Hava Durumu

#Kozmetik

Kırsal Haber - Kozmetik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kozmetik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk İhracatçıları Çin Yolcusu Haber

Türk İhracatçıları Çin Yolcusu

Türkiye ile Çin arasındaki dış ticaretin dengelenmesi için son yıllarda yoğun bir çalışma yürüten Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), 5-10 Kasım 2026 tarihleri arasında Şanghay’da düzenlenecek Çin Uluslararası İthalat Fuarı’na (CIIE) Türkiye Milli Katılım Organizasyonu yapacak. Türkiye’nin Çin’e yaptığı ihracatın 2026 yılının ocak – eylül döneminde yüzde 41’lik artışla 2,1 milyar dolardan 3 milyar dolara çıktığını, hedeflerinin orta vadede Çin’e ihracatı 10 milyar dolara çıkarmak olduğunu dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Çin Uluslararası İthalat Fuarı’na 9. kez Türkiye Milli Katılım Organizasyonu yapacaklarını, gıda, kozmetik, tekstil ve hizmet sektöründe faaliyet gösteren 15 firmayla Türkiye’nin Çin’e ihracatının artması için mesai vereceklerini belirtti. Çin’in, 2025 yılında 3 trilyon 772 milyar dolar ihracatla dünya lideri olduğuna dikkati çeken Öztürk, “Çin, ithalat için uzak bir ülke olmadığı gibi ihracat içinde uzak bir ülke değil. Çin, 2025 yılında 2 trilyon 583 milyar dolarlık ithalatla dünyanın en büyük ikinci ithalatçısı ülke konumunda. Çin’i bir ülke olarak değil, bir kıta olarak değerlendirmek gerekiyor” şeklinde konuştu. Çin’de sağlıklı ürünlere talep artıyor “Son yıllarda Çin pazarına yönelik yoğun çalışma yürüyoruz” diyen Öztürk şöyle devam etti; “Çin pazarında özellikle gıda ürünlerine yönelik tüketim alışkanlıklarında önemli bir dönüşüm yaşanıyor. “Sağlıklı ürünler”, ürün içeriğinin açık ve şeffaf biçimde belirtildiği clean label yaklaşımı ve doğal koruyucuların kullanımı gibi trendler giderek güçleniyor. İhracatımızı mevcut hammaddeden yüksek katma değerli ve tüketici odaklı ürünlere kaydırmakta. Burada üç alan özellikle öne çıkıyor: Kozmetik ve kişisel bakım ürünleri: Türk gülünden elde edilen doğal kozmetik ürünleri, doğal içerikli bakım ürünleri, aromatik ürünler ve premium kişisel bakım ürünleri. Sağlıklı ve fonksiyonel gıda: Kuru meyveler, Antep fıstığı, bal, zeytinyağı, doğal atıştırmalıklar, sağlıklı/organik ürünler ve hazır tüketilebilir gıdalar. Premium Türk gıda ürünleri: Zeytinyağı, kuru meyve, fındık, Antep fıstığı, bal ve seçilmiş işlenmiş gıda ürünleri. Çin'de sağlık odaklı, hazır tüketilebilir ve hazır pişirilebilir gıdalara yönelik talebin arttığına ilişkin güncel tüketim araştırmaları bulunuyor. Türkiye bu sektörlerde güçlü üretici. Çin pazarında sağlıklı gıda ürünleri sektörlerinde büyüyecek potansiyele sahibiz.” Çin’de 300 milyon alım gücü yüksek tüketici var Çin’de alım gücü Avrupalı tüketiciler seviyesinde 300 milyon insan yaşadığını paylaşan Öztürk, “Türk firmalarının Çin pazarında başarılı olması için Çin'in Z kuşağı tüketicilerine kişiselleştirilmiş ve niş ürünlerle ulaşabiliriz. Firmalarımız Çince ambalajları olan Z kuşağının taleplerine uygun ürün gamıyla Çin pazarında daha kalıcı olabilirler. Çin pazarında batı benzeri tüketim alışkanlıkları hızla artmakta. Eskiden tasarruf odaklı olan Çinli tüketiciler, artık kaliteli ve sağlıklı ürünlere daha çok harcama yapıyor, dünyayı geziyor, farklı mutfakları ve yaşam tarzlarını deneyimliyor. Biz de bu değişime cevap verebilmek için, Türk zeytinyağı, kuru incir, üzüm, kayısı, şarap gibi Ege Bölgesi’nin öne çıkan ürünlerini, ayrıca organik tarım ürünlerimizi ve yüksek kaliteli sanayi ürünlerimizi Çinli tüketiciler için potansiyel arz ediyor. Çin’de sosyal medya kullanımı çok yaygın ve Çinlilerin tüketim tercihlerinde etkili oluyor. Bu kapsamda Birliğimizin wechat hesabı üzerinden firmalarımızı ve ürünlerini tanıtmaya devam ediyoruz. İsteyen firmalarımıza da kendi hesabımızdan üzerinden tanıtım yapma olanağı veriyoruz” ifadelerini kullandı. Ülkemizde yetişen pek çok ürünün Çin'in karantina listesinde olduğu için ihraç edilemediğini aktaran Öztürk, Türkiye ile Çin arasında 15 Ekim 2025 tarihinde yetiştiricilik ve avcılık yoluyla elde edilen su ürünlerini kapsayan iki yeni protokol hayata geçirildiğini bu gelişme sonrasında Türkiye’den Çin’e su ürünleri ihracatının 2026 yılının ocak – eylül döneminde 3 kat artışla 18 milyon dolara ulaştığını ifade etti. Türkiye’den defne yaprağı ihracatına olanak sağlayacak anlaşmanın kısa süre önce imzalandığını hatırlatan Öztürk, “Ülkemizden Çin’e yapılan defne yaprağı ihracatı geçtiğimiz yıllarda 15 milyon doları aşmıştı. Bu anlaşmayla defne yaprağı ihracatında bu parlak günlere geri dönmeyi hedefliyoruz. Ülkemizde yetişen pek çok ürün Çin’in karantina listesinde olduğu için ihraç edilemiyor. Kanatlı sektörü, Çin’in karantina listesinden çıkmayı bekliyor. Ülkemizin yıllara göre değişmekle birlikte, yıllık 60–75 bin ton arası işlenmiş tavuk ayağı ihracat kapasitesi bulunmakta. Buna benzer anlaşmaların hızla yürürlüğe girmesi iki ülke arası ticaret dengesi açısından kritik öneme sahip. Çin’e ihracat için bitki sağlığı sertifikası yapılmasını beklediğimiz bir diğer ürün kiraz. Türk ürünlerinin Çin’e ihracatıyla ilgili karşılıklı anlaşmalar hayata geçtiği takdirde Çin’e orta vadede ihracatımız 10 milyar dolara ulaşacak. Çin İthalat Fuarı’nda bu zeminin oluşması için çaba göstereceğiz” dedi. “Türkiye’nin Çin’e yaptığı her 100 dolarlık ihracatın 18 dolarında Ege İhracatçı Birlikleri’nin imzası var” diye konuşan EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Çin Uluslararası İthalat Fuarı sırasında Çin’in en büyük e-ticaret platformlarından JD.com, China General Chamber of Commerce ve Çin’in en büyük kargo firmalarından YTO Express firması ile görüşmeler yapacaklarını sözlerine ekledi. Türk ihracatçılarla Çinli ithalatçılar 9 Kasım’da networking etkinliğinde buluşacak Ege İhracatçı Birlikleri, Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nda geçen yıllardaki gibi 2026 yılında da, Türk ihracatçılarla, Çinli ithalatçıların ikili iş görüşmeleri yapabilmesine zemin hazırlayacak Türkiye’nin Çin’e ihracatının ivme kazanmasını sağlayacak networking etkinliği düzenleyecek. EİB, 9 Kasım 2026 Pazartesi günü yapılacak bu etkinlikte Türkiye’nin Çin’e ihracatta sektörel çeşitliliğin artması için mesai verecek. EİB 2026’da Çin pazarında dört kez boy gösterdi Ege İhracatçı Birlikleri 2026 yılında Xiamen International Stone Fuarı ve Çin’in Batıya açılan kapısı olan Urumçi’de ‘2026 Çin Avrasya Expo Fuarı’nın Milli Katılım organizasyonu gerçekleştirmiş, Türkiye İhracatçılar Meclisi’yle iş birliğinde gıda ihracatçılarına yönelik Guanco Gıda Sektörel Ticaret Heyeti düzenlemişti. Türkiye’nin Çin’e ihracatı yüzde 41 arttı Türkiye’nin Çin’e ihracatı, 2026 yılının ocak-eylül döneminde yüzde 41’lik artışla 2 milyar 121 milyon dolardan 2 milyar 994 milyon dolara yükseldi. Madencilik sektörü Çin’e 1 milyar 648 milyon dolarlık ihracatla açık ara zirvede yer alırken, kimya sektörü 618,5 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Türk gıda ihracatçıları Çin’e yaptıkları ihracatla 210 milyon doları hanelerine yazdırdı. 2026 yılının Ocak – Eylül döneminde Ege İhracatçı Birlikleri’nden Çin’e yapılan ihracat yüzde 43’lük artışla 378 milyon dolardan 542 milyon dolara ulaştı. Madencilik sektörü 454 milyon dolarlık ihracatla Ege İhracatçı Birlikleri’nden Çin’e yapılan ihracatın aslan payını aldı. Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Çin’e 25,5 milyon dolar ihracat yaparken, Çin’e ihracatta üçüncü 10,5 milyon dolarla Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği oldu.

TABİP’te Üretimden Markalaşmaya Uzanan Hasat Haber

TABİP’te Üretimden Markalaşmaya Uzanan Hasat

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Projesi (TABİP), Ar-Ge’den üretime, işleme ve markalaşmaya uzanan bütüncül modeliyle tarımsal üretime ekonomik değer katıyor. Proje kapsamında Kocaeli Üniversitesi Arslanbey Yerleşkesi’ndeki Ar-Ge ve Üretim Sahası’nda 2026 yılının ikinci hasadı gerçekleştirildi. Yaklaşık 100 dekarlık Ar-Ge alanının 17 dekarlık bölümünde yetiştirilen kekik, nane ve melisa, Büyükşehir Belediyesi bünyesinde istihdam edilen kadın personel tarafından toplandı. ARSLANBEY’DE ARAŞTIRMA, SAHADA ÜRETİM Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı Tarımsal Hizmetler Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen TABİP kapsamında, Kartepe Arslanbey’de Kocaeli’nin iklim ve toprak yapısına uygun tıbbi ve aromatik bitkilerin belirlenmesine yönelik çalışmalar gerçekleştiriliyor. Farklı yetiştirme yöntemlerinin uygulandığı Ar-Ge sahasında elde edilen sonuçlar değerlendirilerek başarılı üretim teknikleri kent genelindeki tarım alanlarına aktarılıyor. Böylece Arslanbey’deki saha, yalnızca üretim yapılan bir alan değil, Kocaeli tarımında alternatif ve katma değeri yüksek ürünlerin geliştirilmesine yönelik çalışmaların yürütüldüğü bir merkez olarak öne çıkıyor. HASATTAN KATMA DEĞERLİ ÜRÜNE TABİP kapsamında üretim, hasatla sınırlı kalmıyor. Arslanbey’de toplanan tıbbi ve aromatik bitkiler, Büyükşehir Belediyesi’nin Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Distilasyon Merkezi’nde işlenerek uçucu yağlar ve farklı doğal içeriklere dönüştürülüyor. Elde edilen ürünler; kozmetik, ilaç ve takviye edici gıda başta olmak üzere çeşitli sektörlerde değerlendiriliyor. Böylece tarımsal üretim, işleme süreçleriyle birlikte daha yüksek ekonomik değere sahip ürünlere dönüştürülüyor. ORMANYA MARKASIYLA TÜKETİCİYE ULAŞIYOR TABİP’in üretim zincirinin önemli aşamalarından birini de markalaşma oluşturuyor. Proje kapsamında yetiştirilen biberiye, tıbbi nane, melisa, lavanta ve kekik gibi bitkilerden elde edilen ürünler, Ormanya markası altında çay, kolonya, diş macunu, doğal kozmetik, uçucu yağ ve takviye edici gıda gibi farklı ürün gruplarıyla tüketiciye sunuluyor. Bu süreçte Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iştiraki SEKAPark A.Ş. de aktif rol üstleniyor. SEKAPark A.Ş., üretim ve işleme süreçlerinin yanı sıra Ormanya markalı ürünlerin ticari olarak tüketiciyle buluşturulmasına katkı sağlıyor. KADIN EMEĞİ ÜRETİME DEĞER KATIYOR Arslanbey’de gerçekleştirilen ikinci hasatta kekik, nane ve melisanın toplanmasında Büyükşehir Belediyesi tarafından istihdam edilen kadın personel görev aldı. Böylece TABİP, tarımsal üretimin yanı sıra kadın istihdamına da katkı sunuyor. Ar-Ge ile başlayan süreç; üretim, hasat, distilasyon, markalaşma ve satış aşamalarının ardından vatandaşın günlük yaşamında kullandığı ürünlere dönüşüyor. TABİP ile Kocaeli’nin tarımsal potansiyelinin katma değeri yüksek ürünlere dönüştürülmesi ve üretimin ekonomik değerinin artırılması hedefleniyor.

Ordu'da Bin Dönümlük Fındık Bahçesinde Hasat Sürüyor Haber

Ordu'da Bin Dönümlük Fındık Bahçesinde Hasat Sürüyor

ORTAR AŞ. öncülüğünde yaklaşık 1000 dönüm bahçe ile şehrin en büyük fındık üreticisi olan Ordu Büyükşehir Belediyesi fındık hasadını gerçekleştiriyor. Büyükşehir Belediyesi, yalnızca fındık üretmekle kalmıyor; üretimden sanayiye, teknolojiden katma değerli ürünlere uzanan çalışmalarla fındığın ekonomik değerini artırmayı hedefliyor. Fındık hasadının devam ettiği bahçelerde toplanan ürünlerin kurutulduğu alanı ziyaret eden Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Hasat sürecine ilişkin bilgi veren Başkan Güler, fındığa bilimsel ve teknik açıdan yaklaştıklarını belirterek, birim alandan daha fazla verim elde etmek için çalışmalar yürüttüklerini söyledi. “FINDIĞA HEM BİLİMSEL HEM TEKNİK YAKLAŞIYORUZ” Bu yılki fındık hasadının başladığını ve çalışmaların yoğun şekilde sürdüğünü belirten Başkan Güler, bahçelerde verim artırıcı uygulamalara önem verdiklerini ifade etti. Başkan Güler, “Bu seneki fındık hasadımız başladı. Fındıklarımız toplandı, toplanmaya devam ediyor. Yoğun bir çalışma içerisindeyiz. Fındığa hem bilimsel hem teknik yaklaşıyoruz. Bahçelerimizde verim artırıcı çalışmalarımız var. Fidan, tek dal, teraslama çalışmalarımız var. Bunlarla ilgili örnek bahçelerimiz bulunuyor” dedi. “ORTAR İLE FINDIK ÜRETİMİ ÖNEMLİ BİR NOKTAYA TAŞINDI” ORTAR A.Ş. ile birlikte Ordu’nun fındık üretiminde önemli bir noktaya taşındığını belirten Başkan Güler, şirketleşme sayesinde üretimin hukuki bir statüye de kavuştuğunu söyledi. Başkan Güler konuyu şu sözlerle ifade etti: “ORTAR şirketimizle dünyada sayılı fındık üreticilerinden biri olduk. Bu şirketi kurarak da hukuki bir statü kazandık. Bununla ilgili rekabet kurumuna başvurduk ve haksız rekabeti önleyici çalışmalarla başarılı kararlar aldırdık.” “FINDIK BAHÇESİ SADECE FINDIK BAHÇESİ DEĞİL” Başkan Güler, fındık bahçelerinin yılın yalnızca bir döneminde kullanılan alanlar olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekti. Fındık üretiminin yanında farklı tarımsal faaliyetlerin yapıldığını; aktif karbon, süperkritik akışkan teknolojisi ile fındığın katma değerli ürünlere dönüştürdüklerini ifade etti. Başkan Güler şöyle konuştu: “Fındık ürünü haricinde bu bahçelerimiz 11 ay boş. Bu boşlukta örtü altı yetiştiriciliği kapsamında 5’li karma yem çalışmalarımız var. Bildiğiniz gibi hayvancılıkta en büyük girdi yem. Onu da ithal ediyoruz. Yem çalışmalarımız da sürdürülüyor. Yine fındık bahçelerinde yumurta üretimi, beyaz et, tavuk üretimi dahil yapıyoruz. Kısacası fındık bahçesi sadece fındık bahçesi değil hepsi bir işletme. Fındığın kapsülünden pelet elde ediliyor. Fındık kabuğundan aktif karbon fabrikası kurduk. Yine fındık ürününden çikolata üretimimiz var. Zarından dahi ürün elde ediyoruz. Süperkritik akışkan teknolojisi ile de protein ve enzimlerini değerlendiriyoruz. Fındığın ilaç, gıda, kozmetik, endüstri maddesi olarak kullanılmasına yönelik çalışmalarımız var. Fındığın hakkını bu şekilde vermemiz lazım.” Ordu Büyükşehir Belediyesi, üreticinin emeğinin daha değerli hale gelmesi, fındıktan elde edilen gelirin artırılması ve bu ekonomik değerin daha büyük bölümünün Ordu’da kalması amacıyla üretimden sanayiye uzanan çalışmalarını sürdürüyor.

Anadolu’nun Ölmez Çiçekleri Kozmetik Dünyasında Haber

Anadolu’nun Ölmez Çiçekleri Kozmetik Dünyasında

Anadolu coğrafyasının tıbbi ve aromatik bitki zenginliği, uluslararası arenada dikkat çekmeye devam ediyor. Farmasötik Botanik uzmanı Doç. Dr. Ebru Özdemir Nath, "Uluslararası Balıkesir 7. Aromaterapi Festivali"nde, ölmez çiçeğin (Helichrysum) kozmesotik potansiyelini masaya yatırırken, Balıkesir Çiftçi Eğitim Merkezi’nin (BAÇEM) sürdürülebilir üretim modelinin Fransa’daki kozmetik kongrelerinde örnek gösterildiğini açıkladı. ​Halk arasında "ölmez çiçek" olarak bilinen ve gençlik iksiri olarak tanımlanan Helichrysum bitkisi üzerine yaptığı bilimsel çalışmalarla tanınan Altınbaş Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ebru Özdemir Nath, Balıkesir'de düzenlenen aromaterapi festivalinde önemli açıklamalarda bulundu. ​Fransa’daki Kongrelerde BAÇEM Vurgusu ​Fransa’da düzenlenen prestijli bir kozmetik kongresinde Türkiye’nin bitkisel çeşitliliğini anlatan Doç. Dr. Nath, sürdürülebilir üretim konusundaki sorulara verdiği yanıtla dikkat çekti. Nath, "Fransa’daki uzmanlara, bitkilerin hem üretildiği hem de sürdürülebilirliğinin sağlandığı BAÇEM’den bahsettim. Gelecekte BAÇEM ile iş birliği yaparak bu değerli bitkileri bilimsel yöntemlerle üretmeyi planladığımızı belirttiğimde, büyük bir ilgiyle karşılaştım," dedi. ​Türkiye Endemizmde Dünyada 3. Sırada ​Ölmez çiçeğin isminin mitolojideki güneş ve altın anlamından geldiğini belirten Doç. Dr. Nath, bitkinin kozmetik sektöründeki yerine dair şu çarpıcı verileri paylaştı: ​Global Konum: Dünyada en fazla ölmez çiçek taksonuna sahip ülkeler sıralamasında Türkiye 8. sırada yer alıyor. ​Endemik Zenginlik: Konu endemizm (dünyada sadece o bölgede yetişen türler) olduğunda ise Türkiye, 34 taksonun 17'sinin endemik olmasıyla dünyada 3. sırada bulunuyor. ​Kozmetik Değeri: Fransa başta olmak üzere dünya kozmetik endüstrisinde yoğun olarak kullanılan ölmez çiçek, hem uçucu yağları hem de zengin ekstre içerikleriyle güçlü bir anti-aging (yaşlanma karşıtı) ajan olarak kabul ediliyor. ​Anti-Aging Etkisiyle Doğal Gençlik ​Ölmez çiçeğin kozmetik dünyasındaki popülaritesinin tesadüf olmadığını vurgulayan Nath, bitkinin hücre yenileyici özelliklerine dikkat çekti. Uçucu yağ veriminin düşük ancak elde edilen ekstrelerin içerisindeki etken maddelerin oldukça kıymetli olduğunu belirten uzman isim, Türkiye'nin bu alandaki potansiyelinin doğru işlenmesiyle küresel pazarda çok daha güçlü bir konuma geleceğini ifade etti.

Tarımla Büyüyen Isparta Vizyonu Masaya Yatırıldı Haber

Tarımla Büyüyen Isparta Vizyonu Masaya Yatırıldı

Isparta Ticaret Borsası üyeleriyle yaptığı istişare toplantıları, bölgenin tarımsal sorunları ve taleplerini ele almak üzere düzenlenen programın sonuncusunu gerçekleştirdi. Toplantıda bugüne kadar yapılan çalışmalara ilişkin bilgi veren Yönetim Kurulu Başkanı Hüdai Şahin, “Tarımla Büyüyen Isparta” vizyonu doğrultusunda gerçekleşen projelerin ve girişimlerin önemine vurgu yaptı. Gerçekleşen toplantıya Yönetim Kurulu Başkanı Hüdai Şahin, Meclis Başkanı Nevzat Demirel, Yönetim Kurulu ve Meclis Üyeleri konuklarını kapıda karşıladı. Programa önceki dönem Isparta Milletvekili Recep Özel, TKDK Başkanı Dr.Ahmet Antalyalı, TARSİM Antalya Bölge Müdürü Muharrem Ünal, Isparta Defterdarı Mustafa Erdem, ITSO Yönetim Kurulu ve üyelerimiz katılım sağladı. Isparta Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hüdai Şahin, açılış konuşmasında şunları kaydetti: "Geçtiğimiz günlerde yaşanan dolu felaketinden dolayı zarar gören üreticilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum. Üreticimizin lehine olacak şekilde TARSİM sisteminde bir iyileştirme yapılması, gerek don poliçelerindeki muafiyetlerin azaltılması, gerekse dolu poliçelerinde ekspertiz yönteminin iyileştirilerek çiftçilerimize uygun hale gelmesi ve bunun sonucunda da gerekirse TARSİM sigorta sisteminin zorunlu hale getirilmesi gerekmektedir. Göreve geldiğimiz günden beri gül yağı ve gül suyuyla ilgili çalışmalarımız çok ciddi boyutta ve hızlı bir şekilde devam ediyor. Isparta gül yağımızın Avrupa Birliği coğrafi işaretiyle ilgili süreç de İran’ın itirazına rağmen yaptığımız girişimler sonucu AB komisyonda tekrar masaya yatırıldı; inşallah yakın tarihte bu işareti almış olacağız. Gül suyunda da yaklaşık 3 yıldır Ankara'da yoğun bir bürokrasi yürütüyoruz. En son Sağlık Bakanlığı Kozmetik Denetim Daire Başkanlığı ile görüşerek yaptığımız analiz sonuçlarını kendilerine ilettik. Sentetik gül suyu ve güllü su adı altındaki kimyasal ürünlerin yasaklanması için bir tarama başlattılar, yakın dönemde ciddi bir yaptırım bekliyoruz. Ayrıca doğal Isparta gül suyumuzu anlatmak için hazırlattığımız tanıtım filmimiz sosyal mecralarda 1 milyon kitleye ulaştı; bu konuda tüketiciyi bilinçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Şu anda kiraz hasat dönemindeyiz ancak büyük emek ve maliyet gerektiren bu işte fiyatlar maalesef üreticimizin istediği boyutta değil. En büyük sıkıntımız, ihracatta tamamen Avrupa pazarına bağımlı olmamızdır. İspanya ve Yunanistan'da kiraz çıktığı anda fiyatlar aniden yarı yarıya düşüyor. Türkiye kiraz ihracatının yaklaşık %35'ini gerçekleştiren Ispartalı gurur kaynağımız firmalarımızın önünü açmak zorundayız. Bu pazar tıkanıklığını aşma adına Çin ile tekrar masaya oturulup anlaşmaların yapılması ve Uzak Doğu'ya kiraz sevkiyatı için uçak kargo fiyatlarının acilen indirilmesi yönündeki somut görüşlerimizi Ankara'da çok net bir şekilde dile getirdik. Tabii ki en büyük problemlerimizden bir tanesi de Isparta Elması; Hindistan ve Rusya pazarına olan bağımlılık riskine karşı, dünyanın ilk 5 elma ithalatçısından biri olan Mısır pazarını hedef seçtik. 3 yıldır sürdürdüğümüz 29 üst düzey görüşme neticesinde Mısır tarafı kapıları açtı ancak %40'lık ek vergi engeli nedeniyle rekabet etmekte zorlanıyoruz. Bu engeli aşmak için de çalışmalarımız sürüyor.Bizler icra makamı değil, rica makamıyız; Isparta tarımının sorunlarını bürokrasiye iletmekle mesulüz. Mısır pazarının yakın tarihte tamamen açılacağına inancımız tamdır. Katılımınız için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum." Açılış konuşmasının ardından kürsüye gelen TARSİM Antalya Bölge Müdürü Muharrem Ünal, Isparta Ticaret Borsası’nın girişim ve başarılarından bahsederek, son zamanlarda iklim değişikleri sonucu meydana gelen doğa olayları karşısında üreticiler için tarım sigortasının ne denli önemli olduğuna vurgu yaptı. Üreticilerin zararlarını en aza indirmesi için yapacakları başvurular hakkında bilgi veren Muharrem Ünal, tüm üreticilerimize geçmiş olsun dileklerini iletti. Kapanış konuşması için kürsüye gelen TKDK Başkanı Dr. Ahmet Antalyalı; TKDK destekleri ile alakalı bölgemizde öne çıkan proje ve programlara değindi. Tarım ekonomisini canlandırmak adına bu proje ve programların üreticiler için ne kadar faydalı olduğuna dikkat çekerek, yeni projeler ve desteklerin müjdesini verdi. Konuşmaların tamamlanmasının ardından üye istişare programı, ödül töreniyle sona erdi. 2025 yılı tescil işlem hacminde dereceye giren Isparta Ticaret Borsası üyelerine başarı ödülleri takdim edildi. Isparta bölgesinde ödül alan firmalar şunlar oldu: • ISPARTA DAVRAZ ET VE ET ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET İMİTED ŞİRKETİ • GÜLKÖY GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ • KINALI SÜT ÜRÜNLERİ ANONİM ŞİRKETİ • HEDİYE UN FABRİKASI İMALAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ • İBRAHİM TURGUT • SEBAT GÜL YAĞI VE UÇUCU YAĞLAR KOZMETİK İNŞAAT MAKİNE TURİZM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ • BERRİN TORTOP AKALO ÇİFTLİĞİ • SÜLEYMAN UĞURLU

Isparta Gülünde Sentetik Oyunu Son Bulacak! Haber

Isparta Gülünde Sentetik Oyunu Son Bulacak!

Isparta Ticaret Borsası (ITB) Yönetim Kurulu Başkanı Hüdai Şahin, gerçek gül suyunun değerini korumak ve sektördeki bilgi kirliliğine son vermek amacıyla Ankara’ya çıkarma yaptı! Isparta’nın dünya markası olan gül suyunun saflığını korumayı görev edinen Başkan Hüdai Şahin, Başkent’teki temasları kapsamında Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) Denetim Hizmetleri Başkan Yardımcısı Eray Kaplan ve Kozmetik Denetim Dairesi Başkanı Harun Cengiz Özmen ile bir araya geldi. Görüşmede, raflarda sentetik olmasına rağmen “gül suyu” ve “güllü su” imajıyla satılan ürünlerin oluşturduğu haksız rekabet ve tüketici mağduriyetini masaya yatırıldı. Üyelerimizin Alın Terini ve Tüketicinin Güvenini Korumaya Kararlıyız Başkan Şahin, ziyaret sırasında hazırladığı kapsamlı çözüm öneri dosyasını ve doğal gül suyunun eşsiz serüvenini anlatan tanıtım filmini yetkililere sunarken, sektör paydaşlarının haklarını koruma konusundaki kararlılığını şu sözlerle vurguladı: ''Isparta’mızın en kıymetli hazinelerinden biri olan Isparta Gülünün, sentetik karışımlarla gölgelenmesine asla müsaade edemeyiz. Piyasada sentetik gül suyu veya sentetik güllü su ibareleriyle yer alan ürünler, hem binbir emekle üretim yapan üyelerimizin ticari menfaatlerine zarar vermekte hem de saf ve doğal ürün arayan tüketicimizi yanıltmaktadır. Bizim önceliğimiz, gerçek gül suyunun o kendine has, ayırt edici özelliklerini bilimsel ve yasal düzlemde en net şekilde ortaya koymaktır. Sektörümüzde faaliyet gösteren her bir üyemizin alın terini korumak, sahte ile gerçeği birbirinden ayıracak yasal setleri inşa etmekten geçiyor. Bu haksız rekabetin önüne geçerek, Isparta gülünün itibarını küresel pazarda ve iç piyasada en üst seviyede tutmaya devam edeceğiz.'' Ankara’dan Tam Destek Sözü! Ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getiren TİTCK Başkan Yardımcısı Eray Kaplan ve Kozmetik Denetim Dairesi Başkanı Harun Cengiz Özmen, konunun hassasiyetini yakından takip edeceklerini belirttiler. Yetkililer, sentetik ürünlerin isimlendirilmesi ve denetimi noktasında gerekli yasal sürecin ivedilikle başlatılacağının ve Isparta gülünün marka değerini koruma yolunda atılacak her adımda iş birliği içinde olacaklarının sözünü verdiler.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.