Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından üreticilere teslim edildiğini kaydetti. 5 Yılda Toplam 34 Milyon TL’lik Arıcılık Desteği Büyükşehir Belediyesi tarafından arıcılık alanında son 5 yılda toplam 34 milyon TL’lik desteğin hibe olarak vatandaşlara sunulmuş olacağının altını çizen Harmancı, öte yandan Büyükşehir Belediyesi tarafından son 7 yılda 1 milyar 200 milyon TL’lik hibenin çeşitli tarımsal alanlarda vatandaşlara destek olarak verildiğini dile getirdi. Harmancı, “Üretenin her zaman yanında olan Başkanımız Dr. Memduh Büyükkılıç’a ve projede emeği geçenlere teşekkür diyorum” dedi. Güneş, Tarım ve Hayvansal Üretim İçin Dağıtımların Süreceğini Bildirdi Bu tür programların çok olmasını en çok isteyenlerden birisi olduğunu dile getiren Kayseri Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu ve Kocasinan Ziraat Odası Başkanı Abdulkadir Güneş ise “Büyükşehir Belediyemiz sadece arı değil, Büyükşehir Belediyemiz bundan sonraki törenimizde inşallah nohut tohumu dağıtacak, aspir tohumu dağıtacak, bundan sonra koyun dağıtımı olacak” diye konuştu. “Her Şey Kayseri İçin. Üretmek Bizden, Destek Belediyemizden” Üretmenin çiftçi ve besiciden, desteğin de Büyükşehir Belediyesi’nden olduğuna işaret eden Güneş, “Biz hep şunu dedik Memduh Başkanımıza; ‘destek sizden, üretim bizden’. Kayseri hatırı sayılır bir tarım, hayvancılık şehri. İnşallah arıda da çoğalacak. İnşallah her şey Kayseri için, üretmek bizden, destek belediyemizden” dedi. Kayseri’nin Üretimde İlk 5’te Yer Aldığını Söyleyen Güneş’ten, Büyükkılıç’a Teşekkür Güneş ayrıca, Kayseri’nin sanayi ve ticaret şehri olarak kalmadığını, tarım ve hayvancılık alanında da söz sahibi olduğunu belirterek, Kayseri’nin üretimde ilk 5’te yer aldığını ve bu başarıda emeği olan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ve Büyükşehir ile Kayseri İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne çiftçiler adına teşekkür etti ve törenin hayırlı olmasını temenni etti. Konuşmaların ardından kura çekimine geçildi ve ilk kura Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Türkmen tarafından çekildi. Türkmen, heyecanla kura çekilişini bekleyen başvuru sahiplerine bol şans dileyerek ilk kurayı çekti ve hayırlı, uğurlu olmasını diledi. İkinci asil üretici de İl Tarım ve Orman Müdürü Bülent Saklav tarafından çekilen kura ile belirlendi. Üçüncü asil hak sahibi için ise Kayseri Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Abdulkadir Güneş tarafından kura çekildi. Akkışla'da 61 kişi, Bünyan'da 51, Develi'de 245, Felahiye'de 51, Hacılar'da 44, İncesu'da 78, Kocasinan'da 664, Melikgazi'de 876, Özvatan'da 43, Pınarbaşı'da 56, Sarıoğlan'da 50, Sarız'da 72, Talas 341, Tomarza 85, Yahyalı 120, Yeşilhisar 81 olmak üzere toplam 2918 başvuru, kuraya katıldı. 10 Mart Salı günü saat 10.00’da Kadir Has Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve Büyükşehir Belediyesi’nin resmi Youtube hesabından şeffaf bir şekilde 3 saati aşkın süre canlı olarak yayınlanan kura çekilişinde 2.918 başvuru sahibi arasından 750 asil ve 100 yedek hak sahibi belirlendi. Kura çekilişi sonuçlarına Büyükşehir Belediyesi’nin www.kayseri.bel.tr internet adresi üzerinden erişilebilecek. Kura ile belirlenen üreticilere kişi başı 2 arılı kovan olmak üzere toplam 1.500 adet koloni dağıtımı yapılacak. Kurada asil çıkan vatandaşlar, 23 Mart-27 Mart 2026 tarihleri arasında kovan bedeli olarak kovan başı 1250 TL’den toplam 2.500 TL’yi Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ne ait hesaplardan birine yatıracak ve para yatırdığına dair belgeyi www.kayseri.bel.tr adresindeki link üzerinden sisteme yükleyecek. Arı kolonisi teslim tarihi ise hava şartlarına bağlı olarak değişiklik gösterebileceğinden dolayı 15 Nisan 2026 saat 03.00 olarak belirlenen teslim tarihindeki değişiklikler, SMS yoluyla üreticilere önceden bildirilecek.

Yeni Küçükbaş Projesinden Yalnızca Bin 500 Besici Yararlanabilecek Haber

Yeni Küçükbaş Projesinden Yalnızca Bin 500 Besici Yararlanabilecek

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı “Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek” projesini değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, projenin ilk etabında 150 bin küçükbaş hayvanın üreticilere uygun şartlarda verileceğini belirterek, projeden yararlanacak her üreticiye 95 dişi ve 5 erkek küçükbaş temin edileceğini açıkladı. Erdoğan ayrıca, hayvanlar için aylık 15 bin lira, yıllık 180 bin lira bakım ve besleme desteğinin devlet tarafından karşılanacağını, finansman için üreticilerin Ziraat Bankası aracılığıyla faizsiz kredi kullanabileceğini ifade etti. Kredilerde 2 yıla kadar geri ödemesiz dönem ve 7 yıla kadar vade imkânı sunulacağı, küçükbaş hayvanların bir yıllık sigorta bedelinin de devlet tarafından karşılanacağı duyuruldu. Projeye ilişkin değerlendirmede bulunan Gürer, hayvancılık sektöründe yapısal sorunların giderek derinleştiğini belirtti. Et fiyatlarındaki artışın temelinde yüksek ahır giderleri, artan yem maliyetleri ve ithalata dayalı politikaların bulunduğunu ifade eden Gürer, “Ahır giderleri düşürülmeden, yem sübvanse edilmeden ve ithalatçı anlayıştan vazgeçilmeden et sorunu çözülemez” dedi. Her türlü destek ve projenin önemli olduğunu vurgulayan Gürer, ancak açıklanan programın sektördeki sorunlara ne ölçüde kalıcı çözüm getireceğinin sorgulanması gerektiğini kaydetti. 2018 yılında da benzer bir projenin açıklandığını hatırlatan Gürer, o dönemde 500 bin anaç koyun hedefi ortaya konulduğunu, bugün ise üç yılda yalnızca 150 bin koyun dağıtımının öngörüldüğünü belirtti. Gürer, “Hedeflerde yaklaşık yüzde 90’a varan bir daralma söz konusu. Bu tablo, hayvancılıkta yaşanan gerilemeyi açıkça gösteriyor” ifadelerini kullandı. “500 BİN HEDEFTEN 150 BİN KOYUNA GERİLEDİK” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2018 yılında kamuoyuna “300 Koyun Projesi” olarak yansıyan Üretici Şartlarında Sözleşmeli Küçükbaş Hayvancılık Projesi’ni hatırlatarak, “O gün bu proje ‘ithalatı bitirecek’ denilerek açıklandı. 8 yılda 5 milyon damızlık üretileceği, kırmızı et ihtiyacının yüzde 25’inin küçükbaştan karşılanacağı söylendi. 2023’te ithalatın tamamen biteceği ifade edildi. Sonuç alınamadı” diye konuştu. Dönemin Tarım Bakanı tarafından açıklanan projede üreticiye asgari ücret tutarında maaş, sigorta ve veterinerlik hizmeti gibi güvenceler vaat edildiğini anımsatan Gürer, “Gelinen noktada yeni dönemde hedeflerin ciddi biçimde küçüldüğü de görülüyor” dedi. Gürer, “2018’de 500 bin anaç koyun dağıtımı hedefleniyordu. Şimdi 2026–2028 döneminde üç yılda toplam 150 bin koyun dağıtılması öngörülüyor. Bu yaklaşık yüzde 90’lık bir daralma demektir” ifadelerini kullandı. “1 MİLYON 37 BİN İŞLETMEYE KARŞILIK 1.500 DESTEK” Türkiye’de 1 milyon 37 bin küçükbaş işletmesi bulunduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Yeni projeden sadece 1.500 işletme yararlanabilecek. Bu her 691 işletmeden sadece birinin destekleneceği anlamına geliyor. Son üç yılda 112 bin işletme kapanmışken, 1.500 işletmeye destek vermek sektördeki kan kaybına pansuman bile olamaz” diye konuştu. “BAŞVURULARIN YÜZDE 90’I ELENDİ” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2018’de projeye 121 bin 28 kişinin başvurduğunu, ancak Bakanlık ve TİGEM ön değerlendirmesini geçenlerin sadece 11 bin 169 kişi olduğunu hatırlattı. “Başvuruların yalnızca yüzde 9’u sisteme dahil edilebildi” diyen Gürer, dönemin Bakanı tarafından verdiği soru önergesine iletilen yanıta göre elenmenin temel nedeninin Ziraat Bankası’nın kredibilite değerlendirmesi olduğunu söyledi. Gürer, “Sistem kredi notuna bağlandı. Hayvan yetiştirme tecrübesi olan, meraya dayalı üretim yapabilecek gerçek üreticiler kredi notu yetersizliği nedeniyle sistem dışına itildi. 500 bin baş hedeflenirken Ekim 2018 itibarıyla dağıtılan hayvan sayısı sadece 1.243 başta kaldı” dedi. “KÜÇÜKBAŞ VARLIĞI AZALDI, ÜRETİM GERİLEDİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2023’ün “ithalatı bitirme yılı” olarak ilan edildiğini, verilerin bunun gerçekleşmediğini gösterdiğini ifade ederek, “2022’de 56 milyon 265 bin 750 olan küçükbaş hayvan sayısı 2023’te 52 milyon 363 bin 410’a geriledi. Yaklaşık yüzde 7’lik bir düşüş var” dedi. Koyun eti üretiminin 2023’te 569 bin tondan 2024’te 509 bin tona düştüğünü, keçi eti üretiminin ise 128 bin tondan 99 bin tona gerilediğini belirten Gürer, “Üretim düşüyor, hedefler küçülüyor” diye konuştu. 2024’te 3 milyon 84 bin olan küçükbaş kurban kesiminin 2025’te 2,5 milyona düştüğünü ifade eden Gürer, “Bu yaklaşık yüzde 19’luk bir azalma demektir. Bu sadece üretimdeki daralmayı değil, yurttaşın alım gücündeki erimeyi de gösteriyor” dedi. “İTHALAT BİTMEDİ, 28,7 MİLYON DOLAR HARCANDI” Gürer, 2021–2025 döneminde küçükbaş ithalatı için 28,7 milyon dolar harcandığını ve toplam 174 bin 637 baş hayvanın yurtdışından getirildiğini belirterek, “İthalatın bitmesi gereken yılda dahi dış alım sürmüştür” ifadelerini kullandı. “HİBE DEĞİL, BORÇLANDIRMA MODELİ” Projede hayvanların hibe edilmediğini vurgulayan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Üretici ya öz kaynağıyla ya da Ziraat Bankası kredisiyle hayvan alıyor. Sıfır faizli kredi cazip gibi görünebilir ama gelir istikrarı olmayan üretici için geri ödeme riski yüksektir” dedi. Hayvan başına aylık 150 TL bakım desteği öngörüldüğünü belirten Gürer, “Yem fiyatları dövize bağlı. Enflasyonist baskı sürerse bu 150 TL’nin alım gücü hızla erir. Günlük yem maliyeti dikkate alındığında bu destek sadece birkaç günlük ihtiyacı karşılıyor. Bu yapısal değil, sembolik bir destektir” diye konuştu. “YAPISAL SORUNLAR ÇÖZÜLMEDEN BAŞARI GELMEZ” Yüksek yem maliyetleri, çoban bulma sorunu, sosyal güvence eksikliği ve mera alanlarının daralması gibi sorunlara dikkat çeken Gürer, “Hayvan sayısını artırmadan önce bu yapısal sorunları çözmeliyiz” dedi. Pazarlama sorununa da değinen Gürer, “Bugün çok sayıda küçükbaş kesim için bekliyor ama üretici satışta zorlanıyor. Et ve Süt Kurumu piyasa fiyatlarının altında alım yaptığında üretici zarar ediyor. Güçlü bir alım garantisi ve fiyat istikrar mekanizması olmadan bu model sürdürülebilir değildir” ifadelerini kullandı. TÜİK VERİLERİ SORUNLU CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, TÜİK’in 2025 yılı verilerinin de sorgulanması gerektiğine dikkat çekti. Gürer, büyükbaş hayvan varlığının 2024 yılı için (Cumhurbaşkanlığı program hedefler kitabına göre) 16 milyon 824 bin baş olduğunu, 2025 yılında ise 739 bin baş ithal hayvan geldiğini belirtti. Büyükbaş hayvan varlığının, ithalat ve 2024 yılı toplamıyla birlikte 17 milyon 563 bin baş ettiğini ifade etti. TÜİK’in ise 2025 yılında yüzde 4 artışla büyükbaş hayvan varlığını 17 milyon 709 bin baş olarak açıkladığını kaydetti. 2025 yılının hayvancılıkta en sorunlu yıllardan biri olduğunu vurgulayan Gürer, 81 ilde hayvan pazarlarının şap hastalığı nedeniyle kapatıldığını belirtti. Şap hastalığının et ve süt üretiminin yanı sıra buzağı ölümlerine de neden olduğunu ifade etti. Bakanın, 830 bin büyükbaş ve 2,5 milyon küçükbaş olmak üzere toplam 3 milyon 330 bin hayvanın kesildiğini açıkladığını aktaran Gürer, şap nedeniyle telef olan, kurban kesilen ve şartlı kesime rağmen “mucizevi bir artış” yaşandığını söyledi. ABD Tarım Bakanlığının 2026 yılı Türkiye büyükbaş hayvan varlığı açıklamasının 14 milyon 300 bin baş olduğunu, Damızlık Birliğine göre ise büyükbaş hayvan varlığının 13 milyon 874 bin baş olarak ifade edildiğini belirtti. Ayrıca Avrupa ülkelerinin hayvan varlığıyla karşılaştırma yapılmasının da yanlış olduğunu dile getiren Gürer, “Avrupa’da tüketilen farklı bir hayvan var. O nedenle elma ile armut toplamak gibi bir karşılaştırma yapılıyor. Ayrıca nüfus ve kişi başı et tüketimi üzerinden bakarsanız veriler farklılaşır.” diye konuştu. ÜRETİM DÜŞÜYOR, GİRDİ MALİYETLERİ ARTIYOR; TARIMDA SORUN YOK DEMEK GERÇEKLERLE ÖRTÜŞMÜYOR CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Cumhurbaşkanı’nın tarımda işlerin iyi gittiğine yönelik açıklamalarına tepki göstererek, sahadaki verilerin ve üretici gerçeklerinin bunun tam tersini ortaya koyduğunu söyledi. Gürer, muhalefetin eleştirilerinin dikkate alınmak yerine olumsuz ifadelerle karşılık bulduğunu belirterek, “Biz bu ülkede tarımın gelişmesini, çiftçinin, üreticinin, besicinin daha iyi kazanca ermesini istiyoruz. Aynı zamanda raftaki ürünün fiyatının da girdi maliyetleri düşürülerek uygun seviyelere inmesini savunuyoruz” dedi. Tarım politikalarındaki aksaklıkları dile getirmenin ülkenin bugününe ve geleceğine iyilik yapmak anlamına geldiğini ifade eden Gürer, 2025 yılının Türk tarımı açısından en sorunlu dönemlerden biri olduğunu kaydetti. 2002 yılının dahi gerisine düşen üretim kalemleri bulunduğunu vurgulayan Gürer, özellikle fasulye, mercimek ve nohut üretiminde ciddi gerileme yaşandığını belirtti. Resmî veriler üzerinden değerlendirme yapan Gürer, 2024 yılında 28 milyon ton olan meyve, içecek ve baharat bitkileri üretiminin 2025’te 19,6 milyon tona gerilediğini; tahıl ve diğer bitkisel üretimin 75,5 milyon tondan 68,1 milyon tona düştüğünü; sebze üretiminin ise 30,6 milyon tondan 30,3 milyon tona gerilediğini söyledi. Özellikle bakliyat ve hububatta ciddi kayıplar yaşandığını dile getiren Gürer, “2002 yılına göre nüfusumuz 30 milyonun üzerinde artmışken üretimin gerilemesi raftaki fiyatlara da yansımıştır. Bu tablo ortadayken ‘tarımda üretim sorunu yok’ demek mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı’nın değerlendirmelerini bir önceki yılın verileriyle yaptığını ya da Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerindeki son değişimleri dikkate almadığını savunan Gürer, Aralık 2024 ile Aralık 2025 bitkisel üretim verileri arasındaki farkın açıkça görülmesi gerektiğini söyledi. Sahada üreticinin ciddi sıkıntı içinde olduğunu belirten Gürer, hayvan varlığındaki azalmaya ve düşük alım fiyatlarının çiftçi gelirlerini daraltmasına dikkat çekti. Köy ziyaretlerinde üreticilerin büyük kayıplar yaşadığını aktardığını ifade eden Gürer, “100 hayvanım vardı, 30’unu şap hastalığında kaybettim diyen üretici var. 2025 yılında şap hastalığında kaç hayvan kaybedildi? Bu konuda kamuoyuna net bir açıklama yapılmadı” dedi. Öte yandan enflasyon açıklamalarında zirai don ve kuraklığa atıf yapıldığını hatırlatan Gürer, “Madem zirai don ve kuraklık enflasyonu etkiledi deniliyor, o zaman bu afetlerden zarar gören çiftçiye hangi destek verildi? TARSİM ve ÇKS’ye kayıtlı olmayan üreticilere bir destek sağlandı mı? Kuraklıktan etkilenen çiftçiye özel bir destek verildi mi? Hayır” diye konuştu. Artan girdi maliyetlerinin üretimi sürdürülemez hale getirdiğini vurgulayan Gürer, yılbaşından bu yana akaryakıta gelen yüzde 10’u aşan zamların çiftçiyi daha tarlaya çıkmadan zarara uğrattığını söyledi. “100 dönümlük araziyi ekmeye çıkan çiftçinin mazotu daha yola çıktığı anda buharlaşıyor. Gübre, ilaç, tohum, elektrik, su ve mazot fiyatları artıyor; alım fiyatları ise düşük tutuluyor. Bu şartlarda çiftçiye ‘üretmeye devam et’ demek gerçekçi değildir” dedi. 2016–2018 yıllarında açıklanan koyun projesinin büyük ölçüde daraltılarak yeniden müjde gibi sunulmasını da eleştiren Gürer, mevcut politikalarla Türkiye tarımının sorunlardan arınmasının mümkün olmadığını ifade etti. Çözüm önerilerini de sıralayan Gürer, gübre ve yemde en az yüzde 50 sübvansiyon sağlanması, mazotta ÖTV ve KDV’nin kaldırılması, genç ve kadın çiftçilerin SGK primlerinin devlet tarafından karşılanması gerektiğini belirtti. Ayrıca çiftçilerin tüm borçlarının faizsiz olarak en az üç yıl ertelenmesini, icraların durdurulmasını isteyen Gürer, “Traktöre, ahıra, hayvana gelen icralar bir an önce sonlandırılmalıdır” çağrısında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.