Hava Durumu

#Kredi

Kırsal Haber - Kredi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kredi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürer: ''Geçen Ay Dalındaki Domatese, Bugün Depolardaki Elmaya Haciz'' Haber

Gürer: ''Geçen Ay Dalındaki Domatese, Bugün Depolardaki Elmaya Haciz''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, üreticilerin yaşadığı ekonomik çıkmazın tarladan depoya kadar uzandığını belirterek, geçen ay dalındaki domateslere uygulanan hacizlerin ardından bu kez soğuk hava deposunda elmaların icra yoluyla satışa çıkarıldığını söyledi. Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün bankalara olan borcunun 1 trilyon 459 milyar liraya yükseldiğini, üreticinin emeğinin, alın terinin ve aylar süren mücadelesinin icra dosyalarına konu olmasının tarımın içine sürüklendiği ödeme güçlüğünün göstergesi olduğunu ifade etti. Kayseri Yeşilhisar İcra Dairesi tarafından yayımlanan satış ilanına göre, bir soğuk hava deposunda bulunan borçlu üretici V.Y.’ye ait 65 bin kilogram Arjantin, Golden, Starking ve Pikleydi cinsi elma, yaklaşık 4 milyon 424 bin 264 lira muhammen bedelle icra yoluyla satışa çıkarıldı. TARLADAN DEPOYA KADAR HACİZ CHP’li Ömer Fethi Gürer, yaşananların münferit olaylar olmadığını belirterek, “Geçtiğimiz ay üreticinin dalındaki domatese haciz uygulanıyordu. Bugün ise aylarca emek verilerek üretilen ve değer bulması için soğuk hava deposunda depolanan elmalar icra yoluyla satışa çıkarılıyor. Bu tablo, üreticinin borç ödeme konusunda içinde bulunduğu ekonomik darboğazın göstergesidir. Çiftçi, üretici, besici artık ürettiği ürünü satamıyor, borcunu çeviremiyor ve sonunda emeği icra masasında satışa çıkarılıyor.” dedi. ÜRETİCİ BORÇLA ÜRETİM YAPIYOR CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimde girdi maliyetlerinin sürekli arttığını belirterek, “Çiftçi mazotu, gübreyi, ilacı, tohumu, elektriği krediyle alıyor. Hasat zamanı geldiğinde ise ürün değerine para etmiyor. Borçlarını ödeyemeyen üreticinin traktörü, tarlası, dalındaki ürünü, şimdi de depodaki elması haczediliyor. İktidar bu süreci durduracak önlemler almalıdır. İcralar durdurulup ek kredi desteği sağlanmalıdır.” diye konuştu. TARIMDA İCRA DOSYALARI DURUMUN FOTOĞRAFIDIR TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 65 ton elmanın icra yoluyla satışa çıkarılmasının yalnızca bir hukuki işlem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Bugün satışa çıkarılan sadece 65 ton elma değildir. Satışa çıkarılan, çiftçinin umudu, emeği ve geleceğidir. Bir üreticinin ürününün icra yoluyla satılması, üreticinin ürününün değeri altında işlem görmesine de neden olabilecektir. Her ay farklı bir ilde, farklı ürünler için haciz haberleri geliyor. Çiftçi üretirken değil, borcunu nasıl ödeyeceğini düşünerek yaşamaya çalışıyor.” şeklinde konuştu. ÜRETİCİYİ KORUYACAK POLİTİKALAR ŞART CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün ayakta kalabilmesi için üreticiyi rahatlatacak acil adımlar atılması gerektiğini vurgulayarak, “Üreticinin borçları yapılandırılmalı, borç faizleri silinmeli, girdi maliyetleri düşürülmeli ve ürününü değerinde satabileceği planlı bir üretim modeli oluşturulmalıdır. Aksi hâlde bugün depodaki elmaya uygulanan icra, yarın başka bir ilde başka bir ürüne uygulanacak. Çiftçi, üretici, besici her ay yeni bir icra ile karşı karşıya kalıyor. Tarla, traktör, ev, dalda ve depoda ürün, inek, Malta keçisine kadar yaygınlaşan icralar, tarımda sorunların hangi boyuta geldiğini gösteriyor.” dedi. ...

Gürer: "Esnaf Sattığı Ürünü Aynı Fiyata Alamıyor" Haber

Gürer: "Esnaf Sattığı Ürünü Aynı Fiyata Alamıyor"

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda söz alan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ekonomik krizin toplumun tüm kesimlerini derinden etkilediğini belirterek, esnafın içinde bulunduğu çıkmazı çarpıcı ifadelerle dile getirdi. Ömer Fethi Gürer konuşmasında ekonomik krizin zincirleme etkisine dikkat çekerek, “İşçide, çiftçide, emeklide para yoksa esnafın da işi olmaz. Önce adını doğru koyalım; yaşadığımız ekonomik krizin yansıması her kesimi etkiledi.” dedi. Sanayiciden işçiye, çiftçiden esnafa kadar herkesin ciddi sorunlar yaşadığını vurgulayan Gürer, mevcut ekonomik politikaların sahadaki karşılığının ağır olduğunu ifade etti. “ESNAF SATTIĞI ÜRÜNÜ AYNI FİYATA ALAMIYOR” Esnafın yaşadığı mali sıkıntıları somut örneklerle anlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Esnaf sattığı ürünü tekrar gidip alıp yerine koyacağı zaman aynı fiyatla alabilme şansı yok. Öyle olunca da giderlerini karşılamada büyük sorun yaşıyor.” diye konuştu. Bu durumun BAĞ-KUR primlerinin ödenememesine kadar uzandığını belirten Gürer, “BAĞ-KUR primlerini ödeyemiyor, Esnaf Kefalet’ten aldığı kredilerde döngü sağlanamadığı için icra kapıya dayanıyor.” ifadelerini kullandı. E-haciz uygulamalarının da esnaf üzerindeki baskıyı artırdığını dile getiren Gürer, “Malındaki mülkündeki icralar dolayısıyla daha büyük sıkıntı yaşıyor.” dedi. “AVM POLİTİKALARI KÜÇÜK ESNAFI EZDİ” AKP iktidarı döneminde alışveriş merkezlerinin plansız yaygınlaşmasının küçük esnafı olumsuz etkilediğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “AVM’ler şehrin dışında olsun, küçük esnaf korunsun dedik, sözümüzü dinletemedik.” diyerek eleştiride bulundu. Sıkı para politikalarının tüketimi daralttığını vurgulayan Öner Fethi Gürer, “İşçiye, emekliye para vermezseniz onlar da alışveriş yapmaz. Esnaf daralır, küçülür.” ifadelerini kullandı. Bu daralmanın, AVM gibi büyük yapılarla birleşince esnafın rekabet şansını iyice ortadan kaldırdığını söyledi. “VERİLEN SÖZLER TUTULMADI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, esnafa verilen BAĞ-KUR prim gün sayısının düşürülmesi sözünün tutulmadığını hatırlatarak, “9000 gün olan prim gün sayısını 7200’e düşüreceğiz dediniz, aradan üç yıl geçti, hâlâ yok.” dedi. Bu durumun çelişkili uygulamalarla daha da ağırlaştığını belirterek, “BAĞ-KUR primini ödeyemiyor diye kredi vermiyorsunuz.” sözleriyle tepki gösterdi. “TIRCI KONTAK KAPATIYOR, EKMEK KAPISI ELİNDEN GİDİYOR” Sahadan gözlemlerini de paylaşan CHP’li Ömer Fethi Gürer, nakliyecilerin yaşadığı krizi şu sözlerle aktardı: “Tırcılar daha önce ‘İş yapıyoruz’ diyordu, şimdi ‘Kontak kapattık. Bir tırımız vardı, o da elden gidiyor vekilim, bunları dile getirin.’ diyorlar.” Bu durumun yalnızca bir meslek grubuna değil, tüm ekonomik yapıya yayılan bir kriz olduğunu ifade etti. “ESNAF YOK OLURSA İŞSİZLİK ARTAR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, esnafın ayakta kalamamasının işsizliği artıracağını belirterek, “Esnafı yok ederek yaratılmış iş alanlarını ortadan kaldırıyorsunuz. Bu da işsizliği tetikliyor.” dedi. Fabrikaların konkordato ilan etmesinin nedenlerinden birinin de ürünlerini satacak esnafın kalmaması olduğunu belirterek, “6 bine yakın fabrika konkordato ilan ettiyse bunun bir nedeni de üretilen ürünü satacak esnafın artık o noktada olmayışıdır.” ifadelerini kullandı. “VERİLER GERÇEĞİ YANSITMIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “On beş, yirmi yıldır var olan iş yerini bugün kayıt altına alıp ‘yeni iş yeri açıldı’ diyorsunuz. Bu, gerçeği değiştirmez.” diyerek resmi istatistiklere eleştiri getirdi. “KAYIT DIŞIYLA MÜCADELE EDİN” Denetim politikalarını da eleştiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Vergi, prim borcu, sürekli denetim… İşini doğru yapan esnafın yakasına yapışmayı bırakın.” dedi. Asıl mücadelenin kayıt dışı ve kaçak üretimle yapılması gerektiğini vurgulayan Gürer, “Dürüst çalışan esnafı cezalandırmak yerine onları destekleyin.” çağrısında bulundu. “BU DESTEK GELECEĞE YATIRIMDIR” Esnafa verilecek desteğin yalnızca bugünü değil, ülkenin geleceğini de ilgilendirdiğini belirten Ömer Fethi Gürer, “Bu insanlara vereceğiniz destek, ülkenin geleceğine vereceğiniz destektir.” dedi. Konuşmasının sonunda hükümete ve Meclis’e çağrıda bulunan Gürer, “İşçiyi, çiftçiyi, esnafı, emekliyi, engelliyi, sanayiciyi, her kesimi sorunlu kılarak nereye gideceksiniz?” diyerek sözlerini tamamladı

Adana TB Başkanı Bilgiç: "Lisanslı Depoculuk İstikrarın Teminatıdır" Haber

Adana TB Başkanı Bilgiç: "Lisanslı Depoculuk İstikrarın Teminatıdır"

Adana Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Bilgiç, lisanslı depoculuk sisteminin Türkiye’nin tarım ve gıda ekonomisi için stratejik bir kale olduğunu vurguladı. Bilgiç, sistemin üreticiye sağladığı dev vergi avantajlarını ve 2028’e kadar uzanan destek paketlerini açıkladı. ​"Sadece Ürün Değil, Güven ve İstikrar Depolanıyor" ​Tarım ve ticaret ekosisteminin geleceğinin lisanslı depoculuktan geçtiğini belirten Şahin Bilgiç, sistemin sadece fiziksel bir depolama alanı olmadığını ifade etti. Bilgiç, "İklim risklerinin arttığı bu dönemde lisanslı depolar; ürünün, verinin ve istikrarın depolandığı stratejik bir enstrümandır. Güçlü bir gıda ekonomisi için kamu, özel sektör ve üreticinin ortak akılla bu sistemde buluşması şarttır" dedi. ​Adana’da 1 Milyon Tonluk Dev Kapasite ​Adana’nın bu alandaki öncü rolüne dikkat çeken Bilgiç, şehirdeki mevcut tabloyu şu sözlerle özetledi: ​"Adanamızda şu an lisans almış 19 lisanslı depo faaliyet gösteriyor. Bu tesislerin toplam kapasitesi yaklaşık 1 milyon tona ulaştı. Üreticilerimiz ürünlerini bu güvenli çatılar altına koyarak hem ürünlerini koruyor hem de çok ciddi ekonomik avantajlar elde ediyor." ​Üretici ve Yatırımcı İçin Lisanslı Depo Avantajları (2025-2028) ​Haberin can alıcı noktası olan teşvikler ve destekler, sistemi hem üretici hem de yatırımcı için cazip hale getiriyor. İşte öne çıkan başlıklar: ​1. Vergi Muafiyetleri ve Finansal Destekler ​Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) üzerinden işlem yapan üreticileri 2028 sonuna kadar şu avantajlar bekliyor: ​Stopaj Muafiyeti: %2 oranındaki zirai stopaj ödenmiyor. ​Vergi İndirimi: %20 gelir ve kurumlar vergisi muafiyeti. ​KDV Avantajı: %1 KDV muafiyeti ile kayıtlı ekonomi teşvik ediliyor. ​2. Maliyetleri Sıfırlayan Kira Desteği ​2025–2027 dönemini kapsayan yeni düzenlemeyle: ​%75 kira desteği sağlanıyor. ​Nakliye ve analiz ücretlerinin kaldırılmasıyla üreticinin depo maliyeti minimize ediliyor. ​3. Satmadan Nakit Akışı: ELÜS Kredisi ​Ürününü depoya koyan ancak acil nakit ihtiyacı olan üretici, ürününü satmak zorunda kalmıyor. ELÜS teminatı ile; ​Ürün değerinin %75’ine kadar kredi, ​%100 faiz indirimi, ​9 aya varan vade imkanı sunuluyor. ​4. Yatırımcıya 150 Milyon TL’lik Destek ​Yeni depo kurmak isteyen girişimciler için 150 milyon TL’ye kadar %50 faiz indirimli yatırım kredisi imkanı bulunuyor. Ayrıca bu yatırımlar "öncelikli yatırım" kapsamında KDV istisnası ve sigorta primi desteği gibi teşviklerden yararlanabiliyor. ​Özetle: Neden Lisanslı Depoculuk? ​Şahin Bilgiç’in açıklamaları ışığında; lisanslı depoculuk sistemi tarımda fiyat dalgalanmalarını önleyen, üreticiyi tüccara karşı koruyan ve modern ticareti dijitalleştiren en güvenli liman olarak görülüyor.

CHP'li Gürer:"Çiftçinin Traktörü Hacizde, Üretici Kan Ağlıyor!" Haber

CHP'li Gürer:"Çiftçinin Traktörü Hacizde, Üretici Kan Ağlıyor!"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında tarım sektöründeki derin krizi gözler önüne serdi. 2026 yılının çiftçiler için "yıkım yılı" olduğunu belirten Gürer; artan mazot fiyatları, devasa borç yükü ve kapıya dayanan icra dosyaları için acil önlem çağrısında bulundu. ​2026 Yılı Çiftçi İçin Haciz Yılı Oldu ​CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye genelinde çiftçilerin yaşadığı ekonomik darboğazı verilerle paylaştı. Gürer, özellikle İç Anadolu Bölgesi’nde Nisan ayı itibarıyla binlerce tarım arazisinin ve iş makinesinin icralık olduğunu açıkladı. ​Gürer’in paylaştığı Nisan ayı icra tablosu ise durumun vahametini ortaya koyuyor: ​64 Traktör ve 29 tarım makinesi satışa çıkarıldı. ​6393 tarla, 500 bağ ve 58 besi damı icralık oldu. ​17 samanlık dahi icra daireleri tarafından satış listesine konuldu. ​"Borç Yükü 1.5 Trilyon TL’ye Dayandı" ​Çiftçinin borç sarmalında olduğunu vurgulayan Gürer, 2025 yılında 868 milyar TL olan kredi borçlarının, 2026 yılında kamu ve özel bankalara olan toplam yükümlülüklerle birlikte 1 trilyon 500 milyar TL seviyesine ulaştığını ifade etti. 2 milyon 300 bin kayıtlı çiftçinin borçlanmadan üretim yapamaz hale geldiğini belirten milletvekili, "Bir bankadan alıp diğerine yatıran üretici, artık yolun sonuna geldi" dedi. ​İç Anadolu'dan Yürek Burkan Mektup ​Toplantıda bir çiftçinin kendisine yazdığı mektubu okuyan Gürer, sahadaki çaresizliği şu sözlerle aktardı: ​"Köyümüzün en zengin çiftçisi bile traktörü haczedilirken ağlayarak izledi. Kendi evimizde korkar hale geldik. Gübre, mazot ve ilaç alamıyoruz. Tarlalar bir bir satılıyor. Biz vatan haini miyiz?" ​Artan Girdi Maliyetleri ve Doğal Afetler Bel Büküyor ​Üreticinin sadece borçla değil, aynı zamanda iklim krizi ve fahiş maliyetlerle de savaştığını hatırlatan Gürer; DAP gübrenin 40.000 TL, üre gübrenin ise 33.000 TL bandına çıktığını belirtti. Çukurova’daki sel felaketi ve Anadolu’daki don olaylarının tarımsal rekolteyi düşüreceğine, bunun da tüketiciye zam olarak yansıyacağına dikkat çekti. ​Gürer’den Çözüm İçin 5 Acil Madde ​Tarımda çöküşü durdurmak için iktidara seslenen Ömer Fethi Gürer, acil çözüm önerilerini sıraladı: ​İcralar Durdurulsun: Çiftçi, üretici ve besiciye yönelik tüm haciz işlemleri derhal askıya alınmalı. ​Borçlar Ötelensin: Tarımsal borçlar en az 3 yıl süreyle ertelenmeli ve faizler silinmeli. ​TARSİM Reformu: Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) üretici lehine yeniden yapılandırılmalı. ​Alım Garantisi: Üreticiyi koruyan alım garantili ve taban fiyatlı bir sistem kurulmalı. ​Ek Kredi Desteği: Üretimin devamlılığı için çiftçiye düşük faizli veya faizsiz ek kredi imkanı sunulmalı.

100 Küçükbaş Hayvan ve Nakdi Destek Paketi Başladı! Haber

100 Küçükbaş Hayvan ve Nakdi Destek Paketi Başladı!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, hayvancılıkta yerli üretimi güçlendirecek “Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi” başvurularının başladığını duyurdu. Proje kapsamında üreticilere hem 100 adet damızlık küçükbaş hayvan temin edilecek hem de bakım giderleri için nakdi destek ödemesi yapılacak. ​Küçükbaş Hayvancılıkta Yeni Dönem: 150 Bin Hayvan Dağıtılacak ​Bakan Yumaklı, 2026-2028 yıllarını kapsayan 3 yıllık program dahilinde toplam 150 bin küçükbaş hayvanın uygun şartlarda üreticilerle buluşturulacağını açıkladı. Projenin temel amacı; anaç hayvan sayısını artırarak kırmızı et arzında sürdürülebilirliği ve yeterliliği sağlamak olarak belirlendi. ​Destek Paketinde Neler Var? ​Proje kapsamında hak sahibi olan yetiştiricilere sunulacak imkanlar şunlar: ​Hayvan Temini: 95 baş dişi ve 5 baş erkek olmak üzere toplam 100 küçükbaş hayvan, TİGEM aracılığıyla uygun şartlarda teslim edilecek.​Bakım ve Besleme Desteği: Hayvan tesliminden sonra 12 ay boyunca bakım giderleri karşılanacak. Her 3 ayda bir 45 bin TL olmak üzere, toplamda nakdi destek hesaplara yatırılacak.​Ücretsiz Sigorta: Teslim edilen hayvanların ilk bir yıllık TARSİM sigortası Bakanlık tarafından ödenecek.​Düşük Faizli Kredi: Hayvan bedelleri için Ziraat Bankası’nın avantajlı kredilerinden yararlanılabilecek.​Kimler Başvurabilir? Öncelik Gençlerin ve Kadınların ​Kırsalda istihdamı artırmayı hedefleyen projede belirli gruplara öncelik tanınacak. Bakan Yumaklı, özellikle şu grupları başvuruya davet etti: ​Genç ve Kadın Üreticiler: Üretimin merkezinde yer alan kadınlar ve gençler.​Yeni Mezunlar: Veteriner hekimlik, ziraat ve gıda mühendisliği bölümlerinden mezun olan gençler.​Özel Gruplar: Engelliler, şehit yakınları, gaziler ve birinci derece tarımsal örgüt üyeleri.​Başvurular Ne Zaman ve Nereye Yapılacak? ​Projeden yararlanmak isteyen yetiştiriciler için takvim belli oldu: ​Başvuru Tarihleri: 1 - 30 Nisan 2026​Başvuru Yeri: İşletmenin bulunduğu il veya ilçe tarım ve orman müdürlükleri.​Teslimat: Puanlama sistemine göre belirlenecek hak sahiplerine hayvan teslimatları 2026 yılının ikinci yarısından itibaren başlayacak. ​Bakan Yumaklı’nın Mesajı: "Gençlerimiz doğdukları topraklarda kendi işlerini kuracak, üretime ve istihdama güç katacak. Tüm üreticilerimizi bu tarihi projeye başvurmaya davet ediyorum."

Savaş Tarımı Derinden Etkiledi, Acil Önlem Şart! Haber

Savaş Tarımı Derinden Etkiledi, Acil Önlem Şart!

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında savaşın tarım üzerindeki etkileri ve çözüm önerilerini açıkladı. Gürer, ABD-İsrail ve İran arasında dört haftayı geride bırakan savaşın Türkiye’de zaten sorunlu olan tarım sektöründe etkileri artırdığını söyledi. Gübre, akaryakıt, enerji, yem ve temel gıda ürünlerinde dışa bağımlılığın risk oluşturduğunu belirten Gürer, yanlış tarım politikaları ve yetersiz destekler nedeniyle krizin büyüdüğünü ifade etti. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 2025 yılının dördüncü çeyreğinde ekonomi yüzde 3,6 büyürken tarımsal üretimin yüzde 8,8 gerilediğini belirten Gürer, hububat ve meyvede çift haneli kayıplar yaşandığını söyledi. DESTEKLER ARTIRILMALIDIR CHP’li Ömer Fethi Gürer, tarım alanlarının daraldığını, çiftçi sayısının nüfusa paralel artmadığını, girdi maliyetlerinin yükseldiğini ve planlı üretim modelinden uzaklaşıldığını belirterek, Tarım Kanunu’nun uygulanmadığını ve üreticinin yeterince korunmadığını ifade etti. ÇÖZÜM VAR, İKTİDAR ELİNİ ÇABUK TUTSUN CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, savaşın etkileriyle gıda arzının kritik hale geldiğini belirterek ithalata dayalı politikalardan vazgeçilmesi gerektiğini söyledi. Arz açığı olan ürünler için bölgesel üretim planlaması yapılması çağrısında bulunan Gürer, dünyada birçok ülkenin çiftçisine destek verdiğini ancak Türkiye’de ithalata yönelindiğini ifade etti. TARIMDA ACİL ÇÖZÜM POLİTİKALARI Gürer, tarımda alınması gereken önlemleri şu şekilde sıraladı: 1- Acilen üretici girdi fiyatlarında indirim sağlanmalıdır. Hayvansal ve bitkisel üretimin sürdürülebilirliği için mevcutta ek muafiyetler sağlanmalıdır. Özellikle topraktan uzaklaşmış, kırsalda yaşayan küçük aile tipi işletmelerin toprakla tohumu buluşturması ve boşalan ahırların yeniden sürece katılmasını sağlayacak, ürün alım garantili, maliyet ve makul kar ile alım fiyatı oluşturulacak ve yem destekli cumhurbaşkanlığı çağrısı yapılmalıdır. 2- Gübre ve yem de %50 oranında sübvanse sağlanmalıdır. Sahte gübreye karşı denetimler artırılmalıdır. Gübre demek üretimde verim demektir. Gübresiz üretim verim kayıplarına da yol açar. Ülkemiz Gübre de önemli ölçüde dışa bağımlı kılınmıştır. 3- TARIM Kanun 21 maddesinde yer alan milli gelirin % 1 çiftçiye destek olarak verileri maddesi gereği 772 milyarı bulan destek yerine 2026 yılında 168 milyar destek ayrılmıştı. Bu destek kanuna uygun olarak verilmesi sağlanmalıdır. 4- Akaryakıtta ÖTV VE KDV Kaldırılmalı ve tarım kesimi ile nakliyecilere akaryakıt desteği sağlanmalıdır. Tarım kesimine verilen akaryakıt desteği artırılmalıdır. Kırmızı mazot uygulamasına geçilmelidir. 5- Tarım kesimi ve nakliyeciler ile esnaf için kredi borç yapılandırmasına gidilmeli, faizler silinmeli, ek kredi desteği sağlanmalıdır. 2025 yılı destekleri hemen ödenmelidir. Haciz işlemleri icralar derhal durdurulmalıdır. 6- Küçük aile işletmelerinde sigorta prim ödeme desteği verilmelidir. 7- Buğday ve arpa gibi ürünlerin alım fiyatı girdi maliyeti esas alınarak açıklanmalı ve taban fiyat uygulamasına dönülmelidir. 8- Sulama suyu ve elektrik borçları hasat sonuna bırakılmalıdır. 9- İhtiyaç sahibi üreticilere fide ve tohum desteği verilmelidir. 10- Arz açığı olan ürünlerde üretim artırıcı destekler sağlanmalıdır. 11- Veteriner ve aşı giderleri kamu tarafından karşılanmalıdır. 12- Hayvan hastalıklarıyla mücadele artırılmalıdır. 13- Nakliye köprü ve yol ücretleri bir yıl kaldırılmalıdır. 14- Üretim planlaması yapılmalıdır. 15- Ürün fiyat artışları kontrol altına alınmalıdır. 16- Hasat dönemlerinde iş gücü planlaması yapılmalıdır. 17- Tarım Kredi marketlerine doğrudan ürün sevki sağlanmalıdır. Gürer, savaş koşullarında gıda arz güvenliğinin daha da önem kazandığını belirterek, “Tarım stratejik bir sektördür. İktidar acil tarım destek paketini açıklamalıdır” dedi.

Gübrede Dışa Bağımlılık Tarımı Tehdit Ediyor Haber

Gübrede Dışa Bağımlılık Tarımı Tehdit Ediyor

CHP Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, Türkiye’de kimyevi gübrede artan dışa bağımlılık, yükselen maliyetler ve olası tedarik risklerine ilişkin Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yazılı soru önergesi sundu. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre 2025 yılında gübre tüketimi 6,55 milyon ton, üretim ise 4,57 milyon ton olarak gerçekleşti. Bu durum, Türkiye’nin gübre ihtiyacının önemli bir kısmını ithalatla karşıladığını ortaya koyarken; üretimde kullanılan hammaddelerin yaklaşık yüzde 90’ının dışa bağımlı olması, sektörü küresel dalgalanmalara açık hale getiriyor. GÜBRE STRATEJİK BİR GİRDİ Gübre, tarımsal üretim maliyetlerinde yüzde 15-20 paya sahip olmasına rağmen verimlilik üzerinde yüzde 50’ye varan etki yaratıyor. Bu nedenle gübreye erişimde yaşanacak aksaklıklar yalnızca çiftçiyi değil, doğrudan gıda arzını ve fiyatlarını da etkiliyor. KRİZ RİSKİNE KARŞI HAZIRLIK VAR MI? CHP’li Zeynel Emre, küresel gerilimler ve tedarik zincirlerindeki kırılganlıkların tarım sektörü üzerindeki etkilerine dikkat çekerek Bakanlığın hazırlık düzeyini sorguladı. Yöneltilen sorular şöyle: Gübre ve hammadde tedarikine ilişkin güncel bir risk analizi veya kriz planı var mı? Hürmüz Boğazı gibi kritik hatlarda yaşanabilecek aksamalara karşı stratejik stok veya alternatif tedarik planı mevcut mu? Gübre arz güvenliği için hangi ürünlerde ne kadar süreyi kapsayan bir stok planlaması yapılmıştır? Çiftçinin üretimde kalması için mazot, gübre, kredi ve benzeri destekler artırılmış mıdır? Savaş kaynaklı maliyet artışlarına karşı borç ertelemesi veya yeni destek paketleri gündemde midir? Gübre ve enerji maliyetlerindeki artışa karşı diğer bakanlıklarla yürütülen eşgüdümlü çalışmalar nelerdir? “ÇİFTÇİ KORUNMADAN GIDA GÜVENLİĞİ SAĞLANAMAZ” CHP’li Zeynel Emre, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için gübrede dışa bağımlılığın azaltılması ve çiftçinin artan maliyetler karşısında korunmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Emre, aksi halde üretimde daralma ve gıda fiyatlarında yeni artışların kaçınılmaz olacağına dikkat çekti.

Kredi Kartı Harcamalarının Üçte Biri Gıdaya Gidiyor Haber

Kredi Kartı Harcamalarının Üçte Biri Gıdaya Gidiyor

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, vatandaşın Ramazan Bayramı’nda borçla yaşadığını söyledi. Gürer, “Bayramlar dayanışmanın, paylaşmanın ve huzurun olduğu günlerdir, bugün milyonlarca yurttaşımız için bayram; icra korkusu, borç stresi ve geçim derdi konuşulduğu günler oldu. Vatandaş bayrama sevinçle değil, borç yüküyle giriyor: 6,3 trilyon liralık borç omuzlarda, kredi kartı harcamalarının üçte biri gıdaya gidiyor, milyonlarca insan icra tehdidi altında alışveriş yapmak zorunda kalıyor; bayram sofraları artık borçla kuruluyor,” dedi. 6,3 TRİLYON LİRALIK BORÇ YÜKÜ VATANDAŞIN OMZUNDA CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 13 Mart haftası itibarıyla vatandaşın bankalara ve finans sistemine olan toplam borcunun 6 trilyon 365 milyar 285 milyon TL’ye ulaştığını vurgulayarak, “Vatandaşın sadece tüketici kredileri ve kredi kartı borcu 5 trilyon 992 milyar 694 milyon liraya dayanmış durumda. Bunun 271 milyar 593 milyon lirası artık takipte. Yani milyonlarca insan borcunu ödeyemediği için icra kıskacında. Üstelik 101 milyar liralık borç da varlık yönetim şirketlerine devredilmiş. Bu tablo, ekonomik krizin vatandaşın mutfağına, sofrasına ve bayramına nasıl yansıdığının en açık göstergesidir,” diye konuştu. HER 2 KİŞİDEN 1’İ BORÇLU Türkiye’de bireysel kredi kullanan kişi sayısının son bir yılda 1,9 milyon artarak 43,8 milyona çıktığını hatırlatan CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Neredeyse her iki kişiden biri bankalara borçlu hale gelmiş durumda. Ortalama kredi bakiyesi 138 bin liraya ulaşmış. Bu, artık borcun bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini gösteriyor” ifadelerini kullandı. VATANDAŞIN KREDİ KARTI HARCAMALARIN ÜÇTE BİRİ SOFRAYA GİDİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Vatandaşın kredi kartı harcamalarının giderek temel ihtiyaçlara sıkıştığını açıkça görüyoruz. Veriler, toplumun tüketim alışkanlıklarının değil, zorunluluklarının değiştiğini ortaya koyuyor,” dedi. Gürer, “Bayram öncesi kredi kartı üzerinden yapılan market, gıda ve yemek harcamalarının toplamı 184 milyon 132 bin TL’ye ulaşıyor. Buna karşılık toplam kredi kartı harcaması ise 587 milyon 278 bin TL seviyesinde. Bu tabloya baktığımızda, vatandaşın kredi kartıyla yaptığı harcamaların yaklaşık %31,3’ünün doğrudan gıdaya gittiği gerçeğiyle karşı karşıyayız. Bu oran sıradan bir tüketim tercihini değil, ekonomik sıkışmışlığı anlatıyor. İnsanlar artık kredi kartını; eğitim, kültür ya da sosyal yaşam için değil, mutfağını döndürebilmek için kullanmak zorunda kalıyor,” dedi “BAYRAM ALIŞVERİŞİ KREDİYLE YAPILIYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sadece Ocak ayında yüz binlerce kişinin ilk kez kredi ve kredi kartı kullanmak zorunda kaldığına dikkat çekerek şunları söyledi: “244 bin kişi ilk defa kredili mevduat hesabı açmış, 181 bin kişi ilk kez kredi kartı kullanmış. 103 bin kişi tüketici kredisine başvurmuş. İnsanlar artık bayram alışverişini bile borçla yapıyor. Eskiden bayram öncesi çarşıda bereket olurdu, şimdi ise kredi limitine göre alışveriş yapılıyor.” “İCRA DOSYALARI BAYRAM SOFRASININ YERİNİ ALDI” 2026 yılı Ocak ayında yalnızca kredi kartı borcundan dolayı 182 bin 797 kişinin, bireysel kredi borcundan dolayı ise 135 bin 663 kişinin yasal takibe düştüğünü belirten Ömer Fethi Gürer, “Bir ayda yüz binlerce insan icralık hale geliyor. Bayramda çocuklarına harçlık veremeyen, mutfağına et koyamayan, torununa şeker alamayan bir toplum gerçeği ile karşı karşıyayız. İcra dosyaları bayram sofralarının yerini aldı.” Gürer, “19.03.2026 itibariyle, 2026 yılında 2 milyon 239 bin 799 yeni icra dosyası gelirken toplam icra dosyası sayısı 24 milyon 466 bin 58’e ulaşmıştır,” dedi. “BORÇLAR İKİYE KATLANDI, UMUTLAR YARIYA DÜŞTÜ” Risk Merkezi verilerine de değinen Ömer Fethi Gürer, tasfiye olunacak alacakların bir yılda yüzde 111 artarak 311,7 milyar liraya çıktığını belirterek, “Bu ne demek biliyor musunuz? Borç ödenemiyor, sistem alarm veriyor. 4 milyon 256 bin 494 vatandaşımızın borcu ödenememiş ve hâlâ devam ediyor. Bu insanlar bankaların kara listesinde, hayatları kısıtlanmış durumda. Kredi çekemiyor, nefes alamıyor,” şeklinde konuştu. “BAYRAM SEVİNCİ YERİNİ GEÇİM DERDİNE BIRAKTI” Gürer, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bugün gelinen noktada bayram sevinci yerini geçim derdine bırakmıştır. İktidarın yanlış ekonomi politikaları, vatandaşı borçla yaşamaya mahkûm etmiştir. Bizim çağrımız nettir: Vatandaşın borç yükü hafifletilmeli, faizler düşürülmeli, üretim artırılmalı, vergi adaleti sağlanmalı, israf önlenmeli, icra süreçleri yeniden düzenlenmeli ve gelir adaleti sağlanmalıdır.”

Gürer: ''İthal Değil, Yerli Üretimle Tarım Ayağa Kalkmalıdır'' Haber

Gürer: ''İthal Değil, Yerli Üretimle Tarım Ayağa Kalkmalıdır''

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım kesiminin kredi kullanarak ayakta durmaya çalıştığını belirtti. Geçen yıl yaşanan üretim kayıplarının tarımdaki sorunları artırdığını ifade eden Gürer, ithale dayalı olarak gıda açığının giderilmeye çalışılmasının, çevremizde birden çok savaşın yaşandığı bir dönemde ciddi riskler yarattığını vurguladı. Bu nedenle arz açığı bulunan temel gıda ürünleri için acil önlemler alınması gerektiğini söyledi. Savaşların ve salgınların ders niteliğinde olduğuna dikkat çeken Gürer, bu nedenle üretimin kapsamlı biçimde planlanması gerektiğini belirterek, “Savaşlar, gıdada kendi kendine yeterliliğin zorunluluğunu gösteriyor. İthal değil, yerli üretimle tarım ayağa kaldırılmalıdır. Çiftçi, üretici ve besici, borçla üretimi ve hayvancılığı sürdürmeye çalışmaktadır.” dedi. Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının tarım kesimi için çok zor bir yıl olduğunu belirterek şunları söyledi: “Kuraklık ve zirai donun yanı sıra düşük alım fiyatları, çiftçiyi, üreticiyi ve besiciyi daha çok borçlanmaya neden oldu. Tarım sektörü geçen yıl saatte 42 milyon TL borçlandı. Kredi ödeyemeyen çiftçi ve besici icralık oldu. Bunun yanında, 2002 yılının altında üretim yapılan ürünler de oldu. Dünya; savaş, salgın ve iklim değişikliğinin etkisi altında. Birçok ülkede olduğu gibi, kendi kendine yeten ülkeler dışında ithal ürün alan ülkeler her olumsuz gelişmeden doğrudan etkileniyor. Ülkemizde yaşanan süreçleri dikkate alarak mutlaka bakliyat ve hububat başta olmak üzere gıda üretiminde yeterli düzeye ermeliyiz. Bunun yolu da ihtiyaçlar dikkate alınarak planlı üretime geçilmesidir.” CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım kesiminin bir yılda kredi borcunun 370 milyar TL artarak 1,2 trilyon lirayı aşan bir boyuta ulaştığını belirtti. Bu borç yükünün tarım sektörünü icra kıskacına aldığını ifade eden Gürer, 5 binden fazla tarla ve yüzlerce üretim aracının icra daireleri tarafından satışa çıkarıldığını söyledi. “Yeni krediye erişemeyen, beklediği gelire de ulaşamayan üretici büyük sıkıntıya düştü.” diyen Gürer, sözlerini şöyle tamamladı: “Artık sadece traktör değil, iflas edenlerin tohumu ve ilacı bile icradan satılıyor. Çiftçi, üretici ve besici, borçları nedeniyle tarımın dışına itilmemelidir.” GEÇEN YIL HERGÜN 1 MİLYARIN ÜSTÜNDE TARIM KESİMİ BORÇLANDI. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tarım borçları son bir yılda %42,7 oranında artış gösterdi. Bu artış hızı, sadece bir günde ortalama 1 milyar 15 milyon TL yeni borç yükü anlamına geliyor. 26 Şubat 2026 gününe kadar bu yıl verileri ise her gün yaklaşık 200 tarlanın icra daireleri ve sulh hukuk mahkemesi tarafından satışa çıkarıldığını gösteriyor” diye konuştu. "1 YILDA BORÇ DAĞ GİBİ BÜYÜDÜ" Ömer Fethi Gürer, 2024 ve 2025 yılları arasındaki değişkenlik 2026 yılına bu yönden de iktidarın daha çözümcü bakması gerektiğini gösteriyor. 2024 yılını tarım sektörü 868 milyar 658 milyon TL borçla bitirmişti. 2025 yılını 1 trilyon 239 milyar 445 milyon TL borçla kapattı. Bu, tarım tarihimizde bir yılda yaşanan en yüksek artıştır. Çiftçinin sırtına bir yılda tam 370 milyar liradan fazla ek yük bindi. Bunu tarım kesimi sırtına yüklemek üretenleri ezer.Bu nedenle destekler artırılmalıdır.Özellikle akaryakıt,gübre,yem ithal ürünler olarak savaşlarında etkisiyle artacağı görülüyor.Bu süreç tarım kesimini daha zorlayacaktır.Aynı zamanda savaşlar stoklama gereği artırması ithal ürün temininde sorun yaratacağı hesaplanıp yerli üretimi arttırıcı politikalar oluşturulmalıdır “ dedi. "İCRA DAİRELERİ TARIM PAZARINA DÖNDÜ" CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, borç yükünün sadece rakamlardan ibaret olmadığını, somut bir mülkiyet kaybına dönüştüğünü vurgulayarak 26 Şubat itibarıyla icra dairelerindeki "satılık tarım envanterini" paylaşarak, "Sadece bugün icradan satılık listesine baktığımızda karşımıza çıkan tablo düşündürücüdür . 26 Şubat tarihinde; 60 traktör, 5 bin 249 tarla, 7 besi damı, 352 bağ ve 24 tarım makinesi icradan satışa çıktı. Çiftçinin eli, ayağı, toprağı elinden alınıyor. İcra daireleri adeta birer tarım pazarına dönüştü ama burada satış yapan çiftçi değil, alacaklı bankalar!" dedi. "İFLAS EDEN İŞLETMENİN TOHUMU BİLE HACİZLİ" CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımdaki çöküşün boyutunun artık taşınmazları aşıp üretimin en temel girdilerine kadar ulaştığına dikkat çekti. “Çiftçi ve üreticinin tarlası, traktörü icrada satıldığı gibi, iflas eden işletmelerden çok sayıda tohum ve zirai ilaç dahi icra yoluyla satışa çıkarıldı. İcra ne bulursa satıyor. Çiftçi, üretici ve besici, tarımın bu şartlarda nasıl sürdürüleceğini düşünüyor. 2026 yılında, Tarım Kanunu’nun 21. maddesine göre verilmesi gereken doğrudan desteğin 772 milyar lira olması gerekirken, 168 milyar lira olarak verileceği açıklandı. Bu destek artırılmalıdır. Mazottan ÖTV ve KDV kaldırılmalıdır. Tarım kesiminin borçları ötelenip faizler silinerek, bir an önce haciz işlemleri durdurulmalıdır.” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.